Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Belgelendirme

Kapsül Haber Ajansı - Belgelendirme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Belgelendirme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İSO ile YTÜ Sanayinin Test ve Analiz Erişimi için Protokol İmzaladı Haber

İSO ile YTÜ Sanayinin Test ve Analiz Erişimi için Protokol İmzaladı

İSO üyesi işletmeler, YTÜ Merkezi Araştırma Laboratuvarı’nın aktif cihaz ve ekipmanlarıyla sunulan test ve analiz hizmetlerinden yüzde 15 indirimli yararlanabilecek.İSO genel merkezi Odakule binasında gerçekleşen törende YTÜ Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Vatan Karakaya ve Prof. Dr. Güleda Engin, YTÜ Merkez Laboratuvar Müdürü Prof. Dr. Rabia Çakır, Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ahmet Yiğit Arabul ve YTÜ Yıldız Teknopark Genel Müdürü Doç. Dr. Muhammet Garip de bulundu. 7 Temmuz 2025 tarihinde imzalanan Üniversite-Sanayi İş Birliği Protokolü’nün devamı niteliğindeki yeni iş birliğiyle birlikte İSO üyesi işletmeler, YTÜ Merkezi Araştırma Laboratuvarı’nın yetkinlikleri kapsamında sunduğu test ve analiz hizmetlerine yüzde 15 indirimle başvurabilecek. Başvurular; laboratuvarın teknik yeterliliği, cihaz ve personel kapasitesi, ilgili mevzuat ve merkez prosedürleri çerçevesinde değerlendirilecek. İmza töreninde konuşan İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, şunları söyledi: “Üniversitelerimiz, iş dünyamızın ihtiyaç duyduğu insan kaynağının yetiştirilmesinin yanı sıra bilginin üretilmesi, yeni teknolojilerin geliştirilmesi ve bu bilginin ekonomik değere dönüştürülmesinde kritik bir rol üstlenmektedir. Yıldız Teknik Üniversitesi de köklü geçmişi, güçlü akademik birikimi, araştırma altyapısı ve uygulama odaklı yaklaşımıyla ülkemizin bilim ve teknoloji ekosistemine önemli katkılar sunan seçkin yükseköğretim kurumlarımızdan biridir. Bizler, bu potansiyelin sanayimizle daha güçlü şekilde buluşmasını son derece kıymetli buluyoruz. Bugün atacağımız imzayı, sadece finansal bir kolaylaştırma olarak görmemek gerekir. Bu protokol, üniversite-sanayi iş birliğini sahaya, üretim bantlarına ve laboratuvarlara indiren somut bir adımdır. Böylece firmalarımızın ürün geliştirme, kalite kontrol, belgelendirme, AR-GE ve yenilikçilik çalışmalarına daha etkin destek sağlanırken, üniversitenin bilgi birikimi ve teknolojik kapasitesi daha kolay bir şekilde sanayiye aktarılacaktır. Ayrıca, önemli hedeflerimizden biri olan, ülkemizin ve kurumlarımızın kaynaklarını verimli şekilde kullanmak da bu protokol ile büyük ölçüde hayata geçmiş olacktır.” YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik, iş birliği imza protokolünde şunları söyledi: “Merkezi araştırma laboratuvarını beraber kullanalım istiyoruz. Üniversitelerde merkezi laboratuvarlar daha çok akademiye hizmet eder ancak akademinin tek başına yaptığı araştırmalar sahaya inmediğinde ne yazık ki kâğıt üstünde, raflarda kalabiliyor; uygulamaya dönük olmayabiliyor. Sizler ürün tarafını biliyorsunuz, bizler ise AR-GE tarafını biliyoruz. Laboratuvarlarımızı ve akademik bilgi birikimimizi sanayicimizin ürün geliştirme süreçleriyle birleştirdiğimizde, ülkemiz adına çok daha faydalı ve katma değerli işler üretmiş olacağız. Bu merkezi araştırma laboratuvarını ortak kullanıyor olmamız, hem mevcut atıl kapasiteyi daha verimli hale getirmek hem de sanayimizin AR-GE potansiyelini çok daha yukarılara taşımak için önemli bir adım olacak. Ben her zaman ifade ediyorum; 'işleyen demir ışıldar' anlayışıyla bir cihaz yatarak değil, çalışarak eskisin. İmzaladığımız bu protokolün hem üniversitemize hem de sanayicilerimize büyük katkılar sunacağına ve ilerleyen süreçte hayata geçecek yeni ortak projelere güçlü bir zemin hazırlayacağına yürekten inanıyorum.” İSO Meclis Başkanı Ender Yılmaz da protokol töreninde şöyle konuştu: “Böyle önemli bir protokole ortak olunduğu için sanayicilerimiz adına çok teşekkür ediyorum. Tabii sanayicilerimizin yüksek teknolojiyi, laboratuvarları kullanabilme şansını bize açıyorsunuz. Bu bizim için çok kıymetli ve çok değerli. Aynı zamanda AR-GE ve inovasyon odaklı bir adımla teoriyi pratikle buluşturma noktasında çok kıymetli bir adım olduğunu düşünüyorum. Bu şekilde hem dünya pazarlarındaki rekabet gücümüz artacaktır hem insan kaynaklarımızın kalitesi yukarı çekilecektir. Orada da bir eğitim olacak sonuçta, az evvel konuştuğumuz gibi öğrenmeyle beraber. Ben 70 yıllık bir sanayi ailesinin içerisinden geliyorum ve endüstriyel alanda bizim için çok kıymetli bir çalışma olacak bu. Üniversitelerle hep sözde kalan, hep konuşulan üniversite-sanayi iş birliğinde bu somut bir adım olacak. Zaten başlatılmış olan bu süreç sizin kıymetli katkılarınızla ilerleyecek. Hem sanayicilerimiz hem üniversitemiz hem de ülkemiz açısından çok kıymetli bir çalışma. Çok teşekkür ediyorum.” Yapılan konuşmaların ardından protokol İSO Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ve YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik’in imzalarıyla hayata geçirildi. Laboratuvar altyapısı doğrudan üretimin hizmetinde Protokol kapsamında YTÜ, otomasyon sistemine gerekli üyelik belgeleriyle kaydolan İSO üyesi firmaları tanımlayacak; analiz taleplerine ilişkin bilgilendirme ve yönlendirme sağlayacak. Merkezde aktif olarak hizmet veren cihaz ve ekipmanlarla, mevcut yetkinlikler dâhilindeki test ve analizler gerçekleştirilecek; uygun bulunan sonuçlar otomasyon sistemi üzerinden firmalarla paylaşılacak. İSO ise üyelerini laboratuvarın imkânları hakkında bilgilendirecek, üyelik için gerekli İSO kayıt belgelerinin sunulmasını sağlayacak ve firmaların analiz taleplerini YTÜ Merkezi Araştırma Laboratuvarı’na yönlendirecek. Taraflar ayrıca ilgili sektörlerle olası iş birliklerini geliştirecek etkinlik ve buluşmalar için koordinasyon yürütecek. Köklü iş birliğinde yeni halka İSO ile YTÜ; eğitim ve öğretim, AR-GE ve inovasyon, etkileşim ve iş birliği geliştirme başlıklarında uzun süredir ortak çalışmalar yürütüyor. Yıldız Teknopark’a taşınarak akademi, sanayi ve girişimcilik ekosisteminin kullanımına sunulan Endüstriyel Tasarım ve Prototipleme Merkezi, bu ortaklıın somut örnekleri arasında yer alıyor. İSO Genç Araştırmacılar Programı kapsamında da 2023’ten bu yana sanayinin ihtiyaçlarına yönelik lisans ve lisansüstü tez iş birlikleri geliştiriliyor; bugüne kadar YTÜ ile İSO üyeleri arasında 30 öğrenci-firma eşleşmesi gerçekleştirildi. Bir yıl süreyle geçerli olacak protokol, taraflardan biri sürenin bitiminden en az bir ay önce yazılı fesih bildiriminde bulunmadığı takdirde birer yıllık dönemler hâlinde uzayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Özyeğin Üniversitesi Mavi Su Verimliliği Belgesi Alan İlk Üniversite Oldu Haber

Özyeğin Üniversitesi Mavi Su Verimliliği Belgesi Alan İlk Üniversite Oldu

İklim değişikliğinin etkileri ve su kaynakları üzerindeki artan baskı, kurumların su tüketimini ölçülebilir hedefler doğrultusunda yönetmesini önemli hale getiriyor. Geniş kullanım alanları ve farklı kullanıcı gruplarıyla üniversite kampüsleri de suyun verimli kullanımına yönelik uygulamaların geliştirildiği önemli yaşam alanları arasında bulunuyor. Özyeğin Üniversitesi’nin Mavi Su Verimliliği Belgesi’ni alan ilk üniversite olması, yükseköğretim kurumlarının sürdürülebilir su yönetimindeki rolünü ortaya koyan örnek bir başarı niteliği taşıyor. Su verimliliğinde yükseköğretim için önemli bir eşik T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından Özyeğin Üniversitesi Çekmeköy Kampüsü adına düzenlenen Mavi Su Verimliliği Belgesi, Su Verimliliği Yönetmeliği kapsamında veriliyor. Belge, su verimliliği yönetim sisteminin kurulması, su tüketiminin düzenli olarak ölçülmesi, izlenmesi ve raporlanması ile su tasarrufuna yönelik uygulamaların hayata geçirilmesi sonucunda kurumlara sunuluyor. Mavi Su Verimliliği Belgesi’nin ilk kez bir üniversiteye verilmesi, su kaynaklarının korunmasına yönelik çalışmaların yükseköğretim alanındaki gelişimi açısından da önemli bir eşik oluşturuyor. 1 Temmuz 2026 tarihinde düzenlenen belgenin geçerliliği 1 Temmuz 2031 tarihine kadar devam ediyor. 2025–2026 akademik yılı “Su Yılı” ilan edildi Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından başlatılan Su Verimliliği Seferberliği ve Su Verimliliği Yönetmeliği doğrultusunda 2025–2026 akademik yılını “Su Yılı” ilan eden Özyeğin Üniversitesi, bu dönemde su tüketiminin izlenmesi ve verimlilik performansının değerlendirilmesine yönelik çalışmalarına odaklandı. Kampüs genelindeki su kullanım verilerinin düzenli olarak takip edilmesi, iyileştirme alanlarının belirlenmesi ve su tasarrufuna yönelik uygulamaların kurumsal bir sistem içinde yürütülmesi, belgelendirme sürecinin temelini oluşturdu. Su yönetiminde iki ayrı ilk Özyeğin Üniversitesi, bu sürecin öncesinde ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi’ni kurarak Türk Standardları Enstitüsü tarafından belgelendirilen ilk yükseköğretim kurumu olmuştu. Su tüketiminin ölçülmesi, izlenmesi ve iyileştirilmesine yönelik uluslararası bir yönetim çerçevesi sunan ISO 46001 kapsamında oluşturulan sistem, Mavi Su Verimliliği Belgesi sürecine de güçlü bir altyapı sağladı. Belgelendirme çalışmaları, Sürdürülebilirlik, Güvenli Yaşam ve Kalite Departmanı koordinasyonunda, Teknik Hizmetler Departmanı ile ilgili akademik ve idari birimlerin iş birliğiyle yürütüldü. Kampüs genelindeki su kullanımının düzenli olarak değerlendirilmesini sağlayan çalışmalar, ulusal su verimliliği hedeflerine ve iklim değişikliğiyle mücadeleye yönelik kurumsal performansın izlenmesine katkı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

KOSGEB’in 20 Milyon TL’lik Desteği için Son Başvuru Tarihi 30 Haziran Haber

KOSGEB’in 20 Milyon TL’lik Desteği için Son Başvuru Tarihi 30 Haziran

Sistem Global’den yapılan açıklamaya göre, KOSGEB tarafından KOBİ’lerin üretim kapasitesini artırmak, dijital dönüşüm yatırımlarını hızlandırmak ve kurumsal gelişim süreçlerini güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen Kapasite Geliştirme Destek Programı’nın 2026 yılı 2. başvuru dönemi açıldı. Sistem Global, 30 Haziran 2026 tarihine kadar başvuru kabul eden programa başvurmayı planlayan işletmelere, başvuru stratejisinin oluşturulmasından proje dosyasının hazırlanmasına, uygunluk değerlendirmesinden süreç yönetimine kadar her aşamada uçtan uca danışmanlık hizmeti sunuyor. 20 Milyon TL’ye Kadar Kredi Desteği Program kapsamında işletmeler 20 milyon TL’ye kadar kredi kullanabiliyor; savunma, havacılık ve uzay sektörlerinde faaliyet gösteren nitelikli işletmeler ise bu limitin 30 milyon TL’ye yükseldiği ayrıcalıklı destekten yararlanabiliyor. Programın en dikkat çekici unsurlarından birini ise finans kuruluşlarından kullanılacak krediler için sunulan 20 puanlık geri ödemesiz faiz desteği oluşturuyor. 24 aya kadar proje süresi ve 36 aya kadar kredi vadesiyle işletmeler yatırımlarını uzun soluklu bir planlama çerçevesinde hayata geçirebilir. Program, oldukça geniş bir yelpazede gider kalemini kapsıyor. Makine ve teçhizat yatırımları, kurumsal yazılım ve dijitalleşme harcamaları, personel giderleri, eğitim ve danışmanlık hizmetleri, test ve analiz çalışmaları, belgelendirme süreçleri, tasarım ile pazarlama faaliyetleri, sınai mülkiyet haklarına ilişkin harcamalar ve imalatçılar için ham madde giderleri desteklenen başlıca kalemler arasında yer alıyor. Bu kapsamıyla program; üretimden teknolojiye, insan kaynağından kurumsal gelişime uzanan geniş bir yelpazede faaliyet gösteren her ölçekteki KOBİ için anlamlı bir finansman fırsatı sunuyor. Sistem Global’den Uçtan Uca Danışmanlık Hizmetleri Bu kapsamlı destekten maksimum düzeyde yararlanabilmek için doğru bir başvuru stratejisi ve güçlü bir proje dosyası kritik önem taşıyor. Sistem Global, KOSGEB destekleri konusundaki derin uzmanlığı ve deneyimli ekibiyle işletmelere başvuru stratejisinin oluşturulmasından proje dosyasının hazırlanmasına, uygunluk değerlendirmesinden süreç yönetimine kadar her aşamada uçtan uca danışmanlık hizmeti sunuyor. Programdan yararlanmak isteyen işletmeler, Sistem Global danışmanlarıyla iletişime geçerek uygunluk durumlarını değerlendirebilir ve süreci en verimli şekilde yönetebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

THBB'nin "Üçüz Dönüşüm" Modeli Sektöre Yön Verecek Haber

THBB'nin "Üçüz Dönüşüm" Modeli Sektöre Yön Verecek

Türkiye Hazır Beton Birliğinin (THBB) 39. Olağan Genel Kurul Toplantısı 18 Nisan 2026 tarihinde THBB'nin İstanbul Kavacık'taki merkez binasında yapıldı. Genel Kurulda konuşan Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, "Birliğimiz, kurulduğu günden bu yana, hazır beton sektörünün lideri, kalitenin temsilcisi ve bilimsel gelişmelerin öncüsü olmuştur. Üyelik kriterlerimizle, kaliteyi zorunluluk hâline getiren; teknolojiyi ve bilimi sektörün temeline yerleştiren güçlü bir yapıyız." dedi. İnşaat sektörü ekonominin lokomotifi olmayı sürdürüyor Konuşmasında ekonomik gelişmeleri değerlendiren THBB Başkanı Yavuz Işık, "İçinden geçtiğimiz dönem, ekonomik göstergelerin yanı sıra jeopolitik gelişmelerle de şekillenen son derece kritik bir süreçtir. 2025 yılında Türkiye ekonomisi sıkı para politikasının etkisiyle %3,6 büyürken inşaat sektörü %10,8 büyüme kaydederek ekonominin lokomotifi olmayı sürdürmüştür." diye konuştu. 2018–2022 dönemindeki durgunluğun ardından sektörün güçlü bir toparlanma sergilediğini belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, bu performansta deprem sonrası yeniden inşa faaliyetleri, kamu yatırımları ve özel sektör projelerinin etkili olduğunu söyledi. İnşaat sektörüyle ilgili değerlendirmelerini paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, "2025 yılında konut satışları %14'ün üzerinde artmış, ilk el konut satışları 540 bin adedi aşarak son 7 yılın en yüksek seviyesine ulaşmıştır. Özellikle yılın son ayında görülen güçlü artış, ertelenmiş talebin devreye girdiğini göstermektedir ancak ipotekli satış oranlarının hâlâ sınırlı seviyelerde kalması, finansman koşullarının talep üzerindeki belirleyici rolünü sürdürdüğünü ortaya koymaktadır." dedi. Faiz oranları ve krediye ulaşımdaki zorlukların "erişilebilirlik" sorununu gündemde tuttuğunu belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, yüksek faiz ve peşinat yükünün talebi daha çok üst-orta gelir grupları ve kurumsal yatırımcılar tarafına yönlendirdiğini vurguladı. 2026 yılına ilişkin beklentileri de paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, inşaat sektörünün büyümesini sürdüreceğini ancak daha dengeli bir görünüm sergileyeceğini söyledi. Deprem bölgesindeki inşa faaliyetleri ve kamu projeleri sayesinde sektörün güçlü performansını koruyacağını belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, konut satışlarının ise kredi faizlerine bağlı olarak şekilleneceğini ifade etti. Bu çerçevede 2026 yılının büyümenin devam ettiği ancak kârlılık, maliyet yönetimi ve finansmana erişimin kritik olduğu bir dönem olacağını kaydetti. Türkiye hazır beton üretiminde Avrupa lideri Türkiye Hazır Beton Birliği ve çalışmaları hakkında bilgiler veren THBB Başkanı Yavuz Işık, her yıl Hazır Beton Sektör Raporu hazırladıklarını ifade ederek, "Sektörümüz 293 milyar Türk lirası cirosu, 50 bini aşan istihdam hacmi ve yıllık 140 milyon metreküplük üretimiyle inşaat sektörüne ve buna bağlı olarak ülke ekonomisine önemli katkı sağlamaktadır. Bu büyüklük yalnızca üretim hacmini değil; istihdam, lojistik, ekipman, agrega, çimento, kimyasal katkı ve hizmet ekosistemiyle birlikte çok geniş bir katma değer alanını temsil etmektedir. Türkiye'nin Avrupa'da hazır beton üretiminde lider konumda olması da bu başarının en somut göstergelerinden biridir." diye konuştu. Sektörde dönüşüm ihtiyacı daha görünür hâle geldi Sektörde dönüşüm ihtiyacına da dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, "Sektörümüzün geleceği daha fazla üretmekte değil, daha akıllı üretmekte yatmaktadır. Daha verimli, izlenebilir, düşük karbonlu ve dayanıklı bir üretim anlayışı artık bir tercih olmaktan çıkarak bir zorunluluk hâline gelmiştir. Bu noktada yeşil dönüşüm kritik bir başlık olarak öne çıkmaktadır. Düşük karbonlu üretim sadece teknik bir detay değil, rekabetin belirleyici unsurlarından biri olmuştur. Avrupa Yeşil Mutabakatı, sınırda karbon düzenlemeleri ve emisyon ticaret sistemi gibi uygulamalar, sektörümüzün bu dönüşüme hızla adapte olmasını gerektirmektedir." dedi. THBB'nin "Üçüz Dönüşüm" modeli sektöre yön verecek Bu kapsamda hayata geçirdikleri "Üçüz Dönüşüm" modelinin; yeşil, dijital ve insani dönüşümü kapsayan bütüncül bir yaklaşım sunduğunu belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, "Dijital tarafta; GPS ve nesnelerin internet tabanlı sistemlerle filo yönetimi, yapay zekâ destekli rota optimizasyonu ve veri temelli performans yönetimi gibi uygulamalar devreye alınmaktadır. Yeşil dönüşüm tarafında ise; düşük karbonlu beton üretimi, geri kazanılmış malzeme kullanımı, su verimliliği ve elektrikli araç dönüşümü gibi alanlarda somut adımlar atılmaktadır. İnsani dönüşüm boyutunda ise eğitim, yetkinlik gelişimi ve iş güvenliği kültürü ön plana çıkmaktadır. Bu üç alanın birlikte ele alınması, sektörümüzün sürdürülebilir bir şekilde büyümesi açısından kritik öneme sahiptir." şeklinde konuştu. THBB'nin kalite ve belgelendirme hizmetlerine değinen THBB Başkanı Yavuz Işık, "Kuruluşunun 30. yılını kutladığımız, Birliğimizin örnek denetim kuruluşu olan KGS, beton ve bileşenlerine yönelik yurt içi ve yurt dışında denetimlerini sürdürmektedir. KGS tarafından 2025 yılında 560 sistem denetimi ve 1.371 ürün denetimi yapılmıştır." dedi. Sürdürülebilirliğe gündemimizde öncelikli olarak yer veriyoruz THBB'nin sürdürülebilirlik konusundaki çalışmalarını paylaşan THBB Başkanı Yavuz Işık, "Sürdürülebilirliğe gündemimizde öncelikli olarak yer veriyoruz. Üyesi ve Bölgesel Sistem Operatörü olduğumuz İsviçre merkezli Beton Sürdürülebilirlik Konseyi CSC ile çalışmalarımıza devam ediyoruz. Ülkemizde 2025 yılı sonu itibarıyla 9 çimento üretim tesisi, 13 beton üretim tesisi ve 5 agrega üretim tesisi olmak üzere toplam 27 tesis CSC belgeli olarak faaliyet göstermektedir." diye konuştu. Beton ve bileşenleri ile ilgili bütün deneyleri yaptıkları ve kalibrasyon hizmeti verdikleri THBB Yapı Malzemeleri Laboratuvarının genişleyen kapasitesiyle birlikte ülkemizdeki ve yurt dışındaki önemli projelere hizmet verdiğine dikkat çeken THBB Başkanı Yavuz Işık, "2025 yılında Laboratuvarımızda 6.806 beton basınç dayanımı testi, 1.088 numune için fiziksel, mekanik ve kimyasal testler ve 6.812 adet kalibrasyon hizmeti gerçekleştirilmiştir." şeklinde konuştu. Birliğin eğitim çalışmalarıyla ilgili bilgiler veren THBB Başkanı Yavuz Işık, "1994 yılından bu yana pompa ve transmikser operatörleri, santral operatörleri ve laboratuvar teknisyenleri Birliğimizin sertifikalı eğitimlerinden geçmektedir. Bugüne kadar yaklaşık 20 bin kişiye eğitim verilmiştir. Ekonomik ve Güvenli Sürüş Eğitimlerimiz ile hazır beton tesislerinin kaynaklarının verimli kullanılmasını sağlamaya devam ediyoruz. Bugüne kadar 304 tesiste 6.000 kişiye ekonomik ve güvenli sürüş eğitimi verdik." dedi. Mesleki yeterlilik belgelendirme faaliyetlerinin sürdüğünü belirten THBB Başkanı Yavuz Işık, "THBB Mesleki Yeterlilik ve Belgelendirme Merkezi (THBB MYM) olarak, 2025 yılında toplam 56 kişiyi Beton Santral Operatörü, 77 kişiyi Beton Pompa Operatörü, 70 kişiyi ise Transmikser Operatörü alanında belgelendirdik." diye konuştu. BETON 2027 Fuarı ve Kongresi ile başarılarımızı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz Sektörel organizasyonlara da değinen THBB Başkanı Yavuz Işık, "2025 yılında gerçekleştirdiğimiz BETON Fuarı ve Zirvesi, bu anlamda son derece başarılı bir buluşma olmuştur. 100'ün üzerinde firmayı, 15 bini aşkın ziyaretçiyi ve 71 ülkeden sektör temsilcisini bir araya getiren bu organizasyon, sektörümüzün gücünü ve potansiyelini bir kez daha ortaya koymuştur. Şimdiden çalışmalarına başladığımız BETON 2027 Fuarı ve Kongresi ile bu başarıyı daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Sektörümüzün artan ilgisi ve yoğun talep üzerine fuarımızı İstanbul Fuar Merkezi'nin daha büyük salonlarına taşıyoruz. Daha geniş katılım, daha güçlü içerik ve daha yüksek etkileşimle sektörümüzü geleceğe hazırlamaya devam edeceğiz." dedi. Daha güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir bir yapılaşma kültürü oluşturmak için çalışıyoruz Konuşmasının sonunda THBB'nin kuruluşundan bu yana temel hedefinin güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir yapılaşma olduğunu vurgulayan THBB Başkanı Yavuz Işık, "Türkiye Hazır Beton Birliği olarak 1988 yılından bu yana tek bir hedef doğrultusunda çalışıyoruz: Daha güvenli, kaliteli ve sürdürülebilir bir yapılaşma kültürü oluşturmak. Bugün geldiğimiz noktada, sektörümüz büyüyen bir sektör olmanın ötesinde dönüşen, gelişen ve geleceğe yön veren bir konuma gelmiştir. Önümüzdeki dönemde de veri temelli yaklaşımlarımızla, kalite odaklı anlayışımızla ve sürdürülebilirlik vizyonumuzla çalışmaya devam edeceğiz." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk Loydu Akademi Salonu Açılışı ve Savunma Sanayi Çalıştayı Gerçekleştirildi Haber

Türk Loydu Akademi Salonu Açılışı ve Savunma Sanayi Çalıştayı Gerçekleştirildi

Beş çalıştaydan oluşan serinin beşinci ve son etkinliği olan çalıştayda; savunma sanayi başta olmak üzere askeri gemiler ve ilgili alanlarda klaslama, uygunluk değerlendirme ve belgelendirme faaliyetleri ele alındı. Çalıştay kapsamında, Türk Loydu’nun savunma sanayi projelerinde sahip olduğu tecrübe, mevcut uygulamalar ve gelişim alanları bütüncül bir yaklaşımla değerlendirildi. Çalıştaya; Türk Loydu Vakfı ve Türk Loydu A.Ş.’den yöneticiler ve uzmanlar ile savunma sanayi, tersaneler ve ilgili kurum ve kuruluşlardan temsilciler katılım sağladı. Etkinlik kapsamında ayrıca Türk Loydu Akademi Salonu’nun açılışı gerçekleştirildi. Ümit Hüseyin GÜNEY- Tuzla Kaymakamı Güney, günümüzde Türk denizciliğinin; çevreye duyarlı yeni teknolojilerle geliştirilmesi, Türk Deniz Kuvvetleri’nin modern gemi ve teçhizatlarla güçlendirilmesi, barış ve istikrarın korunması ile üç tarafı denizlerle çevrili Mavi Vatan’ın savunulması açısından kritik bir sorumluluk üstlendiğine dikkat çekti. Bu görevlerin, yalnızca savunma boyutuyla değil, aynı zamanda Türkiye’nin uluslararası dengelerde etkin bir aktör olarak konumlanması açısından da büyük önem taşıdığını ifade etti. Bu süreçte Türk Loydu’nun üstlendiği role de değinen Güney, milli ve yerli olarak üretilen gemi, sistem ve ekipmanların uluslararası alanda kabul görmesinde Türk Loydu’nun akreditasyon, doğrulama ve teknik değerlendirme alanlarında kritik bir “hakemlik” misyonu yürüttüğünü vurguladı. Türk Loydu’nun, denizcilik sektöründe güvenilirliği ve uluslararası geçerliliği olan bir klas kuruluşu olarak, Türk ürünlerinin küresel ölçekte kabulünde önemli bir katkı sunduğunu belirtti. Konuşmasında ayrıca Türk Loydu’nun kuruluş sürecine ve bu yapının tesis edilmesinde emeği geçen denizcilik duayenlerine de değinen Güney, sektöre katkı sağlayan ve bugünlere gelinmesinde rol oynayan tüm isimleri saygı ve minnetle andığını ifade etti. Türk Loydu’nun, Türk Standartları Enstitüsü’nün sanayide üstlendiği role benzer şekilde, denizcilik sektöründe güven, kalite ve teknik geçerliliğin temsilcisi konumunda olduğunu vurguladı. Tuzla Kaymakamı Ümit Hüseyin Güney, Denizcilik Zirvesi ve zirve kapsamında gerçekleştirilen konferans ve çalıştayların sektör için hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni ederek, Türk denizciliğinin ve Türk Loydu’nun önümüzdeki dönemde de uluslararası alanda daha güçlü bir konuma ulaşacağına olan inancını dile getirdi. Prof. Dr. Oral ERDOĞAN- Türk Loydu Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Türk Loydu Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Oral Erdoğan yaptığı açılış konuşmasında, Türk Loydu’nun temel yaklaşımının herhangi bir alanda “Liderlik” iddiası taşımaktan ziyade, yaptığı her çalışmayla dünyaya güven, fayda ve iyilik üretmek olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Erdoğan, Türk Loydu’nun hedeflerinin dar bir refah anlayışıyla sınırlı olmadığını belirterek, “Amacımız bir ülkenin ya da bir kesimin refahını maksimize etmek değil, imkânlarımız ölçüsünde tüm dünya insanlarının refahına katkı sağlayabilmektir. Bu doğrultuda, katkı küçük de olsa herkesin elinden geleni yapması gerektiğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı. Konuşmasında Türk Loydu’nun bir güven kurumu olduğunun altını çizen Erdoğan, bu noktaya kolay gelinmediğini belirtti. Kurumsal gelişimin; rekabet, tartışma ve emekle şekillendiğini vurgulayan Erdoğan, Türk Loydu’nun bugünlere içeride ve dışarıda verilen ciddi mücadeleler sonucunda ulaştığını ifade etti. Denizcilik Zirvesi ile başlayan ve Vakıf Yönetim Kurulu tarafından büyük önem verilen çalıştaylar serisine de değinen Prof. Dr. Erdoğan, zirve sonrasında beş ana başlıkta çalıştaylar düzenlendiğini belirtti. Bu başlıkların; denizcilik alanında klaslama ve belgelendirme, diğer endüstrilerde uygunluk değerlendirme ve belgelendirme, Ar-Ge, inovasyon, kurumsal yönetim ve eğitim, sigortacılık ile savunma sanayi olduğunu ifade etti. Bugün gerçekleştirilen Savunma Sanayi Çalıştayı ile bu sürecin tamamlandığını aktardı. Erdoğan, çalıştayların temel amacının Türk Loydu’nun güven unsurunu bu beş ana alanda daha da güçlendirmek olduğunu belirterek, çalıştaylardan elde edilecek çıktılara ilişkin değerlendirmelerin önümüzdeki dönemde ilgili kurumlarla ve kamuoyu ile özet bir çerçevede paylaşılacağını söyledi. Türk Loydu Akademi Salonu’nun açılışına da değinen Prof. Dr. Erdoğan, salon isminin herhangi bir kişiyi öncelemekten ziyade, Türk Loydu’nun akademik yaklaşımını ve kurumsal yapısını temsil etmesi amacıyla belirlendiğini ifade etti. Kurucuların ve geçmişte emeği bulunan tüm isimlerin katkılarının her zaman saygıyla anılması gerektiğini vurguladı. Savunma sanayi alanına özel olarak da değerlendirmelerde bulunan Erdoğan, Türk Loydu’nun özellikle askeri gemiler ve donanma projeleri kapsamında önemli bir tecrübeye sahip olduğunu belirtti. Bu çalıştay ile amaçlarının mevcut tecrübeyi sistematik biçimde ele almak, eksikleri açıkça ortaya koymak ve Türk Loydu’nun bu alandaki birikimini uluslararası ölçekte daha görünür hale getirmek olduğunu ifade etti. Çalıştay kapsamında katılımcıların görüşlerini açık ve şeffaf biçimde paylaşmasının önemine dikkat çeken Prof. Dr. Erdoğan, bu yaklaşımın kurumun gelişimi açısından büyük değer taşıdığını belirterek, katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür etti. Seyhan ÖZKAN- Türk Loydu A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Türk Loydu A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Seyhan Özkan, Savunma Sanayi Çalıştayı’nda yaptığı konuşmada, Türk Loydu’nun savunma sanayi alanındaki tecrübesinin uzun yıllara dayanan bir birikimin sonucu olduğunu vurguladı. Bugüne kadar 350’ye yakın askeri ve sivil geminin klaslama faaliyetinin Türk Loydu tarafından gerçekleştirildiğini belirten Özkan, bu sayının zamana yayılan, ciddi teknik bilgi ve saha tecrübesi gerektiren bir sürecin ürünü olduğuna dikkat çekti. Özkan ayrıca, halihazırda 58 adet imzalanmış askeri gemi projesinde Türk Loydu’nun üçüncü taraf kontrol ve belgelendirme hizmetlerini aktif olarak yürüttüğünü ifade etti. Bu projelerin büyük bölümünün Türkiye’de, bir kısmının ise yurt dışında devam ettiğini belirtti. Tecrübeden Geleceğe Ortak Bir Yol Türk Loydu Vakfı tarafından düzenlenen beş çalıştaydan elde edilen çıktılar, önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek Sonuç Zirvesi kapsamında değerlendirilerek özet bir çerçevede ilgili kurumlar ve kamuoyu ile paylaşılacaktır. Bu vesileyle; çalıştaylara katkı sunan tüm kamu kurum ve kuruluşlarına, sektör temsilcilerine, tersanelere, üniversitelere, akademisyenlere, uzmanlara ve Türk Loydu’nun tüm paydaşlarına teşekkür eder, gerçekleştirilen çalışmaların Türk denizciliği ve savunma sanayi için hayırlı sonuçlar doğurmasını temenni ederiz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.