Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Belgesel Serisi

Kapsül Haber Ajansı - Belgesel Serisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Belgesel Serisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda Kadınların Dönüştürücü Gücü Vurgulandı Haber

Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda Kadınların Dönüştürücü Gücü Vurgulandı

Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar belgesel serisi 20 Mayıs'ta Sabiha Gökçen Havalimanı Otoritesi HEAŞ İnsan ve İş Destek Direktörü Esra Önal’ı ağırladı İK ekiplerinin görünmeyen emeğini görünür kılmak ve iş dünyasında insan odaklı bakış açısını teşvik etmek amacıyla Avrupa İnsan Yönetimi Derneği tarafından ilan edilen ve 2019 yılından bu yana her 20 Mayıs’ta kutlanan Dünya İnsan Kaynakları Günü’nde, Esra Önal İK ekiplerinin stratejik rolünü vurgulayarak; yetenek yönetimi, bağlılık, kültür gibi konulara temas etti. Bu özel bölümde, organizasyonların görünmeyen kahramanları olan İK ekiplerinin rolü ve havacılık ekosisteminde dengede kalmanın formülleri Esra Önal’ın ilham veren perspektifinden izleyiciye sunuldu. 21.Yüzyılda insan kıymetleri: değişen dünyada insanı anlamak Sabiha Gökçen Havalimanı Otoritesi HEAŞ’ta insan kaynağının stratejik gücünü yöneten Önal, uzun yıllar FMCG’de görev aldıktan sonra bir süre eğitim sektöründe hizmet verdiğini, üçüncü durağının ise havacılık sektörü olduğunu belirterek, farklı sektör deneyimlerinin kariyerine katkılarını anlattı. Farklı sektörlerde edindiği deneyimlerin insan yönetimi becerisini şekillendirdiğini ifade eden Esra Önal, havacılık sektörünün güçlü koordinasyon, disiplin ve aidiyet gerektiren özel bir çalışma kültürüne sahip olduğunu vurguladı. Önal, “Havacılık sektörünün 7/24 yaşayan dinamik yapısı çalışanlar arasında da güçlü bağlar oluşturuyor. Kurum içinde aidiyet duygusu bizler için son derece önemli. Yaşamı, kariyer hayatı, özel hayat diye bölemiyoruz biz. Her an birbirimizden sorumluyuz ve hep bir arada olunca, yaptığımız iş daha kıymetli oluyor. Tüm yöneticilerin çalışan deneyimine dokunan ortak bir sorumluluk taşıdığına inanıyorum. Bir organizasyonu güçlü yapan en önemli unsur da insanların kendilerini değerli hissetmesi ve aynı hedef etrafında birlikte hareket edebilmesidir.” dedi. 20 Mayıs'ta sadece bir mesleğin değil; bir duruşun, bir farkındalığın kutlandığı bu özel günde Önal, hayatı bölmeden yaşama düsturu üzerine konuşuyor; iş ve özel hayatı keskin çizgilerle ayırmak yerine, duyguları iş modeline entegre etmenin önemini vurguluyor. İnsan kaynağının temelinde sevgi ve çaba gibi kıymetli unsurların yer aldığını belirten Esra Önal, havacılık ekosisteminde insan kaynağının, kurum kültürünün en stratejik unsurlarından biri olarak konumlandığına inanıyor. Liderlik gelişiminden çalışan deneyimine kadar birçok alanda hayata geçirilen uygulamalarla; farklı bakış açılarını aynı çatı altında buluşturan kapsayıcı bir çalışma kültürü oluşturan başarılı lider, çeşitliliği, yalnızca insan kaynakları yaklaşımı değil, aynı zamanda kurumsal gelişimi güçlendiren önemli bir değer olarak görüyor. Çalışanların kendilerini özgürce ifade edebildikleri, deneyimlerini paylaşabildikleri ve aidiyet hissedebildikleri çalışma ortamını korumayı önceliklendiren Önal, havacılık sektörünün dinamik yapısında güçlü iletişim, empati ve birlikte öğrenme kültürünün olmazsa olmazlığını savunuyor. Çeşitliliğin ve çok sesliliğin gücüne inanan Önal, HEAŞ kariyerinde kendisini çok etkileyen bir anısını ise şöyle anlatıyor: “İlk yılımda henüz tanışmadığım bir personelin uzun dönem raporlu olduğunu, amansız bir hastalığa yakalandığını öğrendim. Son haftalarında iyice ağırlaştığının bilgisi geldi. Arkadaşlar sürekli ziyaret etmeye devam ediyordu fakat sonrasında o kötü haber geldi. Eşi, cenazenin şirketimize gelmesini istedi. Ben böyle bir taleple ilk kez karşılaştım. Malumunuz cenazeler normalde merhumun evine gider. Fakat eşi kendisinin çok uzun bir zamanının kurumda geçtiğini ve mesai arkadaşlarıyla vedalaşmasının kendileri için çok kıymetli olduğunu belirtti. Bu çok etkileyiciydi. Geldiğinde herkes onunla vedalaştı, ailesi, kızı buradaydı. Merhumu son yolculuğuna ofisinden uğurladık. Çünkü 7/24 çalışılan bir organizasyonda, çok büyük bir bağ var. Öyle kanıksanmış ki... Sonrasında kızının üniversitede bir staj yapma gerekliliği oldu. Yine merhumun eşinden bir talep geldi kızımın babasının bulunduğu yerde çalışmasını çok arzuluyorum yönünde. Böylece kendisine bir staj imkanı sağladık.” HEAŞ’ın gelişim rotası: Şeflerden üst düzey yöneticilere uzanan liderlik vizyonu Esra Önal, Sabiha Gökçen Havalimanı ekosisteminin görünmez koordinasyon lideri olarak tanımladığı HEAŞ’ın en önemli kaynaklarından birinin insan kaynağı olduğunu belirtiyor ve Leadership Runway, Leadership Horizon ve Leadership Master programları ile kurum olarak insana yatırımlarını - 2026 yılı için belirledikleri gelişim rotasını ise şöyle anlatıyor: “Öncelikle liderlerimizden başlayalım işe, şefler için Leadership Runway, -lider olarak ben olmak, ekiple beraber motive olmak, ekibi geliştirebilmek ve doğru geri bildirim verebilmek adına şeflerimizle çalışmalar yapıyoruz. Kitap okuma seanslarımız var; liderlik kitaplarını beraber okuyup bunları tartışıyoruz ve değerlendiriyoruz. En güzeli de program sonrasında şeflerimizle beraber küçük koçluk seansları yapıyoruz. Programın çıktıları, bize kattıkları, bu yolda nerdeyiz, sürekli güncelliyoruz.” Müdür düzeyindeki yöneticiler için Leadership Horizon, üst düzey yöneticiler için ise Leadership Master adında programların sürdürüldüğünü belirten Önal, üst düzey yöneticilerin ‘peer learning circle’ denilen ve daha çok takım olarak öğrenmeyi destekleyen bir program olarak inşa edildiğini belirtiyor. Çalışanların kendi başarı (ve başarısızlık) hikayelerini, güçlü alanlarını sanatla ve topluluk önünde paylaşabileceği yeni nesil bir kurumsal kültür oluşturduklarını belirten Önal, “Ekiple birlikte olmak; farklı etkinliklerde bize enerji veriyor. Örneğin sanatla bir araya gelmek. “Sahne Senin” diye bir oluşum üzerinde çalışıyoruz. Çalışanlarımızın kendi güçlü alanlarını sunabilecekleri, başarı hikayelerini veya başarısızlıklarından ne öğrendiklerini bizimle paylaşabilecekleri bir platform olacak. Önümüzdeki dönemlerde hep birlikte göreceğiz.” diyor. Kurumların en güçlü teknolojisi: "İnsan" “Bir kurumun en güçlü teknolojisi hâlâ ‘insandır’" mottosuyla işin odağında insanın olduğunu hatırlatan 20 Mayıs Dünya İnsan Kaynakları Günü, sadece bir mesleği değil - organizasyonların ruhunu taşıyan bir işlevi kutluyor: insanı anlamayı. Dünya İnsan Kaynakları Günü’nde, “Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar” ilham arşivinin üçüncü konuğu; HEAŞ - İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı Otoritesi İnsan ve İş Destek Direktörü Esra Önal oldu. Havacılık gibi 7/24 yaşayan, dinamik ve çok katmanlı bir sektörde insanı merkeze almanın, bordro ve evrak yönetiminin çok ötesinde bir vizyon gerektirdiğini paylaşan Önal Sabiha Gökçen’in izinde, bu devasa ekosistemin her katmanında iz bırakan kadınlardan biri. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Havacılığın Lider Kadınları ISG’nin Belgesel Serisinde Haber

Havacılığın Lider Kadınları ISG’nin Belgesel Serisinde

İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, sadece bir ulaşım merkezi değil, aynı zamanda kadınların iş gücündeki dönüştürücü gücünü simgeleyen bir mirasın taşıyıcısı olarak yeni bir projeye imza atıyor. Terminalden kuleye, teknik hangarlardan operasyon merkezlerine kadar havacılığın her kademesinde emeği, zekası ve azmiyle fark yaratan kadınların hikayeleri, 12 ay boyunca sürecek olan özel bir belgesel serisiyle kayıt altına alınıyor. Sürdürülebilir kalkınmanın anahtarı: fırsat eşitliği Günümüzde kadınların iş gücüne katılımı, yalnızca bir sosyal sorumluluk değil, sürdürülebilir büyümenin ve kurumsal dayanıklılığın temel taşıdır. Kadın istihdamının artması; çeşitlilik, verimlilik ve aidiyet duygusunu güçlendirirken, ekonomik potansiyelin tam anlamıyla değerlendirilmesi daha dirençli bir kalkınma modelinin kapılarını aralıyor. İş dünyasında artan kadın temsili, fırsat eşitliğinin somut bir ekonomik değere dönüştüğünün en net göstergesi olurken, havacılık sektörü ise bu küresel dönüşümün öncüleri arasında yer alıyor. Kadının, ekonomik yapının her katmanında yer alması gerektiğini savunan İstanbul Sabiha Gökçen, istatistiklerin ötesine geçerek, gerçek başarı hikayelerini ekranlara taşıyor. Başarıya koşan kadınların görünürlüğünü artıran seri, fırsat eşitliğinin topluma kazandırdığı güçlü hikayeleri izleyiciye sunuyor. Yıl boyunca yayınlanacak 12 farklı hikayeden oluşan belgesel dizisi, hem bir ilham kaynağı hem de dijital bir hafıza arşivi niteliği taşıyor. İlk bölümü 6 Mart 2026 tarihinde izleyiciyle buluşan proje, havacılık ekosisteminde çalışan ve sektörün hangi iş kolunda olursa olsun mesleğinde sınırları aşan kadınların sesini dünyaya duyuruyor. Geleceğin liderleri yeni irtifada buluşuyor 12 kadının azim dolu yaşamı ve başarı öykülerinin yer aldığı “Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar” belgesel serisinin motivasyon kaynağını anlatan ISG Pazarlama ve Kurumsal İletişim Direktörü Dr. Aslıhan Güven, “Cumhuriyet tarihimizin en güçlü sembollerinden birini ismimizde taşımanın gururuyla, bu projeye büyük bir sorumluluk bilinciyle hazırlandık. Adını dünyanın ilk kadın savaş pilotundan alan bir havalimanı olarak, Sabiha Gökçen’in sarsılmaz azmini ve vizyonunu geleceğe taşımayı bir görev addediyoruz. Bu belgesel serisi, onun kanatlarında yükselen yeni nesil rol modellerin başarılarını, yarının liderlerine armağan ediyor. Gece gündüz büyük bir titizlikle yürüttüğümüz bu çalışmanın, havacılıkta kadın emeğinin stratejik gücünü ve fırsat eşitliğinin vazgeçilmezliğini bir kez daha kanıtlayacağına inanıyoruz.” diyerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Havacılık, uzun yıllar boyunca pilotajdan teknik operasyona kadar her alanda erkek egemen bir sektör olarak algılandı. Bizler, dünya çapında bir ikon olan Sabiha Gökçen’den aldığımız cesaretle bu algıyı kırıyor ve yeni bir irtifaya yükseliyoruz. ‘Gökyüzünde cam tavan yok ve gökyüzü hepimizin’ diyoruz. Bugün kadın eli; operasyonel verimlilikten yolcu deneyimine kadar her aşamada bir tercih değil, sürdürülebilir büyümenin temel yapı taşıdır. Havalimanı ekosistemimizdeki dönüşüm yolculuğuna kaptanlık eden cesur kadınların hikayeleriyle, bu gerçeği tüm dünyaya bir kez daha ispatlıyoruz.” Kadınlar yere göğe sığmıyor! Şirketlerin son yıllarda kadın temsilini güçlendirmeye yönelik stratejik adımlarında gözle görülür bir artış yaşandığını vurgulayan Dr. Aslıhan Güven, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları kaydetti: “Küresel veriler, havacılık ekosisteminde kadın istihdamının her geçen yıl stratejik bir ivme kazandığını gösteriyor. Ülkemizde de kadınların ekonomik hayata katılımını teşvik eden politikalar, bu dönüşümün en güçlü yakıtı konumunda. Bilhassa havacılık gibi dinamik ve kritik sektörlerde kadın temsilinin artması, fırsat eşitliğinin sadece bir sosyal sorumluluk değil, somut bir ekonomik katma değer olduğunun en net kanıtıdır.” Söylemden eyleme: %50 kadın temsili ISG’nin sektör ortalamalarının çok üzerinde bir başarı grafiği çizdiğini belirten Güven, kurumun bu konudaki öncü rolünün altını çizdi: “Üst yönetim kadromuzda %50 kadın üye oranıyla havalimanımızda toplumsal cinsiyet eşitliğini kurumsal bir kimliğe dönüştürdük. ‘Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar’ belgesel serimiz, havacılık ekosisteminin her alanında, terminalden kuleye, teknik hangarlardan operasyon merkezlerine kadar her noktada fark yaratan kadınların kariyer yolculuklarını, engelleri aşma kararlılıklarını ve liderlik deneyimlerini tüm şeffaflığıyla ortaya koyuyor. Serimizin ilk bölümünü, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ve Dünya Havacı Kadınlar Haftası kapsamında yayına almanın gururunu yaşıyoruz. Amacımız, havacılığın her kademesinde yeni başarı hikayelerinin yazılmasına aracı olmak. Bu vesileyle, azmiyle sınırları aşan ve yere göğe sığmayan tüm kadınlarımızı gönülden tebrik ediyorum.” ISG sektördeki kadın dayanışmasını büyütüyor Cumhuriyetin 100. yılında hayata geçirilen “Sabiha Gökçen’in İzinde” buluşmalarıyla sektörde stratejik bir farkındalık hareketi başlatan İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Havalimanı, kadınların havacılıktaki varlığını ve dönüştürücü gücünü taçlandırmaya devam ediyor. Seri boyunca dayanışma ve cesaretin havacılık ekosistemindeki kritik rolüne odaklanan ISG, kariyer yolculuklarını samimiyetle paylaşan lider kadınların anlatılarıyla yeni nesillere ışık tutuyor. Azmin ve kararlılığın izini süren farklı konseptlerle havacılık dünyasına ilham veren ISG, başarı hikayelerini sadece birer anı olarak bırakmayıp, bunları geleceğin sektör yapısını şekillendirecek birer kültürel mirasa dönüştürüyor. Cesaretin ayak izini havacılık dünyasına armağan eden kadınların hikayelerini birer kültürel miras olarak geleceğe taşıyan ISG, sektördeki kadın dayanışması için liderlerin başlattığı dönüşümü güçlendirmeye devam ediyor. ‘Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar’ belgesel serisi, kadınların iş dünyasında yalnızca birer "temsil" değil, sektörleri temelinden değiştiren asıl aktörler olduğunun altını çiziyor. Fırsat eşitliğinin kurumsal bir politika başlığından öte, kültürel bir dönüşüm meselesi olduğuna işaret eden proje, genç kuşaklara rol model olmayı ve havacılıkta daha kapsayıcı bir gelecek vizyonunu desteklemeyi hedefliyor. Fırsat eşitliğinden kurumsal dönüşüme bir miras Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar mini belgesel serisinin, kariyer anlatısının ötesinde, geleceğin profesyonellerine bırakılan dijital bir miras olduğunu vurgulayan Aslıhan Güven, “Bu seriyle yalnızca hikayeleri değil, üç temel değeri kalıcı kılıyoruz: Havacılığın her kademesinde kadın yetkinliğini görünür kılarak fırsat eşitliğini savunuyor; genç kızlarımıza 'başarılabilir' olanın somut örneklerini sunarak bir dijital mentorluk ağı kuruyor ve ISG çatısı altında insan odaklı, kapsayıcı bir kurumsal aidiyet ekosistemi inşa ediyoruz. Projemiz, tekil başarı hikayelerinin ötesinde; fırsat eşitliğinin kurumsal kültüre, liderlik anlayışına ve sektörün gelecek vizyonuna nasıl sirayet ettiğini sorgulayan bütüncül bir perspektif sunuyor. Kadınların sektörde sadece ‘paydaş’ değil, ‘oyun kurucu’ ve ‘dönüştürücü güç’ olduğunu genç kuşaklara göstermeyi, havacılıkta kapsayıcı bir geleceği desteklemeyi amaçlıyoruz. Bu projeyle iş dünyasına da güçlü bir mesaj veriyoruz: Fırsat eşitliği bir sosyal sorumluluk başlığı değil, rekabet gücünü ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen stratejik bir tercih olmalıdır.” diyerek, kadınların sektörde yarattığı değişimin artık bireysel başarıdan taştığının, kurumsal ve toplumsal bir dönüşüme evrildiğinin altını çizdi. Operasyondan üst yönetime: gökyüzüne iz bırakan kadınlar Dünyanın ilk kadın pilotunun gökyüzüyle buluştuğu tarihi günün anısına kutlanan Dünya Havacı Kadınlar Haftası ve 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, bu yıl anlamlı bir projeyle taçlanıyor. Havacılığın farklı disiplinlerinden gelen isimler belgesel serisinde birer "dijital mentor" olarak karşımıza çıkıyor. Her bir bölümde, operasyonun kalbinden yönetim katına kadar gökyüzünün sınırlarını zorlayan kadınların kariyer yolculukları ve sektöre yön veren tecrübelerine tanıklık ediyoruz. İşte her biri farklı bölümlerle yayınlanacak olan seride yer alan havacılıkta iz bırakan o kadınlar: • Türkiye'nin sesten hızlı uçuş yapan ilk kadın pilotu Emekli Yarbay Hürriyet Munanoğlu, F-16 pilotlarını yetiştiren öncü bir öğretmen pilot olarak, askeri havacılıkta sınırları aştı. • Bilgisayar mühendisliği eğitiminin ardından kariyerini havacılık sektöründe şekillendiren Seda Saygı Aktaş, Pegasus Hava Yolları’nda A320 pilotu olarak yeni nesil sivil havacılığın ilham veren yüzü oldu. • Türkiye’nin önde gelen havacılık ve teknoloji yöneticilerinden biri olan İsmihan Baysal Anderson, Bilgi İşlem ve Otomasyon Direktörü olarak görev yaptığı Sabiha Gökçen Havalimanı başta olmak üzere, havacılığın dijital dönüşümüne liderlik ediyor. • Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü Sabiha Gökçen Havalimanı Temsilcisi Özlem Oral, sektördeki 20 yıllık tecrübesiyle havacılıkta operasyonel mükemmeliyet ve denetimin hafızasını temsil ediyor. • Savunma Sanayii Başkanlığı iştiraki olan HEAŞ’ta (Sabiha Gökçen Havalimanı Otoritesi) İnsan ve İş Destek Direktörü olarak görev yapan Esra Önal, havacılık ekosisteminde insan kaynağının stratejik gücünü yönetiyor. • Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Sabiha Gökçen Havalimanı Sağlık Denetleme Merkezi (SDM) sorumlusu Doktor Özlem Gündüz, 18 yıldır havalimanının gelişimine tanıklık ederek, sağlığının sivil havacılıktaki kritik rolünü üstleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.