Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bes

Kapsül Haber Ajansı - Bes haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bes haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ender Güzeler, Orta Vadeli Programı Sigortacılık Perspektifinden Değerlendirdi Haber

Ender Güzeler, Orta Vadeli Programı Sigortacılık Perspektifinden Değerlendirdi

“2027-2029 OVP hedeflerinin; yüksek sigorta penetrasyonu, çeşitlendirilmiş ürün yapısı ve riskleri gerçekleşmeden önce yönetmeye odaklanan daha güçlü bir sigorta ekosistemi açısından önemli bir dönüm noktası olması bekleniyor” diyen Ender Güzeler, OVP’ye ilişkin değerlendirmelerine şöyle devam etti: “OVP, sektöre bazı ödevler çıkartırken beraberinde bazı fırsat alanlarını da göstermekle birlikte “istikrar” ve “dayanıklılık” çerçevesinde rolü ve önemini vurguluyor. Bu vurgu sektörün 2030 Vizyonu ile de örtüştüğü şeklinde okuyoruz. Sektöre verilen ödevler Tüm afet tehlikelerini kapsayan zorunlu afet sigortası mekanizmasının geliştirilip yaygınlaştırılması, beyan/ödeme takibinin etkinleştirilmesi ve dolaysıyla afet ve bakım sigortası gibi yeni/genişleyen ürünlere aktüeryal kapasite ve reasürans kapasitesi ayırmak.Uzun dönemli bakım sigortasının altyapısının kurulması. Yaşlanan nüfus/bakım ekonomisi politikasının ürün ve aktüerya tasarımı sektöre bırakılıyor.Devlet Destekli Alacak Sigortası'nın etkinliğinin artırılması ve Eximbank ihracat kredi sigortalarının güçlendirilmesine yönelik, alacak sigortası ve ihracat kredi sigortası tarafında kamu programlarıyla (Eximbank, KGF) entegre dağıtım kurmak.BES (Bireysel Emeklilik Sistemi) /OKS (Otomatik Katılım Sistemi)'nin fon çeşitliliği ve cazibesinin artırılmasına paralel olarak, Yatırım fonlu ve birikimli hayat sigortalarının yaygınlaştırılması için hayat sigortası ürünlerini BES/OKS reformuyla uyumlu, yatırım fonlu/birikimli yapıya göre yeniden tasarlamak. Fırsatlar alanları Afet sigortasının zorunlu kapsamının genişlemesi, tarihsel olarak düşük penetrasyonlu bir branşta hacim artışı potansiyeli sunuyor. Afet sigortasının yaygınlaşması, erken yatırım yapan (fiyatlama, risk modelleme) şirketler için rekabet avantajı.Bakım ekonomisi ve uzun dönemli bakım sigortası, tamamen yeni bir ürün kategorisi ve prim havuzu ile ilk giren şirketler için marka konumlandırma ve pazar payı fırsatı getiriyor.Yurt içi tasarruf artırma hedefi, hayat sigortacılığına doğrudan siyasi destek sağlıyor; BES / OKS büyümesiyle birlikte hayat sigortasında çapraz satış ve yeni müşteri kazanımı için ürün satışı imkânı.Alacak sigortası ve ihracat kredi sigortasının kamu destekli genişlemesi, KOBİ ve ihracatçı tabanının genişlemesiyle ticari hat büyümesi. Ortaya çıkabilecek yeni ürün türleri Değer bazlı geri ödeme mantığına uyumlu ağ bazlı ve ko-ödemeli TSS paketleriBakım ekonomisi çerçevesinde yaşlı/engelli bakımını kapsayan hibrit sağlık-bakım sigortasıUzaktan sağlık hizmetleri altyapısına entegre tele-sağlık destekli sigorta paketleriAfet sigortasında parametrik/geniş kapsamlı yeni nesil ürünlerTamamen yeni olan “Uzun dönemli bakım sigorta”Hayat + Sağlık + Bakım bileşenlerini birleştiren ürünler. (BES /OKS ile çapraz satış imkânı) Bu ürün ve konsantrasyonların pazarı büyütme potansiyeli olduğunu düşünüyorum. Sigorta Sektörünün “istikrar” ve “dayanıklılık” çerçevesinde plandaki rolü: Ekonomik katkı ve kapsayıcılık zemini Sektör paydaşları açısından program, özel sigortacılığı hem büyüme (tasarruf, ticari sigorta) hem toplumsal kapsayıcılık (afet, bakım) eksenlerinde genişletecek bir zemin sunuyor. Ürün portföyünün bu iki ekseni birlikte karşılayacak şekilde (bireysel tasarruf odaklı + toplumsal risk odaklı) tasarlanması, hem kârlılık hem sektörün ekonomideki görünürlüğü açısından öne çıkan fırsat alanı. OVP'de "dayanıklılık" kavramı hem makroekonomik (dış şoklara karşı) hem toplumsal-fiziksel (afet, demografik dönüşüm) hem de sektörel (tedarik zinciri, imalat sanayii) düzeyde defalarca vurgulanıyor. Özel sigortacılığın bu çerçeveye katkısını dört ayrı kanaldan okumak mümkün. Mali/finansal istikrar kanalı Program, dış şoklara dayanıklılığın temelini "yurt içi tasarrufların artırılması" ve "TL cinsinden tasarruf ve yatırım araçlarının çeşitlendirilmesi"ne bağlıyor. Hayat sigortası (birikimli/yatırım fonlu ürünler) ve BES / OKS burada doğrudan araç konumunda: uzun vadeli, TL bazlı, sabit getirili tasarrufu sisteme çekerek hem cari açığı fonlayarak döviz talebini azaltıyor hem de finansal sistemin şoklara karşı tampon kapasitesini büyütüyor. Sigorta şirketleri aynı zamanda kurumsal yatırımcı olarak sermaye piyasalarının derinleşmesine (Yatırımcı Risk Merkezi, pay piyasası reformları) katkı sunuyor. Bu da finansal istikrarın kurumsal ayağını güçlendiriyor. Fiziksel/toplumsal dayanıklılık kanalı “Ailenin güçlendirilmesi, toplumsal ve fiziki dayanıklılığın artırılması" başlığı altında şehirlerin afetlere karşı dayanıklılığı ve kentsel dönüşüm doğrudan yer alıyor; bunun mali karşılığı ise kamu maliyesi bölümündeki zorunlu afet sigortası mekanizması. Burada özel sigortacılığın rolü açık: afet riskini kamu bütçesinden özel sigorta/reasürans havuzuna kaydırarak, büyük bir depremde devletin mali dayanıklılığını koruyan bir şok emici işlevi görüyor. Bu, belgenin "çoklu şoklara karşı direnç" hedefiyle doğrudan örtüşen, sigortanın en somut katkı alanı. Dış ticaret ve tedarik zinciri dayanıklılığı kanalı Program, "tedarik zincirlerinin dayanıklılığı ve çeşitliliği" ile "dış şoklara karşı dayanıklılık"ı sanayi ve dış ticaret bölümlerinde tekrar tekrar vurguluyor. Alacak sigortası ve Eximbank ihracat kredi sigortaları burada ihracatçı/KOBİ'nin tahsilat riskini (yurt dışı alıcı iflası, kur şoku, jeopolitik kesinti) sigortalı hale getirerek firma düzeyinde dayanıklılığı artırıyor. Böylelikle toplamda sanayi sektörünün "dış şoklara karşı dayanıklılığının artırılması" hedefine mikro düzeyden katkı demek. Demografik dayanıklılık kanalı Nüfus artış hızının düşmesi ve bakım ekonomisi vurgusu, uzun dönemli bakım sigortasının altyapısını gerekli kılıyor. Bu, belgenin "demografik dönüşüme karşı dayanıklılık" hedefinin sosyal güvenlik sisteminin tek başına karşılayamayacağı bir yükü özel sigortacılığa devretmesi anlamına geliyor. Sistemin mali sürdürülebilirliğini korurken bakım ihtiyacının karşılanmasını sağlayan tamamlayıcı bir mekanizma olarak ortaya konuyor. Özetle OVP, özel sigortacılığı ekonomik dayanıklılığın "arka planda çalışan" ama kritik bir bileşeni olarak konumlandırıyor: tasarrufu besleyerek finansal istikrara, afet riskini paylaşarak mali dayanıklılığa, ticari riski teminat altına alarak dış ticaret dayanıklılığına ve bakım yükünü karşılayarak demografik dayanıklılığa katkı sunuyor. Belgede sektöre bu rol açıkça "sigortanın milli güvenlik/dayanıklılık unsuru" diye adlandırılmıyor, ama dört ayrı politika hattının kesişimi bu sonucu ortaya çıkardığını belgenin doğrudan ifadesi olmamakla birlikte bu şekilde sentezliyorum. Bu bir kamu politikası belgesi olduğu için buradaki değerlendirmeler sektörel çıkarım niteliğindedir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten 6 Yıllık Başarı Yolculuğu Haber

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten 6 Yıllık Başarı Yolculuğu

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik Genel Müdürü Taha Çakmak, “Adımızdan aldığımız güçle, bugün ve gelecekte güveni büyütmeye, daha fazla insanımızı güvenceyle buluşturmaya ve ülkemizin geleceğine değer katmaya devam edeceğiz.” dedi. Sigorta ve emeklilik sektörünün öncü kuruluşları Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik, kuruluşlarının 6. yılında güçlü finansal performansları, sürdürülebilir büyüme anlayışları, müşteri odaklı yaklaşımları, yaygın hizmet ağları, sigortayı herkes için daha erişilebilir kılma hedefleri, yenilikçi ürün ve hizmetleriyle sektördeki lider konumlarını güçlendirmeye devam ediyor. Haziran sonu itibarıyla aktif büyüklüklerinin toplamı 791,7 milyar TL’ye ulaşan Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik; 2 bin 600’ü aşkın çalışanı, 4 bin 500’ü aşan acente ve brokeri, 6 bin 300’ü aşan anlaşmalı banka şubesi, sağlıkta 6 bini aşkın ve kaskoda 4 bine yakın anlaşmalı oto servisiyle Türkiye’nin dört bir yanındaki sigortalılarına hizmet sunarken, iş ortakları ve paydaşlarıyla da değer üretmeyi sürdürüyor. 6 yılda toplam 13,3 milyon müşteriye ulaşan Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik, hayat dışında 72,5 milyon poliçe adedi ve 432,3 milyar TL prim üretimi, BES ve OKS’de 531 milyar TL fon büyüklüğü ve 6,3 milyon sözleşme adedi, hayat branşında 88,3 milyar TL prim üretimi ve 59 milyon poliçe adediyle Türkiye ekonomisine katkı sağlarken, geniş müşteri portföyü, yaygın dağıtım ağı, yenilikçi yaklaşımı ve güçlü insan kaynağıyla da milyonlara güvencesi olmaya devam ediyor. “Bizim için başarı, sigortayı her kesim için erişilebilir kılmak ve sigortalılığın yaygınlaşmasına katkı sunmak” Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik olarak 6 yılda güçlü bir büyüme kaydettiklerini ve şirketlerin alanlarının lideri olduğunu belirten Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak, “Bugün geldiğimiz noktada finansal gücümüzü ve sektörümüzdeki lider konumumuzu, daha fazla vatandaşımızı sigorta ve emeklilik güvencesiyle buluşturma sorumluluğuyla birlikte değerlendiriyoruz. Bizim için başarı sadece prim üretimini, fon büyüklüğünü ya da kârlılığımızı artırmak değil, sigortayı toplumun her kesimi için erişilebilir kılmak ve ülkemizde sigortalılığın yaygınlaşmasına katkı sunmaktır.” dedi. Taha Çakmak, enflasyonla mücadele sürecinde şirketlerinin güçlü finansal performanslarını bu yılın ilk yarısında da sürdürdüklerini ifade ederek, şunları kaydetti: “Türkiye Sigorta olarak prim üretimimizi yüzde 30 artışla 94,2 milyar TL’ye yükseltirken, Türkiye Hayat Emeklilik olarak hayat branşında yüzde 52 artışla 23,4 milyar TL’ye, BES ve OKS’de 5 milyon katılımcımızla 531 milyar TL fon büyüklüğüne ulaşarak lider konumumuzu güçlendirdik. Sağlıkta milyonların güvencesi olurken, bireysel emeklilikte en yüksek BES fon getirisiyle katılımcılarımızın birikimlerine değer katmayı sürdürdük. Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’te toplam kârlılığımızı 6 yılda 17 kat artırdık. İki şirketimizin toplam net kârı bu yılın ilk yarısında yüzde 48 artışla 24,5 milyar TL’ye ulaştı. Enflasyonla mücadele ve herkes için sigorta vizyonumuz doğrultusunda, kasko ve tamamlayıcı sağlık ürün gruplarımızda fiyat artışına gitmeden büyümemizi sürdürdük. 2026’nın ilk yarısında sigorta enflasyonunun üzerinde reel büyüme kaydederken, bu büyümeyi teknik kârlılıkla destekledik. Yatırım portföyümüzü çeşitlendiren ve sigorta erişilebilirliğini artıran hedeflerimizi başarıyla gerçekleştirdik. Finansal büyümemizin yanı sıra sigortalılarımızın ihtiyaç duydukları anda yanlarında olmayı en temel sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu anlayışla 6 yılda 16 milyon hasar dosyasını değerlendirerek toplam 145 milyar TL hasar ödemesi gerçekleştirdik. Bu performansın temelinde etkin risk yönetimimiz, mali disiplinimiz, dengeli fiyatlama yaklaşımımız ve sürdürülebilir büyüme stratejimiz yer alıyor. Başarımızı sadece finansal göstergelerle sınırlı tutmadık. Kuruluşumuzdan bu yana ulusal ve uluslararası platformlarda toplam 182 ödüle layık görüldük. Brand Finance’ın en değerli markalar listesinde 5 yıl üst üste yer aldık, dijitalleşme vizyonumuz doğrultusunda yenilediğimiz mobil uygulamamızla 9,5 milyon kullanıcıya ulaştık.” Türkiye’nin geleceğine katkı sunmayı en önemli önceliklerinden biri olarak gördüklerinin önemine vurgu yapan Taha Çakmak, “Türkiye adını taşımanın gururu ve sorumluluğuyla milyonlarca vatandaşımızın yanı sıra köprülerden barajlara, uydulardan sondaj gemilerine, uçaklardan enerji santrallerine kadar ülkemizin stratejik değerlerine de güvence sunuyoruz. Yenilenebilir enerji yatırımlarını güvence altına alarak sürdürülebilir bir geleceğe katkı sağlarken, spordan çevreye, eğitimden toplumsal dayanışmaya uzanan çalışmalarımızla ülkemiz için değer üretmeye devam ediyoruz. Her yıl olduğu gibi 6. yıl dönümümüzde de Yeşil Vatan’a katkı sunmak amacıyla çalışanlarımız ve acentelerimiz adına toplamda 10 bin adet fidan bağışında bulunarak Çanakkale’de Türkiye Sigorta Hatıra Ormanı oluşturduk.” Önümüzdeki dönemde de farklı gelir gruplarının ve müşteri segmentlerinin ihtiyaçlarına uygun, erişilebilir ürün ve hizmetler geliştirerek sigorta ve emekliliğin daha geniş kitlelere ulaşması için çalışmayı sürdüreceklerini belirten Çakmak, “Adımızdan aldığımız güçle, güveni büyütmeye, daha fazla insanımızı güvenceyle buluşturmaya ve ülkemizin geleceğine değer katmaya devam edeceğiz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA Emeklilik'ten 2026’nın İlk Yarısında da Güçlü Büyüme Performansı Haber

Garanti BBVA Emeklilik'ten 2026’nın İlk Yarısında da Güçlü Büyüme Performansı

BES tarafında 18 yaş altı ile, hayat sigortası ürünlerinde de birikimli, prim iadeli ve ihtiyaca yönelik sigorta ürünlerinde sektör ortalamasının üzerinde büyüme kaydetti. Aynı dönemde yatırımcılara sunduğu yeni emeklilik yatırım fonları ve tüm fon hizmetlerini Garanti BBVA Mobil’e taşıyarak dijital erişimdeki geliştirmelerine devam etti. Garanti BBVA Emeklilik, 2026 yılının ilk yarısında bireysel emeklilik ve hayat sigortası alanlarında büyümesini sürdürdü. Fon büyüklüğü, katkı payı ve prim üretimi başta olmak üzere birçok göstergede sektör ortalamasının üzerinde büyüme kaydeden şirket, yılın ilk yarısını ürün çeşitliliğini artıran yeni adımlarla tamamladı. "Müşterilerimizin birikimlerini uzun vadeli hedefleri doğrultusunda değerlendirmelerine destek olmaya devam ediyoruz" Garanti BBVA Emeklilik Genel Müdürü Nurdan Tunay Günaylı, 2026 yılının ilk yarı sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Yılın ilk yarısında müşterilerimizin birikim ve güvence ihtiyaçlarına yönelik çözümlerimizi geliştirmeyi sürdürdük. Bireysel emeklilikten hayat sigortasına, fon yönetiminden ürünlerin uçtan uca mobilden erişimine kadar birçok alanda müşterilerimizin farklı ihtiyaçlarına uygun seçenekler sunmaya devam ettik. Önümüzdeki dönemde de müşterilerimizin emeklilik ve sigorta ihtiyaçlarını tek bir dijital ekosistem içinde kolay, güvenli ve kişiselleştirilmiş şekilde yönetmek ve fon yönetimi alanındaki yetkinliklerimizi geliştirerek müşterilerimizin birikim yolculuğuna değer katmaya devam edeceğiz. BES'te büyüme devam etti Garanti BBVA Emeklilik, 2026 yılının ilk yarısında gönüllü BES'te 1 milyon 641 bin katılımcıya ulaştı. Şirketin gönüllü BES fon büyüklüğü yıllık bazda %17,9 artışla 353,1 milyar TL olurken, aynı dönemde sektör büyümesi %10,5 olarak gerçekleşti. Toplam BES fon büyüklüğü ise 374,8 milyar TL'ye yükselirken yıllık bazda %11’lik sektör büyümesinin üzerinde artış göstererek %18,2 oldu. Katkı payı tarafında da büyümesini sürdüren Garanti BBVA Emeklilik'in gönüllü BES katkı payı geçen yılın aynı dönemine göre %38, ek katkı payı ise %51,2 arttı. Her iki alanda da şirket büyümesi sektör ortalamasının üzerinde gerçekleşti. Otomatik Katılım Sistemi’nde büyüme Garanti BBVA Emeklilik, 2026 yılının ilk yarısında Otomatik Katılım Sistemi’nde (OKS) 1.956.159 katılımcıya ulaştı. Şirketin OKS katılımcı sayısı geçen yılın aynı dönemine göre %1,4 artarken, sektör büyümesi %0,1 olarak gerçekleşti. Aynı dönemde Garanti BBVA Emeklilik’in OKS fon büyüklüğü 21,7 milyar TL’ye ulaşırken, yıllık büyüme %23,0 oldu. Sektörün OKS fon büyüklüğündeki büyümesi geçen yılın aynı dönemine göre %18,6 olarak gerçekleşti. 18 yaş altı BES'e ilgi artmaya devam etti 18 yaş altı BES'te Garanti BBVA Emeklilik'in katılımcı sayısı 374 bin 840'a ulaşarak %9,8 büyüdü. Haziran sonu itibarıyla 18 yaş altı BES fon büyüklüğü yaklaşık 22 milyar TL ile %22,1 artış gösterdi. Hayat sigortasında farklı ürün gruplarında büyüme Garanti BBVA Emeklilik, birikimli hayat ürünleri ve geçen yıl hayata geçirdiği diğer hayat sigortası ürünleriyle büyümeye etti. 2026 Haziran sonu itibarıyla hayat sigortacılığında farklı ürün gruplarındaki güçlü performansını sürdürerek 11,4 milyar TL prim üretimine ulaştı Aynı dönemde kredi bağlantılı hayat sigortalarında 6,8 milyar TL, birikimli ve prim iadeli hayat sigortalarında 2,9 milyar TL, ihtiyaca yönelik hayat sigortalarında ise 1,6 milyar TL prim üretimi gerçekleştirdi. Tamamlayıcı Sağlık Sigortası prim üretimi de geçen yılın aynı dönemine göre %47 büyüdü. Grup ürünlerinde 197 milyon TL prim üretimi Grup sigortaları tarafında Garanti BBVA Emeklilik’in Grup Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, Grup Hayat Sigortası, Grup Ameliyat Sigortası ve Grup Kritik Hastalıkları Sigortası ürünlerindeki prim üretimi 197 milyon TL olarak gerçekleşti. Fon yönetimi ve yeni ürünler öne çıktı Haziran sonu itibarıyla yaklaşık 29 milyar TL büyüklüğe ulaşan dijital fon danışmanlık hizmeti Otomatik Fon Koçu, 133 bin sözleşmenin fon dağılımlarını yönetirken, 125 bini aşkın katılımcıya hizmet verdi. Şirketin gönüllü BES fonları ortalama getirisi %8,2 ile sektör ortalaması olan %6,2'nin, OKS fonları ortalama getirisi ise %18 ile sektör ortalaması olan %16,2'nin üzerinde gerçekleşti. Garanti BBVA Emeklilik, mevcut faizsiz Altın Katılım Fonu’na ek olarak faizli Altın Emeklilik Yatırım fonu ve Temiz Enerji Sektörü Hisse Senedi fonlarını yılın ilk yarısında yatırımcılara sundu. Kısa sürede 1 milyar TL fon büyüklüğünü aşan faizli Altın Emeklilik Yatırım Fonu yatırımcılardan ilgi görürken, BEFAS platformu üzerinden şirketin fonlarına yönelik talep de artış gösterdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Sigorta’dan “Uzun Yaşam Ekonomisi” Raporu Haber

Türkiye Sigorta’dan “Uzun Yaşam Ekonomisi” Raporu

Türkiye, gelişmiş ülkelere kıyasla daha genç demografik yapısını korurken; değişen nüfus yapısı, kronik hastalık riskleri ve aktif/pasif oranındaki düşüş, sigorta ve emeklilik sistemleri açısından yeni ihtiyaçları beraberinde getiriyor. Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’in Ekonomik Araştırmalar Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Uzun Yaşam Ekonomisi: Yaşlanan Nüfusun Sigorta ve Emeklilik Sektörüne Etkileri" başlıklı rapor yayımlandı. Demografik dönüşümü ekonomik ve sektörel etkileriyle ele alan rapor; uzayan yaşam süresinin sağlık sisteminden sosyal güvenliğe, bireysel tasarruftan sigorta ve emeklilik ürünlerine kadar yarattığı dönüşümü inceliyor. Raporda ayrıca, yeni nesil sağlık teknolojilerinin ve yapay zekânın sektöre etkileri ile uzayan insan ömrünün beraberinde getirdiği ekonomik, sosyal ve etik boyutlar değerlendiriliyor. Türkiye Sigorta Hazine ve Emeklilik Operasyonları Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer, rapora ilişkin değerlendirmesinde, uzun yaşamın ekonomik ve sosyal sistemler açısından yeni bir dönemin kapısını araladığını belirterek, şunları kaydetti: “Uzayan insan ömrünü sadece demografik bir değişim ya da yönetilmesi gereken bir risk olarak görmemek gerekiyor. Asıl hedef, ömre eklenen yılları sağlıklı, üretken ve finansal açıdan güvenceli hale getirmek olmalı. Sağlıklı yaşam süresinin uzaması, sağlık sistemleri üzerindeki yükü azaltırken, bireylerin üretkenliğini ve ekonomiye katkısını da artırabilecek önemli bir potansiyel taşıyor. Diğer yandan, daha uzun yaşam beraberinde daha uzun süreli sağlık, bakım ve emeklilik ihtiyacını da getiriyor. Bu nedenle geleceğin sistemini kamu, özel sektör ve birey arasında dengeli bir sorumluluk paylaşımı üzerine kurmamız gerektiğini düşünüyoruz. Önümüzdeki dönemde önleyici sağlığı, uzun vadeli tasarrufu ve değişen bakım ihtiyaçlarını finansal güvenceyle birlikte ele alan çözümlerin çok daha önemli hale geleceğine inanıyoruz.” 65 yaş üstü nüfus 2050’de 1,6 milyara ulaşacak Rapora göre, dünya ekonomisi nüfusun yaşlanmasıyla birlikte önemli bir yapısal dönüşüm sürecinden geçiyor. Bugün dünya genelinde her 10 kişiden biri 65 yaşın üzerindeyken, 2050 yılında bu oranın her 6 kişiden birine yükselmesi bekleniyor. Küresel ölçekte 65 yaş üstü nüfusun ise 862 milyondan 1,6 milyara çıkarak neredeyse iki katına ulaşacağı öngörülüyor. Raporda, Türkiye’nin birçok gelişmiş ekonomiye kıyasla demografik açıdan daha avantajlı konumda bulunduğuna dikkat çekiliyor. Türkiye’nin, 2050 yılında nüfusunun yaklaşık üçte birinin 65 yaş ve üzerindeki bireylerden oluşması beklenen Japonya ve İtalya gibi “ileri yaşlı” toplumlar arasında yer almayacağı öngörülüyor. Bununla birlikte Türkiye’de beklenen yaşam süresi 77,3 yıl ile 81,1 yıllık OECD ortalamasının altında bulunurken, her emekliye sadece 1,6 çalışan düşüyor. Uzun yaşam kadar sağlıklı yaşam da önem kazanıyor Raporda, uzun yaşam ekonomisinin en önemli başlıklarından biri olarak “önleyici sağlık” öne çıkıyor. 2050 yılında ortalama bir insanın 78 yıl yaşaması, ancak bunun 11,4 yılını kötü sağlık koşullarında geçirmesi bekleniyor. Sağlık harcamalarının aynı dönemde 20,5 trilyon dolara ulaşabileceği öngörülürken, kanıtlanmış sağlık müdahalelerinin hastalık yükünü yüzde 35 azaltma potansiyeli taşıdığı belirtiliyor. Rapora göre, yapay zekâ da bu dönüşümün önemli unsurlarından biri. İlaç geliştirme ve erken teşhisten operasyonel süreçlere kadar geniş bir alanda kullanılan yapay zekâ uygulamalarının, sağlık hizmetlerinde verimliliği artırarak yükselen maliyetlerin yönetilmesine katkı sağlaması bekleniyor. Yapay zekânın ilaç keşif süreçlerini hızlandırması ve Ar-Ge maliyetlerini düşürmesinin de sağlık sistemleri açısından önemli bir verimlilik alanı oluşturduğu belirtiliyor. Raporda, uzun yaşam ekonomisini şekillendiren gelişmeler arasında GLP-1 (obezite) grubu ilaçlarına da dikkat çekiliyor. Kronik hastalık risklerinin azaltılmasına katkı sağlayan bu ilaçların tüketim alışkanlıklarında da dönüşüm yarattığı belirtilirken, GLP-1 pazarının 2035 yılına kadar 190 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşacağı öngörülüyor. Yaşlanan nüfus sigorta ve emeklilik sistemlerini dönüştürüyor Rapora göre, yaşam sürelerinin uzaması sosyal güvenlik ve emeklilik sistemleri üzerinde de baskı oluşturuyor. Avrupa’da bugün bir emekliyi finanse etmek için 3,4 çalışma çağında insan bulunurken, bu oranın 2050 yılında 2’ye gerilemesi bekleniyor. Uzayan yaşam sürelerinin aktüeryal hesaplamaları da daha karmaşık hale getirdiğine dikkat çekilen raporda, “yaşam süresi riskinin” kamudan bireylere doğru kaydığı belirtiliyor. Bu dönüşüm, bireylerin emeklilik dönemleri için daha fazla ve daha uzun vadeli tasarruf yapmasını gerekli hale getirirken, Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi (TES) gibi tasarruf mekanizmalarının önemini artırıyor. Sağlık sigortacılığı da uzun yaşam ekonomisinin önemli büyüme alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Küresel sağlık sigortası prim üretimi 2025 yılında yüzde 12,3 büyüyerek 1,68 trilyon euroya ulaşırken, Türkiye’de özel sağlık sigortalarının GSYH içindeki payı yüzde 0,3 seviyesinde bulunuyor. Türkiye’de sağlık sigortası primlerinin 2026-2036 döneminde yıllık ortalama yüzde 15,3 büyümesi bekleniyor. Uzun yaşam yeni etik ve sosyal soruları da beraberinde getiriyor Raporda, insan ömrünü uzatmaya yönelik biyoteknolojik gelişmelerin ekonomik etkilerinin yanı sıra etik ve sosyal sonuçları da ele alınıyor. Yeni teknolojilere erişimde ortaya çıkabilecek sosyoekonomik eşitsizliklerin zamanla sağlık ve yaşam süresi açısından daha belirgin farklılıklara yol açabileceğine dikkat çekilirken, uzayan yaşam sürelerinin kuşaklar arası dengeler ve toplumsal yapı üzerindeki olası etkileri de değerlendiriliyor. Çalışmada ayrıca, sigorta ve emeklilik sistemlerinin değişen yaşam beklentisine uyum sağlamasına yönelik yeni modellerin önem kazanacağı belirtiliyor. Bu kapsamda emeklilik koşullarının yaşam beklentisindeki değişimlere uyum sağlayabildiği modellerin yanı sıra yüksek maliyetli yeni nesil tedavilerin yaşam tarzı destek programlarıyla birlikte yönetilmesi ve ömür boyu yenileme garantili sağlık çözümlerinin yaygınlaştırılması, sektör açısından öne çıkan başlıklar arasında gösteriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA Emeklilik, Tüm Fon Yönetim Hizmetlerini Garanti BBVA Mobil'e Taşıdı Haber

Garanti BBVA Emeklilik, Tüm Fon Yönetim Hizmetlerini Garanti BBVA Mobil'e Taşıdı

Daha önce Garanti BBVA Mobil üzerinden sunulmaya başlanan ve piyasaları düzenli olarak takip ederek uygun fon dağılımı değişikliği önerilerini otomatik olarak uygulayan Otomatik Fon Koçu hizmetine ek olarak, müşteriler artık Fon Dağılım Değişikliği ve Fon Koçu işlemlerini de Garanti BBVA Mobil üzerinden kendileri de gerçekleştirebiliyor. Garanti BBVA Emeklilik, BES müşterilerinin fon yönetimini daha hızlı, kolay ve bilinçli şekilde gerçekleştirebilmeleri için dijital hizmetlerini Garanti BBVA Mobil'e taşıdı. Daha önce Garanti BBVA Mobil üzerinden sunulmaya başlanan ve piyasaları düzenli olarak takip ederek uygun fon dağılımı değişikliği önerilerini otomatik olarak uygulayan Otomatik Fon Koçu hizmetine ek olarak, müşteriler artık Fon Dağılım Değişikliği ve Fon Koçu işlemlerini de Garanti BBVA Mobil üzerinden kendileri de gerçekleştirebiliyor. Böylece BES müşterileri, birikimlerini değerlendirdikleri fonları tek bir dijital deneyim içerisinde yönetebiliyor; risk profillerine uygun fon önerilerine ulaşabiliyor ve fon dağılımlarını ihtiyaçlarına göre kolayca güncelleyebiliyor. BES'te uzun vadeli birikim performansını etkileyen en önemli unsurlardan biri, fonların doğru zamanda ve doğru dağılımla yönetilmesi. Müşteriler yıl içerisinde 12 kez fon dağılımı değişikliği yapabiliyor. Ancak piyasa koşullarını sürekli takip etmek ve doğru fon tercihini belirlemek birçok yatırımcı için zaman ve uzmanlık gerektiriyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Garanti BBVA Emeklilik Genel Müdürü Nurdan Tunay Günaylı, şunları söyledi: "Müşterilerimizin tasarruf alışkanlıklarını güçlendirmeyi ve geleceğe güvenle bakmalarını sağlamayı en büyük önceliğimiz olarak görüyoruz. BES'te doğru fon seçimi ve bu fonların piyasa koşullarına göre dinamik şekilde yönetilmesi, müşterilerimizin uzun vadeli birikim performansını doğrudan etkiliyor. Biz de bu doğrultuda, müşterilerimizin birikimlerini doğru ve verimli finansal araçlarla yönetebilmelerine rehberlik ediyoruz. Amacımız, piyasa gelişmelerini takip etmekte zorlanan veya vakti olmayan tüm müşterilerimizin kendi risk profillerine uygun ve bilinçli kararları almalarını sağlamak. Sunduğumuz bu kullanıcı dostu çözümlerle fon yönetimini herkes için çok daha anlaşılır hale getiriyor, müşterilerimizin finansal geleceklerini güvence altına alma yolculuklarında her an yanlarında olmaya devam ediyoruz." Müşteriler fon yönetimini yatırım işlemlerinin bir parçası olarak değerlendiriyor Garanti BBVA Emeklilik, bu ihtiyaca yönelik geliştirdiği dijital çözümlerle fon yönetimini daha erişilebilir hale getiriyor. Sektörde öncü olarak 2017 yılında hayata geçirilen Fon Koçu hizmeti, müşterilerin kısa bir risk profili anketini tamamlamasının ardından, tarihsel veri ve güncel piyasa koşulları doğrultusunda kişiselleştirilmiş fon dağılımı önerileri sunuyor. Otomatik Fon Koçu ise bu deneyimi bir adım ileri taşıyor ve katılımcıların risk profil ve yaş kriterine göre piyasa dinamiklerine uygun fon dağılımı önerilerini otomatik olarak sözleşmelerine uyguluyor. Böylece katılımcı portföyü, Garanti BBVA Portföy uzmanlığıyla piyasa dinamiklerine göre düzenli olarak yönetilirken müşterilerin sürekli piyasayı takip etmesine de gerek kalmıyor. Müşteriler artık BES sözleşmelerindeki fon yönetimini yatırım işlemlerinin bir parçası olarak değerlendiriyor ve buna bankacılık uygulamalarından da erişmek istiyordu. Otomatik Fon Koçu’nun banka mobile taşındığı andan itibaren Otomatik Fon Koçu’nu inceleyen ve tercih eden müşteri sayısında yaklaşık toplam %20 artış gözlemlendi. Aynı şekilde Fon Koçu önerilerine ulaşmak isteyen müşterilerin de daha yüksek oranda hızlı bir şekilde bu önerilere ulaşabilmelerine imkan sağlandı. Artık Fon Dağılım Değişikliği ve Fon Koçu hizmetlerinin de Garanti BBVA Mobil'e eklenmesiyle birlikte BES müşterileri, fon yönetimine ilişkin tüm temel işlemlerini bankacılık uygulamaları üzerinden hızlı ve kolay şekilde gerçekleştirebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Hayat Emeklilik’in aktif büyüklüğü 481 milyar TL oldu Haber

Anadolu Hayat Emeklilik’in aktif büyüklüğü 481 milyar TL oldu

Şirketin gönüllü BES ve otomatik katılım kapsamındaki toplam fon büyüklüğü 407 milyar TL’ye, net dönem kârı ise 3,5 milyar TL’ye ulaştı. Anadolu Hayat Emeklilik, 2026 yılının ikinci çeyreğine ilişkin finansal ve operasyonel sonuçlarını açıkladı. Bireysel emeklilik ve hayat sigortası alanlarında büyümesini sürdüren şirket, özellikle fon büyüklüğü, katılımcı sayısı ve hayat sigortası prim üretimindeki artışla dikkati çekti. Açıklanan verilere göre Anadolu Hayat Emeklilik’in aktif büyüklüğü yıllık bazda yüzde 49 artarak 481 milyar TL’ye yükseldi. Şirketin öz kaynakları 13 milyar TL, 2026’nın ikinci çeyreği itibarıyla net dönem kârı ise 3,5 milyar TL olarak gerçekleşti. BES fon büyüklüğü 407 milyar TL’ye ulaştı Finansal sonuçları değerlendiren Anadolu Hayat Emeklilik Genel Müdürü Serkan Uğraş Kaygalak, şirketin gönüllü BES ve otomatik katılım kapsamındaki toplam fon büyüklüğünün 407 milyar TL’ye ulaştığını bildirdi. Toplam katılımcı sayısının ise 3,4 milyonu aştığını belirtti. Şirketin gönüllü BES katılımcı sayısında özel sermayeli emeklilik şirketleri arasındaki güçlü konumunu koruduğunu ifade eden Kaygalak, 18 yaş altı katılımcı grubundaki liderliğin de devam ettiğini söyledi. Anadolu Hayat Emeklilik’in çocuklara yönelik bireysel emeklilik ürünlerinde ulaştığı katılımcı sayısı 397 bin oldu. Şirket, bu sonuçla 18 yaş altı müşteri grubunda yüzde 23,1 pazar payına erişti. Hayat sigortası prim üretimi yüzde 32 arttı Şirketin hayat sigortası alanındaki performansı da ikinci çeyrek sonuçlarına olumlu yansıdı. Anadolu Hayat Emeklilik’in hayat sigortası prim üretimi, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 32 artarak 11,8 milyar TL’yi aştı. Kaygalak, elde edilen sonuçların şirketin istikrarlı büyüme yaklaşımını ve farklı müşteri gruplarına yönelik ürün stratejisini desteklediğini ifade etti. TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporu yayımlandı Anadolu Hayat Emeklilik, finansal sonuçlarının yanı sıra sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarına ilişkin gelişmeleri de paylaştı. Şirket, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları’na uyumlu şekilde hazırladığı 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu kamuoyuna sundu. Rapor kapsamında şirketin değer zinciri, uzun vadeli değer yaratma modeli ve iklim değişikliğiyle bağlantılı risk ve fırsatları ele alındı. Çalışmada şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda sürdürülebilirliğin iş modeline nasıl entegre edildiğine de yer verildi. Kaygalak, 2025 Entegre Faaliyet Raporu’nun ardından yayımlanan sürdürülebilirlik raporunun, şirketin paydaşları için uzun vadeli değer oluşturma hedefini daha ileri taşımayı amaçladığını belirtti. “İyi Gelecek Üyeliği” kampanyasına dört ödül Anadolu Hayat Emeklilik’in “İyi Gelecek Üyeliği” isimli reklam kampanyası, pazarlama ve iletişim dünyasının önemli organizasyonlarında toplam dört ödüle layık görüldü. Kampanya, 38. Kristal Elma Ödülleri’nde “Film – TV & Sinema / Banka, Sigorta ve Finansal Hizmetler” kategorisinde Kristal Elma kazandı. “Entegre Kampanyalar / Banka, Sigorta ve Finansal Hizmetler” kategorisinde ise Gümüş Ödül’ün sahibi oldu. Brandverse Awards 2026 kapsamında da iki ödül alan kampanya, “Film-Finans” kategorisinde Gümüş, “Medya-Entegre Kampanya” kategorisinde Bronz Ödül kazandı. Üç yeni emeklilik yatırım fonu kuruldu Şirket, 2026 yılının ikinci çeyreğinde bireysel emeklilik katılımcılarının farklı yatırım araçlarına erişimini artırmak amacıyla üç yeni fonu yatırımcılarla buluşturdu. Nisan ayında kullanıma sunulan Katılım Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu ile Kira Sertifikaları Katılım Emeklilik Yatırım Fonu, katılım finans ilkelerine uygun yatırım seçeneklerine yönelen katılımcılar için hazırlandı. Şirketin yıl içinde kurduğu üçüncü fon olan Emlak Sektörü Hisse Senedi Emeklilik Yatırım Fonu ise mayıs ayında halka arz edildi. Yeni fonla birlikte emlak sektörüne yatırım yapmak isteyen BES katılımcılarına hisse senedi fonları içerisinde farklı bir alternatif sunuldu. Anadolu Hayat Emeklilik 36’ncı yılını kutladı 2026’nın ikinci çeyreğinde 36’ncı kuruluş yıl dönümünü kutlayan Anadolu Hayat Emeklilik, gelecek dönemde de finansal sürdürülebilirliği destekleyen ürün ve hizmetlere odaklanacağını açıkladı. Serkan Uğraş Kaygalak, şirketin 36 yıllık deneyimini yenilikçi ürünler ve toplumsal değer oluşturan çalışmalarla geleceğe taşımayı hedeflediğini belirterek, müşterilere ve diğer paydaşlara sunulan güveni güçlendirecek adımların devam edeceğini kaydetti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten Yılın İlk Yarısında Rekor Kârlılık Haber

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten Yılın İlk Yarısında Rekor Kârlılık

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik, yılın ilk yarısında güçlü finansal büyümesini sürdürerek piyasa beklentilerinin üzerinde rekor kârlılığa ulaştı. Türkiye Sigorta, 2026’nın ilk 6 ayında net kârını geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 44 artışla 13 milyar 450 milyon TL’ye, Türkiye Hayat Emeklilik ise yüzde 52 artışla 11 milyar 8 milyon TL’ye yükseltti. Böylece iki şirket, 1 Ocak–30 Haziran 2026 döneminde toplam net kârını %48 artırarak 24,5 milyar TL ile rekor kârlılığa imza attı. Türkiye Sigorta, 2026 yılının ilk yarısında prim üretimini geçen yılın aynı dönemine göre %30 artırarak 94 milyar 213 milyon TL’ye yükseltirken, pazar payını da %15 seviyesine taşıdı. Türkiye Hayat Emeklilik ise yılın ilk 6 ayında Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) ve Otomatik Katılım Sistemi (OKS) fon büyüklüğünü yüzde 49 artışla 525 milyar TL'ye, katılımcı sayısını da yaklaşık 5 milyona yükseltti. Şirket, aynı dönemde hayat branşında yüzde 53,4 büyümeyle 20 milyar 270 milyon TL prim üretimine ve yüzde 17,7 pazar payına ulaştı. Haziran sonu itibarıyla, Türkiye Sigorta’nın aktif büyüklüğü 193,3 milyar TL’ye, özsermaye büyüklüğü ise 61 milyar TL’ye ulaşırken, özkaynak kârlılığı yüzde 48 olarak gerçekleşti. Türkiye Hayat Emeklilik’in ise aktif büyüklüğü 598,4 milyar TL’ye, özsermaye büyüklüğü 39,4 milyar TL’ye ulaşırken özkaynak kârlılık oranı ise yüzde 62 olarak gerçekleşti. Türkiye Sigorta'nın sermaye yeterlilik rasyosu %213, Türkiye Hayat Emeklilik’in sermaye yeterlilik rasyosu ise %377 seviyesinde kaydedildi. Bileşik rasyo oranı ise Türkiye Sigorta’da %88,34, Türkiye Hayat Emeklilik ise %64,92 seviyesinde gerçekleşti. 2026 yılı içerisinde; Türkiye Sigorta tarafından 3 milyar TL tutarında nakit temettü dağıtımı yapılacak olup, şirket yüzde 100 bedelsiz sermaye artırımıyla sermayesini 10 milyar TL’den 20 milyar TL’ye yükseltti. Türkiye Hayat Emeklilik tarafında ise, 3 milyar TL’lik temettü dağıtımı yapılacak olup, şirket sermayesi ise 5 milyar TL’den 10 milyar TL’ye yükseldi. “Dengeli fiyatlama ile sigorta erişilebilirliğine katkı sağlıyoruz” 2026 yılının ilk yarısında elde ettikleri finansal sonuçların; güçlü bilanço yapısı, etkin gider yönetimi, mali disiplin ve müşteri odaklı büyüme stratejisinin sonucu olduğunu belirten Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak, “Şirketlerimiz, bu yılın ilk yarısında da başarılı finansal performansını sürdürerek tüm paydaşlarına değer üretmeye devam etti. İlk çeyrekte hayat ve hayat dışı sektörlerinde Türkiye Sigorta’nın kârlılıkta 1. sırada, Türkiye Hayat Emeklilik’in ise 2. sırada yer alması, Şirketlerimizin güçlü finansal performansının en önemli göstergesidir. Hayat ve hayat dışı sektörlerinde adeta birbirleriyle yarışan iki şirketimiz de yılın ikinci çeyreğinde kârlılık ve prim üretimindeki lider konumlarını başarıyla sürdürmüştür. Başarımızın temelinde; yılın ilk 6 ayında enflasyonla mücadele ve sigorta erişilebilirliğini artırma stratejimiz kapsamında uygulamaya aldığımız kampanyalar, etkin risk yönetimi, disiplinli fiyatlama politikamız, operasyonel verimliliğimiz ve değişen ekonomik koşullara hızlı uyum sağlayan yönetim anlayışımız bulunuyor. Bu yaklaşımlarımız, hem finansal başarımızı daha da güçlendirdi hem de uzun vadeli hedeflerimize sağlam bir zemin oluşturdu. 2026 yarıyılında rekoru yatırım gelirlerimiz değil, sigortacılığın kendisi yazdı. Sektör ortalamaları %110’un üzerindeyken bileşik oranımız üst üste onuncu çeyrekte %100'ün altında kaldı ve %88 ile tarihimizin en iyi seviyesine geriledi” dedi. Enflasyonla mücadele sürecinde şirketlerinin; finansal gücünü korurken, sigortayı ulaşılabilir kılan dengeli fiyatlama yaklaşımıyla hareket ettiğini ifade eden Çakmak, sözlerine şöyle devam etti: “2026 yılı Haziran ayı sonunda TÜFE, yıllık bazda %32,1 olarak gerçekleşirken sigorta enflasyonu aynı dönem için yüzde 15,5 ile TÜFE’nin önemli ölçüde altında kaldı. Yıllık TÜFE’nin altında gerçekleşen sigorta enflasyonuna sektörümüzde lider ve piyasa belirleyici şirket olarak özellikle bireysel ürün gruplarında aldığımız aksiyonlar, indirimler ve ödeme kolaylığı sunan kampanyalarımızın da etkisiyle katkı sunduk. Yılın ilk 6 ayında sağlık sigortalarında 10,6 milyar TL, kasko branşında da yüzde 30 artışla ile 9,9 milyar TL prim üretimine ulaşarak rekabetçi fiyatlama ile büyümeyi dengeli bir şekilde yönetme kabiliyetimizi bir kez daha ortaya koyduk. Sigorta enflasyonunun üzerinde reel büyüyerek, bu büyümeyi teknik kâra dönüştürerek, yatırım portföyümüzü çeşitlendirerek ve sigorta erişilebilirliğini artırarak 2026’nın ilk yarısında hedeflerimizi her alanda gerçekleştirdik. Enflasyonla mücadele ve herkes için sigorta vizyonumuz doğrultusunda, bazı bireysel ürün gruplarımızda fiyat artışına gitmeden büyümemizi sürdürdük. Etkin fiyatlama yönetimimiz sayesinde yalnızca üretimimizi büyütmekle kalmadık, sektör liderliğimizi daha da pekiştirdik. Bu yaklaşımımızla daha fazla vatandaşımızı sigorta güvencesiyle buluştururken, sigortayı toplumun her kesimi için erişilebilir hale getirme hedefimiz doğrultusunda önemli bir mesafe kat ettik. Sektörün geneliyle karşılaştırdığımızda Türkiye Sigorta olarak ilk 6 aydaki 94 milyar TL’lik prim üretimi ile en yakın rakibimizle aramızda 18 milyar TL’lik, sektörün 3. ve 4. şirketleriyle 40 milyar TL’lik fark oluşması bizleri oldukça gururlandırıyor.” Çakmak, tarım ve yangın/doğal afetler branşlarında ise daha önceki yıllarda olduğu gibi yılın ilk yarısında liderliklerini sürdürdüklerini ifade etti. “Hedefimiz, sigortayı herkes için erişilebilir kılmak” Temel hedeflerinin, sigortayı toplumun her kesimi için erişilebilir hale getirerek ülkemizdeki sigortalılık oranını artırmak olduğunu vurgulayan Çakmak, farklı gelir grupları ve müşteri segmentlerinin değişen ihtiyaçlarını dikkate alarak ürün, hizmet ve süreçlerini sürekli iyileştirdiklerini ifade etti. Çakmak, “Herkes için erişilebilir sigorta stratejimiz doğrultusunda yılın ilk yarısında öncü ürün ve hizmet kampanyalarımızı hayata geçirdik. Kasko ve trafikte peşin fiyatına taksit kampanyası, 18-26 yaş arası gençlere özel TSS kampanyası, hayat sigortalarında farkındalığı ve penetrasyonu arttırmak için bir ay bizden prim iadeli hayat sigortası kampanyası ve bireysel ürünlere yönelik ödeme kolaylığı ve ek katkı sağladığımız özel kampanyalarımızla müşterilerimizin yanında yer aldık. Dijitalleşme yatırımlarımız, çoklu dağıtım kanallarımız ve müşteri deneyimini merkeze alan yaklaşımımız sayesinde her kademeden müşterimize daha hızlı, daha kolay ve daha etkin hizmet sunmaya devam ediyoruz.” dedi. “Kârlılık ve prim üretiminde rekorlarımıza bir yenisini daha ekledik” Taha Çakmak, sürdürülebilir büyüme ve yüksek kârlılık performansı ile bilançolarını güçlendirmeye devam ettiklerini belirterek, şu değerlendirmelerde bulundu: “2026 yılı ilk yarısında kendi rekorlarımızı kırmaya devam ettik. İlk yarıda iki şirketimiz yüzde 48 artışla toplamda 24,5 milyar TL rekor net kârlılığa ulaştık. Prim üretim rakamlarımız ise kurumsal performansımızın en somut göstergesi oldu.” İlk yarıyılda Türkiye Sigorta’nın BIST 50 Endeksi’ndeki tek sigorta şirketi olarak güçlü bir performans sergilediğini ve blok pay satışının güçlü talep gördüğünü ifade eden Taha Çakmak; “Payların hızlandırılmış talep toplama yöntemiyle uluslararası kurumsal yatırımcılara satışında arz edilen tutarın 4 katından fazla talep toplandı. Böylece TVF’nin Türkiye Sigorta’daki %5’lik payı yaklaşık 150 milyon USD (6,75 milyar TL) karşılığında uluslararası kurumsal yatırımcılardan gelen güçlü taleple tamamlandı. Halka açıklık oranımız %23,9’a çıkarak likidite ve yabancı yatırımcı erişimimiz arttı” dedi. Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik olarak sadece bugünün değil, geleceğin ihtiyaçlarını da gözeten bir anlayışla hareket ettiklerini ifade eden Çakmak, güçlü kurumsal yapılarını sürdürülebilir kârlı büyüme hedefiyle desteklemeye devam edeceklerini söyledi. Çakmak, önümüzdeki dönemde de ürün çeşitliliğini artırmaya, hizmet kalitesini geliştirmeye ve ülkemizin ekonomik kalkınmasına katkı sunarken sigortacılığı daha geniş kitlelerle buluşturmaya kararlılıkla devam edeceklerini kaydetti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Zambiya'ya Dev Enerji Yatırımı Haber

Zambiya'ya Dev Enerji Yatırımı

YEO Teknoloji’nin yenilenebilir enerji yatırımları alanındaki iştiraki CALL Energy, Afrika’daki stratejik açılımını güçlendiriyor. CALL Energy, Afrika’daki ilk yatırım olan ve Zambiya’da hayata geçirilecek 60 MWp kurulu güce sahip olacak GES ve 20 MWh kapasiteli BES projesi için finansman sürecini tamamladı. Yaklaşık 60 milyon dolarlık yatırımın finansmanı Zambiya’daki yerel finansal kurumlardan sağlanarak sahada inşaat çalışmaları başladı. Uzun vadeli ve ABD Doları bazlı elektrik alım garantisi modeliyle kurgulanan proje, yatırımcı kimliği ile güçlü EPC kabiliyeti ve batarya üretimini aynı çatı altında buluşturan entegre yapının Afrika’daki ilk büyük ölçekli adımlarından biri olarak konumlanıyor. Ülkenin enerji güvenliğine katkı sunacak Proje kapsamında üretilecek enerji, Zambiya’nın ulusal elektrik şirketi ZESCO’ya 20 yıl süreyle ABD doları bazlı fiyattan satılacak. Bu yapı, öngörülebilir nakit akışı ve finansal sürdürülebilirlik açısından projeye güçlü bir zemin sağlarken, ülkenin enerji arz güvenliğine de katkı sunacak. İstanbul’daki fabrikadan batarya ihracatı Yatırımın tüm geliştirme faaliyetleri, tüm projenin mühendislik, tedarik ve kurulum işleri ile enerji depolama sistemi dahil projenin şebeke entegrasyonu ve yüksek gerilim trafo merkezini de kapsayan anahtar teslim yapım işleri YEO Teknoloji tarafından gerçekleştirilecek. Projede kullanılacak batarya sistemleri ise YEO Teknoloji’nin İstanbul’da enerji depolama sistemleri üretimi yapan iştiraki Reap Battery tarafından sağlanacak. Böylece yatırımın proje geliştirme, tedarik, kurulum, ve işletme dahil tüm safhaları tek çatı altında buluşarak entegre bir model hayata geçirilecek. Yatırımcı kimliğini mühendislik gücüyle birleştiren bu modeli farklı coğrafyalarda büyüteceklerini belirten CALL Energy CEO’su Sacit Akbaş şöyle konuştu: “CALL Energy olarak 2030 yılına kadar 1 GW işletmede kurulu güç hedefi doğrultusunda yolumuza devam ediyoruz. Bu hedefin sağlam temellere oturabilmesi için portföyümüzü coğrafi ve bölgesel olarak da çeşitlendirmemiz çok büyük bir önem arz ediyor. Afrika, yüksek güneş potansiyeli ve artan enerji talebiyle stratejik büyüme alanlarımız arasında yer alıyor. Yenilenebilir enerji ve depolama çözümlerini birlikte kurgulayarak sürdürülebilir, dengeli ve uzun vadeli değer üretmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BES’te 18 Yaş Altı Sözleşme Sayısı 2 Milyona Dayandı Haber

BES’te 18 Yaş Altı Sözleşme Sayısı 2 Milyona Dayandı

Sektörün öncü ve yenilikçi markası Katılım Emeklilik, çocukların birikimleriyle büyümesine katkı sağlarken, ailelerin tasarruf bilincini de desteklemeye devam ediyor. 2021 yılında yapılan yasal düzenlemeyle hayata geçen 18 yaş altı BES sayesinde, aradan geçen 5 yılda yaklaşık 2 milyon çocuk erken yaşta tasarrufla tanıştı. 0-4 yaş arası küçük katılımcı sayısının 337 bine ulaştığı bu dinamik pazarda, ailelerin tasarruf kararlarını özellikle çocukların okul öncesi ve ilköğretim başlangıç döneminde daha sistematik bir şekilde ele aldığı görülüyor. Emeklilik Gözetim Merkezi’nin (EGM) verilerine göre, 2026 Mayıs itibarıyla BES sistemine giren çocukların sayısı 1 milyon 700 bini geçti. Toplam sözleşme sayısı da 1 milyon 965 bine ulaştı. 18 yaş altı BES’teki toplam fon tutarı 82,6 milyarı aşarken; devlet katkısı da 18,9 milyar lirayı geçti. Sıfır yaş katılımcılarda 21.841 olan BES sözleşme sayısı, 4 yaş itibarıyla 102.522 seviyesine ulaşarak hızlı bir artış gösterdi. BES’i en çok tercih edenler 123 bin 143 çocukla 8 yaş grubu olurken, sistemdeki 5-10 yaş grubu çocukların toplam sayısı 720.805’e ulaştı. Katılım Emeklilik, 200 bin Erken BES sözleşmesi ile sektördeki toplam 18 yaş altı BES hacminin yüzde 10,14’üne hizmet veriyor. Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, 18 yaş altı BES planının önemine vurgu yaparak şunları söyledi: “Erken BES, bugünün küçük katılımcılarını değil, yarının ana yatırımcı kitlesini oluşturuyor. Bu nedenle bu alanı sadece büyüme değil, kültürel dönüşüm alanı olarak da görüyoruz. 18 yaş altı BES sayesinde tasarruf, sonradan öğrenilen bir davranış olmaktan çıkıp hayatın doğal bir parçası haline geliyor. Çocukların tasarruflarıyla büyümelerine ve finansal özgürlük yolculuklarında yanlarında olmaktan çok mutluyuz.” Katılım Emeklilik 2026’da da fon performansıyla öne çıkıyor Türkiye’de Bireysel Emeklilik Sistemi’nin (BES) toplam fon büyüklüğü 15 Mayıs 2026 itibarıyla 2 trilyon 506 milyar TL’yi aşarken, Emeklilik Gözetim Merkezi verilerine göre sistem son bir yılda yüzde 70 büyüme kaydetti. Aynı dönemde Katılım Emeklilik ise sektör ortalamasının çok üzerinde bir performans sergileyerek fon büyüklüğünü yüzde 90 artırdı ve 78,4 milyar TL seviyesine ulaştı. Katılım Emeklilik, güçlü fon performansını 2026 yılında da sürdürmeye devam ediyor. Şirketin Katılım Emeklilik Teknoloji Sektörü Katılım Emeklilik Fonu (KSH), yılın ilk dört ayında tüm BEFAS fonları arasında yüzde 33,89 getiri oranıyla en yüksek performansı gösteren fon oldu. Ayrıca Ocak-Nisan döneminde en yüksek getiri sağlayan ilk 10 fon arasında Katılım Emeklilik’e ait üç fon yer aldı. İlgili dönemde Katılım Emeklilik Katılım Hisse Senedi Emeklilik Fonu (KEH) yüzde 31,94 getiri sağlarken, Katılım Emeklilik OKS Agresif Katılım Değişken Emeklilik Fonu (KEZ) de yüzde 28,98’lik performans gösterdi. Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, şirketin fon performansına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Yatırımcılarımızın güveni, doğru fon yönetimi yaklaşımımız ve yenilikçi ürünlerimiz bu büyümenin en önemli unsurlarını oluşturuyor. 2025 BES fon şampiyonu olarak 2026 yılında da katılımcılarımıza kazandırmaya devam ediyoruz. KSH Teknoloji Fonu’muzun yılın ilk dört ayında tüm BEFAS fonları arasında en yüksek getiriyi sağlaması ve en yüksek getirili ilk 10 fon arasında üç fonumuzun yer alması, fon yönetimindeki güçlü performansımızı ortaya koyuyor. Yüzde 100 faizsiz ilkelere sahip 20 fonumuzla müşterilerimizi farklı risk ve getiri beklentilerine uygun çözümlerle buluşturuyoruz.” Katılım Emeklilik ilk çeyrekte varlıklarını %83 artırdı Katılım Emeklilik, 2026 yılının ilk çeyreğine ait bilanço sonuçlarını da açıkladı. Şirket, bir önceki yılın aynı dönemine göre varlıklarını ve prim üretimini artırarak finansal gücünü pekiştirmeye devam etti. Açıklanan verilere göre Katılım Emeklilik, 2026 yılının ilk çeyreğinde BES fonlarıyla birlikte toplam varlıklarını geçen yılın aynı dönemine göre %83’ün üzerinde bir artışla 79 milyar TL seviyesine yükseltti. Katılım Emeklilik, 72 milyon TL olan ödenmiş sermayesini de 1 milyar TL’ye yükseltti. Sermaye artışıyla, Katılım Emeklilik, katılım segmentinde 1. sıraya yerleşirken, genel sigortacılık sektöründe de üst sıralara çıktı. Katılım Emeklilik Genel Müdürü Ayhan Sincek, şirketin finansal sağlamlığı ve operasyonel verimliliğine dikkat çekerek şunları söyledi: “2026 yılına, sürdürülebilir büyüme ve operasyonel verimlilik odaklı stratejilerimiz doğrultusunda güçlü bir başlangıç yaptık. Toplam varlıklarımız BES fonlarıyla birlikte 79 milyar TL seviyesine ulaşırken, prim üretiminde yakaladığımız dengeli ivme, katılımcılarımızın bize duyduğu güvenin en net göstergesidir. Faizsiz sigortacılık prensiplerimizden ödün vermeden, dijitalleşme ve doğru risk yönetimiyle paydaşlarımıza değer üretmeye devam ediyoruz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.