Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Besin Değeri

Kapsül Haber Ajansı - Besin Değeri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Besin Değeri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yumurta Üretimi Rekor Seviyeye Ulaştı Haber

Yumurta Üretimi Rekor Seviyeye Ulaştı

Açıklanan verilere göre tavuk yumurtası üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 15,1 oranında artış kaydetti. Üretimde aylık bazda da artışın sürdüğü görülüyor. Bir önceki ay 1 milyar 860 milyon 594 bin adet olan yumurta üretimi Ocak ayında yüzde 2,2 artarak 1 milyar 902 milyon 299 bin adede yükseldi. ÜRETİMDEKİ ARTIŞ DİKKAT ÇEKİYOR Son dönemde yumurta üretiminde dönemsel dalgalanmalar yaşansa da açıklanan verilerin sektörün üretim gücünü koruduğunu gösterdiğini belirten YUM-BİR Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim AFYON, “Ocak ayında üretimin 1,9 milyar adedi aşması, Türkiye’nin yumurta üretim kapasitesinin sürdürülebilirliğine işaret ediyor. Bu seviyenin son yılların en yüksek üretim rakamlarından biri olması, güçlü üretim altyapımız sayesinde yumurtada arz güvenliğinin sürdürüldüğünü ortaya koyarken üretimdeki artışın piyasadaki dengelerin korunmasına da katkı sağladığını gösteriyor. Yumurta yüksek besin değerine sahip temel gıdalar arasında yer alıyor ve dengeli beslenme açısından önemli bir protein kaynağı olarak öne çıkıyor. Üretimdeki istikrarlı artış seyri, tüketicilerin kısa bir dönem uygun fiyatlı ve kaliteli protein kaynaklarına erişimini desteklerken, üretim tarafının sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. Bu durum yumurta sektörünün gıda arzı açısından stratejik bir rol üstlendiğini de ortaya koyuyor” dedi. TÜRKİYE YUMURTA ÜRETİMİNDE GÜÇLÜ ÜLKELER ARASINDA Türkiye’nin yumurta üretiminde dünyada önemli üretici ülkeler arasında yer aldığını ve sektörün hem iç pazarın ihtiyacını karşılayacak kapasiteye sahip olduğunu hem de ihracat potansiyelini koruduğunu ifade eden YUM-BİR Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim AFYON, “Yumurta üretiminde güçlü bir üretim altyapısına sahibiz. Açıklanan veriler, sektörümüzün üretim kapasitesini koruduğunu ve üretimde istikrarın sürdüğünü gösteriyor. Bu durum hem iç piyasadaki arz güvenliği hem de sektörün sürdürülebilirliği açısından önemli bir gösterge” dedi. AFYON, açıklanan TÜİK verilerinin Türkiye’de yumurta üretiminin dönemsel dalgalanmalar gösterebilse de güçlü bir üretim altyapısına dayandığını ortaya koyduğunu belirterek, ocak ayında ulaşılan 1,9 milyar adetlik üretim seviyesinin sektörün üretim kapasitesinin sürdüğünü gösterdiğini ve üretimdeki bu seviyenin piyasa dengeleri açısından da önemli bir gösterge niteliği taşıdığını ifade etti. DEĞİŞEN KÜRESEL DENGELERDE TÜRKİYE’NİN ÜRETİM GÜCÜSon dönemde dünyada değişen dengelerin Türkiye’nin gıda üretimindeki stratejik konumunu bir kez daha ortaya koyduğunu belirten AFYON, “Rakibimiz olan birçok ülke çeşitli tarım ve gıda ürünlerinde ihracat kısıtlamalarına giderken Türkiye’de üretim gücü sayesinde arz fazlası oluşabilmektedir. 2024 yılında yüzde 133, 2025 yılında yüzde 115 seviyesinde gerçekleşen yeterlilik oranımızın 2026 yılında yeniden yüzde 130 seviyelerine ulaşması bekleniyor. Bu da iç tüketim karşılandıktan sonra ihracatımızı yeniden eski seviyelerine rahatlıkla taşıyabileceğimiz anlamına geliyor. Özellikle altını çizmek isterim ki ihracat, gıda arz güvenliği ve üretim artışının en önemli sigortalarından biridir” dedi.ARZ FAZLASI İHRACAT VE GIDA SANAYİİNDE DEĞERLENDİRİLMELİArz fazlasının üretim artışından kaynaklanmasının sektör açısından daha sağlıklı bir tablo ortaya koyduğunu ifade eden AFYON, bu ürünlerin ihracat ve gıda sanayii aracılığıyla değerlendirilmesinin üreticinin sürdürülebilir şekilde üretim yapmasını güvence altına aldığını belirtti.RAMAZAN’DA ÜRETİCİDEN TÜKETİCİYE DESTEKAFYON ayrıca, devletin enflasyonla mücadele sürecine sektör olarak destek verdiklerini ifade ederek, “Ramazan ayında vatandaşlarımızın yumurtaya daha uygun fiyatlarla ulaşabilmesi için üretici tarafı önemli bir fedakârlık göstermiştir. Bu süreçte üreticilerin desteğini tüketiciye en doğru şekilde ulaştıran tüketici dostu perakende zincirlerine de teşekkür ediyoruz” dedi.YUMURTAYA YÖNELİK YANLIŞ ALGILARA DİKKATYumurtaya yönelik yanlış algılara da değinen AFYON, tüketicilere şu mesajı verdi: “Halkımız, tazelik ve temizlik kriterleri sağlandığı sürece tüm yumurtaları gönül rahatlığıyla tüketebilir. Farklı renkler veya çeşitli sıfatlarla pazarlanan yumurtalar arasında besin değeri açısından temel bir fark bulunmamaktadır. Bu tarz sınıflandırmalara itibar edilmemesi gerekir. Bu vesileyle de altını çizmek isterim ki, Ramazan ayında sofralarda sıkça yer alan yumurta, yüksek besin değeri sayesinde uzun süre tok tutan önemli bir gıdadır.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küçükbaş Hayvancılık Organik Destek Kapsamına Alınmalı Haber

Küçükbaş Hayvancılık Organik Destek Kapsamına Alınmalı

Çelik, küçükbaş hayvancılığın stratejik bir sektör olduğuna dikkat çekerek, organik destekleme kapsamına alınması çağrısında bulundu. Hayvan refahının sürdürülebilir üretimin temel anahtarı olduğunu vurgulayan Çelik, et ve süt verimliliği ile kalitesinin artırılmasının ancak sağlıklı beslenme, hijyenik barınma koşulları ve stresten uzak doğal yetiştirme ortamlarıyla mümkün olacağını ifade etti. Çelik, "Verim ve kaliteyi artırmanın yolu, hayvan refahını merkeze alan üretim modelinden geçmektedir" dedi. Küçükbaş hayvancılıkta özellikle düşük yavru kayıpları ile erken kuzu ve oğlak ölümlerinin sektörde ciddi kayıplara yol açtığını belirten Çelik, bu sorunun çözümü için saha temelli projelerin, üretici eğitim programlarının ve teknik destek mekanizmalarının hızla devreye alınması gerektiğini söyledi. Artan girdi maliyetleri karşısında üreticinin korunmasının artık stratejik bir zorunluluk haline geldiğini dile getiren Çelik, toplumun sağlıklı ve güvenilir gıdaya erişim ihtiyacının her geçen gün arttığını kaydetti. Kırmızı et tüketiminde daha sağlıklı bir yönelimin teşvik edilmesi gerektiğini belirten Çelik, koyun ve keçi etinin doğal beslenme koşulları sayesinde yüksek protein değeri ve sağlıklı yapısıyla öne çıktığını ifade etti. Çelik, birçok ürüne organik tarım desteği verildiğini ancak doğada serbest şekilde beslenen, laboratuvar üretimine dayanmayan ve tamamen doğal şartlarda yetişen küçükbaş hayvanların organik destekleme kapsamı dışında bırakılmasının büyük bir eksiklik olduğunu vurguladı. Çelik Küçükbaş hayvancılığın ağır ve caydırıcı şartlara tabi tutulmadan doğrudan organik destekleme kapsamına alınması gerektiğini belirtti. T.C. Tarım ve Orman Bakanlığı'na çağrıda bulunan Çelik, küçükbaş hayvancılığın doğrudan organik destek kapsamına alınmasını, koyun ve keçi etinin besin değeri ve sağlık açısından üstün yönlerinin kamu spotlarıyla topluma anlatılmasını, küçükbaş et tüketimini artırmaya yönelik ulusal bilinçlendirme kampanyalarının başlatılmasını ve üreticiyi koruyacak sürdürülebilir teşvik mekanizmalarının güçlendirilmesini talep etti. Küçükbaş hayvancılığın yalnızca ekonomik bir faaliyet olmadığını ifade eden Çelik, sektörün kırsal kalkınmanın, gıda güvenliğinin ve sağlıklı nesillerin teminatı olduğunu söyledi. Çelik, "Bugün küçükbaş hayvancılık, ithalata dayalı kırmızı et politikalarına karşı yerli ve milli üretimin en güçlü sigortasıdır. Doğru destek modeliyle Türkiye bu alanda sadece kendi ihtiyacını karşılayan değil, ihracat potansiyelini artıran bir ülke konumuna yükselebilir" değerlendirmesinde bulundu. Toplantıya; Tarım Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Aliye Aras, Hukuk İşlerinden Sorumlu Genel Başkan yardımcısı Prof. Dr. Ali Akyıldız, Uluslararası İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Seyfettin Erol, Tarım ve Sosyal Projelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İbrahim Baş, Denetleme Kurulu Üyesi Süleyman Tanrıverdi ve Genel Başkan Danışmanı Prof. Dr. Halit Kanca katıldı. Çelik, açıklamasını "Üreticimizin emeğini koruyan, halkımızın sağlıklı gıdaya erişimini önceleyen ve ülkemizin küçükbaş hayvancılık potansiyelini en üst seviyeye taşıyacak her adımda birlik içinde hareket etmek zorundayız. Diyerek, sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Organik Atıklar Evde Bokaşi İle Dönüşecek Haber

Organik Atıklar Evde Bokaşi İle Dönüşecek

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın sürdürülebilir atık yönetimi için başlattığı “Dönüşüme Evde Başla” projesi, organik atıkların dönüşümüyle devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen proje kapsamında, evlere ücretsiz bokaşi kompost seti dağıtımı için talepler toplanmaya başladı. Proje kapsamında, evsel organik atıklar özel kovalar kullanılarak az oksijenli ortamda yararlı mikroorganizmalarla fermente edilecek ve komposta dönüştürülecek. Evlerde oluşan yemek artıkları, yumurta kabukları, bitki ve sebze atıkları İzmir’in atık döngüsüne girmeden, hanelerde dönüştürülecek. Böylece hem kentin sera gazı salımı azaltılacak hem de daha güvenli ve besin değeri yüksek gıda üretimine katkı sağlanacak. Tugay: Toprağı da tarımı da kurtarabiliriz İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, atık ayrıştırmanın öncelikli konularından biri olduğunu belirterek “Can çekişen toprağın kurtuluşu bizim elimizde. Depolama alanlarına ya da yakma tesislerine gönderdiğimiz çöplerin içindeki en değerli kısım olan organik atıkları doğru değerlendirerek toprağı da tarımı da kurtarabiliriz” dedi. Dönüşüme Evde Başla projesi ile evlere dağıtılan poşetlerle ambalaj atıklarını topladıklarını belirten Tugay, “Artık bir hedefimiz daha var, organik atıklarımızı da değerlendireceğiz. Evlerde herkesin rahatlıkla yapabileceği bir kompost çalışmasını Büyükşehir olarak başlatmaya karar verdik, bu konuda sizi de bizimle çalışmaya davet etmek istiyorum. Bokaşi kompost kovalardan satın aldık. Bizimle iş birliği yapmak isteyen yurttaşlarımıza ücretsiz dağıtacağız. Kova dolduğu zaman kapılardan teslim alacağız. Bu çalışmaya katılmak isteyen hemşehrilerimizin bizi aramasını bekliyoruz. Bu konuda kent olarak daha bilinçli olacağımıza inanıyorum. Bu proje yurttaşlarımızın çabası ve katkısı ile başarılı olacaktır. Bu güzel şehrimizi hep birlikte koruyalım, hep birlikte daha yaşanabilir hale getirelim” dedi. Talepler toplanmaya başlandı Projeye ilk olarak Konak ilçesinin Kültür ve Alsancak mahallelerinden başlandı. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı ekipleri, pilot bölgede sahaya inerek İzmirlilere bokaşi kompost seti hakkında ilk bilgilendirmeleri yaptı. Gönüllülük esasına dayalı yürütülecek projede, bokaşi kompost seti için vatandaşlar İzmir Büyükşehir Belediyesi Alo 153 Hemşehri İletişim Merkezi (HİM) üzerinden başvuru yapabilecek. Toprak iyileştirici olarak kullanacak İzmirliler, evde ürettikleri kompostu bahçelerine, büyük saksılara, apartman ya da site bahçelerine gömebilecek; bahçesi olanlara hediye edebilecek ya da yürüyüş sırasında park ve piknik alanlarında doğaya bırakabilecek. Kendi imkânlarıyla değerlendirmek istemeyen vatandaşların kompostları ise İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından toplanacak. Elde edilen ürünler, park, bahçe ve tarımsal alanlarda toprak iyileştirici olarak kullanılacak. Kokusuz ve pratik Bokaşi kompostu; mutfaklardan çıkan meyve ve sebze atıkları, yemek artıkları ile çay ve kahve posası gibi organik atıkların, koku, sinek ve haşere oluşturmadan kapalı kovalar içinde fermente edilmesini sağlayan çevreci bir yöntem olarak öne çıkıyor. Oksijenin sınırlı olduğu ortamda yararlı mikroorganizmalarla gerçekleşen fermantasyon süreci sayesinde organik atıklar çürümeye bırakılmadan değerlendiriliyor. Ev ortamında kolaylıkla uygulanabilen ve apartman yaşamına uygun olan sistem, günlük kullanımda pratiklik sağlıyor. Süreç sonunda elde edilen fermente ürün, toprağın yapısını iyileştiren ve besin değeri yüksek bir toprak düzenleyici olarak kullanılabiliyor. Ayrıca fermantasyon sırasında oluşan bokaşi sıvısı, seyreltilerek doğal sıvı gübre olarak değerlendirilebiliyor. Bokaşi ne demek? Japonca'da “fermente organik madde” anlamına gelir. Geleneksel komposttan farklı olarak bu yöntemde yiyecek atıkları oksijensiz ortamda özel mikroorganizmalarla fermente edilir. Bokaşi kompost, organik atıkları koku ve böcek oluşturmadan değerlendirir, sera gazını azaltır. Evde uygulanabilir, kolay ve düşük maliyetlidir. Toprağın yapısını, mikrobiyel aktivitesini ve su tutma kapasitesini iyileştirir. Yavaş salınımlı gübre gibi çalışarak besinleri bitkilere hazırlar. Hastalık ve zararlıları baskılar, kimyasal kalıntıları azaltır. Daha verimli, güvenli ve besin değeri yüksek gıda üretimini destekler.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.