Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bespoke

Kapsül Haber Ajansı - Bespoke haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bespoke haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rolls-Royce Spectre Series II’yi Sunuyor Haber

Rolls-Royce Spectre Series II’yi Sunuyor

Rolls-Royce Motor Cars, markanın ikonik süper coupé modeli Spectre’nin yenilenen yorumu Spectre Series II’yi tanıttı. Model, teknik ve tasarımsal açıdan hayata geçirilen kapsamlı geliştirmelerle dikkat çekiyor. 2022 yılında tanıtılmasından bu yana Spectre, zamansız tasarımı, dingin performansı ve zahmetsiz sürüş karakteriyle geniş çapta takdir toplayarak modern dönemin en önemli ve en çok övgü alan Rolls-Royce modellerinden biri haline geldi. Spectre Series II, bu başarının üzerine inşa ediliyor. Yapılan yenilikler, modelin karakterini güçlendirirken onu geleceğin klasiği haline getiren özellikleri korumaya devam ediyor. Kusursuz zarafet ile sessiz gücün buluşması Spectre’ın menzili ve performansı halihazırda müşteri beklentilerini aşmış olsa da Goodwood’daki mühendisler Series II için aracın güç aktarma sistemini daha yüksek tepki ve kontrol sunacak şekilde ileri bir seviyeye taşıdı. Bu kapsamlı iyileştirmeler, Black Badge Spectre’ın Rolls-Royce tarihindeki en güçlü model olma konumunu daha da güçlendiriyor. Güç çıkışı artık 442 kW’a ulaşırken, tork değeri 1.015 Nm’ye yükseliyor. Black Badge Spectre Series II’de ise Infinity Mode 500 kW gücü devreye sokarken, Spirited Mode 1.100 Nm’ye kadar tork sunuyor. Yeniden geliştirilen batarya hücre teknolojisi sayesinde Spectre Series II’nin potansiyel sürüş menzili %18 artarak 628 km’ye (WLTP) ulaşıyor ve şarj süreleri %14 oranında kısaltılıyor. Bu durum, markanın hem elektrikli sürüşte dinginlik hem de performanstan taviz vermeyen mühendislik anlayışındaki kararlılığını pekiştiriyor. Spectre: Bespoke zanaatkarlığı için kusursuz bir tuval Spectre, Bespoke özel siparişlere yönelik talepte Phantom’un ardından ikinci sırada yer alarak markanın kişiselleştirme dünyasındaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koyuyor. Bespoke için neredeyse sınırsız kişiselleştirme olanaklara ek olarak Spectre Series II, müşterilerin daha iddialı ve ifade gücü yüksek özel siparişlere artan talebine yanıt olarak yeni tasarlanmış ve özenle işlenmiş detaylar, malzeme ve kaplama sunuyor. Spectre’nin modern dönemin en zarif otomotiv tasarımlarından biri olarak kabul edildiğini belirten Domagoj Dukec (Director of Design, Rolls-Royce Motor Cars) sözlerine şöyle devam etti; “Spectre’ın tasarımı, müşteriler tarafından sipariş kararlarını şekillendiren en temel unsurlardan biri olarak öne çıkarken, modelin gelecekte de seçkin otomobil koleksiyonlarının kalıcı parçalarından biri olacak. Spectre Series II için genişletilen malzeme ve zanaatkârlık seçenekleriyle, müşterilerimizin Spectre’ı kendi hikâyelerini anlatabilecekleri bir tuval olarak daha da yaratıcı bir yaklaşımla değerlendirme arzusuna doğrudan yanıt veriyoruz.” Dış tasarımda zarif denge daha da güçlendirildi Süper coupé’nin dikkat çekici fastback profili, sade yüzey tasarımı ve bölünmüş far imzası Spectre Series II’de korunarak markanın bu ilk ve geniş çapta beğeni toplayan tasarıma olan güvenini vurguluyor. Lansmanından bu yana Spectre, dönemin en zarif otomotiv tasarımlarından biri olarak geniş çapta övgü toplamış ve şimdi Phantom Coupé ile birlikte Goodwood döneminin en saygın modelleri arasında yer alarak markanın koleksiyon değerine sahip ikonik otomobilleri arasına katıldı. Spectre’ın kazandığı çok sayıda uluslararası ödül arasında, zamansız tasarımı jüri üyeleri tarafından istikrarlı biçimde övgüyle karşılanırken, müşteriler de modeli modern çağın gerçek bir başyapıtı olarak benimsemiş durumda. Spectre’ın formunu ve yüzey tasarımını vurgulamak için Spectre Series II’ye özel Ethereal Blue adı verilen yeni bir solid dış renk geliştirildi. Yeni 23 inç dövme alaşım jant tasarımı, her açıdan ışığı yakalayıp yansıtan çok yüzeyli (faceted) çok kollu bir yapıya sahip olup, jant 2,5 mm gibi son derece keskin radyüslerle dövülerek üretildi. Bu sayede yüzeyler, parlatma sonrasında bile keskin elmas benzeri netliğini koruyor. Her bir jant, bu hassas yüzey formunu elde etmek için altı saate kadar elle işleniyor ve iki farklı kaplama seçeneğiyle sunuluyor: kısmen parlatılmış ve tamamen parlatılmış. İç tasarımda ifade gücü ve malzemede yenilik Spectre müşterilerinin olağanüstü yaratıcı vizyonuna yanıt olarak Spectre Series II, iç mekân paletini önemli ölçüde genişleterek yeni malzemeler, rafine yüzey uygulamaları ve etkileyici derinlik ve çeşitlilik sunan el işçiliği detaylarla zenginleştiriliyor. Bu yeni materyaller arasında, bambudan elde edilen çağdaş bir iç mekân rayon kumaşı olan Duality Twill öne çıkıyor ve ilk kez Spectre’da sunuluyor. İlhamını Côte d’Azur’daki Le Jardin des Méditerranées’nin etkileyici bambu koruluğundan alan bu özel malzeme, Sir Henry Royce’un bir dönem kış aylarını geçirdiği Villa Mimosa’ya komşu bu benzersiz peyzajın doğal zarafetini iç mekâna taşıyor. Twill kumaş, sanatsal bir “Duality” grafiğiyle işlendi. Markanın kurucularının iç içe geçmiş iki R harfinden soyutlanarak oluşturulan tasarım, yelkenli yatlarda görülen birbirine dolanan halat çizgilerini andıran denizcilik esintileri taşıyor ve Fransız Rivierası’na ince bir gönderme yapıyor. Spectre Series II’de Duality Twill iç mekânı, 2,6 milyon adede kadar dikiş, 10 mil (yaklaşık 16 km) iplik içeriyor ve üretimi toplamda 25 saate kadar sürüyor. Placed Perforation deri, Spectre Series II’de de sunularak hassasiyetle kesilmiş desenler aracılığıyla benzersiz sanat eserlerinin ortaya çıkarılmasını sağlıyor. İlk uygulama için tasarımcılar, ay ışığı altında bulutların oluşturduğu değişken silüetlerden ilham alan bir desen tasarladı. Ön ve arka koltukların omuz ve baş dayanağı bölgelerine yayılan bu özel tasarım, 0,8 mm, 1,0 mm ve 1,2 mm olmak üzere üç farklı boyutta toplam 78.138 hassas delikten oluşuyor. Aydınlatmalı kapı seçeneğine entegre edildiğinde ise desen, ışık kaynaklarına yaklaştıkça zarif bir şekilde çözülerek dağılıyor ve değişen gece gökyüzünde parıldayan yıldızları andıran yumuşak, atmosferik bir ışık etkisi oluşturuyor. Yeni yüksek parlaklığa sahip Brindled Walnut kaplama, markanın malzeme seçiminde ve zanaatkârlık anlayışında benimsediği titiz yaklaşımın zarif bir yansıması olarak öne çıkıyor. Meyve vermeyen ceviz ağaçlarından elde edilen ahşap ile kaliteli kâğıt üretiminden arta kalan okaliptüs liflerini bir araya getiren bu kaplama, katmanlı ve zengin bir “kaplan çizgisi” deseni oluşturuyor. Kaplama, cam parçacıklarından oluşan ince bir tozla zenginleştirilmiş bir lake katmanıyla mühürleniyor ve ardından son bir şeffaf koruyucu kat uygulanıyor. Bu işlem, kaplamaya derinlik ve hareket hissi kazandırıyor. İç Mekân Paneli ve Saat Galerisi artık ön konsol boyunca kesintisiz bir şekilde uzanarak yeni Illuminated Fascia tasarımıyla bütünleşiyor. Yönlü dalga desenine sahip bu tasarım, yüzey boyunca akıyormuş gibi görünen 8.108 adet piksel benzeri aydınlatma unsurundan oluşuyor ve Spectre Series II’nin güçlü yatay karakterini vurguluyor. Tasarım, Rolls-Royce’un Goodwood’daki merkezinin çevresinde yükselen South Downs ormanlarının üzerinde süzülen ve sürekli değişen sis tabakasından ilham alıyor. Yeni bir saat tasarımı da sunuluyor. Tasarım, kusursuz okunabilirliği ön planda tutan hassas havacılık göstergelerinden ilham alıyor. Saat kadranı, döküm metal akreple yelkovana ve aracın modern karakterini yansıtan sadeleştirilmiş bir grafik tasarıma sahip. Yeni saat tasarımını barındıran özel vitrin bölümünde ayrıca, masif paslanmaz çelikten üretilmiş ve alttan aydınlatılan bir Spirit of Ecstasy figürü de sergileniyor. Black Badge için cesur yeni bir renk paleti Black Badge Spectre Series II’ye özel olarak geliştirilen yeni tasarım detayları, markanın asi ve sıra dışı karakterini daha da vurgulayarak güçlü, iddialı ve tavizsiz duruşunu ön plana çıkarıyor. Yeni geliştirilen Iced Black Exterior Detailing seçeneği, aracın parlak dış trim detaylarının neredeyse tamamını mat bir yüzeyle dönüştürüyor. Bu uygulama; ön ızgara çerçevesi, yan çerçeve kaplamaları, tampon detayları, “Double R” ambleminin yan çerçevesi, kapı kolları ve Spirit of Ecstasy üzerinde uygulanıyor. Dikkat çekici bir şekilde, Pantheon Izgarası’nın dikey kanatları ise parlak yüzeylerini koruyor; bu tercih, aracın kimliğini muhafaza etmek amacıyla Rolls-Royce tasarımcıları tarafından alınmış bir karar olarak öne çıkıyor. Black Badge için daha etkileyici bir görsel karakter yaratmak amacıyla yeni bir jant tasarımı da geliştirildi. Açık kollu tasarım, aracın güçlü fren sistemini ön plana çıkarırken; jantın en dış kenarına kadar uzanan parlak dış halka, yedi kollu yapının çapını daha belirgin hale getiriyor. Yüzeye entegre edilen ince cam parçacıkları zarif bir ışıltı etkisi yaratıyor. Bu dikkat çekici tasarım, özel yüksek sıcaklık kürleme süreciyle geliştirilen Iced Matte Black seçeneğiyle de sunuluyor. Böylece Black Badge tarihinde ilk kez bu yüzey kaplaması bir jantta kullanılıyor. Spectre Series II: Güçlendirilmiş bütünlük Spectre Series II ile gerçekleştirilen gelişim, modelin zamana meydan okuyan tasarım anlayışını ve kalıcı mühendislik mükemmeliyetini güçlü bir göstergesi olup bu gelişim, markanın genişleyen küresel Private Office ağı sayesinde daha yakın iş birlikleriyle şekillenen yeni bir özel sipariş döneminde ve her zamankinden daha geniş bir yaratıcı seçenek yelpazesiyle ortaya çıkıyor. Spectre’ın önemini en başından itibaren takdir edenlerin sezgilerine saygı duyan bu yaklaşım, aynı zamanda modeli gelecekte sipariş edecek müşterilere yeni ve daha geniş ifade olanakları sunuyor. Spectre’nin Rolls-Royce için bir dönüm noktası niteliği taşıyan bir otomobil olduğunu belirten Chris Brownridge (Chief Executive, Rolls-Royce Motor Cars) sözlerine şöyle devam etti: “Spectre, mühendisler, tasarımcılar ve zanaatkârlar tarafından şekillendirilmiş, müşterilerimizin içgörüleriyle geliştirilmiş ve dünya genelinde büyük beğeniyle karşılandı. Müşterilerimizin en çok değer verdiği sessizlik, zahmetsiz sürüş ve yüksek güç gibi özellikleri daha da ileri taşıyarak, Rolls-Royce’un elektrifikasyon çağında kusursuz bir uyum sergilediğini bir kez daha ortaya koyuyor. Bu otomobilin dünya çapında gördüğü olağanüstü ilgi, Spectre’ı güncel ürün portföyümüzde Bespoke için en dikkat çekici “tuval” modellerinden biri olarak konumlandırmış ve müşterileri giderek daha bireysel ve daha iddialı siparişler vermeye teşvik etmiştir. Spectre Series II ile bu olanakları daha da ileri taşıyoruz. Bu modern başyapıtın rafine edilmesi, “Küçük şeyler mükemmelliği yaratır, ancak mükemmellik küçük bir şey değildir.” diyen kurucu ortağımız Sir Henry Royce’un ruhuna uygun olarak gerçekleştirilmiştir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Rolls-Royce’dan 100 Yıllık Efsanesine Özel Koleksiyon  Haber

Rolls-Royce’dan 100 Yıllık Efsanesine Özel Koleksiyon 

100 yıldır Phantom, dünyanın en etkili isimleri tarafından tercih edilen, başarı ve seçiciliğin nihai sembolü olarak tanınıyor. Efsanevi Phantom’un 100. yılı kutlanırken, Rolls-Royce Motor Cars Phantom Centenary Private Collection ile saygı duruşunda duruyor ve sadece 25 adet ile sınırlı bu özel koleksiyonu kutluyor. Rolls-Royce Bespoke (kişiselleştirme) Collective’in tasarımcı, mühendis ve ustaları, tüm uzmanlıklarını ve yaratıcılıklarını bir araya getirerek, markanın başyapıtı olarak nitelendirilebilecek bu eşsiz koleksiyonu hayata geçirdi. Rolls-Royce Bespoke ekibi, 1920’lerden günümüze Phantom’un her neslinin ruhunu ve kimliğini detaylı bir şekilde inceleyerek, modelin dünyasına tam anlamıyla nüfuz etti. Bespoke ekibi, Phantom’un önemli sahiplerini, Rolls-Royce’un kilit isimlerini, modelin tasarlanıp üretildiği mekanları ve dönemin ruhunu yansıtan önemli olayları detaylı bir şekilde araştırdı. Bu ilham kaynakları, önce 77 el çizimi motif olarak tasarlandı ve ardından Phantom Centenary Private Collection’a özenle işlenmiş arşiv referanslarıyla yansıtıldı. Ortaya çıkan bu özel koleksiyon, Phantom’un geçmişine saygı duruşunda bulunurken, bugününü tanımlıyor ve önümüzdeki 100 yıl boyunca modelin mirasını şekillendirecek prensipleri ortaya koyuyor. Her tarihi an, bu nadir ve koleksiyon değeri taşıyan saygı duruşu için özel olarak geliştirilen ileri düzey zanaatkarlık teknikleri ile hayata geçiriliyor. İç mekânda, couturier tasarımı tekstiller, çizim stilinde nakışlar, lazerle işlenmiş deri ve öncü ahşap işçiliği – üç boyutlu marküteri, altın varak ve üç boyutlu mürekkep katmanlama dahil – Phantom’un hikayesini çarpıcı ve detaylı bir şekilde anlatıyor. Dış tasarımda, kaput benzersiz bir Spirit of Ecstasy figürü ile taçlandırılıyor. Bu figür, Phantom’un ilk modelinde ilham alınarak yeniden yorumlandı ve bu özel yıldönümünü anmak için saf altından üretildi. Dış tasarım: Zarif ve özel Bespoke ifadesi Siyah – beyaz bir film yıldızının zamansız zarafetini yansıtan Phantom Centenary Private Collection’ın dış tasarımı, Phantom’un galalarda boy gösterdiği, sinema ikonlarını taşıdığı ve dönemin ışıltısının simgesi haline geldiği Hollywood’un altın çağını anımsatıyor. Araç, Bespoke iki tonlu boya ile tamamlanıyor ve uzun yüzeylerdeki bu uygulama, 1930’lu yılların Phantom modellerinin akıcı silüetine saygı duruşu niteliğinde. Yan gövde, Arctic White üzerine Super Champagne Crystal kaplamasıyla sunulurken, üst gövde siyah üzerine Super Champagne Crystal ile tamamlanıyor. Özel olarak geliştirilen bu kaplama, dış yüzeye olağanüstü bir metalik parlaklık kazandırıyor. Bu etki, şeffaf verniğe ince öğütülmüş cam parçacıklarının eklenmesiyle sağlanıyor. Bu özel kutlama Private Collection için, Rolls-Royce boya uzmanları, şeffaf parçacıkları şampanya rengi partiküllerle değiştirerek miktarını iki katına çıkardı ve böylece büyüleyici bir derinlik elde etti. Bu zamansız kaplama, Spirit of Ecstasy’nin benzersiz bir yeniden yorumlanmasıyla taçlandırılıyor. Phantom’a takılan ilk Spirit of Ecstasy figürünü referans alan tasarımcılar, bu ikonik figüre bir saygı duruşu niteliğinde tasarım ortaya çıkardı; önce 18 ayar saf altın ile dökülen figür, ardından 24 ayar altın kaplama ile tamamlanarak kusursuz ve kararmaya dayanıklı bir yüzey sunuyor. Parça, Londra’daki Hallmarking & Assay Office’e sunularak, özel olarak geliştirilen “Phantom Centenary” damgasını aldı. Rolls-Royce tarihinde bir ilk; altın ve beyaz mineli “RR” Figürün tabanı, el dökümü beyaz cam mine ile tamamlanıyor ve koleksiyonun adı özenle işlenerek kazınıyor. Rolls-Royce tarihinde bir ilk olarak, aracın ön, arka ve yan taraflarında yer alan “RR” Onur Rozeti, koleksiyona özel 24 ayar altın ve beyaz mine ile sunuluyor. Dış tasarımın tamamlayıcısı olarak, her biri 25 çizgiyle işlenmiş Phantom jantları yer alıyor. Bu detay, koleksiyondaki 25 araca saygı duruşu niteliğinde olup, toplamda 100 çizgi ile Phantom’un 100. Yılı kutlanıyor. İç tasarım: Phantom efsanesine yolculuk Phantom’un bir asırlık hikayeleri, Private Collection’ın iç mekandaki birçok yüzeyde zarif bir şekilde hayat buluyor; bazıları hemen fark edilen, bazıları ise zamanla keşfedilen görkemli arşiv referanslarıyla anlatılıyor. Geçmiş Phantom modellerine bir saygı duruşu olarak, Phantom Centenary’in iç mekânı tekstil ve deriyi bir araya getiriyor; bu tasarım, markanın ilk yıllarını anımsatıyor; şoför koltuğu dayanıklı deri ile arka kabin ise lüks kumaşlarla kaplanıyordu. Bu zarif kontrast, Phantom’un her zaman sürüşteki otorite ile yolcu kabinindeki mutlak huzuru mükemmel bir dengeyle bir araya getirdiğini gözler önüne seriyor. Arka koltuklar: Ustalığın zirvesi Phantom Centenary’in arka koltukları, 1926 yapımı ünlü “Phantom of Love” modelinden ilham alıyor. O dönemlerde, koltuklar el dokuması Aubusson halılarıyla özel olarak tasarlanmıştı. Koltuklardaki sanat eserleri, üç farklı hikâye katmanı üzerinden anlatılıyor. İlk katman, yüksek çözünürlüklü baskı ile tasarlanan arka plan, Phantom’un tarihine ait önemli mekanları ve objeleri gözler önüne seriyor. Bu detaylar, Londra’daki markanın ilk adresi Conduit Street’ten, Henry Royce’un Güney Fransa’yı konu alan yağlı boya tablolarına kadar uzanıyor. İkinci katman, yüksek çözünürlüklü baskı ile tasarlanmış olup, geçmişin ikonik Phantom modellerini ince detaylarla gözler önüne seriyor. Üçüncü ve en üst katman, Phantom’un her neslinden yedi önemli sahibi soyut bir şekilde temsil eden özenle işlenmiş nakışlarla oluşturuluyor. Bu özel kumaş, bir moda atölyesi ile iş birliği içinde 12 ay süren titiz bir çalışma sonucunda geliştirildi ve haute couture dünyasının ötesinde ilk kez Phantom Centenary için kullanıldı. Rolls-Royce’un yüksek standartlardaki dayanıklılık, dokunsal kalite ve estetik beklentilerini karşılamak üzere, yüksek çözünürlüklü baskı süreci Phantom Centenary Private Collection için özel olarak geliştirilmiş mürekkepler ve tekniklerle mükemmelleştirildi. Rolls-Royce tarihinin en detaylı koltuk kompozisyonu Yüksek çözünürlüklü baskılı kumaş, benzersiz bir el çizimi görünümü sunan özenle tasarlanmış nakışlarla tamamlanıyor. Bespoke Collective tarafından “iplikle eskiz yapmak” olarak tanımlanan bu özel nakış tekniği, bir kalem çizgisinin ifadesini tekstil üzerinde kusursuz bir şekilde yansıtıyor. Her bir görseli öne çıkarmak ve tanımlamak üzere ustalar, Golden Sands ipliği ile eskiz tarzında düzensiz dikişler uyguladı. Bu teknik, çizgilerin yüzeyin üzerinde hafifçe süzülüyormuş gibi görünmesini sağlıyor. Doku ve derinlik, Seashell ipliği ile yüksek yoğunluklu dikişler uygulanarak sağlandı. Tüm kompozisyon boyunca bu özenli işçilik, toplamda 160.000’den fazla dikişten oluşuyor. Tamamlanan eser, her biri tam hassasiyetle hizalanmış ve koltukların kıvrımlarına uyacak şekilde yerleştirilmiş 45 ayrı panelden oluşuyor. Bu süreç, Savile Row terzilik tekniklerinden ilham alınarak gerçekleştirildi ve sonuç olarak Rolls-Royce tarihinin en detaylı koltuk kompozisyonu ortaya çıktı. Arka koltukların, el dokuması bir halının çağdaş yorumu olarak tasarlandığını belirten Celina Mettang (Bespoke Colour and Material Designer, Rolls-Royce Motor Cars) sözlerine şöyle devam etti: “Phantom’un hikayesi, özenle seçilmiş detaylar aracılığıyla tekstil ve nakışlarla gözler önüne seriliyor. Her bir nakış detayı, ustalar tarafından dijital olarak yeniden tasarlanarak işlendi ve her çizgi için özel dikiş teknikleri titizlikle seçildi. Örneğin, at motifinde saç dokusunu canlandırmak için aralıklı dikişler, kasları ve hatları belirginleştirmek için ise yoğun dikişler uygulandı. Bu ince detayların kusursuz bir şekilde uygulanabilmesi için olağanüstü bir hassasiyet gerekiyordu; bir motif, istenilen mükemmelliğe ulaşana kadar 24 kez revize edildi. Bu süreç, Phantom’un adını onurlandıran özel bir saygı duruşu yaratırken hissettiğimiz derin kişisel gururu ve bu ikonik mirası gelecek nesillere taşıma sorumluluğunu gözler önüne seriyor.” Ön koltuklar: Sürüş kabininde tasarımın zirvesi Ön koltuklardaki deri, Bespoke tasarımcı tarafından el çizimi olarak hazırlanan çalışmalar temel alınarak lazerle işlenmiş olup, çizerin ustalığını ve detaycılığını yansıtıyor. Motifler arasında, Phantom’un 100 yıllık mirasının olağanüstü ağırlığını zarif bir şekilde taşıyan sembolik detaylar yer alıyor. Bunlar arasında, 2003’teki Rolls-Royce yeniden lansmanının kod adı olan “Roger Rabbit”e gönderme yapan bir tavşan ve 1923 Phantom I prototipinin kod adı olan martı yer alıyor. Anthology Gallery: 100 yıldır anlatılan seçilen bir hikâye Phantom Centenary Private Collection’ın merkezinde, Anthology Gallery yer alıyor. Bu etkileyici kompozisyon, dikey olarak fırçalanmış 50 adet 3D baskılı alüminyum “kanatçıktan” oluşuyor ve bir kitabın sayfaları gibi zarif bir şekilde iç içe geçiyor. Her bir kanatçık, her iki tarafından da okunabilen oyma harflerle tasarlanmış olup, Phantom’un bir yüzyıl boyunca basında yer alan övgü dolu alıntılardan oluşuyor. Heykel, düşen havai fişeklerin ışıltısını çağrıştıran değişken ışıklandırmalarla zarif bir şekilde aydınlatılıyor. Her bir kanatçığın fırçalanmış kenarları, izleyicinin bakış açısına göre değişen yansıma ve ışık oyunları oluşturuyor. Ahşap işçiliği: Heykelsi bir ifade Phantom Centenary Private Collection, Rolls-Royce tarihinde yaratılmış en karmaşık ve detaylı ahşap işçiliğini içeriyor. Bir yıl süren bir çalışma sonucunda geliştirilen ve Blackwood ile renklendirilmiş kapı panelleri, Phantom’un en önemli ve dönüm noktası niteliğindeki yolculuklarını gözler önüne seriyor. Her bir kompozisyonda, coğrafi haritalar, kıvrımlı yollar, geniş manzaralar, bitkisel detaylar ve deneysel araba tasvirleri, Phantom’un mirasını yansıtan yaşayan bir sanat eseri yaratacak şekilde bir araya getiriliyor. Arka kapılar, Sir Henry Royce’un kış aylarını geçirdiği St. Tropez yakınlarındaki Le Rayol-Canadel-sur-Mer kıyı şeridini betimliyor. Ön yolcu kapısında, Sir Henry Royce’un yazlık konutunun bulunduğu West Wittering’in manzarası yer alıyor. Burası, günümüzde Rolls-Royce’un merkezi olan tesise yalnızca sekiz mil uzaklıkta bulunuyor. Sürücü kapısında, Goodwood döneminin ilk Phantom’ının Perth’ten başlayarak Avustralya kıtasını kat ettiği destansı 4.500 millik yolculuk anlatılıyor. Her bir kompozisyonda, derinlik ve doku yaratmak amacıyla 3 boyutlu çok yönlü marküteri, lazer kazıma, 3 boyutlu mürekkep katmanlama ve altın varak teknikleri bir araya getiriliyor. Haritalar, manzaralar, çiçekler ve ağaçlar gibi motifler, lazer kullanılarak ahşaba üç farklı derinlikte işleniyor. Bu yolculukları temsil eden yollar, 0.1 mikrometre kalınlığındaki altın varak karelerinden işlenmiş 24 ayar altınla parlatılıyor. Her bir yol özenle hazırlanıyor, kesiliyor ve yerleştiriliyor. Arka kapılarda, Güney Fransa’ya özgü çam, servi, eğrelti otu ve palmiye gibi bitki örtüleri de yer alıyor. Arka yolcu kapısının bir bölümü ise Sir Henry Royce’un bölgeye ait orijinal yağlı boya tablolarından birini, tuvalden ahşaba aktararak yeniden canlandırıyor. Royce’un evlerinin tam konumları – Güney Fransa’daki Villa Mimosa ve West Wittering’deki Elmstead – 2.76 mm çapında tek bir altın varak noktasıyla özenle işaretleniyor. Phantom’un hikayesinin farklı yönlerini bir araya getiren kompozisyonu oluşturmak için orijinal metinler, günlükler, fotoğraflar ve tablolar gibi eşsiz bir kaynak yelpazesinden yararlandıklarını belirten Katrin Lehmann (Bespoke Colour and Material Designer, Rolls-Royce Motor Cars) sözlerine şöyle devam etti: “Bu proje için geliştirilen yeni teknolojiler, özellikle 3 boyutlu mürekkep katmanlama, daha önce mümkün olmayan ölçekte detayların eklenmesine olanak sağladı – bazıları yalnızca 0.13 mm yüksekliğinde; denizde yelken açan bir tekneden haritadaki konum isimlerine kadar her detay titizlikle işlendi. Phantom’un tarihindeki anları, bu ismi taşıyan modelin hak ettiği detay ve titizlikle hayata geçirebilmek büyük bir ayrıcalık.” Kapılardaki ahşap yüzeyler, özenle işlenmiş deri panellere dönüştürülüyor. 24 ayar altın “yollar”, altın iplik işlemeler olarak devam ediyor; haritalar ve manzaraların detayları siyah iplikle işlenerek kapıların kaplamalı bölümündeki kazınmış detayları yansıtıyor. Ahşap işçiliği, 1925 model orijinal Phantom I ve günümüz Phantom VIII’in tasvirleriyle tamamlanıyor; her biri arka piknik masalarına özenle kazınmış olarak sunuluyor. Modeller, piknik masalarının deri kaplı arka yüzeylerindeki işlemelerde de yansıtılıyor; bu, geçmiş ile günümüzü bir araya getiren bir diğer ince detay olarak öne çıkıyor. Piano Black kaplama, merkezi döner düğmeyi yansıtan altın tozu ile zenginleştirilmiş; söz konusu düğme de 24 ayar altın kaplamaya sahip olarak sunuluyor. Altın bir miras 6,75 litrelik V12 motor gibi muazzam bir mühendislik harikası, Arctic White ile tamamlanmış özel tasarım bir kapakla öne çıkarılıyor. Kapak, Phantom’un modern efsanesini ve başarısını şekillendiren kusursuz gücü onurlandırmak için 24 ayar altın detaylarla süsleniyor. Starlight (Yıldız tavan) altında Phantom’un hikayesi Hafif animasyonlu ve işlemeli Starlight tavan döşemesi, Phantom’un tarihindeki önemli anları 440.000 dikişle yansıtıyor. Tasarım, Henry Royce’un Wittering’deki bahçesinde, iki yakın meslektaşı – markanın Baş Motor Tasarımcısı Charles L. Jenner ve Rolls-Royce’un deneysel departmanının baş test sürücüsü Ernest Hives – ile birlikte dut ağacının altında fotoğraflandığı anı yansıtacak şekilde tasarlandı. Bespoke Collective, bu andan ilham alarak, Starlight tavan döşemesinin altında oturan müşterilerin Royce’un bir zamanlar yaşadığı gibi kendi hayal gücü ve olasılık kıvılcımlarını deneyimleyebileceği bir ilham atmosferi yaratmayı amaçlıyor. Sahne, markanın Goodwood’daki merkezinin avlusundaki karakteristik kare taçlı ağaçları da içerecek şekilde tasarlanıyor. Bal arıları – Rolls-Royce Arıcılığı’ndaki 250.000 sakinine atıfta bulunan bir detay – uçuş halinde tasvir ediliyor; muhtemelen yalnızca Rolls-Royce’un merkezinde yetiştirilen Phantom Rose’a doğru ilerliyorlar. Takımyıldızlarının arasında, geçmişin önemli Phantom modellerine sessiz övgüler yer alıyor; bunlar arasında, Sir Malcolm Campbell’in “Bluebird” olarak bilinen Phantom II’sini temsil eden bir kuş motifi de bulunuyor. Dut yapraklarının arasında, Goodwood döneminin ilk Phantom’unun tasarlandığı gizli 1990’lar tasarım stüdyosu “The Bank’teki” kasa kapısı kilit mekanizmasına ince bir gönderme yer alıyor. Hareket halinde unutulmaz bir miras Phantom Centenary Private Collection’ı hayata geçiren tasarımcılar, mühendisler ve zanaatkarlar için bu araç, nesilde bir kez üstlenebilecek türden özel bir sorumluluk anlamına geliyor. Ortaya konan bu eser, Phantom’un doğuşuna ilham veren aynı ruhu yansıtıyor: markanın mükemmelliğe olan sarsılmaz bağlılığını ve dünyanın en iyi aracını yaratma tutkusunu simgeliyor. Rolls-Royce Phantom Centenary Private Collection, dünyanın en saygın lüks ürününün 100 yıllık mirasına adanmış bir saygı duruşu olarak sunulduğunu belirten Chris Brownridge (Chief Executive, Rolls-Royce Motor Cars) sözlerine şöyle devam etti: “Bu ödünsüz sanat eseri, özenle tasarlanmış Phantom VIII’i bir tuval olarak kullanarak Phantom’un olağanüstü yaşam öyküsünü ve onu şekillendiren insanları anlatıyor; Rolls-Royce’daki vizyonerlerden, efsanesinin oluşmasına katkıda bulunan sahiplerine kadar tüm hikayeyi kapsıyor. Bir yüzyıldır, Phantom isim plakası, Rolls-Royce’un yeteneklerinin zirvesini simgeliyor. Bu mirası onurlandırmak amacıyla hazırlanan son derece iddialı Private Collection, yeni teknikler sunuyor ve 40.000 saatten fazla emeğin ürünü olarak ortaya çıktı. Bu araç, Phantom’un hırs, sanatsal yaratıcılık ve tarihi ağırlık simgesi olarak statüsünü yeniden teyit ediyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.