Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Beyaz Eşya

Kapsül Haber Ajansı - Beyaz Eşya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Beyaz Eşya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

3D Yazıcı Çiftlikleri Türkiye'de Seri Üretimin Yeni Yatırım Alanı Oluyor Haber

3D Yazıcı Çiftlikleri Türkiye'de Seri Üretimin Yeni Yatırım Alanı Oluyor

Geleneksel üretim yöntemlerinde yeni bir ürünün geliştirilmesi ve seri üretime alınması çoğu zaman yüksek kalıp maliyetleri, uzun hazırlık süreçleri ve büyük yatırımlar gerektiriyor. Özellikle düşük adetli veya kişiselleştirilmiş üretimlerde bu maliyetler işletmeler için önemli bir dezavantaj oluşturuyor. Bu noktada devreye giren 3D yazıcı çiftlikleri (3D Farm), onlarca hatta yüzlerce 3D yazıcının aynı anda çalıştığı dijital üretim modeliyle üretim anlayışını değiştiriyor. Dijital tasarımın sisteme yüklenmesinin ardından üretim saatler içinde başlayabiliyor; yeni bir ürün için kalıp hazırlanmasına veya üretim hattının yeniden kurulmasına ihtiyaç duyulmuyor. Türkiye'de 3D Farm Ekosistemi Genişliyor, Seri Üretim Güç Kazanıyor Türkiye'de de eklemeli imalat ekosisteminin her geçen yıl büyüdüğüne dikkat çeken Expo 3D İstanbul Fuar Koordinatörü Yıldırım Ünverdi, "Türkiye'de endüstriyel üretimde kullanılan 600'ün üzerinde 3D yazıcının aktif olduğu belirtilirken, ticari olarak 3D baskı hizmeti sunan işletme sayısının 700 ila 1.000'in üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Ancak sektörün önemli bölümünü hâlâ prototipleme ve düşük adetli üretim yapan işletmeler oluşturuyor. Gerçek anlamda seri üretim gerçekleştiren, 10 ve üzeri yazıcıyla faaliyet gösteren profesyonel 3D yazıcı çiftliklerinin sayısının ise yaklaşık 30 ila 80 arasında olduğu değerlendiriliyor. Buna karşın ABD, Çin ve Avrupa'da binlerce profesyonel 3D yazıcı çiftliği üretim süreçlerinde aktif olarak kullanılıyor. Yapay zekâ destekli üretim yönetimi, otomasyon sistemleri ve yeni nesil malzeme teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte 3D Farm modeli, prototiplemenin ötesine geçerek seri üretimin de önemli bir parçası haline geliyor. Türkiye'nin sahip olduğu güçlü üretim altyapısı ve artan teknoloji yatırımları sayesinde önümüzdeki dönemde bu dönüşümden çok daha fazla pay alacağına inanıyoruz" dedi. Türkiye'nin otomotiv yan sanayisi, savunma sanayii, beyaz eşya, makine ve kalıp üretimindeki deneyiminin eklemeli imalat teknolojilerinin yaygınlaşması açısından önemli avantaj sunduğunu ifade eden Ünverdi, Avrupa pazarına yakınlığın da Türkiye'yi bölgesel bir dijital üretim merkezi haline getirebilecek önemli fırsatlar barındırdığını söyledi. 3D Farm modelinin yalnızca büyük sanayi kuruluşları için değil, KOBİ'ler ve girişimciler için de önemli fırsatlar sunduğunu belirten Ünverdi, "Yüksek kalıp yatırımı gerektirmeden üretime başlanabilmesi, düşük ve orta ölçekli seri üretimin ekonomik şekilde gerçekleştirilebilmesini sağlıyor. Aynı üretim altyapısıyla farklı tasarımlar üretilebildiği için kişiselleştirilmiş üretim kolaylaşıyor. Plastik, reçine, metal, seramik ve kompozit gibi birçok farklı malzemeyle üretim yapılabilmesi de kullanım alanını otomotivden havacılığa, savunma sanayiinden medikale kadar genişletiyor. Dünyada çok sayıda girişimci onlarca yazıcıdan oluşan üretim çiftlikleriyle küresel e-ticaret platformlarına ürün satıyor. Benzer modelin Türkiye'de de hızla yaygınlaşacağına inanıyoruz. Dijital üretim altyapısı, düşük adetli ancak yüksek katma değerli ürünlerin ekonomik şekilde üretilmesine imkân tanırken, Türkiye'nin ihracatta yüksek teknolojili ve kişiselleştirilmiş ürün payını artırma potansiyeli taşıyor. Nasıl CNC teknolojileri zaman içinde üretim tesislerinin standart ekipmanlarından biri haline geldiyse, önümüzdeki dönemde çoklu 3D yazıcı sistemleri de birçok fabrikanın standart üretim altyapısının vazgeçilmez bir parçası olacak" dedi. Eklemeli İmalat Ekosistemi EXPO3D İstanbul'da Buluşacak Eklemeli imalat teknolojilerinin tüm paydaşlarını aynı platformda buluşturacak Expo 3D İstanbul– 3D Baskı Teknolojileri ve Katmanlı Üretim Fuarı, 17-19 Eylül 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi'nde gerçekleştirilecek. Türkiye'nin bu alandaki ilk ve tek ihtisas fuarı olma özelliğini taşıyan organizasyon; 3D yazıcı üreticilerinden filament ve metal tozu tedarikçilerine, yazılım geliştiricilerinden otomasyon firmalarına, tarama sistemlerinden son işlem teknolojilerine kadar eklemeli imalat zincirinin tüm halkalarını bir araya getirecek. Fuar, yalnızca yeni teknolojilerin sergilendiği bir organizasyon olmanın ötesinde, üretim süreçlerini dijitalleştirmek isteyen sanayi kuruluşları için yeni iş birlikleri, yatırım fırsatları ve teknoloji transferine zemin hazırlayacak. Savunma sanayii, otomotiv, havacılık, medikal, kalıp, makine, enerji, eğitim ve tasarım başta olmak üzere birçok sektörden profesyonelin katılımıyla gerçekleşecek EXPO3D, Türkiye'nin eklemeli imalat ekosisteminin gelişimine yön veren önemli buluşma noktalarından biri olmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Beyaz Eşya Sektöründe Daralma Sürüyor Haber

Beyaz Eşya Sektöründe Daralma Sürüyor

Türkiye Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD), sektörün 2026 yılı ilk yarı sonuçlarına dair değerlendirmelerini paylaştı. Arçelik, BSH, Dyson, Electrolux, Haier Europe, Midea Grup Türkiye, Miele, Samsung, Versuni (Philips) ve Vestel gibi Türkiye’de üretim veya ithalat faaliyetinde bulunan yerli ve uluslararası firmaları bünyesinde barındıran TÜRKBESD’in verilerine göre, 2026 yılının ilk yarısında 6 ana ürün grubunda iç satışlar, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %7 geriledi. İhracatta son yıllarda gözlemlenen gerileme trendi devam ederken, 2026 yılının ilk yarısında ihracat bir önceki yılın aynı dönemine göre %19 azaldı. İhracattaki düşüş üretim adetlerine de yansırken üretim miktarı geçen yılın aynı dönemine göre %15 geriledi. Toplam satışlar ise %15 düşüşle 13.026.952 adet olarak gerçekleşti. Haziran ayı özelinde ise geçen yılın aynı ayına göre iç satışlarda %15, ihracatta %11 daralma yaşanırken üretim aynı seviyede kaldı. Toplam satışlar ise %12 gerileyerek 2.033.470 adet olarak kaydedildi. Türkiye, %7’lik üretim hacmiyle Avrupa’nın birinci, dünyanın ise en büyük ikinci beyaz eşya üretim merkezi konumunda yer alıyor. 2025 yılı itibarıyla yıllık 29 milyon adetlik üretim hacmine sahip olan beyaz eşya sektörü, 60 bin kişiye doğrudan, 600 bin kişiye ise dolaylı istihdam sağlıyor. 2025 yılında 20,2 milyon adet ihracat gerçekleştiren sektör, küresel piyasalardaki rekabetçiliğini artırmak amacıyla Ar-Ge, dijital dönüşüm ve yeşil dönüşüm yatırımlarını sürdürüyor. Sonuçları değerlendiren TÜRKBESD Başkanı Alper Şengül, “Sektörümüz, küresel pazarlarda yaşanan ihracat daralmasının temel nedenleri arasında rekabet gücümüzdeki zayıflama ile dış ticaret politikalarının yarattığı ilave maliyet ve yüklerin bulunduğunu uzun süredir dile getirmektedir. Gelinen noktada, ihracattaki düşüşün devam ettiğini görüyoruz” dedi. Şengül, ihracat pazarlarındaki kayıpların devam etmesinin sektörün bugünkü performansının yanı sıra gelecek yatırımlarını, istihdamı ve üretim kapasitesini belirleyici nitelikte olduğunu ifade etti. Avrupa gibi köklü pazarlarda kamu ve özel sektörün ortak çabasıyla uzun yıllar içinde oluşturduğu güçlü ihracat kapasitesi ve pazar konumuna değinen Şengül, “Sektörün sürdürülebilirliği için rekabetçiliği güçlendirecek, ihracatı destekleyecek ve üretim maliyetlerini dengeleyecek adımlar büyük önem taşıyor” dedi. Anti-Damping Önlemleri Sektörü Maliyet ve İhracat Cephesinde Zorluyor Beyaz eşya sektörünün temel girdilerinden biri olan yassı çelik ürünlerine ilişkin anti-damping soruşturmalarının yüksek vergilerle sonuçlanmasını değerlendiren TÜRKBESD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Mehmet Yavuz, “Sektörün temel girdilerinden biri olan yassı çelik ürünlerine ilişkin anti-damping soruşturmalarının yüksek vergilerle sonuçlanması, üreticilerin maliyet yapısını doğrudan ve olumsuz biçimde etkiliyor. Üretim maliyetlerindeki her ilave artış, ihracat rekabetçiliğimizi etkilemektedir” dedi. Bu tablonun etkilerini sektör verilerinde açıkça gördüklerini ifade eden Yavuz, “Üretim ve ihracattaki daralmada küresel talepteki zayıflama ve ihracat pazarlarındaki belirsizlikler de rol oynamakla birlikte, temel girdilere getirilen ilave maliyetlerin sektörümüzün rekabet gücü üzerindeki başlıca baskı unsurlarından birini oluşturduğu açıktır. Türkiye'nin katma değerli üretim ve ihracat hedeflerine ulaşabilmesi için sanayimizin uluslararası rekabet gücünü koruyacak, öngörülebilir ve sürdürülebilir bir maliyet yapısına ihtiyacı vardır” diye belirtti. Rekabet Edilen Ülkelerde Bulunmayan Maliyet Kalemleri Büyüme Kapasitesini Sınırlandırıyor Sektörün uluslararası rekabetçiliğini doğrudan etkileyen maliyet unsularına dikkat çeken TÜRKBESD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fatih Özkadı, Geri Kazanım Katılım Payı’nın (GEKAP) beyaz eşya üreticilerinin başlıca uluslararası rakiplerinin karşılaşmadığı ilave bir maliyet yarattığını ve üretim, yatırım ve ihracat üzerinde doğrudan baskı oluşturduğunu belirtti. Özkadı, “2020 yılında uygulamaya alınan GEKAP birim tutarları bugün yaklaşık 15 ila 17 katına çıkmış durumda. Aynı dönemde üretici ve tüketici fiyatlarındaki artış yaklaşık 7 kat seviyesinde gerçekleşti. Dolayısıyla GEKAP tutarlarındaki artış, enflasyonun çok üzerinde seyrediyor.” bilgisini paylaştı. GEKAP’ın sektör üzerindeki yıllık maliyetinin yaklaşık 3 milyar TL’ye ulaştığını, 2020–2025 döneminde sektörden tahsil edilen toplam GEKAP tutarının ise yaklaşık 250 milyon dolar seviyesinde olduğunu açıklayan Özkadı, sektörün son yıllarda yaşadığı üretim ve ihracat kaybının aciliyeti dikkate alınarak, GEKAP yükümlülüğünün geçici bir süre için kaldırılmasının veya birim tutarların en az yüzde 50 oranında azaltılmasının sektörün rekabet gücünün korunması açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Ayrıca GEKAP’ın hesaplanma yönteminin beyaz eşya ürünlerinin özelliklerine göre yeniden ele alınması gerektiğini vurgulayan Özkadı, “Beyaz eşya ürünleri kapsam dahilindeki birçok üründen farklı olarak yüksek ağırlığa ve uzun kullanım ömrüne sahiptir. Bu nedenle GEKAP’ın yalnızca ürün ağırlığı üzerinden hesaplanması, ürünlerin çevresel etkisini ve fiili geri kazanım maliyetini yeterince yansıtmamakta ve sektör üzerinde orantısız bir maliyet oluşturmaktadır. Ürünlerin yapısal özelliklerini gözeten, ürün bazında farklılaştırılmış, daha adil ve dengeli bir hesaplama sistemine ihtiyaç bulunmaktadır” ifadelerini kullandı. Yetkili Servisler için Markaların Web Siteleri Tercih Edilmeli Beyaz eşya sektörünün üretim, satış ve satış sonrası hizmetleriyle dev bir ekosistem oluşturduğunu belirten TÜRKBESD Yönetim Kurulu Üyesi Semir Kuseyri, Türkiye genelinde faaliyet gösteren 3.500'den fazla yetkili servisin bu ekosistemin önemli bir parçasını oluşturduğunu söyledi. Kuseyri, “Tüketicilerimizin satın alma sonrasındaki tüm ihtiyaçlarına cevap veren servislerimiz her gün binlerce eve ulaşıyor. Ancak ne yazık ki bazı kötü niyetli kişilerin, yetkili servis olmadıkları halde bu sıfatı kullanarak tüketicilerimizi mağdur ettiklerine şahit oluyoruz. Tüketicilerimize herhangi bir teknik destek ve/veya onarım ihtiyacı duyduklarında, servis hizmetlerimize erişmek için arama motorları yerine mutlaka markaların resmi web sitelerini veya Ticaret Bakanlığımızın servis.gov.tr adresini kullanarak yetkili servislere ulaşmalarını tavsiye ediyoruz. Bu yöntem, tüketicilerimizin güvenli ve doğru hizmet alabilmeleri açısından kritik önem taşıyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uludağ Elektrik'ten Yaz Aylarına Özel Tasarruf Rehberi Haber

Uludağ Elektrik'ten Yaz Aylarına Özel Tasarruf Rehberi

Uludağ Elektrik'in yıllık tüketim verilerine göre, Temmuz ve Ağustos ayları meskenlerde elektrik kullanımının en yoğun olduğu dönem olarak öne çıkıyor. Vatandaşların hem bütçelerini korumaları hem de enerjiyi verimli kullanmaları için tasarruf önerilerinde bulunan Uludağ Elektrik, alınacak basit önlemlerle elektrik tüketiminde önemli ölçüde tasarruf sağlanabileceğine dikkat çekiyor. Müşteri memnuniyeti, dijital hizmetleri ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarıyla faaliyetlerini sürdüren Uludağ Elektrik, Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova' da 5 milyondan fazla kişiye hizmet verirken, serbest tüketici kapsamındaki müşterilerine özel geliştirdiği enerji çözümleriyle Türkiye genelinde de büyümesini sürdürüyor. "Tasarruf, bilinçli enerji kullanımıyla başlıyor" Uludağ Elektrik Genel Müdürü Remezan Arslan, yaz aylarında artan enerji ihtiyacının bilinçli tüketim alışkanlıklarıyla yönetilebileceğini belirterek şunları söyledi: "Yıllık tüketim verilerimiz, temmuz ve ağustos aylarında özellikle meskenlerde elektrik kullanımının en yüksek seviyelere ulaştığını gösteriyor. Uludağ Elektrik Hizmet Bölgesi'nde faturalanan mesken elektrik tüketimi, bir önceki sene yıl haziran ayına göre temmuz ayında yüzde 17, ağustos ayında ise yüzde 35 artış gösterdi. Bu artışta, hava sıcaklıklarının artmasının sonucunda artan klima kullanımının yanı sıra bölgemizin yaz aylarında yoğun sezon yaşayan turizm ve yazlık yerleşim alanlarına ev sahipliği yapmasının da önemli etkisi bulunuyor. Hatta Balıkesir bölgemize baktığımızda haziran ayına göre ağustos ayında %50 oranında artış yaşandığını da söyleyebiliriz. Ağustos ayın mesken elektrik tüketiminin zirve yaptığı bir dönem oluyor, şöyle ki ağustos ayı yılın diğer aylarının ortalamasına göre yaklaşık yüzde 23 daha yüksek seviyede elektrik tüketimi gerçekleşiyor. Yaz aylarında konforu korurken enerji tasarrufu sağlamak da mümkün. Bu noktada klimaların 24 derecede çalıştırılması hem gereksiz enerji tüketiminin önüne geçiyor hem de verimli kullanım sağlıyor. Bu nedenle bu yaz “24 Derece ile Mümkün” mesajıyla vatandaşlarımızı doğru klima kullanımına teşvik ediyoruz. Doğru kullanım alışkanlıklarıyla hem enerji tüketimini azaltmak hem de elektrik faturalarını kontrol altında tutmak mümkün. Elektronik cihazlar kullanılmadığı zamanlarda fişte bırakıldığında 'bekleme modu' nedeniyle gereksiz elektrik tüketimine yol açıyor. Kullanılmayan cihazlar tamamen kapatılmalı ve mümkünse prizden çekilmelidir. Enerji verimliliği yüksek beyaz eşya ve elektrikli ev aletlerinin tercih edilmesi, uzun vadede elektrik tüketimini önemli ölçüde azaltıyor. LED aydınlatmalar da daha düşük enerji tüketimiyle tasarruf sağlıyor. Küçük gibi görünen bu tercihler, yıl sonunda hem aile bütçesine hem de enerji kaynaklarının verimli kullanılmasına önemli katkı sunuyor. Enerji tasarrufu ve güvenliği bilincinin küçük yaşlarda kazanılmasının büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Bu kapsamda yürüttüğümüz Enerjini Geleceğe Taşı projemizle; Karagöz-Hacivat gösterileri, eğitici oyunlar ve çocuklara özel hazırlanan etkinlik ile boyama kitapları aracılığıyla doğru enerji kullanımı ve enerji tasarrufu konusunda farkındalık oluşturuyoruz. Bugüne kadar 70 bini aşkın çocuğa ulaşarak enerji kaynaklarının verimli kullanılması konusunda bilinçli nesiller yetiştirilmesine katkı sağladık.” dedi. Klima kullanımında 24 derece önerisi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın enerji verimliliği kapsamında önerdiği üzere, klimaların 24 derece ayarında çalıştırılması hem konforun korunmasına hem de elektrik tüketiminin azaltılmasına katkı sağlıyor. Bunun yanında filtrelerin düzenli temizlenmesi, kapı ve pencerelerin kapalı tutulması ile doğrudan güneş ışığını azaltacak önlemlerin alınması, soğutma ihtiyacını düşürerek enerji verimliliğini artırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault Trucks Master Red EDITION, Konya’da İlk Kullanıcısı İle Buluştu Haber

Renault Trucks Master Red EDITION, Konya’da İlk Kullanıcısı İle Buluştu

Renault Trucks Türkiye'nin hafif ticari araç segmentindeki yeni modeli Master Red EDITION, Konya'daki ilk kullanıcısı ile buluştu. Renault Trucks yetkili bayisi Buyruk Otomotiv tarafından Yayla Lojistik'e teslim edilen 15 m³ hacimli Renault Trucks Master Red EDITION Panelvan L3H3, beyaz eşya ve kargo lojistiğinde kullanılmak üzere filoya katılırken; sürüş konforu, geniş yükleme hacmi, düşük toplam sahip olma maliyeti ve avantajlı finansman çözümleriyle yatırım kararında öne çıktı. Teslimat törenine Yayla Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Halil Yayla ve Genel Müdürü Mevlüt Yayla ile Buyruk Otomotiv Satış Müdürü Osman Şar katıldı. Konya ve bölgesinde lojistik hizmetleri sunan Yayla Lojistik, özellikle beyaz eşya taşımacılığı ve kargo dağıtımında uzmanlaşmış yapısıyla bölgenin önemli lojistik şirketleri arasında yer alıyor. Türkiye'nin önde gelen e-ticaret şirketlerinden birinin Konya dağıtım operasyonunu da yürüten şirket, panelvan, kamyonet ve kamyonlardan oluşan filosuyla geniş bir coğrafyada hizmet veriyor. Yeni Master Red EDITION ise Yayla Lojistik'in ağırlıklı olarak beyaz eşya dağıtım operasyonlarında kullanılacak. Araç, günlük ortalama 25 teslimat noktasına ulaşırken 300 ila 400 kilometre arasında yol kat edecek. Şirketin Konya'nın tüm ilçe ve köylerini kapsayan operasyonlarında ise bazı güzergâhlarda günlük 450 ila 600 kilometreye varan dağıtımlar gerçekleştiriliyor. “Operasyonlarımızın her kilometresi verimlilik gerektiriyor" Teslimat sırasında değerlendirmelerde bulunan Yayla Lojistik Genel Müdürü Mevlüt Yayla, Master Red EDITION'ı tercih etmelerinde operasyonel ihtiyaçların, toplam sahip olma maliyetinin ve satış sonrası desteğin yanı sıra sürücü konforunun da önemli rol oynadığını belirterek şunları söyledi: "Türkiye'nin yüzölçümü bakımından en büyük ili olan Konya'da, araçlarımız neredeyse tüm ilçe ve köylere hizmet veriyor. Günlük araç başına 300-400 kilometrelik dağıtımların yanı sıra 600 kilometreye ulaşan rotalarımız da bulunuyor. Bu nedenle sürücülerimizin gün boyu konforlu bir araç kullanması bizim için büyük önem taşıyor. Master Red EDITION'ın yoğun dağıtım operasyonlarında sunduğu sürüş konforu, dengeli süspansiyon yapısı ve geniş servis ağı tercihimizde etkili oldu." Mevlüt Yayla, aracın 15 metreküplük yükleme hacminin de beyaz eşya taşımacılığı açısından önemli avantaj sağladığını belirterek şöyle devam etti: "Faaliyetlerimizin büyük bölümünü beyaz eşya lojistiği oluşturuyor. Özellikle buzdolabı gibi yüksek hacimli ürünlerin taşınmasında 15 metreküplük yükleme hacmi ve yüksek tavan yapısı operasyonlarımız için önemli avantaj sağlıyor. Yakıt ekonomisi konusunda da olumlu geri bildirimler aldık. Aracın operasyonel verimliliğimize önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz." "Filomuzu beş yılda üç kat büyütmeyi hedefliyoruz" İkinci kuşak aile şirketi olarak faaliyetlerini sürdürdüklerini belirten Yayla Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Halil Yayla, büyüme hedeflerine ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Bölgedeki operasyonlarımızı büyütmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki beş yıl içerisinde araç filomuzu yaklaşık üç katına çıkarmayı hedefliyoruz. Operasyonlarımız doğrultusunda yüksek verimlilik sunan, sürücü memnuniyetini artıran ve işletme maliyetlerimize katkı sağlayan araç yatırımlarına devam edeceğiz." Yayla Lojistik’e teslim edilen Renault Trucks Master Red EDITION Panelvan L3H3, 170 bg güç ve 380 Nm tork üreten Euro 6 dizel motoruyla performans ve yakıt ekonomisini bir araya getiriyor. 15 m³ yükleme hacmi, düz yükleme zemini, geniş sürgülü yan kapısı ve yüksek tavan yapısıyla özellikle yüksek hacimli ürünlerin taşındığı yoğun dağıtım operasyonlarında kullanım kolaylığı sağlıyor. Azaltılmış dönüş çapı ise şehir merkezlerinde ve dar teslimat noktalarında aracın manevra kabiliyetini artırıyor. Ayrıca Renault Trucks Master Red EDITION, uzun mesafeli ve çok duraklı dağıtım operasyonlarında sürücü konforunu destekleyen birçok donanımı standart olarak sunuyor. Sürücüye dönük kokpit tasarımı, 10,1 inç multimedya ekranı, kablosuz şarj ünitesi, kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto bağlantısı, otomatik klima ve geniş saklama alanları günlük kullanımı kolaylaştırıyor. Modelde aktif acil fren sistemi, sürücü yorgunluk algılama sistemi, hız sabitleyici ve hız sınırlayıcı, arka park sensörleri, şerit takip asistanı ve trafik işareti tanıma sistemi gibi yeni nesil gelişmiş sürüş destek sistemleri de standart olarak sunuluyor. Renault Trucks’a özgü tasarım detaylarıyla ayrışan Master Red EDITION; kırmızı çerçeveli ön panjuru, yan Red EDITION logoları, yan ve arka kare amblemleri ile kırmızı emniyet kemerleri sayesinde kendine özgü bir karakter ortaya koyuyor. Yayla Lojistik’e teslim edilen Renault Trucks Master Red EDITION, şirketin kurumsal kimliğine ve araca uygun özel giydirme tasarımı ile hizmet vermeye başlıyor. Renault Trucks Finansal Hizmetler kampanyasıyla yatırım Yayla Lojistik, Master Red EDITION yatırımını Renault Trucks Finansal Hizmetler'in lansmana özel sunduğu finansman kampanyasından yararlanarak gerçekleştirdi. Avantajlı finansman koşulları ve hızlı kredi değerlendirme süreci sayesinde yatırım kısa sürede hayata geçirilirken, aracın düşük toplam sahip olma maliyeti de tercih nedenleri arasında yer aldı. Halil Yayla, yatırım kararına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Araç seçiminde ürün kadar finansman koşulları da önemli bir kriter oluyor. Renault Trucks Finansal Hizmetler'in sunduğu kampanya sayesinde yatırımımızı avantajlı koşullarla gerçekleştirdik. Sürecin hızlı ve kolay ilerlemesi kararımızı destekleyen önemli unsurlardan biri oldu. Bunun yanında uzun bakım aralıkları ve düşük işletme maliyeti de tercihimizde etkili oldu." Toplam sahip olma maliyetini düşüren çözümler Renault Trucks Master Red EDITION modellerinde bakım periyotları, 30.000 kilometre olarak planlanıyor. Daha uzun bakım aralıkları sayesinde servis ziyaretleri azaltılırken, araçların operasyon dışında kaldığı süre de minimum seviyeye indiriliyor. Böylece işletmeler, operasyonel sürekliliklerini daha verimli şekilde sürdürebilirken toplam sahip olma maliyetinde de önemli avantaj elde ediyor. Ayrıca Renault Trucks Master Red EDITION modelleri, 3 yıl veya 160.000 kilometre üretici garantisiyle satışa sunuluyor. Garanti süresi boyunca üretim kaynaklı oluşabilecek arızalarda parça ve işçilik desteği sunularak işletmeler için öngörülebilir işletme maliyetleri sağlanıyor. Doğru araç, doğru operasyon Buyruk Otomotiv Satış Müdürü Osman Şar, hafif ticari araç yatırımlarında artık yalnızca aracın değil, sunduğu toplam çözümün de önem kazandığını belirterek; "Profesyonel kullanıcılar için yatırım kararında yükleme kapasitesi kadar toplam sahip olma maliyeti, satış sonrası hizmetler ve operasyonel süreklilik de belirleyici oluyor. Renault Trucks Master Red EDITION ile müşterilerimiz; 3 yıl veya 160 bin kilometre üretici garantisi, 30 bin kilometrelik bakım periyotları, yaygın servis ağı ve ağır ticari araç alanındaki uzmanlığımızdan da yararlanıyor. Biz de Buyruk Otomotiv olarak müşterilerimizin ihtiyaçlarına en uygun çözümü sunarken, satış sonrasında da operasyonlarının kesintisiz devam etmesi için destek vermeyi sürdürüyoruz. Master Red EDITION'ın Konya'daki ilk teslimatını Yayla Lojistik gibi bölgenin güçlü lojistik firmalarından birine gerçekleştirmekten mutluluk duyuyoruz" şeklinde açıkladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Karavan Ve Tiny House Kültürü Beyaz Eşyada Yeni Dönemi Başlattı Haber

Karavan Ve Tiny House Kültürü Beyaz Eşyada Yeni Dönemi Başlattı

Büyük mutfaklar için geliştirilen geleneksel beyaz eşyaların yerini artık küçük yaşam alanlarına uygun kompakt teknolojiler almaya başladı. Pandemi sonrasında hız kazanan doğaya dönüş eğilimi, uzaktan çalışma modelleri ve alternatif yaşam tercihleri, kullanıcıların ev teknolojilerine bakışını da değiştirdi. Günümüzde tüketiciler yalnızca yüksek kapasiteyi değil, daha az yer kaplayan, kolay taşınabilen ve kaynak tüketimini azaltan çözümleri tercih ediyor. Fransa'nın Vendée bölgesinde Daan Tech tarafından geliştirilen BOB Mini, bu yeni yaşam anlayışına uygun olarak tasarlanmış yenilikçi çözümleriyle dikkat çekiyor. BOB Mini Küçük Boyutuyla Büyük Kolaylık Sunuyor Yalnızca 34 santimetre genişliğinde ve yaklaşık 10 kilogram ağırlığında olan BOB Mini, neredeyse bir mikrodalga fırın kadar yer kaplıyor. Tezgâh üstünde, lavabonun yanında veya mutfak dolabı altında rahatlıkla kullanılabilen ürün, taşıma kulpları sayesinde farklı yaşam alanlarına kolayca taşınabiliyor. Kompakt ölçülerine rağmen geniş bir iç hacme sahip olan cihaz, 29 santimetre çapındaki tabakları yıkayabiliyor ve üç kişilik standart bulaşık kapasitesi sunuyor. Su Bağlantısı Olmadan da Kullanılabiliyor BOB Mini'nin öne çıkan özelliklerinden biri de 3,9 litrelik entegre su tankı sayesinde dış su bağlantısına ihtiyaç duymadan çalışabilmesi. Su dolumu cihazın ön kısmından kolaylıkla yapılabilirken, istenildiğinde doğrudan musluk hattına bağlanarak sabit kullanım imkânı da sunuyor. Bu özellik özellikle karavan, tekne, kamp ve tiny house yaşamında kullanıcıların hareket özgürlüğünü artırıyor. Tek Yıkamada Yalnızca 2,9 Litre Su Tüketiyor Su kaynaklarının verimli kullanımı her geçen gün daha fazla önem kazanırken BOB Mini, tek yıkamada yalnızca 2,9 litre su tüketerek elde yıkamaya göre yüzde 80'e varan su tasarrufu sağlıyor. Düşük su tüketimi sayesinde hem çevresel sürdürülebilirliğe katkı sunuyor hem de su kapasitesinin sınırlı olduğu mobil yaşam alanlarında önemli bir avantaj oluşturuyor. Düşük Elektrik Tüketimiyle Ekonomik Kullanım Sağlıyor Enerji tüketimi konusunda da ekonomik bir kullanım sunan BOB Mini, 1000 Watt güce sahip olmasına rağmen standart yıkama programında yalnızca 0,43 kWh elektrik tüketiyor. Bekleme modunda ise sadece 0,5 Watt enerji harcayan ürün, düşük tüketim değerleri sayesinde uzun süreli kullanımlarda da enerji tasarrufu sağlıyor. 15 Dakikada Bardakları, 20 Dakikada Günlük Bulaşıkları Yıkıyor Profesyonel bulaşık makinelerinden ilham alınarak geliştirilen modüler iç sepet sistemi sayesinde BOB Mini, 16 bardak veya fincanı yalnızca 15 dakikada, günlük bulaşıkları ise yaklaşık 20 dakikada yıkayabiliyor. Hızlı program seçenekleri sayesinde zamandan tasarruf sağlayan ürün, günlük kullanım ihtiyaçlarına pratik çözümler sunuyor. Evden Karavana Kadar Geniş Bir Kullanım Alanı Sunuyor Yaklaşık 43 desibellik sessiz çalışma seviyesiyle dikkat çeken BOB Mini, yalnızca karavan ve tiny house kullanıcılarına değil; ofis mutfaklarından öğrenci evlerine, yazlıklardan teknelere kadar birçok farklı yaşam alanına uyum sağlıyor. Dış su bağlantısına ihtiyaç duymayan yapısı, taşınabilir tasarımı ve kompakt ölçüleri sayesinde kullanım esnekliği sunarken, modern yaşamın değişen ihtiyaçlarına da cevap veriyor. Yaşam alanlarının küçülmesi ve fonksiyonel ürünlere olan talebin artmasıyla birlikte kompakt ev teknolojileri de günlük hayatın önemli bir parçası haline geliyor. Su ve enerji tasarrufunu bir araya getiren, taşınabilir yapısıyla farklı kullanım senaryolarına uyum sağlayan BOB Mini, mobil yaşam kültürünün yaygınlaştığı günümüzde yalnızca bir beyaz eşya olmanın ötesine geçerek yeni nesil yaşam çözümleri arasında konumlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yılın İlk Yarısında Fotoğraf ve Kamera Kategorisi Büyüme Lideri Oldu Haber

Yılın İlk Yarısında Fotoğraf ve Kamera Kategorisi Büyüme Lideri Oldu

Hepsiburada verilerinde geçen yılın aynı dönemine göre talebi yüzde 42 artan foto & kamera kategorisi, dönemin en hızlı büyüyen kategorisi olurken; platformda en çok erkek spor ayakkabı, akıllı saat ve klima aratıldı. Yılın en hareketli alışveriş dönemi Anneler Günü ile Ramazan Bayramı'nın birleştiği mayıs ayı olurken; yaz sıcaklarının ve tatil sezonunun etkisiyle özellikle yazlık bölgelere yapılan büyük hacimli teslimatlar 2 iki katına çıktı. 2026'nın ilk siparişi ise Isparta'dan verilen elektrikli burun aspiratörü oldu. İlk altı aylık veriler, kullanıcıların alışveriş tercihleri ve dönemsel tüketim eğilimlerine ilişkin dikkat çekici sonuçlar ortaya koydu. Ürün bazında en yoğun arama trafiği erkek spor ayakkabı, akıllı saat ve klimada yaşandı. Yılın ilk siparişi Isparta'dan verilen elektrikli burun aspiratörü olurken, ilk altı ay boyunca platformda gerçekleşen satışların yaklaşık yüzde 82'sini iş ortakları gerçekleştirdi. Geçen yılın aynı dönemiyle karşılaştırıldığında en dikkat çekici büyüme foto & kamera kategorisinde yaşandı. Foto & kamera kategorisinin yüzde 42'lik büyümesini, yüzde 34 ile oto aksesuar, yüzde 32 ile mobilya, yüzde 31 ile hırdavat ve yüzde 30 ile takı-mücevher kategorileri takip etti. ŞEHRİN ÜRETİM GÜCÜ SEPETE DE YANSIYOR Şehirlerin alışveriş tercihleri, bölgesel üretim yapısıyla paralel bir tablo ortaya koydu. Mobilya üretiminin merkezi konumundaki Kayseri, platformda en çok mobilya satışı gerçekleştiren il oldu. Ev tekstili sektörüyle öne çıkan Denizli'de en yüksek satış hacmi yine bu kategoride gerçekleşti. Tarımsal üretimiyle bilinen Aydın'da gıda ve içecek kategorisi öne çıkarken, otomotiv yan sanayisiyle tanınan Sakarya'da oto aksesuar kategorisi en çok satış yapılan alan oldu. Şehir bazındaki tüketim tercihleri de yerel yaşam dinamiklerini yansıttı. Yoğun öğrenci nüfusuyla öne çıkan Eskişehir'de kitap kategorisi en çok alışveriş yapılan kategorilerden biri olurken, sıcak iklimiyle bilinen Antalya'da outdoor ürünleri öne çıktı. Türkiye'nin en yoğun nüfuslu kenti İstanbul'da ise gıda & içecek en çok tercih edilen kategoriler arasında yer aldı. SEPETTE ANNELER GÜNÜ VE BAYRAM ETKİSİ Yılın ilk yarısında platformdaki sipariş hacminin belirli dönemlerde yoğunlaştığı görüldü. Özellikle Anneler Günü ve Ramazan Bayramı'nın birleştiği mayıs ayı, ilk altı ayın en hareketli alışveriş dönemi oldu. Müşterilerin düşük fiyatlı ürünlerde en yoğun alışverişlerini 21.00–22.00 saatleri arasında gerçekleştirdiği, yüksek fiyatlı ürün gruplarına ise daha çok 14.00–15.00 saatlerinde yöneldiği görüldü. TEKNOLOJİ VE KÜÇÜK EV ALETLERİNDE AKILLI YAŞAM TRENDİ 2026 yılının ilk yarısında da teknoloji, Hepsiburada'da kullanıcıların en çok yöneldiği kategorilerden biri oldu. Teknoloji alışverişlerinde cep telefonu, tablet ve bluetooth kulaklık ürün grupları öne çıktı. iPhone 17, dönemin en çok aranan cep telefonu olurken arama trendlerinde iPhone 15 ve iPhone 13 modellerinin de yer alması, kullanıcıların bütçe dostu önceki nesil modellere ilgisini sürdürdüğünü gösterdi. Küçük ev aletleri de kullanıcılarının alışveriş listelerinde üst sıralardaki yerini korudu. Espresso makinesi, kablosuz süpürge ve robot süpürge kategorinin en çok satın alınan ürünleri oldu. MODA VE KOZMETİKTE SEZON HAZIRLIĞI ÖN PLANDA Moda ve kozmetik kategorileri, yılın ilk yarısında kullanıcıların yoğun ilgi gösterdiği kategoriler arasında yer aldı. Moda kategorisinde güneş gözlüğü, erkek kol saati ve valiz seti yüksek talep gördü. Kozmetik kategorisinde ise nemlendirici krem, güneş kremi ve parfüm ürünleri öne çıktı. POPÜLER KATEGORİLERDE ÖNE ÇIKAN ARAMA TRENDLERİ Platformdaki arama ve tüketim davranışları incelendiğinde, kullanıcıların belirli kategorilerde lider markalara yoğun ilgi gösterdiği belirlendi. Tüketicilerin marka bazlı aramaları analiz edildiğinde; oyuncak kategorisinde LEGO, outdoor alanında Stanley, spor ürünlerinde Adidas ve küçük ev aletlerinde ise Dyson en sık aratılan markalaroldu. Mutfak ürünlerinde ise Fissler, dönemin en çok aranan markaları arasında yerini aldı. HEPSİJET XL İLE YAZLIK BÖLGELERE TESLİMATLAR HIZLANDI Yılın ilk yarısı boyunca büyük hacimli ve hassas ürünleri güvenle ulaştıran HepsiJET XL, operasyonlarına hız kesmeden devam etti. Yılın başından itibaren tatil bölgelerinde yüksek talep artışı gözlemlendi. Erdek yüzde 343, Anamur yüzde 275 ve Ayvacık yüzde 234 artış gösterirken, yazlık yerlere yapılan teslimatlar genel olarak 2 katına ulaştı. Dönem boyunca en çok teslim edilen büyük hacimli ürün grupları beyaz eşya ve televizyon oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vestel’de Kredi Notu Bir Kez Daha Düştü: Moody’s Kararı Borç Yapılandırma Sürecinde Neye İşaret Ediyor? Haber

Vestel’de Kredi Notu Bir Kez Daha Düştü: Moody’s Kararı Borç Yapılandırma Sürecinde Neye İşaret Ediyor?

Uzun vadeli şirket kredi notunun Caa2’den Caa3’e, temerrüt olasılığı notunun ise Caa2-PD’den Caa3-PD’ye indirilmesi, uluslararası piyasalarda Vestel’in finansal risk algısının belirgin biçimde yükseldiğini gösteriyor. Moody’s aynı zamanda Vestel Elektronik’in 2029 vadeli, 500 milyon dolar tutarındaki garantili kıdemli teminatsız tahvillerinin notunu da Caa3 seviyesine çekti. Not görünümünün “Negatif” olarak korunması ise mevcut seviyenin nihai bir taban olmadığına, finansal görünümde yeterli iyileşme sağlanamaması halinde yeni bir indirim ihtimalinin sürdüğüne işaret ediyor. Bu kararın önemi, yalnızca Moody’s ölçeğindeki bir basamak değişiminden kaynaklanmıyor. Vestel’in son aylarda attığı finansal adımlar, not indiriminin şirketin borç ödeme kapasitesi ve sermaye yapısı üzerindeki baskıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. Caa3 Notu Vestel İçin Ne Anlama Geliyor? Moody’s derecelendirme sisteminde Caa kategorisi, yükümlülüklerin yerine getirilmesi açısından çok yüksek kredi riski taşıyan şirketleri ifade ediyor. Caa3 ise bu grubun en alt basamağında bulunuyor ve yatırım yapılabilir seviyenin oldukça altında yer alıyor. Bu not, Vestel’in kesin olarak temerrüde düştüğü anlamına gelmiyor. Ancak şirketin mevcut finansal yapısıyla borçlarını çevirebilme kapasitesine ilişkin ciddi belirsizlik bulunduğunu gösteriyor. Özellikle negatif görünümle birlikte değerlendirildiğinde Moody’s kararı, finansman koşullarının zorlaşabileceği, yeni borçlanma maliyetlerinin artabileceği ve mevcut yükümlülüklerin yeniden düzenlenmesine yönelik ihtiyacın güçlenebileceği mesajını veriyor. Temerrüt olasılığı notunun Caa3-PD seviyesine indirilmesi de dikkat çekici. Bu gösterge, şirketin yalnızca genel kredi kalitesini değil, borç yeniden yapılandırması veya ödeme koşullarının değiştirilmesi gibi kredi olayı ihtimallerini de yakından ilgilendiriyor. Not İndirimi Borç Yapılandırma Başvurusunun Ardından Geldi Moody’s kararını şirketin son haftalardaki gelişmelerinden bağımsız değerlendirmek mümkün değil. Vestel Elektronik, haziran ayında mevcut konsolide kredilerinin ödeme takvimi ile faaliyetlerinden yaratılan nakit akışını uyumlu hale getirmek amacıyla finansal yeniden yapılandırma başvurusu yaptığını açıklamıştı. Bu başvuru, şirketin operasyonlarını durdurduğu veya borçlarını ödeyemediği anlamına gelmiyor. Buna karşılık, mevcut vade yapısının ve ödeme takviminin şirketin nakit üretme kapasitesi üzerinde baskı oluşturduğunu gösteren önemli bir işaret olarak öne çıkıyor. Finansal yeniden yapılandırma sürecinde şirketler çoğunlukla banka kredilerinin vadelerini uzatmayı, kısa vadeli ödeme baskısını azaltmayı, faiz koşullarını yeniden müzakere etmeyi veya belirli dönemlerde anapara ödemelerini ertelemeyi hedefliyor. Vestel’in de kredilerin vade yapısını faaliyet nakit akışıyla uyumlu hale getirmeyi amaçladığını belirtmesi, temel meselenin varlık yetersizliğinden çok likidite ve borç servis kapasitesi üzerinde yoğunlaştığını düşündürüyor. Eurobond İçin Danışman Atanması Kritik Bir Eşik Vestel Elektronik’in 500 milyon dolarlık Eurobond’u için uluslararası yatırım bankası Houlihan Lokey’i finansal danışman olarak görevlendirmesi, sürecin bir başka önemli boyutunu oluşturuyor. Şirket, bu görevlendirmenin mevcut Eurobond’lara ilişkin stratejik alternatiflerin değerlendirilmesi ve sürdürülebilir bir sermaye yapısına ulaşılması amacıyla yapıldığını açıkladı. Finans piyasalarında “stratejik alternatifler” ifadesi geniş bir çerçeveyi kapsayabiliyor. Bunlar arasında tahvil vadelerinin uzatılması, kupon koşullarının değiştirilmesi, yeni bir borçlanma aracıyla refinansman sağlanması, yatırımcılardan geri alım yapılması veya tahvil sahipleriyle kapsamlı bir yeniden yapılandırma görüşmesi yürütülmesi bulunabiliyor. Henüz hangi yöntemin tercih edileceği açıklanmış değil. Ancak bağımsız bir finansal danışmanın görevlendirilmesi, şirketin Eurobond yatırımcılarıyla yürütülecek görüşmeleri daha kurumsal ve teknik bir zemine taşımaya hazırlandığını gösteriyor. Moody’s not indiriminin bu görevlendirmenin hemen ardından gelmesi, derecelendirme kuruluşunun Eurobond tarafındaki süreci potansiyel bir borç yeniden yapılandırma riski olarak değerlendirdiği şeklinde okunabilir. Fitch’in Kararı da Benzer Risklere İşaret Etmişti Vestel üzerindeki kredi baskısı yalnızca Moody’s değerlendirmesiyle sınırlı değil. Fitch Ratings de temmuz ayı başında şirketin uzun vadeli yerel ve yabancı para cinsinden kredi notlarını CCC+ seviyesinden CCC- seviyesine düşürdü. Fitch, 2029 vadeli 500 milyon dolarlık tahvilin notunu ise CCC’den CC’ye indirdi. İki büyük uluslararası derecelendirme kuruluşunun kısa aralıklarla benzer yönde adım atması, kredi riskindeki artışın tek bir kurumun yaklaşımından kaynaklanmadığını gösteriyor. Moody’s ve Fitch’in not sistemleri birebir aynı olmasa da her iki değerlendirme de Vestel’in sermaye yapısı, likiditesi ve borç ödeme takvimi konusunda yüksek risk gördüğünü ortaya koyuyor. Bu tablo, şirketin önümüzdeki dönemde yalnızca faaliyet kârlılığını artırmasının yeterli olmayabileceğini gösteriyor. Borç vadelerinin uzatılması, finansman maliyetlerinin kontrol altına alınması ve sürdürülebilir pozitif nakit akışının sağlanması kritik önem taşıyor. İlk Çeyrek Finansalları Baskının Kaynağını Gösteriyor Vestel Elektronik’in 2026 yılının ilk çeyreğine ait finansal sonuçları, derecelendirme kuruluşlarının neden temkinli davrandığını açıklayan önemli veriler içeriyor. Şirketin enflasyon muhasebesine göre düzeltilmiş satış gelirleri geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 49 azalarak yaklaşık 21 milyar liraya geriledi. Brüt kâr yüzde 65 düşerken, brüt kâr marjı yüzde 19,2’den yüzde 13 seviyesine indi. Faiz, amortisman ve vergi öncesi kârı ifade eden FAVÖK, önceki yılın aynı dönemindeki pozitif seviyeden 1,3 milyar liralık zarara döndü. FAVÖK marjı da yüzde 3,7’den eksi yüzde 6,3’e geriledi. Bu durum, Vestel’in ana faaliyetlerinden borç servisini destekleyecek yeterli operasyonel nakit üretmekte zorlandığını gösteriyor. Şirket ilk çeyrekte 3,1 milyar lira net zarar açıkladı. Net zararın geçen yılın aynı dönemine göre azalması ilk bakışta olumlu görünse de bunun önemli bölümünde enflasyon muhasebesinden kaynaklanan parasal kazancın etkisi bulunuyor. Esas faaliyet performansında ise satış hacmi, marjlar ve operasyonel kârlılık açısından baskının devam ettiği görülüyor. Likidite Açısından En Dikkat Çekici Kalem Nakit Akışı Kredi notu açısından gelir tablosu kadar nakit akışı da belirleyici durumda. Vestel Elektronik, 2026 yılının ilk üç ayında faaliyetlerinden yaklaşık 5 milyar liralık nakit çıkışı yaşadı. Geçen yılın aynı döneminde faaliyetlerden pozitif nakit üretilmiş olması, mevcut dönemdeki bozulmayı daha görünür hale getiriyor. Mart sonu itibarıyla şirketin nakit ve nakit benzerleri yaklaşık 2 milyar lira seviyesindeyken, kısa vadeli finansal borçları 48,5 milyar liraya yaklaştı. Toplam kısa vadeli yükümlülükleri ise 107 milyar liranın üzerine çıktı. Burada yalnızca nakit ile kısa vadeli borçları karşılaştırmak yeterli değil. Ticari alacaklar, stoklar, kullanılmamış kredi limitleri ve grup içi finansman imkânları da likidite analizinde önem taşıyor. Bununla birlikte şirketin nakit pozisyonuyla kısa vadeli finansal yükümlülükleri arasındaki büyük fark, neden vade uzatımı ve yeniden yapılandırma arayışına girildiğini açıklıyor. Net finansal borç Mart 2026 sonunda yaklaşık 93 milyar lira seviyesinde bulunuyor. FAVÖK’ün negatif olması nedeniyle net borç/FAVÖK oranı anlamlı biçimde hesaplanamıyor. Bu durum, geleneksel borçluluk göstergelerinin işlevini kaybettiği ve değerlendirmenin daha çok likidite, varlık satışı, finansman erişimi ve yeniden yapılandırma başarısı üzerinden yapılacağı anlamına geliyor. Operasyonel Sorunlar Yalnızca Türkiye Pazarıyla Sınırlı Değil Vestel’in açıklamalarına göre satışlardaki düşüşün arkasında hem iç pazardaki hem de ihracat pazarlarındaki zayıflık bulunuyor. Beyaz eşya ve televizyon segmentinde artan rekabet, sevkiyat adetlerini aşağı çekerken, Avrupa pazarındaki Çinli üretici baskısı da fiyatlama gücünü sınırlıyor. Türk lirasındaki değer kaybının yurt içi enflasyonun altında kalması, ihracatçı şirketler açısından maliyet rekabetçiliğini olumsuz etkiliyor. İşçilik giderleri, ham madde maliyetleri ve lojistik harcamalarındaki yükseliş de marjları baskılıyor. Kızıldeniz’deki taşımacılık sorunları ve küresel tedarik zincirindeki aksamalar, teslimat sürelerinin uzamasına ve maliyetlerin yükselmesine yol açarken Vestel’in Avrupa’daki fiyat rekabetinde daha kırılgan hale gelmesine neden oluyor. Bu nedenle şirketin finansal toparlanması yalnızca borçların vadesini uzatmaya bağlı değil. Ana faaliyetlerde satış hacminin dengelenmesi, marjların yeniden pozitife dönmesi ve operasyonel giderlerin sürdürülebilir seviyeye çekilmesi gerekiyor. Moody’s Kararı Hisse Yatırımcısı Açısından Nasıl Okunmalı? Kredi notu doğrudan hisse senedi için verilmiş bir tavsiye değildir. Buna rağmen şirketin borçlanma maliyeti, nakit akışı ve sermaye yapısı üzerinde etkili olduğu için hisse yatırımcıları açısından önem taşır. Not indirimi sonrasında Vestel’in uluslararası piyasalardan yeni finansman sağlaması daha maliyetli hale gelebilir. Borç yapılandırma sürecinde Eurobond yatırımcılarına sunulacak koşullar, şirketin gelecekteki nakit akışını ve finansman giderlerini doğrudan etkileyebilir. Yapılandırmanın şirket lehine sonuçlanması, kısa vadeli ödeme baskısını azaltarak operasyonel dönüşüm için zaman kazandırabilir. Ancak tahvil sahipleriyle anlaşma sağlanamaması, bankalarla yürütülen görüşmelerin uzaması veya faaliyet performansının beklenen ölçüde toparlanmaması halinde risklerin daha da artması mümkün. Hisse yatırımcısının izlemesi gereken temel başlıklar, finansal yeniden yapılandırma başvurusunun sonucu, banka kredilerinin yeni vade yapısı, Eurobond yatırımcılarıyla yapılacak görüşmeler, olası varlık satışları, işletme sermayesi gelişmeleri ve çeyreklik faaliyet nakit akışı olacak. Vestel Açısından Belirleyici Dönem Başladı Moody’s tarafından açıklanan Caa3 notu, Vestel Elektronik’in finansal görünümünde ciddi bir risk artışına işaret ediyor. Buna rağmen söz konusu karar, şirketin faaliyetlerini sürdüremeyeceği veya kesin biçimde temerrüde düşeceği anlamına gelmiyor. Şirket bir yandan banka borçlarının yeniden yapılandırılması için resmi süreci yürütürken diğer yandan 500 milyon dolarlık Eurobond için uluslararası danışman eşliğinde alternatifleri değerlendiriyor. Haziran ayında bazı kısa vadeli borçlanma araçlarının anapara ve kupon ödemelerinin tamamlanmış olması da ödeme akışının tamamen durmadığını gösteriyor. Buna karşılık faaliyetlerden negatif nakit üretilmesi, FAVÖK’ün eksiye dönmesi, kısa vadeli finansal yükümlülüklerin büyüklüğü ve kredi notlarının peş peşe düşürülmesi, Vestel açısından zamanın kritik hale geldiğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde asıl belirleyici unsur, şirketin borçlarını yalnızca yeniden vadelendirip vadelendiremeyeceği değil, bu süreçte ana faaliyetlerini yeniden pozitif nakit üreten bir yapıya dönüştürüp dönüştüremeyeceği olacak. Moody’s kararı, piyasalara tam olarak bu noktadaki belirsizliğin sürdüğü mesajını veriyor.

TP Türkiye, Dijitsu Türkiye ile Müşteri Deneyimi Alanında Yeni Bir İş Birliğine Başladı Haber

TP Türkiye, Dijitsu Türkiye ile Müşteri Deneyimi Alanında Yeni Bir İş Birliğine Başladı

Dijital iş hizmetlerinin küresel liderlerinden TP Türkiye, tüketici elektroniği, iklimlendirme ve beyaz eşya sektörlerinde faaliyet gösteren Dijitsu Türkiye ile yeni bir iş birliğine imza attı. Bu kapsamda TP Türkiye, Dijitsu’nun beyaz eşya, klima ve televizyon ürünlerine yönelik satış sonrası müşteri iletişim süreçlerini üstlenecek. Gümüşhane lokasyonunda hayata geçirilen iş birliği çerçevesinde TP Türkiye ekipleri,perakende satış noktaları, son kullanıcılar ve ilgili operasyon ekipleri arasındaki iletişim akışını yöneterek kurulum, montaj, servis randevusu, onarım talebi ve süreç takibi gibi kritik temas noktalarında müşterilerin ihtiyaçlarına yanıt verecek. İş birliğine ilişkin değerlendirmede bulunan TP Türkiye ve Azerbaycan CEO’su Tülay Doğrular, “TP Türkiye olarak müşteri deneyimini, markaların müşterileriyle kurduğu güven ilişkisinin temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Satış sonrası hizmetler, müşterilerin ihtiyaçlarının çözüme ulaştığı ve markaya ilişkin algının kalıcı biçimde şekillendiği kritik bir alan. Dijitsu Türkiye ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliğiyle kurulumdan servis randevusuna, onarım talebinden süreç takibine uzanan iletişim akışını B2B ve B2C kanallarda etkin biçimde yöneteceğiz. Gümüşhane lokasyonumuzdan hizmet verecek ekiplerimiz; perakende satış noktaları, son kullanıcılar ve operasyon ekipleri arasındaki koordinasyonu güçlendirerek her temas noktasında hızlı, tutarlı ve güven veren bir hizmet sunacak. Global deneyimimiz, güçlü insan kaynağımız, teknoloji yetkinliğimiz ve operasyonel gücümüzle Dijitsu’nun satış sonrası süreçlerine değer katmayı; bu iş birliğini sürekli gelişen, uzun soluklu bir müşteri deneyimi modeline dönüştürmeyi hedefliyoruz” dedi. Dijitsu Türkiye Genel Müdürü Sedat Seçkincan ise "Tüketicilerimiz için marka deneyimi, ürünü satın aldıkları anda değil; markamızla kurdukları ilk temasla başlar. Bu nedenle satış sonrası hizmetleri, sadece bir destek fonksiyonu değil, marka güvenini inşa eden en stratejik yatırım alanlarımızdan biri olarak görüyoruz. Dünya çapındaki bilgi birikimi, operasyonel mükemmeliyet anlayışı ve müşteri deneyimindeki kanıtlanmış başarısıyla TP Türkiye’nin bu yolculukta bize önemli değer katacağına inanıyoruz. Dijitsu olarak hedefimiz, her temas noktasında hızlı, güvenilir ve tutarlı bir deneyim sunarak tüketicilerimizin markamıza duyduğu güveni sürekli güçlendirmektir. Satış sonrası hizmetlere yaptığımız bu yatırım, ürün kalitesi ve marka algısıyla birlikte şirketimizin büyüme stratejisinin üç temel mihenk taşından birini oluşturuyor. Önümüzdeki dönemde hem mevcut kategorilerimizde hem de yeni ürün grupları ve farklı pazarlardaki büyüme hedeflerimizi güçlü iş ortaklarımızla birlikte hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. TP Türkiye ile başlattığımız bu iş birliğinin yalnızca bugünkü operasyonlarımıza değil, gelecekteki büyüme vizyonumuza da önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Önümüzdeki yıllarda bu başarılı ortaklığı daha da geliştirerek uzun soluklu ve değer yaratan projelere birlikte imza atmayı temenni ediyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Evde Elektrik Tasarrufu Yapmanın 15 Yolu: Faturanızı Düşürmenin ve Enerji Verimliliğini Artırmanın Etkili Yöntemleri Haber

Evde Elektrik Tasarrufu Yapmanın 15 Yolu: Faturanızı Düşürmenin ve Enerji Verimliliğini Artırmanın Etkili Yöntemleri

Peki evde elektrik tasarrufu nasıl yapılır? İşte hem bütçenizi koruyacak hem de enerji verimliliğini artıracak 15 etkili yöntem… İlk olarak, kullanılmayan odalarda ışıkları kapatmak en temel tasarruf yöntemlerinden biridir. Gereksiz yere açık bırakılan aydınlatmalar, fark edilmese de yıl sonunda önemli bir enerji tüketimine neden olabilir. Bunun yanında LED ampul kullanımı da elektrik tasarrufu açısından büyük avantaj sağlar. Geleneksel ampullere göre çok daha az enerji tüketen LED aydınlatmalar, uzun ömürlü yapıları sayesinde bakım ve değiştirme maliyetlerini de azaltır. Elektronik cihazları bekleme modunda bırakmak yerine tamamen kapatmak da enerji tasarrufunda önemli rol oynar. Televizyon, modem, oyun konsolu, bilgisayar ve benzeri cihazlar kullanılmadığında bile enerji tüketmeye devam edebilir. Akıllı prizler veya anahtarlı uzatma kabloları kullanılarak bu gizli enerji tüketiminin önüne geçilebilir. Beyaz eşya seçiminde yüksek enerji verimliliği sınıfına sahip ürünlerin tercih edilmesi uzun vadede ciddi tasarruf sağlar. Yeni nesil enerji verimli buzdolabı, çamaşır makinesi ve bulaşık makinesi modelleri daha düşük elektrik tüketimiyle aynı performansı sunar. Ayrıca beyaz eşyaların düzenli bakımının yapılması da enerji verimliliğini artıran önemli unsurlar arasında yer alır. Çamaşır ve bulaşık makinelerini tam dolmadan çalıştırmamak hem elektrik hem de su tasarrufu sağlar. Mümkün olduğunca ekonomik programların tercih edilmesi ve düşük sıcaklıklarda yıkama yapılması da enerji tüketimini önemli ölçüde azaltır. Buzdolabının doğru sıcaklıkta çalıştırılması da elektrik tüketimini doğrudan etkiler. Uzmanlar, buzdolabı için yaklaşık 4 derece, dondurucu bölmesi için ise eksi 18 derece sıcaklığın ideal olduğunu belirtiyor. Gereğinden düşük sıcaklık ayarları gereksiz enerji tüketimine yol açabiliyor. Klima kullanımında sıcaklık ayarının doğru yapılması büyük önem taşıyor. Yaz aylarında klimayı çok düşük sıcaklıklarda çalıştırmak yerine ortam sıcaklığını konfor seviyesinde tutacak ayarlar tercih edilmelidir. Filtrelerin düzenli temizlenmesi de cihazın daha verimli çalışmasına katkı sağlar. Doğal aydınlatmadan maksimum düzeyde faydalanmak da elektrik tüketimini azaltan etkili yöntemlerden biridir. Gün içerisinde perdeleri açık tutarak güneş ışığından yararlanmak, yapay aydınlatma ihtiyacını önemli ölçüde azaltabilir. Elektrikli küçük ev aletlerini ihtiyaca uygun şekilde kullanmak da enerji tasarrufuna katkı sağlar. Su ısıtıcısında yalnızca ihtiyaç kadar su kaynatmak, fırının kapağını sık sık açmamak ve ütüyü tek seferde daha fazla kıyafet için kullanmak enerji tüketimini azaltan basit ama etkili alışkanlıklar arasında yer alıyor. Telefon, tablet ve dizüstü bilgisayar gibi cihazların şarjı tamamlandıktan sonra adaptörlerin prizden çıkarılması da gereksiz elektrik tüketimini önler. Şarj cihazlarının prize takılı kalması düşük seviyede de olsa sürekli enerji harcanmasına neden olabilir. Evde ısı yalıtımının güçlendirilmesi de dolaylı olarak elektrik tasarrufuna katkı sunar. İyi yalıtılmış bir evde klima ve elektrikli ısıtıcıların daha az çalışması gerektiği için enerji tüketimi de düşer. Pencere ve kapılardaki hava kaçaklarının önlenmesi bu konuda önemli avantaj sağlar. Zaman ayarlı prizler ve akıllı ev sistemleri de enerji yönetimini kolaylaştıran teknolojiler arasında bulunuyor. Belirli saatlerde otomatik olarak kapanan cihazlar gereksiz enerji kullanımını azaltırken kullanıcıların elektrik tüketimini daha yakından takip etmelerine de olanak tanıyor. Evde elektrik tasarrufu sağlamanın en etkili yollarından biri de güneş enerjisi sistemlerinden yararlanmaktır. Çatı tipi güneş enerjisi sistemleri sayesinde konutlarda tüketilen elektriğin önemli bir bölümü yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılanabilir. Güneş enerjisi sistemleri uzun vadede elektrik faturalarını azaltırken karbon emisyonlarının düşürülmesine de katkı sağlar. Elektrik tüketimini düzenli olarak takip etmek de tasarruf alışkanlığı kazanmanın önemli adımlarından biridir. Aylık tüketim verilerinin incelenmesi, hangi dönemlerde daha fazla enerji harcandığını görmeyi ve buna göre önlem almayı kolaylaştırır. Son olarak, evde yaşayan tüm bireylerin enerji tasarrufu konusunda bilinçli hareket etmesi büyük önem taşır. Küçük yaşlardan itibaren kazanılan tasarruf alışkanlıkları hem aile bütçesine katkı sağlar hem de sürdürülebilir yaşam kültürünün yaygınlaşmasına destek olur. Enerji verimliliği yalnızca faturaları düşüren bir uygulama değil, aynı zamanda çevreyi koruyan önemli bir yaşam biçimidir. Günlük yaşamda uygulanabilecek bu basit yöntemler sayesinde elektrik tüketimini azaltmak, doğal kaynakların korunmasına katkı sağlamak ve daha sürdürülebilir bir gelecek için önemli bir adım atmak mümkündür., Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.