Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Beyin Cerrahisi

Kapsül Haber Ajansı - Beyin Cerrahisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Beyin Cerrahisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Allianz Türkiye’den Kritik Hastalıklarda Yurt Dışında Tedaviye Uzanan Yeni Güvence Haber

Allianz Türkiye’den Kritik Hastalıklarda Yurt Dışında Tedaviye Uzanan Yeni Güvence

Bu yeni plan kapsamında sigortalılar, 22 farklı kritik hastalık için maddi tazminat teminatının yanı sıra 4 özel hastalık modülü üzerinden yurt dışında ileri tedavi, ikinci tıbbi görüş, kişiselleştirilmiş tıp ve tedavi koordinasyonu gibi kapsamlı hizmetlerden yararlanma imkanı buluyor. Plan, yurt dışı tedavi, seyahat, konaklama, ilaç ve takip giderlerini yıllık 1 milyon avro limitle karşılayarak, 36 aylık tedavi sürecinde toplamda 3 milyon avroya kadar güvence sağlıyor. Allianz Türkiye, bu yenilikle müşterilerinin kritik sağlık süreçlerinde hem mali yükten kurtulmasına hem de en ileri tıbbi imkanlara erişimine destek oluyor. Türk sigorta sektörünün öncü şirketlerinden Allianz Türkiye, kritik hastalıklarla karşılaşılması durumunda müşterilerinin yalnızca finansal açıdan değil, ihtiyaç duydukları sağlık hizmetlerine erişim açısından da desteklenmesini hedefleyen Yarınlara Umut Kritik Hastalık Sigortası Avantajlı Yurt Dışı Planı’nı müşterileriyle buluşturdu. Kanser, Kalp ve Damar Cerrahisi, Beyin Cerrahisi ve Organ Nakli alanlarını kapsayan dört özel tedavi modülünü içeren bu yeni plan, poliçe limitleri ve kapsamı dahilinde yurt dışındaki sağlık kuruluşlarına erişim, uluslararası uzmanlardan ikinci bir tıbbi görüş ve tedavi koordinasyonu gibi kritik hizmetler sunmaktadır. Doğru tedavi seçeneğine ulaşma sürecinde de müşterisinin yanında Planın sunduğu güvence yalnızca tedavinin finansmanına değil, doğru tedavi seçeneğinin belirlenmesi ve sürecin yönetilmesine de uzanıyor. Hastalığın özellikleri ve güncel tıbbi gelişmeler doğrultusunda kişiselleştirilmiş tedavi seçenekleri değerlendirilebilirken, uluslararası uzmanlardan ikinci tıbbi görüş alınabiliyor; moleküler profilleme, ileri genetik testler ve uygun durumlarda klinik araştırmalara yönlendirme gibi hizmetlerden yararlanılabiliyor. Yurt dışındaki tedavi sürecinde seyahat, konaklama, hastane ve doktor organizasyonları, tercümanlık ve tedavi planlaması gibi operasyonel süreçler de anlaşmalı destek ekipleri tarafından koordine edilebiliyor. Allianz Türkiye Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Emrah Gökmen, yeni planla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Kritik hastalıklar, sağlık endişesinin yanı sıra bireylerin ve ailelerin finansal hayatını da önemli ölçüde etkileyebiliyor. Bu nedenle kritik hastalık sigortasını yalnızca bir tazminat ödemesi olarak değil, müşterinin ihtiyaç duyduğu anda doğru sağlık hizmetine ve tedavi seçeneklerine ulaşmasını destekleyen daha bütüncül bir güvence yaklaşımı olarak ele alıyoruz. Yarınlara Umut Kritik Hastalık Sigortası’nın Avantajlı Yurt Dışı Planı ile müşterilerimize 22 kritik hastalığa karşı finansal tazminat güvencesi sunarken aynı zamanda 4 hastalık modülüne özel uluslararası uzman görüşlerinden kişiselleştirilmiş tıbba, yurt dışında tedaviden, tedavi sürecinin koordinasyonuna ve masraflarına kadar uzanan kapsamlı bir maddi ve organizasyonel destek sağlıyoruz. Böylece kritik bir sağlık durumunda müşterilerimizin hem finansal dayanıklılığını hem de ihtiyaç duydukları sağlık hizmetlerine erişimini desteklemeyi amaçlıyoruz.” Kritik hastalıklarda finansal güvenceyi sağlık desteğiyle tamamlıyor Yarınlara Umut Kritik Hastalık Sigortası; kanser, kalp krizi, inme, Alzheimer, Parkinson ve Multipl Skleroz (MS) gibi yaşamı önemli ölçüde etkileyebilen kritik hastalıklara karşı müşterilere toplu maddi destek sunuyor. Bu destek, tedavi giderlerinin yanı sıra gelir kaybı veya günlük yaşam ihtiyaçları gibi farklı ihtiyaçlar için de kullanılabiliyor. Müşteriler ihtiyaçlarına göre 10 kritik hastalığı kapsayan Temel Plan, 22 kritik hastalığı kapsayan Kapsamlı Plan veya 22 kritik hastalığa ek olarak yurt dışı tedavi hizmetlerini içeren Avantajlı Yurt Dışı Planı arasından seçim yapabiliyor. Tüm planlarda sunulan 7/24 Dr. Allianz hizmetiyle de müşteriler sağlıkla ilgili ihtiyaçlarında anlaşmalı doktor ve hemşirelerden uzaktan tıbbi danışmanlık desteği alabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bu Ağrı, Yemeyi ve Konuşmayı Önlüyor!  Haber

Bu Ağrı, Yemeyi ve Konuşmayı Önlüyor! 

Hastalar tarafından yüzde ‘şimşek çakması’ veya ‘elektrik çarpması’ olarak tarif edilen trigeminal nevralji; genellikle yüzün tek tarafında, tekrarlayıcı ve şiddetli ağrı ataklarıyla kendini gösteriyor. Kısa sürmesine rağmen tekrarlayan ataklar nedeniyle hastaların günlük yaşamı adeta kabusa dönüşebiliyor. Öyle ki hastalar ağrıyı tetikleyebildiği için yemek yeme, su içme ve konuşma gibi en temel ihtiyaçlarından kaçınabiliyor, yüzlerini yıkayamaz ve dişlerini fırçalayamaz hale gelebiliyor. Acıbadem International Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker, yaygın inanışın aksine trigeminal nevraljinin çözümsüz bir hastalık olmadığına dikkat çekerek, “ Günümüzde, uygun hastalarda, modern tıbbın sunduğu balon kompresyon gibi girişimsel yöntemlerle bu şiddetli ağrıdan kurtulmak mümkündür” diyor. Türkiye’de önemli bir halk sağlığı sorunu Trigeminal nevralji, dünya genelinde her 100 bin kişinin yaklaşık 4 ila 13’ünde görülürken, Türkiye’de bu oranın çok daha yüksek olduğu belirtiliyor. Yapılan güncel çalışmalara göre, ülkemizde trigeminal nevralji görülme sıklığı 100 bin kişide 98’e ulaşıyor. Türkiye’de her yıl yaklaşık 4 bin kişiye trigeminal nevralji tanısı konulurken, bu veriler hastalığın önemli bir halk sağlığı sorunu olduğunu gösteriyor. En sık 50-70 yaş aralığında gelişen bu hastalığa kadınlarda erkeklere oranla daha yaygın rastlanıyor. Trigeminal nevraljinin en yaygın nedeni ise beyin sapındaki bir damarın (genellikle üst serebellar arter) trigeminal sinire bası yaparak siniri rahatsız etmesi veya koruyucu kılıfına (myelin zarı) zarar vermesi. Günlük hayat durma noktasına geliyor! Trigeminal nevralji, hastaların günlük yaşamlarını ‘durma’ noktasına getirebilecek kadar ciddi sorunlar oluşturabiliyor. En temel insani ihtiyaçlar olan yemek yemek, su içmek veya konuşmak ağrıyı tetikleyebildiği için hastalar bu gereksinimlerinden kaçınmaya başlıyor. Zamanla ciddi kilo kayıpları oluşabiliyor. Ayrıca, hastalar toplum içinde aniden bir atak geçirme korkusuyla sosyal ortamlardan uzaklaşıyor; ağrı tetiklenmesin diye yüz kaslarını donduruyor ve gülümsemekten dahi kaçınıyorlar. Uzmanlar bu durumu, ‘yüz donması’ olarak tanımlıyor. Sosyal izolasyonun yanı sıra hijyen ve kişisel bakım da önemli bir sorun haline gelebiliyor. Öyle ki yüze dokunmanın oluşturduğu şiddetli ağrı nedeniyle erkekler tıraş olamıyor, kadınlar makyaj yapamıyorlar. Dahası, yüz yıkama ve diş fırçalama gibi hijyen alışkanlıkları da imkansız hale gelebiliyor. Literatürde “intihar hastalığı” olarak tanımlanıyor! Trigeminal nevralji, tıbbi literatürde ‘intihar hastalığı’ olarak tanımlanacak kadar ağır bir psikolojik ve sosyal yükü beraberinde getirebiliyor. Zira, ağrının ne zaman geleceğinin bilinmemesi sebebiyle hastalar sürekli bir ‘beklenti anksiyetesi’ içine giriyor. Bu kronik stres hali zamanla çaresizlik hissine, derin depresyona ve uyku bozukluklarına neden olarak hastaların yaşam kalitesini dramatik şekilde düşürüyor. Ayrıca, şiddetli ataklar sırasında hastaların konsantrasyonu tamamen dağılıyor; bu durum iş hayatında verimsizliğe veya profesyonel yaşamın tamamen sonlanmasına da yol açabiliyor. Yanlış tanı, gereksiz yere çekilen sağlıklı dişler! Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker, ağrı genellikle üst veya alt çene bölgesinde hissedildiği için hastaların büyük bir çoğunluğunun ilk olarak diş hekimine başvurduğuna işaret ederek, “Maalesef, doğru tanı konulana kadar birçok hasta gereksiz yere sağlıklı dişlerini çektiriyor. Dolayısıyla, eğer yüzünüzde yemek yerken, konuşurken veya rüzgar estiğinde tetiklenen ani, kısa süreli ve şok benzeri ağrılar varsa beyin cerrahisi uzmanına başvurmanız son derece önemlidir” uyarısında bulunuyor. Amaç hastayı ağrısız yaşama kavuşturmak Trigeminal nevraljinin tanısı klinik öykü ve nörolojik muayene ile konuluyor. Damar basısını veya ikincil nedenleri (tümör, multiple skleroz vb.) dışlamak için manyetik rezonans görüntüleme (MR) tetkikine başvuruluyor. Tedavinin birincil amacı ise hastayı ağrısız yaşama kavuşturmak. İlaç tedavisi trigeminal nevraljide ilk adımı oluşturuyor. İlacın yetersiz kaldığı veya sersemlik ile dengesizlik gibi yan etkilerin arttığı durumlarda açık cerrahi (Mikrovasküler dekompresyon) veya kapalı cerrahi yöntemler (Balon kompresyon ve radyofrekans gibi yöntemler) gündeme geliyor. Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker, trigeminal nevraljinin tedavisinde uzun yıllardır mikrovasküler dekompresyon (MVD) cerrahisinin altın standart olarak kabul edildiğini söyleyerek, “Bu operasyon, hemen kulak arkasından kafatasına bir kemik pencere açılıp, mikroskop altında, trigeminal sinirinin beyin sapından çıktığı noktaya müdahale edilen büyük bir cerrahi girişimdir. Ancak, her hasta için uygun olmayabiliyor ve çeşitli riskler barındırabiliyor. Bu nedenle alternatif olarak, daha az girişimsel (minimal invaziv ya da kapalı cerrahi) yöntemlere de başvuruluyor” bilgisini veriyor. Balon kompresyon yöntemi öne çıkıyor Geçmişten günümüze uygulanan alkol enjeksiyonu veya radyofrekans gibi kapalı yöntemlerde, ağrının kesilip kesilmediğini test etmek için hastanın işlem sırasında uyanık kalması gerekebiliyor. Ancak, bu durumun şiddetli ağrı çeken hastaları hem fiziksel hem de psikolojik olarak oldukça zorladığını vurgulayan Dr. Barış Peker, “Ayrıca, söz konusu her iki yöntemde de “anesthesia dolorosa” olarak adlandırılan bir yan etki görülebiliyor. Şiddetli ve sürekli devam eden bu ağrı durumu trigeminal nevraljiden çok daha ağır bir klinik tabloya neden olabiliyor. Dolayısıyla, cerrahi riskleri minimize eden, hastayı uyanık tutma zorunluluğunu ortadan kaldıran ‘Balon kompresyon’ yöntemi, günümüzde trigeminal nevraljiye bağlı yüz ağrısından kurtulmak isteyen hastalar için en çok tercih ettiğimiz yöntem olarak öne çıkıyor” diye konuşuyor. İşlem hasta ağrı hissetmeden tamamlanıyor! Balon kompresyon yöntemi ameliyathanede ve genel anestezi altında uygulanıyor. Bu sayede işlemin hastaların hiçbir ağrı veya sıkıntı hissetmeden tamamlandığını belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Dr. Barış Peker, sözlerine şöyle devam ediyor: “Bu yöntemde, skopi (röntgen) eşliğinde ve bir iğne (katater) yardımıyla ağız kenarından girilerek, kafa tabanında yer alan ‘foramen ovale’ isimli delikten trigeminal sinirinin bulunduğu bölgeye ulaşılıyor. Ardından, katater aracılığıyla, küçük bir balon, şişirilmeden bu bölgeye iletiliyor. Balon burada 1-2 dakika süreyle şişirilerek, sinir liflerine kontrollü bir basınç uyguluyor. Yüksek çözünürlüklü skopi (röntgen) sayesinde, hedeflenen "armut" veya "üçgen" şeklindeki baskı formu, sinir üzerinde tam istenilen noktada oluşturuluyor. Şiddetli ağrıya neden olan sinir liflerine yapılan bu baskı ağrının kesilmesini sağlıyor” diyor. Balon kompresyon ameliyatında anesthesia dolorosa riskinin yaşanmadığını anlatan Dr. Barış Peker, bu faydasının yöntemin seçilmesindeki en önemli nedenlerden biri olduğunu vurguluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.