Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Beyin Hastalığı

Kapsül Haber Ajansı - Beyin Hastalığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Beyin Hastalığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gençliğin Yeni Sessiz Salgını: Sanal Kumar ve Bahis Haber

Gençliğin Yeni Sessiz Salgını: Sanal Kumar ve Bahis

İlk aşamada kazandırarak kullanıcıyı sisteme bağlayan platformların kısa sürede bağımlılık geliştirdiğini belirten Prof. Dr. Ögel, Türkiye'de kumar alışkanlığının Avrupa'nın birçok ülkesinden daha hızlı yayıldığı uyarısında bulundu. Akıllı telefonlar ve dijital platformlar üzerinden birkaç saniyede ulaşılabilen sanal bahis ve kumar uygulamaları, gençler arasında giderek büyüyen bir bağımlılık sorununa dönüşüyor. Uzmanlar, özellikle ekonomik kaygılar ve kısa yoldan kazanç elde etme isteğinin gençleri bu platformlara yönelttiğini belirtirken, başlangıçta sunulan küçük kazançların bağımlılık döngüsünü tetiklediğine dikkat çekiyor. Moodist Psikiyatri ve Nöroloji Hastanesi, Bağımlılık Akademisi ve İstanbul Kent Üniversitesi iş birliği ile Kent Üniversitesi Taksim Kampüsü'nde düzenlenen 2. Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumu'nda konuşan Bilimsel Kurul Başkanı Prof. Dr. Kültegin Ögel, sanal kumarın Türkiye'de en hızlı yayılan bağımlılık türlerinden biri haline geldiğini söyledi. Kumarın artık yalnızca fiziksel mekânlarla sınırlı olmadığını vurgulayan Ögel, cep telefonları aracılığıyla günün her saatinde erişilebilen dijital platformların riski katladığını ifade etti. "Sanal kumar yeni neslin karşı karşıya olduğu en önemli bağımlılık alanlarından biri haline geldi" diyen Prof. Dr Ögel, özellikle gençlerin hızlı para kazanma arzusu nedeniyle bu sistemlerin hedef kitlesi haline geldiğini belirtti. Ancak sanal kumarın vaat ettiği kazancın büyük ölçüde bir yanılsama olduğunu vurgulayan Ögel, "Bu yolla düzenli para kazanmak mümkün değil. Buna rağmen gençler bir kez başladığında kendilerini durdurmakta ciddi güçlük yaşıyor" dedi. SANAL BAHİSİN EN TEHLİKELİ YÖNÜ Uzmanlara göre sanal bahis sitelerinin en tehlikeli yönlerinden biri ise kullanıcıyı sisteme bağlamak için kullandıkları yöntemler. Renkli tasarımlar, anlık bildirimler ve hızlı geri dönüş mekanizmalarıyla dikkat çeken platformların özellikle ilk aşamada kazandırarak güven oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Ögel, "Bir kez kazanan kişi kaybetmeye başladığında da oyunda kalmayı sürdürüyor. Çünkü kayıplarını geri kazanabileceğine inanıyor. Asıl tuzak da burada başlıyor" ifadelerini kullandı. DİJİTAL DÜNYA YENİ BAĞIMLILIK BİÇİMLERİ ÜRETİYOR Bağımlılığın yalnızca kumarla sınırlı olmadığını dile getiren Ögel, dijital dünyanın yeni bağımlılık biçimlerini sürekli ürettiğini söyledi. Bir dönem çevrimiçi oyunların ön planda olduğunu hatırlatan Ögel, bugün sosyal medya platformlarının benzer bir etki yarattığını belirterek, algoritmaların kullanıcıları ekranda daha uzun süre tutmak üzere tasarlandığını ve bunun bağımlılık riskini artırdığını kaydetti. ORTAK MÜCADELE ÇAĞRISI! Prof. Dr. Kültegin Ögel, ailelerin çocuklarında ortaya çıkan davranış değişikliklerini dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguluyor. Harcama alışkanlıklarında ani değişimler, sosyal çevreden uzaklaşma, okul başarısında düşüş ve dijital cihazlarla geçirilen sürenin artması önemli işaretler arasında yer alıyor. Ancak Prof. Dr. Ögel'e göre bu belirtiler tek başına yeterli değil. "Bağımlılığı anlamanın en etkili yolu çocukla sağlıklı iletişim kurmaktır. Ergenlik dönemine ait davranışlarla bağımlılık belirtilerini ayırt etmek ancak güçlü bir iletişimle mümkündür" dedi. Dünyada bağımlılık eğilimlerinin hızla değiştiğini belirten Prof. Dr. Ögel, önümüzdeki yıllarda yeni risk alanlarının ortaya çıkabileceğine dikkat çekti. ABD'de gençler arasında farklı bağımlılık türlerinin öne çıktığını hatırlatan Ögel, Türkiye'de ise sentetik maddelerin yanı sıra sanal kumarın endişe verici bir hızla yayıldığını söyledi. "Kumar alışkanlığı Avrupa'nın birçok ülkesine kıyasla daha hızlı büyüyor. Bu tabloyu görmezden gelme lüksümüz yok" diyen Ögel, ailelere, eğitimcilere ve kamu kurumlarına ortak mücadele çağrısında bulundu. Uzmanlar, sanal kumarın yalnızca ekonomik kayıplara yol açmadığını; aile ilişkilerinden eğitim hayatına, ruh sağlığından sosyal yaşama kadar birçok alanda kalıcı sorunlara neden olabileceğini belirtiyor. Bu nedenle sanal bahis ve kumarın, dijital çağın en önemli halk sağlığı sorunlarından biri olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. BAĞIMLILIK BİR BEYİN HASTALIĞI Bu yıl ikincisi düzenlenen Bağımlılık ve İyileşme Sempozyumun koordinasyonunu gerçekleştiren Klinik Psikolog Yusuf Babacan da bağımlılığın irade sorunu değil, bir beyin hastalığı olduğunu ve tedavi edilmediğinde her geçen gün şiddetlenen patolojik bir duruma evrildiğini açıkladı. Kumar, içki vb. bağımlılıkların beyinde fiziksel değişime yol açtığını belirten Psikolog Babacan, "Bağımlılık kamuoyunda bir nefis mücadelesi gibi algılanıyor. Oysa bağımlılık beynin bazı bölgelerinin işlevselliğini kaybetmesi anlamına geliyor. Beyin ödül merkezi ve kontrol merkezinden oluşur. Kontrol merkezindeki bozulma bağımlılığın gelişmesine neden oluyor. Kontrol merkezi devre dışı kaldığı için kişi kendisini frenleyemiyor. Beynin içsel frenleme sistemi devre dışı kalıyor" diye konuştu. Özellikle son dönemde gençler arasında kumar bağımlılığının hızlı geliştiğine dikkat çeken Klinik Psikolog Yusuf Babacan, online bahis sisteminin ve kumarın gençleri hedef aldığına işaret etti. Erişimin kolaylaşmasının bağımlılığın gelişip sürdürülmesine katkıda bulunduğunu ifade eden Klinik Psikolog Babacan, gençlerin başlangıçta can sıkıntısı, keyiflenmek ama en önemlisi kısa yoldan zengin olma dürtüsü ile kumara başladığını ifade etti. Kumarın sonu olmayan ekonomik bir bataklık olduğuna dikkat çeken Babacan sözlerini şöyle sürdürdü: "Kısa yoldan köşeyi dönme, emek harcamadan zengin olma hayali bu davranışı başlatıyor, sonra kazanıp-kaybedip bunu devam ettiriyorlar. Zengin olma fantezisi onları dipsiz bir kuyuya çekerek, ailelerinin de iflasına sebep oluyor. Çünkü gençler kumar borçlarını ailelerine ödetmeye çalışıyor. "Bağımlı olduğum için değil, borcumdan dolayı kumar oynadım, borcum olmazsa oynamayacağım" diyerek ailelerini borçlarını ödemeye ikna ediyorlar. Aile de borcu üstleniyor, oysa bu gençlerde bağımlılığın devam etmesine neden oluyor. Çünkü borç kapandığında çok hızlı bir şekilde ve bu defa daha yüklü oranda oynamaya devam ediyorlar. Bu nedenle biz ailelere diyoruz ki, "siz borcu ödemeyin. Gelin yapılandıralım". Çünkü uluslararası araştırmalar gösteriyor ki, gençler uzun vadede kendi borçlarını ödediklerinde, bağımlılıklarının negatif sonuçlarıyla yüzleşiyorlar ve bu durum kumar oynama davranışını durdurmada daha etkili oluyor. Unutulmamalıdır ki, bağımlılık kronik bir hastalık ve tedavi edilmediğinde her geçen gün şiddetlenen patolojik bir duruma evriliyor" Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Alzheimer Hastalığı Nilüfer’de Detaylı Ele Alındı Haber

Alzheimer Hastalığı Nilüfer’de Detaylı Ele Alındı

Nilüfer Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Alzheimer hastalığı ve hukuki süreç” konulu seminer Karaman Dernekler Yerleşkesi’nde gerçekleştirildi. Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Okan Şahin’in de takip ettiği seminere ilgi yoğun oldu. Moderatörlüğünü Prof. Dr. Mustafa Bakar’ın yaptığı seminerde nöroloji uzmanı Doç. Dr. Demet Yıldız, adli tıp ve nöroloji uzmanı Dr. Elif Nalan Tolgay ve avukat Muzaffer Baran konuşma yaptı. Nöroloji uzmanı Doç. Dr. Demet Yıldız, Alzheimer’ın genellikle yaşlılıkta ve çeşitli zihinsel bozukluklarla ortaya çıkan bir beyin hastalığı olduğunu söyledi. Şikâyetlerin genellikle unutkanlık ile başladığını dile getiren Yıldız, erken evrede tespit edilmesinin önemli olduğunu dile getirdi. Hastalığın ruhsal belirtileri de olduğunu ifade eden Yıldız, “Huzursuzluk, uyku bozukluğu, depresyon gibi ruhsal belirtileri de olabiliyor. Başlangıç evresinde yolu, tarihi şaşırma, kelime bulamama gibi belirti verirken, orta evrede kişileri tanıyamama başlar ve yıkanma ile beslenme konusunda yardım gerekir. Kişi, ileri evrede ise yakınları tanıyamaz” dedi. Demansa yakalanmamak için genetik faktörlerin önemli olduğuna işaret eden Yıldız, eğitim ve sağlıklı yaşamın koruyucu bir faktör olduğunu dile getirdi. İSTİSMARA DİKKAT Adli tıp ve nöroloji uzmanı Dr. Elif Nalan Tolgay, Alzheimer’da yaşlı istismarı konusuna değindi. Hastaların kandırılmaya ve telkine açık hale geldiğini ifade eden Tolgay, “Hastalığın başlangıç dönemlerinde yasal danışman uygun olurken, ilerleyen dönemlerde hastanın vesayet altına alınması gerekir” dedi. Erken evre demansta, hukuki ehliyetin raporlanmasında, kararın ve zamanın spesifik olduğunu anlatan Tolgay, “Evini satmaya kalkan kişinin bugün için hukuki ehliyeti tam olabilir ancak bu durum ertelenirse yeniden raporlama yapıldığında aynı olaya ehliyeti olmayabilir. Mesela, araç satabilir ama her şeyini çocuğuna devretmek için hukuki ehliyeti olmayabilir. Raporun hangi hukuki işlem için verildiği önemlidir” diye konuştu. VASİLER HARCAMALARI RAPOR ETMELİ Avukat Muzaffer Baran, söz konusu hastalıkta vasi tayin edilebileceğini ve bunun önemli bir sorumluluk söyledi. Bu tip konularda beraber yaşadığı çocuğu varsa öncelikli olduğunu dile getiren Baran, “Birinci derece yakını önceliklidir. Ancak yoksa, mahkeme bazen uzak akrabaları vasi tayin edebilir” dedi. Vasinin sadece hastanın günlük harcamaları yapmakla sınırlı olduğunu vurgulayan Baran, “Vasi tayin olan kişi, vasi tayin edilen kişinin tüm varlığını harcayabileceğini düşünüyor. Ancak harcayamaz. Mesela evini satamaz. Yıl sonunda harcamaların gelir gider raporunu vermelidir” diye konuştu. Baran, hastanın suiistimal edildiği düşünülüyorsa hemen bildirilmesi gerektiğinin altını çizdi. TEDAVİDE GELİŞMELER VAR Mustafa Bakar, Alzheimer hastalığında tanı yöntemleri ve tedavide gelişmelerin olduğunu söyledi. Genellikle yaşlılarda görülse de son yıllarda 30’lu yaşlardaki kişilerde de rastlandığına dikkat çeken Bakar, “Hastalık ne kadar erken başlarsa maalesef o kadar hızlı ilerliyor. Bir ailede böyle bir öyküsü varsa kontrol edilmesi gerekiyor. Tedavilerdeki gelişmeler daha çok hastalığın ilk aşamalarında etkili” dedi. Mustafa Bakar, kişinin tansiyon, şeker, kalp rahatsızlığı varsa sürekli kontrol edilmesi gerektiğine vurgu yaparak, kişinin beynini çalıştırmasının hastalıktan koruyacağını söyledi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.