Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Beyin Tümörleri

Kapsül Haber Ajansı - Beyin Tümörleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Beyin Tümörleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Onkoloji Alanındaki Güncel Gelişmeler Ele Alındı Haber

Onkoloji Alanındaki Güncel Gelişmeler Ele Alındı

Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencileri tarafından bu yıl dokuzuncusu düzenlenen ALIS26 – Oncoverse: Horizons in Cancer Kongresi, dünyanın önde gelen bilim insanlarını ve yüzlerce tıp öğrencisini İstanbul’da bir araya getirdi. Türkiye’nin en büyük öğrenci organizasyonlu tıp kongrelerinden biri olarak gösterilen etkinlikte, kanser araştırmalarındaki son gelişmeler, yeni nesil tedavi yöntemleri ve geleceğin onkoloji yaklaşımları ele alındı. Mayıs ayında Acıbadem Üniversitesi’nde gerçekleştirilen kongre, bu yıl “onkoloji evreni” temasıyla düzenlendi. İmmünoterapi, yapay zeka destekli tanı sistemleri, mikrobiyom araştırmaları, organoid teknolojileri, radyoterapi, CAR-T hücre tedavileri ve kişiselleştirilmiş kanser tedavileri gibi başlıkların öne çıktığı kongreye, Türkiye’nin yanı sıra farklı ülkelerden öğrenciler ve araştırmacılar da yoğun ilgi gösterdi. MIT’den Doç. Dr. Canan Dağdeviren, Fox Chase Cancer Center’dan Prof. Dr. Lorenzo Galluzzi, MD Anderson Cancer Center’dan Prof. Dr. James W. Welsh ve King’s College London’dan Prof. Dr. John Maher’in de aralarında bulunduğu çok sayıda uluslararası bilim insanı, kongrede güncel çalışmalarını ve bilimsel öngörülerini paylaştı. Bağışıklık hücrelerini “akıllı savaşçılara” dönüştüren çalışmalar Kongrenin dikkat çeken isimlerinden biri olan King’s College London öğretim üyesi Prof. Dr. John Maher, modern CAR-T hücre tedavilerinin gelişiminde öncü rol oynayan bilim insanları arasında yer alıyor. Yaklaşık 25 yıldır kanser immünoterapisi alanında çalışmalar yürüten Prof. Dr. John Maher, bağışıklık hücrelerinin genetik olarak yeniden programlanarak kanser hücrelerini hedef almasını sağlayan yenilikçi yaklaşımlarıyla tanınıyor. Özellikle CD28 temelli ikinci nesil CAR-T teknolojisinin geliştirilmesindeki çalışmalarıyla dikkat çeken Prof. Dr. John Maher’in araştırmaları, bugün lösemi ve bazı kan kanserlerinde umut verici sonuçları olan tedavilerin temelini oluşturuyor. Prof. Dr. John Maher ayrıca kurucu bilimsel direktörlüğünü yürüttüğü Leucid Bio aracılığıyla laboratuvar ortamında geliştirilen teknolojilerin gerçek hastalarda uygulanabilmesi için klinik çalışmalara da öncülük ediyor. Prof. Dr. John Maher, “Kanser tedavisinde artık yalnızca tümörü hedef alan yöntemlerden söz etmiyoruz. Hastanın kendi bağışıklık sistemini yeniden eğiterek çok daha güçlü ve hassas tedaviler geliştirebiliyoruz. Klasik kemoterapiden farklı olarak doğrudan bağışıklık sistemini kansere karşı harekete geçiriyoruz. Yeniden programlanan hücreler, kanser hücrelerini hedef alarak etkili sonuçlar sağlayabiliyor” diyor. Gelecekte akciğer, meme, beyin, pankreas, prostat kanseri gibi birçok kanserde kullanılacak Prof. Dr. John Maher, CAR-T tedavisinin özellikle bazı kan kanserlerinde son yılların en dikkat çekici başarı hikayelerinden biri olduğunu belirterek, “Geçmişte tedavi seçeneklerinin oldukça sınırlı olduğu bazı lösemi ve lenfoma hastalarında CAR-T uygulamalarıyla uzun süreli ve güçlü yanıtlar elde edilmeye başlandı” diyor. Prof. Dr. John Maher, bu yöntemin bağışıklık sistemini doğrudan tümöre yönlendirdiğini vurgulayarak, bu teknolojinin her yıl daha da geliştiğini belirtti. Prof. Dr. John Maher, “Bugün yalnızca kan kanserlerinde değil, gelecekte akciğer kanseri, meme kanseri, beyin tümörleri, pankreas kanseri, prostat kanseri, karaciğer kanseri ve kolon kanseri gibi en yaygın katı tümörlerde de etkili olabilecek yeni nesil CAR-T yaklaşımları üzerinde çalışıyoruz. Bu alan, kişiselleştirilmiş kanser tedavilerinin en umut verici başlıklarından biri haline geldi” diye konuşuyor. Radyoterapi artık yalnızca ‘ışın tedavisi’ değil Kongrede öne çıkan bir diğer isim ise MD Anderson Cancer Center’dan Prof. Dr. James Welsh oldu. Torasik onkoloji, yani akciğer kanseri, yemek borusu kanseri ve göğüs boşluğu tümörleri gibi göğüs bölgesi kanserleri alanındaki çalışmalarıyla uluslararası düzeyde tanınan Prof. Dr. James Welsh, radyoterapi ile immünoterapiyi bir araya getirerek, kanser tedavisinin etkisini artırdığı klinik yaklaşımların öncü araştırmacıları arasında gösteriliyor. Prof. Dr. James Welsh’in çalışmaları, radyoterapinin yalnızca tümörü küçültmekle kalmadığını, aynı zamanda bağışıklık sistemini aktive ederek vücudun kansere karşı daha güçlü bir yanıt oluşturmasına yardımcı olabileceğini ortaya koyuyor. Özellikle akciğer kanseri gibi tedavisi zor kanser türlerinde, radyoterapi ve immünoterapinin birlikte kullanımına yönelik yürüttüğü klinik çalışmalar bilim dünyasında geniş yankı uyandırdı. 16 binden fazla bilimsel atıfa sahip olan Prof. Dr. James Welsh, immüno-radyoterapi alanının klinik uygulamaya taşınmasında etkili isimlerden biri olarak kabul ediliyor. Araştırmaları sayesinde bugün doktorlar, her hastaya standart tedavi uygulamak yerine, tümörün yapısına ve bağışıklık sisteminin özelliklerine göre daha kişiselleştirilmiş tedavi planları oluşturabiliyor. Prof. Dr. James Welsh, “Radyoterapiyi artık yalnızca ışın tedavisi olarak değerlendirmiyoruz. Radyasyonun bağışıklık sistemine ‘kanser burada’ sinyali verebildiğini görüyoruz. Bu durum, immünoterapiyle birlikte kullanıldığında çok daha etkili ve uzun süreli sonuçlar sağlayabiliyor” diye konuşuyor. Gelecekte multidisipliner yaklaşımların daha da önem kazanacağını belirten Prof. Dr. James Welsh, “Kanser tedavisinin geleceği kişiselleştirilmiş tıpta yatıyor. Her hastanın tümör biyolojisi farklı ve tedavi stratejileri de buna göre şekillenmeli. Yapay zeka, immünoterapi ve radyoterapi kombinasyonları önümüzdeki dönemde onkolojinin yönünü belirleyecek” ifadelerini kullanıyor. Genç doktor adayları dünya bilim insanlarıyla buluştu Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yakın coğrafyadaki uluslararası tıp fakültelerinden öğrencilerin katıldığı kongrede düzenlenen bilimsel oturumlar, paneller ve interaktif sunumlar yoğun ilgi gördü. Katılımcılar, alanında öncü bilim insanlarıyla birebir iletişim kurma ve kanser araştırmalarındaki güncel gelişmeleri yakından takip etme fırsatı buldu. ALIS26 Kongresi, yalnızca bilimsel içerikleriyle değil, genç doktor adaylarını dünya çapındaki araştırmacılarla buluşturan yapısıyla da dikkat çekti. Organizasyon kapsamında öğrenciler, geleceğin onkoloji tedavilerine yön veren çalışmalar hakkında kapsamlı bilgi edinirken, bilimsel araştırmaların klinik uygulamalara nasıl dönüştüğünü de yakından gözlemleme imkanı elde etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çocukluk Çağı Kanserleri Erişkinlerden Farklı Gelişiyor Haber

Çocukluk Çağı Kanserleri Erişkinlerden Farklı Gelişiyor

Çocukluk çağı kanserleri hakkında önemli açıklamalarda bulunan Nev Sağlık Grubu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Bölümü’nden Uzm. Dr. Mustafa Konur, bu hastalıkların erişkinlerde görülen kanserlerden farklı mekanizmalarla ortaya çıktığını belirtti. Konur, “Çocukluk çağı kanserleri; sigara, sağlıksız beslenme ya da stres gibi yaşam tarzı faktörlerine bağlı gelişmez. Bu hastalıklar genellikle genetik değişimler ve gelişimsel süreçler sonucu ortaya çıkar” dedi. “Ebeveynler Kendini Suçlamamalı” Ailelerin en çok zorlandığı konulardan birinin suçluluk duygusu olduğunu vurgulayan Konur, bu düşüncenin doğru olmadığını ifade etti. Konur, “Bu noktada ailelere en önemli mesajımız şu: Kendinizi suçlamayın. Çocukluk çağı kanserleri önlenebilir değil, erken fark edilebilir hastalıklardır” dedi. “Belirtiler Sinsi Başlayabiliyor” Çocukluk çağı kanserlerinin başlangıçta fark edilmesinin zor olabileceğini belirten Konur, vücudun mutlaka bazı sinyaller verdiğini söyledi. Konur, dikkat edilmesi gereken belirtileri şu şekilde sıraladı: Nedeni açıklanamayan ve uzun süren ateş Boyun, koltuk altı gibi bölgelerde ağrısız şişlikler Çarpmaya bağlı olmayan morluklar veya burun/diş eti kanamaları Hızlı kilo kaybı ve sürekli halsizlik “Bu belirtiler görüldüğünde ‘büyüme ağrısıdır’ ya da ‘diş çıkarıyordur’ diye düşünerek geçiştirilmemeli. Bir uzmana başvurmak hayat kurtarır” dedi. “İyileşme Oranları %80’in Üzerinde” Tıp dünyasında çocukluk çağı kanserleri konusunda önemli ilerlemeler kaydedildiğini belirten Konur, günümüzde tedavi başarısının oldukça yüksek olduğunu ifade etti. “Eskiden çok korkulan bu hastalıklar, artık modern kemoterapi yöntemleri, akıllı ilaçlar ve kemik iliği nakli sayesinde büyük oranda tedavi edilebiliyor. İyileşme oranları %80’lerin üzerine çıkmış durumda” dedi. “Psikolojik Destek de Tedavinin Parçası” Tedavi sürecinin sadece fiziksel değil, aynı zamanda psikolojik bir mücadele olduğunu vurgulayan Konur, çocukların moral desteğe ihtiyaç duyduğunu söyledi. Konur, “Bu süreç sadece tıbbi bir tedavi değildir. Minik hastalarımızın ilaç kadar morale, oyuna ve ‘yalnız değilim’ hissine ihtiyacı var” dedi. “En Sık Görülen Türler: Lösemi İlk Sırada” Çocukluk çağı kanserlerinde en sık görülen türlere de değinen Konur, “Lösemiler yani kan kanserleri ilk sırada yer alıyor. Ardından beyin tümörleri ve lenfomalar geliyor” ifadelerini kullandı. “Çocukluk Çağı Kanserinin Simgesi: Altın Kurdele” Toplumsal farkındalığın önemine dikkat çeken Konur, çocukluk çağı kanserlerinin simgesine de değindi. Konur “Çocukluk çağı kanserlerinin simgesi altın renkli kurdeledir. Çünkü çocuklarımız altın kadar değerlidir” dedi. “İnternete Değil, Doktorunuza Güvenin” Son olarak da ailelere önemli bir uyarıda bulunan Konur, bilgi kirliliğine dikkat çekerek, “İnternetteki bilgi kirliliğinden uzak durun. Doğru bilgi için mutlaka doktorunuza güvenin” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.