Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Beyoğlu

Kapsül Haber Ajansı - Beyoğlu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Beyoğlu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İBB’den Kesintisiz Kütüphane Hizmeti Haber

İBB’den Kesintisiz Kütüphane Hizmeti

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), kent genelinde kültürel altyapıyı güçlendirmek ve bilgiye erişimi kolaylaştırmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Özellikle yoğun sınav dönemlerinde evinde uygun çalışma ortamı bulamayan gençler için 24 saat açık kütüphaneler hizmet veriyor. Bu kapsamda Beyoğlu’ndaki Sevgi Soysal Kütüphanesi, Kadıköy’deki Afife Batur Kütüphanesi ve Kartal’daki Muallim Cevdet Kütüphanesi günün her saati İstanbullulara açık tutuluyor. Gece saatlerinde de güvenli, sessiz ve konforlu bir öğrenme alanı sunan bu üç merkez, öğrencilerin ders çalışma ve araştırma ihtiyaçlarında önemli birer buluşma noktası haline geliyor. KÜTÜPHANE SAYISI 6 YILDA 4 KAT ARTTI Günün her saati açık olan bu merkezlerin yanı sıra, İBB'nin İstanbul genelindeki kütüphane ağında da son 6 yılda büyük bir artış yaşandı. 2019 yılında yalnızca 20 olan toplam kütüphane sayısı, yürütülen yoğun çalışmalar ve tarihi yapıların restorasyon süreçleriyle birlikte bugün 78’e ulaştı. Kütüphane sayısındaki bu artış, kullanım alanları ve üye istatistiklerine de doğrudan yansıdı. 2019 öncesi dönemde günlük toplam 2 bin 530 kişi kapasitesiyle hizmet veren kütüphaneler, bugün aynı anda 9 bin 320 kişiyi ağırlayabilecek fiziki büyüklüğe ulaştı. Benzer şekilde geçmiş dönemde yaklaşık 250 bin olan toplam üye sayısı bugün 900 bin sınırına dayanırken, sistemin aktif kullanımı da bu oranla artış gösterdi. SADECE KÜTÜPHANE DEĞİL MAHALLE YAŞAM ALANI İBB’nin yeni nesil kütüphaneleri, yalnızca kitap ödünç alınan geleneksel mekânlar olmanın ötesine geçerek üretimin, etkileşimin ve yaşam boyu öğrenmenin merkezleri haline geliyor. Bireysel ve grup çalışmalarına uygun sessiz alanlar, dijital üretim ve teknoloji odaları, sergi salonları, çocuk bölümleri ve çok amaçlı mekânlarla donatılan bu merkezler, özellikle kültürel imkanların sınırlı olduğu semtlerde önemli bir kamusal işlev üstleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul Sinema Ofisi Törenle Açıldı Haber

İstanbul Sinema Ofisi Törenle Açıldı

Kentin yeni sanat merkezinin açılışına İBB Başkanvekili Nuri Aslan, Beyoğlu Belediyesi Başkanvekili Sefer Karamahmutoğlu, İBB Bürokratları, sinema ve dizi sektöründen çok sayıda seçkin davetli katıldı. Törenin açılış konuşmasını yapan Aslan, sözlerine İstanbul’un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin Cumhurbaşkanı Adayı olan Ekrem İmamoğlu’nun Silivri’den selamlarını ileterek başladı. Aslan, daha sonra konuşmasını şu şekilde sürdürdü; “Sizleri burada, Sinema Ofisi'nde görmek benim için büyük bir mutluluk. Size Silivri zindanlarından; halkı için mücadele eden, 'Asla pes etmeyeceğim, geri durmayacağım; mücadeleme kimse kalmasa bile tek başıma devam edeceğim,' diyen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayımız Ekrem İmamoğlu'nun selam ve sevgilerini getirdim. Aslında anlattığım bu durum bizim hayatımız... Hani 'hissederek konuşmak' diyoruz ya; bazen televizyonda o anlık kesitleri dinliyoruz. Bizim hayatımız da Vatan Caddesi'nde, Silivri'nin alt katında, orta katında, üst katında, mahkemelerde veya Çağlayan’da geçiyor; fırsat bulduğumuzda da vatandaşımızın yanında yer almaya çalışıyoruz. Ama hiçbir şekilde umudumuzu kaybetmiyoruz. Umudumuzu kaybetmeme sebeplerimizden bir tanesi de aslında çocukluğumuzda ve gençliğimizde seyrettiğimiz filmlerdir. Oradaki o mücadele; köyden gelip hemen bir muhtarla anlaşıp, bir gecekondu dikip yarın sabahleyin oradan çocukları okula gönderme umudu bizim de içimizde. Dolayısıyla Cumhuriyet'in savunucuları ve bekçileri olarak; sizlerin yürüdüğü yolda size yarenlik etmeye, yoldaşlık etmeye ve bize verilen emaneti layıkıyla taşımaya devam ediyoruz; bunun mücadelesini veriyoruz. Geldiğimiz noktada Türk filmleri ve dizi sektörü dünya çapında öyle önemli bir noktaya geldi ki; filmlerimiz her yerde seyrediliyor, dizilerimiz satın alınıyor. Buradan, dizi şirketlerini 'çok vergi ödediği' gerekçesiyle yurt dışına taşıyanlara tekrar seslenmek istiyorum: Bu ülkeden umudunuzu kesmeyin. Gelin birlikte mücadele edelim; yarın çok aydınlık. Eğer Türkiye Cumhuriyeti'nin ilelebet yaşayacağını savunuyorsak, bunu sanatımızla da yapmak durumundayız.” “İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ'NİN KAPILARI TÜM SANAT CAMİASINA SONUNA KADAR AÇIK” “Aslında sanatçılar ve yapımcılar elli yıl boyunca çok mücadele ettiler ama başardılar. Bugün Balkanlar'dan Orta Asya'ya, Avrupa'dan Amerika'ya kadar dünyanın dört bir tarafında sizin sayenizde Türk kültürü yayılıyor ve dünyaya örnek oluyor. Bu arada, Şubat ayında iki yönetmenimizin Berlin Uluslararası Film Festivali'nde ödül aldığını biliyorum; bu ülkede yaşayan herkes gibi biz de çok sevindik. Hemen arayıp tebrik ettim, 'Yanınızdayız,' dedim. Ben hem Büyükşehir adına hem de Ekrem İmamoğlu adına size diyorum ki: İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin kapıları tüm sanat camiasına sonuna kadar açık. Hem İstanbul'u birlikte yönetmeye, birlikte fikir üretmeye hem de size destek olmaya açığız. İstanbul öyle sıradan bir şehir değil; İstanbul aslında dünyanın başkentidir. Az kalsın Yerebatan Sarnıcı'nı elimizden alacaklardı, mücadelemiz devam ediyor. Arkadaşlarımız hukuk mücadelesini yürütüyorlar. Cumhuriyet’i, memleketini, ülkesini sevenler bu sorumluluğu sadece bana bırakamazlar. Sinema yapmak, sanat yapmak için nasıl mücadele ettiyseniz; İstanbul'a sahip çıkmak için de öyle mücadele edeceğinizden hiçbir şüphem yok” “BU CUMHURİYET ASLA VE ASLA YIKILMAZ” “Mektubun ardından sabah saatlerinde Silivri’de görülen duruşmaları yerinde takip ettiğini kaydeden Aslan, “Bugün mahkeme salonunda onu izledim. Benim hayatım çok ilginçtir; akşam yorulur yatarım ama sabah büyük bir umutla kalkarım. Bugün Ekrem İmamoğlu'nu dinleyince şuna karar verdim: Bu Cumhuriyet asla ve asla yıkılmaz! Çünkü diyor ki: 'Kimse kalmasa bile ben tek başıma mücadele edeceğim.' Ama bilmediği bir şey var; o içeride kendini tek başına hissediyor olabilir ama tüm İstanbul ve tüm Türkiye onunla beraber. Dolayısıyla ben kardeşimin adına; kardeşimin yanında olan sevgisiyle, duygusuyla, vicdanıyla; Genel Sekreterimiz, Genel Sekreter Yardımcılarımız, sanat camiası, kültür camiası, vatandaş, şoför, esnaf... Tüm yurttaşlara onun adına teşekkür ediyorum. Bir insan ancak böyle sevilebilir; onu da sadece Anadolu'da yetişenler böyle sevebilir. O Anadolu'nun sevgi yüreği ve sanat ruhuyla gelen o güzel kültür, bizim toplumumuza ait. Dolayısıyla hepinizden Allah razı olsun. Hem Ekrem İmamoğlu'nu çok seviyorum hem de tabii ki sizi çok seviyorum; çünkü ben de sizinle büyüdüm, umuda geldim.” “SANATÇI ÜRETMEZSE TOPLUM GELİŞEMEZ” İstanbul Sinema Ofisi’nin açılışına katkı sunan bağışçılara da ayrıca teşekkür eden Aslan, “Eğer bu toplum aile olma kültürünü bugün koruyabiliyorsa ve birbirine tutunabiliyorsa, bu sizlerin sayesindedir. Bağışçılarımıza da ayrıca teşekkür ediyorum. Birileri Cumhuriyet'in bütün değerlerini koruyor, getiriyor ve tüm toplum faydalansın diye buraya hediye ediyor. Bu düşünceyle biz asla geri adım atmayacağız, asla pes etmeyeceğiz. Sanatın da asla pes etmeyeceğini gördük. Şu an hemen şurada, Beyoğlu'nda Muammer Karaca Tiyatrosu'nu yeniden yapıyoruz. Hemen ileride Reşat Nuri Güntekin Sahnesi'ni, Kadıköy’de Haldun Taner Sahnemizi tekrar yapıyoruz. Peki, niçin yapıyoruz? Çünkü sanatçı üretmezse toplum gelişemez. O cesareti ve gücü sizden alıyoruz. Siz bunu filmde belli kurallarla yapıyorsunuz ama biz o heyecanla sabah kalkıp umutla Cumhuriyet’e sarılıyoruz.” İfadelerini kullandı. İSTANBUL SİNEMA OFİSİ ÇOK KATMANLI BİR MERKEZ OLACAK İstanbul Sinema Ofisi, kültür mekânı olmasının yanısıra bir koordinasyon ve üretim merkezi olarak da hizmet verecek. İBB yetki alanındaki mekânlarda gerçekleştirilecek çekimler için izin süreçlerinde kolaylaştırıcı bir rol üstlenen ofis, İstanbul’un bir film platosu olarak etkinliğini de artırmayı amaçlıyor. Toplam 1910 m²’lik kullanım alanına sahip olan İstanbul Sinema Ofisi açık çalışma alanları, cep sineması, amfi ve kütüphanesiyle sektör profesyonellerinden geleceğin sinemacılarına kadar geniş bir kitleye hitap ediyor. Sinema sektörünün İstanbul’daki bileşenlerini uluslararası festivaller, eğitimler ve ağ kurma etkinlikleriyle bir araya getirmeyi hedefleyen İstanbul Sinema Ofisi, yıl boyunca düzenlenen mesleki eğitim programları, atölyeler ve ustalık sınıfları aracılığıyla profesyonelleri, akademisyenleri ve sinema öğrencilerini aynı platformda buluşturacak. Uzun süreli sinema dersleri, sinema tarihi seminerleri, uygulamalı atölye ve ustalık sınıfları, “Açık Akademi” başlıklı teori dersleri ile “Ustamı Dinliyorum” ve “Sinema Sohbetleri” gibi söyleşi serileriyle katılımcılara hem akademik altyapı hem de sektörel pratik kazandırmayı hedefleyen ofis, üniversitelerle işbirlikleri geliştirerek çok katmanlı öğrenme projeleri yürütecek. İstanbul Sinema Ofisi, aynı zamanda İBB Beyoğlu Sineması, Sultangazi ve Kartal sinemaları gibi noktalar üzerinden galalar, festival gösterimleri ve kentin farklı lokasyonlarındaki açık hava sinemalarıyla sinemanın erişilebilirliğini arttırma çalışmalarını sürdürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakan Ersoy Müjdeyi Verdi: Kültür Yolu İçin Geri Sayım Başladı Haber

Bakan Ersoy Müjdeyi Verdi: Kültür Yolu İçin Geri Sayım Başladı

Türkiye Kültür Yolu Festivali’nde geri sayım başladı. Festival, 25 Nisan 2026 tarihinde Şanlıurfa’da başlayacak, 15 Kasım 2026’da Adana’da sona erecek. Yaklaşık 8 ay sürecek bu kültür sanat maratonu, bu yıl 234 güne ulaşarak dünyanın en uzun soluklu festivali olma özelliğini daha da güçlendirecek. Bakan Ersoy, 2021 yılında 80 mekânda ve 2.000’in üzerinde sanatçıyla başlayan festivalin bugün uluslararası bir kültür markasına dönüştüğünü belirtti. Beyoğlu Kültür Yolu Festivali olarak başlayan ve her yıl büyüyerek Türkiye geneline yayılan Türkiye Kültür Yolu Festivali, 2026 yılında 26 şehirde gerçekleştirilecek. Ersoy, 2027 yılında Balıkesir, Denizli, Hatay, Kocaeli, Muğla ve Tekirdağ’ın da katılımıyla festivalin 32 şehre ulaşacağını ifade etti. “Artık insanlar sadece görmek için değil, hissetmek ve deneyimlemek için seyahat ediyorlar” diyen Bakan Ersoy, kültür ve sanat faaliyetlerinin Bakanlığın asli görevleri arasında yer aldığını vurguladı. Kültür ve sanatın toplumun her kesimine ulaşmasını hedefleyen festivalin, yalnızca bir etkinlik serisi olmanın ötesinde Türkiye’nin kültürel dönüşümünün güçlü bir temsilcisi olduğunu belirten Ersoy, Cumhuriyetin 100’üncü yılı itibariyle Avrupa Festivaller Birliği üyesi olan festivalin her geçen yıl daha da güçlenerek yoluna devam ettiğini söyledi. FESTİVALE DAİR HER ŞEY ARTIK TEK SOSYAL MEDYA HESABINDA Bakan Ersoy, Türkiye Kültür Yolu Festivali’nin artık tek bir sosyal medya hesabı üzerinden takip edilebileceğini belirterek, festival takvimi ve tüm detayların https://kulturyolufestivali.com/ internet sitesi ile @turkiye_kulturyolu Instagram hesabı üzerinden paylaşılacağını ifade etti. GASTRONOMİ: KÜLTÜRÜN LEZZETLE BULUŞTUĞU NOKTA Festival kapsamında şehirlerin gastronomi değerleri de ön plana çıkacak. Yerel mutfakların özgün lezzetleri, gastronomi etkinlikleri ve deneyim alanlarıyla ziyaretçilere sunulacak. Şeflerin katılımıyla gerçekleşecek atölyeler, tadım etkinlikleri ve yöresel ürün buluşmaları sayesinde Türkiye’nin mutfak kültürü daha geniş kitlelere tanıtılacak. Festival, gastronomiyi yalnızca bir tat deneyimi değil, kültürel mirasın önemli bir parçası olarak ele alacak. 2026 yılında gastronomi alanında önemli bir yenilik de hayata geçirilecek. Festival kapsamındaki şehirlerde gastronomi duraklarının belirlenmesi amacıyla danışma kurulları oluşturulacak. Her şehrin kendi mutfak kültürünü en doğru şekilde temsil etmesi için alanında uzman isimlerin yer alacağı bu kurullar, şehirlerin öne çıkan lezzet noktalarını ve deneyim rotalarını belirleyecek. Ayrıca her şehir için bir “şehir şefi” belirlenerek, yerel gastronominin temsil gücü artırılacak. Şehir şefleri, hem etkinlik içeriklerinin oluşturulmasında aktif rol üstlenecek hem de o kentin mutfak mirasının ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtımına katkı sağlayacak. Bu yeni yapı ile Türkiye Kültür Yolu Festivali, gastronomiyi daha sistematik, kapsayıcı ve sürdürülebilir bir yaklaşımla ele alacak. 9 GÜNLÜK FESTİVAL, ŞEHİR EKONOMİLERİNE GÜÇ KATIYOR Her şehirde 9 gün süren festival programı, yalnızca kültürel değil ekonomik açıdan da önemli katkılar sağlıyor. Festival süresince oteller, restoranlar ve yerel işletmeler yoğun talep görürken, şehir dışından gelen ziyaretçilerle birlikte turizm hareketleniyor. Bakan Ersoy, festivalin ekonomik etkisine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “9 gün boyunca düzenlediğimiz etkinliklerin şehir ekonomisine büyük katkısı var. Esnafımız bu sürede neredeyse 3 aylık iş yapıyor. Hem yerel halk hem de şehir dışından gelen ziyaretçiler sayesinde illerimizin ekonomisi ciddi şekilde canlanıyor. Hem festivale katılanlar hem il dışından etkinlikleri izlemek için gelenler adeta ilin ekonomisine can suyu oluyor.” ŞEHİRLERDE KÜLTÜR YOLU HEYECANI BAŞLADI Konserlerden sergilere, tiyatrodan operaya, söyleşilerden atölyelere kadar binlerce etkinlik ile Türkiye, aylar boyunca büyük bir kültür sahnesine dönüşecek. Festivalin kapsadığı şehirlerde kültür ve sanat heyecanı şimdiden hissedilmeye başlandı. Türkiye Kültür Yolu Festivali, her şehirde yerel değerleri öne çıkaran, sanatın farklı disiplinlerini bir araya getiren ve geniş kitlelere ulaşan etkinlikleriyle şehirlerin kültürel dinamizmini artıracak. 2025 yılında 20 şehirde gerçekleştirilen ve 180 gün süren festival; 9 bin 645 etkinlik ve 50 bin 400 sanatçının katılımıyla büyük bir başarıya imza atmıştı. 2026 yılında ise bu güçlü yapı daha fazla şehre yayılacak, daha uzun süreli ve daha kapsamlı bir içerikle hayata geçirilecek. 26 ŞEHİR, TEK BİR KÜLTÜR ROTASI 2026 takviminde Şanlıurfa’nın ardından Aydın, Mersin, Eskişehir, Manisa, Trabzon, Samsun, Bursa, Sakarya, Van, Konya, Nevşehir, Malatya, Erzurum, Ordu, Çanakkale, Kayseri, Kahramanmaraş, Ankara, İstanbul, Gaziantep, Diyarbakır, Mardin, İzmir, Antalya ve Adana yer alıyor. Bu yıl Aydın, Eskişehir, Kahramanmaraş, Mersin, Ordu ve Sakarya’nın da dahil edilmesiyle festival 26 şehirde doruğa ulaşacak. Her şehir, kendi kültürel mirasını ve yerel değerlerini festivalin ruhuna katarak Türkiye’nin zenginliğini görünür kılacak. ÇOCUKLAR İÇİN RENKLİ VE ÖĞRETİCİ DÜNYA Festival, çocuklar için özel olarak hazırlanan etkinliklerle de dikkat çekiyor. Atölyeler, sahne gösterileri, tiyatrolar, interaktif oyun alanları ve eğitici programlarla çocuklar erken yaşta sanatla buluşacak. Festival kapsamında kurulacak çocuk köyleri, açık hava oyun alanları ve yaratıcı etkinlik sahaları sayesinde çocuklar hem eğlenecek hem de sosyal ve kültürel gelişimlerini destekleyen deneyimler yaşayacak. Bu kapsamlı içerik, kültürel farkındalığın küçük yaşta gelişmesine katkı sağlayacak. Konserlerden sergilere, opera ve bale gösterilerinden modern dansa, söyleşilerden atölyelere kadar uzanan binlerce etkinlik ücretsiz olarak sanatseverlerle buluşacak. Festivalin tüm etkinlikleri tek bir dijital platform üzerinden takip edilebilecek ve ziyaretçiler programlara kolaylıkla erişebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hilton, İstanbul’daki İlk Canopy by Hilton Otelini Taksim 360 Projesi’nde Açtı! Haber

Hilton, İstanbul’daki İlk Canopy by Hilton Otelini Taksim 360 Projesi’nde Açtı!

Canopy by Hilton markasının Türkiye’deki adresi olan Canopy by Hilton Istanbul Taksim, Beyoğlu semtine Hilton’un “lifestyle” segmentini yansıtan yepyeni bir otel kazandırıyor. Tarlabaşı’nın yenilenen sokaklarında konumlanan otel, bölgenin çok katmanlı tarihinden ve sanatsal kimliğinden ilham alarak, misafirlerine sadece bir konaklama değil, mahalle ile bağ kurabilecekleri çağdaş bir yaşam deneyimi sunuyor. Otelin resmi açılışı, Hilton Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Başkanı Simon Vincent, Hilton Kıta Avrupası Kıdemli Başkan Yardımcısı David Kelly ile Canopy by Hilton Istanbul Taksim Genel Müdürü Can Özmeriç’in yanı sıra Hilton’un üst düzey yöneticileri ve ekip üyelerinin katılımıyla gerçekleştirilen kurdele kesme töreniyle yapıldı. Açılış töreninde konuşan Canopy by Hilton Istanbul Taksim Genel Müdürü Can Özmeriç; “Bugün, Canopy by Hilton Istanbul Taksim’in kapılarını açmaktan ve ilk misafirlerimizi şehrimizin en canlı semtinde ağırlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bu otel yalnızca Tarlabaşı’nın dönüşümünü ve Taksim360 projesinin enerjisini temsil etmekle kalmıyor, aynı zamanda Hilton’un imza niteliğindeki sıcaklığını ve misafirperverliğini İstanbul’un en tarihi semtlerinden birine taşımaya duyduğumuz tutkuyu da yansıtıyor. Misafirlerimizi bu yeni yolculuğumuzda ağırlamaktan heyecan duyuyoruz ve onları şehrin hikâyesinin bir parçası olmaya davet ediyoruz.” dedi. Hilton Kıta Avrupası Kıdemli Başkan Yardımcısı David Kelly ise heyecanını şu sözlerle paylaştı: “Canopy by Hilton Istanbul Taksim’in açılışı, lifestyle segmentteki markamız ile Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyor. Bu otel, kalite, tasarım, yerel dokuyu harmanlayan bir konaklama deneyimi arayışında olan ve sayıları da giderek artan seyahat severler için hizmet verecek. İstanbul’un kalbinde eşsiz bir konumda yer alan Canopy by Hilton Istanbul Taksim’in, Türkiye’deki lifestyle portföyümüze harika katkılar sunacağına inanıyorum.” Şehrin hikayesini odalara taşıyan bir iç tasarım Altı kata yayılan otelde, 15’i süit olmak üzere toplam 110 oda bulunuyor. Her bir oda, İstanbul’un çok katmanlı kimliğini Art Deco dokunuşlarla harmanlıyor. Terrazzo detaylar, özel tasarım mobilyalar ve yerel kumaşlar; modern şıklıkla birleşen otantik bir atmosfer yaratıyor. Otel bünyesinde ayrıca avluya açılan restoran ve bar konseptleri, özel toplantı odaları, 24 saat açık fitness merkezi ile masaj odaları, sauna, buhar odası ve dinlenme alanı bulunan butik bir wellness merkezi de misafirlerin hizmetine sunuluyor. Bölgenin ruhunu sofralara taşıyan iki imza restoran: Karas ve Loya Canopy by Hilton Istanbul Taksim, bulunduğu semtin tarihinden ilham alan iki imza restoranı aracılığıyla yerel kültür ile gastronomiyi özgün bir deneyimde buluşturuyor. Tarihi bir avluya açılan Loya, gün boyu hizmet veren bir brasserie olarak tasarlandı. Türk ve dünya mutfaklarından ilham alan menüsüyle Beyoğlu’nun çok kültürlü mutfak mirasını çağdaş dokunuşlarla yeniden yorumlayan Loya; iç mekânı ve avlusuyla misafirlerini kahvaltıdan akşam kokteyllerine kadar günün her saatinde ağırlayarak sıcak ve sosyal bir buluşma noktası sunuyor. Otelin ikinci imza mekânı Karas ise adını Ermenicede “pişmiş toprak kap” anlamına gelen “karas” kelimesinden alıyor. 1830 yılında Mıhitaryan Ermeni Okulu olarak inşa edilen tarihi bir binada konumlanan şarap barı, geçmişte sarnıç olarak kullanılan alanı şarap mahzeni olarak değerlendiren özgün yapısıyla öne çıkıyor. Karas, Anadolu toprağının kokusunu ve yüzyıllara dayanan bağcılık geleneklerini yansıtan, yerel üreticilerden özenle seçilmiş şarap koleksiyonunu şefin imza lezzetleriyle birlikte kendine özgü atmosferinde sunuyor. Sanatla nefes alan bir otel Canopy by Hilton Istanbul Taksim, yalnızca tasarımıyla değil, aynı zamanda özel oluşturulmuş sanat eseri seçkisiyle de öne çıkıyor. Otelin tüm alanlarına yayılan sanat eserleri, otelin mimari konseptiyle uyumlu olarak ALAN Project sanat ekibi tarafından tasarlandı. ALAN Project bünyesinde farklı disiplinlerden sanatçıların imzasını taşıyan eserler, İstanbul’un çok kültürlü karakterine göndermede bulunurken Canopy by Hilton markasının sıcak, çağdaş ve davetkâr kimliğini de yansıtıyor. Her bir eser otel içinde kendi mikro anlatısını oluştururken, bir araya geldiklerinde Beyoğlu’nun dönüşen yüzünü yansıtan bütüncül bir sanatsal ağı ortaya koyuyor. Yeniden doğan bir semtin hikâyesi: Tarlabaşı’ndan Taksim 360’a Osmanlı dönemi ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında kültürel bir merkez olan Tarlabaşı, tarihi taş konaklar ve tarihi sokakların modern İstanbul yaşamıyla buluştuğu Taksim 360 projesiyle yeniden canlanıyor. Şehrin en ikonik noktalarına sadece birkaç adım mesafede yer alan semt, İstiklal Caddesi’ne 200 metre, Taksim Meydanı’na ise 300 metre uzaklıkta bulunuyor; Pera Müzesi ve Galata Kulesi ise kısa bir yürüyüş mesafesinde. Ayasofya, Topkapı Sarayı, Sultanahmet Camii, Yerebatan Sarnıcı ve Kapalıçarşı’nın bulunduğu Tarihi Yarımada 5 km içinde kolayca ulaşılabilirken, Eminönü ve Mısır Çarşısı ise güneye doğru sadece 3,5 km mesafede yer alıyor. Şehrin geneline ulaşımda kolay ve mükemmel bağlantılar sunan otel, Taksim Metro İstasyonu’na ve İstanbul Havalimanı (37 km) ile Sabiha Gökçen Havalimanı’na (55 km) direkt ulaşım sağlayan havaalanı servislerine 5 dakikalık bir yürüme mesafesinde. Canopy by Hilton, misafirlerine yerelden ilham alan, sıcak ve butik bir konaklama deneyimi vadediyor. Kent gezginleri, keşif tutkunları, kültür sanat meraklıları ve gastronomi severler için tasarlanan Canopy by Hilton Istanbul Taksim, misafirlerini semtle buluşturan yeni nesil bir misafirperverlik anlayışını benimsiyor. Canopy by Hilton Istanbul Taksim, Hilton’un dünya çapındaki 25 markasını kapsayan, ödüllü misafir sadakat programı Hilton Honors’ın bir üyesidir. Doğrudan rezervasyon yapan üyeler, neredeyse tüm puan ve nakit kombinasyonlarını seçmelerine olanak tanıyan esnek ödeme sistemi, özel üye indirimi, ücretsiz standart Wi-Fi ve Hilton Honors mobil uygulaması gibi avantajlardan anında yararlanabilir. Daha fazla ayrıcalık ve indirim için rezervasyonlar Hilton.com, Hilton Honors uygulaması veya diğer resmi Hilton kanalları üzerinden yapılabilir. Hilton Honors üyeleri puanlarını Points Explorer aracıyla da kullanabilir.

İBB Teknoloji Atölyelerinde Yeni Eğitim Dönemi Heyecanı  Haber

İBB Teknoloji Atölyelerinde Yeni Eğitim Dönemi Heyecanı 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesinde oluşturulan İBB Teknoloji Atölyeleri, İstanbul’da yaşayan çocuk ve gençlere teknoloji alanında temel oluşturmak amacıyla 2021 yılında hayata geçirildi. Kurulduğu günden bugüne kadar 6 bin 392 öğrenciye eğitim veren İBB Teknoloji Atölyeleri, teknoloji üreten ve geliştiren bireylerin yetişmesini, yeteneklerin keşfedilmesini ve bu amaçla uygun ortamların hazırlanmasını sağlıyor. GENİŞ KAPSAMLI EĞİTİM PROGRAMLARI Tuzla, Pendik, Ümraniye, Fatih, Esenyurt, Bakırköy, Beyoğlu, Güngören, Kağıthane Cemal Kamacı, Esenler ve Küçükçekmece olmak üzere 11 ilçede hizmet veren İBB Teknoloji Atölyeleri'ne bu dönem için yaklaşık 9 bin 200 öğrenci başvurdu. Düzenlenen seçme sınavının ardından 4., 5., 6., 7., 9. ve 10. sınıf kademelerinden bin 359 öğrenci eğitimlere katılmaya başladı. Eğitim programı öğrencilerin yaş gruplarına göre farklılık gösteriyor. Buna göre; 4. ve 5. sınıf öğrencileri bilgisayarsız bilgisayar bilimi, bilgisayar oyunu tasarımı ve geliştirme ile grafik tasarım ve üretim konularında eğitim alıyor. Daha üst sınıflar olan 6., 7., 9. ve 10. sınıf öğrencileri ise programlama ve kodlama, mobil uygulama geliştirme, grafik tasarım, yapay zeka, robotik uygulama ve proje geliştirme odaklı eğitimlere dahil oluyor. ULUSAL VE ULUSLARARASI YARIŞMALARA KATILMA İMKANI Atölye çalışmalarına katılan 6., 7., 9. ve 10. sınıf öğrencileri için önemli bir fırsat da sunuluyor. 8 ay süren temel eğitim sürecinin sonunda öğrencilerden dönem sonu projeleri hazırlamaları istenecek. Bu projeler, Boğaziçi Üniversitesi akademisyenlerinden oluşan bir jüri ekibi tarafından değerlendirilecek. Jüri tarafından geçer not alan projelerin sahipleri, İBBTech Teknoloji Takımı’na seçilerek hem ulusal hem de uluslararası teknoloji yarışmalarında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ni temsil etme ve yarışma hakkı kazanacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.