Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Biberon

Kapsül Haber Ajansı - Biberon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Biberon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bebeklerde Gaz Sancısına Karşı 10 Etkili Öneri Haber

Bebeklerde Gaz Sancısına Karşı 10 Etkili Öneri

Gaz sancısı bebeklerin çoğunda 3–4. aydan sonra belirgin şekilde azalıyor ve genellikle 4–6 ay arasında kendiliğinden kayboluyor. Çoğu zaman masum nedenlere dayanan bu durum, ebeveynler için uykusuz gecelere ve endişeye yol açabiliyor. Acıbadem International Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ece Birincioğlu Çetin, bu süreçte bazı kurallara dikkat ederek gaz sancısının önlenebileceğini veya hafifletilebileceğini belirterek, “Ebeveynlerin dikkat etmeleri gereken en önemli şey ise hekim tavsiyesi olmadan, bebeğe gaz sorununa karşı bitkisel içerikli takviyeler veya ilaçlar vermemek olmalı. Bunlar bebeğin sindirim sistemine zarar verebilir ve altta yatan bir hastalık varsa, tanısını geciktirebilir. Bitki çayları, şekerli su ve zeytinyağı da sindirim sisteminde sorun oluşturabilecekleri için verilmemelidir. Bunların yanı sıra emziren annelerin rezene çayı içmelerini de artık önermiyoruz. Çünkü, fazla tüketildiğinde, içerisinde bulunan fitoöstrojenler anne ve bebeğin sağlığını olumsuz etkileyebilir” diyor. En yaygın neden: Sindirim sisteminin henüz tam gelişmemiş olması! Bebeklik döneminde, özellikle 0-6 ay arasında, sindirim sisteminin henüz tam olarak olgunlaşmamış olması, gaz sancısının en yaygın nedeni olarak karşımıza çıkıyor. Bununla birlikte, bebeğin hızlı emmesi ve emme sırasında hava yutması, yanlış emzirme teknikleri ve bağırsak hareketlerinin düzensizliği de gaz oluşumuna yol açabiliyor. Dr. Ece Birincioğlu Çetin, gaz çıkarma mekanizmasının yeterince gelişmemiş ve karın kaslarının henüz zayıf olmasının da bebeğin gazı rahatlıkla atamamasına neden olduğunu belirterek, sözlerine şöyle devam ediyor: “Bunların yanı sıra genetik yatkınlık ve bağırsak florasının yapısı gibi bireysel faktörler de süreci etkileyebilir. Bazı durumlarda ise besin alerjisi veya laktoz intoleransı şeklinde altta tıbbi bir problem yatabilir.” Bu belirtiler gaz sancısına işaret edebilir! Gaz sancısı genellikle beslenme sonrasında veya akşam saatlerinde daha belirgin hale geliyor. Dr. Ece Birincioğlu Çetin, gaz sancısı olan bebeklerde en sık görülen belirtileri şöyle sıralıyor: Mırıldanmak ve devamlı ıkınma sesleri çıkarmakUykusunda sesler çıkarmak Kıvranmak ve ‘S’ şeklinde kasılma hareketleri yapmakKarında şişkinlik ve sertlikBacakları karnına çekmekHuzursuzluk, ağlama nöbetleriGaz çıkardıktan sonra belirgin şekilde rahatlamakEmme sırasında sık sık memeyi bırakmakUykudan sık sık uyanmak Gaz sancısını önlemek için 10 etkili öneri! Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ece Birincioğlu Çetin, gaz sancısını hafifletmek için dikkat etmeniz gereken kuralları şöyle anlatıyor: Her beslenme sonrasında gazını mutlaka çıkarın: Meme değişiminde de gazını çıkarmayı alışkanlık edinin. Omuza yaslama veya oturur pozisyonda hafif sırt sıvazlama, gazın daha kolay çıkmasına yardımcı olacaktır. Bacaklarını bisiklet çevirir gibi nazikçe hareket ettirmek de gazın bağırsaklarda ilerlemesine katkı sağlayacaktır. Kısa süreli emzirmelerden kaçının: İlk süt laktozdan, son süt ise yağdan zengin oluyor. Bebeğinizin hem doyması hem de devamlı gaz yapan ilk süte maruz kalmaması için ilk 3 ayda en az 10-15 dakika emzirmeye özen gösterin. Acele etmeyin: Acele etmeden, sakin ve hafif dik pozisyonda beslemeyi alışkanlık edinin. Beslenme sonrasında hemen düz yatırmayın. En az 30-45 derece açıyla yatırmaya dikkat edin. Nazikçe karın masajı yapın: Tercihen ılıtılmış özel bebek masaj yağlarıyla, günde 1-2 kez ve özellikle akşam saatlerinde, saat yönünde nazikçe karın masajı yapın. Kusma riskine karşı masajı tok karnına yapmaktan kaçının. Beslenmenize dikkat edin: Kendinizi gözlemleyin; sizde hazımsızlık ve şişkinlik yapan besinlerden uzak durun. Hava yutmasını önleyin: Beslenme sırasında hava yutmasını önlemek için memeyi veya biberonun emziğini tam kavradığından emin olun. Antikolik biberon tercih edin Dümdüz pozisyonda beslemeyin: Beslenirken dümdüz pozisyonda olmasın. Kendi kendine beslenmesin. Biberonun emzik kısmına hava girmesine izin vermeden dik bir şekilde beslemeniz hava yutmasını engellemek için önemli. Mamasını sürekli değiştirmeyin: Sürekli mama değişimi sindirim sistemini daha hassas hale getirebiliyor. Mamayı hazırlarken, dikkat! Mama ile besleniyorsa, hazırlama şekline dikkat edin. Mama ölçüsünü doğru ayarlayın ve köpük oluşumunu azaltmak için biberonu fazla çalkalamayın. Ilık banyo rahatlatır: Özellikle akşam saatlerinde ılık banyo da kaslarının gevşemesine yardımcı olabilir. Çoğunlukla masum olsa da dikkat! Gaz sancısı genellikle önemsiz nedenlerden kaynaklansa da bazı belirtilere karşı dikkatli olunması gerekiyor. Çünkü, nadiren de olsa gaz sancısının altında yatan etken enfeksiyon, bağırsak tıkanıklığı, alerji veya laktoz intoleransı gibi sindirim sistemi sorunları olabiliyor. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ece Birincioğlu Çetin, mutlaka hekime başvurulması gereken belirtileri, “Özellikle şiddetli ve sakinleştirilemeyen ağlama, kusma (özellikle yeşil renkli ya da fışkırır tarzda olması), ateş, kilo alamama veya kilo kaybı, dışkıda kan görülmesi, uzun süre gaz ve gaita çıkışının olmaması, karında belirgin hassasiyet veya sertlik ile genel durum bozukluğu” olarak sıralıyor.

İzmir'de Çiftçiye Buzağı Kiti ve Dezenfektan Desteği Haber

İzmir'de Çiftçiye Buzağı Kiti ve Dezenfektan Desteği

Büyükbaş hayvancılıkla geçimini sağlayan 3 bin 500 çiftçiye bağışıklığı güçlendirecek ürünlerin yer aldığı buzağı kiti ve dezenfektan dağıtımı yapıldı. Kınık’tan başlayan dağıtımlar diğer ilçelerde devam ederken, çiftçiler hastalıklara karşı bilgilendirildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi, artan girdi maliyetlerinin yanı sıra şap hastalığı ve buzağı ölümleriyle mücadele eden çiftçileri yalnız bırakmadı. Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı, kentin et ve süt varlığını tehdit eden hastalıklarla mücadele için büyükbaş hayvancılığın yoğun olduğu ilçelerdeki çiftçilere dezenfektan ve buzağı kiti desteğinde bulundu. Kınık’ta başlatılan dağıtımlarda buzağıların hijyenini ve bağışıklığını artırmaya yönelik hazırlanan paketler çiftçilere ulaştırıldı. Hazırlanan kitlerde biberon, emzik, göbek klipsi, bağışıklık sistemini destekleyici ağız pastası, sağım öncesi ve sonrası meme daldırma kabı, meme dezenfektanı, kova ve toz dezenfektana yer verildi. Türkiye’nin süt üretiminde lider kenti İzmir’de, Beydağ, Bayındır, Ödemiş, Tire, Kiraz başta olmak üzere büyükbaş hayvancılığın yoğun olduğu ilçelerdeki toplam 3 bin 500 çiftçiye buzağı kiti desteği sağlandı. Buzağı ölümleri Türkiye’de yüzde 20 oranında Uygulama hakkında bilgi veren İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanı Bülent Üngür, şap hastalığı ve buzağı ölümlerine dikkat çekerek, “Şap hastalığı, çift tırnaklılarda görülen son derece bulaşıcı bir hastalıktır. Et ve süt ürünlerinde düşüşlere ve ciddi ticari kısıtlamalara neden olmaktadır. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak, öncelikli hedefimiz, ülkemizde ve ilimizde yoğun olarak görülen şap hastalığına karşı bir önlem almaktı. Bunun dışında, buzağı kayıpları ise ülkemizin en büyük problemlerinden birisi. Buzağı kayıplarında ölüm oranı dünyada yüzde 3-4’lerdeyken Türkiye’de bu oran maalesef yüzde 15-20’lerde. Bu oranın bu kadar yüksek olmasının en önemli sebeplerinden birisi, buzağıların doğduktan sonra bakımlarının yeterince hijyenik ortamlarda yapılmaması ve bağışıklık sistemlerinde eksiklikler olması” diye konuştu. “Buzağı kitinin yanında çiftçiyi hastalıklara karşı eğitiyoruz” İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın talimatıyla şap hastalığı ve buzağı ölümlerine karşı hızlı bir önlem aldıklarını ifade eden Bülent Üngür, “Hazırladığımız buzağı kitlerini ve toz dezenfektanlarını üreticilerimize ulaştırmak için dağıtıma başladık. İzmir’de yaklaşık 1 milyon civarında büyükbaş hayvan var. Büyükbaş hayvan varlığıyla Türkiye’nin lider şehirlerinden biri olan İzmir’imizde, özellikle et ve süt veriminde düşüşe yol açan bu hastalığa karşı önlem almamız gerekiyor. Bundan dolayı da Kınık ilçemizde başladığımız buzağı kiti dağıtımına İzmir’in diğer ilçelerinde de devam edeceğiz. Buzağı kitiyle birlikte, çiftçilerimizi bu konuda eğitiyoruz ve bilgilendiriyoruz. Hazırladığımız broşürlerle de buzağı kiti içeriğinin nasıl kullanılacağına dair bilgilendirme yapıyoruz” dedi. “Üretim yapmak şu an zor” Kınık Osmaniye Mahalle Muhtarı Gülşen Pınar ise yapılan çalışmadan duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Çok iyi bir çalışma oldu. Şap hastalığı oldukça yaygın. Bu nedenle köylerimiz ve hayvan yetiştiricilerimiz için çok faydalı oldu, teşekkür ediyoruz. Desteklerin özellikle küçük üreticilere yönelik olması çok daha anlamlı. Üretim yapmak artık oldukça zor, her şey çok pahalı. Şap hastalığı da ilerlemiş durumda. Bu destekler gerçekten çok iyi oldu” dedi. “Şap şu an her tarafımızı sardı” Kınık Kocaömer Mahalle Muhtarı Hasan Yıldız da desteklerden memnuniyet duyduklarını belirterek, “Çok güzel destekler. Daha önce de arı desteği almıştım, bu desteklerin devam etmesini istiyoruz. Şap hastalığı şu an her tarafı sarmış durumda. Bu hizmet tam zamanında yapıldı. Hayvan giriş çıkışları da denetlenirse hastalığın önüne geçmek daha kolay olur. Sıkıntıların geçeceğine inanıyoruz. Hizmetler güzel, devamını diliyoruz” dedi. “Süt ucuz, yem pahalı; bir de hastalık çıktı” Kınıklı üretici Özcan Doğan çiftçinin içinde bulunduğu tabloya dikkat çekerek, “Biz çok memnun kaldık, teşekkür ederiz. Keşke herkes çiftçisine böyle sahip çıksa. Hayvancılık iyi değil, kötü gidiyoruz. Süt bugün çok ucuz, yem pahalı. Masraf çok. Bununla beraber bir de hastalık çıktı. Şu an hayvanlarımız hazır yiyor, dışarı salamıyoruz. Meralarımız var ama şap hastalığından dolayı dışarı salamıyoruz. İşin içinden çıkamıyoruz. Tarım Bakanımız görmüyor mu bu durumları? Büyükşehir’in verdiği bu kitler çok güzel” ifadelerini kullandı. “Bu yardımları bekliyordum” Dağıtılan kitlerin üretici için önemli bir maliyeti önlediğini söyleyen Özcan Doğan, “Biz bunları veterinerden parayla alsak çok büyük para. Bu yardımları bekliyordum. Ne yapalım elimiz kolumuz bağlı. Süt zaten para etmiyor. Hayvancılık bitti. Kınık’ın Kocaömer Mahallesi’nde 3 kişi kaldık” diye konuştu. “Destekler çok iyi” Muzaffer Çimen ise “Bizim sıkıntımız sütün para etmemesi, yemin pahalı olması. Buna bir çözüm getirilmesi lazım. Bu destekler çok iyi” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.