Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bilgi İşlem

Kapsül Haber Ajansı - Bilgi İşlem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bilgi İşlem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

AMD ve Meta, Meta’nın Süper Zeka Altyapısına Güç Vermek İçin Stratejik Ortaklıklarını Genişletiyor Haber

AMD ve Meta, Meta’nın Süper Zeka Altyapısına Güç Vermek İçin Stratejik Ortaklıklarını Genişletiyor

AMD bugün Meta ile olan derin stratejik ortaklığına dikkat çekerek; AMD Helios™ raf ölçekli çözümlerinin Meta'da çalıştığını, AMD EPYC™ işlemcilerin Meta’nın Muse yapay zeka aracısına (AI agent) güç verdiğini ve AMD teknolojilerinin Muse Spark Open ve Muse Glimmer dahil olmak üzere Meta modelleri için Sıfırıncı Gün (Day-0) desteği sağladığını duyurdu. Bu gelişme, iki şirket arasında AMD EPYC™ işlemciler, AMD Instinct™ GPU'lar, AMD Pensando™ ağ iletişimi ve AMD ROCm™ yapay zeka altyapısı genelinde yıllardır süregelen ortak tasarım ve iş birliğine dayanıyor. AMD Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Lisa Su, konuyla ilgili yaptığı açıklamada: "Meta, AMD için stratejik bir ortak ve biz bu ortaklığı, Meta'nın altyapısına güç veren EPYC işlemcilerden, yapay zeka iş yüklerini destekleyen Instinct GPU'lara ve açık yazılımlara kadar yıllar süren derin teknik iş birlikleriyle inşa ettik," dedi. "Helios'un artık Meta'da çalışmasıyla birlikte, bu ortaklığı süper zeka çağında yeni bir boyuta taşıyoruz. Birlikte, gigawatt ölçeğinde altyapılar kurup devreye alıyor ve Meta'nın en iddialı süper zeka modellerini ve hizmetlerini mümkün kılmak için silikon, yazılım ve sistemlerin gelecek nesillerini şekillendiriyoruz." Meta Kurucusu ve CEO'su Mark Zuckerberg ise, "AMD, öncü (frontier) modellerimizi çalıştıran bilişim altyapısını oluşturmada kilit ortağımız konumunda," ifadelerini kullanarak şunları ekledi: "Kişisel süper zekayı herkese ulaştırmamızı sağlayacak bilgi işlem gücüne büyük yatırımlar yapıyoruz ve AMD’nin bu noktadaki rolü bizim için çok önemli." AMD Meta Altyapısına Güç Veriyor AMD teknolojisi, Meta’nın bilgi işlem, ağ iletişimi, sistemler ve yazılım genelindeki altyapısına güç sağlıyor: İlk AMD Helios raf ölçekli çözümleri Meta tarafından kuruldu ve yakın gelecekte daha geniş çaplı bir dağıtıma geçiş için test ediliyor.AMD EPYC işlemciler, Meta’nın Muse kişisel yapay zeka aracısının arkasındaki özel bilgi işlem ortamlarını destekliyor. Meta, birden fazla nesil boyunca milyonlarca EPYC işlemciyi devreye aldı ve 6. Nesil EPYC™ CPU'ların öncü müşterilerinden biri konumunda. İki şirket ayrıca "Verano" da dahil olmak üzere gelecek nesiller üzerinde iş birliği yapıyor.AMD Instinct GPU'lar halihazırda Meta’nın altyapısında eğitim, sıralama ve öneri motorları için üretimde kullanılıyor. Meta ayrıca AMD Instinct™ MI450 mimarisi için erken tanımlama (early definition) müşterilerinden biriydi ve kendi iş yükleri için optimize edilmiş özel bir AMD Instinct GPU'yu devreye alacak. Bu iş birliği aynı zamanda AMD Instinct™ MI500 serisi GPU'lar ve yeni nesil raf ölçekli sistemler dahil olmak üzere gelecekteki AMD platformlarına da yön veriyor.AMD ve Meta, geliştiricilerin AMD GPU'lardan kutudan çıktığı an itibarıyla yararlanabilmelerini sağlamak amacıyla ROCm'i PyTorch aracılığıyla geliştirmek için birlikte çalıştı. Ayrıca AMD, AMD Instinct GPU'larda Meta'nın Muse Spark Open modelleri ve AMD Ryzen™ AI PC'ler ile AMD Radeon™ GPU'larda Muse Glimmer için Sıfırıncı Gün (Day-0) desteği sundu.AMD ve Meta, yazılım iş birliklerini büyük ölçekli yapay zeka eğitimini kapsayacak şekilde genişletti, öneri modellerini AMD Instinct MI350X GPU'larda optimize etti ve diğer geliştiricilerin kullanımı için PyTorch, Triton ve ROCm'e iyileştirmeler sağladı. Meta yapay zeka yeteneklerini büyütürken, iki şirket milyarlarca insan için yapay zeka altyapısı işletmenin taleplerini karşılamak üzere silikon, yazılım ve sistemler genelinde birlikte çalışıyor. Şirketler, ürün yol haritalarını ve mühendislik kararlarını mevcut ve gelecekteki Meta iş yükleri etrafında hizalayarak, yıllar süren iş birliklerini gigawatt ölçeğinde entegre yapay zeka sistemleri inşa etme ve devreye alma noktasına taşıdı. Buna ek olarak AMD, Meta’nın hisse senedi arzına 1 milyar dolarlık yatırım yapacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kocaeli Büyükşehir’in Dijital Vizyonu CIDA 2026’da Haber

Kocaeli Büyükşehir’in Dijital Vizyonu CIDA 2026’da

CIDA 2026’DA DİJİTAL BELEDİYECİLİK VİZYONU Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen CIDA 2026 5. Uluslararası Dijital Çağda İletişim Sempozyumu’nda dijital belediyecilik vizyonunu paylaştı. Bu kapsamda “Veriden Hizmete: Dijital Belediyecilik ve Yeni Nesil Yerel Yönetim Altyapıları” başlıklı panelde, veri odaklı hizmet anlayışı ve yeni nesil yerel yönetim altyapıları ele alındı. Sempozyum kapsamında gerçekleştirilen panel, dijitalleşmenin yalnızca teknolojik bir dönüşüm değil; aynı zamanda daha koordineli, verimli ve vatandaş ihtiyaçlarına duyarlı bir yerel yönetim anlayışının önemli bir bileşeni olduğunu ortaya koydu. VERİNİN HİZMET ÜRETİMİNDEKİ ROLÜ VURGULANDI Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen panelde; dijital teknolojilerin yerel yönetim hizmetlerine entegrasyonu, bütünleşik veri yönetimi ve yapay zekâ destekli karar sistemleri masaya yatırıldı. Afet yönetimi, ulaşım, çevre ve kurumsal iletişim gibi kritik alanlarda dijital altyapıların sunduğu imkânlar değerlendirilirken, verinin etkin hizmet üretimindeki rolü ve kurumlar arası koordinasyonun önemi de vurgulandı. ÇEVRE YÖNETİMİNDE DİJİTAL İZLEME VE KARAR SİSTEMİ Panelde, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin dijital dönüşüm çalışmaları ve yeni nesil yerel yönetim uygulamaları katılımcılarla paylaşıldı. Bilgi İşlem Dairesi Başkanı Murat Sandalcı, belediyenin yapay zekâ destekli dijital altyapılarını ve veri odaklı yönetim yaklaşımını aktarırken, Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Birol Balcı ise çevre yönetiminde kullanılan dijital izleme ve karar destek sistemlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın Dijital Dönüşümünde Kadın Liderliği Haber

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın Dijital Dönüşümünde Kadın Liderliği

İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı’nın kuruluşunun 25. yılı kapsamında hayata geçirdiği “Havacılıkta Sınır Tanımayan Kadınlar” belgesel serisi, kadın profesyonellerin hikayelerini ekranlara taşımaya devam ediyor. Havacılığın farklı alanlarında iz bırakan kadınların ilham veren başarı öykülerinin anlatıldığı serinin yeni bölümünde, Bilgi İşlem ve Otomasyon Direktörü İsmihan Baysal Anderson’ın 28 yıllık kariyeri, havacılığın dijital dönüşümüne liderlik eden çalışmaları ve iş hayatının ardındaki yaşam öyküsü izleyicilerle buluşuyor. Kariyerinin yaklaşık 20 yılını Türkiye’de ve yurt dışında farklı sektörlere yönelik danışmanlık projelerinde geçiren İsmihan Baysal Anderson, ulusal ve uluslararası şirketlerle edindiği deneyimini havacılık sektörüne taşıyor. Havalimanının 7 gün 24 saat kesintisiz çalışan teknoloji altyapısına yön veren Anderson, check-in, boarding ve bagaj sistemlerinden yapay zeka destekli yolcu çözümlerine kadar pek çok teknolojik sürecin yönetiminde görev alarak kurumun dijital dönüşümüne liderlik ediyor. Özellikle yapay zeka alanındaki gelişmeleri yakından takip eden Anderson ve ekibi, dünyada farklı sektörlerde uygulanan teknolojik çözümleri havacılığa uyarlayarak yolcu deneyimini ve operasyonel verimliliği geliştirmeye odaklanıyor. Havalimanının görünmeyen teknoloji ağı 7/24 çalışıyor İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı’nda yolcu yoğunluğunun daha etkin yönetilmesi amacıyla yapay zeka destekli görüntü işleme teknolojilerinden yararlanılıyor. Bu sistemlerle belirli alanlardaki kuyruk ve yoğunluklar ölçümlenirken, yolcu hareketlerinin ne kadar sürede azaldığı ve süreçlerin hangi hızla ilerlediği takip edilebiliyor. Belirlenen eşiklerin aşılması durumunda operasyon ekiplerine iletilen uyarılar, sahadaki yoğunluğa zamanında müdahale edilmesine katkı sağlıyor. Anderson’ın liderliğinde gerçekleşen teknolojik dönüşüm çalışmalarından bir diğeri ise havalimanlarında kullanılan ilk üretken yapay zeka tabanlı dijital asistan SAVVy. Kasım 2024'te Uluslararası Sivil Havacılık Örgütü (ICAO) tarafından Antalya’da düzenlenen “AI in the Sky” konferansında “Havacılık sektöründe yapay zeka çözümleri: CRM ve yolcu deneyimi” oturumunda tanıtılan SAVVy, Sabiha Gökçen Havalimanı’na atanan IATA kodu ‘SAW’dan hareketle türetildi. SAVVy’nin kelime anlamı ‘anlayışlı’ olup havalimanının misafirperver ruhunu geleceğin yapay zekâ vizyonuyla harmanlayıp adeta baştan tanımlıyor. “Yenilikçi, yapay zekâ destekli dijital asistan SAVVy, rutin sorgulamaları otomatikleştirerek yolcu sorularına anlık cevap ve çözümler sunuyor. Böylece Sabiha Gökçen SAW Care Çağrı Merkezi'ndeki çalışanların daha karmaşık konulara odaklanabilmesine ve üstün bir müşteri deneyimi sunulmasına olanak sağlıyor.” 7 gün 24 saat sekiz dilde (Türkçe, İngilizce,Rusça, Fransızca,Çince, İspanyolca, İtalyanca ve Almanca) hizmet veren ve bugün çağrı merkezine yöneltilen soruların yaklaşık yüzde 40’ını tek başına karşılayan SAVVy, yolcuların havalimanına ilişkin ihtiyaç duydukları bilgilere hızlı biçimde ulaşmasını sağlıyor. SAVVy uçuş ve otopark sistemleriyle entegrasyonu bulunan dijital asistanın bir sonraki aşamasında WhatsApp entegrasyonu üzerinde çalışılıyor. Böylece yolcuların bilgiye erişim kanallarının daha da genişletilmesi hedefleniyor. Anderson’ın havalimanındaki teknoloji yolculuğunda dikkat çeken bir diğer proje ise E-Pasaport uygulaması. Biyometrik doğrulama teknolojileriyle çalışan sistem sayesinde yolcular, pasaport kontrol işlemlerini otomatik kapılar üzerinden daha hızlı ve bağımsız şekilde tamamlayabiliyor. Check-in’den boardinge, bagaj süreçlerinden yolcu bilgilendirmeye kadar havalimanındaki pek çok kritik sürecin arkasında kesintisiz çalışan bir teknoloji altyapısı ve ekibi yer alıyor. “Ailelerimizle birlikte dev bir ekip olarak çalışıyoruz” Günde 150 bin kişinin geçiş yaptığı ve sürekli yaşayan bir ekosistemde iş sürekliliğinin en önemli konu olduğunun altını çizen İsmihan Baysal Anderson, "Bilgi işlem sistemlerini ayakta tutmak için 7/24 çalışan bir ekibiz. Kendi döneminde birçok kabulü yıkmış ve fark yaratmış Sabiha Gökçen’den aldığımız ilhamla birbirinden önemli uygulamaları ve çözümleri hayata geçiriyoruz. Yolcu deneyimini ve operasyonların işleyişini sürekli olarak iyileştirmek için teknolojik çözümler geliştiriyoruz. Misafirlerimiz bizimle farklı dillerden hızlıca iletişime geçebiliyor. Kriz durumunda her an ulaşılabilir oluyoruz. Bilgi işlem sistemleri, yolcu süreçlerini kesintisiz olarak takip eden ve taleplerini karşılayan bir sistem. Ulaşılabilir olmamak gibi bir şansınız yok" diyerek aile desteğinin önemine değindi: “Gece saat üçte ya da tatildeyken bile acil durum telefonlarıyla havalimanına büyük bir sorumluluk bilinciyle dönmek zorunda kalabiliyoruz. Böyle anlarda eşim ve çocuklarım bana çok destek oluyor. 'Sen git, biz iyiyiz' dedikleri anda kendimi iyi hissediyorum onlardan aldığım güçle işimin başına dönüyorum. Biz sadece havalimanındaki ekibimizle değil, ailelerimizle de birlikte dev bir ekip olarak çalışıyoruz" diyen Anderson, başarının arkasındaki dayanışmaya dikkat çekiyor. Anderson’ın iş hayatının dışında kendisine ayırdığı zaman ise sanatla şekilleniyor. Teknoloji, sistemler ve yoğun operasyonlarla geçen çalışma temposunu resim ve nakışla dengelediğini anlatan Anderson, renkler ve desenlerle ilgilenmenin kendisine farklı bir alan sunduğunu ifade ediyor. “Korkmayın, yılmayın, hayallerinizin peşinden gidin” 28 yıllık kariyerinde teknoloji sektöründeki dönüşüme yakından tanıklık eden Anderson, kadınların teknoloji ve mühendislik alanlarında daha fazla yer almasının önemine de dikkat çekiyor. Başarılı lider, özellikle kız çocuklarının matematik, fen ve teknoloji alanlarına yönlendirilmesinin ailelerden başlayan bir destek süreci olduğuna vurgu yapıyor. Kadınların teknoloji ekiplerine yalnızca farklı bir bakış açısı değil; iletişim, detay yönetimi ve değişim süreçlerinde de önemli katkılar sunduğunu belirten Anderson, genç kadınların teknoloji alanında kariyer yapma konusunda cesaretlendirilmesi gerektiğini ifade ediyor. Anderson’ın gençlere tavsiyesi ise hayal etmekten, denemekten ve öğrenmekten vazgeçmemek üzerine kuruluyor. “Korkmayın, yılmayın, hayallerinizin peşinden gidin. Hayal etmek, hayallerin peşinden koşmak, denemek, öğrenmek ve sürekli gelişmek bence en önemlisi.” diyen Anderson, karşılaşılan zorlukların öğrenme ve gelişme yolculuğunun bir parçası olduğunu vurguluyor. “Teknoloji ekiplerine kadınlar dahil olduğunda ekip inanılmaz güzelleşiyor” Havacılığın farklı alanlarında iz bırakan kadınlardan ilham veren hikayeler sunan belgeselin yeni bölüm anlatıcısı İsmihan Baysal Anderson, teknoloji dünyasında erkek çalışanların hala sayıca daha fazla olduğunu belirterek, kız çocuklarının özellikle matematik, fen ve teknoloji alanlarına yönlendirilmesinin toplumsal açıdan büyük önem taşıdığına dikkat çekti. Kadınların özellikle detay yönetimi, iletişim ve değişim süreçlerinde teknoloji ekiplerine önemli katkılar sunduğunu söyleyen Anderson şu sözleri kullandı: “Sadece erkeklerin yoğunlukta olduğu ekiplerin içine kadınları dahil ettiğinizde o ekip inanılmaz güzelleşiyor. İletişim seviyesi başka bir noktaya geliyor. İnsanlar birbirlerini anlamak ve dinlemek için daha fazla çaba gösteriyor ve daha iyi sonuçlar elde ediyoruz. Kadınlar özellikle detayları işleme konusunda çok güçlüler. Teknolojiyi uygularken değişimi de yönetmeniz gerekiyor; iletişim de kadınların kuvvetli olduğu alanlardan biri.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sektör Liderleri Kuantum Yapay Zeka Dönüşümünün Eşiğinde Haber

Sektör Liderleri Kuantum Yapay Zeka Dönüşümünün Eşiğinde

Kuantum donanımlarını destekleyen tedarik zincirinin giderek daha istikrarlı hale gelmesiyle birlikte, birçok uzman bu gelişmekte olan teknolojinin 2030’lu yılların başında popülerleşerek yaygın ölçekte kullanılabilir hale geleceğini öngörüyor. Ancak bu durum, kuantum teknolojilerinin sunduğu avantajlardan bugünden yararlanmanın mümkün olmadığı anlamına gelmiyor. Tam da bu noktada kuantum yapay zeka devreye giriyor. Mevcut kuantum donanımları üzerinde makine öğrenmesi algoritmalarının çalıştırılmasını temel alan bu yaklaşım, kurumların saatler süren işlemleri dakikalar içinde tamamlamasına veya mevcut altyapılarla çözülmesi mümkün görünmeyen problemlerin üstesinden gelmesine yardımcı olabiliyor. Aynı zamanda daha az veriyle daha verimli öğrenen modellerin geliştirilmesini, modellerin zaman içerisindeki kararlılığının artırılmasını ve çok daha fazlasını mümkün kılıyor. Peki tüm bu potansiyele rağmen kurumların daha fazla yatırım yapmasının önündeki engeller neler? Veri ve yapay zeka alanında faaliyet gösteren SAS, farklı sektörlerden 500’den fazla küresel liderle kuantum yapay zeka üzerine bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırmanın 2025 yılında yayımlanan ilk bölümünde, uygulama maliyetlerinin yüksekliği benimsenmenin önündeki en büyük engel olarak öne çıkarken, bunu bilgi ve farkındalık eksikliği takip etmişti. Ancak 2026 itibarıyla tablo değişmeye başladı. 2026’da kuantum yapay zeka benimsenmesinin önündeki başlıca engeller neler? Araştırmaya katılan liderlere göre 2026 yılında kuantum yapay zeka kullanımının önündeki en önemli engeller şu şekilde sıralandı: Gerçek dünyadaki kullanım alanlarına ilişkin belirsizliklerYüksek uygulama maliyetleriNitelikli insan kaynağı eksikliğiBilgi ve uzmanlık eksikliğiKuantum yapay zeka çözümlerinin sınırlı erişilebilirliğiNet yasal düzenlemelerin (regülasyonların) eksikliği Kuantum yapay zeka nedir ve kurumlar neden bu teknolojiyi kullanmak istiyor? SAS, klasik bilgi işlem ile kuantum bilgi işlem teknolojilerini bir spektrumun iki ucu olarak değerlendiriyor. Bir uçta güvenilirliği kanıtlanmış klasik sistemler, diğer uçta ise deneysel ancak çok daha yüksek işlem gücü sunan kuantum sistemleri yer alıyor. Sektörel ve iş dünyasına yönelik birçok problem ise bu iki yaklaşımın kesişim alanında bulunuyor. Hibrit yaklaşım sayesinde iş yükleri klasik ve kuantum işlem altyapıları arasında paylaştırılarak her iki teknolojinin güçlü yönlerinden yararlanılıyor. SAS Baş Kuantum Mimarı Bill Wisotsky, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Kurumlar, kuantum yapay zeka alanında kendilerine özgü ve patentlenebilir yaklaşımlar geliştirerek teknoloji olgunlaştığında hazır olmak istiyor. İlgi güçlü şekilde devam etse de liderler temkinli ilerliyor ve yüksek maliyetli yatırımların somut kullanım alanları yaratmamasından endişe ediyor. SAS olarak biz ise oyun alanını dengeliyor, bugünden gerçek kullanım senaryoları oluşturuyor ve müşterilerimizin geleceğin kuantum ekonomisinden pay almasını sağlamayı hedefliyoruz.” Kurumlar kuantum ekonomisine nasıl hazırlanabilir? SAS Kuantum Ürün Stratejisi Başkanı Amy Stout ise araştırmanın pazardaki önemli bir ihtiyacı ortaya koyduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Bu araştırma, SAS uzmanlarının sahada gözlemlediği tabloyu doğruluyor: Liderler kuantum teknolojilerine büyük ilgi duyuyor ancak giriş bariyerleri halen oldukça yüksek. Bu nedenle erişilebilir çözümlere ihtiyaç var. SAS Quantum Lab ile kurumlara, somut iş sonuçları yaratmaya odaklanan uygulamalı bir öğrenme ve inovasyon ortamı sunmayı hedefliyoruz.” SAS Quantum Lab nedir? 2026’nın dördüncü çeyreğinde SAS Viya müşterilerine sunulması planlanan SAS Quantum Lab, kurumların kuantum yapay zeka yolculuğuna başlamasını sağlayacak bir çalışma ortamı olarak konumlanıyor. Platform, mevcut projeler üzerinde çalışan kuantum uzmanlarını desteklerken, kuantum fiziği uzmanı olmayan ancak fikirlerini test etmek ve doğrulamak isteyen kullanıcıların da bu teknolojiyi keşfetmesine olanak tanıyor. Böylece kuantum yapay zeka denemelerinin maliyeti önemli ölçüde azalırken, kurumların yanlış yönlendiren sonuçların önüne geçmesi ve bu teknolojiyi güvenilir biçimde değerlendirmesi hedefleniyor. SAS Quantum Lab’in şu özellikleri içermesi planlanıyor: Kullanıcıların sektör bazlı kullanım senaryolarında klasik, kuantum ve hibrit sonuçları yan yana karşılaştırabilmesi ve iş problemleri için en uygun yaklaşımı belirleyebilmesiMevcut testlerde 100 kattan fazla hızlanma ve %99’a varan maliyet avantajı sağlayan performans optimizasyon yetenekleriSoruları yanıtlayan, örnek kodlar sunan ve sonraki adımları öneren sanal kuantum yapay zeka asistanı Kuantum yapay zeka ile hangi alanlarda dönüşüm mümkün olabilir? Araştırmanın sonunda katılımcılara, kuantum teknolojileriyle hangi iş problemlerini çözmeyi hedefledikleri de soruldu. Öne çıkan kullanım alanları arasında şunlar yer aldı: Finans sektöründe dolandırıcılık tespit sistemlerinin doğruluğunu artırarak karmaşık işlem modellerinin daha etkin analiz edilmesi5G ağ trafiğinin gerçek zamanlı optimize edilmesiMoleküler simülasyon ve ilaç keşfi süreçlerinin hızlandırılmasıTedarik zinciri dağıtım süreçleri ile lojistik operasyonlarının optimize edilmesiMüşteri davranışlarına yönelik öngörüsel modelleme odaklı makine öğrenmesi süreçlerinin geliştirilmesiDoğal dil işleme uygulamalarında büyük dil modellerinin eğitimi için gereken süre ve kaynak ihtiyacının azaltılması Wisotsky sözlerini şöyle tamamladı: “Kuantum yapay zekayı keşfetmeye hazırsanız, biz de sizinle çalışmaya hazırız. Fikirlerinizi bizimle paylaşın; uzmanlarımız kuantum yapay zekanın kurumunuza değer katacak, güvenli ve makul bir şekilde nasıl entegre edilebileceğini birlikte değerlendirsin.” Kuantum yapay zeka SAS Innovate’te gündemdeydi SAS’ın 50 yıllık inovasyon yolculuğunu kutladığı SAS Innovate global veri ve yapay zeka konferansında kamuoyuyla paylaşıldı. Etkinlik, Microsoft, Intel ve AWS’nin de aralarında bulunduğu stratejik iş ortaklarının desteğiyle hayata geçiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.