Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bilgi Paylaşımı

Kapsül Haber Ajansı - Bilgi Paylaşımı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bilgi Paylaşımı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı Deprem Bölgesinde ‘Temiz Ekmek Projesi’ni Başlatıyor Haber

Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı Deprem Bölgesinde ‘Temiz Ekmek Projesi’ni Başlatıyor

İklim krizinin etkileri, artan üretim maliyetleri ve afetler, yerel gıda üretimini her geçen gün daha da kırılgan hale getiriyor. Buna karşın küçük ölçekli çiftçiler, kadın üreticiler ve kooperatifler, üretimi sürdürmek ve deprem bölgesinde yaşamı yeniden güçlendirmek için dayanışma içinde çalışmaya devam ediyor. Bu çabayı desteklemek ve yerel üretimi daha dayanıklı hale getirmek amacıyla Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), Hatay, Malatya ve Adıyaman'da Temiz Ekmek Projesi'ni hayata geçiriyor. KEDV, 6 Şubat depremlerinin ilk gününden bu yana bölgede küçük ölçekli çiftçiler ve üreticilerle çalışmalarını sürdürüyor. Bu süreçte üreticilerin tüm zorlu koşullara rağmen üretimi sürdürmek ve yaşamlarını yeniden kurmak için gösterdikleri kararlılığa tanıklık eden KEDV, aynı zamanda bilgi paylaşımını, ortak üretimi ve dayanışmayı güçlendirecek mekanizmalara duyulan ihtiyacın da giderek arttığını gözlemledi. Artan üretim maliyetleri, iklim krizine bağlı aşırı hava olayları, afetler ve buna bağlı olarak üretimde yaşanan aksaklıklar, yerel üreticiler üzerindeki baskıyı artırıyor. Zirai don, sel ve yangın gibi afetler hem tarımsal üretimi hem de yerel gıda tedarik zincirlerini daha da kırılgan hale getirirken, küçük ölçekli üreticilerin güvenilir bilgiye, dayanışma ağlarına ve ortak çözüm mekanizmalarına duyduğu ihtiyaç daha da görünür hale geliyor. Temiz Ekmek Projesi de tam bu ihtiyaca yanıt vermeyi amaçlıyor. Temiz Ekmek Projesi, bölgenin yerel buğdaylarının topraktan değirmene, değirmenden fırınlara ve market raflarına uzanan yolculuğunda emeği geçen çiftçileri, üreticileri, kadın kooperatiflerini ve diğer yerel aktörleri ortak bir iş birliği ağı içinde buluşturmayı amaçlıyor. Böylece üretimin her aşamasında kaliteyi, gıda güvenliğini ve izlenebilirliği güçlendirirken, yerel üreticilerin bilgi paylaşımı yapabilecekleri, birlikte üretebilecekleri ve pazara daha güçlü erişebilecekleri bir yapı oluşturulması hedefleniyor. Projenin ilerleyen aşamalarında ekmek ve diğer buğday temelli ürünler için gıda güvenliği, hijyen, kalite ve izlenebilirlik standartları, üreticilerle birlikte geliştirilecek ve uygulanacak. Uzun vadede Temiz Ekmek Projesi, üreticilerin üretim kapasitesini ve gelir olanaklarını kolektif biçimde güçlendirerek kendi kaynaklarıyla sürdürülebilir bir yapıya dönüşmesini, aynı zamanda bulunduğu bölgede daha fazla hanenin temiz ekmeğe erişebilmesini hedefliyor. Proje kapsamında küçük ölçekli çiftçi ve üreticileri ortak bir dayanışma ve çözüm zemininde buluşturmak için düzenli buluşmalar, deneyim ve bilgi paylaşımları, teknik eğitimler ve mentorluk süreçleri yürütülecek, ortak üretim alanları oluşturulacak. Ürünlerin izlenebilirliğini sağlayacak ortak kalite ve gıda güvenliği standartları belirlenmesi için çalışmalar yürütülecek ve ürünlerin geniş pazarlara ulaşması için markalaşma, ürün standardizasyonu ile çok kanallı satış olanakları geliştirilecek. Proje ayrıca bölgedeki kadın çiftçilerin örgütlenmesini, yerel buğday çeşitlerinin ekiminin kadın kooperatifleri ve kadın çiftçiler arasında yaygınlaştırılmasını destekleyecek. Temiz Ekmek Projesi, yerel üretimin güçlenmesini yalnızca tarımsal üretimin sürdürülmesi açısından değil, afetlere ve iklim krizine karşı daha dayanıklı, kapsayıcı ve adil gıda sistemlerinin inşasının da önemli bir parçası olarak ele alıyor. Kadın üreticiler, kooperatifler ve yerel aktörlerin birlikte geliştireceği bu modelin, bölgede güvenli gıdaya erişimi artırırken yerel ekonomiyi güçlendirmesi ve başka bölgelere de ilham verecek bir dayanışma örneği oluşturması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabancı Vakfı’nın 17. Sezon Fark Yaratanı Özlem Şivecan   Çölyaklı Bireylerin Mücadelesine Öncülük Ediyor Haber

Sabancı Vakfı’nın 17. Sezon Fark Yaratanı Özlem Şivecan Çölyaklı Bireylerin Mücadelesine Öncülük Ediyor

Sabancı Vakfı’nın 17. Sezon Fark Yaratanlarından Özlem Şivecan, çölyaklı birey ve yakınlarının yaşam kalitesini artırmak ve toplumda çölyak konusunda farkındalığı güçlendirmek amacıyla eşi Halim Şivecan ile birlikte Manisa Çölyak ve Organik Beslenme Derneği’ni kurdu. İlk olarak Türkiye genelindeki çölyak derneklerini ortak bir çalışma etrafında buluşturan Şivecan, çölyaklı bireylerin ihtiyaçlarına yönelik hazırlanan yasa önerileriyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde araştırma komisyonunun kurulmasına katkı sağladı. Sağlık Bakanlığı desteğiyle bilgilendirici dokümanların yaygınlaştırılması, glütensiz ürün yelpazesinin genişletilmesi, okul kantinlerinde glütensiz ürün bulundurulması ve ürün ambalajlarında glütensiz ibaresinin yer alması gibi düzenlemelerin hayata geçirilmesine öncülük etti. Sabancı Vakfı Fark Yaratanlar Programı'nın 17. Sezonunda Fark Yaratan seçilen Özlem Şivecan, çölyaklı bireyler için Manisa’da başlattığı dayanışma hareketini ulusal ölçekte bir savunuculuk hareketine dönüştürdü. Özlem Şivecan’ın hayatı, kızı Duru’ya 3 yaşındayken konulan çölyak teşhisiyle değişti. Çölyakla ilgili bilgi eksikliğinin yarattığı belirsizlikle uzun süre tek başına mücadele eden Şivecan, benzer süreçlerden geçen ailelerle bir araya gelerek deneyim paylaşımına dayalı bir dayanışma ortamı oluşturdu. Edindiği bilgi ve deneyimle 2016 yılında eşi Halim Şivecan ile birlikte Manisa Çölyak ve Organik Beslenme Derneği’ni kurdu. Türkiye genelindeki çölyak derneklerini bir araya getiren Şivecan, farklı illerde yürütülen çalışmaları ortak bir zeminde buluşturarak çölyaklı bireylerin ihtiyaçlarına yönelik ortak çözüm önerileri geliştirilmesini sağladı. Bu çalışmalar sonucunda hazırlanan yasa önerileri Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sunuldu ve çölyak konusunda bir araştırma komisyonu kurulmasına katkıda bulundu. Komisyon çalışmalarına da katılan Şivecan, Sağlık Bakanlığı desteğiyle bilgilendirici dokümanların yaygınlaştırılması, glütensiz ürün ambalajlarında bunu belirten ibarelerin yer alması, okul kantinlerinde ve 200 metrekareden büyük marketlerde glütensiz ürün bulundurulmasının zorunlu hale getirilmesi gibi önemli düzenlemelerin hayata geçirilmesine öncülük etti. Özlem Şivecan, Manisa Çölyak ve Organik Beslenme Derneği çatısı altında düzenlenen eğitimler ve yerel restoran işletmecilerine yönelik bilgilendirme çalışmalarıyla farkındalığı artırırken, çölyaklı bireylerin sosyal hayata katılımını destekliyor. Eğitim programlarına çölyakların yakınlarını da dahil ederek çölyakla yaşam konusunda bütüncül bir farkındalık oluşturuyor. Paketli gıda üreticileriyle geliştirilen iş birlikleriyle glütensiz ürün çeşitliliğinin artmasına katkı sağlıyor. Özlem Şivecan ayrıca glütensiz gıdaya erişimdeki ekonomik kısıtları aşmak amacıyla kurduğu Mutlu Beslen Kooperatifi ile de uygun fiyatlı glütensiz ürün üretimini destekliyor. Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, “Özlem Şivecan, kendi yaşamında karşılaştığı zorluğu, çölyaklı bireylerin ve yakınlarının hayatına dokunan güçlü bir dayanışma modeline dönüştürdü. Bilgi paylaşımı, hak savunuculuğu ve toplumsal farkındalığı bir araya getiren yaklaşımıyla çölyaklı bireylerin yaşamını kolaylaştıran kalıcı çözümler üretti. Çölyaklı bireyler ve yakınlarının haklarının korunmasına yönelik yasal düzenlemelerin geliştirilmesine, uygun fiyatlı glütensiz gıdaya erişimin kolaylaşmasına ve toplumda çölyak konusunda farkındalığın güçlenmesine katkı sunan bu çalışmaları, Sabancı Vakfı olarak desteklemekten büyük mutluluk duyuyoruz.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Axis Communications'tan Güvenlik Sektörünün Geleceğine Yatırım Haber

Axis Communications'tan Güvenlik Sektörünün Geleceğine Yatırım

Fiziksel güvenlik teknolojileri her geçen gün daha akıllı ve daha entegre hale gelirken, bu dönüşümü sürdürülebilir kılan en önemli unsur ise nitelikli insan kaynağı olmaya devam ediyor. Bu anlayışla hareket eden Axis Communications, güvenlik sektörünün gelişimine katkı sağlayan en önemli kuruluşlardan biri olan ASIS Foundation'ın "Foundation Five" destekçileri arasına katıldığını duyurdu. ASIS International'ın hayır vakfı olan ASIS Foundation, dünya genelinde güvenlik profesyonellerinin gelişimini desteklemek amacıyla faaliyet gösteriyor. 1955 yılında kurulan ASIS International, 34 binden fazla üyesiyle dünyanın en büyük güvenlik profesyonelleri organizasyonlarından biri olarak kabul ediliyor. Kuruluş; fiziksel güvenlik, kurumsal güvenlik, risk yönetimi ve güvenlik teknolojileri alanlarında uluslararası standartların gelişimine katkı sağlarken, eğitim programları, sertifikasyonlar ve küresel etkinlikleriyle sektörün en önemli referans kuruluşları arasında yer alıyor. ASIS Foundation ise burs programları, akademik araştırmalar, eğitim girişimleri ve mesleki gelişim projeleriyle güvenlik sektöründe bilgi paylaşımını destekliyor ve yeni nesil güvenlik profesyonellerinin yetişmesine katkıda bulunuyor. Teknolojinin yanında bilgi paylaşımı da kritik önem taşıyor Güvenlik sektöründe yaşanan dijital dönüşüm; yapay zekâ, video analitiği, siber güvenlik ve veri odaklı çözümler gibi alanlarda yeni yetkinlikleri zorunlu hale getiriyor. Bu nedenle yalnızca yeni teknolojiler geliştirmek değil, bu teknolojileri doğru şekilde kullanabilecek uzmanların yetişmesine katkı sağlamak da büyük önem taşıyor. Axis Communications, uzun yıllardır Axis Academy eğitimleri, teknik seminerler ve sektör iş birlikleri aracılığıyla güvenlik profesyonellerinin bilgi seviyesini artırmaya yönelik çalışmalar yürütüyor. Şirketin ASIS Foundation'a verdiği destek de bu yaklaşımın doğal bir uzantısı olarak öne çıkıyor. Güçlü bir güvenlik ekosistemi için ortak sorumluluk Günümüzde güvenlik sistemleri yalnızca fiziksel varlıkları korumakla kalmıyor; operasyonel verimlilikten iş sürekliliğine kadar birçok kritik süreci destekliyor. Bu nedenle sektörün sürdürülebilir gelişimi; üreticiler, entegratörler, danışmanlar, son kullanıcılar ve eğitim kuruluşlarının ortak katkısıyla mümkün oluyor. Axis Communications, ASIS Foundation ile gerçekleştirdiği bu iş birliği sayesinde yalnızca teknoloji alanındaki inovasyonunu değil, güvenlik sektörünün bilgi birikiminin gelişmesine yönelik uzun vadeli yaklaşımını da ortaya koyuyor. Şirket, güvenlik profesyonellerinin gelişimine yatırım yapmanın; sektörün daha güçlü, daha kapsayıcı ve geleceğin ihtiyaçlarına daha hazır hale gelmesine katkı sağlayacağına inanıyor. Axis Communications Hakkında: Axis, güvenlik, emniyet, operasyonel verimlilik ve iş zekasını geliştirerek daha akıllı ve daha güvenli bir dünya yaratmaya olanak tanır. Bir ağ teknolojisi şirketi ve sektör lideri olarak Axis, video gözetim, erişim kontrolü, interkom ve ses çözümleri sunmaktadır. Bu çözümler, akıllı analitik uygulamalarla güçlendirilmekte ve yüksek kaliteli eğitimlerle desteklenmektedir. Axis, 50'den fazla ülkede yaklaşık 5.000 özverili çalışanıyla faaliyet göstermekte olup, dünya genelinde teknoloji ve sistem entegrasyonu ortaklarıyla iş birliği yaparak müşteri çözümleri sunmaktadır. Şirket, 1984 yılında kurulmuş olup merkezi İsveç'in Lund şehrinde bulunmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrupa, Türkiye Ve Azerbaycan Arasında Yeni İş Birliği Köprüsü Haber

Avrupa, Türkiye Ve Azerbaycan Arasında Yeni İş Birliği Köprüsü

Artkim Group, kimya, kompozit ve üretim teknolojileri alanlarında düzenlediği uluslararası fuar ve etkinliklerle sektörleri bir araya getirirken; IMBEO ise Avrupa başta olmak üzere farklı coğrafyalarda kurduğu iş geliştirme ağlarıyla şirketlerin yeni pazarlara erişimine katkı sağlıyor. Bu iş birliğiyle taraflar, başta Turkchem Eurasia olmak üzere Artkim Group’un uluslararası platformlarını daha güçlü bir bölgesel iş geliştirme zeminine dönüştürmeyi hedefliyor. Avrupa, Türkiye, Azerbaycan ve Orta Asya hattında kurulacak yeni bağlantılarla; şirketlerin yalnızca fuar katılımı değil, yeni iş ortaklıkları, yatırım temasları ve teknoloji odaklı iş birlikleri geliştirmesi amaçlanıyor. İş birliği kapsamında Turkchem Eurasia başta olmak üzere sektörel platformlar, B2B görüşmeler, iş geliştirme projeleri ve yeni nesil networking çalışmalarıyla şirketlerin bölgesel pazarlara erişimini destekleyecek ortak adımların hayata geçirilmesi planlanıyor. Böylece Avrupa’nın bilgi ve teknoloji birikimi, Türkiye’nin üretim gücü ve Azerbaycan’ın stratejik konumu arasında daha somut ve sürdürülebilir bir iş birliği köprüsü kurulması hedefleniyor. KİMYA VE İLERİ MALZEMEDE ÜÇLÜ HAT BÖLGESEL BÜYÜMENİN YENİ MERKEZİ OLUYOR Kimya sanayisinin artık yalnızca ürün ticaretinden ibaret olmadığını, teknoloji, bilgi paylaşımı ve yatırım iş birliklerinin sektörün geleceğini şekillendirdiğini belirten Artkim Group Kurucusu ve CEO'su Ahmet Güler, "Avrupa'nın mühendislik ve inovasyon gücü ile Türkiye'nin üretim kapasitesi ve Azerbaycan'ın bölgesel avantajları birbirini tamamlayan güçlü bir yapı oluşturuyor. Özellikle kimya, kompozit ve ileri malzeme teknolojileri gibi alanlarda bu iş birliklerinin çok daha fazla önem kazanacağını düşünüyoruz. Şirketler artık yalnızca yeni müşteriler değil, yeni iş ortakları ve yeni büyüme alanları arıyor. Önümüzdeki dönemde Avrupa, Türkiye ve Azerbaycan hattının yalnızca ticaret değil, yatırım, teknoloji transferi ve sanayi iş birlikleri açısından da daha güçlü bir merkez haline geleceğine inanıyoruz" dedi. YENİ EKOSİSTEM ŞİRKETLERE HEM TEKNOLOJİ HEM YENİ PAZAR ERİŞİMİ SAĞLIYOR Avrupa, Türkiye ve Azerbaycan hattında gelişen yeni iş birliklerinin yalnızca ticari değil, teknolojik ve stratejik bir değer de oluşturduğunu belirten IMBEO ve Composites Lounge Kurucusu İlkay Özkısaoğlu, "Bugün şirketler yalnızca yeni pazarlar aramıyor, aynı zamanda güvenilir iş ortakları ve güçlü ekosistemler oluşturmayı hedefliyor. Avrupa ile Türkiye arasında kurulan sanayi ve teknoloji köprüleri, Azerbaycan ve Hazar Bölgesi'ni de kapsayan daha geniş bir iş birliği alanı yaratıyor. Kimya, kompozit, mühendislik ve ileri üretim teknolojileri alanlarında oluşan bu yeni yapı; bilgi transferini hızlandırırken şirketlere yeni pazarlara erişim imkânı da sunuyor. Önümüzdeki dönemde bu iş birliklerinin bölgesel yatırım hareketliliği ve sanayi projeleri açısından önemli sonuçlar doğuracağına inanıyoruz" ifadelerini kullandı. TÜRK SANAYİSİNİN KÜRESEL ETKİSİNİ ARTIRACAK ADIMLAR Kimya, kompozit ve üretim teknolojileri alanlarında geliştirilen bölgesel iş birliklerinin önümüzdeki dönemde yeni yatırım projeleri, ortak üretim modelleri ve ticaret hacmi üzerinde etkili olması bekleniyor. Artkim Group ise uluslararası organizasyonları ve iş geliştirme faaliyetleriyle Türk sanayisinin yeni pazarlara erişimini destekleyen çalışmalarını sürdürmeyi ve farklı coğrafyalar arasında kalıcı iş birliklerinin oluşmasına katkı sağlamayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Stratejik Satınalma Derneği, Bursa’da Sektör Profesyonellerini Bir Araya Getirdi Haber

Stratejik Satınalma Derneği, Bursa’da Sektör Profesyonellerini Bir Araya Getirdi

Stratejik Satınalma Derneği (SSD), sektör profesyonellerini bir araya getiren organizasyonlarını, Türkiye’nin farklı şehirlerinde gerçekleştirdiği etkinliklerle aralıksız sürdürüyor. Stratejik Satınalma Derneği (SSD), üyeleri ve sektör paydaşlarını “Bursa Yaza Merhaba Etkinliği” kapsamında Bursa’da bir araya getirdi. Referans Holding sponsorluğunda ve Bakioğlu Çiftliği ev sahipliğinde gerçekleştirilen organizasyon, satınalma ekosisteminin farklı sektörlerden temsilcilerini buluşturarak bilgi paylaşımı, deneyim aktarımı ve yeni iş birliklerine zemin hazırladı. Gün boyu süren etkinlikte otomotiv ve emtia sektörlerine ilişkin güncel gelişmeler, tedarik zincirlerinde yaşanan dönüşüm, küresel ekonomik dinamikler ve satınalma süreçlerinin geleceği ele alındı. SSD Yönetim Kurulu Üyesi Mehtap Demir sunuculuğunda gerçekleşen etkinliğin açılış konuşmalarını, Stratejik Satınalma Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Evren Cibelik ile Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Demir gerçekleştirdi. Konuşmalarında üyelerin yoğun katılımından duydukları memnuniyeti dile getiren Cibelik ve Demir, Stratejik Satınalma Derneği’nin her geçen yıl büyüyen ekosistemine dikkat çekerek, bilgi paylaşımını ve sektörler arası iş birliğini güçlendiren etkinliklerin önemini vurguladı. Ayrıca derneğin önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığı projeler hakkında da katılımcılara bilgi verildi. Otomotiv Sektörünün Dönüşümü Masaya Yatırıldı Programın ilk bölümünde gerçekleştirilen Otomotiv Paneli’nde, ORAU Yönetim Kurulu Başkanı Ayşegül Orhan, TOFAŞ Satınalma Direktörü Ferruh Arar ve ZF Sachs Genel Müdürü / TAYSAD Yönetim Kurulu Üyesi Tülay Hacıoğlu Şengül konuşmacı olarak yer aldı. Panelin moderatörlüğünü ise SSD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ahmet Demir üstlendi. Panelde otomotiv sektörünün mevcut durumu, küresel rekabet koşulları, tedarik zinciri yönetimi, satınalma süreçlerinin stratejik rolü ve sektörün geleceğini şekillendiren teknolojik gelişmeler değerlendirildi. Konuşmacılar, özellikle son yıllarda hız kazanan dijital dönüşümün otomotiv sektöründe köklü değişimlere yol açtığını vurgularken; yapay zekâ uygulamaları, elektrikli araç teknolojileri, bağlantılı sistemler ve otonom sürüş çözümlerinin sektörün geleceğinde belirleyici rol oynayacağına dikkat çekti. Oturum sonunda gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde katılımcılar sektör liderleriyle birebir görüş alışverişinde bulunma fırsatı yakaladı. Emtia Piyasalarındaki Gelişmeler Değerlendirildi Networking arasının ardından düzenlenen Emtia Paneli’nde ise Borçelik Satış Direktörü Aydın Ersoy, Basell Satış Müdürü Hüseyin Karagöz ve Enerjisa Kurumsal Satış Müdürü Serkan Saral konuşmacı olarak yer aldı. Panelin moderatörlüğünü SSD Yönetim Kurulu Üyesi Can Sakarya gerçekleştirdi. Panelde emtia piyasalarında yaşanan gelişmeler, enerji maliyetleri, küresel ekonomik etkiler, fiyatlama dinamikleri ve sürdürülebilir büyüme perspektifleri ele alındı. Katılımcılar, farklı sektörlerden uzman isimlerin değerlendirmeleriyle piyasalara ilişkin güncel öngörüleri dinleme fırsatı buldu. Güçlü Networking ve Sektörel Dayanışma Stratejik Satınalma Derneği tarafından düzenlenen etkinlik, yalnızca bilgi paylaşımıyla değil, aynı zamanda sektör profesyonellerini bir araya getiren güçlü networking ortamıyla da dikkat çekti. Katılımcılar gün boyunca düzenlenen oturumlar ve networking buluşmaları sayesinde yeni iş bağlantıları kurarken, sektörün güncel gündemlerine ilişkin görüş alışverişinde bulundu. Organizasyon kapsamında çekilen geleneksel aile fotoğrafı, SSD topluluğunun birlik ve beraberlik ruhunu yansıtan anlamlı anlardan biri oldu. Etkinlik, sanatçı Safa Zakir’in canlı performansı eşliğinde gerçekleştirilen kapanış programıyla sona erdi. Stratejik Satınalma Derneği, satınalma ve tedarik zinciri alanlarında faaliyet gösteren profesyonelleri ortak platformlarda buluşturmaya, sektörel bilgi paylaşımını güçlendirmeye ve iş dünyasının geleceğine katkı sunacak projeler geliştirmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şişecam Uluslararası Cam Konferansı 40. Yılında Sektörün Dönüşüm Gündemini İstanbul’a Taşıyor Haber

Şişecam Uluslararası Cam Konferansı 40. Yılında Sektörün Dönüşüm Gündemini İstanbul’a Taşıyor

Cam ve kimyasallar sektörlerinin küresel oyuncusu Şişecam, camın farklı endüstrilerde üstlendiği dönüştürücü rolü çok boyutlu bir perspektifle ele alarak akademi, tasarım ve sanayi dünyasını aynı platformda buluşturmaya devam ediyor. 40 yıllık köklü bir bilgi paylaşımı geleneği olan Şişecam Uluslararası Cam Konferansı, bu yıl da cam endüstrisinin geleceğine yön veren stratejik konuları gündemin merkezine taşıyacak. Konferansın ana konuşmacısı, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) İcra Direktörü Dr. Fatih Birol olacak. Dr. Birol, küresel enerji dönüşümünün sanayi üzerindeki etkilerini değerlendirirken; cam sektörü özelinde sürdürülebilir üretim, enerji verimliliği ve düşük karbonlu dönüşümün yol haritasına dair kapsamlı bir çerçeve sunacak. Konferans kapsamında ayrıca Dr. Birol’un katılımıyla gerçekleştirilecek özel oturumda, enerji dönüşümünün sektöre etkileri daha kapsamlı biçimde tartışmaya açılacak. Konferansın diğer ana konuşmacıları arasında yer alan AGC Architectural Glass Avrupa ve Amerika Başkanı ve Glass for Europe Belçika Yönetim Kurulu Başkanı Davide Cappellino sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümü kapsamında Avrupa düz cam sektörü için zorluklar ve fırsatlara odaklanırken; +MURAT TABANLIOĞLU Studio’nun kurucusu mimar Murat Tabanlıoğlu ise camın mimarlık ve tasarım alanındaki kullanımını mekânsal deneyim ve tasarım yaklaşımı üzerinden ele alacak. Programın merkezinde yer alan panel oturumları, sektörün dönüşümünü en somut başlıklarıyla ele alacak. İlk gün düzenlenecek “How the Glass Innovation and Technology Ecosystem Works” panelinde, inovasyonun temel araştırmadan endüstriyel ölçeğe taşınmasındaki zorluklar, cam inovasyonunun neden yavaş ölçeklendiği, dekarbonizasyon yarışı, kurumlar arası iş birliği ihtiyacı ve rekabet–tamamlayıcılık dengesi gibi kritik başlıklar tartışılacak. İkinci gün gerçekleştirilecek “From Lab to Scalable Innovation” panelinde ise teknolojilerin ticarileşme süreci; ölçeklenme stratejileri, kurumsal–startup iş birlikleri, yatırımcı yaklaşımı, hızlandırma programları, yetenek ekosistemi ve girişimlerin karşılaştığı “valley of death” gibi başlıklar üzerinden ele alınacak. İki gün boyunca gerçekleştirilecek paralel oturumlarda ise; enerji dönüşümü, dekarbonizasyon, dijitalleşme, yapay zekâ, ileri üretim teknolojileri ve tasarım başlıkları tartışılacak. Program dahilinde uluslararası konuşmacılar; akıllı cam teknolojileri, düşük karbonlu üretim yaklaşımları ve AI destekli üretim çözümleri gibi alanlardaki güncel gelişmeleri paylaşacak. Konferans, panel ve sunumların yanı sıra poster oturumları ile katılımcılar arasında doğrudan etkileşim ve iş birliği imkânı sunacak. Şişecam Uluslararası Cam Konferansı; sürdürülebilirlik, dijitalleşme, yeni üretim teknolojileri ve tasarım trendlerini aynı çatı altında buluşturarak cam endüstrisinin dönüşümüne yön veren stratejik bir bilgi paylaşım platformu olma özelliğini sürdürüyor. Camın geleceğine yön veren küresel bir buluşma noktası olarak konumlanan konferans, Şişecam’ın uluslararası cam ekosistemini geliştirme vizyonu doğrultusunda sektör profesyonelleri için güçlü bir etkileşim ve düşünce alışverişi alanı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çimento Sektöründe Hidrojenin Rolü Değerlendirildi Haber

Çimento Sektöründe Hidrojenin Rolü Değerlendirildi

Düzenlenen webinarda çimento sektörünün karbon emisyonları içindeki payı ve bu emisyonların azaltılmasına yönelik geliştirilen alternatif çözümler bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirildi. Etkinlikte, enerji verimliliği uygulamaları, karbon yakalama ve depolama teknolojileri ile hidrojen kullanımı gibi başlıklar öne çıktı. HyVise adına konuşmacı olarak katılan Tuğba Onur Dalgöğüsoğlu’nun bilgi ve deneyimlerini paylaştığı webinarın moderatörlüğünü ise Limak Çimento CTO’su Ebru Sipahioğlu üstlendi. Program kapsamında yapılan değerlendirmelerde, çimento üretim süreçlerinden kaynaklanan emisyonların azaltılmasında özellikle yakıt kaynaklı emisyonlar için hidrojenin önemli bir alternatif sunduğu vurgulandı. Bu doğrultuda hidrojenin sektördeki potansiyel kullanım alanları ve dönüşüm sürecine katkısı detaylı şekilde paylaşıldı. Ayrıca hidrojenin yakıt olarak kullanılmasının yanı sıra karbon yakalama sonrasında karbonun başka ürünlere dönüştürülmesi için de kritik bir öneme sahip olacağının vurgusu yapıldı. Webinarda ayrıca, karbon yakalama, kullanım ve depolama (CCUS) teknolojilerinin emisyon azaltımında yüksek potansiyel sunduğu, ancak yatırım maliyetlerinin önemli bir değerlendirme başlığı olmaya devam ettiği ifade edildi. Gerçekleştirilen webinar, çimento sektöründe karbonsuzlaşma yolculuğunda hidrojenin rolüne dair farkındalığı artırırken, sektör paydaşları arasında bilgi paylaşımı güçlendiren önemli bir platform oldu. Dekarbonizasyonu odağına alan TÜRKÇİMENTO hidrojen konulu webinarlarına Nisan ve Mayıs ayında yapacağı oturumlarla devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabancı Vakfı ve Sabancı Üniversitesi’nden Veri Temelli Eşitlik Buluşması Haber

Sabancı Vakfı ve Sabancı Üniversitesi’nden Veri Temelli Eşitlik Buluşması

Toplumsal cinsiyet eşitliği alanında veri temelli çalışma önemine odaklanan buluşmada, mevcut durum analizleri, çözüm önerileri ve geleceğe yönelik iş birliği alanları ele alındı. Eşitlik Politikalarında Veri Temelli Yaklaşımlar Öne Çıkıyor Sabancı Üniversitesi Toplumsal Cinsiyet ve Kadın Çalışmaları Mükemmeliyet Merkezi (SU Gender) ve Sabancı Vakfı tarafından, toplumsal cinsiyet eşitliği alanında sürdürülebilir ve etki odaklı bir diyalog zemini oluşturmak amacıyla düzenlenen etkinlik, “Bakım Odaklı Gelecek” temasıyla gerçekleştirildi. Akademi ve sivil toplumu bir araya getiren buluşmada, toplumsal cinsiyet eşitliği için verinin önemi, sorunları daha iyi anlamak ve kalıcı çözümler üretmek için veri odaklı yaklaşımların şart olduğu vurgulandı. “Sistematik dönüşüm veri temelli ve etki odaklı yaklaşımlarla mümkün” Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, “Toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda hepimizin bildiği ‘Bir kadın güçlenirse toplum güçlenir’ ve ‘Eşitlik bir insan hakları meselesidir’ gibi temel gerçekler var. Bunları biliyor, takip ediyoruz. Gelişme var ama yeterli değil. Veriler bize ne söylüyor? Kadınların iş gücüne katılımı hala istediğimiz yerlerde değil, sınırlı. Fırsatlara erişimde ciddi eşitsizlikler var. Bu nedenle alanda gerçek bir ilerleme için sistematik bir dönüşüme ihtiyacımız var. Ve bu dönüşüm ancak veri temelli ve etki odaklı yaklaşımlarla mümkün” dedi. “Filantropi yalnızca kaynak sağlayan bir yapı değil; farklı aktörleri bir araya getirerek değer üretiyor” Güler Sabancı, Sabancı Vakfı’nın 50 yılı geride bırakırken yeni bir yol haritası belirlediğini ifade ederek şunları söyledi: “Yeni döneme bakarken kendimize şu soruyu sorduk: ‘Daha etkili, daha sonuç odaklı ve kalıcı çözümler nasıl üretebiliriz?’ Bu sorunun cevabını ortak bir akılla tespit ettik. Bu yeni dönemde, veriye dayalı, bilimsel, etki odaklı ve en önemlisi iş birliğine dayalı bir yaklaşımı merkeze aldık. Bir boyut daha var ki, onu da özellikle vurgulamak isterim: Filantropinin dönüşümü. Artık mesele sadece destek vermek ya da kapasite geliştirmek değil; yaratılan etkinin en doğru şekilde yönlendirilmesi. Filantropi dünyasının önündeki bu yeni aşama da bizi yine aynı noktaya getiriyor; veriye dayalı, bilimsel ve etki odaklı bir yaklaşım. En önemlisi de akademi ile sivil toplumun birlikte çalıştığı, birlikte ürettiği güçlü iş birlikleri. Çünkü filantropi yalnızca kaynak sağlayan bir yapı olarak değil; farklı aktörleri bir araya getirerek değer üretiyor. Türkiye’de biz de bu rolü benimsiyoruz.” “Sistematik dönüşüm için veri temelli ve etki odaklı yaklaşımlara ihtiyaç var” Sabancı Vakfı’nın 2019’da OECD global filantropi raporunda toplumsal cinsiyet eşitliğine odaklanan en etkili yedi vakıftan biri olarak gösterildiğini hatırlatan Güler Sabancı, sözlerine şöyle devam etti: “OECD’nin geçtiğimiz hafta yayınlanan 2026 raporu da etkimizin ve yerimizin sürdüğünü gösteriyor. Ancak bizim için asıl önemli olan sahadaki dönüşüm. 20 yıl önce Birleşmiş Milletler ile yürüttüğümüz ortak program, Sabancı Üniversitesi ile geliştirilen Mor Sertifika Programı hep bir ihtiyaçtan doğdu, ortak akılla tasarlandı ve etkisini bugün de sürdürüyor.” “Akademi, saha ile bağlantılı çalıştığında etkiyi büyütür. Birlikte düşünmek, tasarlamak, üretmek artık bir gereklilik” Toplumsal cinsiyet eşitliği alanında somut ve ölçülebilir etki yaratmanın önemine dikkat çeken Güler Sabancı, “Bugün de aynı anlayışla, daha geniş iş birlikleriyle toplumsal cinsiyet eşitliği alanında somut ve ölçülebilir etki yaratmaya devam ediyoruz. Ama artık bir adım daha ileri gidiyoruz. Etki çalışmaları bir ‘pusula’ niteliği taşıyor. Çünkü: ‘Ölçülemeyen hiçbir şeyi geliştiremeyiz.’ Burada özellikle akademi için bir parantez açmak isterim. Akademi, yenilik üretme ve modeller geliştirme kapasitesine sahip. Ancak içinde bulunduğumuz dönem bize şunu gösteriyor: Tek başına akademinin ilerlemesi yeterli değil. Akademi, saha ile bağlantılı sivil toplum ile çalıştığında etkiyi büyütür ve politika süreçlerine daha güçlü katkı sunar. Çünkü sahada etkiyi yaratan sivil toplumdur. Bir nevi sivil toplum uygulayıcıdır. Bu nedenle birlikte düşünmek, tasarlamak, üretmek ve etkisini daha sonra ölçmek artık bir gerekliliktir.” dedi. Veri temelli araştırmalar ve ortak akıl eşitlik için aynı zeminde buluştu Türkiye’de toplumsal cinsiyet eşitliği alanındaki son yıllarda yürütülen veri temelli, hak temelli ve sosyal politikaya yön veren araştırmaları bir araya getirerek görünür kılan etkinlik; üniversitelerin araştırma merkezleri, sivil toplum örgütleri, uluslararası kuruluşlar ve fon sağlayıcı kurumlar arasında bilgi paylaşımı ve iş birliği zemini oluşturdu. Gün boyu süren program kapsamında düzenlenen panel ve atölye çalışmalarında bakım emeği, kadın istihdamı, geleceğin iş gücü, yapay zekâ, veri gibi başlıklar toplumsal cinsiyet perspektifiyle değerlendirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa’nın Balkan Şehirleri Ağı’na Üyeliği Kesinleşti Haber

Bursa’nın Balkan Şehirleri Ağı’na Üyeliği Kesinleşti

Avrupa Birliği'nin doğu sınırlarını ve Avrasya'nın batı ayağını oluşturan önemli bir bölge olan Balkanlar'daki yerel yönetimleri bir araya getirmek amacıyla 2021 yılında kurulan B40 Balkan Şehirleri Ağı’nın 5. Yıllık Zirvesi, Hırvatistan’ın Zagreb kentinde yapıldı. BALKANLARLA GÜÇLÜ İŞBİRLİĞİ Belediye başkanları, yerel yönetim temsilcileri ve alanında uzman isimleri bir araya geldiği zirvede, Balkanlar ile güçlü bağları bulunan Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin de üyeliği de kesinleşti. Bu üyelikle Bursa Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir şehircilik, demokratik yönetişim, kültürel ve ekonomik iş birlikleri ile bölgesel dayanıklılığın artırılmasına yönelik somut, iş birliğine dayalı ve geleceğe dönük projelerde aktif rol üstlenecek. “BURSA, BALKAN COĞRAFYASINDA AKTİF ROL ÜSTLENECEK” Marmara Belediyeler Birliği Başkanı ve Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, B40 Balkan Şehirleri Ağı üyeliğinin tarihi bir adım olduğunu söyledi. Balkanlar ile olan köklü tarihi ve kültürel bağları, bugünün vizyonu ve yarının projeleriyle birleştirdiklerini vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, Avrupa ve Balkanlar’ın en kapsamlı yerel yönetim ağının bir parçası olarak; yeşil dönüşümden sürdürülebilir şehirciliğe kadar pek çok stratejik alanda iş birliğinin kurumsal temelini attıklarını dile getirdi. Tarihi ve kültürel bağların en güçlü olduğu Balkan coğrafyasına Bursa’nın tecrübesini aktaracaklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Hayata geçireceğimiz ekonomik projelerle şehrimizi geleceğe hep birlikte hazırlayacağız. Sınırları aşan kardeşliğimizi, bölgesel kalkınma ve ortak bir gelecek hedefiyle çok daha ileriye taşıyacağız” dedi. ÜYE ŞEHİRLER ARASINDA BİLGİ PAYLAŞIMI Zirve programında ‘Yeşil dönüşüm ve sürdürülebilirlik’, ‘Kültür ve turizm alanında iş birliği’, ‘Demokrasi ve yerel demokrasinin güçlendirilmesi’ başlıkları ön plana çıktı. Program kapsamında üye şehirler arasında bilgi paylaşımını artırmayı ve ortak eylemleri hızlandırmayı hedefleyen yuvarlak masa toplantıları düzenlendi. YÜKSEK DÜZEYLİ İKİLİ GÖRÜŞMELER Zirve kapsamında ayrıca B40 Genel Kurulu, Yürütme Kurulu Toplantısı, Şehir liderleri arasında gerçekleştirilen yüksek düzeyli ikili görüşmeler düzenlendi. Eurocities iş birliğiyle organize edilen Yerel Demokrasi Paneli de birçok büyük Avrupa kentinin belediye başkanını bir araya getirerek yerel demokrasinin korunması ve güçlendirilmesine odaklandı. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, program kapsamında Selanik Belediye Başkanı Stelios Aggeloudis ve Zagreb Belediye Başkanı Tomislav Tomašević ile de ikili görüşmeler gerçekleştirdi. 60’TAN FAZLA ÜYE ‘Daha İyi Gelecek, Daha İyi İşbirliği’ temasıyla 2021 yılında düzenlenen İstanbul Zirvesi sonrasında imzalanan ‘İstanbul Deklarasyonu’ ile kurulan B40 Balkan Şehirleri Ağı’nın gelinen aşamada 60’tan fazla üye kenti bulunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.