Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bilgi Teknolojileri

Kapsül Haber Ajansı - Bilgi Teknolojileri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bilgi Teknolojileri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

SağlamPay’in Genel Müdürü Mürsel Topuz oldu Haber

SağlamPay’in Genel Müdürü Mürsel Topuz oldu

Türkiye’nin öncü katılım bankası Kuveyt Türk’ün bünyesinde, katılım finans sektörünün ilk elektronik para kuruluşu olarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan (TCMB) resmi faaliyet izni sonrasında faaliyete başlayan SağlamPay’in Genel Müdürlük görevine Mürsel Topuz getirildi. Finans, teknoloji ve ödeme sistemleri alanlarındaki deneyimiyle dikkat çeken Topuz, Bilgi Teknolojileri (IT), Müşteri Analitiği (CRM), Dijital ve Bireysel Pazarlama ile Ödeme Sistemleri gibi farklı alanlardaki 20 yıllık geniş tecrübesiyle SağlamPay’in büyüme yolculuğuna liderlik edecek. Farklı uzmanlık alanlarında deneyim sahibi Finans sektöründeki kariyerine 2006 yılında başlayan Topuz, 2007 yılından bu yana Kuveyt Türk bünyesinde çeşitli görevlerde bulundu. Kuveyt Türk’te Bilgi Teknolojileri, Müşteri Analitiği ve CRM Yönetimi, Bireysel Pazarlama Müdürlüğü görevlerinin ardından en son Bireysel ve Özel Bankacılık Pazarlama Grup Müdürlüğü görevini üstlenen Topuz, Haziran 2026’da lisans alarak faaliyetlerine başlayan SağlamPay’in kurucu Genel Müdürü olarak çalışmalarına devam edecek. Yeni nesil ödeme kuruluşunun ihtiyaç duyulabileceği pek çok alanda deneyim sahibi olan Mürsel Topuz, tecrübesini SağlamPay’in vizyonu doğrultusunda kuruluşun dinamik ve yenilikçi yapısına aktaracak. Kuveyt Türk’ün finansal teknolojiler alanındaki stratejik yatırımı olan SağlamPay, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan (TCMB) aldığı geniş kapsamlı resmi faaliyet izniyle katılım finans sektörünün ilk elektronik para kuruluşu olarak faaliyete geçti. Kuveyt Türk’ün köklü bankacılık deneyimini dijital ödeme sistemlerinin hızı ve dinamizmiyle buluşturan SağlamPay; bireylerin ve işletmelerin finansal ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi çözümleri tek çatı altında sunmayı amaçlıyor. SağlamPay, güçlü teknolojik altyapısı ve kullanıcı deneyimini merkeze alan yaklaşımıyla dijital ödeme ekosistemine şeffaf, pratik ve verimli çözümler kazandırmayı hedefliyor. Kuveyt Türk Hakkında Kuveyt Türk, 1989 yılında kurulmuştur. Seçkin finansal ürün ve hizmetlerini etkin şekilde tasarruf sahipleri ve yatırımcılarla buluşturan Kuveyt Türk, müşteri odaklı yaklaşımı, teknoloji-inovasyon çalışmaları ve dijital dönüşüm yolunda attığı adımlarla sektöründeki öncü konumunu sürdürmektedir. Altın bankacılığı alanında adım atan ilk katılım bankası olan Kuveyt Türk, ayrıca dünyada ve Türkiye’de ilk sürdürülebilir sukuk işlemini gerçekleştirmiştir. Altı yıl üst üste Türkiye’nin En İyi İşvereni ödülüne layık görülen Kuveyt Türk, 2021’de de ilk sırada Avrupa’nın En İyi İşvereni seçildi. Bugün itibarıyla Türkiye genelinde 451 şube ve dijital kanallarıyla müşterilerine hizmet veren Kuveyt Türk’ün merkezinde yer aldığı Kuveyt Türk Finans Grubu çatısı altında Neova Katılım Sigorta, Architecht, Kuveyt Türk Portföy, Kuveyt Türk Yatırım, Körfez GYO, Katılım Emeklilik, Sağlam Ödeme ve Elektronik Para Hizmetleri, KT Sağlam Gayrimenkul ile Almanya’daki KT Bank AG yer alıyor. Operasyonel çalışmalarının yanı sıra toplumsal değerleri temel alarak ve kültürel varlıklara sahip çıkarak önemli sosyal sorumluluk projelerine imza atan Kuveyt Türk, “Değerlerimizle büyüyoruz” yaklaşımı doğrultusunda birçok restorasyon projesi üstlenmiş, insani yardım kampanyalarına destekte bulunmuş, kitap ve belgesel gibi kalıcı eserler ortaya koymuştur. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şirketlerin Yeni Siber Güvenlik Riski Görünmeyen "Kör Noktalar" Oldu Haber

Şirketlerin Yeni Siber Güvenlik Riski Görünmeyen "Kör Noktalar" Oldu

Uluslararası danışmanlık hizmetleri şirketi EY tarafından dünya genelinde farklı sektörlerden 800’ü aşkın siber güvenlik yöneticisinin katılımıyla gerçekleştirilen Küresel Siber Güvenlik Araştırması, gelişmiş yapay zekâ (Frontier AI) teknolojilerinin siber tehdit ortamını köklü biçimde değiştirdiğini ortaya koyuyor. Yapay zekâ destekli siber saldırılar, sistemlerdeki zafiyetlerin tespit edilmesi ve bunlara etki edilmesi için gereken süreyi saniyelere indirirken, birçok şirketin mevcut güvenlik yaklaşımları bu hız ve ölçek karşısında yetersiz kalabiliyor. Araştırma sonuçları, siber güvenliğin artık yalnızca bilgi teknolojileri alanının değil; operasyonel dayanıklılığın, iş sürekliliğinin ve kurumsal güvenin temel unsurlarından biri haline geldiğini gösteriyor. Özellikle operasyonel teknoloji (OT) ve fiziksel varlıklar (%57), üçüncü taraf ekosistemleri (%49), yapay zekâ sistemleri ve araçlar (%47) şirketlerin en çok güvenlik açığıyla karşı karşıya kaldığı alanlar olarak öne çıkarken; bu alanlara yönelik gerçek zamanlı görünürlük ve sürekli izleme mekanizmalarının güçlendirilmesi şirketlerin öncelikli gündem maddeleri arasında yer alıyor. İzleme mekanizmalarının yetersizliği işletmeleri siber risklere daha açık hale getiriyor Araştırmaya göre küresel çapta en fazla zafiyet oranına sahip olan sektör altyapı endüstrisi olarak öne çıkıyor. Demiryolu sistemleri, trafik altyapıları ve yapısal izleme sensörleri gibi kritik varlıklar giderek daha çok ağa bağlanırken, bu sistemlerin kapsamlı bir şekilde izlenmesi önem kazanıyor. Araştırmanın dikkat çektiği bir diğer sektör ise yaşam bilimleri oluyor. Bu sektördeki kritik iş varlıklarının %64’ü güvenlik açığı bölgesinde yer alıyor. Araştırma, klinik operasyonlardan ilaç keşfi süreçlerine, üretimden laboratuvar otomasyonuna kadar yapay zekâ kullanımının hızla yaygınlaştığını gösterirken, buna paralel olarak siber güvenliğin de stratejik öneminin arttığına işaret ediyor. Madencilik ve metal sektöründe zafiyet oranı %67’ye ulaşırken, perakende sektöründe bu oran %43, endüstriyel ürünlerde %46 ve tüketici ürünlerinde %36 olarak ölçülüyor. Bulgular, yapay zekâ destekli dijital dönüşüm hız kazanırken, siber güvenlik uygulamalarının bu dönüşüme aynı hızda eşlik edemediğini ortaya koyuyor. Özellikle enerji ve sanayi gibi operasyonel teknolojilerin yoğun kullanıldığı sektörlerde siber risklerin fiziksel üretim süreçlerine kadar ulaşması, bilgi teknolojileri (BT) ve operasyonel teknoloji (OT) ekipleri arasındaki koordinasyonu her zamankinden daha kritik hale getiriyor. Araştırmaya göre şirketlerin %59'u ortak risk değerlendirmeleri yürütürken, %56'sı fonksiyonlar arası ekipler oluşturuyor ve %51'i ortak görünürlük sağlayan izleme teknolojilerden yararlanıyor. Buna karşın, kurumsal risklerin tek bir çatı altında izlenmesini sağlayan "ortak risk kayıt envanteri" kullanan işletmelerin oranı yalnızca %27 seviyesinde kalıyor. Bu durum, şirketlerin teknoloji yatırımlarını artırırken entegre risk yönetişimi alanında önemli gelişim fırsatları bulunduğunu ortaya koyuyor. Yapay zekâ ve kuantum teknolojileri siber risk yönetimini yeniden şekillendiriyor Araştırma sonuçları, yapay zekânın yeni fırsatların yanı sıra, yeni siber risk alanları da oluşturduğunu gösteriyor. Teknoloji şirketleri siber güvenlik bütçelerinin ortalama %20'sini yapay zekâ entegrasyonlarına ayırırken, diğer sektörlerde bu oran %14 seviyesinde kalıyor. Aynı zamanda teknoloji yöneticilerinin %83'ü, kuantum bilişim destekli siber tehditlerin önümüzdeki beş yıl içinde iş dünyası üzerinde önemli etkiler oluşturacağını öngörüyor. Araştırmaya göre, şirketlerin siber dayanıklılıklarını artırmak için odaklanması gereken 6 temel alan şu şekilde sıralanıyor: Şirket genelindeki kritik varlıklar için sürekli görünürlük ve gerçek zamanlı izleme sağlanmalıSiber saldırı olasılığındaki temel güvenlik açıkları kapatılmalıKurumsal dayanıklılığı güçlendirmek için kritik iş varlıkları belirlenerek korunmalıModern siber güvenlik teknolojilerine yatırım hızlandırılmalıÜçüncü taraf risk yönetiminde sürekli ve kimlik odaklı bir yaklaşım benimsenmeliDayanıklılık stratejisinde ağ ve ortam güvenliği önceliklendirilmeli EY Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Şirket Ortağı ve Siber Güvenlik Hizmetleri Lideri Ulvi Cemal Bucak konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Günümüzde siber saldırılar yalnızca daha karmaşık hale gelmekle kalmıyor; aynı zamanda yapay zekânın hızla benimsenmesiyle birlikte, siber olaylar insan ölçeğinin çok ötesinde bir hızda gerçekleşiyor. Bu nedenle şirketlerin karşılaştığı en büyük zorluk, yalnızca mevcut riskler değil, siber tehdit ortamının dönüşüm hızı olarak da öne çıkıyor. Geleneksel güvenlik yaklaşımları belirli siber riskleri engellemeye odaklanırken, günümüzün ihtiyaçları görünmeyen risk alanlarını yönetebilen, sürekli öğrenebilen ve operasyonel dayanıklılığı merkeze alan bir yaklaşımı zorunlu kılıyor. Araştırmamıza göre; siber güvenlik artık bilgi teknolojileri ekiplerinin sorumluluğunun ötesinde; şirketlerin büyümesini, itibarını ve iş sürekliliğini doğrudan etkileyen stratejik bir yönetim konusu haline geliyor. Geleceğin başarılı şirketlerı, yalnızca en güçlü güvenlik teknolojilerine sahip olanlar değil; yapay zekânın hızına uyum sağlayabilen, kritik süreçlerini koruyabilen ve herhangi bir kriz anında operasyonlarını kesintisiz şekilde sürdürebilecek kurumsal dayanıklılığı bugünden inşa edenler olacaktır." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Endüstriyel Otomasyonda Yeni Dönemin Önceliği Veri Güvenliği Haber

Endüstriyel Otomasyonda Yeni Dönemin Önceliği Veri Güvenliği

Dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte üretim tesisleri, enerji altyapıları ve kritik endüstriyel sistemler her zamankinden daha fazla veri üretirken, bu verilerin güvenliği de operasyonların sürdürülebilirliği açısından stratejik bir öncelik haline geliyor. Endüstriyel otomasyon ve dijital dönüşüm alanında dünyanın önde gelen şirketlerinden Mitsubishi Electric, Mitsubishi Electric Iconics Digital Solutions teknolojilerinde benimsediği "Görünmeyeni Görünür Kılmak" yaklaşımıyla işletmelerin operasyonel verilerini anlamlı içgörülere dönüştürürken, uluslararası güvenlik standartlarına dayanan güvenlik mimarisiyle bu verilerin korunmasını önceliklendiriyor. Endüstriyel tesislerde bilgi teknolojileri (IT) ile operasyonel teknolojilerin (OT) giderek daha fazla entegre olması, üretim sistemlerinin siber tehditlere karşı daha dirençli olmasını zorunlu kılıyor. Bu doğrultuda Mitsubishi Electric, dijital çözümlerini geliştirirken uluslararası güvenlik standartlarını esas alan kapsamlı bir güvenlik yaklaşımı benimsiyor. Güvenlik, Tasarımın İlk Aşamasından İtibaren Başlıyor Mitsubishi Electric'in endüstriyel yazılım platformlarında güvenlik, ürün yaşam döngüsünün her aşamasına entegre ediliyor. Yazılım geliştirme süreçlerinde birim testleri, entegrasyon testleri, sistem testleri ve performans testlerinin yanı sıra güvenlik değerlendirmeleri de düzenli olarak gerçekleştiriliyor. Her yeni özellik, yetkisiz erişim, zafiyet ve erişim kontrolü açısından ayrıca test edilerek olası risklerin daha ürün kullanıma sunulmadan önce minimize edilmesine destek oluyor. Şirket ayrıca geliştirme süreçlerinde tehdit modellemelerini sürekli güncelleyerek değişen siber risklere karşı proaktif bir yaklaşım sergiliyor. Kod güvenliği, yetkilendirme mekanizmaları ve dijital koruma yöntemleriyle desteklenen bu yapı sayesinde kritik endüstriyel sistemlerin güvenilirliği artırılıyor. Kritik Operasyonlar İçin Çok Katmanlı Koruma Mitsubishi Electric'in güvenlik yaklaşımı yalnızca yazılım geliştirme süreciyle sınırlı kalmıyor. Çözümler, güçlü şifreleme teknolojileri, sertifika tabanlı kimlik doğrulama, şifrelenmiş parola yönetimi ve ayrıntılı erişim yetkilendirme mekanizmalarıyla destekleniyor. Platformlarda kullanılan OPC Unified Architecture (OPC UA) güvenlik modeli sayesinde sistemler arasındaki iletişim güvenli biçimde şifrelenirken, veri aktarımı da uluslararası güvenlik standartlarına uygun şekilde korunuyor. Böylece üretim tesislerinde, enerji altyapıları ve kritik operasyonlarda hem veri bütünlüğü hem de iletişim güvenliği sağlanıyor. Güvenlik Sürekli Güncellenen Bir Süreç Siber tehditlerin sürekli değişen yapısı nedeniyle sistemin tüm yaşam döngüsü boyunca yönetilmesi gerekiyor. Mitsubishi Electric, tespit edilen güvenlik açıklarına öncelikli olarak yama (patch) geliştirilmesini sağlarken bağımsız siber güvenlik araştırmacılarıyla iş birliği yaparak yeni zafiyetlerin hızlı şekilde giderilmesine yönelik süreçler yürütüyor. Ayrıca kullanıcıların güncel güvenlik yamalarına erişebilmesi ve olası riskler hakkında bilgilendirilmesi için düzenli güvenlik duyuruları yayımlıyor. Uluslararası Standartlarla Belgelenen Güvenlik Yaklaşımı Mitsubishi Electric'in güvenlik yaklaşımı uluslararası sertifikalarla da destekleniyor. Şirket, bilgi güvenliği yönetim sistemi alanındaki ISO/IEC 27001:2022 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi Sertifikasının yanı sıra, endüstriyel otomasyon sistemlerinde güvenli ürün geliştirme süreçlerini kapsayan IEC 62443-4-1 -Uluslararası Siber Güvenlik standartlarına da sahip. Bu sertifikalar, güvenliğin yalnızca nihai üründe değil, tüm geliştirme ve tedarik zinciri süreçlerinde sistematik olarak yönetildiğini ortaya koyuyor. Mitsubishi Electric Türkiye Fabrika Otomasyon Sistemleri SCADA ve HMI Ürün Müdürü Burcu Çöpür konuya ilişkin “Dijital dönüşüm artık hayatımızın merkezinde yer alıyor. İşletmeler için veriye erişmenin yanında bu veriyi güvenli şekilde yönetebilmek de kritik önem taşıyor. Uluslararası standartlara uygun olarak geliştirdiğimiz otomasyon ve yazılım çözümlerimizle müşterilerimizin operasyonel sürekliliğini desteklerken, üretim verilerinin bütünlüğünü ve sistem güvenliğini de korumayı hedefliyoruz. Mitsubishi Electric olarak işletmelerin dijital dönüşüm süreçlerini daha güvenli ve sürdürülebilir şekilde yönetmelerine katkı sağlamaya devam edeceğiz." açıklamasında bulundu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

QNBpay’de Üst Düzey Atama Haber

QNBpay’de Üst Düzey Atama

Finansal teknolojiler ve dijital ödeme çözümleri alanında faaliyet gösteren QNBpay, müşterilerine güvenli, hızlı ve yenilikçi ödeme deneyimleri sunmaya devam ederken, Rahşan Kavas liderliğinde büyüme yolculuğunu yeni bir aşamaya taşıyacak. 1997 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Matematik Mühendisliği Bölümü'nden mezun olan Rahşan Kavas, 2000 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi'nde Sistem Mühendisliği yüksek lisansını, 2015 yılında ise Özyeğin Üniversitesi Executive MBA programını tamamladı. Kariyerine bilgi teknolojileri alanında başlayan Kavas, 1998-2012 yılları arasında Garanti Teknoloji'de çeşitli görevler üstlendi ve son olarak Sistem Analiz Yöneticisi olarak görev yaptı. 2012 yılında QNB Türkiye’ye katılan Kavas, farklı yöneticilik sorumlulukları üstlenerek ödeme sistemleri, nakit yönetimi ve dış ticaret alanlarında önemli projelere liderlik etti. 2019 yılından bu yana Nakit Yönetimi ve Dış Ticaret Direktörü olarak görev yapan Kavas, müşteri odaklı yaklaşımı, stratejik bakış açısı ve liderliğiyle bankanın dönüşüm ve büyüme hedeflerine katkı sağladı. Rahşan Kavas, yeni görevinde QNBpay'in dijital ödeme çözümleri alanındaki faaliyetlerini geliştirmeye, yenilikçi ürün ve hizmetlerin yaygınlaştırılmasına katkı sunmaya ve şirketin sürdürülebilir büyüme hedeflerine liderlik etmeye devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Lila Kağıt’ta Üst Düzey Atama Haber

Lila Kağıt’ta Üst Düzey Atama

Dünya genelinde 5 kıtada 81 ülkeye ihracat yapan Lila Kağıt, sürdürülebilir büyüme ve çevik kurumsal yapılanma hedefiyle üst yönetim kadrosunu güçlendiriyor. Lila Kağıt’ta Mali İşler ve Stratejik Planlama Direktörü olarak görevini yürüten Işıl Tireli’nin sorumluluk alanı, Bilgi Teknolojileri’ni de kapsayacak şekilde genişletildi. Tireli, Mali İşler, Stratejik Planlama ve Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcılığı görevine atandı. Lila Kağıt, bu atama ile stratejik karar alma süreçlerini daha da hızlandırmayı ve dijitalleşme odağını pekiştirmeyi hedefliyor. 1983 yılında doğan Işıl Tireli, lise eğitimini İzmir Amerikan Koleji’nde tamamladıktan sonra Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nden mezun oldu ve İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde Muhasebe ve Denetim yüksek lisansını tamamladı. Profesyonel iş hayatına 2005 yılında BDO Denet Bağımsız Denetim ve Danışmanlık Firması’nda Denetim Asistanı olarak başlayan Tireli, burada Denetim Müdürü olarak görev aldı. 2012 yılında Deloitte Türkiye’de Denetim Müdürü olarak atanan Tireli, 8 yıllık kariyeri boyunca Denetim Bölümü Direktörlüğü pozisyonuna yükseldi; dijital dönüşüm projeleri, teknik danışmanlık ve proje yönetimi alanlarında önemli sorumluluklar üstlendi. 2020 yılında Hattat Holding ve grup şirketlerine Finansal Yeniden Yapılandırmadan Sorumlu Üst Düzey Yönetici olarak atanan Tireli, 2022 yılında Lila Kağıt ailesine Mali İşler Direktörü olarak katıldı. Halen Lila Kağıt’ta İcra Kurulu, Riskin Erken Saptanması Komitesi ve Kurumsal Yönetim Komitesi Üyesi olarak görev alan Tireli, 2019 yılından bu yana Sağlık ve Eğitim Vakfı (SEV) Denetim Komitesi üyeliğini sürdürüyor. Aynı zamanda Bağımsız Denetçiler Derneği üyesi olan Tireli, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Belgesi’ne ve Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu tarafından verilen Bağımsız Denetçi Lisansı’na sahiptir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerjisa Enerji’de Üst Düzey Atama Haber

Enerjisa Enerji’de Üst Düzey Atama

Enerjisa Enerji, sektöründe lider olduğu elektrik dağıtım ve perakende satış faaliyetlerinin yanı sıra; müşteri çözümleri ve Eşarj şirketiyle enerji verimliliği, e-mobilite ve yenilenebilir enerji alanlarında yürüttüğü çalışmalarla Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sağlıyor. Şirket, dijitalleşme alanında yürüttüğü çalışmalarla operasyonel verimlilikten müşteri deneyimine kadar geniş bir alanda dönüşümü hızlandırarak Türkiye’nin enerji dönüşümünde kritik bir rol üstleniyor. Veri odaklı karar alma, ileri analitik uygulamalar ve uçtan uca dijital çözümlerle iş süreçlerini sürekli geliştiren Enerjisa Enerji, bu kapsamda teknoloji ve dijitalleşme alanındaki yetkinliklerini daha da güçlendirmek amacıyla Devrim Yıldırım’ı Bilgi Teknolojileri ve Dijital İş Yönetimi Bölüm Başkanı olarak göreve getirdi. Yıldırım, Bilgi Teknolojileri ve Dijital İş Yönetimi Bölüm Başkanlığı görevini Mehmet Fırat’tan devraldı. Yıldırım, şirketin sürdürülebilir büyüme ve dönüşüm hedefleri doğrultusunda dijital yetkinliklerin güçlendirilmesine, veri odaklı karar alma kültürünün yaygınlaştırılmasına ve teknoloji altyapısının geliştirilmesine liderlik edecek. Aynı zamanda uçtan uca dijital çözümler ve çevik çalışma modelleriyle operasyonel verimlilik, sistem sürekliliği ve siber güvenlik alanlarında yetkinliklerin derinleştirilmesine katkı sağlayacak. Murat Pınar: “Dijitalleşme, enerji sektörünün dönüşümünde kritik bir kaldıraç” Enerjisa Enerji Bilgi Teknolojileri ve Dijital İş Yönetimi Bölüm Başkanlığı’na Devrim Yıldırım’ın atamasını değerlendiren Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar: “Enerjisa Enerji olarak, ‘Herkes için daha iyi bir gelecek’ vizyonumuz doğrultusunda dijitalleşmeyi iş yapış şekillerimizin merkezine alıyoruz. Enerji sektöründe verimlilik, sürdürülebilirlik ve müşteri deneyimini ileriye taşımanın en önemli unsurlarından biri güçlü teknoloji altyapısıdır. Devrim Yıldırım’ın ulusal ve uluslararası ölçekte edindiği derin tecrübenin, şirketimizin dijital dönüşüm hedeflerine önemli bir ivme kazandıracağına inanıyorum. Devrim Yıldırım’ın aramıza katılmasından büyük bir memnuniyet duyuyorum. Deneyimi ve vizyonuyla teknoloji ve veri odaklı dönüşüm yolculuğumuza önemli katkılar sağlayacağına yürekten inanıyorum.” dedi. Devrim Yıldırım: “Teknoloji ve veri odaklı dönüşümü daha ileriye taşıyacağız” Yeni göreviyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Enerjisa Enerji Bilgi Teknolojileri ve Dijital İş Yönetimi Bölüm Başkanı Devrim Yıldırım: “Enerjisa Enerji gibi Türkiye’nin enerji dönüşümüne liderlik eden bir yapının parçası olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Teknoloji ve dijitalleşmenin, enerji sektöründe sürdürülebilir büyüme ve operasyonel mükemmeliyet açısından kritik bir rol oynadığına inanıyorum. Bu kapsamda; veri odaklı karar alma, müşteri deneyimini iyileştiren dijital çözümler ve güçlü teknoloji altyapıları ile şirketimizin dönüşüm yolculuğuna katkı sağlamak için tüm ekip arkadaşlarımızla birlikte çalışacağız.”ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.