Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bilgilendirme

Kapsül Haber Ajansı - Bilgilendirme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bilgilendirme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şiddete Karşı Farkındalık için “Safe Spaces” Erişime Açıldı Haber

Şiddete Karşı Farkındalık için “Safe Spaces” Erişime Açıldı

AXA Türkiye, AXA Grubu’nun şiddet konusunda farkındalığı artırmak amacıyla hayata geçirdiği Safe Spaces platformunun Türkçe içeriklerini erişime açıyor. Herkesin kullanımına açık olan platform, gerçek hikâyeler ve uzman görüşlerinden yararlanan eğitim içerikleri, şiddete maruz kalan ya da çevresindeki biri için endişe duyan kişilere bilgilendirici ve yol gösterici kaynaklar sunuyor. Safe Spaces, şiddetin farklı biçimlerini ve işaretlerini tanımaya yardımcı olurken, desteğe ihtiyaç duyabileceği düşünülen bir kişiye nasıl yaklaşılabileceğini de ele alıyor. Platform; dikkatle dinleme, yargılamadan destek olma ve kişiyi uygun destek mekanizmalarına yönlendirme konusunda farkındalık oluşturmayı hedefliyor. Platformda yer alan içerikler ve araçlar, aynı zamanda şirketler tarafından çalışanlara yönelik bilgilendirme ve eğitim çalışmalarında da kullanılabiliyor. AXA Türkiye, platformu 2021 yılından bu yana yürürlükte olan Ev İçi Şiddetle Mücadele Politikası’nı tamamlayan bir kaynak olarak görüyor. Türkçe içeriklerin erişime açılmasıyla birlikte şirket içinde de bilgilendirme ve farkındalık çalışmaları yürütülecek. Bu projelerde çalışanların destek kaynaklarını daha yakından tanıması ve ihtiyaç anında faydalanabilmeleri amaçlanıyor. AXA Türkiye, iş yerlerinin çalışanların kendilerini güvende hissedebildiği, yaşadıklarını paylaşabildiği ve gizlilik gözetilerek uygun desteğe yönlendirilebildiği ortamlar olmasının önemine inanıyor. Safe Spaces’ın Türkçe içerikleri, şirketin “Yalnız Değiliz” yaklaşımını güçlendiren kaynaklardan biri olacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kayseri'de Minik İtfaiyeciler Hem Öğrendi Hem Eğlendi Haber

Kayseri'de Minik İtfaiyeciler Hem Öğrendi Hem Eğlendi

Kayseri Büyükşehir Belediyesi, 25 Eylül-1 Ekim Yangından Korunma ve İtfaiye Haftası kapsamında çocuklara yönelik farkındalık çalışmalarını sürdürüyor. Kayseri İtfaiyesi’nin 100. yılı dolayısıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında Kumsmall AVM’de miniklere yönelik itfaiye parkuru, bilgilendirme ve boyama etkinlikleri gerçekleştirildi. Kayseri Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı ekiplerinin gerçekleştirdiği etkinlikte çocuklar, itfaiyecilik mesleğini yakından tanıma fırsatı bulurken yangın ve yangından korunma konusunda da yaş gruplarına uygun bilgiler edindi. Etkinlik kapsamında oluşturulan “Minik İtfaiyeci Parkuru” çocukların yoğun ilgisini gördü. Parkurda itfaiyecilerin görevlerini uygulamalı ve eğlenceli şekilde deneyimleyen çocuklar, ekiplerle birlikte çeşitli etkinliklere katıldı. Programda ayrıca çocuklara “Kurtaran Can” sertifikaları takdim edildi. İtfaiyecilik temalı boyama etkinliğinde de çocuklar hem eğlendi hem de itfaiyecilerin kullandığı ekipman ve görevlerine ilişkin görseller üzerinden bilgilendirildi. “Çocuklarımızı Daha Güvenli Bir Geleceğe Hazırlıyoruz” Kayseri Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı Eğitim ve Halkla İlişkiler Birim Personeli Kürşat Maraşlı, etkinlikte yaptığı açıklamada, Yangından Korunma ve İtfaiye Haftası kapsamında çocuklara yönelik farkındalık çalışmalarına önem verdiklerini belirtti. Maraşlı, “25 Eylül-1 Ekim Yangından Korunma ve İtfaiye Haftası dolayısıyla alışveriş merkezimizde Büyükşehir Belediyesi olarak çocuklarımıza yönelik minik itfaiye parkuru düzenledik. Parkurda çocuklarımızla beraber yarıştık ve onlara ‘Kurtaran Can’ sertifikalarını verdik. İtfaiyecilik modüllerinin yer aldığı boyama etkinlikleri gerçekleştirdik. Daha sağlam ve güvenli bir geleceğe adım atmak için küçük kardeşlerimizi bilgilendiriyoruz” dedi. Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç’ın destekleriyle itfaiye teşkilatının eğitim ve farkındalık çalışmalarını sürdürdüğünü ifade eden Maraşlı, Başkan Büyükkılıç’a emek ve desteklerinden dolayı teşekkür ederek tüm itfaiye teşkilatının İtfaiyecilik Haftası’nı kutladı. İtfaiyeden Çocuklara Güvenli Yaşam Mesajı Kayseri Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, yangınlara müdahalenin yanı sıra yangın öncesinde alınması gereken tedbirler konusunda toplumun bilinçlendirilmesine yönelik çalışmalar da gerçekleştiriyor. İtfaiyecilik Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikle çocukların erken yaşta afet ve yangın farkındalığı kazanması, acil durumlarda doğru davranış biçimlerini öğrenmesi ve itfaiyecilik mesleğini tanıması hedeflendi. Kayseri İtfaiyesi’nin 100. yılına özel gerçekleştirilen etkinlik, çocukların neşeli görüntüleriyle renklenirken, minik katılımcılar hem öğrendi hem de unutulmaz bir gün yaşadı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sağlıkta Öncesi-Sonrası Görüntülerinin Paylaşımı Türk Hastada Yasak, Yabancı Hastada Serbest mi? Haber

Sağlıkta Öncesi-Sonrası Görüntülerinin Paylaşımı Türk Hastada Yasak, Yabancı Hastada Serbest mi?

İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Üyesi Avukat Özge Özmen Korkut’a göre konu “yasak” ve “serbest” şeklinde ikiye ayrılacak kadar basit değil. Sağlık hizmetlerinde tanıtım ve bilgilendirme faaliyetlerine ilişkin düzenlemeler, hasta görüntülerinin kullanımına önemli sınırlamalar getiriyor. Özellikle estetik cerrahi, saç ekimi, diş tedavileri ve benzeri alanlarda sık kullanılan öncesi-sonrası görüntüleri açısından uyulması gereken özel kurallar bulunuyor. Uluslararası sağlık turizmi kapsamında yurt dışına yönelik gerçekleştirilen tanıtımlarda ise belirli şartlar altında farklı uygulamalar söz konusu olabiliyor. Avukat Özge Özmen Korkut, sağlıkta öncesi-sonrası görüntülerinin paylaşımı konusunda önemli bilgiler verdi: SAĞLIK TURİZMİ YETKİ BELGESİ ÖNEMLİ “Yabancı hastalara yönelik tanıtım yapılabilmesi, hastanın yabancı olmasından dolayı otomatik olarak serbest hale gelmiyor. Uluslararası sağlık turizmi kapsamında tanıtım yapacak sağlık kuruluşlarının ilgili mevzuatta belirtilen şartları taşıması gerekiyor. Tanıtımların yurt dışındaki hedef kitleye yönelik olması ve sağlık turizmine ilişkin kurallara uygun şekilde gerçekleştirilmesi önem taşıyor. Hasta mahremiyetinin korunması ve kişisel verilerin kullanılmasına ilişkin gerekli izinlerin alınması da sürecin temel şartları arasında yer alıyor. Dolayısıyla hastanın görüntülerinin kullanılmasına izin vermesi, sağlık kuruluşuna bu görüntüleri sınırsız şekilde kullanma hakkı vermiyor. ÖNCESİ-SONRASI FOTOĞRAFLARINDA KURALLAR VAR Öncesi-sonrası fotoğrafları sağlık sektöründe özellikle estetik işlemlerin sonuçlarını göstermek amacıyla kullanılıyor. Ancak bu görüntülerin yanıltıcı olmaması ve gerçeği yansıtması gerekiyor. Görüntüler üzerinde tedavinin veya işlemin sonucunu olduğundan farklı gösterecek düzenlemeler yapılması hukuki sorunlara yol açabiliyor. Öncesi ve sonrası fotoğraflarının mümkün olduğunca aynı teknik koşullarda çekilmesi de sonuçların yanıltıcı şekilde sunulmaması açısından önem taşıyor. Tıbbi müdahale veya ameliyat sırasında çekilen hasta görüntüleri konusunda ise çok daha sıkı sınırlamalar bulunuyor. “HASTA İZİN VERDİ” DEMEK YETERLİ DEĞİL Hasta görüntülerinin kullanılmasında en önemli konulardan biri verilen iznin kapsamı. Hastanın görüntülerinin hangi amaçla kullanılacağını bilmesi gerekiyor. Örneğin görüntüler yalnızca sağlık kuruluşunun internet sitesinde mi yayımlanacak, Instagram veya diğer sosyal medya hesaplarında mı kullanılacak, yoksa ücretli reklam kampanyalarında da yer alacak mı? Hangi fotoğraf veya videoların kullanılacağı ve kullanımın kapsamı gibi konuların hastaya açık şekilde anlatılması gerekiyor. Yabancı hastanın imzaladığı belgeyi anlaması gerekiyor SAĞLIK TURİZMİNDE BİR BAŞKA ÖNEMLİ KONU DİL Yabancı bir hastaya Türkçe hazırlanmış bir izin belgesinin imzalatılması, hastanın belgenin içeriğini gerçekten anladığını tek başına göstermeyebilir. Bu nedenle hastanın verdiği iznin kapsamını anlayabilmesi gerekiyor. Gerektiğinde belgelerin hastanın anlayabileceği dile çevrilmesi ve tercüman desteğinden yararlanılması önem taşıyor. REKLAM YAPILAN ÜLKENİN MEVZUATI DA DİKKATE ALINMALI Türkiye'deki mevzuata uygun şekilde hazırlanmış bir sağlık turizmi reklamının başka bir ülkede de otomatik olarak hukuka uygun olduğu varsayılamaz. Örneğin Türkiye'deki düzenlemelerin izin verdiği bir hasta görüntüsü kullanımına reklamın gösterildiği ülkede daha sıkı sınırlamalar getirilmiş olabilir. Bu durumda reklamın yayınlandığı veya hedeflendiği ülkenin sağlık reklamları, tüketicinin korunması ve kişisel verilerin kullanımına ilişkin mevzuatının da değerlendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle uluslararası reklam kampanyalarında yalnızca Türkiye'deki mevzuata göre hareket etmek yeterli olmayabilir. SONUÇ: YABANCI HASTANIN GÖRÜNTÜSÜ SINIRSIZ ŞEKİLDE KULLANILAMAZ Sağlık turizminde yabancı hastaların öncesi-sonrası görüntülerinin kullanılması konusunda belirli imkânlar bulunması, bu görüntülerin sınırsız şekilde paylaşılabileceği anlamına gelmiyor. Yetki belgesi, reklamın hedef kitlesi, kullanılan platform, hasta mahremiyeti, kişisel verilerin korunması, hastanın bilgilendirilmesi ve gerekli rızanın alınması gibi birçok unsurun birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Ayrıca reklamın yayınlandığı ülkenin mevzuatı da dikkate alınmalı. Kısacası mesele, “Türk hastanın görüntüsü yasak, yabancı hastanın görüntüsü serbest” şeklinde basit bir ayrıma indirgenemeyecek kadar kapsamlı.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akıllı Lens Sonrası Gece Görüşünde Bu Etkilere Dikkat Haber

Akıllı Lens Sonrası Gece Görüşünde Bu Etkilere Dikkat

Ameliyat sonrası dönemde görülebilen bu görsel etkiler, kullanılan merceğin optik yapısıyla ilişkili olabileceği gibi kişinin göz yapısı ve uyum sürecine bağlı olarak da değişiklik gösterebilir. Batıgöz Sağlık Grubu Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Uğur Ünsal, trifokal mercek uygulamalarının ardından karşılaşılabilen gece görüşü değişiklikleri hakkında bilgi verdi. Işıkların Etrafındaki Halkalar Neden Oluşuyor? Trifokal göz içi mercekler, ışığı uzak, orta ve yakın mesafelerde görmeyi destekleyecek farklı odaklara yönlendiren optik bir tasarıma sahiptir. Bu yapı nedeniyle özellikle karanlık ortamda parlak bir ışık kaynağına bakıldığında halo olarak adlandırılan ışık halkaları, kamaşma veya ışık saçılması gibi görsel etkiler ortaya çıkabilir. Doç. Dr. Uğur Ünsal, “Trifokal mercek uygulamalarından sonra gece ışıklarının çevresinde halo dediğimiz halkaların görülmesiyle karşılaşılabili. Bazı hastalar araç farlarında veya sokak lambalarında ışık saçılması ve kamaşma da tarif edebiliyor. Bu yakınmalar özellikle ameliyat sonrası erken dönemde daha belirgin hissedilebilir.” dedi. Gece Araç Kullanırken Daha Fazla Hissedilebilir Gündüz yeterince fark edilmeyen ışık etkileri, çevrenin karanlık olduğu ve parlak ışık kaynaklarıyla karşılaşıldığı gece koşullarında daha belirgin hale gelebilir. Bu nedenle ameliyatın ardından kişinin görsel uyumu tamamlanana kadar gece araç kullanımında dikkatli olunması önem taşıyor. Doç. Dr. Uğur Ünsal, “Özellikle ilk günler ve haftalarda gece araç kullanırken karşıdan gelen farlar kişinin alışık olduğundan farklı algılanabilir. Görme yeterince netleşmeden ve kişi kendisini gece sürüşü konusunda rahat hissetmeden araç kullanılması uygun olmayabilir. Ameliyat sonrası kontrollerde hastanın görme düzeyi ve iyileşme süreci bireysel olarak değerlendirilmelidir.” ifadelerini kullandı. Beynin Yeni Görüntüye Uyum Sağlaması Zaman Alabilir Ameliyat sonrası süreç yalnızca göz dokularının iyileşmesinden ibaret değildir. Beynin yeni optik sisteme uyum sağlaması da görsel deneyimin önemli bir parçasıdır. “Nöroadaptasyon” olarak adlandırılan bu süreçte beyin, göz içi merceğin oluşturduğu farklı görsel uyaranlara zaman içinde adapte olabilir. Bu nedenle halo ve kamaşma gibi yakınmalar bazı kişilerde haftalar veya aylar içinde giderek daha az fark edilir hale gelebilir. Ancak uyum süresi ve yakınmaların düzeyi herkes için aynı değildir. Doç. Dr. Uğur Ünsal, “Nöroadaptasyon kişiden kişiye değişen bir süreçtir. Beyin zaman içerisinde yeni merceğin oluşturduğu görüntüye uyum sağlamaya başlar. İlk dönemde oldukça belirgin tarif edilen ışık halkaları ve saçılmalar ilerleyen aylarda daha az rahatsız edici hale gelebilir. Ancak her hastada aynı sürede ve aynı düzeyde bir değişim beklemek doğru değildir.” diye konuştu. Her Gece Görüşü Şikâyeti Yalnızca Mercekten Kaynaklanmayabilir Ameliyat sonrasında devam eden ışık saçılması veya görme kalitesindeki değişikliklerin değerlendirilmesinde yalnızca göz içi merceğin yapısına odaklanılmaması gerekiyor. Kornea ve göz yüzeyinin durumu, göz kuruluğu, ameliyat sonrasında kalan kırma kusurları, astigmatizma, göz içi merceğin konumu ve gözün diğer yapıları da görme kalitesini etkileyebilir. Bu nedenle yakınmaların beklenenden uzun sürmesi, belirginleşmesi veya günlük yaşamı etkilemesi halinde göz muayenesiyle nedenin değerlendirilmesi önem taşıyor. Akıllı Lens Uygulamalarında Hasta Seçimi Neden Önemli? Trifokal göz içi mercekler her kişinin göz yapısı ve günlük görme gereksinimleri açısından aynı sonucu vermeyebilir. Bu nedenle uygulama kararı yalnızca kişinin farklı mesafelerdeki görme beklentisine göre değil; kornea, retina, makula, optik sinir, göz yüzeyi, göz bebeği özellikleri ve mevcut kırma kusurları gibi birçok faktör değerlendirilerek verilmelidir. Kişinin yaşam tarzı ve mesleki ihtiyaçları da bu değerlendirmeye dahil edilmelidir. Özellikle gece araç kullanmak zorunda olan veya düşük ışık koşullarında yüksek görsel performans gerektiren mesleklerde çalışan kişilerin beklentilerini ameliyat öncesinde hekimleriyle paylaşmaları önemlidir. Doç. Dr. Uğur Ünsal, ameliyat öncesi değerlendirmenin önemine dikkat çekerek şu bilgileri verdi: “Akıllı lens uygulamalarında yalnızca hangi merceğin kullanılacağına değil, o merceğin kişinin göz yapısı ve günlük yaşamındaki görsel ihtiyaçları için uygun olup olmadığına da bakıyoruz. Kornea yapısından retina ve makulanın durumuna kadar gözün farklı bölümlerini değerlendirmek gerekiyor. Hastanın gece araç kullanma sıklığı ve görme beklentileri de karar sürecinin bir parçası olmalı.” Ameliyat Öncesi Bilgilendirme Sürecin Önemli Bir Parçası Trifokal merceklerle ilgili bilimsel çalışmalar, uzak, orta ve yakın mesafedeki görsel performansın yanı sıra halo ve kamaşma gibi görsel etkilerin de değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle ameliyat öncesinde hastanın yalnızca beklenen görme kazanımları konusunda değil, ameliyat sonrasında karşılaşabileceği görsel değişiklikler hakkında da bilgilendirilmesi önem taşıyor. Doç. Dr. Uğur Ünsal, “Ameliyat öncesinde ayrıntılı göz muayenesi yapmak kadar hastanın beklentilerini anlamak ve ameliyat sonrası karşılaşabileceği görsel etkileri anlatmak da önemlidir. Halo veya ışık saçılması bazı kişilerde uyum süreci içerisinde azalabilirken bazı kişilerde daha uzun süre hissedilebilir. Bu nedenle mercek seçimi kişiye özel değerlendirilmelidir. Amacımız, gözün yapısal özellikleri ile kişinin günlük yaşamındaki görme ihtiyaçlarını birlikte değerlendirerek uygun yaklaşımı belirlemektir.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MSD Hayvan Sağlığı Araştırması: "Her 4 Kedi Sahibinden 1'i Yanılıyor" Haber

MSD Hayvan Sağlığı Araştırması: "Her 4 Kedi Sahibinden 1'i Yanılıyor"

Araştırmaya göre, kedisini aşılatmayan her dört kişiden biri "Evden çıkmıyor, bu nedenle aşıya ihtiyacı yok." düşüncesiyle hareket ediyor. Buna karşın veteriner hekimler, koruyucu hekimliğin temel unsurlarından biri olarak aşılamanın önemine dikkat çekiyor. Küresel araştırma, kedi sahiplerinin aşı kararını en çok veteriner hekimlerin etkilediğini, yanlış inanışların ise koruyucu sağlık uygulamalarının önündeki en büyük engellerden biri olduğunu ortaya koyuyor. MSD Hayvan Sağlığı tarafından Mayıs-Ağustos 2024 arasında gerçekleştirilen küresel araştırma, kedi sahiplerinin aşılama kararlarını şekillendiren faktörleri ve veteriner hekimlerin bu süreçte üstlendiği kritik rolü ortaya koydu. Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Japonya, Brezilya, Meksika, Avustralya, Birleşik Krallık, Fransa, Almanya, İtalya, Polonya, Belçika, Hollanda ve Danimarka olmak üzere 14 ülkede, 1.330 evcil hayvan veteriner hekimi ve 5.071 kedi sahibinin katılımıyla yürütülen araştırmanın sonuçları, 2026 Dünya Kedi Kongresi'nde bilim dünyasıyla paylaşılırken, çalışma Veterinary Sciences dergisinde yayımlandı. Bulgular, koruyucu veteriner hekimlikte doğru bilgi paylaşımının ve veteriner hekim-kedi sahibi iletişiminin aşılama uyumunu artırmada belirleyici olduğunu gösteriyor. En yaygın yanlış: "Ev kedisi aşıya ihtiyaç duymaz" Araştırmaya göre kedisini aşılatmayan sahiplerin yüzde 27'si, evden çıkmayan kedilerin aşılanmasına gerek olmadığına inanıyor. Aynı oranda katılımcı ise sağlıklı görünen kedilerin de aşıya ihtiyaç duymadığını düşünüyor. Veteriner hekimler ise bu yanlış inanışların koruyucu sağlık uygulamalarının önündeki en önemli engeller arasında yer aldığını belirtiyor. Araştırmaya katılan veteriner hekimlerin yüzde 53'ü bilgi eksikliğini, yüzde 51'i ise yanlış bilgileri aşılama uyumunu azaltan temel nedenler arasında gösteriyor. Aşı kararını en çok veteriner hekimler etkiliyor Araştırma, veteriner hekimlerin kedi sahiplerinin karar sürecindeki en güvenilir danışman olduğunu ortaya koyuyor. Kedi sahiplerinin yüzde 58'i aşı konusunda en güvenilir bilgi kaynağı olarak veteriner hekimleri gösterirken, kedisini aşılatanların yüzde 57'si kararını doğrudan veteriner hekim tavsiyesinin etkilediğini belirtiyor. Veteriner hekimlerin yüzde 71'i de kendi önerilerinin aşılama kararında belirleyici olduğunu ifade ediyor. Beslenme ilk sırada, aşılama yeterince önemsenmiyor Araştırmada kedi sahiplerinden kedilerinin sağlığını koruyan en önemli üç faktörü sıralamaları istendiğinde ilk sırada yüzde 94 ile kaliteli beslenme yer aldı. Veteriner kontrolleri, sevgi ve oyun zamanı aşılamadan daha fazla dile getirilirken, yalnızca yüzde 16'lık bir kesim aşılamayı ilk üç faktör arasında saydı. Veteriner hekimlerde ise tablo tamamen farklı. Katılımcıların yüzde 69'u aşılamayı kedilerin sağlığını koruyan en önemli uygulamalardan biri olarak değerlendirdi. Bu bulgu, kedi sahipleri ile veteriner hekimler arasında koruyucu sağlık uygulamalarına ilişkin önemli bir algı farkı bulunduğunu gösteriyor. Bilgiye güven var, iletişimde gelişim alanı bulunuyor Araştırmaya göre kedi sahipleri doğru bilgiye ulaşmak için öncelikle veteriner hekimlerine başvuruyor. Ancak veteriner hekimlerin yalnızca yüzde 23'ü, aşılamanın önemiyle ilgili bilgilendirici materyalleri düzenli olarak paylaştığını ifade ediyor. Bu sonuç, kliniklerde yapılacak daha güçlü bilgilendirme çalışmalarının hem yanlış inanışların azaltılması hem de aşılama uyumunun artırılması açısından önemli bir fırsat sunduğunu ortaya koyuyor. Koruyucu sağlığın temeli doğru bilgi ve güçlü veteriner hekim iletişimi Araştırma sonuçları; bilimsel bilgiye dayalı iletişimin, koruyucu veteriner hekimliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu gösteriyor. Veteriner hekimlerin doğru ve düzenli bilgilendirmesi sayesinde yanlış inanışların önüne geçilmesi, daha fazla kedinin bulaşıcı hastalıklara karşı korunmasına ve yaşam kalitesinin artırılmasına katkı sağlayabilecek önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. MSD Hayvan Sağlığı Evcil Hayvan İş Birimi Yöneticisi Cenk Tepe, araştırma sonuçlarını değerlendirerek şunları söyledi: “MSD Hayvan Sağlığı olarak koruyucu veteriner hekimliğin yalnızca doğru ürünlerle değil, doğru bilgiyle de güçlendiğine inanıyoruz. Bilimsel temelli yenilikçi çözümler geliştirme hedefimizin yanı sıra, hayvan sağlığı alanında doğru bilginin ve doğru uygulamaların yaygınlaşmasını da sorumluluğumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz. Araştırmamız, kedi sahiplerinin aşı konusunda en çok veteriner hekimlerine güvendiğini, ancak hâlâ bazı yanlış inanışların sürdüğünü gösteriyor. Bu nedenle doğru bilginin doğru zamanda paylaşılması hem aşılama farkındalığının artırılması hem de kedilerin yaşam boyu sağlığının desteklenmesi açısından büyük önem taşıyor." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yalova Belediyesi'nden Çevre Duyarlılığı Çağrısı Haber

Yalova Belediyesi'nden Çevre Duyarlılığı Çağrısı

Yalova Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekipleri, kent genelinde vatandaşların yoğun olarak kullandığı sahil, park, bahçe ve yeşil alanlarda çevre temizliğine yönelik bilgilendirme ve farkındalık çalışması gerçekleştirdi. Özellikle Yalova sahili, Gazipaşa Caddesi, 17 Ağustos Parkı ve Akasya Parkı başta olmak üzere toplu yaşam alanlarında, park ve bahçelerde ve vatandaşların piknik yaptığı yeşil alanlarda gerçekleştirilen çalışmalarda, ortak kullanım alanlarının temiz ve düzenli tutulmasının önemi vatandaşlara aktarıldı. Ekipler, vatandaşlarla birebir görüşerek piknik ve dinlenme sonrasında ortaya çıkan çöplerin çevreye bırakılmaması, uygun çöp kutularına atılması ve ortak kullanım alanlarının temizliğine özen gösterilmesi konusunda bilgilendirmelerde bulundu. “YALOVA HEPİMİZİN” Yalova Belediyesi tarafından yapılan çalışmada, sahillerin, parkların ve yeşil alanların tüm vatandaşların ortak kullanım alanları olduğu vurgulanırken, temiz ve düzenli bir çevrenin oluşturulmasında vatandaşların da önemli sorumluluk taşıdığı belirtildi. Kent yaşamının ortak bir sorumluluk olduğu anlayışıyla hareket eden Yalova Belediyesi, daha temiz, daha düzenli ve daha yeşil bir Yalova için belediye ekiplerinin çalışmalarının yanı sıra vatandaşların çevreye göstereceği duyarlılığın da büyük önem taşıdığını ifade etti. Yalova Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerinin, vatandaşların yoğun olarak kullandığı ortak yaşam alanlarında çevre temizliği ve düzeni konusunda bilgilendirme çalışmalarını sürdüreceği belirtildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Poliçe almak birkaç dakika, iptal etmek kaç adım? 10 sigorta şirketinin sitesi incelendi Haber

Poliçe almak birkaç dakika, iptal etmek kaç adım? 10 sigorta şirketinin sitesi incelendi

Sigorta şirketleri internet sitelerinde “hemen teklif al” ve “şimdi satın al” seçeneklerini öne çıkarırken poliçe iptali, cayma hakkı ve prim iadesi konusunda aynı açıklıkta bilgi sunuyor mu? Kapsül Haber Ajansı, Türkiye’de faaliyet gösteren 10 sigorta şirketinin kamuya açık dijital kanallarını inceledi. Araştırmada bazı şirketlerin kapsamlı rehberler sunduğu, bazılarında ise iptal bilgisine kolayca ulaşılamadığı görüldü. Trafik, kasko, konut, sağlık ve seyahat sigortası poliçeleri artık internet üzerinden dakikalar içerisinde satın alınabiliyor. Sigorta şirketleri ve dijital satış platformları, teklif alma ve ödeme süreçlerini mümkün olduğunca kısa tutuyor. Ancak tüketici poliçesini iptal etmek, cayma hakkını kullanmak veya kullanılmayan döneme ait primin iadesini istemek istediğinde aynı kolaylıkla karşılaşamayabiliyor. Kapsül Haber Ajansı, 4 Ağustos 2026 tarihinde Allianz, Anadolu Sigorta, AXA Sigorta, Türkiye Sigorta, Aksigorta, MAPFRE Sigorta, Sompo Sigorta, HDI Sigorta, Zurich Sigorta ve Quick Sigorta’nın kamuya açık internet sayfalarında inceleme yaptı. Araştırmada şu dört temel soruya cevap arandı: Poliçenin nasıl iptal edileceği açıkça anlatılıyor mu? Başvurunun hangi kanaldan yapılacağı belirtiliyor mu? İstenen belgeler sıralanıyor mu? Prim iadesinin nasıl hesaplanacağı açıklanıyor mu? İptal hakkı her poliçede aynı şekilde uygulanmıyor Öncelikle poliçe iptali ile cayma hakkının aynı işlem olmadığını belirtmek gerekiyor. Cayma hakkı, belirli koşulları taşıyan mesafeli finansal hizmet sözleşmelerinden gerekçe göstermeden dönme imkânı sağlıyor. Poliçe iptali ise sigorta türü, iptal nedeni, sözleşmenin özel şartları, hasar durumu ve ilgili genel şartlara göre değişebiliyor. Finansal Hizmetlere İlişkin Mesafeli Sözleşmeler Yönetmeliği kapsamında tüketici, düzenleme kapsamına giren mesafeli sözleşmelerden genel olarak 14 gün içinde cayabiliyor. Ancak bir aydan kısa süreli seyahat ve bagaj sigortaları gibi bazı sözleşmeler istisna kapsamında bulunuyor. Hayat sigortaları ve zorunlu sigortalar bakımından da ürüne özgü düzenlemelerin ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor. Bu nedenle “Her sigorta poliçesi 14 gün içinde koşulsuz iptal edilir” şeklindeki genellemeler doğru değil. Tüketicinin öncelikle poliçenin türüne, satın alma yöntemine, genel şartlarına ve özel şartlarına bakması gerekiyor. Tam da bu noktada sigorta şirketlerinin açık, sade ve ürüne göre ayrıştırılmış bilgilendirme sunması önem kazanıyor. Allianz, MAPFRE ve Quick Sigorta’da açıklayıcı içerikler bulundu İncelenen şirketler arasında Allianz Türkiye, kasko poliçesinin iptal koşullarını ayrı bir rehberde ele alan şirketlerden biri oldu. Şirketin Mayıs 2026’da güncellenen içeriğinde iptal nedenleri, kullanılabilecek başvuru kanalları, gerekli belgeler ve prim iadesinin gün esasına göre hesaplanması açıklanıyor. Allianz’ım mobil uygulaması, müşteri hizmetleri ve acente üzerinden başvuru yapılabileceği belirtiliyor. Allianz’ın kasko poliçesi iptal rehberine buradan ulaşılabiliyor. MAPFRE Sigorta ise mesafeli satış aydınlatma metninde cayma hakkına ayrı bir bölüm ayırıyor. Metinde 14 günlük süre, bildirimin nasıl yapılacağı, iadenin hangi süre içinde gerçekleştirileceği, istisnalar ve şirketin iletişim bilgileri açıklanıyor. Bilgiler hukuki bir metin içerisinde sunulsa da tüketicinin başvuru yapabileceği telefon ve e-posta adresinin paylaşılması olumlu bir unsur olarak öne çıkıyor. MAPFRE’nin mesafeli satış ve cayma hakkı bilgilendirmesi burada yer alıyor. Quick Sigorta da araç sigortalarının iptali ve prim iadesi hakkında geniş kapsamlı bir rehber yayımlıyor. İçerikte trafik ve kasko poliçeleri ayrı ayrı ele alınırken iptal gerekçeleri, gerekli belgeler, iadenin ödeme kanalına göre nasıl yapılabileceği ve uyuşmazlık durumunda izlenebilecek yollar anlatılıyor. Quick Sigorta’nın araç sigortası iptali ve prim iadesi rehberine buradan ulaşılabiliyor. Anadolu Sigorta’da cayma bildirim formu bulunuyor Anadolu Sigorta’nın internet sitesinde tüketicilerin kullanabileceği bir cayma bildirim formu bulunuyor. Formun kamuya açık şekilde sunulması, başvuru süreci açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte yalnızca form paylaşılması, tüketicinin karşılaşabileceği bütün sorulara cevap vermeyebilir. Formun yanında ürünlere göre cayma ve iptal şartlarını, gerekli belgeleri, başvuru kanallarını ve tahmini iade süresini açıklayan sade bir rehber bulunması kullanıcı deneyimini güçlendirebilir. Anadolu Sigorta cayma bildirim formu burada yer alıyor. Altı şirkette bilgiye doğrudan ulaşmak kolay olmadı AXA Sigorta, Türkiye Sigorta, Aksigorta, Sompo Sigorta, HDI Sigorta ve Zurich Sigorta’nın incelenen kamuya açık sayfalarında ürünler, teklif alma, hasar bildirimi ve müşteri hizmetleri bağlantıları bulunuyor. Ancak “poliçe iptali”, “cayma hakkı” ve “prim iadesi” aramaları sonucunda tüketicinin bütün süreci tek sayfada anlayabileceği güncel ve kapsamlı bir rehbere doğrudan ulaşılamadı. Bu tespit, söz konusu şirketlerin poliçe iptali gerçekleştirmediği veya müşterilerine bilgi vermediği anlamına gelmiyor. İlgili hükümler poliçenin özel şartlarında, mesafeli satış sözleşmesinde, müşteri ekranında veya acente kanallarında yer alabilir. Buradaki temel sorun, poliçe satın almadan veya müşteri girişi yapmadan bilgi edinmek isteyen bir kullanıcının aradığı cevaba ne kadar kolay ulaşabildiği. Sigorta şirketlerinin poliçe iptali şeffaflık tablosu Şirket Bilgiye erişim Kısa değerlendirme Allianz Türkiye Açık Kasko iptali, başvuru kanalları ve iade hesabı açıklanıyor. MAPFRE Sigorta Açık Mesafeli satış ve cayma süreci ayrıntılı şekilde aktarılıyor. Quick Sigorta Açık Araç poliçelerinde iptal ve prim iadesi rehberi bulunuyor. Anadolu Sigorta Kısmen açık Cayma bildirim formu bulunuyor; süreç rehberi geliştirilebilir. AXA Sigorta Kolay bulunamadı Tek sayfalık kapsamlı bir iptal rehberi görülemedi. Türkiye Sigorta Kolay bulunamadı Hasar bilgileri belirgin; merkezi iptal rehberi görülemedi. Aksigorta Kolay bulunamadı Yardım merkezi bulunuyor; doğrudan iptal rehberi görülemedi. Sompo Sigorta Kolay bulunamadı Destek kanalları mevcut; iptal sürecinin ayrıntıları sınırlı. HDI Sigorta Kolay bulunamadı Bilgiler ürün dokümanlarına dağılmış görünüyor. Zurich Sigorta Kolay bulunamadı Ürüne özel belgeler var; merkezi bir rehber görülemedi. Not: Tablo, 4 Ağustos 2026 tarihinde kamuya açık internet sayfaları ve arama sonuçları üzerinden yapılan erişilebilirlik incelemesini yansıtmaktadır. Müşteri ekranları, acentelere açık sistemler ve telefonla verilen bilgiler değerlendirmeye alınmamıştır. “Satın al” kadar görünür bir “iptal ve iade” alanı olmalı Sigorta şirketlerinden her ürün için tek tuşla koşulsuz iptal seçeneği sunmaları beklenemez. Çünkü bazı poliçelerde sigortanın zorunlu olması, riskin başlamış bulunması, hasar ödemesi yapılması veya sözleşmeye özgü hükümler süreci değiştirebilir. Buna karşılık tüketicinin şu bilgilere kolayca ulaşabilmesi mümkün: Hangi durumlarda iptal veya cayma başvurusu yapılabileceği Başvurunun mobil uygulama, acente, çağrı merkezi veya e-posta kanallarından hangisiyle gerçekleştirileceği Gerekli belgelerin neler olduğu Prim iadesinin nasıl hesaplandığı İadenin hangi ödeme kanalına yapılacağı Talebin ortalama sonuçlanma süresi Red halinde gerekçenin nasıl öğrenileceği İtiraz ve Sigorta Tahkim Komisyonu süreci Bu bilgilerin yalnızca uzun poliçe metinleri içinde bulunması hukuki bilgilendirme açısından yeterli görülebilir. Ancak iyi bir müşteri deneyimi açısından bilgilerin sade bir dille ve kolay bulunabilir şekilde sunulması gerekiyor. Sigorta şirketlerine şeffaflık çağrısı Dijital sigortacılık yalnızca satış işlemini hızlandırmak anlamına gelmiyor. Müşterinin poliçe sonlandırma, cayma ve prim iadesi süreçlerine de kolayca ulaşabilmesi gerekiyor. Sigorta şirketlerinin ana menülerine “Poliçe İptali ve Prim İadesi” başlığı eklemesi, ürün bazında koşulları sade biçimde açıklaması ve başvuruların takip edilebileceği dijital bir ekran sunması sektöre duyulan güveni güçlendirebilir. Kapsül Haber Ajansı olarak incelemeye alınan şirketlerin görüşlerini ve mevcut uygulamalarına ilişkin açıklamalarını haberimize eklemeye hazırız.

Üsküdar Belediyesi’nden LGS Tercih Döneminde Ücretsiz Rehberlik Desteği Haber

Üsküdar Belediyesi’nden LGS Tercih Döneminde Ücretsiz Rehberlik Desteği

Üsküdar Belediyesi tarafından hayata geçirilen hizmet kapsamında, 16-24 Temmuz 2026 tarihleri arasında Haluk Dursun Kütüphanesi önünde kurulacak tercih danışmanlığı noktasında uzman rehber öğretmenler görev alacak. Her gün 10.30-18.00 saatleri arasında verilecek hizmetten tüm öğrenciler ve veliler ücretsiz olarak yararlanabilecek. Uzman rehber öğretmenler, öğrencilerin yüzdelik dilimleri, başarı durumları, ilgi alanları ve gelecek hedefleri doğrultusunda birebir danışmanlık hizmeti sunarak tercih sürecine rehberlik edecek. Fen Liseleri, Anadolu Liseleri, Sosyal Bilimler Liseleri, Mesleki ve Teknik Anadolu Liseleri, Güzel Sanatlar Liseleri, Spor Liseleri ve Anadolu İmam Hatip Liseleri başta olmak üzere farklı okul türleri hakkında kapsamlı bilgilendirme yapılacak. Sosyal belediyecilik anlayışıyla eğitim alanındaki desteklerini sürdüren Üsküdar Belediyesi, yalnızca akademik başarıyı değil, öğrencilerin doğru yönlendirilmesini ve ailelerin sağlıklı karar alabilmesini de önemsiyor. Ücretsiz tercih danışmanlığı hizmetiyle öğrencilerin geleceklerine güvenle yön verebilmeleri, velilerin ise tercih sürecini uzman desteğiyle daha bilinçli şekilde yönetebilmeleri hedefleniyor. Üsküdar Belediyesi, eğitimden kültüre, spordan sosyal hizmetlere kadar hayatın her alanında vatandaşların yanında olmaya devam ederken, gençlerin eğitim yolculuklarında da onları yalnız bırakmıyor. LGS tercih döneminde sunulacak ücretsiz danışmanlık hizmetiyle, öğrencilerin hayallerindeki okula bir adım daha güvenle ulaşmalarına katkı sağlanması amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.