Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bilgisayarlı Görü

Kapsül Haber Ajansı - Bilgisayarlı Görü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bilgisayarlı Görü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ROKETSAN, Yapay Zekâ Hackathonu ile Savunmanın Geleceğini Bugünden Tasarlıyor Haber

ROKETSAN, Yapay Zekâ Hackathonu ile Savunmanın Geleceğini Bugünden Tasarlıyor

Türkiye'nin lider roket, füze ve mühimmat teknolojileri firması ROKETSAN tarafından, savunma endüstrisindeki öncü rolünü yapay zekâ alanına da taşıma hedefiyle düzenlenen Yapay Zekâ Hackathonu başladı. Kritik teknolojilerde geliştirdiği yerli ve millî çözümlerle Türkiye'nin teknoloji bağımsızlığına katkı sağlayan ROKETSAN, yapay zekâyı geleceğin savunma sistemlerini şekillendirecek temel yetkinlik alanlarından biri olarak konumlandırıyor. Bu doğrultuda 25-27 Eylül tarihleri arasında Ankara'da düzenlenen Hackathon; Edge AI, Machine Learning, LLM, otonomi ve veri bilimi gibi kritik alanlarda genç yetenekleri gelişim ve yarışma sürecinde bir araya getiriyor. 2 bin 457 başvurudan 72 genç yetenek Hackathon'da ROKETSAN Yapay Zekâ Hackathonu'na yönelik üç haftalık başvuru sürecinde 2 bin 457 başvuru alındı. Temel kriterleri karşılayan bin 778 kişi, Hackathon öncesinde düzenlenen AI Workshoplarına davet edildi. Üç gün süren workshoplarda katılımcılara LLM, bilgisayarlı görü ve otonom sistemler alanlarında uygulamalı ve etkileşimli eğitimler verildi. Eğitimlere günlük ortalama bin 250 tekil katılımcı dahil olurken, üç gün boyunca 950'nin üzerinde soru yöneltildi. Workshopların sonunda binin üzerinde katılımcıya sertifika takdim edildi. Sürecin bir sonraki aşamasında 234 kişi İngilizce ve teknik sınav değerlendirmesine katıldı. Sınavların ardından 155 kişiyle ROKETSAN insan kaynakları ekipleri tarafından mülakat gerçekleştirildi. Değerlendirme süreçlerinin sonunda belirlenen 72 genç yetenek, isimlerini ROKETSAN'ın ürünlerinden alan ÇAKIR, MAM-L, ŞİMŞEK, AKYA, ATMACA, BORA, SUNGUR ve TAYFUN takım isimleriyle 48 saatlik Hackathon sürecine katılmaya hak kazandı. "Dünyanın takip ettiği teknolojileri geliştiren ROKETSAN olmayı hedefliyoruz" ROKETSAN Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Faruk Yiğit, Hackathonun açılışında yaptığı konuşmada yapay zekânın savunma teknolojilerinin geleceğindeki rolüne dikkat çekti. Yiğit, yapay zekânın yalnızca bir teknoloji alanı olarak değil, savunma sanayisinin geleceğini şekillendirecek temel yetkinlik alanlarından biri olarak ele alınması gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Faruk Yiğit, konuşmasında ROKETSAN'ın yapay zekâ alanındaki yaklaşımını şöyle ifade etti: "Yapay zekayı ROKETSAN açısından yalnızca yeni bir teknoloji alanı olarak görmüyoruz. Biz yapay zekayı; tasarım süreçlerimizden üretime, test ve doğrulamadan lojistiğe, karar destek sistemlerinden geleceğin savunma sistemlerine kadar bütün değer zincirimizi dönüştürebilecek stratejik bir kabiliyet olarak görüyoruz. Hedefimiz, önümüzdeki dönemde ROKETSAN'ı yapay zekâ teknolojilerini en ileri seviyede kullanan savunma şirketlerinden biri olmanın ötesinde, yapay zeka alanında özgün teknolojiler geliştiren küresel bir teknoloji oyuncusu haline getirmek." Prof. Dr. Yiğit, dünyada teknoloji yarışının kurallarının yeniden yazıldığını belirterek, bu yarışta sadece teknolojiyi kullanan ülkeler değil, teknolojiyi geliştiren, kendi algoritmalarını üreten ve kendi yapay zekâ yetkinliğini oluşturan ülkelerin söz sahibi olacağını aktardı. ROKETSAN'ın kurulduğu günden bu yana Türkiye'nin kritik savunma teknolojilerinde dışa bağımlılığını azaltmak ve Türkiye'ye özgün yetenekler kazandırmak için çalıştığını vurgulayan Prof. Dr. Yiğit, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bugün geldiğimiz noktada ise hedefimizi daha da ileri taşımak zorundayız. Artık yalnızca dünyanın geliştirdiği teknolojileri takip eden değil, dünyanın takip ettiği teknolojileri geliştiren bir ROKETSAN hedefliyoruz. Bunun için güçlü mühendislik altyapımıza yeni bir güç daha eklemeliyiz: yapay zeka. Ama burada çok önemli bir noktayı özellikle vurgulamak istiyorum. Yapay zeka alanında başarının anahtarı yalnızca en iyi algoritmaya sahip olmak değildir. Asıl fark yaratacak olan, doğru problemi seçebilmek, doğru soruyu sorabilmek farklı disiplinleri bir araya getirebilmek ve geliştirdiğimiz teknolojiyi gerçek hayattaki bir ihtiyaca dönüştürebilmektir." Kurumların gerçek gücünün yalnızca sahip olduğu tesisler veya üretim altyapısı olmadığının altını çizen Prof. Dr. Yiğit, asıl gücün, var olan altyapıyı geleceğe taşıyacak insan kaynağı olduğunu, bu nedenle ROKETSAN olarak genç yeteneklerle buluşmayı stratejik bir öncelik olarak gördüklerini sözlerine ekledi. Yapay zekâ farklı boyutlarıyla ele alındı ROKETSAN Yapay Zekâ Hackathonu'nun açılış etkinliğinde, ROKETSAN'ın yapay zekâ alanındaki vizyonu ve bu alandaki yaklaşımı katılımcılarla paylaşıldı. Etkinlik kapsamında ayrıca yapay zekânın savunma teknolojilerindeki geleceği, güvenilir yapay zekâ sistemleri, mühendislik ve kariyer perspektifleri farklı oturum ve konuşmalarla ele alındı. ROKETSAN'ın yanı sıra sektör, akademi ve teknoloji ekosisteminden uzman isimler; "Yapay Zekâ ve Otonomiyle Yeni Nesil Sistemler: Güvenilirlik, Karar Üstünlüğü ve Mühendisliğin Geleceği", "Laboratuvardan Operasyonel Ortama: Güvenilir AI Sistemleri Nasıl İnşa Edilir?", "Geleceğin Sistemlerini İnşa Edenler: Savunma Teknolojilerinde AI Kariyeri" ve "Yapay Zekâ Çağında Mühendis Olmak: Küresel Örnekler ve Önümüzdeki Fırsatlar" başlıklı oturum ve konuşmalarda görüşlerini paylaştı. 48 saat boyunca gerçek problem senaryoları üzerinde çalışacaklar Hackathon kapsamında 72 genç yetenek, 48 saat boyunca gerçek bir problem senaryosu üzerinde çalışacak. Katılımcılar bu süreçte ROKETSAN'ın teknik mentorlarının desteğiyle ekipler halinde projelerini geliştirecek. Program, yalnızca bir yarışma olarak değil, workshoplar, eğitimler, paneller, teknik çalışmalar, mentor desteği ve gerçek problem senaryolarını bir araya getiren kapsamlı bir yetenek gelişim süreci olarak tasarlandı. ROKETSAN Yapay Zekâ Hackathonu kapsamında ortaya konulan çalışmalar jüri tarafından değerlendirilecek. Dereceye giren takımlar, kapanış töreninde "ROKETSAN Yapay Zekâ Ödülü" başta olmak üzere çeşitli özel ödüllerin sahibi olacak. ROKETSAN, Hackathon ile bir yandan yapay zekâ alanındaki nitelikli insan kaynağını keşfetmeyi ve yapay zekâ odaklı yetenek havuzunu genişletmeyi, diğer yandan genç yetenekleri savunma sanayisinin gerçek ihtiyaçlarıyla buluşturmayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

OPPO Dünya Çapında Güncel Patent Verilerini Paylaştı Haber

OPPO Dünya Çapında Güncel Patent Verilerini Paylaştı

Bunların 115.000'i faydalı model patentinden oluşuyor ve bu oran tüm OPPO patent başvurularının %92'sini oluşturuyor. OPPO, Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü'nün (WIPO) yayımladığı 2025 PCT (Patent İş Birliği Antlaşması) uluslararası patent başvuruları sıralamasında OPPO dünya genelinde 18. sırada yer alıyor. Bugün dünya genelinde 40'ın üzerinde ülke ve bölgede patent portföyüne sahip olan OPPO, 2025 yılı istatistiklerine göre: Avrupa'da patent tescili alan Çinli patent sahipleri arasında 5. sırada,ABD'de patent tescili alan Çinli patent sahipleri arasında 6. sırada,Çin'de verilen buluş patentleri bakımından dünya genelinde ise 7. sırada yer alıyor. 5G patentlerinin öncülerinden… Bugüne kadar 5G standardına ilişkin temel patentlerini dünya çapında 40'ın üzerinde ülke ve bölgede kullanıma sunan şirket, Avrupa Telekomünikasyon Standartları Enstitüsü’ne (ETSI) de binlerce 5G standardı patent ailesini bildirdi. OPPO, küresel cep telefonu ağları için teknik standartlar ve protokoller geliştiren telekomünikasyon konsorsiyumu 3GPP'ye (3. Nesil Ortaklık Projesi) de 5G standardıyla ilgili teknik katkılarını sunmaya da devam ediyor. Şirket önde gelen bir patent istatistik platformu olan LexisNexis® IPlytics'in Ocak 2026'da yayınladığı Global 5G Standart Esas Patent Gücü Raporu'na göre kapsamlı 5G patent gücü açısından ilk 10 arasında yer alıyor. Yapay zekâ alanında OPPO, küresel patent portföyünü sürekli genişletiyor. Bu alanda şirket öncelikli olarak görüntü işleme, bilgisayarlı görü, ses/konuşma teknolojileri, doğal dil işleme ve makine öğrenmesi alanlarına odaklanıyor. OPPO'nun video standardı patentleri de, dünya çapında 40'ın üzerinde ülke ve bölgede sürekli olarak tescil ediliyor ve dünya çapında en üst sıralarda yer alıyor. Hızlı şarj teknolojilerinin kapsamını genişletiyor OPPO’nun yenilikçi teknolojilerinin en önemli örneklerinden biri hızlı şarj teknolojisi (VOOC). Şirket, hızlı şarj teknolojisine ilişkin patentlerini bugüne kadar tüketici elektroniği, ortak kullanımlı taşınabilir şarj cihazları ve araç içi şarj sistemleri gibi sektörlerden 60'ın üzerinde şirkete lisansladı. 2021 yılında çığır açan hızlı şarj teknolojisini akıllı telefonların ötesine taşıyarak otomobillere, kamusal alanlara ve farklı elektronik cihazlara yaymayı hedefleyen Flash Initiative adlı projesini başlattı. OPPO, otomotiv sektöründe otomobil üreticileri, çip üreticileri ve modül tedarikçileriyle yaptığı patent lisanslama iş birlikleri sayesinde araç içi hızlı şarj ekosistemini de geliştiriyor. Dünya genelinde bugün 25 milyonun üzerinde araç OPPO'nun hızlı şarj patent teknolojisini kullanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sigorta Şirketleri, Yapay Zekâ ile Üretilen Görsellerden Kaynaklanan Yeni Dolandırıcılık Tehdidiyle Karşı Karşıya Haber

Sigorta Şirketleri, Yapay Zekâ ile Üretilen Görsellerden Kaynaklanan Yeni Dolandırıcılık Tehdidiyle Karşı Karşıya

Sigorta dolandırıcılığı ne yazık ki sektörün kaçınılmaz gerçeklerinden biri. Belirli ölçüde dolandırıcılık riski, sigorta ürünlerinin maliyet yapısına zaten dâhil ediliyor. Sigorta şirketleri için asıl hedef ise doğru dengeyi kurabilmek: Güvenilir müşterilerin deneyimini olumsuz etkilemeden, en büyük dolandırıcılık vakalarını etkili şekilde önleyebilmek. Ancak yapay zekâ çağı, bu dengeyi tehdit eden yeni bir dolandırıcılık türünü de beraberinde getirdi. Yapay zekâ kullanılarak değiştirilen veya tamamen sentetik olarak üretilen görseller, sahte sigorta taleplerini desteklemek amacıyla kullanılabiliyor. Bu da dolandırıcılığı daha kolay, daha erişilebilir ve çok daha yaygın hâle getiriyor. Hızla büyüyen bir tehdit Sigorta dolandırıcılığının tüketicilere yıllık maliyetinin yaklaşık 308,6 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Ayrıca mal ve kaza sigortalarındaki her 10 hasar dosyasından yaklaşık biri dolandırıcılık unsuru içeriyor. Geçtiğimiz yıl kısa süreli konaklama hizmeti sunan büyük bir platform, ev sahiplerinden birinin dijital olarak değiştirilmiş görseller kullanarak kiracısını binlerce dolarlık hasara neden olmakla haksız şekilde suçladığını ortaya çıkardı. Association of Certified Fraud Examiners (ACFE) ile SAS tarafından gerçekleştirilen güncel bir araştırmaya göre, dolandırıcılıkla mücadele alanında çalışan profesyonellerin yalnızca %7'si kurumlarının yapay zekâ destekli dolandırıcılığı tespit etme veya önleme konusunda "orta seviyenin üzerinde" hazırlıklı olduğunu düşünüyor. Araştırmaya katılan sigorta sektörü temsilcileri arasında ise hiçbir katılımcı bu konuda orta seviyenin üzerinde güven duyduğunu belirtmedi. SAS Sigorta Suistimali Uzmanı Adam Hall tarafından gerçekleştirilen çalışma da üretken yapay zekânın saniyeler içinde son derece ikna edici trafik kazası sahneleri oluşturabildiğini gösteriyor. Bu örnekler, dolandırıcıların ve organize suç gruplarının sigorta şirketlerini yanıltmak için hâlihazırda kullandıkları yöntemlerle büyük ölçüde örtüşüyor. Sevindirici olan ise SAS'ın bu tehditle mücadele etmeye yönelik bir çözüm sunuyor olması. Bir adım önde kalmak: Sentetik görsel tespiti SAS Kıdemli Veri Bilimcisi Robert Blanchard, Nisan ayında düzenlenen SAS Innovate veri ve yapay zekâ etkinliğinde "sentetik görsel tespiti" yaklaşımına dayanan çözüm önerilerini paylaştı. Blanchard, sahte makbuz görsellerindeki artış nedeniyle çözüm arayan bir sigorta müşterisinin kullanım senaryosunu örnek olarak aktardı. SAS®, SAS Intelligent Decisioning altyapısını temel alarak bilgisayarlı görü, optik karakter tanıma (OCR) ve büyük dil modeli (LLM) tabanlı muhakemeyi bir araya getiren, yapay zekâ destekli bir dolandırıcılık tarama süreci geliştirdi. Bu çözüm sayesinde sigorta şirketleri, sentetik olarak oluşturulmuş veya üzerinde oynanmış görselleri hasar değerlendirme sürecinde kullanılmadan önce hızlı şekilde tespit edebiliyor. Her ne kadar çözüm ilk olarak sigorta sektörü için geliştirilmiş olsa da Blanchard, sentetik görsel dolandırıcılığının önemli bir sorun hâline geldiği bankacılık ve kamu gibi farklı sektörlere de kolaylıkla uyarlanabileceğini belirtiyor. Yapay zekâ destekli bu inceleme süreci şu avantajları sunuyor: Otomatik İçerik Tarama: Dokümanlar ve görseller, olası manipülasyon izlerine karşı otomatik olarak analiz edilir. Çoklu Sinyal Tabanlı Tespit: OCR ile elde edilen metinler, anlamsal muhakeme ve adli görsel analizi bir araya getirilerek şüpheli içerikler tespit edilir. Risk Bazlı Karar Mekanizması: Risk skoruna dayalı değerlendirme; hasar dosyasının otomatik onaylanması, detaylı inceleme için uzmana yönlendirilmesi veya doğrudan reddedilmesi sağlanır. Açıklanabilir ve Şeffaf Sonuçlar: Görseller üzerindeki şüpheli alanlar görsel katmanlarla işaretlenerek, analistlerin dosyanın neden "riskli" olarak işaretlendiğini kolayca anlaması sağlanır. Operasyonel İzleme: SAS® Viya® gösterge panelleri üzerinden kurumlar; model davranışlarını, risk trendlerini ve alınan kararların sonuçlarını zaman içinde izleyebilir. SAS Küresel Sigorta Başdanışmanı Franklin Manchester konuya ilişkin şu açıklamalarda bulundu, "Dolandırıcılar, sadece birkaç komutla, sahte bir sigorta talebini desteklemek için görsel deliller üretebiliyor, bunları geliştirebiliyor ya da yok edebiliyor" diyor ve ekliyor: "Bir sahtekarlığın veya görsel manipülasyonun ne kadar kolay yapılabildiğini gördüğünüzde, sorunun ölçeği çok daha net anlaşılıyor. Ancak yapay zekâ dolandırıcıların elinde bir silah olduğu gibi, sigortacıların elinde de güçlü bir kalkana dönüşebilir. Yapay zekâ sadece devasa hacimdeki hasar verilerini analiz etmekle kalmaz, insan gözünün asla fark edemeyeceği görsel anomalileri de yakalayabilir. Bu sentetik görsel tespit araçları; sigorta şirketlerinin finansal kayıplarını azaltmalarına, karar doğruluklarını artırmalarına ve dürüst müşterileri, bu denetimsiz dolandırıcılıkların getirdiği ek maliyetleri ödemekten korumalarına yardımcı olacaktır." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Denizler Yapay Zeka Destekli "Dijital Gözcü" İle Daha Güvenli Haber

Denizler Yapay Zeka Destekli "Dijital Gözcü" İle Daha Güvenli

Sistemin en dikkat çekici özelliği, radarın kör kaldığı veya tespit etmekte zorlandığı küçük botlar, şamandıralar ve su üstündeki insan gibi unsurları gerçek zamanlı olarak konumlandırabilmesi olarak öne çıkıyor Çarpışma riski içeren durumlarda operatörü sesli ve görsel uyarılarda destekleyen bir "dijital gözcü" yaklaşımı sunuyor Türk savunma sanayisinin lider şirketlerinden HAVELSAN'ın geliştirdiği yeni nesil durumsal farkındalık sistemi BLUEVISION, yapay zeka ve bilgisayarlı görü teknolojileriyle denizcilik dünyasını dönüştürüyor. HAVELSAN, yazılım tabanlı çözümlerine bir yenisini ekledi. BLUEVISION'ın, büyük ticari gemilerden lüks yatlara, insansız deniz araçlarından askeri platformlara kadar geniş bir yelpazede hizmet vermesi, deniz emniyetini en üst düzeye çıkarması hedefleniyor. BLUEVISION, deniz trafiğinde durumsal farkındalığı artırmak amacıyla modüler bir karar destek ve navigasyon yardımcı ürünü olarak geliştirildi. Geleneksel yöntemlerin aksine sadece kamera verilerini kullanmakla kalmıyor, AIS (Otomatik Tanımlama Sistemi) sensör verileriyle kameradan elde edilen bilgileri eşleştirerek "güvenli deniz resmini" oluşturuyor. Sistemin en dikkat çekici özelliği, radarın kör kaldığı veya tespit etmekte zorlandığı küçük botlar, şamandıralar ve su üstündeki insan gibi unsurları gerçek zamanlı olarak konumlandırabilmesi olarak öne çıkıyor. Sistem, gelişmiş bilgisayarlı görü ve akıllı füzyon teknolojileri üzerine inşa edildi. Donanım tarafında termal ve gündüz kameraları, yüksek işlem gücüne sahip bir Yapay Zeka İşleme Ünitesi ve dokunmatik bir görüntüleme paneli barındırıyor. BLUEVISION, gece ve gündüz şartlarında tam performansla çalışma kapasitesine sahip bulunuyor, canlı video akışı üzerine dijital verilerin bindirilmesiyle operatöre anlık bilgi sunumu sağlıyor. Su üstündeki nesneleri (gemi, bot, şamandıra ve benzeri) otomatik olarak sınıflandırıyor ve coğrafi konumlarını hassasiyetle tahmin ediyor. Çarpışma riski içeren durumlarda operatörü sesli ve görsel uyarılarda destekleyen bir "dijital gözcü" yaklaşımı sunuyor. BLUEVISION, şkısa sürede kritik platformlarda kendisini kanıtladı. Şubat 2026’da Türk Deniz Kuvvetleri envanterine giren SANCAR Silahlı İnsansız Deniz Aracı (SİDA), otonom navigasyon ve arama-kurtarma görevlerinde BLUEVISION teknolojisini kullanmaya başladı. Sistem, HAVELSAN’ın ADVENT Savaş Yönetim Sistemi ile tam entegre çalışarak otonom seyir emniyetini destekliyor. Ayrıca VN Maritime ve Piloda Shipyard iş birliğiyle RAFNAR botlarına entegre edilen sistem, Ekim 2025 itibarıyla ticari konteyner gemilerinde de mürettebatın kullanımına açıldı. HAVELSAN, BLUEVISION ile sadece standart bir navigasyon aracı değil istihbarat, gözetleme ve keşif (İGK), arama kurtarma (SAR) ve hatta denizaltılar için periskop gözetleme gibi özel modüller sunan kapsamlı bir çözüm sağlıyor. Sürekli öğrenen ve yazılım güncellemeleriyle yeni senaryolara uyum sağlayan bu altyapı, denizlerde insan hatasını minimize ederek operasyonel verimliliği artırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.