Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bilim

Kapsül Haber Ajansı - Bilim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bilim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’nın Geleceği Bilimin Işığında Şekilleniyor Haber

Bursa’nın Geleceği Bilimin Işığında Şekilleniyor

2050 vizyonlu 1/100.000’lik Çevre Düzeni Planıyla şekillenecek ‘Kent Anayasası’nın oluşturulması, kentli hakları ile kent kimliğinin ortaya konulması, sürdürülebilir kentleşme ve yaşanabilir ‘Yeşil Bursa’ hedefiyle Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey öncülüğünde kurulan Bursa Planlama Ajansı’nın 8. Danışma Kurulu toplantısı gerçekleştirildi. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki toplantıya, Başkan Mustafa Bozbey’in yanı sıra Bursa Planlama Ajansı’nın Danışma Kurulu Başkanlığını yürüten Halk Sağlığı Uzmanı, CHP Bursa Milletvekili Prof. Dr. Kayıhan Pala, CHP Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal ve Hasan Öztürk, Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcıları Nazlı Yazgan ve Mehmet Yıldız, Çevre Düzeni Planı Proje Yürütücü Koordinatörü Prof. Dr. Fatih Terzi, Bursa Kent Konseyi Başkanı Prof. Dr. Ertuğrul Aksoy, akademik odaların temsilcileri ve bilim insanları katıldı. ÇEVRE DÜZENİ PLANI ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR Bursa Planlama Ajansı adına konuşan Genel Sekreter Yardımcısı Nazlı Yazgan, çalışmalar kapsamında 11 bin 363 kişiyle temas kurulduğunu, 9 bin 368 anket ve mülakat gerçekleştirildiğini söyledi. Sanayi sektöründe ilk kez ekonomik bakış açısıyla kapsamlı analizler yapıldığını dile getiren Yazgan, planda doğal alanların ve tarım topraklarının korunduğunu, Bursa’nın gelişim ihtiyacına yönelik kararların bilimsel kriterlerle şekillendirildiğini belirtti. Türkiye’de ilk kez bir Çevre Düzeni Planı için Stratejik Çevresel Değerlendirme sürecinin eş zamanlı yürütüldüğünü açıklayan Yazgan, Bursa Planlama Ajansı hakkında katılımcılara bilgi verdi. Prof. Dr. Fatih Terzi de sunum yaparak Çevre Düzeni Planı’nda gelinen son aşama hakkında katılımcıları bilgilendirdi. “BURSA ADINA BİR FARKINDALIK ORTAYA KOYDUK” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, tüm Danışma Kurulu üyelerine Bursa için sundukları katkılardan dolayı teşekkür etti. Bursa’nın çok kıymetli bir şehir olduğunu söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “8500 yıllık tarihi birikimi bulunan, yer altı ve yer üstü zenginlikleri olan bir şehrin nasıl bu hale getirildiğini sorgulamalıyız. Bu kent, binlerce yıllık tarihi birikimini mimari anlamda, sürdürülebilir anlamda ortaya koymalıdır. 2050 vizyonlu plan bunun ilk adımıdır. Bizler kenti bir bütün olarak düşünüyoruz. Yöneticiler olarak kentin geleceğini yönlendiren, kötü gidişat varsa önüne geçen bir anlayışta olmalıyız. Çevre Düzeni Planı’nda da hep birlikte güç olduk. Bursa adına bir farkındalık ortaya koyduk. Bursa bir değişim ve dönüşüm sürecini yaşadı” diye konuştu. BURSALILARIN PLANI, HAZİRAN AYINDA MECLİS’TE Hazırlanan Çevre Düzeni Planı’nın tüm Bursalıların planı olduğunu vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, tüm kesimlerin katkısının bulunduğu bir planın oluşturulduğunu ifade etti. Danışma Kurulu’nun çalışmalarını önemsediğini söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Akademik Danışma Kurulu, bundan sonraki plan süreçlerinin tamamında etkin, yönlendirici, bilgilerini aktarıcı ve denetleyici olacaktır. Bursa’nın geleceğini etkileyecek projeler, kurulda tartışılacak ve ardından kamuoyuyla paylaşılacak. Akademik Kurul, destekleri ve yönlendirmeleriyle Bursa’nın geleceğine imza koyacaktır” dedi. Çevre Düzeni Planı belirlendikten sonra kamuoyu ile paylaşılacağını açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, daha sonra Büyükşehir Belediye Meclisi’ne sunulacağını dile getirdi. Haziran ayında planlama sürecini tamamlamayı hedeflediklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, sürece katkı sunan herkese teşekkür etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yaşam Tarzı Tıbbının Küresel Liderleri İstanbul’da Buluşuyor Haber

Yaşam Tarzı Tıbbının Küresel Liderleri İstanbul’da Buluşuyor

13 Şubat 2026’da İstanbul’da düzenlenecek bu uluslararası buluşma, aynı gün gerçekleşecek Yaşam Tarzı Tıbbı Sempozyumu ile birlikte, Türkiye için sağlık alanında yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Yaşam tarzı tıbbı alanında dünyanın farklı bölgelerinde aktif rol üstlenen, 30’dan fazla ülkeyi temsil eden hekim ve sağlık profesyonellerinin katılımıyla gerçekleşen Lifestyle Medicine Global Alliance Leadership Toplantısı, Türkiye’de ilk kez İstanbul’da düzenleniyor. Bu önemli liderlik buluşması, 13 Şubat 2026 tarihinde gerçekleştirilecek Yaşam Tarzı Tıbbı Sempozyumu ile aynı tarihte ve aynı çatı altında yapılacak. Bu eş zamanlı organizasyon, Türkiye açısından yalnızca uluslararası bir toplantı olmanın ötesinde; yaşam tarzı tıbbının bilimsel, kurumsal ve kamusal düzeyde görünürlük kazandığı önemli bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Küresel Bilgi Birikimi Türkiye’de Paylaşılacak Lifestyle Medicine Global Alliance çatısı altında bir araya gelen katılımcılar, yaşam tarzı tıbbının farklı ülkelerdeki uygulama modellerini, klinik deneyimlerini ve sağlık sistemlerine entegrasyon örneklerini İstanbul’da paylaşacak. Bu buluşma, Türkiye’nin yaşam tarzı tıbbı alanındaki küresel deneyimle doğrudan temas kurduğu nadir platformlardan biri olarak öne çıkıyor. Sağlık Politikalarıyla Aynı Çerçevede Türkiye’de Sağlık Bakanlığı ile yürütülen ve Sağlıklı Hayat Merkezleri (SHM) hekimlerine yönelik sağlıklı yaşam eğitimlerinin devamında gerçekleşecek olan sempozyum; Yaşam tarzı tıbbının Türkiye’de kurumsal olarak konumlanmasıUluslararası iş birliklerinin güçlendirilmesiTürkiye’nin bölgesel bir referans noktası haline gelmesi açısından kritik bir eşik olarak değerlendiriliyor. Akademi, Klinik ve Bilim Aynı Platformda Sempozyumda; Harvard Üniversitesi ve Stanford Üniversitesi gibi dünyanın önde gelen üniversitelerinin tıp fakültelerinde görev yapan öğretim üyeleri ile, yaşam tarzı tıbbının bilimsel altyapısının oluşmasına katkı sunan ve bu alandaki öncü araştırmaları destekleyen uzmanlar yer alacak. Bu yönüyle sempozyum, güncel klinik uygulamaların yanı sıra bilimsel üretimi ve geleceğe dönük vizyonu da odağına alıyor. Türkiye İçin Stratejik Bir Buluşma İstanbul’da düzenlenecek bu uluslararası sempozyum, yaşam tarzı tıbbının Türkiye’de kurumsal olarak güçlenmesi, küresel iş birliklerinin derinleşmesi ve bölgesel ölçekte bir referans merkezi oluşturulması açısından stratejik bir önem taşıyor. Sempozyumun programı ve konuşmacı detaylarına ilişkin bilgiler, etkinlik tarihine yaklaşıldıkça kamuoyuyla paylaşılmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ege Maden İhracatçıları Birliğinden Sert Tepki Haber

Ege Maden İhracatçıları Birliğinden Sert Tepki

Ekonomik açıdan öne çıkan ülkelerin gelişimleri incelendiğinde hepsinin madenlerini etkin bir şekilde ekonomiye kazandırarak ekonomik refahlarını artırdıklarının görüldüğüne dikkati çeken Alimoğlu, “Afyonkarahisar’ın geleceği yalnızca sloganlarla korunamaz. Bu şehir, üretmeden, çalışmadan, ihracat yapmadan ayakta kalamaz. Madencilik, Afyonkarahisar ekonomisinin omurgalarından biridir. Bugün bu sektörü hedef tahtasına koymak, binlerce emekçinin ekmeğini tartışmaya açmak anlamına gelir. Buna sessiz kalmamız mümkün değildir” diye konuştu. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre Afyonkarahisar’ın 2025 yılında ihracatını yüzde 25’lik artışla 341 milyon dolardan 428 milyon dolara çıkardığına dikkati çeken Alimoğlu şöyle devam etti: “Afyonkarahisar’dan yapılan ihracatta madencilik sektörü 284 milyon dolarlık dilimle temsil edildi. Madencilik sektörü Afyonkarahisar’dan yapılan her 3 dolar ihracatın 2 dolarına imza attı. Ticaret Bakanlığı faaliyet illeri istatistiğine göre Afyonkarahisar’ın ihracatı 834 milyon dolara ulaştı. Bu tutarın yüzde 66’sı ise 550 milyon dolara ulaşıyor. İhracat yanında istihdamda da madencilik sektörü Afyon’a büyük katkı sağlıyor. Bugün bu sektörü hedef tahtasına koymak, binlerce emekçinin ekmeğini tartışmaya açmak anlamına gelir. Buna sessiz kalmamız mümkün değildir.” Ege Maden İhracatçıları Birliği’nin 2025 yılında ihracat gerçekleştiren üyeleri arasında Afyon’dan 367 firmanın yer aldığını da aktaran Alimoğlu, “EMİB üyeleri arasında Afyonlu ihracatçılarımız en büyük temsiliyeti oluşturuyor. İkinci sırada 249 firmayla İzmirli firmalar, üçüncü sırada 143 firmayla Muğlalı firmalar yer alıyor” dedi. “Afyon’un toprağı ve suyu madenciliğe kurban ediliyor” iddiasının kabul edileme olduğunu savunan Alimoğlu şöyle devam etti: “Kimse Afyonkarahisar’ın toprağını, suyunu, yaşam alanlarını feda etmeyi savunmuyor. Ama madenciliği otomatik olarak “yıkım” ile eşitlemek, gerçekle bağdaşmayan ideolojik bir yaklaşımdır. Bugün dünyada refah üreten ülkelerin tamamı, yeraltı kaynaklarını işleyerek, katma değer yaratarak ekonomiye kazandırmaktadır. Madencilik yapmayan değil, madenciliği yönetemeyen ülkeler kaybeder.” Çevre ve madenciliğin bir arada yürütülebileceğinin altını çizen Alimoğlu, “Türkiye’nin meselesi “çevre mi, madencilik mi” ikilemi değildir. Türkiye’nin ihtiyacı; akılcı planlama, doğru alan seçimi ve sıkı denetimdir. Çevreyi ve tarımı tabii ki kutsamalıyız ama madenciliği şeytanlaştıran bir üslup ülkeye fayda sağlamaz. Ülkemizde ÇED süreçleri ciddiyetle ele alınmaktadır. Madencilik sektörü olarak 8 bakanlıktan izinler alarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. ÇED’i yatırımın önüne konmuş mutlak bir veto mekanizmasına dönüştürme niyeti büyük bir yanlıştır. Çevre korunmalıdır ama üretimi de çevreye duyarlı bir şekilde sürdürmeliyiz. Bu noktada Bilim, veri ve denetim konuşulmalı; korku siyaseti değil” dedi. Türkiye’nin yeraltı kaynakları açısından zengin bir ülke olduğuna vurgu yapan Alimoğlu, “Bu kaynakları kullanmayıp ithalatla cari açık büyüten bir model sürdürülebilir olmaz. Gelişmiş ülkeler yeraltı zenginliklerini ham olarak değil, işleyerek refah üretmiştir. Türkiye de bunu yapmak zorundadır. Afyonkarahisar bu dönüşümün merkezlerinden biridir. Afyonkarahisar ne sahipsizdir ne de göz göre göre yoksullaştırılacak bir şehir. Doğayı korumak kadar emeği, üretimi ve istihdamı korumak da sorumluluktur. Bizim savunduğumuz; çevreye duyarlı, kayıtlı ve ülke ekonomisine katkı sağlayan madenciliktir. Afyonkarahisar’ın geleceği, yasaklarla değil; akılla, planlamayla ve üretimle güvence altına alınır” diyerek sözlerini noktaladı.

Geleceğin Roket Mühendisleri TEKNOFEST 2026’da Yükseliyor Haber

Geleceğin Roket Mühendisleri TEKNOFEST 2026’da Yükseliyor

ROKETSAN yürütücülüğünde düzenlenen yarışma, lise seviyesinden ileri seviye mühendislik çalışmalarına uzanan kapsamıyla, gençlerin hayallerini somut projelere dönüştürdüğü güçlü bir teknoloji platformu olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin havacılık, uzay ve savunma sanayii alanındaki nitelikli insan kaynağını yetiştirmeyi hedefleyen TEKNOFEST Roket Yarışması, 2026 yılında da gençleri bilim ve mühendislik temelli büyük bir heyecana davet ediyor. Öğrencilerin uzay teknolojilerine olan ilgisini artırmayı ve bu alandaki teknik kabiliyetlerini geliştirmeyi amaçlayan yarışma, her yıl olduğu gibi bu yıl da yoğun ilgi görüyor. Kendi tasarladıkları roketleri üretme ve uçurma fırsatı bulan gençler, bu süreçte farklı disiplinlerden edindikleri fen ve mühendislik bilgilerini bir araya getirerek karmaşık tasarım, üretim ve entegrasyon süreçlerini başarıyla yönetiyor. Disiplinler arası düşünme becerisinin ön plana çıktığı yarışma, katılımcılara yalnızca teknik bilgi değil, aynı zamanda takım çalışması, proje yönetimi ve problem çözme konularında da önemli kazanımlar sunuyor. Uçuşlarını başarıyla tamamlayan takımların tecrübelerinin paylaşılması ise yarışmayı güçlü bir öğrenme ve ilham platformuna dönüştürüyor. 11 Kategoride Büyük Rekabet TEKNOFEST Roket Yarışması, 2026 yılında A ve B grubu olmak üzere toplam 11 farklı kategoride gerçekleştiriliyor. A grubu kapsamında yer alan Lise Kategorisi, asgari 4.000 feet irtifada düzenlenirken yalnızca lise öğrencilerinin katılımına açık bulunuyor. Asgari 8.000 feet irtifada gerçekleştirilen Orta İrtifa Kategorisi ise lise, ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencileri ile mezunlara hitap ediyor. Yüksek İrtifa Kategorisi 15.000 feet irtifada, Uluslararası Kategori 8.000 feet irtifada, Zorlu Görev Kategorisi ise iki kademeli olarak 12.000 feet irtifada gerçekleştiriliyor. Özgün Hibrit Yakıt Motorlu Roket ve Özgün Sıvı Yakıt Motorlu Roket kategorileri ise gençlerin yenilikçi motor tasarımlarını sergilemelerine olanak tanırken söz konusu bu kategorilere ise ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencilerinin yanı sıra mezunlar da başvuruda bulunup roketlerini uçurabilecek. B grubunda yer alan Aktif Kontrol Sistemi Geliştirilmesi, Hibrit Yakıtlı Roket Motoru Geliştirilmesi, Sıvı Yakıtlı Roket Motoru Geliştirilmesi ile Uçuş Modelleme ve Simülasyon Yazılımı Geliştirilmesi kategorileri, ileri seviye mühendislik çözümleri geliştirmek isteyen ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrencileri ile mezunlara açık olarak düzenleniyor. Gençlere Güçlü Destek, Büyük Ödüller Finalist takımlara ulaşım ve konaklama desteğinin de sağlandığı TEKNOFEST Roket Yarışması’nda, 2026 yılı için kategorilere göre yüksek tutarlarda ödüller veriliyor. Lise Kategorisi’nde dereceye giren takımlar 180 bin TL’ye kadar desteklenirken, Orta İrtifa Kategorisinde 200 bin TL ve Yüksek İrtifa kategorilerinde ise ödüller 220 bin TL’ye kadar ulaşıyor. Uluslararası Kategori’de dereceye giren takımlar 5 bin dolara varan ödüller kazanırken, Zorlu Görev kategorisinde 350 bin TL, Özgün Hibrit Yakıt Motorlu Roket Kategori’sinde 350 bin TL ve Özgün Sıvı Yakıt Motorlu Roket Kategorisi için ise 400 bin TL’ye varan ödüllerin sahibi olabilecek. B grubu kategorilerinde ise toplamda milyonları aşan para ödülleri genç mühendisleri bekliyor. TEKNOFEST Roket Yarışması, gençlerin bilim, teknoloji ve mühendislik alanlarında kariyer hedeflerini güçlendiren, Türkiye’nin uzay ve savunma teknolojilerindeki geleceğine yön veren önemli bir platform olmayı sürdürüyor. Yarışmaya başvurular, 20 Şubat tarihine kadar www.teknofest.org adresi üzerinden gerçekleştirilebilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yarıyıl Tatilinde Bilim Dolu Keşif Haber

Yarıyıl Tatilinde Bilim Dolu Keşif

Yarıyıl tatiline özel olarak tasarlanan bu programlar; çocukların ve gençlerin bilime olan merakını besleyen, teknolojiyle kurdukları bağı güçlendiren ve keşfetme heyecanını canlı tutan bir öğrenme deneyimi sunmak üzere hazırlandı. Alanında uzman eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilecek atölyeler ve etkinliklerle gençler, eğlenirken öğrenmenin mutluluğunu yaşayacak; yeni beceriler kazanarak kendilerine ve geleceğe dair güvenlerini pekiştirecek. Bilimle Keşfeden, Birlikte Öğrenilen Bir Yarıyıl Tatili Program kapsamında merkezlerde gerçekleştirilecek saatlik atölye çalışmaları, uzun süreli eğitim programları ve tematik atölyelerle öğrencilerin ilgi duydukları alanlarda derinleşmeleri ve öğrenme heyecanlarını pekiştirmeleri hedefleniyor. Veli-çocuk atölyeleriyle ailelerin bu yolculuğa birlikte eşlik etmesi sağlanırken, bilim söyleşileri aracılığıyla katılımcılar ilham veren isimlerle buluşma imkanı yakalayacak. Astronomi gözlem şenlikleriyle gökyüzüne duyulan merak canlı tutulacak, akıl ve zeka oyunları turnuvalarıyla ise analitik düşünme ve problem çözme becerileri eğlenceli bir rekabet ortamında geliştirilecek. Tüm bu içeriklerle, her yaş grubuna ve ilgi alanına hitap eden, unutulmaz bir yarıyıl tatili deneyimi sunulacak. Teknoloji ve Mühendislik Odaklı Yarıyıl Eğitimleri Yarıyıl tatili programları kapsamında ayrıca, T3 Teknoloji Eğitimleri çerçevesinde lise, ön lisans ve lisans öğrencilerine yönelik teknoloji ve mühendislik temelli özel eğitim programları da hayata geçirilecek. Sömestr dönemi boyunca farklı DENEYAP Teknoloji Atölyeleri ve Bilim Merkezlerinde uygulanacak bu eğitimler; gençlerin ileri teknoloji alanlarında hem teorik bilgi hem de uygulama becerilerini geliştirmeyi amaçlıyor. Disiplinler arası bir eğitim yaklaşımıyla tasarlanan programlar, katılımcıların mühendislik süreçlerini bütüncül biçimde deneyimlemelerine imkan tanıyacak. Bu kapsamda yarıyıl tatili boyunca düzenlenecek Su Altı Sistemleri Eğitimi ile katılımcılar, su altı araçlarının tasarımından üretimine uzanan süreci yakından tanıma fırsatı bulacak; mekanik, elektronik ve yazılım temelli temel bileşenleri uygulamalı olarak keşfedecek. İnsansız Deniz Aracı Eğitimi kapsamında ise deniz yüzeyinde görev yapan insansız sistemlerin çalışma mantığına odaklanılarak, mekanik yapıdan yazılım geliştirmeye, elektronik altyapıdan denge ve yüzdürme prensiplerine kadar birçok konu deneyimleyerek aktarılacak. Roket Sistemlerine Giriş Eğitimi ile katılımcılar, roket teknolojilerinin temel bileşenleriyle tanışacak; elektronik, aviyonik, itki sistemleri ve uçuş dinamiği gibi başlıklar güvenli kullanım ve test süreçleri çerçevesinde ele alınarak gençlerin uzaya uzanan hayallerine ilham verecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TEKNOFEST 2026 Şanlıurfa’da! Haber

TEKNOFEST 2026 Şanlıurfa’da!

Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) ve T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ana yürütücülüğünde, Türkiye’nin önde gelen teknoloji şirketleri, kamu, medya kuruluşları ve üniversitelerin destekleriyle düzenlenen TEKNOFEST, 2026 yılında 30 Eylül - 4 Ekim tarihleri arasında Şanlıurfa GAP Havalimanı’nda gerçekleşecek. Bugüne kadar İstanbul, Ankara, İzmir, Gaziantep, Azerbaycan, Samsun, Adana ve KKTC’de düzenlenen ve katılımın ücretsiz olduğu TEKNOFEST; her yıl artan ilgisiyle milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayarak, teknoloji ve inovasyon vizyonunun en güçlü vitrini oldu. 2026 yılında ise TEKNOFEST Şanlıurfa; gençlerin hayallerini, tarihin sıfır noktasından geleceğin teknolojilerine taşıyacak. “Tarihler Şehri, Geçmişle Geleceği Aynı Hikâyede Buluşturacak” Kadim medeniyetlerin izlerini taşıyan Şanlıurfa’da bilim ve teknoloji, bu kez geçmişle geleceği aynı hikâyede buluşturacak. TEKNOFEST Şanlıurfa, miniklerden gençlere, ailelerden teknoloji tutkunlarına kadar her yaştan ziyaretçiye yine destansı bir beş gün sunacak. Festival kapsamında; nefes kesen hava gösterileri, coşkuyu doruğa çıkaran konserler ve sahne gösterileri, ufuk açacak sergi ve eğitici atölyeler, simülasyon deneyim alanları, planetaryum, bilim şovları, milli gurur kaynağımız kara ve hava araçlarının sergisi ve fuar etkinlikleri gibi teknoloji ve heyecan dolu birçok deneyim bir arada yer alacak. Yarışma kategorileri, sunduğu ödül imkânları ve sağladığı desteklerle TEKNOFEST, dünyanın en geniş kapsamlı teknoloji festivali olma özelliğini her yıl güçlendirerek sürdürüyor. Göbeklitepe’den Harran’a uzanan kadim birikimiyle Şanlıurfa, bu büyük vizyonu Anadolu’nun kadim şehirlerinden biriyle buluşturarak 2026 yılında da gençlere yeni ufuklar açacak.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.