Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bilim

Kapsül Haber Ajansı - Bilim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bilim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nilüfer’de Cumhuriyet Bayramı’nın 103’üncü Yıl Coşkusu Haber

Nilüfer’de Cumhuriyet Bayramı’nın 103’üncü Yıl Coşkusu

Nilüfer’de Cumhuriyet Bayramı’nın 103’üncü yılı coşkuyla kutlanıyor. Gün boyu sürecek programlar, Nilüfer Belediyesi Cumhuriyet Meydanı’ndaki çelenk töreniyle başladı. Törene, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, Yeni Parti Nilüfer İlçe Başkanı Ahmet Eren Memiç, 24. Dönem Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, sivil toplum kuruluşları ile meslek odalarının temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Atatürk Anıtı’na çelenk sundu. Başkan Şadi Özdemir törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin bağımsızlık iradesini, Cumhuriyetle geleceğe taşıdığı büyük günün 103’üncü yıl dönümünü kutladıklarını söyledi. Cumhuriyet’in özgürlük, eşitlik, adalet, bilim, emek, cesaret ve kurtuluş olduğuna vurgu yapan Başkan Şadi Özdemir, “Geleceğe duyduğumuz umuttur Cumhuriyet. Biz Nilüfer’de bu umudu daima canlı tutmaya kararlıyız. Cumhuriyetimizin değerlerini koruyacak, Atamızın emanetini yarınlara taşıyacağız. Çocuklarımızın gülümsediği bir Türkiye için çok çalışacağız” dedi. Atatürk’ün aziz hatırası önünde Cumhuriyet’in değerlerine sonsuza kadar sahip çıkacaklarının sözünü veren Başkan Şadi Özdemir, “Cumhuriyet varsa gelecek var, Cumhuriyet varsa umut var. Biliyoruz ki cumhuriyetin en güçlü sesi bu yıl da Nilüfer’den, Bursa’nın kalbinden yükselecek” diye konuştu. Başkan Şadi Özdemir, Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, bağımsızlık mücadelesinin kahramanlarını, aziz şehitleri ve gazileri rahmetle anarak konuşmasını bitirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ANTGİAD’dan Cumhuriyetin 103. Yılında Güçlü Mesaj Haber

ANTGİAD’dan Cumhuriyetin 103. Yılında Güçlü Mesaj

Türk bayrakları ve kırmızı beyaz renklerle Cumhuriyet coşkusunun yaşandığı baloda, davetliler Cumhuriyet’in 103. yılını büyük bir gurur ve heyecanla kutladı. Gecenin açılış konuşmasını yapan ANTGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ercan YAVAŞ, Kurtuluş Savaşı’nın kahramanlarından Cumhuriyet devrimlerine, bilimden eğitime, toplumsal birlikten barışa uzanan güçlü mesajlar verdi. “ATATÜRK, BİR MİLLETİN KADERİNİ DEĞİŞTİRDİ” Konuşmasına Cumhuriyet’in kuruluş mücadelesini anlatarak başlayan Yavaş, Seyit Onbaşı, Nene Hatun, Şerife Bacı ve Halide Edip Adıvar’ın fedakarlıklarını hatırlattı. Cumhuriyet’in büyük bedeller ödenerek kurulduğunu vurgulayan Yavaş, şunları söyledi: “Bugün özgürce aldığımız her nefeste, o kahramanların hakkı var. Gururla dalgalandırdığımız her bayrakta, o annelerin gözyaşı var. Özgür bir ülkede büyüyen her çocuğun geleceğinde, o kahramanların bize bıraktığı büyük bir emanet var. O emanete sahip çıkmak, bu topraklarda yaşayan hepimizin namus ve vicdan borcudur.” Atatürk’ün askeri zaferlerini Cumhuriyet ve çağdaşlaşma devrimleriyle taçlandırdığını belirten Yavaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Dünyada pek çok komutan savaş kazandı. Pek çok devlet adamı ülkeler yönetti. Mustafa Kemal Atatürk ise bir milletin kaderini değiştirdi ve tarihin akışına yön verdi. O, milletine bağımsızlığını ve özgüvenini kazandırdı. Bir milletin çocuklarına kendi kaderlerini değiştirebilecekleri bir gelecek bıraktı.” “CUMHURİYETİN EN BÜYÜK MUCİZESİ, ANADOLU’NUN ÇOCUKLARINA AÇTIĞI UFUKTUR” Cumhuriyet’in en önemli kazanımlarından birinin eğitimde fırsat eşitliği olduğunu vurgulayan Yavaş, Cumhuriyet’in insan hayatını değiştiren gücüne dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Cumhuriyet’in bize öğrettiği en büyük gerçeklerden biri şudur: Yeter ki çocuklarımızın hayallerini ailelerinin ekonomik imkanlarına mahkum etmeyelim. Bir ülkenin gerçek büyüklüğü, en yoksul çocuklarına açabildiği ufukla ölçülür.” “CUMHURİYETİMİZİ SAHİPLENELİM, KORUYALIM” Konuşmasının en önemli mesajını Cumhuriyet’in kazanımlarının korunması üzerine kuran ANTGİAD Başkanı Ercan YAVAŞ, Cumhuriyet değerlerinin gelecek kuşaklara aktarılmasının ortak bir sorumluluk olduğunu belirtti. Yavaş, şu değerlendirmelerde bulundu: “Cumhuriyetimizi sahiplenelim ve koruyalım. Çünkü Cumhuriyet; çocuklarımızın geleceği, kadınlarımızın eşitliği, gençlerimizin umudu, bilim insanlarımızın özgürlüğü ve milletimizin ortak güvencesidir. Cumhuriyet’e sahip çıkmak, geleceğe karşı sorumluluk duymaktır. Daha güçlü bir demokrasi, daha nitelikli eğitim, daha adil bir hukuk düzeni ve daha üretken bir ekonomi için çalışmaktır. Cumhuriyetimizi korumak, çocuklarımızın geleceğini korumaktır. Cumhuriyetimizi geliştirmek, Türkiye’nin yarınlarını güçlendirmektir.” “FARKLILIKLARIMIZ ZENGİNLİĞİMİZ, CUMHURİYET ORTAK ÇATIMIZDIR” Cumhuriyet’in birleştirici gücüne vurgu yapan Yavaş, Türkiye’nin farklı kültürleri, inançları ve kimlikleriyle ortak bir geleceği paylaştığını söyledi. “Türk’üyle, Kürt’üyle, Alevi’siyle, Sünni’siyle hepimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin eşit yurttaşlarıyız. Bizim gücümüz, farklılıklarımızla aynı ülkenin geleceğine sahip çıkabilmemizdedir.Hiçbir farklılığımız kardeşliğimizden daha büyük olmayacak. Hiçbir ayrışma ortak geleceğimizin önüne geçmeyecek. “ “GÜÇLÜ EKONOMİNİN TEMELİNDE HUKUK, BİLİM VE LİYAKAT VARDIR” Cumhuriyet değerleri ile ekonomik kalkınma arasındaki ilişkiye de dikkat çeken Yavaş, iş dünyasının güçlü kurumlara, hukukun üstünlüğüne ve bilimsel gelişmeye ihtiyaç duyduğunu belirtti. Yavaş, “Güçlü bir ekonomi, güçlü kurumlara ihtiyaç duyar. Güçlü kurumlar hukuka ve liyakate, bilimsel gelişme özgür düşünceye, toplumsal refah ise huzura ve güvene ihtiyaç duyar. Biz iş insanları olarak daha fazla üretmek, istihdam yaratmak, bilime ve teknolojiye yatırım yapmak ve gençlerimize yeni fırsatlar sunmak zorundayız” ifadelerini kullandı. “ATATÜRK’ÜN BİZE DUYDUĞU GÜVENİ HAK ETMELİYİZ” Konuşmasının sonunda Cumhuriyet’in gelecek kuşaklara karşı büyük bir sorumluluk yüklediğini belirten Yavaş, Türkiye’nin geleceğine ilişkin umut dolu mesajlar verdi: “Mustafa Kemal Atatürk, bu millete bir Cumhuriyet bıraktı. Bize düşen, o Cumhuriyet’i aklın, bilimin, demokrasinin ve adaletin ışığında daha da yüceltmektir. Öyle bir Türkiye inşa edelim ki çocuklarımız bu ülkede doğdukları için kendilerini şanslı hissetsinler. Gençlerimiz geleceklerini başka ülkelerde aramak zorunda kalmasınlar. Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere duyduğu güveni her yeni kuşakta yeniden hak edelim. Cumhuriyetimizi sahiplenelim, koruyalım ve çocuklarımıza devraldığımızdan daha güçlü bir Türkiye bırakalım.” MERVE ÖZBEY İLE CUMHURİYET COŞKUSU ZİRVEYE ULAŞTI Gecenin ilerleyen saatlerinde sahne alan ünlü sanatçı Merve Özbey, sevilen şarkıları ve sahne performansıyla Cumhuriyet Balosu’na renk kattı. Sanatçının şarkılarına eşlik eden davetliler, Türk bayrakları ve kırmızı beyaz renklerin oluşturduğu coşkulu atmosferde Cumhuriyet’in 103. yılını kutladı. Akra Otel’de gerçekleştirilen geleneksel ANTGİAD Cumhuriyet Balosu, Cumhuriyet’e duyulan bağlılığın, toplumsal birlik ve beraberliğin, Atatürk’e duyulan sevgi ve minnetin güçlü biçimde hissedildiği unutulmaz bir gece olarak hafızalarda yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye İş Bankası COP31’de  “İklim Destekçisi” Olarak Yerini Alıyor Haber

Türkiye İş Bankası COP31’de “İklim Destekçisi” Olarak Yerini Alıyor

Küresel iklim kriziyle mücadelede uluslararası iş birliğinin ve somut adımların en üst düzeyde ele alındığı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı’nın 31. oturumu (COP31), 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek. İş Bankası, COP31’in temel ilkeleri olan diyalog, uzlaşı ve aksiyon ekseninde, Türkiye’nin çevresel ve sosyal açıdan güçlü ve dayanıklı dönüşümüne sunduğu katkıyı COP 31’e taşıyacak. Banka, zirve boyunca paydaşlarının iklim geçiş yolculuklarına eşlik etme vizyonunu ve somut çalışmalarını katılımcılarla buluşturmayı hedefleyecek. Bu kapsamda enerji dönüşümü, iklim finansmanı, karbonsuzlaşma, yeşil sanayileşme, gençlik ve eğitim, denizler, gıda ve tarım gibi farklı temalarda önde gelen isimlerin katılımıyla tematik diyaloglar ve buluşmalar gerçekleştirilecek. “Somut çözümlere, stratejik ortaklıklara ve finansın dönüşümdeki rolüne odaklanacağız” İş Bankası’nın COP31’e katılımına ilişkin değerlendirmelerde bulunan İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri Ebru Özşuca, iklim krizinin etkilerini azaltmak ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmak amacıyla atılan adımların önemini vurguladı. Özşuca, insanlığın karşı karşıya olduğu en acil sorunlardan biri olan iklim değişikliğiyle mücadele için dünya genelinde hızla harekete geçilmesi, yenilikçi ve iş birliğine dayalı çözümler geliştirilmesi gerektiğine işaret ederek; “İklim değişikliği, şirketlerin üretim süreçlerini, yatırım ihtiyaçlarını ve rekabet gücünü etkilerken, doğal kaynaklarımızın ve toplumsal refahın geleceğini de şekillendiriyor. Dayanıklı bir gelecek için bu alanları birlikte ele almak, farklı uzmanlıkları ve kaynakları ortak hedefler etrafında buluşturmak gerekiyor. Müşterilerimizin dönüşüm ihtiyaçlarını anlamak, projelerin uygulanabilir ve finanse edilebilir hale gelmesine katkı sağlamak ve ihtiyaç duyulan sermayeyi doğru yatırımlarla buluşturmak, bu yaklaşımın önemli bir parçası. İş Bankası olarak iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sunarken Türkiye’nin üretim kapasitesine, rekabet gücüne ve uzun vadeli dayanıklılığına da katkı sağlamayı amaçlıyoruz. COP31, Türkiye’nin yeşil kalkınma hamlesini uluslararası alanda duyurmak ve ortak akıl üretmek için eşsiz bir zemin sunuyor. Yer alacağımız Yeşil Bölgede somut çözümlere, stratejik ortaklıklara ve reel ekonominin dönüşümünde finansın rolüne odaklanacağız. İkinci yüzyılımızda da her alanda geliştirdiğimiz iş birlikleriyle ve sunduğumuz finansman çözümleriyle Türkiye’nin güçlü ve dayanıklı geleceği için çalışmayı sürdürüyoruz.” dedi. Finans, bilim, sanat ve teknolojiyi COP31’de buluşturacak İş Bankası’nın COP31’de paylaşacağı deneyimin temelinde, farklı sektörlerde geliştirdiği finansman çözümleri ve uzun yıllara dayanan birikimi yer alıyor. Banka; yenilenebilir enerji finansmanından tarımda verimliliğin artırılmasına, kadın girişimciliğinin desteklenmesinden KOBİ’lerin yeşil dönüşümüne kadar geniş bir yelpazede müşterilerinin dönüşümüne eşlik ediyor. Bu çalışmaları bilimsel araştırmalara, biyolojik çeşitliliğin korunmasına, doğal ekosistemlerin onarılmasına ve yenilikçi teknolojilere sağladığı katkıyla güçlendiren İş Bankası, COP31’de finans, bilim, sanat ve teknolojiyi buluşturan projelerin dayanıklı bir geleceğin inşasındaki rolüne dikkat çekecek. Banka, zirvede kurulacak iş birliklerinin iklim eylemine kalıcı ve somut katkılar sunmasını amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

L’Oréal Türkiye’den Dört Yeni Bilim Kadınına Destek Haber

L’Oréal Türkiye’den Dört Yeni Bilim Kadınına Destek

Bu yıl desteklenen bilim kadınlarından Doç. Dr. Belgin Sever ALS için yeni ilaç adayları, Doç. Dr. Çiğdem Toparlı yenilenebilir enerjinin depolanmasına yönelik daha uzun ömürlü çinko-hava pilleri, Doç. Dr. Tuğçe Nihal Gevrek Civan taşınabilir kâğıt tabanlı analiz sistemleri, Prof. Dr. Zeliha Uğur Aydın ise dişin canlı dokusunun iyileşme kapasitesi üzerine çalışıyor. Türkiye’deki 40. yılında bilime verdiği desteği yeni iş birlikleriyle güçlendirmeyi hedefleyen L’Oréal Türkiye, uzun yıllardır yeterince araştırılmayan kadın sağlığı sorunlarını bilim dünyasının gündeminde daha görünür kılmak için Türkiye’nin ilk endometriozis hasta dayanışma derneği EndoTürkiye ile iş birliğine gitti. Bu iş birliği kapsamında, farklı disiplinlerden uzmanların bilgi ve deneyimlerini bir araya getirecek Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı’nın hayata geçirilmesine katkı sağladı. Bilim Kadınları İçin Programı, kadın bilim insanlarının araştırmalarını sürdürmelerine ve çalışmalarını daha geniş kitlelerle buluşturmalarına destek oluyor. Türkiye’de bugüne kadar programdan destek alan bilim kadınlarının 100’den fazlası, akademik çalışmalarını bugün profesör veya doçent olarak sürdürüyor. L’Oréal Türkiye ise programın uygulandığı ülkeler arasında en fazla katkı sunan ilk beş ülke arasında yer alıyor. L’Oréal Vakfı ile UNESCO iş birliğinde 28 yıl önce küresel ölçekte başlatılan program, bugüne kadar dünya genelinde 5 binden fazla kadın bilim insanını destekledi. Uluslararası Mükemmellik Ödülü’ne layık görülen 142 bilim insanından 7’si daha sonra Nobel Ödülü kazandı. Kadın sağlığı araştırmaları farklı disiplinlerle buluşuyor L’Oréal Türkiye, 40. yılında EndoTürkiye iş birliğiyle Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı’nın hayata geçirilmesine katkı sağladı. Kamuya açık platform, kadın hastalıkları ve doğum uzmanları ile endometriozis araştırmacılarının yanı sıra beslenme, fizyoterapi, psikoloji, psikiyatri, radyoloji, moleküler biyoloji, genetik ve biyomedikal mühendisliği alanlarından uzmanları ve araştırmacıları bir araya getirmeyi hedefliyor. Kadın sağlığı konusunda güvenilir bilgi arayan herkes bilimsel çalışmalara ve uzman görüşlerine de buradan ulaşabilecek. Kadın sağlığı araştırmalarına ayrılan sınırlı kaynak, bu alandaki ihtiyacın boyutunu gösteriyor. ABD Ulusal Bilimler, Mühendislik ve Tıp Akademilerinin analizine göre, ABD Ulusal Sağlık Enstitülerinin 2013–2023 dönemindeki araştırma hibelerinin yalnızca yüzde 8,8’i kadın sağlığı araştırmalarına ayrıldı. Enstitülerinin toplam bütçesi artarken kadın sağlığı araştırmalarının araştırma hibeleri içindeki payı daha da geriledi. Endometriozis hastalığı kadın sağlığında daha fazla araştırma ve bilgi paylaşımına neden ihtiyaç duyulduğunu gösteren örneklerden biri. Dünya genelinde yaklaşık 190 milyon kadını etkileyen hastalıkta tanıya ulaşmak yıllar sürebiliyor. Türkiye’de 15 binden fazla kadının katıldığı araştırmaya göre, endometriozis tanısı alan kadınlar teşhise ulaşana kadar ortalama dört farklı hekime başvuruyor, ilk hastane başvurusuyla tanı arasında yaklaşık dört yıl geçiyor. Katılımcıların yüzde 63’ü ağrılarına ve belirtilerine inanılmadığını, yaklaşık yüzde 78’i ise tedavi masrafları nedeniyle ekonomik güçlük yaşadığını belirtiyor. Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı, bu tür ihtiyaçları görünür kılmak, uzmanlar arasında bilgi paylaşımını güçlendirmek ve farklı disiplinlerden araştırmacıların birlikte çalışmasına alan açmak amacıyla hayata geçirildi. “Bilim, var oluşumuzun temelidir” L’Oréal Türkiye Ülke Genel Müdürü Vanya Panayotova, “L’Oréal, 117 yıl önce bir bilim insanının geliştirdiği yenilikle doğdu. Bugün araştırma ve geliştirmeye her yıl yaklaşık 1 milyar avro yatırım yapıyor, dünya genelindeki araştırma merkezlerimizde 4 binden fazla bilim insanıyla çalışıyoruz. Bilim, var oluşumuzun temelidir. Ancak dünyada her üç araştırmacıdan yalnızca biri kadın. Bilimin bütün potansiyeline ulaşması için kadınların bu yolculuğa eşit biçimde katılması gerekiyor. Türkiye’de 24 yıldır sürdürdüğümüz Bilim Kadınları İçin Programı’yla bugüne kadar 132 bilim kadınına destek verdik. Çalışmalarının görünür olması, bilime ilgi duyan genç kızlara da bu yolculuğun mümkün olduğunu gösteriyor” dedi. “Kadın sağlığında araştırma ve bilgi paylaşımını güçlendireceğiz” L’Oréal Türkiye Kurumsal İlişkiler ve Etkileşim Direktörü ve Ülke Sürdürülebilirlik Lideri İrem Karaoda Tanrıkulu, “Bilim Kadınları İçin Programı’nı 24 yıldır sürdürürken desteğimizi her yıl nasıl daha ileri taşıyabileceğimize, bilim kadınları için nasıl yeni imkânlar yaratabileceğimize odaklandık. Türkiye’deki 40. yılımızda da bu yaklaşımı yeni bir iş birliğiyle ileri taşıyoruz. EndoTürkiye iş birliğiyle desteklediğimiz Kadın Sağlığı Araştırmaları Ağı’nın yeterince araştırılmayan kadın sağlığı sorunlarını ve karşılanmamış ihtiyaçları görünür kılmayı, farklı disiplinlerin birlikte çalışmasını ve bilimsel bilginin daha hızlı paylaşılmasını hedefliyoruz. Uzun vadede daha erken tanıya, daha etkili yaklaşımlara ve kadınların yaşam kalitesini iyileştirecek çözümlere katkı sunmak istiyoruz. Bu yıl desteklediğimiz dört bilim kadını başta olmak üzere tüm bursiyerlerimizi ve kadın sağlığına farklı alanlardan katkı sunan araştırmacıları bu ortak çabanın bir parçası olmaya davet ediyorum.” dedi. DÖRT BİLİM KADININDAN ENERJİDEN SAĞLIĞA UZANAN DÖRT YENİ PROJE ALS hastalığındaki zararlı protein birikimine karşı yeni ilaç adaylarının geliştirilmesi Doç. Dr. Belgin Sever, Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Farmasötik Kimya (İlaç Kimyası) Anabilim Dalı ALS, kas hareketlerini kontrol eden sinir hücrelerinin zamanla zarar gördüğü ve tedavi seçenekleri oldukça sınırlı olan ilerleyici bir hastalık. Projede, ALS’nin bazı türlerinde hücre içinde birikerek sinir hücrelerine zarar veren mutant SOD1 proteinini hedefleyen yeni ilaç adayı moleküller geliştirilecek. Tasarlanan moleküller önce bilgisayar ortamında taranacak; en umut verici adaylar laboratuvarda üretilecek ve ALS hücre modellerinde test edilecek. Çalışma, sinir hücrelerini koruyabilecek ve hastalığa yol açan süreçleri baskılayabilecek yeni tedavilere bilimsel temel oluşturmayı amaçlıyor. Yenilenebilir enerji depolaması için uzun ömürlü çinko-hava pillerine yeni anot tasarımı Doç. Dr. Çiğdem Toparlı, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Güneş ve rüzgâr enerjisinden kesintisiz yararlanabilmek için, üretilen kullanım fazlası elektriğin güvenle depolanması gerekiyor. Proje, yenilenebilir enerji santrallerinde kullanılabilecek su bazlı ve yanıcı olmayan çinko-hava pillerini daha uzun ömürlü ve verimli hâle getirmeyi amaçlıyor. Bunun için pilin enerjiyi depolayan çinko bölümü, kullanım sırasında oluşan aşınmayı ve pil ömrünü kısaltan düzensiz birikimleri azaltacak şekilde yeniden tasarlanacak. Çalışma, daha erişilebilir hammaddelere dayanan güvenli ve sürdürülebilir enerji depolama teknolojilerinin geliştirilmesine ve dışa bağımlılığın azaltılmasına katkı sağlayacak. UV ışıkla aktifleştirilen kâğıt tabanlı tanı ve analiz sistemlerinin geliştirilmesi Doç. Dr. Tuğçe Nihal Gevrek Civan, Gebze Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü Proje, düşük maliyetli filtre kâğıdını taşınabilir bir test platformuna dönüştürmeyi hedefliyor. Kâğıdın yüzeyi özel bir polimer tabakayla kaplandıktan sonra ultraviyole (UV) ışıkla yalnızca seçilen bölgeler aktif hâle getirilecek ve enzimlerin bu bölgelere seçici olarak bağlanması sağlanacak. Böylece kâğıdın yalnızca istenen bölgelerine biyolojik işlev kazandırılabilecek. Bu yaklaşım, gelecekte aynı platformun farklı bölgelerine farklı biyolojik işlevler kazandırılmasının ve böylece aynı anda farklı analizlerin yapılmasının da önünü açabilecek. Teknolojinin, biyosensörler ile çevresel analiz ve gıda güvenliği gibi farklı alanlarda kullanılabilecek düşük maliyetli ve taşınabilir sistemlerin geliştirilmesine temel oluşturması hedefleniyor. Genetik düzeyde dişin kendi kendini yenilemesinin araştırılması Prof. Dr. Zeliha Uğur Aydın, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Derin çürük veya travma sonrasında aynı tedavi uygulansa bile bazı dişler kendini onarabilirken bazılarında iltihap devam edebiliyor. Proje, bu farklılığın nedenlerini dişin içindeki canlı dokunun iyileşme sürecine odaklanarak araştırıyor. Çalışmada, dişin canlı dokusunda bulunan fibroblast adı verilen destek hücrelerinin, iltihap ve oksijen azlığı koşullarında kök hücrelerin onarım kapasitesini nasıl etkilediği incelenecek. CRISPRi yöntemiyle belirli genlerin çalışması geçici olarak durdurularak iyileşmede hangi biyolojik mekanizmaların belirleyici olduğu ortaya çıkarılacak. Elde edilecek bulguların, gelecekte dişin canlı dokusunu koruyan ve kendi kendini onarma kapasitesini destekleyen daha etkili tedavilerin geliştirilmesine katkı sağlaması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

LİBERİST’26’da Düşüncenin Rotası Yeniden Çizildi Haber

LİBERİST’26’da Düşüncenin Rotası Yeniden Çizildi

Gün boyunca gerçekleşen panel, söyleşi ve konuşmalarda şehirlerden kültürel mirasa, bilimin yeni sorularından edebiyatın geleceğine, teknoloji ile insan arasındaki değişen ilişkiye kadar pek çok konu tartışıldı. Gençlerin kültür, sanat ve düşünce dünyasına erişimini destekleyen Askıda Bilet uygulamasıyla üç yüz üniversite öğrencisi LİBERİST’26’ya ücretsiz katıldı. Kültür-sanat alanında disiplinlerarası buluşmalara alan açan Liber Kültür Sanat Derneği’nin yıllık zirvesi LİBERİST, ikinci yılında “Yeniden Düşünmek” temasıyla İş Sanat Kültür Merkezi’nde gerçekleşti. Akademisyenleri, sanatçıları, yazarları ve düşünürleri aynı sahnede buluşturan zirve, bir gün boyunca farklı disiplinlerin bugünün dünyasına yönelttiği sorulara alan açtı. Ana etkinlik moderasyonunu Erhan Ali Yılmaz’ın üstlendiği LİBERİST’26’da “Yeniden Düşünmek” teması, gün boyunca farklı disiplinlerin kendi soruları üzerinden ele alındı. Liber Kültür Sanat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ferah Türel’in açılış konuşmasıyla başlayan program, piyanist Beril Eren ve kemancı Aras Sulanç’ın müzik dinletisinin ardından Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bali’nin konuşmasıyla devam etti. Geleceğe iz bırakmak ve yeniden düşünmek üzerine konuşan Bali, “Yeniden düşünmeyi teklif etmek, zekâ ve cesaretin ötesinde aslında bir haysiyet meselesidir” diyerek kültür ve sanatın yerleşik fikirlerin üzerindeki örtüyü kaldırma gücüne dikkat çekti ve “Ya gelecek için her şeyi yeniden düşünmek zorundaysak?” sorusunu gündeme taşıdı. Liber Kültür Sanat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Ferah Türel ile Prof. Dr. Besim Dellaloğlu’nun gerçekleştirdiği Liberist Özel Söyleşisi’nde, Dellaloğlu’nun Poetik ve Politik kitabından hareketle kültür, kalkınma ve ortak düşünce zemini konuşuldu. “Yeniden düşünmek için önceden düşünmüş olmak gerekir” diyen Dellaloğlu, kalkınmanın yalnızca sayısal göstergeler üzerinden değerlendirilemeyeceğine ve birlikte düşünebilmek için ortak bir dil ve zihniyete ihtiyaç olduğuna dikkat çekti. Özlem Gürses moderatörlüğündeki “Kimin Şehri? Kamusal Alanı Yeniden Düşünmek” başlıklı sanat panelinde Murat Germen ve Emre Zeytinoğlu, sanatın kamusal alandaki yeri üzerinden günümüz kentlerini tartıştı. Kamusal alanda sanata erişimden farklı sınıf ve kimliklerin bir arada var olmasına uzanan panelde; çoğulluk, iktidar, aidiyet ve toplumun kamusal alanı sahiplenme biçimleri ele alındı. Nilay Örnek moderatörlüğündeki Kültürel Miras Panel’inde ise Prof. Dr. Hüsamettin Koçan, bir toplumun kendi hafızasını yaratmasının önemine dikkat çekerek kültürel miras, toplumsal bellek ve aidiyet arasındaki ilişkiyi ve Baksı Müzesi’nin hikâyesini anlattı. Prof. Dr. Veysi Erkcan Özcan moderatörlüğündeki bilim panelinde Prof. Dr. Çiğdem Gündüz Demir ve Doç. Dr. Özlem Beyarslan, yapay zekânın bilimsel düşünme ve öğrenme biçimlerini nasıl dönüştürdüğünü tartıştı. Yapay zekânın sağladığı hızın insanın düşünme ve sezgi geliştirme süreçlerine etkisi ele alınırken, “Yapay zekânın sezgisi olabilir mi?” sorusu üzerinden insan sezgisi ile yapay zekânın ürettiği sonuçlara duyulan güven de sorgulandı. Prof. Dr. Zekiye Antakyalıoğlu moderatörlüğündeki edebiyat panelinde Yalın Alpay ve Cem Alpan, çağımızın edebiyatının bugünü ve geleceği nasıl yeniden düşündüğünü ele aldı. Bireyselleşmenin ve daralan kamusal alanın edebiyattaki karşılığı özkurmaca üzerinden tartışılırken; iklim krizi ve toplumsal travmalar gibi çağın meselelerinin yeni ve melez anlatı biçimlerini nasıl ortaya çıkardığı değerlendirildi. “Teknoloji ve İnsanı Yeniden Düşünmek” başlıklı felsefe panelinde ise Prof. Dr. Kaan Harun Ökten, Prof. Dr. Emre Şan ve Pelin Dilara Çolak, teknolojinin insanın dünyayı görme ve deneyimleme biçimleri üzerindeki etkisini tartıştı. “Teknoloji dünyanın tek ve baskın görme biçimi olma yolunda mı?” sorusunun gündeme geldiği panelde, teknolojinin zaman algısından bilme biçimlerimize, düşünme ve analiz yetilerimizden bireyleşme süreçlerimize kadar uzanan etkileri ele alındı. Teknolojik araçların maneviyat gibi farklı alanları da dönüştürdüğüne dikkat çekilirken, teknolojinin yarattığı değişimde felsefenin rolü tartışıldı. Günün “Yapay Zeka Çağında Satır Araları” başlıklı kapanış panelinde ise Prof. Dr. Itır Erhart ve FutureBright Group Kurucusu Akan Abdula, yapay zekânın yalnızca çalışma hayatını değil, insan ilişkilerini de dönüştürdüğüne dikkat çekti. Farklı alanlardan yola çıkan konuşmaların ortak noktasında, değişen dünyayı anlamak için yalnızca yeni cevaplar aramanın değil, bugüne kadar doğru kabul edilen soruları ve düşünme biçimlerini de yeniden ele almanın gerekliliği öne çıktı. Askıda Bilet ile üç yüzden fazla üniversite öğrencisi zirveye katıldı LİBERİST’in gençlerin kültür, sanat ve düşünce dünyasına erişimini desteklemek amacıyla sürdürdüğü Askıda Bilet uygulaması, zirvenin ikinci yılında daha fazla üniversite öğrencisine ulaştı. 2025 yılında “Merak” temasıyla gerçekleştirilen ilk LİBERİST, altı yüz katılımcıyı aynı çatı altında buluştururken, Askıda Bilet sayesinde doksan dört üniversite öğrencisi etkinliğe ücretsiz katılmıştı. Bu yıl yaklaşık sekiz yüz katılımcıyla gerçekleşen LİBERİST’26’da ise Askıda Bilet desteğiyle üç yüzden fazla üniversite öğrencisi zirveyi ücretsiz takip etti. Ferah Türel: “LİBERİST’in büyümesini yalnızca katılımcı sayısıyla ölçmüyoruz” Liber Kültür Sanat Derneği Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Ferah Türel, LİBERİST’26’nın ardından yaptığı değerlendirmede zirvenin ikinci yılında sekiz yüz katılımcıya ulaşmasının ve üç yüz üniversite öğrencisinin Askıda Bilet desteğiyle etkinliğe katılmasının kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını belirtti. Türel, “LİBERİST’in büyümesini yalnızca katılımcı sayısıyla ölçmüyoruz. Bizim için asıl değerli olan, burada ortaya çıkan soruların ve fikirlerin bu salonun dışına taşması. Bu yıl ‘Yeniden Düşünmek’ derken insanları bildiklerinden vazgeçmeye değil, bildiklerine başka bir yerden bakmaya davet ettik. Sanattan bilime, edebiyattan felsefeye çok farklı alanlardan insanların aynı gün içinde birbirinin düşüncesine temas ettiğini görmek bizim için çok kıymetli. Özellikle Askıda Bilet sayesinde üç yüz üniversite öğrencisinin bu buluşmanın parçası olması, LİBERİST’in yaratmak istediği düşünce alanının daha fazla gence ulaşması açısından bizi ayrıca mutlu ediyor. Önümüzdeki yıllarda bu alanı daha da büyütmek, daha fazla insanı soru sormaya, tartışmaya ve birlikte düşünmeye davet etmek istiyoruz” dedi. Kitap kulübünden disiplinlerarası bir düşünce alanına 2019 yılında bir kitap kulübü olarak başlayan Liber, 2023 yılında otuz sekiz kadın kurucu üyenin öncülüğünde dernekleşti. Bugün dokuz yüz yirmi kişilik kitap kulübü ağı ve seksen üç aktif üyesiyle çalışmalarını sürdüren Liber Kültür Sanat Derneği; okuma kültürünü yaygınlaştırmayı, sanatı ve sanatçıyı desteklemeyi, bilimsel düşünceyi teşvik etmeyi ve kültürel mirası evrensel bir yaklaşımla geleceğe taşımayı amaçlıyor. İlki 2025 yılında “Merak”, ikincisi ise “Yeniden Düşünmek” temasıyla gerçekleştirilen LİBERİST Kültür ve Sanat Zirvesi de derneğin farklı disiplinler ve farklı bakış açıları arasında diyalog kurma yaklaşımının en geniş buluşma alanlarından birini oluşturuyor. Bir gün boyunca farklı disiplinlerin sorularını aynı sahnede buluşturan LİBERİST’26, ikinci yılını tek bir cevaba ulaşmaya çalışmak yerine yeni sorulara alan açarak tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Amerika’nın En Etkili 100 Türkü Açıklandı Haber

Amerika’nın En Etkili 100 Türkü Açıklandı

Bilimde Nobel’den yeni teknolojilere Listede, DNA onarımı araştırmalarıyla Nobel Kimya Ödülü kazanan Aziz Sancar ve kurumların ekonomik gelişmedeki rolüne ilişkin çalışmalarıyla Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Daron Acemoğlu yer alıyor. Metabolizma araştırmalarıyla Gökhan Hotamışlıgil, ekonomi çalışmalarıyla Dani Rodrik, giyilebilir sağlık teknolojileriyle Canan Dağdeviren ve görüntüleme teknolojileriyle Aydoğan Özcan da bilim ve akademi alanında öne çıkıyor. Girişimcilikte küresel başarılar Hamdi Ulukaya, Chobani ile gıda sektöründe; Eren ve Fatih Özmen, Sierra Nevada Corporation ile savunma ve havacılıkta; Eren Bali, Udemy ve Carbon Health ile eğitim ve sağlık teknolojilerinde etkili oldu. Hande Çilingir, Insider One ile pazarlama teknolojilerinde; Oğuzhan Atay, BillionToOne ile moleküler tanıda; Osman Kibar, Biosplice ile biyoteknolojide; Aydın Şenkut ise Felicis aracılığıyla teknoloji yatırımlarında öne çıktı. Tümay Başaranlar, Atlantis Management şirketiyle Amerika’nın en büyük benzin istasyon zincirlerinden birini kurması ile dikkat çekiyor. NBA, Hollywood ve dijital medyada Türk imzası Houston Rockets yıldızı Alperen Şengün, yapay zekâ ve veriyi sanatla buluşturan Refik Anadol, Captain Marvel filminin müziğini besteleyen Pınar Toprak ve Rise of Empires: Ottoman dizisinin yönetmeni Emre Şahin listede yer alıyor. Besteci ve piyanist Fahir Atakoğlu, Hollywood ile Türkiye arasında kültürel bağ kuran Barbaros Tapan ve Türk kahvesini gastrodiplomasi aracına dönüştüren Gizem Şalcıgil White da onurlandırılıyor. Medyada ise The Young Turks kurucusu Cenk Uygur, dijital yorumcu Hasan Piker ve spor yayıncısı Arda Öcal öne çıkıyor. Öcal, NHL, WWE ve espor yayınlarıyla Kuzey Amerika spor medyasında öne çıkan Türk kökenli yayıncılardan biri olarak onurlandırılıyor. Yıl boyu açık Christmas mağazalarını ABD’ye tanıtan Neslihan Hıdırlıgil en etkin iş kadını listesine girerken, New York’un önde gelen avukatlık firmalarından Herrick’in ortaklarından Barbaros Karaahmet hukuk ve yasal danışmanlık kategorisinde listeye yer aldı. Kamu alanında Dr. Mehmet Öz, Medicare ve Medicaid dahil ABD’nin başlıca sağlık güvencesi programlarını yöneten Centers for Medicare & Medicaid Services’ın (CMS) başındaki göreviyle listede yer alıyor. Küresel şirketlerden gayrimenkule Selda Günsel, Shell’in; Tolga Kurtoğlu, Lenovo’nun; Murat Genç, McLane’in teknoloji yönetimindeki liderlikleriyle listede bulunuyor. Meta, UBS, J.P. Morgan, State Street ve diğer küresel kuruluşlarda sorumluluk üstlenen Türk yöneticiler de seçilen isimler arasında. Gayrimenkulde İzak Senbahar, Manhattan’daki simge projeleriyle; Fehmi Karahan, Teksas’taki Legacy West ile öne çıkarken, Yusuf Ceylan ve Erol Devli ABD genelindeki ticari gayrimenkul yatırımları ile listeye girdi. Otel ve turizm sektöründe Gül Göknar Türkmenoğlu, Suzan Toprak, Cihan Yılmaz ve A. Cem Erenler onurlandırılıyor. A. Cem Erenler, Bahamalar’daki The Island House ve Old Fort Bay Club’ın genel müdürlüklerini birlikte yürüterek iki seçkin hospitality operasyonuna liderlik ediyor. Hakkı Akdeniz, Zach Erdem ve Burak Karaçam ise restoran girişimleriyle temsil ediliyor. Yeni kuşak ve özel onurlandırmalar Under 30 kategorisinde Ali Sarılgan, Anya Özmen, Emre Uğurlu ve Lara Özkan; girişimcilik, siber güvenlik ve akademideki çalışmalarıyla yer alıyor. Ana listeden bağımsız TOA Founder’s Recognition Awards kapsamında da topluma ve kendi alanlarına katkı sağlayan 21 isme özel teşekkür plaketleri verilecek. Amerika’daki girişimleri ardından Türkiye’de Cups & Clouds kahve zincirlerini açan işadamı Mustafa Tuncer, dünyanın pek çok farklı ülkesinde spor kompleksleri inşaa eden Integral Group CEO’su Yavuz Macit, satınalma süreçlerini hızlandıran PeraPole temsilcisi Mehmet Dinç özel olarak ödüllendirilecek isimler arasında yer alıyor. TOA Awards Kurucusu ve Başkanı Cemil Özyurt, çalışmanın amacını şöyle ifade etti: “Bilimden iş dünyasına, teknolojiden sanata, finanstan spora kadar Türk Amerikalıların Amerika’da ulaştıkları noktayı mümkün olduğunca geniş bir çerçevede ortaya koymak istedik.” TOA Awards 2026 Galası, 17 Kasım 2026’da The Venetian, Garfield, New Jersey’de gerçekleştirilecek. Yaklaşık 500 davetlinin beklendiği black-tie gece, kırmızı halı karşılaması ve ödül töreniyle farklı sektörlerden isimleri buluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tether, Yapay Zekâ Eğitimi İçin Genesis III’ü Yayımladı Haber

Tether, Yapay Zekâ Eğitimi İçin Genesis III’ü Yayımladı

Tether AI Research tarafından geliştirilen Genesis III, bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında daha yetkin küçük yapay zekâ modelleri geliştirmek üzere tasarlanan 191,43 milyar tokenlık sentetik veri setini sunuyor. Genesis III ile eğitilen modeller, bilim ve STEM testlerinde açık kaynaklı referansları geride bırakırken, yapay zekânın günlük cihazlarda yerel olarak çalıştırılmasına yönelik yeni olanaklar sağlıyor. Genesis III, daha küçük yapay zekâ modellerinin performansını artırarak yapay zekânın doğrudan telefon, bilgisayar ve yerel sunucularda çalıştırılmasına yönelik olanakları genişletiyor. QVAC Genesis I ve II’nin devamı olan veri seti, 159,6 milyon dokümanda 191,43 milyar token içeriyor ve QVAC Genesis III araştırması, COLM 2026’da sunulmak üzere kabul edildi. Genesis III, STEM eğitiminde yeni olanaklar sunuyor Genesis III ile eğitilen modeller, bilim ve STEM alanlarındaki akıl yürütme testlerinde açık kaynaklı referansları geride bıraktı. 1,7 milyar parametreli model, benchmark yanıtlarının yüzde 99,45’inde geçerli sonuç üretirken; veri seti, 19 STEM alanını kapsayarak eğitimde fizik problemlerini çözebilen, hataları açıklayabilen ve akıl yürütme süreçlerini analiz edebilen yapay zekâ öğretmenlerinin geliştirilmesine olanak sağlıyor. Daha küçük modellerin yerel olarak çalışabilmesi, bu teknolojilerin sınırlı internet erişimine sahip ortamlarda da kullanılmasını mümkün kılıyor. Akıl yürütmeye destek Araştırmacılar ve profesyoneller için Genesis III, hassas bilgi ve soruları sürekli olarak harici sunuculara göndermeden yerel ortamda çalışabilen uzmanlaşmış teknik asistanların geliştirilmesini destekliyor. 159,6 milyon dokümandan oluşan veri seti, modellerin yalnızca doğru cevabı bulmasına odaklanmak yerine, nasıl düşündüğünü ve hatalarını nasıl düzelteceğini öğrenmesini hedefliyor. Bu kapsamda Failure Analysis yöntemi, modelin yaptığı hataları analiz ederek yanlış akıl yürütmenin nedenini ve doğru çözüm yolunu öğretirken; Option-Level Reasoning yöntemi, doğru cevabın neden doğru olduğunu ve diğer seçeneklerin neden yanlış olduğunu açıklıyor. Böylece Genesis III, daha küçük yapay zekâ modellerinin daha az işlem gücüyle daha doğru, güvenilir ve açıklanabilir sonuçlar üretmesine katkı sağlamayı amaçlıyor. Performans karşılaştırması Araştırmacılar, Genesis III’ün Option-Level veri setiyle eğitilen modellerin Qwen, Llama, SmolLM ve Gemma gibi farklı mimarilerde Cosmopedia-v2’ye kıyasla daha yüksek performans gösterdiğini belirledi. Aynı token sayısıyla karşılaştırıldığında Genesis III, ARC-Easy’de 28,57, ARC-Challenge’da 21,35 ve MMLU STEM’de 15,03 puan artış sağladı. Genesis III ile ön eğitimden geçirilen model, daha büyük ve ek matematik ile kod verileriyle eğitilmiş Cosmo-1B’yi de değerlendirilen testlerde geride bıraktı. “Amacımız, faydalı yapay zekâyı insanların sahip olduğu cihazlara taşımak” Tether CEO’su Paolo Ardoino, “Yapay zekâ sektörünün büyük bölümü modelleri büyütmeye ve onlara daha fazla işlem gücü sağlamaya odaklandı. Genesis III ise daha küçük modellerin öğrendiği veriyi iyileştirdiğimizde neler olabileceğini gösteriyor. STEM açısından bu, bir modele yalnızca nihai cevabı öğretmekten fazlası anlamına geliyor. Bir şeyin neden doğru olduğunu, akıl yürütmenin nerede hatalı olduğunu ve hatanın nasıl düzeltileceğini öğretmek anlamına geliyor. Amacımız, faydalı yapay zekâyı büyük bulut altyapılarından insanların hali hazırda sahip olduğu cihazlara taşımak” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dokuz Günlük Edebiyat Şöleni Sona Erdi Haber

Dokuz Günlük Edebiyat Şöleni Sona Erdi

İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen İZKİTAP - 8. İzmir Kitap Fuarı, son gününde de yoğun ilgi gördü. Gün boyunca Kültürpark’ın farklı noktalarında hareketlilik yaşanırken, imza ve söyleşi programları edebiyat, tarih ve farklı düşünce alanlarından isimleri okurlarla bir araya getirdi. İZKİTAP’ın son gününde Uzun Havuz Etkinlik Sahnesi, tarih ve Cumhuriyet üzerine iki buluşmaya ev sahipliği yaptı. Sinan Meydan, “Atatürk’ün Mirası Laik Cumhuriyet” başlıklı söyleşide Cumhuriyet’in kuruluş sürecini ve Atatürk’ün mirasını ele alırken, Naim Babüroğlu “Atatürk ve Cumhuriyet” başlıklı söyleşide Atatürk’ün Cumhuriyet’e uzanan hikayesini, İzmir yıllarını, yaşamının son döneminde sağlığını kaybetme pahasına Hatay için verdiği mücadeleyi anlattı. Çağrı Dörter ise Pakistan Pavyonu’nda “İnsanın Sırrı ve Yaşamın Anlamı” başlıklı söyleşide okurlarıyla buluştu. Gün boyunca söyleşilerin yanı sıra imza etkinlikleri de devam etti. 200 yayınevi ve kurum Yaklaşık 200 yayınevi ve kurumun yer aldığı İZKİTAP’ta dokuz gün boyunca 400’e yakın yazar, şair, gazeteci, akademisyen ve sanatçı okurlarla buluştu. Yaklaşık 500 etkinliğin gerçekleştirildiği fuarda edebiyatın yanı sıra tarih, kültür, sanat, bilim ve toplumsal yaşama ilişkin farklı konular ele alındı. Yazarlar geçidi Fuarın onur konuğu Gündüz Vassaf, insan, toplum ve yaşam üzerine düşüncelerini İzmirlilerle paylaşırken; Ediz Hun, Ayşe Kulin, Zeynep Oral, Ahmet Şerif İzgören, Ali Nesin, Başak Sayan, Feyza Hepçilingirler, Haydar Ergülen, Nilüfer Açıkalın, Polat Özlüoğlu, Saygı Öztürk, Suat Çağlayan, Tuğrul Keskin gibi birçok isim de söyleşi ve imza etkinlikleriyle fuarın konukları arasında yer aldı. Çocuk ve gençlik edebiyatına yönelik etkinlikler de İZKİTAP’ın programında önemli yer tuttu. Çocuklar ve gençler, yazar buluşmaları ve çeşitli etkinliklerle kitaplarla bir araya gelirken, aileleriyle birlikte fuarın farklı alanlarını gezme fırsatı buldu. On binlerce ziyaretçi Kültürpark’ı kitapların, yazarların ve okurların buluşma noktası haline getiren İZKİTAP’ı her yaştan on binlerce kitapsever ziyaret etti. Söyleşi, imza günü ve farklı etkinliklerle zenginleşen dokuz günlük edebiyat yolculuğunun ardından İZKİTAP, 2027 yılının ilkbaharında düzenlenecek yeni buluşmasında yeniden kitapseverleri ağırlayacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Halkbank’tan BİGE Mezunlarına İki Yeni Müjde Haber

Halkbank’tan BİGE Mezunlarına İki Yeni Müjde

Halkbank’ın kız öğrencileri STEM (Bilim, Teknoloji, Mühendislik, Matematik) ve girişimcilik alanlarında güçlendirmeyi hedeflediği BİGE – Bilim Kızlarla Gelecek Projesi’nin ikinci dönemi Demo Day ile tamamlandı. Habitat Derneği iş birliğiyle yürütülen projenin Hızlandırma Programını başarıyla tamamlayan 10 finalist takım İstanbul Finans Merkezi’ndeki Halkbank Kuleleri’nde düzenlenen etkinlikte jüri ve yatırımcıların karşısına çıktı. Proje kapsamında eğitim ve mentörlük desteği alan kız öğrencilerin yapay zekâ, eğitim, enerji ve sağlık gibi alanlarda geliştirdiği projeler inovatif yaklaşım, özgünlük, uygulanabilirlik ve teknik yeterlilik kriterleriyle değerlendirildi. Final puanlamalarıyla BİGE – Demo Day’in birincisi görme engelli bireylerin renk temelli sanatlara daha bağımsız biçimde katılabilmesi için geliştirilen projesiyle Moonlight oldu. Andremoda’nın konuşma geriliği yaşayan çocuklara yönelik mobil uygulaması ikinciliği; Indexis’in mikro ölçekli rüzgâr enerjisi projesi ise üçüncülüğü aldı. Dereceye giren takımlar, maddi ödüllerin yanı sıra Generation Unlimited ve Entrepreneurship World Cup gibi prestijli uluslararası genç girişimcilik programlarına yönlendirilme imkânı da elde edecek. BİGE mezunları için mobil uygulama Etkinlikte konuşma yapan Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil, “Halkbank olarak bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik alanlarında gençlerin hem eğitime hem de istihdama katılımını artırmayı önceliğimiz olarak görüyoruz.” dedi. Finansmanın yanı sıra eğitim ve mentörlük desteği sundukları programlarla da gençlerin farklı alanlarda gelişmelerine eşlik ettiklerini belirten Recep Süleyman Özdil, “BİGE bizim için önemli bir proje. BİGE ile sizlerle kurduğumuz bağı, program sonrasında da sürdürmek istiyoruz. Bu amaçla BİGE mezunları için BİGE Mobil uygulamasını geliştirdik. Mezunlarımız bu platform üzerinden bilgi ve deneyim paylaşabilecek, mentörlük ve kariyer fırsatlarına erişebilecek. Böylece BİGE’yi dönemsel bir eğitim programı olmaktan çıkarıp kariyeriniz boyunca dahil olabileceğiniz bir ekosisteme dönüştürmeyi hedefliyoruz.” dedi. Halkbank Genel Müdürü Özdil ayrıca BİGE Projesi kapsamında düzenlenen İlham Buluşmaları’nın gelecek yıldan itibaren Banka’nın yurt dışında faaliyet gösterdiği ülkelerde de düzenlenerek uluslararası alana taşınacağını duyurdu. “BİGE İki Yılda 2 bin 887 genç kıza ulaştı” Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Nesrin Serin Onkardeşler ise “BİGE iki yılda 2 bin 887 genç kıza ulaştı. Birçok fikrin hayata geçirilmesine destek sundu. İlham Buluşmaları'nda 36 ilham veren kadın, hikâyelerini genç kızlarla paylaştı. Hayalimiz, bugün bu sahnede sunum yapan genç kadınların birkaç yıl sonra o listeye kendi isimlerini eklemesi; bu salona mentor, jüri üyesi, belki de yatırımcı olarak geri dönmesi.” ifadelerini kullandı. Dereceye giren takımlar ve projeleri hakkında 1. Moonlight (Cansu Karaoğlu, Elifnaz Çiçek) Kokulu Boyalar, görme engelli bireylerin renk temelli sanatlara daha bağımsız biçimde katılabilmesi için geliştirilen erişilebilir bir sanat platformu. Yapay zekâ destekli sesli yönlendirme sistemi; hissedilebilir konturlara sahip kalemler, dokunsal yüzeyli tuvaller ve sinestezi yaklaşımıyla geliştirilen kokulu boyalarla birlikte çalışıyor. Böylece kullanıcılar çizim sürecini ses, doku ve koku üzerinden deneyimleyebiliyor. 2. Andremoda (Aynur Yörük, Havva Sude Yıldız) Talk Buddy, konuşma geriliği veya telaffuz güçlüğü yaşayan çocukların gelişimini desteklemek amacıyla geliştirilen yapay zekâ tabanlı bir mobil uygulama. Ürün, çocukları sadece ekrandan izleyerek yapılan pasif uygulamalardan farklı olarak, çocuklarla sesli diyalog kurarak konuşma pratikleri yapmalarını sağlıyor. Pasif ekran kullanımının ötesine geçen uygulama, çocuklarla sesli diyalog kurarak konuşma pratiği yapmalarını sağlıyor. Çocukların gelişim aşamalarını ve duygu durumlarını takip eden sistem, elde edilen verileri terapist ve psikologlardan oluşan uzman klinik ekiplerle paylaşılabilecek raporlara dönüştürüyor. 3. Indexis (Bergüzar Asena Şahin, Rabia Aybüke Akgün) Ulam Rüzgâr Türbini Ağı, akıllı ve sürdürülebilir şehirlerde dağıtık enerji üretimini desteklemek amacıyla geliştirilen mikro ölçekli bir rüzgâr enerjisi sistemi. Kompakt ve modüler yapıya sahip türbinler, enerjinin tüketildiği noktada üretilmesini sağlayarak şehirlerde yenilenebilir enerji kullanımının yaygınlaştırılmasını ve yüksek elektrik verimi elde edilmesini hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.