Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bilimsel Araştırma

Kapsül Haber Ajansı - Bilimsel Araştırma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bilimsel Araştırma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da Nükleer Araştırmalara Yeni Ortaklık Haber

Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da Nükleer Araştırmalara Yeni Ortaklık

Anlaşmanın imzalanması, iki kuruluş arasındaki diyaloğun devamı anlamına geliyor. Anlaşma, taraflar arasında bilimsel araştırma, personel eğitimi, altyapı geliştirme alanlarında iş birliğini öngörmesinin yanı sıra nükleer enerjinin barışçıl kullanımı alanında belirli ortak projelerin uygulanmasını da amaçlıyor. AAEA Genel Müdürü Dr. Salim Hamdi, anlaşmanın imzalanmasıyla ilgili olarak şunları söyledi: “Bu, Nükleer Enerjinin Barışçıl Kullanımında Arap Stratejisi'nin uygulanması açısından önemli bir adım. İş birliği anlaşmasının imzalanması, kilit projelerimizin geliştirilmesinde somut bir araç sağlıyor. Sadece uygulamalı veya temel bilimden değil, aynı zamanda Arap ülkelerinde ekonomiye ve yaşam kalitesine doğrudan katkıdan da bahsediyoruz. Örneğin, IRC MBIR ile iş birliğimiz, çevresel güvenlik için hayati önem taşıyan bölgesel radyoaktif atık yönetim sisteminin düzenlenmesi projesindeki çalışmaları hızlandırmaya yardımcı olacak. MBIR’nin kullanımı ortak araştırma, kamu sağlığı alanında onkolojik hastalıkların teşhis ve tedavisinde radyofarmasötiklerin geliştirilmesi ve üretimi konusunda yeni fırsatlar sağlayacak. Ayrıca, bu araştırma altyapısına erişim, gelecekteki Arap Uzmanlık Eğitim Merkezimiz için uzmanların yetiştirilmesinde mesleki yetkinlikler ve ilk nükleer güç santrali inşaat projelerini uygulayan ülkelere teknolojik destek anlamına geliyor.” IRC MBIR Limited Şirketi Genel Müdürü Vasily Konstantinov da, “AAEA’nın bize duyduğu güveni son derece takdir ediyoruz ve bu anlaşmayı MBIR Projesi’ne yabancı katılımcıların kapsamının genişletilmesinde önemli bir aşama olarak görüyoruz. MBIR, dünyada ve kendi sınıfında en güçlü araştırma reaktörüdür. Bu reaktörün eşsiz yeteneklerine erişim, Arap ülkelerine enerji mühendisliği, nükleer tıp ve endüstriyel teknolojilerde çığır açan projelerde ortak çalışma fırsatları sunuyor. Ayrıca, Arap ülkelerinin sürdürülebilir kalkınma sorunları üzerinde çalışan mühendis ve bilim insanlarının yetiştirilmesi için eğitim ortamının oluşturulmasına yardımcı olacak” dedi. AAEA ve IRC MBIR Limited Şirketi arasındaki iş birliği anlaşması, temel araştırma yetkinliklerinin geliştirilmesi, düzenleyici çerçevenin güçlendirilmesi ve sonuç olarak AAEA üye ülkelerinin vatandaşları için enerji mühendisliği, gıda güvenliği ve yaşam kalitesinin iyileştirilmesi alanlarındaki stratejik hedeflere ulaşılması için temel oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bilim, Teknoloji ve Empatiyle Yeni Nesil Doktorlar Sahneye Çıkıyor Haber

Bilim, Teknoloji ve Empatiyle Yeni Nesil Doktorlar Sahneye Çıkıyor

Tıp eğitiminin ulaştığı bu yeni aşama; alanında dünyaca ünlü otoritelerin katılımıyla, Acıbadem Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen XV. Ulusal ve I. Uluslararası Tıp Eğitimi Kongresi’nde tüm boyutlarıyla değerlendirildi. Tıp Eğitimini Geliştirme Derneği Başkanı Prof. Dr. Mustafa Kemal Alimoğlu ve Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nadi Bakırcı eş başkanlığında gerçekleştirilen kongre; Türkiye’den ve dünyadan çok sayıda tıp eğitimi uzmanı ve yöneticisi ile geleceğin hekimleri olan öğrencileri bir araya getirdi. Kongrede, tıp eğitiminin bugünü ve geleceği; uluslararası saygınlığa sahip isimlerin değerli katkılarıyla tartışmaya açıldı… Dr. Dara O’Keeffe, İrlanda Royal College of Surgeons’ta Cerrahi Eğitimde Simülasyon Programları Başkanı olarak, cerrahide simülasyonun eğitim süreçlerine nasıl yön verdiğini ve bu alandaki öncü yaklaşımları paylaştı. Lizbon Üniversitesi öğretim üyesi ve BEME (The Best Evidence Medical Education) eski Başkanı Prof. Dr. Madalena Patricio, kanıta dayalı tıp eğitiminin dünya genelinde kabul gören standartlarını aktarırken; Maastricht Üniversitesi öğretim üyesi ve Perspectives on Medical Education dergisinin Genel Yayın Yönetmeni Prof. Dr. Erik Driessen ise tıp eğitiminde bilimsel araştırmaların taşıdığı kritik öneme dikkat çekti. Duayen akademisyenlerin deneyimleriyle zenginleşen bu platformda; Türkiye’nin tıp eğitimindeki güçlü konumu, dünyada kabul gören yenilikçi eğitim modelleri ve geleceğin hekimlerinde bulunması gereken nitelikler kapsamlı bir şekilde analiz edildi. Türkiye, Tıp Eğitiminde Güçlü ve Kabul Gören Bir Merkez Acıbadem Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Levent Altıntaş, Türkiye’nin tıp eğitimindeki konumuna dikkat çekerek, uluslararası katılımlı bu kongrenin önemini şu sözlerle değerlendiriyor: “Kongremizi TEGED (Tıp Eğitimini Geliştirme Derneği), TEPDAD (Tıp Eğitimi Programları ve Akreditasyon Derneği) ve TTED’in (Türk Tıp Eğitimi Derneği) katkılarıyla gerçekleştirdik. Bu toplantı uzun yıllardır düzenleniyor ancak ilk kez uluslararası düzeyde gerçekleşiyor. Tıp eğitimi akademisyenlerini üniversitemizde ağırlamak bizim için son derece değerli. Kongreye, Türkiye Tıp Dekanlar Konseyi adına 70’in üzerinde dekan ve dekan yardımcısı başta olmak üzere 300’ün üzerinde katılım oldu.” Türkiye’nin tıp eğitimi alanında güçlü bir altyapıya sahip olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Levent Altıntaş, Türk hekimlerinin dünya genelinde kabul gördüklerine dikkat çekerek, “Türkiye’de verilen tıp eğitimi, mezunlarımızın dünyanın pek çok ülkesinde çalışabilmesine olanak tanıyor. Uluslararası denklik sınavlarında elde edilen başarılar da bunun somut bir göstergesi” şeklinde konuşuyor. Prof. Dr. Levent Altıntaş’a göre tıp eğitimi, dünyada en hızlı değişen eğitim alanlarından biri. “Tıp eğitimi artık öğrenci merkezli, aktif öğrenmeyi teşvik eden ve bireyselleştirilmiş bir yapıya doğru evriliyor. Kendi kendine öğrenebilen, eleştirel düşünebilen, etik değerleri güçlü ve topluma duyarlı hekimler yetiştirmeyi hedefliyoruz” diyen Prof. Dr. Levent Altıntaş, eğitimde, insan odaklı yaklaşımın altını çiziyor. Simülasyon Merkezleri Tıp Eğitiminde Oyunu Değiştiriyor Kongrenin dikkat çeken konuşmacılarından biri olan Dr. Dara O’Keeffe, cerrahi tıp eğitiminde simülasyonun önemini çarpıcı örneklerle anlatıyor. İrlanda Royal College of Surgeons’ta simülasyon eğitiminin lider isimlerinden olan Dr. Dara O’Keeffe, simülasyon merkezlerinin güvenli öğrenme ortamı sunduğunu vurguluyor: “Yirmi yıl önce simülasyon tek bir odadaydı. Bugün üç katlı, ileri teknolojilerle donatılmış sanal hastanelerden söz ediyoruz”… Dr. Dara O’Keeffe’ye göre klinik ortamda vaka sayısının sınırlı olması, simülasyonu vazgeçilmez kılıyor. “Öğrenciler ve asistanlar her şeyi hasta üzerinde öğrenemez. Hata yapma lüksleri yoktur. Oysa simülasyon merkezleri, tekrar tekrar deneme yapma ve hata yaparak öğrenme imkânı sunuyor. Acıbadem Üniversitesi bünyesinde bulunan, dünyanın önde gelen merkezlerinden CASE – İleri Düzey Medikal Simülasyon ve Eğitim Merkezi ise çok kıymetli” diyen Dr. Dara O’Keeffe, yeni nesil cerrahların özgüven eksikliği yaşadığına yönelik eleştirilere de katılmadığını belirtiyor: “Yeni jenerasyon daha temkinli. Odak noktası artık cerrah değil, hasta. Daha az risk almak, daha güvenli kararlar vermek hasta güvenliği açısından çok daha doğru”… Peki “geleceğin hekimleri” nasıl olacak? Teknolojinin, tıp eğitiminin artık çok önemli bir parçası olduğuna dikkat çeken Dr. Dara O’Keeffe, “Geleceğin hekimleri, teknolojiden bağımsız düşünülemez; ileri görüntüleme sistemleri ve robotik cerrahi gibi hızla gelişen uygulamalara hâkim, bu dönüşüme hazır ve teknolojiyi mesleğinin doğal bir parçası olarak kullanan profesyoneller olmak zorunda. Tıp eğitimi, uzun ve yıpratıcı süreçlerden uzaklaşarak zamanı verimli kullanan, öğrenciyi hastayla karşılaştırmadan önce simülasyon merkezlerinde neredeyse her açıdan hazırlayan, hızlı öğrenmeyi ve özgüveni önceleyen bir yapıya doğru evriliyor. Artık tıp eğitimi yıllarca sürmeyecek. Haftada 120 saat çalışamayız, 20 yıl eğitim de veremeyiz. Zamanı verimli kullanmalıyız” şeklinde konuşuyor. Kanıta Dayalı Tıp Eğitimi ve İnsan Odaklı Yaklaşım Kanıta dayalı tıp eğitiminin dünya çapındaki duayenlerinden Prof. Dr. Madalena Patricio, insan odaklı ve kanıta dayalı eğitimin önemini vurguluyor. Tıp eğitiminde 40 yılı aşkın deneyime sahip olan Prof. Dr. Madalena Patricio, iyi bir hekimin sadece bilgiyle değil, değerlerle de donanmış olması gerektiğini söylüyor: “İyi bir doktor öncelikle şefkatli olmalı. Hastayı sadece bir klinik vaka olarak değil, bir insan olarak görmeli”… Tıp öğrencilerinin toplumdan kopuk yetişmemesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Madalena Patricio, “Öğrencileri tıp eğitimi kapsamında hapishanelere, huzurevlerine, mülteci kamplarına gönderiyoruz. Sadece dinlemeyi, empati kurmayı öğrensinler diye. İyi bir doktor toplumdan izole olamaz” diyor. Alternatif tıbba yönelimin artmasının nedenlerinden birinin iletişim eksikliği olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Madalena Patricio, “Hastalar dinlenmediklerini hissettiklerinde alternatif yollar arıyor” diyerek iletişimin tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguluyor. Bilimsel Araştırma, Ekip Çalışması ve Eleştirel Düşünce Maastricht Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erik Driessen, tıp eğitiminde bilimsel araştırmaların ve ekip çalışmasının vazgeçilmez olduğunu belirtiyor: “İyi bir doktor, işini iyi bilen ve iyi iletişim kurabilen kişidir. Hekimlik ayrıca bireysel değil, ekip işidir. Ekip ruhu ve takım çalışmasına yatkınlık ise çocuklukta, özellikle basketbol, futbol gibi takım sporlarıyla gelişir; sonradan öğrenilebilir olsa da iyi bir hekimlik için bu becerilerin erken yaşta kazanılması büyük avantaj sağlar” diyor. Prof. Dr. Erik Driessen, modern tıp eğitiminin ezbere dayalı olmaktan uzaklaştığını vurgulayarak, öğrencilerin aktif rol aldığı, araştıran ve sorgulayan bir eğitim modelinin önemine dikkat çekiyor. Yapay zekanın tıp dünyasında giderek daha fazla yer aldığını belirten Prof. Dr. Erik Driessen, “Ancak empati ve iletişimin yerini hiçbir teknoloji alamaz” şeklinde konuşuyor. Kanıta dayalı tıbbın çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Erik Driessen “Kanıta dayalı tıp, bilimsel olarak etkinliği gösterilmiş yöntemlerin kullanılmasını güvence altına alıyor. Alternatif tıp veya bilimselliği kanıtlanmamış uygulamalara yönelimi azaltmanın yolu ise, bilim insanlarının yalnızca akademide değil, basın ve halkla doğrudan iletişim kurarak bilgiyi herkesin anlayabileceği bir dille anlatmasından geçiyor” diyor. Öğrencinin başarılı olması için yalnızca ders anlatan bir hocaya değil, yol gösteren bir mentöre ve soru sorup uygulayarak aktif biçimde öğrenebileceği bir eğitim ortamına ihtiyacı olduğunu da belirten Prof. Dr. Erik Driessen, “Araştırmalar mentörleri olan öğrencilerin daha başarılı olduğunu ve daha fazla iş imkanlarına sahip olduklarını gösteriyor” şeklinde sözlerini tamamlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bilimde Çığır Açan Gelişme: Sentetik Buz Artık Gerçek Buz Kayganlığında! Haber

Bilimde Çığır Açan Gelişme: Sentetik Buz Artık Gerçek Buz Kayganlığında!

Sentetik buzun kalitesini test etmek, genellikle buz pateninin en kritik anı olan başlangıç hareketinde yüksek sürtünme direncinin aşılmasıyla ilgiliydi. Fraunhofer Malzeme Mekaniği Enstitüsü (IWM) Proje Yöneticisi Prof. Dr. Matthias Scherge bu durumu, "Buz pateni yaparken ilk an özellikle kritiktir. Yüksek başlangıç direnci, patencinin güvenli kaymaya başlamasını engeller," sözleriyle açıkladı. Araştırmacılar, Glice’ın yeni malzemesini test etmek için, paten bıçağının polimer numuneler üzerinde gerçekçi koşullar altında kaymasını sağlayan özel bir sürtünme ölçüm cihazı geliştirdi. İnovasyon Malzemenin Kendisinde Gizli Bu atılım, malzemenin kimyasında yatıyor: Geliştirilmiş polietilenden yapılmış ultra sağlam bir taban, bıçağa minimum direnç sunan yüksek hareket kabiliyetine sahip bir yüzey katmanıyla birleştirildi. Yıllarca süren plaka bileşimi, temizleme ve şartlandırma süreçlerindeki hassas ayarlamalar, buz hokeyi profesyonellerinin bile onayladığı bir kaliteyi ortaya çıkardı. Son laboratuvar sonuçları, düşük kayma hızlarında donmuş buzunkinden biraz daha düşük olan, yaklaşık 0.035 sürtünme katsayıları gösteriyor. Bu değerler, buzun "hafif ve süzülme" hissini yakalamada bir dönüm noktası anlamına geliyor. Sürdürülebilir Patenin Geleceği Bu kilometre taşı sadece kayma performansını yeniden tanımlamakla kalmıyor, aynı zamanda sürdürülebilirlik alanında da büyük bir sıçrama yapıyor. Glice pistleri su, soğutucu veya elektrik gerektirmiyor, bu da çevresel etkilerini büyük ölçüde azaltıyor. Glice CEO'su ve Kurucu Ortağı Viktor Meier, "Bu atılım, vizyonumuzu gerçeğe dönüştürüyor: Deneyim açısından gerçek buzdan hiçbir şekilde geri kalmayan, dünya çapında sürdürülebilir paten imkanı," dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.