Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bilimsel Çalışmalar

Kapsül Haber Ajansı - Bilimsel Çalışmalar haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bilimsel Çalışmalar haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Diş Beyazlatmada Doğru Bilinen Yanlışlar! Haber

Diş Beyazlatmada Doğru Bilinen Yanlışlar!

Diş beyazlatmanın diş minesine zarar vermediği, hassasiyetin ise geçici olduğunu vurgulayan Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Rabia Yıldırım, “Diş beyazlatma işlemi kalıcı değildir. Ancak iyi bir ağız bakımı ve düzenli ağız hijyeni ile beyazlatmanın etkisi 1 ila 3 yıl boyunca korunabilir.” dedi. Evde uygulanan kontrolsüz “doğal” yöntemlerin diş sağlığı için risk oluşturduğunu ifade eden Yıldırım, işlemin mutlaka hekim kontrolünde yapılması gerektiğinin altını çizdi. Üsküdar Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Restoratif Diş Tedavisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Rabia Yıldırım, diş beyazlatma işlemiyle ilgili doğru bilinen yanlışlar, uygulamanın güvenli sınırları ve kimler için uygun olmadığı hakkında bilgi verdi. Diş beyazlatmanın, diş renginden memnun olmayan hastalara önerilebilen minimal invaziv bir estetik diş hekimliği uygulaması olduğunu ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Rabia Yıldırım, “Hekim kontrolünde klinikte uygulanan ofis tipi beyazlatma yöntemleri ya da hastanın evde, kişiye özel hazırlanan plaklar yardımıyla uygulayabildiği ev tipi beyazlatma yöntemleri bu amaçla kullanılabilir. Bu uygulamalar sayesinde hastaların doğal diş rengi birkaç ton açılabilir.” dedi. Diş beyazlatmayla ilgili yaygın yanlış inanışlara dikkat! Diş beyazlatma hakkında yaygın yanlış inanışlar olduğunu vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, bu yanlış inanışları şöyle sıraladı: “Mit 1; diş beyazlatma diş minesine zarar verir. Diş hekimi kontrolünde, uygun ajanlar ve doğru konsantrasyonlar kullanılarak yapılan beyazlatma işlemleri diş minesine kalıcı zarar vermez. Bilimsel çalışmalar, uygun sürede ve uygun konsantrasyonlarla gerçekleştirilen beyazlatma işlemlerinin diş minesinde herhangi bir yapısal bozukluk oluşturmadığını gösteriyor. Mit 2; diş beyazlatma dişleri aşırı hassas yapar. Beyazlatma sonrası hassasiyet görülebilir; ancak bu durum geçicidir. Genellikle 24 ila 72 saat arasında kısa süreli bir hassasiyet oluşabilir. Uygun hassasiyet giderici ajanlar kullanılarak bu durum kontrol altına alınabilir. Mit 3; beyazlatma işlemi kalıcıdır. Diş beyazlatma işlemi kalıcı değildir. Zaman içerisinde çay, kahve ve sigara tüketimi gibi faktörlere bağlı olarak beyazlıkta azalma görülebilir. Ancak iyi bir ağız bakımı ve düzenli ağız hijyeni ile beyazlatmanın etkisi 1 ila 3 yıl boyunca korunabilir. Mit 4; herkesin dişi aynı derecede beyazlar. Beyazlatma işleminin etkisi kişiden kişiye değişiklik gösterir. Hastanın doğal diş rengi, mevcut lekelerin tipi ve hastanın yaşı gibi faktörler beyazlatma sonucunu doğrudan etkiler. Mit 5; evde yapılan doğal yöntemler güvenilirdir. Limonla veya karbonatla diş fırçalama gibi yöntemlerin sık uygulanmasının güvenli olduğu düşünülse de bu tür doğal yöntemlerin kontrolsüz şekilde kullanılması kesinlikle tavsiye edilmez. Bu uygulamalar diş minesine kalıcı zarar verebilir, dişlerin daha hızlı renklenmesine yol açabilir ve zamanla hassasiyete neden olabilir. Bu nedenle söz konusu yöntemler güvenli değildir ve hekimler tarafından önerilmez. Mit 6; beyazlatma dolgu ve kaplamaları da beyazlatır. Beyazlatma işlemi yalnızca doğal diş dokularının rengini açabilir. Dolgu ve kaplama gibi restoratif materyaller üzerinde herhangi bir beyazlatıcı etkisi bulunmaz. Mit 7; beyazlatma her yaşta yapılabilir. Diş beyazlatma işlemi 18 yaş altındaki bireylere genellikle önerilmez. 18 yaşını doldurmuş erişkin hastalarda ise beyazlatma işlemi güvenli bir şekilde uygulanabilir.” Beyazlatma işlemi hekim kontrolünde, uygun doz ve randevu sayısıyla yapılmalı! Beyazlatma işlemiyle ilgili bir diğer yanlış inanışın, yüksek konsantrasyonlu ajanların daha etkili sonuçlar sağlayacağı yönünde olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Rabia Yıldırım, “Hekimler olarak hedefimiz, uygun ve yeterli konsantrasyonda beyazlatma uygulamaktır. Yüksek konsantrasyonlu ajanlar hızlı etki gösterebilir; ancak bu durum daha yüksek riskler barındırır. Bu nedenle beyazlatma işleminin hekim kontrolünde, önerilen doz ve randevu sayısı doğrultusunda yapılması önerilir.” dedi. Diş beyazlatma işleminin etkisinin genellikle 1–3 yıl boyunca korunabileceğini dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Yıldırım, “Oluşabilecek hassasiyet kontrol altına alınabilir. Ancak bazı gruplarda beyazlatma işlemi önerilmez. Hamilelik, emzirme dönemi ve 18 yaş altı bireylerde beyazlatma yerine farklı tedavi seçenekleri tercih edilebilir.” diyerek sözlerini tamamladı.

Garanti BBVA ve TURMEPA’dan Müsilajla Mücadelede Yeni Adım Haber

Garanti BBVA ve TURMEPA’dan Müsilajla Mücadelede Yeni Adım

Proje kapsamında İstanbul Üniversitesi’nin geliştirdiği yeni bir müsilaj temizleme tekniği de kullanıldı. Doç. Dr. Cem Dalyan liderliğinde Burgazada açıklarında gerçekleştirilen Mavi Nefes Marmara Denizi İyileştirme Projesi’nin ilk dalışına Garanti BBVA Su Altı Dalış Kulübü, TURMEPA ve paydaş bilim insanları katıldı. Garanti BBVA’nın, DenizTemiz Derneği/ TURMEPA iş birliğiyle 2021 yılından bu yana yürüttüğü Mavi Nefes Projesi’nde, deniz altı ekosistemini korumaya yönelik bilimsel çalışmalar tüm hızıyla sürüyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen projenin Marmara ayağında, müsilajı su altı ekosisteminden uzaklaştırmaya yönelik geliştirilen temizleme tekniğinin ilk saha denemeleri Burgazada açıklarında gerçekleştirildi. TURMEPA koordinasyonunda ve Mavi Nefes Marmara Denizi İyileştirme Projesi kapsamında gerçekleştirilen dalışta, tekniğin su sütunu ve deniz tabanı üzerindeki etkileri gözlemlendi; elde edilen bulgular bir sonraki fazın bilimsel değerlendirmelerine temel oluşturmak üzere kayıt altına alındı. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü, Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Dalyan ve ekibinin liderliğinde gerçekleştirilen deneme dalışına Garanti BBVA Su Altı Dalış Kulübü, Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sibel Kaya, TURMEPA Genel Müdürü Semiha Öztürk ve İstanbul Üniversitesi TTO Genel Müdürü Mehmet Besim Müftüoğlu yerinde eşlik etti. Müsilajı Kaynağında Temizleyen Yenilikçi Teknoloji TURMEPA ve İstanbul Üniversitesi iş birliğiyle geliştirilen cihaz müsilajı venturi sistemiyle hava basıncıyla temizliyor. Böylece mercanların, alglerin, deniz çayırlarının ve diğer hassas canlıların üzerini kaplayan müsilaj tabakasının fiziksel olarak uzaklaştırılması sağlanıyor. Cihaz, ekosisteme zarar vermeden biyolojik çeşitliliğin korunmasına yardımcı olacak şekilde tasarlandı. İlk denemelerde, cihazın Burgazada çevresindeki habitat üzerinde kayda değer temizlik sağladığı gözlemlendi. Mahmut Akten: “Denizlerimizin nefes alması için bilimi, teknolojiyi ve sivil toplumu bir araya getiriyoruz.” Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, projenin geldiği noktayı şu sözlerle değerlendirdi: “Mavi Nefes projemizle 2021’den bu yana denizlerin sağlığı için bilim insanları, sivil toplum ve gönüllülerle birlikte çalışıyoruz. TURMEPA’yla birlikte kararlılıkla yürüttüğümüz bu projede pek çok noktada doğaya somut katkı sağlıyor, aynı zamanda gelecek nesillerde çevre farkındalığı yaratıyoruz. Ancak amacımız yalnızca yüzeydeki atıkları temizlemek değil; deniz altı yaşamını da onaracak uzun vadeli, bilim temelli çözümler üretmek. Mavi Nefes, bu yönüyle yalnızca bir temizlik hareketi değil; veriye dayalı, ölçülebilir ve sürdürülebilir etkiyi hedefleyen bütüncül bir program. Bugün geldiğimiz noktada, yalnızca farkındalık değil, çözüm üreten teknolojiler de geliştiriyoruz. Geliştirilen cihaz, Marmara Denizi’nde müsilajın temizlenmesine ve su altı yaşamını korumaya katkı sağlayacak önemli bir adım. Garanti BBVA olarak sürdürülebilirliği iş stratejimizin merkezine koyarken bir yandan da denizlerimizin nefes alması için bilimi, teknolojiyi ve sivil toplumu bir araya getirmeye devam edeceğiz.” DenizTemiz Derneği Derneği/ TURMEPA Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Kaptanoğlu, “TURMEPA’da hep söylediğimiz gibi aldığımız iki nefesten biri denizden geliyor. Okyanuslar ve denizler yaşamın kaynağı ve geleceğimizin teminatı. Bu nedenle onları korumak, yalnızca bugünün değil yarının da sorumluluğu. Garanti BBVA iş birliğiyle yürüttüğümüz Mavi Nefes Projesi, bu sorumluluğun bilinciyle bilimi, teknolojiyi ve toplumsal farkındalığı bir araya getiriyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından oluşturulan Marmara Denizi Eylem Planı Koordinasyon Kurulu’nda tek sivil toplum kuruluşu olarak yer alan TURMEPA’nın, Garanti BBVA ile el ele müsilaj krizine yanıt olarak 2021 yılında başlattığı bu çalışma, yalnızca müsilajla mücadele değil; aynı zamanda deniz ekosisteminin yeniden canlanmasına yönelik bir umut adımıdır. Bilimin ışığında, sürdürülebilir çözümlerle denizlerimize nefes olmaya devam edeceğiz.” dedi. İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Dalyan ise projeye ilişkin şunları söyledi: “Marmara Denizi, tümüyle bize ait olan eşsiz bir iç deniz. Onu korumak hem sorumluluğumuz hem de geleceğe bırakacağımız en değerli miras. Zostera ve Cymodocea türü deniz çayırları, Cystoseira yosunları ve Gorgon kolonileri gibi önemli canlı topluluklarıyla Marmara, hâlâ nefes alan bir ekosistem. Bu ekosistemin kalbi sayılan adaları ve özellikle Prens Adaları ise yüksek biyoçeşitliliğiyle Marmara’nın incisi konumunda. Projemiz, koruma temelli ve bilimsel verilerle yönlendirilen bir girişim olarak bu hassas dengeyi güçlendirmeyi amaçlıyor. Son zamanlarda yapılan çalışmalar, Marmara’nın oksijen bakımından fakirleştiğini açıkça ortaya koyuyor. Su altı ormanları bu denizin doğal oksijen kaynaklarını oluşturuyor. Dolayısıyla Prens Adaları’nı ve su altı ormanlarını korumak, yalnızca bölgesel bir çaba değil; Marmara Denizi’nin tamamını korumak anlamına geliyor.” Mavi Nefes Yolculuğundan Satır Başları Garanti BBVA ve TURMEPA’nın 2021’de başlattığı Mavi Nefes Projesi, Marmara Denizi’ndeki müsilaj krizine yanıt olarak doğdu. Bugüne kadar Marmara’dan Göcek’e, Saros Körfezi’nden Van Gölü’ne uzanan proje, denizlerde atıkların toplanmasından bilimsel araştırmalara, eğitim programlarından biyoçeşitlilik haritalamasına kadar uzanan kapsamlı çalışmalarıyla deniz ekosistemine kalıcı fayda sağlamayı sürdürüyor. Proje kapsamında bugüne dek Marmara Denizi’nde 287 tonun üzerinde, Van Gölü’nde ise 20 tondan fazla katı atık toplandı. Göcek’te faaliyet gösteren sıvı atık alım teknesi, yüzlerce tekneden 860 bin litre atık toplayarak yaklaşık 6,8 milyon litre deniz suyunun kirlenmesini önledi. Saros Körfezi’nde 35 istasyonda yapılan 45 dalışta 382 deniz türü tespit edilerek bölgenin habitat haritası çıkarıldı. Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde 3 farklı istasyonda yaklaşık 10 bin deniz çayırı fidesi ekimi gerçekleştirilerek yüzde 70 başarı sağlandı. Göcek’te 2.000 yaşında olduğu belirlenen deniz çayırının yaş tayini çalışması, Türkiye deniz araştırmaları tarihinde bir ilk olarak kayda geçti. Mavi Nefes aynı zamanda toplumsal farkındalığın artırılmasını hedefliyor. TURMEPA’nın Milli Eğitim Bakanlığı protokolleri kapsamında yürüttüğü çevrim içi eğitimler ve gezici Mavi Nefes Eğitim Otobüsü ile bugüne kadar 100 bini aşkın öğrenci ve 5 binden fazla öğretmene ulaşıldı. Ayrıca lise öğrencilerine yönelik “Mavi Dedektifler” programıyla gençler, çevre bilinci kazanmanın yanı sıra kendi projelerini geliştirme fırsatı buluyor. Mavi Nefes Marmara Denizi İyileştirme Projesi ise insan kaynaklı pek çok sorunla yüz yüze kalan Prens Adaları’nın bulunduğu bölgede müsilajın yıkıcı etkilerinin azaltılması, tür çeşitliliğine etkilerinin belirlenmesi ve tür envanterlerinin ortaya koyulması hedefiyle hayata geçirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.