Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bilinçli Tüketim

Kapsül Haber Ajansı - Bilinçli Tüketim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bilinçli Tüketim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gıda Sektörü Kuruluşları ve Tüketici Platformlarından "Gıda Okuryazarlığı Seferberliği" Haber

Gıda Sektörü Kuruluşları ve Tüketici Platformlarından "Gıda Okuryazarlığı Seferberliği"

Türkiye genelinde her yıl çöpe giden 14 milyon ton gıdanın ve milli servetin korunmasını hedefleyen taraflar, gıda etiketlerinin doğru okunması ve mutfaktaki gizli israfın önlenmesi için kitlesel bir "Gıda Okuryazarlığı Seferberliği" başlattıklarını duyurdu. Bu kavramlarının doğru anlaşılmasıyla gıda farkındalığının artacağına ve israfın azalacağına vurgu yapılan ortak bildiride şunlara değinildi: Bugün Türkiye’de ev, perakende ve hizmet sektörünü kapsayan doğrudan tüketim aşamasındaki yaklaşık 14 milyon ton gıdayı her yıl kendi ellerimizle çöpe atıyoruz. Çöpe attığımız sadece gıda değil; su, enerji, emek, zaman ve geleceğimiz. Evlerimizde yaşanan gıda israfının en büyük ve en gizli faili ise gıda etiketlerini doğru yorumlayamıyor olmamız. Türkiye’nin %72’si Son Tüketim Tarihi (STT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) arasındaki farkı bilmiyor Toplumumuzda her 10 kişiden 7’si etiketlerin üzerindeki iki kritik kavram arasındaki farkı bilmiyor. Bu bilgisizlik, henüz tüketilebilir durumda olan milyonlarca ton güvenilir gıdanın, arkasındaki devasa emek ve kaynakla birlikte gereksiz yere çöpe gitmesine neden oluyor. Bizler, gıda sektörünün, bilim dünyasının, tüketici haklarının ve sürdürülebilirlik hareketinin temsilcileri olarak; korku kültürüyle değil, bilimsel gerçeklerle hareket eden bilinçli bir tüketici topluluğu inşa etmek için Gıda Okuryazarlığı Seferberliği başlatıyoruz. Kamuoyuna ve tüm tüketicilere ilan ediyoruz: 1. TETT İsrafı Önler, Milli Serveti Korur! Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT); makarna, bakliyat, konserve ve bisküvi gibi dayanıklı gıdaların kalite ve lezzet göstergesidir. TETT bir tehlike alarmı değildir. Uygun koşullarda saklanan, ambalajı sağlam ve görüntü, koku, tat gibi duyusal özelliklerinde herhangi bir sorun tespit edilmeyen ürünler, TETT’si geçse dahi güvenle tüketilebilir. TETT'si geçen gıdayı kontrol etmeden çöpe atmak, milli serveti çöpe atmaktır. 2. STT Hayat Kurtarır, Taviz Verilemez! Son Tüketim Tarihi (STT); et, süt, balık ve yumurta gibi çabuk bozulabilen yüksek riskli gıdaların güvenlik sınırıdır. STT’si geçmiş bir ürünün tadı, kokusu veya görüntüsü değişmemiş olsa bile içinde görünmez patojenler üreyebilir ve sağlık riski oluşturabilir. Sağlığı korumak israf değildir; STT’si geçen gıdalar asla tüketilmemelidir. 3. Gıda İsrafı Küresel İklim Krizinin Tetikleyicisidir! Eğer gıda israfı bir ülke olsaydı, ABD ve Çin’den sonra dünyanın en büyük üçüncü sera gazı emisyon kaynağı olacaktı. TETT farkındalığı yaratmak, sadece mutfakta tasarruf sağlamak değil, iklim kriziyle mücadelenin en ön safında yer almaktır. 4. Bu Bir Tasarruf Meselesinden Çok Bilinçli ve Sorumlu Tüketim Hareketidir! Gelişmiş dünya ülkelerinde TETT’si yaklaşan veya geçen gıdaları ekonomiye kazandırmak yalnızca ekonomik değil; çevresel ve etik sorumluluğun bir parçası olarak görülüyor. Tüketilebilir durumdaki gıdaların çöpe gitmesini önlemek; bilinçli tüketimin, sürdürülebilir yaşamın ve gıda okuryazarlığının önemli göstergelerinden biri kabul ediliyor. Türkiye de gıda okuryazarlığı bilincini geliştirerek israf yerine bilinçli tüketimi merkeze alan yeni bir tüketim kültürü oluşturmak zorundadır. Tüm Paydaşlara Açık Çağrımızdır: Sürdürülebilirlik ve Çevre Derneklerini Göreve Çağırıyoruz: İklim kriziyle mücadeleyi sadece işletmelerde değil, evlerin mutfaklarındaki bu gizli israfla savaşarak büyütelim. Tüketici Derneklerini Göreve Çağırıyoruz: Tüketicilerimize sadece fiyat odaklı değil, doğru etiket okuma ve gıda okuryazarlığı eksenli hak ve sorumluluk eğitimlerini hep birlikte verelim. Üreticileri ve Gıda Perakendecilerini Göreve Çağırıyoruz: Tedarik zincirindeki gıda kaybını önlemek için, TETT’si yaklaşan ürünlerin indirim rafları, gıda bankacılığı ve sosyal sorumluluk modelleri aracılığıyla hızla yeniden ekonomiye kazandırılmasını sağlayacak altyapıları kuralım; ambalajlarda gıda okuryazarlığını destekleyici açık ifadelere yer verelim. Medyayı ve Kamuoyunu Göreve Çağırıyoruz: Bilimsel gerçekleri görünür kılarak, bilinçli tüketim kültürüne dayanan bu farkındalık çağrısını kitleselleştirelim. Gıda güvenliğinden asla taviz vermeden, bilimi ve etik sorumluluğu mutfağımıza taşıyalım. Kokusunda, tadında, dokusunda bozulma yoksa; TETT’si geçmiş gıdanı çöpe atma, geleceğini koru! Gıdanı Koru, Yarınını Kurtar! #gıdanıkoruyarınınıkurtar #gıdanıkoru #gıdaseferberliği #gıdaokuryazarlığı İMZACILAR / DESTEKLEYEN KURULUŞLAR Gıda Güvenliği Derneği Gıda Perakendecileri Derneği Güvenilir Ürün Platformu Sürdürülebilirlik Akademisi Sürdürülebilir Gıda Platformu Temel İhtiyaç Derneği Tüketici Başvuru Merkezi Tüketiciyi Koruma Derneği Tüketici Şikayetleri Federasyonu Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BRITA, Millie Bobby Brown ile Güçlerini Birleştiriyor Haber

BRITA, Millie Bobby Brown ile Güçlerini Birleştiriyor

BRITA, oyuncu, yapımcı ve girişimci Millie Bobby Brown’ın global marka elçisi olarak yer aldığı yeni global marka kampanyasını hayata geçirdi. Kampanya, özellikle genç kitleler nezdinde filtrelenmiş su ve modern su tüketimi çözümleri kategorisinin görünürlüğünü artırmayı hedefliyor. Aynı zamanda BRITA’nın bilinçli su tüketimi ve sürdürülebilir günlük alışkanlıklara odaklanan, misyon odaklı bir yaşam tarzı markasına dönüşüm yolculuğunda önemli bir adımı temsil ediyor. BRITA Group CEO’su Markus Hankammer konuya ilişkin olarak şunları söyledi: “İlk global kampanyamızla birlikte BRITA’yı kararlılıkla ileriye taşıyoruz. Hedefimiz, su tüketimini bilinçli ve sürdürülebilir yaşamın doğal bir parçası haline getirmek. Bu adım, uluslararası varlığımızı güçlendirirken kategorinin gelişimini de destekliyor.” BRITA’nın Marka Dönüşümünde Yeni Bir Dönem “Kendini Seç” kampanya platformu ile BRITA, su tüketimini günlük iyi yaşam alışkanlıkları ile daha bilinçli tüketim anlayışını bir araya getiren modern bir günlük rutin olarak yeniden tanımlıyor. Şirket, yalnızca ürün odaklı iletişimin ötesine geçerek filtrelenmiş suyu çağdaş yaşam tarzının doğal bir parçası olarak konumlandırmayı hedefliyor. Bu iş birliği, kategoriyle bugüne kadar doğrudan bağ kurmamış tüketicilere ulaşmayı ve filtrasyon ile su tüketimini modern yaşam rutinleriyle daha güçlü şekilde ilişkilendirmeyi hedefliyor. BRITA, bu sayede mevcut hedef kitlesinin ötesine geçerek tüketicilerin markayla yeni bağlar kurmasını sağlıyor. Perakende iş ortakları açısından ise bu yaklaşım, BRITA’nın raf görünürlüğünü ve kategori içindeki önemini güçlendirirken ek satın alma motivasyonu yaratıyor ve markanın su tüketimi ile su filtreleme segmentindeki güçlü konumunu pekiştiriyor. Kategoriye Yeni Bir Anlatım Kazandıran Yaklaşım Bu stratejik dönüşüm doğrultusunda BRITA, geleneksel ürün faydalarının ötesine geçerek kategori anlatımını daha geniş bir perspektife taşıyor. Kampanya, su tüketimini iyi hissetmeyi, kullanım kolaylığını ve bilinçli tüketimi destekleyen günlük yaşam alışkanlıklarının bir parçası olarak konumlandırıyor. Millie Bobby Brown ise bu mesajın global ölçekte geniş kitlelere ulaşmasında merkezi bir rol üstleniyor. Kampanya içerikleri ve dijital hikaye anlatımı aracılığıyla Brown, filtrelenmiş suyun modern yaşam tarzlarına nasıl doğal şekilde uyum sağladığını ortaya koyuyor. Brown, iş birliğinin uluslararası ölçekte geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlıyor. Yalnızca Instagram’da 72 milyondan fazla takipçiye ulaşan Brown, özellikle Z kuşağı üzerinde güçlü bir etkiye sahip. İş birliğinin, filtrelenmiş su kategorisinin görünürlüğünü stratejik pazarlarda önemli ölçüde artırması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CK Enerji’den Down Sendromlu Gençlere Enerji Okuryazarlığı Eğitimi Haber

CK Enerji’den Down Sendromlu Gençlere Enerji Okuryazarlığı Eğitimi

Günümüzde kıt enerji kaynaklarının verimli kullanımı, sürdürülebilir bir gelecek için kritik bir hale gelirken CK Enerji, 2018’de başlattığı Enerji Okuryazarlığı Projesi ile bilinçli tüketim kültürünü toplumun her kesimine taşımayı hedefliyor. Bugüne kadar ilköğretim çağındaki binlerce çocuğa “Enerji Okuryazarlığı” eğitimleri veren CK Enerji Boğaziçi Elektrik, bu yıl ilk kez Down sendromlu gençlere yönelik özel bir program düzenlenirken, eğitimle ilgili çalışmalara başlandı. İLK EĞİTİME 26 GENÇ VE AİLELERİ KATILDI Söz konusu eğitimlere ilişkin ilk adım 9 Nisan Perşembe günü atıldı. Türkiye Down Sendromu Derneği’nin İstanbul’daki Genel Müdürlük binasında gerçekleştirilen eğitim programında, 16-25 yaş arasındaki 26 genç ile ailelerine günlük yaşamda “enerji tasarrufu, enerji kaynaklarının verimli ve güvenli kullanımı” katılımcıların ihtiyaçlarına uygun şekilde sade ve etkileşimli bir içerikle aktarıldı. Türkiye Down Sendromu Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fulya Ekmen ile CK Enerji Boğaziçi Elektrik Genel Müdürü Ali Erman Aytac’ın da eşlik ettiği eğitim programında gençler, günlük hayatlarında uygulayabilecekleri enerji tasarrufu yöntemlerini deneyimleme fırsatı bulurken, aileler de bilinçli ve verimli enerji tüketimi konusunda kapsamlı şekilde bilgilendirildi. “FARKINDALIK YARATMAK İÇİN ÇOK DEĞERLİ BİR ÇALIŞMA” CK Enerji Boğaziçi Elektrik Genel Müdürü Aytac, “Enerji sektöründe hizmet veren bir şirket olarak toplumun her kesiminin bilinçlenmesine destek olmamız gerektiğini biliyor ve bu sorumluluk ile adımlar atıyoruz. Enerjide arz güvenliğini, iklim krizini ve sınırlı kaynakların etkin kullanımını konuştuğumuz bir dönemde, bireylerin günlük yaşamlarında atacağı küçük ama bilinçli adımların büyük dönüşümler yaratacağına inanıyoruz. Bu nedenle Enerji Okuryazarlığı Projemiz ile yıllardır çocuklarımızdan başlayarak toplumun farklı kesimlerine ulaşıyor, enerji tasarrufu ve verimli kullanım konusunda farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz. Down sendromlu bireylerin ve ailelerinin toplumsal yaşamda ihtiyaç duydukları alanlarda desteklenmesine katkı sunmak amacıyla bugün önemli bir adım attık. Enerji Okuryazarlığı Projemizi ilk kez Down sendromlu gençlerimize ulaştırmak, bu alanda bir farkındalık yaratmak bizim için çok değerli bir çalışma. Onların yaşamlarına dokunan, anlaşılır ve uygulanabilir bilgiler sunmak bizim için çok kıymetli” dedi. “SÖYLEM DEĞİL, SOMUT BİR ADIM” Türkiye Down Sendromu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fulya Ekmen, de “Down sendromlu bireylerin yaşamın her alanında aktif, bağımsız ve üretken bireyler olarak yer alabilmeleri için bilgiye erişimleri büyük önem taşıyor. CK Enerji ile hayata geçirilen bu eğitim programı, gençlerimizin günlük yaşamlarında doğrudan uygulayabilecekleri beceriler kazanmaları açısından çok değerli. Aynı zamanda bu çalışma, kapsayıcılığın yalnızca bir söylem değil, somut adımlarla hayata geçirilen bir yaklaşım olduğunun da güçlü bir göstergesi. Bu iş birliğinin daha fazla gence ulaşarak büyümesini diliyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” diye konuştu. PROJE 2018 YILINDA HAYATA GEÇTİ CK Enerji’nin görevli tedarik şirketleri aracılığıyla başlattığı “Enerji Okuryazarlığı” Projesi, 2018 yılından bu yana devam ediyor. O tarihten bu yana enerjinin verimli ve bilinçli kullanılması hedefiyle, birçok aşamadan oluşan adımlar atıldı. Tüketicilerin elektrik faturasındaki kalemleri tek tek görmesine olanak sağlayan ‘şeffaf fatura’, elektrikli ev aletlerinin ne kadar elektrik tükettiğini gösteren ‘tüketim hesaplama butonu’, bilinçli elektrik kullanımını desteklemek üzere de ‘tüketici kitapçığı” gibi çalışmalar gerçekleştirildi. Bu arada çocukların erken çağda Enerji Okuryazarlığı edinmesi için 2018-2019 eğitim-öğretim yılından bu yana CK Enerji Boğaziçi Elektrik, CK Enerji Akdeniz Elektrik ve CK Enerji Çamlıbel Elektrik çalışanları tarafından, hizmet verdikleri illerin milli eğitim müdürlükleri ile birlikte belirlenen okullarda Enerji Okuryazarlığı eğitimleri veriliyor. Son olarak Down sendromlu gençlere yönelik başlatılan özel programla birlikte CK Enerji, Enerji Okuryazarlığı Projesi’nin kapsayıcılığını daha da genişletti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Her 2 Kişiden 1’i İkinci El Alışveriş Yapıyor Haber

Türkiye’de Her 2 Kişiden 1’i İkinci El Alışveriş Yapıyor

Kurulduğu günden bu yana ikinci el ürün alışverişine platform sağlayan sahibinden.com, KONDA Araştırma ile Türkiye’de bir ilk olma niteliği taşıyan “İkinci El Alışverişte Sürdürülebilirlik Etkisi” araştırmasını duyurdu. Türkiye’de ikinci el alışveriş dinamikleri ve toplumun sürdürülebilirlik algısını ortaya koyan araştırmanın sonuçları düzenlenen basın toplantısıyla paylaşıldı. Türkiye genelinde 28 ilde 2700 kişi ile yapılan araştırma, ülkemizde neredeyse her iki kişiden biri, bir yıl içinde ikinci el ürün almış veya satmış. Kıyafetten mobilyaya, cep telefonundan beyaz eşyaya uzanan geniş bir alanda alışveriş yapanların oranı yüzde 45’e ulaşıyor. Veriler, ikinci elin artık yalnızca ekonomik bir seçenek değil, çevresel ve toplumsal bir tercih olarak görüldüğünü de gösteriyor. “İKİNCİ EL ALIŞVERİŞ TOPLUMSAL DÖNÜŞÜMÜN PARÇASI” Etkinlikte konuşan sahibinden.com CEO’su Burak Ertaş, araştırma sonuçlarının Türkiye’deki değişimi açık biçimde ortaya koyduğunu söyledi. Ertaş, “İkinci el alışveriş artık toplumda yerleşik bir davranış haline geldi. Her iki kişiden birinin bu sürece dahil olması, döngüsel ekonomi yaklaşımının güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor” dedi. Çevresel kaygıların ve ekonomik koşulların tüketim alışkanlıklarını yeniden şekillendirdiğini vurgulayan Burak Ertaş şöyle konuştu: “Bugün var olanı onarmak ve yeniden kullanmak hem çevreyi koruyan hem de bütçeyi rahatlatan bir tercih. Biz de bu sürecin sadece bir ticaret modeli değil, aynı zamanda yeni bir kültür oluşturduğuna inanıyoruz. Platformumuzda el değiştiren her ürün, bu dönüşümün bir parçası haline geliyor. Genç kuşağın duyarlılığı ve sürdürülebilir yaşama ilgisi ise geleceğe dair en güçlü işaretlerden biri.” “TOPLUMSAL ALGI BELİRGİN ŞEKİLDE DEĞİŞTİ” KONDA Araştırma ve Danışmanlık Genel Müdürü Aydın Erdem, araştırma sonuçlarıyla ilgili olarak şöyle konuştu: "Türkiye'de ikinci el alışveriş artık yalnızca bir seçenek değil. Veriler, bu davranışın bilinçli tüketim ve çevre duyarlılığının birleştiği yeni bir akışa dönüştüğünü gösteriyor. Özellikle genç ve eğitimli kesimde ikinci elin hızla normalleşmesi, toplumsal dönüşümün önemli bir işareti. İkinci elin önünde duran sosyal algı engellerinin etkileri artık yaygın değil. Bu durum, ikinci el alışverişi sürdürülebilir yaşamın güçlü bir parçası haline getiriyor.” ALIŞVERİŞ DİNAMİKLERİ DEĞİŞİYOR Araştırmaya göre ikinci el alışveriş tek seferlik bir deneyim olmaktan çıkıp, düzenli tekrarlanan bir alışkanlığa dönüşüyor. Her dört tüketiciden biri ayda bir ya da daha sık ikinci el ürün satın alıyor. Araştırmada bu grup "gerçek sürdürülebilirlik taşıyıcısı" olarak tanımlanıyor. Düzenli ikinci el alışveriş yapanların profili de araştırmada net biçimde ortaya konuyor. Ortalama yaş 35. Dijital platformları aktif kullanan, eğitim düzeyi üniversite olan bu kitle, büyükşehirlerde yoğunlaşıyor ve ikinci el pazarındaki dönüşüme liderlik ediyor. ALGI BARİYERLERİ YERİNİ BİLİNÇLİ TÜKETİME BIRAKIYOR Türkiye’de ikinci el alışverişe yönelik eski çekinceler hızla zayıflıyor. Araştırmada öne çıkan bulgular, sosyal algıdaki değişimin oldukça belirgin olduğunu gösteriyor. “İkinci el düşük statü göstergesidir” diyenlerin oranı yüzde 17’de kalmış durumda. Buna karşılık ikinci el ürün kullananlara yönelik “tasarruflu”, “çevreye duyarlı” ve “tarz sahibi” gibi olumlu ifadeler daha çok dile getiriliyor. Toplumdaki bu dönüşüm, ikinci el alışverişin artık geniş kesimler tarafından kabul gören bir davranış haline geldiğini ortaya koyuyor. Statüye dayalı eski bariyerler yerini bilinçli tüketim ve sürdürülebilirlik anlayışına bırakıyor. YENİ KUŞAK SÜRDÜRÜLEBİLİR TÜKETİMİ BENİMSİYOR Araştırma; özellikle genç, eğitimli ve büyükşehirlerde yaşayan kesimin ikinci el alışverişte daha aktif olduğunu gösteriyor. Bu grup israfı azaltmayı, çevresel etkileri düşürmeyi ve sürdürülebilir yaşamı günlük pratiklerinin bir parçası haline getirmiş durumda. Yayımlanan rapora göre Türkiye’de sürdürülebilirlik kavramına aşinalık yüzde 61’e, karbon ayak izi farkındalığı ise yüzde 40’a ulaştı. Bu bilincin yaygınlaşması ikinci el alışverişe de doğrudan yansıyor. Dijitalleşme ikinci el alışverişi destekliyor. Güvenli ödeme, şeffaf ilan yapısı ve kullanıcı doğrulama adımları bu alanı hem erişilebilir hem de güvenilir hale getiriyor. CEP TELEFONLARI PAZARIN ZİRVESİNDE Araştırma, ikinci el pazarında en yoğun hareketliliğin cep telefonu ve aksesuarlarında olduğunu ortaya koyuyor. Bu kategori toplam pazarın yüzde 54’ünü oluşturuyor. Bu yüksek ilgi, yenilenmiş elektronik ürünlere yönelik talebi de artırıyor. Diğer kategorilerde giyim ve ayakkabı yüzde 42, bilgisayar ve tablet yüzde 45, elektrikli ev aletleri ise yüzde 41 oranında pay alıyor. Tercihler cinsiyete göre de farklılaşıyor. Kadınlar anne–bebek ürünleri, giyim ve mobilya–dekorasyon kategorilerine yönelirken; erkekler daha çok elektronik ürünleri tercih ediyor. Erkek kullanıcıların bilgisayar ve tablet alışverişindeki payı yüzde 45’e, cep telefonu kategorisindeki oranı ise yüzde 58’e kadar çıkıyor. YAŞAM ALANLARINDA İKİNCİ EL YAYGINLAŞIYOR Araştırma, Türkiye’de hanelerin önemli bir bölümünde ikinci el ürün bulunduğunu ortaya koyuyor. Hanelerin yüzde 46’sında en az bir kategoriye ait ikinci el eşya yer alıyor. En yaygın kategoriler elektronik (%43), mobilya (%38) ve giyim–ayakkabı (%36) olarak sıralanıyor. Gardıroplarda da benzer bir tablo var. Her üç evden birinde ikinci el kıyafet bulunuyor. Hijyen ve kaliteye yönelik çekinceler nedeniyle bu oran diğer kategorilere göre daha düşük kalsa da araştırma, ikinci el kıyafet kullanımında yukarı yönlü bir eğilim olduğunu gösteriyor. KULLANILMAYAN EŞYA YA SATILIYOR YA BAĞIŞLANIYOR Araştırma, Türkiye’de ikinci el döngüsünün yalnızca ekonomik gerekçelerle değil, duygusal tercihlerle de şekillendiğini gösteriyor. Anne–bebek ürünlerinde bağış oranı yüzde 72’ye kadar çıkıyor. Elektronik ürünlerde ise satış eğilimi daha güçlü; bu kategoride satış oranı yüzde 40’ın üzerinde. Veriler, bazı ürünlerde duygusal bağlılığın etkili olduğunu, bazı kategorilerde ise ikinci el alışverişin yerleşik bir davranış haline geldiğini ortaya koyuyor. GENÇ NESİL ONLINE’DA, BÜYÜKLER GELENEKSEL KANALDA Araştırma, ikinci el alışverişte platform tercihinin yaşa göre belirgin biçimde ayrıştığını ortaya koyuyor. Sadece online alışveriş yapanların oranı yüzde 8, yalnızca geleneksel kanalı kullananların oranı yüzde 19. Her iki kanalı birden tercih edenlerin oranı ise yüzde 16. Online alışverişi büyükşehirlerde yaşayan, 40 yaş altı ve yüksek eğitimli kullanıcılar yönlendiriyor. Geleneksel yöntemleri tercih eden kesim ise ağırlıklı olarak 45 yaş üzerindeki tüketicilerden oluşuyor. GÜVEN HER ŞEYİN ÖNÜNDE Araştırma, ikinci el alışverişte kararsız kalan tüketiciler için en belirleyici unsurun güven olduğunu gösteriyor. “Satıcı güven verirse alırım” diyenlerin oranı yüzde 83. “Ürün arızalı değilse alırım” diyenler yüzde 82, “garanti veya iade imkânı varsa alırım” diyenler de yine yüzde 82 seviyesinde. En belirgin çekince ise hijyen kaygısı; bu oran yüzde 58’e ulaşıyor. Bu tablo, güven mekanizmalarının ikinci el alışverişte neden kritik olduğunu açıkça ortaya koyuyor. TÜRKİYE YENİ BİR SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK DÖNEMİNDE Araştırma, ikinci el alışverişin Türkiye’de yükselen yeni tüketim anlayışının bir parçası haline geldiğini gösteriyor. İsrafı azaltma, geri dönüşüme yönelme ve gereksiz tüketimden kaçınma gibi davranışlar geniş kesimlerde daha görünür hale geliyor. Bu eğilim, ikinci el alışverişin sürdürülebilirlik yaklaşımının merkezinde yer aldığını ortaya koyuyor. Bilinçli tüketicilerin artması, dijitalleşme ve çevre duyarlılığının güçlenmesi, ikinci elin Türkiye’de giderek daha yaygın bir tercih haline gelmesinde etkili oluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Dicle Elektrik’ten 5000 Kadın ve Çocuğa Enerji Tasarrufu Eğitimi Haber

Dicle Elektrik’ten 5000 Kadın ve Çocuğa Enerji Tasarrufu Eğitimi

Kayıpsız, kesintisiz ve kaliteli enerji dağıtımı hedefiyle çalışmalarını sürdüren Dicle Elektrik, aynı zamanda toplumsal fayda odaklı projeleriyle de dikkat çekiyor. Hizmet bölgesini oluşturan Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki altı ilde enerji tasarrufu bilinci oluşturmak amacıyla yıl boyunca yoğun bir saha faaliyeti yürüten şirket, kadınlar ve çocuklara yönelik enerji tasarrufu eğitimlerine ağırlık verdi. 4M (Mobil Müşteri Memnuniyeti Merkezi) bünyesinde oluşturulan biri kadın 3’er kişilik uzman ekipler, 60’tan fazla köy ve kırsal mahallede yaklaşık 5 bin kadın ve çocuğa ulaşarak enerjinin verimli kullanımı konusunda bilinçlendirici çalışmalar yaptı. Tasarrufta etkili yöntemler aktarıldı 4M uzman ekipleri tarafından gerçekleştirilen eğitimlerde, “Yeteri Kadar, En Doğru Karar” platformu kapsamında katılımcılara bilinçli tüketim davranışları kazandırılması hedeflendi. Ev kadınları ve çocuklara yönelik düzenlenen söz konusu buluşmalarda elektrikli cihazların nasıl daha verimli kullanılabileceği örneklerle anlatıldı. Ütü kullanımında zaman yönetimi, çamaşır makinesinin tam dolu çalıştırılması, tasarruflu ampul tercihleri gibi basit ama etkili yöntemlerle enerji tasarrufu sağlanabileceği aktarıldı. Eğitimlerde sosyal sorumluluk anlayışı pekiştirilirken, özel olarak hazırlanan tasarruf kitapları da çocuklara hediye edildi. “Tasarrufun toplumsal faydaya dönüşmesini hedefliyoruz” Dicle Elektrik yetkilileri, kadınların ve çocukların enerji tasarrufu konusunda eğitilmesinin toplumsal dönüşüm açısından kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Konuya ilişkin açıklamada bulunan yetkililer, “Kadınların enerji tasarrufu konusunda bilinçlenmesi, diğer aile bireylerinin davranışları üzerinde oldukça olumlu etkiler yaratıyor. Bununla birlikte çocukların eğitilmesi ailelerde tasarruf bilincini pekiştiriyor. Bu güne kadar su, gıda ve enerji gibi temel kaynakların verimli kullanımı için projeler üreten ‘Yeteri Kadar, En Doğru Karar’ platformumuz ile bu eğitimler gibi tiyatro oyunları ve yarışmalar aracılığıyla da çeşitli yaş gruplarına ulaşarak bireysel tasarrufun toplumsal faydaya dönüşmesini sağlıyoruz. Bu çerçevede elektriğin daha verimli kullanımını sağlayabilmek için yürüttüğümüz saha çalışmalarımız devam edecek” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’de ‘sağlıklı Gıda Şenliği’ Başladı Haber

Nilüfer’de ‘sağlıklı Gıda Şenliği’ Başladı

Nilüfer Belediyesi ve Gıda Mühendisleri Odası (GMO) Bursa Şubesi iş birliğiyle düzenlenen 16 Ekim Dünya Gıda Günü etkinlikleri, kadın derneklerine yönelik eğitimle başladı. Karaman Dernekler Yerleşkesi’ndeki buluşmaya Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz ile dernek üyeleri katıldı. GIDA ÜRÜNLERİ İLE İLGİLİ FARKINDALIĞI ARTTIRMALIYIZ Açılışta konuşan GMO Bursa Şube Başkanı Serkan Durmuş, “Gıda israfı, açlık ve obezite gibi küresel sorunlara karşı farkındalığı artırmalı, doğru politikalar ve bilinçli tüketimle geleceğimizi güvenceye almalıyız” mesajını verdi. Türkiye’nin tarımsal kapasitesine rağmen iklimsel değişimler ve hatalı tercihler nedeniyle kendi kendine yetebilme gücünün zayıfladığına dikkat çeken Durmuş, amaçlarının gıda ve gıda ürünlerine dair farkındalığı artırmak ve bunu gelecek nesillere aktarmak olduğunun altını çizdi. Eğitim bölümünde Nilüfer Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü Gıda ve Bitki İşleme Büro Sorumlusu Gıda Mühendisi Pelinsu Deveci, gıdaların doğru koşullarda muhafazası ve saklama süreleri konusunda bilgi paylaşarak “Amacımız gıda israfını önlemek, ekonomik kayıpları azaltmak ve sağlığa zararlı mikroorganizmaların çoğalmasını engellemek” dedi. Konuşmaların ardından katılımcılar, merak ettikleri soruları yöneltti. Programın sonunda Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, katkıları için konuşmacılara ve katılımcılara teşekkür ederek “Sağlıklı gıdaya erişim bir halk sağlığı meselesidir; bilinçli tüketim ve doğru bilgiyle daha güçlü bir toplumsal farkındalık oluşturacağız” diye konuştu. ​PAZAR ALANINDA BİLİNÇLENDİRME STANDI Programın hemen ardından Karaman Semt Pazarı’nda, Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şubesi’nin açtığı stant ziyaret edildi. Stantta görev alan gıda mühendisleri, vatandaşlara broşürler dağıtarak, soruları yanıtladı. PROGRAMLAR DEVAM EDECEK Öte yandan Dünya Gıda Günü, kapsamındaki programlar devam edecek. 17 Ekim 2025 Cuma, 23 Nisan Parkı’nda çocuklarla kortej yürüyüşü ve atölye çalışmaları gerçekleştirilecek. 18 Ekim 2025 Cumartesi günü ise Pancar Deposu’nda Gıda Mühendisi Sibel Tokatlı “Gıda Etiketi Okuryazarlığı Söyleşisi” ile katılımcılarla buluşacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.