Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bilinçli Tüketim

Kapsül Haber Ajansı - Bilinçli Tüketim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bilinçli Tüketim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

sahibinden.com 2025 Yılı Sürdürülebilirlik Verilerini Açıkladı Haber

sahibinden.com 2025 Yılı Sürdürülebilirlik Verilerini Açıkladı

2025 yılında platform üzerinden gerçekleşen ikinci el alışverişler yaklaşık 12,8 milyon ton CO₂ eşdeğeri emisyon tasarrufu sağladı. Bir önceki yılın 11,6 milyon tonluk seviyesini geride bırakan bu rekor seviye, ikinci el alışverişin Türkiye’de giderek yaygınlaştığını gösterdi. Sürdürülebilirliği iş modelinin merkezine alan sahibinden.com, 2025 yılı faaliyetleri kapsamında hem kurumsal operasyonel hedeflerindeki ilerlemeyi hem de kullanıcı ekosisteminin yarattığı çevresel faydayı açıkladı. İsveç Çevre Araştırmaları Enstitüsü’nün (IVL) bilimsel metodolojisi ve veri tabanları kullanılarak 24 ana kategori ve 209 alt kategori üzerinden gerçekleştirilen analizlere göre, platformda el değiştiren ikinci el ürünler yaklaşık 12,8 milyon ton CO₂ eşdeğeri emisyonun önüne geçti. Bilimsel hesaplamalarını IVL metodolojisine dayandıran şirket, kullanıcı tabanındaki bu dönüşümün yanı sıra kendi operasyonel emisyonlarını nötrleme kararlılığını da sürdürdü. Bir önceki yılın 11,6 milyon tonluk eşiğini aşan bu rakam, raporun yayımlandığı altı yılın en yüksek değeri olarak tarihe geçti. Ölçümlenen etki, bir hibrit aracın dünya etrafında 3,3 milyon tur atmasına ya da 75 milyon dizüstü bilgisayar üretiminin yarattığı karbon yüküne eşdeğer olarak hesaplandı. TASARRUFTA REKOR YIL Rapor karbon tasarrufunun yanı sıra hammadde koruma verilerini de ortaya koyuyor. 2025 yılında ikinci el ürünlerin yeniden kullanıma girmesiyle yaklaşık 207 bin ton plastik, 739 bin ton çelik ve 138 bin ton alüminyum korundu. 207 bin ton plastik 8,8 milyar plastik şişeye, 739 bin ton çelik 750 bin otomobile, 138 bin ton alüminyum ise 14,6 milyar içecek kutusuna karşılık geliyor. BİREYSEL KARARIN KOLEKTİF GÜCÜ Raporun bu yılki çıktılarını değerlendiren sahibinden.com CEO'su Burak Ertaş, "Bu yıl ulaşılan 12,8 milyon ton CO₂ eşdeğeri tasarruf, ikinci el ekonomisinin çevresel etkisini açık biçimde ortaya koyuyor. Platformumuz üzerinden gerçekleşen milyonlarca işlem sayesinde ürünlerin kullanım ömrü uzarken, doğal kaynakların korunmasına da katkı sağlanıyor. Kullanıcılarımızın tercihleriyle büyüyen bu etki, ikinci el ekonomisinin sürdürülebilir gelecekte üstleneceği rolü her geçen yıl daha da güçlendiriyor. Bu tablo, bireysel tercihlerle başlayan değişimin toplumsal ölçekte anlamlı bir dönüşüm yaratabildiğini gösteriyor" dedi. SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİN YENİ KÜLTÜRÜ Döngüsel ekonominin toplumsal değerine vurgu yapan sahibinden.com İnsan ve Sürdürülebilirlik Genel Müdür Yardımcısı Güntulu Peker ise şöyle konuştu: "2025 verileri, ikinci el alışverişin çevresel etkisinin yanı sıra toplumsal karşılığının da giderek güçlendiğini gösteriyor. Kaynakların daha verimli kullanılması, ürünlerin yeniden ekonomiye kazandırılması ve bilinçli tüketim alışkanlıklarının yaygınlaşması, sürdürülebilir yaşam kültürünün önemli bir parçasını oluşturuyor. Korunan her kaynak ve yeniden kullanıma kazandırılan her ürün, döngüsel ekonominin büyümesine katkı sağlıyor. İkinci el alışverişin giderek daha fazla kişi tarafından benimsenmesini, sürdürülebilir bir gelecek adına son derece değerli buluyoruz." SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK RAPORUNUN İZİNDE GRI standartlarına uygun şekilde hazırladığı Sürdürülebilirlik Raporu'nun üçüncüsünü yakın zamanda yayınlayan şirket, Türkiye'nin ilk karbon nötr e-ticaret platformu unvanını taşıyor.* sahibinden.com, 2030 yılına kadar toplam karbon emisyonunu yüzde 20 azaltma hedefini de bu raporda ortaya koyuyor. Şirket, 2024 yılında imza attığı Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi çerçevesinde, karbon ayak izinden döngüsel ekonomiye uzanan tüm çevresel performansını yıllık olarak kamuoyuyla paylaşıyor. IVL'DEN BAĞIMSIZ BİLİMSEL ONAY Bu yıl yayımlanan altıncı raporun bulgularını değerlendiren IVL Kıdemli Araştırmacısı Tomas Rydberg, "sahibinden.com'un 2025 yılındaki ikinci el ürün satışları, ikinci el ürünlerin güçlü bir alternatif olduğunu bir kez daha ortaya koyarken çevre üzerindeki olumlu etkilerinin de artmasına katkı sağlamaktadır" açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uludağ Elektrik'ten Yaz Aylarına Özel Tasarruf Rehberi Haber

Uludağ Elektrik'ten Yaz Aylarına Özel Tasarruf Rehberi

Uludağ Elektrik'in yıllık tüketim verilerine göre, Temmuz ve Ağustos ayları meskenlerde elektrik kullanımının en yoğun olduğu dönem olarak öne çıkıyor. Vatandaşların hem bütçelerini korumaları hem de enerjiyi verimli kullanmaları için tasarruf önerilerinde bulunan Uludağ Elektrik, alınacak basit önlemlerle elektrik tüketiminde önemli ölçüde tasarruf sağlanabileceğine dikkat çekiyor. Müşteri memnuniyeti, dijital hizmetleri ve sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarıyla faaliyetlerini sürdüren Uludağ Elektrik, Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova' da 5 milyondan fazla kişiye hizmet verirken, serbest tüketici kapsamındaki müşterilerine özel geliştirdiği enerji çözümleriyle Türkiye genelinde de büyümesini sürdürüyor. "Tasarruf, bilinçli enerji kullanımıyla başlıyor" Uludağ Elektrik Genel Müdürü Remezan Arslan, yaz aylarında artan enerji ihtiyacının bilinçli tüketim alışkanlıklarıyla yönetilebileceğini belirterek şunları söyledi: "Yıllık tüketim verilerimiz, temmuz ve ağustos aylarında özellikle meskenlerde elektrik kullanımının en yüksek seviyelere ulaştığını gösteriyor. Uludağ Elektrik Hizmet Bölgesi'nde faturalanan mesken elektrik tüketimi, bir önceki sene yıl haziran ayına göre temmuz ayında yüzde 17, ağustos ayında ise yüzde 35 artış gösterdi. Bu artışta, hava sıcaklıklarının artmasının sonucunda artan klima kullanımının yanı sıra bölgemizin yaz aylarında yoğun sezon yaşayan turizm ve yazlık yerleşim alanlarına ev sahipliği yapmasının da önemli etkisi bulunuyor. Hatta Balıkesir bölgemize baktığımızda haziran ayına göre ağustos ayında %50 oranında artış yaşandığını da söyleyebiliriz. Ağustos ayın mesken elektrik tüketiminin zirve yaptığı bir dönem oluyor, şöyle ki ağustos ayı yılın diğer aylarının ortalamasına göre yaklaşık yüzde 23 daha yüksek seviyede elektrik tüketimi gerçekleşiyor. Yaz aylarında konforu korurken enerji tasarrufu sağlamak da mümkün. Bu noktada klimaların 24 derecede çalıştırılması hem gereksiz enerji tüketiminin önüne geçiyor hem de verimli kullanım sağlıyor. Bu nedenle bu yaz “24 Derece ile Mümkün” mesajıyla vatandaşlarımızı doğru klima kullanımına teşvik ediyoruz. Doğru kullanım alışkanlıklarıyla hem enerji tüketimini azaltmak hem de elektrik faturalarını kontrol altında tutmak mümkün. Elektronik cihazlar kullanılmadığı zamanlarda fişte bırakıldığında 'bekleme modu' nedeniyle gereksiz elektrik tüketimine yol açıyor. Kullanılmayan cihazlar tamamen kapatılmalı ve mümkünse prizden çekilmelidir. Enerji verimliliği yüksek beyaz eşya ve elektrikli ev aletlerinin tercih edilmesi, uzun vadede elektrik tüketimini önemli ölçüde azaltıyor. LED aydınlatmalar da daha düşük enerji tüketimiyle tasarruf sağlıyor. Küçük gibi görünen bu tercihler, yıl sonunda hem aile bütçesine hem de enerji kaynaklarının verimli kullanılmasına önemli katkı sunuyor. Enerji tasarrufu ve güvenliği bilincinin küçük yaşlarda kazanılmasının büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Bu kapsamda yürüttüğümüz Enerjini Geleceğe Taşı projemizle; Karagöz-Hacivat gösterileri, eğitici oyunlar ve çocuklara özel hazırlanan etkinlik ile boyama kitapları aracılığıyla doğru enerji kullanımı ve enerji tasarrufu konusunda farkındalık oluşturuyoruz. Bugüne kadar 70 bini aşkın çocuğa ulaşarak enerji kaynaklarının verimli kullanılması konusunda bilinçli nesiller yetiştirilmesine katkı sağladık.” dedi. Klima kullanımında 24 derece önerisi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın enerji verimliliği kapsamında önerdiği üzere, klimaların 24 derece ayarında çalıştırılması hem konforun korunmasına hem de elektrik tüketiminin azaltılmasına katkı sağlıyor. Bunun yanında filtrelerin düzenli temizlenmesi, kapı ve pencerelerin kapalı tutulması ile doğrudan güneş ışığını azaltacak önlemlerin alınması, soğutma ihtiyacını düşürerek enerji verimliliğini artırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Probiyotik İçecek Trendinde Kombucha Öne Çıkıyor Haber

Probiyotik İçecek Trendinde Kombucha Öne Çıkıyor

Son yıllarda tüketicilerin yaşam tarzlarında önemli değişimler yaşanırken, sağlıklı yaşam odağı yalnızca beslenme tercihlerinde değil, günlük tüketim alışkanlıklarında da kendini gösteriyor. Fonksiyonel gıda ve içecek kategorisi dünya genelinde büyümesini sürdürürken, tüketiciler klasik içecek alternatifleri yerine içerik değeri daha yüksek ürünlere yöneliyor. Kombucha pazarı da bu dönüşümün dikkat çeken alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Global kombucha pazarının 2025 yılında yaklaşık 4,8 milyar dolar büyüklüğe ulaştığı, önümüzdeki yıllarda da büyümesini sürdürmesinin beklendiği belirtiliyor. Kore ise sağlıklı yaşam ve fonksiyonel ürünler konusunda dünyada dikkat çeken pazarlardan biri konumunda bulunuyor. Ülkede sağlık fonksiyonlu gıda pazarının 2024 yılında yaklaşık 4,1 milyar dolar seviyesine ulaştığı görülüyor. Kore wellness yaklaşımının temelinde yalnızca sağlıklı beslenme değil; günlük yaşam içerisinde sürdürülebilir ve dengeli alışkanlıklar oluşturmak yer alıyor. Bu anlayış doğrultusunda geliştirilen Teazen Kombucha, fermente çay kültürünü modern tüketici alışkanlıklarıyla buluşturuyor. K-Land Pazarlama Direktörü Hande Akbaş Bilici, Kore wellness kültürünün yükselişi ve kombucha trendine ilişkin değerlendirmelerde bulundu: “Kore’de sağlıklı yaşam anlayışı günlük hayatın doğal bir parçası olarak görülüyor. Tüketiciler artık yalnızca lezzet sunan ürünleri değil, yaşam tarzlarına uyum sağlayan, içerik açısından fark yaratan alternatifleri tercih ediyor. Kombucha da bu değişimin önemli temsilcilerinden biri haline geldi. Teazen olarak biz de Kore’nin geleneksel fermente çay kültürünü modern teknoloji ve yenilikçi yaklaşımla bir araya getirerek tüketicilere farklı bir deneyim sunuyoruz.” Kombuchanın klasik çaylardan ve şekerli gazlı içeceklerden ayrışmasının temelinde ise fermente yapısı, farklı aroma seçenekleri ve fonksiyonel içecek kategorisinde konumlanması bulunuyor. Özellikle bağırsak sağlığı, dengeli yaşam ve bilinçli tüketim konularına yönelik artan ilgi, bu kategorinin büyümesini destekleyen önemli faktörler arasında gösteriliyor. Türkiye’de de sağlıklı yaşam trendinin güçlenmesiyle birlikte fonksiyonel içeceklere yönelik tüketici ilgisinin arttığını belirten Hande Akbaş Bilici, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de tüketicilerin sağlıklı yaşam konusundaki farkındalığının her geçen gün arttığını gözlemliyoruz. Özellikle genç tüketiciler, günlük rutinlerine kolayca adapte edebilecekleri, yeni nesil ve alternatif ürünleri keşfetmeye daha açık. Teazen olarak Türkiye pazarında Kore wellness anlayışını daha geniş kitlelerle buluşturmayı ve kombucha kültürünü yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.” Önümüzdeki dönemde fonksiyonel içecek kategorisinin büyümeye devam etmesi beklenirken, kombucha gibi geleneksel üretim yöntemlerini modern yaşam alışkanlıklarıyla birleştiren ürünlerin sağlıklı yaşam trendinde daha fazla yer alacağı öngörülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kore Wellness Trendi Türkiye’ye Geliyor Haber

Kore Wellness Trendi Türkiye’ye Geliyor

Son yıllarda tüketicilerin yaşam tarzlarında önemli değişimler yaşanırken, sağlıklı yaşam odağı yalnızca beslenme tercihlerinde değil, günlük tüketim alışkanlıklarında da kendini gösteriyor. Fonksiyonel gıda ve içecek kategorisi dünya genelinde büyümesini sürdürürken, tüketiciler klasik içecek alternatifleri yerine içerik değeri daha yüksek ürünlere yöneliyor. Kombucha pazarı da bu dönüşümün dikkat çeken alanlarından biri olarak öne çıkıyor. Global kombucha pazarının 2025 yılında yaklaşık 4,8 milyar dolar büyüklüğe ulaştığı, önümüzdeki yıllarda da büyümesini sürdürmesinin beklendiği belirtiliyor. Kore ise sağlıklı yaşam ve fonksiyonel ürünler konusunda dünyada dikkat çeken pazarlardan biri konumunda bulunuyor. Ülkede sağlık fonksiyonlu gıda pazarının 2024 yılında yaklaşık 4,1 milyar dolar seviyesine ulaştığı görülüyor. Kore wellness yaklaşımının temelinde yalnızca sağlıklı beslenme değil; günlük yaşam içerisinde sürdürülebilir ve dengeli alışkanlıklar oluşturmak yer alıyor. Bu anlayış doğrultusunda geliştirilen Teazen Kombucha, fermente çay kültürünü modern tüketici alışkanlıklarıyla buluşturuyor. K-Land Pazarlama Direktörü Hande Akbaş Bilici, Kore wellness kültürünün yükselişi ve kombucha trendine ilişkin değerlendirmelerde bulundu: “Kore’de sağlıklı yaşam anlayışı günlük hayatın doğal bir parçası olarak görülüyor. Tüketiciler artık yalnızca lezzet sunan ürünleri değil, yaşam tarzlarına uyum sağlayan, içerik açısından fark yaratan alternatifleri tercih ediyor. Kombucha da bu değişimin önemli temsilcilerinden biri haline geldi. Teazen olarak biz de Kore’nin geleneksel fermente çay kültürünü modern teknoloji ve yenilikçi yaklaşımla bir araya getirerek tüketicilere farklı bir deneyim sunuyoruz.” Kombuchanın klasik çaylardan ve şekerli gazlı içeceklerden ayrışmasının temelinde ise fermente yapısı, farklı aroma seçenekleri ve fonksiyonel içecek kategorisinde konumlanması bulunuyor. Özellikle bağırsak sağlığı, dengeli yaşam ve bilinçli tüketim konularına yönelik artan ilgi, bu kategorinin büyümesini destekleyen önemli faktörler arasında gösteriliyor. Türkiye’de de sağlıklı yaşam trendinin güçlenmesiyle birlikte fonksiyonel içeceklere yönelik tüketici ilgisinin arttığını belirten Hande Akbaş Bilici, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’de tüketicilerin sağlıklı yaşam konusundaki farkındalığının her geçen gün arttığını gözlemliyoruz. Özellikle genç tüketiciler, günlük rutinlerine kolayca adapte edebilecekleri, yeni nesil ve alternatif ürünleri keşfetmeye daha açık. Teazen olarak Türkiye pazarında Kore wellness anlayışını daha geniş kitlelerle buluşturmayı ve kombucha kültürünü yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.” Önümüzdeki dönemde fonksiyonel içecek kategorisinin büyümeye devam etmesi beklenirken, kombucha gibi geleneksel üretim yöntemlerini modern yaşam alışkanlıklarıyla birleştiren ürünlerin sağlıklı yaşam trendinde daha fazla yer alacağı öngörülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Günsan’dan Çocuklara Güvenli Yaşam Rehberi Haber

Günsan’dan Çocuklara Güvenli Yaşam Rehberi

Çocuklarda güvenli elektrik kullanımı konusunda farkındalık oluşturmayı hedefleyen kitap, güvenli yaşam kültürü, enerji tasarrufu ve bilinçli tüketim gibi konuları eğlenceli bir dille anlatıyor. Kitapta, Derin ile meraklı karakter Fiyuuu’nun yolculuğu üzerinden çocuklara elektrik konusunda günlük yaşamda karşılaşabilecekleri riskler ve doğru davranış biçimleri hikâye yolu ile aktarılıyor. Hikâye, çocuklarda sorumluluk bilinci ve sürdürülebilir yaşam farkındalığı oluşturmayı hedefliyor. Binlerce çocuğa ulaşan farkındalık hareketi Sosyal etki yaklaşımıyla hayata geçirilen proje kapsamında, 10 bin adet kitap basıldı. Kelime Yayınları'nın katkılarıyla hazırlanan kitap, Bütün Çocuklar Bizim Derneği’nin desteğiyle Diyarbakır, Aydın, Siirt, Gümüşhane, Mardin, Kocaeli, Bilecik’te çocuklarla buluştu. Balıkesir’de de gerçekleştirilen dağıtımlarla birlikte ilk etapta toplam 4 bin 500 adet kitap çocukların hayal dünyasına dokundu. Türkiye genelindeki 120 kütüphaneye de ulaştırıldı. Projenin erişimini artırmak amacıyla kitabın sesli versiyonu da hazırlandı. Seslendirme sanatçısı Harun Can’ın sesiyle hayat bulan eser; Storytel üzerinden erişilebilir hale geldi. Ayrıca kitabın e-kitap versiyonu da yine Storyel ile Sayısal Grafik ve Google Play platformlarında yer alıyor. “Güvenli yaşam kültürü küçük yaşlarda başlıyor” Günsan Elektrik Pazarlama Direktörü Burcu Şahbudak, güvenli elektrik kullanımının yalnızca teknik bir konu değil, aynı zamanda çocukların güvenliğiyle ilgili toplumsal bir sorumluluk olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: “Hepimiz çocuklarımıza ‘Prize dokunma’, ‘Dikkat et’ gibi uyarılar yapıyoruz. Ancak çocuklar kurallardan çok hikâyelerle öğreniyor. Biz de elektrik güvenliği gibi teknik bir konuyu onların dünyasına, anlayabilecekleri bir dil ve hikâye aracılığıyla taşımak istedik. Kıpırdak Elektron Fiyuuu, bir çocuk kitabından daha fazlası; çocuklarla güvenli yaşam kültürü arasında kurulan bir köprü. Güvenli davranışların da tıpkı diğer yaşam alışkanlıkları gibi küçük yaşlarda kazanıldığına inanıyoruz. Başarımızı kaç kitap bastığımızla değil, kaç çocuğun hayatına dokunabildiğimizle ölçeceğiz. Eğer Fiyuuu sayesinde bir çocuk bir riski fark eder, bir önlemi hatırlar ya da güvenli davranışın önemini kavrarsa, amacımıza ulaşmış olacağız.” "Çocuklar dünyayı hikayeler aracılığıyla keşfediyor" Projenin yazarı Ayşe Başcı ise çocukların öğrenme biçimine dikkat çekerek şunları söyledi: “Çocuklar kuralları ezberlemekten çok, hikayeler üzerinden öğreniyor. Fiyuuu’yu oluştururken amacımız güvenli yaşam konularını sıcak ve akılda kalıcı bir anlatımla sunmaktı. Derin ve Fiyuuu’nun hikayesi sayesinde çocuklar yalnızca güvenliği değil, doğru karar verme ve sorumluluk almayı da öğreniyor.” Fiyuuu projesi, Günsan Elektrik’in toplumsal fayda odaklı çalışmalarının devamı niteliğini taşıyor. Şirket, daha önce hayata geçirdiği “Hayatı Aydınlatan Kadınlar” ve “40. Yıl 40 Okul” projeleriyle farklı sosyal alanlarda kalıcı etki oluşturdu. Bu yaklaşımın devamı olarak Fiyuuu kapsamında önümüzdeki dönemde yazar-okur buluşmaları, okul etkinlikleri ve kütüphane ziyaretleri düzenlenerek çocuklarla interaktif çalışmalar gerçekleştirilmesi planlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Halkbank Çocuk Tiyatrosu  34 Bin Çocuğa Ulaştı Haber

Halkbank Çocuk Tiyatrosu 34 Bin Çocuğa Ulaştı

İlk turnesinde 24 ilde yaklaşık 19 bin çocuğa ulaşan oyun, ikinci turnesi kapsamında ise 19 şehirde 50 gösterim yaparak 15 bin çocuğu tiyatroyla buluşturdu. Halkbank’ın toplumsal fayda odaklı çalışmaları kapsamında faaliyet gösteren Halkbank Çocuk Tiyatrosu’nun “Süper Kahramanlar: Dünyamızı Koruyoruz!” oyunu, kış ve bahar sezonu boyunca yaptığı iki turne boyunca yaklaşık 34 bin çocuğa ulaşarak büyük bir başarıya imza attı. Başrolünde ünlü oyuncu Azra Akın’ın yer aldığı ve yönetmenliğini Hakkı Ergök’ün yaptığı oyun, erken yaşta kaynak yönetimi, tüketim ve çevre bilinci oluşturma hedefiyle yola çıktı. İlk turnesinin ardından Türkiye’nin farklı bölgelerini dolaşmaya devam eden oyun, 6-7 Haziran tarihlerinde Rami Çocuk ve Sanat Bienali kapsamında gerçekleştirilen özel gösterimlerle ikinci turnesini de başarıyla tamamladı. Oyunda öğretmen karakterine hayat veren Azra Akın, turneler kapsamında Türkiye’nin birçok şehrinde çocuklarla buluştuklarını söyledi. Bu sayede okullarda bilinçli tüketim ve çevre bilinci konularına verilen önemi yakından görme fırsatı bulduklarını dile getiren Akın, “Biz de eğlenceli ve müzikli oyunumuzla bu konuların pekiştirilmesine katkı sağladık. Hem bu oyunları izlemiş çocuklar adına hem de ekibim adına Halkbank'a çok teşekkür ediyorum. Bu yolculukta bizimle birlikte olması bizim için çok anlamlıydı.” diye konuştu. 6-12 yaş grubundaki çocuklara hitap eden “Süper Kahramanlar: Dünyamızı Koruyoruz!” oyunu, Halkbank’ın sosyal sorumluluk yaklaşımı doğrultusunda kurgulandı. “Azalt, Yeniden Kullan, Geri Dönüştür” temasıyla sergilenen 35 dakikalık interaktif oyunla kaynakları verimli kullanmanın önemi çocuklara günlük hayattan örneklerle aktarıldı. Gösterimlerin sonunda çocuklara armağan edilen kumbaralarla ise sahnede verilen mesajların kalıcı birer tasarruf alışkanlığına dönüşmesi hedeflendi. Halkbank, toplumsal fayda sağlayan sosyal sorumluluk faaliyetleri kapsamında, çocukların gelişimini ve sanatsal etkinliklerle buluşmasını destekleyen projeleri hayata geçirmeye önümüzdeki dönemde de devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gıda Sektörü Kuruluşları ve Tüketici Platformlarından "Gıda Okuryazarlığı Seferberliği" Haber

Gıda Sektörü Kuruluşları ve Tüketici Platformlarından "Gıda Okuryazarlığı Seferberliği"

Türkiye genelinde her yıl çöpe giden 14 milyon ton gıdanın ve milli servetin korunmasını hedefleyen taraflar, gıda etiketlerinin doğru okunması ve mutfaktaki gizli israfın önlenmesi için kitlesel bir "Gıda Okuryazarlığı Seferberliği" başlattıklarını duyurdu. Bu kavramlarının doğru anlaşılmasıyla gıda farkındalığının artacağına ve israfın azalacağına vurgu yapılan ortak bildiride şunlara değinildi: Bugün Türkiye’de ev, perakende ve hizmet sektörünü kapsayan doğrudan tüketim aşamasındaki yaklaşık 14 milyon ton gıdayı her yıl kendi ellerimizle çöpe atıyoruz. Çöpe attığımız sadece gıda değil; su, enerji, emek, zaman ve geleceğimiz. Evlerimizde yaşanan gıda israfının en büyük ve en gizli faili ise gıda etiketlerini doğru yorumlayamıyor olmamız. Türkiye’nin %72’si Son Tüketim Tarihi (STT) ile Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT) arasındaki farkı bilmiyor Toplumumuzda her 10 kişiden 7’si etiketlerin üzerindeki iki kritik kavram arasındaki farkı bilmiyor. Bu bilgisizlik, henüz tüketilebilir durumda olan milyonlarca ton güvenilir gıdanın, arkasındaki devasa emek ve kaynakla birlikte gereksiz yere çöpe gitmesine neden oluyor. Bizler, gıda sektörünün, bilim dünyasının, tüketici haklarının ve sürdürülebilirlik hareketinin temsilcileri olarak; korku kültürüyle değil, bilimsel gerçeklerle hareket eden bilinçli bir tüketici topluluğu inşa etmek için Gıda Okuryazarlığı Seferberliği başlatıyoruz. Kamuoyuna ve tüm tüketicilere ilan ediyoruz: 1. TETT İsrafı Önler, Milli Serveti Korur! Tavsiye Edilen Tüketim Tarihi (TETT); makarna, bakliyat, konserve ve bisküvi gibi dayanıklı gıdaların kalite ve lezzet göstergesidir. TETT bir tehlike alarmı değildir. Uygun koşullarda saklanan, ambalajı sağlam ve görüntü, koku, tat gibi duyusal özelliklerinde herhangi bir sorun tespit edilmeyen ürünler, TETT’si geçse dahi güvenle tüketilebilir. TETT'si geçen gıdayı kontrol etmeden çöpe atmak, milli serveti çöpe atmaktır. 2. STT Hayat Kurtarır, Taviz Verilemez! Son Tüketim Tarihi (STT); et, süt, balık ve yumurta gibi çabuk bozulabilen yüksek riskli gıdaların güvenlik sınırıdır. STT’si geçmiş bir ürünün tadı, kokusu veya görüntüsü değişmemiş olsa bile içinde görünmez patojenler üreyebilir ve sağlık riski oluşturabilir. Sağlığı korumak israf değildir; STT’si geçen gıdalar asla tüketilmemelidir. 3. Gıda İsrafı Küresel İklim Krizinin Tetikleyicisidir! Eğer gıda israfı bir ülke olsaydı, ABD ve Çin’den sonra dünyanın en büyük üçüncü sera gazı emisyon kaynağı olacaktı. TETT farkındalığı yaratmak, sadece mutfakta tasarruf sağlamak değil, iklim kriziyle mücadelenin en ön safında yer almaktır. 4. Bu Bir Tasarruf Meselesinden Çok Bilinçli ve Sorumlu Tüketim Hareketidir! Gelişmiş dünya ülkelerinde TETT’si yaklaşan veya geçen gıdaları ekonomiye kazandırmak yalnızca ekonomik değil; çevresel ve etik sorumluluğun bir parçası olarak görülüyor. Tüketilebilir durumdaki gıdaların çöpe gitmesini önlemek; bilinçli tüketimin, sürdürülebilir yaşamın ve gıda okuryazarlığının önemli göstergelerinden biri kabul ediliyor. Türkiye de gıda okuryazarlığı bilincini geliştirerek israf yerine bilinçli tüketimi merkeze alan yeni bir tüketim kültürü oluşturmak zorundadır. Tüm Paydaşlara Açık Çağrımızdır: Sürdürülebilirlik ve Çevre Derneklerini Göreve Çağırıyoruz: İklim kriziyle mücadeleyi sadece işletmelerde değil, evlerin mutfaklarındaki bu gizli israfla savaşarak büyütelim. Tüketici Derneklerini Göreve Çağırıyoruz: Tüketicilerimize sadece fiyat odaklı değil, doğru etiket okuma ve gıda okuryazarlığı eksenli hak ve sorumluluk eğitimlerini hep birlikte verelim. Üreticileri ve Gıda Perakendecilerini Göreve Çağırıyoruz: Tedarik zincirindeki gıda kaybını önlemek için, TETT’si yaklaşan ürünlerin indirim rafları, gıda bankacılığı ve sosyal sorumluluk modelleri aracılığıyla hızla yeniden ekonomiye kazandırılmasını sağlayacak altyapıları kuralım; ambalajlarda gıda okuryazarlığını destekleyici açık ifadelere yer verelim. Medyayı ve Kamuoyunu Göreve Çağırıyoruz: Bilimsel gerçekleri görünür kılarak, bilinçli tüketim kültürüne dayanan bu farkındalık çağrısını kitleselleştirelim. Gıda güvenliğinden asla taviz vermeden, bilimi ve etik sorumluluğu mutfağımıza taşıyalım. Kokusunda, tadında, dokusunda bozulma yoksa; TETT’si geçmiş gıdanı çöpe atma, geleceğini koru! Gıdanı Koru, Yarınını Kurtar! #gıdanıkoruyarınınıkurtar #gıdanıkoru #gıdaseferberliği #gıdaokuryazarlığı İMZACILAR / DESTEKLEYEN KURULUŞLAR Gıda Güvenliği Derneği Gıda Perakendecileri Derneği Güvenilir Ürün Platformu Sürdürülebilirlik Akademisi Sürdürülebilir Gıda Platformu Temel İhtiyaç Derneği Tüketici Başvuru Merkezi Tüketiciyi Koruma Derneği Tüketici Şikayetleri Federasyonu Türkiye Gıda Sanayii İşverenleri Sendikası Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BRITA, Millie Bobby Brown ile Güçlerini Birleştiriyor Haber

BRITA, Millie Bobby Brown ile Güçlerini Birleştiriyor

BRITA, oyuncu, yapımcı ve girişimci Millie Bobby Brown’ın global marka elçisi olarak yer aldığı yeni global marka kampanyasını hayata geçirdi. Kampanya, özellikle genç kitleler nezdinde filtrelenmiş su ve modern su tüketimi çözümleri kategorisinin görünürlüğünü artırmayı hedefliyor. Aynı zamanda BRITA’nın bilinçli su tüketimi ve sürdürülebilir günlük alışkanlıklara odaklanan, misyon odaklı bir yaşam tarzı markasına dönüşüm yolculuğunda önemli bir adımı temsil ediyor. BRITA Group CEO’su Markus Hankammer konuya ilişkin olarak şunları söyledi: “İlk global kampanyamızla birlikte BRITA’yı kararlılıkla ileriye taşıyoruz. Hedefimiz, su tüketimini bilinçli ve sürdürülebilir yaşamın doğal bir parçası haline getirmek. Bu adım, uluslararası varlığımızı güçlendirirken kategorinin gelişimini de destekliyor.” BRITA’nın Marka Dönüşümünde Yeni Bir Dönem “Kendini Seç” kampanya platformu ile BRITA, su tüketimini günlük iyi yaşam alışkanlıkları ile daha bilinçli tüketim anlayışını bir araya getiren modern bir günlük rutin olarak yeniden tanımlıyor. Şirket, yalnızca ürün odaklı iletişimin ötesine geçerek filtrelenmiş suyu çağdaş yaşam tarzının doğal bir parçası olarak konumlandırmayı hedefliyor. Bu iş birliği, kategoriyle bugüne kadar doğrudan bağ kurmamış tüketicilere ulaşmayı ve filtrasyon ile su tüketimini modern yaşam rutinleriyle daha güçlü şekilde ilişkilendirmeyi hedefliyor. BRITA, bu sayede mevcut hedef kitlesinin ötesine geçerek tüketicilerin markayla yeni bağlar kurmasını sağlıyor. Perakende iş ortakları açısından ise bu yaklaşım, BRITA’nın raf görünürlüğünü ve kategori içindeki önemini güçlendirirken ek satın alma motivasyonu yaratıyor ve markanın su tüketimi ile su filtreleme segmentindeki güçlü konumunu pekiştiriyor. Kategoriye Yeni Bir Anlatım Kazandıran Yaklaşım Bu stratejik dönüşüm doğrultusunda BRITA, geleneksel ürün faydalarının ötesine geçerek kategori anlatımını daha geniş bir perspektife taşıyor. Kampanya, su tüketimini iyi hissetmeyi, kullanım kolaylığını ve bilinçli tüketimi destekleyen günlük yaşam alışkanlıklarının bir parçası olarak konumlandırıyor. Millie Bobby Brown ise bu mesajın global ölçekte geniş kitlelere ulaşmasında merkezi bir rol üstleniyor. Kampanya içerikleri ve dijital hikaye anlatımı aracılığıyla Brown, filtrelenmiş suyun modern yaşam tarzlarına nasıl doğal şekilde uyum sağladığını ortaya koyuyor. Brown, iş birliğinin uluslararası ölçekte geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlıyor. Yalnızca Instagram’da 72 milyondan fazla takipçiye ulaşan Brown, özellikle Z kuşağı üzerinde güçlü bir etkiye sahip. İş birliğinin, filtrelenmiş su kategorisinin görünürlüğünü stratejik pazarlarda önemli ölçüde artırması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

CK Enerji’den Down Sendromlu Gençlere Enerji Okuryazarlığı Eğitimi Haber

CK Enerji’den Down Sendromlu Gençlere Enerji Okuryazarlığı Eğitimi

Günümüzde kıt enerji kaynaklarının verimli kullanımı, sürdürülebilir bir gelecek için kritik bir hale gelirken CK Enerji, 2018’de başlattığı Enerji Okuryazarlığı Projesi ile bilinçli tüketim kültürünü toplumun her kesimine taşımayı hedefliyor. Bugüne kadar ilköğretim çağındaki binlerce çocuğa “Enerji Okuryazarlığı” eğitimleri veren CK Enerji Boğaziçi Elektrik, bu yıl ilk kez Down sendromlu gençlere yönelik özel bir program düzenlenirken, eğitimle ilgili çalışmalara başlandı. İLK EĞİTİME 26 GENÇ VE AİLELERİ KATILDI Söz konusu eğitimlere ilişkin ilk adım 9 Nisan Perşembe günü atıldı. Türkiye Down Sendromu Derneği’nin İstanbul’daki Genel Müdürlük binasında gerçekleştirilen eğitim programında, 16-25 yaş arasındaki 26 genç ile ailelerine günlük yaşamda “enerji tasarrufu, enerji kaynaklarının verimli ve güvenli kullanımı” katılımcıların ihtiyaçlarına uygun şekilde sade ve etkileşimli bir içerikle aktarıldı. Türkiye Down Sendromu Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fulya Ekmen ile CK Enerji Boğaziçi Elektrik Genel Müdürü Ali Erman Aytac’ın da eşlik ettiği eğitim programında gençler, günlük hayatlarında uygulayabilecekleri enerji tasarrufu yöntemlerini deneyimleme fırsatı bulurken, aileler de bilinçli ve verimli enerji tüketimi konusunda kapsamlı şekilde bilgilendirildi. “FARKINDALIK YARATMAK İÇİN ÇOK DEĞERLİ BİR ÇALIŞMA” CK Enerji Boğaziçi Elektrik Genel Müdürü Aytac, “Enerji sektöründe hizmet veren bir şirket olarak toplumun her kesiminin bilinçlenmesine destek olmamız gerektiğini biliyor ve bu sorumluluk ile adımlar atıyoruz. Enerjide arz güvenliğini, iklim krizini ve sınırlı kaynakların etkin kullanımını konuştuğumuz bir dönemde, bireylerin günlük yaşamlarında atacağı küçük ama bilinçli adımların büyük dönüşümler yaratacağına inanıyoruz. Bu nedenle Enerji Okuryazarlığı Projemiz ile yıllardır çocuklarımızdan başlayarak toplumun farklı kesimlerine ulaşıyor, enerji tasarrufu ve verimli kullanım konusunda farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz. Down sendromlu bireylerin ve ailelerinin toplumsal yaşamda ihtiyaç duydukları alanlarda desteklenmesine katkı sunmak amacıyla bugün önemli bir adım attık. Enerji Okuryazarlığı Projemizi ilk kez Down sendromlu gençlerimize ulaştırmak, bu alanda bir farkındalık yaratmak bizim için çok değerli bir çalışma. Onların yaşamlarına dokunan, anlaşılır ve uygulanabilir bilgiler sunmak bizim için çok kıymetli” dedi. “SÖYLEM DEĞİL, SOMUT BİR ADIM” Türkiye Down Sendromu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fulya Ekmen, de “Down sendromlu bireylerin yaşamın her alanında aktif, bağımsız ve üretken bireyler olarak yer alabilmeleri için bilgiye erişimleri büyük önem taşıyor. CK Enerji ile hayata geçirilen bu eğitim programı, gençlerimizin günlük yaşamlarında doğrudan uygulayabilecekleri beceriler kazanmaları açısından çok değerli. Aynı zamanda bu çalışma, kapsayıcılığın yalnızca bir söylem değil, somut adımlarla hayata geçirilen bir yaklaşım olduğunun da güçlü bir göstergesi. Bu iş birliğinin daha fazla gence ulaşarak büyümesini diliyor, emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz” diye konuştu. PROJE 2018 YILINDA HAYATA GEÇTİ CK Enerji’nin görevli tedarik şirketleri aracılığıyla başlattığı “Enerji Okuryazarlığı” Projesi, 2018 yılından bu yana devam ediyor. O tarihten bu yana enerjinin verimli ve bilinçli kullanılması hedefiyle, birçok aşamadan oluşan adımlar atıldı. Tüketicilerin elektrik faturasındaki kalemleri tek tek görmesine olanak sağlayan ‘şeffaf fatura’, elektrikli ev aletlerinin ne kadar elektrik tükettiğini gösteren ‘tüketim hesaplama butonu’, bilinçli elektrik kullanımını desteklemek üzere de ‘tüketici kitapçığı” gibi çalışmalar gerçekleştirildi. Bu arada çocukların erken çağda Enerji Okuryazarlığı edinmesi için 2018-2019 eğitim-öğretim yılından bu yana CK Enerji Boğaziçi Elektrik, CK Enerji Akdeniz Elektrik ve CK Enerji Çamlıbel Elektrik çalışanları tarafından, hizmet verdikleri illerin milli eğitim müdürlükleri ile birlikte belirlenen okullarda Enerji Okuryazarlığı eğitimleri veriliyor. Son olarak Down sendromlu gençlere yönelik başlatılan özel programla birlikte CK Enerji, Enerji Okuryazarlığı Projesi’nin kapsayıcılığını daha da genişletti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.