Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Binali Yıldırım

Kapsül Haber Ajansı - Binali Yıldırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Binali Yıldırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çelebi Havacılık, Havacılıkta Nitelikli İnsan Kaynağına   Desteğini Sürdürüyor Haber

Çelebi Havacılık, Havacılıkta Nitelikli İnsan Kaynağına Desteğini Sürdürüyor

Havacılık sektöründe 65 yılı aşkın deneyimiyle üç kıtada faaliyet gösteren Çelebi Havacılık, nitelikli insan kaynağının gelişimini destekleyen yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi bünyesinde yer alan Ali Cavit Çelebioğlu Sivil Havacılık Yüksekokulu’na kazandırılan ikinci bina, Çelebi Havacılığın katkılarıyla tamamlanarak düzenlenen törenle açıldı. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Yalnızbağ Yerleşkesinde gerçekleştirilen açılış törenine Türkiye Cumhuriyeti Son Başbakanı Binali Yıldırım, Erzincan Valisi Hamza Aydoğdu, Erzincan Belediye Başkanı Bekir Aksun, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent ve üniversite yönetiminin yanı sıra, Çelebi Havacılık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Canan Çelebioğlu, Çelebi Hava Servisi Yönetim Kurulu Başkanı Can Çelebioğlu ile Çelebi Havacılık’tan üst düzey yöneticilerin de yer aldığı bir ekip katıldı. Yeni eğitim binası, Türkiye’de havacılık eğitiminin fiziki ve akademik altyapısını güçlendirmeyi, sektörün ihtiyaç duyduğu uzmanlık alanlarında yetişmiş insan kaynağını artırmayı hedefliyor. Eğitim–sektör iş birliğini uzun vadeli bir değer alanı olarak konumlayan Çelebi Havacılık, bu yatırımıyla gençlerin havacılık ekosistemine daha donanımlı şekilde katılmasına katkı sağlamayı amaçlıyor. Geniş akademik program yapısı, güçlü fiziki altyapı Ali Cavit Çelebioğlu Sivil Havacılık Yüksekokulu, ikinci bina ile lisans ve lisansüstü düzeyde geniş bir akademik program yapısı sunmaya hazırlanıyor. Lisans seviyesinde havacılık yönetimi, uçak bakım ve onarım, havacılık elektrik ve elektroniği; lisansüstü düzeyde havacılık yönetimi ve havacılık bilimi ve teknolojileri programlarında eğitim öğretim faaliyeti yürütülürken, hava trafik kontrol ve pilotaj programlarına önümüzdeki yıllarda öğrenci alımı planlanmaktadır. 3.841 m² alana kurulu, 4 katlı mimarisiyle toplam 13.174 m² kapalı alanda hizmete girecek ikinci bina; 1.300 öğrenci kapasiteli 26 derslik, 3 laboratuvar, 6 atölye, 1 konferans salonu, 6 amfi, 105 öğretim elemanı odası ve idari birimlerin yanı sıra, öğrencilerin akademik ve sosyal ihtiyaçlarını bütüncül biçimde karşılayan ortak kullanım ve sosyal alanlarıyla kapsamlı bir eğitim ortamı sunacak. Eğitimden sahaya uzanan istihdam yolculuğu Bugün bu yüksekokulda 500’ün üzerinde öğrenci eğitim görüyor. Mezunların 100’den fazlası ise şimdiden havacılık sektöründe kariyerine başladı. Türkiye genelinde ise sivil havacılık bölümlerinden her yıl yaklaşık 7 bin mezun veriliyor. Bu mezunlar ağırlıklı olarak yer hizmetleri şirketleri, havayolu işletmeleri ve havalimanı otoritelerinde görev alırken; bankacılıktan perakendeye, lojistikten turizme ve sağlığa uzanan farklı sektörlerde de uzmanlıklarıyla değer yaratıyor. Çelebi Hava Servisi’nde genç havacılara güçlü kariyer alanı Çelebi Hava Servisi’nde ise sivil havacılık eğitimi alan gençlerin istihdamdaki payı güçlü bir tablo ortaya koyuyor. 2025 yılı itibarıyla şirket çalışanlarının yüzde 26’sı sivil havacılık mezunu öğrencilerinden oluşurken, bu oran memur kadrolarında yüzde 46’ya ulaşıyor. Operasyonel pozisyonlarda ise sivil havacılık mezunu veya öğrencisi oranı harekat memurlarında yüzde 50, yolcu hizmetleri memurlarında yüzde 48 seviyesinde gerçekleşiyor. “Eğitimden istihdama uzanan sürdürülebilir bir ekosistem inşa ediyoruz” Çelebi Havacılık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Canan Çelebioğlu, “Havacılık; yüksek uzmanlık, disiplin ve sürekli gelişim gerektiren, insan kaynağının sektörün başarısını doğrudan şekillendirdiği stratejik bir alan. Çelebi olarak, yıllar içinde yetiştirdiğimiz nitelikli insan kaynağını sektöre kazandırarak Türk Sivil Havacılığı ve yer hizmetleri alanında güçlü bir bilgi ve deneyim birikimi oluşturduk. Bugün Çelebi’de yetişen pek çok profesyonelin sektörün farklı alanlarında üstlendiği sorumluluklar, bu yaklaşımın doğal bir sonucu. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Ali Cavit Çelebioğlu Sivil Havacılık Yüksekokulu’na kazandırılan ikinci bina ile birlikte, eğitimden istihdama uzanan sürdürülebilir ve bütüncül bir ekosistemin parçası olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Bu yatırım, gençlerin nitelikli eğitimle buluşmasını, mezuniyet sonrası havacılık sektörüne güçlü ve bilinçli bir başlangıç yapmasını destekleyen uzun vadeli vizyonumuzun somut bir yansıması. Çelebi olarak, sektöre nitelikli insan kaynağı kazandıran eğitim projelerini ve üniversite–sektör iş birliklerini desteklemeyi stratejik bir öncelik olarak görüyoruz. Bilgiyi, deneyimi ve sahadaki uygulamayı bir araya getiren bu yaklaşımı kararlılıkla sürdürerek, havacılık ekosisteminin geleceğine kalıcı değerler katmaya devam edeceğiz.” Son Başbakan Binali Yıldırım “Havacılıkta güçlü bir gelecek, yalnızca altyapıyla değil; o altyapıyı yönetecek, geliştirecek ve ileri taşıyacak nitelikli insan kaynağıyla inşa edilir. Teknoloji, güvenlik ve küresel rekabet gücünün kesiştiği bu stratejik alanda sağlam bir eğitim zemini belirleyicidir. Ali Cavit Çelebioğlu Sivil Havacılık Yüksekokulu’na kazandırılan yeni ek bina, Türkiye’nin havacılık vizyonuna katkı sunan, geleceğin pilotlarını, teknisyenlerini ve yöneticilerini yetiştirecek bütüncül bir eğitim ekosisteminin önemli bir parçasını oluşturuyor. Akademi ile sektörün ortak hedefte buluşmasıyla hayata geçen bu yatırım, akademik bilgi ile uygulamayı buluşturan çağdaş bir eğitim modelini temsil ederken, Erzincan’da oluşturulan bu kapasiteyi ulusal ölçekte değer üreten güçlü bir kazanıma dönüştürüyor. Eğitime yapılan her yatırımın ülkemizin geleceğine duyulan güvenin en somut göstergesi olduğuna inanıyor, bu vizyonun hayata geçirilmesinde emeği bulunan tüm paydaşları gönülden tebrik ediyorum.” Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Akın Levent “Üniversitelerin en önemli sorumluluklarından biri, değişen dünyanın ihtiyaçlarını doğru analiz ederek geleceğin insan kaynağını bugünden yetiştirmektir. Havacılık sektörü, teknoloji, güvenlik ve nitelikli istihdam boyutlarıyla stratejik öneme sahip alanların başında geliyor. Ali Cavit Çelebioğlu Sivil Havacılık Yüksekokulu bünyesinde hayata geçirdiğimiz yeni eğitim binası, güçlü bir akademik altyapı sunarken aynı zamanda ülkemizin havacılık vizyonuna katkı sağlayacak önemli bir adımı temsil ediyor. Bugün üniversite–sektör birlikteliklerinin ulaştığı bu seviyeyi son derece değerli buluyoruz. Çelebi Havacılık Holding ile geliştirdiğimiz iş birliği sayesinde öğrencilerimiz, akademik bilgi ile saha deneyimini buluşturan uygulama odaklı bir eğitim ortamına erişiyor. Destekleriyle bizleri onurlandıran Son Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım’a ve bu kıymetli yatırımın hayata geçirilmesinde öncü rol üstlenen Çelebi Havacılık Holding Yönetim Kurulu Başkanı Sayın Canan Çelebioğlu’na teşekkürlerimi sunuyorum. Üniversite olarak sektörle bütünleşen eğitim yaklaşımımızı güçlendirerek nitelikli insan kaynağı yetiştirmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakan Göktaş:"5 Yılda İlkokul Çağındaki Çocuk Sayısı 900 Bin Azalacak" Haber

Bakan Göktaş:"5 Yılda İlkokul Çağındaki Çocuk Sayısı 900 Bin Azalacak"

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, doğurganlık oranlarındaki düşüşünün ve nüfusun yaşlanma eğiliminin, uzun vadeli demografik riskleri büyüttüğünü belirterek, "Günümüzde ortalama hane halkı büyüklüğü 3,11'e gerilemiş durumda. Hanelerin yüzde 57'sinde çocuk yok, 18 yaş altında çocuk yok. Şayet bu şekilde devam edersek, TÜİK projeksiyonlarına göre, önümüzdeki 5 yılda ilkokul çağındaki çocuk sayısı 900 bin azalacak." dedi. Bakan Göktaş, Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Prof. Dr. Erdoğan Büyükkasap Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen Kadim Değerlerden Modern Yaklaşımlara Türk Dünyasında Kadın ve Aile Sempozyumu'nda yaptığı konuşmada, 24 Kasım Öğretmen Günü'nü kutladı. Türk dünyasının ortak hafızasını, kadim birikimini ve geleceğini güçlendiren çok kıymetli bir ilim ve istişare temelinde bir arada olduklarını ifade eden Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu sempozyum, toplumsal değişimi, kültürel sürekliliği, aile vizyonunu ve kadınların toplumdaki yerini, farklı bakış açılarıyla ele almaya imkan tanıyor. Kadınların medeniyetimizdeki yeri daima çok müstesna oldu. Tarihimize baktığımızda, kadınların toplumun her döneminde hayatın içinde yer aldığını ve belirleyici roller üstlendiğini görürüz. Dede Korkut destanlarında kadın, aileyi bir arada tutan temel kişidir. Yine eski Türk devletlerinde kadınlar önemli görev ve yetkiler üstlenir. Gerektiğinde bir asker gibi savaşır, gerektiğinde devlet yönetimine yön veren aklı ortaya koyar. Türk töresinde, kadın ve erkek eşit haklara sahiptir. Bu köklü anlayış, yüzyıllar boyunca varlığını sürdürür. Osmanlı'da kadınlar kurdukları vakıflarla eğitimi, hayır işlerini ve toplumsal düzeni şekillendirdi. Cumhuriyet döneminde ise hayatın tüm alanlarında daha görünür olarak toplumsal ilerlemenin taşıyıcısı haline geldi. Tomris Hatun, Terken Hatun, Fatma Bacı, Gevher Nesibe, Nene Hatun, Safiye Ali, Alev Alatlı... daha nice öncü kadın bu kadim birikimi çağının şartlarını aşan bir cesaret, hikmet ve üretkenlikle bugüne taşımayı başardı." "Kadınlar ekonomide, siyasette, sosyal hayatta daha görünür ve daha etkin oldu" Göktaş, her bir kadının değerleri geleceğe taşıdığını vurgulayarak, bu yüzden kadınların her alanda güçlü olmasının, tarihin yüklediği ortak bir sorumluluk ve geleceğe dair en büyük güvence olduğunu aktardı. Bu anlayışın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu güçlü vizyonla daha da somut bir zemine kavuştuğunu söyleyen Göktaş, "Bu vizyon doğrultusunda eğitimden sağlığa, bilimden teknolojiye kadar her alanda kadınları güçlendiren kapsamlı politikalar hayat buldu. Kadınlar ekonomide, siyasette, sosyal hayatta daha görünür ve daha etkin oldu. Attığımız kararlı adımlarla kadın-erkek fırsat eşitliğini daha da büyüttük. Sayın Cumhurbaşkanımızın kararlı liderliğiyle bugün Türkiye, kadını kalkınmanın merkezine alan bir devlet aklıyla yoluna devam ediyor. Bizler de Bakanlık olarak, bu vizyonu somut politikalara dönüştürmek için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Kadının Güçlenmesi Strateji Belgesi ve Eylem Planımız bu kararlılığın sahadaki en güçlü yansımasıdır." diye konuştu. Eğitimden istihdama, girişimcilikten karar alma mekanizmalarına kadar pek çok alanda projeleri hayata geçirdiklerini anlatan Göktaş, şöyle devam etti: "8 Mart'ta yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile oluşturduğumuz koordinasyon kurullarıyla bu süreci yerelde daha kapsayıcı biçimde yürütüyoruz. Çünkü biliyoruz ki kadının güçlendiği her adım, aileyi de sağlamlaştırıyor. Aile güçlendikçe toplumun huzuru, birliği ve yarınlara olan güveni artıyor. Modern dünyanın hızlı dönüşümü, kadın ve aile politikalarının, bir medeniyet, bir güvenlik meselesi olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu anlamda, dijitalleşmeden demografik değişimlere, küreselleşmeden sosyal dönüşüme kadar pek çok başlık, kadını ve aileyi merkeze alan bütüncül politikaları zorunlu kılıyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle ilan ettiğimiz 2025 Aile Yılı'nın temelinde işte bu anlayış vardır. Çünkü, aileyi ve dinamik nüfus yapısını etkileyen pek çok kırılganlıkla bugün karşı karşıyayız." "Böyle Devam Ederse 5 Yılda İlkokul Çağındaki Çocuk Sayısı 900 Bin Azalacak" Bakan Göktaş, modern dünyanın dayattığı hız ve tüketim kültürünün, bugün en çok aileyi hedef aldığını belirterek, "Artan yalnızlık ve bireyselleşme, aile bağlarını zayıflatıyor. Anne-baba rolleri belirsizleşiyor. Dijital çağın kontrolsüz akışı, özellikle çocuklarımız için yeni bağımlılık türlerini ve ciddi güvenlik risklerini beraberinde getiriyor. Aynı zamanda, küresel ölçekte yayılan cinsiyetsizleştirme baskıları, çocukların kimlik gelişimini hedef alan ayrı bir tehdit alanı oluşturuyor. Doğurganlık oranlarındaki düşüş, nüfusun yaşlanma eğilimi uzun vadeli demografik riskleri büyütüyor. Günümüzde ortalama hane halkı büyüklüğü 3,11'e gerilemiş durumda. Hanelerin yüzde 57'sinde çocuk yok, 18 yaş altında çocuk yok. Şayet bu şekilde devam edersek, TÜİK projeksiyonlarına göre, önümüzdeki 5 yılda ilkokul çağındaki çocuk sayısı 900 bin azalacak." değerlendirmesinde bulundu. Bu nedenle Aile Yılı kapsamında tüm bireyleriyle aileyi ve demografik yapıyı güçlendirecek bütüncül sosyal politikalara hız kazandırdıklarını bildiren Göktaş, şunları kaydetti: "Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı, bu çabamızın stratejik çerçevesini oluşturdu. Eylem planında yer alan hedefler doğrultusunda, kurumsal yapımızı güçlendirdik. Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında oluşturduğumuz Nüfus Politikaları Kurulu ile uzun vadeli ve sürdürülebilir demografik stratejiler geliştiriyoruz. Aile Enstitüsü ile aile ve demografi alanlarında bilimsel temelli politika süreçlerini yürütüyoruz. Tüm bu çalışmalar bize gösterdi ki aileyi güçlendirmenin yolu toplumun tüm kesimlerini aynı hedef etrafında buluşturan kapsamlı bir seferberlikten geçiyor. Bu kapsamda 81 ilimizde 15 binden fazla etkinlik düzenledik. 1.926 kurumla işbirliği yaptık. Finansal destekler, eğitim programları, kültürel faaliyetler, dijital dönüşüm projeleri gibi pek çok alanda aileyi güçlendiren projeleri hayata geçirdik. Evlenecek gençlere ve çocuk sahibi olmak isteyen ailelere sunduğumuz destekler ile özel indirim avantajları, bu çalışmaların bir kısmıdır. Danışmanlık hizmetlerinde başlattığımız ihtisaslaşma süreci ve çevrim içi danışmanlık uygulamaları da bu kapsayıcı yaklaşımın diğer tamamlayıcı unsurlarıdır. Diğer yandan sosyal risk haritalarımız sayesinde, ihtiyaçları erken dönemde tespit ederek koruyucu ve önleyici hizmetleri sahada daha hızlı ve etkin biçimde sunuyoruz." "Aile politikalarımızı sınır ötesine taşıyoruz" Tüm aile bireylerini kapsayan bu politikalarla aileyi, sağlıklı, güçlü ve geleceğe güvenle bakan bir toplum temeli haline getirdiklerine işaret eden Göktaş, şunları dile getirdi: "Ayrıca yürüttüğümüz aile diplomasisi ile aile politikalarımızı sınır ötesine taşıyoruz. Bu kapsamda Türk Devletler Teşkilatı çatısı altında, ilk kez Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlar Toplantısı'na ev sahipliği yaparak bu alanda bölgesel bir mekanizma oluşturduk. Bu yıl Haziran'da, Bakü'de, ikincisini gerçekleştirdiğimiz toplantı, Türk dünyasının, aile ve kadın politikalarında aynı değerler etrafında buluştuğunu, güçlü bir birlik ruhu taşıdığını açıkça ortaya koydu. Aile odaklı işbirliğimizin yanı sıra, Türk dünyası kadınlarının ortak bir platformda buluşmalarına imkan verecek bir oluşum için de çalışmalara başladık. Kadınların her alanda güçlenmesine katkı sağlayacak bu yeni yapı ile bilgi ve tecrübelerimizi paylaşacak, ortak değerlerimiz doğrultusunda güç birliği yapacak ve kardeş coğrafyalarla bağlarımızı daha da sağlamlaştıracağız. Sayın Başbakanımız, (Binali Yıldırım) Türk dünyasında bu ortak yürüyüşün en önemli rehberlerinden biridir. Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi'nin ilk başkanı olarak, ülkelerimiz arasındaki kadim istişare geleneğinin çağdaş temsilciliğini yürütüyor. İstanbul'daki zirveyle yapısı güçlendirilen bu Konseyin, Türk dünyasının, sosyal politikalar alanında daha güçlü adımlar atmasına imkan sağlayacağına inanıyoruz." Göktaş, Türkiye olarak aynı tarihi ve kültürü paylaşan, aynı kökten beslenen Türk devletlerini büyük bir 'Aile Meclisi' olarak gördüklerini vurgulayarak, "Tüm bu adımlarla, aile dostu bir ekosistemi Türk dünyasının geleceğine yön veren stratejik bir ortak payda haline getirebiliriz. Bu doğrultuda 'Aile ve Nüfus 10 Yılı'nı, sadece Türkiye'nin değil kadim bağlarla birbirine bağlı tüm kardeş ülkelerin geleceğine yön verecek ortak bir yol haritasına dönüştürebiliriz. Kadınları hayatın her alanında desteklemek demek, aileyi güçlendirmek ve geleceğimizi sağlam temeller üzerinde yükseltmek demektir. Her iki alanda da yürüttüğümüz politikalar, toplumun bütününü kapsayan güçlü bir sosyal mimarinin inşasına hizmet ediyor. Bu nedenle toplumsal değişim süreçlerini iyi yönetmek durumundayız. Bu uluslararası sempozyumun, tam da bu açıdan büyük bir fırsat olduğuna inanıyorum. Sunulacak her bildiri, aynı zamanda, Türk dünyasında kadın ve aile konularında hepimize yeni ufuklar açacak. Her bir akademisyenimiz, ortak tarihimizin taşıdığı hikmetle, modern dünyanın imkanlarını bir araya getiren somut çözümler sunacak. Bu sempozyumun çıktıları hem ulusal politikalarımıza hem de uluslararası işbirliklerimize önemli katkılar sunacak." ifadesini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.