Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bireysel Emeklilik

Kapsül Haber Ajansı - Bireysel Emeklilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bireysel Emeklilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Şikayetvar 2025 Verilerini Açıkladı:  Dolandırıcılık ve Bahis Siteleri Gündemi Sarstı Haber

Şikayetvar 2025 Verilerini Açıkladı: Dolandırıcılık ve Bahis Siteleri Gündemi Sarstı

. Platform, yıl içerisinde gündemin nabzını da tuttu. Verilere göre dolandırıcılık, sanal bahis ve TOKİ en çok konuşulanlar arasında yer aldı. Şikayetvar’ın açıkladığı verilere göre 2025 yılı genelinde platforma toplam 2 milyon 868 bin 914 şikayet ulaştı. Yıl boyunca gelen şikayetlere toplam 436 bin 342 yorum yazıldı. 2025’te yeni kullanıcı sayısı yüzde 11 artışla 1 milyon 359 bin 51 olarak kaydedildi. Yıl içinde toplam 533 bin 117 şikayet çözüme kavuştu. Platforma kayıtlı olan marka sayısıysa 2025’te 33 bin 500’e yaklaştı. En çok şikayet Aralıkta Açıklanan verilere göre şikayetlerin en yoğun olduğu ay 267 bin 49 şikayetle Aralık olurken yılın 47. hafta (63 bin 577) en çok şikayet artışının yaşandığı hafta olarak kaydedildi. Öğretmenler Günü’ne denk gelen 24 Kasım tarihi ise 2025’te en çok şikayetin geldiği gün olarak tarihe geçti. Yorum sayısında zirve Ocak ayında Peki, 2025, yorum sayıları açısından nasıl bir tablo ortaya koydu? Verilere göre yorum sayısının en çok olduğu ay 44 bin 533 yorum sayısıyla Ocak olarak kaydedildi. Yılın ilk haftası 11 bin 39 yorumla yılın yorum şampiyonu olurken 9 Ocak’ta bin 854 yorumla bu kulvarda liderliğini korudu. E-ticaret şikayetleri yine zirvede Şikayetvar tarafından açıklanan verilere göre e-ticaret sektörü 365 bin 395 şikayet sayısıyla tüketicilerin en çok çözüm beklediği sektör oldu. 2. sırada 312 bin 396 şikayet sayısıyla finans sektörü olurken, iletişim sektörü 286 bin 811 sayısıyla 3. sırada yer aldı. İnternet platformları (200 bin 880), şans oyunları ve bahis (163 bin 484), kargo ve nakliyat (141 bin 851), giyim (127 bin 258), beyaz eşya (116 bin 266), kamu (90 bin 394) ve ulaşım sektörü en çok şikayet edilen sektörler olarak sıralamada yerini aldı. E-ticarette en çok şikayet iade ve değişim sürecine… E-ticaret sektöründe şikayetlerin odağında “iptal–iade–değişim” süreçleri yer aldı. Bu başlık, toplam şikâyetlerin yüzde 63’ünü oluştururken, fiyat–fatura–ödeme konuları yüzde 56 ile ikinci sıraya çıktı. Ürünlerin teslim edilmediğine dair şikayetler ise yüzde 34 oranıyla dikkat çekti. Ürün tarafında kalite, ayıplı ürün ve eksik/yanlış ürün bildirimleri öne çıkan diğer başlıklar arasında sıralandı. Finans sektöründe en çok şikayet hesap işlemlerinde Finans sektöründe şikayetlerin lideri hesap işlemleri oldu (yüzde 36). Kredi kartı şikayetleri yüzde 31 ile üst sıralarda yer alırken, ATM ve şube kaynaklı bildirimler yüzde 22 seviyesinde gerçekleşti. Dijital kanallarda web sitesi sorunları da öne çıkarken (yüzde 19), transfer işlemleri ve personel davranışı şikayetleri sektörün gündeminde yerini korudu. 2025’in iletişim karnesi: Fatura ve internet hızı zirvede İletişim sektöründe en yoğun şikayet başlığı fiyat–fatura–ödeme oldu (yüzde 35). İnternet erişim ve hız şikayetleri yüzde 30 ile ikinci sıraya yerleşirken, web sitesi kaynaklı sorunlar yüzde 28 oranına ulaştı. Abonelik süreçlerinde taahhüt cayma bedeli, teknik tarafta modem/cihaz ve teknik destek şikâyetleri de dikkat çeken başlıklar arasında yer aldı. Bahis siteleri yıla damgasını vurdu Platformun aktardığı verilere göre bu yıl en çok şikayet edilen kategori, 155 bin 180 şikayetle Türkiye’nin gündeminden düşmeyen bahis siteleri oldu. 2023’te 75 bin 99 olan şikayet sayısı, 2024’te 110 bin 10’a yükseldi. Bu sayı 2025’te ise 155 bin 180’e ulaştı. GSM operatörleri ve internet servis sağlayıcıları yine gündemde GSM operatörlerinde şikayet sayısı 142 bin 419, internet servis sağlayıcılarında ise 135 bin 211 şikayet platforma ulaştı. Özel bankalarda 134 bin 944 şikayet sayısı, kargo kategorisinde 118 bin 232, pazaryeri sitelerinde 108 bin 299, giyim marka mağaza zincirinde şikayetler 56 bin 969 olarak kaydedildi. Kamu bankaları, karayolu ulaşım firmaları, zincir marketler, indirim marketleri ve dolandırıcılık kategorisi en çok şikayet edilen kategoriler olarak sıralandı. Temizlik sektörü çözüm oranında bu yılda parladı Temizlik sektörü bir önceki yıla kıyaslandığında yüzde 29,7 artışla çözüm oranı en yüksek sektörlerde bu yıl ilk sırada yer aldı. Emlak ve inşaat sektöründe bir önceki yılda 5 bin 391 olan çözüm sayısı yüzde 26’lık çözüm oranıyla 20 bin 494’e yükseldi. Kargo ve nakliyat, internet platformları, gıda ve sigortacılık çözüm oranıyla yılı zirvede kapatan sektörler oldu. “İstenmeyen numaralar” bu yıl da durmadı Çözüm oranı en düşük olan sektörler 2025 yılı için şu şekilde sıralandı: Ulaşım, kamu, turizm, spor, sağlık, cep telefonu, eğitim, enerji, otomotiv, alışveriş ve içecek… 2025 yılı kategori bazında değerlendirildiğinde herkesin kabusu olan “istenmeyen aramalar” 10 bin 49 şikayetle ilk sırada yerini aldı. Devlet üniversitesi hastaneleri çözüm üretmede sorun yaşayan 2. kategori oldu. Karayolu ulaşım firmaları, ulusal hava yolları ve ikinci el giyim siteleri diğer kategori olarak öne çıktı. En çok merak edilen sektörler: E-ticaret, finans, beyaz eşya… Şikayetvar verilerine göre 41 milyon 333 bin 518 ziyaretçi sayısıyla en çok şikayet edilen sektör e-ticaret oldu. Onu 26 milyon 985 bin 893 ziyaretçi sayısıyla finans, 18 milyon 951 bin 290 ziyaretçi sayısıyla beyaz eşya, 18 milyon 447 bin 237 ziyaretçi sayısıyla otomotiv sektörü izledi. Kamu, elektrikli ev-mutfak aletleri, alışveriş ve ses & görüntü sistemleri öne çıkan diğer sektörler arasındaydı. Merak edilen markalarda zirve değişmedi 3 milyon 597 bin 926 ziyaretçi sayısıyla Türk Telekom 2025’in en çok merak edilen ve Şikayetvar’da en çok araştırılan marka olarak kaydedildi. Ortalama 2 milyon ziyaretçi sayısıyla Garanti BBVA ikinci sırada, 1 milyon 977 bin 49 ziyaretçi sayısıyla Akbank üçüncü sırada yerini aldı. Vodafone, Instagram, Eminevim, Trendyol ve Arçelik en çok merak edilen markalar olarak öne çıktı. Dolandırıcılık şikayetleri 40 bini aştı Türkiye’nin 2025’te en çok konuştuğu konular arasında dolandırıcılık vakaları da yer aldı. Son bir yılda platforma konuyla ilgili toplam 40 bin 105 şikayet ulaştı. Çeşitli yollarla kullanıcıları ağlarına düşüren dolandırıcıların kullandıkları yollar platforma yansıdı. 2025’te “dolandırıcılık” alanında dava / icra SMS dolandırıcılığı yöntemi bir önceki yılla kıyaslandığında yüzde 162’lik artışla 11 bin 368 sayısını gördü. Sahte bahis sitelerinde yıllık şikayet artışı yüzde 67 oranında gözlemlendi ve şikayet sayısı 5 bin 868’e ulaştı. Evde paketleme dolandırıcılığı, sahte web sitesi dolandırıcılığı, Instagram dolandırıcılığı, kripto para yatırım dolandırıcılığı öne çıkan diğer yöntemler oldu. “Sosyal yardım” en çok yorum alan şikayet oldu Şikayetvar, 2025 yılında gelen ilginç şikayetlere de yer verdi. Verilere göre geçtiğimiz yıl en çok yorum alan şikayet şu oldu: “Arkadaşlar merhaba, iyi geceler. 2025 mayıs SED (Sosyal ve Ekonomik Destek) ödemesi yatan var mı acaba? İzmir henüz yatmadı. Nerelerde yattı arkadaşlar, yatan bilgi verebilir mi lütfen? Normalde 14'i gecesi 01:30'a kadar yatıyordu ama saat kaç oldu, hâlâ yatan yok. Hesabına yatan varsa il olarak bilgi verelim lütfen.” 2025’te en çok görüntülenen şikayet dolandırıcılık üzerine En çok görüntülenen şikayetse şu oldu: “29 Temmuz 2025 tarihinde saat 13:58’de ‘Ceza dosyanızın son günüdür mağdur olmamak için arayın’ diye mesaj geldi. Bu mesajın dolandırıcılık olduğunu düşünüyorum. E-devlet ve UYAP üzerinden yaptığım kontrolde böyle bir cezaya ait bir kaydın olmadığını gördüm. Bu numara, site veya hukuk bürosu tarafından adıma yapılan veya yapılacak hiçbir suçlamayı, hesap açılışını, kredi başvurusunu, para transferini, kumar işlemini, alım-satımı, devri, kefaleti veya bahis işlemlerini onaylamıyorum.” Gıda sektöründe kaliteden ödün şüphesi 2025 yılı özelinde gıda şikayetlerindeki artışın ana motoru artık sadece "pahalı olması" değil, kalitesinin bozulması olarak gözlemlendi. Girdi maliyetleri artan firmaların, ürün içeriğini değiştirmesi veya raflardaki ürünlerin yüksek fiyat nedeniyle yavaş dönmesi tüketicinin en hassas olduğu noktalardan biri olarak gözlemlendi. Tüketici, "Bu kadar para veriyorsam, ürün taze ve kaliteli olmak zorunda" diyerek hata payını sıfıra indirgemek istedi. "Harcama pişmanlığı" ve iptal ve iade fırtınası Hemen hemen tüm büyüyen kategorilerde (giyim, e-ticaret, hobiler vb) "iptal / iade / değişim" ve "fiyat / fatura / hesap / ödeme" konuları ilk iki sırada yer alıyor. Böylesi bir ortamda yapılan her harcama, tüketicinin bütçesinde büyük bir delik açıyor. Bu da "satın alma sonrası pişmanlık" veya "beklentinin karşılanmaması" durumunda iade sürecini bir "hak arama savaşına" dönüştürüyor. Lüks ve keyfi tüketimden kaçış… Bazı kategorilerde şikayetlerin azalması, o sektördeki memnuniyetin arttığı anlamına gelmiyor; aksine tüketicinin o üründen/hizmetten tamamen elini çektiğini gösteriyor. 2024’ün büyük trendleri olan air fryer ve oyun konsolu kategorisinde yaşanan sert şikayet düşüşleri "keyfi" harcamaların bıçak gibi kesildiğini kanıtlıyor. İnsanlar artık teknolojik oyuncaklar yerine temel ihtiyaçlara bütçe ayırıyor. Ev dekorasyonu ve yenileme harcamaları ertelenen harcamalar listesinin başında yer alıyor. "Online’dan fiziksele" dönüş: Teslimat ücreti etkisi Market alışveriş siteleri kategorisinde yaşanan yüzde 45’lik düşüş oldukça kritik bir veri olarak değerlendirilebilir. Öyle ki 2024’te 17 bin olan şikayet sayısı 2025’te 9 bine kadar gerilediği gözlemleniyor. Ekonomik zorluklar nedeniyle artan kurye ücretleri, servis bedelleri ve uygulama içi fiyat farkları, tüketiciyi “online konforu”ndan vazgeçip fiziksel marketlere özellikle indirim marketlerine geri döndürdü. İnsanlar artık 3-5 TL daha ucuza almak için artık kendi poşetini kendi taşıyor. 2025’te finansal "kış uykusu" yaşandı Bireysel emeklilik sisteminde 2025 yılında yaşanan yüzde 45’lik düşüş yeni katılımın azalmış olabileceğini veya insanların sistemdeki paralarına dokunmadan beklemeye geçtiğini gösteriyor. Öte yandan banka aracı yatırım şirketlerinin şikayetlerindeki yüzde 57’lik gerileme borsa veya yatırım araçlarındaki hacim daralması veya tüketicinin riskli yatırımlardan kaçıp mevduat gibi daha stabil alanlara çekilmesi bu düşüşü açıklıyor. E-ticaret: "Konfordan tasarrufa" geçiş E-ticaret sektörü geçen yıla oranla genel toplamda eksi yüzde 4 ile yatay bir seyir izlemiş gibi görünse de alt kırılımlar büyük bir kabuk değişimini gösteriyor. Market alışveriş sitelerinde yaşanan yüzde 45’lik sert düşüş, tüketicinin “kapıya gelsin” konforundan vazgeçip 5-10 TL daha ucuza ürün bulabileceği indirim marketlere geçiş yaptığını işaret ediyor. Yemek siteleri kategorisinde yüzde 13’lük artış, dışarıda yemek yemenin aşırı pahalılaşmasıyla “eve sipariş”in devam ettiğini gösteriyor. Beyaz eşya: "Yenisini alamıyoruz, eskiyi yaşatmalıyız" Verilere göre 2025 yılında beyaz eşya kategorisinde şikayetler yüzde 3.7’lik hafif bir düşüş yaşadı. Bu düşüş aslında bir "satın alma daralması”na işaret ediyor. Beyaz eşya fiyatlarındaki fahiş artışlar, tüketicinin "bozulana kadar kullan" moduna geçmesine neden oldu. Sektörün en büyük şikayet konuları "arıza-çalışmama" ve "servis" olarak öne çıktı. İnsanlar yeni bir buzdolabı almak yerine mevcut olanı tamir ettirmeye çalışıyor ve bu süreçteki yetersiz/yavaş servis hizmetleri en büyük gerginlik kaynağı olarak gözlemleniyor. Öte yandan elektrik zamları sonrası beyaz eşyaların "ne kadar yaktığı" konusu, ilk kez bu kadar üst sıralarda bir şikayet konusu haline geldi. 2025’te "fatura şokları” yaşadık Yüzde 3,5'lik artışla iletişim sektörü 2025'in en hareketli sektörlerinden biri olarak öne çıktı. Fiyat ve fatura konulu 82 bin şikayetle operatörlerin enflasyon güncellemesi altında yaptığı zamlar, tüketicinin en çok ses çıkardığı başlık oldu. Kullanıcılar "bir sonraki faturam ne olacak?" endişesiyle web sitelerini ve taahhüt yenileme süreçlerini (63 bin şikayet) didik didik etti. Verilere göre sektör artık "hizmet kalitesi"nden ziyade "fiyat adaleti" üzerinden eleştirilerin odağında yer aldı. Kargo sektöründe çarklar yavaşlıyor Kargo ve nakliyat sektöründe yüzde 21’lik şikayet düşüşü sektörün mükemmelleşmesinden ziyade, e-ticaret hacminin (özellikle mobilya, kırtasiye, teknoloji gibi büyük kalemlerde) daralmasıyla ilgili olabilir. Şikayetlerin hala açık ara lideri "geç teslimat" konusundan geldi. Tüketici, yüksek kargo ücretleri ödediği bir dönemde "hızlı teslimat" beklentisinden ödün vermedi. 2025’te TOKİ şikayetleri zirveyi gördü 2025 yılında en çok konuştuğumuz konulardan biri de TOKİ oldu. 439 bin 239 ziyaretçi sayısıyla kasım, aramaların zirve yaptığı ay olarak kaydedildi. Öte yandan bir önceki ay ile kıyaslandığında kasımda ziyaret oran artışı yüzde 639 olarak kaydedildi. Yine aynı dönemde şikayetler bir önceki aya göre yüzde 495’e yükseldi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

   Allianz Türkiye, Bireysel Emeklilik’te Yatırımlara Değer Katıyor Haber

  Allianz Türkiye, Bireysel Emeklilik’te Yatırımlara Değer Katıyor

Sektörde farklı portföy yönetim şirketleriyle iş birliği yapan az sayıdaki kurumdan biri olan Allianz Türkiye, finans profesyonellerinden oluşan Allianz Yatırım Komitesinin danışmanlığında farklı risk ve getiri beklentilerine uygun çok sayıda fon seçeneği ile birikimlere değer katıyor. Geniş fon çeşitliliği ve uzun yıllara dayanan güçlü performansıyla öne çıkan Allianz Türkiye, farklı yatırım alanlarını kapsayan 5 ana varlık sınıfında ve çoklu varlık fonlarındaki portföyüyle müşterilerinin birikimlerine değer katıyor. İster altın ve döviz gibi geleneksel alanlara, ister hisse senedi veya teknoloji gibi yenilikçi seçeneklere, her alanda yatırım yapma imkânı sunan Allianz, profesyonel finans uzmanlarından oluşan Yatırım Komitesi’nin analizleri ve Finansal Danışmanlık ekibinin önerileriyle müşterilerinin gelecek planlamalarını şekillendirmesine yardımcı oluyor. Portföy yönetiminde sektörün en geniş ekosistemi Sektörde farklı portföy yönetim şirketleriyle iş birliği yapan az sayıdaki kurumlardan biri olan Allianz Türkiye, bu iş birlikleriyle müşterilerine farklı uzmanlık alanlarından yararlanarak yatırımlarını sektörün güçlü ve deneyimli şirketlerinin yönetiminde değerlendirme fırsatı sunuyor. Allianz, Bireysel Emeklilik’in farklı yatırımcı profillerine yönelik çok sayıda fonu, risk ve getiri beklentilerine uygun çeşitlilikte portföy seçenekleri sunarken, Allianz’ın uzun yıllara dayanan başarılı performansı da yatırımcılara güven veriyor. Teknolojiden tarıma, yerelden globale, her alanda yatırım imkânı Portföyde geleneksel altın, döviz ve yerli hisse senetleri gibi öne çıkan seçeneklerin yanı sıra teknoloji, tarım-gıda ve sürdürülebilirlik temaları gibi geleceğe yön veren alanlara odaklanan yabancı hisse senedi yatırım fonları da bulunuyor. Yerli Hisse Senedi Fonları Borsa İstanbul’da piyasa değeri ve işlem hacmi yüksek şirketlerin getiri potansiyelinden, finans profesyonelleri tarafından yönetilen portföyler aracılığıyla faydalanma imkânı sunuyor. Yatırımını sadece Türkiye ile sınırlamak istemeyenler ve dünya devlerine ortak olmak isteyenler için Yabancı Hisse Senedine Yatırım Yapan Fonlar, döviz cinsi faiz getirisi kazanmak isteyenler için Eurobond Fonları, düşük riskle düzenli getiri arayanlar için güvenli bir tercih olarak öne çıkan Türk Lirası Ağırlıklı Fonlar, uzun vadeli getiri elde etmeyi hedefleyenler için Altın Fonu ve çok sık fon değiştirmek istemeyenler ve farklı varlık sınıflarını tek tek takip edemeyenler için hazırlanan Çoklu Varlık Fonları ile yatırımcılar farklı piyasa dinamiklerinden faydalanma fırsatı bulabiliyor. “Uygun zamanda uygun fonlara yatırım yapmak kritik öneme sahip” Ekonomik koşullar ne olursa olsun yatırım yaparken en önemli konunun doğru zamanda doğru varlıkları değerlendirmek olduğuna dikkat çeken Allianz Türkiye Hayat Sigortaları ve Bireysel Emeklilik Genel Müdür Yardımcısı Fisun Koç Doğan, “Allianz Türkiye olarak müşterilerimize yatırım yönetiminde rehberlik etmeyi, Finansal Danışmanlık hizmet modelimiz ile stratejimizin temeline koyduk. Özellikle dalgalı ekonomilerde hangi fona ne zaman yatırım yapılması gerektiği çok kritik bir konu. Müşterilerimize bu anlamda optimum çözüm sağlayacak bir yatırım yönetimi için destek oluyoruz. Herkesin profesyonel yatırımcı gibi günlük takip ve işlem yapmasını bekleyemeyiz. Bunun yanında değişken piyasalara uyum sağlamak, trendleri yakalamak, sistemden sağlanacak kazancın maksimize edilmesinde kritik rol oynuyor. Fon yönetimi ve fon dağılım değişikliği gibi işlemleri müşterilerimiz, 7/24 Allianz’ım mobil uygulamamız üzerinden kolayca yapabiliyor. Sektörün bağımsız uzman profesyonellerinden oluşan Allianz Yatırım Komitesi’nin düzenli analizlerini ve fon önerilerini de mobil uygulamadan takip ederek uygulayabiliyor” dedi. Bireysel yatırım danışmanlığı hizmeti doğru seçimler yapılmasına yardımcı oluyor Allianz, yatırımlarını yönlendirmeye yönelik olarak da müşterilerine sunduğu ayrıcalıklı hizmetlerle fark yaratıyor. 2022 yılında kurulan ve bağımsız finans uzmanlarını da içeren Allianz Yatırım Komitesi, düzenli olarak paylaştığı analiz ve değerlendirmeleriyle güncel piyasa trendleri ve yatırım araçları arasında doğru zamanda doğru seçimler yapılmasına yardımcı oluyor. Toplumda giderek artan yatırım danışmanlığı ihtiyacını karşılamak amacıyla hayata geçirilen Finansal Danışmanlık Hizmeti ise tasarruf etmek isteyen ve birikimlerini nasıl değerlendireceği konusunda soru işaretleri olan yatırımcılara destek oluyor. Allianz Finansal Danışmanlık çatısı altında; üst düzey finans yöneticileri, portföy yöneticileri ve uzman danışmanlardan oluşan bir ekip, düzenli olarak piyasa gelişmelerini ve analizleri değerlendirerek her ay Allianz müşterilerine özel, uygulanabilir fon önerileri sunuyor. Allianz’ım mobil uygulamasından tek tuşla ulaşılabilen bu hizmet, piyasayı takip etme endişesini de ortadan kaldırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MetLife Emeklilik ve Hayat’tan   Yeni Emeklilik Yatırım Fonu Haber

MetLife Emeklilik ve Hayat’tan Yeni Emeklilik Yatırım Fonu

Global tecrübesi, yerel bilgi birikimi ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla bireysel emeklilik sektörünün önde gelen şirketlerinden MetLife Emeklilik ve Hayat, portföy çeşitliliğini artırmaya ve katılımcılarına farklı yatırım alternatifleri sunmaya devam ediyor. MetLife, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) onayıyla Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım Fonu’nu, bireysel emeklilik katılımcılarının kullanımına sundu. Yeni fon, “MetLife Emeklilik Tahvil Bono Fonu” adıyla BES faizli planları kapsamında BEFAS platformunda diğer tüm şirket katılımcılarının da kullanımına açık olacak. Fon stratejisi doğrultusunda, portföyünün en az yüzde 80’i kamu ve özel sektör borçlanma araçları ile kamu borçlanma araçlarının konu olduğu ters repo işlemlerine yönlendirilecek. Ayrıca, fon portföyünde yerli kamu ve özel sektör kira sertifikaları da değerlendirilebilecek. Fon portföyünde, piyasa koşullarına bağlı olarak, altın ve kıymetli madenlere dayalı sermaye piyasası araçları, gelir ortaklığı senetleri, ipotek ve/veya varlığa dayalı menkul kıymetler, vadeli veya vadesiz mevduat / katılma hesapları, yatırım fonu katılma payları toplamda yüzde 20’yi aşmamak üzere bulundurulabilecek. Ayrıca, portföyün en fazla yüzde 10’u; Takasbank Para Piyasası ve Yurtiçi Organize Para Piyasası işlemlerine, ters repo işlemlerine, BIST-100 endeksi paylarına ve BIST-100 dışında kalmakla birlikte Fon Kurulu’nca Yönetici’nin önerisiyle belirlenen ortaklık paylarına yatırılabilecek. Bu sayede fonun getiri ve risk oranı dengeli bir şekilde kontrol altında tutulacak. Fonun özellikle tahvil faizlerinde orta/uzun vadeli düşüş beklentisi olan ve bu doğrultuda tahvil fiyatlarının yükselmesinden faydalanmak isteyen katılımcılar için uygun bir seçenek olması hedefleniyor. Fon, her vadedeki kamu ve özel sektör tahvillerinden düzenli gelir elde etmek isteyen yatırımcılara hitap ediyor. Fonun portföy yönetimi ise sektörün deneyimli kuruluşlarından Deniz Portföy Yönetimi tarafından gerçekleştirilecek. Yeni fonları sayesinde bireysel emeklilik katılımcılarının farklı alternatifleri değerlendirme imkânı bulacağını belirten MetLife Emeklilik ve Hayat Genel Müdürü Deniz Yurtseven, sözlerine şöyle devam etti; “MetLife olarak iş süreçlerimizde her zaman insanı odak noktasına alarak müşterilerimizin beklenti ve ihtiyaçları doğrultusunda çalışmalarımıza yön veriyoruz. Katılımcılarımıza farklı piyasa koşullarına uyum sağlayabilecek, dengeli ve güvenilir yatırım alternatifleri sunmayı önemsiyoruz. Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım Fonu’muz, özellikle düzenli gelir beklentisi olan ve uzun vadeli istikrarlı getiri arayan yatırımcılar için önemli bir seçenek olacak.”

Allianz Türkiye, BES’te Emekliliğe Yaklaşan Müşterileriyle Buluştu Haber

Allianz Türkiye, BES’te Emekliliğe Yaklaşan Müşterileriyle Buluştu

Allianz Türkiye Hayat Sigortaları ve Bireysel Emeklilik Genel Müdür Yardımcısı Fisun Koç Doğan’ın açılış konuşmasıyla başlayan etkinlikte Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu da küresel ve yerel ekonomik görünümü değerlendirerek, mevcut konjonktürde piyasalara yön veren temel dinamikleri aktardı. Allianz BES’te emekliliğe yaklaşan katılımcılar, Allianz Tower’da düzenlenen buluşmada Allianz Türkiye yetkilileriyle bir araya geldi. Emeklilik dönemine dair güncel başlıkların ele alındığı etkinlikte; ekonomik gelişmeler, piyasa görünümü ve uzun vadeli finansal planlama konuları paylaşıldı. İstanbul Bilgi Üniversitesi Ekonomi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu da etkinliğe konuk olarak katılımcılarla güncel piyasaların durumunu paylaştı ve piyasalara yön veren dinamikleri anlattı. Ekonomik görünüm ve emeklilik perspektifinin birlikte ele alındığı buluşma, Allianz BES’te emekliliğe yaklaşan müşteriler için bilgi paylaşımının öne çıktığı bir deneyim sundu. Fisun Koç Doğan: “Emeklilik dönemini bilinçli planlamak kritik öneme sahip” Allianz Türkiye Hayat Sigortaları ve Bireysel Emeklilik Genel Müdür Yardımcısı Fisun Koç Doğan etkinlikte yaptığı konuşmada, “Türkiye, artık orta yaşlı ve yaşlı nüfusu yükselen bir ülke. Ülkemizde 65 yaş üstü nüfus, son 5 yılda %20,7 arttı. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı 2024 sonu itibarıyla %10,6 seviyesine ulaştı. 2025 Allianz’ın Küresel Emeklilik Raporuna göre ise Türkiye’de bakıma ihtiyacı olan yaşlı nüfus oranının önümüzdeki 25 yıl içinde yüzde 15'ten yüzde 35'e çıkması bekleniyor. Bununla birlikte uzayan yaşam süreleri beraberinde farklı ihtiyaçlar getiriyor. Bu yüzden emeklilik dönemini artık eskiden olduğu gibi yalnızca edinilmiş birikimlerle değil, bilinçli planlama ve doğru yönlendirmelerle sürdürülebilir kılmak kritik önem taşıyor. Kişi ne kadar birikim yapmalı ve buna ne kadar hazır, Allianz olarak satış kanallarımızla, finansal danışmanlık hizmetimiz, Yatırım Komitemiz ve teknoloji desteğiyle bu soruları müşterilerimizle birlikte cevaplıyoruz. Müşterilerimizin finansal danışmanı olarak doğru zamanda doğru hizmetleri vererek bu yolculukta onları destekliyoruz” dedi. Prof. Dr. Aslanoğlu küresel ve yerel ekonomik göstergeleri paylaştı Etkinlikte, Prof. Dr. Erhan Aslanoğlu da global piyasalardaki gelişmeleri ve Türkiye ekonomisinin mevcut durumunu değerlendirdi, belirsizliklerin öne çıktığı mevcut konjonktürde piyasalara yön veren temel dinamikleri aktardı. Jeopolitik gelişmeler ve makroekonomik göstergeler çerçevesinde yapılan değerlendirmeler, katılımcılar tarafından ilgiyle takip edildi. Etkinlikte Allianz Türkiye Finansal Danışmanlık Direktörü Mustafa Humanızlı ise piyasalara ilişkin güncel senaryoları ve farklı yatırım araçlarına yönelik genel perspektifi paylaştı. Risk dağılımının ve uzun vadeli bakış açısının önemine değinen Humanızlı, emeklilik döneminde finansal kararların bütünsel bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini vurguladı.

AgeSA, Girişimcilik Ekosistemini Desteklemeyi Sürdürüyor Haber

AgeSA, Girişimcilik Ekosistemini Desteklemeyi Sürdürüyor

Bu kapsamda AgeSA, ‘Altın Paydaş’ı olduğu İTÜ Çekirdek Kuluçka Merkezi tarafından düzenlenen Big Bang Startup Challenge etkinliğinde, Bloocell Sağlık Teknolojileri ve Biges Kompozit girişimlerine toplamda 1 Milyon TL hibe desteği sağladı. Bireysel emeklilik ve hayat sigortası sektörünün lider kuruluşlarından AgeSA, girişimleri gelişim yolculuklarında desteklemeye ve potansiyel işbirliği fırsatları yaratmaya devam ediyor. Bu doğrultuda AgeSA, 2019 yılından bu yana destekçisi olduğu İTÜ Çekirdek Kuluçka Merkezi tarafından düzenlenen Türkiye’nin en büyük girişimcilik etkinliği Big Bang Startup Challenge 2025 kapsamında, Bloocell Sağlık Teknolojileri ve Biges Kompozit girişimlerine toplamda 1 Milyon TL hibe desteği sağladı. AgeSA’nın hibe desteği verdiği Bloocell Sağlık Teknolojileri, kişiye özel üretilebilen, biyobozunur yapısıyla doğal yenilenmeyi destekleyen ve doku onarımında etkili çözümler sunan yapay doku teknolojisi sunuyor. AgeSA’nın destek sağladığı bir diğer girişim olan Biges Kompozit ise döngüsel ekonomi prensiplerini esas alarak tekstil atıklarını ileri dönüşüm yoluyla yüksek performanslı kompozit malzemelere, akustik panellere ve sürdürülebilir hammaddelere dönüştüren çevreci bir malzeme teknolojisi sunuyor. AgeSA bu girişimlere verdiği destekle teknoloji girişimciliği ekosistemini desteklemenin yanı sıra sürdürülebilir kalkınma amaçlarına da katkı sunmayı hedefliyor.

Pazarama’dan Erişilebilirlikte Değerli Adım Haber

Pazarama’dan Erişilebilirlikte Değerli Adım

Yapay zekâ destekli dijital erişilebilirlik platformu Binclusive ile yapılan iş birliği sayesinde, Pazarama’nın web sitesi, engelli bireylerin de rahatlıkla kullanabileceği şekilde erişilebilir hale getirildi. Dijital dünyada herkesin eşit koşullarda var olabilmesini sağlamak amacıyla harekete geçen Pazarama’nın web sitesi, engelli bireylerin de rahatlıkla kullanabileceği şekilde erişilebilir hale getirildi. Yapay zekâ destekli dijital erişilebilirlik platformu Binclusive’in yapay zekâ tabanlı teknolojisinin Pazarama’nın web sitesine entegre edilmesiyle dijital deneyimin iyileştirilmesi amaçlandı. Gerçekleştirilen erişilebilirlik denetimleri ve kullanıcı testleriyle görme, işitme veya motor beceri farklılıklarına sahip kullanıcıların karşılaştığı zorluklar tespit edilerek bu sorunların otomatik olarak giderildiği çalışmanın gelecek safhalarında, Pazarama’nın dijital platformlarını uluslararası erişilebilirlik standartlarına uygun hale getirilmesi hedefleniyor. Binclusive ile gerçekleştirilen bu iş birliği, sosyal sorumluluğu odağına alan bir yaklaşımın göstergesi olarak dikkat çekiyor. Pazarama, dijital kapsayıcılığı artırmak ve herkesin eşit dijital deneyimlere ulaşmasını sağlamak adına kararlılıkla çalışmalarını sürdürüyor. İş ortakları ve müşterilerine her yönüyle şeffaf bir pazaryeri partneri olmak hedefiyle çalışmalarını sürdüren Pazarama, online alışverişin yanı sıra; uçak bileti satışı, otel rezervasyonu, araç kiralama, sigorta ve bireysel emeklilik hizmetleri, şehir ulaşım kartlarına yükleme, araçta mobil ödeme gibi farklı alanlarda da müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere faaliyetlerini sürdürüyor.

Türkiye’nin Emeklilik Sisteminde Güçlenme Potansiyeli Haber

Türkiye’nin Emeklilik Sisteminde Güçlenme Potansiyeli

Marsh McLennan (NYSE: MMC) çatısı altında faaliyet gösteren ve kurumların yatırım hedeflerini gerçekleştirmelerine, işin geleceğini şekillendirmelerine ve çalışanlarının sağlık ve emeklilik sonuçlarını iyileştirmelerine destek veren küresel danışmanlık lideri Mercer ile yatırım profesyonellerinin küresel birliği olan CFA Enstitüsü, 17’nci yıllık Mercer CFA Enstitüsü Küresel Emeklilik Endeksi (MCGPI) sonuçlarını açıkladı. 2025 yılında Hollanda, İzlanda, Danimarka ve İsrail emeklilik gelir sistemlerindeki A olan notlarını korudu. Singapur ise bu yıl ilk kez A notu alarak Asya kıtasında bu dereceyi elde eden tek ülke oldu. Türkiye, sıralamada 49’uncu sırada yer alıyor. Şeffaflığın artırılması, yönetişim uygulamalarının güçlendirilmesi ve kamu ile özel emeklilik sağlayıcıları arasındaki iş birliğinin teşvik edilmesi, sürdürülebilir bir emeklilik sistemi inşa edilmesinde önemli rol oynayabilir. Küresel belirsizliklerin arttığı bir dönemde, emeklilik fonlarının büyüklüğü ve hacmi hükümetleri, bu sermayenin bir kısmını farklı ulusal önceliklere yönlendirme yollarını aramaya teşvik ediyor. Bu yılki Endeks, hükümet müdahalelerinin beklenmedik sonuçlar doğurabileceğini vurgularken, özel emeklilik planı katılımcılarının çıkarları ile ulusal öncelikler arasında denge kurulmasına yardımcı olabilecek sekiz temel ilkeyi ortaya koyuyor. Mercer Küresel Emeklilik Lideri Christine Mahoney, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “İnsan ömrünün uzaması ve iş gücü piyasalarındaki değişimle birlikte, hükümetler emeklilik sistemlerini uyarlama baskısıyla karşı karşıya. Ancak, emeklilik reformu hiçbir zaman basit değil. Olası sonuçların dikkatle değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle, daha dayanıklı emeklilik sistemlerinin oluşturulmasında işverenlerin, hükümetlerin ve emeklilik fonu sağlayıcılarının birlikte söz sahibi olması kritik önem taşıyor.” CFA Enstitü Başkanı ve CEO’su Margaret Franklin ise şu ifadeleri kullandı: “Vergi politikalarından yatırım yükümlülüklerine kadar düzenlemeler ve hükümet kararları, emeklilik fonlarının sermaye tahsisini derinden etkiliyor. Bazı sistemler, emeklilik fonlarını ulusal öncelikler doğrultusunda yatırım yapmaya yönlendirmeye çalışırken, profesyonel yatırım topluluğunun bu tür zorunlulukların veya kısıtlamaların sistemi bozabilecek istenmeyen sonuçlarına karşı dikkatli olması gerekir. Endeksin de açıkça ortaya koyduğu gibi emeklilik sistemlerinin temel amacı, emeklilik gelirinin güvence altına alınması olmalıdır. Bu da her şeyin üzerinde, mütevelli sorumluluğu ilkesine bağlı kalınarak başarılabilir. En iyi emeklilik sistemleri, yenilik ve ulusal öncelikler ile nihai yatırımcıların çıkarlarını koruma sorumluluğunu dengeli biçimde yürütmeyi başarabilen sistemlerdir.” Hükümet müdahalesi mi, iş birliği mi? Dünya genelinde hükümetler uzun süredir özel emeklilik fonlarının nasıl yatırım yapacağını şekillendirmede rol oynuyor. Bunu, emeklilerin korunması amacıyla belirli kurallar getirerek veya emeklilik sektörünü yerel ekonomik hedefleri desteklemeye teşvik ederek yapıyorlar. Birleşik Krallık, Kanada, Avustralya ve Malezya gibi ülkeler son dönemde emeklilik fonlarını yerel altyapı ve inovasyon yatırımlarını desteklemeye yönlendiriyor. Buna karşın bazı ülkelerde, emeklilik fonlarının yatırım kararlarında yalnızca finansal performansa odaklanmak yerine çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) faktörlerini dikkate almasının zorunlu tutulup tutulmaması gerektiği tartışılıyor. Raporun başyazarı ve Mercer Ortağı Tim Jenkins, şu değerlendirmede bulundu: “Hiçbir kısıtlaması olmayan veya sınırlı kısıtlamalar içeren emeklilik sistemleri Endeks’te daha iyi performans gösterme eğiliminde. Bu da gösteriyor ki, hükümetler zorunlu düzenlemeler getirmek yerine yatırım seçeneklerini cazip hale getirmeye, şeffaflığı ve sağlam yönetişimi teşvik etmeye ve özel sektörle iş birliğini güçlendirmeye odaklanarak hem sürdürülebilir emeklilik sistemlerini hem de ekonomik büyümeyi destekleyebilirler.” Küresel ölçekte emeklilik gelir güvencesinde iyileşme Endeks puanı 80’in üzerinde olan ülkeler A notu aldı. Bu ülkeler, güçlü faydalar sağlayan, sürdürülebilirliği yüksek ve güvenilir bir emeklilik gelir sistemine sahip. Endeks, yeterlilik, sürdürülebilirlik ve bütünlük alt endekslerinin ağırlıklı ortalamasına göre hesaplanıyor. Alt endekslerde en yüksek puanları sırasıyla Kuveyt (yeterlilik), İzlanda (sürdürülebilirlik) ve Finlandiya (bütünlük) elde etti. Dikkat çekici biçimde, bu yıl sekiz ülke Endeks notunu yükseltirken, hiçbir ülke not düşüşü yaşamadı. Bu sonuç, insanların daha uzun yaşadığı ve doğum oranlarının düşmeye devam ettiği bir dünyada, küresel ölçekte emeklilik gelir sistemlerinin güçlendiğine işaret ediyor. Türkiye’nin emeklilik sistemi gelişime açık Mercer Türkiye Yan Haklar ve Bireysel Emeklilik Lideri Serap Özalp şunları söylüyor: “Türkiye’nin emeklilik sistemi, not düzeyi ile yeterlilik ve sürdürülebilirlik alanlarında gelişime açık bir yapıya sahip. 2026 Yılı Cumhurbaşkanlığı Yıllık Programı ve Orta Vadeli Program’da yer alan Tamamlayıcı Emeklilik Sistemi’nin hayata geçirilmesi, bu alanda önemli bir ilerleme olarak değerlendirilebilir. BES ve OKS’nin artan fon büyüklükleri ile katılımcı sayıları, sistemin uzun vadeli finansman kapasitesini güçlendirme potansiyelini ortaya koyuyor. Şeffaflığın artırılması, yönetişim yapılarının güçlendirilmesi ve kamu-özel emeklilik sağlayıcıları arasında iş birliğinin teşvik edilmesi, Türkiye’nin daha dayanıklı ve sürdürülebilir bir emeklilik sistemi inşa etmesine katkı sağlayabilir. Bu tür reformlar, hem bireylerin emeklilik gelirlerinin güvence altına alınmasına hem de ülkenin uzun vadeli ekonomik hedeflerine destek sunacaktır.”

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.