Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bireysel Gelişim

Kapsül Haber Ajansı - Bireysel Gelişim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bireysel Gelişim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV) 27 Yaşında Haber

Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV) 27 Yaşında

Fırsat eşitliğini odağına alan çalışmalarıyla bireylerin gelişimini destekleyen vakıf, her geçen yıl etki alanını genişletiyor. Ulusal ve uluslararası programlarıyla TİKAV, toplumsal faydayı sürdürülebilir bir modele dönüştürerek geleceğe yatırım yapıyor. Akfen Holding’in kurucusu olduğu ve sosyal sorumluluk projeleriyle toplumun farklı kesimlerine destek olmayı amaçlayan Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV), kuruluşunun 27. yılında geride bıraktığı kapsamlı projeler ve yarattığı toplumsal etkisini sürdürülebilir projeleriyle gerçekleştirmeye devam ediyor. 1999 yılından bu yana “insana yatırım” yaklaşımıyla hareket eden TİKAV; eğitim, kişisel gelişim, toplumsal farkındalık ve fırsat eşitliği odağında geliştirdiği projelerle Türkiye’nin farklı bölgelerinde sürdürülebilir sosyal fayda yaratmayı sürdürüyor. GENÇLERİN HAYATINA DOKUNAN BİR MODEL: BİREYSEL GELİŞİM PROGRAMI (BGP) TİKAV’ın en köklü projelerinden biri olan Bireysel Gelişim Programı (BGP), özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde eğitim gören üniversite öğrencilerine fırsat eşitliği sunmayı hedefliyor. Program kapsamında gençler; kişisel gelişimden yabancı dile, gönüllülükten kültür-sanata uzanan çok boyutlu bir gelişim sürecinden geçerek iş ve sosyal hayata hazırlanıyor. Üniversite hayatlarının ilk yılından itibaren programa dahil olan bursiyerler; dört yıl boyunca eğitimler, seminerler, gönüllülük faaliyetleri, kültür-sanat programları ve mentorluk süreçleriyle desteklenerek yalnızca akademik değil, sosyal ve profesyonel anlamda da donanımlı bireyler olarak yetişiyor. Programın en önemli bileşenlerinden biri olan gönüllülük yaklaşımı, bursiyerlerin topluma katkı sağlayan bireyler olarak yetişmesini destekliyor. Bu kapsamda TİKAV bursiyerleri ve Akfen Gönüllüleri, her yıl İstanbul Maratonu’nda bir araya gelerek sosyal fayda odaklı projelere destek veriyor. Akfen Gönüllüleri, TİKAV’ın Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde yaşayan ve eğitim ile kişisel gelişim olanaklarına erişimde zorluk yaşayan 64 bursiyere destek sağlamak amacıyla hayata geçirdiği “Geleceğin Liderleri” kampanyası için maratonda koşarak bağış topladı. Bu kapsamda elde edilen kaynaklarla bursiyerlere çeşitli eğitim programları için fon sağlanırken, teknolojik destek sunuluyor; gençlerin yurt içi ve yurt dışındaki kültür-sanat faaliyetlerine katılımları destekleniyor ve maddi burs imkânı sunuluyor. Bu yönüyle Bireysel Gelişim Programı, yalnızca bireylerin gelişimini destekleyen bir eğitim modeli olmanın ötesine geçerek; dayanışma kültürünü büyüten ve sürdürülebilir toplumsal fayda yaratan bir etki alanı oluşturuyor. Bugüne kadar toplam 411 gencin katıldığı Bireysel Gelişim Programı, gençlerin eğitim, kişisel gelişim ve sosyal hayata katılım süreçlerinde uzun soluklu bir destek modeli olarak büyümeye devam ediyor. TOPLUMUN FARKLI KESİMLERİNE ULAŞAN ULUSAL PROJELER TİKAV, yıllar içinde hayata geçirdiği ulusal projelerle toplumun farklı kesimlerine dokunan geniş bir etki alanı oluşturdu. Kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımını destekleyen çalışmalar, aile içi iletişimi güçlendirmeye yönelik programlar, engelli bireylerin ailelerine yönelik farkındalık projeleri ve eğitim ortamlarını iyileştirmeye yönelik okul yenileme çalışmaları bu kapsamda öne çıkan başlıklar arasında yer alıyor. Gerçekleştirilen projelerle farklı yaş gruplarından ve sosyal kesimlerden binlerce kişiye doğrudan ulaşılırken, bu çalışmaların etkisi aileler ve yerel topluluklar aracılığıyla daha geniş bir alana yayılıyor. TİKAV’ın bugüne kadar hayata geçirdiği ulusal projeler aracılığıyla toplamda 12 binden fazla kadın ve ailelerine doğrudan ulaşıldı. AKFEN YENİLENEBİLİR ENERJİ İŞ BİRLİĞİYLE KIRSALDA GÜÇLÜ ETKİ Akfen Yenilenebilir Enerji’nin finansörlüğünde ve TİKAV koordinasyonunda hayata geçirilen ulusal projeler, özellikle kırsal bölgelerde yaşayan kadınlar ve aileler üzerinde uzun soluklu ve ölçülebilir bir etki yaratıyor. Türkiye’nin farklı bölgelerinde, farklı yıllarda hayata geçirilen bu projelerle, toplumsal farkındalık ve yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik önemli adımlar atıldı. 2025 yılında yürütülen “Önlem Al, Güvende Kal” projesi kapsamında 28 farklı lokasyonda gerçekleştirilen çalışmalarla afet bilinci oluşturulması hedeflenirken yaklaşık 3.000 kişiye ulaşıldı. Bir önceki yıl hayata geçirilen “Dijitaldeki Ayak İzimiz” projesi ile 27 farklı bölgede kadınlara dijital güvenlik ve bilinçli internet kullanımı konusunda eğitimler verilerek yaklaşık 2.500 kişiye erişim sağlandı. Enerji ve su tasarrufu bilinci oluşturmayı amaçlayan “Tasarruf Evimizde, Gelecek Elimizde” projesi kapsamında yine Türkiye genelinde 27 lokasyonda yürütülen çalışmalarla 2.500 kişiye ulaşılırken; “Hijyen Sağlıktır” projesi ile 26 farklı bölgede yaklaşık 1.900 kişiye hijyen ve sağlıklı yaşam konularında eğitim verildi. Kadın sağlığı ve temel sağlık farkındalığını artırmayı hedefleyen “Önce Sağlık” projesi kapsamında 17 farklı lokasyonda 1.500 kişiye ulaşılırken; erken çocukluk gelişimine odaklanan “Evde Okullu Olduk” projesi ile 0–6 yaş arası çocuk sahibi annelere yönelik çalışmalarla 800 katılımcıya destek sağlandı. Bu projeler aracılığıyla yalnızca bireylerin değil, ailelerin ve dolaylı olarak toplumun genelinde bilinç düzeyinin artırılması hedeflenirken; sürdürülebilir sosyal fayda yaklaşımı her geçen yıl daha geniş kitlelere ulaşıyor. EĞİTİM VE DAYANIŞMA ODAKLI BURS PROGRAMLARI TİKAV, burs programları aracılığıyla gençlerin eğitim yolculuklarını desteklemeye devam ediyor. Farklı iş birlikleriyle hayata geçirilen burs programları sayesinde, ekonomik zorluklara rağmen eğitimine devam eden gençlere uzun vadeli destek sağlanıyor. Özellikle deprem sonrası hayata geçirilen “El Ele Birlikteyiz” burs programı kapsamında depremzede 3.000 üniversite öğrencisine eğitim hayatları boyunca destek sağlanırken, farklı burs programlarıyla da yüzlerce öğrencinin gelişimine katkıda bulunuluyor. ULUSLARARASI ÖLÇEKTE BİR GELİŞİM MODELİ: ULUSLARARASI GENÇLİK ÖDÜLÜ PROGRAMI TİKAV’ın Türkiye temsilciliğini yürüttüğü Uluslararası Gençlik Ödülü Programı, gençlerin bireysel ve sosyal gelişimini destekleyen, dünya çapında kabul görmüş en kapsamlı gençlik gelişim modellerinden biri olarak öne çıkıyor. 1956 yılında Birleşik Krallık’ta başlatılan ve bugün 130’dan fazla ülkede 13 milyondan fazla gence ulaşan program, Türkiye’de TİKAV koordinasyonunda uygulanıyor. Program kapsamında bugüne kadar Türkiye’de 21 bini aşkın gence doğrudan ulaşılırken, 10 binin üzerinde mezun verildi. Gençlerin Gönüllü Hizmet, Beceri Geliştirme, Fiziksel Gelişim ve Macera ve Keşif Yolculuğu gibi alanlarda kendilerini geliştirmelerine imkân tanıyan program; yalnızca bir sertifika sürecinden öte, gençleri hayata hazırlayan bütüncül bir gelişim deneyimi sunuyor. Türkiye genelinde 163 aktif Ödül Merkezi, yaklaşık bin gönüllü Ödül Lideri ve Supervisor ve binlerce aktif katılımcı ile sürdürülen Ödül Programı, her yıl daha fazla gence ulaşarak büyümeye devam ediyor. Son dönemde gerçekleştirilen ulusal ödül törenlerinde ise yüzlerce genç bu yolculuğu başarıyla tamamlayarak ödüllerine kavuştu. 26. Ulusal Gümüş Ödül Töreni ile 7. Bağımsız Katılımcılar Bronz ve Gümüş Ödül Törenleri kapsamında 250’den fazla genç Ödül alırken, 19. Altın Ödül Töreni’nde ise 59 genç Altın Ödül’e layık görüldü. HÜLYA KIRÇUVAL: “FIRSAT EŞİTLİĞİYLE ŞEKİLLENEN 27 YILLIK YOLCULUK” TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval, vakfın 27 yıllık yolculuğuna ilişkin şunları söyledi: “27 yıl boyunca hayata geçirdiğimiz her projede odağımıza insanı ve fırsat eşitliğini aldık. Çünkü biliyoruz ki bir bireyin hayatına dokunmak, aslında bir toplumun geleceğine dokunmaktır. Bu anlayışla, eğitimden sağlığa, gençlerden kadınlara uzanan geniş bir alanda geliştirdiğimiz projelerle toplumun farklı kesimlerine ulaşmayı ve kalıcı bir etki yaratmayı hedefledik.” TİKAV olarak yalnızca bugünün ihtiyaçlarına cevap veren değil, aynı zamanda geleceği şekillendiren sürdürülebilir çözümler üretmeye odaklandıklarına değinen Kırçuval, “Bireylerin potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri, kendilerini geliştirebilecekleri ve topluma katkı sağlayabilecekleri bir zemin oluşturmak, bizim için en önemli önceliklerden biri. Bugün geldiğimiz noktada, farklı bölgelerde, farklı ihtiyaçlara yönelik geliştirdiğimiz çalışmalarla binlerce insanın hayatına doğrudan ya da dolaylı olarak dokunmanın gururunu yaşıyoruz. Özellikle gençlerin eğitimine, kadınların güçlenmesine ve toplumsal farkındalığın artmasına katkı sağlayan projelerimizin yarattığı etkiyi görmek, bu yolculuğun en değerli çıktılarından biri.” ifadelerine yer verdi. Kırçuval, önümüzdeki dönemde de aynı kararlılıkla; gençlerin, kadınların ve fırsat eşitliğine ihtiyaç duyan bireylerin yanında olmaya, onların potansiyellerini ortaya çıkaracak fırsatları sunmaya ve toplumsal faydayı büyütmeye devam edeceklerini belirterek sürdürülebilir bir geleceğin ancak güçlü bireyler ve bilinçli toplumlarla mümkün olduğuna inandıklarını söyledi. 27 YILDIR DEĞİŞMEYEN HEDEF: TOPLUMSAL FAYDA TİKAV, 27 yıldır eğitim, sağlık ve sosyal gelişim alanlarında hayata geçirdiği projelerle toplumun farklı kesimlerine ulaşarak sürdürülebilir sosyal fayda üretmeye devam ediyor. Toplumsal ve evrensel değerlere saygılı, çevreye duyarlı ve sosyal sorumluluk bilinci yüksek bireylerin yetişmesine katkı sağlamayı temel hedef olarak benimseyen vakıf, önümüzdeki dönemde de bu vizyon doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TİKAV, Business Honors Awards'da İki Ödüle Birden Layık Görüldü Haber

TİKAV, Business Honors Awards'da İki Ödüle Birden Layık Görüldü

Akfen Holding’in kurucusu olduğu Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV), Türkiye iş dünyasının sürdürülebilirlik ve sosyal sorumluluk alanlarındaki en iyi uygulamalarını ödüllendiren Business Honors Awards töreninde bu yıl iki ayrı kategoride birinci oldu. Holding sektöründe Kurumsal İletişim kategorisinde "Net Zero Sosyal Etki Ödülü"nü, Enerji sektöründe Kurumsal İletişim kategorisinde ise "En İyi Sürdürülebilirlik İletişimi Ödülü"nü alan TİKAV, sürdürülebilirlik alanındaki kararlı duruşunu bir kez daha tescilledi. Ödül töreninde TİKAV'ı Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval temsil etti. Akfen Holding Yönetim Kurulu Üyesi Pelin Akın Özalp ve TİKAV Yönetim Kurulu Üyesi Dilara Akın da törende hazır bulundu. “TİKAV OLARAK DEĞER YARATMAYA DEVAM EDECEĞİZ” Törende konuşan TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval şunları söyledi: “TİKAV olarak 27 yıldır insanı merkeze alan projeler üretmeye, özellikle fırsat eşitliğine erişimi sınırlı olan bireylerin hayatına dokunmaya devam ediyoruz. Business Honors Awards kapsamında iki ayrı ödüle layık görülmek, yıllardır büyük bir özveriyle yürüttüğümüz çalışmaların değer gördüğünü göstermesi açısından bizim için son derece anlamlı. Akfen Yenilenebilir Enerji ile birlikte yürüttüğümüz projelerde yalnızca eğitim vermeyi değil; farkındalık yaratmayı, dayanışmayı büyütmeyi ve uzun vadeli bir dönüşüm sağlamayı hedefledik. Bugün 12 bini aşkın kadına doğrudan ulaşmış olmak bizim için çok kıymetli bir sonuç. Bu başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarımıza, gönüllülerimize ve destekçilerimize teşekkür ediyoruz. TİKAV olarak önümüzdeki dönemde de toplumda kalıcı değer yaratacak projeler üretmeye kararlılıkla devam edeceğiz.” 2017’DEN BU YANA KIRSAL BÖLGELERDE 12 BİN KADINA DİREKT EĞİTİM VERDİ TİKAV'ın bu ödüllere giden yolculuğunun temelinde, Akfen Yenilenebilir Enerji ile yürütülen uzun soluklu bir iş birliği yatıyor. Türkiye'nin dört bir yanında hidroelektrik, rüzgâr ve güneş enerjisi santrallerinin bulunduğu kırsal bölgelerde yaşayan kadınları güçlendirmeyi hedefleyen bu projeler, yıllar içinde binlerce haneye ulaştı. 2017 yılında başlayan bu yolculuğun ilk durağı "Evde Okullu Olduk" projesi oldu. 15 farklı bölgede 0-6 yaş grubu çocukların gelişimi konusunda 800 kadına ulaşılan bu proje, kırsal kesimdeki ailelere erken çocukluk eğitimi farkındalığı kazandırdı. "Önce Sağlık" projesiyle sağlık temalı eğitimler 17 bölgeye taşındı ve 1.500 kadına ulaşıldı. Ardından gelen "Hijyen Sağlıktır" projesiyle 26 farklı lokasyonda 2.000 kadına temel hijyen ve sağlıklı yaşam becerileri aktarıldı. "Tasarruf Evimizde, Gelecek Elimizde" projesi kapsamında ise enerji ve su tasarrufu başta olmak üzere çevresel ve ekonomik farkındalık eğitimleri 2.500 kadına ulaştı. "Dijitaldeki Ayak İzimiz" projesinin tamamlanmasıyla birlikte TİKAV, ulusal projeleri kapsamında yaklaşık 9.300 kadına yüz yüze eğitim verdi. 2025 yılında hayata geçirilen "Önlem Al, Güvende Kal" projesiyle bu rakam 12.000'i aştı. 27 YILDIR ÇEŞİTLİ PROJELERLE İNSANA YATIRIM YAPIYOR 1999 yılında Akfen Holding'in sosyal sorumluluk projelerini hayata geçirmek amacıyla Akın Ailesi tarafından kurulan TİKAV, bugüne kadar 84.000'den fazla kişiye ulaştı, 50'yi aşkın proje gerçekleştirdi ve 2.191 etkinlik düzenledi. Vakfın üç temel faaliyet alanı Bireysel Gelişim Programı (BGP), Ulusal Projeler ve Uluslararası Gençlik Ödülü – Türkiye (UGO-TR) oldu. Bireysel Gelişim Programı kapsamında başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu olmak üzere Türkiye'nin farklı bölgelerinde öğrenim gören üniversite öğrencilerine burs, eğitim ve kişisel gelişim desteği sunuldu. Uluslararası Gençlik Ödülü – Türkiye programı ise 14-24 yaş arası gençleri kendi hayatlarında ve toplumda fark yaratmaya teşvik eden, 130 ülkede uygulanan prestijli bir gelişim programının Türkiye ayağını oluşturdu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ICF Türkiye’den Önemli Adım Haber

ICF Türkiye’den Önemli Adım

Uluslararası Koçluk Federasyonu (ICF) Türkiye, profesyonel koçluk mesleğinin gelişimini desteklemek ve bölgesel etkileşimi artırmak amacıyla yürüttüğü yapılanma çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Kurumun beşinci bölgesel yapılanması olan Çukurova Bölgesi’nin açılışı, Adana’da geniş katılımlı bir organizasyonla gerçekleştirildi. Adana’daki Dedeman Otel’de düzenlenen etkinlik; profesyonel koçlar, akademisyenler, iş dünyası temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarından katılımcıları bir araya getirdi. Yaklaşık 70 kişinin katıldığı buluşma, koçluk ekosisteminin gelişimi açısından önemli bir platform oluşturdu. “Çukurova açılışı koçluk bilincinde önemli bir adım” ICF Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Çiğdem Karadeniz, açılışta yaptığı konuşmada, koçluk mesleğinin uluslararası standartlar çerçevesinde gelişmesinin önemine dikkat çekti. Karadeniz, ICF’in dünya genelinde etik kurallar ve yetkinlik çerçevesini belirleyen öncü kurumlardan biri olduğunu belirterek, profesyonel koçluk unvanının belirli eğitim, sınav ve akreditasyon süreçlerinden geçtiğini ifade etti. Türkiye genelinde koçluk bilincini artırmayı hedeflediklerini dile getiren Karadeniz, Çukurova Bölgesi’nin bu yolculukta önemli bir adım olduğunu vurguladı. “Koçluk, bireyden topluma yayılan bir dönüşüm” ICF Türkiye Çukurova Bölge Lideri Onur Kocaöz ise konuşmasında koçluğun yalnızca bireysel gelişim aracı değil, aynı zamanda toplumsal dönüşüme katkı sunan bir yaklaşım olduğunu belirtti. Koçluğun, doğru sorularla bireyin kendi potansiyelini keşfetmesini sağladığını ifade eden Kocaöz, daha sağlıklı iletişim kurabilen, empati geliştirebilen ve çözüm odaklı düşünebilen bir toplumun mümkün olduğuna dikkat çekti. Kocaöz, bu dönüşümün bireyden başlayarak dalga dalga yayılabileceğini söyledi. Süpervizyon, koçlukta kalite için kritik! Etkinlikte söz alan ICF Türkiye geçmiş dönem başkanlarından Dilek Yıldırım, koçlukta kalite ve etik standartların sürdürülebilirliği açısından süpervizyonun önemine değindi. Koçların mesleki gelişim süreçlerinde desteklenmesinin kritik olduğunu belirten Yıldırım, son yıllarda süpervizyon uygulamalarının eğitim süreçlerinde daha fazla yer bulduğunu ifade etti. ICF Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Sibel Erol ise üye ilişkileri ve mesleki gelişim başlıklarına değinerek, koçların yetkinliklerini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirtti. Erol, özellikle Uluslararası Koçluk Haftası kapsamında düzenlenecek etkinliklerle koçluk kültürünün daha geniş kitlelere ulaştırılmasının hedeflendiğini ifade etti. Dört temel değerle küresel vizyon ICF Türkiye Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Binnur Kayabey de konuşmasında, kurumun temel değerlerini insanlık, profesyonellik, iş birliği ve hakkaniyet olarak sıraladı. Koçluğun bireyin kendi değerlerini keşfetmesine destek olan bir süreç olduğunu vurgulayan Kayabey, bu yaklaşımın daha iyi bir toplum inşasına katkı sunduğunu belirtti. Toplumsal fayda ve iş birlikleri öne çıktı ICF Türkiye’nin sosyal sorumluluk odaklı projelerine de etkinlikte yer verildi. Geçmiş dönem başkanlarından Esra Aksüyek’in de katkılarıyla yürütülen çalışmalar kapsamında, farklı sivil toplum kuruluşlarıyla iş birlikleri geliştirildiği ve gönüllü koçluk projeleriyle daha geniş kesimlere ulaşılmasının hedeflendiği aktarıldı. Bu projelerle, koçluk hizmetlerine erişimde fırsat eşitliğinin artırılması amaçlanıyor. ICF Türkiye’nin Çukurova açılışı, koçluk için önemli bir adım Katılımcıların aktif olarak görüş ve sorularıyla katkı sunduğu etkinlikte, profesyonel koçluk alanına dair merak edilen pek çok konu ele alındı. Program, soru-cevap bölümünün ardından gerçekleştirilen kutlama ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. ICF Türkiye’nin Çukurova Bölgesi açılışı, koçluk mesleğinin yerel dinamiklerle güçlendirilmesi ve Türkiye genelinde daha geniş bir etki alanı oluşturulması yönünde önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de “Sessiz Boşanmalar” Dönemi: Evli Çiftlerin Sadece Yüzde 5’i Mutlu Haber

Türkiye’de “Sessiz Boşanmalar” Dönemi: Evli Çiftlerin Sadece Yüzde 5’i Mutlu

Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, evliliğe karar verme süreçlerindeki dışsal faktörlerin ve duygusal farkındalık eksikliğinin boşanma riskini doğrudan artırdığını vurguluyor. İlişkisini sadece somut kazanımlar veya yalnızlık korkusu üzerine kuran çiftler, zamanla duygusal bir kopuş yaşayarak ayrılık noktasına geliyor. TÜİK tarafından paylaşılan güncel veriler, Türkiye’de yaklaşık 3,5 milyon kişinin boşanmış olduğunu ve yetişkin nüfus içinde bu oranın %5,20 seviyesinde seyrettiğini gösteriyor. Klinik gözlemler ve toplumsal araştırmalar, boşanmadan evliliğini sürdüren çiftlerin sadece yüzde 5 kadarının gerçek bir mutluluk yaşadığını ortaya koyuyor. Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, bu tablonun boşanmış olmanın ötesinde, aynı çatı altında duygusal paylaşım yaşamayan "sessiz boşanmış" kitlelerin varlığını kanıtladığını belirtiyor. Boşanma kararı, ilişkinin kalitesini göstermek yerine tarafların o ilişkide ne kadar var olmak istediğini simgeliyor. Hayat deneyimlerinden yola çıkarak kendi isteklerini netleştiren ve duygusal farkındalığı yüksek bireylerin kurduğu evliliklerde ise ayrılık ihtimali minimum seviyede kalıyor. Araftaki Evlilikler: İnsanlar Neden Boşan(a)mıyor? Mutsuzluğa rağmen evliliğin sürdürülmesinin ardındaki görünmez engelleri analiz eden Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, bireyleri bir döngüye hapseden nedenleri açıklıyor. Düzenin Konforu ve Değişim Travması: Çiftler mutsuz olsalar dahi mevcut yaşam ritminin, sorumluluk paylaşımının ve kurulu düzenin bozulmasını istemiyor. Sıfırdan bir hayat kurma fikri, mutsuzluğun tanıdık güvenliğinden çok daha travmatik bir seçenek olarak algılanıyor. Finansal Prangalar: Evlilikteki bütçe paylaşımı, çiftler için korunaklı bir ekonomik sistem oluşturuyor. Boşanmayla gelecek olan ekstra mali yüklerin altına girmekten kaçınan bireyler, yeni yaşam giderlerini göze alamadıkları için mutsuzluğu sürdürmeyi tercih ediyor. Çocuk Odaklı Suçluluk ve İçsel Istırap: Anne ve babasından ayrı büyüyecek çocukların ruhsal dünyasına dair duyulan yoğun sorumluluk, çiftleri bir tıkanıklığa sürüklüyor. Hem eşiyle devam edemeyen hem de boşanmayı gerçekleştiremeyen bireyler, bu arafta kalmışlık haliyle yoğun bir içsel ıstırap yaşıyor. Evliliklerin İlk Beş Yılındaki Kritik Viraj TÜİK verilerine göre boşanmaların yüzde 34’ü evliliğin ilk beş yılında gerçekleşiyor. Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, bu dönemde kazanılan gelin, damat veya yenge gibi yeni kimliklerin beraberinde büyük sorumluluklar getirdiğini ifade ediyor. Kök ailesinden zihnen ayrışamayan ve hala ebeveynlerinin "küçük çocuğu" gibi davranan bireyler, eşiyle "biz" olma halini yaşamakta güçlük çekiyor. Geniş aile üyelerinin müdahaleleri, henüz temeli oturmamış evliliklerde büyük depremlere yol açıyor. Evlilikle gelen güven duygusunun yarattığı cinsel rehavet ise tutkunun yerini durağanlığa bırakmasına neden oluyor. Henüz ilişki zemini sağlamlaşmadan sadece evliliği kurtarmak amacıyla çocuk sahibi olmak, tahammül seviyesini hızla düşürerek ayrılık sürecini hızlandırıyor. On Yılı Aşan Evliliklerde Değişen Dinamikler Türkiye’de boşanmayla sonuçlanan evliliklerin ortalama 12 yıl sürmesi, zamanla biriken hasarların geri dönülemez bir noktaya ulaştığını gösteriyor. Uzun süreli evliliklerde boşanma sebeplerini analiz eden Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, özellikle "tükenen tahammül" faktörüne dikkat çekiyor. Sorun çıkmasın diye sürekli uyumlanan ve kendi isteklerini yok sayan partner, yıllar içinde biriken emek ve sevginin karşılıksız kaldığını fark ettiğinde boşanma kararı netleşiyor. Çocukların ihtiyaçlarının tüm enerjiyi tüketmesi eşlerin birbirine ayıracak vakit bulamamasına yol açarken, tarafların birbirini "sabit bir veri" olarak görmesi duygusal bağları zayıflatıyor. Bu süreçte bireylerin yaşadığı kişisel dönüşüm ve farkındalık artışı eşler arasında senkronize ilerlemediğinde, ortak bir rotada devam etmek imkansız hale geliyor. Dr. Psk. Sevilay Abudaram, gelişimsel farklılıkların çiftlerin aynı zaman diliminde farklı ihtiyaçlara sahip olmasına yol açtığını ve bu durumun evliliğin ilerleyen yıllarında boşanma kararını tetiklediğini belirtiyor. İlişkilerin ilk yıllarındaki sağlam sınırlar ve ilerleyen yıllardaki duygusal yatırım evliliğin ömrünü belirliyor. Çift Terapisti Dr. Psk. Sevilay Abudaram, bireysel gelişim süreçlerini eşzamanlı yönetebilen ve "biz" alanını koruyan çiftlerin mutsuzluk döngüsünden kurtulabildiğini ifade ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uluslararası Gençlik Ödülü Programı Türkiye’de 21’i Aşkın Öğrenciye Ulaştı Haber

Uluslararası Gençlik Ödülü Programı Türkiye’de 21’i Aşkın Öğrenciye Ulaştı

Bugüne kadar dünya genelinde 130’u aşkın ülkede 13 milyondan fazla, Türkiye’de ise 21 bini aşkın gence ulaşan program, gençlerin bireysel gelişimlerini destekleyerek sosyal becerilerini güçlendirmeyi, öz disiplin kazandırmayı ve liderlik yetkinliklerini artırmayı hedefliyor. Akfen Holding’in sponsorluğunda ve Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV) temsilinde Türkiye’de uygulanan program kapsamında, 19. Altın Kategori Ulusal Ödül Töreni 16 Şubat Pazartesi günü Terminal Kadıköy’deki ParibuArt’da düzenlendi. Törende, programı başarıyla tamamlayan 59 genç sertifikalarını alırken; TİKAV’ın bugüne kadar hayata geçirdiği projelerle 45 binin üzerinde bireye ulaşarak sürdürülebilir ve ölçülebilir toplumsal fayda yarattığı bir kez daha vurgulandı. Türkiye genelinde 181 aktif Ödül Merkezi, yaklaşık bin gönüllü Ödül Lideri, Supervisor ve 5 bin 755 aktif katılımcıyla uygulanan Uluslararası Gençlik Ödülü-Türkiye, her yıl daha fazla gence ulaşarak büyümeye devam ediyor. Bugüne kadar dünya genelinde 130’u aşkın ülkede 13 milyondan fazla, Türkiye’de ise 21 bini aşkın gence ulaşan program; gençlerin bireysel gelişimlerini destekleyerek sosyal becerilerini güçlendirmeyi, öz disiplin kazandırmayı ve liderlik yetkinliklerini artırmayı hedefliyor. Program kapsamında son bir yıl içinde, üç farklı kategoride olmak üzere 764’ü Bronz, 264’ü Gümüş ve 59’ü Altın olmak üzere toplam 1.087 katılımcı Ödül sertifikası ve rozetini almaya hak kazandı. Akfen Holding’in sponsorluğunda ve Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV) temsilinde Türkiye’de uygulanan program kapsamında, Ödül Programı 19. Altın Kategori Ulusal Ödül Töreni, 16 Şubat Pazartesi günü Terminal Kadıköy’deki ParibuArt’da düzenlendi. Törende, programı başarıyla tamamlayan gençler sertifikalarını alırken; TİKAV’ın bugüne kadar hayata geçirdiği projelerle 45 binin üzerinde bireye ulaşarak sürdürülebilir ve ölçülebilir toplumsal fayda yarattığı bir kez daha vurgulandı. Törene, Uluslararası Gençlik Ödülü – Türkiye Ödül Programı Ulusal Komite Başkanı Pelin Akın Özalp, TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval ve davetliler katıldı. Katılımcılar Farklı Bölgelerden Buluştu Bu yıl Altın Ödül almaya hak kazanan katılımcılar; Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen başarılı gençleri kapsarken Bilkent Uluslararası Laboratuvar Lisesi (Ankara), Özel İzmir Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi Zülfü Mevlüt Çelik Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi (İzmir), Anabilim Eğitim Kurumları, British International Schools, İstek Kemal Atatürk Okulları, MEV Koleji Özel Büyükçekmece Okulları, TED Rönesans Anadolu Lisesi (İstanbul) gibi köklü eğitim kurumlarını temsil eden öğrencilerden oluştu. Tören boyunca gençlerin hedeflerine ulaşma süreçleri ve kişisel gelişim yolculukları büyük takdir topladı. Akfen Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Uluslararası Gençlik Ödülü – Türkiye Ödül Programı Ulusal Komite Başkanı Pelin Akın Özalp, törende Uluslararası Gençlik Ödül Programı’nın gençleri hayata hazırlayan güçlü bir model sunduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “TİKAV’ın 2013 yılından bu yana Uluslararası Gençlik Ödül Programı’nın Türkiye’deki yetkili ulusal otoritesi olarak yürüttüğü çalışmalar sayesinde, verilen her ödül uluslararası standartlarla aynı kalite ve güven çerçevesinde ilerliyor. Bu yapı, gençlere yalnızca bir sertifika değil; gerçek hayatta karşılığı olan bir gelişim deneyimi sunuyor.” Pelin Akın Özalp, programın bu kadar güçlü olmasının nedeninin, gençleri sadece “başarıya” değil, hayata hazırlaması olduğunu vurgulayarak öğrencileri şu sözlerle tebrik etti: “Sevgili gençler, bugün Altın Ödül’e uzanan yolculuğunuzu taçlandırıyorsunuz. Bu ödül; bir sınav sonucu, bir tesadüf ya da bir “şans” değil. Bu ödül; plan, istikrar, sorumluluk ve emek demek. Başarılarınızla yalnız kendinizi değil; ailenizi, okulunuzu ve ülkemizin geleceğe dair umudunu da güçlendiriyorsunuz.” TİKAV Yönetim Kurulu Başkanı Hülya Kırçuval ise Uluslararası Gençlik Ödül Programı, gençleri başarıya değil hayata hazırlayan nadir gelişim modellerinden biri olduğunu vurgulayarak şunları ifade etti: “Gençler burada potansiyellerini teoride değil, pratikte görüyor; topluma katkı sunmayı, disiplinle ilerlemeyi ve sorumluluk almayı öğreniyor. Bugün Altın Ödül alan her gencimiz, yalnız kendi yolculuğunu değil, ülkemizin geleceğine dair umudu da güçlendiriyor.” Hülya Kırçuval, programın Türkiye’de sürdürülebilir şekilde büyümesinde, TİKAV’ın kurumsal emeği ve yıllara yayılan birikiminin çok kıymetli olduğunu söyleyerek TİKAV’ın 1999 yılından bu yana eğitim ve toplumsal gelişim alanında sürdürülebilir çalışmalar yürüterek özellikle fırsat eşitliğine ihtiyaç duyan gençlere ulaşmayı temel bir öncelik olarak gördüğüne de vurgu yaptı. Dünya Çapında The Duke of Edinburgh’s International Award The Duke of Edinburgh’s International Award, 1956 yılında Birleşik Krallık’ta Prens Philip, Edinburgh Dükü tarafından başlatılan ve bugün 130’dan fazla ülke ve bölgede uygulanan uluslararası bir gençlik gelişim programı olarak biliniyor. Program; Gönüllü Hizmet, Beceri Geliştirme, Fiziksel Gelişim ve Macera & Keşif Yolculuğu gibi alanları kapsayan çok yönlü bir kişisel gelişim modeli sunarken, her yıl bir milyondan fazla genç bu programa katılıyor. Katılımcılar özgüven, iletişim ve problem çözme gibi yaşam becerilerini geliştirirken; toplumsal fayda odaklı faaliyetlerle çevrelerine de katkı sağlıyor. Program, gençlerin kendi potansiyellerini keşfetmelerine ve yaşamlarında anlamlı bir fark yaratmalarına imkân tanıyan küresel bir platform olarak kabul ediliyor. TİKAV 45 Bin Kişiye Ulaştı 1999 yılından bu yana faaliyetlerini sürdüren Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV), eğitim ve toplumsal gelişim odaklı projeleriyle geniş bir etki alanı yaratıyor. Vakfın amiral projelerinden Bireysel Gelişim Programı kapsamında bugüne kadar 382 üniversite öğrencisi bursiyer olarak desteklendi; öğrenciler dört yıl boyunca kişisel gelişim, yabancı dil, kültür-sanat, gönüllülük ve kariyer programlarına dahil edildi. Uluslararası Gençlik Ödülü – Türkiye Programı aracılığıyla ise dünyada 13 milyondan fazla, Türkiye’de 21 bini aşkın gence ulaşılırken; program her yıl ortalama 2 bin 500’den fazla yeni katılımcıyla büyümeye devam ediyor. Ulusal projeler kapsamında Türkiye’nin kırsal bölgelerinde yürütülen çalışmalarla tüm kadınlar, anne ve çocuklar, eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleriyle desteklenirken; okul onarım projeleriyle 7 devlet okulunun fiziki koşulları iyileştirildi. Ayrıca El Ele Birlikteyiz Burs Programı kapsamında, deprem bölgesinden 3 bin üniversite öğrencisine uzun vadeli burs desteği sağlandı. TİKAV, bugüne kadar yürüttüğü projelerle doğrudan 45 binin üzerinde bireye ulaşarak, sürdürülebilir ve ölçülebilir toplumsal fayda üretmeyi başardı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bu Koro Kulakların Pasını Sildi Haber

Bu Koro Kulakların Pasını Sildi

Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı Anne Şehir Merkezi Defne’de Türk Halk Müziği Korosu derslerine katılan kadınlar, uzun süredir sürdürdükleri çalışmaların karşılığını sahne performanslarıyla aldı. Koro, Anne Şehir Merkezi Defne’de bulunan Kılavuz Gençlik Merkezi Konferans Salonu’nda kulakların pasını silen bir konsere imza attı. Programa Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Nagehan Malkoç ile Kadın ve Aile Hizmetleri Şube Müdürü Tuğba Yılmaz da katıldı. “SAHNEDE DAYANIŞMA, CESARET VE HAYALLERİ İZLEDİK” Programda bir selamlama konuşması yapan Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanı Nagehan Malkoç, “Müzik dinlemek için bir araya geldik ama bugün gerçekleştirilen etkinlik sadece bir dinleti olmayacak. Bugün sahnede dayanışmayı, cesareti, hayallerin gerçeğe ulaşmasını izlemek için toplandık. İçimizde kalan bir hikâyeyi tamamlamak için bir aradayız. Biz her zaman kadınlarımıza birbirimize ilham olalım diyoruz. Bugün kadınlar yalnız değil. Eşler, çocuklar, abiler, kardeşler herkes burada. Bugün en büyük alkışı sizler hak ediyorsunuz. Kadınları yalnız bırakmadınız” ifadesini kullandı. 10 PARÇA SESLENDİRİLDİ Türk Halk Müziği Korosu derslerine katılan 14 kadının yer aldığı koro Tolga Yıldırım şefliğinde sahne aldı. Anadolu’nun farklı yörelerinden derlenen Türk halk müziğinin seçkin eserlerinden oluşan 10 parça seslendiren koro, izleyicilere duygu dolu ve keyifli anlar yaşattı. Gecenin sonunda ise bir potpori eser seslendirildi. Kadınların sanatsal üretim yoluyla toplumsal yaşamda daha görünür olmasına katkı sunan etkinlik, izleyicilerden büyük beğeni topladı. Program sonunda seslendirilen potpori seyirciler tarafından tekrarlanması istendi. Koro, seyircinin isteğini kırmadı. Gece sonunda sahne alan koro üyeleri uzun süre ayakta alkışlandı. ANNE ŞEHİR’DEN AYLAR SÜREN EMEK Programda kadınların kültür ve sanat aracılığıyla kendilerini ifade etmelerinin önemine dikkat çekilirken, bu tür etkinliklerin aile yapısının güçlendirilmesine ve toplumsal dayanışmanın artmasına katkı sağladığı vurgulandı. Kadınların sosyal hayata aktif katılımını destekleyen Anne Şehir Merkezleri’nin bireysel gelişim ve toplumsal farkındalık açısından önemli bir misyon üstlendiği kanıtlanmış oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.