Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bireyselleşme

Kapsül Haber Ajansı - Bireyselleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bireyselleşme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Daha Çok Evlilik mi, Daha Sağlıklı Aile mi? Haber

Daha Çok Evlilik mi, Daha Sağlıklı Aile mi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 2025 yılının “Aile Yılı” ilan edilmesiyle; azalan evlilikler, yükselen evlilik yaşı ve değişen çocuk sahibi olma eğilimleri yeniden gündeme geldi. Aile Danışmanı Pınar Baybaşin, tartışmanın yalnızca nicelikle sınırlandırılmaması gerektiğini; aile kurumunun geleceğinin sağlıklı ilişkiler, güven duygusu ve nitelikli iletişim üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor. Ekonomik koşullar, bireyselleşme ve değişen yaşam biçimleri gençlerin kararlarını doğrudan etkiliyor. Ancak Baybaşin’e göre temel mesele yalnızca “Kaç kişi evleniyor?” veya “Kaç çocuk doğuyor?” değil; “Nasıl evlilikler kuruyoruz?” ve “Çocuklarımız nasıl bir ortamda büyüyor?” sorularına yanıt aramak. Aile Yılı, aile ilişkilerini yeniden düşünmek için önemli bir fırsat Aile; bireyin ilk aidiyet duygusunu geliştirdiği ve sevgi-güven ilişkisini öğrendiği temel sosyal yapıdır. Baybaşin, ailenin sadece aynı çatı altında yaşamak olmadığını, dayanışma ve iletişimle güçlenen bir bağ olduğunu belirtiyor. Günlük hayatın temposu ve ekonomik kaygılar bireyleri birbirinden uzaklaştırabilir. Bu yüzden aileyi güçlendirmek, birlikte vakit geçirmekten öte birbirini dinlemek, anlamak ve gerektiğinde ilişkiyi onarabilmektir. Aileyi korumak, hiç sorun yaşamamak anlamına gelmiyor Güçlü aile, çatışmasız aile değildir; önemli olan sorunların nasıl ele alındığıdır. İletişim biçimi, sorumluluk paylaşımı, kişisel sınırlara saygı ve kriz çözme becerisi evliliğin niteliğini belirler. Bu nedenle bireylerin evlilik öncesinde yalnızca düğün hazırlıklarına değil, ortak yaşamın getirdiği sorumluluklara da hazırlanması gerekir. Çocuk sahibi olmak kadar, çocuğun büyüdüğü ortam da önemli Çocuk sahibi olmak, onun gelişimini destekleyecek sağlıklı bir ortam sunma sorumluluğunu getirir. Çocuklar anne babalarının ilişkisini gözlemleyerek büyür; gördükleri iletişim ve çatışma çözme modelleri gelecek yaşamlarını şekillendirir. Bu yüzden ebeveynlik becerileri ve aile ortamının kalitesi, politikaların odağında yer almalıdır. Evliliklerin sayısı kadar niteliği de konuşulmalı Evlilik oranlarını artırmak tek başına yeterli bir hedef değildir. Gençlerin neden evlenmeyi ertelediği kadar, evlilik içi sorunların nedenleri de anlaşılmalıdır. Sağlıklı bir yapı için evlilik öncesinde iletişim, sınırlar ve sorumluluk paylaşımı konusunda farkındalık kazandırılması şarttır. Kök aileyle bağ kopmamalı, yeni ailenin sınırları kurulmalı Evlilik, iki farklı aile kültürünün ve alışkanlığının buluşmasıdır. Ne kök aileyle bağı tamamen koparmak ne de onların yeni evliliği yönetmesine izin vermek doğrudur. “Kök aileyle bağ kurmak başka, kök ailenin yeni kurulan ailenin hayatını yönetmesi başka bir şeydir.” diyen Baybaşin; çiftlerin kendi sınırlarını korurken kök aile bağlarını da dengede tutması gerektiğini, bunun çocukların aidiyet duygusu için de kritik olduğunu vurguluyor. Magazin gündemi de aile ilişkilerindeki dönüşümü görünür kılıyor Ünlü çiftlerin boşanmaları ve sorunların sosyal medyaya yansıması, meselenin toplumsal boyutunu gösteriyor. Burada asıl odaklanılması gereken, evliliğin bitip bitmemesinden ziyade çiftlerin krizleri nasıl yönettiği ve bu sürecin çocuklara etkisidir. Ailenin geleceği yalnızca sayılarla ölçülemez Türkiye’deki veriler bize ailenin geleceğinin istatistiklerden ibaret olmadığını gösteriyor. Aileyi güçlendirmek; nitelikli evlilikleri, güvenli büyüme ortamlarını ve sınırları korunan sağlıklı bağları desteklemekle mümkündür. Baybaşin düşüncelerini şöyle özetliyor: “Güçlü aile, niceliksel bir artış değil; daha sağlıklı bağlar ve güvenle büyüyen çocuklar demektir. Güçlü aile, köklerini unutmadan geleceğini birlikte kurabilen aildedir.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bakan Göktaş, Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu'nun kapanışında konuştu Haber

Bakan Göktaş, Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu'nun kapanışında konuştu

Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu'nun iş birliğinde Beştepe Millet Kütüphanesi'nde düzenlenen "Aile ve Kültür-Sanat Sempozyumu"nun kapanışında konuştu. Bugün, aile değerlerinin geleceğine ışık tutan kıymetli bir buluşmayı sona erdirdiklerini belirten Göktaş, iki gün boyunca kültür ve sanatın aileyi güçlendiren rolünü, dijital çağın fırsatlarını, risklerini ve gelecek nesillere aktaracakları ortak değerleri geniş çerçevede değerlendirdiklerini söyledi. Kültür ve Sanat Politikaları Kurulu'nun ele alınan konuları güçlü bir vizyona dönüştürdüğünü vurgulayan Göktaş, aileyi ve kültürü önceleyen bu büyük vizyonun mimarı olan Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür etti. Ailenin, kültürün sessiz mimarı, sanatın görünmez ilham kaynağı olduğunu dile getiren Göktaş "Gelenek ailede kök salar, kimlik evde şekillenir, merhamet evde öğrenilir. Sofra, birliğin ve muhabbetin mekanıdır. Kültürümüzün ve sanatımızın bütün büyük damarlarında hep ailenin izi vardır. Sözlü kültürden yazılı edebiyata, geleneksel mimariden modern sinemaya kadar her unsur aileyi hem değerlerimizi nesillere aktaran hem de kültürel yapıyı inşa eden kaynak olarak ele alır." dedi. "Zararlı akımlar aile yapımızı derinden sarsıyor" Aileyi merkeze alan kültür politikalarının geleceğe yapılan en stratejik yatırım olduğunu kaydeden Göktaş, "Ancak aileyi kuşatan tehditler, her geçen gün daha da artıyor. Bireyselleşme, yalnızlaşma, tüketim kültürü ve sanal bağımlılıklar, aile bağlarını ve demografik yapımızı sessizce aşındırıyor. Dijital mecralarda yayılan şiddet, istismar, siber zorbalık ve cinsiyetsizleştirme gibi zararlı akımlar aile yapımızı derinden sarsıyor. Bu tehditler karşısında aile, bizi dayanıklı kılacak kıymetli değerimizdir. Evlatlarımızı dijital çağın risklerinden koruyacak olan da estetik, ahlak ve irfanla buluşturacak olan da köklü değerlerinden beslenen aile iklimidir." diye konuştu. Tüm bu sorunların karşısında, aileyi güçlü kılacak bir medeniyet hamlesini, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde hayata geçirdiklerinin altını çizen Göktaş, şunları paylaştı: "Aileyi merkeze alan sosyal devlet anlayışımızın hamisi sizsiniz. Bu inançla, ailenin korunması ve güçlendirilmesi yönünde yürüttüğümüz tüm çalışmalar sizin güçlü iradenizle anlam kazanmaktadır. 2025'i Aile Yılı olarak ilan etmeniz ülkemizin geleceğini aile ekseninde yeniden tahkim eden kararlılığımızın somut göstergesidir. 2025 Aile Yılı ile birlikte, Türkiye'nin dört bir yanında topyekun seferberlik ruhu başladı. Tüm kurumlarımız, yerel yönetimler, sivil toplum, akademi, iş dünyası ve gönüllülerin samimi katkılarıyla bu vizyon büyük bir harekete dönüştü. Ailenin Korunması ve Güçlendirilmesi Vizyon Belgesi ve Eylem Planı, bu ortak gayretin ürünüdür." "Aile Yılı büyük dayanışmanın ilanı oldu" Bakan Göktaş, Aile Enstitüsü ve Nüfus Politikaları Kurulu'nun, bu vizyonun stratejik ve sürdürülebilir temellerini güçlendiren iki önemli yeni kurumsal yapı olduğunu dile getirdi. Aile ve Gençlik Fonu'nun, gençlerin yuva kurma yolculuğunda onları destekleyen, geleceğe daha güvenle adım atmalarını sağlayan güçlü bir dayanak olduğunu vurgulayan Göktaş, "Doğum yardımları ve aile odaklı sosyal desteklerimiz, devletimizin her an vatandaşlarının yanında olduğunu gösteren önemli adımlardır. Memurlarımıza tanınan yarım zamanlı çalışma hakkı, aile içi dengeyi koruyan, çalışma hayatıyla aile hayatını uyumlu hale getiren kıymetli bir düzenlemedir. Ailelere ve gençlere sunulan çeşitli indirimler ve avantajlar, aile bütçesine doğrudan katkı sunan desteklerdir." değerlendirmesinde bulundu. Aileyi güçlendirmeye yönelik tüm bu adımların toplumun tüm kesimlerinde derin karşılık bulduğunu belirten Göktaş, "Bu anlamda Aile Yılı sadece bir takvim vurgusu değil, milletçe ortaya koyduğumuz birliğimizin, beraberliğimizin büyük dayanışmanın ilanı oldu. Bu güçlü sahiplenme, ailenin bu topraklarda ne kadar köklü ne kadar canlı bir değer olduğunu bir kez daha bütün açıklığıyla gösterdi." ifadesini kullandı. "Kültür ve sanat ehline de önemli görevler düşüyor" Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın liderliğinde hayata geçirilecek, Aile ve Nüfus 10 Yılı vizyonunun, ülkenin geleceğini güçlü bir iradeyle şekillendireceğine vurgu yapan Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye'nin aile ve dinamik nüfus yapısını sağlam temellere kavuşturan, uzun vadeli ve kararlı bir milli atılım olarak ülkemizin istikametini belirleyecektir. Mustafa Kutlu'nun hikayelerini bu salonda bulunan pek çok misafirimiz bilir. Kutlu, hikayelerinde aileyi hem güvenli bir liman hem de bir diriliş mekanı olarak anlatır. İnsanın hayata ve değerlerine tutunduğu o mütevazı evlerin aslında birer irfan harmanı olduğunu bize hatırlatır. Bizim medeniyetimiz yüzyıllardır aileyi merkeze alan köklü bir hikmet birikimi üzerine yükselmektedir. Ailesi güçlü olan milletler, en zorlu dönemlerden güçlenerek çıkar. Çünkü aile milletimizin ortak hafızasını taşıyan, devletimizin sürekliliğini besleyen, dayanışmanın ilk ve en sağlam halkasıdır. Bu yüzden aileyi korumak, bizim için stratejik bir önceliktir." Konuşmasında, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Aile, milletimizin bekasını ve değer dünyasını ayakta tutan en güçlü yapı taşıdır" sözünü aktaran Göktaş, şunları kaydetti: "Bize düşen görev, bu kadim anlayışı günümüzün ihtiyaçlarıyla buluşturmak. Aileyi her yönüyle destekleyen politikaları kararlılıkla sürdürmektir. Ailemizi güçlü kılmak ve geleceğe taşımak için kültür ve sanat ehline de önemli görevler düşüyor. Zira varlığımızın teminatı olan aileyi her türlü risk ve tehdide karşı korumak için topyekun bir seferberlik duygusuyla hareket etmemiz şart. Kültür ve sanat, değerlerimizin taşıyıcısı olan ailemizi koruyan, destekleyen, güçlendiren bir yapıda olmalıdır. Bu yüzden tüm sanatçılarımıza eserlerini bu duyguyla üretmeleri çağrısında bulunuyorum. Kültür-sanat dünyasının desteği ve gücüyle aileyi esas alan bu medeniyet hamlesini daha da taçlandırabiliriz." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.