Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Birleşik Krallık

Kapsül Haber Ajansı - Birleşik Krallık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşik Krallık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Koç Topluluğu’ndan 100. Yılda Kültür Sanata  Uluslararası Destek Haber

Koç Topluluğu’ndan 100. Yılda Kültür Sanata Uluslararası Destek

100. yaşını kutlayan Koç Topluluğu, Vehbi Koç Vakfı bünyesindeki kültür kurumları ve Topluluk şirketlerinin bu alandaki çalışmalarıyla sanatın farklı disiplinlerini geniş kitlelerle buluşturmaya devam ediyor. Türkiye’nin kültürel mirasının sürekliliğine uluslararası çalışmalarla da katkı sağlayan Koç Holding ile sanat, tasarım, moda ve yaratıcılığa adanmış dünyanın önde gelen müze gruplarından V&A arasındaki iş birliği ile İstanbul’un eşsiz hikâyesi, Londra’da sanatseverlerle buluşacak. İngiltere’nin başkenti Londra’da yer alan V&A, Koç Holding iş birliğiyle ve Huo Ailesi Vakfı desteğiyle, “Konstantinopolis’ten İstanbul’a: Bir Şehir, İki İmparatorluk” sergisine ev sahipliği yapacak. 7 Kasım 2026’da kapılarını ziyarete açacak sergi, bir zamanlar Konstantinopolis olarak anılan İstanbul'un, Bizans ve Osmanlı imparatorluklarına başkentlik yaptığı 1600 yıllık dönemde yaratıcı üretimin nasıl şekillendiğini anlatacak. M.S. 330’dan 1922’ye uzanan tarih aralığını kapsayan sergi, Akdeniz dünyası ve ötesini şekillendiren bir imparatorluk başkentinin kalıcı mirasını gözler önüne sermek üzere sanat, tasarım ve mimarî alanlarından olağanüstü eserleri bir araya getirecek. V&A Kıdemli Küratörü Tim Stanley ve Proje Küratörü Bella Radenovic tarafından hazırlanan sergi, Birleşik Krallık’ta bu yolculuğu ilk kez bu denli kapsamlı şekilde ele alacak. Sadberk Hanım Müzesi ve Yapı Kredi Koleksiyonu’ndan eserler de yer alacak Sergi, yaratıcı sahnelemesi ve duyusal tasarımıyla Hipodrom ve Ayasofya’dan, Topkapı Sarayı ve Galata Kulesi’ne uzanan rotada sanatseverleri şehrin limanları ve hareketli sokaklarında bir zaman yolculuğuna çıkaracak. Serginin öne çıkan eserleri arasında, Vehbi Koç Vakfı’na bağlı Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonu’ndan 19. yüzyıla ait Osmanlı kadın kıyafetleri ve hat sanatının seçkin örnekleri yer alacak. İmparatorluk başkentindeki moda anlayışının inceliğini yansıtan üçetek entari ile sokak kıyafetleri sanatseverlerle buluşacak. Ayrıca sergide, Osman Hamdi Bey’in Yapı Kredi Koleksiyonu’nda bulunan ve Osmanlı toplumundaki kadınları Sultanahmet Camii avlusunun önünde tasvir eden “Gezintide Kadınlar” adlı tablosu yer alacak. Koç Holding’in katkılarının yanı sıra T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığının koordinasyonunda bakanlığa ve Cumhurbaşkanlığı Milli Saraylar Başkanlığına bağlı müze ve kuruluşlar da sergiye ödünç eserler verdi. Sergilenecek 200 eserin birçoğu; aralarında Topkapı Sarayı Müzesi, İstanbul Arkeoloji Müzeleri, Ayasofya Tarihi Müzesi, İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Türkiye Yazma Eserler Kurumu, İstanbul Harbiye Askeri Müzesi, Atina Benaki Müzesi, Venedik San Marco Hazinesi, British Museum ve British Library'nin de bulunduğu kurumların koleksiyonlarından ödünç alındı. Bu eserlerin bazıları Birleşik Krallık'ta ilk kez sergilenecek. Sergi, 9 Mayıs 2027 tarihine kadar devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Race to Belek Heyecanı Sona Erdi Haber

Race to Belek Heyecanı Sona Erdi

İngiltere ve İskoçya’daki seçkin golf kulüplerinde düzenlenen eleme turnuvalarının ardından Belek’te buluşan golfçüler, finalde dereceye girebilmek için mücadele etti. Gloria Hotels & Resorts ev sahipliğinde gerçekleşen turnuva, spor ve turizmi bir araya getirerek uluslararası golf topluluğu ile Türkiye’nin önde gelen golf destinasyonlarından Belek arasındaki bağı güçlendiriyor. Race to Belek 2026’nın kazananları belli oldu Turnuvanın genel klasmanında ilk üç sıra şöyle oluştu: 1. Ian Panting – Donnington Grove Golf Club 2. Jane Harrison – Swaffham Golf Club 3. Scott Cameron – Newmachar Golf Club Özel ödül kategorilerinde ise kazananlar şu şekilde sıralandı: Kadınlar En Yakın Vuruş (Ladies Nearest to the Pin): Jane Harrison – Swaffham Golf Club Kadınlar En Uzun Vuruş (Ladies Longest Drive): Olwen Davies – Crewe Golf Club Erkekler En Yakın Vuruş (Mens Nearest to the Pin): Kevin Grieg – Newmachar Golf Club Erkekler En Uzun Vuruş (Mens Longest Drive): Kevin Grieg – Newmachar Golf Club Birleşik Krallık Ülke Müdürü Matthew Carpenter, organizasyona ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Race to Belek ile Birleşik Krallık’taki golf tutkunlarını Belek’in eşsiz golf deneyimiyle buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu organizasyonun, Türkiye’nin golf turizmi potansiyelini daha geniş kitlelere tanıtmasına ve Birleşik Krallık ile Türkiye arasındaki turizm bağlarının güçlenmesine katkı sağladığına inanıyoruz.” Kaden Group Genel Müdürü Deniz Gürlersan ise organizasyonun Birleşik Krallık ile Belek arasında güçlü bir turizm köprüsü kurduğunu vurgulayarak, turnuvanın uluslararası golfçülere bölgenin golf turizmi potansiyelini tanıtma açısından önemli bir rol üstlendiğini belirtti. Race to Belek, amatör golfçülere uluslararası bir turnuvada yarışma fırsatı sunarken Belek’in golf turizmindeki konumunu güçlendirmeye katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Corendon Airlines, Fortune 500 Türkiye Listesinde 146. Sırada Yer Aldı Haber

Corendon Airlines, Fortune 500 Türkiye Listesinde 146. Sırada Yer Aldı

Avrupa’nın ve Türkiye’nin önde gelen hava yolu markalarından Corendon Airlines, Fortune 500 Türkiye listesinde 146. sırada yer alarak büyüme yolculuğunda önemli bir başarıya imza attı. Corendon Airlines’ın elde ettiği derece, şirketin havacılık sektöründeki güçlü konumunun yanı sıra Türkiye ekonomisine, turizme ve istihdama sağladığı katkının da göstergesi oldu. CRIF Türkiye partnerliğinde gerçekleştirilen Fortune 500 Türkiye Araştırması, şirketleri büyüme performansları, ciroları, sektörlerindeki konumları ve ekonomiye sağladıkları katkılar üzerinden değerlendiriyor. Araştırma, Türkiye iş dünyasının mevcut görünümünü ortaya koyarken, farklı sektörlerde büyüme potansiyeli taşıyan ve ekonominin gelişimine katkı sağlayan şirketleri de görünür kılıyor. Avrupa’daki operasyonlarını güçlendiriyor Corendon Airlines’ın Fortune 500 Türkiye listesinde yer almasında, Avrupa genelindeki geniş operasyonel yapısı önemli rol oynuyor. Almanya, Birleşik Krallık ve Polonya’daki konumunu güçlendiren şirket, farklı Avrupa pazarlarında yeni destinasyonları uçuş ağına eklemeyi sürdürürken, yolcu talebinin yüksek ve operasyonel açıdan sürdürülebilir olduğu hatlara odaklanıyor. Bu strateji doğrultusunda Corendon Airlines, kapasitesini pazar dinamiklerine göre etkin şekilde yönetirken, iş ortaklarıyla uzun vadeli iş birliklerini de geliştirmeyi hedefliyor. Hava yolu şirketi, spor turizmi alanındaki yatırımlarıyla da faaliyet gösterdiği destinasyonların turizm potansiyeline katkı sunmayı sürdürüyor. “Önümüzdeki dönemde atacağımız adımlar için bir motivasyon kaynağı” Corendon Airlines Yönetim Kurulu Başkanı Yıldıray Karaer, konuyla ilgili yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Fortune 500 Türkiye listesinde 146. sırada yer almamız, Corendon Airlines’ın istikrarlı gelişim yolculuğunda önemli bir kilometre taşı. Bu başarıyı, bugün ulaştığımız ölçeğin yanı sıra önümüzdeki dönemde atacağımız adımlar için de bir motivasyon kaynağı olarak görüyoruz. Bugün 35 uçaklık filomuzla yılda 10 milyon yolcuya hizmet veriyor, faaliyet gösterdiğimiz tüm pazarlarda istikrarlı büyümemizi sürdürüyoruz. 45 ülkede 170 şehre ulaşan uçuş ağına sahibiz. 2027 yazında Almanya’dan Bulgaristan ve İstanbul’a yeni uçuşlar başlatacağız. Birleşik Krallık ve Polonya pazarlarındaki güçlü destinasyonlarımızı korurken, Aralık 2026’da başlayacak Curaçao seferlerimizle uzun menzilli uçuşlarda da yeni bir dönemin kapılarını aralayacağız. Fortune 500 Türkiye listesinde yer almamızda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarımıza ve yolculuğumuza eşlik eden iş ortaklarımıza ve paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönemde de gelişmeye, verimliliğe ve uzun vadeli değer yaratmaya odaklanarak çalışmalarımızı sürdüreceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Acer EMEA, Avrupa’daki Okullarda Yapay Zekanın Sorumlu Bir Şekilde Benimsenmesine Öncülük Ediyor Haber

Acer EMEA, Avrupa’daki Okullarda Yapay Zekanın Sorumlu Bir Şekilde Benimsenmesine Öncülük Ediyor

Acer for Education, 2026/2027 eğitim-öğretim yılında da Birleşik Krallık, Danimarka, İtalya ve Bulgaristan’da hayata geçirilen pilot projelerden edinilen deneyimi temel alarak Avrupa’daki okullarda yapay zekanın sorumlu biçimde benimsenmesine yön vermeyi sürdürüyor. Acer, aynı zamanda eğitime yönelik ChromeOS tabanlı dizüstü bilgisayar pazarında Avrupa’da birinci sırada yer alıyor. Context’in 2026 yılının ikinci çeyreğine ait verilerine göre Acer, 66 binden fazla cihaz satarak yüzde 33,8 pazar payına ulaştı. ChromeOS, öğrencilerin, öğretmenlerin ve eğitim kurumlarının günlük ihtiyaçlarını karşılayan yönetim kolaylığı, güvenlik, dayanıklılık ve pil ömrü gibi cihaz özellikleri sayesinde okullarda özellikle ilgi görüyor. Edinilen deneyim ve elde edilen sonuçlar, yapay zekanın öğretmenler için materyallerin hazırlanması ve kişiselleştirilmesinden öğrencilerin desteklenmesine kadar eğitime verimli bir şekilde entegre edilebileceğini doğruluyor. Bu deneyimler, önümüzdeki yıllarda da sürecek bir büyüme yolculuğunun parçası olarak yeni projelerin geliştirilmesine ve giderek daha fazla okulda ve Avrupa ülkesinde yaygınlaştırılmasına somut bir zemin oluşturuyor. Acer EMEA Ticari Pazarlama ve Pazara Giriş Direktörü Cristina Pez konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Yapay zeka, öğrencilerin farklı öğrenme seviyelerine uygun dersler ve içerikler hazırlamalarında öğretmenlere destek olarak ve pek çok idari görevi otomatikleştirerek öğretmenlerin işini dönüştürebilir. Bu da öğretmenlerin, gençlerin gelecekte ihtiyaç duyacakları beceri ve yetenekleri geliştirirken onlara destek olmak gibi gerçekten önemli olan şeylere daha fazla odaklanmasını sağlıyor. Acer for Education; eğitimi, güvenliği ve sorumlu kullanımı inovasyonla buluşturan yaklaşımını bir kez daha ortaya koyuyor." Bu kararlılık, halihazırda devam eden bir dönüşümün parçasını oluşturuyor. Avrupa Okul Eğitimi Platformu’nun 2026’da yayımladığı araştırmaya göre ankete katılan eğitim profesyonellerinin yüzde 81’i işinde yapay zekayı kullanıyor, yüzde 73’ü ise yapay zekayı en azından kısmen ders ve öğretim materyali hazırlamak için kullanıyor. Birleşik Krallık’ta Acer, Brighton Hill Community School’da Intel Core Ultra işlemcilerden güç alan ve Microsoft Copilot ile donatılan yeni bir TravelMate cihaz filosunu kullanıma sunarak öğretmenlere sunum, ders planı ve yaratıcı yazarlık materyalleri hazırlamanın yanı sıra içerikleri özel eğitim ihtiyacı olan öğrencilerin gereksinimlerine göre uyarlayabilecekleri araçlar sağladı. Bu deneyim, kaynak hazırlamaya ve tekrarlayan işlere harcanan zamanı azaltırken öğretimin daha fazla kişiselleştirilmesine de olanak tanıdı. İtalya’da Acer for Education, International School of Bologna’da Google for Education, Intel ve C2 Group ile birlikte Acer Chromebook Plus Spin 714, Google Workspace for Education ve Gemini for Education’a dayanan bir pilot proje yürüttü. Girişim, okulun yapay zekayı içerik kişiselleştirmeden öğretmenler arası iş birliğine ve verimliliğe kadar öğretimi destekleyen bir araç olarak test etmesini sağlarken öğrenmeyi her öğrencinin bireysel ihtiyaçlarına uyarlamanın yeni yollarını keşfetmesine de olanak tanıdı. Okulun idari süreçlerini de kapsayan proje, Google ekosisteminin kullanımını öğretimin ötesine taşıdı ve idari işlerin sadeleşmesine katkı sağladı. Danimarka’da şirket, sınıfta doğrudan uygulanabilecek pratik yapay zeka kullanım senaryoları geliştirmeyi amaçlayan ve öğretmenlerle birlikte yürütülen iş birliğine dayalı atölye çalışmalarını destekledi. Bu yaklaşım, öğretmenleri yalnızca eğitimin değil, yeni öğretim metodolojilerinin birlikte oluşturulmasının da merkezine yerleştiriyor. Bulgaristan’da Acer, Center for Creative Training ve Intel ile iş birliği içinde Sofya’daki Second English High School’da açılan ülkenin ilk yapay zeka laboratuvarının kurulmasına katkıda bulundu. Acer Chromebook Plus Spin 714 cihazları ve Intel Skills for Innovation programı sayesinde öğrenciler ve öğretmenler, yenilikçi bir öğrenme ortamında yapay zekayı deneyimleyebiliyor ve geleceğe yönelik beceriler geliştirebiliyor. Bu tür deneyimler, Avrupa’daki eğitim sistemlerini etkileyen daha geniş çaplı bir dönüşümün parçasını oluşturuyor. European Schoolnet’in Aralık 2025’te yayımlanan “Okul Eğitiminde Yapay Zeka” (Artificial Intelligence in School Education) raporuna göre 23 eğitim sisteminden 13’ü yapay zekayı yüksek öncelikli görürken 7’si orta düzeyde öncelikli olarak değerlendiriyor. 20 eğitim sisteminde ise eğitimde yapay zekaya ilişkin politikalar, stratejiler, programlar veya ulusal yönergeler halihazırda uygulanıyor ya da geliştirilme aşamasında bulunuyor. Öğretmen becerilerinin güçlendirilmesi, analiz edilen 23 sistemin 22’si için kısa ve orta vadeli bir öncelik olarak öne çıkıyor. Şeffaflık da kritik bir rol oynuyor. Yapay zeka sistemlerinin nasıl çalıştığını anlamak, pasif kullanımdan kaçınmak ve bunun yerine eleştirel bir yaklaşım geliştirmek için temel bir gereklilik oluşturuyor. Risk yalnızca teknolojik değil, bilişsel bir boyut da taşıyor. Rehberlikten yoksun bir kullanım, düşünmede özerkliğin kaybolmasına yol açabilir. Bu nedenle yapay zeka eğitimi, yalnızca araçların kullanımını değil, bu araçların sınırlarını ve temelindeki mantığı anlamayı da kapsamalı. Cristina Pez sözlerini şöyle sürdürdü: “Bugün asıl risk, yapay zekayı benimsemekte değil, beklemekte yatıyor. Öğrenciler, çoğu zaman herhangi bir rehberlik olmadan yapay zekayı zaten kullanıyor. Bu nedenle öğretmen eğitimine öncelik vererek ve gelişmekte olan bu teknolojiyle deneyim kazanılabilecek güvenli ortamlar oluşturarak hemen başlamak büyük önem taşıyor. Asıl zorluk, okullara öğretmenleri işlerinde destekleyen ve aynı zamanda öğrencileri iş dünyasının geleceğinin gerektirdiği dijital ve çok yönlü becerileri geliştirmeye hazırlayan somut çözümler ve etkili araçlar sağlamaktan geçiyor. Ancak bu şekilde değişime gerçekten eşlik edebilen bir eğitim modeli inşa edebiliriz.” AB’nin yapay zekaya yaklaşımı da bugün tam olarak inovasyon ile sorumluluk arasındaki bu dengeyle şekilleniyor. Avrupa Yapay Zeka Yasası (AI Act), risk temelli bir düzenleyici çerçeve oluşturuyor ve yapay zekanın temel haklara, güvenliğe ve şeffaflığa uygun şekilde geliştirilip kullanılmasını sağlamaya yönelik gereklilikler ile sorumluluklar belirliyor. Okullar için bu, veri korumaya ve siber güvenliğe olduğu kadar bu teknolojileri kullanan kişilerin eğitimine de özen göstermek anlamına geliyor. Bu yolculuğun bir parçası olarak Acer for Education, eğitim sektörüne yönelik cihazlarını aralarında Microsoft ve Google’ın da bulunduğu dijital ekosistemin önde gelen iş ortakları tarafından geliştirilen yapay zeka platformlarıyla entegre ediyor. Windows işletim sistemli TravelMate dizüstü bilgisayarlar Copilot ve Microsoft Learning Zone eğitim araçları gibi çözümleri entegre ederken Acer Chromebook Plus cihazları, ChromeOS ve Google Workspace ortamında Gemini özelliklerinden yararlanacak şekilde tasarlandı. Bu yaklaşımla, okullara hem öğretmenlerin hem de öğrencilerin ihtiyaçlarını merkezde tutan ve donanım, işletim sistemi, uygulama ve yapay zeka araçlarının birlikte çalışabildiği bir teknoloji ortamı sunulması hedefleniyor. Öğrencileri ve öğretmenleri bu dönüşüme hazırlamanın önemi, Dünya Ekonomik Forumu’nun 2025 İşlerin Geleceği Raporu ile de teyit ediliyor. Rapora göre mevcut becerilerin yaklaşık yüzde 39’u 2030 yılına kadar dönüşüme uğrayacak. Bu bağlamda okullardan, dijital becerileri, eleştirel düşünmeyi ve yapay zekayı bilinçli ve sorumlu bir şekilde kullanma yetkinliğini geliştirmeleri bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

YASED: Yılın İlk Yarısında Türkiye’ye 4,2 Milyar Dolar Değerinde Uluslararası Doğrudan Yatırım Geldi Haber

YASED: Yılın İlk Yarısında Türkiye’ye 4,2 Milyar Dolar Değerinde Uluslararası Doğrudan Yatırım Geldi

13 Ağustos 2026’da paylaşılan güncel resmi verilere göre, 2026 yılının Haziran ayında, Türkiye’ye, 210 milyon dolar değerinde UDY girişi gerçekleşti. Güncel bu istatistikle beraber, yılın ilk 6 ayında Türkiye’ye gelen toplam UDY miktarı, 4,2 milyar dolara ulaştı. Yılın ilk 6 ayında 2025’in aynı dönemine kıyasla yüzde 31’lik bir düşüş kaydedilirken 2003 yılından itibaren Türkiye’ye gelen UDY girişlerinin toplam değeri ise 292 milyar doları aştı. Yılın ilk yarısında gerçekleşen toplam UDY girişi 4,2 milyar dolar olarak hesaplanırken bu yatırımların 3,7 milyar doları yatırım sermayesi şeklindeydi. İlk 6 aydaki toplam UDY’nin 1,7 milyar doları borçlanma araçları, 1,3 milyar doları yabancı uyruklulara gayrimenkul satışı yoluyla kaydedildi. Aynı dönem içerisinde yatırım tasfiyelerinin 2,4 milyar dolar değerindeki aşağı yöndeki etkisiyle, ilk 6 aydaki toplam UDY girişi 4,2 milyar dolar oldu. Tüm bunlara ek olarak, toplam UDY ilk 6 ayda yüzde 31 azalırken yatırım sermayesi yalnızca yüzde 6 geriledi. Nitekim toplam düşüş büyük ölçüde Haziran 2026’da kaydedilen yüksek hacimli tasfiye kaleminden kaynaklandı. En fazla yatırım toptan ve perakende ile bilgi ve iletişimde gerçekleşti 2026 yılının ilk 6 ayı içerisinde gerçekleşen 3,7 milyar dolar değerindeki yatırım sermayesi girişlerinde, 847 milyon dolarlık yatırım girişi ile toptan ve perakende ticaret, yüzde 23’lük bir pay aldı. Bilgi ve iletişim ve finans ve sigorta faaliyetleri sırasıyla yüzde 13 ve yüzde 12’lik paylarıyla aynı dönem içerisinde gerçekleşen yatırım sermayesi girişlerinde öne çıkan diğer sektörler oldu. Yılın ilk yarısında en fazla uluslararası yatırım Hollanda, Almanya ve ABD’den geldi 2003-2025 dönemi toplamında yüzde 59’luk pay sahibi olan Avrupa Birliği (AB-27) ülkeleri 2026’nın ilk yarısında yüzde 52’lik bir pay aldı. Yılın ilk 6 ayının toplamı değerlendirildiğinde en fazla yatırıma kaynak oluşturan beş ülke listesinde; Hollanda yüzde 23 ile en büyük paya sahip olurken, onu yüzde 15 ile Almanya, yüzde 15 ile Amerika Birleşik Devletleri (ABD), yüzde 11 ile Birleşik Krallık (BK) ve yüzde 10 ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) takip etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ABB, Rotork'u Bünyesine Katarak Otomasyon Alanındaki Kabiliyetlerini Güçlendiriyor Haber

ABB, Rotork'u Bünyesine Katarak Otomasyon Alanındaki Kabiliyetlerini Güçlendiriyor

İsviçre merkezli elektrifikasyon ve otomasyon teknolojileri lideri ABB, kritik akış kontrolü alanında akıllı çözümler geliştiren ve elektrikli aktüatör üretiminde dünyanın önde gelen şirketlerinden biri olan Rotork’u satın almak üzere anlaşmaya vardığını duyurdu. Yaklaşık 5,5 milyar dolar işletme değerine sahip satın almanın, ABB'nin elektrifikasyon ve otomasyon alanındaki büyüme stratejisini desteklerken büyük ölçekli altyapı ve endüstriyel tesislere yönelik otomasyon çözümlerini daha da güçlendirmesi bekleniyor. Rotork'un kritik akış kontrolü ve enstrümantasyon alanındaki köklü uzmanlığı, ABB'nin mevcut otomasyon portföyünü güçlü şekilde tamamlayarak şirketin saha cihazlarındaki kabiliyetlerini daha da güçlendirecek. Böylece ABB, akıllı saha cihazları ve yazılımlarla desteklenen daha kapsamlı bir otomasyon portföyüne sahip olacak. Sürekli izleme ve yönetim sağlayan bu çözümler, endüstriyel süreçlerin daha güvenli, verimli ve sürdürülebilir şekilde yürütülmesine katkıda bulunacak. Aynı zamanda ABB'nin Otomasyon İş Kolu’nun ürün, hizmet ve yaşam döngüsü gelirleri içindeki yüksek katma değerli çözümlerin payı da artacak. Satın almayla birlikte Rotork'un ABB'nin küresel ölçeği, yaygın servis ağı ve dijital teknoloji yetkinliklerinden yararlanarak büyümesini hızlandırması hedefleniyor. İş birliği sayesinde akıllı cihaz teşhis sistemleri ile varlık yönetimi çözümlerinin geliştirilmesi desteklenirken, Rotork'un daha büyük ve stratejik projelerde yer almasının, yeni müşterilere ve pazarlara erişiminin hızlanmasının önü açılacak. Satın alma işleminin tamamlanmasının ardından Rotork'un, ABB'nin Otomasyon İş Alanı bünyesinde stratejik büyüme odağıyla faaliyet gösteren ayrı bir bölüm olarak çalışmalarını sürdürmesi planlanıyor. Bu yaklaşım, şeffaflık ve hızlı karar alma süreçlerini esas alan, operasyonel kararların iş birimlerine ve müşterilere en yakın noktada alınmasını öngören merkezi olmayan yönetim modeli “ABB Way” ile uyumlu olacak “Yeni satın alma fırsatlarını değerlendirmeye devam edeceğiz.” ABB CEO'su Morten Wierod, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Rotork'u uzun yıllardır yakından takip ediyoruz. Şirketin ekiplerinin ortaya koyduğu operasyonel mükemmeliyeti, mühendislik kabiliyetlerini ve sektörde oluşturduğu güçlü güveni takdir ediyoruz. Bu satın almanın ise stratejik açıdan son derece güçlü bir uyum yaratacağından eminiz. Otomasyon portföyümüzü saha cihazları katmanında genişletecek bu birlikteliğin; müşterilerimiz, çalışanlarımız ve her iki şirketin hissedarları için önemli bir katma değer oluşturacağına yürekten inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de Rotork'un başarısının temelini oluşturan girişimci kültürünü ve müşterilerine yakın iş yapma anlayışını koruyarak büyümesini hızlandırmasını ve değer yaratma kapasitesini daha da artırmasını bekliyoruz. Güçlü finansal yapımız sayesinde, yeni satın alma fırsatlarını değerlendirmeye devam ederken daha önce açıkladığımız hisse geri alım programını da eş zamanlı olarak sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Rotork, ABB’nin gelirlerine önemli katkı sağlayacak Rotork, 2022-2025 döneminde organik gelirlerini yıllık ortalama yüzde 8 artırmayı başardı. Petrol ve doğal gaz, kimya, proses endüstrileri, veri merkezleri, su ve enerji sektörlerine hizmet veren şirketin, ABB'nin toplam gelirlerine yaklaşık yüzde 3 katkı sağlaması bekleniyor. Rotork’un ABB'nin Otomasyon İş Kolu bünyesinde ise yaklaşık yüzde 12 gelir katkısı sağlayarak büyüme hedeflerini desteklemesi öngörülüyor. “Bu birleşme ortak bir vizyonu paylaşan iki şirketi bir araya getiriyor.” Rotork Yönetim Kurulu Başkanı Dorothy Thompson ise konuyla ilgili yaptığı açıklamada, "Rotork Yönetim Kurulu olarak ABB'nin teklifinin, şirketimizin sahip olduğu yüksek kaliteyi ve Growth+ stratejimizin başarıyla uygulanmasıyla elde ettiğimiz önemli ilerlemeyi yansıttığına inanıyoruz. Aynı zamanda bu teklif, hissedarlarımıza şirketimizin güçlü gelecek potansiyelinden doğacak değeri, işlemin tamamlanmasıyla birlikte nakit olarak daha erken realize etme fırsatı sunuyor. Bu birleşme, daha sürdürülebilir ve verimli operasyonlar için otomasyon ve elektrifikasyona odaklanan ortak bir vizyonu paylaşan iki şirketi bir araya getiriyor. ABB'nin merkezi olmayan yönetim modeli ile Rotork'u ayrı bir iş birimi olarak faaliyet göstermeye devam ettirme taahhüdünün şirketimize, çalışanlarımıza ve tüm paydaşlarımıza önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Bu doğrultuda Yönetim Kurulu, Rotork hissedarlarına teklifi oy birliğiyle desteklemelerini tavsiye etme kararı aldı" dedi. Rotork'un Birleşik Krallık'taki faaliyetleri korunacak Birleşik Krallık, ABB'nin stratejik öneme sahip pazarları arasında yer alıyor. ABB, Rotork'un Birleşik Krallık mühendislik ekosistemindeki güçlü konumuna ve ülkenin sanayi altyapısına sağladığı katkıya büyük önem verdiğini belirtirken, satın alma işleminin tamamlanmasının ardından mevcut yönetim ekibiyle yakın iş birliği içinde sorunsuz bir entegrasyon süreci yürütmeyi hedefliyor. Şirket, mevcut aşamada Rotork'un Birleşik Krallık'taki faaliyetlerinde önemli bir değişiklik öngörmezken, ülkenin Rotork için üretim, mühendislik ve teknoloji merkezi olmaya devam etmesi planlanıyor. İşlemin 2027'nin ilk yarısında tamamlanması hedefleniyor. ABB, satın alma işlemini mevcut nakit kaynakları ile taahhüt edilmiş banka finansmanı kullanarak gerçekleştirmeyi planlıyor. Ayrıca şirketin Robotik iş kolunun satışından elde etmesi beklenen nakit gelirin de finansal esnekliğini daha da güçlendirmesi öngörülüyor. İşlem, Birleşik Krallık'taki hissedar onayı ile gerekli düzenleyici kurum izinlerinin tamamlanmasının ardından 2027 yılının ilk yarısında sonuçlandırılması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Mercedes-Benz Türk'te CEO Görev Değişimi: Heiko Selzam Göreve Başladı Haber

Mercedes-Benz Türk'te CEO Görev Değişimi: Heiko Selzam Göreve Başladı

Mercedes-Benz Türk'te üst yönetimde önemli bir görev değişikliği yaşandı. Daimler Truck bünyesinde 30 yılı aşkın uluslararası deneyime sahip olan Heiko Selzam, 1 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı ve CEO'su olarak görevine başladı. Kariyeri boyunca Daimler Truck organizasyonunda farklı ülkelerde ve çeşitli liderlik pozisyonlarında görev alan Selzam, son olarak Daimler Truck Birleşik Krallık Ülke Başkanı olarak şirketin operasyonlarını yönetti. Mercedes-Benz Türk'ün sosyal medya hesabından yapılan paylaşımında, şu ifadelere yer verildi: "Mercedes-Benz Türk’te yeni döneme başladık. Daimler Truck bünyesinde 30 yılı aşkın deneyime sahip olan ve son olarak Daimler Truck Birleşik Krallık Ülke Başkanı olarak görev yapan Heiko Selzam, 1 Ağustos 2026 itibarıyla Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanımız ve CEO’muz olarak görevine başladı. Türkiye ağır ticari araç sanayisindeki güçlü konumumuzu ve Daimler Truck ağı içerisindeki stratejik rolümüzü daha da ileri taşımak hedefiyle, başarı yolculuğumuzu çalışanlarımız, bayi ve yetkili servis ağımız, müşterilerimiz ve tüm paydaşlarımızla birlikte sürdürmeye devam edeceğiz. Köklü mirasımızdan aldığımız güçle, yeni dönemde de çalışanlarımız ve paydaşlarımızla birlikte" Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

SunExpress’ten Türkiye Turizmine Yeni Katkı Haber

SunExpress’ten Türkiye Turizmine Yeni Katkı

Farklı tur operatörlerinin tatil paketi tekliflerini tek çatı altında buluşturan platform, sektöre yeni bir satış kanalı kazandırırken Türkiye’nin turizm potansiyelinin daha geniş kitlelere ulaşmasına katkı sağlayacak. Temmuz sonu itibarıyla Almanya, Avusturya ve İsviçre’de hizmet vermeye başlayan SunExpress Holidays, tur operatörlerine ilave bir satış ve dağıtım kanalı sağlıyor. Platform ayrıca Avrupa’da yaşayan Türklerin aile ziyaretlerini tatille birleştirebilmelerine imkân tanıyan esnek paket çözümleriyle, pazara yenilikçi bir tatil paketi modeli kazandırıyor. SunExpress CEO’su Marcus Schnabel, SunExpress Holidays’in turistik seyahatlerin yanı sıra Almanca konuşulan ülkeler ile Türkiye arasındaki güçlü aile ve yakın ziyareti trafiğini de destekleyeceğini belirterek şunları söyledi: “SunExpress Holidays’i tur operatörü iş ortaklarımızın ürünleriyle rekabet eden bir yapı olarak değil; onların faaliyetlerini destekleyen ve tamamlayan yeni bir kanal olarak konumlandırıyoruz. Aynı zamanda geliştirdiğimiz yeni tatil paketi modeli ile Avrupa’da yaşayan Türklerin seyahat ihtiyaçlarına yanıt verirken, aile ziyaretlerini tatille esnek biçimde birleştirmelerine ve güvence altına alınmış bir paket tatilin avantajlarından yararlanmalarına olanak sağlıyoruz.” Tur operatörleri için yeni satış ve dağıtım kanalı SunExpress Holidays, yolculara Antalya, Bodrum, Dalaman ve İzmir gibi Türkiye’nin önde gelen tatil destinasyonlarına yönelik, SunExpress uçuşlarıyla birleştirilen tatil paketi seçenekleri sunuyor. Platformda ayrıca SunExpress’in iş ortağı AirCairo’nun uçuşlarıyla Mısır’daki Hurghada ve Marsa Alam’a yönelik tatil paketleri de yer alıyor. SunExpress Holidays, tur operatörü olarak değil, tur operatörü iş ortaklarının tatil paketi ürünlerini daha geniş kitlelerle buluşturan bir satış platformu olarak hizmet veriyor. Seyahatlerin organizasyonu, operasyonu ve destinasyondaki müşteri hizmetleri ilgili tur operatörlerinin sorumluluğunda olmaya devam ediyor. Tatil ve aile ziyareti tek pakette buluşturuyor SunExpress Holidays, klasik tatil paketlerinden farklı olarak yolculara daha esnek bir seyahat planlama imkânı sunuyor. Misafirler, seyahatlerinin bir bölümünü aile ziyaretlerine ayırırken, kalan bölümünü Türkiye’nin farklı destinasyonlarında tatil yaparak değerlendirebiliyor. Uçuş ve otel rezervasyonlarının seyahatin toplam süresinden bağımsız olarak planlanabildiği modele; iç hat uçuşları, araç kiralama ve organize turlar gibi ek hizmetler de dahil edilebiliyor. Paketlerin oluşturulması ve destinasyondaki hizmetler, tur operatörü Bentour Reisen tarafından yürütülüyor ve seyahatler, paket tur kapsamında güvence altına alınıyor. Bentour Reisen CEO’su Deniz Uğur ise şunları söyledi: “Uzun yıllardır müşterilerimizden kişiselleştirilmiş seyahat kombinasyonlarına yönelik talepler alıyoruz. SunExpress Holidays ile bu beklentilere yanıt veren yeni nesil bir seyahat ürünü sunarken, bugüne kadar benzer tatil paketi seçeneklerinin neredeyse hiç bulunmadığı bir pazar segmentine de hitap ediyoruz.” Platformun işletmesini Schmetterling Grubu üstleniyor SunExpress Holidays platformunun operasyonunu, Schmetterling Grubu bünyesinde yeni kurulan Holiday Service şirketi yürütüyor. Schmetterling International CEO’su Ömer Karaca, “Amacımız, tur operatörlerine güçlü ve güvenilir bir satış kanalı sunarken, yolculara da seyahatlerinin her aşamasında uzman destek sağlamak” dedi. SunExpress Holidays'in ilerleyen dönemde Birleşik Krallık ve İrlanda gibi yeni pazarlarda da hizmete sunulması planlanıyor. Platformun ayrıca Türkiye'den Avrupa'ya gerçekleştirilecek seyahatleri de kapsayacak şekilde Türkiye pazarına açılması hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.