Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Birleşik Krallık

Kapsül Haber Ajansı - Birleşik Krallık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşik Krallık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Jaguar’ın Tamamen Elektrikli Yeni Dönemi Type 01 ile Başlayacak Haber

Jaguar’ın Tamamen Elektrikli Yeni Dönemi Type 01 ile Başlayacak

Markanın tasarım, teknoloji ve performans alanındaki yenilikçi mirasını geleceğe taşıyan Type 01, Jaguar’ın tamamen elektrikli yeni döneminin ilk temsilcisi olma özelliğini taşıyor. Bu yılın ilerleyen döneminde tanıtılacak Jaguar Type 01, Formula E organizasyonu öncesinde özel kamuflaj kaplamasıyla Monaco sokaklarında ilk kez görüntülenecek. Jaguar Type 01, markanın özgün karakterini güçlü duruşu ve etkileyici performansıyla yansıtıyor. Type 01 adı, kaputun ön camla birleştiği noktada yer alan karakteristik çizgi motifi üzerinde konumlanıyor. Cesur ve doğrusal grafiklerle tamamlanan bu tasarım yaklaşımı, geleceğin Jaguar modellerinde öne çıkacak imza detaylardan biri olarak dikkat çekiyor. Type 01 model ismindeki “0”, elektrikli güç aktarımını ve sıfır egzoz emisyonunu; “1” ise modelin Jaguar’ın yeni dönemindeki ilk temsilcisi olmasını simgeliyor. Birleşik Krallık’ın kalbinde tasarlanan, geliştirilen ve üretilecek olan Jaguar Type 01, markanın yeni jenerasyonuna öncülük ediyor. “Type”, Jaguar’ın tasarım, teknoloji ve performans alanlarındaki mirasını yeni döneme taşırken, Type 01 ise bu mirası, markanın bugüne kadar geliştirdiği en ileri teknolojiye sahip model olarak somutlaştırıyor. Kendi türünün ilk örneği olan Jaguar Type 01, yenilikçi gövde mimarisi sayesinde güçlü ve ayırt edici bir duruş sergiliyor. Üç elektrik motorlu güç aktarım teknolojisi ise 1.000 beygirin üzerinde güç ve 1.300 Nm’nin üzerinde tork üretiyor. Jaguar tarihinde “Type” ifadesi model isimlerinde ilk kez 1951’de Le Mans’ı kazanan C-type modelinde kullanılmıştır. Seri üretim modellerde ise bu yaklaşım, tek bir otomobilde iki farklı karakteri temsil ediyor: Yüksek güç rezervleriyle keyif veren dinamik bir sürüş ve buna eşlik eden rafinelik ile dengeli yol tutuşu. E-type ve daha yakın dönemde F-TYPE da bu anlayışın en güçlü örnekleri arasında yer aldı. Jaguar Genel Müdürü Rawdon Glover, “Jaguar’ı yeni bir dönem için, geçmişten aldığımız ilhamla yeniden hayal ettik. Mühendislerimiz, görünümü ve sürüş karakteriyle alışılmış elektrikli otomobil algısının dışında kalan, markanın benzersiz mirasını da içinde barındıran bir otomobil geliştirdi. Type 01 adı da bu hikayenin bir parçası haline geldi. Benim için “0”, Jaguar’ın yeni dönemindeki güçlü başlangıcı, “1” ise bu dönemin ilk ve benzersiz temsilcisi olmasını simgeliyor” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nissan’dan Güçlü Elektrikli Hamle Haber

Nissan’dan Güçlü Elektrikli Hamle

Nissan, Japonya’daki küresel genel merkezinde düzenlenen Vision etkinliğinde tamamen yeni, tam elektrikli JUKE’u tanıttı ve Avrupa’daki elektrifikasyon stratejisinde önemli bir adım attı. Nissan, Avrupa’daki elektrikli araç pazarı büyümeye devam ederken, pazardaki rekabetçi koşullarda müşterilerin farklı ihtiyaçlarını karşılamak için elektrikli araçlar konusundaki 15 yıllık deneyimini ve liderliğini kullanıyor ve bunun üzerine yeni ürünlerini geliştiriyor. Çevik, kompakt ve tartışmasız şekilde Nissan’a ait olan bu ilk elektrikli Juke, elektrikli araç çağında da karakterini ve duygusunu koruyarak Avrupa’nın en ayırt edici kompakt crossover modellerinden birini yeniden yorumluyor. Bu model, Nissan’ın bugün her tür müşteri için elektrikli bir güç aktarma sistemi sunma yönündeki daha geniş stratejisinin bir parçasını oluşturuyor. 2010’daki ilk lansmanından bu yana JUKE, Avrupa’da 1,5 milyon kişi tarafından tercih edildi ve dikkat çekici, farklı tasarımı sayesinde kompakt crossover sınıfının görünümünü ve beklentilerini değiştirdi. Yeni JUKE bu karakteri korurken tamamen elektrikli bir güç aktarma sistemi sunarak Nissan’ın sıfır emisyonlu mobiliteye doğru yolculuğunu destekliyor. Tam Elektrifikasyona Esnek Bir Geçiş Yolu Tam elektrikli JUKE, Avrupa’daki büyüyen elektrikli araç ürün gamına katılıyor. Bu ürün gamında yeni MICRA, üçüncü nesil LEAF, Ariya crossover ve Townstar hafif ticari araç (LCV) yer alırken, yakında yeni bir A-segment elektrikli araç da bu listeye eklenecek. JUKE EV, üçüncü nesil LEAF ile birlikte Vehicle-to-Grid teknolojisini sunarak elektrikli araçların daha geniş enerji ekosistemine entegrasyonunu destekleyecek. Nissan, elektrikli araç serisini genişletirken, şarj gerektirmeyen ama elektrikli sürüş deneyimi sunan e-POWER seri hibrit teknolojisini de sunmaya devam ediyor. Nissan’ın hibrit modelleri, müşterilerin ihtiyaçlarına uygun teknolojilere erişimini sağlamak için ürün gamının önemli bir parçası olmaya devam edecek. Nissan AMIEO Başkanı Massimiliano Messina: “Avrupa, Nissan’ın elektrifikasyon stratejisinin merkezinde yer alıyor ve tamamen elektrikli bir geleceğe güçlü şekilde bağlıyız,” dedi. “Hızla genişleyen EV ürün gamımızla, bölgedeki güçlü tasarım, mühendislik ve üretim altyapımız sayesinde her segmente daha fazla seçenek ve yenilik getiriyoruz. Bu yeni nesil araçlar birlikte, sıfır emisyonlu mobiliteye geçişimizi hızlandıracak.” Avrupa’dan Yükselen Elektrifikasyon Gücü Tamamen yeni, tam elektrikli JUKE, Nissan’ın Birleşik Krallık’taki Sunderland fabrikasında üretilecek ve bu tesisin şirketin küresel elektrikli araç stratejisindeki merkezi rolünü daha da güçlendirecek. Halihazırda LEAF’e ev sahipliği yapan ve JUKE’un ön seri üretiminin önümüzdeki haftalarda başlayacağı Sunderland Fabrikası, Nissan’ın Avrupa’daki elektrikli üretim yapısının temel taşı olmaya devam ediyor. Bu taahhüt, Birleşik Krallık, İspanya ve Almanya’daki tasarım, mühendislik ve geliştirme ağını içeren Nissan’ın daha geniş bölgesel kapasitesiyle destekleniyor. Bu operasyonlarla birlikte Nissan’ın Avrupa’ya hem üretim hem de inovasyon merkezi olarak yaptığı uzun vadeli yatırım ortaya konuyor ve şirket Avrupa’da Avrupalı müşteriler için araç tasarlamaya, mühendislik yapmaya ve üretmeye devam ediyor. Nissan AMIEO Ürün, Marka ve Pazarlama Stratejisi Bölge Başkan Yardımcısı Clíodhna Lyons, “JUKE her zaman cesur tasarımı ve geleneğe meydan okuma isteğini temsil etti. Bu üçüncü nesille birlikte bu ruhu elektrikli çağa taşıyoruz. İlk tamamen elektrikli JUKE olarak, elektrikli ürün gamımız genelinde seçenekleri genişletirken yeni müşterilere ulaşmamıza yardımcı olacak,” dedi. Nissan Vision Etkinliği’nde Tanıtıldı Üçüncü nesil JUKE, Japonya’daki Nissan Vision Etkinliği’nde dünya prömiyerini yaptı. Şirket bu etkinlikte küresel medya, paydaşlar ve çalışanlara uzun vadeli yönünü, ürün yol haritasını ve teknoloji yeniliklerini tanıttı. Yeni JUKE, 2027 baharından itibaren satışa sunulacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Taşımacılık ve Enerji Sektörü Ateş Hattında Haber

Küresel Taşımacılık ve Enerji Sektörü Ateş Hattında

Allianz Trade’in dünyanın dört bir yanındaki uzman ekonomistlerinin araştırmalarıyla hazırladığı “Küresel Ekonomide Krizin Pikselleri” başlıklı raporda; Orta Doğu’daki çatışma ve Hürmüz Boğazı’ndaki kesintilerin, ödeme yapamama risklerinin geniş tabanlı biçimde yeniden değerlendirilmesine yol açtığına ve ülke notlarındaki düşüşlerin, yükselmelerin önüne geçtiğine yer verildi. Kuveyt, Katar, Sırbistan, Birleşik Krallık ve BAE olmak üzere beş ekonominin ödeme yapamama riskine ilişkin genel görünüm notu düşürülürken, Azerbaycan, Kosta Rika ve Kazakistan olmak üzere yalnızca üç ülkenin notu yükseltildi. Not indirimlerinin ise ya daha yüksek girdi fiyatları ve artan arz sıkıntılarının kârlılığı tehdit etmesi gibi birinci tur etkilerden ya da Birleşik Krallık’ın mali durumu gibi artan iç kırılganlıklardan kaynaklandığı raporda belirtildi. Enerji, cari denge ve maliye olmak üzere üçlü açık veren ekonomiler, özellikle Ukrayna, Ürdün, Pakistan, Kenya ve Etiyopya başta olmak üzere ikinci tur etkilerin yükünü taşımaya aday olurken; bunları Gana, Mısır, Sri Lanka, Türkiye ve Fas’ın izlediği bilgisi raporda verildi. Raporda üçüncü tur etkilerin de giderek daha görünür hale geldiğini belirten uzmanlar, döviz rezervi birikiminin yavaşlaması ve daha sıkı dış finansman koşullarının; özellikle çatışmaya coğrafi olarak yakın ülkelerde ve zayıf dış tamponlar ile politika kısıtlarının kırılganlığı artırdığı ekonomilerde daha yüksek egemen risk primlerine ve artan borç servis maliyetlerine yol açtığına dikkat çekti. Ödeme yapamama riskleri artıyor Sektöre göre ödeme yapmama risklerini ölçen göstergelerin yani sektör risk notlarının, 2025 ortasından bu yana görülen iyileşme eğilimini tersine çevirerek belirgin biçimde kötüleştiği de raporda verilen bilgiler arasında. Ekonomistler raporda, özellikle küresel taşımacılık sektörü ile Körfez İş birliği Konseyi (GCC) ülkelerindeki enerji sektörünün ateş hattında yer aldığına dikkat çekti. Avrupa’da, 2022 enerji krizinden bu yana zaten baskı altında olan enerji-yoğun şirketlerin, çok daha dar marjlarla karşı karşıya olduğuna raporda dikkat çekildi. Rapora göre 2022 sonundan bu yana en keskin dengelerden biri; 21 sektörün notunun indirilmesine karşın yalnızca altı sektörün notunun yükseltilmesi oldu. Enerji ve taşımacılık odaklı sektörler krizin merkez üssünde Uzmanlar, tahminlerinde yer alan not indirimlerinin yarısından fazlasını Körfez ülkelerinde, özellikle enerji ve taşımacılıkla bağlantılı sektörlerin oluşturduğunu ve bu sektörlerin krizin merkez üssünde yer aldığını raporda belirtti. Gemi yakıtı fiyatları yaklaşık yüzde 70 artarken bu durumun deniz taşımacılarının toplam işletme maliyetlerini yüzde 25 yükselttiği raporda vurgulandı. Rapora göre navlun ücretleri ise yüzde 16 ile yalnızca sınırlı ölçüde artarken, zayıf talep ortamında marjlar sıkıştı. Jet yakıtı fiyatları rekor seviyelere ulaştı Dünya jet yakıtının yüzde 40’ının Hürmüz Boğazı üzerinden geçtiği ve buna bağlı olarak fiyatların tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştığı ve havayolu taşımacılığının farklı bir dinamikle karşı karşıya olduğu da rapordaki bilgiler arasında. Jet yakıtı fiyatları rekor seviyelere ulaşmış olsa da daha güçlü fiyatlama yapılabilme sayesinde, özellikle de uzun menzilli hatlarda bilet fiyatlarında yüzde 70’e varan oranlarda artışa gidildiği bilgisi raporda yer aldı. Bununla birlikte sektörün, 70.000’den fazla uçuş iptali ve Orta Doğu’daki kilit merkezlerin kapanması dahil olmak üzere ciddi aksamalar yaşadığı, bölge için turizm kayıplarının 55 milyar ABD dolarına ulaşabileceği ve 2026’da uluslararası varışların yıllık bazda yaklaşık yüzde 30 düşebileceği tahminlerine de raporda değinildi. Kırılganlıkların, zaten zayıflamış sektörlerde de yeniden ortaya çıktığı; özellikle Avrupa’daki kimya ve metal sektörlerinin bu durumdan etkilendiği ve şokun yayılma alanının genişlediği de verilen bilgiler arasında. Raporda, Avrupa’da sanayide nihai enerji tüketiminin yüzde 40’ının doğal gazdan geldiği; bunun da zaten küçülme sürecindeki kimya, çelik ve çimento sektörlerini 2026’da daha da zor durumda bıraktığı yorumu da yer aldı. Enerji yoğun sektörler doğrudan etkileniyor Allianz Trade’in raporuna göre Avrupa’da ulaşım sektörünün ötesinde, enerji yoğun sektörler bölgede en hızlı ve doğrudan etkilenen alanlar olarak öne çıkıyor. Kimya, çelik ve çimento sektörlerinin Orta Doğu’daki gelişmelerin etkisini en güçlü şekilde hissettiği belirtilirken; İran’daki çatışmanın, Avrupa’nın süregelen enerji kırılganlığını bir kez daha ortaya koyduğunun altı çiziliyor. Raporda, doğal gazın, sanayi genelinde nihai enerji tüketiminin yaklaşık yüzde 40’ını oluşturduğu bilgisi veriliyor. Allianz Trade’in raporunda, kimya sektörü açısından durumun özellikle endişe verici olduğuna çünkü Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının, 2022’den bu yana sektörü etkileyen enerji krizini daha da derinleştirdiğine dikkat çekildi. Bölgedeki kimyasal üretim seviyelerinin, Ukrayna’daki savaşın başlangıcından önceki döneme kıyasla hâlâ oldukça düşük seviyede olduğu; petrokimya ürünlerinin ise 2025 yılında yıllık bazda yüzde 10,2 ile en sert düşüşü kaydettiği raporda belirtildi. Bu olumsuz eğilimin kısa vadede toparlanmasını olası görmediklerini belirten Allianz Trade ekonomistlerine göre bunun başlıca nedenleri; süregelen zayıf talep, rekabetçi olmayan doğal gaz fiyatları ve kritik bir petrokimyasal hammadde tedarikçisi olan Orta Doğu’nun ek bir rahatlama sağlayamaması. Öte yandan uzmanlar, enerji, petrokimya ve temel inorganik ürünlerin örneğin gübreler için en büyük tekil işletme maliyet kalemi olduğuna; petrokimyanın yüzde 35 ve temel inorganik ürünlerin yüzde 50 paya sahip olduğuna raporda dikkat çekti. Aynı zamanda bu iki segmentin birlikte, bölgenin kimya satışlarının yaklaşık yüzde 40’ını oluşturduğu bilgisi de raporda yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

VFS Global’den Vize Başvurularına İlişkin Kritik Uyarı Haber

VFS Global’den Vize Başvurularına İlişkin Kritik Uyarı

Türkiye’de artan seyahat talebi, vize başvuru süreçlerinde yoğunluğu beraberinde getiriyor. Bu yoğunluk, kötü niyetli girişimlerin de önünü açabiliyor. Kendini kurum çalışanı ya da aracı gibi tanıtan kişiler, randevu satışı, sahte belge düzenleme veya ücret karşılığında olumlu sonuç vaatleriyle başvuru sahiplerini hedef alabiliyor. VFS Global, randevu kontenjanlarının ilgili ülkelerin yetkisinde olduğunu ve bu süreç üzerinde herhangi bir kontrolü bulunmadığını vurguluyor. Randevu uygunluğu, gerekli belgeler, değerlendirme süreci ve nihai kararların tamamen ilgili büyükelçilik ve konsolosluklar tarafından belirlendiğinin altını çiziyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan VFS Global Türkiye ve Azerbaycan Bölge Başkanı Sertan Aslantürk, başvuru sahiplerine erken hareket etmeleri yönünde çağrıda bulunuyor: “Başvuru sahiplerine, planladıkları seyahat tarihinden önce mümkün olan en erken zamanda başvurularını tamamlamalarını öneriyoruz. Geciken başvurular hem süreçte aksama riskini artırıyor hem de dolandırıcılık girişimlerine karşı daha açık hale gelebiliyor. Bu doğrultuda, randevu sistemimizi alan adı ve IP kısıtlamalarından gelişmiş OTP doğrulamasına kadar birçok güvenlik katmanıyla güçlendirdik. Amacımız, başvuru sahiplerinin randevulara güvenli ve adil şekilde erişimini sağlamak.” VFS Global, başvuru sahiplerini korumak ve randevu sistemine güvenli erişimi desteklemek amacıyla çeşitli teknik önlemler uyguluyor. Bu kapsamda şüpheli e-posta alan adları engelleniyor, e-posta başına randevu sayısına sınırlama getiriliyor, olağan dışı IP erişimleri otomatik olarak bloke ediliyor ve VPN kullanımı kısıtlanıyor. Ayrıca, talebin daha dengeli yönetilmesi için bekleme listesi uygulaması devrede tutulurken, giriş ve başvuru aşamalarında gelişmiş tek kullanımlık şifre (OTP) doğrulaması kullanılıyor. Başvuru sahiplerine yönelik bilgilendirmelerinde VFS Global, vize randevularının ücretsiz olduğunu ve yalnızca resmi web sitesi üzerinden alınabildiğini hatırlatıyor. Kurum, vize başvurularına ilişkin değerlendirme ve karar süreçlerinde herhangi bir rolü bulunmadığını, yalnızca başvuru kabulü ve belge yönetimi gibi idari süreçleri yürüttüğünü paylaşıyor. Başvuru sahiplerinin, VFS Global adına hareket ettiğini iddia eden ve ücret karşılığında randevu ya da vize sonucu vadeden kişi ve yapılara karşı dikkatli olması gerektiği vurgulanıyor. Başvuruların, seyahat planları netleşir netleşmez yapılmasının önemine dikkat çekilirken, birçok ülkenin başvuruları seyahatten aylar önce kabul ettiği de hatırlatılıyor. VFS Global, Türkiye’de aralarında ABD, Birleşik Krallık ve Schengen ülkelerinin de bulunduğu 29 ülke adına hizmet veriyor. Şirketin rolü, başvuru kabulü, belge kontrolü ve biyometri işlemleri gibi idari süreçlerle sınırlı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ak Yatırım’dan Sermaye Piyasalarına Büyük Katkı Haber

Ak Yatırım’dan Sermaye Piyasalarına Büyük Katkı

Türkiye Cumhuriyeti (T.C.) Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Hayri Çulhacı, Akbank Genel Müdürü Kaan Gür ve Ak Yatırım Genel Müdürü Mert Erdoğmuş’un da katılım sağladığı etkinlikte Borsa İstanbul’un önde gelen 25 şirketinden 70’i aşkın temsilci yerli ve yabancı 30’dan fazla portföy yönetim şirketinin 70’in üzerinde temsilcisiyle iki gün boyunca 170’ten fazla toplantı gerçekleştirerek yatırım kararlarına etki edecek bilgi alışverişinde bulundu. İki gün süren etkinliğin ikinci gününde düzenlenen özel oturumda katılımcılara “Küresel Belirsizliği Yönetmek” başlıkla sunumuyla seslenen T.C. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek Türkiye ekonomisi için beklentilerini ve yol haritasını katılımcılarla paylaştı. Özel oturumda gerçekleşen açılış konuşmasında duygularını paylaşan Ak Yatırım Genel Müdürü Mert Erdoğmuş “Türkiye Sermaye Piyasalarında hareket ve heyecan hiç eksik olmaz. Ancak bugün, küresel piyasaların çok daha karmaşık ve zorlu olduğu ortamda bir araya geldik. Bununla birlikte, şimdiye kadar gerçekleştirdiğimiz toplantıların katılımcılara farklı bakış açıları sunan, kilit sorulara ışık tutan son derece verimli bir zemin oluşturduğuna inanıyorum. Sayın Bakan Mehmet Şimşek’e, aramızda bulunarak bizleri onurlandırdığı için en içten teşekkürlerimizi sunmak isterim. Kendisini ağırlamaktan büyük mutluluk duyduk. Bu yıl, Borsa İstanbul’da işlem gören 25 şirketten yaklaşık 70 temsilciyi; Avusturya, Estonya, Yunanistan, Macaristan, Norveç, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri ve elbette Türkiye’den 31 portföy yönetim şirketini temsilen yaklaşık 70 fon yöneticisini ağırlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Konferans boyunca 170’in üzerinde bire bir ve grup toplantısının gerçekleşmesi bekleniyor — ki bu sayı geçen yıl 130’du. Bu artış, Türkiye’nin kurumsal dünyasına yönelik ilginin ve etkileşimin giderek güçlendiğinin önemli bir göstergesidir. Bu vesileyle, bugüne kadar bu platformun oluşmasına ve gelişmesine katkı sunan tüm çalışma arkadaşlarımıza—gerek geçmişte görev yapanlara gerek hâlen aramızda bulunanlara—yürekten teşekkür etmek isterim” dedi. 20 yıldır Türkiye Sermaye Piyasaları’na önemli katkılar sunan Türkiye Outlook Conference Serisi geçmişten bugüne ağırladığı yüzlerce farklı kurum ve kuruluştan bini aşkın katılımcıyla Türkiye Sermaye Piyasalarına katkı sunmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ebebek 25. Yılında Yolculuğunu ve Gelecek Vizyonunu Paylaştı Haber

ebebek 25. Yılında Yolculuğunu ve Gelecek Vizyonunu Paylaştı

Buluşmada, ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz ve ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül markanın mevcut yapısını ve önceliklerini aktardı. 25 yıl önce bebeveynlerin ihtiyaçlarına doğru ürün, doğru bilgi ve doğru deneyimle yanıt verme amacıyla yola çıkan ebebek, bugün Türkiye’nin dört bir yanında milyonlarca ailenin hayatına dokunan güçlü bir marka olarak yoluna devam ediyor. Bebekoloji felsefesi, uzman bebekologları ve online desteğiyle ailelerin yanında yer alan anne-bebek sektörünün öncü markası, 25. yılında hem geldiği noktayı hem de önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini basın mensuplarıyla paylaştı. 25 yıllık birikim, güçlü bir dönüşümle geleceğe taşınıyor Son yıllarda lojistik altyapısından mağaza deneyimine, dijital kanallarından hizmet süreçlerine kadar birçok alanda önemli yatırımlar gerçekleştiren ebebek, daha entegre, daha hızlı ve daha verimli bir yapıya ulaştı. Operasyonel verimlilik, müşteri deneyimi ve sürdürülebilir büyüme odağında şekillenen bu dönüşüm, markanın bugünkü gücünü daha da sağlamlaştırdı. Bugün 71 ilde 305 mağazası, ebebek.com ve mobil uygulamasıyla hizmet veren ebebek, fiziki ve dijital kanallarını birlikte geliştirerek bebeveynlere daha erişilebilir bir deneyim sunuyor. Marka, 2026 yılı itibarıyla mağaza sayısını 330’a çıkarmayı, online kanallarda büyümeyi hızlandırmayı ve farklı mağaza formatlarıyla daha fazla bebeveyne ulaşmayı planlıyor. Birleşik Krallık ve Kuzey Irak’taki operasyonlarını sürdüren ebebek, uluslararası pazarlardaki varlığını da genişletmeyi amaçlıyor. Marka, 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşmayı hedefliyor. ecording iş birliğiyle 1,1 milyon tohum doğayla buluşuyor ebebek, 25. yılı kapsamında ecording ile hayata geçirdiği iş birliğiyle sürdürülebilirlik alanında önemli bir adım attı. Proje kapsamında, Muğla bölgesinde yangın sonrası zarar gören alanların yeniden canlanmasına katkı sağlamak amacıyla ecoDrone teknolojisiyle 1,1 milyon tohumun toprakla buluşturulması hedefleniyor. 25. yıl kapsamında doğayla buluşturulan 250.000 tohum çalışmanın ilk adımlarını oluşturuyor. Biyoçeşitliliğin desteklenmesini ve doğal dengenin güçlenmesini odağına alan bu çalışma, çevresel etkinin görünür ve katılımcı bir yapıyla büyümesini amaçlıyor. ebebek, bu projeyle geleceğin bebeklerine daha yeşil bir dünya bırakma sözünü büyütürken, toplumsal faydayı iş yapış biçiminin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırıyor. “ebebek’in hikayesi aslında daha yeni başlıyor” ebebek Genel Müdürü Can Karadeniz, markanın geldiği noktayı ve gelecek vizyonunu şu sözlerle değerlendirdi: “25 yılı geride bırakırken ebebek’in bugün ulaştığı noktayı daha net görüyoruz. Türkiye genelinde 305 mağazamız, güçlü dijital altyapımız ve milyonlarca bebeveyne ulaşan hizmet ağımızla önemli bir ölçeğe ulaştık. Bu büyümeyi kurduğumuz güven ilişkisiyle birlikte değerlendiriyoruz. Bugün geldiğimiz nokta, yıllar içinde attığımız planlı adımların ve doğru yatırımların bir sonucu. Bu yaklaşımın finansal sonuçlara da güçlü bir şekilde yansıdığını görüyoruz. 2025 yılında FAVÖK’ümüz, bir önceki yıla göre %25,5 artışla 3,5 milyar TL’ye ulaşırken, brüt kârımız %17,3 artışla 10 milyar TL seviyesine çıktı. Brüt kâr marjımız 0,6 puan iyileşirken, FAVÖK marjımız da 1 puan artışla %12,8’e ulaştı. Önümüzdeki dönemde büyümemizi sürdürmeyi hedefliyoruz. 2030 yılına kadar 1 milyar dolarlık büyüklüğe ulaşma hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, verimliliği artıran yatırımlara, dijitalleşmeye ve müşteri deneyimine odaklanmaya devam edeceğiz.” ebebek Pazarlama Direktörü Itır Erel Ergül ise, “25 yıldır ailelerin ihtiyaçlarını anlayarak onların hayatını kolaylaştıran çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Çünkü, bizim için dünyaya gelen her bebek, kendi bebeğimizdir; bu nedenle ebebek’i bir markadan çok daha ötesi, her an bebeveynlerin yanında olan bir destek noktası olarak görüyoruz. Ürünlerimizden sunduğumuz bilgiye, mağaza deneyiminden dijital kanallarımıza kadar her noktada bebeveynlerin yanında olmayı önceliklendiriyoruz. Bugün ebebek’i farklı kılan en önemli unsur, ailelerle kurduğumuz güven ilişkisi. Bu bağı her geçen gün daha da güçlendirirken, bebeveynlerin hayatına gerçek anlamda değer katan deneyimler geliştirmeye devam ediyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.