Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Birleşik Krallık

Kapsül Haber Ajansı - Birleşik Krallık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşik Krallık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye’ye Mayıs Ayında 296 Milyon Dolarlık Uluslararası Doğrudan Yatırım Girişi Haber

Türkiye’ye Mayıs Ayında 296 Milyon Dolarlık Uluslararası Doğrudan Yatırım Girişi

13 Temmuz 2026’da paylaşılan güncel resmi verilere göre, 2026 yılının Mayıs ayında, Türkiye’ye, 296 milyon dolar değerinde UDY girişi gerçekleşti. Güncel bu istatistikle beraber, yılın ilk 5 ayında Türkiye’ye gelen toplam UDY miktarı, 4,0 milyar dolara ulaştı. Yılın ilk 5 ayında 2025’in aynı dönemine kıyasla yüzde 15’lik bir düşüş kaydedilirken 2003 yılından itibaren Türkiye’ye gelen UDY girişlerinin toplam değeri ise 292 milyar doları aştı. Mayıs ayında gerçekleşen toplam UDY girişi 296 milyon dolar olarak hesaplanırken bu yatırımların 239 milyon doları yatırım sermayesi şeklindeyken 184 milyon doları yabancı uyruklulara gayrimenkul satışı yoluyla kaydedildi. Aynı ay içerisinde yatırım tasfiyelerinin 46 milyon dolar, borçlanma araçlarının 81 milyon dolar değerinde aşağı yöndeki etkileriyle, Mayıs ayındaki toplam UDY girişi 296 milyon dolar oldu. En fazla yatırım bilgi ve iletişim sektöründe gerçekleşti 2026 yılının Mayıs ayı içerisinde gerçekleşen 239 milyon dolar değerindeki yatırım sermayesi girişlerinde, 57 milyon dolarlık yatırım girişi ile bilgi ve iletişim, yüzde 24’lik bir pay aldı. Toptan ve perakende ticaret ve mobilya imalatı ve başka yerde sınıflandırılmamış diğer imalat sanayii sırasıyla yüzde 13 ve yüzde 10’luk paylarıyla ay içerisinde gerçekleşen yatırım sermayesi girişlerinde öne çıkan diğer sektörler oldu. Yılın ilk 5 ayının toplamı değerlendirildiğinde ise en çok yatırım çeken sektörler 446 milyon dolarlık yatırım sermayesi girişi ile bilgi ve iletişim, 331 milyon dolarlık giriş ile toptan ve perakende ticaret, 255 milyon dolar ile finans, 205 milyon dolar ile kimyasalların imalatı, 201 milyon dolar ile elektronik ürünlerin imalatı olarak sıralandı. Mayıs ayında en fazla uluslararası yatırım ABD, Almanya ve Singapur’dan geldi 2003-2025 dönemi toplamında yüzde 59’luk pay sahibi olan Avrupa Birliği (AB-27) ülkeleri 2026’in 5’inci ayında yüzde 42’lik bir pay aldı. Mayıs 2026’da ülkeler özelinde, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yüzde 22 ile en büyük paya sahip olurken, onu yüzde 18 ile Almanya, yüzde 11 ile Singapur, yüzde 8 ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve yüzde 7 ile Hollanda takip etti. Yılın ilk 5 ayının toplamı değerlendirildiğinde ise en fazla yatırıma kaynak oluşturan üç ülke; 516 milyon dolar değerindeki yatırım ile Almanya, 502 milyon dolar ile ABD ve 280 milyon dolar ile Birleşik Krallık (BK) olarak sıralandı. UNCTAD’ın 2026 Dünya Yatırım Raporuna göre küresel UDY akışlarında yüzde 6’lık artış Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın (UNCTAD) 7 Temmuz 2026 tarihinde paylaştığı 2026 Dünya Yatırım Raporundan küresel değerlendirmelere de yer veren YASED’in hazırladığı Rakamlarla Uluslararası Doğrudan Yatırımlar Bültenine göre, küresel UDY’nin 2025 yılında yüzde 6 artışla 1,6 trilyon dolara ulaştığı belirtildi. UNCTAD’ın raporuna göre yüksek gelirli ekonomilerin 2025’te 1,1 trilyon dolar yatırım aldığı; iki yıl arasındaki artışın temel kaynağının da bu ülkelerin aldığı yatırımlardaki artış olduğu belirtildi. Raporda, mevcut makroekonomik zayıflıklar ve jeopolitik belirsizlikler nedeniyle küresel UDY’de 2025 yılında kaydedilen kırılgan büyümenin 2026 yılında sürdürülmesinin güç olduğu vurgulandı. Ayrıca 2026 yılında yatırımların ülkeler arasında dengeli dağılmak yerine belirli stratejik sektörlerde ve sınırlı sayıdaki ülkede yoğunlaşmasının beklendiği ifade edildi. Gelişmiş ekonomilerde seçici birleşme ve satın alma (M&A) işlemlerinin öne çıkacağı, gelişmekte olan ekonomilerde ise artan riskler ve zayıflayan sıfırdan yatırım eğilimi nedeniyle daha temkinli bir görünümün hakim olacağı öngörüldü. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Akademi ve İş Dünyası Londra’da Bir Araya Geldi Haber

Akademi ve İş Dünyası Londra’da Bir Araya Geldi

Türkiye Cumhuriyeti Birleşik Krallık Büyükelçisi Osman Koray Ertaş’ın ev sahipliğinde ve Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan’ın katılımı ve Özyeğin Üniversitesi Executive MBA Programı kapsamında gerçekleşen buluşmada; farklı sektörlerden iş dünyası temsilcileri, akademisyenler, Executive MBA öğrencileri ve mezunlar bir araya geldi. Özyeğin Üniversitesi Executive MBA Programı katılımcılarının Londra eğitim gezisi kapsamında gerçekleştirilen etkinlikte, akademi ve iş dünyasını uluslararası bir platformda buluşturdu. Eğitim gezisi kapsamında Executive MBA öğrencileri, London Business School’da aldıkları eğitimin yanı sıra Londra’nın iş dünyasıyla temas kurarak farklı kurumlarla görüşmeler gerçekleştirdi. Programın önemli duraklarından biri ise Türkiye Cumhuriyeti Londra Büyükelçiliği ev sahipliğinde düzenlenen buluşma oldu. Türkiye Cumhuriyeti Birleşik Krallık Büyükelçisi Osman Koray Ertaş’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilen etkinliğe; Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan, İşletme Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Mahmut Bayazıt, Executive MBA Program Direktörü Doç. Dr. Kıvılcım Döğerlioğlu Demir, Executive MBA öğrencileri, mezunlar, akademisyenler ve iş dünyası temsilcileri katıldı. Etkinlikte, Özyeğin Üniversitesi ve İngiltere’deki akademi ve iş dünyası arasındaki etkileşim ile iş birliklerinin geliştirilmesi gündeme geldi. Türkiye Cumhuriyeti Birleşik Krallık Büyükelçisi Osman Koray Ertaş, etkinlikte yaptığı konuşmada yurt dışında yaşayan Türk profesyonellerin oluşturduğu ağların önemine dikkat çekti. Londra’da son yıllarda güçlü bir Türk diasporasının oluştuğunu belirten Ertaş, Özyeğin Üniversitesi’nin iş dünyasıyla kurduğu yakın bağı değerli bulduğunu ifade etti. Ertaş, “Özyeğin Üniversitesi ülkemize büyük bir katkı sunuyor. Buradan mezun gençlerimizin bu bayrağı daha da ileri götüreceğine inanıyorum” dedi. Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan ise konuşmasında üniversite, iş dünyası ve farklı paydaşlar arasındaki iş birliğinin önemini vurguladı. Özyeğin Üniversitesi’nin küresel etkisi yüksek girişimci bir araştırma üniversitesi olma hedefiyle ilerlediğini belirten Tan, “Küresel etki üniversitelerin tek başına gerçekleştirebileceği bir hedef değil; iş dünyası, kamu ve sivil toplumun birlikte üreteceği ortak değerle mümkün. Üniversiteler, iş dünyası, kamu ve sivil toplum kuruluşlarının birlikte değer yaratabileceği platformlar oluşturmayı hedefliyoruz” dedi. Özyeğin Üniversitesi İşletme Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Mahmut Bayazıt ve Executive MBA Program Direktörü Doç. Dr. Kıvılcım Döğerlioğlu Demir’in koordinasyonunda gerçekleşen Londra programı; akademik eğitim, şirket ziyaretleri ve mezun buluşmasını bir araya getirdi. Program, Executive MBA katılımcılarının uluslararası iş dünyasının dinamiklerini yerinde değerlendirmelerine, farklı sektörlerden profesyonellerle deneyim paylaşmalarına ve yeni bağlantılar geliştirmelerine katkı sağladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Avrupa’daki Aşırı Sıcaklar Soğutma Açığını Gözler Önüne Serdi Haber

Avrupa’daki Aşırı Sıcaklar Soğutma Açığını Gözler Önüne Serdi

Türkiye’nin en büyük online hizmet platformu Armut.com, Avrupa genelinde yaşanan aşırı sıcaklıklarla paralel olarak platformda yaşanan hareketlilik sonrasında klima sahiplik oranının düşük olduğu Avrupa ülkelerinin “soğutma açığıyla” karşı karşıya kaldığını ortaya koydu. İklim krizinin etkisiyle rekor sıcaklıkların yaşandığı ve termometrelerin Avrupa kıtası genelinde 40°C’nin üzerini gördüğü 2026 yazında, Türkiye’nin en büyük online hizmet platformu Armut.com, ev teknolojileri ve iklimlendirme trendlerine ışık tutan kapsamlı bir bölgesel analiz gerçekleştirdi. Mayıs 2025 – Haziran 2026 dönemini kapsayan bölgesel veri analiz, Avrupa genelinde yaşanan aşırı sıcak hava dalgalarının tüketici davranışları üzerindeki yapısal etkilerini ortaya koydu. Klima sahiplik oranının düşük olduğu Avrupa ülkelerinde yeni klima satın alma yoluna gitmek zorunda kalan tüketicilerin montaj talepleri yoğunlaşırken, klima kültürüne aşina olan Türkiye, bütçe odaklı bir yaklaşımla yeni cihaz almak yerine mevcut olanı yenilemeyi seçti. Sıcak Hava Dalgaları Avrupa’nın “Soğutma Açığını” Ortaya Çıkardı Uluslararası analizler ve Dünya Kaynakları Enstitüsü (WRI) verilerine göre, konutların geleneksel olarak sıcaklığı dışarı atmak yerine içeride tutacak şekilde inşa edildiği ve ortalama klima sahiplik oranının yüzde 20 seviyelerinde seyrettiği Avrupa genelinde aniden bastıran sıcak hava dalgası ülkeleri hazırlıksız yakalayarak derin bir "soğutma açığı" olduğunu ortaya çıkardı. Evlerin yalnızca yüzde 7’sinde klimanın bulunduğu ve serin iklimiyle bilinen Birleşik Krallık (İngiltere), rekor sıcaklar karşısında panik satın almasına yöneldi. İngiliz tüketiciler sıfırdan Klima Montajı hizmetine akın etti; ülkede Mayıs ayında Klima Montaj talepleri yüzde 283 artarak tarihi bir rekor kırarken, Haziran ayında geçen yıla kıyasla yüzde 340 gibi rekor bir klima montaj artışıyla bu paniği en net gösteren pazar oldu. Haziran ayında toplam klima hizmet talepleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 150, Mayıs ayına göre ise yüzde 333 gibi sıra dışı bir büyüme kaydetti. Klima penetrasyonunun görece daha dengeli (yüzde 40 civarında) olduğu İspanya'da ise bunaltıcı sıcaklar, tüketicileri mevcut sistemleri yenilemeye veya yeni odalara klima kurmaya zorladı. İspanya'da Haziran ayındaki yeni Klima Montaj talepleri, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 373 oranında artış göstererek kıta genelinde sıfır cihaz kurulumunun en agresif yaşandığı pazar oldu. Evlerin yaklaşık yüzde 50'sinde klima bulunan ve Akdeniz iklimine en hazır ülke konumundaki İtalya ise paniğe kapılmadan süreci yönetti. İtalya'da Haziran ayında toplam klima hizmetleri geçen yıla göre yüzde 22 artışla daha stabil bir seyir izlerken, Klima Montaj talepleri aylık bazda yüzde 130 büyüdü. Küresel enerji verilerine göre her üç haneden birinde en az bir klimanın bulunduğu (yüzde 32 seviyelerinde) Romanya’da ise tüketiciler, ellerindeki cihazların sınırlarını zorladı. Haziran ayında Romanya'da toplam klima hizmetleri yüzde 144 artarken, mevcut klimaların performansını artırmaya yönelik Klima Gazı Dolumu (Freon) talepleri bir ayda yüzde 482 büyüyerek Avrupa rekoru kırdı. Türkiye Yenisini Almadı, Eskisine Sarıldı Avrupa genelinde tüketiciler sisteme sıfırdan dahil olmak ya da yeni cihazlar satın alma yoluna giderken; Türk tüketicisi, hazırlıklarını son dakikaya (Haziran ayına) bırakmış olsa da tercihini mevcut klimalarının ömrünü uzatmak ve performansını artırmak yönünde kullandı. Türkiye genelinde yeni Klima Montaj talepleri Haziran ayında yüzde 140 gibi güçlü bir artış gösterse de asıl büyük kırılım bakım ve sarf malzemesi kategorilerinde yaşandı. Klimaların soğutma verimliliğini doğrudan belirleyen Klima Gazı Dolumu (Freon) talepleri Haziran ayında aylık bazda yüzde 243 oranında artarak Türkiye'nin en çok yöneldiği hizmet oldu. Benzer şekilde, enerji tasarrufu ve hijyen sağlayan Klima Temizliği ve Bakımı talepleri de Haziran ayında yüzde 180 artış göstererek geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16'lık bir net büyüme yakaladı. İç Pazarda Sanayinin ve Sıcağın Merkezleri En Hızlı Tepkiyi Verdi Türkiye coğrafyasındaki kırılıma bakıldığında, toplam talebin yüzde 41’ini İstanbul, yüzde 18’ini ise İzmir’in oluşturduğu görülüyor. Mayıs ayından Haziran ayına geçişte talebini en çok katlayan bölge ise Anadolu şehirleri oldu. Kavurucu yaz sıcaklarının ve yüksek nemin ani bastırdığı Güneydoğu'nun sanayi merkezi Gaziantep, bir ay içinde klima taleplerini yüzde 328 artırarak Türkiye'nin sıcak dalgasına en hızlı reaksiyon gösteren şehri oldu. Marmara’nın üretim üssü Tekirdağ’da yüzde 295, başkent Ankara’da ise yüzde 265 talep artışı oldu. Turizm ve tarım lokomotifleri Aydın (yüzde 251), Mersin (yüzde 250) ve Antalya (yüzde 229) da son dakika bastıran sıcaklara en hızlı servis çağıran diğer iller olarak öne çıktı. Trafikte de Alarm Verildi: Araç Klimalarına Talep Yüksek Sıcak dalgasının etkisi yalnızca evlerle sınırlı kalmadı; trafikteki bunaltıcı hava sürücüleri de erken önlem almaya itti. Türkiye ve İtalya'daki tüketiciler, evlerinden önce araçlarının iklimlendirme sistemlerine el attı. Mayıs ayından itibaren popülerlik kazanan Araç Klima Hizmetleri, Türkiye'de yüzde 196, İtalya'da ise yüzde 221 oranında artış göstererek yazın en erken başlayan bakım trendlerinden biri olarak kayıtlara geçti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Avrupa’da Yatırım Çeken Ülkeler Arasında Öne Çıktı Haber

Türkiye Avrupa’da Yatırım Çeken Ülkeler Arasında Öne Çıktı

Uluslararası danışmanlık şirketi EY’ın hazırladığı Avrupa Çekicilik Araştırması’nın (European Attractiveness Survey) sonuçları açıklandı. Araştırma; Avrupa’nın küresel ekonomik ve jeopolitik belirsizliklere rağmen uluslararası yabancı yatırımcılar açısından önemli bir cazibe merkezi olmayı sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Türkiye’de yabancı yatırımlar %20 arttı Avrupa genelindeki düşüş eğilimine rağmen Türkiye, Polonya ve İspanya gibi ülkeler yatırım performanslarıyla dikkat çekti. Bir önceki yıl doğrudan yabancı yatırımda beşinci sırada yer alan Türkiye’de doğrudan yabancı yatırım projeleri %20 artarak dördüncü sıraya yükseldi ve proje sayısı 383 olarak gerçekleşti. Polonya’da bu oran %10, İspanya’da ise %7 olarak gerçekleşti. Araştırma, bu performansın arkasında; güçlü yetenek havuzları, mevcut iş hacmi, yatırım dostu uygulamalar, vergi teşvikleri, yerel yetkinlik geliştirme programları ve dijital altyapı yatırımlarının bulunduğunu ortaya koyuyor. Fransa, Birleşik Krallık ve Almanya’da yabancı yatırımı geriledi Araştırmaya göre; yabancı yatırımlar geçen yıla kıyasla Fransa’da %17, Birleşik Krallık’ta %14 ve Almanya’da %10 düşüş gösterdi. Fransa’da yaşanan siyasi belirsizlikler, Birleşik Krallık’ta ticari sürtüşmeler ve artan vergi yükleri, Almanya’da ise enerji maliyetleri ve Çin’den gelen talebin zayıflaması yatırımcı güvenini olumsuz etkileyen temel unsurlar arasında yer aldı. Yabancı yatırımcıların Avrupa’ya ilgisi sürüyor Avrupa; zayıf ekonomik büyüme, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar, ABD ile yaşanan ticari gerilimler ve Ukrayna’daki gerilim ile Orta Doğu’daki anlaşmazlıkların devam eden etkileri nedeniyle önemli zorluklarla karşı karşıya kalıyor. Buna rağmen, 2025 yılında doğrudan yabancı yatırım projelerinde görülen sadece %7’lik düşüş, Avrupa’nın temel ekonomik ve kurumsal avantajlarının dirençli kalmaya devam ettiğini gösteriyor. Öte yandan Avrupa’da doğrudan yabancı yatırım projeleri kapsamında yaratılan istihdam sayısının %25 gerilediği görülüyor. Bu durum, yatırımcıların mevcut ekonomik ortamda daha seçici ve daha küçük ölçekli yatırımlara yöneldiğine işaret ediyor. Yapay zekâ, savunma sanayi ve düşük karbonlu enerji yatırımları yükselişte 2025 yılında Avrupa’da yapay zekâ odaklı doğrudan yabancı yatırım proje sayısı %96 artış gösterdi. Bu projeler 14.000’in üzerinde yeni istihdam yaratarak bir önceki yıla göre %41 daha fazla istihdam sağladı. Savunma sektöründe doğrudan yabancı yatırım proje sayısı %84 artarak yaklaşık 7.000 kişilik yeni istihdam yarattı. Yatırımlarda; hava sistemleri, insansız hava araçları, uzay teknolojileri, mühimmat, füze sistemleri ve kara savunma teknolojileri öne çıkan alanlar arasında yer aldı. Düşük karbonlu enerji sektöründeki yatırımlar ise %25 artış gösterdi. Otomotiv, kimya ve sağlık yatırımları geriledi Yüksek büyüme potansiyeline sahip sektörlerde artış yaşanırken, Avrupa’nın geleneksel sanayi alanlarında düşüş gözlendi. Otomotiv sektöründeki yatırımlar %11, kimya sektöründeki yatırımlar %19 ve sağlık üretimi alanındaki yatırımlar ise %28 oranında geriledi. ABD ve Almanya kaynaklı yatırımlar yavaşlıyor 2019–2025 döneminde ABD ve Almanya’dan Avrupa’ya yapılan yatırımlar sırasıyla %38 ve %28 düştü. ABD’li şirketler, ticaret politikalarındaki belirsizlikler ve yerel yatırımları teşvik eden politikalar nedeniyle Avrupa yatırımlarında daha temkinli davranırken, Alman şirketleri ise artan maliyetler, zayıflayan Çin talebi ve yoğunlaşan küresel rekabet baskısıyla karşı karşıya bulunuyor. Yatırımcılar kısa vadede temkinli, uzun vadede ise iyimser Araştırmaya katılan şirketlerin %54’ü önümüzdeki bir yıl içerisinde Avrupa’da yeni faaliyet kurmayı veya mevcut faaliyetlerini genişletmeyi planlıyor. Katılımcıların %41’i jeopolitik gerilimler ve çatışmaları Avrupa’nın yatırım çekiciliği açısından en önemli risk olarak değerlendirirken; makroekonomik koşullar, ticaret engelleri ve artan regülasyon yükü de öne çıkan diğer risk unsurları arasında yer alıyor. Geçtiğimiz yıla göre regülasyon ve bürokratik karmaşıklığa ilişkin kaygıların yeniden yükselişe geçtiği görülüyor. Bu nedenle Avrupa Birliği, şirketler üzerindeki idari yükü azaltmaya yönelik kapsamlı sadeleştirme çalışmalarını sürdürüyor. Avrupa uzun vadeli yatırım çekiciliğini koruyor Araştırmaya katılan şirketlerin %60’ı Avrupa’nın önümüzdeki üç yıl içerisinde yatırım çekiciliğinin artacağını öngörüyor. Avrupa’nın geniş ve erişilebilir pazarı, güçlü altyapısı, sürdürülebilirlik alanındaki liderliği, inovasyon kapasitesi ve yüksek nitelikli iş gücü yatırımcıların en çok önem verdiği avantajlar arasında yer alıyor. Katılımcılar aynı zamanda Avrupa’nın rekabetçilik ve verimlilik alanlarında ihtiyaç duyduğu dönüşümü gerçekleştirebileceğine de inanıyor. Şirketlerin %52’si Avrupa’nın yatırım ortamını güçlendirecek stratejik kararları hayata geçireceğini düşünürken, yalnızca %21’i bu konuda olumsuz görüş bildiriyor. Avrupa’nın planlarını uygulamaya dönüştürmesi gerekiyor Araştırma kapsamında görüşülen 500 yatırım lideri, Avrupa’nın küresel rekabet gücünü koruyabilmesi için öncelikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin daha güçlü şekilde desteklenmesi, enerji maliyetlerinin azaltılması ve stratejik sektörlere yönelik teşviklerin artırılması gerektiğini vurguluyor. Bununla birlikte yatırımcılar, vergi sistemlerinin sadeleştirilmesi, dijital inovasyonun hızlandırılması ve rekabetçiliği artıracak politikaların kararlılıkla uygulanmasının Avrupa’nın uzun vadeli yatırım çekiciliğini daha da güçlendireceği görüşünü paylaşıyor. EY-Parthenon Türkiye Başkanı Özge Gürsoy araştırmayla ilgili şunları söyledi: “EY Avrupa Çekicilik Araştırmamızın sonuçları; jeopolitik dalgalanmaların, ticarette artan kısıtlamaların ve ekonomik belirsizliklerin küresel yatırım ortamını yeniden şekillendirdiğini gösteriyor. Ancak tüm bu zorluklara rağmen Avrupa’nın, yabancı yatırımlar açısından dayanıklılığını koruyan ve yatırımcılar için cazibesini sürdüren bir merkez olmaya devam ettiğini görüyoruz. Bu anlamda Türkiye’de oldukça iyi bir ivme kaydetmiş durumda. 2024 yılı sonuçlarında doğrudan yabancı yatırımda beşinci sırada yer alan Türkiye, 2025 yılında dördüncü sıraya yükselerek doğrudan yabancı yatırım projelerini %20 artırdı ve toplam proje sayısını 383’e çıkardı. Araştırmamızdan yatırımların giderek daha seçici hale geldiğini; yapay zekâ, savunma ve enerji gibi yüksek büyüme potansiyeline sahip stratejik alanlara ve güçlü yetkinlik ekosistemlerine sahip şehir ve bölgelere yöneldiğini gözlemliyoruz. Araştırmanın, yatırım kararlarında artık tek bir belirleyici unsurun olmadığı gerçeğini ortaya koyuyor. Teknolojik dönüşüm, insan kaynağına erişim, regülasyonlar, jeopolitik gelişmeler, enerji maliyetleri, ham madde ve tedarik zinciri dinamikleri gibi birçok unsur eş zamanlı olarak yatırım stratejilerini etkiliyor. Bu nedenle şirketler için asıl rekabet avantajı, değişimi öngörebilme ve yatırımlarını doğru zamanda, doğru sektöre ve doğru coğrafyalara yönlendirebilme yetkinliğinde yatıyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnşaat Zirvesi Türkiye Küresel İnşaat  Sektörü İçin Gelecek Rotası Çizdi Haber

İnşaat Zirvesi Türkiye Küresel İnşaat  Sektörü İçin Gelecek Rotası Çizdi

Zirveyi değerlendiren TMB Başkanı M. Erdal Eren, “İnşaat Zirvesi Türkiye 2026, katılım ve içerik açısından beklentilerimizin üzerinde bir başarıya ulaşmıştır. 81 firmanın stantlarıyla yer aldığı ve yaklaşık 1.400 sektör temsilcisini ağırlayan Zirve, inşaat sektörünün geleceğini şekillendirecek konuların kapsamlı biçimde ele alındığı önemli bir platform olmuştur. Zirve kapsamında gerçekleştirilen 350’nin üzerinde iş görüşmesi de sektör paydaşları arasında yeni iş birlikleri kurulmasına katkı sağlamıştır. Dijitalleşme, yapay zekâ, sürdürülebilirlik, döngüsel inşaat, yenilikçi yapı malzemeleri ve akıllı şehirler gibi başlıklar, sektörümüzün önümüzdeki dönemde odaklanması gereken temel dönüşüm alanlarını ortaya koymuştur. Türk müteahhitlik ve yapı malzemeleri sektörlerinin küresel rekabet gücünü koruyarak daha da ileriye taşıyabilmesi için bu alanların stratejik öncelikler arasında yer almasının büyük önem taşıdığına inanıyoruz.” dedi. Türkiye ve dünyanın farklı bölgelerinden inşaat sektörünün temsilcilerini Ankara’da buluşturan İnşaat Zirvesi Türkiye (CST) 2026 sona erdi. Ana tema olarak “İnşaat Teknolojileri ve Yenilikçi Yapı Malzemeleri”nin ele alındığı zirvede toplamda 11 panelde küresel inşaat sektörüne yön verecek teknolojiler tartışıldı. Uluslararası boyutta iş yapan 81 firmanın stant açtığı zirvede İngiltere’den Güney Kore’ye kadar birçok ülkeden gelen heyetler arasında toplamda 350 farklı ikili görüşme (B2B) gerçekleştirildi. Zirvede en büyük stant alanını Türk müteahhitlerle birlikte üçüncü ülkelerdeki işbirliği fırsatlarına odaklanan Birleşik Krallık kurdu. Zirve boyunca gerçekleşen 11 panel ve 6 özel oturumda sektörün geleceğini belirleyecek küresel trendler, dijital dönüşüm, üçüncü ülkelerde işbirliği fırsatları, döngüsel yapı ekonomisi mega projeler ve yeni nesil altyapı projeleri, yapay zeka, sürdürülebilir altyapı finansmanı, afete dayanıklı yapılaşma, iklim adaptasyonu, akıllı kentler, karbon ayakizi yönetimi ve net sıfır projeler, yapısal güçlendirmede yeni nesil teknolojik malzemeler konuları masaya yatırıldı. Ayrıca Zirve kapsamında İngiltere ve Güney Kore temsilcileri tarafından özel ülke oturumları gerçekleştirildi. İnşaat Zirvesi Türkiye'ye yoğun ilgi Zirve’nin, inşaat sektörünün karşı karşıya bulunduğu fırsatların değerlendirilmesi ve küresel ölçekte yaşanan dönüşüme uyum sağlanması açısından önemli bir platform oluşturduğunu belirten TMB Başkanı M. Erdal Eren, “Cumhurbaşkanı Yardımcımız, Ticaret Bakanımız, Ulaştırma ve Altyapı Bakanımız ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcımızın teşriflerinin yanı sıra, Birleşik Krallık, Kırgızistan ve Gine’den bakan düzeyinde katılımın gerçekleşmesi, İnşaat Zirvesi Türkiye’nin uluslararası ölçekte ulaştığı konumu açıkça ortaya koymuştur. İki gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda dijitalleşme, yapay zekâ, sürdürülebilirlik, yenilikçi yapı malzemeleri, döngüsel inşaat ve akıllı şehirler gibi sektörün geleceğini şekillendirecek başlıklar ele alınmıştır. Türk firmalarının yanı sıra Almanya, İsveç, Japonya, Fransa ve Çin’den firmalar da Zirve’de yer almıştır. Birleşik Krallık ve Finlandiya ülke pavilyonlarıyla temsil edilirken, Güney Kore’den kamu kurumları ve farklı ülkelerden çok sayıda sektör temsilcisi etkinliğe katılmıştır. Ayrıca 100’ün üzerinde büyükelçi ve diplomatik misyon temsilcisinin Zirve’yi ziyaret etmesi, etkinliğin uluslararası görünürlüğünü ve etkisini daha da artırmıştır. 81 firmanın stantlarıyla katıldığı ve yaklaşık 1.400 ziyaretçiyi ağırlayan Zirve kapsamında 350’nin üzerinde ikili iş görüşmesi gerçekleştirilmiştir. Bu yoğun ilgi, sektörümüzün teknoloji, sürdürülebilirlik ve uluslararası işbirlikleri ekseninde şekillenen dönüşüme verdiği önemi açıkça göstermektedir. İnanıyoruz ki Zirvemiz, küresel inşaat ve yapı malzemeleri sektörlerinde öne çıkan eğilimlerin, yenilikçi teknolojilerin ve iş birliği fırsatlarının kapsamlı şekilde değerlendirildiği önemli bir platform olmuştur. Firmalarımızın küresel rekabet güçlerini koruyarak daha da ileri taşıyabilmeleri için burada ele alınan dönüşüm alanlarını stratejik öncelikleri arasına almaları büyük önem taşımaktadır. İnşaat Zirvesi Türkiye’yi önümüzdeki yıllarda da geliştirerek sürdürmeyi ve sektörümüz için uluslararası ölçekte referans niteliğinde bir buluşma noktası haline getirmeyi hedefliyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel İnşaat Sektörünün Kalbi Ankara’da Atıyor Haber

Küresel İnşaat Sektörünün Kalbi Ankara’da Atıyor

Etkinliğin açılış konuşmalarını T.C. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Birleşik Krallık Ticaret Bakanı Chris Bryant, Kırgızistan İnşaat, Mimarlık, Konut ve Kamu Hizmetleri Bakanı Oruntaev Nurdan Kemelovich, Gine Şehircilik ve İskan Bakanı Mohamed Lamine Sy Savane, Finlandiya’nın Türkiye Büyükelçisi Pirkko Mirjami Hämäläinen ve TMB Başkanı M. Erdal Eren gerçekleştirdi. Türkiye Müteahhitler Birliği (TMB), inşaat sektörünün dönüşümüne yön verecek konuların ele alınacağı zirvede sektörün tüm paydaşlarını aynı çatı altında buluşturuyor. Profesyoneller, karar vericiler, yatırımcılar, kamu temsilcileri, teknoloji sağlayıcıları, finans kuruluşları, akademi dünyası ve uluslararası sektör temsilcilerinin katılımıyla başlayan Zirve, inşaat sektörünün geleceğine ilişkin önemli görüş alışverişlerine ev sahipliği yapıyor. İnşaatın geleceği Ankara’da konuşuluyor Günümüzde inşaat sektörü; ileri teknolojilerin benimsenmesi, dijital dönüşümün hızlandırılması, verimliliğin artırılması, karbon salımlarının azaltılması, sürdürülebilirliğin güçlendirilmesi ve dijital alanlardaki nitelikli iş gücü ihtiyacının karşılanması gibi önemli başlıklarla karşı karşıya bulunuyor. Bu kapsamda düzenlenen İnşaat Zirvesi Türkiye 2026’da, inşaat sektörünü yeniden tanımlayan en son yenilikler, sürdürülebilir çözümler ve kaliteli yapı malzemeleri sektör temsilcilerinin gündemine taşınıyor. Zirve kapsamında yer alan uluslararası sergi alanlarında katılımcılar, sektörün en yeni ürünlerini, teknolojilerini ve uygulamalarını yakından inceleme fırsatı buluyor. İki gün boyunca devam edecek olan Zirve’de; dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlikten büyük ölçekli projelerin finansmanına, ileri teknolojilerden geleceğe hazır yetkinliklerin geliştirilmesine kadar sektörün gündemindeki kritik başlıklar üst düzey panel oturumlarında değerlendiriliyor. Küresel ölçekte bilgi paylaşımının teşvik edilmesi ve sektörün karşı karşıya olduğu dönüşüm süreçlerine ilişkin farklı perspektiflerin ortaya konulması hedeflenen zirve, inşaat ve yapılı çevre ekosisteminin tüm bileşenlerini buluşturuyor. Üst düzey katılım İnşaat Zirvesi Türkiye (CST) 2026’nın açılışında T.C. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Birleşik Krallık Ticaret Bakanı Chris Bryant, Kırgızistan İnşaat, Mimarlık, Konut ve Kamu Hizmetleri Bakanı Oruntaev Nurdan Kemelovich, Gine Şehircilik ve İskan Bakanı Mohamed Lamine Sy Savane, Finlandiya’nın Türkiye Büyükelçisi Pirkko Mirjami Hämäläinen ile Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren yer aldı. Açılış konuşmalarında inşaat sektörünün küresel ölçekte karşı karşıya olduğu dönüşüm süreçleri, uluslararası iş birliklerinin geliştirilmesi, sürdürülebilirlik ve dijitalleşme başlıkları ele alındı. İnşaat sektörü enflasyonla mücadeleye katkı sağlıyor T.C. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, açılışta yaptığı konuşmasında “Bu zirvenin, sektörün geleceğine yön verecek değerlendirmelere, yeni iş birliklerine ve ortak vizyonun geliştirilmesine katkı sağlayacağına inanıyorum. İnşaat sektörü ülkemizin büyümesi ve kalkınması açısından önemli bir role sahiptir. Enflasyonla mücadele programımıza da önemli katkılar sunmaktadır. Sosyal konut programlarından demiryollarına, enerji alanındaki yatırımlardan altyapı projelerine kadar pek çok alanda sektörümüz önemli görevler üstlenmektedir. İnşaat sektörü, yapı malzemeleri başta olmak üzere çok sayıda girdinin kullanıldığı, nihai tüketim ürünleri alanında birçok sektörü tetikleyen bir yapıya sahiptir. Geçtiğimiz yıl ekonomi yüzde 3,6 büyürken, inşaat sektörü yüzde 10,8’lik büyüme performansı kaydetmiştir. Bu büyümede deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmalarının önemli etkisi bulunmaktadır. Yaklaşık 14 milyon nüfusu etkileyen büyük bir afetin ardından bölgede yeniden inşa çalışmalarını hızla ve profesyonel bir şekilde yürüttük. 440 bin konut çok kısa sürede tamamlandı. Yollar, şehir altyapıları ve üstyapı çalışmaları hızlı bir şekilde hayata geçirildi” dedi. Körfez bölgesi müteahhitler için önemli T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, açılışta yaptığı konuşmada, dünya ekonomisinin zor günlerden geçtiğini belirterek, ABD ile İran arasında sağlanacak bir barış mutabakatının dünya ekonomisine, dünya siyasetine, dünya huzuruna, istikrarına ve gelişimine katkı sağlamasını temenni etti. Müteahhitlik sektörünün yaklaşık 250 alt sektöre kaynaklık ettiğini ifade eden Bolat, “Dünyada en fazla ticaret yapılan alanlar arasında hizmetler sektörü öne çıkmaktadır. Yurt dışı müteahhitlik sektörümüz dünyada ikinci sırada yer alıyor. 138 ülkede 13 bini aşan proje gerçekleştirmiş olmamız göğsümüzü kabartıyor. Türk müteahhitlik sektörü, Sayın Cumhurbaşkanımızın hedefleri doğrultusunda ülkemizde son 23 yılda gerçekleştirilen ulaştırma, altyapı ve üstyapı projelerinde önemli roller üstlenmiştir. Ukrayna'da üstlendiğimiz proaktif rol, Orta Asya'daki yakın ilişkilerimizle kazanılan projeler, Balkanlar'da kazanılan projeler, Afrika'da yaklaşık 100 milyar dolarlık projeler müteahhitlerimizin gücünü göstermektedir. Körfez bölgesinde alternatif koridorların oluşturulması, Suriye ve Ukrayna'nın yeniden imarı uluslararası müteahhitlik sektörü için önemli alanlardır” dedi. ‘Yeni iş birliği fırsatlarından memnuniyet duyuyorum’ Birleşik Krallık Ticaret Bakanı Chris Bryant ise konuşmasında, “Birleşik Krallık ve Türkiye, büyük altyapı projelerini hayata geçirme ve dünyanın dört bir yanında birlikte fırsatlar yaratma konusunda güçlü bir geçmişe sahiptir. İnşaat sektöründe özellikle ideal ortaklarız; çünkü şantiyeye farklı ancak birbirini tamamlayan beceri ve deneyimler getiriyoruz. Türk müteahhitlik uzmanlığını, Birleşik Krallık'ın tasarım, inovasyon, finansman ve mühendislik alanlarındaki güçlü yönleriyle bir araya getirerek, ekonomilerin büyümesi için ihtiyaç duyduğu sürdürülebilir, dayanıklı ve yüksek kaliteli altyapının geliştirilmesine katkı sağlayabiliriz. Ankara'da sektörün farklı kesimlerinden temsilcilerin bir araya gelerek mevcut ortaklıkları güçlendirmesinden ve yeni iş birliği fırsatlarını değerlendirmesinden memnuniyet duyuyorum” ifadelerini kullandı. Kırgızistan’dan ‘Asman Şehri’ için davet Kırgızistan İnşaat, Mimarlık, Konut ve Kamu Hizmetleri Bakanı Oruntaev Nurdan Kemelovich ise konuşmasında, “Bugün inşaat sektörü dünya genelinde büyük dönüşümler yaşamaktadır. Ülkelerimizin karşı karşıya olduğu ortak zorluklar vardır. Bunlar; kentleşme, iklim değişikliği, nüfusun uygun fiyatlı ve kaliteli konutlara erişimi, modern altyapının geliştirilmesi, dijital teknolojilerin uygulanması ve şehirlerin sürdürülebilirliğinin artırılmasıdır. Türk şirketleri Kırgızistan’ın inşaat sektörüne ciddi katkılar sunmaktadır. Bu deneyimlerin daha da geliştirilmesi ve şehircilik, altyapı ve turizm alanlarında yeni ortak projelerin hayata geçirilmesi hedeflenmektedir. Türk şirketleri ve yatırımcılarla iş birliğini genişletmeye açık olduğumuzu belirtmek isterim ve onları yeni projelere katılmaya davet ediyoruz. Bu projeler arasında Issık Göl kıyısında “Asman Şehri” kurulması, turizm kümeleri geliştirilmesi, yerel turizmin desteklenmesi, altyapı modernizasyonu ve ülke genelinde yeni sosyal tesislerin inşası yer almaktadır” ifadelerini kullandı. Gine, iş birliğini yeni bir boyuta taşımaya hazır Gine Şehircilik ve İskan Bakanı Mohamed Lamine Sy Savane yaptığı konuşmasında “21. yüzyıl; kentleşmenin, dijitalleşmenin ve iklim dönüşümünün yüzyılı olacaktır. Daha hızlı, daha kaliteli ve daha sürdürülebilir şekilde inşa etmeyi başarabilen ülkeler, küresel ekonomik rekabette önemli bir stratejik avantaj elde edeceklerdir. Gine de bu inanç ile Cumhurbaşkanımız Sayın Mamadi Doumbouya’nın liderliğinde yürütülen kamu politikalarına yön vermektedir. Simandou 2040 Programı bu vizyonun somut ifadesidir. Bu program, ülkemizin kalkınma perspektiflerini şekillendiren ve yeni bir yapılandırılmış yatırım döneminin kapılarını açan kapsamlı bir bölgesel dönüşüm projesidir. Hedefimiz yalnızca daha fazla yapı inşa etmek değildir. Amacımız; rekabetçi, akıllı, kapsayıcı ve ülkemizin ekonomik ve demografik büyümesini sürdürülebilir biçimde destekleyebilecek bölgeler ve şehirler inşa etmektir. Bu çerçevede Türkiye’nin deneyimi önemli bir referans teşkil etmektedir. Türk şirketleri, birçok kıtada karmaşık altyapı projelerini başarıyla hayata geçirme, inşaat süreçlerini sanayileştirme ve çağdaş kalkınma ihtiyaçlarına cevap veren yenilikçi çözümler üretme konularındaki yetkinliklerini kanıtlamışlardır. Gine, bu iş birliğini yeni bir boyuta taşımayı arzulamaktadır” dedi. ‘Uluslararası kredilerde ortak güven tesis edilmeli’ Küresel inşaat sektörünün İnşaat Zirvesi Türkiye 2026 etkinliği ile yeni bir çağa geçiş yaptığını vurgulayan Finlandiya’nın Türkiye Büyükelçisi Pirkko Mirjami Hämäläinen, “Dünyada altyapı ihtiyacı artarken iklim değişikliği de önemli bir gündem maddesi olarak öne çıkıyor. Dirençli şehirlerin ortaya konulmasında yapay zekânın katkıları ve dijitalleşme büyük önem taşıyor. Finlandiya, 2035 yılına kadar karbon nötr olma taahhüdünü ortaya koydu. Sürdürülebilir, enerji verimli binaların oluşturulması gibi unsurlar bu bağlamda ele alınıyor. Türk müteahhitler çok önemli bir üne sahip. Finlandiya’nın teknolojisi ve ortaya koyduğu çalışmalar, Türkiye ile kombine edildiği zaman önemli projelerin ortaya çıkabileceğini görüyoruz. Bu bağlamda finansman oldukça önemli. Ekonomik ilişkilerimizi ve Türkiye’deki şirketlerimizi her zaman güvenilir görmeye devam ediyoruz. Uluslararası krediler konusunda ortak bir güvenin tesis edilmesi için hareket ediliyor. Finlandiya’nın ortaya koyduğu teknolojik sağlayıcılarla birlikte Türkiye’nin katkılarıyla önemli çalışmalar yapılabileceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı. İnşaat sektörü tarihi bir dönüşüm sürecinden geçiyor Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı M. Erdal Eren de zirvenin açılışında yaptığı değerlendirmede, inşaat sektörünün ekonomik büyüme, istihdam ve kalkınmanın temel taşlarından biri olduğunu belirterek, sektörün bugün tarihinin en önemli dönüşüm süreçlerinden birini yaşadığını ifade etti. Dijitalleşme, yapay zekâ, otomasyon, ileri malzemeler ve veri odaklı proje yönetimi uygulamalarının projelerin tasarlanma, hayata geçirilme ve işletilme biçimlerini köklü şekilde değiştirdiğini vurgulayan Eren, “Sektörümüz, hızlı kentleşme, iklim değişikliği, tedarik zincirlerindeki kırılganlıklar ve sürdürülebilirlik alanında artan beklentiler gibi küresel ölçekte önemli sınamalarla karşı karşıya bulunuyor. Bu yeni dönemin gerekliliklerine cevap verebilmek; yenilikçiliği, dayanıklılığı ve her şeyden önemlisi uluslararası iş birliğini zorunlu kılıyor” dedi. Türk inşaat sektörünün odağında teknoloji, sürdürülebilirlik ve iş birliği var Türk inşaat sektörünün güçlü bir tecrübe ve birikimle geleceğe hazırlandığını belirten Eren, “Türk müteahhitleri son elli yılda 138 ülkede yaklaşık 13 bin projeyi başarıyla tamamlayarak dünyanın önde gelen uluslararası müteahhitlik güçlerinden biri haline geldi. Ancak geçmiş başarılarımızın gelecekteki liderliğimiz için tek başına yeterli olmayacağının da bilincindeyiz. Küresel rekabetin hızla değiştiği bir ortamda yenilikçi yaklaşım ve sürekli dönüşüm artık bir tercih değil, zorunluluktur. Bu doğrultuda çalışmalarımızı teknoloji, sürdürülebilirlik ve uluslararası iş birliği olmak üzere üç temel konu üzerinde yoğunlaştırıyoruz” ifadelerini kullandı. Sektörün tüm paydaşları aynı platformda Türkiye’nin güçlü müteahhitlik birikimini, yenilikçi teknolojileri ve sürdürülebilir gelecek vizyonunu aynı platformda buluşturan İnşaat Zirvesi Türkiye 2026’nın, sektörün dönüşümüne katkı sağlayacak önemli iş birliklerine ve fikir alışverişlerine zemin hazırlıyor. Kamu ve özel sektör temsilcilerini, akademisyenleri ve uluslararası sektör paydaşlarını bir araya getiren zirve, iki gün boyunca sektörün geleceğine ilişkin kritik başlıklara ev sahipliği yapmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sabiha Gökçen’in Londra ağı Gatwick ile Genişliyor Haber

Sabiha Gökçen’in Londra ağı Gatwick ile Genişliyor

Londra Stansted’in ardından, İngiltere’nin en işlek ve merkezi havalimanlarından Londra Gatwick’e (LGW) her gün karşılıklı direkt uçuşlar bugün itibarıyla başladı. İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, uluslararası uçuş ağını Avrupa’nın önemli merkezleriyle güçlendirmeye devam ediyor. Pegasus Hava Yolları tarafından İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı ile Londra Gatwick Havalimanı arasında başlatılan direkt seferler, havalimanının Birleşik Krallık pazarındaki erişimini daha da artıracak. İngiltere’nin kalbine en hızlı, konforlu ve esnek ulaşım alternatifini sunan bu yeni hat, hem iş dünyası hem de dinamik turizm sektörü için zaman avantajı sağlıyor. Gatwick, Londra için pratik ve erişilebilir bir havalimanı alternatifi sunuyor Mevcut Londra Stansted operasyonlarının ardından İngiltere’nin en işlek ve stratejik merkezlerinden biri olan Londra Gatwick Havalimanı’na başlatılan bu kesintisiz hat, iki ülke arasındaki ticari ve kültürel bağları pekiştirecek bir köprü niteliği taşıyor. Airbus A320 ailesinin çevre dostu ve modern uçaklarıyla gerçekleştirilecek uçuşlar ile İstanbul Sabiha Gökçen ile Londra Gatwick arasında yaklaşık 4 saat 20 dakikalık uçuş süresiyle her gün karşılıklı seferler gerçekleştirilecek. Gatwick Havalimanı, gelişmiş demiryolu ve karayolu ağlarıyla Londra merkezine doğrudan ve kesintisiz entegrasyon sağlayarak yolculara vakitten tasarruf sunuyor. Özellikle zaman kısıtı yüksek olan iş dünyası temsilcileri ve esnek seyahat planlayan turistler için bu büyük bir kolaylık anlamına geliyor. Dünyanın önde gelen finans, ticaret, kültür ve turizm merkezlerinden biri olan Londra, yıl boyunca güçlü yolcu talebi oluşturan stratejik destinasyonlar arasında yer alıyor. Yaklaşık 9 milyonluk nüfusuyla Avrupa’nın en büyük metropollerinden biri olan şehir, aynı zamanda Birleşik Krallık’ta yaşayan geniş Türk topluluğu sayesinde İstanbul çıkışlı seyahatlerde önemli bir potansiyel taşıyor. Yeni hat ile birlikte yolculara Londra için ilave bir havalimanı alternatifi sunulurken, Pegasus'un geniş uçuş ağı sayesinde Gatwick çıkışlı yolcular İstanbul üzerinden Türkiye iç hatları başta olmak üzere Orta Doğu, Kafkasya, Balkanlar ve Orta Asya'daki birçok noktaya bağlantı imkânına sahip olacak. Bu sayede hat yalnızca Londra ile İstanbul arasındaki doğrudan yolcu trafiğini değil, bağlantılı yolcu potansiyelini de destekleyecek. İki güçlü havalimanı arasında stratejik uyum Yıllık 40 milyonu aşan yolcu trafiğiyle Birleşik Krallık'ın ikinci en yoğun havalimanı olan Gatwick, Londra'nın güneyine hizmet verirken güçlü demiryolu bağlantıları sayesinde şehir merkezine hızlı erişim sağlıyor. Avrupa'nın önde gelen şehir havalimanları arasında yer alan Gatwick ve Sabiha Gökçen, geniş destinasyon ağları, bütçe dostu seyahat seçenekleri ve verimli operasyonel yapılarıyla öne çıkıyor. Bu nedenle yeni hat, yolcu profili açısından da doğal bir uyum sunuyor. Yeni seferlerin, Sabiha Gökçen’in Avrupa pazarındaki büyümesine ve Birleşik Krallık bağlantılarının güçlenmesine katkı sağlaması bekleniyor. Sabiha Gökçen, Birleşik Krallık ağını Gatwick ile güçlendiriyor İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, bugün 22 havayolu ile 55 ülkede 152 şehre; 118 dış hat ve 39 iç hat olmak üzere toplam 157 havalimanına bağlantı sağlıyor. Londra Gatwick seferleriyle birlikte havalimanının Birleşik Krallık pazarındaki erişimi daha da güçlenirken, yolculara daha fazla seyahat alternatifi ve daha geniş bağlantı imkânı sunulmuş olacak. İstanbul'un Anadolu yakasında yer alan Sabiha Gökçen Havalimanı, modern altyapısı, şehir merkezine hızlı entegrasyonu (metro ve otoyol bağlantıları) ve her yıl ağırladığı milyonlarca yolcusuyla Avrasya havacılık pazarının en stratejik aktarma merkezlerinden biri olarak Türkiye’nin havacılıktaki gururu olmaya devam ediyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’ye Gelen Doğrudan Yatırımlar Nisan’da 1,1 Milyar Dolara Ulaştı Haber

Türkiye’ye Gelen Doğrudan Yatırımlar Nisan’da 1,1 Milyar Dolara Ulaştı

12 Haziran 2026'da paylaşılan güncel resmi verilere göre, 2026 yılının Nisan ayında, Türkiye'ye, 1,1 milyar dolar değerinde UDY girişi gerçekleşti. Güncel bu istatistikle beraber, yılın ilk 4 ayında Türkiye'ye gelen toplam UDY miktarı, 3,7 milyar dolara ulaştı. Yılın ilk 4 ayında 2025'in aynı dönemine kıyasla yüzde 12'lik bir artış kaydedilirken 2003 yılından itibaren Türkiye'ye gelen UDY girişlerinin toplam değeri ise 291 milyar doları aştı. Nisan ayında gerçekleşen toplam UDY girişi 1,1 milyar dolar olarak hesaplanırken bu yatırımların 706 milyon doları yatırım sermayesi şeklindeydi. Nisan ayındaki toplam UDY'nin 443 milyon doları borçlanma araçları, 164 milyon doları yabancı uyruklulara gayrimenkul satışı yoluyla kaydedildi. Aynı ay içerisinde yatırım tasfiyelerinin 226 milyon dolar değerinde aşağı yöndeki etkisiyle, Nisan ayındaki toplam UDY girişi 1,1 milyar dolar oldu. En fazla yatırım kimyasal ve gıda imalatında gerçekleşti 2026 yılının Nisan ayı içerisinde gerçekleşen 706 milyon dolar değerindeki yatırım sermayesi girişlerinde, 145 milyon dolarlık yatırım girişi ile kimyasalların, kimyasal ürünlerin ve temel eczacılık ürünleri ile malzemelerinin imalatı, yüzde 21'lik bir pay aldı. Gıda, içecek ve tütün ürünleri imalatı ve toptan ve perakende ticaret sırasıyla yüzde 19 ve yüzde 12'lik paylarıyla aynı ay içerisinde gerçekleşen yatırım sermayesi girişlerinde öne çıkan diğer sektörler oldu. Nisan ayında en fazla uluslararası yatırım ABD, Almanya, BK, Avusturya ve Fransa'dan geldi 2003-2025 dönemi toplamında yüzde 59'luk pay sahibi olan Avrupa Birliği (AB-27) ülkeleri 2026'in 4'üncü ayında yüzde 49'luk bir pay aldı. Nisan 2026'da ülkeler özelinde, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yüzde 22 ile en büyük paya sahip olurken, onu yüzde 19 ile Almanya, yüzde 12 ile Birleşik Krallık (BK), yüzde 10 ile Avusturya ve yüzde 8 ile Fransa takip etti. Yılın ilk 4 ayının toplamı değerlendirildiğinde ise Türkiye'ye en çok yatırım yapan üç ülke; yüzde 22'lik payı ile Almanya, yüzde 21'lik payı ile ABD ve yüzde 12'lik payı ile BK olarak sıralandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

300 Bin Dolarlık Yatırımla Panama da Oturum İmkanı Haber

300 Bin Dolarlık Yatırımla Panama da Oturum İmkanı

Panama’nın 2020 yılında hayata geçirdiği Qualified Investor Residency Programı, yatırımcılara minimum 300.000 ABD Doları yatırım karşılığında hızlı oturum imkânı sunarken, uzun vadede vatandaşlığa uzanan bir yol da açıyor. Panama Ticaret ve Sanayi Bakanlığı (MICI) verilerine göre programa olan ilgi son yıllarda istikrarlı şekilde artış gösteriyor. Programa Olan İlgi Her Yıl Artıyor Panama Qualified Investor Residency Programı kapsamında işleme alınan başvuru sayıları şu şekilde: • 2022: 141 başvuru, 140 onay • 2023: 197 başvuru, 187 onay • 2024: 329 başvuru, 327 onay • 2025: 341 başvuru, 327 onay • 2026 Ocak-Nisan: 70 onay Yüksek onay oranları ve düzenli artış gösteren başvuru sayıları, Panama’nın yatırımcılar açısından giderek daha fazla tercih edilen bir destinasyon haline geldiğini ortaya koyuyor. 5 Yıl Sonra Vatandaşlık ve Schengen Bölgesi Ülkeleri Vizesiz Program kapsamında oturum hakkı elde eden yatırımcılar, gerekli şartların yerine getirilmesi halinde 5 yıl sonunda Panama vatandaşlığına başvurma hakkı kazanabiliyor. Panama vatandaşlığı elde eden yatırımcılar, Schengen Bölgesi ülkelerine vizesiz seyahat edebiliyor. Bunun yanında Birleşik Krallık’a seyahatlerde önceden konsolosluk vizesi almak yerine online seyahat izni (ETA) ile giriş yapılabilmesi de önemli avantajlardan biri olarak öne çıkıyor. Panama pasaportu ayrıca Rusya dahil çok sayıda ülkeye vizesiz veya kolaylaştırılmış giriş imkânı sunarak yatırımcılara daha güçlü bir küresel mobilite sağlıyor. Başvuru Yaklaşık 1 Ayda, Oturum Kartı En Geç 3 Ayda Program kapsamında yatırımcılar minimum 300.000 ABD Doları tutarında uygun bir yatırım gerçekleştirerek Panama’da kalıcı oturum hakkı elde edebiliyor. Programın en dikkat çekici avantajlarından biri ise hız. Başvuru süreci yaklaşık 1 ay içerisinde tamamlanırken, oturum kartı çoğu durumda en geç 3 ay içerisinde düzenlenebiliyor. Bunun yanı sıra bazı projelerde sunulan buyback guarantee (geri alım garantisi) sayesinde yatırımcılar, satın aldıkları gayrimenkulün belirli şartlar altında geliştirici tarafından geri alınması avantajından da faydalanabiliyor. Bu özellik, yatırımcılar açısından ek güvence sağlayan önemli bir unsur olarak öne çıkıyor. Armatörler ve Uluslararası İş İnsanları İçin Stratejik Fırsatlar Dünyanın en büyük gemi sicillerinden birine sahip olan Panama, uluslararası denizcilik sektöründe uzun yıllardır önemli bir merkez olarak kabul ediliyor. Özellikle Panama bayraklı gemilere sahip Türk armatörler için ülkede oturum sahibi olmak; ticari faaliyetlerin yönetimi, uluslararası iş bağlantılarının geliştirilmesi ve operasyonel süreçlerin kolaylaştırılması açısından önemli avantajlar sağlayabiliyor. Panama’nın uluslararası ticaret merkezi konumu, yatırımcı dostu yaklaşımı ve vergi planlaması açısından sunduğu fırsatlar da küresel ölçekte faaliyet gösteren iş insanlarının ilgisini çekiyor. Çiğdem Sarıoğlu Ergut: “Yatırımcılar Artık Sadece Oturum Değil, Daha Güçlü Bir Pasaport da Arıyor” Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Harvey Law Group Türkiye Ülke Müdürü Çiğdem Sarıoğlu Ergut şunları söyledi: “Son yıllarda yatırımcıların tercihleri yalnızca Avrupa’daki Golden (Altın) Vize programlarıyla sınırlı kalmıyor. İş yapma kolaylığı, vergi planlaması, küresel mobilite ve uzun vadeli vatandaşlık fırsatları da karar süreçlerinde önemli rol oynuyor. Panama, yaklaşık 1 ay gibi kısa bir sürede başvuru sürecinin tamamlanabilmesi, oturum kartının hızlı şekilde alınabilmesi, 5 yıl sonunda vatandaşlığa giden yolu açması ve güçlü pasaport avantajlarıyla dikkat çekiyor. Özellikle uluslararası ticaret yapan iş insanları, Panama bayraklı gemilere sahip armatörler ve küresel ölçekte faaliyet gösteren girişimciler açısından Panama’nın sunduğu fırsatlar oldukça değerli. Son dönemde Türkiye’den de Panama ile ilgili bilgi almak isteyen yatırımcıların sayısında belirgin bir artış gözlemliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.