Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Birleşme

Kapsül Haber Ajansı - Birleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Rönesans Holding’e EMEA Finance’tan Beş Ödül Haber

Rönesans Holding’e EMEA Finance’tan Beş Ödül

Türkiye ve Hollanda başta olmak üzere Avrupa, Orta Asya ve Afrika’daki 40 ülkede faaliyet gösteren Rönesans Holding ve grup şirketleri, uluslararası finans dünyasının saygıorganizasyonlarından EMEA Finance tarafından düzenlenen iki ayrı ödül programından toplam beş ödül alarak, büyük bir başarıya imza attı. EMEA Finance’ın Project Finance Awards 2025 programı kapsamında, Rönesans Gayrimenkul Yatırım’ın İzmir ve Ankara’daki alışveriş merkezi projelerinin satın alımına yönelik işlemi, ‘En iyi Gayrimenkul Anlaşması (Best Real Estate Deal)’ ödülüne layık görüldü. Rönesans Gayrimenkul, yedi şehirde faaliyet gösteren ve 740 bin metrekare kiralanabilir alanda Türkiye’nin en büyük ticari gayrimenkul şirketi olarak yılda 114 milyon ziyaretçiyi ağırlıyor. Rönesans Holding tarafından hayata geçirilen Nakkaş–Başakşehir Otoyolu Projesi de Project Finance Awards 2025 kapsamında ‘En İyi Kamu Özel İş Birliği Anlaşması (Best PPP Deal)’ ödülünün sahibi oldu. Türkiye’nin önemli ulaşım altyapısı yatırımlarından biri olan Nakkaş-Başakşehir Otoyolu, Asya ve Avrupa arasında yeni bir yol alternatifi sağlaması, İstanbul Havalimanı, Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi ve sanayi bölgesi gibi kritik bölgelere erişimi kolaylaştırmasıyla dikkat çekiyor. Türkiye’nin en büyük üç yeşil enerji şirketinden biri olma hedefiyle yatırımlarını hız kesmeden sürdüren Rönesans Holding ve TotalEnergies ortaklığındaki Rönesans Enerji de EMEA Finance’tan üç ödül kazandı. Şirket, Project Finance Awards 2025’te Türkiye’de hayata geçirdiği yenilikçi lisanssız yenilenebilir enerji yatırımlarıyla ‘En İyi Yenilenebilir Enerji Anlaşması (Best Renewable Energy Deal)’ ödülünü aldı. Achievement Awards 2025’te ise Gökçedağ Enerji satın alımıyla ‘Avrupa, Ortadoğu ve Afrika Bölgesi’ndeki En İyi Yenilenebilir Enerji Satın Alma ve Birleşme İşlemi (Best M&A Renewables Deal in EMEA)’ ve Alaçam Enerji’nin refinansmanına yönelik kredi işlemiyle ‘Başarı Ödülü (Achievement Award)’ ödüllerinin sahibi oldu. Türkiye ekonomisine uzun vadeli değer yaratmak için çalışıyor Uluslararası finans kuruluşları, yatırım bankaları, fonlar ve şirketler tarafından gerçekleştirilen işlemlerin değerlendirildiği EMEA Finance, yılın en başarılı yatırım, finansman ve proje geliştirme işlemlerini ödüllendiriyor. Geliştirdiği projeler ve gerçekleştirdiği stratejik işlemlerle Türkiye ekonomisine uzun vadeli değer yaratmayı hedefleyen Rönesans Holding’in farklı sektörlerde elde ettiği beş ödül; grubun enerji, gayrimenkul ve altyapı alanlarındaki yatırım gücünü, proje geliştirme yetkinliğini ve finansmana erişim kapasitesini uluslararası ölçekte teyit ediyor. Rönesans Holding inşaat ve yatırım alanlarında; inşaat, gayrimenkul, sağlık, yenilenebilir enerji ve petrokimya olmak üzere beş iş kolunda çalışmalarına devam ediyor. 2015 yılından bu yana Engineering News Record (ENR) tarafından yayınlanan ‘Dünyanın En Büyük Uluslararası Müteahhitlik Firmaları’ listesinde dünyada ilk 50’de yer alan Rönesans Holding, uluslararası deneyimini ileri mühendislik bilgisi ve finansal gücüyle bir araya getirerek, sektörünün ‘ilk’lerine ve ‘en’lerine imza atıyor. Dünyanın en uzun ve en derin demiryolu tüneli Gotthard Base, Avrupa’nın en yüksek binası Lakhta Center, Hollanda’nın en uzun karayolu tüneli Gaasperdammertunnel, dünyanın en büyük doğalgazdan benzin üretim tesisi olan Türkmenistan GTG, dünyadaki en fazla izolatöre sahip Başakşehir Çam Sakura Hastanesi gibi sayısız projede imzası bulunan Rönesans Holding, Dünya Bankası Grubu kuruluşu IFC, Fransa merkezli Meridiam, Japon Sojitz, Güney Koreli Samsung C&T ve dünya enerji devi Total Energies gibi önemli iş ortaklarıyla birlikte Türkiye’de bugüne kadar 10 milyar dolarlık yatırımı hayata geçirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Enerji Yatırımı Haber Analizi Nasıl Okunur? Haber

Enerji Yatırımı Haber Analizi Nasıl Okunur?

Elektrik fiyatındaki sert bir hareket, bir depolama ihalesi, yeni bir YEKA duyurusu ya da doğal gaz altyapısına ilişkin tek satırlık bir açıklama, piyasada olduğundan daha büyük bir etki yaratabilir. Bu yüzden enerji yatırımı haber analizi, yalnızca gündemi takip etmek için değil; sermaye tahsisi, risk yönetimi ve kurumsal pozisyon alma açısından da temel bir okuma disiplinidir. Haberin kendisi kadar, neyi söylemediği de yatırım kararını etkiler. Enerji haberinde asıl soru nedir? Enerji sektöründe haber akışı yoğun, teknik ve çoğu zaman katmanlıdır. Bir üretim lisansı, kapasite artışı, bağlantı görüşü, finansman anlaşması veya satın alma haberi ilk bakışta pozitif görünebilir. Ancak profesyonel okuma burada başlar. Piyasa için kritik soru, haberin şirket değeri, nakit akışı, proje takvimi ve rekabet dengesi üzerinde somut bir değişim üretip üretmediğidir. Örneğin bir güneş enerjisi santrali yatırım haberi, yalnızca megavat büyüklüğü üzerinden okunmamalıdır. Arsanın durumu, trafo kapasitesi, çağrı mektubu, ekipman tedarik zinciri, döviz bazlı maliyet yapısı ve satış modelinin niteliği birlikte değerlendirilmelidir. Aynı yatırım, doğru bağlantı noktası ve uygun finansmanla yüksek verimlilik vadederken; zayıf altyapı veya geciken izin süreçleri nedeniyle beklenenden daha düşük performans gösterebilir. Enerji yatırımı haber analizi neden yüzeysel yapılamaz? Enerji, diğer birçok sektörden farklı olarak yoğun sermaye, uzun geri dönüş süresi ve güçlü regülasyon etkisi taşır. Bu nedenle haberin tonu ile ekonomik gerçeklik her zaman aynı yönde ilerlemez. Şirketler, kamu kurumları ve sektör oyuncuları doğal olarak olumlu başlıklarla görünmek ister. Fakat karar verici için başlık değil, haberin işlem gören veri üretip üretmediği önemlidir. Bir yatırım açıklamasında toplam proje bedeli yazıyor olabilir, ancak özkaynak-borç dengesi belirtilmiyorsa finansman riski açıktır. İnşaat süresi veriliyor olabilir, fakat ekipman tedarikçisi veya EPC yapısı net değilse takvim riski sürer. Elektrik satışına ilişkin beklenti sunuluyor olabilir, ancak ikili anlaşma mı, serbest piyasa mı, YEKDEM benzeri mekanizma mı kullanılacağı belirsizse gelir tahmini erken kalır. Burada temel yaklaşım şudur: Haber, dikkat çekici olabilir; ama yatırımcı, editör veya kurumsal iletişim yöneticisi için esas değer, doğrulanabilir iş etkisidir. Hangi başlıklar yatırım açısından daha belirleyicidir? Enerji alanında her haber aynı ağırlığa sahip değildir. Bazı gelişmeler kısa vadeli algı üretir, bazıları ise gerçekten bilanço ve sektör yönü değiştirir. Özellikle dört başlık, enerji yatırımı haber analizi içinde daha dikkatli ele alınmalıdır. Regülasyon ve teşvik kararları Sektörde çoğu zaman en yüksek etkili haberler regülasyon kaynaklıdır. Lisans süreçleri, kapasite mekanizmaları, depolama düzenlemeleri, şebeke erişimi, yerli katkı modelleri ve teşvik yapıları doğrudan yatırım iştahını değiştirir. Buradaki kritik nokta, düzenlemenin ilan edilmesi ile uygulanabilir olması arasındaki farktır. Kâğıt üzerinde yatırım dostu görünen bir düzenleme, ikincil mevzuat netleşmeden fiili hız yaratmayabilir. Bu nedenle yalnızca kararın açıklanmasına değil, uygulama takvimi ve operasyonel çerçevesine bakmak gerekir. Finansman ve ortaklık haberleri Uluslararası kalkınma finansmanı, ticari banka kredileri, yeşil tahvil ihracı veya stratejik ortaklıklar, bir projenin gerçekleşme olasılığını ciddi biçimde artırabilir. Ancak finansman haberlerinde de detay seviyesi belirleyicidir. Niyet mektubu ile kapanmış kredi anlaşması aynı şey değildir. Azınlık ortaklık ile kontrol değişimi de aynı etkiyi üretmez. Haber metninde vade, para birimi, faiz yapısı, teminat çerçevesi ve fon kullanım amacı görünüyorsa, analiz daha sağlam zemine oturur. Bunlar yoksa haber daha çok kurumsal görünürlük işlevi taşıyor olabilir. Teknoloji ve ekipman tarafı Batarya depolama, hibrit santral yapıları, elektrolizör, offshore rüzgar, karbon yakalama veya akıllı şebeke yatırımları teknoloji eksenli haberlerin başında gelir. Bu alanda en sık yapılan hata, teknolojik yeniliği doğrudan ticari başarıyla eşitlemektir. Bir teknoloji haberinin değeri, pilot aşama mı yoksa ticarileşme aşaması mı olduğuna göre değişir. Yerli üretim vurgusu önemli olabilir, ancak sertifikasyon, ölçeklenebilirlik ve birim maliyet rekabeti olmadan tek başına yeterli değildir. Birleşme, satın alma ve varlık devri M&A haberleri sektörde fiyatlama açısından güçlü sinyal üretebilir. Çünkü bu işlemler, yalnızca mevcut varlık değerini değil, geleceğe dönük beklentiyi de yansıtır. Yine de çarpanları, portföy kalitesini, lisans durumunu ve operasyonel verimliliği görmeden işlem büyüklüğü üzerinden sonuca gitmek yanıltıcıdır. Özellikle yenilenebilir tarafta portföyün kurulu gücü kadar kapasite faktörü, şebeke erişimi ve sözleşme yapısı da önem taşır. İyi bir enerji yatırımı haber analizi nasıl yapılır? Sağlıklı bir analiz, haberin üç katmanda okunmasını gerektirir: ne açıklandı, ne anlama geliyor ve ne kadar uygulanabilir. İlk katman veri toplama aşamasıdır. Şirket adı, proje türü, kapasite, lokasyon, yatırım tutarı, finansman modeli ve takvim net biçimde ayrıştırılmalıdır. İkinci katmanda haberin iş etkisi değerlendirilir. Bu proje şirket için dönüştürücü ölçekte mi, yoksa toplam portföy içinde sınırlı mı kalıyor? Yeni gelir alanı mı açıyor, mevcut operasyonu mu güçlendiriyor? Marjları artırma ihtimali var mı, yoksa yalnızca ölçek büyümesi mi getiriyor? Üçüncü katman ise uygulanabilirliktir. Türkiye gibi regülasyon etkisinin yüksek olduğu pazarlarda, izinler, bağlantı kapasitesi, finansman koşulları ve tedarik süreleri çoğu zaman proje ekonomisini değiştirir. Bu nedenle en etkileyici basın bülteni bile, sahadaki gerçeklik testinden geçmeden stratejik anlam taşımaz. Haber dilindeki sinyaller nasıl okunmalı? Profesyonel okuyucu için dil de veridir. “Planlanıyor”, “hedefleniyor”, “değerlendiriliyor” gibi ifadeler ile “imzalandı”, “devreye alındı”, “finansman kapandı” gibi ifadeler aynı güven seviyesini taşımaz. Haberde kullanılan fiiller, projenin olgunluk düzeyi hakkında önemli ipuçları verir. Aynı şekilde haberin kim tarafından servis edildiği de önemlidir. Şirket açıklamaları, kamu duyuruları, düzenleyici kurum kararları ve bağımsız piyasa verileri farklı güven katmanlarına sahiptir. Kurumsal açıklama ilk sinyali verebilir, fakat yatırım açısından daha güçlü okuma için ikinci kaynak teyidi çoğu zaman gerekir. Bu çerçevede, Kapsül Haber Ajansı gibi sektör odaklı yayın akışlarının değeri, haberi yalnızca duyurmakla sınırlı kalmayıp iş dünyasının okuyabileceği bağlama yerleştirmesinde ortaya çıkar. En sık yapılan okuma hataları Enerji yatırımı haberlerinde en yaygın hata, kapasite artışını otomatik olarak değer artışı saymaktır. Oysa megavat büyüklüğü tek başına yeterli değildir. Aynı kapasite, farklı lokasyon, farklı finansman maliyeti ve farklı satış modeli nedeniyle bambaşka ekonomik sonuçlar doğurabilir. Bir diğer hata, kısa vadeli haber akışını uzun vadeli sektör yönüyle karıştırmaktır. Örneğin ekipman fiyatlarında geçici gevşeme olumlu olabilir, ancak şebeke darboğazı sürüyorsa yatırım temposu beklenen kadar hızlanmayabilir. Benzer şekilde, kamu desteği pozitif algı yaratabilir; fakat uygulama detayları gecikirse piyasa coşkusu erken sönümlenebilir. Ayrıca enerji geçişi temalı her haberin eşit derecede yatırım değeri taşıdığı düşüncesi de yanıltıcıdır. Karbon azaltımı, depolama, hidrojen veya elektrifikasyon başlıkları stratejik açıdan güçlüdür; ancak her projenin ticari olgunluğu aynı seviyede değildir. Hikâye ile nakit akışını ayırmak gerekir. Karar vericiler için pratik okuma çerçevesi Bir enerji haberini hızlı ama sağlıklı değerlendirmek isteyen profesyoneller için birkaç temel soru yeterli olabilir: Bu gelişme hangi varlığı, şirketi veya alt sektörü etkiliyor? Etki kısa vadeli algı mı, orta vadeli nakit akışı mı yaratıyor? Regülasyon, finansman ve tedarik tarafında açık risk var mı? Açıklanan bilgi teyit edilebilir mi? Piyasadaki mevcut fiyatlama bu haberi zaten satın almış olabilir mi? Bu sorular, özellikle medya editörleri, kurumsal iletişim ekipleri, yatırımcı ilişkileri profesyonelleri ve sektör yöneticileri için ortak bir filtre işlevi görür. Çünkü enerji haberi yalnızca okunmaz; çoğu zaman yeniden yazılır, yorumlanır, sunumlara taşınır ve stratejik karar süreçlerine girer. Enerji sektöründe haber akışı hızlanırken avantaj, en çok haberi görmekte değil; gerçekten etkili olanı ayırabilmektedir. Gürültünün arttığı bir piyasada doğru analiz, çoğu zaman ilk bilgiden değil, doğru sorudan başlar.

Ey Küresel Sigorta Görünümü 2026 Araştırması’nın Sonuçları Açıklandı Haber

Ey Küresel Sigorta Görünümü 2026 Araştırması’nın Sonuçları Açıklandı

Uluslararası danışmanlık, denetim, güvence, vergi, kurumsal finansman ve strateji hizmetleri şirketi EY’ın her sene yayımladığı, Küresel Sigorta Görünümü Araştırması’nın yeni versiyonu sigorta şirketlerinin 2026 yılı ve sonrasında başarıya ulaşabilmesi için beş temel alana odaklanması gerektiğini ortaya koyuyor. 1. Büyüme stratejilerinin yeniden tanımlanması gerekiyor Geleneksel büyüme yollarının sınırlı kaldığı günümüzde sigorta şirketlerinin işlerini büyütmek için; birleşme ve satın alma (M&A) işlemlerini stratejik bir araç olarak değerlendirmesi gerekiyor. Bu kapsamda özellikle belirli teknolojilere ve yetkinliklere erişim, dikey entegrasyon ve ölçek ekonomisi oluşturma hedefiyle tasarlanan işlemler öne çıkıyor. Araştırmaya göre, sigorta şirketlerinin stratejik bir yol haritası belirleyerek, rekabet avantajı sağlayabilecekleri ürün, segment ve bölgelere odaklanması önem taşıyor. Aynı zamanda ana faaliyet alanı dışındaki varlıkların elden çıkarılmasıyla oluşturulan sermayenin, daha yüksek büyüme potansiyeli taşıyan alanlara yönlendirilmesi de büyümeyi hızlandırıyor. Sigorta şirketlerinin, birden fazla pazar ve ürün kategorisinde gelir artışı hedeflemek yerine, rekabet avantajlarının en yüksek olduğu alanları titizlikle değerlendirmesi gerekiyor. 2. Yapay zeka ile uzun vadeli değere odaklanılması önem taşıyor Sigorta şirketleri, yapay zekâ yatırımlarını artırmış olsa da verimlilik artışının ötesinde dönüştürücü etkinin henüz sınırlı kalmış olduğu görülüyor. Araştırma, yapay zekânın şirketlere önemli ölçüde değer kazandırabilmesi için müşteri deneyiminin yeniden tasarlanması, dinamik sigortalama modellerinin geliştirilmesi ve daha çevik karar alma süreçlerinin kurulması gerektiğini vurguluyor. Araştırma kapsamında sigortacılık sektöründeki CEO’ların yanıtlarına göre, önümüzdeki 1 yıl içinde finansal hedeflere ulaşmanın önündeki en büyük zorlukların ise teknolojik dönüşüm ve yapay zekâ entegrasyonu olduğu görülüyor. Bu doğrultuda, veri kalitesi, güvenlik ve erişilebilirlik sorunlarının ele alınması önem taşıyor. Bununla birlikte, önümüzdeki dönemde ileri yapay zekâ teknolojilerinin yaygınlaşmasıyla, müşterilere daha etkin hizmet sunmak amacıyla yeni süreç ve iş akışlarınının, yeni yetkinliklerin, iş yapış biçimlerinin de köklü biçimde değişmesi bekleniyor. Ancak bu dönüşüm, yalnızca teknolojik değil; stratejik ve operasyonel esneklik gerektiriyor. 3. Belirsiz ve değişken piyasa koşullarına hazırlıklı olunması gerekiyor Araştırma; sigortacılık sektöründe küresel çapta prim büyümesinin yavaşlamasının, artan maliyetlerin ve dalgalı faiz oranlarının kâr marjları üzerinde baskı oluşturabileceğini, jeopolitik gelişmeler ve düzenleyici farklılıkların da belirsizliği artırabileceğini gösteriyor. Bu noktada maliyet optimizasyonu ön plana çıkıyor; ancak araştırma, sigorta şirketleri için kontrolsüz kesintilerin uzun vadeli büyüme potansiyelini zayıflatabileceğine dikkat çekiyor. Ayrıca araştırmada maliyet yönetiminin doğru kurgulanmasının dijital dönüşüm ve ürün inovasyonu için kaynak sağlayabileceği belirtilirken; otomasyon, yönetilen hizmetler ve küresel yetkinlik merkezleri gibi modellerin, yalnızca maliyet avantajı değil, aynı zamanda operasyonel esneklik de sağlayarak rekabet gücünü artırabileceği vurgulanıyor. 4. Özel sermaye ile stratejik iş birlikleri fırsatlarının değerlendirilmesi gerekiyor Araştırma sonuçlarına göre; özel sermaye ve alternatif sermaye sağlayıcılarının sigortacılık sektöründeki etkisi giderek artıyor. Bu aktörler, ürün tasarımı, risk transferi ve sermaye yönetiminde yenilikçi yaklaşımlar geliştirerek sektörde dönüşümü hızlandırıyor. Mevcut sigorta şirketlerinin özel sermaye sağlayıcılarıyla iş birliği yapması için güçlü nedenler bulunuyor. Araştırmada sigorta şirketleri için asıl soru; “özel sermaye sağlayıcılarıyla iş birliği yapıp yapmamak değil, bunu nasıl ve hangi modelle gerçekleştirecekleri” olarak öne çıkıyor. Bu noktada doğru ortaklıkların; bilanço yönetimi, analitik yetkinlikler ve sermaye verimliliği açısından önemli fırsatlar sunabileceği belirtiliyor. 5. İş gücünün ve kurum kültürünün dönüşmesi kritik önem taşıyor Teknoloji odaklı dönüşüm, iş gücü yapısında da köklü değişim gerektiriyor. Ancak araştırmada, sigorta şirketlerinin veri bilimi, yapay zekâ mühendisliği, siber risk ve deneyim tasarımı gibi alanlarda yetkin insan kaynağına erişimde zorlandığı belirtiliyor. Bu nedenle; yeniden beceri kazandırma programları, esnek istihdam modelleri ve üçüncü taraf iş birlikleri daha kritik hale geliyor. Aynı zamanda, çalışan bağlılığının güçlendirilmesi ve değişim sürecinin şeffaf yönetilmesi, dönüşümün başarısı açısından belirleyici rol oynuyor. EY Türkiye Şirket Ortağı ve Finansal Hizmetler Sektör Lideri Levent Atakan araştırma ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “EY Küresel Sigorta Görünümü 2026 Araştırması, sigortacılık sektörünün önemli bir dönüşüm eşiğinde olduğunu ortaya koyuyor. Üst düzey yöneticiler ve yönetim kurulları için önümüzdeki dönemin temel gündemi, değişimi doğru okumak ve stratejileri bu yeni dinamiklere göre yeniden şekillendirmek olacak. Mega trendlerin tetiklediği; hızlı ve birbirine bağlı dönüşüm dalgası, iş yapış biçimlerini ve sektörün değer zincirini yeniden tanımlıyor. Makroekonomik gelişmeler, jeopolitik dinamikler, artan rekabet, yeni sermaye akışları ve dönüştürücü teknolojiler sektör için yeni sorumluluklar oluşturuyor. Bu ortamda başarılı olacak şirketler; dijital dönüşümü hızlandıran, yapay zekâ ve veri odaklı karar alma süreçlerini güçlendiren ve inovasyonu stratejilerinin merkezine koyanlar olacak. Ayrıca araştırma, belirsizlik dönemlerinin yalnızca risk değil, aynı zamanda stratejik dönüşüm için önemli bir fırsat sunduğunu ortaya koyuyor. Sigorta şirketleri; disiplinli sermaye tahsisi, yenilenen yapay zekâ stratejileri, doğru ortaklıklar ve güçlü bir kurum kültürüyle 2026 ve sonrasında rekabet avantajı elde edebilir.”. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Teknoloji Ekosisteminde Stratejik Birleşme Haber

Türkiye Teknoloji Ekosisteminde Stratejik Birleşme

Şirket, teknoloji çözümleri geliştiren Lider Sistem Teknolojileri A.Ş.’yi devralma yoluyla birleşmek üzere Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) başvuruda bulundu. MİA Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Ali Gökhan Beltekin, “Birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte sermayemiz yaklaşık 986,5 milyon TL’ye yükselecek. Mühendislik ve Ar-Ge kapasitesini büyüterek savunma teknolojileri alanında daha güçlü bir yapı oluşturacağız” dedi. Borsa İstanbul’da işlem gören MİA Teknoloji, Yönetim Kurulu’nun 6 Mart 2026 tarihli kararı doğrultusunda Lider Sistem Teknolojileri ile yürütülen birleşme sürecinde yeni bir aşamaya geçti. Planlanan işlem kapsamında Lider Sistem Teknolojileri’nin MİA Teknoloji’ye devrolması öngörülüyor. Birleşme işlemi, Sermaye Piyasası Kurulu’nun onayı ve genel kurulda birleşme sözleşmesinin kabul edilmesi şartıyla tamamlanacak. Şirket sermayesi 986,5 milyon TL’ye yükselecek Birleşme kapsamında MİA Teknoloji’nin sermayesinin 492,5 milyon TL artırılarak yaklaşık 986,5 milyon TL’ye çıkarılması planlanıyor. Bu doğrultuda Lider Sistem Teknolojileri ortaklarına tahsis edilmek üzere yaklaşık 492,5 milyon adet MİA Teknoloji payı ihraç edilecek. Uzman kuruluş raporuna göre her 1 TL nominal değerli Lider Sistem Teknolojileri payına karşılık 2,9316 TL nominal değerinde MİA Teknoloji payı verilmesi öngörülüyor. Savunma teknolojileri ekosistemi oluşturma hedefi Şirket, NATO projelerinden yapay zekâ destekli güvenlik sistemlerine kadar uzanan geniş bir teknoloji portföyüyle küresel ölçekte rekabet edebilecek bir savunma teknolojileri ekosistemi oluşturmayı amaçlıyor. MİA Teknoloji açısından birleşme süreci, bu stratejik vizyonun önemli bir parçasını oluşturuyor. MİA Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı Ali Gökhan Beltekin, Lider Sistem Teknolojileri ile planlanan birleşmenin yalnızca iki şirketin birleşmesi olmadığını, Türkiye’de savunma ve güvenlik teknolojileri alanında daha güçlü bir mühendislik ekosisteminin oluşmasına katkı sağlayacağını vurguladı. Beltekin konuşmasını şöyle sürdürdü: “Türkiye’nin teknoloji yolculuğunda yeni bir eşiğe geldiğimize inanıyoruz. MİA Teknoloji ile Lider Sistem Teknolojileri arasında başlattığımız bu birleşme süreci yalnızca iki kurumun organizasyonel birleşimi değildir; Türkiye’nin savunma teknolojileri, kritik kamu savunma projeleri ve ileri mühendislik kapasitesini tek bir vizyon altında buluşturma kararlılığının somut bir göstergesidir. Bu adım sayesinde Ar-Ge gücümüzü, mühendislik yetkinliklerimizi ve saha deneyimimizi konsolide ederek daha büyük ölçekli, daha entegre ve daha yüksek katma değer üreten teknoloji projelerine imza atabilecek bir yapı oluşturuyoruz.” “Küresel ölçekte güçlü bir Türk savunma teknolojileri markası inşa ediyoruz.” Savunma ve güvenlik teknolojilerinin artık yalnızca bir sektör olmadığına değinen Beltekin, şöyle konuştu: “Savunma ve güvenlik teknolojileri, ülkelerin stratejik bağımsızlığını belirleyen en kritik alanlardan biridir. Bugün attığımız adım yalnızca ölçek büyütmek için değildir; küresel rekabette güçlü bir Türk savunma teknolojileri markası oluşturmak içindir. NATO projeleri ve uluslararası iş birlikleri sayesinde kazandığımız güveni, daha büyük bir teknoloji ekosistemine dönüştürmeyi hedefliyoruz. Türkiye’den doğan, yüksek mühendislik kabiliyetiyle dünyaya teknoloji ihraç eden ve stratejik alanlarda küresel ölçekte söz sahibi olan bir marka inşa etmek için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Batıçim’den SPK’ya Çifte Başvuru: İnşaat ve Liman Operasyonlarında Yapısal Dönüşüm Haber

Batıçim’den SPK’ya Çifte Başvuru: İnşaat ve Liman Operasyonlarında Yapısal Dönüşüm

Çoğunluk hissesi Sabit Aydın’ın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu Çiftay Grubu’na ait olan şirket, hem grup içi birleşme hem de liman operasyonlarına yönelik stratejik bir karar için Sermaye Piyasası Kurulu’na (SPK) başvuruda bulundu. Çiftay İnşaat Batıçim Bünyesine Katılıyor Batıçim, Çiftay İnşaat Taahhüt ve Ticaret A.Ş.’yi tüm aktif ve pasifleriyle birlikte devralmak üzere SPK’ya resmi başvuru yaptı. Birleşme işleminin “tasfiyesiz infisah” yöntemiyle gerçekleştirilmesi planlanıyor. Şirketten yapılan açıklamaya göre, birleşme sürecinde belirlenecek değişim oranına bağlı olarak Batıçim’in sermayesi yüzde 50’nin üzerinde artırılabilecek. İşlem kapsamında ayrılma hakkı kullanım fiyatı ise 4,96 TL olarak açıklandı. Bu adımla birlikte Batıçim’in, Çiftay’ın operasyonel gücü ile daha entegre bir sanayi yapısına kavuşması hedefleniyor. Batıliman İçin Sürpriz Birleşme Kararı Batıçim’in çoğunluk hissesine sahip olduğu Batıliman Liman İşletmeleri A.Ş. için de önemli bir karar alındı. Daha önce halka arz süreci için SPK’ya başvuru yapılan Batıliman’ın, Bulls Yatırım’ın sahibi olduğu ve Borsa İstanbul’da işlem gören Lydia Yeşil Enerji Kaynakları A.Ş. ile birleşmesi planlanıyor. Batıliman’ın tüm aktif ve pasifleriyle birlikte Lydia Yeşil Enerji bünyesine devredilmesi amacıyla SPK’ya başvuru yapıldığı bildirildi. “Entegre Sanayi Grubu” Hedefi Batıçim tarafından yapılan açıklamada, 60 yıllık sanayi tecrübesinin Çiftay’ın operasyonel kapasitesiyle bir araya getirilmesinin verimlilik artışı sağlayacağı vurgulandı. Şirket, bu birleşmelerin Batıçim’i entegre ve büyük ölçekli bir sanayi grubu haline dönüştüreceğini ifade etti. Uzmanlara göre söz konusu adımlar, hem Batıçim’in bilanço yapısını güçlendirebilir hem de Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin yeniden yapılanma süreçleri açısından önemli bir örnek teşkil edebilir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Emlakjet ve Endeksa Güçlerini Birleştirdi Haber

Emlakjet ve Endeksa Güçlerini Birleştirdi

Analitik içgörü ile güçlü pazar deneyimini aynı yapıda buluşturan bu adım, Türkiye’nin en kapsamlı gayrimenkul teknoloji ekosistemini hayata geçiriyor. Yeni dönemde organizasyonun CEO’luk görevini Görkem Öğüt üstlenecek. Türkiye’nin lider emlak portalı Emlakjet ile yapay zekâ destekli gayrimenkul değerleme ve piyasa analizinde sektörün referans noktası olan Endeksa tek bir organizasyon yapısı altında birleşiyor. iLab grup şirketlerinden olan iki şirket, bu birleşmeyle teknoloji ve veri yetkinliklerini bir araya getirerek gayrimenkul sektöründe büyümeyi hızlandırmayı; profesyoneller ve bireysel kullanıcılar için daha bütünleşmiş, akıllı ve kesintisiz bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Verinin Gücü, Pazar Yerinin Erişimiyle Buluşuyor Her iki şirketi daha da güçlendirecek bu birleşme; emlak profesyonelleri, yatırımcılar ve bireysel kullanıcılar için gayrimenkul işlemlerinde analizden alım-satım kararına kadar uzanan süreçte daha şeffaf ve bütünleşik bir yapı ortaya koyuyor. Endeksa’nın yapay zekâ destekli değerleme ve piyasa analizi yetkinlikleri; Emlakjet’in yüksek kullanıcı hacmi ve yaygın emlak profesyoneli ağıyla entegre ediliyor. Böylece gayrimenkul arama, değerleme ve yatırım karar süreçleri tek bir yapı altında yeniden tanımlanıyor. Birleşme sonrası organizasyonun CEO’luk görevine Endeksa Kurucu Ortağı ve Genel Müdürü, başarılı girişimci Görkem Öğüt atandı. Sürece ilişkin değerlendirmesinde Öğüt şunları söyledi: “Bu adımı, Türkiye’de gayrimenkul teknolojilerinin ölçeğini ve standardını yukarı taşıyan önemli bir dönüm noktası olarak görüyoruz. Amacımız net: Endeksa’nın analitik zekasını, Emlakjet’in kullanıcı ölçeğiyle birleştirerek sektörde veri temelli karar alma kültürünü güçlendirmek. Gayrimenkul arama, değerleme ve karar alma süreçlerini daha öngörülebilir ve daha güvenilir hale getirmeyi hedefliyoruz. Türkiye’de gayrimenkul kararlarının veriyle şekillendiği bir dönem başlatacağız.” Stratejik Değer ve Uzun Vadeli Yaklaşım Emlakjet ve Endeksa, iLab çatısı altında marka kimliklerini koruyarak faaliyetlerini sürdürecek. İnternet ve teknolojiyi odağına alan; kolay erişilebilir, güvenilir ve şeffaf dijital platformlar geliştirme vizyonuyla hareket eden iLab, bu birlikteliği tüm paydaşları için uzun vadeli ve sürdürülebilir değer yaratma stratejisinin doğal bir uzantısı olarak değerlendiriyor. iLab Strateji Direktörü Arda Ayvaz ise birleşmeye ilişkin olarak şunları belirtti: “Bu birliktelik, yalnızca ölçek büyüten bir adım değil; veri ile pazar gücünün aynı yapıda buluştuğu güçlü bir konumlanma. iLab olarak bu birleşmeyle hedefimiz, Türkiye’de gayrimenkul teknolojileri alanında daha yenilikçi ve ölçeklenebilir çözümler geliştirerek sektördeki konumumuzu daha da güçlendirmek. Her iki markamızı da ileriye taşıyacak bu sinerji sayesinde, kullanıcılarımıza Türkiye’nin en gelişmiş ve en kapsamlı emlak arama deneyimini sunacak yeni ürün ve hizmetleri de hayata geçireceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Koç Holding Üst Yönetiminde Görev Değişiklikleri Haber

Koç Holding Üst Yönetiminde Görev Değişiklikleri

Koç Holding’de üst düzey yönetim değişiklikleri duyuruldu. Buna göre, mevcut Koç Holding CFO’su Polat Şen, Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanlığı görevine atanırken, Tüpraş Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Doğan Korkmaz da Koç Holding CFO’su olarak görevlendirildi. Küresel büyüme vizyonu çerçevesinde, 2015 yılından bu yana Dayanıklı Tüketim Grubu’nun farklı coğrafyalarda gelişmesine, satın alma ve zorlu entegrasyon süreçlerinin başarıyla gerçekleştirilmesine liderlik eden Fatih Kemal Ebiçlioğlu, görevini Polat Şen’e devredecek. Ebiçlioğlu, Koç Holding’i temsilen TÜSİAD Yönetim Kurulu Üyeliği görevini sürdürecek ve Koç Topluluğu bünyesinde yönetim kurulu üyeliği görevi üstlenecek. Yeni atamalar hakkında Polat Şen, iş yaşamına 2000 yılında Koç Holding Denetim Grubu Başkanlığı’nda Denetim Asistanı olarak başladı. 2002–2005 yılları arasında Denetim Uzmanı, 2005’te Arçelik İç Denetim Yöneticisi, 2008’de Grundig Finans ve Mali İşler Grup Direktörü olarak görev yaptı. 2009–2010 yılları arasında Arçelik/Grundig Finans ve Mali İşler Direktörü, 2010–2015 yılları arasında Satınalma Direktörü olarak çalıştı. 2015–2022 yılları arasında Arçelik Finansman ve Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı olarak görev yapan Şen, bu dönemde Sahra Altı Afrika Bölgesi ticari faaliyetlerinden ve Satınalma biriminden de sorumluydu. 2022’den bu yana Koç Holding CFO olarak görev yapmaktadır. Doğan Korkmaz, iş yaşamına 1996 yılında Koç Holding’de Yetiştirme Elemanı olarak başladı. 1997–2007 yılları arasında Arçelik A.Ş.’de Yatırım Finansmanı, Kurumsal Finansman ve Finansal Piyasalar Uzmanı görevlerinde bulundu. 2007’de Hazine ve Sermaye Piyasaları Departmanı Yöneticisi, 2009’da İngiltere’deki Beko PLC’de Finans Direktörü, 2012’de Arçelik Finansman Direktörü olarak görev yaptı. 2016 yılından bu yana Tüpraş Mali İşler Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürütmektedir. CEO Levent Çakıroğlu’ndan değerlendirme Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, “Uzun yıllar birlikte çalışma fırsatı bulduğum kıymetli mesai arkadaşım Fatih Kemal Ebiçlioğlu, özellikle birleşme, entegrasyon ve sinerji yaratma süreçlerinde güçlü bir liderlik sergiledi. Kendisine üstün gayretleri ve özverili çalışmalarıyla sağladığı katkılar için teşekkür ediyorum. Atanan yöneticilerimize yeni görevlerinde başarılar diler, Topluluğumuz için hayırlı olmasını temenni ederim” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten 35 Milyar TL’lik Rekor Net Kâr Haber

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik’ten 35 Milyar TL’lik Rekor Net Kâr

Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik, 2025 yılında müşteri odaklı yaklaşımı, yaygın hizmet ağı ve yenilikçi ürünleriyle sektördeki liderliğini pekiştirdi. Türkiye Varlık Fonu’nun 2020 eylül ayında 900 milyon dolarlık yatırım ile kurduğu Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik şirketleri 5 yılın sonunda 5,8 milyar dolar piyasa değerine ulaşarak hayat ve hayat dışı sigorta sektörünün öncüsü konumuna geldi. “5 yıllık yolculuğumuzda birleşerek büyüdük, büyüyerek başardık” Sürdürülebilir finansal başarılarının yanı sıra sigortaya erişilebilirliği kolaylaştırmayı ve ihtiyaca yönelik ürünlerle sigortalı sayısının artmasını hedeflediklerini belirten Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak şu tespitlerde bulundu: “Türkiye Sigorta olarak; 5 yıllık yolculuğumuzda ilhamımızı tıpkı adımız gibi ülkemizden aldık ve bu yolculuğu 5 kavramla özetledik: Birleşme, Büyüme, Başarı, Birliktelik ve Bir adım ötesi… Birleşerek büyüdük; büyüyerek birlikte başardık. 2025 yılını güçlü bir kapanışla tamamlayarak hem kendi rekorlarımızı kırdık hem de sektörün üzerinde bir performans sergiledik. Hayat dışı sigorta sektöründe 147,1 milyar TL prim üretimi ile en yakın rakibimizle aramızda yaklaşık 32 milyar TL prim farkı oluşturduk. BES fon büyüklüğünde 494,1 milyar TL ile en yakın rakibe kıyasla 92 milyar TL daha yüksek bir fon büyüklüğüne ulaştık. Hayat prim üretimimizi ise 2 katına çıkararak 29,3 milyar TL’lik prim üretimi gerçekleştirdik. Tüm bu başarılarla birlikte her branşta liderliğimizi sürdürmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Sektörün geneliyle karşılaştırıldığında yangın branşında her 5 poliçeden 1’i Türkiye Sigorta güvencesi altında. Ayrıca sağlık, kasko gibi bireysel ürünlerde sigortalı sayımız her geçen gün artıyor. Yıl sonu itibarıyla sağlıkta 1 milyon poliçeyi aştık, kaskoda ise 1 milyona yaklaştık.” “Enflasyonun altında fiyat politikasıyla sigortayı herkes için daha erişilebilir kılıyoruz” Sigortayı herkes için erişilebilir kılma hedefi doğrultusunda enflasyonun altında fiyat politikası benimsediklerini söyleyen Taha Çakmak sözlerine şöyle devam etti: “2025 yılında Türkiye Sigorta olarak kasko, konut ve sağlıkta sigortalılarımıza sunduğumuz peşin fiyatına 12 taksit ve indirim uygulamalarımızla sigortalılarımızın bütçelerini destekleyen ve ödeme kolaylığı sunan kampanyalarımızı hayata geçirdik. Türkiye Hayat Emeklilik tarafında ise 20.000 TL’ye varan ek fayda kampanyalarımızla katılımcılarımızın birikimlerine destek olduk. Bu kampanyalarımız ile sadece ödeme kolaylığı sunmuyor, müşterilerimizin hayatını kolaylaştıran ve toplumsal sorumluluğumuzu yansıtan bir yaklaşım sergiliyoruz.” “Bireysel kasko ve sağlıkta ilk çeyrekte 2025 fiyatlarıyla devam ediyoruz” Taha Çakmak; “Bireysel ürünlerimiz arasında yer alan kasko ve sağlık ürün grubumuzda müşterilerimizin ihtiyaç ve beklentilerini göz önünde bulundurarak sigortaya erişilebilirliği ve ulaşılabilirliği kolaylaştırmak adına 2026 yılının ilk çeyreğinde fiyat artışına gitmeden, 2025 yılı fiyatlarıyla ilerleme kararı aldık. Ayrıca, vatandaşlarımıza ödeme kolaylığı sağlama hedefimiz doğrultusunda bireysel kasko, sağlık ve konut sigortalarımızda 12 taksit uygulamamızı sürdürüyoruz” ifadeleriyle yılın ilk çeyreğinde fiyat artışı yapılmayacağının altını çizdi. “Katastrofik korumamızı 1,8 milyar dolardan 2,4 milyar dolara çıkardık” Ülkedeki doğal afet risklerinin farkında olduklarının ve bu doğrultuda koruma kapasitelerini artırdıklarını belirten Taha Çakmak; “Ülkemizin katastrofik risklerini biliyor, gerekli risk analizlerimizi yaparak ülkemize ve insanımıza güvence sunuyoruz. Güçlü reasürans kapasitemiz ile 2025 yılında da kurumsal ve ticari segmentte rekor üretim ve kârlılığa damgamızı vurduk. Katastrofik koruma kapasitemiz 2025 yılında 1,8 milyar dolar iken bu yıl 2,4 milyar dolara ulaştı. Yangındaki reasürans kapasitemiz 190 milyon dolar iken inşaattaki reasürans kapasitemiz ise 138 milyon dolar seviyesinde” dedi. “Katılımcılarımıza güçlü getiri sunarak fark oluşturduk” Türkiye Hayat Emeklilik’in finansal performansıyla ilgili de açıklamada bulunan Çakmak; şunları söyledi: “Yılsonu itibarıyla yaklaşık 11,5 milyar dolar değerinde fon büyüklüğüne ulaşarak ülkemizin ekonomisine kaynak sağladık ve tasarruflara katkı sunduk. 2025 yılında sektörün ortalama fon getirisi yüzde 58 iken, katılımcılarımıza ortalama yüzde 65 getiri sunarak sektörün üzerinde getiri sağladık.” Fon büyüklüğü ve fon getirilerinin yanı sıra katılımcılarına sunduğu yatırım enstrümanları çeşitliliği ile de fark yarattıklarını belirten Çakmak; “Altından hisseye, kira sertifikalarından tarım ve gıda emeklilik yatırım fonlarına kadar geniş bir fon yelpazesi ile katılımcılarımıza sunduğumuz fon portföyümüzü yenilikçi temalarla zenginleştiriyoruz. Her yatırım profiline uygun 48 fonumuz ve 10 milyon TL’den 100 milyar TL’ye uzanan fon büyüklüklerimiz ile sektördeki en geniş fon yelpazesine sahibiz” dedi. “Hizmet kalitemizi sektör standartlarının üzerine taşıyoruz” Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik olarak önemli odak noktalarından birinin hizmet kalitesinin artırılması olduğunu belirten Çakmak şöyle devam etti; “Sektörde bir ilk olarak bireysel kasko hasarlarında yüzde 100 orijinal parça kullanım taahhüdü vererek sigortalılarımıza sunduğumuz güvenceyi daha da ileriye taşıyoruz. Oto branşında hasarların yüzde 90’ına ilk 5 gün içerisinde onarım onayı veriyor, onarımların yüzde 40’ını ise 15 gün içinde tamamlayarak müşteri memnuniyetini önceliklendiriyoruz. Türkiye’nin dört bir yanındaki yaygın anlaşmalı sağlık kurum ağımız ve yapay zekâ destekli hızlı provizyon hizmetimiz sayesinde ‘Sağlıkta Milyonların Güvencesi’ olmaya devam ediyoruz. Sağlık branşında yapılan başvuruların yüzde 90’ını yapay zekâ desteği ile 5 saniye içinde, kalanını ise ortalama 4 dakika 51 saniye içerisinde değerlendiriyoruz. 2026 yılı odaklarımız arasında müşteri deneyimi ve operasyonel süreçleri geliştirmek ve mükemmelleştirmek yer alıyor. Bu doğrultuda daha gidecek yolumuz var. Hedefimiz, müşterilerimizin operasyonel süreçlerini iki günün altında sonuçlandırmak.” “Güçlü öz kaynak yapımız ve sermaye disiplinimizle sürdürülebilir temettü dağıtıyoruz” Taha Çakmak; “Sigortayı herkes için ulaşılabilir ve erişilebilir kılma vizyonumuzla milyonlarca birey ve işletmeyi güvencemiz altına alıyor, ülke ekonomisine sürdürülebilir katkı sağlamaya devam ediyoruz. 2020 eylül ayından bu yana 11,2 milyar TL karşılığında 465 milyon Dolar temettü dağıttık. Güçlü öz kaynak yapımız ve sermaye disiplinimizle sürdürülebilir temettü dağıtımına devam ediyoruz. 2026 yılında da pazar liderliğiyle dengeli büyümeyi, güçlü bilanço ve sürdürülebilir kârlılığı, erişilebilirlik ve toplumsal etkiyi, dijital liderlik ve müşteri deneyimini artırmayı hedefliyoruz” dedi. “5 yılda kârlılığını 13 kat artırdı” Türkiye Sigorta, geçen yılın aynı dönemine göre net kârlılığını yüzde 53 artışla 19,4 milyar TL’ye taşırken; prim üretiminde de yüzde 45 artışla 147,1 milyar TL’ye ulaştı. Türkiye Hayat Emeklilik ise 2025 yılsonunda, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 82 artışla 494,1 milyar TL fon büyüklüğüne, 5 milyon katılımcı sayısına ve yüzde 67 artışla 15,5 milyar TL net kârlılığa erişti. Hayat prim üretimini ise bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 105 büyümeyle 29,3 milyar TL’ye ve poliçe sayısını da 7,1 milyon adete yükseltti. İki şirket, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 59 büyümeyle, toplamda 35 milyar TL net kâr elde etti. Böylece bir önceki yılın net kârı olan 22 milyar TL’yi aşarak, kendi rekorunu bir kez daha kırdı. 5 yılda kârlılığını 13 kat artırarak 2025 yılında 35 milyar TL kârlılığa ulaştı. Art arda 8 çeyrekte teknik kâr elde eden Türkiye Sigorta, yılsonunda teknik kârında yüzde 129 oranında artışla 9,6 milyar TL’ye, özsermaye büyüklüğünde yüzde 80 oranında artışla 51,6 milyar TL’ye ulaşırken; Türkiye Hayat Emeklilik ise teknik kârında yüzde 79 oranında artışla 13,6 milyar TL’ye, özsermaye büyüklüğünde yüzde 73 oranında artışla 31,9 milyar TL’ye ulaştı. Her iki şirkette de birleşik rasyo, son iki yıldır yüzde 100’ün altında seyretmeye devam ederken; öz kaynak kârlılığı Türkiye Sigorta’da yüzde 48, Türkiye Hayat Emeklilik’te ise yüzde 62 seviyesinde gerçekleşti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye birleşme ve satın alma pazarı, 2024’te yükseldi Haber

Türkiye birleşme ve satın alma pazarı, 2024’te yükseldi

Makroekonomik göstergelerin yakından takip edildiği; jeopolitik gerilimlerin, ABD seçimlerinin ve düzenleyici baskıların yön verdiği 2024'ün belirsizlik iklimi, küresel birleşme ve satın alma faaliyetlerinde de hissedildi. Kurumsal finansman, strateji ve yönetim danışmanlığı alanlarında küresel ölçekte hizmet sunan Branchout Türkiye’nin gelenekselleşen Birleşme ve Satın Almalar Görünümü raporunun 2024 edisyonu, hem küresel ölçekte hem de Türkiye çapında geçtiğimiz yılın birleşme ve satın alma karnesini ortaya koydu. Rapora göre 2024’te küresel birleşme ve satın alma hacmi 3,5 trilyon dolar seviyesinde kalarak 2021’deki tarihi zirvenin altında seyretti. Öte yandan 5 milyar dolar ve üzeri büyüklüğe sahip “mega” işlemler, 2024’te yıllık bazda %17 artarak 1,2 trilyon dolara ulaştı. 2024’te gerçekleşen ilk 10 işlemin, toplam işlem hacminin %7’sini oluşturduğu bilinirken, küresel ölçekteki en büyük işlem ise 35,9 milyar dolarlık hacimle perakende ve tüketici ürünleri segmentinde Mars’ın Kellanova’yı satın alması oldu. Branchout Türkiye Kurumsal Finansman ve Strateji Lideri Kürşat Doğan, bu artışın, büyük şirketlerin çok daha belirgin sinerjiler peşinden gittiğini ve risk alma konusunda seçici ama cesur olduklarını gösterdiğini söyledi. Finansal yatırımcılar seçici davrandı Branchout Türkiye’nin raporu, stratejik ve finansal yatırımcıların davranış trendlerine de ışık tuttu. Rapora göre finansal yatırımcıların toplam işlem hacmi içindeki payı %34, işlem adedi içindeki payı ise %27 seviyesinde gerçekleşti. Stratejik yatırımcıların piyasadaki hakimiyeti devam ederken, finansal yatırımcılar temkinli duruşlarını sürdürdü. Artan faiz oranları ve sıkılaşan finansman koşullarının finansal yatırımcıları daha seçici davranmaya yönlendirdiğine dikkat çeken Kürşat Doğan, “Finansal yatırımcılar risk almaktan kaçınarak yatırımlarını sınırlı tuttu. Bu nedenlerle 2021 zirvesinden sonra finansal yatırımcıların işlem hacimlerindeki düşüş devam etti ve 2024’teki toparlanma sınırlı kaldı. Türkiye’de de 2024 yılı işlemlerinin 4,9 milyar dolarlık bölümü stratejik yatırımcı işlemlerinden, 1,6 milyar doları finansal yatırımcı işlemlerinden elde edildi. 2024 yılında finansal yatırımcıların Türkiye’de gerçekleştirdiği en büyük on işlemin toplam değeri 1,2 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. İlk on işlem, toplam finansal yatırımcı işlem hacminin %75’lik kısmını oluşturdu. Toplam işlem hacmi içerisindeki payı ise %18 olarak gerçekleşti” dedi. Türkiye’de Hepsiburada, Insider, Mutlu Akü ve Ekol Lojistik öne çıktı Branchout Türkiye’nin raporuna göre geçtiğimiz yıl dünya çapında yaklaşık 40,2 bin adet birleşme ve satın alma işlemi gerçekleştirildi. Bu rakam, bir önceki yıla göre hafif bir artışa işaret ederken, teknoloji, medya ve telekomünikasyon (TMT) sektörü, hem işlem hacmi hem de sayısı açısından liderliğini korudu. Özellikle yapay zeka tabanlı çözümler ve hizmet olarak yazılım (software as a service | SaaS) şirketleri, stratejik ve finansal yatırımcıların radarında yer almayı sürdürdü. Türkiye’de yılın öne çıkan anlaşmaları teknoloji sektörünün yanı sıra lojistik ve enerji gibi geleneksel sektörlerde görüldü. Getir’in Mubadala’dan aldığı 250 milyon dolarlık yatırımın yanı sıra Kaspi.kz’nin 1,1 milyar dolarlık işlem hacmiyle yılın 1 milyar dolar üzeri tek işlemi olma özelliği taşıyan Hepsiburada çoğunluk hissesi edinmesi, fintek ve e-ticaret alanında Türkiye’nin sunduğu sinerjiyi gösterdi. General Atlantic’in Insider’a yaptığı 500 milyon dolarlık Seri E yatırımı, Türkiye’den çıkan SaaS oyuncularının küresel potansiyelini ortaya koyan bir anlaşma olarak öne çıktı. Diğer yandan Quexco’nun Mutlu Akü’yü, DFDS’in Ekol Lojistik’in uluslararası taşımacılık operasyonunu satın alması, Türkiye’nin enerji dönüşümü ve lojistik zincirinde küresel entegrasyona açıklığının göstergesi olarak değerlendirildi. Türkiye’de de TMT sektörü, 2,6 milyar dolarlık hacim ve 238 işlemle küresel trendle paralellik gösterdi. Gayrimenkul ve enerji sektörlerinde de dikkat çeken anlaşmalar yapıldı Geçtiğimiz yıl, Gayrimenkul, İnşaat ve Turizm sektörü ile Enerji, Maden ve Petrol sektöründe de dikkat çeken anlaşmalara tanıklık etti. 1,3 milyar dolarlık işlem hacmine sahip Gayrimenkul, İnşaat ve Turizm sektöründe, Doğuş Holding’in 418 milyon dolar ile Galataport’un %19’luk hissesini satın alması ve Orjin Grup’un 500 milyon dolar işlem hacmiyle İstinye Park AVM’nin hisselerinin %42’sini satın alması, sektör hacminin %71’lik kısmını oluşturdu. Birleşik Krallık kökenli ACG’nin Polimetal Madencilik hisselerinin tamamını 290 milyon ABD dolarına, Palmet Enerji’nin Zorlu Enerji Dağıtım hisselerinin tamamını 200 milyon ABD dolarına, CVK Maden İşletmeleri’nin Virtus Mining hisselerinin %70’ini 159 milyon ABD dolarına ve Doğan Holding’in Gümüştaş Madencilik hisselerinin %75’ini 123 milyon ABD dolarına satın alması Enerji, Maden ve Petrol sektöründeki gelişmeler arasında yer aldı. Birleşme ve satın almaların amacı büyüme değil, dönüşüm 2024’te Türkiye’de 465 birleşme ve satın alma işlemi gerçekleştiğini ve toplam hacmin 6,5 milyar dolar olarak ölçüldüğünü belirten Kürşat Doğan, “2024 boyunca Türkiye’de gördüğümüz birleşme ve satın alma anlaşmaları, Türk şirketlerinin şekil değiştiren M&A işlemlerine daha çok konu olacağına sinyal veriyor. Zira bu anlaşmaların pek çoğu, teknoloji, dijitalleşme, çevre, sosyal ve yönetişim kriterleri etrafındaki trendleri yansıtıyor. Bu da bizi daha geniş bir anlatıya taşıyor. 2024, birleşme ve satın alma işlemlerinin yalnızca finansal bir araç olmadığını, aynı zamanda dijitalleşme, organizasyonel yenilenme ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda stratejik bir dönüşüm niteliği taşıdığını gösteriyor. Kurumsal gündemlerde birleşme ve satın alma yoluyla büyümenin ötesinde, çeviklik kazanma, yetkinlik edinme ve uzun vadeli değer yaratma gibi çok boyutlu hedefler öne çıkıyor” dedi. Yabancı yatırımcıların katıldığı işlemler arttı 2024'te Türkiye'de gerçekleştirilen birleşme ve satın alma anlaşmalarında TMT sektörünü gayrimenkul, inşaat ve turizm ile enerji, maden ve petrol sektörleri izledi. Branchout Türkiye Birleşme ve Satın Almalar Görünümü 2024 raporuna göre 2024'te yabancı yatırımcıların bulunduğu 101 adet işlemden 3,6 milyar dolar işlem seviyesi elde edildi. Bir önceki yıl 1,9 milyar dolar olarak kaydedilen bu rakam, yabancı yatırımcıların birleşme ve satın alma işlemleri katılımındaki artışa işaret etti. En büyük üç yabancı ülke işlemi, Kazakistan, ABD ve Birleşik Krallık'tan geldi. “Orta ölçekli, yüksek potansiyelli şirketler öne çıkacak” 2024 yılında Türk şirketlerin yurt dışında gerçekleştirdiği önemli satın almalara ve 2024 yılında Türkiye'deki işlemlerin listesine de yer vererek 2024 birleşme ve satın alma görünümüne kapsamlı bir bakış sunan rapor, 2025 tahminleriyle sona erdi. 2025 ve sonrasında, büyümenin ötesinde stratejik dönüşüm amacı taşıyan birleşme ve satın alma yaklaşımının pekişeceğini vurgulayan Branchout Türkiye Kurumsal Finansman ve Strateji Lideri Kürşat Doğan, değerlendirmelerini şu ifadelerle sonlandırdı: "Yapay zeka ve ileri teknoloji odaklı girişimlere yönelik stratejik ortaklıklar ile yetenek transferine dayalı modellerin yaygınlaşması bekleniyor. ÇSY kriterlerinin daha net çerçevelerle tanımlanması; yeşil enerji, karbon yönetimi ve döngüsel ekonomi gibi alanlarda birleşme ve satın alma faaliyetlerinin artacağı bir dönemin bizi beklediğine işaret ediyor. Bu yeni dönemde, özellikle orta ölçekli ancak yüksek potansiyele sahip şirketlerin hem yerli hem de küresel yatırımcıların radarında daha fazla yer alacağını düşünüyoruz. Birleşme ve satın alma işlemleri artık sadece büyümeyi değil yeniden yapılanmayı, pazara erişimi ve rekabet avantajı yaratmayı da temsil ediyor.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.