Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Birleşme Ve Satın Alma

Kapsül Haber Ajansı - Birleşme Ve Satın Alma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşme Ve Satın Alma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Horoz Lojistik’in Mali İşler Grup Başkanlığı Görevine Gani Şengül Atandı Haber

Horoz Lojistik’in Mali İşler Grup Başkanlığı Görevine Gani Şengül Atandı

Teknoloji odaklı yatırımları ve uluslararası büyüme hedefleri doğrultusunda faaliyetlerini sürdüren Horoz Lojistik, üst yönetim kadrosunu finans alanında deneyimli bir isimle güçlendirdi. Şirketin 10 Eylül 2026 tarihli Yönetim Kurulu kararıyla Gani Şengül, Mali İşler Grup Başkanı (CFO) olarak göreve başladı. Yeni görevinde Horoz Lojistik’in finansal yönetimine liderlik edecek olan Şengül; stratejik planlama, bütçe ve performans yönetimi, nakit akışı ve işletme sermayesi optimizasyonu, yatırımcı ilişkileri, risk yönetimi ve kurumsal finans süreçlerinden sorumlu olacak. Şengül’ün sermaye piyasaları, birleşme ve satın almalar, uluslararası finansal yapılanmalar ve dijital finans dönüşümü alanlarındaki deneyimi, şirketin sürdürülebilir büyüme ve uzun vadeli değer üretme hedeflerini destekleyecek. Gani Şengül hakkında Kariyeri boyunca çok katlı mağazacılık, hızlı tüketim, kozmetik, tekstil ve konfeksiyon, ev tekstili ve gayrimenkul sektörlerinde üst düzey finans yöneticiliği görevleri üstlenen Gani Şengül; stratejik planlama, finansal performans yönetimi, yatırımcı ilişkileri, birleşme ve satın alma süreçleri, ERP dönüşümleri ve uluslararası finansal yapılanmalar alanlarında önemli çalışmalar yürüttü. Finansal yönetim deneyiminin yanı sıra farklı sektörlerde gerçekleştirdiği kurumsal dönüşüm ve verimlilik çalışmalarıyla şirketlerin büyüme süreçlerine katkı sağladı. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olan Şengül, profesyonel kariyerine EKA Elektronik’te başladı. YKM Mağazacılık’ta bütçe ve finans alanında farklı görevler üstlendikten sonra CFO pozisyonuna yükseldi. Ardından Boyner Grup Altınyıldız, NEF Gayrimenkul, English Home, Rebul Kozmetik Holding ve ADCO’da CFO olarak görev yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel Birleşme ve Satın Alma Pazarı 2,4 Trilyon Dolar Haber

Küresel Birleşme ve Satın Alma Pazarı 2,4 Trilyon Dolar

Dünyanın önde gelen yönetim danışmanlığı şirketlerinden Bain & Company’nin ‘2026 Yıl Ortası Birleşme ve Satın Alma (M&A) 2026’ raporuna göre şirketlerin stratejik dönüşüm ihtiyacı ve mega satın almalardaki sıçrama, M&A piyasasını tarihinin en güçlü dönemlerinden birine taşıyor. 10 milyar doların üzerindeki işlemlerin sayısı yüzde 52, toplam değeri ise yüzde 53 yükselerek küresel M&A piyasasında yeni bir büyüme dönemine işaret ediyor. Küresel birleşme ve satın alma (M&A) pazarında geçtiğimiz yıl başlayan güçlü toparlanma, kalıcı bir yükseliş trendine dönüşüyor. Rapora göre, 2025’te yüzde 40 artışla 4,9 trilyon dolara ulaşarak tarihindeki en yüksek ikinci seviyeyi gören pazar, 2026’nın ilk beş ayında da ivmesini korudu. İşlem hacmi geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 41 artarak 2,4 trilyon dolara yükseldi. Mevcut hızın sürmesi halinde yıl sonunda toplam hacmin 5,3 trilyon doları aşması ve 2026’nın, 2020 rekorunun ardından tarihin en güçlü ikinci yılı olarak kayda geçmesi bekleniyor. Bain & Company'ye göre bu büyümenin arkasında, farklı sektörlere ve bölgelere yayılan güçlü bir stratejik dönüşüm dalgası bulunuyor. Hızla değişen rekabet ortamında şirketler, büyüme, dayanıklılık ve rekabet güçlerini artırabilmek için birleşme ve satın almaları yeniden temel stratejik araçlardan biri olarak konumlandırıyor. Yapay zekâ odaklı ekonomiye geçişin hız kazanması, ekonomik büyümedeki yavaşlama, enflasyonist baskılar ve küresel ticarette artan jeopolitik belirsizlikler de şirketleri ölçek ekonomisi sağlayacak ve operasyonel verimliliklerini artıracak stratejik satın almalara yönlendiriyor. Ancak Bain, sermaye kullanımında önceliklerin giderek daha fazla rekabet ettiği bu dönemde, şirketlerin gündemine giren her satın alma işleminin ölçülebilir değer yaratması ve iş performansına somut katkı sunması gerektiğine dikkat çekiyor. Öte yandan Bain, özellikle büyük ölçekli satın almalara imza atan şirketlerin yeni bir “kazanan paradoksu” ile karşı karşıya olduğuna dikkat çekiyor. Şirketler bir yandan daha büyük ölçek ve dayanıklılık kazanmak amacıyla satın almalar gerçekleştirirken, diğer yandan yapay zekâ dönüşümünü de eş zamanlı yürütmek zorunda kalıyor. Bu durum yöneticileri, iki büyük dönüşüm programını aynı anda nasıl yönetecekleri sorusuna yanıt aramaya zorlarken, bu dönüşümleri ertelemenin de artık mümkün olmadığını gösteriyor. Bain & Company Türkiye Yönetici Ortağı Onur Candar, konuyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “2025 yılında başlayan güçlü M&A toparlanması geçici bir yükseliş değildi. Bu eğilimi besleyen stratejik gerekçeler bugün daha da güçlenmiş durumda. Şirketler hızla değişen dünyada ihtiyaç duydukları ölçeği ve yetkinlikleri kazanabilmek için cesur satın almalara yöneliyor. Ancak yapay zekâ yatırımlarının hızlanması yeni bir paradoks yaratıyor. Büyük ve karmaşık işlemleri başarıyla tamamlamak hiç olmadığı kadar zorlaştı; buna karşın doğru yönetildiğinde en büyük değer yaratma fırsatını da yine bu işlemler sunuyor.” Sektörler ve bölgeler genelinde güçlü büyüme Rapora göre stratejik birleşme ve satın alma işlemlerinin toplam değeri yılın ilk bölümünde yüzde 36 artarken, şirket değerleme çarpanları medyan bazda 11,6 FAVÖK seviyesinde yatay seyretti. İşlem sayısı ise yalnızca yüzde 2 yükseldi. Enerji ve doğal kaynaklar, sanayi ile sağlık ve yaşam bilimleri sektörleri işlem hacmindeki büyümeye en yüksek katkıyı sağladı. Finansal yatırımcıların gerçekleştirdiği işlemler yüzde 9 gerilerken, girişim sermayesi ve kurumsal girişim sermayesi yatırımlarının toplam değeri yüzde 206 artış gösterdi. Bu artışta OpenAI'ın 122 milyar dolarlık yatırım turu önemli rol oynadı. Mega satın almalar da büyümenin ana itici gücü olmayı sürdürdü. 10 milyar doların üzerindeki işlemlerin sayısı yüzde 52, toplam değeri ise yüzde 53 arttı. İşlemlerde hisse ve nakit kombinasyonunun payı tarihi zirve olan yüzde 35'e yükselirken, tamamen nakit finansmanlı işlemlerin payı döngüsel olarak en düşük seviyelerden biri olan yüzde 55'e geriledi. Bölgesel bazda ise Avrupa, Orta Doğu ve Afrika (EMEA) bölgesi küresel M&A faaliyetlerinin en hareketli merkezlerinden biri haline geldi. Bölgedeki mega satın almalar sayesinde işlem hacmi mayıs sonu itibarıyla geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 77 arttı. Avrupa şirketleri hem kendi ülkelerinde konsolidasyonu güçlendirecek hem de bölgesel ve küresel ölçekte rekabet avantajı sağlayacak işlemlere imza attı. Yapay zekâ M&A stratejilerini yeniden şekillendiriyor Rapora göre yapay zekânın birleşme ve satın alma süreçlerine etkisi artık teknoloji sektörünün çok ötesine taşınmış durumda. ABD'li enerji şirketleri NextEra Energy ile Dominion Energy arasında planlanan 119 milyar dolarlık birleşme bunun önemli örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Artan veri merkezi yatırımları nedeniyle yükselen enerji talebi, şirketleri daha büyük ölçekli enerji altyapıları oluşturmaya yönlendiriyor. Bain'e göre CFO'lar ve üst düzey yöneticiler için asıl soru, büyük ölçekli entegrasyon süreçlerini yürütürken yapay zekâ dönüşümünü de aynı anda nasıl gerçekleştirecekleri. Raporda, başarılı şirketlerin uzun vadeli sermaye planlarını hem M&A odaklı büyüme stratejilerini hem de yapay zekâ destekli iş süreçleri ve iş gücü dönüşümü yatırımlarını kapsayacak şekilde birlikte planlamaları gerektiği belirtiliyor. Rapor ayrıca beklemenin artık bir seçenek olmadığını vurguluyor. Bain verilerine göre büyük ölçekli birleşmelerde iki şirketin tam entegrasyonu çoğu zaman 36 ayı aşarken, 10 milyar doların üzerindeki işlemlerde anlaşmanın duyurulmasından kapanışına kadar yaklaşık yedi ay, beklenen maliyet sinerjilerinin büyük bölümünün hayata geçirilmesi ise ilave 24-36 ay sürüyor. Bu nedenle entegrasyon süreçlerinin aynı zamanda yapay zekâ dönüşümünü hızlandıracak kritik fırsatlar olarak değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor. Bain'e göre bu yeni “kazanan paradoksu”, aynı zamanda önemli bir değer yaratma fırsatı da sunuyor. Yapay zekâ kullanan entegrasyon ekipleri, maliyet sinerjisi fırsatlarını geleneksel yöntemlere kıyasla iki ila üç kat daha hızlı tespit edebiliyor ve çok daha iddialı hedefler belirleyebiliyor. Raporla ilgili değerlendirmesinde, Bain & Company Türkiye Ortaklarından Armando Guastella ise şöyle konuştu: “Entegrasyon süreçleri her zaman hem risk hem fırsat barındırıyordu. Yapay zekâ ise bu iki unsuru da çok daha kritik hale getiriyor. Başarılı şirketler, satın alma işlemlerini yapay zekâ dönüşümlerini hızlandıracak stratejik bir fırsat olarak değerlendirenler olacak.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

ÜNLÜ & Co, 30. Yılında Başarısını Dört Yeni Ödülle Taçlandırdı Haber

ÜNLÜ & Co, 30. Yılında Başarısını Dört Yeni Ödülle Taçlandırdı

Uluslararası finans yayıncılığının köklü kuruluşlarından EMEA Finance'ın 2025 Başarı Ödülleri programında ÜNLÜ & Co, birleşme ve satın alma danışmanlığındaki derin uzmanlığı, farklı sektörlerdeki deneyimi ve uluslararası ölçekte yarattığı somut değerle "Orta ve Doğu Avrupa'nın En İyi Birleşme ve Satın Alma Şirketi" unvanını kazandı. Bu ödülle birlikte ÜNLÜ & Co, söz konusu alandaki lider konumunu uluslararası platformda bir kez daha tescilledi. Ödül programı kapsamında, ÜNLÜ & Co'nun danışmanlığını üstlendiği üç işlem ise yılın en başarılı birleşme ve satın alma işlemleri arasında değerlendirildi: Orta ve Doğu Avrupa’da Yılın Birleşme ve Satın Alma İşlemi Arkoz Madencilik’in Kars Çimento’yu satın alımı Avrupa’da Yılın Orta Ölçekli Birleşme ve Satın Alma İşlemi Türk Tuborg’un Antalya Alkollü İçecek’i satın alımı EMEA Bölgesi’nde Yılın Orta Ölçekli Sınır Ötesi Birleşme ve Satın Alma İşlemi Burgeon Biotechnology’nin stratejik hissesinin VIVACY’ye satışı Farklı sektör ve ölçeklerde hayata geçirilen bu işlemler; ÜNLÜ & Co'nun yerel piyasa dinamiklerine olan hakimiyetini, uluslararası yatırımcı ağıyla inşa ettiği güçlü ilişkileri ve stratejik derinlik gerektiren süreçleri başarıyla sonuçlandırma yetkinliğini ortaya koydu. 2026 yılı, ÜNLÜ & Co için EMEA Finance'tan art arda gelen başarıların yılı oldu. Şubat ayında EMEA Finance Europe Banking Awards kapsamında kazanılan 5 ödülün ardından gelen bu 4 yeni ödülle birlikte şirket, yıl içinde aynı prestijli platformdan toplam 9 uluslararası ödüle ulaştı. “30 yıllık deneyimimizle müşterilerimiz için uzun vadeli stratejik değer yaratmaya devam ediyoruz” Kazanılan ödüllere ilişkin değerlendirmede bulunan ÜNLÜ & Co Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mahmut L. Ünlü, şunları söyledi: “30. yılımızda EMEA Finance tarafından toplam 9 farklı ödüle layık görülmekten gurur duyuyoruz. ÜNLÜ & Co olarak otuz yıldır Türkiye sermaye piyasalarının gelişimine katkı sunarken, müşterilerimizin stratejik hedeflerine ulaşmaları için uzmanlığımızı uluslararası erişimimizle birleştiriyoruz. Birleşme ve satın alma danışmanlığında Orta ve Doğu Avrupa’nın en iyi şirketi seçilmemiz ve danışmanlığını üstlendiğimiz işlemlerin farklı bölgelerde yılın öne çıkan işlemleri arasında gösterilmesi, bu alandaki istikrarlı performansımızın ve müşterilerimiz için yarattığımız uzun vadeli değerin güçlü bir yansıması. Önümüzdeki dönemde benzer katma değerli işlemlerle Türkiye’nin yatırım potansiyelini ileri taşımaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ergun Temizkan, EY-Parthenon (EYP) Türkiye Şirket Ortağı olarak atandı Haber

Ergun Temizkan, EY-Parthenon (EYP) Türkiye Şirket Ortağı olarak atandı

Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri firması EY (Ernst&Young) çatısı altında faaliyet gösteren EY-Parthenon’un Türkiye ofisine Ergun Temizkan Şirket Ortağı olarak atandı. Değerleme, finansal modelleme, birleşme ve satın alma alanlarında uzun yıllar tecrübesi bulunan; kariyeri boyunca dijital bankacılık, fintech, altyapı ve enerji gibi farklı sektörlerdeki projelerde başarılara imza atan Ergun Temizkan, kapsamlı mesleki birikimini EY-Parthenon (EYP) Türkiye bünyesinde farklı sektörlerde değer sunmak üzere kullanmaya devam edecek. Ergun Temizkan kimdir? Ergun Temizkan, kariyerine 2010 yılında uluslararası bir denetim ve danışmanlık şirketinde başladı. Denetim alanında edindiği deneyimin ardından, 2013 yılında aynı kurumun danışmanlık bölümüne geçerek Değerleme ve Finansal Modelleme alanında görev aldı. Bu süreçte farklı sektörlerde faaliyet gösteren çok sayıda yerli ve uluslararası kurumla çalışarak şirket değerlemesi, finansal modelleme ve birleşme-satın alma süreçlerinde deneyim kazandı. 2019 yılında aynı şirketin Belçika ofisinde Asistan Direktör olarak görev alarak bu dönemde de değerleme ve modelleme alanında uluslararası şirketlere hizmet sundu. Finansal hizmetler başta olmak üzere, birçok farklı sektörde çeşitli projelerde yer alan Temizkan, dijital bankacılık ve fintech alanında deneyim sahibi olmasının yanı sıra, büyük ölçekli ve karmaşık finansal modelleme çalışmalarıyla da öne çıktı. Temizkan, kariyeri boyunca dijital bankalar, fintech şirketleri ve büyük altyapı projeleri için değerleme ve modelleme görevlerini yönetmenin yanı sıra yüksek riskli anlaşmalarda C-level yöneticilere ve yönetim kurullarına danışmanlık yaptı. Aynı zamanda Chartered Financial Analyst (CFA) unvanına sahip olan Ergun Temizkan, EY-Parthenon Türkiye ofisinde Şirket Ortağı olarak iş dünyasına destek olmaya devam edecek.

EY-Parthenon, CEO Görünüm Araştırması Yayımlandı ​​​​​​​ Haber

EY-Parthenon, CEO Görünüm Araştırması Yayımlandı ​​​​​​​

EY-Parthenon CEO Görünüm Araştırması’na göre; CEO’ların %57’si, jeopolitik ve ekonomik belirsizliklerin bir yıldan uzun süreceğini düşünürken, %72’si yerelleşmeyi uzun vadeli bir stratejik dönüşüm olarak görüyor. %48’i bu yıl birleşme ve satın alma (M&A) işlemi gerçekleştirmeyi planlıyor; ortak girişimler ve stratejik iş birliklerine yönelik ilgi ise %73 ile kayda değer bir artış gösteriyor. Uluslararası danışmanlık, denetim, kurumsal finansman, strateji ve vergi hizmetleri firması EY (Ernst&Young) çatısı altında faaliyet gösteren EY-Parthenon’un (EYP) gerçekleştirdiği CEO Görünüm Araştırması (CEO Outlook Pulse) sonuçları yayımlandı. 21 ülkeden perakende, sağlık, finansal hizmetler, sanayi, enerji, altyapı, teknoloji, medya ve telekomünikasyon sektörlerinde faaliyet gösteren ve yıllık küresel gelirleri 500 milyon ila 5 milyar ABD dolarından fazla olan şirketlerden 1.200 CEO’nun katılımıyla gerçekleştirilen araştırma, dünyanın önde gelen şirketlerini etkileyen mega trendler ve gelişmeler ile iş liderlerinin gelecekteki büyüme ve uzun vadeli değer oluşturma beklentilerine dair içgörüler veriyor. Araştırmaya katılan CEO’ların, belirsizliklerle dolu ekonomik ortamda yön bulma konusunda güçlü bir dayanıklılık ve güven sergiledikleri görülüyor. Katılımcıların %57’si mevcut jeopolitik ve ekonomik belirsizliğin bir yıldan uzun süreceğine, %24’ü ise bu sürecin üç yıl veya daha fazla devam edeceğine inanıyor. Buna rağmen, CEO’ların farklı alanlardaki küresel duyarlılıklarını 1’den 100’e kadar ölçen CEO Güven Endeksi 83 seviyesinde bulunuyor. Mevcut endeks seviyesi, bir önceki araştırmaya kıyasla 7puan artışı da vurguluyor. Araştırma verilerine göre bu güven artışı; liderlerin belirsizliğe uyum sağlaması, iş modellerini yeniden yapılandırması, değişimi benimsemesi ve daha çevik hale gelerek küresel ekonominin değişken ortamında yeni yollarla başarılı olmayı bulmasıyla açıklanıyor. CEO’lar değişimi ve dönüşümü benimsiyor Araştırma sonuçlarına göre, CEO’lar değişimi ve dönüşümü benimsiyor. CEO’ların %52’si önümüzdeki 12 ay içinde portföy dönüşümünü hızlandırmak için yatırımlarını artırmayı planlarken, %39’u ise dönüşüm seviyesini son yıllarla tutarlı bir düzeyde sürdürmeyi hedefliyor. Araştırma, küresel ekonomi yapısının değiştiği konusunda fikir birliği olduğunu ve yerelleşme ile bölgeselleşmenin önemli ölçüde benimsendiğini gösteriyor. Araştırmaya katılan CEO’ların %72’si, şirket faaliyetlerini ve stratejilerini yerel düzeyde konumlandırmayı uzun vadeli stratejik bir dönüşüm olarak görüyor. %63’ü ise bu yaklaşımın bölgesel ölçekte de geçerli olduğunu belirtiyor. Katılımcıların %38’i yerelleşme planlarını şimdiden tamamladıklarını belirtirken, %36’sı ise uygulama sürecinin devam ettiğini ifade ediyor. %21’i bölgeselleşme planlarını tamamladıklarını, %35’i ise uygulamanın ortasında olduklarını belirtiyor. Jeopolitik belirsizlik tarafında ise katılımcılar arasında görüşler ayrılıyor: %57’si bunun önümüzdeki 12 ayı aşacağını öngörürken, %24’ü üç yıldan çok daha uzun süreceğini tahmin ediyor. Buna rağmen, yalnızca %19’u belirsizliğin hedeflerini ciddi şekilde aksatacağına inanıyor. CEO’ların karşılaştıkları zorlukları kabul ederek, bu zorlukların üstesinden gelme konusundaki güvenlerinin de arttığı ortaya koyuluyor. Katılımcıların %79’u, önümüzdeki yıl boyunca enflasyonun önemli bir operasyonel engel olarak kalacağı konusunda hemfikir; %78’i ise tarifelerin de zorluk teşkil edeceğini öngörüyor. Katılımcıların %69’u, siber güvenlik tehditlerinin yenilikçi faaliyetlere duyulan güveni olumsuz etkilediğini belirtiyor. %70’i ise dijital dönüşümün önündeki temel engelin teknolojinin kendisi değil, bölgeler arasındaki eksik ve tutarsız düzenlemelerden kaynaklanan zorluklar olduğunu belirtiyor. Birleşme ve satın almalar güçleniyor, odak stratejik iş birliklerine kayıyor Katılımcı CEO’ların %48’i, geleneksel birleşme ve satın alma (M&A) işlemlerini gerçekleştirmeyi bekliyor. Organik olmayan büyümenin diğer bir göstergesi olarak, katılımcıların %73’ü ortak girişimler veya stratejik iş birliklerine girmeyi öngörüyor. Bu belirgin artış, şirketlerin, belirsiz piyasa koşullarında büyük satın almalara yönelmek yerine, yenilik ve büyümeyi destekleyen çevik inorganik dönüşüm stratejilerini tercih ettiklerini gösteriyor. Öne çıkan bir diğer nokta ise, M&A gerçekleştiren katılımcı CEO’ların %41’inin şirketleri için teknoloji ve fikri mülkiyet (IP)alanlarına odaklanan şirketleri hedeflediği görülüyor. Bu durum, günümüzün rekabetçi ortamında teknolojik inovasyonun kritik rolünü vurguluyor. EY -Parthenon Türkiye Bölüm Başkanı Özge Gürsoy Büyükavşar konuyla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Araştırmadan elde edilen veriler, dalgalanmaların risk değil, fırsat olarak görülmesi gerektiği yeni bir liderlik dönemine girildiğini ortaya koyuyor. CEO’lar artık istikrarı beklemek yerine, değişime uyum sağlıyor; çevik, cesur ve yenilikçi adımlar atıyorlar. Dönüşümü benimseyen CEO’ların, önümüzdeki 12 ay için küresel, sektörel veya şirket görünümü hakkında iyimser olma olasılıkları 1,5 ila 2 kat daha fazla olduğu gözlemleniyor. Ayrıca, CEO’lar büyüme stratejilerinde M&A gibi yaklaşımların yanı sıra iş birliklerine, ortak girişimlere ve seçici yatırımlara da odaklanıyorlar. Bunun yanı sıra, yerelleştirme birçok CEO için jeopolitik baskılara karşı kritik bir strateji olarak görülüyor. CEO’lar değişimleri fırsata dönüştürerek geçmişe kıyasla daha fazla dayanıklılık ve güven ortamı oluşturuyorlar.

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın Aktifleri 190 Milyar TL’yi Aştı Haber

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası’nın Aktifleri 190 Milyar TL’yi Aştı

Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, 2025 yılının ilk dokuz ayına ait finansal sonuçlarını Kamuyu Aydınlatma Platformu’nda (KAP) açıkladı. Banka, 2025 yılının üçüncü çeyreğinde aktiflerini bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 24 artırarak 190,7 milyar TL’ye yükseltti. Kredi hacmi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artışla 116,4 milyar TL seviyesine ulaşırken, aktif kalitesinin önemli bir göstergesi olan brüt takipteki kredilerin toplam kredilere oranı ise yüzde 0,51 düzeyinde seyretti. Bankanın ortalama özkaynak kârlılığı yüzde 34,5 seviyesinde gerçekleşirken, net kârı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 47 artışla 6,4 milyar TL’ye yükseldi. Uluslararası iş birlikleriyle Türkiye ekonomisine katkımızı sürdürüyoruz 2025 yılının üçüncü çeyreğinde uluslararası finans kuruluşlarıyla güçlü iş birliklerini sürdürdüklerini belirten Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, “Dünya Bankası, Asya Altyapı Yatırım Bankası, Çin Kalkınma Bankası, Japon Uluslararası İşbirliği Bankası ve diğer önde gelen finans kuruluşlarıyla yürüttüğümüz çalışmalar doğrultusunda ülkemize kaynak temin etmeye devam ettik. Mayıs ayında Dünya Bankası ile imzaladığımız 500 milyon ABD doları tutarında finansman anlaşmasıyla, depremlerden etkilenen 11 il ile komşu 7 ilde kayıtlı istihdamın artırılmasına yönelik önemli bir adım attık. Ağustos ve Eylül aylarında ise Asya Altyapı Yatırım Bankası ve Çin Kalkınma Bankası ile toplam 400 milyon ABD doları tutarında yeni finansman anlaşmaları gerçekleştirdik. Bu kaynaklarla ülkemizin yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve reel sektörün finansmana erişim süreçlerine katkı sağlamaya devam ediyoruz” dedi. Yatırım bankacılığı faaliyetleriyle ülkemizin yatırım ekosistemine katkı sağlıyoruz Yatırım bankacılığı faaliyetlerimiz kapsamında kamu kurumları ve özel sektör firmalarına değer kattıklarını vurgulayan Öztop, “Birleşme ve satın alma danışmanlığı hizmetlerimizle ülkemizin yatırım ekosistemine katkı sağlamaya devam ettik. Teknoloji, start-up, gıda, döngüsel ekonomi ve turizm gibi stratejik alanlarda faaliyet gösteren firmalara danışmanlık hizmeti sunarken, turizm ve sağlık tesisi projeleri ile sosyal ve ekonomik etkisi yüksek yatırımlara da finansal danışmanlık desteğimizi sürdürdük” dedi. Sermaye piyasaları alanında önde gelen kuruluşların halka arz ve sukuk ihraçlarını başarı ile gerçekleştirdiklerinin altını çizen Öztop, kurumsal yatırımcılara, kamu kurumlarına ve reel sektöre yönelik yatırım bankacılığı kapsamında ürün ve hizmetleri çeşitlendirmek ve bankanın piyasadaki öncü rolünü pekiştirmek amacıyla çalışmalara hız kesmeden devam ettiklerini belirtti. Girişimcilik ekosistemine stratejik yatırımlarla destek veriyoruz Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası Genel Müdürü İbrahim Öztop, girişimcilik ekosisteminin gelişimine verdikleri önemi vurgulayarak şunları söyledi: “2025 yılının dokuz aylık sürecinde Türkiye Kalkınma Fonu aracılığıyla stratejik yatırımlar gerçekleştirdik. Yılın üçüncü çeyreği itibarıyla; Türkiye Kalkınma Fonu çatısı altında 39 doğrudan yatırım için 29 milyon ABD doları, 8 fon yatırımı için 27,5 milyon ABD doları ve 440 TÜBİTAK BiGG girişimi için yaklaşık 11,6 milyon ABD doları olmak üzere toplamda 68,1 milyon ABD doları kaynak aktarımı sağladık. Yılın son çeyreğinde de hem doğrudan yatırımlar hem de fon yatırımlarıyla girişimcilik ekosistemimizi desteklemeye kararlılıkla devam edeceğiz.” Sürdürülebilir kalkınma misyonumuzla çevresel ve toplumsal etkimizi derinleştiriyoruz Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda yatırımlarına devam ettiklerini belirten Öztop, “Sürdürülebilirlik temalı kredi portföyümüz toplam portföyümüzün yüzde 96’sını oluşturuyor. Temin ettiğimiz kaynakların yüzde 61’ini yenilenebilir enerji ve enerji verimliliği projelerine yönlendirerek ülkemizin yeşil dönüşümüne katkı sağlıyoruz. Türkiye’deki yenilenebilir enerji yatırımlarının yaklaşık %7,3’ü Bankamız tarafından finanse edilirken, bu projeler aracılığıyla 4,2 milyon ton CO₂ emisyonunun azaltılmasına destek olduk. Bununla birlikte, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile uyumlu Sürdürülebilirlik Raporumuz ve GRI standartlarına uygun olarak hazırlanan 2024 yılı Entegre Raporumuz kamuoyu ile paylaşılmış, çevresel ve sosyal etki yönetimi sistem ve performansımızı içeren Etki Prensipleri ile uyumlu ülkemizin dördüncü Etki Raporu yayımlanmıştır. Ayrıca PCAF (Partnership for Carbon Accounting Financials) üyesi olan ilk kamu bankası olarak, Kapsam 3 emisyonlarını PCAF metodolojisine göre hesaplayarak ve uluslararası standartlarda ölçümleyerek karbon yönetiminde öncülük etmeye ve finans sektörüne örnek olmaya devam ediyoruz. Tüm bu çalışmalar, sürdürülebilir kalkınma vizyonumuzu yalnızca bir hedef değil, stratejik bir sorumluluk olarak benimsediğimizin göstergesidir” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.