Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Birleşmiş Milletler

Kapsül Haber Ajansı - Birleşmiş Milletler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşmiş Milletler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

COP31’in Lojistik Operasyonunu OMSAN Lojistik Üstlenecek Haber

COP31’in Lojistik Operasyonunu OMSAN Lojistik Üstlenecek

Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleştirilecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) kapsamında yürütülecek lojistik operasyonlarda OMSAN Lojistik tercih edildi. Şirket, konferans için yurt dışından Türkiye’ye getirilecek malzeme ve ekipmanların uluslararası taşımalarının yanı sıra, 1 milyon metrekarelik etkinlik alanındaki tüm taşıma operasyonlarını yönetecek. Dünyanın en önemli uluslararası organizasyonlarından biri olan COP31’in lojistik süreçlerinde üstlenilen bu kapsamlı görev, OMSAN Lojistik’in operasyonel yetkinliğini ve büyük ölçekli organizasyonların lojistik süreçlerini yönetme kabiliyetini ortaya koyuyor. Dünyanın İklim Gündemi Antalya’da Buluşacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin 31. Taraflar Konferansı COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Antalya’da gerçekleştirilecek. Dünyanın dört bir yanından ülkelerin yanı sıra Birleşmiş Milletler kuruluşları, hükümetler arası kuruluşlar, sivil toplum örgütleri ve özel sektör temsilcilerini bir araya getirecek konferans, küresel iklim diplomasisinin en önemli buluşmalarından biri olacak. Devlet ve hükümet temsilcileri, bakanlar, delegasyon başkanları ve uluslararası paydaşların katılacağı COP31’de; küresel iklim eylemi, iklim finansmanı, iklim değişikliğine uyum, adil dönüşüm ve 2030 öncesi iklim hedefleri gibi kritik konular ele alınacak. Demiralp ve Tansık COP31 Hazırlıklarını Değerlendirdi OMSAN Lojistik Genel Müdürü Ahmet Tansık, COP31 hazırlıkları kapsamında Antalya’da Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Burak Demiralp ile bir araya geldi. Görüşmede konferansın hazırlık süreci ve OMSAN Lojistik’in üstleneceği lojistik operasyonlar değerlendirildi. COP31’in mekân yönetimi de dahil olmak üzere operasyonel ve lojistik süreçlerinden sorumlu olan Demiralp ile Tansık, görüşmede organizasyonun uluslararası önemi, lojistiğin kritik rolü ve sürdürülebilir taşımacılığın geleceğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Tansık: “Bu görev bizim için büyük bir onur” OMSAN Lojistik Genel Müdürü Ahmet Tansık, COP31 kapsamında OMSAN Lojistik’in tercih edilmesini şirketin operasyonel gücüne ve yükselen başarı grafiğine duyulan güvenin önemli bir göstergesi olarak değerlendirdi. Tansık, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “COP31 yalnızca Türkiye için değil, dünyanın geleceği açısından da son derece önemli bir buluşma. Böylesine büyük bir organizasyonun uluslararası taşımalarını ve devasa bir etkinlik alanındaki taşıma operasyonlarını üstlenmek bizim için büyük bir onur ve önemli bir sorumluluk. Bu görevi, yükselen başarı grafiğimizin, operasyonel yetkinliğimizin ve kurumumuza duyulan güvenin önemli bir takdiri olarak değerlendiriyoruz. Dünyanın geleceğinin konuşulacağı COP31 için dünyanın farklı noktalarından Antalya’ya uzanan ve etkinlik sahasında devam eden büyük bir lojistik operasyonu yöneteceğiz. Türkiye’nin ev sahipliği yapacağı bu küresel organizasyona lojistik gücümüzle katkı sunmaktan gurur duyuyoruz. OMSAN Lojistik’in COP31 kapsamında üstleneceği sorumluluklar uluslararası taşımalarla sınırlı kalmayacak. Yurt dışından konferans için getirilecek malzeme ve ekipmanların Türkiye’ye taşınmasını OMSAN gerçekleştirecek. Bunun yanı sıra, 1 milyon metrekarelik etkinlik alanındaki tüm taşıma operasyonlarını da yöneteceğiz. Böylece uluslararası taşımalardan etkinlik sahasındaki lojistik hareketliliğe kadar uzanan geniş bir operasyon zincirinin sorumluluğunu üstlenmiş olacağız.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Eren Enerji WEPs İmzacısı Olarak Kadınların Güçlenmesini Destekleyecek Haber

Eren Enerji WEPs İmzacısı Olarak Kadınların Güçlenmesini Destekleyecek

Eren Enerji, iş dünyasında toplumsal cinsiyet eşitliğini destekleyen Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri’nin (WEPs) imzacıları arasında yer aldı. Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri (Women’s Empowerment Principles-WEPs), iş dünyasında kadınların güçlenmesini ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin desteklenmesini amaçlayan küresel bir girişim olarak öne çıkıyor. UN Women ve United Nations Global Compact iş birliğiyle oluşturulan WEPs, şirketlerin kadınların çalışma hayatındaki ve liderlik pozisyonlarındaki temsilini artırmasına yönelik bir çerçeve sunuyor. Eren Enerji de bu kapsamda WEPs’i imzalayarak toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik kurumsal taahhüdünü güçlendirdi. Şirket, söz konusu taahhüt doğrultusunda kadınların çalışma hayatında ve liderlik pozisyonlarında daha güçlü şekilde temsil edilmesini desteklemeyi ve fırsat eşitliğini kurumsal kültürünün temel unsurlarından biri olarak geliştirmeyi hedefliyor.Konuyla ilgili şirketten yapılan açıklamada, “Birleşmiş Milletler Kadının Güçlenmesi Prensipleri (WEPs), iş dünyasında toplumsal cinsiyet eşitliğini teşvik eden küresel bir inisiyatiftir. Eren Enerji olarak, UN Women ve United Nations Global Compact iş birliğiyle oluşturulan Women’s Empowerment Principles (WEPs)’in imzacıları arasında yer almaktan gurur duyuyoruz. Bu taahhütle; kadınların çalışma hayatında ve liderlik pozisyonlarında daha güçlü temsil edilmesini desteklemeyi, fırsat eşitliğini kurumsal kültürümüzün temel unsurlarından biri olarak geliştirmeyi sürdüreceğiz. Sürdürülebilir başarının kapsayıcı ve eşitlikçi bir çalışma kültürüyle mümkün olduğuna inanıyoruz” denildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

COP31 Türkiye Buluşmaları – Gaziantep Toplantısı Düzenlendi Haber

COP31 Türkiye Buluşmaları – Gaziantep Toplantısı Düzenlendi

Türkiye’nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya’da yapılacak COP31 Birleşmiş Milletler İklim Zirvesi’ne hazırlık çalışmaları kapsamında gerçekleştirilen program, GAİB Hizmet Binası Konferans Salonu’nda yapıldı. Yaklaşık 200 ülkenin katılımıyla düzenlenecek zirvede ülkeler iklim anlaşmalarına ilişkin müzakereler yürütecek. Toplantıya, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı ve COP31 Operasyon Yönetimi Baş Yöneticisi (COO) Burak Demiralp’in yanı sıra protokol üyeleri, kamu kurumları, özel sektör ve akademi temsilcileri ile ilgili paydaşlar katıldı. BAŞKAN ŞAHİN, GAZİANTEP BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ’NİN 12 YILLIK ÇALIŞMALARINI AKTARDI Programda Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, COP31’in önemi ve zirveye yönelik hazırlık çalışmaları hakkında sunum yaptı. Başkan Şahin, “Saygıdeğer Cumhurbaşkanımızın başarıda kara tahtaya yazdığı ‘Oku, düşün’ dediği; kıymetli hocalarımızın, ‘Uygulama ve neticelendirme’ dediği biziz, yani bu Türkiye Yüzyılı Belediyeciliği” sözleriyle yerel yönetimlerin uygulamadaki rolüne dikkat çekti. Başkan Şahin, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin COP31’e yönelik hazırlık sürecini, bu kapsamda belirlenen prensipleri ve 2014 yılından bu yana hayata geçirilen yatırımları katılımcılara aktardı. Şahin ayrıca kenti daha dirençli hale getirme hedefi doğrultusunda yürütülen projeler ile sıfır atık, ulaşımda yeşil dönüşüm ve atık yönetimi başta olmak üzere çevre alanında hayata geçirilen çalışmaları anlattı. COP31’DE GAZİANTEP MUTFAĞI ULUSLARARASI MİSAFİRLERE TANITILACAK Bakan Yardımcısı Burak Demiralp, COP31 kapsamında Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Mutfak Sanatları Merkezi’nin (MSM) de bir restoranla yer alacağını ifade etti. Demiralp, restoran aracılığıyla uluslararası katılımcıların yanı sıra sivil toplum kuruluşları, üniversiteler ve yatırımcıların da Gaziantep mutfağını tanıma fırsatı bulacağını belirtti. DEMİRALP: “BAŞKAN ŞAHİN, ‘BAŞARILI BİR BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANI NASIL OLUR?’ BİZE GÖSTERDİ Toplantıda konuşan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı ve COP31 Operasyon Yönetimi Baş Yöneticisi Burak Demiralp, Gaziantep’in üretim ve girişimcilik kültürüyle Türkiye’nin ekonomik geleceğinde önemli bir yere sahip olduğunu belirterek şunları ifade etti: “Başkan Şahin, ‘Başarılı bir büyükşehir belediye başkanı nasıl olur?’ bize kendisi burada gösterdi. Bugün Türkiye Çevre ve İklim Politikaları’nı geliştirmekte ve uygulama yönünden küresel camiada takip edilen bir konuma erişmiştir. Bu başarının arkasında Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ortaya konan 2053 Net-Sıfır ve Yeşil Kalkınma Vizyonu yatmaktadır. Bununla birlikte sınırları aşarak küresel bir çevre hareketine dönüşen Sıfır Atık Seferberliği, çevreye duyarlı, somut adımlarımızın en büyük sivil ve toplumsal örneği olmuştur.” BİZ FARKINDALIĞI ARTIRMAK İÇİN BUGÜN GAZİANTEP’İMİZE GELDİK Demiralp, konuşmasında COP31 sürecindeki eylem gündemleri arasında yeşil sanayinin önemli bir yer tuttuğunu belirterek konuşmasını şöyle sürdürdü: “Yeşil Kalkınma Hareketi bugün sanayimiz açısından yalnızca çevresel bir yükümlülük değil, yeni pazarlara erişmenin, finansman imkanlarını geliştirmenin ve uluslararası rekabet gücünü korumanın önemli araçlarından biri haline gelmiştir. Türkiye olarak bu önemli bir uluslararası sorumluluğu üstleniyoruz. Biz farkındalığı arttırmak için bugün Gaziantep’imize geldik. Gaziantep, birçok kültürün ve medeniyeti bir arada bulunduran, tarihi zenginliklerle dolu devasa bir sanayi ve ticaret alanı sahip olan bu şehir COP31 operasyonları süreçlerinde destekçilerimizden bir tanesi de olacaktır. Ben burada Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum.” GÜL: BU HAYATTAKİ ÖDEVLERİMİZDEN BİRİSİ EMANET ALDIĞIMIZ ÇEVREYİ BİZDEN SONRAKİ NESİLLERE SAĞLIKLI BİR ŞEKİLDE DEVRETMEK AK Parti Grup Başkan Vekili ve Gaziantep Milletvekili Abdulhamit Gül ise Türkiye’nin ev sahipliği yaptığı uluslararası organizasyonlarla küresel ölçekteki etkinliğini artırdığını belirterek şunları ifade etti: “Burada da en büyük pay güçlü liderliğiyle, kararlı duruşuyla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, bunun en önemli sebeplerinden birisi. Emanet olarak aldığımız çevrenin bizden sonraki nesillere de güçlü, sağlıklı bir şekilde bırakma gibi bir ödevimiz var. Yani bu hayattaki ödevlerimizden birisi emanet aldığımız bu çevreyi bizden sonraki nesillere çok sağlıklı bir şekilde devretme. Böyle bir görevi ve çok önemli bir misyonu ifade ediyoruz. Özellikle Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin de Sıfır Atık Projesi bu çevre hareketi de insanlık için çok önemli bir misyon üstlenmiştir. Gaziantep'imize de Büyükşehir Belediye Başkanımız Değerli Fatma Şahin Başkanımızın ortaya koyduğu vizyon çalışmalar çok kıymetli.” ÇEBER: İL OLARAK BİZ COP31’E HAZIRLANIYORUZ, HAZIR OLACAĞIZ VE EN ÇOK DESTEK VERENLERDEN BİRİ OLACAĞIZ Gaziantep Valisi Kemal Çeber ise Başkan Fatma Şahin’in iklim ve çevre konusundaki şehir vizyonunu başarılı şekilde anlattığını belirterek şöyle konuştu: “İl olarak biz COP31'e hazırlanıyoruz, hazır olacağız ve en çok destek verenlerden biri olacağız, onu vaat ediyoruz, bu konuda bize liderlik yapar ve bu liderliğiyle de Türkiye Yüzyıl’ı denildiğinde neyi anlatmak istediğini daha iyi anlamamıza gayret etmemiz gereken Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyonuna teşekkür ediyorum. Emine Hanımefendi bu konuların mihmandarlığını yapıyor. Bütün dünyanın gözü burada olacak. Orada Gaziantep'in harika bir standı, gastronomi merkezlerinden birisi olarak yeri olacak. Burada Fatma Başkan'ın gayreti var. Gaziantep stant olarak da bu ülkelerin önünde olacak.” Konuşmaların ardından İklim Değişikliği Başkanı ve COP31 İklim Diplomasisi Başyetkilisi Prof. Dr. Halil Hasar, COP31 Operasyon Yönetimi Koordinatörü Halil Erdoğan ve COP31 Green Zone İşbirliği Direktörü Elif Avşar, katılımcılara COP31 hazırlık sürecine ilişkin sunum yaptı. Öte yandan kamu kurumları, özel sektör temsilcileri, akademisyenler ve ilgili paydaşların katıldığı toplantıda iklim değişikliğiyle mücadele, sürdürülebilir kalkınma hedefleri ve COP31 hazırlık süreci ele alındı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İnci Akü Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne İmza Attı Haber

İnci Akü Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne İmza Attı

Türkiye’nin akü sektöründeki öncü markası İnci Akü, sürdürülebilir ve sorumlu iş yapış anlayışını küresel bir taahhütle ileri taşıyarak Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne katıldı. Dünyanın en büyük kurumsal sürdürülebilirlik inisiyatifi olan UN Global Compact; insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele başlıklarında belirlenen 10 evrensel ilke doğrultusunda şirketleri harekete geçmeye davet ediyor. İnci Akü de katılımıyla birlikte söz konusu ilkeleri stratejilerine, politikalarına, kurum kültürüne ve günlük operasyonlarına entegre etme taahhüdünü kamuoyuyla paylaşan şirketler arasındaki yerini aldı. Türkiye akü sektöründe UN Global Compact üyesi ilk şirketlerden biri olan İnci Akü, bu adımla sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını uluslararası bir çerçevede geliştirmeyi ve hızlandırmayı hedefliyor. Şirket, attığı adımları ve kaydettiği ilerlemeyi düzenli olarak takip ederek, gelişmeleri yıllık İlerleme Bildirimi aracılığıyla şeffaf biçimde paylaşacak. UN Global Compact üyeliğini değerlendiren İnci Akü İcra Direktörü Orhan Sayman, “İnci Akü olarak sürdürülebilirliği yalnızca çevresel sorumluluklarımızla sınırlı görmüyor; insanı, toplumu, etik değerleri ve güçlü yönetişimi kapsayan bütüncül bir yaklaşım olarak ele alıyoruz. UN Global Compact’a katılımımız, bu anlayışı evrensel ilkeler doğrultusunda daha da güçlendiren önemli bir adım oldu. Bu adım bizim için gurur verici olduğu kadar önemli bir sorumluluk. Önümüzdeki dönemde 10 İlke’yi karar alma mekanizmalarımızdan operasyonlarımıza ve değer zincirimize kadar tüm süreçlerimize daha güçlü biçimde yansıtarak uzun vadeli ve sürdürülebilir etki yaratmayı sürdüreceğiz.” dedi. İnci Akü Sürdürülebilirlik Müdürü Andrea Mazzone ise üyeliğin şirketin sürdürülebilirlik yolculuğunu hızlandıracağını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “UN Global Compact’ın sunduğu ilke temelli yaklaşım, sürdürülebilirlik çalışmalarımızı ortak ve uluslararası bir çerçevede geliştirmemize katkı sağlayacak. İnsan hakları ve çalışma standartlarından çevresel sorumluluğa, etik ve şeffaf iş yapış anlayışından yolsuzlukla mücadeleye kadar uzanan 10 İlke’yi iş süreçlerimize daha güçlü biçimde entegre edeceğiz. Mevcut uygulamalarımızı sürekli geliştirirken taahhütlerimizi somut ve ölçülebilir adımlara dönüştürmeyi, kaydettiğimiz ilerlemeyi de şeffaflıkla paylaşmayı hedefliyoruz.” İnci Akü, UN Global Compact üyeliğiyle birlikte sürdürülebilirliği tüm iş süreçlerine yayılan bir değer yaratma modeli olarak ele almaya; çalışanları, iş ortakları, müşterileri ve diğer paydaşlarıyla daha kapsayıcı, sorumlu ve sürdürülebilir bir gelecek için çalışmaya devam edecek. UN Global Compact’ın 10 İlkesi UN Global Compact’ın insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele başlıkları altında belirlediği 10 İlke şöyle sıralanıyor: İnsan Hakları İş dünyası, ilan edilmiş insan haklarını desteklemeli ve bu haklara saygı duymalı. İş dünyası, insan hakları ihlallerinin suç ortağı olmamalı. Çalışma Standartları Çalışanların sendikalaşma ve toplu müzakere özgürlüğü desteklenmeli. Zorla ve zorunlu çalıştırmaya son verilmeli. Her türlü çocuk işçiliği ortadan kaldırılmalı. İşe alım ve çalışma süreçlerinde ayrımcılığa son verilmeli. Çevre Çevre sorunlarına karşı ihtiyatlı yaklaşım desteklenmeli. Çevresel sorumluluğu artıracak çalışmalar desteklenmeli. Çevre dostu teknolojilerin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması teşvik edilmeli. Yolsuzlukla Mücadele Rüşvet ve haraç dâhil her türlü yolsuzlukla mücadele edilmeli. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Abdi İbrahim ilaç sektöründe bir ilke imza attı: Eşit ücret politikası belgelendirildi Haber

Abdi İbrahim ilaç sektöründe bir ilke imza attı: Eşit ücret politikası belgelendirildi

Abdi İbrahim, kadın ve erkek çalışanlara aynı veya eşit değerdeki iş karşılığında eşit ücret verilmesine yönelik uygulamalarıyla Equal Pay sertifikasını aldı. Şirket, EQUAL-SALARY Foundation tarafından verilen uluslararası sertifikaya sahip ilk Türk ilaç şirketi oldu. Abdi İbrahim, ücret eşitliğine yönelik politika ve uygulamalarını uluslararası sertifikayla belgelendirdi. İsviçre merkezli EQUAL-SALARY Foundation tarafından yürütülen bağımsız değerlendirme sürecini tamamlayan şirket, Equal Pay sertifikasını almaya hak kazandı. Şirketin açıklamasına göre bu sonuçla Abdi İbrahim, Türk ilaç sektöründe Equal Pay sertifikası alan ilk şirket oldu. Sertifika, kadın ve erkek çalışanların aynı veya eşit değerdeki işler için eşit ücret almasını sağlayan kurumlara veriliyor. Equal Pay sertifikası nedir? Equal Pay sertifikası, şirketlerde cinsiyete dayalı ücret farklılıklarını ve eşit değerdeki işlere uygulanan ücret politikalarını değerlendiren uluslararası bir sertifikasyon programı olarak uygulanıyor. Süreç kapsamında şirketlerin çalışanlarına ilişkin ücret ve yan hak verileri bağımsız bir denetim kuruluşu tarafından analiz ediliyor. Yalnızca temel maaşlar değil, ücretlendirme yapısının farklı bileşenleri ve şirketin eşitlik politikalarını nasıl uyguladığı da değerlendirmeye dahil ediliyor. Yapılan incelemelerin ardından kurumun ücret politikalarının belirlenen uluslararası standartlarla uyumlu olup olmadığı tespit ediliyor. Gerekli koşulları karşılayan şirketler, kadın ve erkek çalışanlara aynı ya da eşit değerdeki işler için eşit ücret sunduğunu belgeleyen sertifikayı almaya hak kazanıyor. Ücret ve yan hak verileri bağımsız denetimden geçti Abdi İbrahim’in sertifikasyon sürecinde ücretlendirme ve yan hak uygulamaları kapsamlı bir analize tabi tutuldu. Şirketin eşit işe eşit ücret yaklaşımı, bağımsız denetim sürecinin ardından uluslararası standartlara uygun bulundu. Abdi İbrahim, ücrette adalet, fırsat eşitliği ve kapsayıcı çalışma ortamı oluşturma ilkelerini insan kaynakları politikasının temel bileşenleri arasında konumlandırıyor. Şirket, kadın ve erkek çalışanların aynı ya da eşit değerdeki görevler için eşit ücret almasını yalnızca bir insan kaynakları uygulaması olarak değil, kurum kültürü ve sürdürülebilirlik stratejisinin parçası olarak değerlendiriyor. “Adil çalışma anlayışı kurum kültürümüzün temel unsuru” Abdi İbrahim CEO’su Süha Taşpolatoğlu, şirketin Türkiye ilaç sektöründe bu sertifikayı alan ilk kuruluş olmasından memnuniyet duyduklarını söyledi. Türkiye’nin büyük işverenlerinden biri olmanın önemli bir sorumluluk getirdiğini belirten Taşpolatoğlu, adil ve eşitlikçi çalışma anlayışını kurum kültürlerinin temel unsurlarından biri olarak benimsediklerini ifade etti. Kadın ve erkek çalışanların aynı veya eşit değerdeki iş karşılığında eşit ücret almasını sürdürülebilirlik yaklaşımlarının vazgeçilmez ilkeleri arasında gördüklerini vurgulayan Taşpolatoğlu, sertifikanın mevcut uygulamaların bağımsız bir değerlendirmeyle doğrulanması anlamına geldiğini kaydetti. 114 yıllık kurum kültürüne uluslararası doğrulama Abdi İbrahim’in 114 yıllık geçmişine dikkat çeken Taşpolatoğlu, şirketin bir asrı aşan başarı yolculuğunun kadın ve erkek çalışanların ortak katkısıyla şekillendiğini belirtti. Eşitlikçi ve kapsayıcı çalışma anlayışlarının bağımsız bir kuruluş tarafından tescillenmesini gelecekteki çalışmalar açısından önemli bir motivasyon kaynağı olarak değerlendiren Taşpolatoğlu, bu standardı korumayı ve geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Sertifikasyon sürecinin uygulamaları düzenli olarak ölçmenin, şeffaf biçimde değerlendirmenin ve sürekli iyileştirmenin önemini gösterdiğini ifade eden Taşpolatoğlu, şirketin sektöre örnek oluşturacak uygulamalar geliştirmeyi sürdüreceğini dile getirdi. BM Küresel İlkeler Sözleşmesi ile uyumlu yaklaşım Abdi İbrahim, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadeleyi kapsayan 10 ilkesini stratejisine ve iş süreçlerine entegre ediyor. Şirket; eşitlik, kapsayıcılık ve adaleti bu kurumsal yaklaşımın temel unsurları arasında değerlendiriyor. Equal Pay sertifikası da ücret politikalarının ölçülebilir, denetlenebilir ve uluslararası standartlarla karşılaştırılabilir hâle getirilmesi açısından önem taşıyor. HEAL2050 sürdürülebilirlik hedeflerine katkı Equal Pay sertifikası, Abdi İbrahim’in HEAL2050 sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında öncelik verdiği Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarıyla da doğrudan ilişkilendiriliyor. Sertifikasyonun katkı sağladığı temel amaçlar şöyle sıralanıyor: Sürdürülebilir Kalkınma Amacı Abdi İbrahim’in yaklaşımı SKA 5: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ücretlendirmede cinsiyete dayalı eşitsizliklerin önlenmesi SKA 8: İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme Adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir çalışma ortamı SKA 10: Eşitsizliklerin Azaltılması Eşit değerdeki işe eşit ücret uygulanması Bağımsız sertifikasyon süreci, şirketin bu alanlarda yürüttüğü uygulamaların uluslararası ölçütlerle uyumunu ortaya koyarken HEAL2050 kapsamındaki hedeflere yönelik ilerlemesini de destekliyor. Abdi İbrahim, gelecek dönemde ücret eşitliği standardını korumayı, uygulamalarını düzenli olarak ölçmeyi ve kapsayıcı çalışma kültürünü geliştirmeyi planlıyor.

KAÇUV’dan Bilinçli Gönüllülük Çağrısı Haber

KAÇUV’dan Bilinçli Gönüllülük Çağrısı

Birleşmiş Milletler tarafından 2026 yılının “Sürdürülebilir Kalkınma İçin Uluslararası Gönüllüler Yılı” ilan edilmesi kapsamında Ulusal Gönüllülük Komitesi (UGK) ve ILA Talks iş birliğiyle düzenlenen “Uluslararası Gönüllüler Yılı” webinar serisi, gönüllülüğün farklı alanlardaki uygulamalarını ortak bir platformda buluşturacak. Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV), çocukluk çağı kanseri alanında yıllardır uyguladığı yapılandırılmış gönüllülük modeli ve bu alandaki deneyimiyle “Çocukluk Çağı Kanseri Alanında Gönüllülüğü Yeniden Düşünmek” başlıklı oturumla webinar serisinin konuşmacıları arasında yer alacak. KAÇUV’da gönüllülük süreci başvuruyla başlıyor Çocukluk çağı kanseri alanında gönüllülük, çocukların sağlık süreçlerine doğrudan temas etmesi nedeniyle diğer gönüllülük alanlarından farklı olarak daha kapsamlı bir hazırlık ve uzman rehberliği gerektiriyor. Birleşmiş Milletler’in 2026 yılını “Sürdürülebilir Kalkınma İçin Uluslararası Gönüllüler Yılı” ilan etmesinin küresel farkındalığı güçlendirdiğine vurgu yapan KAÇUV Genel Müdürü Alican Yurtsever, “Toplumsal dayanışmayı güçlendiren gönüllülük, sürdürülebilir kalkınmanın da önemli bileşenlerinden biri. Sağlık alanında gönüllülük ise etik ilkeler ve uzman rehberliği gerektiriyor. KAÇUV’da gönüllülük süreci başvuruyla başlıyor. Bu anlayışla çocukların ve ailelerin ihtiyaçlarını merkeze alan, eğitimle desteklenen yapılandırılmış bir gönüllülük modeli uyguluyoruz. Gönüllüler çocuk hakları, çocuk güvenliği, etik ilkeler, enfeksiyon hassasiyetleri, çocukla iletişim ve sağlık hizmetlerinin işleyişi gibi konularda eğitim aldıktan sonra saha çalışmalarına katılıyor. Süreç boyunca uzman ekiplerin rehberliğinde görev alarak hastane servislerinde ve KAÇUV Aile Evleri'nde yürütülen psikososyal destek çalışmalarının önemli bir parçası oluyorlar. Çocuklar ve ailelerle bir araya gelmenin yanı sıra merkez ofis, iletişim, organizasyon ve kaynak geliştirme çalışmalarında da destek sunabiliyorlar. Çünkü KAÇUV’da gönüllüler, ilgi alanları, yetkinlikleri ve kurum ihtiyaçları doğrultusunda uygun çalışma alanlarına yönlendiriliyorlar” dedi. KAÇUV, gönüllülük modelini webinarda anlatacak Birleşmiş Milletler tarafından 2026 yılının “Sürdürülebilir Kalkınma İçin Uluslararası Gönüllüler Yılı” ilan edilmesi kapsamında, Ulusal Gönüllülük Komitesi (UGK) ve ILA Talks iş birliğiyle düzenlenen “Uluslararası Gönüllüler Yılı” webinar serisinde KAÇUV Gönüllü ve Eğitim Koordinatörü Nermin Karataştan Sansar’ın konuşmacı olarak yer alacağına dikkat çeken Yurtsever, “30 Temmuz’da gerçekleşecek ‘Çocukluk Çağı Kanseri Alanında Gönüllülüğü Yeniden Düşünmek’ başlıklı webinarda, gönüllülük modelimizin nasıl yapılandırıldığını, çocukluk çağı kanseri alanında gönüllülüğün etik boyutunu, sağlık profesyonelleriyle yürüttüğümüz iş birliklerini ve hastane servisleri ile KAÇUV Aile Evleri'ndeki uygulama deneyimlerimizi katılımcılarla paylaşacağız. Bu webinarla çocukluk çağı kanseri alanında gönüllülüğün gerektirdiği etik sorumluluklara dikkat çekmeyi, sağlık alanında bilinçli gönüllülük anlayışını güçlendirmeyi ve bu alanda gönüllü olmak isteyen herkes için yol gösterici bir içerik sunmayı amaçlıyoruz. Katılımın ücretsiz olduğu webinara ILA Talks üzerinden kayıt yaptırılabiliyor. Sağlık alanında gönüllülüğe ilgi duyan herkesi bu buluşmaya bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Malatya Büyükşehir’e COP31’de Uluslararası Teşekkür Haber

Malatya Büyükşehir’e COP31’de Uluslararası Teşekkür

Türkiye, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) ev sahipliğiyle ilgili hazırlıklarına devam ediyor. COP31 ajandasının "COP31'e Giden Süreçte İklim Dirençli Şehirlerin Geliştirilmesi: Taahhütlerden Eyleme" başlığı kapsamında Malatya’da önemli bir toplantı gerçekleştirildi. Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İLBANK ve Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JİCA) iş birliğiyle kentteki düzenlenen toplantıya; Malatya Valisi Seddar Yavuz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı (UCLG-MEWA) Genel Sekreteri Dr. Mehmet Duman, Dünya Bankasından Denis Jean-Jacques Jordy, İslam Kalkınma Bankasından Ahmet Turkum, Asya Kalkınma Bankasından Luca Di Mario, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasından Cem Ocak, Avrupa Konseyi Kalkınma Bankasından Sonay Kanber, Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı’ndan Dr. Erfan Ali, Telman Maharramov ve Lea Ranalder, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansından Shinichi Fukasawa, Daisuke Watanabe ve Keiko Sawada, Asya Altyapı Yatırım Bankasından Dr. Xing Zhang, Alman Uluslararası İşbirliği Kurumu'ndan Aziz Erden, Yiğit Mahmutoğlu ve Candost Aydın, Marmara Belediyeler Birliği Çevre Yönetimi Koordinatörü, Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği Merkezi Direktörü Merve Ağca, TÜBİTAK AB Çerçeve Programları Ulusal Koordinasyon Ofisi’nden Arzu İpek Yılmaz Üçüncü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından Hasan Önel, İLBANK’tan genel müdür, daire başkanları, danışman, teknik uzman, mühendis, grup başkanları ve şehir plancıları, Şanlıurfa, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Hatay’dan temsilciler, kaymakamlar, siyasi partilerin temsilcileri, belediye başkanları, kamu kurumlarının müdürleri ile sivil toplum kuruluşlarının başkanları katıldı. “Bizim İçin Dirençli Şehir, Her Gün Biraz Daha Gerçeğe Dönüşen Ortak Bir Hedeftir” Malatya'da gerçekleştirilen "COP31'e Giden Süreçte İklim Dirençli Şehirlerin Geliştirilmesi: Taahhütlerden Eyleme" toplantısı gala yemeğine sona erdi. Nikah Sarayında düzenlenen programda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "COP31'e Giden Süreçte İklim Dirençli Şehirlerin Geliştirilmesi: Taahhütlerden Eyleme programının ardından, şimdi aynı sofrada buluşmanın ayrı bir anlamı ve değeri var. Malatya bugün sizlere, taahhütlerin değil; sahada hayata geçirilen projelerin şehri olduğunu gösterdi. Konuşmalardan çok, yükselen konutlardan, kurulan arıtma tesislerinden, güçlendirilen altyapılardan ve toprakla buluşan fidanlardan bahsettik. Çünkü bizim için dirençli şehir, kâğıt üzerinde kalan bir kavram değil; her gün biraz daha gerçeğe dönüşen ortak bir hedeftir" ifadelerini kullandı. Malatya'da uluslararası düzeyde önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptıklarını aktaran Başkan Er, "Bu buluşmanın, Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31 Zirvesi'ne giden süreçte Malatya'nın sesini uluslararası platformlara taşıyan önemli ve anlamlı bir adım olarak hafızalarda yer edeceğine inanıyorum. Bu kıymetli organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği geçen İLBANK'a, JICA'ya ve tüm paydaş kurumlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Sizleri Malatya'da ağırlamaktan büyük mutluluk ve onur duyduk. Ülkelerinize ve kurumlarınıza döndüğünüzde Malatya'yı; dirayetin, umudun, dayanışmanın ve yeniden ayağa kalkmanın şehri olarak anlatmanızı temenni ediyorum" sözlerine yer verdi. “Bundan Sonraki Aşama, Bu Taahhütleri Somut Uygulamalara Dönüştürmektir” İLBANK Genel Müdürü Eyyüp Karahan ise Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde Malatya'da önemli ve verimli bir toplantı gerçekleştirildiğini kaydederek, "Gün boyunca ifade edilmesi gereken hemen her konu dile getirildi. İklim değişikliği konusunda bugüne kadar 30 COP toplantısı gerçekleştirildi, önümüzde ise COP31 süreci var. Artık teori olarak söylenmesi gerekenler büyük ölçüde söylendi. Bundan sonraki aşama, bu taahhütleri somut uygulamalara dönüştürmektir. Bizim de bu toplantılardaki temel amacımız; eyleme geçiş sürecine hazırlanmak ve şehirlerimizi daha dirençli hale getirmek için atılması gereken adımları birlikte değerlendirmekti. Bugün bu konuları kapsamlı şekilde istişare ettik. Önümüzdeki dönemde çalışmalarımızı Ankara'da, ardından büyük ihtimalle İstanbul'da ve sonrasında Antalya'da düzenleyeceğimiz toplantılarla sürdüreceğiz. COP31'e giden süreçte, şehirlerimizi iklim değişikliğine karşı nasıl daha dirençli hale getirebileceğimizi, uluslararası kuruluşlarla birlikte değerlendirerek ortak bir yol haritası oluşturacağız. Aynı zamanda, İLBANK'ın bu alandaki başarılı uygulamalarını ve geliştirdiği modeli uluslararası platformlarda tüm dünyaya anlatabileceğimiz güçlü bir iş birliği zemini oluşturmayı hedefliyoruz" dedi. “COP31 Hazırlıklarımız Açısından Son Derece Değerli Oldu” Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı Doğu Avrupa ve Orta Asya Bölge Ofisi Direktörü Dr. Erfan Ali de Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı (UN-Habitat) adına ve bu etkinliğe katılmak üzere Malatya'ya gelen çalışma arkadaşları adına Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er'e teşekkür etti. Ali, "İLBANK'a, Malatya Büyükşehir Belediyesine, JICA'dan değerli çalışma arkadaşlarımıza ve TOKİ'ye bizleri davet ettikleri, hepimizi böylesine önemli bir buluşma için Malatya'da bir araya getirdikleri için en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Bu toplantı, yerel yönetimlerin, şehirlerin ve insan yerleşimlerinin; kentsel dayanıklılığı güçlendirme ve yerel iklim eylemlerini destekleme konusundaki kritik rolünü ve önemini güçlü bir şekilde ortaya koymuştur. Öncelikle bunu ifade etmek isterim. Toplantıda, çok önemli fikirler, farklı bölgelerden ve farklı paydaşlardan edinilen deneyimler ile dersler paylaşıldı. Uluslararası finans kuruluşlarından, uluslararası kuruluşlardan ve şehirlerden gelen katkılar, Antalya'da düzenlenecek COP31 hazırlıklarımız açısından son derece değerli oldu" diye konuştu. “Malatya'da Çok Olumlu Gelişmelere Tanıklık Ettik” Malatya'da çok olumlu gelişmelere tanıklık ettiklerini dile getiren Ali, "Malatya Büyükşehir Belediyesi, TOKİ, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bize kentsel dirençliliğin nasıl inşa edilebileceğine dair somut ve gerçek bir örnek gösterdi. Bunu oturumlarımızda da ele almıştık; ardından ise bu yaklaşımın sahadaki uygulamasını yerinde görme fırsatı bulduk. Malatya'daki bu örnek projeden büyük memnuniyet duyduk ve gerçekten çok etkilendik. TOKİ'nin ve Malatya'nın, sürdürülebilir ve dirençli yeni yaşam alanlarının oluşturulmasında öncü rol üstlenmesini takdir ediyoruz. Bu projelerde yalnızca konutların değil, aynı zamanda sürdürülebilir altyapının, hizmetlerin ve yaşam alanlarının bütüncül bir anlayışla planlanıp tasarlanmış olması son derece etkileyici. Gerçekten çok başarılı bir çalışma. İkizce'de gördüklerimden çok müteessir oldum. Malatya'yı, TOKİ'yi, Bakanlığı ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni yürekten tebrik ediyorum. Bizleri bugün ağırladığınız için bir kez daha çok teşekkür ediyorum. Hepinizi COP31 kapsamında Antalya'da yeniden görmek için sabırsızlanıyoruz" ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DenizBank Birleşmiş Milletler Sorumlu Bankacılık Prensipleri’ne İmza Attı Haber

DenizBank Birleşmiş Milletler Sorumlu Bankacılık Prensipleri’ne İmza Attı

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve Paris İklim Anlaşması ile uyumlu bankacılık uygulamalarını teşvik eden küresel çerçeve kapsamında Banka, sürdürülebilir finansman alanındaki çalışmalarını, ölçülebilir hedefler ve uluslararası alanda kabul gören ilkelerle sistematik bir yapıya taşıyor. DenizBank Genel Müdürü Recep Baştuğ, konuyla ilgili değerlendirmesinde: “DenizBank olarak sürdürülebilirliği, uzun vadeli büyüme stratejimizin ayrılmaz parçası olarak görüyoruz. Birleşmiş Milletler Sorumlu Bankacılık Prensipleri’ne katılımımız da bu yaklaşımımızı uluslararası ölçekte, ortak ilkelere dayalı bir taahhütle daha da güçlendiriyor. Bugüne kadar uluslararası piyasalardan temin ettiğimiz kaynakları iklim risklerini azaltacak yatırımlara aktarırken, karbon yoğun sektörlerde faaliyet gösteren müşterilerimizin yeşil ekonomiye geçişini destekleyecek finansman çözümlerimizi de sürekli geliştirdik. 2023 yılından itibaren ekonomimize sağladığımız 4.4 Milyar Dolarlık taze kaynağın yüzde 54’ünü sürdürülebilirlik bağlantılı kredilere tahsis ettik. Yakın dönemde hayata geçirdiğimiz, dünyada bir ticari banka tarafından gerçekleştirilen en büyük ve Türkiye’nin ilk mavi sendikasyonu ile; mavi kentsel altyapı, verimli sulama sistemleri, atık su yönetimi ve sürdürülebilir turizm gibi alanlardaki dönüşümü desteklemek üzere 810 Milyon Dolar tutarında finansman sağladık. Özel bankalar arasında lider konumda bulunduğumuz tarım bankacılığındaki deneyimimizle de suyun bilinçli ve verimli kullanımını teşvik eden uygulamaları üreticilerimiz ve paydaşlarımızla birlikte yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. BM Sorumlu Bankacılık Prensipleri’ne imza atarak, tüm bu çalışmalarımızı uluslararası ölçekte kabul gören bir çerçeve içinde daha da ileri taşıyacak; sürdürülebilir finansman alanındaki etkimizi sistematik ve ölçülebilir bir anlayışla yönetmeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.