Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Birleşmiş Milletler

Kapsül Haber Ajansı - Birleşmiş Milletler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşmiş Milletler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İklim Gündeminin Buluşma Noktası COP31’de Form İmzası Haber

İklim Gündeminin Buluşma Noktası COP31’de Form İmzası

İklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilirlik gündeminin küresel ölçekte ele alındığı Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31, Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleşecek. Kamu, iş dünyası, akademi ve sivil toplumdan çok sayıda temsilciyi bir araya getirecek konferans, iklim gündeminin uluslararası ölçekte ele alınacağı önemli platformlardan biri olacak. COP31’in gerçekleştirileceği Antalya Expo Fuar Alanı’nın iklimlendirme çalışmaları ve duman tahliye sistemleri Form Endüstri Ürünleri ve Form Endüstri Tesisleri firmaları tarafından gerçekleştirildi. Form Grup’un farklı uzmanlık alanlarını bir araya getiren çözümleri kapsamında, Form Endüstri Ürünleri’nin Redge-Lennox paket klima sistemleri ile Form Endüstri Tesisleri’nin duman tahliye ürünleri ve evaporatif soğutucuları, fuar alanının farklı kullanım noktalarının ihtiyaçlarına yönelik olarak projeye dahil edildi. Form Endüstri Ürünleri ile Antalya Expo Fuar Alanına %100 Temiz Hava Çözümü Form Endüstri Ürünleri, Antalya Expo Fuar Alanı’nın iklimlendirmesinde Redge-Lennox rooftop çözümleriyle yer aldı. 2016 yılında Antalya Expo projesi kapsamında devreye alınan Redge-Lennox rooftop cihazları, COP31 hazırlıkları kapsamında teslim edilen yeni cihazlarla birlikte alanın genişleyen yapısına hizmet vermeyi sürdürüyor. Taze hava ihtiyacını %100'e kadar karşılayan ve tüm ısıtma, soğutma, havalandırma işlemlerini komple tek ünite içerisinde yapabilen rooftop çözümleri, geniş ve çok amaçlı alanların iklimlendirme ihtiyaçlarına yönelik bütünleşik bir çözüm sunuyor. Yeni teslim edilen cihazlarla birlikte Antalya Expo Fuar Alanı’nda toplam 49 Redge-Lennox rooftop cihazı bulunuyor. Sistemlerin toplam soğutma kapasitesi 8.700 kW seviyesine ulaşırken, farklı bina ve kullanım alanlarında konumlandırılan cihazlar COP31 kapsamında kullanılacak geniş ve çok amaçlı alanların iklimlendirilmesini sağlıyor. Form Endüstri Tesisleri, Antalya Expo’da Duman Tahliye ve İklimlendirme Çözümleri Sunuyor Form Endüstri Tesisleri ise duman tahliye ürünleri ve enerji tasarruflu iklimlendirme çözümleriyle projede yer alıyor. Proje dahilinde 96 adet Lamilux F100W duman tahliye kapağı ve 12 adet plug fanlı paslanmaz kasa FESklima bulunuyor. FESklima çözümleri evaporatif soğutma sistemiyle alanların iklimlendirilmesine katkı sağlarken, Lamilux F100W duman tahliye kapakları yangın sırasında duman ve ısının bina dışına tahliye edilmesine imkan tanıyor. 2016 yılında Antalya Expo projesiyle başlayan çalışmaların COP31 kapsamında gerçekleştirilen yeni uygulamalarla genişlemesi, Form Grup’un aynı proje alanındaki deneyiminin devamlılığını ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DeFacto’dan Sürdürülebilir Tedarik İçin İş Birliği Çağrısı Haber

DeFacto’dan Sürdürülebilir Tedarik İçin İş Birliği Çağrısı

Global moda markası DeFacto, sürdürülebilir tedarik zinciri alanındaki çalışmalarını Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi Liderler Zirvesi’ne taşıdı. DeFacto Küresel Tedarik, Sürdürülebilirlik ve KSS Başkanı Elif Çam, zirve kapsamında gerçekleştirdiği “Uyumdan İş Birliğine: Sürdürülebilir Tedariki Yeniden Düşünmek” başlıklı konuşmasında şirketin tedarik zincirinde ortak dönüşümü merkeze alan yaklaşımını anlattı. “Tedarik zincirinde gerçek dönüşüm iş birliğiyle mümkün” DeFacto Küresel Tedarik, Sürdürülebilirlik ve KSS Başkanı Elif Çam, zirvenin farklı sektörlerden şirketlerin deneyimlerini ve çözüm yaklaşımlarını paylaşması açısından önemli bir buluşma zemini oluşturduğunu belirterek şunları söyledi: “Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi Liderler Zirvesi, sürdürülebilirlik alanında karşı karşıya olduğumuz ortak sorunları ve bu sorunlara geliştirilen farklı yaklaşımları küresel ölçekte değerlendirmek açısından çok değerli bir buluşma. Bugün tedarik zincirlerinde gerçek bir dönüşüm yaratmak için şirketlerin kendi operasyonlarının ötesine geçmesi ve iş ortaklarıyla birlikte hareket etmesi gerekiyor. DeFacto’da karbon ayak izimizin yaklaşık yüzde 95’i Kapsam 3 emisyonlarından geliyor. Bu nedenle sürdürülebilir tedariki, tedarikçilerimize hedefler koyduğumuz ve bu hedeflere uyum beklediğimiz tek yönlü bir süreç olarak görmüyoruz. Enerji, su ve karbon verimliliği alanlarında dönüşüm fırsatlarını birlikte değerlendiriyor, teknik kapasitenin gelişimini destekliyor ve finansmanı da dönüşümün önemli bir parçası olarak ele alıyoruz.” DeFacto’da Tedarik Ziciri, Sürdürülebilirliğin Merkezinde DeFacto, sürdürülebilir tedarik yaklaşımını 2023 yılında Tedarik ile Sürdürülebilirlik ve KSS fonksiyonlarını aynı yönetim yapısı altında bir araya getirerek daha bütüncül bir yapıya taşıdı. Şirketin Tedarik Zincirinde Sürdürülebilir Dönüşüm Programı kapsamında sosyal uygunluk, insan hakları, çevresel performans, iklim odaklı tedarikçi dönüşümü, sürdürülebilir ham madde kullanımı, izlenebilirlik, veri yönetimi ve kapasite geliştirme çalışmaları tek bir yönetim modeli altında yürütülüyor. Program, 503 aktif tedarikçi ve 3.776 üretim tesisini kapsayan geniş bir tedarik ekosisteminde uygulanıyor. DeFacto’nun 29’u Türkiye’de, 21’i yurt dışında olmak üzere 50 ülkeye yayılan tedarik ağı içinde belirlediği 50 stratejik tedarikçi, dönüşüm çalışmalarının öncelikli odağını oluşturuyor. Tedarikçilerin performansı operasyonel kriterlerin yanı sıra çevresel, sosyal ve yönetişim göstergeleri üzerinden de değerlendirilirken; eğitim, geri bildirim ve iyileştirme çalışmalarıyla gelişimleri destekleniyor. Bu modelle DeFacto, sürdürülebilirliği tedarik zincirinin dışında yürütülen ayrı bir uyum alanı olmaktan çıkararak satın alma ve tedarikçi yönetimi kararlarının doğrudan bir parçası haline getiriyor. Böylece şirket, tedarikçileri yalnızca belirlenen standartlara uyum sağlayan paydaşlar olarak değil, dönüşümün birlikte gerçekleştirildiği stratejik iş ortakları olarak konumlandırıyor. DeFacto, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi Sürdürülebilir Tedarik Koalisyonu’na Türkiye’den Katılan İlk Şirket Oldu! DeFacto, sürdürülebilir tedarik alanındaki deneyimini uluslararası iş birliklerine de taşıyor. Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi bünyesinde faaliyet gösteren Sürdürülebilir Tedarik Koalisyonu’na Türkiye’den katılan ilk şirket olan DeFacto, koalisyon kapsamında izlenebilirlik, tedarikçi gelişimi, sorumlu ham madde kullanımı, kaynak verimliliği, karbon emisyonlarının azaltılması, insan hakları ve çalışma koşulları gibi alanlardaki deneyimini farklı ülke ve sektörlerden kuruluşlarla paylaşıyor. Şirketin bilim temelli emisyon azaltım hedefleri Bilim Temelli Hedefler Girişimi tarafından doğrulanırken, DeFacto 2025 yılında CDP Tedarikçi Katılım Değerlendirmesi’nde A Liderlik Seviyesi elde etti. Önümüzdeki dönemde ise tedarik zincirindeki karbon azaltım çalışmalarının hızlandırılması, tedarikçilerin iklim dönüşüm kapasitesinin güçlendirilmesi, sürdürülebilir ham madde kullanımının yaygınlaştırılması ve dijital izlenebilirlik uygulamalarının geliştirilmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İş Dünyası Liderleri New York’ta Küresel Sürdürülebilirlik Gündemine Katkı Sundu Haber

İş Dünyası Liderleri New York’ta Küresel Sürdürülebilirlik Gündemine Katkı Sundu

Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu Haftası, dünya liderlerinin yanı sıra iş dünyası, kamu, Birleşmiş Milletler ve sivil toplum temsilcilerini New York’ta bir araya getirdi. Hafta boyunca sürdürülebilir büyüme, iklim eylemi, insan hakları, finansman ve teknolojik dönüşüm gibi küresel gündemin öncelikli başlıkları farklı platformlarda ele alındı. Bu gündemin iş dünyası boyutunun öne çıktığı buluşmalardan biri de UN Global Compact Liderler Zirvesi 2026 oldu. İki gün süren Zirve, 750’yi aşkın iş dünyası lideri, yatırımcı, politika yapıcı, Birleşmiş Milletler temsilcisi ve sürdürülebilirlik uzmanını bir araya getirdi. Liderler Zirvesi’nde sürdürülebilir büyüme ve dayanıklılık gündemdeydi “Sürdürülebilir Büyümeyi ve Dayanıklılığı Sağlamak” odağında gerçekleştirilen Liderler Zirvesi’nde, jeopolitik belirsizlikler, ekonomik dalgalanmalar ve hızlanan teknolojik dönüşüm karşısında şirketlerin dayanıklılığını nasıl güçlendirebileceği ve sürdürülebilirlik taahhütlerini nasıl ölçülebilir sonuçlara dönüştürebileceği tartışıldı. 20’yi aşkın oturum ve 175 konuşmacının yer aldığı Zirve; liderlik ve iş etiği, iklim ve doğa, insan hakları ve insana yakışır iş, sürdürülebilir finans ve sermaye, kolektif eylem ve sistem değişikliği ile politika, satın alma ve tedarik zincirleri olmak üzere altı ana başlık etrafında şekillendi. Zirve’nin ilk gününde şirketlerin sürdürülebilirliği risk yönetimi, iş stratejisi, yatırım kararları ve operasyonlarına nasıl entegre edebileceğine odaklanılırken; insan hakları durum tespiti, temiz enerji dönüşümü ve yapay zekânın sorumlu kullanımı da gündeme taşındı. İkinci gün ise şirketlerin kendi operasyonlarının ötesine geçilerek sürdürülebilir dönüşümü hızlandıran veya sınırlayan politika, finansman, piyasa yapıları ve tedarik zincirleri ele alındı. İklim ve doğa dönüşüm planlarından toplumsal cinsiyet eşitliği ve insana yakışır ücrete, sürdürülebilir finanstan satın alma ve tedarik zincirlerine kadar farklı alanlarda şirketlerin tek başına çözemeyeceği sorunlar karşısında kolektif eylem ve iş birliğinin önemi öne çıktı. Türkiye’den iş dünyası liderleri küresel gündeme katkı sundu Türkiye’den iş dünyası temsilcileri, UN Global Compact Liderler Zirvesi ve Birleşmiş Milletler Genel Kurulu Haftası boyunca farklı üst düzey toplantı ve oturumlarda yer aldı. Zurich Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız, Liderler Zirvesi’nde risk yönetimi ve uzun vadeli değer yaratmaya odaklanan oturumda; Garanti BBVA Genel Müdür Yardımcısı Sinem Edige ise temiz enerji dönüşümünün hızlandırılmasının ele alındığı oturumda konuşmacı olarak yer aldı. Smart Güneş Teknolojileri CEO’su Halil Demirdağ, belirsizlik dönemlerinde iş dünyası liderliğinin ele alındığı oturuma; DeFacto Küresel Tedarik, Sürdürülebilirlik ve KSS Başkanı Elif Çam ise tedarik zincirlerindeki zorlukların büyüme ve fırsata dönüştürülmesine odaklanan oturuma konuşmacı olarak katıldı. BM Genel Merkezi’nde davete özel olarak düzenlenen Private Sector Forum’a ise Türkiye’den Aydem Enerji CEO’su Serdar Marangoz, Borusan Holding CEO’su Özgür Günaydın ve Smart Güneş Teknolojileri CEO’su Halil Demirdağ katıldı. İş dünyası, kamu ve Birleşmiş Milletler’den üst düzey liderlerin yer aldığı forumda küresel gelişmeler karşısında özel sektörün rolü ele alındı. BM İş Dünyası ve İnsan Hakları Rehber İlkeleri’nin 15. yılı kapsamında ILO Ofisi’nde gerçekleştirilen CEO to Executive Roundtable on Human Rights toplantısına Borusan Holding CEO’su Özgür Günaydın ve Zurich Türkiye CEO’su Yılmaz Yıldız katıldı. Toplantıda insan haklarının şirketlerin dayanıklılığı ve uzun vadeli değer yaratımındaki rolü ile insan hakları taahhütlerinin iş stratejilerine ve operasyonlara yansıtılması değerlendirildi. UN Global Compact Türkiye Genel Sekreteri Melda Çele ve DeFacto Küresel Tedarik, Sürdürülebilirlik ve KSS Başkanı Elif Çam da BM Genel Merkezi’nde kamu ve özel sektörden üst düzey temsilcilerle sürdürülebilir satın almanın daha dirençli, kapsayıcı ve rekabetçi tedarik zincirleri oluşturmadaki rolünün ele alındığı, açılış konuşmalarını T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın gerçekleştirdiği High-Level Forum on Sustainable Procurement’a katılım gösterdi. COP31 öncesinde iş dünyasının öncelikleri New York’ta ele alındı New York’taki haftanın UN Global Compact Türkiye açısından öne çıkan gündemlerinden biri de Kasım ayında Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 oldu. UN Global Compact Türkiye, 21 Eylül’de UN Global Compact Merkez Ofisi’nde “Taahhütten Eyleme: COP31 için İş Dünyasının Öncelikleri ve İş Birlikleri” başlıklı davete özel yuvarlak masa toplantısını gerçekleştirdi. UN Global Compact ile 10’dan fazla ülke ağının iş birliğinde düzenlenen toplantı, farklı ülke ve sektörlerden iş dünyası liderleri ile kamu, Birleşmiş Milletler ve COP31 paydaşlarını bir araya getirdi. Toplantının açılışında UN Global Compact Türkiye Genel Sekreteri Melda Çele, UN Global Compact Genel Sekreter Yardımcısı Melissa Powell ve Avustralya İklim Değişikliği, Enerji, Çevre ve Su Bakanlığı Net Sıfır Yol Haritaları Birimi Başkanı Amanda Wormald katılımcılara hitap etti. Yuvarlak masa tartışmaları ise UN Global Compact Enerji ve Denizcilik Bölümü Başkanı Erik Giercksky moderasyonunda gerçekleştirildi. COP31’in taahhütlerin somut uygulamalara dönüştüğü bir “Uygulama COP’u” olmasına katkı sunmayı amaçlayan toplantıda; COP31 yolunda iş dünyasının öncelikleri, taahhütlerden uygulamaya geçiş ile COP31’e yönelik öncelik ve perspektifler olmak üzere üç ana başlık ele alındı. Toplantı, farklı pazarlardaki iş dünyası deneyimlerinin küresel iklim gündemiyle buluşturulması ve COP31’e giden süreçte uygulamayı hızlandıracak iş birliklerinin güçlendirilmesi açısından önemli bir diyalog zemini oluşturdu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İzmit Belediyesi, COP31’e Doğru Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu’nda Yer Alacak Haber

İzmit Belediyesi, COP31’e Doğru Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu’nda Yer Alacak

Fatma Kaplan Hürriyet’in İzmit’te başlattığı Yerel Eşitlik Eylem Planı’yla layık görüldüğü UCLG-MEWA Kadın Komitesi Başkanlığı süreci; Muğla Büyükşehir ev sahipliğindeki “COP31’e Doğru: Yerel İklim Eylemi Politika Diyaloğu” ile devam ediyor. “Yerel Liderlik, Kentsel Dirençlilik ve Sürdürülebilir Dönüşüm” temasıyla düzenlenecek politika diyaloğu; Dünya Yerel Yönetim ve Demokrasi Akademisi Vakfı (WALD), UCLG-MEWA, Birleşmiş Milletler Türkiye ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu ortaklığında yürütülen bölgesel çalışmalar kapsamında gerçekleştirilecek. 29-30 Eylül 2026 tarihlerinde Muğla’da, Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirilecek programa İzmit Belediyesi Başkan Yardımcısı Nilgün İrteni ile Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Burcu Bineklioğlu katılacak. İKLİM EYLEMİ KONUSUNDA DENEYİM PAYLAŞIMININ ARTIRILMASI Programda, belediyelerin iklim değişikliğiyle mücadeledeki öncelikleri, geliştirdikleri çözüm modelleri ve yatırım ihtiyaçlarının COP31 sürecine taşınması hedefleniyor. Yerel yönetimlerin iklim politikalarındaki rolünün güçlendirilmesi ve kentlerin iklim eylemi konusunda deneyim paylaşımının artırılması da programın öne çıkan amaçları arasında bulunuyor. İKLİM FİNANSMANI VE KENTSEL DİRENÇLİLİK MASAYA YATIRILACAK İki gün sürecek program kapsamında yerel liderlik ve çok düzeyli iklim yönetişimi, kentsel dirençlilik, iklim finansmanı, adil ve kapsayıcı dönüşüm, su-gıda-doğa ve döngüsellik ile yenilikçilik, teknoloji ve veri başlıklarında oturumlar düzenlenecek. Bu oturumlarda yerel yönetimlerin iklim değişikliğinin etkilerine karşı geliştirebileceği politikalar, sürdürülebilir kentleşme uygulamaları ve iklim yatırımlarının finansmanı gibi başlıklar ele alınacak. KADINLARIN İKLİM POLİTİKALARINDAKİ ROLÜ DE GÜNDEMDE Programın “adil ve kapsayıcı dönüşüm” başlığı altında toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın liderliği ve kadınların karar alma süreçlerine etkin katılımı da değerlendirilecek. İzmit Belediyesi Başkan Yardımcısı Nilgün İrteni ve Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürü Burcu Bineklioğlu, bu kapsamda İzmit Belediyesi’nin kadın odaklı yerel yönetim anlayışını ve çalışmalarını programda temsil edecek. İzmit Belediyesi’nin katılımıyla, kentte kadınların yerel yönetim süreçlerine katılımı ve iklim politikalarında kapsayıcı yaklaşımların geliştirilmesine yönelik çalışmaların da ulusal ve uluslararası paydaşlarla paylaşılması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

MG International Fragrance Company, Sürdürülebilir Üretim Yaklaşımını Çalışanlarıyla Değerlendirdi Haber

MG International Fragrance Company, Sürdürülebilir Üretim Yaklaşımını Çalışanlarıyla Değerlendirdi

Uluslararası esans üreticisi MG International Fragrance Company, SKA Bayrak Günü (SDG Flag Day) kapsamında düzenlediği etkinlikte Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nı ve sürdürülebilir üretim yaklaşımını çalışanlarıyla birlikte ele aldı. Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Girişimi kapsamında her yıl dünya genelinde kutlanan SKA Bayrak Günü, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na yönelik farkındalığın güçlendirilmesi ve sürdürülebilir bir gelecek için ortak sorumluluğun gündeme taşınması açısından önem taşıyor. MG International’ın gerçekleştirdiği etkinlikte de Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’nın iş dünyasındaki yeri ve üretim süreçlerinde sürdürülebilirliğin önemi ele alındı. Gerçekleştirilen sunumda sürdürülebilir kalkınmanın çevresel, sosyal ve ekonomik boyutları değerlendirilirken, ardından düzenlenen interaktif farkındalık çalışmasıyla çalışanların Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na ilişkin bilgi ve farkındalıkları pekiştirildi. Sürdürülebilirlik üretim modelinin parçası MG International’da sürdürülebilirlik, doğrudan üretim modelinin bir parçası olarak ele alınıyor. Gebze’deki üretim tesislerinde enerji verimliliğine yönelik projelerin yanı sıra, üretim süreçlerinin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik çalışmalar yürütülüyor. Kaynakların verimli kullanılması ve çevresel etkilerin azaltılması, üretim süreçlerinin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Üretim süreçlerinin çevresel etkisini azaltmaya yönelik çalışmalar kapsamında koku, emisyon ve karbon salınımının azaltılması da önemli başlıklar arasında yer alıyor. Karbon ayak izi doğrulaması gerçekleştirilen üretim tesislerinde, biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik çalışmaların yanı sıra çevre odaklı sosyal sorumluluk projeleri ve sürdürülebilirlik raporlaması da yürütülüyor. Çevre çalışmalarına farklı alanlarda yatırım Sürdürülebilirlik yaklaşımının üretim süreçlerine yansıması, çevre alanındaki çalışmaların çeşitliliğinde de görülüyor. Enerji ve su kaynaklarının daha verimli kullanılmasına yönelik uygulamalar, atıkların azaltılması ve yeniden değerlendirilmesi ve biyoçeşitliliğin korunması bu çalışmaların başlıca alanlarını oluşturuyor. Bu yaklaşım farklı platformlardan alınan ödüllerle de karşılık buldu. Kocaeli Sanayi Odası Kimya Sektörü Çevre Ödülü ve Şahabettin Bilgisu Çevre Ödülü’nün yanı sıra EcoVadis değerlendirmesinde Silver madalya alan MG International, Sürdürülebilir İş Ödülleri’nde de Biyoçeşitlilik kategorisinde ödüle layık görüldü. SKA Bayrak Günü kapsamında gerçekleştirilen buluşmada, sürdürülebilirliğin yalnızca çevre başlığıyla sınırlı olmadığı; üretimden kaynak yönetimine, inovasyondan çalışanların farkındalığına kadar şirketin farklı faaliyet alanlarına uzanan bir yaklaşım olduğu vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Küresel İş Ortağı Koç Holding'den COP31 Öncesi New York'ta İklim Mesaisi Haber

Küresel İş Ortağı Koç Holding'den COP31 Öncesi New York'ta İklim Mesaisi

İş dünyası, kamu, finans ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren New York İklim Haftası, Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31 öncesi, 20-27 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlendi. COP31 Küresel İş Ortağı Koç Holding’i, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç ve CEO Levent Çakıroğlu temsil etti. Ali Y. Koç ve Levent Çakıroğlu, ulusal ve uluslararası kuruluşların ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantılarda, özel sektörün yeşil dönüşümdeki rolüne yönelik çalışmalara katkıda bulunmak üzere değerlendirmelerde bulundu. Ali Y. Koç: “Elektrifikasyon, Türkiye’nin enerji güvenliğini, üretim gücünü, yatırımları ve istihdamı destekleyecek bir fırsat.” Ali Y. Koç, COP31 Özel Sektör Elçisi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Bloomberg ev sahipliğinde, COP31 İş Forumu New York Diyaloğu etkinliğindeki panele katılarak değerlendirmelerde bulundu. Koç, şirketlerin artık rakiplerinin yanı sıra onların arkasındaki ekonomik sistemlerle de rekabet ettiğini ifade etti. Güneş paneli yatırımlarından örnek veren Koç, aynı dönüşümü gerçekleştirmeye çalışan farklı ülkelerdeki iki şirketin karşı karşıya olduğu finans maliyeti, kamu desteği ve düzenlemeler arasındaki değişkenliğin rekabet koşullarını etkilediğini belirtti. Ali Y. Koç Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol’un moderasyonunda gerçekleştirilen Üst Düzey Yuvarlak Masa Toplantısı’na da katıldı. Enerji alanında alınan kararların, önümüzdeki dönemde ülkelerin ve şirketlerin rekabet gücünü, yatırım kapasitesini ve büyüme potansiyelini belirleyeceğini kaydeden Koç, “Elektrifikasyonu Türkiye’nin enerji güvenliğini güçlendirmenin yanı sıra sanayimizin üretim gücünü destekleyecek, yeni yatırımların ve istihdamın önünü açacak önemli bir fırsat olarak görüyoruz” dedi. COP31’in resmi sosyal medya hesabına yaptığı açıklamada iklim gündeminde hedeflerden uygulamaya geçişin önemine dikkat çeken Ali Y. Koç, “Paris Anlaşması’nın ilk on yılı hedefler belirleme, taahhütleri artırma ve ilerleme yönünü tanımlama gibi iddialı adımlarla geçti. Önümüzdeki on yıl, tamamen uygulamaya odaklanacak gibi görünüyor. Birden fazla sektörde faaliyet gösteren Topluluğumuz, iklim konularında geniş kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçti. Dolayısıyla anlatacak gerçek bir hikâyemiz var” açıklamasında bulundu. Levent Çakıroğlu: “Su dayanıklılığı stratejik iş önceliğimiz” Dünya Ekonomik Forumu Doğa ve İklim Merkezi’nin düzenlediği Mavi Ekonominin Geleceği paneline katılan Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, “Koç Topluluğu olarak su dayanıklılığını stratejik bir iş önceliği ve iklim değişikliğine uyumun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Son 6 yılda su çekimimizi %24 azalttık. Operasyonlarımızdaki suyun %64’ünü yeniden kullanıyor veya geri dönüştürüyoruz” dedi. Hedeflerinin kendi operasyonlarıyla sınırlı olmadığını kaydeden Çakıroğlu, “Teknoloji, inovasyon ve finansman olanaklarından yararlanarak daha geniş ekosistemimizin dayanıklılığını güçlendirmeyi amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. Levent Çakıroğlu, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin su dayanıklılığı alanındaki girişimi Water Resilience Coalition üye ve paydaşlarıyla birlikte New York Borsası’nın kapanış gong töreninde de yer aldı. Can Dinçer, TOBB COP31 İklim Teknolojileri ve Yapay Zekâ Çalışma Grubu Eş Başkanlığını yürütüyor Arçelik CEO’su Can Dinçer de TOBB COP31 İklim Teknolojileri ve Yapay Zekâ Çalışma Grubu Eş Başkanı olarak COP31 Danışma Kurulu etkinliğine katıldı. Dinçer, iklim teknolojilerinde temel meselenin teknoloji eksikliğinden çok, mevcut çözümlerin ölçeklendirilmesi olduğuna dikkat çekti. Teknolojilerin yaygınlaşması için güçlü kullanım alanlarının, rekabetçi çözümlerin ve bunları destekleyecek doğru koşulların oluşturulmasının önemini vurgulayan Dinçer; finansmana erişimin, iş birliklerinin ve tüketici talebini destekleyecek mekanizmaların bu süreçte kritik rol oynadığını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sıfır Atık’ta 9 Yıllık Dönüşüm COP31’e Taşınıyor Haber

Sıfır Atık’ta 9 Yıllık Dönüşüm COP31’e Taşınıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesinde 27 Eylül 2017’de başlatılan Sıfır Atık Hareketi, 9. yılını kutluyor. Bu yıl Türkiye’nin iklim değişikliği ile mücadelede BM’nin en önemli organizasyonu olan BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ev sahipliği yapması nedeniyle Sıfır Atık Hareketi’nin 9. yıl teması ‘0'dan COP31'e Dünya için Hep Birlikte’ olarak belirlendi. COP31’İN EYLEM GÜNDEMİ ARASINDAKİ 10 BAŞLIKTAN BİRİ Antalya’da düzenlenecek COP31’in Eylem Gündemi’nin 10 öncelikli teması arasında ve “2035 Küresel Uygulama Hedefleri” arasında yer alan Sıfır Atık geri dönüşüm ve döngüsel ekonomi uygulama projesi olarak dünyaya örnek olacak. COP31’in 6 hedefinden biri olan ‘Sıfır Atık ve metan azaltımı’ dünya genelinde atık üretimindeki artışın 2035’e kadar yarı yarıya azaltılmasını amaçlıyor. “DÜNYA İÇİN 0’DAN COP31’E” Sıfır Atık projenin 9’uncu yılı ile ilgili sosyal medya hesabından paylaşım yapan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, “9 yıl önce atılan adım bugün dünyaya yön veriyor! 27 Eylül 2017’de Saygıdeğer Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde başlayan Sıfır Atık Hareketi, ‘atma, dönüştür’ çağrısıyla kaynaklara bakışımızı değiştiren büyük bir dönüşüm başlattı. Şimdi bu anlayış, Türkiye’nin COP31 Başkanlığı ile küresel iklim mücadelesine taşınıyor. Ortak evimiz için, ortak geleceğimiz için, dünya için 0’dan COP31’e” mesajını verdi. ADIM ADIM SIFIR ATIK SÜRECİ Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayesinde 27 Eylül 2017’de başlatılan Sıfır Atık Hareketi her geçen yıl daha da büyüyen bir farkındalık projesine dönüştü. BM Genel Kurulu’nda, 14 Aralık 2022'de Türkiye'nin ana sunuculuğunda, 105 ülkenin de ortak sunucu olduğu oylamada 30 Mart, ‘Uluslararası Sıfır Atık Günü’ ilan olarak kabul edildi. Emine Erdoğan Hanımefendi, BM 77. Genel Kurul’u marjında düzenlenen Sıfır Atık konulu, özel oturumda konuşma yaparak kurula hitap eden ilk Türk lider eşi oldu. Aynı toplantıda BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, "BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu" kurulacağını duyurdu. 12 Nisan 2023’te ise “BM Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu" kuruldu. Başkanlığını Emine Erdoğan’ın yaptığı danışma kurulunda, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreter Yardımcısı Guy Bernard Ryder’in yanı sıra ABD, Sierra Leone, Şili, Bangladeş, Brezilya, Kolombiya, Hollanda, Fas, Belçika ve Hindistan’dan 13 üye yer aldı. “KÜRESEL SIFIR ATIK İYİ NİYET BEYANI” BM 78. Genel Kurul toplantıları kapsamında Emine Erdoğan Hanımefendi’nin öncülüğünde, Türkevi'nde düzenlenen "Küresel Sıfır Atık Hareketine Doğru" etkinliğinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı”na ilk imzayı attı. Online olarak imzaya sunulan web sitesi 25 Eylül itibarıyla 136 ülkeden 459 binden fazla Sıfır Atık gönüllüsünün de imzaladığı bir mecra haline geldi. 50'den fazla lider eşi, uluslararası kuruluşların üst düzey temsilcileri ve yabancı bakanlar da Küresel Sıfır Atık İyi Niyet Beyanı'nı imzaladı. GERİ KAZANIM ORANI YÜZDE 37,53’E YÜKSELTİLDİ Türkiye, Sıfır Atık Hareketi ile 2017 yılından bu yana çevreden enerjiye, sera gazı salımından atık depolama alanına kadar pek çok alanda tasarruf sağlayıp hem ekonomiye hem de geleceğe yatırım yaptı. Bugüne kadar; 220 bin bina ve yerleşkede Sıfır Atık Yönetim Sistemi’ne geçildi. 28 milyon kişiye eğitim verildi. 2017'de yüzde 13 olan geri kazanım oranı her yıl arttırılarak 2024 yılında yüzde 36,08'e; 2025 yılında ise yüzde 37,53’e yükseltildi. Türkiye 2035 yılında geri kazanım oranı yüzde 60'a, 2053 yılında da yüzde 70’e çıkarmayı hedefliyor. 90 MİLYON TON ATIK DÖNÜŞTÜRÜLDÜ, EKONOMİYE 365 MİLYAR TL KATKI SAĞLANDI 36,1 milyon ton kağıt-karton, 10,2 milyon ton plastik, 3,5 milyon ton cam, 9,6 milyon ton metal ve 30,6 milyon ton organik ve diğer geri kazanılabilir atıklar olmak üzere Proje başlangıcından 2025 yılı sonuna kadar geçen süreçte toplam 90 milyon ton geri kazanılabilir atık işlenerek ekonomiye kazandırıldı. Bu sayede ülke ekonomisine 365 milyar TL katkı sağlandı. 613 MİLYON AĞACIN KESİLMESİ ÖNLENDİ Toplanan atıklardan 54 milyon hanenin 1 yıllık elektrik ihtiyacına eşdeğer 270 milyar kWh enerji tasarrufu, İstanbul’un 2 yıllık su tüketimine eşdeğer 2 trilyon litre su tasarrufu, Türkiye’deki tüm araçların 1 yıllık yakıt tüketiminden daha fazlasına eşdeğer 60 milyar litre petrol tasarrufu, yaklaşık 55.000 futbol sahası büyüklüğünde (390 milyon m³) atık depolama yeri tasarrufu sağlandı. Türkiye’deki ormanların % 7’sine denk gelen 613 milyon ağacın kesilmesi önlenmiş ve yaklaşık 36 milyon aracın yıllık karbon salımına eşdeğer 180 milyon ton sera gazı salımının önüne geçildi. SIFIR ATIK FARKINDALIK PROJELERİ HER ALANDA ARTIYOR Deniz temizliği için hayata geçirilen Sıfır Atık Mavi, içecek ambalajlarının toplanıp yeniden kullanımını sağlayan Depozitosu Olan Ambalajlar Sistemi (DOA) ile güçlenen Sıfır Atık Hareketi, 2023 yılında kurulan ve Onursal Başkanlığı’nın Emine Erdoğan’ın yaptığı Sıfır Atık Vakfı ile ulusal ve uluslararası bir çok projeyi hayata geçiriyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın koordinesinde Milli Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı başta olmak üzere bakanlıklar ve belediyelerle 81 ilde yeni projeler uygulamaya alınıyor. Bugüne kadar Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), TRT, Türk Kızılay, Tema Vakfı, Türkiye Basketbol Federasyonu, Türkiye Futbol Federasyonu iş birliği ile çocuklar ve gençler başta olmak üzere toplumsal farkındalığı artırmaya yönelik birçok proje hayata geçirildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

 Küresel İş Ortağı Koç Holding’den COP31 Öncesi  New York’ta İklim Mesaisi Haber

 Küresel İş Ortağı Koç Holding’den COP31 Öncesi  New York’ta İklim Mesaisi

Koç ve Çakıroğlu; Koç Holding’in Küresel İş Ortaklığını üstlendiği COP31 öncesi, ulusal ve uluslararası kuruluşların ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantılarda, özel sektörün yeşil dönüşümdeki rolünü mercek altına aldı. Arçelik CEO’su Can Dinçer ise TOBB COP31 İklim Teknolojileri ve Yapay Zekâ Çalışma Grubu Eş Başkanı olarak COP31 Danışma Kurulu etkinliğine katıldı. İş dünyası, kamu, finans ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getiren New York İklim Haftası, Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yapacağı COP31 öncesi, 20-27 Eylül 2026 tarihleri arasında düzenlendi. COP31 Küresel İş Ortağı Koç Holding’i, Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç ve CEO Levent Çakıroğlu temsil etti. Ali Y. Koç ve Levent Çakıroğlu, ulusal ve uluslararası kuruluşların ev sahipliğinde gerçekleştirilen toplantılarda, özel sektörün yeşil dönüşümdeki rolüne yönelik çalışmalara katkıda bulunmak üzere değerlendirmelerde bulundu. Ali Y. Koç: “Elektrifikasyon, Türkiye’nin enerji güvenliğini, üretim gücünü, yatırımları ve istihdamı destekleyecek bir fırsat.” Ali Y. Koç, COP31 Özel Sektör Elçisi Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Bloomberg ev sahipliğinde, COP31 İş Forumu New York Diyaloğu etkinliğindeki panele katılarak değerlendirmelerde bulundu. Koç, şirketlerin artık rakiplerinin yanı sıra onların arkasındaki ekonomik sistemlerle de rekabet ettiğini ifade etti. Güneş paneli yatırımlarından örnek veren Koç, aynı dönüşümü gerçekleştirmeye çalışan farklı ülkelerdeki iki şirketin karşı karşıya olduğu finans maliyeti, kamu desteği ve düzenlemeler arasındaki değişkenliğin rekabet koşullarını etkilediğini belirtti. Ali Y. Koç Birleşmiş Milletler Genel Merkezi’nde, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol’un moderasyonunda gerçekleştirilen Üst Düzey Yuvarlak Masa Toplantısı’na da katıldı. Enerji alanında alınan kararların, önümüzdeki dönemde ülkelerin ve şirketlerin rekabet gücünü, yatırım kapasitesini ve büyüme potansiyelini belirleyeceğini kaydeden Koç, “Elektrifikasyonu Türkiye’nin enerji güvenliğini güçlendirmenin yanı sıra sanayimizin üretim gücünü destekleyecek, yeni yatırımların ve istihdamın önünü açacak önemli bir fırsat olarak görüyoruz” dedi. COP31’in resmi sosyal medya hesabına yaptığı açıklamada iklim gündeminde hedeflerden uygulamaya geçişin önemine dikkat çeken Ali Y. Koç, “Paris Anlaşması’nın ilk on yılı hedefler belirleme, taahhütleri artırma ve ilerleme yönünü tanımlama gibi iddialı adımlarla geçti. Önümüzdeki on yıl, tamamen uygulamaya odaklanacak gibi görünüyor. Birden fazla sektörde faaliyet gösteren Topluluğumuz, iklim konularında geniş kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçti. Dolayısıyla anlatacak gerçek bir hikâyemiz var” açıklamasında bulundu. Levent Çakıroğlu: “Su dayanıklılığı stratejik iş önceliğimiz” Dünya Ekonomik Forumu Doğa ve İklim Merkezi’nin düzenlediği Mavi Ekonominin Geleceği paneline katılan Koç Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, “Koç Topluluğu olarak su dayanıklılığını stratejik bir iş önceliği ve iklim değişikliğine uyumun ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz. Son 6 yılda su çekimimizi %24 azalttık. Operasyonlarımızdaki suyun %64’ünü yeniden kullanıyor veya geri dönüştürüyoruz” dedi. Hedeflerinin kendi operasyonlarıyla sınırlı olmadığını kaydeden Çakıroğlu, “Teknoloji, inovasyon ve finansman olanaklarından yararlanarak daha geniş ekosistemimizin dayanıklılığını güçlendirmeyi amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. Levent Çakıroğlu, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin su dayanıklılığı alanındaki girişimi Water Resilience Coalition üye ve paydaşlarıyla birlikte New York Borsası’nın kapanış gong töreninde de yer aldı. Can Dinçer, TOBB COP31 İklim Teknolojileri ve Yapay Zekâ Çalışma Grubu Eş Başkanlığını yürütüyor Arçelik CEO’su Can Dinçer de TOBB COP31 İklim Teknolojileri ve Yapay Zekâ Çalışma Grubu Eş Başkanı olarak COP31 Danışma Kurulu etkinliğine katıldı. Dinçer, iklim teknolojilerinde temel meselenin teknoloji eksikliğinden çok, mevcut çözümlerin ölçeklendirilmesi olduğuna dikkat çekti. Teknolojilerin yaygınlaşması için güçlü kullanım alanlarının, rekabetçi çözümlerin ve bunları destekleyecek doğru koşulların oluşturulmasının önemini vurgulayan Dinçer; finansmana erişimin, iş birliklerinin ve tüketici talebini destekleyecek mekanizmaların bu süreçte kritik rol oynadığını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türk ve ABD İş ve Siyaset Dünyası New Jersey’de Bir Araya Geldi Haber

Türk ve ABD İş ve Siyaset Dünyası New Jersey’de Bir Araya Geldi

T.C. Ticaret Bakanlığı himayelerinde Türk-Amerikan İş Adamları Derneği – Amerikan Ticaret Odası Türkiye (TABA-AmCham) organizasyonuyla 21 Eylül’de düzenlenen “Türkiye–ABD İş Dünyasının Küresel Buluşma Noktası” temalı Global Business Summit New York 2026, Türkiye’den 3 bakanın yanı sıra ABD’den üst düzey kamu, diplomasi ve iş dünyası temsilcilerini bir araya getirdi. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye ile ABD arasında 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefine ulaşılması için özel sektörün desteğiyle çalıştıklarını söyledi. Birleşmiş Milletler 81’inci Genel Kurulu kapsamında düzenlenen ABD ziyareti sırasında, T.C. Ticaret Bakanlığı himayelerinde, TABA-AmCham organizasyonu ile New Jersey’de Crowne Plaza Englewood’da düzenlenen Global Business Summit New York 2026 yoğun katılımla gerçekleştirildi. Türkiye ve ABD’den kamu, diplomasi, sivil toplum ve iş dünyası temsilcilerini buluşturan zirveye Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun yanı sıra TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı ile Amerika’dan siyaset ve iş dünyasından önemli isimler katıldı. BOLAT: “100 MİLYAR DOLARLIK HEDEFE ULAŞMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ” Zirvede bir konuşma yapan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin son yıllarda önemli gelişme gösterdiğini belirtti. ABD'nin Türkiye için önemli bir ticaret ortağı olduğunu vurgulayan Bolat, iki ülke arasındaki toplam ticaret hacminin geçen yıl 38 milyar doları aştığını, bu yıl da 42-43 milyar dolar olmasının beklendiğini aktardı. Bolat, hizmet ticareti de dahil edildiğinde ikili ticaretin 47 milyar dolara ulaştığını bildirdi. İki ülke arasında 100 milyar dolarlık ticaret hacminin hedeflendiğine dikkat çeken Bolat, "Bizler de elbette özel sektörümüzün büyük desteğiyle bu hedefe ulaşmak için çok çalışıyoruz. Hükümet yetkilileri olarak görevimiz; daha fazla ticaret, daha fazla yatırım, daha fazla hizmet, daha fazla ulaşım, teknoloji ve enerji dahil olmak üzere her alanda daha fazla işbirliği için işletmelerin önünü açmaktır." diye konuştu. Bolat, hedefin yalnızca mal ticaretinin artırılması olmadığını; karşılıklı yatırımlar, hizmetler, teknoloji, enerji, finans, imalat ve dijital ekonomi alanlarında iş birliklerinin geliştirilmesinin de büyük önem taşıdığını vurguladı. Amerikan şirketleri için Türkiye'nin imalat, enerji, finans, tarım, hizmetler ve dijital sektörlerde önemli yatırım potansiyeli taşıdığını belirten Bolat, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha ileri bir noktaya taşınması gerektiğini ifade etti. GÜRLEK: “HUKUKİ ÖNGÖRÜLEBİLİRLİK YATIRIM İÇİN ÖNEMLİ” Adalet Bakanı Akın Gürlek, iş dünyasına yönelik konuşmasında yatırım ortamında hukuk güvenliği ve öngörülebilirliğin önemine dikkat çekti. Gürlek, ticari uyuşmazlıkların daha hızlı çözüme kavuşturulması ve iş dünyasının yargı süreçlerinde zaman kaybetmemesi amacıyla yürütülen çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gürlek, iş insanlarının bir kısım spekülasyonlarla Türkiye'ye yatırım yapmasının engellendiğini gördüklerini belirterek, "Bu konuda kesinlikle Türkiye hukuk alanında dünyada, Avrupa'da en güvenilir, öngörülebilir ülke." ifadesini kullandı. Gürlek, yatırımcılar konusunda da yeni düzenlemeler yaptıklarına işaret ederek, şöyle devam etti: "Özellikle şu an dünyada yaşanan büyük bir savaş krizi var. Bu savaş krizinden dolayı sermayenin ülkemize rahat girişi ve aynı zamanda yatırımcının, girişimcinin de Türkiye'ye geldiği zaman özellikle hukuk alanında zorlanmaması için bir kısım düzenlemeleri hayata geçirdik. Özellikle iş adamlarımızın rahatça hukuk öngörülebilirliği, hukuk güvenliği konusunda Türkiye'de yatırım yapması için Adalet Bakanlığı olarak elimizden geldiğince yeni sistemde düzenlemeler konusunda çalışıyoruz." MEMİŞOĞLU: “SAĞLIK ALANINDA ÖNEMLİ İŞ BİRLİĞİ POTANSİYELİ VAR” Sağlık Bakanı Prof. Dr. Kemal Memişoğlu ise Türkiye'nin sağlık altyapısı ve sağlık hizmetlerindeki kapasitesine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Türkiye ile ABD arasında sağlık teknolojileri, sağlık hizmetleri, yatırım, bilgi ve tecrübe paylaşımı gibi alanlarda önemli iş birliği imkanları bulunduğunu belirten Memişoğlu, iki ülkenin sağlık alanındaki kapasitesinin birbirini tamamlayabilecek nitelikte olduğunu ifade etti. SANLI: “TÜRKİYE, ABD İÇİN STRATEJİK BİR YATIRIM VE TEKNOLOJİ ORTAĞIDIR” Bakanların ardından söz alan TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı, küresel ekonominin büyük bir dönüşümden geçtiğini belirterek, “Korumacı politikalar, gümrük vergileri, değişen ticaret politikaları, teknolojik rekabet, enerji güvenliği ve tedarik zincirlerindeki dönüşümler, ülkelerin ve şirketlerin yatırım kararlarını yeniden şekillendirmektedir. Bu yeni dönemde, Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ekonomik ilişkilere daha geniş bir perspektiften bakmamız gerekmektedir” diye konuştu. Türkiye’nin ABD için yalnızca güvenilir bir müttefik ve önemli bir pazar olmadığını vurgulayan Sanlı, "Türkiye, Amerika Birleşik Devletleri ile yatırım, ticaret, imalat, teknoloji ve enerji alanlarında güçlü ve uzun vadeli bir ortaklık geliştirmek istemektedir. TABA-AmCham üyelerimiz arasında; Amerika Birleşik Devletleri’nde banka kurmak veya satın almak, liman kurmak veya satın almak, üniversite kurmak veya mevcut eğitim kurumlarına yatırım yapmak ile turizm, demir-çelik, alüminyum, işlenmiş gıda, tekstil, hazır giyim ve finansal girişimlere yatırım yapmak isteyen girişimciler ve yatırımcılar bulunmaktadır. Bu durum, Türk iş dünyasının Amerika Birleşik Devletleri’nde uzun vadeli yatırımlar yapma, üretim ve istihdam yaratma ve kalıcı değer üretme kararlılığını açıkça göstermektedir. TABA-AmCham olarak sorumluluğumuz, bu yatırım taleplerini doğru kurumlarla buluşturmak, iki ülkenin iş dünyalarını bir araya getirmek ve somut ortaklıklar için fırsatlar yaratmaktır." ifadelerini kullandı. “TÜRK GİRİŞİMCİLERİN DAHA GÜÇLÜ DESTEK GÖRMESİNİ İSTİYORUZ” TABA AmCham Başkanı Sanlı, finans sektörünün desteğinin önemine işaret ederek konuşmasına şöyle devam etti: “Türk girişimcilerin finansman, yatırım danışmanlığı hizmetleri ve sermayeye erişim konularında daha güçlü destek görmesini istiyoruz. Amerika Birleşik Devletleri’nde yatırım yapmak, üretmek ve kalıcı değer yaratmak istiyoruz. Bu vizyonun Washington’da daha güçlü bir şekilde iletilmesi de çok önemlidir. Bugün burada ortaya koyduğumuz vizyon açıktır: Türkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki ekonomik ortaklığı daha güçlü, daha geniş ve daha stratejik bir ortaklığa dönüştürmek. İlerlemenin yolu; daha fazla ticaret, yatırım, ortak imalat, teknoloji, enerji ve iş dünyalarımız arasındaki daha güçlü bağlantılardan geçmektedir. TABA-AmCham olarak bu sürecin bir parçası olmaya ve iki ülkenin iş dünyalarını birbirine daha da yakınlaştırmaya devam edeceğiz. Zirvemizin yeni yatırımlara, yeni ortaklıklara ve Türkiye-ABD ekonomik ortaklığının daha da güçlenmesine vesile olmasını dilerim.” ABD’Lİ SİYASETÇİ VE İŞ DÜNYASI TEMSİLCİLERİNDEN TÜRKİYE VURGUSU Zirvede ABD tarafından da önemli isimler yer aldı. New Jersey Eyalet Senatörü Gordon M. Johnson ile Morris County Bölge Komiseri ve TABA-AmCham Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Tayfun Selen, Türkiye ile ABD arasındaki ekonomik, ticari ve toplumsal ilişkilerin geliştirilmesine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Finans ve iş dünyasından Bank of America Ticari Bankacılık Bölümü Kıdemli Başkan Yardımcısı Asgar Hussain, stratejik risk yönetimi firması Straife'ın İş Geliştirme Genel Müdürü Jason Fuller, US Capital Global Başkan Yardımcısı Michael Cacciaguida da kendi uzmanlık alanları çerçevesinde Türkiye-ABD ekonomik ilişkileri ve yeni iş fırsatlarına ilişkin görüşlerini paylaştı. BRUCE E. FEIN’DEN TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİNE HUKUKİ PERSPEKTİF Zirvenin konuşmacıları arasında Anayasa Hukukçusu ve ABD Adalet Bakanlığı Eski Başsavcı Yardımcısı Bruce E. Fein de yer aldı. Fein, zirvede Türkiye-ABD ilişkilerine ilişkin değerlendirmelerini hukuk ve anayasa perspektifinden katılımcılarla paylaştı. PLAKETLER BAKAN BOLAT TARAFINDAN TAKDİM EDİLDİ Programın sonunda zirvenin gerçekleştirilmesine katkı sağlayan kişi ve kurumlara teşekkür plaketi takdim edildi. İstanbul Aydın Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Mustafa Aydın ile Fuzul Holding Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Akbal başta olmak üzere katkı sağlayan isimlere plaketleri T.C. Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve TABA-AmCham Genel Başkanı Süleyman Ecevit Sanlı tarafından verildi. Programa katılan bakanlar ve protokol mensuplarına da plaket takdim edildi. Sanlı, zirvenin gerçekleştirilmesine katkı sağlayan tüm kişi, kurum ve kuruluşlara teşekkür ederek, organizasyonun Türkiye ile ABD iş dünyası arasındaki yeni bağlantıların kurulmasına katkı sunduğunu belirtti. HİSART CANLI TARİH MÜZESİ İLE İŞBİRLİĞİ PROTOKOLÜ Programın son bölümünde TABA-AmCham üyeleri Sena Şahin, Burhan Tanışman, Nihal Gezer Taşçı, Yusuf Uygun, Ümit Derundere ve Çağatay Bahri Aydın'a üyelik sertifika ve rozetleri takdim edildi. Ortak kültür ve sanat projelerinin gerçekleştirilmesi ve TABA-AmCham üyelerine ayrıcalıklı hizmetler sunulması amacıyla, Hisart Canlı Tarih Müzesi Kurucusu ve TABA-AmCham Kültür-Sanat Komitesi Başkanı H. Nejat Çuhadaroğlu ile TABA-AmCham arasında iş birliği protokolü imzalandı. Etkinlik, Türk ve Amerikan iş dünyası temsilcilerinin yoğun ilgi gösterdiği görüşmeler ve networking buluşmalarıyla sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.