Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Birleşmiş Milletler

Kapsül Haber Ajansı - Birleşmiş Milletler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Birleşmiş Milletler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İnci Akü Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne İmza Attı Haber

İnci Akü Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne İmza Attı

Türkiye’nin akü sektöründeki öncü markası İnci Akü, sürdürülebilir ve sorumlu iş yapış anlayışını küresel bir taahhütle ileri taşıyarak Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’ne katıldı. Dünyanın en büyük kurumsal sürdürülebilirlik inisiyatifi olan UN Global Compact; insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele başlıklarında belirlenen 10 evrensel ilke doğrultusunda şirketleri harekete geçmeye davet ediyor. İnci Akü de katılımıyla birlikte söz konusu ilkeleri stratejilerine, politikalarına, kurum kültürüne ve günlük operasyonlarına entegre etme taahhüdünü kamuoyuyla paylaşan şirketler arasındaki yerini aldı. Türkiye akü sektöründe UN Global Compact üyesi ilk şirketlerden biri olan İnci Akü, bu adımla sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarını uluslararası bir çerçevede geliştirmeyi ve hızlandırmayı hedefliyor. Şirket, attığı adımları ve kaydettiği ilerlemeyi düzenli olarak takip ederek, gelişmeleri yıllık İlerleme Bildirimi aracılığıyla şeffaf biçimde paylaşacak. UN Global Compact üyeliğini değerlendiren İnci Akü İcra Direktörü Orhan Sayman, “İnci Akü olarak sürdürülebilirliği yalnızca çevresel sorumluluklarımızla sınırlı görmüyor; insanı, toplumu, etik değerleri ve güçlü yönetişimi kapsayan bütüncül bir yaklaşım olarak ele alıyoruz. UN Global Compact’a katılımımız, bu anlayışı evrensel ilkeler doğrultusunda daha da güçlendiren önemli bir adım oldu. Bu adım bizim için gurur verici olduğu kadar önemli bir sorumluluk. Önümüzdeki dönemde 10 İlke’yi karar alma mekanizmalarımızdan operasyonlarımıza ve değer zincirimize kadar tüm süreçlerimize daha güçlü biçimde yansıtarak uzun vadeli ve sürdürülebilir etki yaratmayı sürdüreceğiz.” dedi. İnci Akü Sürdürülebilirlik Müdürü Andrea Mazzone ise üyeliğin şirketin sürdürülebilirlik yolculuğunu hızlandıracağını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “UN Global Compact’ın sunduğu ilke temelli yaklaşım, sürdürülebilirlik çalışmalarımızı ortak ve uluslararası bir çerçevede geliştirmemize katkı sağlayacak. İnsan hakları ve çalışma standartlarından çevresel sorumluluğa, etik ve şeffaf iş yapış anlayışından yolsuzlukla mücadeleye kadar uzanan 10 İlke’yi iş süreçlerimize daha güçlü biçimde entegre edeceğiz. Mevcut uygulamalarımızı sürekli geliştirirken taahhütlerimizi somut ve ölçülebilir adımlara dönüştürmeyi, kaydettiğimiz ilerlemeyi de şeffaflıkla paylaşmayı hedefliyoruz.” İnci Akü, UN Global Compact üyeliğiyle birlikte sürdürülebilirliği tüm iş süreçlerine yayılan bir değer yaratma modeli olarak ele almaya; çalışanları, iş ortakları, müşterileri ve diğer paydaşlarıyla daha kapsayıcı, sorumlu ve sürdürülebilir bir gelecek için çalışmaya devam edecek. UN Global Compact’ın 10 İlkesi UN Global Compact’ın insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadele başlıkları altında belirlediği 10 İlke şöyle sıralanıyor: İnsan Hakları İş dünyası, ilan edilmiş insan haklarını desteklemeli ve bu haklara saygı duymalı. İş dünyası, insan hakları ihlallerinin suç ortağı olmamalı. Çalışma Standartları Çalışanların sendikalaşma ve toplu müzakere özgürlüğü desteklenmeli. Zorla ve zorunlu çalıştırmaya son verilmeli. Her türlü çocuk işçiliği ortadan kaldırılmalı. İşe alım ve çalışma süreçlerinde ayrımcılığa son verilmeli. Çevre Çevre sorunlarına karşı ihtiyatlı yaklaşım desteklenmeli. Çevresel sorumluluğu artıracak çalışmalar desteklenmeli. Çevre dostu teknolojilerin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması teşvik edilmeli. Yolsuzlukla Mücadele Rüşvet ve haraç dâhil her türlü yolsuzlukla mücadele edilmeli. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Abdi İbrahim ilaç sektöründe bir ilke imza attı: Eşit ücret politikası belgelendirildi Haber

Abdi İbrahim ilaç sektöründe bir ilke imza attı: Eşit ücret politikası belgelendirildi

Abdi İbrahim, kadın ve erkek çalışanlara aynı veya eşit değerdeki iş karşılığında eşit ücret verilmesine yönelik uygulamalarıyla Equal Pay sertifikasını aldı. Şirket, EQUAL-SALARY Foundation tarafından verilen uluslararası sertifikaya sahip ilk Türk ilaç şirketi oldu. Abdi İbrahim, ücret eşitliğine yönelik politika ve uygulamalarını uluslararası sertifikayla belgelendirdi. İsviçre merkezli EQUAL-SALARY Foundation tarafından yürütülen bağımsız değerlendirme sürecini tamamlayan şirket, Equal Pay sertifikasını almaya hak kazandı. Şirketin açıklamasına göre bu sonuçla Abdi İbrahim, Türk ilaç sektöründe Equal Pay sertifikası alan ilk şirket oldu. Sertifika, kadın ve erkek çalışanların aynı veya eşit değerdeki işler için eşit ücret almasını sağlayan kurumlara veriliyor. Equal Pay sertifikası nedir? Equal Pay sertifikası, şirketlerde cinsiyete dayalı ücret farklılıklarını ve eşit değerdeki işlere uygulanan ücret politikalarını değerlendiren uluslararası bir sertifikasyon programı olarak uygulanıyor. Süreç kapsamında şirketlerin çalışanlarına ilişkin ücret ve yan hak verileri bağımsız bir denetim kuruluşu tarafından analiz ediliyor. Yalnızca temel maaşlar değil, ücretlendirme yapısının farklı bileşenleri ve şirketin eşitlik politikalarını nasıl uyguladığı da değerlendirmeye dahil ediliyor. Yapılan incelemelerin ardından kurumun ücret politikalarının belirlenen uluslararası standartlarla uyumlu olup olmadığı tespit ediliyor. Gerekli koşulları karşılayan şirketler, kadın ve erkek çalışanlara aynı ya da eşit değerdeki işler için eşit ücret sunduğunu belgeleyen sertifikayı almaya hak kazanıyor. Ücret ve yan hak verileri bağımsız denetimden geçti Abdi İbrahim’in sertifikasyon sürecinde ücretlendirme ve yan hak uygulamaları kapsamlı bir analize tabi tutuldu. Şirketin eşit işe eşit ücret yaklaşımı, bağımsız denetim sürecinin ardından uluslararası standartlara uygun bulundu. Abdi İbrahim, ücrette adalet, fırsat eşitliği ve kapsayıcı çalışma ortamı oluşturma ilkelerini insan kaynakları politikasının temel bileşenleri arasında konumlandırıyor. Şirket, kadın ve erkek çalışanların aynı ya da eşit değerdeki görevler için eşit ücret almasını yalnızca bir insan kaynakları uygulaması olarak değil, kurum kültürü ve sürdürülebilirlik stratejisinin parçası olarak değerlendiriyor. “Adil çalışma anlayışı kurum kültürümüzün temel unsuru” Abdi İbrahim CEO’su Süha Taşpolatoğlu, şirketin Türkiye ilaç sektöründe bu sertifikayı alan ilk kuruluş olmasından memnuniyet duyduklarını söyledi. Türkiye’nin büyük işverenlerinden biri olmanın önemli bir sorumluluk getirdiğini belirten Taşpolatoğlu, adil ve eşitlikçi çalışma anlayışını kurum kültürlerinin temel unsurlarından biri olarak benimsediklerini ifade etti. Kadın ve erkek çalışanların aynı veya eşit değerdeki iş karşılığında eşit ücret almasını sürdürülebilirlik yaklaşımlarının vazgeçilmez ilkeleri arasında gördüklerini vurgulayan Taşpolatoğlu, sertifikanın mevcut uygulamaların bağımsız bir değerlendirmeyle doğrulanması anlamına geldiğini kaydetti. 114 yıllık kurum kültürüne uluslararası doğrulama Abdi İbrahim’in 114 yıllık geçmişine dikkat çeken Taşpolatoğlu, şirketin bir asrı aşan başarı yolculuğunun kadın ve erkek çalışanların ortak katkısıyla şekillendiğini belirtti. Eşitlikçi ve kapsayıcı çalışma anlayışlarının bağımsız bir kuruluş tarafından tescillenmesini gelecekteki çalışmalar açısından önemli bir motivasyon kaynağı olarak değerlendiren Taşpolatoğlu, bu standardı korumayı ve geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Sertifikasyon sürecinin uygulamaları düzenli olarak ölçmenin, şeffaf biçimde değerlendirmenin ve sürekli iyileştirmenin önemini gösterdiğini ifade eden Taşpolatoğlu, şirketin sektöre örnek oluşturacak uygulamalar geliştirmeyi sürdüreceğini dile getirdi. BM Küresel İlkeler Sözleşmesi ile uyumlu yaklaşım Abdi İbrahim, Birleşmiş Milletler Küresel İlkeler Sözleşmesi’nin insan hakları, çalışma standartları, çevre ve yolsuzlukla mücadeleyi kapsayan 10 ilkesini stratejisine ve iş süreçlerine entegre ediyor. Şirket; eşitlik, kapsayıcılık ve adaleti bu kurumsal yaklaşımın temel unsurları arasında değerlendiriyor. Equal Pay sertifikası da ücret politikalarının ölçülebilir, denetlenebilir ve uluslararası standartlarla karşılaştırılabilir hâle getirilmesi açısından önem taşıyor. HEAL2050 sürdürülebilirlik hedeflerine katkı Equal Pay sertifikası, Abdi İbrahim’in HEAL2050 sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında öncelik verdiği Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçlarıyla da doğrudan ilişkilendiriliyor. Sertifikasyonun katkı sağladığı temel amaçlar şöyle sıralanıyor: Sürdürülebilir Kalkınma Amacı Abdi İbrahim’in yaklaşımı SKA 5: Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Ücretlendirmede cinsiyete dayalı eşitsizliklerin önlenmesi SKA 8: İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme Adil, kapsayıcı ve sürdürülebilir çalışma ortamı SKA 10: Eşitsizliklerin Azaltılması Eşit değerdeki işe eşit ücret uygulanması Bağımsız sertifikasyon süreci, şirketin bu alanlarda yürüttüğü uygulamaların uluslararası ölçütlerle uyumunu ortaya koyarken HEAL2050 kapsamındaki hedeflere yönelik ilerlemesini de destekliyor. Abdi İbrahim, gelecek dönemde ücret eşitliği standardını korumayı, uygulamalarını düzenli olarak ölçmeyi ve kapsayıcı çalışma kültürünü geliştirmeyi planlıyor.

KAÇUV’dan Bilinçli Gönüllülük Çağrısı Haber

KAÇUV’dan Bilinçli Gönüllülük Çağrısı

Birleşmiş Milletler tarafından 2026 yılının “Sürdürülebilir Kalkınma İçin Uluslararası Gönüllüler Yılı” ilan edilmesi kapsamında Ulusal Gönüllülük Komitesi (UGK) ve ILA Talks iş birliğiyle düzenlenen “Uluslararası Gönüllüler Yılı” webinar serisi, gönüllülüğün farklı alanlardaki uygulamalarını ortak bir platformda buluşturacak. Kanserli Çocuklara Umut Vakfı (KAÇUV), çocukluk çağı kanseri alanında yıllardır uyguladığı yapılandırılmış gönüllülük modeli ve bu alandaki deneyimiyle “Çocukluk Çağı Kanseri Alanında Gönüllülüğü Yeniden Düşünmek” başlıklı oturumla webinar serisinin konuşmacıları arasında yer alacak. KAÇUV’da gönüllülük süreci başvuruyla başlıyor Çocukluk çağı kanseri alanında gönüllülük, çocukların sağlık süreçlerine doğrudan temas etmesi nedeniyle diğer gönüllülük alanlarından farklı olarak daha kapsamlı bir hazırlık ve uzman rehberliği gerektiriyor. Birleşmiş Milletler’in 2026 yılını “Sürdürülebilir Kalkınma İçin Uluslararası Gönüllüler Yılı” ilan etmesinin küresel farkındalığı güçlendirdiğine vurgu yapan KAÇUV Genel Müdürü Alican Yurtsever, “Toplumsal dayanışmayı güçlendiren gönüllülük, sürdürülebilir kalkınmanın da önemli bileşenlerinden biri. Sağlık alanında gönüllülük ise etik ilkeler ve uzman rehberliği gerektiriyor. KAÇUV’da gönüllülük süreci başvuruyla başlıyor. Bu anlayışla çocukların ve ailelerin ihtiyaçlarını merkeze alan, eğitimle desteklenen yapılandırılmış bir gönüllülük modeli uyguluyoruz. Gönüllüler çocuk hakları, çocuk güvenliği, etik ilkeler, enfeksiyon hassasiyetleri, çocukla iletişim ve sağlık hizmetlerinin işleyişi gibi konularda eğitim aldıktan sonra saha çalışmalarına katılıyor. Süreç boyunca uzman ekiplerin rehberliğinde görev alarak hastane servislerinde ve KAÇUV Aile Evleri'nde yürütülen psikososyal destek çalışmalarının önemli bir parçası oluyorlar. Çocuklar ve ailelerle bir araya gelmenin yanı sıra merkez ofis, iletişim, organizasyon ve kaynak geliştirme çalışmalarında da destek sunabiliyorlar. Çünkü KAÇUV’da gönüllüler, ilgi alanları, yetkinlikleri ve kurum ihtiyaçları doğrultusunda uygun çalışma alanlarına yönlendiriliyorlar” dedi. KAÇUV, gönüllülük modelini webinarda anlatacak Birleşmiş Milletler tarafından 2026 yılının “Sürdürülebilir Kalkınma İçin Uluslararası Gönüllüler Yılı” ilan edilmesi kapsamında, Ulusal Gönüllülük Komitesi (UGK) ve ILA Talks iş birliğiyle düzenlenen “Uluslararası Gönüllüler Yılı” webinar serisinde KAÇUV Gönüllü ve Eğitim Koordinatörü Nermin Karataştan Sansar’ın konuşmacı olarak yer alacağına dikkat çeken Yurtsever, “30 Temmuz’da gerçekleşecek ‘Çocukluk Çağı Kanseri Alanında Gönüllülüğü Yeniden Düşünmek’ başlıklı webinarda, gönüllülük modelimizin nasıl yapılandırıldığını, çocukluk çağı kanseri alanında gönüllülüğün etik boyutunu, sağlık profesyonelleriyle yürüttüğümüz iş birliklerini ve hastane servisleri ile KAÇUV Aile Evleri'ndeki uygulama deneyimlerimizi katılımcılarla paylaşacağız. Bu webinarla çocukluk çağı kanseri alanında gönüllülüğün gerektirdiği etik sorumluluklara dikkat çekmeyi, sağlık alanında bilinçli gönüllülük anlayışını güçlendirmeyi ve bu alanda gönüllü olmak isteyen herkes için yol gösterici bir içerik sunmayı amaçlıyoruz. Katılımın ücretsiz olduğu webinara ILA Talks üzerinden kayıt yaptırılabiliyor. Sağlık alanında gönüllülüğe ilgi duyan herkesi bu buluşmaya bekliyoruz” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Malatya Büyükşehir’e COP31’de Uluslararası Teşekkür Haber

Malatya Büyükşehir’e COP31’de Uluslararası Teşekkür

Türkiye, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (BMİDÇS) 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) ev sahipliğiyle ilgili hazırlıklarına devam ediyor. COP31 ajandasının "COP31'e Giden Süreçte İklim Dirençli Şehirlerin Geliştirilmesi: Taahhütlerden Eyleme" başlığı kapsamında Malatya’da önemli bir toplantı gerçekleştirildi. Malatya Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, İLBANK ve Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JİCA) iş birliğiyle kentteki düzenlenen toplantıya; Malatya Valisi Seddar Yavuz, Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, Birleşmiş Kentler ve Yerel Yönetimler Orta Doğu ve Batı Asya Bölge Teşkilatı (UCLG-MEWA) Genel Sekreteri Dr. Mehmet Duman, Dünya Bankasından Denis Jean-Jacques Jordy, İslam Kalkınma Bankasından Ahmet Turkum, Asya Kalkınma Bankasından Luca Di Mario, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasından Cem Ocak, Avrupa Konseyi Kalkınma Bankasından Sonay Kanber, Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı’ndan Dr. Erfan Ali, Telman Maharramov ve Lea Ranalder, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansından Shinichi Fukasawa, Daisuke Watanabe ve Keiko Sawada, Asya Altyapı Yatırım Bankasından Dr. Xing Zhang, Alman Uluslararası İşbirliği Kurumu'ndan Aziz Erden, Yiğit Mahmutoğlu ve Candost Aydın, Marmara Belediyeler Birliği Çevre Yönetimi Koordinatörü, Sürdürülebilirlik ve İklim Değişikliği Merkezi Direktörü Merve Ağca, TÜBİTAK AB Çerçeve Programları Ulusal Koordinasyon Ofisi’nden Arzu İpek Yılmaz Üçüncü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığından Hasan Önel, İLBANK’tan genel müdür, daire başkanları, danışman, teknik uzman, mühendis, grup başkanları ve şehir plancıları, Şanlıurfa, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Hatay’dan temsilciler, kaymakamlar, siyasi partilerin temsilcileri, belediye başkanları, kamu kurumlarının müdürleri ile sivil toplum kuruluşlarının başkanları katıldı. “Bizim İçin Dirençli Şehir, Her Gün Biraz Daha Gerçeğe Dönüşen Ortak Bir Hedeftir” Malatya'da gerçekleştirilen "COP31'e Giden Süreçte İklim Dirençli Şehirlerin Geliştirilmesi: Taahhütlerden Eyleme" toplantısı gala yemeğine sona erdi. Nikah Sarayında düzenlenen programda konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, "COP31'e Giden Süreçte İklim Dirençli Şehirlerin Geliştirilmesi: Taahhütlerden Eyleme programının ardından, şimdi aynı sofrada buluşmanın ayrı bir anlamı ve değeri var. Malatya bugün sizlere, taahhütlerin değil; sahada hayata geçirilen projelerin şehri olduğunu gösterdi. Konuşmalardan çok, yükselen konutlardan, kurulan arıtma tesislerinden, güçlendirilen altyapılardan ve toprakla buluşan fidanlardan bahsettik. Çünkü bizim için dirençli şehir, kâğıt üzerinde kalan bir kavram değil; her gün biraz daha gerçeğe dönüşen ortak bir hedeftir" ifadelerini kullandı. Malatya'da uluslararası düzeyde önemli bir toplantıya ev sahipliği yaptıklarını aktaran Başkan Er, "Bu buluşmanın, Kasım ayında Antalya'da düzenlenecek COP31 Zirvesi'ne giden süreçte Malatya'nın sesini uluslararası platformlara taşıyan önemli ve anlamlı bir adım olarak hafızalarda yer edeceğine inanıyorum. Bu kıymetli organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği geçen İLBANK'a, JICA'ya ve tüm paydaş kurumlarımıza gönülden teşekkür ediyorum. Sizleri Malatya'da ağırlamaktan büyük mutluluk ve onur duyduk. Ülkelerinize ve kurumlarınıza döndüğünüzde Malatya'yı; dirayetin, umudun, dayanışmanın ve yeniden ayağa kalkmanın şehri olarak anlatmanızı temenni ediyorum" sözlerine yer verdi. “Bundan Sonraki Aşama, Bu Taahhütleri Somut Uygulamalara Dönüştürmektir” İLBANK Genel Müdürü Eyyüp Karahan ise Büyükşehir Belediyesinin ev sahipliğinde Malatya'da önemli ve verimli bir toplantı gerçekleştirildiğini kaydederek, "Gün boyunca ifade edilmesi gereken hemen her konu dile getirildi. İklim değişikliği konusunda bugüne kadar 30 COP toplantısı gerçekleştirildi, önümüzde ise COP31 süreci var. Artık teori olarak söylenmesi gerekenler büyük ölçüde söylendi. Bundan sonraki aşama, bu taahhütleri somut uygulamalara dönüştürmektir. Bizim de bu toplantılardaki temel amacımız; eyleme geçiş sürecine hazırlanmak ve şehirlerimizi daha dirençli hale getirmek için atılması gereken adımları birlikte değerlendirmekti. Bugün bu konuları kapsamlı şekilde istişare ettik. Önümüzdeki dönemde çalışmalarımızı Ankara'da, ardından büyük ihtimalle İstanbul'da ve sonrasında Antalya'da düzenleyeceğimiz toplantılarla sürdüreceğiz. COP31'e giden süreçte, şehirlerimizi iklim değişikliğine karşı nasıl daha dirençli hale getirebileceğimizi, uluslararası kuruluşlarla birlikte değerlendirerek ortak bir yol haritası oluşturacağız. Aynı zamanda, İLBANK'ın bu alandaki başarılı uygulamalarını ve geliştirdiği modeli uluslararası platformlarda tüm dünyaya anlatabileceğimiz güçlü bir iş birliği zemini oluşturmayı hedefliyoruz" dedi. “COP31 Hazırlıklarımız Açısından Son Derece Değerli Oldu” Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı Doğu Avrupa ve Orta Asya Bölge Ofisi Direktörü Dr. Erfan Ali de Birleşmiş Milletler İnsan Yerleşimleri Programı (UN-Habitat) adına ve bu etkinliğe katılmak üzere Malatya'ya gelen çalışma arkadaşları adına Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er'e teşekkür etti. Ali, "İLBANK'a, Malatya Büyükşehir Belediyesine, JICA'dan değerli çalışma arkadaşlarımıza ve TOKİ'ye bizleri davet ettikleri, hepimizi böylesine önemli bir buluşma için Malatya'da bir araya getirdikleri için en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Bu toplantı, yerel yönetimlerin, şehirlerin ve insan yerleşimlerinin; kentsel dayanıklılığı güçlendirme ve yerel iklim eylemlerini destekleme konusundaki kritik rolünü ve önemini güçlü bir şekilde ortaya koymuştur. Öncelikle bunu ifade etmek isterim. Toplantıda, çok önemli fikirler, farklı bölgelerden ve farklı paydaşlardan edinilen deneyimler ile dersler paylaşıldı. Uluslararası finans kuruluşlarından, uluslararası kuruluşlardan ve şehirlerden gelen katkılar, Antalya'da düzenlenecek COP31 hazırlıklarımız açısından son derece değerli oldu" diye konuştu. “Malatya'da Çok Olumlu Gelişmelere Tanıklık Ettik” Malatya'da çok olumlu gelişmelere tanıklık ettiklerini dile getiren Ali, "Malatya Büyükşehir Belediyesi, TOKİ, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bize kentsel dirençliliğin nasıl inşa edilebileceğine dair somut ve gerçek bir örnek gösterdi. Bunu oturumlarımızda da ele almıştık; ardından ise bu yaklaşımın sahadaki uygulamasını yerinde görme fırsatı bulduk. Malatya'daki bu örnek projeden büyük memnuniyet duyduk ve gerçekten çok etkilendik. TOKİ'nin ve Malatya'nın, sürdürülebilir ve dirençli yeni yaşam alanlarının oluşturulmasında öncü rol üstlenmesini takdir ediyoruz. Bu projelerde yalnızca konutların değil, aynı zamanda sürdürülebilir altyapının, hizmetlerin ve yaşam alanlarının bütüncül bir anlayışla planlanıp tasarlanmış olması son derece etkileyici. Gerçekten çok başarılı bir çalışma. İkizce'de gördüklerimden çok müteessir oldum. Malatya'yı, TOKİ'yi, Bakanlığı ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’ni yürekten tebrik ediyorum. Bizleri bugün ağırladığınız için bir kez daha çok teşekkür ediyorum. Hepinizi COP31 kapsamında Antalya'da yeniden görmek için sabırsızlanıyoruz" ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DenizBank Birleşmiş Milletler Sorumlu Bankacılık Prensipleri’ne İmza Attı Haber

DenizBank Birleşmiş Milletler Sorumlu Bankacılık Prensipleri’ne İmza Attı

Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları ve Paris İklim Anlaşması ile uyumlu bankacılık uygulamalarını teşvik eden küresel çerçeve kapsamında Banka, sürdürülebilir finansman alanındaki çalışmalarını, ölçülebilir hedefler ve uluslararası alanda kabul gören ilkelerle sistematik bir yapıya taşıyor. DenizBank Genel Müdürü Recep Baştuğ, konuyla ilgili değerlendirmesinde: “DenizBank olarak sürdürülebilirliği, uzun vadeli büyüme stratejimizin ayrılmaz parçası olarak görüyoruz. Birleşmiş Milletler Sorumlu Bankacılık Prensipleri’ne katılımımız da bu yaklaşımımızı uluslararası ölçekte, ortak ilkelere dayalı bir taahhütle daha da güçlendiriyor. Bugüne kadar uluslararası piyasalardan temin ettiğimiz kaynakları iklim risklerini azaltacak yatırımlara aktarırken, karbon yoğun sektörlerde faaliyet gösteren müşterilerimizin yeşil ekonomiye geçişini destekleyecek finansman çözümlerimizi de sürekli geliştirdik. 2023 yılından itibaren ekonomimize sağladığımız 4.4 Milyar Dolarlık taze kaynağın yüzde 54’ünü sürdürülebilirlik bağlantılı kredilere tahsis ettik. Yakın dönemde hayata geçirdiğimiz, dünyada bir ticari banka tarafından gerçekleştirilen en büyük ve Türkiye’nin ilk mavi sendikasyonu ile; mavi kentsel altyapı, verimli sulama sistemleri, atık su yönetimi ve sürdürülebilir turizm gibi alanlardaki dönüşümü desteklemek üzere 810 Milyon Dolar tutarında finansman sağladık. Özel bankalar arasında lider konumda bulunduğumuz tarım bankacılığındaki deneyimimizle de suyun bilinçli ve verimli kullanımını teşvik eden uygulamaları üreticilerimiz ve paydaşlarımızla birlikte yaygınlaştırmayı hedefliyoruz. BM Sorumlu Bankacılık Prensipleri’ne imza atarak, tüm bu çalışmalarımızı uluslararası ölçekte kabul gören bir çerçeve içinde daha da ileri taşıyacak; sürdürülebilir finansman alanındaki etkimizi sistematik ve ölçülebilir bir anlayışla yönetmeye devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Erciyes Zirvesi-1’den İklim, Su ve Gıda Güvenliğinde Ortak Eylem Çağrısı  Haber

Erciyes Zirvesi-1’den İklim, Su ve Gıda Güvenliğinde Ortak Eylem Çağrısı 

“İklim, Su, Gıda ve Güvenlik” temasıyla düzenlenen Erciyes Zirvesi-1, kamu, akademi, uluslararası kuruluşlar ve özel sektör temsilcilerini Kayseri’de buluşturdu. AK Parti Kayseri Milletvekili ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar ile AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler koordinasyonunda, Erciyes Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirilen zirvede, iklim değişikliği, su güvenliği, gıda arzı ve sürdürülebilir kalkınma başlıkları çok boyutlu şekilde ele alındı. Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası, FAO, Dünya Gıda Programı (WFP), üniversiteler, araştırma kuruluşları ve kamu kurumlarından uzman isimlerin katılımıyla etki alanı genişleyen Zirve, iklim değişikliği, su yönetimi, gıda güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında ulusal ve uluslararası düzeyde bilgi paylaşımına katkı sağladı. Zirvede öne çıkan ortak mesaj, iklim değişikliğinin artık yalnızca çevresel bir sorun olarak değil, ekonomik kalkınma, toplumsal istikrar, gıda arzı ve ulusal güvenliği doğrudan etkileyen stratejik bir konu olarak ele alınması gerektiği oldu. Katılımcılar, artan küresel risklere karşı dirençli üretim sistemlerinin kurulması, su kaynaklarının etkin yönetimi, yeşil ve dijital dönüşüm yatırımlarının hızlandırılması ve sürdürülebilir kalkınma politikalarının güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Akademi, kamu, uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum temsilcilerinin katkılarıyla şekillenen görüş ve öneriler zirve sonunda kamuoyuyla paylaşıldı. AK Parti Kayseri Milletvekili ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar, Erciyes Zirvesi-1’in kapanışında yaptığı konuşmada, iklim değişikliğinin, su yönetiminin ve gıda güvenliği konularının, toplumun tamamnı ilgilendirdiği, bu nedenle bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğini belirtti. Toplumda ortak bir farkındalık oluşturulmasının önemine değinen Akar, tasarruf kültürü, israf etmeme ve kaynaklara saygı anlayışının korunmasının şart olduğunu vurguladı. TÜRKİYE’NİN İKLİM, GIDA VE SU GÜNDEMİNE YÖN VEREN İSİMLER BİR ARAYA GELDİ Zirve, Türkiye’nin sürdürülebilirlik gündemine ilişkin değerlendirme ve önerilerle, ulusal ve uluslararası alanda uzman isimlerin katılımıyla, küresel sorunlara karşı ortak çözüm arayışlarının güçlendirilmesine, yeni iş birliği imkanlarının geliştirilmesine ve sürdürülebilir gelecek vizyonunun desteklenmesine yönelik önemli bir platform oluşturdu. AK Parti Kayseri Milletvekili ve TBMM Milli Savunma Komisyonu Başkanı Hulusi Akar moderatörlüğündeki açılış oturumu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Oruç Baba İnan, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu ve Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun’un katılımıyla gerçekleştirildi. Oturumda, iklim değişikliğinin etkilerinin giderek derinleştiği, su kaynaklarının korunmasının stratejik önem taşıdığı ve gıda güvenliğinin yalnızca tarımsal üretimin değil ekonomik istikrarın, toplumsal refahın ve ulusal güvenliğin de temel unsurlarından biri haline geldiği vurgulandı. KÜRESEL RİSKLER VE ÇÖZÜM YOLLARI DÖRT AYRI PANELDE DEĞERLENDİRİLDİ Zirvede alanında uzman ulusal ve uluslararası isimler ise dört ayrı panelde görüşlerini paylaştı. İklim değişikliğinin jeopolitik etkilerinden gıda güvenliğine, su yönetiminden sürdürülebilir kalkınma politikalarına kadar birçok konu farklı perspektiflerden ele alındı. “İklim Değişikliği ve Jeopolitik” panelinde iklim değişikliğinin tarımsal üretim ve su kaynakları üzerindeki etkileri değerlendirilirken, “Gıda Güvenliği” panelinde gıdanın ekonomik, sosyal ve stratejik boyutları masaya yatırıldı. “İklim Aşırılıkları ve Su Yönetimi” panelinde, su güvenliğinde mevcut ve potansiyel riskler, iş birliği imkanları ve çözüm önerileri tartışıldı. Zirvenin koordinasyonunu üstlenen isimlerden AK Parti Kayseri Milletvekili Ayşe Böhürler’in moderatörlüğündeki “Sürdürülebilir Kalkınma” panelinde ise sürdürülebilir kalkınma hedefleri, iklim politikaları ve çevresel yönetişim konuları farklı perspektiflerden değerlendirildi. Kamu kurumları, araştırma kuruluşları, sivil toplum temsilcileri ve politika yapıcılar sürdürülebilir gelecek vizyonuna ilişkin görüş ve önerilerini paylaştı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İklim Değişikliği, Su Yönetimi Ve Gıda Güvenliği Alanının Öncü İsimleri Erciyes Zirve-1’de Buluşuyor Haber

İklim Değişikliği, Su Yönetimi Ve Gıda Güvenliği Alanının Öncü İsimleri Erciyes Zirve-1’de Buluşuyor

Küresel önemdeki iklim değişikliği, su yönetimi, gıda güvenliği ve sürdürülebilir kalkınma başlıkları, 19 Haziran 2026’da Kayseri’de “İklim, Su, Gıda ve Güvenlik" temasıyla gerçekleştirilecek Erciyes Zirve-1’de masaya yatırılacak. Zirveyle, iklim değişikliği, su kaynakları, gıda sistemleri ve bunlarla bağlantılı çevresel ve toplumsal sorunların bütüncül çerçevede ele alınması ve çözüm odaklı bir istişare zemini oluşturulması hedefleniyor. Büyük Sanat Vakfı’nın organizasyonu ve Erciyes Üniversitesi’nin ev sahipliğindeki zirve, Kayseri Valiliği, Kayseri Büyükşehir Belediyesi ve Orta Anadolu Kalkınma Ajansı iş birliğiyle düzenlenecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Sıfır Atık Vakfı, Su Politikaları Derneği, TARPOL Vakfı, TEMA Vakfı ve Türk Kızılay’ın katkı verdiği zirvenin paydaş üniversiteleri ise Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi, Abdullah Gül Üniversitesi, Kayseri Üniversitesi, Kapadokya Üniversitesi ve Nuh Naci Yazgan Üniversitesi olacak. Zirvede Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, AK Parti Kayseri Milletvekili ve TBMM Milli Savunma Komisyon Başkanı Hulusi Akar başta olmak üzere alanında uzman politika yapıcıları, uluslararası kurum yöneticileri ve akademisyenler konuşmacı olarak yer alacak. Kayseri Valisi Gökmen Çiçek, Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç ve Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun da zirvede hitaplarını gerçekleştirecek. Riskler, iş birliği olanakları ve çözüm önerileri tüm yönleriyle ele alınacak Alanında uzman uluslararası ve ulusal katılımcıların sunumlarını yapacağı zirvenin ilk paneli "İklim Değişikliği ve Jeopolitik” başlığını taşıyor. İklim değişikliğinin tarımsal üretim ve su kaynakları üzerindeki etkilerinin ele alınacağı oturumda, sınır aşan sular, ortak havzalar, su alt yapısı, su güvenliği ve su diplomasisi konuları kapsamlı şekilde tartışılacak. Akdeniz Havzası ve Anadolu coğrafyasında su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi ve geleceğe yönelik kurumsal yapılanma ihtiyaçları uzman görüşleri ışığında ele alınacak. İkinci panelde ise tarladan sofraya bir güvenlik meselesi haline gelen “Gıda Güvenliği” başlığı masaya yatırılacak. Tarımsal üretim, halk sağlığı, insani yardım, ticaret ve hayvan sağlığı boyutlarıyla gıda sistemlerinin mevcut durumunun değerlendirileceği, gıda güvenliğinin geleceğine ilişkin öngörülerin paylaşılacağı panelde darboğazlar ve fırsatlar da masaya yatırılacak. "İklim Aşırılıkları ve Su Yönetimi " başlıklı üçüncü panelde ise gelecekteki çatışma dinamikleri açısından stratejik önem taşıyan su güvenliği konusunda mevcut ve potansiyel kriz riski, iş birliği imkânları ve çözüm önerileri tartışılacak. "Sürdürülebilir Kalkınma " başlıklı son panelde ise sürdürülebilir kalkınma hedefleri, iklim politikaları ve çevresel yönetişim konuları farklı perspektiflerden ele alınacak. Kamu kurumları, araştırma kuruluşları, sivil toplum temsilcileri ve politika yapıcılar, sürdürülebilir gelecek vizyonuna ilişkin değerlendirmelerini paylaşacak. Kayseri’den dünyaya sürdürülebilirlikle ilgili güçlü mesajlar verilecek Birleşmiş Milletler, Dünya Bankası, FAO, Dünya Gıda Programı (WFP), üniversiteler, araştırma kuruluşları ve kamu kurumlarından alanında uzman isimleri Kayseri’de buluşturacak zirveyle, sürdürülebilirlikle ilgili küresel sorunlara karşı ortak çözüm arayışının güçlendirilmesi ve güvenli bir gelecek için dünyaya güçlü mesajlar verilmesi hedefleniyor. İklim değişikliği, su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi, gıda güvenliği ve kalkınma politikaları arasındaki ilişkinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınacağı Erciyes Zirve-1’de, ulusal ve uluslararası düzeyde bilgi paylaşımına, iş birliklerinin geliştirilmesine ve çözüm odaklı politika önerilerinin ortaya konulmasına katkı sağlayacak. Akademi, kamu, uluslararası kuruluşlar ve sivil toplum temsilcilerinin katkılarıyla zirvede geliştirilecek değerlendirme ve öneriler kamuoyuyla paylaşılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.