Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bist

Kapsül Haber Ajansı - Bist haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bist haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Enda Enerji Holding'in Net Elektrik Üretimi 307,52 GWh'ye Ulaştı Haber

Enda Enerji Holding'in Net Elektrik Üretimi 307,52 GWh'ye Ulaştı

Yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik üretimiyle Türkiye’nin sürdürülebilir enerji arzına katkı sağlayan Enda Enerji Holding, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin uzlaştırmaya esas net elektrik üretimi verilerini açıkladı. Şirketin Ocak-Haziran 2026 dönemindeki toplam elektrik üretimi, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 67 artarak 307,52 GWh’ye ulaştı. Enda Enerji Holding’in üretimi, 2024 yılının ilk altı aylık dönemiyle karşılaştırıldığında da yüzde 56 yükseldi. Hidroelektrik üretimi yüzde 222 arttı Kaynak bazında değerlendirildiğinde, yılın ilk yarısındaki en güçlü artış hidroelektrik santrallerinde gerçekleşti. Bölgedeki hidrolojik koşulların iyileşmesinin etkisiyle hidroelektrik santrallerinin üretimi, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 222 artarak 170,03 GWh seviyesine çıktı. Rüzgâr enerjisi santrallerinin üretimi, geçen yılın aynı dönemine paralel seyrederek 114,29 GWh olarak gerçekleşti. Şirketin jeotermal enerji santralindeki üretim ise bir önceki yılın ilk yarısına göre yüzde 29 artışla 23,19 GWh seviyesine ulaştı. Hüseyin Metin Tuncay: “Farklı yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşan dengeli üretim portföyümüz, şirketin toplam üretim performansını destekledi.” Enda Enerji CEO’su Hüseyin Metin Tuncay, yılın ilk yarısına ilişkin üretim sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “Yılın ilk yarısında elde ettiğimiz sonuçlar, farklı yenilenebilir kaynaklardan oluşan portföyümüzün sağladığı dengeyi ve üretim altyapımızın gücünü bir kez daha ortaya koydu. Hidrolojik koşullardaki iyileşme hidroelektrik üretimimizi desteklerken, rüzgâr ve jeotermal kaynaklarımızın istikrarlı katkısı da toplam performansımızı güçlendirdi. Önümüzdeki dönemde de kaynak çeşitliliğimizi, operasyonel verimliliğimizi ve sürdürülebilir üretim yaklaşımımızı odağımızda tutarak Türkiye’nin enerji dönüşümüne uzun vadeli değer sunmayı sürdüreceğiz.” Enda Enerji Holding hakkında: 1993 yılında İzmir’de enerji sektöründe faaliyet göstermek üzere kurulan Enda Enerji Holding (BIST: ENDAE), tamamı yenilenebilir kaynaklara dayalı 13 santrali ve 189,12 MWe toplam kurulu gücüyle faaliyet göstermektedir. Şirketin Türkiye’nin farklı coğrafyalarına yayılan üretim portföyü; dört hidroelektrik, beş rüzgâr, üç güneş ve bir jeotermal enerji santralinden oluşmaktadır. Hidroelektrik, rüzgâr, güneş ve jeotermal kaynakları birlikte değerlendiren Enda Enerji, çeşitlendirilmiş portföyü sayesinde mevsimsel etkileri dengeleyen bir üretim yapısına sahiptir. Elektrik üretimi ve enerji ticareti faaliyetlerini şeffaflık, kurumsal yönetim, operasyonel verimlilik ve uzun vadeli değer yaratma yaklaşımıyla sürdüren şirket, Türkiye’nin yerli ve yenilenebilir enerji kapasitesinin gelişimine katkı sunmaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Anadolu Isuzu ile Petrol Ofisi’nden Ağır Ticari Araçlar İçin Güçlü İş Birliği Haber

Anadolu Isuzu ile Petrol Ofisi’nden Ağır Ticari Araçlar İçin Güçlü İş Birliği

Türkiye'nin önde gelen ticari araç üreticilerinden Anadolu Isuzu ile madeni yağ sektörünün lider markalarından Petrol Ofisi Grubu arasındaki stratejik iş birliği üçüncü yılına girdi. Anadolu Isuzu'nun üretim kalitesi ile Petrol Ofisi'nin madeni yağ teknolojilerindeki uzmanlığını bir araya getiren iş birliği kapsamında, Anadolu Isuzu araçlarının ilk dolum ve satış sonrası bakım süreçlerinde Petrol Ofisi'nin yüksek performanslı madeni yağ markası Maximus kullanılıyor. Üçüncü yılında da başarıyla sürdürülen stratejik ortaklıkla ticari araç kullanıcılarına, araç performansını destekleyen, motoru koruyan ve uzun ömürlü kullanım sağlayan çözümlerden faydalanma imkânı sunuluyor. Ticari araç müşterilerine uzun vadeli değer sunmak hedefleniyor Anlaşma, Petrol Ofisi’nin 2029 yılına kadar, Anadolu Isuzu araçları için ticari araç motor yağı markası Maximus ile birlikte şanzıman yağları ve antifriz temin etmesini kapsıyor. Ayrıca ağır ticari araçlar için satış sonrası hizmetler kapsamında Isuzu servislerinde Petrol Ofisi’nin madeni yağ ürünleri kullanılıyor. İki markanın kalite anlayışını, teknik bilgi birikimini ve mühendislik yetkinliğini bir araya getiren iş birliği ile ticari araç müşterilerine uzun vadeli değer sunmak hedefleniyor. Araçların ilk günkü performansını korumaya yönelik bu yaklaşım, işletmelerin operasyonel verimliliğini desteklerken bakım süreçlerini güvenilir çözümlerle destekliyor. Anadolu Isuzu Hakkında Kamyon, hafif kamyon, midibüs ve otobüs kategorilerinde Türkiye’nin önde gelen üreticilerinden Anadolu Isuzu, geniş ürün portföyü, yüksek katma değerli satış sonrası hizmetleri ile yaygın bayi ve teknik servis ağıyla müşterilerine kapsamlı çözümler sunmaktadır. Kocaeli Çayırova’daki üretim tesisinde faaliyet gösteren Anadolu Isuzu, Avrupa başta olmak üzere 45’ten fazla ülkeye ihracat yapmaktadır. Şirket, 2025 yılında Özbekistan merkezli ticari araç üreticisi SamAuto’nun çoğunluk hissesini devralarak ilk yurt dışı üretim yatırımını gerçekleştirmiştir. Anadolu Isuzu hisseleri, 1997 yılından bu yana BIST’te "ASUZU" işlem koduyla işlem görmektedir. Petrol Ofisi Grubu Hakkında Petrol Ofisi Grubu, ülke geneli ve yakın coğrafyaya hava, deniz ve kara araçlarında ihtiyaç duyulan tüm yakıt çeşitlerini sağlayabilen tek grup olarak Türkiye’nin en büyük şirketleri arasında yer alıyor. 1941’den bu yana faaliyet gösteren, akaryakıt, madeni yağlar ve kimyasallar pazarının geleneksel lideri olan Petrol Ofisi Grubu, günümüzde on binlerce kişiye istihdam sağlayan, Türk mühendisliğini gururla ihraç eden dev bir enerji altyapı grubu konumunda. Attığı her adımda ülke ekonomisine sürdürülebilir değer sağlamaya odaklanan Grup, Türkiye’nin en geniş akaryakıt istasyon ağı, 9 akaryakıt terminali, 18 havaalanı ikmal ünitesi, 1 LPG terminali, 162 bin metrekareye kurulu madeni yağ üretim tesisi, yılda çeyrek milyon uçağa yakıt ikmali, 1,5 milyon metreküplük yakıt depolama kapasitesi ile sektöre liderlik ediyor; 4 kıtada 33 ülkeye madeni yağ ihracatı gerçekleştiriyor. Teknoloji odaklı yenilikçi ekosistem girişimleriyle finansal teknoloji, elektrik tedariki, yenilenebilir enerji, e-oyun ve tüketici finansmanı gibi alanlarda fark yaratan oluşumlara imza atan Petrol Ofisi Grubu özellikle spor ve girişimcilik alanlarındaki çalışmalarıyla toplumsal katılımcılığa ve kapsayıcılığa odaklanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Masfen Enerji paylarına yaklaşık 5 katı, toplamda 19,3 milyar TL tutarında talep geldi Haber

Masfen Enerji paylarına yaklaşık 5 katı, toplamda 19,3 milyar TL tutarında talep geldi

Yenilenebilir enerji alanının öncü isimlerinden Masfen Enerji’nin halka arz süreci sonuçlandı. Deniz Yatırım liderliğinde, 22-23-24 Temmuz tarihlerinde pay başına 45,68 TL bedelle gerçekleştirilen halka arzın toplam büyüklüğü yaklaşık 3 milyar 883 milyon TL olarak belirlenirken, şirketin halka açıklık oranı yüzde 15,32 olarak kaydedildi. Süreç boyunca yurt içi bireysel yatırımcılardan 1.120.538 başvuru ile tahsisatın yaklaşık 1,5 katı; yüksek talepte bulunan yatırımcılardan 4.235 başvuru ile tahsisatın 35 katı; 72 yurt içi kurumsal yatırımcıdan ise tahsisatın yaklaşık 3 katı talep toplandı. Toplamda, halka arz büyüklüğünün yaklaşık 5 katına ulaşan talep, 1.124.845 yatırımcı tarafından gerçekleştirildi. Satış verilerine göre; halka arz kapsamında 1.089.645 yurtiçi bireysel yatırımcıya 68 milyon adet, 4.205 yüksek talepte bulunan yatırımcıya 8 milyon 500 bin adet ve 48 yurtiçi kurumsal yatırımcıya 8 milyon 500 bin adet olmak üzere, toplamda 1.093.898 yatırımcıya 85 milyon adet pay dağıtımı yapıldı. Tahsisat grupları arasındaki dağılım ise %80 yurt içi bireysel, %10 yüksek talepte bulunan yatırımcı ve %10 yurt içi kurumsal yatırımcı şeklinde tamamlandı. “Yatırımcılarımızla birlikte büyüyeceğiz” Masfen Enerji Kurucu Ortağı Kemal Onur Karakuş, halka arz sürecinin başarıyla neticelenmesinden dolayı memnuniyetlerini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Masfen Enerji olarak yenilenebilir enerji sektöründeki entegre iş modelimiz, sağlam finansal yapımız ve sürdürülebilir büyüme vizyonumuzla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Şirketimizin geleceğine ve sektörün sunduğu potansiyele güvenerek bizlere ortak olan 1 milyonu aşkın yeni yatırımcımıza teşekkürlerimizi sunuyoruz. Halka arz, şirketimizin kurumsallaşma sürecinde kritik bir dönüm noktası olmuştur. Borsa İstanbul’da işlem gören bir şirket sıfatıyla; şeffaflık, hesap verebilirlik ve sürdürülebilir büyüme stratejimizi daha da ileriye taşıyacağız. Gelecek dönemde Masfen Enerji ailesine dahil olan yeni yatırımcılarımızın desteğiyle istikrarlı bir gelişim sergilemeye devam edeceğiz. Yenilenebilir enerjiye yönelik yatırımlarımızı hızlandırırken, sağlanan kaynağı verimliliği yüksek ve uzun vadeli katma değer üretecek projelerin finansmanında kullanmayı planlıyoruz. Sadece bugünün değil, yarının enerji çözümlerini de tasarlayarak Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına katkıda bulunmayı hedefliyoruz.”

Goodyear'da Üst Yönetim Değişikliği: Mahmut Sarıoğlu Genel Müdürlük Görevini de Üstlenecek Haber

Goodyear'da Üst Yönetim Değişikliği: Mahmut Sarıoğlu Genel Müdürlük Görevini de Üstlenecek

Goodyear Lastikleri T.A.Ş. (BIST: GOODY), Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı açıklamada üst yönetimde önemli bir görev değişikliğine gidildiğini duyurdu. Şirket Yönetim Kurulu’nun 20 Mayıs 2026 tarihli kararı doğrultusunda, mevcut Genel Müdür Octavian Grigore Velcan’ın görevinden ayrılması kabul edilirken, Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Sarıoğlu’nun 1 Haziran 2026 tarihinden itibaren Genel Müdür olarak atanmasına karar verildi. Böylece Mahmut Sarıoğlu, Goodyear Lastikleri’nde hem Yönetim Kurulu Başkanlığı hem de Genel Müdürlük görevlerini birlikte yürütecek. Mahmut Sarıoğlu Çift Görev Üstlenecek Şirket tarafından yapılan açıklamada, aynı kişinin hem Yönetim Kurulu Başkanı hem de Genel Müdür olarak görev yapmasının temel nedenleri detaylı şekilde paylaşıldı. KAP açıklamasına göre Mahmut Sarıoğlu’nun İstanbul’da yerleşik olması sayesinde: karar alma süreçlerinde operasyonel hızın artırılması, yönetim etkinliğinin güçlendirilmesi, sürdürülebilir büyüme hedeflerine daha güçlü odaklanılması, gelir ve kârlılık hedeflerinin desteklenmesi, amaçlanıyor. Şirket ayrıca bu yönetim yapısının Goodyear markasının değerini daha da güçlendirmesinin hedeflendiğini belirtti. Goodyear Lastikleri’nde Yeni Dönem Başlıyor Türkiye lastik sektörünün önemli oyuncularından biri olan Goodyear Lastikleri T.A.Ş., yeni yönetim yapısıyla birlikte operasyonel verimlilik ve stratejik büyüme hedeflerine odaklanmayı sürdürüyor. Özellikle otomotiv sektöründeki dönüşüm, elektrikli araç teknolojileri ve global rekabet ortamı göz önünde bulundurulduğunda, şirketlerin daha hızlı karar alma süreçlerine yöneldiği dikkat çekiyor. Goodyear Lastikleri’nin aldığı bu kararın da şirketin yönetim süreçlerinde çeviklik ve etkinliği artırmayı hedeflediği değerlendiriliyor. KAP Açıklamasında Dikkat Çeken Mesaj Şirketin açıklamasında özellikle “operasyonel hız” ve “sürdürülebilir büyüme” vurgusu öne çıktı. Uzmanlara göre şirketlerin üst yönetim yapılanmalarında son dönemde: daha hızlı karar alma, lokal yönetim gücü, operasyonel çeviklik, maliyet optimizasyonu, stratejik koordinasyon, gibi başlıklara daha fazla önem verdiği görülüyor. Goodyear Lastikleri’nin yeni yönetim modelinin de bu dönüşüm yaklaşımının bir parçası olduğu değerlendiriliyor. Goodyear Lastikleri Hisseleri ve Yatırımcı Gündemi GOODY hisseleri yatırımcılar tarafından yakından takip edilirken, üst yönetimde gerçekleşen değişikliklerin şirket stratejilerine olası etkileri de piyasa açısından önem taşıyor. Şirketin önümüzdeki dönemde: büyüme stratejileri, operasyonel performansı, kârlılık hedefleri, yatırım planları, yakından izlenecek başlıklar arasında yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Global Menkul Değerler ASTOR İçin Araştırma Raporu Yayınladı Haber

Global Menkul Değerler ASTOR İçin Araştırma Raporu Yayınladı

Yüksek hizmet standartlarıyla sermaye piyasalarının gelişimine katkıda bulunan Global Menkul Değerler, yeni araştırma raporunu Astor Enerji (ASTOR) için hazırladı. ASTOR’un BIST’te öne çıkan en cazip büyüme-değer hikayelerinden biri olarak değerlendirildiği raporda, şirketin küresel şebeke yatırımlarındaki süper döngünün doğrudan faydalanıcılarından biri olduğu belirtildi. Şirketin Türkiye’de yaklaşık yüzde 35’lik pazar payıyla güçlü konumuna değinen Global Menkul Değerler, bununla birlikte yapısal arz açığı bulunan ihracat pazarlarını hedefleyerek, 150 milyon dolar tutarındaki yüksek güç trafosu kapasite artışı ile büyüme profilini güçlendirdiğine dikkat çekti. Kapasitesini 3 katına çıkaracak Global Menkul Değerler raporunda ASTOR’un devam eden USD150mn yatırımı ile güç trafosu üretim kapasitesini 2026 sonuna kadar 32k MVA’dan 102k MVA’ya çıkararak üç katına ulaştırmayı hedeflemektedir. Bu yatırımların tamamlanmasıyla birlikte ihracat odaklı operasyonel yapıya geçişin hızlanmasını bekliyoruz. Küresel elektrik altyapı yatırım döngüsü, trafo üreticileri açısından son yılların en destekleyici dönemine girmektedir. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) küresel elektrik talebinin 2030’a kadar yıllık %3,6 büyüyeceğini öngörmekte olup, bu oran önceki on yılın yaklaşık %50 üzerindedir. Bu büyüme; elektrifikasyon, veri merkezi talebi, elektrikli araç altyapısı ve şebeke modernizasyonu tarafından desteklenmektedir. Halihazırda 2.500 GW'ın üzerinde proje şebeke bağlantısı beklemekte olup. Bu durumun trafo talebinin 2035’e kadar yıllık %5–6 bileşik büyüme ile artırmasını öngörülmektedir” denildi. Siparişler kapasitenin üstünde ABD’de kullanılan trafoların %70’inin 25 yılın üzerinde olduğu belirtilirken, ASTOR’un yeni kapasitesinin başta ABD olmak üzere ihracat pazarlarına yönlendireceği kaydedildi. Şirketin ABD’den aldıkları siparişlerin 1.1 milyar dolar seviyesine ulaştığını açıkladığı hatırlatılan raporda, bu durumun güçlü kısa-orta vadeli talep görünürlüğüne işaret ettiği vurgulandı. Raporda şirketin siparişlerinin kapasitesinden hızlı arttığına işaret edilerek, 2025 sonunda 794 milyon dolar olan bakiye iş yükünün 2026’nın ilk çeyreğinde yaklaşık 1.6 milyar dolara yükseldiği belirtildi. Güçlü büyüme görünümü, cazip çarpanlar ve artan MSCI dahil edilme potansiyeli ASTOR’un kapasite artışının da etkisiyle 2025-2035 döneminde gelirde %15,7 bileşik büyümesini beklediğini kaydeden Global Menkul Değerler, “FAVÖK’ün 259 milyon dolardan 1.15 milyar dolar seviyesine yükselmesini ve FAVÖK marjının %32,5 seviyesinde korunmasını bekliyoruz. ASTOR, 2026T 12,3x FD/FAVÖK ile işlem görmekte olup benzerlerine göre %47 iskonto sunmaktadır. 2026T 21,7x F/K ise %32 iskonto ile cazip seviyelere işaret etmektedir. Piyasanın kapasite artışını ve süper döngünün karlılığa etkisini henüz tam fiyatlamadığını düşünüyoruz. 16 Nisan 2026 tarihinde gerçekleştirilen %5,99’luk pay satışı sonrası serbest dolaşım oranının %42,75’e yükselmesi, likidite ve kurumsal yatırımcı tabanını güçlendirmiştir. Bu gelişmenin, Astor’un MSCI Türkiye Standart Endeksi’ne dahil edilme ihtimalini destekleyebileceği değerlendirilmektedir.” ifadelerine yer verdi. Riskler ve katalistler Raporda aşağı yönlü riskler; Altyapı yatırımlarında yavaşlama veya arzın beklenenden hızlı normalleşmesi, yurtiçi fiyatlama baskısı, devam eden yatırımlarda uygulama ve devreye alma riskleri, temel girdi maliyetlerinde oynaklık ve Astor Holding blok satışı kaynaklı kısa vadeli fiyat baskısı olarak sıralandı. Yukarı yönlü riskler ise; Değerlendirme aşamasındaki yerel montaj modeli ile ABD pazarına beklenenden hızlı giriş, Orta Doğu ve Ukrayna yeniden yapılanma kaynaklı siparişler, artan halka açıklık (~%42,75) ile güçlenen MSCI dahil edilme potansiyeli, olası küresel stratejik ortaklıklar, ve arz sıkışıklığına bağlı beklentilerin üzerinde fiyatlama şeklinde belirlendi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı Haber arşivi

Aksa Enerji’den 2025’te Güçlü Performans: 13,5 Milyar TL FAVÖK Haber

Aksa Enerji’den 2025’te Güçlü Performans: 13,5 Milyar TL FAVÖK

7 ülkedeki 11 santral operasyonu ve 3.000 MW’ın üzeri kurulu gücüyle enerjide global bir güç olan Aksa Enerji, 2025 yılına ilişkin konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Şirket, 2025 yılında Türkiye, Asya ve Afrika bölgelerindeki güçlü performansıyla FAVÖK’ünü bir önceki yıla göre %37 artırarak 13,5 milyar TL seviyesine taşıdı. FAVÖK marjı ise 8 puan artışla %32 seviyesine yükseldi. Aynı dönemde şirketin konsolide cirosu 2025 hedefinin üzerinde 42 milyar TL olarak gerçekleşirken, net dönem kârı yıllık bazda %39 artışla 3,7 milyar TL’ye ulaştı. 2023–2025 döneminde gerçekleştirdiği 1 milyar doların üzerinde olan stratejik yatırımlarla Şirket, Türkiye ve uluslararası pazarlardaki varlığını daha da güçlendirdi. Uzun vadeli ve garantili döviz bazlı satış sözleşmelerine dayalı coğrafi açıdan çeşitlendirilmiş projelerle kapasitesini artıran Şirket, gelir yapısını daha öngörülebilir ve dayanıklı bir zemine taşırken faaliyet gösterdiği ülkelerin enerji arz güvenliğine de stratejik katkı sağladı. Aksa Enerji CEO’su ve İcra Kurulu Başkanı Naci Ağbal şirketin yıllık performansına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “2025 yılında Aksa Enerji olarak dayanıklı iş modelimiz ve uzun vadeli değer yaratma odağımız doğrultusunda stratejik hedeflerimizde güçlü bir ilerleme kaydettik. Türkiye’den Afrika ve Asya’ya uzanan operasyonel ağımız sayesinde enerji arz güvenliğine katkı sağlayan dengeli ve sürdürülebilir bir portföy oluşturduk. Finansal disiplinimizi korurken stratejik finansman yapımızı güçlendirdik; dijital dönüşüm yatırımlarımızla da kurumsal kapasitemizi ve operasyonel çevikliğimizi ileri taşıdık. 2023–2025 döneminde farklı coğrafyalarda eş zamanlı olarak 1 milyar doların üzerinde yatırımı başarıyla tamamladık. Zorlu makroekonomik koşulların hâkim olduğu bu dönemde yoğun yatırım programımıza rağmen kârlılığımızı artırmayı başardık. 2026 yılında devreye almayı planladığımız yeni projelerle üretim kapasitemizi daha da artırmayı ve portföyümüzü yenilenebilir enerji kaynaklarıyla çeşitlendirmeyi hedefliyoruz. Uzun vadeli ve garantili döviz bazlı satış sözleşmelerine dayalı iş modelimiz, artan kapasitemizi yüksek gelir görünürlüğü ve güçlü nakit akışıyla desteklemeye devam ediyor. Depolamalı yenilenebilir enerji yatırımlarının portföyümüzde %20 paya ulaşması, enerji dönüşümünde bilanço dayanıklılığımızı ve kârlılığımızı güçlendiren önemli bir kaldıraç olacak. Önümüzdeki dönemde de küresel enerji dönüşümünü fırsata çevirerek sürdürülebilir yüksek büyüme stratejimizi kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz.” Sürdürülebilir Yüksek Büyüme Stratejisine Kararlılıkla Devam Aksa Enerji, sürdürülebilir yüksek büyüme stratejisini kararlılıkla uygulamaya devam ediyor. 2025 yılında özellikle Asya ve Afrika’daki yatırımlarıyla portföyünü güçlendiren şirket, farklı coğrafyalarda enerji arz güvenliğine katkı sağlayan güçlü bir uluslararası oyuncu olma yolunda ilerliyor. Özbekistan’da 430 MW kapasiteli Talimercan Doğal Gaz Kombine Çevrim Santrali’nin devreye alınmasıyla birlikte Aksa Enerji, ülkede toplam 1.220 MW kurulu güce ulaşarak Özbekistan’daki en büyük Türk yatırımcı şirket konumuna ulaştı. Kazakistan’da 240 MW kurulu güce sahip olacak kombine ısı ve elektrik santralinin de 2026 Nisan ayı sonuna kadar devreye alınmasıyla, şirketin Orta Asya’daki güçlü konumu daha da pekişecek. Aksa Enerji, Afrika’daki büyümesini de sürdürerek Gabon’da 145 MW kurulu güce sahip doğal gaz santrali ve Burkina Faso’da 119 MW kurulu güce sahip elektrik santrali projeleriyle bölgedeki varlığını genişletmeye devam edecek. Şirketin 2025 yılında Africa Finance Corporation (AFC) ile imzaladığı 150 milyon ABD doları tutarındaki kredi anlaşması, Afrika’nın enerji dönüşümüne ve sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağlama hedefinin önemli bir göstergesi oldu. Aksa Enerji, enerjiye yönelik artan küresel ihtiyaca yanıt vermek amacıyla yenilikçi ve sürdürülebilir yatırımlarını sürdürürken, fırsatların bulunduğu tüm coğrafyalarda büyüme imkanlarını yakından takip etmektedir. Bu doğrultuda şirket, Avrupa dahil olmak üzere farklı bölgelerde ortaya çıkan enerji yatırım fırsatlarını ve potansiyel iş birliklerini değerlendirmeye devam etmektedir. 2026’da Kurulu Gücünü 4.000 MW’ın Üzerine Taşıyacak Aksa Enerji, 2025 yıl sonunda 3.000 MW’ı aşan kurulu gücünü, 2026 yıl sonunda 251 MW’ı yenilenebilir enerji kaynaklarından oluşmak üzere 4.000 MW’ın üzerine yükseltmeyi hedefliyor. Şirketin Türkiye’de geliştirdiği 941 MW’lık yenilenebilir enerji projeleri portföyü; depolamalı rüzgâr, güneş ve müstakil depolama yatırımlarıyla büyümenin yeni eksenini oluşturuyor. Aksa Enerji’nin 2025 yılında TSKB ile imzaladığı 80 milyon ABD doları tutarındaki 11 yıl vadeli kredi de bu yatırımların finansmanına güç katıyor. Şirket, orta vadede yenilenebilir enerjinin toplam portföyü içindeki payını %20’ye yükseltmeyi hedefliyor. Sürdürülebilirlik ve Kurumsal Yönetişimde İstikrarlı İlerleme Aksa Enerji, sürdürülebilirlik ve kurumsal yönetişim alanındaki güçlü performansını 2025 yılında da sürdürdü. Şirket, BIST Sürdürülebilirlik Endeksi’nde üst üste 10 yıldır yer alarak ÇSY alanındaki istikrarlı yaklaşımını teyit etti. Kurumsal yönetişim tarafında ise Yönetim Kurulu’ndaki kadın üye oranını %33’e yükselten Aksa Enerji, BIST 100’de en yüksek kadın temsil oranına sahip elektrik üreticisi konumuna ulaştı. Şirketin Kurumsal Yönetim Derecelendirme Notu ise 94,10’dan 94,34 seviyesine yükseldi. 2025 yılı boyunca yatırımlarını büyüten, uluslararası operasyonlarını genişleten ve güçlü finansal performans ortaya koyan Aksa Enerji, yüksek yatırım dönemine rağmen kârlılığını artırarak sürdürülebilir yüksek büyüme stratejisinin somut sonuçlarını ortaya koydu. Bu başarının bir göstergesi olarak Aksa Enerji, 2025 yılında Fortune 500 Türkiye ve Capital Türkiye’nin En Büyük 500 Şirketi listelerinde üst sıralarda yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA Yatırım’dan 2026 Perspektifi Haber

Garanti BBVA Yatırım’dan 2026 Perspektifi

Türkiye tarafında ise dezenflasyon süreci ve reel faiz avantajı TL varlıkları destekliyor. Garanti BBVA Yatırım, 2026 yılına ilişkin strateji raporunu yayımladı. Küresel ekonomide değişen dengeler, yapay zekâ temalı yatırımların sorgulanma süreci, merkez bankalarının politika yönelimleri ve Türkiye’de devam eden dezenflasyon süreci, Garanti BBVA Yatırım Araştırma ve Yatırım Danışmanlığı ekibinin hazırladığı raporun temel konularını oluşturuyor. Uluslararası Piyasalar, Türkiye Ekonomisi, TL Varlıklar ve BIST Stratejisi konuları, 4 ana başlık şeklinde raporda yer alıyor. Garanti BBVA Yatırım Genel Müdürü Hülya Türkmen, Strateji Raporu ile ilgili şu açıklamayı yaptı: “Garanti BBVA Yatırım olarak Strateji Raporumuzu, uzun yıllardır yatırımcılarımıza değişen küresel ve yerel dinamikleri bütüncül bir bakış açısıyla sunmak amacıyla her yıl başında hazırlıyoruz. Makroekonomik görünümden sektör analizlerine, küresel temalardan Türkiye’ye özgü fırsat alanlarına kadar geniş bir perspektifte çalışıyor; güçlü araştırma altyapımız sayesinde müşterilerimizin yatırım kararlarını veriye dayalı ve disiplinli bir zeminde şekillendirmelerine katkı sağlıyoruz.” Küresel Piyasalar: Beklentiler Mercek Altında 2026 Strateji Raporu’nda, 2025’te fiyatlanan yapay zekâ temalı büyüme hikâyesinin 2026’da kârlılık ve nakit akışı üzerinden daha yakından test edileceği vurgulanıyor. Güçlü bilanço yapısına sahip, yatırım geri dönüşü netleşmiş şirketlerin ayrışabileceği belirtiliyor. Garanti BBVA Yatırım yatırımcılarına hem ABD hem de Avrupa için öngördüğü yatırım temalarını 2 ayrı model portföyde sunuyor: ABD model portföyünde teknoloji, enerji, sağlık ve sanayi sektörleri dengeli bir dağılımla öne çıkarken; Avrupa tarafında teknoloji ve sanayi şirketleri ağırlık kazanıyor. Merkez Bankaları ve Yeni Ticaret Düzeni Yüksek borç stokları ve tahvil faizleri, merkez bankalarını enflasyon ile finansal istikrar arasında zor bir dengeye itiyor. Jeopolitik gelişmeler ve ticaret anlaşmalarındaki değişimler ise küresel ticaret mimarisini yeniden şekillendiriyor. Rapora göre 2026’da para politikası adımları ve yeni ticaret dengeleri piyasa fiyatlamalarında belirleyici olacak. Türkiye: Dezenflasyon Süreci ve Reel Faiz Avantajı Türkiye tarafında ise sıkı para politikasının makro dengelerde iyileşme sağladığı, enflasyonda kademeli düşüş sürecinin devam ettiği belirtiliyor. Yıl sonunda enflasyonun %25 seviyesine gerilemesi, politika faizinin ise kademeli düşüşle %32 seviyesine inmesi bekleniyor. Kurdaki stabilitenin de etkisiyle TL tarafında reel faiz getirisinin cazibesini koruyacağı, yatırımcıların portföy dağılımlarında TL varlıkların artabileceği dile getiriliyor. BIST ve Sektörel Tercihler Garanti BBVA Yatırım, 2026 hisse stratejisini faiz indirim süreci, iç talepte dengelenme ve TL’nin reel değer kazanımının yavaşlayarak sürmesi temaları üzerine kuruyor. Bankacılık, GYO, havacılık ve perakende sektörleri öne çıkan alanlar arasında yer alıyor. Garanti BBVA Yatırım Araştırma ve Yatırım Danışmanlığı ekibi, derinlikli analiz altyapısı ve makrodan mikroya bütüncül yaklaşımı sayesinde yatırımcılarına değişen piyasa koşullarında uygun ürün ve varlık dağılımı önerileri sunmayı sürdürüyor. 2025 yılında model portföy performansının %27,5 getiriyle BIST endeksinin 11,3 puan üzerinde gerçekleşmiş olması, disiplinli ve dinamik analiz yaklaşımının somut sonuçlarından biri olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BIST 100 Haftalık Analiz: Geçen Haftanın Gelişmeleri ve Yeni Haftanın Beklentileri Haber

BIST 100 Haftalık Analiz: Geçen Haftanın Gelişmeleri ve Yeni Haftanın Beklentileri

Hafta boyunca sürekli yeni zirveler test eden endeks, haftalık bazda yaklaşık %4,62 değer kazanarak 11.372 puan seviyesini aştı. Bu yükselişin ardında yatan temel nedenler ve öne çıkan başlıklar şunlar oldu: Bankacılık ve Sanayi Hisseleri Öncülüğünde Yükseliş: Özellikle bankacılık endeksi ve sınai endeksleri, BIST 100'ün rekor kırmasında lokomotif görevi üstlendi. Küresel Piyasaların Desteği: ABD'den gelen enflasyon verilerinin beklentilerin altında kalması, Fed'in faiz indirimi yapacağına yönelik umutları artırdı. Bu durum, küresel risk iştahını olumlu etkiledi ve Borsa İstanbul'a da yansıdı. Hacim Şampiyonları: SASA Polyester (SASA), Ereğli Demir Çelik (EREGL) ve Türk Hava Yolları (THYAO) gibi hisseler, haftanın en yüksek işlem hacmine sahip hisseleri oldu ve endeksteki hareketliliği destekledi. Bu Haftada Neler Bekleniyor? Bu hafta piyasaların ana gündemi, hem yurt içinden hem de yurt dışından gelecek önemli veriler olacak. Uzmanlar, endeksteki rekor seviyelerin ardından kâr satışlarının gelebileceği konusunda uyarıyor ancak genel trendin yukarı yönlü kalabileceğini belirtiyor. Bu haftanın öne çıkan ekonomik takvimi: Yurt İçi Veriler: Pazartesi günü (25 Ağustos) Reel Kesim Güven Endeksi ve Kapasite Kullanım Oranı açıklanacak. Perşembe günü (28 Ağustos) ise Ekonomik Güven Endeksi ve haftalık TCMB verileri takip edilecek. Bu veriler, Türkiye ekonomisinin genel gidişatına dair önemli ipuçları sunacak. Yurt Dışı Veriler: ABD'den gelecek GSYİH verileri ve Kişisel Tüketim Harcamaları (PCE) fiyat endeksi, küresel piyasalar için kritik önem taşıyor. Özellikle çekirdek PCE, Fed'in para politikasına yönelik beklentileri şekillendirecek en önemli göstergelerden biri.

“Faiz indirimleri portföylerdeki hisse ağırlığını artıracaktır” Haber

“Faiz indirimleri portföylerdeki hisse ağırlığını artıracaktır”

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın geçtiğimiz günlerde gerçekleştirdiği Enflasyon Raporu toplantısı, sadece hedefleri değil, piyasaların önümüzdeki döneme dair beklentilerini de şekillendirdi. Faiz indirimleriyle birlikte yatırımcıların daha dengeli bir portföy tercih edebileceğini belirten Slayz Kurucu Ortağı Caner Gemici, piyasalara ilişkin beklentilerini paylaştı. “TCMB, 2025 ve 2026 enflasyon tahminlerini yukarı yönlü revize ederek, enflasyona karşı sıkı duruşun korunacağı mesajını net bir şekilde verdi. Bu, kısmen piyasanın faiz indirimi beklentilerini törpüleyebilecek bir sinyal. Ancak diğer tarafta, enflasyondaki düşüş eğiliminin devam etmesi halinde faiz indirimlerinin sürmesi hâlâ masada. Kademeli faiz indirimleri, yatırımcıların portföy tercihlerinde önemli değişimlere yol açabilir. Zira politika faizi her indirildiğinde, mevduat ve para piyasası fonları gibi risksiz enstrümanların cazibesi bir miktar azalırken, hisse senedi gibi riskli varlıklara yönelim eğilimi güçlenir. BIST 100, aylık bazda reel olarak en iyi getiri sağlayan yatırım araçlarından biri oldu Son indirimin ardından yaşananlar bunun somut bir örneği. Jeopolitik gelişmelerin de desteğiyle Borsa İstanbul güçlü bir yükseliş kaydetti. BIST 100, aylık bazda reel olarak en iyi getiri sağlayan yatırım araçlarından biri haline geldi. Yabancı yatırımcıların son haftalarda hızlanan alımları, yükselişin sadece iç dinamiklerle değil, dışarıdan gelen fon akışıyla da beslendiğini gösteriyor. Burada yatırımcı açısından kritik soru şu: “Faiz indirimleri devam eder mi ve borsa bundan nasıl etkilenir?” Cevap, TCMB’nin enflasyonu kontrol altında tutma kararlılığında saklı. Banka, enflasyonu dizginleyene kadar pozitif reel faiz politikasını sürdürmeye niyetli. Yani politika faizi, enflasyonun üzerinde kalmaya devam edecek. Bu da, mevduat ve risksiz enstrümanların portföylerdeki yerini koruyacağı anlamına geliyor. Yatırımcılar dengeli bir portföy tercih edebilir Dolayısıyla önümüzdeki dönemde portföy yönetimi iki yönlü bir strateji gerektirebilir. Bir yanda faiz indirimleriyle risk iştahı artacak ve hisse senetlerine olan talep yükselecek. Diğer yanda, pozitif reel faiz politikası risksiz getirilerin cazibesini sürdürecek. Bu tablo, yatırımcıyı tamamen “ya hep ya hiç” kararlarından uzaklaştırıp, dengeli bir dağılıma yönlendirecek. Kısacası, TCMB’nin mesajlarını okurken sadece indirim ya da artırım ihtimaline takılıp kalmamak gerekiyor. Asıl mesele, faiz patikasının portföylerdeki risk–getiri dengesini nasıl şekillendireceğini görmekte. Önümüzdeki dönemde borsa fırsatlar sunabilir, ancak risksiz limanları tamamen terk etmek, denizin hâlâ dalgalı olduğunu unutturmasın.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.