Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bitki Örtüsü

Kapsül Haber Ajansı - Bitki Örtüsü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bitki Örtüsü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bilinçli Üretim, Kocaeli’nin Balını Türkiye’ye Taşıyor Haber

Bilinçli Üretim, Kocaeli’nin Balını Türkiye’ye Taşıyor

Son yıllarda sağlanan ekipman ve üretim destekleriyle büyüyen arıcılık sektörü kırsal ekonomiye önemli katkı sunarken, üretim kalitesi ve potansiyeliyle Kocaeli balının Türkiye genelinde daha fazla tanınmasına da katkı sağlıyor. Bu kapsamda kestane ve çiçek balı, kendine özgü aroması ve zengin lezzetiyle kentin öne çıkan yöresel değerleri arasında yer alıyor. KOCAELİ BALI BİLİNÇLİ ÜRETİMLE DEĞERLENİYOR Kocaeli’nin bereketli florası, geniş tarım alanları ve özellikle kestane başta olmak üzere zengin bitki örtüsü, kentte arıcılığa güçlü bir üretim zemini sunuyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesince son yıllarda verilen ekipman ve üretim destekleriyle büyüyen arıcılık sektörü artık yalnızca kırsal ekonominin önemli kaynaklarından biri değil, kalitesi ve üretim potansiyeliyle Kocaeli balını Türkiye’nin dört bir yanında daha görünür hale getiren güçlü bir değer olarak öne çıkıyor. Büyükşehir Belediyesi, kovan sayısını artırmanın ötesine geçerek, bilinçli ve sürdürülebilir arıcılığın temellerini güçlendirmek için eğitimden sahaya uzanan kapsamlı çalışmalar yürütüyor. ARICILIĞIN İNCELİKLERİNİ YERİNDE ÖĞRENİYORLAR Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, arıcılığı yalnızca desteklemekle kalmıyor, işi yapacak yeni üreticileri de sahaya hazırlıyor. Tarım Akademisi’nde eğitim alan kursiyerler, sınıfta öğrendikleri bilgileri bu kez kovanların başında uygulayarak arıcılığın inceliklerini yerinde öğreniyor. BALIN YOLU KOVANDAN ÖNCE BİLGİDEN GEÇİYOR Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Burhan Abiş Klavuz Gençlik Merkezi’nde arıcılık eğitimi alan kursiyerler, teorik derslerin ardından sahada pratik yaparak tecrübe kazanıyor. Kocaeli Üniversitesi Arslanbey Yerleşkesi’ndeki Büyükşehir Belediyesi Tarım Akademisi Arıcılık Uygulama Eğitim Alanı’nda sahaya çıkan kursiyerler, kovanların başına geçerek, arıların davranışlarından koloni yönetimine, kovan bakımından mevsimsel uygulamalara kadar birçok konuyu uzman eğitmenlerin eşliğinde uygulayarak öğreniyor. Buradaki eğitim, arıcılığı yalnızca “kovana bakıp bal almak” olarak görmeyen bir anlayış üzerine kuruluyor. Verimli ve sürdürülebilir arıcılığın temelinde ise arıyı tanımak, koloniyi doğru yönetmek ve ihtiyaç duyulan zamanda doğru müdahalede bulunmak yer alıyor. KOVANDAN YEME KADAR TAM DESTEK Büyükşehir Belediyesi’nin arıcılığa yönelik çalışmaları eğitimle sınırlı değil. Kentte arıcılığın geliştirilmesi ve bal rekoltesinin artırılması amacıyla yıllardır farklı destek modelleri uygulanıyor. Geçmiş yıllarda arıcılara ruşet kovan, kovan altlığı, arıcı ekipmanları, bal dinlendirme ve süzme kazanları ile ana arı desteği sağlandı. Arıların özellikle kış dönemini daha güçlü geçirmesi ve ilkbahar dönemine sağlıklı kolonilerle girmesi için de yüzde 50 hibeli fondan şeker ve beyaz toz şeker destekleri hayata geçirildi. Son yıllardaki projelerle yaklaşık 900 arı yetiştiricisi; kovan altlığı, ruşet kovan, bal dinlendirme kazanı, fondan şeker ve beyaz toz şeker gibi desteklerden yararlandı. KOCAELİ BALDA DA İDDİALI Büyükşehir’in arıcılığa yönelik destekleri Kocaeli’de üretici sayısının artmasına da katkı sağladı. Geçmiş dönem verilerine göre 2014 yılında 400 civarında olan aktif ve üretimde öne çıkan kayıtlı arıcı sayısı verilen desteklerle 800’e çıktı. Kocaeli, yıllık 700-800 ton civarındaki bal üretimiyle arıcılıkta iddialı bir üretim potansiyeline sahip olduğunu ortaya koydu. Kocaeli’nin doğal florası, tarım alanları ve özellikle kestane başta olmak üzere farklı bitki kaynakları, kenti arıcılık açısından önemli bir üretim merkezine dönüştürüyor. Kentte arıcılık yalnızca bal üretimi değil, kırsal ekonominin güçlenmesi açısından da önemli bir gelir kapısı oluşturuyor. Büyükşehir Belediyesi’nin son yıllarda hayata geçirdiği desteklerle kentte arıcılığın gelişimi ve bal üretimi ivme kazanırken, Kocaeli’nin çiçek ve kestane balları da kendine has aroması ve lezzetiyle dikkat çekiyor. AKADEMİ MEZUNLARINA YÜZDE 75 HİBELİ DESTEK Tarım Akademisi’nde verilen uygulamalı eğitimlerle Büyükşehir Belediyesi, yıllardır ekipman ve üretim desteği verdiği arıcılık sektörüne bu kez bilgiyle donanmış yeni üreticiler kazandırıyor. Kursiyerler uygulamalarda kovan bakımı, koloni yönetimi, arı sağlığı, mevsimsel bakım ve güvenli çalışma yöntemlerini birebir öğrenirken, sahada karşılaşabilecekleri durumlara karşı da deneyim kazanıyor. Üstelik Tarım Akademisi’nde eğitimini başarıyla tamamlayan kursiyerler, Büyükşehir Belediyesi’nin tarımsal desteklerinden de daha avantajlı şekilde yararlanabiliyor. Akademi mezunları için bazı desteklerde oranların yüzde 75’e kadar çıkarılması, eğitimin üretime doğrudan bağlanmasını sağlıyor. BİLİNÇLİ ÜRETİM, YÜKSEK VERİM Kocaeli’de arıcılığa yönelik desteklerle yalnızca kovan ve bal üretiminin artırılması değil, sağlıklı koloniler, bilinçli üreticiler ve sürdürülebilir bir arıcılık yapısının oluşturulması hedefleniyor. Kovan başında uygulamalı eğitim alan yeni arıcılar da bu sürece dahil olurken, Büyükşehir Belediyesi’nin çalışmalarıyla kentte arıcılığın daha bilinçli ve güçlü bir üretim yapısına kavuşması amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Orman Yangınları İş Dünyasının Risk Haritasını Değiştiriyor Haber

Orman Yangınları İş Dünyasının Risk Haritasını Değiştiriyor

Avrupa’da ve Türkiye’de yaşanan son orman yangınları, orman yangınlarının yalnızca mevsimsel bir doğal afet değil, işletmeler ve kritik altyapılar açısından stratejik bir dayanıklılık sorunu haline geldiğini ortaya koyuyor. Artan sıcaklıklar, uzun süren kuraklıklar ve değişen yangın koşulları, Avrupa genelinde orman yangını riskini artırırken, işletmeler açısından fiziksel hasarın ötesine geçen yeni riskleri de beraberinde getiriyor. Fiziksel hasarın ötesinde operasyonel hasarlar öne çıkıyor Orman yangınlarından kaynaklanan hasarlar yalnızca maddi hasarla sınırlı kalmıyor. Tahliyelerden etkilenen işletmeler, operasyonel aksaklıklar, tesislerin kapanması ve tedarik zincirinde yaşanan kesintiler gibi finansal sonuçlar doğurabilecek önemli etkilerle karşı karşıya kalıyor. Tahliye emirleri, duman veya bölgeye erişim kısıtlamaları nedeniyle yaşanan iş kesintileri, fiziksel hasarın sınırlı olduğu ya da hiç oluşmadığı durumlarda bile önemli finansal hasarlara yol açabiliyor. Bu durum, Güney Avrupa genelindeki tabloyu da yansıtıyor. Yunanistan'da son yıllardaki en büyük orman yangınları, bazı oteller ve küçük işletmeleri etkilerken, sanayi tesislerinin özel sanayi bölgelerinde yer alması nedeniyle bu yangınlardan genel olarak daha az etkilendi. Ekonomik kayıplarla sigorta hasarları arasındaki fark büyüyor Yangınlarla ilgili toplam hasarları güvenli şekilde tahmin etmek için henüz erken olsa da mevcut veriler, Avrupa'daki orman yangını koruma açığını ortaya koyuyor. İspanya'nın 2025 orman yangını sezonunda yaklaşık 5 milyar euro ekonomik hasar oluşurken, bunun sadece 1 milyar eurodan daha azı sigorta kapsamında karşılandı. Bu durum ekonomik hasarlarla sigorta tarafından karşılanan hasarlar arasındaki farkın büyüdüğünü ortaya koyarken, şirketlerin etkili risk transferini dayanıklılık, uyum sağlama ve iş sürekliliğine yönelik yatırımlarla birlikte ele almasının önemini bir kez daha vurguluyor. Hazırlık ve risk yönetimi, sigorta süreçlerini şekillendiriyor İlk göstergeler; güçlü acil durum planlarına, iş sürekliliği eylemlerine ve önleyici uygulamalara sahip kuruluşların hasarları azaltma ve faaliyetlerini sürdürme konusunda daha iyi durumda olduğunu gösteriyor. Riskler değiştikçe, olay öncesinde dayanıklılık oluşturmak, olay sonrasındaki toparlanma kadar önemli hale geliyor. Bu süreçte sigortacılar da orman yangını riskini daha iyi anlamak amacıyla daha detaylı risk verilerinden, uydu görüntülerinden ve giderek gelişen felaket risk modellemelerinden yararlanıyor. Güçlü risk yönetimi, varlık dayanıklılığı ve hazırlık düzeyini ortaya koyabilen kuruluşlar ise sigorta piyasasında daha avantajlı bir konumda yer alıyor. Sigorta artık daha geniş kapsamlı bir dayanıklılık stratejisinin parçası Geleneksel sabit kıymet sigortası, risklerin transfer edilmesinde önemli bir araç olmaya devam ediyor. Bununla birlikte şirketler, sigortayı gelişmiş risk değerlendirmeleri, iklim analizleri, uyum önlemleri ve uygun olduğu durumlarda parametrik sigorta gibi alternatif risk transfer çözümleriyle destekliyor. Orman yangını riskinin arttığı bölgelerde şirketlerin hem doğrudan hem de dolaylı risklerini değerlendirmesi; bitki örtüsü yönetimi, varlıkların korunması, iş sürekliliği planlaması ve acil durum müdahale kapasitesini güçlendirmesi önem taşıyor. Marsh ayrıca müşterileriyle yakın iş birliği içinde çalışarak değişen riskleri anlamalarına, olası sigorta etkilerini değerlendirmelerine, uygun durumlarda hasar süreçlerini desteklemelerine ve giderek daha karmaşık hale gelen iklim kaynaklı risklere karşı uzun vadeli dayanıklılıklarını güçlendirmelerine yardımcı oluyor. Orman Yangınlarını Sadece Mevsimsel Bir Sabit Kıymet Riski Olarak Görmekten Vazgeçmeliyiz Orman yangınlarının artık sadece mevsimsel bir sabit kıymet riski olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Marsh Risk Türkiye CEO’su Yeşim Aksüt, Avrupa’daki ve ülkemizdeki yangınlar; giderek operasyonlar, tedarik zincirleri, altyapı ve uzun vadeli dayanıklılık üzerinde etkileri olan stratejik bir iş riski haline geliyor. Hazırlıklı olmak önemli bir fark yaratan unsur haline geliyor. İklim analizine, risk değerlendirmesine, iş sürekliliği planlamasına, bitki örtüsü yönetimine ve uygulamaya yönelik uyum önlemlerine yatırım yapan kuruluşlar hem operasyonel aksaklıkları hem de finansal kayıpları azaltmak için daha avantajlı durumda oluyor. Sigorta şirketleri de giderek daha bilinçli sigortalama kararlarıyla güçlü risk kalitesini fark ediyor ve ödüllendiriyor. Bu durum fiyatlandırmanın dışında, aynı zamanda teminat şartlarında ve sunulan kapasitede de kendini gösteriyor” dedi. Önleme, Uyum Sağlama ve Dayanıklılığa Yatırım Yapmak Gerekiyor Orman yangınlarına karşı dayanıklılık oluşturabilmek için iş birliğinin şart olduğunu belirten Aksüt, “Devletler, işletmeler, sigorta şirketleri, reasürans şirketleri ve sermaye sağlayıcılarının daha iyi veri paylaşımı, dayanıklı altyapı, yenilikçi finansman ve risk yönetiminde koordineli yaklaşımlar yoluyla üstleneceği bir rol var. İklim riskleri değişip geliştikçe dayanıklılık, daha iyi bilimsel çalışmaların, daha iyi analizlerin ve daha güçlü iş birliklerinin bir araya getirilmesine bağlı olacak. Avrupa'nın orman yangını koruma açığını kapatmak risk transferinin ötesinde; aynı zamanda önleme, uyum sağlama ve dayanıklılığa yapılan yatırımlarda da ilerleme gerektirecek” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.