Çevresel Beyanların Doğru Kullanımı Tüketicilerin Korunması Açısından Önemli
ÇEVKO Vakfı, T.C. Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlediği seminerde, markaların çevresel iddialarını tüketiciye aktarırken uyması gereken kuralları gündeme taşıdı. 19 Ekim 2026’da gerçekleştirilen etkinliğin açılış konuşmasını ÇEVKO Vakfı Genel Sekreteri Mete İmer yaptı. T.C. Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü Ticaret Uzmanı Şeyma Gülay Koç ise çevresel beyanlara ilişkin mevzuat değişikliklerini ve Reklam Kurulu’nun farklı sektörlerde verdiği kararları paylaşarak, yeşil aklamaya yol açan uygulamaları örneklerle anlattı.
Mete İmer: Çevresel Beyanların Güvenilirliği Önem Kazanıyor
Kurumların sürdürülebilirlik çalışmalarını tüketicilere ulaştırmasında çevresel beyanların önemli bir yer tuttuğunu belirten Mete İmer, bu iletişimin güvenilirliğine dikkat çekti. İmer, “Tüketicilerin doğru bilgilendirilmesi ve yanıltılmaması açısından bu beyanların güvenilir olması, birtakım kurallara bağlı olması gittikçe önem kazandı” dedi.
Türkiye’de ambalaj atıklarının kaynağında ayrı toplanması ve geri dönüştürülmesi için çalışan ÇEVKO Vakfı’nın, çevresel beyanların doğru kullanımı konusunda da farkındalık çalışmaları yürüttüğünü aktaran İmer, Ticaret Bakanlığı’nın 2022 sonunda yayımladığı “Çevreye İlişkin Beyanlar İçeren Reklamlar Hakkında Kılavuz”un tanıtılması amacıyla 2023 yılından bu yana etkinlikler düzenlediklerini söyledi. İmer, aynı yıl ÇEVKO Vakfı’nın bir üniversite iş birliğiyle kurduğu Geri Kazanım Test ve Araştırma Merkezi’nde Türkiye’de ilk kez, çevresel beyanları kanıtlamaya yönelik “geri dönüştürülebilirlik”, “geri dönüştürülmüş malzeme içeriği” ve “biyobozunurluk” testleri yapılmasına olanak sağlandığını belirtti. AB’de de 27 Eylül 2026’dan itibaren üye devletlerin çevresel beyanlarla ilgili tüketicileri koruyan birtakım kurallara uyması gerektiğini, bu kuralların AB 2024/825 numaraları Yeşil Geçişte Tüketicilerin Güçlendirilmesi adlı direktiften kaynaklandığını sözlerine ekledi.
Geri Dönüştürülmüş İçerik Kanıtlandı, Reklam Yanıltıcı Bulundu
Şeyma Gülay Koç’un paylaştığı Reklam Kurulu kararları, çevresel iddiaların doğruluğu kadar tüketiciye nasıl sunulduğunun da denetlendiğini gösterdi. Bu yaklaşımın dikkat çekici örneklerinden biri, yüzde 85 geri dönüştürülmüş plastikten üretilen bir kredi kartının reklamı oldu.
Reklam Kurulu’nun 16 Ocak 2025 tarihli toplantısında değerlendirilen reklamda, “Hem sizi hem doğayı düşünen kart!” ifadesi kullanılmıştı. Kartın geri dönüştürülmüş içeriği belgelenmesine rağmen, bu özelliğin sağladığı çevresel faydanın abartıldığı değerlendirilerek reklam yanıltıcı bulundu.
Koç, bu örnek üzerinden, bir ürünün belirli bir özelliğinde sağlanan iyileşmenin daha geniş bir çevrecilik iddiasına dönüştürülmesinin yanıltıcılığa yol açabildiğine dikkat çekti. Ürünün bir parçasına veya belirli bir üretim aşamasına ait faydanın, ürünün ya da faaliyetin tamamını kapsıyormuş gibi sunulmaması gerektiğini vurguladı.
“Çevre Dostu” İfadesi Açıklamasız Kullanılamıyor
Koç, Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nde 1 Ağustos 2026’da yürürlüğe giren değişikliklerle, daha önce kılavuzda yer alan bazı hükümlerin yönetmeliğe aktarıldığını açıkladı. Buna göre, “doğa dostu”, “çevre dostu” ve “eko” gibi genel ifadeler, açıklama yapılmadan veya tüketicide belirsizlik yaratacak biçimde kullanılamıyor. Çevresel beyanın, ürünün hangi bölümüne ya da yaşam döngüsünün hangi aşamasına ilişkin olduğunun reklamda açıkça belirtilmesi gerekiyor.
Reklamlarda yer verilen sertifika ve onayların da yetkili kurum ve kuruluşlardan, üniversitelerin ilgili bölümlerinden veya akredite ya da bağımsız araştırma, test ve değerlendirme kuruluşlarından alınan belgelerle ispatlanması zorunlu. Koç, çevresel etkilerin ölçüm ve değerlendirme yöntemlerine ilişkin açıklamaların ise reklamda veya reklamdan yönlendirilen bir internet sayfası ya da açılır ekranda tüketiciye sunulması gerektiğini belirtti.
Elektrikli Araç Reklamlarında Kapsam Farkı Kararı Değiştirdi
Beyanın kapsamının açıkça belirtilmesinin önemi, elektrikli araç reklamlarına ilişkin kararlarda da öne çıktı. Reklam Kurulu’nun 11 Eylül 2025 tarihli toplantısında değerlendirilen bir reklamda kullanılan “Artık hayatınızda karbon salınımı yok” ifadesi, aracın üretim, kullanım ve bertaraf süreçlerinin hiçbirinde karbon salımı olmadığı izlenimini yarattığı için yanıltıcı bulundu.
Aynı toplantıda incelenen başka bir elektrikli araç reklamında ise çevresel iddianın kullanım aşamasına ilişkin olduğunun açıkça anlaşılması nedeniyle mevzuata aykırılık tespit edilmedi. Koç, bu kararların, çevresel faydanın yaşam döngüsünün hangi aşamasında sağlandığının tüketiciye açık biçimde anlatılması gerektiğini ortaya koyduğunu belirtti.
Çevresel İddia, Kanıtlanan Özelliğin Sınırlarını Aşmamalı
Çevresel beyanın kapsamının açıkça belirtilmesi gerektiğini vurgulayan Koç, bir ıslak mendilin yalnızca kumaş kısmı için elde edilen biyobozunurluk kanıtının ürünün tamamına genellenemeyeceğini söyledi. Bu tür beyanlarda, hangi bölümün biyobozunur olduğunun yanı sıra bozunmanın hangi koşullarda ve ne kadar sürede gerçekleştiğinin de açıklanması gerektiğini belirtti. Koç, “yüzde 30 daha az plastik” gibi karşılaştırmalı ifadelerde de önceki ambalajın mı, yoksa piyasadaki başka bir ürünün mü esas alındığının tüketiciye açıkça söylenmesi gerektiğini kaydetti.
Sürdürülebilirlik raporlarındaki verilerin reklamlarda kullanımına da değinen Koç, bir bilginin raporda yayımlanmış olmasının, reklamda kullanıldığında ispat yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını belirtti. Karbon azaltımı gibi performans verilerinin tüketiciye yönelik reklamlara taşınması hâlinde çevresel beyan olarak incelenebileceğini söyleyen Koç, bu değerlendirmede önceki ve güncel verilerin karşılaştırılacağını, iddiayı destekleyen belgelerin inceleneceğini aktardı.
Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı