Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Biyoçeşitlilik

Kapsül Haber Ajansı - Biyoçeşitlilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Biyoçeşitlilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Özyeğin Üniversitesi, Türkiye’dE TS ISO 46001 Sertifikası Alan İlk Üniversite Oldu Haber

Özyeğin Üniversitesi, Türkiye’dE TS ISO 46001 Sertifikası Alan İlk Üniversite Oldu

Halihazırda 2025–2026 akademik yılını “Su Yılı” ilan eden üniversite, kampüs genelindeki su kaynaklarını sistematik, verimli ve sürdürülebilir bir şekilde yönettiğini belgelendiren TS ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi Sertifikasını almaya hak kazandı ve bu alanda uluslararası standartlara sahip Türkiye’deki ilk üniversite oldu. Özyeğin Üniversitesinin TS ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi Sertifikası’nı alma sürecinde, yıllardır sürdürülebilirlik vizyonu çerçevesindeki uygulamaları ve çevresel duyarlılığı esas alan kurumsal yapısı önemli rol oynuyor. Üniversitenin sürdürülebilirlik uygulamaları sayesinde kampüsten dünyaya; su, enerji, atık yönetimi, ulaşım ve biyoçeşitlilik gibi birçok alanda sürdürülebilir bir yaşam önceliklendiriliyor. Bu kararlılık doğrultusunda 2025–2026 akademik yılını “Su Yılı” ilan eden Özyeğin Üniversitesi, suyun verimli kullanımı konusunda farkındalık yaratma ve kurumsal dönüşümü destekleme yönündeki stratejik yol haritasını hayata geçirdi. Üniversite “Su Yılı” kapsamında kampüsteki su tüketimine dair şeffaf verileri paylaşırken, öğrenci kulüpleriyle su tasarrufu projeleri üretiyor; kamu kurumları ve sivil toplum kuruluşları ile ortak farkındalık etkinlikleri düzenliyor. Su Verimliliğinde Uluslararası Bir Başarı Sürdürülebilirlik alanındaki bu öncü yaklaşımıyla Özyeğin Üniversitesi, su kaynaklarının etkin ve verimli yönetimine ilişkin uluslararası bir başarıya imza atarak Türk Standardları Enstitüsü (TSE) tarafından verilen TS ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi Sertifikası’nı almaya hak kazandı ve Türkiye’de bu belgeyi alan ilk üniversite oldu. Bu kapsamda TSE Başkanı Mahmut Sami Şahin ve beraberindeki heyet, Özyeğin Üniversitesi Rektörlüğünü ziyaret etti. Ziyarette, Türk Standardları Enstitüsü (TSE) Başkanı Mahmut Sami Şahin ile birlikte Enstitü yetkilileri de yer aldı. Rektör Prof. Dr. Barış Tan’ın ev sahipliğinde gerçekleşen buluşmada sürdürülebilirlik, su verimliliği ve kurumsal dönüşüm odağında karşılıklı değerlendirmelerde bulunulurken, ziyaret sertifika takdimi ile tamamlandı. “Türkiye’de bu sertifikayı alan ilk üniversite olmaktan gurur duyuyoruz” Özyeğin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Barış Tan, bu başarının uzun soluklu ve bütüncül bir yaklaşımın sonucu olduğuna dikkat çekerek “Doğal kaynakları stratejik bir değer olarak ele alan, ölçülebilir ve sürekli iyileştirmeyi esas alan sürdürülebilirlik vizyonumuzla çevresel sorumluluğu kurumsal yapımızın merkezine yerleştiriyoruz. Bu kapsamda TS ISO 46001 Sertifikasını, üniversitemizin sürdürülebilirlik yaklaşımını ölçülebilir ve denetlenebilir bir sistem olarak ele aldığının somut bir göstergesi olarak görüyoruz. Özyeğin Üniversitesinin bu alandaki liderliğinden ve Türkiye’de bu sertifikayı alan ilk üniversite olmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bu sürecin tüm yükseköğretim kurumlarına ilham olmasını diliyorum” dedi. “Su stratejik bir değerdir, Özyeğin Üniversitesinin bu yaklaşımı örnek teşkil etmektedir” Törende konuşan TSE Başkanı Mahmut Sami Şahin, suyun sürdürülebilir yönetiminin önemine vurgu yaparak: “Su; hayatın, üretimin ve medeniyetin temeli olmasının yanı sıra etkin biçimde yönetilmesi, korunması ve hesap verebilir şekilde kullanılması gereken stratejik bir değerdir. TS ISO 46001 Su Verimliliği Yönetim Sistemi; kurumların suyu nasıl yönettiğini, izlediğini ve sürekli iyileştirdiğini ortaya koyan çağdaş bir yönetim yaklaşımı sunmaktadır” dedi. Özyeğin Üniversitesi’nin bu belgeyi almaya hak kazanmasının örnek bir uygulama olduğuna dikkat çeken Şahin: “Özyeğin Üniversitesi, sürdürülebilirliği kurumsal bir sistem olarak ele aldığını açıkça göstermiştir. Bu belge, çevresel sorumluluğun akademik bilinç ve kurumsal disiplinle bütünleşmesinin somut bir göstergesidir” diyerek Özyeğin Üniversitesi’ni vizyoner yaklaşımı dolayısıyla tebrik etti. Çevresel Sürdürülebilirlikte Entegre Yaklaşım Özyeğin Üniversitesi, su verimliliği alanındaki bu başarısını; enerji verimliliği ve atık yönetimi başta olmak üzere çevresel sürdürülebilirliğin farklı boyutlarını kapsayan bütüncül bir yönetim anlayışıyla destekliyor. Kampüs genelinde enerji tüketiminin izlenmesi ve azaltılmasına yönelik verimlilik odaklı altyapılar kullanılırken; atıkların kaynağında azaltılması, ayrıştırılması ve geri dönüşüme kazandırılması süreçleri de sistematik olarak yönetiliyor. Doğal kaynakların etkin kullanımını esas alan bu entegre yaklaşım, üniversitenin çevresel performansını sürekli iyileştirmeyi hedefleyen sürdürülebilirlik vizyonunun önemli bir parçasını oluşturuyor. Özyeğin Üniversitesi, verimliliğini odağına alan bütüncül yaklaşımıyla sürdürülebilir geleceğe katkı sunmaya devam ediyor.

Tiryaki Agro’dan Anadolu’ya Sürdürülebilir Tarım Hamlesi Haber

Tiryaki Agro’dan Anadolu’ya Sürdürülebilir Tarım Hamlesi

Küresel değer platformu Tiryaki Agro’nun sürdürülebilirlik stratejisi doğrultusunda hayata geçirilen Tiryaki Tarım Çiftçi Buluşmaları’nın ilki, bölgenin lider üreticilerinin katılımıyla Muş’taki Tiryaki Tarım İşletmesi’nde düzenlendi Tiryaki Tarım Çiftçi Buluşmaları’nda “İklime Uyumlu Tarım Uygulamaları: Yenileyici ve Yeni Nesil Yaklaşımlar” başlığı altında kapsamlı bir eğitim verildi. Bölgenin lider çiftçilerinin katılımıyla gerçekleşen buluşmada, Tiryaki agronomları ve alanında deneyimli uzmanların katkılarıyla; iklimle uyumlu tarım uygulamaları, buğdayda verim artışı, maliyetlerin azaltılması ve karbon ayak izinin ne anlama geldiği gibi başlıklarda somut örnekler ve hesaplamalar paylaşıldı. Program, çiftçilerin ihtiyaçları doğrultusunda, teorik eğitimin yanı sıra uygulama becerisi kazandırmaya da odaklandı. İklim uyumlu tarım uygulamaları eğitimine yoğun ilgi Eğitim programı, Tiryaki Tarım Bölge Müdürü Recep Mergen ve Tiryaki Tohum Bölge Müdürü Tevfik Fikret Köse’nin açılış konuşmalarının ardından Dr. Nihat Mıdıkoğlu’nun yürüttüğü eğitimden oluştu. İlk bölümde, yenileyici tarımın toprak sağlığı, su kullanımı ve biyoçeşitlilik üzerindeki etkileri; konvansiyonel tarımla farkları ve Muş koşullarına uyarlanabilir teknikler ele alındı. Anlatımlar, üreticilerin sahadaki gözlemlerine ve mevcut üretim pratiklerine uygun örneklerle desteklendi. İkinci bölümde ise “yeni nesil uygulamalar” odağında, dijital tarım teknolojilerinin gübre, enerji ve bitki koruma ürünlerinin kullanımını optimize etme potansiyeli paylaşıldı. Program, yalnızca teorik bilgi aktarımıyla sınırlı kalmayarak uygulamaya da odaklandı. Eğitim öncesinde her katılımcı için gerçekleştirilen toprak analizleri doğrultusunda hazırlanan bütçeleme ve maliyet çalışmaları sayesinde, çiftçiler kendi üretim yapılarını gerçek veriler üzerinden değerlendirme imkânı buldu. Aynı zamanda eğitim sonrası yapılan değerlendirme anketleri ve soru-cevap oturumları da içeriğin bölge koşullarıyla güçlü bir uyum taşıdığını ortaya koydu. Program kapsamında yıl boyunca toprak analizleri, uydu tabanlı izleme verileri, bilgilendirme mesajları ve dijital platformlar aracılığıyla çiftçilere sürdürülebilir danışmanlık desteği sağlanacak. Tiryaki Tarım Çiftçi Buluşmaları’nın Muş’taki pilot uygulamanın ötesine geçerek orta vadede Konya ve Gaziantep gibi farklı tarım havzalarında yaygınlaştırılması planlanıyor. Bu program, üretim verimliliğini artırmakla birlikte kırsal kalkınmayı desteklemeyi de amaçlayan bütüncül bir yaklaşım sunuyor. Amaç; bilgi temelli, iklim değişikliğine dayanıklı ve sürdürülebilir üretimi benimseyen bir üretici topluluğunun oluşmasına katkı sunmak. Çiftçilerle birlikte sürdürülebilir üretimin altyapısını kuruyoruz Sahadaki iş birliğinin önemine dikkat çeken Tiryaki Tarım Bölge Müdürü Recep Mergen, “Muş’taki bu ilk buluşma ile bölgemizdeki çiftçilerle birlikte hem toprağın ihtiyaçlarını hem de iklim değişikliğinin getirdiği yeni koşulları değerlendirme fırsatı bulduk. Yenileyici tarım uygulamalarını doğru şekilde aktararak çiftçilerin verimliliğini artırmayı ve daha sürdürülebilir bir üretim modeline katkı sunmayı amaçlıyoruz” dedi. Tiryaki Agro Holding Global Kurumsal İletişim ve Sürdürülebilirlik Direktörü Arzu Örsel ise programın sosyal etki boyutuna dikkat çekerek, “Tiryaki Tarım Çiftçi Buluşmaları, yalnızca bir eğitim girişimi değil; Anadolu’nun bereketli topraklarına ve üretimin asıl emekçilerine yapılan uzun vadeli bir yatırımdır. Bu programla hem iklim değişikliğine uyumlu üretim modellerini yaygınlaştırmayı hem de kırsal kalkınmayı destekleyen sosyal faydayı güçlendirmeyi amaçlıyoruz. Sahada paylaşılan her bilgi, bölgenin ekonomik dayanıklılığına doğrudan katkı sunuyor” diye ekledi. Tiryaki Tarım Çiftçi Buluşmaları’na katılan lider çiftçiler ise özellikle verim–maliyet dengesi ve bütçeleme çalışmasının kendileri için çok öğretici ve yol gösterici olduğunu; ele alınan konuların sahadaki kararlarını doğrudan etkileyen, faydalı içerikler sunduğunu ifade etti. Muş Alparslan Çiftliği: Tiryaki Agro’nun rejeneratif tarım üssü Tiryaki Agro Holding’in 60 bin dönümlük Tiryaki Tarım İşletmesi, son yıllarda bölge çiftçilerine yön veren yenilikçi tarım uygulamalarının merkezi haline geldi. Akıllı sulama sistemleri, sensörler, drone’lar ve toprak sağlığına yönelik uygulamalar, bölgede rejeneratif tarımın yaygınlaşması için kritik rol oynuyor. Bu nedenle Çiftçi Buluşmaları’nın ilk durağı olarak Muş’un seçilmesi, programın sahayla bütünleşik tasarımının doğal bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeşil Ve Mavisi’ ile Bursa Yeniden Nefes Alıyor Haber

Yeşil Ve Mavisi’ ile Bursa Yeniden Nefes Alıyor

Yaklaşık 11 bin kilometrekare yüzölçümünün yüzde 45’i orman ve yüzde 34’ü tarım alanı olan Bursa, Büyükşehir Belediyesi’nin hizmetleriyle tekrar yeşile bezeniyor. BURSA YEŞİL ALANLARLA DONATILIYOR 2025 yılında kente 244 bin metrekareden fazla yeni yeşil alan kazandıran Büyükşehir Belediyesi, Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı Parklar ve Bahçeler Şube Müdürlüğü aracılığıyla 9,7 milyon metrekare park, bahçe ve yeşil alanın düzenli bakımını yaptı. 36 bin 937 ağacın ve 402 bin 117 metrekare çalı miktarının budaması yapılırken 1510 adet kent mobilyası, 37 takım oyun grubu ve 117 takım spor aletinin de montajı yapıldı. Kentin farklı noktalarına 2 milyon 529 bin 658 adet çiçek, 334 bin 209 adet bitki ve 120 bin 112 adet gül dikildi. BALKAN BÖLGE PARKI’NDA ÇALIŞMA SÜRÜYOR Mudanya İstasyon Caddesi modern bir çehreye kavuşturularak halkın kullanımına sunuldu. Samanlı Kavşağı’nda yeşil alan düzenlemesi ve sulama sistemi tamamlanırken, Hanlar Bölgesi’nde 3. etap sert zemin – otopark alanlarında bitki dikimi ve yeşil alan düzenleme işlemleri tamamlandı. İznik Orhaniye Mahallesi Hasan Terzi Parkı ve Çocuk Oyun Sokağı’nda yeşil alan düzenlemeleri bitirildi. Balkan Bölge Parkı, Ata bulvarı- İzmir Dönüş Yolu Dinlenme Parkı çevre düzenlemesi, Yenişehir Yolören Köyü mesire alanı düzenlemesi, 11 Eylül Bulvarı ve Ankara Bulvarı yüksek bordür imalatı çalışmaları ise devam ediyor. SAHİLLERDEKİ KALİTE YÜKSELİYOR Bursa’nın turizmden aldığı payı artırmak ve deniz kenti özelliğini daha fazla öne çıkarmak amacıyla 115 kilometre deniz kıyısı ile 162 kilometre göl kıyısında önemli düzenlemeler yapan Büyükşehir Belediyesi, Sahil Planlama ve Yapım Şube Müdürlüğü aracılığıyla sahillerdeki kaliteyi giderek yükseltiyor. 170 personel 45 araçla her gün düzenli olarak sert zemin, kumluk alan ve kordon temizliği yapıldı. 2025 yılında sahillerden 4 milyon 868 bin 250 kilogram, deniz yüzeyinden ise 22 bin 620 kilogram çöp toplanarak bertaraf tesislerine gönderildi. Mevsimsel olarak özellikle yaz aylarında gözlenen ve yoğun yosun birikmelerinin oluşturduğu kirliliklerin temizliği yapıldı. Yüzme sezonunda plajların hazırlanması aşamasında kullanılacak olan araç ve ekipman ihtiyacının sağlanması için gerekli çalışma yapıldı. Eksik olan duş, kabin, çöp kasnağı gibi ihtiyaçlar karşılanırken, mevcut olanların bakım ve onarımı yapıldı. Plajlarda kum eleme aracı ile kum nakli ve tesviyesi gerçekleştirildi. Yapılan iyileştirme çalışmaları sayesinde plaj kullanımı sayısında artış sağlandı. MAVİ BAYRAKLI PLAJ SAYISI 4’E YÜKSELDİ İznik İnciraltı Halk Plajı, Karacabey Kurşunlu Halk Plajı ve Karacabey Malkara Plajı’nın ardından Mudanya Eşkel Halk Plajı’na da Mavi Bayrak kazandırılarak Mavi Bayraklı plaj sayısı 4’e yükseldi. Güzelyalı Yat Limanı ve Balıkçı Barınağı Projesi’nde ÇED süreci son aşamaya geldi. Marmara Denizi’nin ekolojik yapısını mercek altına alan Bursa Büyükşehir Belediyesi, deniz kirliliğinin tespiti, azaltılması, biyoçeşitliliğin tespiti ve ileride yapılacak projelerde kullanılmak üzere yaklaşık 30 noktada dalgıçlar aracılığıyla deniz dibi görüntülemesi yaptı. Çalışmalarla deniz kirliliğinin tespiti ve azaltılması hedeflenirken, ekosistem içindeki biyoçeşitlilik incelenerek kayıt altına alındı. Sonuçlar, 2017 yılında yapılmış benzer çalışmayla da karşılaştırılarak denizlerde yapılan projelerin etkinliği gözlendi. DAHA ESTETİK BİR BURSA Bursa’nın daha temiz ve daha yaşanabilir bir kent olması amacıyla çalışmalarını sürdüren Kent Estetiği Şube Müdürlüğü ise, kentin estetik görünümünü iyileştirmek amacıyla ana arterlerde ve meydanlarda gece gündüz demeden temizlik çalışmaları yürüttü. Yönetmeliğe uymayan, Türkçe olmayan, görüntü kirliliğine neden olan izinsiz tabela, afiş ve totemlerin kaldırılmasıyla, kent daha düzenli ve estetik bir görünüme kavuşturuldu. Ana arterlerdeki planlı temizlik çalışmaları, duvar yazıları ve kağıt afişlerin kaldırılması gibi çalışmalarla Bursa'nın daha yaşanabilir, estetik ve temiz bir kent olması yolunda önemli katkı sağlandı. Ana arterlerde kaza sonrası ani müdahale çalışmaları da titizlikle yürütüldü. Kentin muhtelif yerlerinde, estetik açıdan kötü görünüme sahip olan yıpranmış duvarlar, saha dolapları, metal aksam, korkuluklar, köprülü kavşak, alt geçit üst geçit gibi yapılarda, tespitler ve talepler neticesinde tasarım ve boyama çalışmaları yapıldı. 72 sanatçının katılımıyla Altınşehir Mahallesi Müzeyyen Senar Caddesi ve Hipodrom duvarlarında 2025 Grafiti Şenliği gerçekleştirildi. ‘YEŞİL, BEYAZ, MAVİ ŞEHİR’ Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Bursa’nın tekrar ‘Yeşil’ kimliğine kavuşması için doğa ve çevre yatırımlarını sürdürdüklerini söyledi. Gelecek nesillerin nefes alabilmesi için kenti yeniden ağaçlarla donatacaklarını belirten Başkan Mustafa Bozbey, “Daha yeşil, daha temiz havası olan, yaşanılacak bir Bursa için çalışmaya devam edeceğiz. Bursamız dört mevsim turizm imkânına sahip bir kenttir. Bu potansiyelimizi daha fazla ortaya çıkarmalıyız. Plajlarımızın kalitesinin artırılması, kıyılarımızın daha konforlu hale getirilmesi ve deniz turizminin yaygınlaştırılması için yatırımlarımıza öncelik veriyoruz. ‘Yeşil, beyaz, mavi şehir’ hedefimize doğru güvenli şekilde ilerliyoruz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Garanti BBVA, Sürdürülebilirlikte Küresel Liderler Arasına Girdi Haber

Garanti BBVA, Sürdürülebilirlikte Küresel Liderler Arasına Girdi

Garanti BBVA, dünyanın en büyük çevresel raporlama platformu olan CDP’nin İklim Değişikliği, Su Güvenliği ve Orman temalarının tamamında “Liderlik” seviyesinde derecelendirildi. Banka, finansal kurumlar için bu yıl ilk kez zorunlu hale getirilen Orman temasında da A alarak küresel ölçekte “Üç A” başarısına ulaşan sayılı kurumlardan biri oldu. Garanti BBVA, CDP tarafından gerçekleştirilen 2024 yılı değerlendirmesinde üç ana tema olan İklim Değişikliği, Su Güvenliği ve bu yıl finansal kurumlar için ilk kez zorunlu hale gelen Orman alanlarında A notu alarak “Liderlik” seviyesinde değerlendirildi. Böylece banka, küresel ölçekte “Üç A” derecesine ulaşan az sayıdaki bankalardan biri oldu. Garanti BBVA, 2009 yılından bu yana İklim Değişikliği, 2015’ten bu yana ise Su Güvenliği temalarında kapsamlı raporlama yapıyor. Bu yıl ilk defa raporladığı Orman temasında da bu alana yüksek etkisi olan sektörlere verilen finansman tutarlarını da ilk kez paylaşarak A skoru elde etmesiyle birlikte banka, çevresel şeffaflık ve dönüşüm alanında uluslararası ölçekte örnek gösterilen kurumlar arasındaki yerini daha da güçlendirdi. Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, CDP derecelendirmesine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Sürdürülebilirlik alanında 19 yılı aşkın bir süredir çaba gösteren bir kurum olarak, CDP’den üç ayrı temada gelen A değerlendirmesi bizim için son derece kıymetli. İklim değişikliği, su yönetimi ve ormansızlaşma gibi geleceğimizi doğrudan ilgilendiren alanlardaki işlerimizin uluslararası bir platform tarafından liderlik seviyesinde değerlendirilmesi, doğru adımları atıyor olduğumuzun iyi bir göstergesi. Bugün biz yalnızca finansman sağlayan bir kurum değiliz; düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmak, çevresel etkilerimizi azaltmak ve müşterilerimizle birlikte dönüşümü mümkün kılmak için çalışan kapsamlı bir ekosistemin parçasıyız. Yenilenebilir enerji finansmanındaki güçlü konumumuz, sürdürülebilir finans hacmimiz, Net Sıfır Bankacılık Birliği taahhütlerimiz ve çevre projelerimiz kadar, son dönemde odağımıza aldığımız Mavi Finans da bu yönde çok önemli bir dönüşüm alanı. CDP’nin değerlendirmesi şeffaflık, çevresel etki yönetimi ve sürdürülebilirlik vizyonumuzdaki kararlılığın bir sonucu. Önümüzdeki dönemde de bu alandaki gayretimizi daha da güçlendirerek, ülkemizin ve dünyanın sürdürülebilir geleceğine katkı sunmaya devam edeceğiz.” Sürdürülebilirlik çalışmalarıyla en yüksek uluslararası standartları karşılıyor Garanti BBVA, uzun yıllardır sürdürdüğü sürdürülebilirlik odaklı stratejisi kapsamında: 2018-2029 dönemi için 3,5 trilyon TL'lik hedef ile Türkiye'de bugüne kadarki en yüksek sürdürülebilir finansman hedefini açıkladı.Ekvator Prensipleri’ne imza atarak, Türkiye’de bu inisiyatife katılan ilk banka oldu.Türkiye’de bir ilke imza atarak deniz ekosistemlerinin korunmasına odaklanan Biyoçeşitlilik ve Mavi Temalı Tahvil ihracını gerçekleştirdi.Yenilenebilir enerji finansmanında Türkiye’nin en güçlü aktörleri arasında yer aldı.Kadın girişimcilere, yeşil dönüşüm yatırımlarına, emisyon azaltımı projelerine ve toplumsal etki programlarına yönelik çok boyutlu destekler geliştirdi.Doğa ve su ekosistemlerini korumaya odaklanan Mavi Nefes programını dört yıldır bilimsel ölçümleme esaslarıyla yürütüyor. Garanti BBVA’nın sürdürülebilirlik konusundaki tüm çalışmalarının değerlendirildiği CDP’nin küresel metodolojisine göre “A Listesi”nde yer almak, kuruluşların bilim temelli hedefler, şeffaf veri paylaşımı, risk yönetimi, fırsat geliştirme kapasitesi ve doğa pozitif stratejiler alanında en yüksek uluslararası standartları karşıladığı anlamına geliyor.

Zorlu Enerji ESG Değerlendirmesinde Küresel Ölçekte Zirvede Haber

Zorlu Enerji ESG Değerlendirmesinde Küresel Ölçekte Zirvede

Yenilenebilir enerji alanındaki öncü konumuyla Zorlu Enerji, sürdürülebilirlik faaliyetleriyle ESG (Çevresel, Sosyal ve Yönetişim) değerlendirmelerinde küresel ölçekte üstün performans sergiledi. Uluslararası sürdürülebilirlik ölçümleme platformu S&P Global’in güncel CSA (Kurumsal Sürdürülebilirlik Değerlendirmesi) modeliyle gerçekleştirdiği ESG değerlendirmesinde Zorlu Enerji, bir önceki döneme göre 11 puanlık iyileşme kaydederek skorunu 74 puandan 85 puana yükseltti. Değerlendirme sonuçlarına göre şirket, çevresel boyutta 88, sosyal boyutta 85 ve yönetişim/ekonomik boyutta 76 puan alarak sürdürülebilirliğin üç temel alanında da dengeli ve yüksek bir performans sergiledi. İklim stratejisi ve biyoçeşitlilikte üst düzey başarı Zorlu Enerji, uluslararası yatırımcıların karar süreçlerinde önemli bir referans noktası olan S&P Global’in veri erişimi değerlendirmesinde yüksek şeffaflık gösterdi. S&P Global, şirketin veri açıklama şeffaflığını çok yüksek seviyede değerlendirdi. Değerlendirmede en fazla ağırlık verilen kriterler arasında ürün sorumluluğu (Product Stewardship), iklim stratejisi (Climate Strategy) ve insan sermayesi yönetimi (Human Capital Management) öne çıktı. Düşük karbonlu ekonomiye geçişin en önemli bileşenlerinden biri olarak yenilenebilir enerji kullanımını artırmayı benimseyen Zorlu Enerji, uzun süredir yalnızca yenilenebilir kaynaklara yatırım yaparak atmosferdeki sera gazı salımlarının azaltılmasına katkı sağlıyor. İklim stratejisi alanında 93 puan alan şirket, net-sıfır hedefleri, iklim risk analizleri, TCFD uyumu ve iç karbon fiyatlaması gibi uygulamalarda yüksek performans sergiliyor. Biyoçeşitliliğin korunmasına yönelik çalışmalara da ağırlık veren Zorlu Enerji, biyoçeşitlilik alanında 99, atık ve emisyon yönetiminde 97 puan aldı. Üretim portföyü ve gelir yapısı da sürdürülebilirlik açısından yüksek değerlendirilen Zorlu Enerji, sürdürülebilir gelirler (Sustainable revenues) 97, elektrik üretim portföyü (Electricity generation mix) 98 ve üretim verimliliğinden (Generation efficiency) 100 puan aldı. Şirketin müşteri memnuniyeti sistemleri (Customer Relations) en yüksek seviyede değerlendirildi ve 100 puan aldı. Şeffaf raporlama ve doğrulama süreçleri (Transparency & Reporting) de 100 puanla üst düzeyde performans gösterdi. İş etiği uygulamaları (Business Ethics) 98 puanla güçlü bir performans ortaya koyarken, tedarik zinciri yönetimi (Supply Chain Management) 96 puanla başarılı değerlendirildi. Risk ve kriz yönetimi (Risk & Crisis Management) 91 puan, bilgi güvenliği (Information Security) ise 85 puanla güçlü seviyede değerlendirildi. “ESG alanlarında ölçülebilir hedefler koyuyor ve bunları somut aksiyonlarla destekliyoruz” Zorlu Enerji CEO’su Elif Yener, “ESG alanındaki yükselen performansımız, çevresel sürdürülebilirlikte güçlü bir şirket olduğumuzu ve üretim portföyü ile gelir yapımızda yüksek sürdürülebilirlik standartlarına sahip olduğumuzu ortaya koyuyor. Çevresel, sosyal ve yönetişim alanlarında dengeli ve güçlü performansımızla gurur duyuyoruz. Enerji dönüşümünün sorumluluğunu ve liderliğini üstlenen bir şirket olarak, ESG alanlarında ölçülebilir hedefler koyuyor ve bunları somut aksiyonlarla destekliyoruz. Stratejik hedeflerimiz arasında dahil olduğumuz ESG endekslerinde sektörel liderlik pozisyonumuzu korumak yer alırken 2040’a kadar net sıfır emisyon hedefimiz doğrultusunda ilerlerken, su verimliliği ve biyoçeşitlilik alanında da güçlü hedefler belirledik. 2035’e kadar doğa için net pozitif bir şirket olmayı ve ekosistemlerin güçlenmesine katkı sunmayı hedefliyoruz. 2030’a kadar üretilen birim enerji başına su kullanımını her yıl azaltmayı taahhüt ediyoruz. Kuraklık riski yüksek bölgelerde suyu en verimli biçimde kullanacak teknolojilere yatırım yapıyoruz” dedi.

Borusan Contemporary ve Yuvam Dünya İş Birliğiyle Kamu Programları Haber

Borusan Contemporary ve Yuvam Dünya İş Birliğiyle Kamu Programları

Borusan Contemporary’nin 2025-2026 sezon sergisi “Dönüşen Yeryüzü”, çağımızın en önemli görsel tanıklarından biri olarak kabul edilen Kanadalı fotoğraf sanatçısı Edward Burtynsky’nin çarpıcı kareleriyle izleyiciyi buluşturmaya devam ediyor. Perili Köşk’ün katlarına yayılan sergi, insanın yeryüzündeki izlerine odaklanarak izleyiciyi derin bir düşünsel yolculuğa davet ediyor. Kırk yılı aşkın kariyeri boyunca insanın yeryüzündeki izlerini belgeleyen sanatçı, çalışmalarında bu izlerin uzun vadeli sonuçlarını görünür kılarken, neleri kaybetmekte olduğumuzu ve gelecek kuşaklara nasıl bir dünya bırakacağımızı sorgulamaya çağırıyor. Sanatçının etik ve estetiğin kesişiminde şekillenen üretiminden hareketle hazırlanan kamusal programlar Yuvam Dünya Derneği iş birliğiyle geliştirildi. Program serisi, iklim kriziyle mücadelede toplumsal ve bireysel farkındalığı artırmayı amaçlıyor. Çocuklarımız Geleceğimiz: Yuvam Dünya Çocuk Atölyeleri Çocuk Atölyeleri, 16 Kasım’da başlayarak 8-12 yaş grubundaki çocuklara yönelik birbirinden eğitici ve eğlenceli içerik çalışmaları sunuyor. “Böcek Kaşifi” ve “Biyoçeşitlilik Koruyucusuyum” atölyeleriyle başlayacak olan program, çocuklara biyoçeşitlilik ve ekosistem farkındalığı kazandırmayı hedefliyor. Haziran 2026’ya kadar devam edecek bu hafta sonu eğitimleri çocukları doğanın bir parçası olarak düşünmeye, gezegenimizin dengesini korumak için harekete geçmeye davet ediyor. Yetişkin Atölyeleri Yetişkinlere yönelik olarak planlanan “Yeryüzüyle Diyalog: Görünen ve Görünmeyen İzler” ve “Bir Sanat Eserinden Bir Ekosisteme Bakmak: Ormanlardan Öğrenmek” atölyeleri, sanat ve bilimin kesişiminde konumlanarak katılımcılara yeni bir farkındalık alanı açmayı amaçlıyor. Burtynsky’nin “Dönüşen Yeryüzü” sergisindeki çarpıcı görüntülerden hareketle tasarlanan, Aralık ayında başlayacak bu buluşmalar, katılımcılara doğayla kurduğumuz ilişkiyi yeniden düşünme, ekolojik farkındalıklarını derinleştirme ve sürdürülebilir bir gelecek için bireysel sorumluluk alanlarını keşfetme olanağı sunacak. Yuvam Dünya Videocast Serisi Yuvam Dünya, 2025 yılı itibarıyla çevre ve sürdürülebilirlik temalı özel bir videocast serisi başlatıyor. Seride çevre bilinci, sürdürülebilir yaşam ve iklim krizinin ekosistemimiz üzerindeki etkileri gibi küresel öneme sahip konulara odaklanılacak. Ayda bir yayımlanacak her bölümde, alanında uzman konuklarla derinlemesine sohbetler yapılacak ve dinleyicilere ilham veren fikirler, uygulamalar ve çözümler sunulacak. Aralık ayında yayımlanacak ilk videocast, “Sürdürülebilir Sanat ve Toplum” başlığını taşıyor ve Borusan Contemporary Direktörü Dr. Kumru Eren konuk oluyor. Serinin ikinci bölümü ise “Sürdürülebilir Mutfak ve Doğal Yaşam” temasıyla, Yeşil Michelin yıldızlı Şef Emre Şen’i ağırlayacak. İzleyen bölümlerde Yuvam Dünya Bilim Kurulu’ndan Prof. Dr. Doğanay Tolunay “Değişen İklimde Erozyon Etkisi” ve Prof. Dr. Gülşen Aytaç “Değişen İklimde Kent Mimarisinin Etkisi” başlıklarıyla konuk olurken, seri Yuvam Dünya Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kıvılcım Pınar Kocabıyık’ın yer aldığı “Sivil Toplumun İklimle Mücadelesi” bölümüyle sona erecek. Bölümler, eş zamanlı olarak Yuvam Dünya ve Borusan Contemporary’nin sosyal medya hesaplarında izleyiciyle buluşacak. “İlhamı eyleme dönüştüren bir yolculuk” Borusan Contemporary Direktörü Dr. Kumru Eren, bu anlamlı iş birliği hakkında şunları söyledi: “Antroposen kadar insan gücünü olduğu kadar insanın çaresizliğini temsil eden bir çağ olmamıştı. Edward Burtynsky’nin kırk yılı aşan sanat pratiği bu çağımızı çarpıcı bir görsellik ve etik sorgulamayla ele alıyor. Yuvam Dünya ile yürüttüğümüz iş birliği, bu sorgulamayı yalnızca bir sanat deneyimi olarak değil, aynı zamanda farkındalık yaratan birtoplumsal diyaloğa dönüştürmeyi hedefliyor. Bu sergi, günümüzün en kritik meselelerinden biriyle yüzleşmek için ortak bir zemin oluşturuyor.” Yuvam Dünya Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Kıvılcım Pınar Kocabıyık ise şunları ekledi:“Bu sergi yalnızca gezegendeki izimizi göstermiyor; geleceğe hangi izleri bırakmak istediğimizi de sorgulatıyor. Yuvam Dünya olarak sanatın insan kalbine ve davranışlarına dokunabilen güçlü dönüşüm araçlarından biri olduğuna inanıyoruz. Borusan Contemporary ile kurduğumuz bu iş birliği, ilhamı eyleme dönüştüren bir yolculuk. Çocuklardan yetişkinlere herkes için öğrenme, hissetme ve harekete geçme alanı yaratıyoruz. Amacımız, gezegeni korumayı bir zorunluluktan çıkarıp kolektif bir sorumluluğa dönüştürmek. Çünkü dayanıklı bir gelecek, bugün attığımız adımlarla mümkün. Ve biz, gelecek nesli güçlendirmek için buradayız.” “Dönüşen Yeryüzüne Söz Ver” Ocak ayı itibarıyla ziyaretçi etkileşimi odağında, sergi alanında izleyicilerin iklim ve ekoloji temalarında geleceğe iletmek istedikleri mesajları dijital olarak paylaşabilecekleri bir etkileşim alanı açılacak. Sergiye entegre edilmiş özel videolar Yuvam Dünya Bilim Kurulu üyeleriyle ve ekoloji, iklim alanlarında çalışan akademisyenlerle çekilecek video serisi, sergi içi QR entegrasyonu ile serginin tamamlayıcısı olarak izleyiciyle buluşturulacak. İzleyiciler fotoğrafların yanında konumlandırılan QR kodlar aracılığıyla, bilim insanlarının eserle ilgili yorum yaptıkları kısa videolarına erişebilecekler. Böylelikle sanat ve bilimin etkileşimini güçlendirerek sanatseverlere yeni bir izleme deneyimi yaşatılacak. Video-reels içerikleri aynı zamanda sosyal medya platformlarında da yer alacak.

Garanti BBVA’dan Türkiye’nin İlk Biyoçeşitlilik Temalı Tahvil İhracı Haber

Garanti BBVA’dan Türkiye’nin İlk Biyoçeşitlilik Temalı Tahvil İhracı

Garanti BBVA, Türkiye’de bir ilke imza atarak deniz ekosistemlerinin korunmasına odaklanan Biyoçeşitlilik ve Mavi Temalı Tahvil (Biodiversity Blue Bond) ihracını gerçekleştirdi. Toplam işlem büyüklüğü 20 milyon 215 bin dolar, vadesi 3 yıl olan ihraç, başarıyla tamamlandı. Dünya ölçeğinde de sayılı örneklerden biri olan bu yenilikçi “biyoçeşitlilik finansmanı” aracıyla sağlanacak kaynaklar, Akdeniz havzasındaki ekosistemlerin korunması ve sürdürülebilir yönetimi için kullanılacak. Tahvil gelirleri; sürdürülebilir turizm uygulamalarının yaygınlaştırılması, balıkçılık ve deniz kaynaklarının sorumlu kullanımı, sürdürülebilir su yönetimi projeleri ile sürdürülebilir tarımsal faaliyetlerin desteklenmesi gibi alanlara yönlendirilecek. Garanti BBVA Genel Müdürü Mahmut Akten, konuyla ilgili şunları söyledi: “2018–2025 dönemi için belirlediğimiz 400 milyar TL’lik sürdürülebilir finansman hedefimizi 2025’in ilk 5 ayında tamamladık. Bu başarının ardından hedefimizi büyüterek, 2018–2029 yıllarını kapsayan dönemde toplam 3,5 trilyon TL sürdürülebilir finansman sağlama taahhüdü açıkladık. Şimdi de Türkiye’de bir ilk olan biyoçeşitlilik temalı tahvil ihracımızla sürdürülebilir büyüme vizyonumuz doğrultusunda, sermaye piyasalarını biyoçeşitlilik ve deniz ekosistemlerinin korunması için harekete geçiren öncü bir adım attık. Garanti BBVA olarak mavi finans alanında 2024 başından bu yana yaklaşık 1 milyar TL’lik finansman sağlamıştık. Bu ihraçla çıtayı daha yukarı taşıyor; Akdeniz’in benzersiz habitatını koruyan, yerel ekonomilerde kapsayıcı değer yaratan projelere bir finansman kanalı açıyoruz. 20 milyon dolarlık yeni tahvil ihracımızla, ülkemizin mavi geleceğine somut katkı sağlamaktan büyük mutluluk duyuyoruz.” Bu işlemle Garanti BBVA, Türkiye’de deniz ekosistemlerinin korunması amacıyla ihraç edilen ilk tematik tahvile öncülük ederek hem finans sektöründe hem de reel ekonomide doğa dostu dönüşümü destekleyen uygulamaların yaygınlaşmasına katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.