Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Biyoekonomi

Kapsül Haber Ajansı - Biyoekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Biyoekonomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Prometeon, 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı Haber

Prometeon, 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu Yayımladı

Geri dönüştürülmüş çelik ve kullanım ömrünü tamamlamış lastiklerden elde edilen karbon siyahının kullanımındaki artış sayesinde, üretimde kullanılan geri dönüştürülmüş malzemelerin oranı yüzde 7’ye yükseldi. Türkiye’deki üretim tesisi de Prometeon’un sürdürülebilir üretim yaklaşımında önemli bir rol üstlendi. Tüm dünyanın endüstriyel ve ticari lastik odaklı tek global şirketi Prometeon Tyre Group, sürdürülebilirlik stratejisini güçlendiren ve sürdürülebilirliğin tüm faaliyetlerindeki merkezi rolünü ortaya koyan 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu yayımladı. Çevresel, sosyal, yönetişim ve ekonomik olmak üzere dört odak alanı üzerine yapılandırılan rapor, sürdürülebilirlik hedeflerinin şirket operasyonlarının ve stratejik karar alma süreçlerinin ayrılmaz bir parçası haline geldiğini ortaya koyuyor. Yenilenebilir ve yüksek verimli enerji kaynakları toplam kullanımın yüzde 51,5’ini oluşturdu 2025 yılında yenilenebilir ve yüksek verimli enerji kaynakları Prometeon’un toplam enerji kullanımının yüzde 51,5’ini oluşturdu. Bu oranın yüzde 31,3’ünü sertifikalı yeşil elektrik ve biyokütle gibi yenilenebilir kaynaklar oluştururken, yüzde 20,2’si kojenerasyon tesisleri gibi yüksek verimli enerji sistemlerinden elde edildi. Yalnızca elektrik kullanımı dikkate alındığında ise yenilenebilir enerjinin payı yüzde 47,5’e ulaştı. Prometeon, Bilimsel Tabanlı Hedefler (Science Based Targets Initiative) - SBTi tarafından belirlenen 1,5°C hedefiyle uyumlu bir yol haritası izleyerek 2040 yılına kadar iklim nötrlüğüne ulaşma hedefi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Şirketin 2025 yılında bitmiş ürün bazında ölçülen ton başına özgül enerji kullanımı, baz yıl olan 2016’ya kıyasla yüzde 14,7 azalarak üretim süreçlerindeki verimlilik artışını ortaya koydu. Geri dönüştürülmüş malzeme kullanımı yüzde 7’ye ulaştı Prometeon, döngüsel ekonomi yaklaşımı doğrultusunda malzeme kullanımında da önemli ilerlemeler kaydetti. 2025 yılında üretimde kullanılan geri dönüştürülmüş malzemelerin oranı yaklaşık yüzde 7’ye yükseldi. Bu artış; geri dönüştürülmüş çeliğin daha yaygın kullanımı, pirinç kabuğu külünden elde edilen silikanın devreye alınması ve kullanım ömrünü tamamlamış lastiklerden elde edilen piroliz yağından üretilen karbon siyahının kullanımına bağlı olarak gerçekleşti. Türkiye’deki üretim tesisi de Prometeon’un sürdürülebilir üretim yaklaşımında önemli bir rol üstlendi. 1 Ocak 2025 itibarıyla Kocaeli fabrikasında üretilen tüm Coach CO2 (295/80R22.5) lastikleri, kütle dengesi yaklaşımına göre hesaplanan yüzde 23 oranında ISCC+ sertifikalı malzeme içeriyor. Biyoekonomi ve döngüsel ekonomi uygulamalarına yönelik gönüllü sertifikasyon sistemi ISCC Plus, kullanılan hammaddelerin izlenebilirliğini ve sürdürülebilirliğini doğruluyor. Prometeon, 2025 yılında dünyanın önde gelen bağımsız çevresel raporlama platformu olan CDP’nin değerlendirmesine katılarak İklim Değişikliği kategorisinde B, Su Güvenliği kategorisinde ise B- notu aldı. Bu sonuç, Grubu çevresel riskleri sistematik ve ölçülebilir şekilde yöneten kuruluşların yer aldığı CDP’nin “Yönetim” seviyesine taşıdı. “2040 net sıfır hedefimize kararlılıkla ilerlemeyi sürdüreceğiz” Prometeon İç Denetim, Uyum, Sürdürülebilirlik ve Kurumsal İlişkiler Direktörü Nicolas Marchi, şunları söyledi: “2025 Sürdürülebilirlik Raporu, Prometeon’un sürdürülebilirlik hedeflerini somut ve ölçülebilir sonuçlara dönüştürme başarısını bir kez daha ortaya koyuyor. Yenilenebilir ve yüksek verimli enerji kaynaklarının kullanımındaki artış, geri dönüştürülmüş malzeme kullanımı oranındaki yükseliş ve CDP değerlendirmesinde elde ettiğimiz sonuçlar, uyguladığımız stratejinin sağlamlığını teyit ediyor. Hızla değişen küresel ortamda sürdürülebilirliği rekabet gücümüzü, inovasyon kapasitemizi ve tercih edilirliğimizi artıran temel unsurlardan biri olarak görmeye devam ediyoruz. Bu doğrultuda, tüm değer zincirimizi sürece dahil ederek ve çalışanlarımıza, müşterilerimize, iş ortaklarımıza ve faaliyet gösterdiğimiz topluluklara yönelik taahhütlerimizi daha da güçlendirerek 2040 net sıfır hedefimize kararlılıkla ilerlemeyi sürdüreceğiz.” Prometeon, 2025 Sürdürülebilirlik Raporu’nu hazırlarken Global Reporting Initiative (GRI) standartlarını uyguladı. GRI çerçevesi, kuruluşların ekonomik, çevresel ve sosyal etkilerini şeffaf biçimde raporlamalarına rehberlik ederken, etki değerlendirmesi de faaliyetlerin toplum ve çevre üzerindeki etkilerinin anlaşılması ve paylaşılmasında kritik rol oynuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kahve Atıkları Artık, Doğada Yok Olabilen Pipetlere Dönüşebiliyor Haber

Kahve Atıkları Artık, Doğada Yok Olabilen Pipetlere Dönüşebiliyor

Kahve tüketiminin ardından ortaya çıkan atıklar, artık biyobozunur ürünlerin üretiminde değerlendirilebilecek yüksek katma değerli bir ham maddeye dönüşüyor. Tarım, gıda ve biyoendüstri alanındaki uzmanlığını biyomalzeme teknolojileriyle birleştiren, döngüsel ekonomi ve kaynak verimliliğini odağına alan Türkiye’de biyoplastiği ilk üreten ve biyoplastik üretiminde ham madde entegrasyonuna sahip tek firma olan Sunar NP, mısır nişastası bazlı biyopolimer teknolojisini Ar-Ge çalışmaları sayesinde kahve ve diğer gıda atıklarıyla buluşturarak biyobozunur ürünlerde kullanılabilecek biyobazlı bir ham madde geliştirdi. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, gıda ve ilk aşamada biyobozunur pipet üretiminde kullanılan bu yenilikçi malzemenin hem çevresel kirliliğin azaltılmasına, içecek ve hizmet sektörünün sürdürülebilirlik dönüşümüne ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarının yaygınlaşmasına önemli bir katkı sağlayacağını belirtti. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, geliştirilen biyomalzemenin şirket için yeni bir ürün geliştirme sürecinden ziyade, uzun yıllardır sahip oldukları mısır nişastası bazlı biyopolimer teknolojisi bilgi birikiminin döngüsel ekonomi, kaynak verimliliği ve sürdürülebilir üretim yaklaşımının somut çıktısı olduğunu belirterek şunları söyledi: “Mısır nişastası bazlı biyopolimer teknolojileri uzun yıllardır uzmanlık alanlarımız arasında yer alıyor. Bu çalışma, bizim için yeni bir ürün geliştirmekten çok, sahip olduğumuz teknoloji ve Ar-Ge altyapısını kahve atıkları gibi biyolojik kaynaklarla buluşturarak döngüsel ekonomiye yeni bir değer kazandırmanın somut örneklerinden biri. Bizim için atık diye bir kavram yok; doğru teknolojiyle yeniden değerlendirilmeyi bekleyen kaynaklar var. Türkiye fosil kaynaklar açısından zengin bir ülke değil. Bu nedenle sürdürülebilir kalkınmanın yolu, sahip olduğumuz tarımsal kaynakları ve organik atıkları yüksek katma değerli ürünlere dönüştürebilen yerli teknolojiler geliştirmekten geçiyor. Sıfır Atık yaklaşımının temelini oluşturan yerinde dönüşüm anlayışıyla geliştirdiğimiz biyomalzemeler, ithal fosil bazlı ham maddelere olan bağımlılığın azaltılmasına ve ülkemizin biyoekonomi hedeflerine katkı sağlıyor. Türkiye’de biyoplastiği ilk üreten ve biyoplastik üretiminde ham madde entegrasyonuna sahip tek firma olarak biyoplastiği yalnızca konuşan değil; biyobozunur ve kompostlanabilir biyopolimerleri geliştirip sanayi ölçeğinde üreten, gerçek uygulamalarla ticarileştiren bir şirket olmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Bugün ilk uygulama alanı biyobozunur pipetler olsa da geliştirdiğimiz biyobazlı ham madde; gıda ambalajlarından çatal, kaşık ve tabak gibi tek kullanımlık servis ürünlerine, farklı biyoplastik uygulamalarından birçok endüstriyel çözüme kadar geniş bir kullanım potansiyeline sahip. Temel hedefimiz; doğaya geri dönebilen, kaynak verimliliğini artıran ve sanayiyle entegre çözümler geliştirmek. Sürdürülebilirlik bizim için yalnızca çevresel bir hedef değil; inovasyonun, rekabet gücünün ve geleceğin sanayisinin temelidir. Geliştirdiğimiz her yeni biyomalzeme, yerli tarımsal kaynakların ve organik atıkların yeniden ekonomiye kazandırılmasına katkı sağlayarak ülkemizin yeşil dönüşümüne, sanayimizin küresel rekabet gücüne ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerine hizmet ediyor. Türkiye'nin biyoplastik dönüşümü artık yalnızca bir vizyon değil; yerli teknoloji, yerli üretim ve gerçek ticari uygulamalarla hayata geçen bir sanayi başarısıdır.” Tüm dünyada, tek kullanımlık plastiklere alternatif çözümlere olan talep gün geçtikçe artıyor 2026 yılı itibarıyla küresel sürdürülebilir ambalaj ve biyoplastik pazarlarında hızlı bir gelişme yaşanıyor. Bu hızlı büyüme, döngüsel ekonomi temelli malzemelerin endüstrideki stratejik önemini giderek artırıyor. Küresel kompostlanabilir ambalaj pazarının 2026 yılında 82,03 milyar ABD doları değerinde olacağı ve 2033 yılına kadar 130,01 milyar ABD dolarına ulaşacağı tahmin ediliyor. Biyoplastik pazarının ise 2033’e kadar 67 milyar USD’yi aşarak yıllık yüzde 17’nin üzerinde bir büyüme kaydedeceği öngörülüyor. Bu gelişmeler, gıda ve içecek sektöründe biyobazlı ve kompostlanabilir malzemelerin artık niş değil, küresel ölçekte stratejik bir dönüşüm alanı haline geldiğini gösteriyor. Sunar NP'nin kahve atıkları gibi biyolojik kaynakları ileri biyopolimer teknolojileriyle biyobozunur çözümler, yalnızca çevresel sürdürülebilirliğe değil, aynı zamanda hızla büyüyen küresel pazar dinamikleriyle uyumlu katma değerli bir sanayi dönüşümüne de karşılık geliyor. Döngüsel ekonomi ve atık dönüşümünde yeni bir uygulama Sunar NP tarafından geliştirilen biyobozunur ham madde, tüketim sonrası ortaya çıkan kahve ve diğer gıda atıklarının katma değerli bir endüstriyel girdiye dönüşmesini sağlıyor. Döngüsel ekonomi yaklaşımıyla geliştirilen bu teknoloji sayesinde, bertaraf edilmesi gereken bir atık yeni nesil biyobozunur ürünlerin üretiminde değerlendiriliyor. Uygun çevresel koşullar altında biyolojik olarak çözünebilen bu malzeme, mikroplastik oluşumuna neden olmadan doğaya geri dönebiliyor. Böylece hem fosil bazlı plastik kullanımının azaltılmasına katkı sağlıyor hem de atıkların yeniden ekonomiye kazandırıldığı sürdürülebilir bir üretim modelini destekliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.