Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Blokzincir

Kapsül Haber Ajansı - Blokzincir haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Blokzincir haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Finans Dünyasının Karar Vericileri TechFinTech 2026’da Buluştu Haber

Finans Dünyasının Karar Vericileri TechFinTech 2026’da Buluştu

4. defa gerçekleşen etkinlikte, dijital finans ekosisteminin bugünü ve geleceği çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Ana sponsorluğunu Mayasoft’un üstlendiği etkinlikte; gerçek zamanlı ekonomi, yapay zekâ destekli finansal karar mekanizmaları, gömülü finans ve otonom sistemler gibi kritik başlıklar yoğun bir program kapsamında değerlendirildi. Türkiye’nin finans ve teknoloji alanındaki stratejik buluşmalarından biri olarak konumlanan TechFinTech’te yalnızca mevcut dönüşümü değil, finansın geleceğinin nasıl şekilleneceğini de çok boyutlu bir perspektifle ele alındı. Bilişim Zirvesi Etkinlik Şirketi tarafından 4. kez gerçekleştirilen etkinlikte, gerçek zamanlı ekonomi, yapay zekâ destekli finansal karar mekanizmaları, gömülü finans ve otonom sistemler gibi kritik başlıklar büyük ilgi gören oturumlarda kapsamlı şekilde değerlendirildi. Finansın Yeni Oyun Kuralları TechFinTech Sahnesinde TechFintech 2026 açılış konuşmasını BTHaber Genel Yayın Koordinatörü Ayhan Sevgi yaptı. Sevgi, “Finansal Dijitalleşmenin Yeni Evresi” başlıklı açılış konuşmasında, “Son 3 yıl durgunluk yaşayan fintech dünyası, 2025’te küresel yatırımların 116 milyar dolara ulaşmasıyla yeniden yükselişe geçti. Fintech’ler artık alternatif değil, geleceğin finansal altyapısı olarak konumlanırken; Türkiye’de sektör yaklaşık 214 milyon dolarlık yatırım ile startup yatırımlarında işlem hacmi bakımından ikinci sıraya yerleşti. Yatırımcı ilgisi varlık yönetimi ve yatırım odaklı çözümlere kayarken, özellikle dolandırıcılık önleme ve kritik skorlama alanlarında yapay zeka algoritmaları, operasyonel maliyetleri düşürerek verimliliği ana yatırım odağı haline getiriyor. Bu teknolojik gelişmelerin yakın gelecekte fintech sekötürnün en önemli belirleyicisi olacağı tahmin ediliyor” dedi. Etkinliğin ana konuşmacısı Deloitte Sorumlu Ortak ve Blokzincir Hizmetleri Lideri Uğur Kağan Dinçsoy, konuşmasında “Finansın Yeni Denkleminde Kim Nerede?” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Dinçsoy sunumunda “Fintech dünyasında son dönemde dikey yapılardan yatay modellere geçiş hızlanırken, şirketler yazılım ve BT süreçlerini dış kaynak kullanmak yerine kendi bünyelerine alarak daha hızlı ve verimli büyümeye yöneliyor. Yapay zeka uygulamaları kullanıcı harcamalarında oyun harcamalarını geride bırakmaya başlarken, bu durum önemli bir trend değişimine işaret ediyor. Türkiye’de artan yatırım ilgisi ve global oyuncuların potansiyel girişleriyle birlikte rekabetin daha da sertleşmesi bekleniyor. Hyperscaler yatırımlarının Türkiye’ye gelmesiyle regülasyon kaynaklı sıkışıklıkların azalacağı öngörülüyor. Bankacılık tarafında ise platform bankacılığına ek olarak servis bankacılığı modeli öne çıkarken, müşteri deneyimi de merkeze yerleşiyor. Kripto varlıklar tarafında ise sıkılaşan regülasyonlarla birlikte saklama hizmetleri yeni dönemin temel başlıkları haline geliyor. Tüm bu dönüşüm içinde fintech şirketleri için artık sadece büyüme değil; risk yönetimi, uyum ve sürdürülebilir kârlılık en kritik öncelikler olarak öne çıkıyor” dedi. Ana sponsor Mayasoft’un CEO’su Yasin Aşır, “Finansın Yeni Altyapısı: Gerçek Zamanlı, Akıllı, Kesintisiz” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Aşır sunumunda; “Finansın yeni işletim sistemi yazılırken müşteri deneyimi veriyle tamamen entegre hale gelmiş durumda; karar alma süreçleri köklü bir dönüşüm yaşıyor. Eskiden sezgisel ve tecrübeye dayalı kararlar alınırken, bugün veriyi bir ‘yakıt’ gibi kullanarak iş zekâsı çıktıları ve algoritmalarla daha akıllı, veri odaklı kararlar veriliyor. Bu yapıya yapay zekanın eklenmesiyle çok daha güçlü sonuçlar ortaya çıkıyor. Yapay zeka günlük hayatımızda ve finans sektöründe aktif şekilde kullanılmaya başlanmış olsa da hangi ölçekte, hedefle ve regülasyon çerçevesinde kullanılacağı hâlâ kritik bir soru olarak duruyor. Öte yandan artan entegrasyonlar ve genişleyen API ekosistemi sistemleri daha kırılgan hale getirirken, saldırı yüzeylerinin büyümesi ve yapay zeka destekli tehditlerdeki artış bu riski daha da belirgin kılıyor. Bu nedenle geleceğin kazananları yalnızca teknolojiyi kullananlar değil; yapay zekayı güvenli ve regülasyonlara uyumlu şekilde kurumsallaştıran, altyapıyı güçlü ve esnek kurgulayan, ekosistemi güvenle yöneten ve operasyonlarını kesintisiz sürdürebilen kurumlar olacak. Yarının kazananları ekosistemi kuran değil, güvenle yöneten olacak” dedi. Finansta Karar Mekanizması Yeniden Şekilleniyor Verinin karar verme süreçlerindeki yeri ve etkisinin panelistler tarafından ele alındığı “Veriyle Karar Veren C-Suite” ana panelinin moderatörlüğünü BTHaber Başkanı Murat Göçe üstlendi. Murat Göçe giriş konuşmasında “Bir zamanlar bankacılık işlemleri hesap cüzdanına bağlıydı; bugün ise fintech ve yapay zekâ ile bambaşka bir noktadayız. Eskiden başka bir şubeden para çekmek günler sürerken, bugün finans dünyası hız ve teknolojiyle yeniden şekilleniyor. Artık sadece bankalar değil; fintech’ler, ödeme sistemleri ve yapay zekâ da finansın merkezinde yer alıyor” diyerek alınan yola dikkat çekti. Panel konuğu Koç Finans CFO’su Doğu Özden, “Veri ve yapay zekâ aslında karar vermiyor; önemli bir girdi sağlıyor ancak burada hala karar verenler veriyi yönetenler. Ancak burada veriyi zaman zaman kutsallaştırdığımızı da düşünüyorum. Burada veriye karşı çok duygusal olmadan onu yöneterek o duygusallığı tecrübe ile sonraki aşamaları devreye almamız gerekir. Veri bize sadece bir fotoğraf sunuyor ve bu fotoğraf çoğu zaman soğuk olabilir. Günün sonunda o kararı verirken bu fotoğrafın üzerine bağlamı, tecrübeyi ve insan faktörünü eklemek gerekir. Bu yüzden bugün geldiğimiz noktada yapay zekâdan ziyade hibrit zekânın, yani insan ve yapay zekânın birlikte çalışmasının daha doğru olduğunu düşünüyorum” açıklamasında bulundu. Panelde görüşlerini paylaşan bir diğer konuk isim ING Türkiye IT Direktörü Hale Kocabıyık, “Veri üretimi ve anlamlandırılması hiç olmadığı kadar hızlandı; bu da doğal olarak kararların aynı hızda alınması beklentisini doğurdu. Ancak organizasyonlarda her kararın doğası farklıdır. Bu nedenle mesele, veri ile karar alma süreçleri arasındaki bir hız farkı değil; kararların doğası gereği farklı hız ihtiyaçlarına sahip olmasıdır. Bu bağlamda asıl kritik konu, hangi kararın ne şekilde ve hangi hızda verilmesi gerektiğini doğru tasarlayabilmek, yani sağlam ve işlevsel bir karar mimarisi kurabilmektir. Bu başarıldığında, kararın ihtiyacı ile veri akışı zaten doğal olarak senkronize olur” diyerek görüşlerini aktardı. Ana panel sponsoru HPE İş Geliştirme ve Dönüşüm Projeleri Yöneticisi Mert Sarıkaya ise “Veri, kararın tek kaynağı değil; çoğu zaman insanlar sezgileriyle bir noktaya geliyor ve veriyi bunu desteklemek için kullanıyor. Bunun arkasında insan psikolojisi, ön yargılar ve veriyi seçme biçimimiz yatıyor. Ayrıca veri bize geçmişi ve bugünü gösterirken, biz karar verirken geleceği tahmin etmeye çalışıyoruz. Bu noktada bağlam, sezgi ve tecrübe devreye giriyor ve nihai kararı şekillendiriyor. Yapay zekânın yükselişiyle birlikte kararların bir kısmını makinelere bırakıyoruz; ancak asıl soru artık şu: İnsan bu sürecin neresinde konumlanacak ve nasıl değer katacak?” dedi. Bulut, GPU ve Yapay Zekâ ile Finansın Yeni Altyapısı “Finans Sektöründe Dijital Dayanıklılık: Bulut, Regülasyon ve Süreklilik” başlıklı oturumda konuşan İşNet Satış Direktörü Pınar Tüfenkci, “Yapay zekâ dönüşümünün etkisi hızla artarken, İşNet olarak GPU as a Service hizmetimizle şirketlerin NVIDIA H100 ve H200 gibi güçlü GPU’lara bulut üzerinden, donanım yatırımı yapmadan erişmesini sağlıyoruz. Bu yapı, Türkiye’nin finans bulutu gereklilikleri ve KVKK uyumluluğu gözetilerek tasarlandı; böylece kurumlar hem yüksek işlem gücüne hem de güçlü veri güvenliği altyapısına sahip oluyor. GPU tabanlı altyapımız ve akıllı yönetim katmanımız sayesinde yapay zekâ uygulamalarını güvenli, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir şekilde çalıştırarak fintech ekosisteminin dönüşümüne katkı sunuyoruz” dedi. Aynı oturumda yer alan Upsonic Co-Founder & CEO’su Taygun Alban ise “Upsonic olarak elektronik para kuruluşları, bankalar ve finansal kurumların dijital dönüşüm süreçlerinde aktif rol alıyor, fintech süreçlerini uçtan uca yapay zekâ ile otomatize etmeyi hedefliyoruz. Bu doğrultuda geliştirdiğimiz AI ajanlar, özellikle işe alım gibi karmaşık süreçlerde evrak toplama, doğrulama ve analiz adımlarını otomatikleştirerek operasyonel yükü önemli ölçüde azaltıyor. Ancak bu sistemlerin sürdürülebilir şekilde çalışabilmesi için güçlü, güvenli ve regülasyona uygun bir altyapı kritik önem taşıyor. Bu noktada İşNet ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği, yalnızca yüksek GPU kapasitesi ve yerel veri uyumluluğu sağlamakla kalmadı; aynı zamanda sunduğu esnek ve ölçeklenebilir altyapı sayesinde hem maliyet optimizasyonu sağlıyor hem de sürdürülebilir ve güvenilir bir büyüme modeli oluşturabiliyoruz” dedi. “Finansta Yapay Zekâ ile Değer Yaratmak: Bugün Ne Mümkün?” başlıklı sunumu gerçekleştiren Oredata COO’su Çağlar Kara, “Bugün dünya genelinde her 10 şirketin 9’u yapay zekâ ile ilgili çalışmalar yürütüyor; ancak bu projeleri ölçekleyebilen şirketlerin oranı hâlâ oldukça sınırlı. Kurumlar strateji tarafında belirli bir olgunluğa ulaşmış olsa da veri altyapısı ve organizasyonel kültür, dönüşümün önündeki en büyük engeller olarak öne çıkıyor. Yapay zekâ projelerinde başarıyı belirleyen unsur yalnızca teknoloji değil; aynı zamanda kurumların bu değişime ne kadar hızlı uyum sağlayabildiğidir. Bu nedenle kısa sürede değer üreten, ölçülebilir ve önceliklendirilmiş projelerle ilerlemek kritik önem taşıyor. Yapay zekâ artık bir tercih değil, rekabet gücünü korumak isteyen kurumlar için stratejik bir zorunluluk haline gelmiş durumda. Doğru kurgulanmış projelerle kurumlar, yatırım geri dönüşünü çok daha hızlı şekilde elde edebiliyor” diyerek görüşlerini paylaştı. “Finansın Kör Noktası, Erişilemeyen Müşteri Kitlesi” başlıklı sunumda Binclusive Kurucu Ortak Atakan Nalbant, “Finansın en kritik ancak çoğu zaman göz ardı edilen alanı erişilebilirlik. Bugün milyonlarca kullanıcı için mesele yalnızca teknolojiye ulaşmak değil, o teknolojiyi gerçekten kullanabilmek. Doğru tasarlanmayan dijital deneyimler kullanıcıları sistemin dışında bırakırken, erişilebilirlik artık sadece bir kullanıcı deneyimi konusu değil; aynı zamanda kurumlar için regülasyon, sorumluluk ve sürdürülebilir büyümenin temel bir parçası haline geliyor. Bu nedenle erişilebilirliği her yeni ürün ve özellikte temel bir öncelik olarak ele almak gerekiyor. Çünkü erişilebilirlik sağlandığında yalnızca belirli bir kullanıcı grubu değil, tüm kullanıcı deneyimi daha güçlü ve kapsayıcı hale geliyor” dedi. Ekonomist Dr. Hakan Yurdakul ise “Yeni Ekonomik Düzende Finans” başlıklı sunumunda; FinTech ekosisteminin üç katmanlı bir yapıdan oluştuğunu belirtti. İlk katmanda elektronik para ve ödeme kuruluşları ile dijital bankaların, ikinci katmanda analitik yapıların, üçüncü katmanda ise son kullanıcıya ulaşan dijital ödeme, müşteri sadakati ve gömülü finans uygulamalarının yer aldığını ifade eden Yurdakul, “Bu katmanlar arasında güçlü bir entegrasyon ve iş birliği sağlanması durumunda ekosistemin hızlı büyüyecek. Aksi durumda rekabet ve koordinasyon eksikliğinin önemli bir potansiyelin kaçırılmasına yol açabilir” dedi. Finans Dünyasında Dönüşüm ve Yeni Nesil Yaklaşımlar Bu yıl dördüncüsü gerçekleştirilen TechFinTech etkinliği, sektörün fikir önderlerini ve karar vericilerini bir araya getirerek katılımcılara farklı bakış açıları kazandırdı. Birbirinden farklı sunumlarıyla konuşmacı olarak etkinliğe değer katan isimler arasında; Boyner Büyük Mağazacılık CTO’su Cihan Yıldız, OdeaTech Data Yönetimi Direktörü Gamze Kaplan Gökalp, TFI Holding Group CFO’su Furkan Ünal, Dünya Katılım Bankası Servis ve Ekosistem Bankacılığı Direktörü Dr. Erhan Bahtiyar, MasterLabs Kurucu & CTO’su Kerem Çeliker, Hannover Fairs Turkey BT Dijitalleşme Projeleri ve Veri Yönetimi Direktörü Cihan Keser ve Trakya Yatırım Holding Teknoloji Başkanı Ümit Bilik yer aldı. Güçlü iş birlikleriyle hayata geçirilirken Techfintech’in bu yılki ana sponsoru Mayasoft oldu. Ana panel sponsorluğunu HPE üstlenirken, etkinliğin premium sponsorları İşNet ve Oredata oldu. Binclusive ve MasterLabs sunum sponsorları, E-Güven, Infotelica, İzometri, Pax, Techincube, Verion, Vesta ve WGuard ise tanıtım sponsorları olarak etkinlikte yer aldı. Hizmet sponsorları tarafında ise Ajans Press, Eti Danışmanlık, Faselis, Megisty, Pax, Postaban, Sirius ve Ventus Creative markaları yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Finans Sektörü 2025’te Yapay Zeka, Blokzincir ve Organize Suç Tehditlerinin Hedefi Oldu Haber

Finans Sektörü 2025’te Yapay Zeka, Blokzincir ve Organize Suç Tehditlerinin Hedefi Oldu

Rapora göre finans sektörü, 2025 boyunca mesajlaşma uygulamaları üzerinden yayılan zararlı yazılımlar, yapay zekâ destekli saldırılar, tedarik zinciri ihlalleri ve NFC tabanlı dolandırıcılık gibi hızla değişen bir tehdit ortamında faaliyet gösterdi. Kaspersky Security Network istatistiklerine (Kasım 2024 – Ekim 2025 dönemi) göre finans sektöründeki kullanıcıların yüzde 8,15’i çevrim içi tehditlerle, yüzde 15,81’i ise yerel (cihaz üzerindeki) tehditlerle karşılaştı. Şirketin çözümleri tarafından toplam 1.338.357 bankacılık truva atı saldırısı tespit edildi. Buna ek olarak B2B finans kuruluşlarının yüzde 12,8’i bu dönemde fidye yazılımı saldırısına maruz kaldı; bu oran, 2024’ün aynı dönemine kıyasla benzersiz kullanıcı sayısında yüzde 35,7’lik bir artışa işaret ediyor. Kaspersky uzmanları, 2025’te finans sektörünü şekillendiren başlıca siber güvenlik trendlerini ve vakaları şöyle özetliyor: Büyük ölçekli tedarik zinciri saldırıları: Finans sektörü, üçüncü taraf hizmet sağlayıcılarındaki zafiyetlerin ulusal ödeme ağlarına kadar uzanan zincirleme etkiler yarattığı, eşi görülmemiş tedarik zinciri saldırılarıyla karşılaştı. Bu saldırılar, üçüncü taraflara yönelik bir açığın kritik finansal sistemleri dahi etkileyebileceğini ortaya koydu. Organize suç ve siber suçun kesişimi: Organize suç grupları fiziksel ve dijital yöntemleri birleştirerek daha sofistike ve koordineli saldırılar düzenliyor. Sosyal mühendislik, içeriden manipülasyon ve teknik istismarın birleştiği hibrit tehditler, finans kuruluşları için büyüyen bir risk oluşturdu. Eski zararlı yazılımlar, yeni dağıtım kanalları: Siber suçlular, e-posta kimlik avcılığından sosyal kanallara yönelerek popüler mesajlaşma uygulamalarını kötü amaçlı yazılım yaymak için kullanmaya başladı. Bankacılık truva atları, mesajlaşma platformlarını yeni dağıtım vektörü olarak kullanacak şekilde yeniden yazılıyor ve geniş ölçekli enfeksiyonlara yol açıyor. Yapay zekâ ile ölçeklenen kötü amaçlı yazılımlar: 2025’te yapay zekâ destekli zararlı yazılımlar, otomatik yayılım ve kaçınma yetenekleri kazandı. Bu durum, saldırıların daha hızlı yayılmasını ve daha fazla hedefe ulaşmasını sağlıyor. Otomasyon, kötü amaçlı yazılım üretimi ile dağıtımı arasındaki süreyi de belirgin şekilde kısaltıyor. Mobil bankacılık saldırıları ve NFC dolandırıcılığı: ATS (Automated Transfer System) tekniğini kullanan Android kötü amaçlı yazılımları, kullanıcı fark etmeden işlem tutarlarını ve alıcılarını gerçek zamanlı olarak değiştirebiliyor. NFC tabanlı saldırılar ise hem kalabalık alanlarda fiziksel dolandırıcılık hem de sosyal mühendislik ve sahte banka uygulamaları üzerinden uzaktan dolandırıcılık şeklinde öne çıktı. Blokzincir tabanlı C2 altyapısının yükselişi: Suç grupları, kötü amaçlı yazılımlara ilişkin komutları blokzincir akıllı sözleşmelerine gömerek Web3 ortamını hedef alıyor ve kripto para hırsızlığı yapıyor. Bu yöntem, altyapının kalıcılığını artırıyor ve kaldırılmasını neredeyse imkânsız hale getiriyor. Blokzincir tabanlı C2 yapıları, geleneksel sunucular kapatılsa dahi saldırganların kontrolü sürdürmesine olanak tanıyor. Fidye yazılımlarının varlığını sürdürmesi: Finans sektöründe fidye yazılımları hâlâ ciddi bir tehdit oluşturuyor. Kasım 2024 – Ekim 2025 döneminde B2B finans kuruluşlarının yüzde 12,8’i bu saldırılardan etkilendi. Bazı zararlı yazılım ailelerinin ortadan kaybolması: Belirli zararlı yazılım ailelerinin, faaliyetleri doğrudan ilgili suç gruplarının operasyonlarına bağlı olduğu için zamanla ortadan kalkması bekleniyor. Kaspersky GReAT Amerika ve Avrupa Birimleri Başkanı Fabio Assolini şunları söyledi: “2025’te finansal siber tehditler hem işletmeleri hem de son kullanıcıları etkileyen son derece karmaşık bir manzara haline geldi. Suç grupları dijital araçları, içeriden erişimi, yapay zekâyı ve blokzinciri bir araya getirerek operasyonlarını ölçeklendirdi. Bu durum, kurumların yalnızca sistemlerini değil, bu sistemleri destekleyen insan ağlarını da güvence altına almasını zorunlu kılıyor.” Kaspersky’nin 2026 finans sektörü için öngörüleri WhatsApp üzerinden dağıtılmak üzere yeniden yazılan bankacılık truva atları: Suç gruplarının bankacılık truva atlarını yeniden yazıp WhatsApp gibi mesajlaşma uygulamaları aracılığıyla dağıtması bekleniyor. Bu yöntem özellikle masaüstü tabanlı çevrim içi bankacılığa bağımlı kurum ve kamu yapıları için risk oluşturacak. Derin sahte/AI tabanlı sosyal mühendislik hizmetlerinde artış: Gerçekçi deepfake üretimi ve yapay zekâ destekli sosyal mühendislik kampanyalarının yeraltı pazarında büyümesi; sahte iş görüşmeleri, sahte teklif dolandırıcılıkları ve KYC doğrulamalarını aşmaya yönelik araçların yaygınlaşması bekleniyor. Bölgesel bilgi hırsızlarının ortaya çıkışı: Lumma, Redline ve diğer bilgi hırsızlarının faaliyetlerinin sürmesiyle birlikte belirli ülke ve bölgeleri hedef alan yeni bölgesel bilgi hırsızlarının ortaya çıkması ve bu alanın hizmet olarak zararlı yazılım (MaaS) modelini genişletmesi bekleniyor. NFC ödemelerine yönelik saldırılarda artış: NFC, ödeme sistemlerinin temel teknolojilerinden biri olmaya devam ettikçe bu alana yönelik araçlar, kötü amaçlı yazılımlar ve saldırı türlerinin çeşitlenmesi öngörülüyor. Agentic AI yapay zekâ kötü amaçlı yazılımlarının yükselişi: Bu yeni nesil kötü amaçlı yazılımlar, çalışma anında davranışını dinamik olarak değiştirebiliyor. Önceden tanımlı komutlara bağlı olmayan Agentic AI zararlılar bulunduğu ortama göre analiz yaparak taktiklerini değiştirebiliyor; bu sayede tek bir zararlı yazılım hem sızma hem veri sızdırma hem de sistem bozma gibi farklı yetenekleri duruma göre sergileyebiliyor. Klasik dolandırıcılık yöntemlerinin yeni dağıtım kanalları: Dolandırıcılık kullanıcılar için önemli bir tehdit olmaya devam edecek, ancak saldırganlar mesajlaşma platformları ve yeni dijital hizmetlere hızla uyum sağlayarak yöntemlerini değiştirecek. Fabrika Çıkışlı (Önceden) Enfekte Cihaz Tehdidinin Sürmesi: Triada gibi truva atlarını barındıran sahte ya da kayıt dışı akıllı cihazların (telefon, TV vb.) piyasaya sürülmesi de devam edecek. Bu cihazlar, bankacılık bilgilerini çalabilen gelişmiş kötü amaçlı yazılımlarla önceden enfekte halde geliyor. Kaspersky uzmanları güvenliği sağlamak için şu önerilerde bulunuyor: Hesaplarınızı ve finansal işlemlerinizi düzenli olarak takip ederek şüpheli aktiviteleri kontrol edin.Uygulamaları yalnızca resmi mağazalardan indirin ve geliştirici bilgilerinin doğruluğunu teyit edin.NFC özelliğini kullanmadığınız durumlarda kapatın ve yetkisiz iletişimi engelleyen cüzdan çözümlerinden yararlanın.Kaspersky Premium’un Safe Money özelliğini kullanarak finansal işlemlerinizi güvence altına alın. Bu özellik, bilinen çevrimiçi ödeme sistemlerinin ve bankacılık sitelerinin doğruluğunu kontrol eder. Finansal kurumlar, insanları, süreçleri ve teknolojiyi bir araya getiren ekosistem temelli bir siber güvenlik stratejisi benimseyebilir: Tüm altyapıyı kapsamlı şekilde değerlendirerek zafiyetleri giderin ve gizli riskleri ortaya çıkarabilecek dış uzmanların desteğini değerlendirin.Tüm saldırı vektörlerinin izlenmesi ve kontrolü için entegre platformlar kullanın; hızlı tespit ve hızlı müdahaleyi mümkün kılın. Bu amaçla Kaspersky Next ürün ailesi, gerçek zamanlı koruma, tehdit görünürlüğü, analiz, EDR/XDR ve ölçeklenebilirlik sağlayarak her büyüklükteki ve her sektördeki organizasyonlar için çözüm sunar.Tehdit ortamını yakından takip etmek için Kaspersky threat intelligence ve analitik hizmetlerinden yararlanın; düzenli farkındalık eğitimleriyle tehditleri tanıyabilen ve güvenlik politikalarını uygulayan bir “insan güvenlik duvarı” oluşturun. Riskleri azaltmaya yönelik uygun siber güvenlik çözümleri hakkında daha fazla bilgi edinmek için finansal kuruluşlar web sitesini ziyaret edebilir.

Binance TR Genel Müdürü Mücahit Dönmez: “Gençler Sadece Yatırım Yapmıyor, Dijital Finansın Geleceğini İnşa Ediyor” Haber

Binance TR Genel Müdürü Mücahit Dönmez: “Gençler Sadece Yatırım Yapmıyor, Dijital Finansın Geleceğini İnşa Ediyor”

Araştırmaya dahil olan 3000 kişinin %45’i 18–24 yaş aralığında, %33’ü ise 25–34 yaş aralığında yer alıyor. Bu veriler, Türkiye’de kripto ekosisteminin özellikle “Z kuşağı” ve genç profesyoneller arasında yoğunlaştığını gösteriyor. Katılımcıların yarısından fazlası, her hafta (%28) veya her gün (%40) kripto ve blokzincir hakkında bilgi edinmeye zaman ayırdığını belirtti. Sadece %10’luk bir kesim bu alana nadiren veya hiç zaman ayırmadığını ifade etti. Öğrenme kaynakları arasında YouTube ve sosyal medya içerik üreticileri (%47) açık ara önde gelirken, eğitim platformları (%28) ve topluluk etkinlikleri (%17) de gençlerin bilgi edinme süreçlerinde etkili rol oynuyor. Bu tablo, topluluk temelli ve dijital odaklı öğrenme modellerinin gençler arasında ne kadar güçlü bir yer edindiğini ortaya koyuyor. Yapay zeka ve teknoloji odaklı yatırımlar Kripto piyasasındaki trendler sorulduğunda, katılımcıların %31’i yapay zeka ve blokzincir entegrasyonuna, %29’u yeni altcoin projelerine ve yatırım fırsatlarına, %23’ü ise DeFi ve staking mekanizmalarına ilgi duyduğunu belirtti. Bu eğilimler, Türk kullanıcıların yalnızca yatırım ve kazanç elde etme odaklı olmadıklarını, aynı zamanda teknolojik yenilikleri de yakından takip ettiklerini gösteriyor. Katılımcıların %60’ından fazlası, yeni dönemde yatırım yapmak veya birikimlerini artırmak için hazırlık yaptığını ifade ederken, %25’i küresel gelişmeleri gözlemlemeyi tercih ediyor. Öte yandan, %48’i geçen yıla kıyasla daha temkinli harcama yaptığını, %37’si ise alışkanlıklarının değişmediğini belirtti. Bu durum, ekonomik koşulların yatırım davranışlarını şekillendirmeye devam ettiğini ortaya koyuyor. Bilinçli yatırımcı profili güçleniyor Gençlerin bilgi seviyesinde de belirgin bir artış gözlemlendi. Katılımcıların %71’i, geçen yıla göre kripto konusundaki bilgi düzeylerinin yükseldiğini söylerken yalnızca %4’ü gerilediğini düşündüğünü belirtti. Bu artış, yerel toplulukların, eğitim programlarının ve şeffaf iletişim çalışmalarının etkisini gözler önüne seriyor. Anketin motivasyon kısmında ise dikkat çekici bir tablo ortaya çıktı. Katılımcıların %37’si kâr elde etme potansiyelini, %28’i merkeziyetsiz finansın geleceğine olan inancı, %19’u finansal özgürlük isteğini, %11’i teknolojik yeniliklere duyulan merakı ve %5’i topluluğa katkı sağlamayı kripto öğrenimine yönelten en önemli sebepler olarak sıraladı. Bu sonuçlar, gençlerin kriptoyu yalnızca kısa vadeli kazanç aracı değil; uzun vadeli bir fırsat ve inovasyon alanı olarak gördüğünü gösteriyor. Dijital dönüşümün öncüleri Binance TR Genel Müdürü Mücahit Dönmez, anket sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “Türkiye’deki gençler yalnızca yatırımcı değil, aynı zamanda dijital dönüşümün öncüleri haline geliyor. Eğitim, merak ve inovasyon bilinciyle hareket eden bu yeni nesil, blokzincir teknolojisinin gerçek potansiyelini keşfediyor. Biz de Binance TR olarak, kullanıcılarımızın bu yolculuğunda her zaman yanlarında olmayı ve onlara güvenli, şeffaf ve erişilebilir bir deneyim sunmayı sürdüreceğiz.” Anket sonuçları, Türkiye’deki kripto topluluğunun genç, meraklı, bilinçli ve giderek daha bilgili bir profile sahip olduğunu ortaya koyuyor. Eğitim, topluluk ve sorumlu yatırım kültürünü merkeze alan bu yaklaşım, Türkiye’nin dijital dönüşümdeki potansiyelini güçlendiriyor.

T3 Finansal Suç Birimi, Dondurulmuş Kripto Varlıklarda 300 Milyon Doları Aştı Haber

T3 Finansal Suç Birimi, Dondurulmuş Kripto Varlıklarda 300 Milyon Doları Aştı

Tether, TRON ve TRM Labs iş birliğiyle kurulan T3 Mali Suç Birimi (T3 FCU), dünya genelinde 300 milyon doların üzerinde suç gelirini dondurarak kripto varlık kaynaklı mali suçlarla mücadelede önemli bir başarı elde etti. Eylül 2024’te kurulan birim, kara para aklama, yatırım dolandırıcılığı ve terörün finansmanı gibi alanlarda uluslararası operasyonlara destek veriyor. Kolluk kuvvetleriyle iş birliği içinde çalışan T3 FCU, blokzincir güvenliğinde kamu–özel sektör ortaklığının örnek modeli haline geldi. Brezilya Federal Polisi’nin “Operasyon Lusocoin” kapsamında birime verdiği takdir, bu iş birliğinin küresel ölçekteki etkisini bir kez daha ortaya koydu. Operasyonda suç örgütlerine ait 4,3 milyon USDT dahil 3 milyar realin üzerinde varlık donduruldu. Sadece bir yıl içinde 23 farklı yargı bölgesinde aktif hale gelen T3 Mali Suç Birimi (T3 FCU), Afrika hariç tüm kıtalarda kolluk kuvvetlerine destek sağlayarak küresel ölçekte etkisini genişletti. ABD, Brezilya, Almanya ve Birleşik Krallık gibi ülkelerde yürütülen operasyonlarda toplamda yüz milyonlarca dolar değerinde suç gelirine müdahale edildi. En yaygın suç türleri arasında yasa dışı ticaret, dolandırıcılık, siber saldırılar ve Kuzey Kore bağlantılı hack olayları yer aldı. T3 FCU, ayrıca kripto varlıklarla ilişkili fiziksel şiddet ve “wrench attack” vakalarındaki artışa dikkat çekti. Bu durum, finansal suçlarla mücadelede hızlı müdahale ve uluslararası koordinasyonun önemini bir kez daha ortaya koydu. Tether, TRON ve TRM Labs ise bu ortak yapıyla küresel kripto ekosisteminin güvenliğini güçlendirmeye devam ediyor. “Stablecoin ekosisteminde güven ve şeffaflığı güçlendirmek adına dünya çapında iş birliklerimizi sürdüreceğiz” Finansal suçlarla mücadele hakkında değerlendirmelerde bulunan Tether CEO’su Paolo Ardoino, “Tether olarak dünya genelinde 280’in üzerinde kolluk kuvvetiyle iş birliği yaparak finansal ekosistemin bütünlüğünü korumaya kararlıyız. 300 milyon dolarlık dönüm noktası, blokzincir teknolojisinin finansal suçlarla mücadeledeki gerçek etkisini gösteriyor. Bu inancı her zaman eyleme dönüştürdük, küresel güvenlik kurumlarıyla yakın çalışarak işlemleri izliyor, suç faaliyetlerini engelliyoruz. Şeffaflık ve güvenliğin temel taşı olarak stablecoin’lerin gücünü artırmak için dünya çapındaki iş birliklerimizi sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı. TRON Kurucusu Justin Sun ise şunları söyledi: “Blokzincir teknolojisi sadece güç kazandırmaz, aynı zamanda koruma sağlar. Küresel finans sisteminde daha fazla şeffaflık, güvenlik ve kapsayıcılığın temelidir. T3 Mali Suç Birimi’nin 300 milyon dolarlık başarısı, teknolojinin, kurumların ve insanların birlikte hareket ettiğinde nasıl ilerleme kaydedebileceğini kanıtlıyor. Sınır ötesi güven ve iş birliği inşa ederek dijital ekonomiyi herkes için daha güvenli ve erişilebilir hale getirebiliriz.” TRM Labs Kurucu Ortağı ve CEO’su Esteban Castaño da şu ifadeleri kullandı: “T3 FCU, kamu–özel sektör iş birliğinin yalnızca önemli değil, aynı zamanda vazgeçilmez olduğunu kanıtladı. Tek bir kurum veya şirket finansal suçlarla tek başına mücadele edemez. Gerçek ilerleme, araştırmacıların, platformların ve analiz ekiplerinin aynı haritadan, gerçek zamanlı olarak çalıştığında mümkün olur. T3 ortaklarını ve dünya genelindeki kolluk kuvvetlerini desteklemekten onur duyuyoruz; bu iş birliği modeli, küresel ölçekte uygulanabilir bir örnek oluşturuyor.” T3 Mali Suç Birimi (T3 FCU), Europol başta olmak üzere dünya genelindeki güvenlik kurumlarıyla aktif iş birliklerini sürdürüyor. Kara para aklama, yatırım dolandırıcılığı, şantaj ve terörün finansmanı gibi suçlara odaklanan birim, uluslararası koordinasyonu güçlendirmek için Ağustos 2025’te T3+ Küresel İş Birliği Programı’nı başlattı. Programın ilk üyesi olan Binance, kamu–özel sektör arasındaki bilgi paylaşımını ve operasyonel iş birliğini artırmaya katkı sağladı. Ekim 2025’te Viyana’da düzenlenen Küresel Suç Finansmanı ve Kripto Paralar Konferansı’nda T3 FCU, TRON DAO, Tether, Binance, TRM Labs ve Europol temsilcileri “Kripto Varlıkların Dondurulmasında Kamu–Özel Sektör İş Birliği” oturumunda bir araya geldi. Oturumda, T3 modelinin finansal suçlarla mücadelede etkili bir uluslararası çerçeve sunduğu vurgulandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tether Gold’un Piyasa Değeri 2 Milyar Doları Aştı Haber

Tether Gold’un Piyasa Değeri 2 Milyar Doları Aştı

2025’in üçüncü çeyreğinin sonunda 1,44 milyar dolar seviyesinde olan XAUT’nin toplam piyasa değeri, ekim ayı itibarıyla yaklaşık 2,1 milyar dolara yükseldi.
Tether Gold’un ihraç ve yönetiminden sorumlu El Salvador merkezli TG Commodities S.A. de C.V., 30 Eylül 2025 itibarıyla aşağıdaki verileri doğruladı. Toplam Fiziksel Altın Rezervi: 375.572 fine troy onsDolaşımdaki Toplam XAUT Token Sayısı: 375.572 XAUTAltın Teminatı: 1:1 (Her bir XAUT token’ı, en az bir fine troy ons fiziksel altınla destekleniyor)Altın Fiyatı (30 Eylül 2025): 3.858,96 ABD doları / onsToplam Piyasa Değeri: 1,449 milyar ABD dolarıSatılan Token Sayısı: 235.820Satışa Sunulabilir Token Sayısı: 139.751 Altın rezervleri İsviçre’de, London Good Delivery standartlarına tam uyumlu kasalarda tutuluyor. Altın zirvede, tokenizasyon çağı başladı 2025 yılı boyunca altın fiyatları; enflasyonun kalıcılığı, jeopolitik gerilimler ve kurumsal yatırımcılardan gelen yoğun talep nedeniyle tarihi zirveleri gördü. Bu dönemde Tether Gold’un fiziksel rezervleri 11,6 tonu aşarak yaklaşık 1,5 milyar dolarlık tokenize değere ulaştı. Yatırımcılar, itibari paraların değer kaybı ve küresel belirsizlik ortamında “dijital güvenli liman” arayışına yönelirken, Tether Gold, blokzincir teknolojisinin sunduğu erişilebilirliği altının kalıcılığıyla birleştirerek şeffaf, teminatlı ve likit bir yatırım modeli sunuyor. “Tether Gold, geleceğin mülkiyet modelini temsil ediyor”
 Tether CEO’su Paolo Ardoino, konuyla ilgili açıklamasında şunları söyledi: “Tether Gold, gerçek varlıkların zincir üzerinde hiçbir taviz vermeden büyüyebileceğini kanıtlıyor.
Altın fiyatlarının tarihi zirvelere ulaşması ve kurumsal yatırımcıların tokenize varlıklara ilgisinin artmasıyla XAUT, fiziksel güvenliği dijital özgürlükle buluşturan geleceğin mülkiyet modelini temsil ediyor.” ifadelerini kullandı. Ekim ayı itibarıyla, gerçek varlık tokenizasyonu (RWA) sektörü küresel çapta güçlü bir ivme kazandı.
Devlet kurumları, varlık yöneticileri ve finansal teknoloji şirketleri, varlık ihraç ve saklama süreçlerinde blokzincir tabanlı modelleri benimsiyor. Tether Gold bu dönüşümün öncüsü olarak; dünyanın en eski değer saklama aracını, modern finansal dünyanın ihtiyaç duyduğu şeffaflık ve erişilebilirlik ilkeleriyle yeniden tanımlıyor.
Yüzde 100 fiziksel teminat, tam düzenleyici uyum ve zincir üstü doğrulanabilirlik sayesinde, Tether Gold sorumlu tokenizasyonun küresel ölçekteki en güçlü örneği konumunda. Tether Gold, dijital çağın güvenli limanı olarak konumlanıyor Parasal dalgalanmaların arttığı bir dönemde, Tether Gold (XAUT) kullanıcılarına gerçek altın mülkiyetini aracıya gerek kalmadan, hızlı ve sınır ötesi biçimde devretme olanağı sağlıyor.
Bu yönüyle XAUT, hem bireysel hem de kurumsal yatırımcılar için dijital çağın güvenli limanı olarak konumlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tether, Kotani Pay’e Yatırım Yaptığını Açıkladı Haber

Tether, Kotani Pay’e Yatırım Yaptığını Açıkladı

Dijital varlık ekosisteminin öncülerinden Tether, Afrika genelinde Web3 kullanıcılarını yerel ödeme altyapılarıyla entegre eden Kotani Pay platformuna stratejik bir yatırım gerçekleştirdi. Bu yatırım, Afrika’daki bireyler ve işletmelerin dijital varlıklara daha kolay erişmesini sağlayarak, küresel finansal katılımın önündeki engelleri azaltmayı ve finansal kapsayıcılığı güçlendirmeyi hedefliyor. Afrika finansal teknoloji ekosisteminde güçlü bir yere sahip olan Kotani Pay, yerel pazar dinamiklerine uygun çözümleriyle öne çıkıyor. Tether’in yatırım kararı, şirketin sınır ötesi ödemeler, dijital varlık erişimi ve finansal kapsayıcılığı artırma vizyonuyla uyumlu. Kotani Pay’in blokzincir tabanlı altyapısı, işletmelerin uluslararası işlemlerini kolaylaştırırken, birey ve kurumlara küresel likiditeye erişim ve daha verimli ödeme çözümleri sunuyor. Yatırım, blokzincir teknolojisinin kıtadaki bireylerin günlük yaşamlarını ve iş operasyonlarını nasıl dönüştürebileceğine dair yeni bir ölçüt oluşturuyor Bu yatırım, dijital varlıklara ve sınır ötesi ödeme sistemlerine erişimi kolaylaştırarak gelişmekte olan pazarlardaki KOBİ’ler ve işletmelerin yüksek maliyet, uzun işlem süresi ve sınırlı erişim gibi sorunlarını azaltacak. Böylece daha önce küresel finans sisteminin dışında kalan birey ve kurumlar, blokzincir tabanlı güvenli ve verimli çözümler aracılığıyla doğrudan küresel ekonomiye dahil olabilecek. Kripto paralar Afrika’da finansal dönüşümün merkezinde yer alıyor Chainalysis bölgesel raporuna göre, Sahra Altı Afrika halen kripto ekonomisi bakımından en küçük bölge olsa da kullanım kalıpları, kriptonun günlük finansal aktivitelerde giderek artan rolüne dair önemli içgörüler sunuyor. Afrika, insanların finansal araçlara erişme, kullanma ve güven duyma biçimlerinde köklü bir dönüşüm yaşıyor; kripto paralar bu dönüşümün merkezinde yer alıyor. Temmuz 2024 ile Haziran 2025 arasında Sahra Altı Afrika’daki zincir üzeri kripto işlem hacmi 205 milyar ABD dolarını aştı ve bu, perakende kullanım ve para transferleri tarafından yönlendirilen yüzde 52’lik yıllık büyümeyi temsil ediyor. Nijerya, Kenya, Güney Afrika ve Etiyopya gibi kilit pazarlar, kullanıcı sayısı ve kullanım alanlarındaki artışa öncülük ediyor. Bu büyüme, spekülatif ilgiden öte, yüksek enflasyon, para birimi oynaklığı, sınırlı bankacılık altyapısı ve bankasız nüfus oranlarının yüksek olduğu bölgelerdeki gerçek ihtiyaçlardan kaynaklanıyor. “Bireylerin küresel operasyonlarında dijital varlıklara erişimini kolaylaştırmayı amaçlıyoruz” Tether’in Kotani Pay’e yaptığı yatırım hakkında açıklamalarda bulunan Tether CEO’su Paolo Ardoino, “Tether olarak, finansal özgürlüğün önünü açmada blokzincir teknolojisinin kritik bir rol oynadığına inanıyoruz. Kotani Pay’in vizyonu ve güçlü bölgesel varlığı, Afrika’da ve ötesinde ortak hedeflerimizi gerçekleştirmek için doğru bir eşleşme oluşturuyor. Birlikte, işletmelerin ve bireylerin küresel operasyonlarında dijital varlıklara erişimini kolaylaştırmayı, sınır ötesi işlemlerde sürtünmeyi azaltmayı ve dijital varlıkların bilinçli kullanımını teşvik ederken daha kapsayıcı bir finansal gelecek inşa etmeyi amaçlıyoruz.” dedi. “Tether ekosisteminin bir parçası olmaktan heyecan duyuyoruz” Tether ile yapılan iş birliğine dair değerlendirmelerde bulunan Kotani Pay CEO’su ve Kurucu Ortağı Felix Macharia, “Afrika kıtasında blokzincir teknolojisinin yükselen kullanımına tanıklık etmek ve bunu farklı kullanım alanlarında inşa etmek bizim için büyük bir ayrıcalık. Tether’in bu stratejik yatırımı, milyonlarca Afrikalıyı küresel finans sistemine bağlayan zincir üzeri ekonomiye köprü olma misyonumuzu sürdürmemiz için bizi daha da güçlendiriyor. Tether ekosisteminin bir parçası olmaktan heyecan duyuyoruz ve ortak bilgi birikiminden yararlanarak Afrikalı bireyler ve işletmeler için servet yaratma araçlarını geliştirme hedefimizi ilerletmeyi amaçlıyoruz.” ifadelerini kullandı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.