Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bodrum

Kapsül Haber Ajansı - Bodrum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bodrum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

9. Uluslararası Bodrum Yarı Maratonu Heyecanı Başlıyor Haber

9. Uluslararası Bodrum Yarı Maratonu Heyecanı Başlıyor

Bodrum’da 2-3 ve 4 Ekim tarihlerinde 23 farklı ülkeden 2 bin 500 sporcunun katılımıyla 9’uncu kez düzenlenecek Bodrum Yarı Maratonu’nun basın toplantısı yapıldı. Bodrum Yarı Maratonu öncesi düzenlenen basın toplantısına; Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, Bodrum Belediyesi Başkan Yardımcısı Kanat Hasan Özsert, Bodrum Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Oktay Dumruk, Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Turizmi Dairesi Başkanlığı Organizasyon Gözlemcisi Nilüfer Bircan, Bodrum Yarı Maratonu Yarış Direktörü Engin Çetinay ve davetliler katıldı. BAŞKAN TAMER MANDALİNCİ BODRUM’DA KOŞMAK İYİ HİSSETTİRİYOR, BUNU İLİKLERİMİZE KADAR HİSSEDECEĞİZ Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci, ekim ayının Bodrum’da “Sarı Yaz” diye tabir edilen, en sevdiği dönem olduğunu belirterek, “Birbirinden güzel organizasyonlarla Bodrum’u temsil ediyoruz. Sezonun çeşitlendirilmesi ve turizmin kış aylarına yayılması anlamında çalışmalarımız devam ediyor. Son yıllarda koşuya olan ilginin artması bizleri de mutlu ediyor. Koşuya olan sevdamız sadece Bodrum’la kalmadı. Marmaris Ultra Trail ve Uludağ Ultra Trail’de de yer aldım. Bodrum Yarı Maratonu’nda geleneği bozmayarak bu sene de 5K’lık parkurda hem eğleneceğiz hem de rekabet edeceğiz. Bodrum’da koşmak iyi hissettiriyor, bunu iliklerimize kadar hissedeceğiz. Her yıl artan bir ilgiyle devam eden Bodrum Yarı Maratonu bu sene 2 bin 500 sporcuyla gerçekleşecek. Seneye 10’uncusu düzenlenecek ve 3 bin sporcuyu ağırlamak istiyoruz. Bodrum Yarı Maratonu’nu uluslararası arenada sayılı organizasyonlar arasında tutmak için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Devlet, kamu ve özel sektörün birlikte yer aldığı bu organizasyonda emeği olan herkese teşekkür ediyorum. Kazasız, belasız ve rekabetin dostluk çerçevesinde olduğu bir yarış geçmesini diliyorum. Sadece 2 bin 500 sporcunun yarışması olarak görülmemeli. 6-9 bin kişinin, okulların açık olduğu bir dönemde birçok ilden ve ülkeden Bodrum’a gelmesi, bölge ekonomisi açısından da bir hayli girdi sağlıyor” dedi. KANAT HASAN ÖZSERT: ORGANİZASYONA KATILAN TÜM SPORCULARIMIZA SAKATLIKSIZ BİR YARIŞ DİLİYORUM Bodrum Belediyesi Başkan Yardımcısı Kanat Hasan Özsert, “Mottomuz çok açık. Bodrum’da yaşayan birisi olarak Bodrum’u koşarak yaşamak, attığım her adımda ruhunu hissetmek çok kıymetli. Organizasyonlara sadece destekçi olmuyoruz, ruhunu da yaşıyoruz. Organizasyona katılan tüm sporcularımıza sakatlıksız bir yarış diliyorum” şeklinde konuştu. OKTAY DUMRUK: DİLERİM Kİ 10’UNCU YILINDA DAHA FAZLA KATILIMLA DAHA DA BÜYÜYEREK GERÇEKLEŞİR Bodrum Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Oktay Dumruk, “Bodrum’u var eden birçok değer var. Son yıllarda birçok başarılı organizasyona ev sahipliği yapmanın yanında sporu da bu başarılı etkinliklere eklemiş olduk. Bu bağlamda Bodrum Yarı Maratonu da 2 bin 500 sporcu ile bu sene 9’uncu kez gerçekleşecek. Mint Organizasyon’a emekleri ve spora verdikleri desteklerden dolayı teşekkür ediyorum. Dilerim ki 10’uncu yılında daha fazla katılımla daha da büyüyerek gerçekleşir” ifadelerini kullandı. NİLÜFER BİRCAN: BU TÜR ORGANİZASYONLARIN TURİZME OLAN KATKISI ÇOK BÜYÜK Gençlik ve Spor Bakanlığı Spor Turizmi Dairesi Başkanlığı Organizasyon Gözlemcisi Nilüfer Bircan, “Yaptıkları iş çok kıymetli. Spor organizasyonlarının şimdiye kadar daha çok performans amaçlı olduğunu gördük. Yakın zamanda ve bundan sonrasında ise spor turizmine katkılarını ele alıyoruz. Bu tür organizasyonların turizme olan katkısı çok büyük. Emeği olan herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu. ENGİN ÇETİNAY: BODRUM, SPORUN HER DALIYLA ANILAN BİR YER HALİNE GELDİ Bodrum Yarı Maratonu Yarış Direktörü Engin Çetinay, “Türkiye’nin en renkli festivalleri arasında yer alan bir etkinlik. Bodrum artık sporun her dalıyla anılan bir yer haline geldi. Çok güzel bir hafta sonu bizi bekliyor. Önümüzdeki sene ise 10’uncu yılımızı gerçekleştireceğiz” dedi. 23 ÜLKEDEN 2 BİN 500 SPORCU KOŞACAK Mint Organizasyon tarafından düzenlenen Bodrum Yarı Maratonu’na bu sene 23 ülkeden toplam 2 bin 500 sporcu katılacak. Türkiye'nin yanı sıra Rusya, Almanya, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri, Norveç, Kazakistan, İran, İsveç, Sudan, İsviçre, Güney Afrika, Turks ve Caicos Adaları, Fas, Ürdün, Danimarka, Hollanda, Ukrayna, Lüksemburg, Belarus, Kanada, Belçika ve Moldova’dan sporcular, Bodrum’un denizi, tarihi ve kent yaşamı eşliğinde 21K, 10K ve 5K parkurlarında koşacak. Bodrum Belediye Meydanı’ndan start alacak yarışlarda sporcular; Myndos Kapısı, Antik Tiyatro, Bodrum Kalesi, Kumbahçe ve marina hattı gibi kentin simge noktalarından geçecek. 21K parkuru Bitez ve Konacık yönünde devam ederken, 10K ve 5K rotaları Bodrum merkezinde ilerleyecek. Yarışlar 4 Ekim Pazar günü gerçekleştirilecek. 10K saat 07.00’de, 21K saat 07.15’te, 5K ise 07.30’da Bodrum Belediye Meydanı’ndan start alacak. Asics ve Bodrum Belediyesi’nin ana sponsorluğunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Muğla Valiliği, Bodrum Kaymakamlığı, Türkiye Atletizm Federasyonu, Muğla Büyükşehir Belediyesi, Bodrum Ticaret Odası ve BODER’in destekleriyle gerçekleştirilecek Bodrum Yarı Maratonu’nda; Acıbadem, Garmin, Uludağ Premium, Herbalife, Very Chic Hotel, 3 Enerji Elektrik, Sünger Pizza, Müskebi Suit Apart ve Fifi Bistro co-sponsor, MediaMarkt da katılımcı marka olarak yer alacak. YARIN ÇOCUKLAR PARKURA ÇIKACAK Bodrum Yarı Maratonu heyecanı yarın Çocuk Koşusu ile başlayacak. Bodrum Belediye Meydanı’nda saat 11.00’de gerçekleştirilecek organizasyonda farklı yaş gruplarındaki çocuklar koşu heyecanını yaşayacak. Yarın ayrıca Marina Yacht Club’dan başlayacak Beat Bodrum etkinliği kapsamında Shake Out Run gerçekleştirilecek. Koşucuların yarış öncesinde kısa bir şehir koşusuyla parkuru ve Bodrum’u farklı bir şekilde deneyimleyeceği programda BATE’nin canlı performansı da yer alacak. Akşam saatlerinde ise Bodrum Belediyesi Trafo Cafe’de düzenlenecek Makarna Partisi’nde sporcular yarış öncesinde bir araya gelecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

RAMS Global’den Marriott İş Birliğiyle   İstanbul ve Gaziantep’e Yeni Otel Yatırımları Haber

RAMS Global’den Marriott İş Birliğiyle İstanbul ve Gaziantep’e Yeni Otel Yatırımları

RAMS Global’in gayrimenkul geliştirme deneyimi ile Marriott International’ın uluslararası otelcilik markalarını buluşturan iş birlikleri, yeni yatırımlarla büyüyor. Kazakistan ve Kırgızistan’daki projelerle devam eden iş birliğini Türkiye’ye taşıyan iki şirket, İstanbul ve Gaziantep’te yeni projeler hayata geçirmek için imza attı. Ankara ve Bodrum’da da yeni otel projeleri için görüşmelerin sürdüğü belirtildi. RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Devran Bülbül ile Marriott International Hotel Development, CEE & CIS Başkan Yardımcısı Ivan Kiseev arasında imzalanan anlaşma ile RAMS City Haliç ve RAMS City Gaziantep projeleri içerisinde iki farklı Marriott markası yer alacak. RAMS City Haliç’te 100 odalı Apartments by Marriott Bonvoy, RAMS City Gaziantep’te ise 110 odalı Sheraton Hotel Gaziantep hizmet verecek. Böylece iki projede toplam 210 odalı Marriott markalı konaklama tesisi misafirleriyle buluşacak. RAMS, projelerde hem yatırımcı hem de franchise olarak yer alacak. Uluslararası Deneyim, Yenilikçi Yatırımlarla Buluşuyor İş birliğine ilişkin düzenlenen imza töreninde konuşan RAMS Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Devran Bülbül, şu değerlendirmelerde bulundu: “Marriott International ile farklı coğrafyalarda gerçekleştirdiğimiz iş birliklerine Türkiye’de yeni projeler eklemekten mutluluk duyuyoruz. Global otelcilik tecrübesini RAMS Global’in yenilikçi gayrimenkul vizyonuyla buluşturarak Türkiye’ye değer katacak projelere imza atıyoruz. RAMS City Haliç ve RAMS City Gaziantep içerisinde yer alacak iki farklı Marriott markası, projelerimizin yaşam, konaklama ve sosyal alanları bir araya getiren yapısını güçlendirecek. Haliç’te Apartments by Marriott Bonvoy ile uzun süreli konaklama ihtiyacına, Gaziantep’te ise Sheraton markasıyla iş dünyası, turizm ve etkinlik odaklı şehir otelciliğine yönelik iki farklı model sunacağız. Yine Ankara ve Bodrum’da hayata geçirilmesi planlanan yeni otel yatırımlarına yönelik de görüşmelerimiz sürüyor.” Marriott International Hotel Development, CEE & CIS Başkan Yardımcısı Ivan Kiseev ise iş birliğine ilişkin şunları söyledi: “RAMS Global ile Kazakistan ve Kırgızistan’da başlayan iş birliğimizi, Türkiye’de yeni projelerde güçlendirerek devam ettirmekten memnuniyet duyuyoruz. Apartments by Marriott Bonvoy ve Sheraton markalarımızın RAMS City Haliç ve RAMS City Gaziantep projelerinde yer alması, farklı misafir ihtiyaçlarına yönelik iki ayrı konaklama deneyimini Türkiye’ye kazandıracak. RAMS ile devam eden iş birliğimizin önümüzdeki dönemde yeni projelerle gelişmesini hedefliyoruz.” Haliç’te Apartments by Marriott Bonvoy ile uzun süreli konaklama deneyimi RAMS City Haliç içerisinde yer alacak Apartments by Marriott Bonvoy, daire tipi konaklama birimleri ve otel hizmetlerini bir araya getiren, özellikle uzun süreli konaklamalara yönelik bir konsept sunacak. Misafirlerin ihtiyaçlarına yönelik olarak kurgulanan tesiste gym, lounge ve grab&go hizmetlerinin yanı sıra RAMS City Haliç projesi içerisinde yer alan restoran ve kafelere erişim imkânı da bulunacak. Böylece konaklama deneyimi, RAMS City Haliç’in sunduğu günlük yaşam ve sosyal olanaklarla bütünleşecek. Gaziantep’te Sheraton markasıyla 5 yıldızlı şehir oteli RAMS City Gaziantep projesinde yer alacak 110 odalı Sheraton Hotel Gaziantep ise 5 yıldızlı şehir oteli konseptiyle hizmet verecek. Otelin; iş dünyası, turizm, toplantı ve etkinlikler başta olmak üzere farklı amaçlarla Gaziantep’i ziyaret eden misafirlere ev sahipliği yapması planlanıyor. Sheraton Hotel Gaziantep, uluslararası bir otel markasının standartlarını RAMS City Gaziantep projesinin sunduğu yaşam ve ticari olanaklarla bir araya getirecek. Otelin Gaziantep’in iş ve turizm potansiyeline katkı sağlaması hedefleniyor. 38 yılı aşkın deneyimiyle uluslararası bir yatırım ve proje geliştirme grubu olarak faaliyet gösteren RAMS Global, bugün 25 binden fazla çalışanı, 4 ülkede, 9 şehirde, 100'ün üzerinde proje ve 6 milyon metrekarenin üzerinde tamamlanan inşaat alanıyla dikkat çekiyor. Şirket, gayrimenkul geliştirme alanındaki tecrübesini uluslararası otel markalarıyla gerçekleştirdiği iş birlikleriyle farklı yaşam ve konaklama deneyimlerine dönüştürüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TheLifeCo’ya Çifte Ödül Haber

TheLifeCo’ya Çifte Ödül

Türkiye’den doğarak dünyadaki başarılı merkezleriyle adından söz ettiren küresel wellness markası TheLifeCo, global alandaki konumunu ödüllerle taçlandırmaya devam ediyor. TheLifeCo, World Spa Awards 2026’da iki farklı merkeziyle iki önemli ödüle layık görüldü. Küresel ölçekte iyi yaşam ve bütünsel sağlık sektörünün en prestijli kurumlarından biri olan World Spa Awards, TheLifeCo’nun hem metodolojisinin doğduğu Bodrum hem de Karayipler’deki en yeni merkezi St. Lucia tesislerini yılın en iyileri arasında seçti. Gerçekleştirilen değerlendirmeler sonucunda TheLifeCo St. Lucia “Saint Lucia's Best Wellness Retreat 2026” (Saint Lucia'nın En İyi Sağlıklı Yaşam ve Yenilenme Merkezi 2026) ödülünü kazanırken, TheLifeCo Bodrum ise “Türkiye's Best Wellness Retreat 2026” (Türkiye'nin En İyi Sağlıklı Yaşam ve Yenilenme Merkezi 2026) ödülünün sahibi oldu. Hem global medyanın hem ödüllerin odak noktasında Geçtiğimiz günlerde İngiltere’nin en köklü ve saygın yayınlarından The Times’ta Karayipler’de hayata geçirdiği yeni wellness deneyimi ve longevity yaklaşımıyla geniş yer bulan TheLifeCo St. Lucia, hizmete girmesinin ardından aldığı bu ödülle küresel ölçekteki başarısını pekiştirdi. World Spa Awards tarafından verilen bu çifte ödül, TheLifeCo’nun yıllar içinde geliştirdiği kişiye özel, sonuç odaklı ve bütünsel sağlık yaklaşımının uluslararası alanda gördüğü yüksek takdirin bir göstergesi oldu. Bodrum’dan Karayipler’e ulaşan bütünsel sağlık yolculuğu TheLifeCo Wellbeing; Bodrum, Akra Antalya, Swissotel Uludağ, Phuket, Sharm El Sheikh ve St. Lucia’da yer alan merkezlerinde, klinik temelli altyapısı, doktor ve uzman sağlık personeli gözetiminde sunduğu güvenli programları, yenilikçi terapileri ve bütünsel aktiviteleriyle hizmet vermeyi sürdürüyor. TheLifeCo Bodrum, bütünsel sağlık anlayışıyla hazırlanan detoks programları, etkili terapileri, SPA, yoga ve zihinsel dinlenme aktiviteleriyle misafirlerine şehrin stresinden uzakta, bedenlerinin yenilenme gücünü ve enerji seviyesini artıracakları kaliteli bir yaşamın kapılarını açıyor. TheLifeCo St. Lucia ise turkuaz koylar ve yemyeşil volkanik tepeler arasındaki konumunda detoks, beslenme, zihinsel destek, longevity ve stres yönetimi odaklı programlarıyla Karayipler’de kalıcı bir dönüşüm ve derin bir yenilenme deneyimi sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bodrum’da Deniz Börülcesi Hasadı Sofraya Taşındı Haber

Bodrum’da Deniz Börülcesi Hasadı Sofraya Taşındı

“La Récolte de Salicorne”, kıyıda başlayan bir hasat deneyimini Şef Theodor Falser’in Ege ve Akdeniz mutfağından ilham alan sofrasına taşıdı. Günün ardından Salicorne’nin hikâyesi bu kez Le Chic’in dışına çıkarak The Norm Collection Doora’ya uzandı. The Norm Collection Le Chic’te bu yaz kapılarını açan Salicorne, ilk sezonunun son Chef’s Table deneyimini “La Récolte de Salicorne” adıyla gerçekleştirdi. Ancak bu kez deneyim restoranda başlamadı. Sabah saatlerinde kıyıda başlayan buluşma, misafirleri doğrudan ürünün kaynağına götürdü. Deniz börülcesinin doğal yaşam alanı, kıyı ekosistemindeki yeri ve doğru hasat yöntemleri üzerine yapılan anlatımın ardından katılımcılar ürünü kendi elleriyle topladı. Böylece akşam sofrada karşılaşacakları malzeme, artık yalnızca bir tabak üzerindeki içerik değil; gün boyunca tanıdıkları, dokundukları ve doğadan aldıkları bir deneyimin parçasıydı. Bir Ürün Hikayesi Salicorne’nin yaklaşımında ürün hikayesi, mutfağın kapısında başlamıyor. Hasadın ardından mutfağa taşınan deniz börülcesi, bu kez bir workshop’un merkezine yerleşti. Kurutulup öğütülen ürünün deniz tuzuyla buluşarak farklı bir forma dönüşmesi, katılımcılara malzemenin mutfaktaki yolculuğunu yakından görme fırsatı sundu. Şef Theodor Falser ve ekibi için deniz börülcesi, yemeğin yanında yer alan küçük bir tamamlayıcıdan çok daha fazlasını ifade ediyor: Ege’nin kıyı coğrafyasını ve Salicorne’nin mutfak kimliğini aynı tabakta buluşturan bir karakter unsuru. Günün sonunda ise sabah kıyıda başlayan hikâye sofraya ulaştı. Falser’in hazırladığı menü, deniz börülcesini mevsimin Ege ve Akdeniz ürünleriyle bir araya getirirken, gün boyunca deneyimlenen doğa ve mutfak arasındaki ilişkiyi tabakta yeniden kurdu. Salicorne’nin ilk sezonu böylece yalnızca bir Chef’s Table ile değil, bir malzemenin doğadan sofraya uzanan yolculuğunu bizzat deneyimleme fikriyle tamamlandı. Le Chic’ten Doora’ya “La Récolte de Salicorne” aynı zamanda restoranın kendi sınırlarının dışına ilk kez çıktığı bir dönüm noktasıydı. “The Salicorne Table” adıyla The Norm Collection Doora’ya taşınan deneyimde, Genel Müdür Hakan Şamhal ve ekibi ev sahipliğini üstlendi. Şef Theodor Falser’in imzasını taşıyan menü, bu kez The Norm collection Doora’nın atmosferinde konuklarla buluştu.Salicorne’nin farklı bir The Norm destinasyonunda yeniden hayat bulması, gastronominin tek bir restoranın adresine bağlı olmayan, mekânlar arasında hareket edebilen bir deneyim olarak kurgulanabileceğini de gösterdi. Bu yaklaşım, The Norm Hotels’in gastronomiye bakışının bir uzantısı: Mutfağı yalnızca yemek yenilen bir alan olarak değil, bir destinasyonu anlatmanın, doğayla bağ kurmanın ve farklı deneyimleri aynı masa etrafında buluşturmanın bir yolu olarak ele almak. Bodrum’da Yaz Henüz Bitmedi Salicorne’nin sezon finali, Bodrum’da başka bir hikâyenin başlangıcına denk geliyor. The Norm Hotels’in “Sarı Yaz” için planladığı eylül ve ekim dönemi, yazın sona ermesinden çok, Bodrum’un başka bir yüzünün ortaya çıktığı zamanı işaret ediyor. Denizin sıcaklığını koruduğu ve günlerin hâlâ uzun olduğu bu dönemde gastronomi, müzik ve doğa odaklı deneyimler devam ediyor. Bodrum’un en karakterli dönemlerinden biri olan bu geçiş mevsiminde The Norm Hotels, yaz sezonunu uzatıyor. Salicorne’nin kıyıda başlayan ve sofrada tamamlanan hikâyesi de tam olarak bu dönemin ruhuna karşılık geliyor: Doğaya yaklaşan, mevsimi takip eden ve iyi bir sofranın yalnızca masada değil, çok daha önce başladığını hatırlatan bir deneyim. Ekim ayı içerisinde gerçekleşecek Sarı Yaz festivali ise bu deneyimlerin daha geniş bir versiyonunu msafirler ie oluşturacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kruvaziyer Turizminin Yeni Merkezi İstanbul  Haber

Kruvaziyer Turizminin Yeni Merkezi İstanbul 

Türkiye limanlarında 2026’nın ilk yedi ayında toplam kruvaziyer yolcu hareketliliğinin 1 milyon 70 bin 481’e ulaşmasının ardından gelen yeni ana liman programları, sektördeki büyümenin önümüzdeki dönemde de devam edeceğinin önemli göstergelerinden biri oldu. İstanbul ise 128 bin 908 ana liman kruvaziyer yolcusuyla yılın ilk yedi ayında Türkiye’de ilk sıraya yerleşti. İSTANBUL, AKDENİZ’DE ANA LİMAN MERKEZİ OLARAK ÖNE ÇIKIYOR Türkiye’nin kruvaziyer turizminde son yıllarda yakaladığı ivme, uluslararası şirketlerin rota planlamalarına da yansımaya başladı. İstanbul, sahip olduğu havayolu bağlantıları, tarihi ve kültürel zenginliklerinin yanı sıra Galataport İstanbul’un kruvaziyer altyapısıyla Akdeniz çanağında ana liman merkezi olarak öne çıkıyor. Bu yöndeki en dikkat çekici gelişmelerden biri AROYA Cruises’dan geldi. Şirket, 10 Ekim 2026-24 Nisan 2027 tarihleri arasında İstanbul’u ana liman olarak kullanacağı yeni programıyla Galataport İstanbul çıkışlı seferler gerçekleştirecek. Program kapsamında Bodrum, Marmaris, Kuşadası ve İskenderiye gibi Akdeniz’in önemli destinasyonları ziyaret edilecek. AROYA’nın tercihi, İstanbul’un kruvaziyer trafiğinin yaz sezonunun dışına taşınması açısından da yeni bir adım olacak. İSTANBUL’DA KRUVAZİYER SEZONU ARTIK 12 AY Galataport İstanbul’da düzenli kış seferleri Kasım 2024’te MSC ile başladı. Kasım 2024-Nisan 2025 döneminde 25 seferde 55 bin yolcu, Kasım 2025-Nisan 2026 döneminde ise 21 seferde 52 bin yolcu ağırlandı. AROYA’nın da sisteme dahil olmasıyla Kasım 2026-Nisan 2027 döneminde Galataport İstanbul’da 51 sefer ve 150 bin yolcu hedefleniyor. AROYA’nın bu toplam içindeki payının 26 sefer ve 78 bin yolcuya ulaşması bekleniyor. Böylece geçen yıla göre kış dönemindeki sefer sayısında yüzde 143, yolcu sayısında ise yüzde 188 artış öngörülüyor. Bu tablo, İstanbul’un klasik yaz sezonunun dışına çıkarak 12 ay boyunca kruvaziyer gemilerine ana liman hizmeti verebilen bir destinasyona dönüşmesi açısından önem taşıyor. AROYA’nın İstanbul için planladığı yeni programın Türkiye’nin diğer limanlarına da doğrudan katkı sağlaması bekleniyor. İstanbul başlangıçlı programda Türk limanlarına yapılacak ilave uğraklarla birlikte şirketin Türkiye kruvaziyer sektörüne katkısının 76 ek sefere ulaşacağı belirtiliyor. KRUVAZİYER YOLCU HAREKETLİLİĞİ 7 AYDA 1 MİLYONU AŞTI İstanbul’daki yeni ana liman hareketliliği, Türkiye genelindeki güçlü kruvaziyer performansının yaşandığı bir döneme denk geldi. Türkiye limanlarını ziyaret eden kruvaziyer yolcu sayısı, 2026 yılının ilk yedi ayında 1 milyon 70 bin 481’e ulaştı. Aynı dönemde Türk limanlarına 656 kruvaziyer tipi yolcu gemisi uğradı. Yılın başında daha sınırlı olan trafik, turizm sezonuyla birlikte hızla arttı. Ocak ayında 28 bin 625 olan kruvaziyer yolcu hareketliliği, temmuz ayında 314 bin 26’ya yükseldi. Toplam 1 milyon 70 bin 481 kişilik hareketliliğin; 192.461’ini ana liman yolcuları, 878 bin 20’sini transit yolcular oluşturdu. ANA LİMAN YOLCU HAREKETLİLİĞİNDE İSTANBUL İLK SIRADA İstanbul, 2026 yılının ilk yedi ayında 128.908 ana liman yolcusuyla Türkiye’de ilk sırada yer aldı. İstanbul’u 28 bin 177 ana liman yolcusuyla Kuşadası, 20 bin 844 ana liman yolcusuyla Çeşme takip etti. Ana liman ve transit yolcuların tamamını kapsayan toplam hareketlilikte ise Kuşadası ilk sırayı aldı. Kuşadası Liman Başkanlığına bağlı limanlara ilk yedi ayda 274 kruvaziyer gemisi uğrarken, toplam 480 bin 983 yolcu hareketliliği gerçekleşti. İstanbul Liman Başkanlığına bağlı limanlar ise 119 gemi ve 265 bin 369 yolcu ile Kuşadası’nı takip etti. KRUVAZİYER TRAFİĞİ TÜRKİYE’NİN KIYILARINA YAYILDI Türkiye’nin kruvaziyer performansı yalnızca İstanbul ve Kuşadası ile sınırlı kalmadı. Marmaris’te 28 gemi ve 78 bin 319 yolcu, Bodrum’da 59 gemi ve 68 bin 633 yolcu, İzmir’de 35 gemi ve 66 bin 398 yolcu, Çeşme’de ise 39 gemi ve 22 bin 866 yolcu hareketliliği kaydedildi. Türkiye’nin Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz kıyılarına yayılan bu hareketlilik, ülkenin kruvaziyer turizminde çok merkezli bir destinasyon yapısına kavuştuğunu ortaya koyuyor. İstanbul’da ise yeni ana liman programlarının devreye girmesiyle bu büyümenin farklı bir boyuta taşınması bekleniyor. Galataport İstanbul’un kış döneminde de uluslararası kruvaziyer şirketleri tarafından ana liman olarak tercih edilmesi, Türkiye’nin kruvaziyer turizminde sezonu 12 aya yayma hedefinin en somut göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA), Türkiye’yi uluslararası alanda güçlü bir kruvaziyer merkezi haline getirmek amacıyla GoTürkiye platformu üzerinden hedefli tanıtım ve pazarlama faaliyetleri yürütüyor. Bu çalışmalarla Türkiye’nin kruvaziyer destinasyonlarının uluslararası görünürlüğünün artırılması ve ülkemizin küresel kruvaziyer turizmindeki rekabet gücünün daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bodrum’da 'Hayvan Dostu' Tatil Anlayışı 30 Yıldır Sürüyor Haber

Bodrum’da 'Hayvan Dostu' Tatil Anlayışı 30 Yıldır Sürüyor

Evcil hayvan sahipleri için tatil planı artık yalnızca “Nereye gidelim?” sorusuyla sınırlı kalmıyor. “Can dostumla nerede konaklayabilirim?” sorusu da tatil kararlarının önemli başlıklarından biri haline geliyor. Özellikle ailelerin, kedi ve köpeklerini tatil süresince geride bırakmak istememesi, turizmde hayvan dostu konaklama anlayışını daha görünür hale getiriyor. Bodrum’da yaklaşık 30 yıldır faaliyet gösteren Club Dedeman Bodrum da bu anlayışı benimseyen tesisler arasında yer alıyor. Bitez ve Gümbet koyları arasında konumlanan tesis, kedi ve köpekleriyle seyahat eden misafirlerini belirlenen konaklama kuralları çerçevesinde ağırlıyor. Böylece aileler, tatillerini can dostlarından ayrı geçirmek zorunda kalmadan birlikte zaman geçirebiliyor. Yaşam alanlarımızı paylaşmamız gerektiğine inanıyoruz Hayvan dostu konaklama yaklaşımının uzun yıllardır tesisin benimsediği bir anlayış olduğunu belirten Club Dedeman Bodrum Halkla İlişkiler Müdürü Fatoş Yavuz, “Onlarla aynı dünyayı paylaşıyoruz. Yaşam alanlarımızı da paylaşmamız gerektiğine inanıyoruz. Can dostlarıyla seyahat eden misafirlerimizin kendilerini rahat hissetmeleri bizim için önemli. Bununla birlikte diğer misafirlerimizin konforunu korumak adına belirlenen kurallara uyulmasına da özen gösteriyoruz” dedi. Hayvan dostu yaklaşımın yalnızca konaklayan misafirlerin evcil hayvanlarıyla sınırlı olmadığını belirten Yavuz, tesisin özellikle kış döneminde sokak hayvanlarına da ev sahipliği yapmaya özen gösterdiğini ifade etti. Aile tatilinin bir parçası artık onlar da Evcil hayvanların ailelerin günlük yaşamındaki yerinin güçlenmesiyle birlikte tatil alışkanlıkları da değişiyor. Can dostlarını yanında götürmek isteyen aileler, seyahat öncesinde konaklama tesislerinin hayvan kabul politikalarını ve sunduğu olanakları araştırıyor. Club Dedeman Bodrum, yaklaşık 30 yıldır sürdürdüğü hayvan dostu konaklama yaklaşımıyla bu değişen ihtiyaca yanıt verirken, özellikle çocukları ve evcil hayvanlarıyla birlikte tatil yapmak isteyen aileler için alternatif oluşturuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Memorial Sağlık Grubu ve Türkiye Yüzme Federasyonu Bodrum’da İkinci Kez Sağlığa Kulaç Attı Haber

Memorial Sağlık Grubu ve Türkiye Yüzme Federasyonu Bodrum’da İkinci Kez Sağlığa Kulaç Attı

Sağlıklı ve hareketli yaşam konusunda toplumsal farkındalığı artırmayı amaçlayan etkinlikte Memorial hekimleri, yöneticileri ve çalışanları ile federasyon sporcuları 29 Ağustos’ta sağlık için kulaç attı. Memorial Sağlık Grubu ve Türkiye Yüzme Federasyonu, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının yaygınlaştırılması ve düzenli fiziksel aktivitenin günlük yaşamın bir parçası haline gelmesine katkı sağlamak amacıyla yeniden Bodrum’da bir araya geldi. Geçtiğimiz yıl ilki düzenlenen “Sağlığa Kulaç At-2” etkinliğinin 29 Ağustos’ta gerçekleştirilen ikinci buluşması, Kumbahçe’deki Paşatarlası Plajı’ndan start aldı. Her yaştan bireyin yapabileceği spor dallarından biri olan yüzmenin sağlıklı yaşamdaki yerine dikkat çekilen organizasyona, Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Kanat Özsert, Türkiye Yüzme Fedarasyonu Genel Sekreteri Seçkin Renklibay, Memorial hekimleri, yöneticileri ve çalışanları ile Bodrum halkı katıldı. Etkinliğe katılan erişkin ve çocuk lisanslı yüzücüler, Türkiye Yüzme Federasyonu açık deniz yüzücüleri ile birlikte kulaç attı. İkinci kez düzenlenen etkinlikte, düzenli fiziksel aktivitenin teşvik edilmesi ve yüzmenin daha fazla kişinin yaşamının bir parçası haline gelmesine katkı sağlanması amaçlandı. Bodrum Kaymakamı Ali Sırmalı, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlayarak etkinliğe ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Bodrum’da Sağlığa Kulaç At’ etkinliğine ikinci kez ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Doğasıyla, deniziyle güzel ilçemiz Bodrum’un spor ve sağlıklı yaşamı teşvik eden bu tür etkinliklere ihtiyacı var. Bodrum’a değer katan bu organizasyonları her zaman desteklemeye devam edeceğiz.” Bodrum Belediye Başkan Yardımcısı Kanat Özsert Sağlığa Kulaç At etkinliği için şu değerlendirmede bulundu: “Bodrum’da bu yıl ikinci kez düzenlenen ‘Sağlığa Kulaç At’ etkinliğine ev sahipliği yapmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Sporun ve hareketli yaşamın toplum sağlığı açısından taşıdığı öneme dikkat çeken bu anlamlı buluşmanın gelenekselleşmesini diliyorum. Her geçen yıl artan katılımla devam eden organizasyonun gerçekleşmesini sağlayan Memorial Sağlık Grubu’na, Türkiye Yüzme Federasyonu’na ve sağlık için kulaç atan tüm katılımcılara teşekkür ediyorum.” Memorial Bodrum Hastanesi Direktörü Hasan Peksel, etkinliğe ilişkin şunları söyledi: “Sağlıklı bir toplumun temelinde, sağlığı korumayı ve hareketli yaşamı günlük hayatın bir parçası haline getirmeyi önemsiyoruz. Geçtiğimiz yıl başlattığımız ‘Sağlığa Kulaç At’ etkinliğini, Türkiye Yüzme Federasyonu’nun değerli desteğiyle bu yıl yeniden hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Memorial olarak toplumun sağlıklı yaşam konusunda bilinçlenmesine katkı sağlamayı, koruyucu sağlık yaklaşımını desteklemeyi ve her yaştan insanı daha hareketli bir yaşama teşvik etmeyi toplumsal sorumluluğumuzun önemli bir parçası olarak görüyoruz. Bodrum’un denizle bütünleşen yaşam kültürünü sağlık ve sporla buluşturan bu etkinliğin her yıl büyüyerek gelenekselleşmesini önemsiyoruz.” Türkiye Yüzme Federasyonu Genel Sekreteri Seçkin Renklibay ise Memorial Sağlık Grubu ile yürütülen iş birliğine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Federasyon olarak yüzme sporunu yaygınlaştırmak, bir yaşam biçimine dönüştürmek ve ülkemizi uluslararası alanda başarıyla temsil etmek için çalışıyoruz. Memorial Sağlık Grubu iş birliğiyle bu yıl ikincisini gerçekleştirdiğimiz “Sağlığa Kulaç At” etkinliği, toplumu yüzme ve hareketli yaşam etrafında buluştururken sosyal sorumluluk misyonumuza da önemli katkı sağlıyor.” Memorial Sağlık Grubu, sağlıklı yaşam bilincini destekleyen çalışmalarını farklı spor branşları ve iş birlikleriyle daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyor. Koruyucu sağlık yaklaşımı doğrultusunda düzenli hareketi teşvik eden projelerini sürdürülebilir biçimde hayata geçiren Memorial, sporun ve fiziksel aktivitenin sağlıklı yaşamın doğal bir parçası haline gelmesine katkı sunmayı amaçlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Turizmde Çalışanlara Sadece İş Değil Sosyal Yaşam da Sunuluyor Haber

Turizmde Çalışanlara Sadece İş Değil Sosyal Yaşam da Sunuluyor

Kurumların çalışanlarına sunduğu imkanlar, artık yalnızca maaş, yan haklar ve çalışma koşullarıyla değerlendirilmiyor. Çalışanların sosyal yaşamına, kişisel gelişimine ve kültürel deneyimlerine alan açan uygulamalar da çalışan bağlılığının önemli unsurları arasında yer alıyor. Turizm sektörünün köklü kuruluşlarından Club Dedeman Bodrum da çalışan deneyimini bu anlayışın bir parçası olarak ele alarak, çalışanlarının sosyal ve kültürel yaşama katılımını destekleyen uygulamalara önem veriyor. Bitez ve Gümbet koyları arasında faaliyet gösteren Club Dedeman Bodrum, çalışanlarını kültür sanat etkinlikleriyle buluşturan yaklaşımıyla çalışan deneyimini iş hayatının sınırlarının ötesine taşıyor. Bodrum’un konser ve etkinlik takvimini çalışanlarıyla paylaşan tesis, ekip üyelerinin bu organizasyonlara katılımını destekleyerek birlikte zaman geçirme, sosyalleşme ve farklı deneyimler paylaşma imkânı sunuyor. Bu yaklaşım, yoğun sezon temposunda çalışanların kendilerine ve birbirlerine zaman ayırabilecekleri alanlar yaratırken, kurum içindeki iletişim ve aidiyet duygusunu da güçlendiriyor. Nefes Almak Da Çalışan Deneyiminin Bir Parçası Çalışan bağlılığının yalnızca çalışma koşulları veya mesleki gelişim fırsatlarıyla şekillenmediğine dikkat çeken Club Dedeman Bodrum, sosyal yaşamın da çalışan deneyiminin önemli bir parçası olduğuna inanıyor. Bu doğrultuda kültür sanat etkinlikleri, çalışanların yoğun sezon içerisinde iş dışındaki yaşamlarına alan açabilmeleri için bir fırsat olarak görülüyor. Çalışanların birlikte zaman geçirmesi, ortak kültürel deneyimler yaşaması ve sosyal çevrelerini iş hayatının dışında da geliştirebilmesi, kurum içindeki iletişimi destekleyen unsurlar arasında değerlendiriliyor. Birlikte Çalışmanın Ötesinde, Hayatı Da Paylaşıyoruz Çalışanların gelişiminin yalnızca mesleki eğitimlerle sınırlı olmadığına dikkat çeken Club Dedeman Bodrum Halkla İlişkiler Müdürü Fatoş Yavuz “Turizm sektörünün yoğun temposunda bazen günlük koşuşturma içerisinde kendimize zaman ayırmayı, sosyalleşmeyi ve bize iyi gelen şeyleri yapmayı unutabiliyoruz. Biz kurum olarak çalışanlarımızın yalnızca iş hayatındaki gelişimini değil, hayatın diğer alanlarında da kendilerine alan açabilmesini önemsiyoruz. Birlikte çalışmanın ötesinde, yaşamı birlikte paylaştığımıza inanıyoruz. Bu nedenle çalışanlarımızın bir konseri birlikte izleyebilmesi, farklı bir etkinlikte bir araya gelebilmesi veya sadece iş yoğunluğundan uzaklaşıp nefes alabilmesi bizim için değerli. Biz de kurum olarak çalışanlarımıza bu alanları yaratmayı ve zaman zaman onlara kendileri için de zaman ayırabileceklerini hatırlatmayı bir misyon olarak görüyoruz.” ifadelerini kullandı. Çalışan Deneyiminden Misafir Deneyimine Turizm sektöründe çalışanların motivasyonu ve bağlılığı, doğrudan misafir deneyimine de yansıyan unsurlar arasında yer alıyor. Bu nedenle çalışanların kendilerini değerli hissettiği, sosyal açıdan desteklendiği ve kurumla bağ kurabildiği bir çalışma ortamı oluşturmak, hizmet kalitesinin de önemli bileşenlerinden biri olarak görülüyor. Club Dedeman Bodrum, çalışanlarına sosyal ve kültürel alanlar açan yaklaşımıyla çalışma hayatını yalnızca iş süreçlerinden ibaret görmeyen bir kurum kültürünü destekliyor. Kültür sanat etkinlikleriyle başlayan bu yaklaşım, birlikte zaman geçirmeyi, paylaşmayı ve yoğun çalışma temposu içinde herkesin kendine ait bir “nefes alma alanı” bulabilmesini çalışan deneyiminin doğal bir parçası haline getiriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.