Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bölgesel Kalkınma

Kapsül Haber Ajansı - Bölgesel Kalkınma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bölgesel Kalkınma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KIRCAALİSİAD, Balkanlar’da Ekonomik Köprüleri Güçlendiriyor Haber

KIRCAALİSİAD, Balkanlar’da Ekonomik Köprüleri Güçlendiriyor

Bulgaristan Kökenli Yönetici, Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KIRCAALİSİAD), Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ekonomik köprülerin güçlendirilmesine yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. KIRCAALİSİAD, gerçekleştirdiği Bulgaristan programı kapsamında iş dünyası temsilcileri, diplomatik misyonlar, yatırım kuruluşları ve sivil toplum örgütleriyle bir dizi önemli temasta bulundu. Filibe, Sofya ve Bansko’da gerçekleştirilen ziyaretlerde, Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik önemli görüşmeler yapılırken, yeni iş birliklerinin temelleri atıldı. KIRCAALİSİAD heyeti, program kapsamında Bulgaristan’ın önde gelen sanayi kuruluşlarını, yatırım bölgelerini ve iş dünyası örgütlerini ziyaret ederek, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha ileri seviyelere taşınmasına yönelik görüşmeler gerçekleştirdi. Filibe’de Sanayi ve Üretim Ziyaretleri Programın ilk durağı olan Filibe’de, bölgede faaliyet gösteren Tehmash-BG OOD firması ziyaret edildi. Üyemiz Dinçer Simitcioğlu ile Erdinç Kırcımanoğlu ve Barış Dağlıoğlu’nun ev sahipliğinde gerçekleşen ziyarette; üretim süreçleri, sektörel gelişmeler ve gelecekte hayata geçirilebilecek ortak projeler ele alındı. Heyet ayrıca Bulgaristan’ın en önemli yatırım ve sanayi merkezlerinden biri olarak gösterilen Trakya Ekonomik Bölgesi’nde incelemelerde bulundu. Bölgenin yatırım potansiyeli, sanayi altyapısı ve uluslararası yatırımcılara sunduğu fırsatlar hakkında kapsamlı bilgi alan heyet, Türkiye-Bulgaristan iş birliklerinin geliştirilmesi konusunda görüş alışverişinde bulundu. Diplomatik Temaslar Gerçekleştirildi KIRCAALİSİAD heyeti, Filibe’de Türkiye Cumhuriyeti Başkonsolosu Emre Manav ve Ticaret Ataşesi Armağan Al ile bir araya geldi. Gerçekleştirilen görüşmede, iki ülke arasındaki ticaret hacminin artırılması, yatırım süreçlerinin kolaylaştırılması ve iş dünyasının beklentileri üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Görüşmede ayrıca bölgesel kalkınmaya katkı sağlayacak yeni projeler ve iş birliği alanları ele alındı. Bulgaristan’daki Türk İş Dünyasıyla Güçlü İş Birliği Bulgaristan temasları kapsamında Filibe’de faaliyet gösteren Bulgar-Türk İş Adamları Derneği (BULTİŞ) de ziyaret edildi. BULTİŞ Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Öztürk, Başkan Yardımcısı Donka Koleva ve dernek üyeleriyle gerçekleştirilen görüşmede, Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi ve iş insanları arasındaki iş birliklerinin artırılmasına yönelik fikir alışverişinde bulunuldu. KIRCAALİSİAD heyeti ayrıca Sofya’da faaliyet gösteren Kuvars firmasını ziyaret ederek iş insanı ve dernek üyesi Hilmiye İnce Yıldırım ile bir araya geldi. Görüşmede, Bulgaristan’daki yatırım ortamı ve iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik değerlendirmeler yapıldı. Program kapsamında Türk-Bulgar İş Kadınları Derneği Başkanı Türkan Tatyana Türker ve dernek üyeleriyle de buluşan heyet, kadın girişimciliği, ekonomik iş birlikleri ve sosyal projeler üzerine görüş alışverişinde bulundu. Görüşmede iş dünyasında kadınların rolünün güçlendirilmesinin bölgesel kalkınma açısından taşıdığı önem vurgulandı. KIRCAALİSİAD, 5. Balkan İş Forumu’nda Güçlü Şekilde Temsil Edildi Bulgaristan programının en önemli duraklarından biri ise Bansko’da düzenlenen 5. Balkan İş Forumu oldu. Balkan ülkelerinden iş insanlarını, yatırımcıları ve kurum temsilcilerini bir araya getiren forumda; bölgesel ekonomik iş birlikleri, yatırım fırsatları, sanayi gelişimi, lojistik ağları, yapay zekâ, yeşil dönüşüm ve sürdürülebilir kalkınma gibi konular ele alındı. KIRCAALİSİAD heyeti foruma geniş katılım sağlayarak çok sayıda iş görüşmesi gerçekleştirdi ve yeni iş bağlantıları kurdu. Osman Güler, Panelist Olarak Katıldı Forum kapsamında gerçekleştirilen panel oturumunda KIRCAALİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Osman Güler de konuşmacı olarak yer aldı. Güler, konuşmasında Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ekonomik ilişkilerin mevcut durumu, yatırım fırsatları, sınır ötesi ticaretin geliştirilmesi ve Balkanlar’daki ekonomik entegrasyonun önemi üzerine değerlendirmelerde bulundu. KIRCAALİSİAD’ın kuruluş vizyonunu ve bölgesel iş birliklerine yönelik hedeflerini paylaşan Güler, Balkanlar’da sürdürülebilir ekonomik kalkınmanın ancak güçlü iş birlikleri ve ortak yatırımlarla mümkün olabileceğini vurguladı. Farklı ülkelerden iş insanları ve yatırımcıların yoğun ilgi gösterdiği panelde, karşılıklı ticaretin artırılması, yeni yatırım alanlarının oluşturulması ve bölgesel kalkınma hedefleri ön plana çıktı. “Ekonomik Köprüleri Güçlendirmeye Devam Edeceğiz” Bulgaristan temaslarının ardından değerlendirmelerde bulunan KIRCAALİSİAD heyeti, gerçekleştirilen ziyaretlerin ve görüşmelerin iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi adına önemli kazanımlar sağladığını ifade etti. KIRCAALİSİAD, Türkiye ile Bulgaristan arasında ekonomik ve ticari köprüler kurma vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdüreceğini, üyeleri için yeni iş birliği fırsatları oluşturmaya ve Balkanlar’daki ekonomik entegrasyona katkı sunmaya devam edeceğini vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TP Türkiye, Bölgesel Hizmet Üssü Olma Yolculuğunu Yeni Yatırımlarıyla Güçlendiriyor Haber

TP Türkiye, Bölgesel Hizmet Üssü Olma Yolculuğunu Yeni Yatırımlarıyla Güçlendiriyor

Çok dilli operasyon kapasitesi ve ülke geneline yayılan esnek çalışma modeliyle şirket, farklı bölgelerdeki yetenek potansiyelini müşteri deneyimi alanında stratejik bir değere dönüştürüyor. İnsan odağını teknolojiyle buluşturan TP Türkiye; istihdam, bölgesel kalkınma ve hizmet ihracatı ekseninde Türkiye’nin dijital iş hizmetler alanındaki konumuna katkı sunmayı sürdürüyor. Dijital iş hizmetlerinde küresel liderlerden TP Türkiye, Türkiye’deki operasyonel gücünü yeni lokasyon yatırımları ve bölgesel yapılanmasıyla büyütmeye devam ediyor. İstanbul, İzmir, Balıkesir, Diyarbakır ve Adana’daki operasyon merkezlerinin yanı sıra Gümüşhane’de hayata geçirdiği yeni merkeziyle hizmet ağını genişleten TP Türkiye, Azerbaycan operasyonlarının da TP Türkiye yönetimine bağlanmasıyla bölgenin müşteri deneyimi ve dijital iş hizmetleri üslerinden biri haline geliyor. Gümüşhane’de Yeni İstihdam Alanı Oluşturdu TP Türkiye’nin bölgesel büyüme vizyonunun en güncel adımlarından biri, Gümüşhane’de açılan yeni hizmet merkezi oldu. Yerel protokol, kamu kurumlarının temsilcileri ve merkezin ilk stratejik iş ortağı olan Türk Hava Yolları’nın çağrı ve müşteri ilişkileri yöneticilerinin katılımıyla resmi açılışı gerçekleştirilen Gümüşhane merkezi; şehrin ekonomik potansiyeline katkı sunmayı, genç yetenekler için yeni kariyer fırsatları oluşturmayı ve bölgesel kalkınmayı desteklemeyi hedefliyor. TP Türkiye, Azerbaycan ile Bölgesel Gücünü Artırdı TP’nin küresel ölçekte gerçekleşen Majorel satın almasının ardından Azerbaycan’daki lokasyonun “TP Azerbaycan” adıyla küresel yapının bir parçası haline gelmesi ve yönetiminin TP Türkiye’ye bağlanması, şirketin bölgesel büyüme stratejisinde önemli bir adım oldu. Yaklaşık 500 çalışanıyla 5 farklı dilde; hava yolu, e-ticaret, turizm ve ulaşım gibi yüksek hacimli sektörlerde hizmet sunan TP Azerbaycan, TP Türkiye’nin çok dilli hizmet kapasitesini ve yakın coğrafyadaki operasyonel gücünü desteklemeye başladı. Bu yapılanmayla TP Türkiye, yalnızca Türkiye’deki hizmet ağını değil, yakın coğrafyadaki stratejik konumunu da güçlendirdi. Azerbaycan operasyonu; bölgedeki iş ortaklarına daha entegre, çok dilli ve yüksek standartlarda müşteri deneyimi çözümleri sunulmasına katkı sağlarken, TP Türkiye’nin Avrupa ve yakın coğrafyadaki rolünü daha da görünür kıldı. “Bölgenin Müşteri Deneyimi Dönüşümüne Liderlik Etmeyi Hedefliyoruz” TP Türkiye ve Azerbaycan CEO’su Tülay Doğrular, şirketin yeni lokasyonlar ve bölgesel yapılanmayla güçlenen büyüme vizyonuna ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “TP Türkiye olarak büyüme yolculuğumuzu yalnızca yeni merkezler açmak ya da operasyonel kapasitemizi artırmak olarak görmüyoruz. Bizim için asıl değer; bulunduğumuz şehirlerde istihdama katkı sağlamak, genç yeteneklere yeni kariyer yolları açmak ve Türkiye’nin farklı bölgelerindeki potansiyeli iş dünyasına kazandırmak. Gümüşhane’de hayata geçirdiğimiz yeni merkezimiz, bu vizyonun çok somut bir göstergesi. Aynı şekilde TP Azerbaycan’ın TP Türkiye çatısı altındaki yapılanması da bölgesel gücümüzü pekiştirerek bizi yakın coğrafyanın önemli müşteri deneyimi ve dijital iş hizmetleri merkezlerinden biri haline getiriyor. Güçlü operasyonel altyapımız, çok dilli hizmet kapasitemiz ve insanı merkeze alan teknoloji yaklaşımımızla hem Türkiye ekonomisine hem istihdama hem de bölgenin müşteri deneyimi dönüşümüne katkı sunmaya devam edeceğiz.” Türkiye’nin 81 İline Yayılan Esnek Çalışma Modeli TP Türkiye, operasyon merkezlerinin yanı sıra esnek çalışma modeliyle Türkiye’nin farklı şehirlerindeki yeteneklere de ulaşabiliyor. Çalışanlarının yüzde 70’ini evden çalışma modeliyle istihdam eden şirket, 76 ildeki aktif çalışanlarıyla Türkiye’nin yüzde 94’üne ulaşan bir iş gücü ağıyla faaliyet gösteriyor. Son 5 yılda çalışan sayısını 2,5 kat artıran TP Türkiye, genç ve dinamik yetenek ekosistemiyle istihdama güçlü katkı sağlıyor. TP Türkiye’nin çalışan profilinde genç yetenekler de önemli bir yer tutuyor. Çalışanlarının yüzde 60’ını Z kuşağı oluşturan şirket, dijital refleksi güçlü, hızlı öğrenen ve değişime kolay uyum sağlayan ekip yapısıyla müşteri deneyimi alanındaki dönüşümünü destekliyor. Kadın çalışan oranının yüzde 68 seviyesinde olması ise TP Türkiye’nin kapsayıcı ve çeşitlilikten beslenen kurum kültürünü ortaya koyuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sivas’taki Kılıçkaya Barajı Neden Gündemde? Dev Barajın Özellikleri ve Bölgeye Etkisi Merak Ediliyor Haber

Sivas’taki Kılıçkaya Barajı Neden Gündemde? Dev Barajın Özellikleri ve Bölgeye Etkisi Merak Ediliyor

Sivas sınırları içerisinde yer alan ve Kelkit Çayı üzerine kurulu olan dev baraj, hem enerji üretimi hem de bölgesel su yönetimi açısından stratejik önem taşıyor. Özellikle “Kılıçkaya Barajı nerede”, “Kılıçkaya Barajı elektrik üretimi”, “Sivas barajları” ve “Kılıçkaya Barajı özellikleri” gibi başlıklar internet kullanıcılarının en fazla araştırdığı konular arasında yer alıyor. Doğal manzarasıyla da dikkat çeken Kılıçkaya Barajı, yalnızca enerji yatırımı olarak değil, bölgenin ekonomik ve çevresel yapısını etkileyen önemli projelerden biri olarak değerlendiriliyor. Kılıçkaya Barajı Nerede Bulunuyor? Kılıçkaya Barajı, Sivas’ın Suşehri ilçesi yakınlarında, Kelkit Çayı üzerinde konumlanıyor. Karadeniz ile İç Anadolu geçiş hattında yer alan bölge, coğrafi yapısı nedeniyle hidroelektrik yatırımları açısından önemli avantajlar sunuyor. Barajın bulunduğu alan özellikle doğa manzaralarıyla dikkat çekerken, çevredeki dağlık yapı ve su havzası bölgenin görsel kimliğini de değiştiriyor. Yol güzergâhı üzerinde bulunan baraj gölü, sürücüler ve ziyaretçiler tarafından sıkça görüntülenen noktalardan biri haline gelmiş durumda. Kılıçkaya Barajı Ne İçin Kullanılıyor? Kılıçkaya Barajı’nın temel kullanım amacı hidroelektrik enerji üretimi olarak öne çıkıyor. Türkiye’nin enerji ihtiyacına katkı sağlayan önemli tesislerden biri olan baraj, yüksek üretim kapasitesiyle dikkat çekiyor. Enerji üretiminin yanı sıra su yönetimi ve taşkın kontrolü açısından da önemli rol üstlenen baraj, bölgedeki su dengesinin korunmasına katkı sağlıyor. Özellikle yoğun yağış dönemlerinde su akışının kontrol altında tutulması, çevresel risklerin azaltılması açısından kritik önem taşıyor. Uzmanlara göre Türkiye’de yenilenebilir enerji yatırımlarının artmasıyla birlikte hidroelektrik santrallerin stratejik değeri daha da yükseliyor. Kılıçkaya Barajı’nın Özellikleri Dikkat Çekiyor Türkiye’nin yüksek gövdeli barajları arasında yer alan Kılıçkaya Barajı, mühendislik yapısıyla da dikkat çekiyor. Beton kemer baraj tipiyle inşa edilen tesis, bulunduğu coğrafi yapıya uygun şekilde planlandı. Baraj gölünün geniş yüzeyi bölgedeki doğal yaşam üzerinde de etkili oluyor. Özellikle su kuşları ve çevredeki ekosistem açısından önemli bir yaşam alanı oluşturan bölge, doğa fotoğrafçıları tarafından da ilgi görüyor. Kılıçkaya Barajı’nın sahip olduğu hidroelektrik kapasite, Türkiye’nin enerji üretim altyapısında önemli paya sahip projeler arasında değerlendiriliyor. Kılıçkaya Barajı Bölge Ekonomisini Nasıl Etkiliyor? Barajın bölgeye sağladığı katkılar yalnızca enerji üretimiyle sınırlı kalmıyor. İnşaat sürecinden itibaren bölgedeki ekonomik hareketliliği artıran proje, yıllar içerisinde ulaşım, ticaret ve istihdam açısından da etkili oldu. Özellikle çevredeki yerleşim alanlarında ekonomik canlılık oluşturduğu belirtilen baraj, bazı sektörlerde yeni iş alanlarının oluşmasına katkı sağladı. Bunun yanında enerji altyapısının güçlenmesiyle birlikte bölgesel kalkınma açısından önemli avantajlar sağlandığı ifade ediliyor. Bölgedeki vatandaşlar ise baraj gölünün doğal görünümü nedeniyle son yıllarda daha fazla ziyaretçi çekmeye başladığını belirtiyor. Kılıçkaya Barajı Manzarası Sosyal Medyada İlgi Görüyor Son dönemde sosyal medya platformlarında paylaşılan drone görüntüleri ve doğa videoları sayesinde Kılıçkaya Barajı daha geniş kitleler tarafından tanınmaya başladı. Özellikle gün batımı saatlerinde çekilen görüntüler yoğun ilgi görüyor. Baraj gölünün çevresindeki doğal yapı, sisli hava görüntüleri ve dağ manzaraları kullanıcıların dikkatini çeken detaylar arasında yer alıyor. Doğa tutkunları ve kamp severler de bölgeyi keşfedilecek alanlar arasında göstermeye başladı. Sivas’ın doğal güzellikleri arasında gösterilen Kılıçkaya Barajı, son dönemde şehir dışından gelen ziyaretçilerin de uğrak noktalarından biri haline geliyor. Türkiye’deki Hidroelektrik Yatırımlarında Önemli Noktalardan Biri Türkiye’nin enerji politikalarında hidroelektrik santraller önemli yer tutmaya devam ediyor. Kılıçkaya Barajı da bu projeler arasında hem teknik kapasitesi hem de bölgesel etkisiyle öne çıkıyor. Uzmanlar, artan enerji ihtiyacıyla birlikte yenilenebilir enerji kaynaklarının daha fazla önem kazandığını belirtiyor. Bu kapsamda hidroelektrik projelerin enerji üretimindeki rolünün önümüzdeki yıllarda da devam edeceği ifade ediliyor. Sivas’taki Kılıçkaya Barajı ise hem enerji üretimi hem doğal görünümü hem de bölgesel katkılarıyla Türkiye’nin dikkat çeken baraj projeleri arasında yer almayı sürdürüyor.

Lisanslı Depo Üreticiye Güç Katacak Haber

Lisanslı Depo Üreticiye Güç Katacak

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Mehmet Hilmi Güler’in öncüsü olduğu ve yaptığı temaslarla yatırım programına alınmasını sağladığı Lisanslı Depo Projesinde önemli adımlar atıldı. Ordu Büyükşehir Belediyesi iştiraklerinden Ordu Tarım Ürünleri Lisanslı Depoculuk A.Ş. tarafından yürütülen Lisanslı Depo Projesi’nde önemli bir aşamaya gelindi. Daha önce Yerel Kalkınma Programı kapsamına alınan proje için ön başvuru süreci DOKA ile gerçekleştirilen görüşmeler sonucunda resmen tamamlandı. ÖN BAŞVURU TAMAMLANDI Ön başvurunun tamamlanmasının ardından proje yazım ve detaylandırma aşamasına geçildi. Teknik altyapı, kapasite planlaması, finansal modelleme ve uygulama süreçlerine ilişkin çalışmalar önümüzdeki günlerde tamamlanacak. Hazırlanacak kapsamlı dosyanın yaklaşık 45 gün içerisinde final başvurusu olarak ilgili kurumlara sunulması planlanıyor. ORDU’NUN TARIM TİCARETİNDE STRATEJİK BİR MERKEZ HALİNE GELMESİ HEDEFLENİYOR Bu çalışmalar kapsamında lisanslı depoculuk şirket yapısının yeniden aktif hale getirilmesiyle birlikte proje süreci hızlandırılırken, bölgenin tarımsal geleceği açısından büyük önem taşıyan lisanslı depoculuk yatırımı için teknik ve mali çalışmalar da başlatıldı. Özellikle fındık başta olmak üzere bölgedeki tarım ürünlerinin sağlıklı, güvenli ve standartlara uygun şekilde depolanmasını hedefleyen proje, üreticiye ürününü değerinde muhafaza etme, finansmana erişim kolaylığı ve piyasa istikrarına katkı sunmayı amaçlıyor. Aynı zamanda Ordu’nun tarım ticaretinde stratejik bir merkez haline gelmesi hedefleniyor. LİSANSLI DEPO TARIM EKONOMİSİNE KATKI SUNACAK Bölgesel kalkınma açısından önemli bir yatırım olarak değerlendirilen Lisanslı Depo Projesi’nin, üreticinin korunması, ürün kalitesinin artırılması ve tarımsal ekonominin güçlendirilmesi adına önemli katkılar sağlaması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Bulgaristan Yatırım Fırsatları Forumu” İş Dünyasını Bursa’da Buluşturacak Haber

“Bulgaristan Yatırım Fırsatları Forumu” İş Dünyasını Bursa’da Buluşturacak

Bulgaristan Kökenli Yönetici, Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KIRCAALİSİAD), Türkiye ve Bulgaristan arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine yönelik kapsamlı çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. KIRCAALİSİAD ile Bulgaristan Ankara Büyükelçiliği iş birliğinde, Türkiye ile Bulgaristan arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine katkı sunmak amacıyla “Bulgaristan Yatırım Fırsatları Forumu” düzenleniyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) ev sahipliğinde gerçekleştirilecek forum, 14 Mayıs 2026 Perşembe günü saat 14.00’te BTSO Çok Amaçlı Salon’da yapılacak. Bulgaristan’daki yatırım fırsatlarının kapsamlı şekilde ele alınacağı forumda; sanayi, yatırım, teknoloji, yerel yönetimler ve ekonomik kalkınma alanlarında önemli isimler iş dünyası temsilcileriyle bir araya gelecek. Program kapsamında; iki ülke arasındaki ekonomik iş birliklerinin geliştirilmesi, yatırım süreçlerinin kolaylaştırılması, bölgesel kalkınma fırsatları ve yeni ticaret bağlantıları gibi stratejik başlıklar masaya yatırılacak. Üst Düzey Katılım Forumun konuşmacıları arasında; Bulgaristan Ankara Büyükelçisi Anguel Tcholakov, Sviştov Belediye Başkanı Dr. Genço Bojinov Gençev, Endüstriyel Teknoloji Parkı Müdürü Dr. Krasimir Ivanov Stefanov, Sviştov Belediyesi Yenilik ve Ekonomik Kalkınma Dairesi Başkanı Yanka Petkova Nikolova, Bulgaristan Bursa Başkonsolosu Momchil Rusinov ve Bulgaristan Bursa Ticaret Ateşesi Borislav Petkov yer alacak. Alanlarında önemli görevler üstlenen konuşmacılar, Bulgaristan’daki yatırım ortamı, teşvik mekanizmaları, sanayi altyapısı, teknoloji odaklı büyüme alanları ve yerel iş birliği modellerine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunacak. Türkiye - Bulgaristan Ticari İlişkilerine Katkı Sağlayacak KIRCAALİSİAD tarafından yapılan açıklamada, forumun yalnızca bir yatırım tanıtım organizasyonu olmadığı, aynı zamanda Türkiye ile Bulgaristan arasında sürdürülebilir ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik önemli bir platform niteliği taşıdığı vurgulandı. Açıklamada, Bulgaristan’ın Avrupa Birliği pazarına açılan stratejik konumu, gelişen sanayi altyapısı ve yatırım olanaklarının Türk iş dünyası açısından önemli fırsatlar sunduğuna dikkat çekilirken; Bursa iş dünyasının bu fırsatları daha yakından değerlendirmesinin hedeflendiği ifade edildi. KIRCAALİSİAD yetkilileri, iş insanları, sanayiciler, yatırımcılar ve sektör temsilcilerini bu önemli programa davet ederek, forumun yeni iş birliklerine ve somut ekonomik projelere zemin hazırlayacağına inandıklarını belirtti. Güçlü Ekonomik Köprü Vurgusu KIRCAALİSİAD, kuruluşundan bu yana Türkiye ile Bulgaristan arasında ekonomik, ticari ve sosyal ilişkilerin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini belirterek, “Bulgaristan Yatırım Fırsatları Forumu”nun da bu vizyonun önemli bir parçası olduğunu ifade etti. İki ülke arasındaki ticaret hacminin daha ileri seviyelere taşınması, yatırımcılar arasında doğrudan temasların artırılması ve bölgesel ekonomik entegrasyonun güçlendirilmesi hedefiyle gerçekleştirilecek forumun, iş dünyası açısından önemli kazanımlar sağlaması bekleniyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kruvaziyerde Küresel Arayış Türkiye’yi Öne Çıkarıyor Haber

Kruvaziyerde Küresel Arayış Türkiye’yi Öne Çıkarıyor

Akdeniz’de değişen dengelerle birlikte Türkiye, güvenli liman algısı, gelişen altyapısı ve dört mevsime yayılan destinasyon yapısıyla öne çıkarken; yılın ilk çeyreğinde 93 bin 787 yolcu ve 56 gemiyle kaydedilen güçlü başlangıç, bu yükselişi verilerle destekliyor. Sektör temsilcilerine göre kruvaziyerdeki bu hareket, turizmin ötesinde ekonomiye yeni katkı alanları yaratabilecek stratejik büyüme başlığı olarak okunuyor. Küresel ölçekte değişen jeopolitik dengeler ve turizm hareketlerindeki yeni yönelimler, kruvaziyer sektöründe alışılmış rotaları yeniden tanımlıyor. Yaz sezonu henüz tam açılmadan gelen veriler bu dönüşümün sinyallerini veriyor. Bu dönüşümde Türkiye, yalnızca güçlü destinasyon yapısıyla değil, artan operasyonel kapasitesi ve liman altyapısıyla da öne çıkan ülkeler arasında gösteriliyor. Bu tabloyu yalnızca turizm verisi olarak değil, yeni ekonomik fırsat alanı olarak değerlendirdiklerini belirten Sea Genesis Group Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Yazıcı, “Kruvaziyerde yaşanan hareket sadece sezon yoğunluğu değil, rota tercihinde yaşanan dönüşüm. Akdeniz’de yeni denge kurulurken Türkiye bundan pay alan değil yön veren destinasyonlardan biri olmaya başlıyor.” dedi. Enflasyon Baskısında Yüksek Harcama Gücü Dikkat Çekiyor Artan maliyetlerin turizm ve hizmet sektöründe yeni denge arayışlarını hızlandırdığı dönemde kruvaziyer turizmi, yüksek harcama profiliyle ayrıca önem kazanıyor. Lokanta ve oteller grubunda yıllık fiyat artışlarının yüzde 31,66 seviyesine ulaşması, işletme maliyetlerindeki baskının sürdüğünü gösterirken, sektör temsilcilerine göre kruvaziyer turizmi bu tabloda daha yüksek gelir bırakan ziyaretçi profiliyle ayrıştığını söyleyen Ahmet Yazıcı, “Bugün mesele sadece turist sayısı değil, bırakılan ekonomik değer. Kruvaziyer yolcusunun şehir ekonomisine katkısı klasik ziyaretçi profilinden farklı. Bu nedenle kruvaziyeri yüksek katma değer üreten ekonomi başlığı olarak görmek gerekiyor.” İfadelerini kullandı. Güvenli Liman Algısı Türkiye’ye Talep Taşıyor Son dönemde kruvaziyer operatörlerinin rota planlamalarında güvenli liman kriterini daha fazla öne çıkardığına dikkat çeken Yazıcı, Türkiye’nin bu başlıkta avantajlı konumda olduğunu belirterek, “Jeopolitik gelişmeler bazı destinasyonları daha kırılgan hale getirirken Türkiye güçlü altyapısı ve operasyonel kapasitesiyle güven veren alternatif olarak öne çıkıyor. Bu, rotalara doğrudan yansıyor.” açıklamasını yaptı. Liman Altyapıları Yeni Rekabet Unsuru Kruvaziyerde büyümenin yalnızca talep değil altyapı hikâyesi olduğuna dikkat çeken Yazıcı, liman yatırımlarının yeni dönemin belirleyici unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, “Bugün rekabet sadece ülkeler arasında değil limanlar arasında yaşanıyor. Türkiye’nin bu alandaki gelişimi kruvaziyerde pozisyonunu güçlendiriyor.” dedi. İstanbul, Kuşadası, İzmir ve diğer limanların artan performansı, sektör tarafından bu altyapı dönüşümünün sahadaki yansıması olarak görülüyor. Dört Mevsime Yayılan Kruvaziyer Dönemi Güçleniyor Türkiye’nin yalnızca yaz aylarında öne çıkan bir kruvaziyer rotası olmadığını Ahmet Yazıcı, kültür, gastronomi ve tarih odaklı rotalar sayesinde kruvaziyer hareketliliğinin yılın tamamına yayılabilecek güçlü bir potansiyel taşıdığını söyledi. Yazıcı, Türkiye’nin bu yapısıyla klasik kruvaziyer destinasyonlarından ayrıştığını belirterek, “Türkiye’nin en önemli avantajlarından biri kruvaziyer turizmini sadece yaz sezonuna sıkışmayan bir yapıda sunabilmesi. Kültür, gastronomi, tarih ve kıyı deneyimini aynı rotada buluşturabilmek, dört mevsime yayılan sürdürülebilir kruvaziyer modeli açısından önemli avantaj sağlıyor. Bu nedenle kruvaziyerin yalnızca turizm başlığı altında değil, bölgesel kalkınma perspektifiyle de değerlendirilmesi gerektiği ifade ediliyor.” açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tarım sektöründe kadın girişimciler ne değiştiriyor? Haber

Tarım sektöründe kadın girişimciler ne değiştiriyor?

Türkiye'de kırsalda üretim çoğu zaman kadın emeğiyle ayakta kalıyor, ancak karar masasında aynı ağırlık her zaman görülmüyor. Tam da bu nedenle tarım sektöründe kadın girişimciler yalnızca yeni işletmeler kuran bir profil değil, aynı zamanda üretim modeli, tedarik zinciri ve kırsal kalkınma yaklaşımını yeniden şekillendiren bir ekonomik aktör olarak öne çıkıyor. Konu sosyal etki başlığının ötesine geçmiş durumda. Bugün mesele, verimlilikten markalaşmaya, ihracattan gıda güvenliğine kadar uzanan net bir iş gündemi. Kadın girişimciliğinin tarımdaki yükselişi birkaç temel dinamikten besleniyor. Tüketici tarafında izlenebilir, yerel, sürdürülebilir ve katma değerli ürüne talep artıyor. Üretici tarafında ise küçük ölçekli işletmelerin tek başına fiyat rekabetiyle ayakta kalması zorlaşıyor. Bu sıkışmada farklılaşanlar öne çıkıyor. Kadın girişimciler de özellikle niş ürünler, doğrudan satış, kooperatifleşme, iyi tarım uygulamaları ve dijital pazarlama alanlarında dikkat çekici bir alan açıyor. Tarım sektöründe kadın girişimciler neden stratejik bir başlık? Bu sorunun yanıtı yalnızca temsilde eşitlik değil. Tarım, Türkiye için gıda arzı, istihdam, ihracat ve bölgesel kalkınma açısından stratejik bir sektör. Kadınların üretimde görünür olduğu ancak mülkiyet, finansman ve yönetim tarafında daha sınırlı yer aldığı bir yapıda, girişimcilik kapasitesinin tam kullanılamaması doğrudan ekonomik kayıp anlamına geliyor. Kadın girişimciler sahada çoğu zaman farklı bir iş modeli kuruyor. Sadece ham ürün satmak yerine işlenmiş ürün, coğrafi işaret potansiyeli, yerel marka, e-ticaret ve deneyim odaklı tarım turizmi gibi alanlara yöneliyorlar. Bu yaklaşım, tarımsal gelirin birim başına artmasını sağlayabiliyor. Özellikle zeytinyağı, tıbbi aromatik bitkiler, süt ürünleri, kurutulmuş gıda, fide üretimi, organik pazarlar ve yerel tohum girişimleri bu dönüşümün görüldüğü alanlar arasında. Burada kritik nokta şu: Tarımda kadın girişimciliği sadece sosyal sorumluluk projesi gibi ele alındığında etkisi sınırlı kalıyor. Oysa kurumsal alıcılar, perakende zincirleri, finans kuruluşları ve kamu politikaları bu başlığı bir verimlilik ve tedarik güvenliği meselesi olarak okuduğunda tablo değişiyor. Sahadaki dönüşüm: Üreticiden marka sahibine Klasik tarım yapısında kadın emeği çoğu zaman görünmeyen iş gücü olarak tanımlanır. Hasattan paketlemeye kadar pek çok aşamada aktif rol alınır, ancak işletmenin hukuki sahibi ya da ticari karar vericisi çoğu zaman başka biridir. Son yıllarda bu denklem kademeli olarak değişiyor. Yeni kuşak kadın girişimciler iki farklı kanaldan geliyor. Birinci grup, kırsalda üretimin içinden gelen ve mevcut aile işletmesini profesyonelleştiren girişimciler. İkinci grup ise şehirde eğitim ve kariyer geçmişi olan, sonrasında tarım teknolojisi, iyi tarım, dikey üretim, agro-gıda markası ya da kırsal yatırım alanına yönelen kurucular. İki profilin ortak noktası, tarımı yalnızca ekim-dikim faaliyeti olarak değil, veri, marka, lojistik ve müşteri deneyimiyle birlikte ele almaları. Bu yaklaşımın sahadaki yansıması oldukça somut. Ürünün paketlenmesi, depolanması, hikayeleştirilmesi, sosyal medya üzerinden pazarlanması ve doğrudan tüketiciye satılması artık girişimin toplam değerini belirliyor. Kadın girişimciler bu zincirde özellikle müşteri odaklılık ve ürün farklılaştırma alanlarında güçlü sonuçlar üretebiliyor. Ancak her örneği romantize etmek doğru olmaz. Başarı hikayeleri kadar, ölçeklenemeyen ve finansman duvarına çarpan çok sayıda girişim de bulunuyor. Hangi alanlarda daha hızlı büyüme görülüyor? Katma değerli gıda üretimi öne çıkıyor. Reçel, sirke, peynir, erişte, kurutulmuş meyve-sebze gibi geleneksel ürünlerin modern ambalaj, standart kalite ve düzenli dağıtım ile birleştiği modeller daha hızlı ticarileşiyor. Bunun yanında seracılık, fidecilik, mantar üretimi, arıcılık ve aromatik bitki yetiştiriciliği de düşükten orta ölçeğe geçişte daha erişilebilir alanlar sunuyor. Teknoloji tabanlı girişimler de dikkat çekiyor. Akıllı sulama, sensör destekli izleme, tarımsal veri analizi, dijital pazar yerleri ve üretici ağlarını bir araya getiren platformlar, tarım sektöründe geleneksel profilin dışına çıkan kadın kurucular için yeni fırsatlar yaratıyor. Bu segment henüz sınırlı ama büyüme potansiyeli yüksek. En kritik eşik: Finansmana erişim Tarımda girişimcilik konuşulurken en fazla atlanan başlık sermaye yapısı oluyor. Araziye erişim, ekipman yatırımı, sulama altyapısı, soğuk zincir, sertifikasyon ve işletme sermayesi bir araya geldiğinde maliyet tablosu hızla büyüyor. Kadın girişimciler için bu tablo daha da zorlaşabiliyor; çünkü teminat yapısı, mülkiyet ilişkileri ve kredi geçmişi gibi faktörler çoğu zaman eşit başlamıyor. Hibe ve teşvik programları önemli, fakat tek başına yeterli değil. Sorun yalnızca kaynağa ulaşmak değil, kaynağın zamanlaması ve kullanım esnekliği. Tarım sezonu beklemiyor. Geç gelen destek, kaçırılmış üretim döngüsü anlamına gelebiliyor. Ayrıca birçok girişimci için küçük tutarlı ama hızlı finansman, büyük ama bürokratik destekten daha işlevsel olabiliyor. Bu nedenle bankalar, kalkınma ajansları, kooperatifler ve alım garantisi sunan özel sektör yapıları arasındaki koordinasyon belirleyici hale geliyor. Riskin tek bir kurum üzerinde kalmadığı hibrit modeller, kadın girişimcilerin işini kolaylaştırabilir. Burada performans ölçütünün yalnızca kredi adedi değil, işletmenin üçüncü yıl sonunda ayakta kalma oranı olması daha gerçekçi bir yaklaşım olur. Kooperatifler ve ortak hareket kapasitesi Tarım sektöründe kadın girişimciler için kooperatifleşme hâlâ en güçlü araçlardan biri. Özellikle küçük ölçekli üretimde tek başına pazara çıkmak, standart kaliteyi korumak ve düzenli alıcı bulmak zor. Kooperatif modeli bu zorluğu azaltabiliyor. Fakat kooperatif denince yalnızca geleneksel dayanışma yapısını anlamak eksik olur. Bugünün başarılı örnekleri, profesyonel yönetim, ortak marka, dijital satış ve kalite kontrol mekanizması kurabilen yapılar. Kooperatiflerin en büyük avantajı ölçek yaratması. En büyük riski ise yönetişim zafiyeti. Şeffaf olmayan karar süreçleri, gelir paylaşımında güven sorunu ve profesyonel kadro eksikliği, iyi niyetli yapıları kısa sürede zayıflatabiliyor. Bu yüzden kadın kooperatiflerinin sürdürülebilirliği, sadece kuruluş sayısıyla değil, ticari performansıyla ölçülmeli. Teknoloji kullanımı fark yaratıyor Tarım artık sahada başlayan ve ekranda yönetilen bir sektör haline geliyor. Hava durumu verisi, sulama planlaması, hastalık takibi, stok yönetimi ve sipariş akışı dijital araçlarla daha etkin yönetilebiliyor. Kadın girişimcilerin bu araçlara erişimi arttıkça rekabet gücü de yükseliyor. Ancak burada da bir eşitsizlik katmanı var. Cihaz, bağlantı, eğitim ve teknik destek eksikliği teknoloji yatırımlarını sınırlayabiliyor. Dijitalleşme sadece uygulama indirmekten ibaret değil. Veriyi yorumlamak, maliyeti hesaplamak ve üretim kararına dönüştürmek gerekiyor. Tarım danışmanlığı hizmetleri ile saha eğitiminin birlikte sunulması bu nedenle kritik. Kapsül Haber Ajansı gibi sektör odaklı yayınların görünürlük sağladığı örnekler de burada önem kazanıyor. Çünkü iyi uygulamaların yayılması, sadece ilham üretmiyor; yatırımcı, alıcı ve kurumlar için de referans oluşturuyor. Politika seti nasıl olmalı? Bu alanda etkili sonuç almak için tek bir müdahale yeterli değil. Mülkiyet hakkından eğitime, pazara erişimden sigortaya kadar birbirini tamamlayan bir çerçeve gerekiyor. Özellikle arazi kullanım hakkı, kadınların işletme sahibi olarak kayıt altına alınması ve üretici kimliğinin resmi sistemlerde görünür hale gelmesi temel öncelikler arasında. Bunun yanında eğitim programlarının teorik değil, iş geliştirme odaklı tasarlanması gerekiyor. Bir girişimci için üretim tek başına başarı ölçütü değil. Satış kanalı, fiyatlama, mevzuat, ambalaj standardı ve nakit akışı yönetimi en az üretim kadar belirleyici. Kamu kurumları, odalar, üniversiteler ve özel sektör bu noktada daha bütünlüklü bir ekosistem kurabilir. Tarım sektöründe kadın girişimciler için hangi yaklaşım daha gerçekçi? En gerçekçi yaklaşım, herkesi aynı modele zorlamamak. Her bölgenin ürünü, iklimi, lojistiği ve pazar erişimi farklı. Bazı girişimler yerel pazarda güçlü olurken bazıları e-ihracat için uygun olabilir. Bazıları kooperatif yapısıyla büyürken bazıları butik marka olarak kalmayı tercih edebilir. Başarıyı sadece ölçekle tanımlamak bu nedenle yanıltıcıdır. Asıl ihtiyaç, girişimcinin hangi aşamada olduğunu doğru tespit etmek. Fikir aşamasındaki üreticiye verilen destek ile pazara girmiş ama kapasite artıramayan işletmenin ihtiyacı aynı değil. Politika ve finansman araçları bu ayrımı yapabildiği ölçüde etkili olur. Tarımda kadın girişimciliği artık iyi niyetli bir yan başlık değil, Türkiye'nin üretim kapasitesini ve gıda ekonomisini doğrudan ilgilendiren bir ana gündem. Karar vericiler için mesele temsil oranı kadar, tedarik zincirinin dayanıklılığı ve kırsal alanın ekonomik canlılığı. Sahadaki kadın girişimciler destek mekanizmalarına eriştikçe yalnızca kendi işletmelerini büyütmüyor; yerel istihdamı, ürün çeşitliliğini ve bölgesel değeri de büyütüyor. Bundan sonrası için asıl soru, bu potansiyelin farkında olup olmadığımız değil; onu ne kadar hızlı ve akıllı biçimde ölçekleyebildiğimiz.

TP Türkiye ve Gençlik Derneği İş Birliğiyle 500 Kadın İş Hayatına Katılacak Haber

TP Türkiye ve Gençlik Derneği İş Birliğiyle 500 Kadın İş Hayatına Katılacak

İki kurum arasında imzalanan protokol kapsamında, İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından desteklenen ve Diyarbakır merkezli Gençlik Derneği tarafından yürütülen “Yarının Umutları Kadınlarımız” projesi çerçevesinde yaklaşık 500 kadın istihdam edilecek. İş birliği protokolü, TP Türkiye & Azerbaycan Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kartal Tıknaz ile Gençlik Derneği Genel Başkanı Mücahit Yılmaz tarafından imzalandı. Törene TP Türkiye Diyarbakır Yöneticisi Lütfü Gedikoğlu, İdari İşler Müdürü Şükran Alk, TP Türkiye yöneticileri ve Gençlik Derneği temsilcileri katılım sağladı. İmza töreninde konuşan Kartal Tıknaz, bölgesel kalkınma ve kadın istihdamının şirket için öncelikli alanlar arasında yer aldığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “TP Türkiye olarak faaliyet gösterdiğimiz bölgelerde istihdamı artırmak ve toplumsal fayda yaratmak için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Kadınların ekonomik hayatta daha güçlü bir şekilde yer almasının hem toplumsal kalkınma hem de sürdürülebilir büyüme açısından büyük önem taşıdığına inanıyoruz. Bu kapsamda, bölgedeki kadınların iş gücüne katılımını desteklemekten ve onlara yeni fırsatlar sunmaktan mutluluk duyuyoruz.” Gençlik Derneği Genel Başkanı Mücahit Yılmaz ise kurumlar arası iş birliklerinin sosyal kalkınma açısından kritik bir rol oynadığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu: “Kurumlar arası iş birliğinin çok önemli olduğunu biliyoruz. Bu protokol kapsamında yönlendireceğimiz en az lise mezunu, 18–35 yaş arası dezavantajlı kadınlara istihdam imkânı sağlanacak. Böylelikle dezavantajlı kadınların ekonomik hayata katılmasına katkı sunmuş olacağız. Dernek olarak bu alandaki çalışmalarımızı sürdürecek ve benzer iş birliklerini artırmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İstanbul, İpek Yolu Sigorta Forumu’na Ev Sahipliği Yapmaya Hazırlanıyor Haber

İstanbul, İpek Yolu Sigorta Forumu’na Ev Sahipliği Yapmaya Hazırlanıyor

Mandarin Oriental Bosphorus Otel'de düzenlenecek foruma, bir çok ülkenin sigorta birliği başkanları, uluslararası ve ulusal sigorta şirketlerinin üst düzey yöneticileri, sigorta sektörü paydaşlarının temsilcileri katılacak. Forum’a uluslararası düzeyde yüksek katılım olacak İstanbul, 2026 yılını taçlandıracak önemli bir uluslararası etkinliğe ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Remed Global ve STH işbirliğiyle yürütülen İpek Yolu Sigorta Forumu, 25 Mart’ta Mandarin Oriental Bosphorus’da uluslararası sigorta sektörünü bir araya getiriyor. “Sigorta’nın Geleceğine Köprüler Kurmak” temasıyla düzenlenecek forumda sigortacılığın geleceği, gelişmekte olan ipek yolu bölgesindeki fırsatlar, akıllı sigortacılık konularında küresel ölçekte atılacak ortak adımlar ele alınacak. Forum’a 20 ülkeden fazla farklı katılımcı,130 uluslararası partner kuruluş, sigorta birlikleri, sigorta sektör derneklerinin üst düzey temsilcileri, katılımcı ülkelerin ticari ateşeleri, akademisyenler ve sektör karar vericileri katılacak. Ana Gündem: Teknolojiyle Erişilebilir ve Akıllı Sigortacılık Forumun ana oturumu, “TechBridge: Teknolojiyle Erişilebilir ve Akıllı Sigortacılık” başlığı altında gerçekleşecek. Bu oturumun temel odak noktasını Agentic AI, Üretken Yapay Zeka, IoT gibi yeni nesil teknolojiler, sigorta sektörünü etkileyen trendler ve sektörel gelişmeler oluşturacak. Sigorta teknolojileri alanında çalışmalarını yürüten insurtech girişimlerin sunum yapacağı TechBridge oturumunda, bu alanda öne çıkan ürünleri, odaklanılan acı noktalarına yönelik çözümleri ve girişimlerin başarı hikayelerini dinleme fırsatı bulacaksınız. Sigortacılığın Geleceği: Yeni Fırsatlara Doğru, Gelişmekte Olan İpek Yolu Bölgesindeki Fırsatlar gibi başlıklar forumun öne çıkan diğer tematik oturumları arasında yer alıyor. Özel Gündem Konuşmacısı: Sabine VanderLinden Forumun özel gündem konuşmasını, yapay zekayı ve gelişmiş teknolojileri sigorta sektöründe ölçülebilir iş sonuçlarına dönüştürmeye odaklanan Alchemy Crew Ventures CEO'su Sabine VanderLinden yapacak. Konuşmasında ayrıca, yapay zekanın sigortayı nasıl dönüştürdüğüne ve sektör genelinde dijital dönüşümü nasıl yönlendirdiğine dair küresel en iyi uygulamaları da paylaşacak. İpek Yolu Sigorta Sektörü Raporu yayımlanacak Forumun sonunda, sürdürülebilir ve bölgesel kalkınma hedefleri doğrultusunda ülkeler arasında ortak sektör politikalarını güçlendirmeyi, dijitalleşme kültürünü küresel bir yaşam biçimine dönüştürmeyi hedefleyen " İpek Yolu Sigorta Sektörü Raporu " yayımlanacak. Bu raporla İstanbul'un yalnızca sektörel etkinliğe bir ev sahibi şehir değil, aynı zamanda sektörün dönüşümünün küresel merkezi olma yolundaki konumu da pekiştirilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.