Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bosch

Kapsül Haber Ajansı - Bosch haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bosch haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bosch Türkiye’de Üst Düzey Atama Haber

Bosch Türkiye’de Üst Düzey Atama

Bosch’taki kariyerine 19 yıl önce adım atan Pınar Kurt, 1 Şubat 2026 itibarıyla Bosch Home Comfort Türkiye, Orta Asya, Kafkasya, Orta Doğu ve Güney Doğu Avrupa’dan sorumlu Ticari Genel Müdür görevine atandı. Kurt son olarak, 2025 yılında Bosch Home Comfort Grubu’nun Almanya’daki merkezinde, şirket tarihinin en büyük satın alması olarak tanımlanan Johnson Controls'ten konut ve hafif ticari ısıtma, havalandırma ve iklimlendirme (HVAC) işinin ve Johnson Controls-Hitachi Air Conditioning ortak girişiminin satın alma projesinin finans, bütçe, raporlama ve satın alma süreçlerine liderlik etti. Yeni sorumluluk alanında Türkiye’den Güneydoğu Avrupa’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada finansal stratejilerin oluşturulması, kârlılık hedeflerinin yayılımı ve ticari süreçlerin yönetimine liderlik eden Kurt, Bosch’un uluslararası yapısında edindiği tecrübeyi bölgedeki büyüme stratejilerine aktarmayı hedefliyor. Pınar Kurt kimdir? Bosch kariyerine 2007 yılında Manisa’da Muhasebe Departmanı'nda başlayan Kurt, 2010-2013 yılları arasında İstanbul’da Satış Bütçe ve Raporlama Sorumlusu olarak görev aldı. Bu dönemde SAP uygulamaları ve kontrol fonksiyonlarının kurulması süreçlerini yönetti. 2013 yılında Almanya Wernau’da Yalın Yönetim alanında Avrupa’daki farklı ülkelerde proje liderliği üstlenen Kurt, ardından kariyerine Portekiz’de devam etti. 2016-2022 yılları arasında Portekiz Aveiro’da bulunan tüzel kişiliğin ve ürün grubunun Bütçe ve Raporlama Direktörlüğü ve ardından Ticari Birimlerden Sorumlu Direktör pozisyonlarını üstlenen Kurt, finansal yönetim ve yeniden yapılandırma projelerini yürüttü. 2022 yılından itibaren Almanya Wetzlar’da Grup Bütçe ve Raporlama Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Kurt, son olarak Bosch Home Comfort’un Almanya’daki merkezi Wernau’daki entegrasyon projesinde Başkan Yardımcısı olarak görev aldı. Ege Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu olan Pınar Kurt, yüksek lisans eğitimini Bahçeşehir Üniversitesi’nde Yönetim Bilişim Sistemleri (MBA) alanında tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch, Endüstriyel İş Ortaklarıyla Almanya’da Bir Araya Gelerek 2026 Hedeflerini Belirledi Haber

Bosch, Endüstriyel İş Ortaklarıyla Almanya’da Bir Araya Gelerek 2026 Hedeflerini Belirledi

Yenilikçi teknolojileriyle iklimlendirme ve endüstriyel çözümler sektörüne yön veren Bosch Home Comfort, iş ortaklıklarını daha da güçlendirmek amacıyla "2026 Bosch Endüstriyel İş Ortakları Toplantısı"nı Almanya'nın Gunzenhausen kentinde gerçekleştirdi. 30 Mart ile 1 Nisan tarihleri arasında yoğun bir katılımla düzenlenen bu önemli organizasyonda, endüstriyel iş ortakları fabrikayı ziyaret ederek üretim süreçlerini yakından inceleme ve yetkililerle doğrudan bir araya gelme fırsatı yakaladı. Programın ana odak noktalarından biri olan strateji toplantısında, öncelikle 2025 yılının kapsamlı bir değerlendirmesi yapıldı. Yeni döneme güçlü bir adım atmak adına 2026 yılı hedefleri ve yenilenebilir iş stratejileri katılımcılarla paylaşıldı. Aynı zamanda, endüstriyel alanda öne çıkan projeler gündeme alınarak iş ortaklarıyla birlikte detaylı analizler gerçekleştirildi. Gunzenhausen fabrikasında düzenlenen teknik fabrika turunun yanı sıra, katılımcılar strateji toplantılarında sektördeki son gelişmeleri ve fırsatları değerlendirme imkânı buldular. Bu verimli buluşma ile Bosch Home Comfort, yenilikçi vizyonunu iş ortaklarıyla bir kez daha paylaşarak sektördeki öncü konumunu pekiştirdi. Şirket, geleceğin endüstriyel çözümlerini birlikte şekillendirdiği paydaşlarıyla sürdürülebilir büyümenin itici gücü olmaya devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch Üretim Çözümleri’nin Bursa’daki Merkezi, Bosch Türkiye’nin Beşinci Ar-Ge Merkezi Olarak Tescillendi Haber

Bosch Üretim Çözümleri’nin Bursa’daki Merkezi, Bosch Türkiye’nin Beşinci Ar-Ge Merkezi Olarak Tescillendi

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından sertifikalandırılan merkez, 16 yılı aşkın süredir Bursa’da faaliyet gösteren iş kolunun artan yetkinliklerinin ve genişleyen sorumluluklarının bir yansıması olarak önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Hem dünya hem de Türkiye’deki sanayinin dönüşümü için tasarlayan ve üreten Bosch Üretim Çözümleri’nin Ar-Ge Merkezi sertifikası almasıyla ilgili olarak yaptığı açıklamada Bosch Türkiye ve Orta Doğu Başkanı Daniel Korioth, Bosch’un Türkiye’deki güçlü mühendislik birikimine dikkat çekti: “İnovasyona olan bağlılığımızın ifadesi olan ‘Yaşam için teknoloji’ mottomuz bize tüm faaliyetlerimizde yol gösteriyor. Türkiye’deki beşinci Ar-Ge merkezimiz aynı zamanda sanayi teknolojileri alanındaki mühendislik yetkinliğimizin de bir tescilidir.” Küresel bir endüstriyelleşme ortağı ve üretim ekipmanları ile otomasyon için özel makine ve montaj hattı sağlayıcısı olan Bosch Üretim Çözümleri, 30 yılı aşkın bir süredir dört kıtada 17 farklı lokasyonda faaliyetlerine devam ediyor. Bosch Üretim Çözümleri Türkiye, küresel mühendislik ağıyla entegre yapısı sayesinde, Bosch’un üretim teknolojilerindeki deneyimini dijital mühendislik ve ileri üretim çözümleriyle birleştirerek danışmanlık ve tasarımdan tedariğe, üretimden eğitim ve teknik servise kadar uçtan uca hizmet sağlıyor. Başta mobilite olmak üzere dayanıklı tüketim malları, enerji ve iklimlendirme gibi pek çok farklı sektördeki zorlu üretim süreçlerine uygun, müşteriye özel çözümler geliştiren iş kolu, mevcut makine parklarının modernizasyonuna da katkı sağlıyor. Bosch Üretim Çözümleri Bursa Teknik Müdürü Ersin Uçan, Ar-Ge merkezi sertifikasıyla inovasyon kapasitelerini uluslararası standartlara taşıdıklarını belirterek şunları söyledi: “Makine, mekatronik, bilgisayar ile elektrik-elektronik mühendisliği disiplinlerinden oluşan 100 kişilik Ar-Ge ekibimizle, tasarım, proses geliştirme, yazılım ve donanım alanlarında çalışmalar yürütüyoruz. Güçlü mühendislik birikimimizle Türk sanayisine katma değerli çözümler kazandırırken, Ar-Ge çalışmalarımızla müşterilerimizin üretim hatlarını daha verimli, esnek, sürdürülebilir ve rekabetçi hale getirmeyi hedefliyoruz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch Home Comfort Group, "İklimlendirmenin Yıldızları 2026" Etkinliğinde İş Ortaklarıyla Buluştu Haber

Bosch Home Comfort Group, "İklimlendirmenin Yıldızları 2026" Etkinliğinde İş Ortaklarıyla Buluştu

İş birliklerini daha ileriye taşıma hedefiyle düzenlenen etkinlikte, 2025 yılı kapsamlı şekilde değerlendirilirken, 2026 dönemine ilişkin stratejik yol haritası paylaşıldı. Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen istişare oturumunda, iş ortaklarının görüş ve önerileri doğrudan dinlenerek, iş süreçlerini daha ileriye taşıyacak gelişim alanları birlikte ele alındı. Karşılıklı güvene dayalı bu açık diyalog ortamı, Bosch Home Comfort Group’un iş ortaklarıyla kurduğu uzun soluklu ve sürdürülebilir iş birliğinin en güçlü göstergelerinden biri olarak öne çıktı. Toplantının önemli başlıklarından biri de Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmeler oldu. Etkinliğe konuk konuşmacı olarak katılan ekonomist ve akademisyen Doçent Doktor Derya Hekim, küresel ve yerel ekonomik görünümü kapsamlı bir perspektifle ele alarak katılımcılara değerli içgörüler sundu. Günün kapanışında gerçekleştirilen “İklimlendirmenin Yıldızları” Ödül Töreni ise etkinliğin önemli anlarındandı. Bosch, Buderus, Hitachi ve York markaları özelinde, yıl boyunca gösterdikleri üstün performans ve katkılarla öne çıkan iş ortakları ödüllendirildi. Başarıların görünür kılındığı bu özel törende, güçlü iş ortaklığı ekosisteminin yarattığı katma değer bir kez daha vurgulandı. Etkinlik, iş ortaklarıyla kurulan güçlü bağların pekiştirildiği ve geleceğe yönelik ortak vizyonun paylaşıldığı bir iş yemeği ile sona erdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

BSH 2025’te 15 Milyar Euro Ciro Haber

BSH 2025’te 15 Milyar Euro Ciro

AR-GE’ye 847 milyon, dijitalleşme ve teknolojiye ise 463 milyon Euro yatırım yapılırken bu yatırımlar BSH’nin büyümesini destekleyen itici güçlerden olmaya devam etti. BSH CEO’su Dr. Matthias Metz, “2025, BSH için önemli kararların alındığı bir yıl oldu. Pazarda kendimizi güçlü bir şekilde ortaya koyduk, rekabet gücümüzü artıracak ve geleceğe hazır yapımızı pekiştirecek önemli adımlar attık” değerlendirmesini paylaştı. Münih, 26.03.2026 (BSH) – BSH Ev Aletleri Grubu, 2025 yılı sonuçlarını Münih’te düzenlenen bir basın toplantısıyla paylaştı. Avrupa’nın en büyük ev aletleri üreticisi olan BSH, 2024’e kıyasla Kuzey Amerika, Avrupa ve Gelişen Pazarlar bölgelerinde satış büyümesi kaydetti. 2025 mali yılında 15 milyar Euro ciro elde edilirken, grubun CEO’su Dr. Matthias Metz bu sonuçların önemini şu sözlerle vurguladı: “Zor bir yılı başarıyla geride bıraktık. Pek çok zorlukla karşılaştığımız bir dönemde, geleceğe yönelik yol haritamızın doğru olduğunu bir kez daha gördük.” Güçlü marka portföyü, net stratejik kararlar, odaklı yatırımlar ve piyasa ihtiyaçlarına uygun ürün portföyü sayesinde şirket, kilit bölgelerdeki konumunu güçlendirmeyi ve yeni büyüme fırsatlarını değerlendirmeyi başardı. BSH, Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde büyümesini sürdürüyor Güney Doğu Asya, Orta Asya, Ukrayna, Orta Doğu, Hindistan ve Afrika’yı kapsayan, Türkiye merkezli Gelişen Pazarlar Bölgesi’nde %2,3’lük bir satış büyümesi elde edildi. Yerel para birimi bazında ise büyüme %24 olarak gerçekleşti. Kahire’de hayata geçirilen yeni bölgesel üretim tesisi de bu büyümeyi destekleyen önemli adımlardan biri oldu. Hindistan, büyüklüğünü ve stratejik önemini daha iyi yansıtmak amacıyla 2026’dan itibaren bağımsız bir bölge olarak yapılandırılacak. AR-GE’ye 847 milyon, dijitalleşmeye 463 milyon Euro yatırım BSH, 2025 yılında hedefli inovasyonlarla tüketicilerin günlük yaşamını kolaylaştıran ve somut fayda sağlayan çözümler geliştirmeye devam etti. Araştırma ve geliştirmeye yapılan yatırımlar, tüketici odaklılığı güçlendirdi ve ürünlerin pazara daha hızlı sunulmasını sağladı. 2025 mali yılında araştırma ve geliştirme harcamaları 847 milyon Euro’ya ulaştı. Bu rakam toplam cironun %5,6’sına karşılık geliyor. CFO Dr. Thorsten Lücke, “Pazardaki lider yenilikler, araştırma ve geliştirmeye yapılan yatırımlar sayesinde ortaya çıkıyor ve BSH’nin büyümesini destekleyen itici güçlerden biri olmaya devam ediyor” dedi. BSH ayrıca dijitalleşme, yapay zekâ, IT altyapısı güvenliği, müşteri hizmetleri, pazar varlığı ve satış alanlarında yatırımlarını sürdürdü. Bu kapsamda 463 milyon Euroluk yatırım gerçekleştirildi; bu da cironun %3,1’ine denk geliyor. Seçkin tüketiciler için güçlü yenilikler 2025 yılında piyasaya sunulan yeni ürünler ve yapay zekâ destekli teknolojiler, BSH’nin inovasyon stratejisinin önemli bir parçası oldu. Bu kapsamda mutfağa entegre edilen dünyanın ilk ankastre süpürge ve paspas robotu ile tam buharlı pişirme fonksiyonuna sahip dünyanın ilk buhar çekmecesi öne çıkan yenilikler arasında yer aldı. Tüketici ürünleri kategorisinde özellikle yer temizleme cihazları, mutfak robotları ve tam otomatik kahve makineleri ön plana çıktı. BSH ayrıca Bosch Air Fryer’lar ve Bosch Spotless süpürge ve paspas robotları ile yeni ürün segmentlerine giriş yaptı. Bağlantılı ve yapay zekâ destekli çözümler de BSH’nin öncelikleri arasında yer alıyor. Bu teknolojiler sayesinde ev aletleri, yalnızca birer cihaz olmaktan çıkarak kullanıcıların günlük hayatında akıllı yardımcılar haline geliyor. 2026 yılına ilişkin beklentiler Gelecek döneme ilişkin BSH CEO’su Dr. Matthias Metz, “2026 yılında pazarlarda belirgin bir toparlanma öngörmüyoruz. Ancak zorlu koşullarda dahi kendimizi kanıtlayacak sağlam temellere sahibiz. Yaklaşımımız net: dayanıklılığımızı güçlendirmek ve geleceğe yatırım yapmak. 2025’te bunu hayata geçirdik, 2026’da da aynı kararlılıkla yolumuza devam edeceğiz. Hedefimiz, net kararlarla ve yol haritamızı istikrarlı biçimde uygulayarak pazarları şekillendirmek” dedi. BSH Türkiye 30. Yılını kutladı 2025’te 30. Yılını kutlayan BSH Türkiye’nin CEO’su Alper Şengül, konuyla ilgili olarak “2025 bizim için özel bir dönüm noktasını ifade ediyor. Ülkemizde 30. yılımızı doldururken 100 milyonuncu ürünümüze de imza atmanın gururunu yaşadık. Bu önemli kilometre taşı; sürdürülebilir büyüme, ortak başarı ve büyük bir adanmışlıkla geçen 30 yılın güçlü bir izdüşümü oldu” dedi. Şengül, 1995–2024 yılları arasında BSH Türkiye’nin 45 milyar ABD doları GSYH katkısı, 60.000 kişilik istihdam etkisi ve şirketin sürdürülebilir değer yaratma taahhüdünü pekiştiren karbon-nötr üretim uygulamaları ile öne çıktığını ifade etti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch Geleceğe Yönelik Rotasını Belirledi Haber

Bosch Geleceğe Yönelik Rotasını Belirledi

Bosch Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Stefan Hartung, ön kapanış rakamlarına ilişkin değerlendirmesinde, “Ekonomik gerçeklik sonuçlarımıza yansıdı. 2025 Bosch için, zorlu ve zaman zaman can sıkan bir yıl oldu.” dedi. Hartung sözlerini şöyle sürdürdü: “Olumsuz koşullara rağmen, büyüme stratejimiz üzerinde sistematik bir şekilde çalışmaya devam ediyoruz. Bu, rekabet gücümüzü artırmamızı da gerektiriyor. Şimdi geleceğe yönelik rotamızı belirliyoruz.” Bosch 2030 Stratejisi kapsamında, küresel varlığından, güçlü markasından ve teknolojik uzmanlığından faydalanmaya devam etmeyi planlıyor. Bosch, mevcut ekonomik ortamda rekabetin daha da yoğunlaşmasını beklerken, faaliyet gösterdiği pazarlarda belirgin bir toparlanmanın 2027’den önce gerçekleşmesini öngörmüyor. Şirketin uzun vadeli hedefleri doğrultusunda sürdürülebilir büyüme için yıllık yüzde 6–8 satış artışı ve en az yüzde 7 marj seviyesi stratejik referans olarak korunuyor; mevcut koşullar altında bu hedef marja en erken 2027 yılında ulaşılması öngörülüyor. Rekabet gücü: Maliyet açığını kapatmak, yatırım kapasitesini güçlendirmek 2030 Stratejisi kapsamında Bosch, maliyet yapısını dönüştürmeye ve yatırım kapasitesini güvence altına almaya odaklanıyor. Strateji, şirketin dünyanın tüm bölgelerindeki kilit pazarlarda ilk üç tedarikçiden biri olma hedefini desteklerken, rekabetçi maliyet seviyeleri ile hedeflenen kar marjına ulaşma ve talep odaklı kapasite yönetimini zorunlu kılıyor. Hartung, “Malzeme maliyetlerimize yönelik üzerinde çok çalışıyor üretkenliğimizi artırmak için yapay zekayı daha yoğun bir şekilde kullanıyor ve her yatırımı eskisinden daha dikkatli değerlendiriyoruz.” dedi. “Ancak uzun vadede rekabet gücümüzü ve yatırım kapasitemizi güvence altına almak için personel giderlerimizi azaltmak ve organizasyonumuzu daha verimli hale getirmek için çok daha fazlasını yapmamız gerekiyor.” Elektromobiliteye geçiş ve küresel otomotiv sektöründeki son derece yüksek fiyat ve rekabet baskısı, yalnızca Mobilite faaliyet alanında hedef marja kıyasla, yıllık yaklaşık 2,5 milyar Euro’luk bir maliyet açığı yaratırken, bu tablo Bosch’un geçtiğimiz yıl yaklaşık 13.000 pozisyonda yeniden yapılanma ihtiyacı açıklamasına yol açmıştı. Hartung, bu adımların şirketin uzun vadeli rekabet gücünü ve yatırım kapasitesini korumaya yönelik zorunlu ancak sorumlu kararlar olduğunu vurguladı. Bosch'un kaçınılmaz olan bu tedbirleri, çalışan temsilcileriyle yakın istişare içinde ve başlangıçta şirket için yüksek maliyetlere yol açsa bile sosyal açıdan mümkün olduğunca kabul edilebilir bir şekilde uygulamayı hedeflediğini belirtti. 2030 Stratejisi: İnovasyonlar ve satın almalar iş fırsatları yaratacak Bosch olumsuz koşullara rağmen, birçok pazar segmentinde işlerin yeniden canlanması için önemli büyüme fırsatları görüyor. Hartung, “Yazılım odaklı mobilite gibi kritik alanlardaki piyasa ivmesinin başlangıçta sınırlı olacağını, ancak özellikle önümüzdeki on yıl içerisinde önemli ölçüde hızlanmasını bekliyoruz.” değerlendirmesinde bulundu. Bosch, 2025 yılında akıllı sürücü destek sistemleri ve sensör teknolojisi gibi alanlarda güçlü bir sipariş ivmesi yakalayarak otonom sürüş çözümleri için 11 milyar Euro tutarında sipariş aldı. HVAC (Isıtma, Havalandırma, İklimlendirme) çözümlerinde gerçekleştirilen satın almanın etkisiyle, Bosch Home Comfort’un orta vadede satış gelirlerinin yaklaşık iki katına çıkararak 8 milyar Euro seviyesine ulaşması öngörülüyor. İşkolu, şimdiden konut ve hafif ticari binalarda ısıtma, havalandırma ve soğutma pazarında dünyanın en büyük tedarikçilerinden biri konumunda. Elektrikli El Aletleri iş kolunda ise, pazara çıkış süresi ortalama iki ay kısaltılırken, 2027’ye kadar yaklaşık 2.000 yeni ürününün piyasaya sunulması planlanıyor. Şirket ayrıca 2027 sonuna kadar yapay zekaya toplam 2,5 milyar Euro yatırım yapmayı hedefliyor. Teknolojiye duyulan mesafe, Avrupa’nın refah ve rekabet gücünü riske atıyor Bosch’a göre Avrupa, bölgesel rekabet gücü açısından güçlü bir potansiyele sahip olsa da bu potansiyelin hayata geçmesi toplumun ve politika yapıcıların teknolojiye yönelik şüpheciliğini aşmasına bağlı. Son Bosch Tech Compass araştırmasına göre Almanya’da teknolojik ilerlemenin olumlu etkilerine inananların oranı üçte ikinin altında, Fransa’da ise bu oran daha düşük seviyelerde. Hartung, “Bu oldukça endişe verici bir durum. Bir ülke, bir toplum, küresel rekabette ancak teknolojik ilerleme için yeterli istek varsa hayatta kalabilir.” dedi. Bosch, hidrojen ve yapay zeka gibi alanlarda daha cesur adımlar atılması gerektiğini vurgularken, 2018’den bu yana yalnızca yapay zeka alanında 2.000’in üzerinde patent başvurusu ile bu dönüşümde aktif rol üstleniyor. 2025’teki gelişmeler: Küresel ekonomi sektör satışlarını yavaşlatıyor Bosch'un faaliyet gösterdiği çeşitli odak pazarlarındaki zorlu küresel koşullar, 2025 yılında iş kolları bazında satış performansını doğrudan etkiledi. Mobilite faaliyet alanında, satış gelirleri 56 milyar Euro ile bir önceki yıla göre nominal olarak %0,3, kur etkilerinden arındırıldığında %3,1 artış gösterdi. Sanayi Teknolojileri faaliyet alanı 6,5 milyar Euro satış geliri elde ederken, kur etkilerinden arındırılmış büyüme %3,2 oldu. Dayanıklı Tüketim Malları faaliyet alanında satışlar, 19,9 milyar Euro ile nominal olarak %1,9 düşerken, kur etkilerinden arındırıldığında %4 artış kaydedildi. Enerji ve Bina Teknolojileri faaliyet alanı ise, 8,4 milyar Euro satış geliriyle nominal olarak %12,3, kur etkilerinden arındırıldığında %15,3 büyüme göstererek diğer faaliyet alanlarından ayrıştı. Bölgesel bazda Avrupa’da satış gelirleri 44,2 milyar Euro ile nominal olarak %0,6 düşerken, kur etkilerinden arındırıldığında %1,5 artış kaydedildi. Amerika’da satışlar 18,5 milyar Euro ile kur etkilerinden arındırıldığında %9,2, Asya Pasifik’te ise 28,3 milyar Euro ile kurdan arındırılmış %5,6 büyüme gösterdi. Bosch Grubu Yönetim Kurulu Üyesi ve Finans Direktörü Markus Forschner, görünümü şu sözlerle değerlendirdi: “Zayıf küresel ekonomik ortamın etkilerini net biçimde hissettik. Buna rağmen attığımız adımlar, maliyet ve rekabet pozisyonumuzu güçlendirmeyi hedefliyor. Bu iyileşmelerin marjlara olumlu yansımasını kademeli olarak göreceğiz; %7’lik hedef marjımıza en erken 2027’de ulaşmayı öngörüyoruz.” 2025 yılını 412.400 çalışanla tamamlayan Bosch’ta, küresel çalışan sayısı bir önceki yıla göre yaklaşık 5.400 kişi (%1) azaldı. En fazla düşüşün yaşandığı Almanya’da sayı yaklaşık 6.500 (yaklaşık yüzde 5) kişi azalarak 123.100 çalışana geriledi. 2026 yılı için Bosch, küresel ekonominin %2,3 büyümesini beklerken, rekabet ve fiyat baskısının süreceğini öngörüyor. Şirket, 2030 Stratejisi kapsamında yürüttüğü dönüşüm adımlarını uzun vadeli büyüme ve dayanıklılığın temel unsuru olarak konumlandırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch, Mobilite, Üretim ve Günlük Yaşam Teknolojilerinin Geleceğini Şekillendiriyor Haber

Bosch, Mobilite, Üretim ve Günlük Yaşam Teknolojilerinin Geleceğini Şekillendiriyor

Dijitalleşmenin hız kazandığı bir dünyada yazılım, ilerlemenin görünmeyen motoru olarak öne çıkıyor. İletişim kurma biçimimizi, çalışma şekillerimizi, günlük yaşamda kullandığımız cihazları ve üretim süreçlerini yazılım şekillendiriyor. Ancak yazılım, donanımın fiziksel dünyasıyla kusursuz bir şekilde birleştiğinde gerçek potansiyeline ulaşabiliyor. Bosch, CES® 2026 kapsamında yazılım ve donanımın bir araya gelerek daha akıllı bir geleceğin nasıl mümkün kılındığını gözler önüne seriyor. Bosch Yönetim Kurulu Üyesi Tanja Rückert, Las Vegas’ta düzenlenen fuarda yaptığı açıklamada, “Yıllara dayanan donanım ve yazılım uzmanlığımız sayesinde fiziksel dünya ile dijital dünya arasındaki boşluğu kapatabiliyoruz. Donanım ve yazılımı entegre ederek insan odaklı, yani ‘Yaşam için Teknoloji’ anlayışını yansıtan akıllı ürün ve çözümler geliştiriyoruz” dedi. Yazılım ve hizmetlerde güçlü büyüme hedefi Bosch, önümüzdeki on yılın başına kadar yazılım ve hizmetlerden 6 milyar Euro’nun üzerinde gelir elde etmeyi hedefliyor. Bu gelirin önemli bir kısmının yapay zekâ (AI) tabanlı çözümlerden oluşması bekleniyor. Söz konusu gelirin yaklaşık üçte ikisinin Mobilite iş kolundan gelmesi öngörülüyor. Şirket, yazılım, sensör teknolojileri, yüksek performanslı bilgisayarlar ve ağ bileşenlerinden elde ettiği gelirleri 2030’lu yılların ortasına kadar iki katına çıkararak 10 milyar Euro’nun üzerine taşımayı planlıyor. Bosch, yapay zekânın uygulanması ve geliştirilmesi alanında da öncü rolünü sürdürüyor. Teknoloji şirketi, 2027 yılı sonuna kadar bu alana 2,5 milyar Euro’nun üzerinde yatırım yapacak. Kokpit deneyiminde yapay zekâ yenilikleri Geleceğin araçlarında yapay zekâ kilit bir rol üstleniyor. Bosch, sürüş güvenliğini ve konforunu artırmak için yapay zekâ çözümlerini halihazırda kullanıyor. CES® 2026’da Bosch, yeni yapay zekâ tabanlı kokpit çözümünü tanıtıyor. Hepsi bir arada bir sistem olarak geliştirilen bu kokpit, araç içi deneyimin yüksek düzeyde kişiselleştirilmesine olanak tanıyor. Büyük dil modeliyle donatılan sistem, kullanıcıyla gerçek bir kişiyle konuşuyormuş hissi veren bir iletişim kurabiliyor. Görsel dil modeli ise araç içi ve araç dışındaki ortamı algılayarak yorumlayabiliyor. Bu sayede sistem, örneğin varış noktasına ulaşıldığında otomatik olarak park yeri arayabiliyor ya da çevrim içi toplantılar sırasında toplantı tutanakları oluşturabiliyor. By-wire sistemleriyle yazılım tanımlı sürüş Bosch, otomatik ve yazılım tanımlı sürüşün temel teknolojilerinden biri olan by-wire sistemlerinde de lider sağlayıcılar arasında yer alıyor. Bu sistemler, fren ve direksiyon için mekanik bağlantıları elektriksel sinyal hatlarıyla değiştirerek tasarım, güvenlik ve yazılım kontrolü açısından tamamen yeni olanaklar sunuyor. Bosch, brake-by-wire ve steer-by-wire ile 2032’ye kadar 7 milyar Euro’nun üzerinde kümülatif satış geliri elde etmeyi bekliyor. Bu kilit teknolojinin pazar dinamikleri 2030’lu yıllarda da hız kazanmaya devam edecek. Akıllı yazılımla hareket kaynaklı rahatsızlıklar azaltılıyor Bosch’un Vehicle Motion Management (Araç Hareket Yönetimi) yazılımı, frenleri, direksiyonu, güç aktarma sistemini ve şasiyi merkezi olarak kontrol ederek aracın hareketini altı serbestlik derecesinin tamamında yönetmeyi mümkün kılıyor. Bu, bireysel aktüatörlerin daha iyi koordine edilmesini ve daha verimli kullanılmasını sağlıyor. Gelecekte bu sistemler sürücünün bireysel ihtiyaçlarına göre de ayarlanabilecek. Yazılım, virajlarda savrulmayı veya dur-kalk trafikte öne-arkaya sallanmayı önemli ölçüde azaltarak hareket kaynaklı rahatsızlıkların önüne geçmeyi hedefliyor. Bu da otonom sürüşe giden yolda önemli bir adım olarak görülüyor. Radar Gen 7 Premium CES’te ilk kez tanıtılıyor Bosch, sensör teknolojisi ve yapay zekâyı bir araya getiren Radar Gen 7 Premium çözümünü CES’te dünya prömiyeriyle tanıtıyor. Yeni radar sensörü, otoyol pilotu gibi sürüş destek fonksiyonlarını ileri seviyeye taşıyor. Özel anten konfigürasyonu sayesinde maksimum açısal hassasiyet ve çok uzun menzil sunan sensör, 200 metrenin üzerindeki mesafelerde palet veya araç lastiği gibi çok küçük nesneleri dahi algılayabiliyor. Bu sayede karmaşık trafik koşullarında kayıp yükleri veya diğer yol kullanıcılarını doğru şekilde tespit ederek uygun sürüş manevralarını mümkün kılıyor. eBike güvenlik bir adım daha ileri taşınıyor Bosch’un donanım ve yazılım uzmanlığı, eBike’ları de daha güvenli hale getiriyor. eBike Flow uygulamasına eklenen yeni özellikle kullanıcılar bisikletlerini veya bataryalarını çalıntı olarak işaretleyebiliyor. Bu durumda, ikinci el alıcılar, yetkili servisler veya güvenlik birimleri eBike Flow uygulaması üzerinden bağlantı kurmaya çalıştığında uyarı alıyor. Böylece çalıntı eBike’ların yeniden satılması önemli ölçüde zorlaştırılıyor. Dijitalleşmenin görünmeyen kahramanları: MEMS sensörler Otomotivden sanayiye, ev teknolojilerinden robotik uygulamalara kadar pek çok yeniliğin temelinde küçük ama son derece gelişmiş sensörler yer alıyor. Bosch, CES’te yeni BMI5 AI MEMS sensör platformunu tanıtıyor. Bu platform üzerine geliştirilen tüm sensörler; yüksek hassasiyet, dayanıklılık ve enerji verimliliğiyle öne çıkıyor. Entegre yapay zekâ fonksiyonları sayesinde hareketleri, konumları ve bağlamları algılayabiliyor. Yeni sensörler; sanal ve artırılmış gerçeklik uygulamalarında baş hareketlerini gecikme olmadan takip ederek doğal 3D etkileşim sağlıyor. Aynı zamanda robotların çevrelerini ve hareketlerini yüksek doğrulukla algılamasına yardımcı oluyor. Örneğin, kamera görüşü kısıtlandığında bile insansı robotların doğru yolu bulmasını mümkün kılıyor. Bosch ve Microsoft’tan “Manufacturing Co-Intelligence®” iş birliği Bosch, CES® 2026 kapsamında Microsoft ile iş birliğini genişlettiğini duyurdu. İki şirket, “Manufacturing Co-Intelligence®” çözümünü ajan tabanlı yapay zekâ ile geliştirerek üretimde devrim yaratabilecek yeni uygulamaları hayata geçirmeyi hedefliyor. İki şirket Las Vegas’ta Mutabakat Zaptı (MoU) imzalayacak. Ajan tabanlı yapay zekâ; çok büyük veri setlerini analiz edebiliyor, büyük ölçüde otonom kararlar alabiliyor ve üretim, bakım ile tedarik zinciri süreçlerini optimize edebiliyor. Tanja Rückert, “Bu teknoloji, fabrika süreçlerini çok daha akıllı hale getiriyor” dedi. Bosch’un üretim ve endüstriyel yazılım alanındaki derin bilgi birikimi ile Microsoft’un güçlü BT altyapısı ve yazılım uzmanlığı bir araya getiriliyor. Amaç, mevcut üretim süreçlerini yapay zekâ destekli çözümlerle ölçeklenebilir hale getirmek. Böylece fabrikalar daha verimli çalışırken, çalışanların üzerindeki yük de azaltılıyor. Sahteciliğe karşı cep boyutunda devrim Bosch’un CES’te tanıttığı bir diğer yenilik ise sahte ürünlerle mücadelede çığır açan Origify çözümü oluyor. Origify, ürünlere dijital bir DNA kazandıran akıllı bir yazılım ekosistemi olarak konumlanıyor. Ek etiketler, çipler veya kodlar yerine ürün yüzeyinin benzersiz ve kopyalanamaz fiziksel özelliklerini analiz eden sistem, ürüne kurcalamaya karşı dayanıklı bir dijital kimlik atıyor. Detector uygulaması sayesinde canlı video akışı kullanılarak birkaç saniye içinde ürünün orijinal mi yoksa sahte mi olduğu tespit edilebiliyor. Bosch Tech Compass: Yapay zekâ geleceğin itici gücü Yedi ülkede 11 binden fazla kişiyle gerçekleştirilen Bosch Tech Compass araştırması, yapay zekânın önümüzdeki yıllarda en etkili ve en olumlu teknoloji olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Katılımcıların yüzde 70’i yapay zekâyı geleceğin vazgeçilmez unsuru olarak değerlendiriyor. Araştırma, yapay zekâya yönelik iyimserliğin artmasına rağmen, toplumsal etkilerine dair endişelerin de varlığını sürdürdüğünü gösteriyor. Katılımcıların yüzde 57’si, teknolojik gelişmelerin etkilerini daha iyi anlayabilmek için bir “duraklatma” ihtiyacına dikkat çekiyor. Bosch Tech Compass Türkiye sonuçları: “Yapay zeka çağına hazırız” İlk defa Türkiye’nin de dahil olduğu Bosch Tech Compass araştırmasının ilk sonuçlarına göre; katılımcıların dörtte üçü kendini yapay zeka çağını karşılamaya hazır hissediyor. Sonuçlar Türkiye’nin teknoloji ve inovasyona değin gelişmelere açık ve umutlu bir bakış açısıyla yaklaştığını ortaya koyuyor. Türkiye’deki katılımcılar, teknolojik gelişmelerin dünyayı daha iyi bir yer haline getireceğine ve yapay zekânın toplum için olumlu bir güç olacağına küresel ortalamanın üzerinde bir güven duyuyor. Yedi ülkede 11 binden fazla kişiyle gerçekleştirilen Bosch Tech Compass araştırması, yapay zekânın önümüzdeki yıllarda en etkili ve en olumlu teknoloji olarak görüldüğünü ortaya koyuyor. Araştırma, yapay zekâya yönelik iyimserliğin artmasına rağmen, toplumsal etkilerine dair endişelerin de varlığını sürdürdüğünü gösteriyor. Katılımcıların yüzde 57’si, teknolojik gelişmelerin etkilerini daha iyi anlayabilmek için bir “duraklatma” ihtiyacına dikkat çekiyor.

Bosch, CES 2026’da yeni nesil kokpit teknolojilerini tanıtıyor Haber

Bosch, CES 2026’da yeni nesil kokpit teknolojilerini tanıtıyor

Otomotiv sektörü köklü bir dönüşümden geçiyor. Yazılım ve özellikle yapay zeka (AI), geleceğin sürüş ve araç içi deneyiminin temel unsurları haline geliyor. Bu alanda öncü konumda bulunan Bosch, yapay zekayı araca entegre etme yolunda önemli bir adım atarak kokpiti akıllı ve proaktif bir yol arkadaşına dönüştürüyor. Bosch, ABD’nin Las Vegas kentinde düzenlenen dünyanın en önemli tüketici elektroniği fuarlarından CES® 2026’da, yapay zeka destekli kokpitlerin hayata geçirilmesini sağlayan yüksek performanslı yeni “AI extension platform”unu tanıtacak. Bosch Yönetim Kurulu Üyesi ve Bosch Mobilite Başkanı Markus Heyn, “Yeni AI extension platformu, mevcut kokpit sistemlerinin gelişmiş yapay zeka fonksiyonlarıyla hızlı ve kolay şekilde güncellenmesine olanak tanıyor. Böylece sürüş deneyimi tüm araç kullanıcıları için daha konforlu, daha sezgisel ve daha güvenli hale geliyor” dedi. Bosch’un yeni yapay zeka destekli kokpitiyle birlikte araç, yalnızca bir ulaşım aracı olmaktan çıkarak sürücünün alışkanlıklarını, tercihlerini ve içinde bulunduğu bağlamı anlayan, kendini geliştiren akıllı bir partner haline geliyor. Bu kokpit; ihtiyaçları önceden tahmin eden bir yapay zeka sesli asistan, araç içinin kapsamlı sahne algısı, hassas navigasyon ve gelişmiş eğlence seçenekleri sunuyor. Örneğin sürücünün “Üşüdüm” demesi, koltuk ısıtmasının devreye girmesiyle birlikte kabin sıcaklığının da otomatik olarak ayarlanmasını sağlayabiliyor. On yılın sonunda 2 milyar euro ciro hedefi Heyn, “Bosch’un yeni yapay zeka destekli kokpiti, hem sürücülere hem de otomobil üreticilerine modern otomotiv yazılımlarının tüm potansiyelinden yararlanma imkanı sunuyor. AI extension platformu sayesinde araçlara yeni fonksiyonlar çok daha hızlı şekilde entegre edilebilecek” diyor. Bosch, yapay zeka destekli kokpitler için hızla büyüyen önemli bir pazar öngörüyor. Grand View Research ve MarketsandMarkets gibi çeşitli pazar araştırma kuruluşlarına göre, yapay zeka destekli araç içi bilgi-eğlence (IVI) çözümleri pazarının 2030 yılına kadar yaklaşık 17 milyar euro büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Bosch, bu pazarda etkin bir rol üstlenmeyi hedefliyor. Şirket, on yılın sonuna kadar IVI çözümlerinden 2 milyar euronun üzerinde ciro elde etmeyi ve ilk üç tedarikçi arasında yer almayı amaçlıyor. Günümüz araçlarına ileri seviye yapay zeka Bu yaklaşımın önemli kullanım alanlarından biri, araç içindeki verimsiz zamanın üretken çalışma zamanına dönüştürülmesi. Bosch, Microsoft ile birlikte sürüş güvenliğinden ödün vermeden aracı mobil bir ofise dönüştürüyor. Microsoft Foundry ve kokpite özel geliştirilen fonksiyonların entegrasyonu sayesinde Microsoft 365 üretkenlik uygulamalarına kesintisiz erişim sağlanıyor. Bu uygulamalar, dikkat dağınıklığını en aza indirmek ve güvenliği önceliklendirmek amacıyla diğer araç sistemleriyle akıllı biçimde ilişkilendiriliyor. Örneğin sürücü, sezgisel bir sesli komutla Microsoft Teams toplantısına katılabiliyor; sistem de buna paralel olarak adaptif hız sabitleyiciyi proaktif şekilde devreye alabiliyor. Alanlar arası bu kesintisiz etkileşim, özellikle işe gidip gelenler ve sık seyahat eden sürücüler için hem güvenli hem de verimli bir yolculuk deneyimi sunuyor. Bosch’un yeni “AI extension platform”u, mevcut donanım veya sistem mimarisinde değişiklik gerektirmeden günümüz araçlarının kolayca yapay zeka özellikleriyle donatılmasını sağlıyor. Platformun merkezinde, kokpitte karmaşık yapay zeka uygulamalarının temelini oluşturan güçlü NVIDIA DRIVE AGX Orin sistem-çipi (SoC) yer alıyor. Endüstri standardı NVIDIA CUDA platformu üzerine inşa edilen sistem, otomobil üreticilerinin kendi yapay zeka modellerini ve aracı sistemleri kolayca entegre etmesine imkan tanıyor. 150–200 tera işlem/saniye (TOPS) ek hesaplama gücü sunan kompakt ünite, basit güç ve Ethernet bağlantılarıyla çalışıyor; aktif hava veya sıvı soğutma seçenekleriyle destekleniyor. Karmaşık yapay zeka özelliklerinin geliştirilmesini ve devreye alınmasını hızlandırmak için Bosch, NVIDIA NeMo ana yapı iskeleti dahil olmak üzere NVIDIA’nın yazılım çözümlerinden yararlanıyor. Bu sayede gerçek zamanlı sensör işleme ve görsel-dil modelleri (VLM) gibi gelişmiş araç içi uygulamalar sorunsuz şekilde entegre edilebiliyor. Ayrıca NVIDIA Nemotron modelleriyle desteklenen muhakeme ve konuşma yetenekleri, bağlamsal anlayış, çok adımlı akıl yürütme ve doğal, sohbet benzeri kullanıcı etkileşimleri sunuyor. Bosch, Microsoft Foundry üzerinden araç içi yapay zekanın tasarımını ve yönetimini gerçekleştirerek ölçeklenebilir ve sürekli güncel kalan bir yapay zeka asistanı deneyimi sağlıyor. Bosch, yapay zeka destekli kokpiti ve AI extension platformunu ilk kez CES® 2026’da Las Vegas’ta sergileyecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch’tan Tarımsal Üretimde Daha Sürdürülebilir Güç Aktarım Çözümleri Haber

Bosch’tan Tarımsal Üretimde Daha Sürdürülebilir Güç Aktarım Çözümleri

Yalnızca 2025 yılında dünya genelinde iki milyondan fazla traktör ve diğer tarım araçları üretilecek. Ve Bosch’a göre bunların yüzde 90’ından fazlası dizel motorla çalışacak. Dizel motorun sağlamlığı ve yüksek performansının düşük ağırlıkla birleşmesi, onu neredeyse tüm uygulamalar ve performans sınıfları için ideal kılıyor. Bosch, Hannover’deki Agritechnica fuarında, bu köklü teknoloji kullanılarak COշ emisyonlarının nasıl daha da azaltılabileceğini gösterdi. Bosch Güç Çözümleri İcra Kurulu Başkan Yardımcısı ve Bosch’un ticari araç faaliyetleri sorumlusu Jan-Oliver Roehrl, “Yenilenebilir sentetik yakıtlar, hem yeni hem de mevcut araçların işletimini anında çok daha iklim dostu hale getiriyor. Ve gelecekte, hidrojen motorları ve elektrifikasyon tarımı çok daha sürdürülebilir hale getirmeye yardımcı olacak.” diyor. 2035 yılında bile Bosch, yeni tarım araçlarının on tanesinden dokuzunun hala dizel motorla çalışacağını öngörüyor. Bu nedenle şirket, bu pazar segmentindeki farklı araç türleri için uygun enjeksiyon ve üre dozajlama teknolojilerini egzoz gazı arıtımı amacıyla sunmaya ve geliştirmeye devam edecek. Aynı zamanda Bosch, hidrojen motorlarına yönelik bileşenlerin yanı sıra çeşitli elektriklendirme çözümleriyle mümkün olan en iklim dostu güç aktarma sistemi için yeni seçenekler sunuyor. Yenilenebilir sentetik yakıtlar, içten yanmalı motorları daha iklim dostu hale getiriyor Dünya genelindeki tüm büyük pazarlar, tarım araçları için azot oksitler ve partiküller için maksimum değerler belirleyen kapsamlı emisyon düzenlemelerini zaten yürürlüğe koymuş durumda. Bunun sonucunda, 56 kilovat üzerindeki araç sınıflarında dizel motorlar için üre dozlamalı SCR egzoz gazı arıtma sistemleri standart hale geldi. Ancak şimdiye kadar bunların iklimle ilgili emisyonları, yalnızca sınırlı ölçüde yasal olarak düzenlendi. Mevcut ve yeni araçların karbon emisyonlarını büyük ölçüde azaltmanın bugün halihazırda mevcut olan basit bir seçeneği, HVO100 gibi yenilenebilir sentetik yakıtların kullanılması olacak. Bu yakıtlar çoğunlukla artık ve atık malzemelere dayandığından, toplam karbon emisyonu açısından fosil yakıtlardan çok daha iklim dostu. Ayrıca “drop-in” yakıtlardır; yani ihtiyaç duyulduğunda normal dizelle karıştırılabilirler. Ve yine dizel gibi depolanmaları kolaydır. Bosch, enjeksiyon teknolojisini geliştirirken bu yakıtlarla uyumluluğu zaten dikkate aldığı için, çok sayıda üründe kullanılmaya uygun durumdalar. Digital Fuel Twin, yenilenebilir sentetik yakıtların kullanımını belgeliyor Yenilenebilir sentetik yakıtların her bir aracın karbon ayak izini ne ölçüde azalttığını Bosch’un Digital Fuel Twin (DFT) sistemi gösteriyor. Tamamen dijital bir yazılım çözümü olan DFT, dağıtılan yakıt miktarlarını ve yakıtların sürdürülebilirliğini, üretim ve taşımadan akaryakıt istasyonuna kadar olan tüm süreç boyunca belgelendiriyor. İşletmecilere, araçlarında kullanılan fosil ve yenilenebilir sentetik yakıt oranlarına karşılık gelen sertifikalar sağlıyor. Bu sertifikalar, kullanılan toplam yakıt miktarını ve hatta aracın kullanımındaki oransal karbon ayak izini belgeliyor. Hidrojen motorları, denenmiş ve test edilmiş temeller üzerine inşa ediliyor Hidrojen motoru, iklim eylemini bir adım daha ileri taşıyan yeni bir güç aktarma sistemi türüdür. Motorları besleyen hidrojen yenilenebilir enerjiyle üretilmişse, bu iklim için büyük bir ilerleme anlamına gelebilir. Bosch, emme manifoldu enjeksiyonu ve direkt enjeksiyonlu sistemler üzerinde çalışıyor ve onlarca yıllık uzmanlığa sahip. İlgili teknolojinin yaklaşık yüzde 80’i geleneksel içten yanmalı motorlardan aktarılabiliyor. Teknoloji şirketi, halihazırda dünya genelinde müşterilerle yürütülen 100’den fazla geliştirme projesine dahil. Roehrl, “Tarımsal araçlar çoğunlukla düşük hızlarda ve yüksek yüklerde çalıştırılır. Hidrojen motorları tam da bu noktada yüksek verimlilikleri ve sağlamlıklarıyla gerçekten öne çıkabilir. Bosch enjeksiyon teknolojisi içeren hidrojen motorlarının ilk uygulamaları bu yıl piyasaya sürülecek.” diyor. Tarım makineleri için elektrifikasyon çözümleri Tahrik sistemlerinin ve güçle çalışan ekipmanların elektrifikasyonu, tarım makineleri için bir diğer verimli ve çevre dostu seçenek. Bosch Rexroth, eLION elektrifikasyon portföyüyle halihazırda geniş bir motor, invertör, araç içi şarj cihazı, DC/DC dönüştürücü, yazılım ve aksesuar yelpazesi sunuyor. Zorlu uygulamalara yönelik tasarlanan portföy, 850 volt’a kadar DC gerilim aralığında çalışmak üzere tasarlandı ve uygun şanzımanlar ile hidrolik çözümlerle tamamlanıyor. Portföy şu anda 96 volt araç elektrik sistemleri için bileşenleri de içerecek şekilde genişletiliyor. 2025’in sonunda kapsamlı eLION Power and Motion Control yazılım paketi de portföyde yer alacak. Bosch Mühendislik ise bu arada 800 volt’a kadar batarya gerilimleri için yeni geliştirilmiş yüksek performanslı bir çözüm sunuyor. Bu yeni elektrikli güç aktarma sistemi kompakt yapıda olup yüksek güç yoğunluğu ve yüksek verimlilik sağlıyor; bu da mevcut cihaz platformlarının elektrifikasyonunu kolaylaştırıyor. Uygulamaya bağlı olarak sistem, küçük ve orta ölçekli tarım makinelerinde tamamen batarya-elektrikli bir güç aktarma sistemi olarak veya büyük tarımsal makinelerde dizel motorla birlikte hibrit olarak kullanılabilir. Yardımcı sistemler için elektrikli güç aktarma sistemlerinin yanı sıra Bosch, soğutma fanları gibi elektriklendirilmiş ticari ve off-road araçlar için yüksek gerilim teknolojisine sahip diğer mekatronik alt sistemleri de sunuyor. Burada da güvenlik ve emniyetle ilgili olanlar dahil, ticari araç segmentinin özel gereksinimleri dikkate alınıyor. Bileşenler kompakt yapıda ve ortak bir invertör konsepti kullanıyor; bu da müşteri özelinde uyarlamaların az çabayla gerçekleştirilmesini mümkün kılıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.