Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Buğday

Kapsül Haber Ajansı - Buğday haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Buğday haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İzmit Belediyesinin Tarlalarından 8 Ayda 20 Ton Ürün Haber

İzmit Belediyesinin Tarlalarından 8 Ayda 20 Ton Ürün

İzmit Belediyesi Başkan Yardımcısı Nilgün İrteni, Kırsal Hizmetler Müdürlüğü ekipleriyle birlikte belediyeye ait tarımsal üretim alanlarını ziyaret ederek sezon boyunca sürdürülen çalışmalar hakkında bilgiler aldı. Gerçekleştirilen üretim ve hasat çalışmalarıyla topraktan elde edilen ürünler, farklı belediye hizmet noktalarında değerlendirilerek İzmitlilerin hizmetine sunuluyor. TARIMSAL ALANLARI GEZDİ İzmit Belediyesinin kent genelinde tarımsal üretimi desteklemek, üretim kapasitesini artırmak ve elde edilen ürünleri sosyal hizmetlerde değerlendirmek amacıyla yürüttüğü çalışmalar kapsamında farklı üretim alanlarında incelemelerde bulunuldu. Sezonluk sebze bahçelerinin yanı sıra aronya ve lavanta bahçelerini gezen İrteni, 2026 yılında ikinci kez deneme üretimi gerçekleştirilen nohut alanını ve seraları da ekiplerle birlikte inceledi. 8 AYDA YAKLAŞIK 20 TON ÜRÜN HASAT EDİLDİ İzmit Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğünün 2026 yılının ilk 8 ayındaki çalışmaları kapsamında yaklaşık 20 ton tarımsal ürün hasat edildi. Hasat edilen ürünler arasında 5 bin kilogram buğday, 1.120 kilogram arpa, 4.756 kilogram istiridye mantarı, 1.547 kilogram balkabağı, 1.420 kilogram çilek, 1.673 kilogram salatalık, 1.314 kilogram domates, 791 kilogram bakla, 473 kilogram kabak, 382 kilogram mor lahana, 364 kilogram turp, 235 kilogram biber, 186 kilogram patlıcan ve 170 kilogram pırasa yer aldı. İstiridye mantarı üretiminin kış sezonunda da devam etmesi planlanırken, mevcut yazlık sebze alanlarında hasat çalışmaları da sürdürülüyor. İPEK KOZASI VE LAVANTA YAĞI ÜRETİMİ Tarımsal üretimin yanı sıra farklı alanlarda da üretim çalışmalarını sürdüren İzmit Belediyesi, İpek Böceği Besleme Evinde yürütülen çalışmalar sonucunda 51 kilogram ipek kozası elde etti. Lavanta bahçelerinde gerçekleştirilen hasat sonucunda ise toplam 52 kilogram lavanta yağı üretildi. AĞUSTOS AYINDA YENİ HASATLAR YAPILACAK İzmit Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü ekipleri, Ağustos ayında da üretim ve hasat çalışmalarına devam edecek. Bu kapsamda nohut, aronya ve ayçiçeği hasadının gerçekleştirilmesi planlanırken, mevcut yazlık sebze bahçelerinde yetiştirilen ürünlerin hasadı da sürdürülecek. VATANDAŞLARIN HİZMETİNE SUNULUYOR Belediyenin tarımsal üretim alanlarında yetiştirilen ürünler Aşevi, Kent Lokantaları ve Gülümse Kafelerde değerlendirilirken, ihtiyaç sahibi vatandaşlara ulaştırılmak üzere Sosyal Hizmetler Müdürlüğü aracılığıyla da kullanılıyor. Böylece İzmit’in topraklarında yetiştirilen ürünler, farklı belediye hizmetleri aracılığıyla doğrudan İzmitlilerin yararına sunuluyor. “ÜRETİMİ BÜYÜTMEYE DEVAM EDECEĞİZ” İzmit Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, tarımsal üretimin kent genelinde geliştirilmesi için çalışmaların sürdüğü belirtilerek, “İzmit’te üretmeye, toprağımıza değer katmaya devam ediyoruz. Üretiyor, paylaşıyor, İzmit’in bereketini yine İzmitlilerle buluşturuyoruz. Önümüzdeki dönemde de üretim alanlarımızı ve ürün çeşitliliğimizi artırarak tarımsal üretimi büyütmeye devam edeceğiz” ifadelerine yer verildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TMO'dan Rekor Hububat Alımı: 176 Bin Üreticiden 8,3 Milyon Ton Ürün Alındı Haber

TMO'dan Rekor Hububat Alımı: 176 Bin Üreticiden 8,3 Milyon Ton Ürün Alındı

Yumaklı, 2026 üretim sezonunda çiftçilerin emeklerinin karşılığını eksiksiz alması ve piyasada istikrarın korunması amacıyla TMO tarafından yürütülen hububat alım sürecine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. ​ 2026 Mayıs ayında hasadını erken yapan üreticilerin depolama ihtiyacını karşılamak üzere Çiftçi Kayıt Sistemi'nde (ÇKS) kayıtlı buğday ve arpa ürünlerini 21 Mayıs 2026'dan itibaren taahhütname karşılığı almaya başladıklarını hatırlatan Bakan Yumaklı, 2 Haziran 2026 tarihinde ise piyasa regülasyonunu sağlamak amacıyla alım fiyatlarını açıkladıklarını belirtti. Bakan Yumaklı, bugün itibarıyla toplam 176 bin üreticiden 8,3 milyon ton hububat alımı gerçekleştirdiklerini açıkladı. Alımların başladığı 21 Mayıs'tan itibaren günlük ortalama 200 bin ton olan alım miktarının, son günlerde hasadın yoğunlaşmasıyla 370 bin tona ulaştığının altını çizen Yumaklı, "Kışın 1 ayda sattığımız hububat miktarını bugün 1 günde alıyoruz. 2023 yılı ile kıyaslarsak; 2023'te bugün itibarıyla 3,4 milyon ton hububat alınmışken, bugün bu rakam 8 milyon tonun üzerine çıkmıştır. Yani 2 katından fazla ürün demektir" bilgisini verdi. "KONYA LİDERLİĞİNİ KORUYOR, DEPO DOLULUK ORANLARIMIZ YÜZDE 65-70 SEVİYESİNDE" Ülke genelinde 650 civarında alım noktasında faaliyetlerin kararlılıkla sürdürüldüğünü aktaran Yumaklı, coğrafi bölgeler ve iller bazında en fazla alımın İç Anadolu Bölgesi'nde gerçekleştiğini, il bazında ise 1,3 milyon tonu aşan alımla Konya'nın ilk sırada bulunduğunu dile getirdi. Bakan Yumaklı, üreticilerin hiçbir mağduriyet yaşamaması için lisanslı depoların yanı sıra kurum işyerlerinde bulunan silo, depo, hangar ve uygun açık yığın sahalarında alım yaptıklarına dikkati çekerek, lisanslı depoların ve kapalı depoların dolduğu noktalarda uygun açık yığın sahaları kiralayarak ürünleri güvence altına aldıklarını bildirdi. Hasadın yoğun olduğu bu dönemde depo doluluk oranlarının yüzde 65-70 civarında bulunduğunu belirten Yumaklı, TMO'nun depolarının dolması nedeniyle alımı durduracağı yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını, son ürün gelene kadar alımların süreceğini vurguladı. "RANDEVULARDA YÜZDE 87 GERÇEKLEŞME ORANI YAKALADIK" Üreticilerin ürünlerini düzenli ve hızlı bir şekilde teslim edebilmesi için kurdukları randevu sisteminin işlediğini dile getiren Bakan Yumaklı, fiyatların açıklandığı tarihten sezon bitimine kadar 12,6 milyon ton ürün için 272 bin üreticiye 450 bin adet randevu verdiklerini açıkladı. Yumaklı, bugüne kadar üretici bazlı randevu gerçekleşme oranının %87 olduğunun altını çizerek, “Açılan toplam randevu kapasitesi 17,8 milyon ton olup, randevu kapasitesi doluluk oranı yüzde 72'dir" ifadesini kullandı. "34,3 MİLYAR TL ÖDEMEYİ ÜRETİCİLERİMİZİN HESAPLARINA AKTARDIK" Çiftçilerin ürün bedellerinin kanuni esaslar doğrultusunda 21'inci günden itibaren hesaplarına aktarıldığını hatırlatan Bakan Yumaklı, “Ürün bedelleri 21'inci günden itibaren üreticilerimizin hesaplarına aktarılmaktadır. Şu ana kadar 34,3 milyar lira üreticilerin hesaplarına aktarıldı, ödemeler düzenli olarak sürüyor" diye konuştu. Bakan İbrahim Yumaklı ayrıca, planlı ve sürdürülebilir tarım politikaları çerçevesinde TMO'nun hububat satışlarına 1 Ekim tarihi itibarıyla başlayacağını duyurarak, satış fiyatlarının 2. grup makarnalık ve ekmeklik buğday için ton başına 18 bin 500 TL, 2. grup arpa için ise ton başına 14 bin TL olarak belirlendiğini kaydetti. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar Yatırım'dan Sürdürülebilir Tarım Hamlesi: Verimlilikte Rekor Artış Haber

Sunar Yatırım'dan Sürdürülebilir Tarım Hamlesi: Verimlilikte Rekor Artış

Sunar Yatırım, sürdürülebilirlik yaklaşımını tarımsal değer zincirinin tamamına yayılan bütüncül bir üretim modeli olarak benimsiyor. Ayçiçeği, mısır ve buğday üretimine odaklanan şirket, sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla elde ettiği her ham maddeyi döngüsel ekonomi anlayışıyla değerlendirerek farklı sektörler için katma değerli ürünlere dönüştürüyor. Entegre üretim yapısı sayesinde üretim süreçlerinde ortaya çıkan yan ürünler yeniden değerlendirilerek kaynak verimliliği artırılırken, doğal kaynakların korunmasına ve gıda güvenliğine katkı sunuluyor. Bu bütüncül üretim modeliyle Sunar Yatırım, global ölçekte üstlendiği stratejik sorumluluk doğrultusunda geleceğe yönelik yatırımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Sürdürülebilirliği stratejik bir sorumluluk olarak değerlendiren Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, hasat dönemine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Tarım tüm faaliyetlerimizin temelinde yer alıyor. Sürdürülebilir tarım da kuruluşumuzdan bu yana tüm üretim felsefemizin temelinde yer alan en önemli değerlerimizden biri. Biz üretimi yalnızca ham madde elde etmek olarak değil, döngüsel ekonomi anlayışıyla değer üreten entegre bir ekosistem olarak görüyoruz. Bir mısır tanesi bizim için yalnızca bir ürün değil; gıda, yem, ilaç, kozmetik ve sanayi başta olmak üzere onlarca farklı sektöre değer üreten döngüsel bir ekonomi zincirinin başlangıç noktası. Tüm üretim tesislerimizde ortaya çıkan her yan ürünü yeniden değerlendiriyor, hiçbir kaynağın israf edilmediği bir sistemle ham maddelerimizi ekonomiye tekrar kazandırıyoruz. Böylece sürdürülebilir tarımla elde ettiğimiz her ürün, farklı sektörlere değer üreten yeni bir kaynağa dönüşüyor. Bu anlayışla sürdürülebilir tarım uygulamalarımızda toprak analizi, sözleşmeli üretim ve izlenebilir tedarik zinciri başta olmak üzere birçok alanda çiftçilerimizle birlikte çalışıyor; verimliliği artırırken doğal kaynakları koruyan uygulamaları yaygınlaştırıyoruz. Hasat döneminin tüm çiftçilerimiz için bereketli geçmesini diliyorum” dedi. Sürdürülebilir tarımda toprak yönetimi ve atık dönüşümü merkezi rol oynuyor Sunar Yatırım’ın, toprak analizine dayalı üretim planlamasıyla gereksiz gübre kullanımı azaltılarak üretim daha doğru girdilerle şekilleniyor. Böylece verimlilik artışı destekleniyor. Anız yönetimi uygulamalarıyla tarımsal atıklarda yaklaşık yüzde 50 oranında azalma sağlanıyor. Bu atıklar toprağa geri kazandırılarak doğal gübre etkisi oluşturuyor. Sözleşmeli üretim modeliyle çiftçiye alım garantisi sunularak üretim güvenliği artırılıyor. Sürdürülebilir tarım programı kapsamında ayçiçeği ve mısır üretiminde oluşturulan toplam üretim hacmi, binlerce tonluk bir büyüklüğe ulaşarak şirketin sürdürülebilir ham madde tedarikine önemli katkı sağlıyor. Bu kapsamda, sürdürülebilir tarım ekosistemi güçleniyor. Ar-Ge odaklı yaklaşım, tarımda geleceğin üretim modelini şekillendiriyor İklim değişikliği, su stresi ve artan küresel sağlıklı gıda talebi tarım sektöründe yeni üretim modellerini zorunlu hale getiriyor. Sunar Yatırım bu dönüşümde Ar-Ge merkezli bir yaklaşım benimsiyor. Daha az kaynakla daha yüksek verim sağlayan üretim modelleri geliştiriliyor, veri temelli tarımsal planlama yaygınlaştırılıyor. Veri temelli tarım uygulamalarının sonuçları rakamlara da yansıyor. Ayçiçeğinde dekar başına verim 10 yılı aşkın uygulanan sürdürülebilir tarım modeliyle 103 kg’dan 202 kg’a yükselirken, mısırda ise son bir yılda sürdürülebilir tarım uygulamalı üretim alanı yüzde 43 oranında arttı. Hassas tarım uygulamaları üretim süreçlerine entegre edilerek iklim dirençli üretim sistemleri güçleniyor. Böylece, sofralara sunulan gıdaların sağlıklı olduğundan emin olunuyor. Su yönetimi ve yağmur hasadı gibi uygulamalar geleceğin tarım modelinde kritik rol oynuyor. Şirket teknolojiyi, doğal kaynakları daha verimli kullanmayı sağlayan stratejik bir araç olarak konumlandırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sunar Yatırım, Mısırda Sürdürülebilir Uygulamalı Tarım Alanlarını 1 Yılda Yüzde 43 Artırdı Haber

Sunar Yatırım, Mısırda Sürdürülebilir Uygulamalı Tarım Alanlarını 1 Yılda Yüzde 43 Artırdı

Özellikle süregelen ayçiçeği ve mısır üretiminde, çiftçilerle birlikte geliştirdiği model sayesinde verimliliği artırmaya ve kaynak kullanımını optimize etmeye devam ediyor. Sunat Yatırım, sürdürülebilir uygulamalı tarım alanlarında ayçiçeğinde dekar başına verimi 8 yılda yüzde 96, mısırda ise son bir yılda sürdürülebilir tarım uygulamalı üretim alanını yüzde 43 oranında artırdı. Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu konuyla ilgili açıklamasında “Sürdürülebilir tarım, şirketimizin kuruluşundan bu yana en temel önceliği. Tüm üretim felsefemizin temelinde yatan bu olgu, çalışmalarımızı döngüsel ekonomi yaklaşımı üzerine inşa etmemizi sağlıyor. Çiftçilerimizle birlikte geliştirdiğimiz kaynağı israfa değil, yeniden değere dönüştüren yaklaşımımız sayesinde hem üretimde verimliliği artırıyor hem de toprağın, tarımın, üretimin ve çiftçi ailelerimizin geleceğini güvence altına alıyoruz.” dedi. Sunar Yatırım, sürdürülebilirlik yaklaşımını tarımsal değer zincirinin tamamına yayılan bütüncül bir üretim modeli olarak benimsiyor. Ayçiçeği, mısır ve buğday üretimine odaklanan şirket, sürdürülebilir tarım uygulamalarıyla elde ettiği her ham maddeyi döngüsel ekonomi anlayışıyla değerlendirerek farklı sektörler için katma değerli ürünlere dönüştürüyor. Entegre üretim yapısı sayesinde üretim süreçlerinde ortaya çıkan yan ürünler yeniden değerlendirilerek kaynak verimliliği artırılırken, doğal kaynakların korunmasına ve gıda güvenliğine katkı sunuluyor. Bu bütüncül üretim modeliyle Sunar Yatırım, global ölçekte üstlendiği stratejik sorumluluk doğrultusunda geleceğe yönelik yatırımlarını kararlılıkla sürdürüyor. Sürdürülebilirliği stratejik bir sorumluluk olarak değerlendiren Sunar Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Mustafa Nuri Çomu, hasat dönemine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Tarım tüm faaliyetlerimizin temelinde yer alıyor. Sürdürülebilir tarım da kuruluşumuzdan bu yana tüm üretim felsefemizin temelinde yer alan en önemli değerlerimizden biri. Biz üretimi yalnızca ham madde elde etmek olarak değil, döngüsel ekonomi anlayışıyla değer üreten entegre bir ekosistem olarak görüyoruz. Bir mısır tanesi bizim için yalnızca bir ürün değil; gıda, yem, ilaç, kozmetik ve sanayi başta olmak üzere onlarca farklı sektöre değer üreten döngüsel bir ekonomi zincirinin başlangıç noktası. Tüm üretim tesislerimizde ortaya çıkan her yan ürünü yeniden değerlendiriyor, hiçbir kaynağın israf edilmediği bir sistemle ham maddelerimizi ekonomiye tekrar kazandırıyoruz. Böylece sürdürülebilir tarımla elde ettiğimiz her ürün, farklı sektörlere değer üreten yeni bir kaynağa dönüşüyor. Bu anlayışla sürdürülebilir tarım uygulamalarımızda toprak analizi, sözleşmeli üretim ve izlenebilir tedarik zinciri başta olmak üzere birçok alanda çiftçilerimizle birlikte çalışıyor; verimliliği artırırken doğal kaynakları koruyan uygulamaları yaygınlaştırıyoruz. Hasat döneminin tüm çiftçilerimiz için bereketli geçmesini diliyorum” dedi. Sürdürülebilir tarımda toprak yönetimi ve atık dönüşümü merkezi rol oynuyor Sunar Yatırım’ın, toprak analizine dayalı üretim planlamasıyla gereksiz gübre kullanımı azaltılarak üretim daha doğru girdilerle şekilleniyor. Böylece verimlilik artışı destekleniyor. Anız yönetimi uygulamalarıyla tarımsal atıklarda yaklaşık yüzde 50 oranında azalma sağlanıyor. Bu atıklar toprağa geri kazandırılarak doğal gübre etkisi oluşturuyor. Sözleşmeli üretim modeliyle çiftçiye alım garantisi sunularak üretim güvenliği artırılıyor. Sürdürülebilir tarım programı kapsamında ayçiçeği ve mısır üretiminde oluşturulan toplam üretim hacmi, binlerce tonluk bir büyüklüğe ulaşarak şirketin sürdürülebilir ham madde tedarikine önemli katkı sağlıyor. Bu kapsamda, sürdürülebilir tarım ekosistemi güçleniyor. Ar-Ge odaklı yaklaşım, tarımda geleceğin üretim modelini şekillendiriyor İklim değişikliği, su stresi ve artan küresel sağlıklı gıda talebi tarım sektöründe yeni üretim modellerini zorunlu hale getiriyor. Sunar Yatırım bu dönüşümde Ar-Ge merkezli bir yaklaşım benimsiyor. Daha az kaynakla daha yüksek verim sağlayan üretim modelleri geliştiriliyor, veri temelli tarımsal planlama yaygınlaştırılıyor. Veri temelli tarım uygulamalarının sonuçları rakamlara da yansıyor. Ayçiçeğinde dekar başına verim 10 yılı aşkın uygulanan sürdürülebilir tarım modeliyle 103 kg’dan 202 kg’a yükselirken, mısırda ise son bir yılda sürdürülebilir tarım uygulamalı üretim alanı yüzde 43 oranında arttı. Hassas tarım uygulamaları üretim süreçlerine entegre edilerek iklim dirençli üretim sistemleri güçleniyor. Böylece, sofralara sunulan gıdaların sağlıklı olduğundan emin olunuyor. Su yönetimi ve yağmur hasadı gibi uygulamalar geleceğin tarım modelinde kritik rol oynuyor. Şirket teknolojiyi, doğal kaynakları daha verimli kullanmayı sağlayan stratejik bir araç olarak konumlandırıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yerli Tohumda 17 Türde 39 Yeni Çeşit Daha Tescil Edildi Haber

Yerli Tohumda 17 Türde 39 Yeni Çeşit Daha Tescil Edildi

Bakan Yumaklı, bu yılki tohum tescillerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Yaptığı açıklmada yerli tohum çeşitleriyle tarımsal üretime güç kattıklarını vurgulayan Yumaklı, "Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü çalışmalarıyla araştırma enstitülerimizde geliştirilen 39 yeni çeşit daha tescil edildi. Geliştirdiğimiz bu çeşitler, toprağımızın bereketi ve çiftçimizin emeğiyle buluşarak milli ekonomimize büyük bir değer katacak. Ülkemize ve üreticilerimize hayırlı olsun." değerlendirmesinde bulundu. Yerli Tohum Sayısı 1087 Oldu Yumaklı, tarla bitkilerinde 17 türdeki yeni tescillerle birlikte "Milli Çeşit Listesi"ndeki yerli tohum sayısının 1087'ye ulaştığını bildirdi. Yeni tescillerin "tahıl", "endüstri bitkileri", "tıbbi ve aromatik bitkiler" ile "yemeklik tane baklagiller ve yem bitkileri" kategorilerinde olduğunu aktaran Yumaklı, şunları kaydetti: "Tescilli tohumlarımızla stratejik gıda arzı güvenliğini teminat altına alıyoruz. Üreticilerimizin maliyetlerini düşürüyor, kazançlarını artırıyoruz. Uluslararası rekabet gücüne sahip, milli tohum tedarik sistemini güçlendiriyoruz." Tescillerin Yarısı Ayçiçeği ve Buğday Tohumu Çeşitleri Tescillenen yerli tohumlar arasında ayçiçeği hattı 15 çeşitle ilk sırada bulunurken, ekmeklik buğday 5, pamuk, yer fıstığı, haşhaş, nohut 2'şer, makarnalık buğday, arpa, çeltik, soya, aspir, patates, tütün, Aydın salebi, Muğla salebi, anason ve korunga 1'er çeşitle listede yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye'de buğday krizi mi var? Haber

Türkiye'de buğday krizi mi var?

Buğdayın anavatanı olan Türkiye’de üretimin son 36 yıldır ortalama 20 milyon ton seviyesinde seyrettiğini ifade eden Ün, "2023 yılında 22 milyon ton olan buğday üretimi, 2024 yılında %5,5’lik bir düşüşle 20,8 milyon tona geriledi. En büyük üretim kaybı %74 ile Bartın’da yaşanırken, onu %43 ile Denizli, %38 ile Hakkari, %37 ile Yalova ve %35 ile Ağrı takip etti. Seçim bölgem Edirne, buğday, ayçiçeği ve çeltik üretimi ile geçinen bir il olmasına rağmen, burada da üretim %24 azaldı. Tokat, Giresun, Osmaniye, Mersin ve Van gibi illerde artışlar görülse de ülke genelinde toplam buğday üretimi 1,2 milyon ton azaldı" dedi. Üretimdeki bu gerilemenin ithalatı artıracağına dikkat çeken Ün, "Buğday üretimindeki her milyon tonluk düşüş, Türkiye’yi dışa bağımlı hale getiriyor. Çiftçimiz, yüksek girdi maliyetleri nedeniyle Rusya’daki üretim maliyetleriyle rekabet edemiyor. Ucuz ithal buğday yurda girince, yerli üreticinin ürünü değer kaybediyor. Bu nedenle çiftçimizin, üretimin desteklenmesi şart. Çiftçimizi desteklemeyen AKP iktidarları döneminde 105 milyon ton buğday ithalatı için 29 milyar dolar ödendi. Oysa buğdayın anavatanı olan Türkiye’nin bu ürünü ihraç etmesi gerekirken ithal etmesi, tarım politikalarındaki başarısızlığın en açık göstergesidir" diye konuştu. Edirne’nin son yıllarda kuraklığın etkisini ağır şekilde hissettiğini belirten Ün, "Küresel ısınma ve iklim değişikliği hem dünyada hem de ülkemizde tarımsal üretimi doğrudan etkiliyor. Ancak bu olumsuzluklardan en fazla etkilenen illerden biri Edirne. Çiftçilerimiz kuraklık nedeniyle ayçiçeği ve buğdayda istenilen verimi alamadı, çeltikte ise su sıkıntısı yaşadı. Trakya genelinde üretici ciddi sıkıntılarla karşı karşıya. Çiftçimiz, tarlasına atacağı bahar gübresini bile alamaz hale geldi. Borç yükü giderek artıyor, üretici adeta boğuluyor" dedi. Buğday üretiminin sürdürülebilir olması için desteklerin artırılması gerektiğini vurgulayan Ün, "Buğday üreticisine, prim desteği hariç dekara en az 1.000 lira doğrudan destek verilmelidir. Aksi takdirde bu yıl üretim 20 milyon tonun altına düşecektir. Buradan Tarım ve Orman Bakanı’na çağrıda bulunuyorum: Çiftçiyi desteklememek, milyonlarca insanın gıda güvenliğini riske atmak demektir. Buğday üreticisini sahipsiz bırakmanın vebali ağırdır" ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.