Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bulut Bilişim

Kapsül Haber Ajansı - Bulut Bilişim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bulut Bilişim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yapay Zekâ, Nadir Hastalıklarla Mücadeleyi Yeniden Şekillendiriyor    Haber

Yapay Zekâ, Nadir Hastalıklarla Mücadeleyi Yeniden Şekillendiriyor  

AWS, şimdiye kadar sağlık sistemlerinin nadir hastalıkları doğru bir şekilde tanımlamak ve onları aciliyetle ele almak için gereken finansman, veri ve anlayıştan yoksun olmasının asıl nedeninin teknolojik sınırlamalar olduğunu belirtti. Yapay zekâ ve bulut bilişimin, nadir görülen hastalıklarla yaşama deneyimini önemli ölçüde değiştirebileceğini ve bu hastalıklara nihayet gereken ilginin gösterilebileceğini vurguladı. Nadir hastalıkların toplu olarak insan sağlığı üzerinde en büyük etkilerden birine sahip olması, tıbbın trajik paradokslarından biri olarak öne çıkıyor. Dünya Sağlık Örgütü, 2.000 kişide 1'den az kişiyi etkileyen durumları "nadir" olarak tanımlıyor ve dünya genelinde 300 milyondan fazla insanın şu anda bu şekilde sınıflandırılan 7.000 sağlık sorunundan biriyle yaşadığı tahmin ediliyor. Bu sayı, son beş yılda kanser teşhisi konanların sayısının altı katı. AWS Türkiye Genel Müdürü Berrin Özselçuk, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Kaynaklar, daha büyük hasta popülasyonuna sahip sağlık durumlarının araştırılmasına ve bakımına ayrıldığı için, nadir görülen hastalık teşhisi konan hastalar, finansman kararlarında uygulanan maliyet-fayda analizinde genellikle dezavantajlı durumda kalıyorlar. Toplumsal farkındalık düzeyinin düşük olması ve tıbbi çalışmaların yetersizliği, hastalıkların teşhis edilmesini zorlaştırarak sorunları daha da ağırlaştırıyor ve bu da hastaların tedaviden mahrum kalmasına yol açabiliyor. Bulut ve yapay zekânın sağlık hizmetlerinin sonuçlarına yapabileceği en büyük katkılardan biri, bu tabloyu dengelemek. Yapay zekâ, genomik ve DNA dizileme alanlarını dönüştürerek araştırmacıların çalışmalarını küresel ölçekte genişletmelerine, bulgularını bulut üzerinden paylaşmalarına ve hastaların deneyimlerini daha derinlemesine anlamak için yenilikçi yaklaşımlar geliştirmelerine olanak tanıyor.” Nadir hastalıkların teşhis ve tedavisinde karşılaşılan zorluklar Nadir görülen hastalıkların en bilinen örnekleri arasında Motor Nöron Hastalığı, Kistik Fibrozis, Duchenne Musküler Distrofi ve Hemofili sayılabilir. Birçok nadir hastalıkta olduğu gibi, bu dört hastalığın da ortak bir özelliği var. Bunlar, farklı aşamalarda çok çeşitli şekillerde kendini gösteren DNA hastalıkları. Toplamda, nadir hastalıkların yaklaşık %80'inin genetik bir bileşeni var ve bu hem neden nispeten nadir olduklarını hem de neden genellikle bu kadar az anlaşıldıklarını açıklamaya yardımcı oluyor. Dış patojenlerin ve çevresel maruziyetlerin vücudu nasıl etkilediğinden ziyade kendini ifade etme şekillerinin sonuçları olduğundan, genellikle geleneksel tanı yöntemlerinin dışında kalıyorlar. Tüm nadir hastalıklar kalıtsal değil ve nadir bakteriyel veya viral enfeksiyonlar, otoimmün tepkiler veya sporadik genetik mutasyonlardan kaynaklanan hastalıklar da benzer zorlukları beraberinde getiriyor. Nüfusu değil bireyleri etkilediği için daha az görünür oluyorlar. Salgın veya pandemi şeklinde ortaya çıkmadıkları için halkta aciliyet hissi yaratmıyorlar. Nadir hastalıkların çoğu çocukluk çağındaki kişileri etkilediği için, hastalar semptomlarını kolayca tarif edemiyorlar. Bu durum, tanıyı daha da karmaşık hale getirirken, hastalara ve destek ağlarına büyük sıkıntı yaratabiliyor. Genomik yoluyla nadir hastalıklara ayrıntılı bir bakış Bu konuda daha fazla anlayış ve devam eden araştırmalar, birçok nadir hastalığın teşhisinde genetik testlerin değerini ortaya koymaya yardımcı oluyor. Genomics England, AWS ve AWS iş ortağı Illumina ile birlikte çalışarak genomik analizi teşhis sürecine dahil ediyor ve nadir hastalık şüphesi olan vakaların teyit edilme hızını dönüştürüyor. Genomics England'ın 100.000 Genom Projesi, NHS Genomik Tıp Hizmeti (NHS Genomic Medicine Service) aracılığıyla nadir görülen hastalık şüphesi olan hastalar için tüm genom dizilemesinin temellerini attı. Genomics England tarafından desteklenen NHS GMS, 100.000'den fazla genom dizilemesi gerçekleştirerek NHS'yi rutin bakımın bir parçası olarak tüm genom dizilemesi sunan dünyadaki ilk ulusal sağlık sistemi haline getirdi. Doğru teşhisin yaratabileceği fark Nadir görülen hastalıklarla mücadele eden kişiler ve aileleri için, genomik yoluyla tanıya kolay erişimin etkisi çok büyük olabilir. Bir anne olan Mel için, NHS Genomik Tıp Hizmeti, daha önce otizm ve dispraksi teşhisi konulan iki çocuğunun aslında DHDDS genindeki bir varyantın neden olduğu ultra nadir bir nörodejeneratif hastalığa sahip olduğunu ortaya çıkardı. Dünya çapında bu durumla ilgili belgelenmiş yalnızca 59 vaka olmasına rağmen, Mel bu konuda çalışan uzmanlara ulaşarak titreme semptomlarına yardımcı olabilecek belirli vitaminler hakkında öneriler alabildi. Mel, Genomics England web sitesinde yer alan bir yazıda, o dönemde “ilacı almaya başladıklarından beri titremelerin %20-30 oranında azaldığını” açıkladı. Ancak, semptomların yönetilmesine yönelik desteğin sadece bir başlangıç olduğunu da açıkça belirtiyor. Cure DHDDS yardım kuruluşunun kurucusu olarak, araştırma için fon toplamaya, bilimsel konferanslar düzenlemeye ve uluslararası bir hasta kayıt sistemi oluşturmaya odaklanıyor. “Hızlı hareket etmemiz gerektiği için birçok işi aynı anda yürütüyoruz,” diyor. “Amaç, ASO veya RNA tedavileri gibi yarının tedavilerini beklerken hastalığı yavaşlatabilecek bir ilaç bulmak.” Tedavilerin gen ifadesini hedeflemesini sağlamak Antisens oligonükleotidler (ASO) ve ribonükleik asitler (RNA), genlerin ifade edilme şeklini değiştirerek hastalık nedenli genleri düzenlemek için belirli moleküller kullanan tedavilerdir. Bulut bilişim, bilgi işlem gücüne ve üretken yapay zekâ yeteneklerine erişimi demokratikleştirerek ve yeni tedavilerin geliştirilmesini sağlamak ve ilaç keşfini hızlandırmak için yüksek güvenlikli, birleştirilmiş veri setleri sağlayarak nadir hastalıklar için bu tedavilerin geliştirilmesindeki engelleri azaltıyor. Bu teknolojiler ayrıca nadir hastalık tedavilerinin ekonomisini de dönüştürerek, daha küçük popülasyonları etkileyen durumlar için bile tedavileri uygulanabilir kılıyor. Yapay zekâ ve bulut, nadir hastalıklarla mücadele girişimlerine başka ölçeklendirme avantajları da sağlıyor. AWS, Birleşik Devletler Ulusal Tıp Kütüphanesi'nin Ulusal Biyoteknoloji Bilgi Merkezi ile iş birliği yaparak, dünyanın en büyük genom dizileme veri depolarından biri olan Dizi Okuma Arşivi'ni (Sequence Read Archive, SRA), AWS Açık Veri Sponsorluk Programı (Open Data Sponsorship Program, ODP) aracılığıyla Amazon S3'ten ücretsiz olarak erişilebilir hale getirdi. SRA, AWS ODP'de hemen hemen 40 milyon çalıştırma erişimini kapsayan yaklaşık 40 PB veri içeriyor. ODP üzerinden erişim, dünya çapındaki araştırmacıların bu deneylerden elde edilen dizileme verilerini bulup almalarını sağlayarak daha sorunsuz küresel iş birliği sağlıyor ve oyunun kurallarını değiştiren içgörülerin daha hızlı üretilmesini mümkün kılıyor. Nadir sağlık durumlarının erken sinyallerini tespit etmek Nadir hastalıkların teşhis ve tedavisinde karşılaşılan en büyük zorluklardan biri, hastaların önemli bir bölümünü oluşturan çok küçük çocukların deneyimlerini analiz etmekte yaşanan güçlüktür. Pediatrik sağlık ve nadir hastalıklar alanındaki araştırmaları desteklemek için 10 milyon dolarlık yeni bir AWS fon programından ilk faydalananlardan biri olan Amerika Birleşik Devletleri'ndeki Ulusal Çocuk Hastanesi (Children’s National Hospital), akıllı telefon kamera görüntülerini analiz ederek yenidoğanların yüz hatlarındaki ince değişiklikleri belirleyebilen ve nadir genetik bozuklukları tespit edebilen bir yapay zekâ teknolojisi geliştirdi. Çoğu durumda, bu belirtiler geç tespit ediliyor ve bu durumda önleyici bakımın etkinliği azalıyor. Ancak, yapay zekâ teknolojisiyle erken teşhis edildiğinde, çocuklar yıllarca süren yanlış teşhislerden kurtulabiliyor ve başından itibaren ihtiyaç duydukları tedavi ve desteği alabiliyor. Rady Çocuk Hastanesi ve Genomik Tıp Enstitüsü, gelişmiş bulut hizmetleri aracılığıyla çocuk sağlığı alanında yenilikleri hızlandıran kuruluşları destekleyen AWS Imagine Grant Çocuk Sağlığı İnovasyon Ödülü'nü (AWS Imagine Grant Children’s Health Innovation) alan ilk kuruluşlardan biri oldu. Hastane, tanıyı daha da hızlandırmak ve genomik testleri ihtiyaç duyan çocuklara mümkün olan en kısa sürede sunmak için Büyük Dil Modellerini (LLM) kullanıyor. San Diego Rady Çocuk Hastanesi bünyesindeki kâr amacı gütmeyen bir araştırma enstitüsü olan Rady Genomics'te Denetleyici Araştırma Bilimcisi Doktor Matthew Bainbridge, “Yapay zekâ ve bulut bilişimden yararlanmak, genetik testleri daha adil, ucuz ve yaygın olarak erişilebilir hale getirme yolunda çalışırken kritik bir adım. AWS ile çalışmak, yapay zekâ ve bulut bilişim alanındaki uzmanlıklarını kullanarak pediatrik genetik testlerin hızını ve erişilebilirliğini artırmamıza ve nihayetinde bir çocuğun teşhis serüvenini kısaltmamıza olanak tanıyor,” şeklinde konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siemens ve ENKA’dan Dijital Altyapı İş Birliği Haber

Siemens ve ENKA’dan Dijital Altyapı İş Birliği

İş birliği kapsamında Siemens, ENKA İnşaat’ın veri merkezleri ve yeni nesil dijital altyapı yatırımlarına odaklanan grup şirketi ENKA Data Solutions’ın Tuzla Veri Merkezi Projesi’nde uçtan uca dijital altyapı çözümleriyle yer alacak. Bu iş birliği ile yüksek operasyonel süreklilik, enerji verimliliği ve ölçeklenebilirlik odağında yeni nesil bir veri merkezi altyapısının oluşturulması hedefleniyor. Siemens, ENKA İnşaat’ın veri merkezleri ve yeni nesil dijital altyapı yatırımlarına odaklanan grup şirketi ENKA Data Solutions tarafından hayata geçirilen Tuzla Veri Merkezi Projesi’nin dijital altyapı çözüm ortağı oldu. Siemens, yapay zekâ, bulut bilişim ve yüksek performanslı bilgi işlem uygulamalarının artan ihtiyaçları doğrultusunda tasarlanan Tuzla Veri Merkezi Projesi’nde uçtan uca elektrik dağıtımı, otomasyon ve dijital altyapı çözümleriyle projenin yüksek süreklilik, güvenilirlik ve ölçeklenebilirlik hedeflerine katkı sağlıyor. Siemens ve ENKA İnşaat arasında gerçekleştirilen stratejik iş birliğini değerlendiren Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, “Veri merkezlerini dijital çağın fabrikaları olarak görüyorum. Veri merkezleri enerji ve verinin kesiştiği yerde yapay zekayı gerçek ekonomiye dönüştüren kritik alt yapılardır. Bu nedenle veri merkezleri, bugünün kapasite ihtiyacına değil Türkiye'nin rekabet gücüne ve dijital dayanıklılığına yapılan bir yatırımdır. Bu bağlamda, ENKA gibi inşaat sektörünün en önemli oyuncularından biriyle iş birliği yapmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Siemens olarak, ENKA Data Solutions’ın Tuzla Veri Merkezi Projesi’nde, uçtan uca elektrik, otomasyon ve dijital altyapı çözümlerimizle yüksek operasyonel süreklilik, güvenilirlik ve ölçeklenebilirlik sunan bir altyapının hayata geçirilmesine katkı sağlıyoruz. Yapay zekâ ve bulut tabanlı iş yüklerinin hızla arttığı bir dönemde, bu yaklaşım yeni nesil veri merkezi altyapılarının geliştirilmesi açısından önemli bir adımı temsil ediyor. Bu iş birliğinin enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik odaklı dijital altyapı yatırımlarını destekleyerek Türkiye’nin dijital dönüşüm hedeflerine önemli bir katkı sağlayacağına inanıyorum. Siemens olarak, uçtan uca dijital ve otomasyon çözümlerimizle Türkiye’nin stratejik dijital altyapı yatırımlarına değer katmayı sürdüreceğiz” dedi. Tuzla Veri Merkezi Projesi İçin Entegre Bir Dijital Altyapı Mimarisi Oluşturuluyor Proje kapsamında Siemens, veri merkezinin orta ve alçak gerilim elektrik dağıtım sistemlerinin yanı sıra hava izoleli 8BT2 ve gaz izoleli 8DJH orta gerilim panoları ile Sivacon alçak gerilim panolarını kapsayan altyapı çözümleri sunuyor. WinCC OA SCADA ve S7-1500 PLC ürün ailesi üzerinden enerji izleme ve yönetimi, bina otomasyonu ve soğutma sistemleri yönetimi gibi dijital altyapı çözümleriyle birlikte, veri merkezi için uçtan uca bir dijital altyapı yaklaşımı hayata geçiriliyor. Proje ile veri merkezinin orta ve alçak gerilim elektrik dağıtım sistemleri, enerji izleme ve yönetimi, bina otomasyonu ve soğutma sistemleri yönetimini kapsayan entegre bir dijital altyapı mimarisi oluşturuluyor. Sunulan bu çözümler, veri merkezinin mevcut operasyonel ihtiyaçlarını karşılarken, gelecekteki kapasite artışlarına ve büyüme senaryolarına uyum sağlayacak şekilde ölçeklenebilir bir yapı sunuyor. Bu bütüncül yaklaşım sayesinde veri merkezinin enerji altyapısında dijital izlenebilirlik sağlanırken, operasyonel risklerin azaltılması ve enerji verimliliğinin artırılması hedefleniyor. Aynı zamanda sürdürülebilirlik odaklı altyapı tasarımıyla karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sağlanması amaçlanıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

NG Kütahya Seramik, ‘Yükselen Değerler 2026’ Toplantısında İş Ortakları ile Buluştu Haber

NG Kütahya Seramik, ‘Yükselen Değerler 2026’ Toplantısında İş Ortakları ile Buluştu

Etkinlik açılışında konuşan NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, “Şubat sonu itibarıyla üretim kapasitemizi 80 milyon metrekareye ulaştırmış oluyoruz. Fabrika yatırımımızın son etabını önümüzdeki yıl tamamladığımızda bu rakamı 100 milyon metrekareye çıkararak sektördeki liderliğimizi perçinlemeyi hedefliyoruz. Kapasitemize göre üretim miktarımız bu yıl yüzde 50 artacak, ancak cirosal büyümemiz katma değerli ürünler ile yüzde 100 artacak” dedi. Fark yaratan yeni nesil tasarımları, inovatif ebatlı ürünleri ve üstün teknolojisiyle seramik sektöründe Türkiye’nin lider global markası olan NG Kütahya Seramik, ‘Yükselen Değerler 2026’ etkinliği için NG Afyon Wellness&Convention Otel’de iş ortakları ile bir araya geldi. NG Kütahya Seramik’in buyıl 37’ncisini gerçekleştirdiği ve Türkiye’nin dört bir yanından gelen iş ortakları ile 2025 yılını değerlendirerek 2026 yılı hedeflerini paylaştığı buluşmada, yatırımı tamamlanan NG Kütahya Seramik 100. Yıl ve yatırımı devam eden 30 Ağustos fabrikalarıyla birlikte Afyon NG Showroomda ziyaret edildi. Cemve Seda Öğretir’in sunuculuğunu yaptığı etkinlikte NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, NG Grubu Kurucu Başkanı Nafi Güral ile Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve NG Kütahya Seramik Fabrika Genel Müdürü Ahmet Devecioğluaçılış konuşmalarını yaparken, etkinliğe Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Balive Hazine ve Maliye Bakanlığı Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Dr. Mert Özarar konuk konuşmacı olarak katıldı. Erkan Güral: “NG Grup olarak 10 yılda 800 milyon euroluk yatırım yaptık” Açılış konuşmasında 37’nci Yükselen Değerler toplantısında iş ortakları ile bir araya gelmekten duyduğu gururu dile getiren NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral, “NG Ailesi kalıbına sığmadan yeni başarılara imza atarak büyüyor. Gelmiş olduğumuz noktada bugün itibarıyla, Şubat ayı sonunda 80 milyon metrekarelik üretim kapasitesine ulaşmış oluyoruz. Binası hazır bulunan fabrika yatırımımızın son etabını önümüzdeki yıl devreye alarak tamamladığımızda üretim kapasitemizi 100 milyon metrekareye çıkarabileceğiz. Sektördeki liderliğimizi perçinlemeyi hedefliyoruz” dedi. Son 3 yıldır yaptıkları yatırımların 313 milyon euroyu bulduğunu kaydeden Güral, “10 yılda ise turizm ve porselen grubumuzla birlikte NG Grubu olarak 800 milyon euroluk yatırım yapmışız. Demek ki işlerimizi ve çalışma planlarımızı doğru programladık. Bu yıl ise kapasitemize göre üretim miktarımız yüzde 50 artacak, ancak cirosal büyümemiz katma değerli ürünler ve büyük ebatlı ürünler üretmemizden dolayı yüzde 100 artacak. NG Kütahya Seramik olarak farkındalık yaratan katma değeri yüksek ürün gamıyla sektörden ayrışıyoruz. İlklere imza atan kurucu marka kimliği ile sektörümüze ilham veriyoruz. Önümüzdeki dönemde bizim için sadece büyümek değil, büyürken dijital dönüşüm, çeviklik, verimlilik, doğru planlama ve finansal disiplin ile geleceğe hazırlanmak önemli olacak” diye konuştu. Nafi Güral: “Üretim alanımızı bin metrekareden 2 milyon metrekareye taşıdık” İş ortaklarının NG Grubu’na verdiği değerli katkılar için teşekkürlerini sunarak konuşmasına başlayan NG Grup Kurucu Başkanı Nafi Güral ise, üretim metrekarelerindeki büyüklüğü kendi ifadeleriyle “Her gün Kütahya'dan 120 tır yola çıkıyor. Yatırımlarımız tamamlandığında her gün 150 tır yola çıkacak” şeklinde aktardı. Babasının 65 yıl önceki öğretilerinin bugün ne kadar önemli olduğunu gördüğünü ifade eden Güral, konuşmasını şöyle sürdürdü: “1000 metrekare alan üzerinde 500 metrekarelik binası olan kerestecilikle işe başladık. Bugün ise otellerimizi de dahil edersek 2 milyon metrekare arazi üzerinde 1,2 milyon metrekare kapalı alana ulaştık. Bayrağı benden devralan çocuklarım, işi benden daha iyi götürüyor. Gelecek nesillere şans verin. Biz de onu yaptık ve o cesaretle ve sorumluluklabugünlere geldik.” Devecioğlu: “Yeni ebatlar ve yüzey teknolojileriyle fark yaratmayı sürdüreceğiz” NG Kütahya Seramik’in yatırımları, yenilikçi ürünleri ve yüzey teknolojilerini anlatan bir sunum gerçekleştiren NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Fabrika Genel Müdürü Ahmet Devecioğlu, 2025 yılının ürün ve teknoloji geliştirmede önemli bir yıl olduğunu kaydetti. 30 Ağustos Fabrikası yatırımlarının hızla sürdüğünü belirten Devecioğlu, “Türkiye’de ilk kez 160x320 cm ebatlarında çok büyük ebatlı seramik karo üretimini gerçekleştirdiğimiz NG Stone vesadece 3 mm kalınlığıyla ultra ince, dayanıklı ve esnek bir dış cephe kaplama çözümü sunan NG Slim gibi inovatif koleksiyonlarımız, mimari projelerde yoğun ilgi gördü. Bunlara NG Kütahya Seramik özelinde 100x100 cm, NG Slim özelinde 120x360 cm ve NG Performa özelinde 80x80 cm ölçülerinde yeni ebatlar ekledik. Türkiye’de ilk kez uyguladığımız DDG (DeepDigitalGlaze) gibi teknolojilere ilave olarak ise SHP Mat (Dijital Rölyef Teknolojisi), BLT Mat (Büyük Ebat Rölyef Yüzeyler) ve Yüksek Efektli Lappato (HG Lappato) gibi yeni yüzey teknolojilerini geliştirdik. Bu çalışmalarla sektörde fark yaratmayı sürdüreceğiz” dedi. Dr. Mert Özarar, yapay zekanın yönetime olan etkilerini bir sunumla anlattı ‘NG Kütahya Seramik Yükselen Değerler 2026’ toplantısına konuk konuşmacı olarak katılan ve siber güvenlik, derin öğrenme, 5G teknolojileri ve bulut bilişim konularında uzmanlığı ile tanınan Hazine ve Maliye Bakanlığı Bilgi Teknolojileri Genel Müdürü Dr. Mert Özarar, yapay zeka ve teknolojinin şirketlere ve ekonomiye olan olumlu katkılarına dair bir sunum yaptı. Özarar, sunumunda yapay zekanın sektörel dönüşüme olan etkilerine değinerek müşteri kazanma, rekabeti yönetme, satışları artırma ve stok yönetiminde nasıl etkin bir mekanizma olduğunu somut örneklerle anlattı. Adnan Bali: “Üretmek ve değer yaratmak, iktisadi bağımsızlık için önemli” Geçen yılki Yükselen Değerler buluşmasına da katıldığını ve NG Showroom’da gördüğü inovatif ebatlı tasarımlardan etkilendiğini belirten Türkiye İş Bankası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Bali, üretimin ve değer yaratmanın iktisadi bağımsızlıktaki önemine değindi. Bali, “Jeopolitik gerilimler, bölgesel savaşlar, ekonomik dalgalanmalarla dolu, sıra dışı bir dönemden geçiyoruz. Dijitalleşme, yapay zeka, teknolojik dönüşüm, küresel iklim değişikliği, sürdürülebilirlik,gümrük tarifeleri ve artan etnik milliyetçilik bu döneme yön veriyor. Böyle bir ortamda ortaya çıkan finansal performansta başarı, sahada olarak ve insana dokunarak kazanılabilir” dedi. En başarılı iş ortaklarına ödüller, NG Ailesi’nin 4’üncü kuşağı ile birlikte verildi NG Kütahya Seramik Yükselen Değerler 2026 iş ortakları toplantısı, yıllarını tamamlamış olan iş ortaklarına 10. yıl, 15. yıl, 20. yıl, 25. yıl, 30. yıl ve 35. yıl anısına ödüllerin verildiği törenle devam etti. Bölge Birinciliği Ödülleri’nin ve ilk 20 ciro ödül plaketlerinin NG Kütahya Seramik Yönetim Kurulu Başkanı Erkan Güral tarafından verildiğitörende Güral, plaketleri NG Ailesi’nin 4’üncü kuşağı fertleri olan oğulları Umut ve Demir Güral ile Kütahya Porselen Yönetim Kurulu Başkanı Sema Güral Sürmeli’nin oğlu Nafi Emir ve NG Hotels Yönetim Kurulu Başkanı Hediye Güral’ın oğlu Bora Gür’üsahneye çağırarak onlarla birlikte verdi. Gecede ödül alanlar şu şekilde açıklandı: 2025 Türkiye Perakende Ciro Birincisi Türkmenler Yapı, aynı zamanda Marmara bölge 1’incisi,2025 Türkiye Proje Ciro Birincisi DMC Yapı aynı zamanda, İç Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde bölge 1’incisi, 2025 Türkiye Proje Ciro İkincisi Beyaz 33 İnşaat, aynı zamanda, Doğu Akdeniz Bölgesi’nin 1’incisi, 2025 Türkiye Proje Ciro Üçüncüsü Opal Yapı, aynı zamandaBatı Akdeniz Bölgesi’nin 1’incisi,2025 Türkiye Proje Ciro Üçüncüsü Yılmazlar Banyo oldu. Gala gecesinde sanatçı Ferhat Göçer sahne aldı Yükselen Değerler 2026 toplantısı, ünlü sanatçı Ferhat Göçer’in sahne aldığı gala gecesi ile sona ererken, Türkiye’nin çeşitli illerinden gelen NG Kütahya Seramik iş ortakları aileleriyle birlikte etkinlik boyunca dinlenme ve hoşça vakit geçirme imkânı da buldu.

Siemens Türkiye’den Dijital Dönüşüm Atağı Haber

Siemens Türkiye’den Dijital Dönüşüm Atağı

Sürdürülebilirlik ve dijital dönüşümü odağına alan Siemens Türkiye, mühendislik ve teknoloji gücüyle enerjinin daha verimli kullanılmasına yönelik çözümler geliştiriyor. Sanayi, altyapı ve binalarda dijitalleşme odaklı yaklaşımıyla düşük karbonlu dönüşüme katkı sunan Siemens Türkiye, 5–11 Ocak Enerji Verimliliği Haftası kapsamında enerji verimliliğinin iklim kriziyle mücadelede ve sürdürülebilir kalkınmadaki kritik rolüne dikkat çekiyor. Hüseyin Gelis: “Dijital dönüşüm, sürdürülebilirlik için güçlü bir itici güç” Enerji verimliliği ve dijital dönüşümün sürdürülebilirlik açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Siemens Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Hüseyin Gelis, “Dünya, iklim değişikliğinin yarattığı acil sorunlarla karşı karşıya. Bu dönemde dijital dönüşüm, yalnızca teknolojik bir adım değil, sürdürülebilirlik ve büyüme için önemli bir itici güç olarak öne çıkıyor. Ancak bugün sürdürülebilirlik alanındaki en büyük risk, teknoloji eksikliği değil; kısa vadeli düşünme ve karar alma alışkanlıkları. Hükümetlerin, endüstri ve kurumların karbon salımını azaltmaya, kaynakları daha verimli kullanmaya ve belirsizlikler karşısında daha dayanıklı yapılar oluşturmaya odaklanması büyük önem taşıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığımızın bu hafta yaptığı ve ‘2030 vizyonu doğrultusunda Türkiye’nin enerjisini verimlilikle büyütme’ hedeflerini vurgulayan açıklama da ülkemizin bu konuya verdiği önemin en güçlü göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Bu hedef doğrultusunda dijitalleşmenin, gerekli altyapının tasarımından işletilmesine kadar tüm süreçleri kapsayarak dönüşümü hızlandıran güçlü bir araç sunduğuna inanıyoruz.” ifadelerini kullandı. Dijitalleşmenin sürdürülebilirlik açısından sunduğu fırsatlara dikkat çeken Hüseyin Gelis, bu dönüşümün aynı zamanda önemli zorluklar barındırdığını vurgulayarak şunları söyledi: “Sürdürülebilirlik için dijitalleşme önemli bir adım olsa da aşılması gereken ciddi zorluklar bulunuyor. Bugün birçok altyapı sistemi uzun yıllardır kullanılıyor ve dijital teknolojilerle kolayca entegre edilemiyor. Bununla birlikte, verinin birçok noktada mevcut olmasına rağmen bu verinin bütünleşmiş, tutarlı ve güvenilir bir yapıda karar alma süreçlerine yansıtılamaması da önemli bir darboğaz oluşturuyor. Dijital yetkinlik ile sürdürülebilirlik bilgisini bir araya getirebilecek insan kaynağının sınırlı olması da bu süreci yavaşlatan önemli faktörlerden biri. Yatırım boşlukları ve kısa vadeli finansal bakış açıları, uzun vadeli sürdürülebilirlik faydalarının önüne geçebiliyor. Bütünleşmiş veri sistemlerinin eksikliği ise veri silolarına yol açarak dijital dönüşümün tüm potansiyelinden yararlanılmasını zorlaştırıyor. Tüm bu süreçlerin, veri gizliliği, siber güvenlik ve etik yapay zekâ gibi başlıkları kapsayan güçlü bir yönetişim anlayışıyla desteklenmesi büyük önem taşıyor.” Hüseyin Gelis: “Ne en güçlü olan tür hayatta kalır, ne de en zeki olan... Değişime en çok uyum sağlayabilendir, hayatta kalan” sözü bugünkü dijitalleşme ve sürdürülebilirlik yolculuğunun özünü anlatıyor Tüm bu zorluklara rağmen, dijitalleşmenin sürdürülebilir verimlilik için güçlü bir kaldıraç sunduğunu belirten Gelis, “Yapay zekâ, IoT, bulut bilişim ve dijital ikizler gibi teknolojiler yalnızca operasyonel ve maliyet verimliliğini artırmakla kalmıyor, aynı zamanda çevresel koşullara gerçek zamanlı uyum sağlayabilen akıllı altyapıların temelini oluşturuyor. Bu dönüşüm, teknik bir güncellemenin ötesinde sürdürülebilirliği tasarımdan işletmeye, oradan da sürekli optimizasyona uzanan bir yaşam döngüsü olarak ele alan bütüncül bir yaklaşımı ifade ediyor. Kentlerin ve endüstriyel sistemlerin bu bakış açısıyla yeniden ele alınması gerekiyor. Bu nedenle kamu, özel sektör, akademi ve teknoloji sağlayıcılarının ortak bir vizyonla hareket etmesi, sürdürülebilir bir gelecek için kritik önem taşıyor. Dijital dönüşümün kalıcı etki yaratabilmesi için yalnızca teknolojiye yatırım yapmak yeterli değil. Ölçülebilirlik, sahiplenme ve hesap verebilirlik olmadan sürdürülebilir sonuçlardan söz etmek pek mümkün görünmüyor. Güçlü bir yönetişim anlayışı dijital dönüşümün ayrılmaz bir parçası” dedi. Siemens Türkiye’den enerji verimliliğinde somut kazanımlar Siemens Türkiye, geçtiğimiz yıl hem kendi operasyonlarında hem de müşterilerinde önemli kazanımlar elde etti. Şirket, 2025 yılında, müşterilerinin operasyonlarında 148 bin tCO2-eşd emisyon azaltımına katkı sundu. Aynı dönemde hayata geçirilen enerji verimliliği projeleri sayesinde müşteriler için 448 adet enerji tasarruf önlemi ile 21,72 milyon avroluk tasarruf potansiyeli ortaya çıkarıldı. Siemens Türkiye, proje bazlı çalışmalarının yanı sıra 2009 yılından bu yana sürdürdüğü Sertifikalı Enerji Yöneticisi eğitimleriyle, enerji verimliliği alanında nitelikli insan kaynağının gelişimine katkı sağlamayı sürdürüyor. Siemens Türkiye farklı sektörlerde enerji verimliliğini destekliyor Siemens Türkiye, enerji tüketiminin yüksek olduğu sektörlerde hayata geçirdiği iş birlikleriyle enerji verimliliği ve dijital dönüşüme katkı sunuyor. Bu kapsamda Siemens Türkiye, Yıldız Holding bünyesinde faaliyet gösteren sakız ve şekerleme şirketi Continental Confectionery Company (CCC) ile yürüttüğü projede, üretim süreçlerinde enerji verimliliği ve dijitalleşmeyi birlikte ele alıyor. Çorlu’daki üretim tesisinde soğutma sistemlerinin dönüşümünü kapsayan ve Enerji Performans Sözleşmesi (EPS) modeliyle hayata geçirilen projede, dijital ikiz teknolojileriyle sistemler izlenip yönetilirken, enerji tasarrufu ve operasyonel verimliliğin artırılması hedefleniyor. Petrokimya sektöründe ise Siemens Türkiye, SOCAR Türkiye ile gerçekleştirdiği iş birliğiyle, Petkim’in Aliağa’daki tesislerinde enerji altyapısının modernizasyonuna katkı sağlıyor. Elektrik altyapısının yenilendiği ve dijital izleme–kontrol sistemleriyle desteklenen çalışmalarla, enerji kayıplarının azaltılması, güvenliğin artırılması ve üretim süreçlerinin daha verimli hale getirilmesi hedefleniyor. Uzun yıllara yayılan bu iş birliği, ağır sanayide dijital dönüşüm ve sürdürülebilirlik açısından örnek uygulamalar arasında yer alıyor. Siemens Türkiye’nin Kardemir’de gerçekleştirdiği elektrifikasyon ve otomasyon modernizasyonları ve dijital enerji yönetimi çözümleri, üretim süreçlerinde hem verimliliğin artmasına hem de kesintisiz ve güvenli enerji hedeflerinin desteklenmesine katkı sağladı. Bu çalışmalar, demir-çelik sektöründe dijitalleşmenin etkisini güçlü bir şekilde hissettirdi. Siemens, entegre ağaç sektöründe Starwood Orman Ürünleri ile yürüttüğü enerji verimliliği projesiyle üretim süreçlerinde verimlilik ve dijitalleşmeyi birlikte ele alırken, makine imalatı alanında Mert Makina ile gerçekleştirdiği iş birliğiyle otomasyon ve dijital çözümler aracılığıyla üretim performansının artırılmasına katkı sağlıyor. Dijital izleme ve kontrol sistemleriyle desteklenen bu çalışmalar, sürdürülebilir ve verimli üretim süreçlerinin yaygınlaşmasına katkı sağlıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Emre Pekar vMind’ın Danışma Kurulu Başkanı Oldu Haber

Emre Pekar vMind’ın Danışma Kurulu Başkanı Oldu

Türkiye teknoloji ekosisteminde kritik roller üstlenen, kurduğu girişimleri küresel ölçekte başarıya ulaştıran Emre Pekar, bulut bilişim sektörünün öncü kurumlarından vMind’ın Danışma Kurulu Başkanı olarak yeni bir sorumluluk üstlendi. Kurucusu olduğu ASNSKY ile teknoloji danışmanlığına yeni bir soluk getiren Pekar, bölgesel saha tecrübesiyle vMind’ın gelecek vizyonuna ve stratejik büyüme hedeflerine rehberlik edecek. 2026 Vizyonu: Egemen Bulut ve AI-Native Dönüşüm vMind periyodik yayınına konuk olan Emre Pekar, yeni odak noktalarını ve 2026 yılı teknoloji projeksiyonunu şu sözlerle özetledi: Dijital Egemenlik ve Güven: "Egemen bulut konusu artık teknik bir tercihin ötesinde, ülkelerin dijital bağımsızlık stratejisinin bir parçasıdır. 2026’da özellikle finans ve kamu gibi kritik sektörlerin ihtiyaç duyduğu 'regülasyon-native' bulut servislerini ve ve rinin güvenle işlenmesini sağlayan 'sovereign edge' mimarilerini önceliklendiriyoruz." Yapay Zekada Sürdürülebilir Verimlilik: "Yapay zeka yatırımlarının iş değerine dönüşmesi için sadece donanım yeterli değil. vMind bünyesinde, performansı ve maliyeti FinOps yaklaşımlarıyla optimize eden, müşterinin AI yolculuğunu uçtan uca yöneten bütünleşik bir AI-native bulut modeli kurguluyoruz. Hedefimiz sadece teknoloji sağlamak değil, dönüşümü yöneten bir oyuncu olmak." Sektöre Değer Katan Bir İş Birliği ASNSKY’ın saha tecrübesi ile vMind’ın bulut kabiliyetlerini aynı vizyonda buluşturan bu atama, Türkiye teknoloji pazarında bölgesel güç olma ve yeni yatırım modelleri geliştirme adına kritik bir adım olarak nitelendiriliyor. Emre Pekar’ın etkin liderlik anlayışı ve stratejik başarı kazanımları, vMind’ın 2026 ve sonrası hedeflerinde kilit rol oynayacak. ASNSKY Hakkında: ASNSKY, siber güvenlik (SIEM), sistem izleme ve yönetilen hizmetler alanında uzmanlaşmış, kurum lara stratejik BT danışmanlığı sunan bir teknoloji girişimidir. vMind Hakkında: vMind, yenilikçi bulut çözümleri, veri merkezi hizmetleri ve stratejik BT danışmanlığı ile bölgenin en prestijli bulut servis sağlayıcılarından biri olarak faaliyet göstermektedir. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone, Gaziantep’teki Yeni Teknoloji Merkezi İle Anadolu Sanayisini Geleceğe Hazırlayacak Haber

Vodafone, Gaziantep’teki Yeni Teknoloji Merkezi İle Anadolu Sanayisini Geleceğe Hazırlayacak

Şirket, iki yıl boyunca üstleneceği ana sponsorluk kapsamında kurduğu Vodafone Business Tech Hub Teknoloji Merkezi ile işletmelere akıllı fabrika, enerji güvenliği ve siber güvenlik gibi yenilikçi teknoloji çözümlerini gerçek bir üretim ortamında deneyimleme fırsatı sunacak. İşletmelerin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren “Vodafone Business Tech Hub Teknoloji Merkezi”, Gaziantep Organize Sanayi Bölgesi’nde açıldı. Türkiye’nin sanayide dönüşüm kapasitesini artırmayı hedefleyen ve Gaziantep Sanayi Odası (GSO) ile Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliğiyle kurulan Uygulamalı KOBİ Yetkinlik Merkezi (Model Fabrika) içinde açılan merkez, işletmelerin gerçek üretim ortamında dijital dönüşüm teknolojilerini deneyimlediği bir alan olarak faaliyet gösterecek. Vodafone Business Tech Hub Teknoloji Merkezi’nin açılışına Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, Gaziantep Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi ve Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu’nun yanı sıra kamu kuruluşları, sivil toplum ve akademi temsilcileri ile çok sayıda iş insanı katıldı. Açılış töreninde konuşma yapan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin Gaziantep’in güçlü sanayisine vurgu yaptı. Şahin sözlerine şöyle devam etti: “Dijital dönüşüm artık sadece bir tercih değil, şehirlerin geleceğini belirleyen en stratejik alanlardan biri. Gaziantep olarak akıllı şehir teknolojilerini sanayimizle, üretim kapasitemizle ve genç insan kaynağımızla entegre eden güçlü bir model oluşturduk. Vodafone Business Tech Hub, bu vizyonun önemli bir ayağını tamamlıyor. Burada geliştirilecek çözümler hem işletmelerimizin verimliliğini artıracak hem de gençlerimize teknoloji tabanlı istihdam ve girişim fırsatları sunacak. Gaziantep’in üretimdeki gücünü dijitalleşmeyle daha ileriye taşıyacak bu iş birliğini şehir adına çok kıymetli buluyoruz.” “5 kıtadaki 5G deneyimimizi Türkiye’ye taşıyoruz” Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, Gaziantep Model Fabrika’nın Anadolu sanayisi için önemli bir adım olduğunu belirterek şunları söyledi: “Artık 5G geleceğin değil bugünün teknolojisi. 5G’yi 1 Nisan 2026 itibarıyla tüm Türkiye’de hayata geçireceğiz. 5 kıtadaki 5G deneyimimizi ülkemize taşıyarak Türkiye’nin 81 ilinde, 922 ilçesinde en kapsamlı 5G hizmetini sunacağız. Model Fabrika içinde yer alan Vodafone Business Tech Hub, işletmelerimizin 5G’yi ve dijitalleşmenin tüm olanaklarını yerinde deneyimleyeceği, üretim verimliliğini ve rekabet gücünü artıracağı stratejik bir merkez olacak. Vodafone Business olarak Türkiye’deki her işletmenin yanında olmaya ve onları geleceğin teknolojileriyle buluşturmaya devam edeceğiz.” Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu da 5G’nin özellikle işletmelerin dijitalleşme yolculuklarını hızlandıracağını söyledi. “Bugün attığımız adım, sadece bir teknoloji merkezi açılışı değil; Gaziantep’in üretim gücünü ileri teknolojiyle buluşturarak yeni bir döneme taşıyan bir başlangıç. Bugün zeka çağında, işletmelerin dünyada rekabetçi olabilmeleri ve varlıklarını geleceğe taşıyabilmeleri için dijitalleşme artık bir zorunluluk. Yapay zekâ, bulut bilişim, 5G ve siber güvenlik gibi teknolojiler en büyük dönüştürücü etkiye sahip teknolojiler olarak öne çıkıyor. Biz de bu sebeple Vodafone Business Tech Hub ile bu teknolojileri işletmelerin deneyimine sunuyoruz. Özellikle 5G, tüm işletmelere daha düşük maliyet, daha yüksek verimlilik ve küresel rekabette güçlü bir konumlanma fırsatı sunuyor. Vodafone Business olarak bugün 1,7 milyon küçük işletmenin, 70 bin KOBİ’nin ve 5 bin büyük işletmenin teknoloji iş ortağıyız. Türkiye’deki veri merkezlerimiz ve küresel altyapımızla işletmelere uçtan uca teknoloji çözümleri sağlıyoruz. Gaziantep Model Fabrika’da hayata geçirdiğimiz Vodafone Business Tech Hub, bu vizyonun bu bölgedeki en güçlü adımı. Bu merkezde işletmeler; akıllı fabrika uygulamalarını, görüntü işleme, enerji verimliliği, bulut ve siber güvenlik çözümlerini gerçek üretim ortamında deneyimleyebilecek. Başta Gaziantep olmak üzere bölgedeki tüm işletmeleri Vodafone Business Tech Hub merkezimizi ziyaret etmeye ve tüm bu teknolojileri deneyimlemeye davet ediyorum.”dedi. Gaziantep Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi ise konuşmasında şu mesajları verdi: “Bugün şehrimiz sanayisinin ileri teknolojiye geçişine katkıda bulunacak çok önemli bir merkezin açılışını, Gaziantep Sanayi Odası ve Vodafone iş birliğinde gerçekleştirmenin gururunu yaşıyoruz. Gaziantep Sanayi Odası Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi’nde kurulan “Vodafone Business Tech Hub”, firmalarımızın en büyük ihtiyacı olan ve hedeflerimiz arasında yer alan dijitalleşme konusunda; Vodafone’nin kurumsal ağı, teknoloji altyapısı ve sunduğu hizmetler ile bu süreci güçlendirecek, somut sonuçlar alınmasını ve farkındalık oluşmasını sağlayacak. Şirketlerimiz doğrudan hizmet aldıkları için işletmelerine özel iş modelleri ile dijital çözümlere çok daha kolay ulaşma imkanına sahip olacaklar. Gaziantep Sanayi Odası olarak bizler de Model Fabrikamızın tüm imkanlarını seferber ederek entegre bir anlayışla firmalarımızın dönüşüm süreçlerine destek olmaya devam edeceğiz. Sanayi kültürü, üretim çeşitliliği ve işlem hacmiyle örnek olan şehrimiz sanayisinin teknoloji ve katma değerli üretime geçişinde önemli bir işlevi yerine getirecek olan bu merkezin kurulmasında Vodafone Ailesine ve emeği olan herkese teşekkür ediyor, sanayimize, şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını temenni ediyorum.” Vodafone Business Tech Hub’da her işletmeye özel çözümler var Vodafone Türkiye, proje kapsamında Model Fabrika’ya iki yıl boyunca sponsor olarak Gaziantep’te “Vodafone Business Tech Hub” kurdu. Bu alan; işletmelerin, siber güvenlik, görüntü işleme, akıllı fabrika altyapıları ve enerji verimliliği gibi yenilikçi çözümleri fiziksel olarak deneyimlemesine olanak sağlayacak yeni bir teknoloji merkezi olarak konumlandı. Vodafone Business Tech Hub’da Akıllı Fabrika, Görüntü İşleme, İş Sağlığı ve Güvenliği, Red Enerji, Operasyonel Verimlilik ve Siber Güvenlik başlıklarında hazırlanan uygulama örnekleri, ziyaretçilerin dönüşüm süreçlerini yerinde gözlemleyebileceği gerçek kullanım senaryolarıyla sunuluyor. Ayrıca merkezde iş toplantıları, eğitimler, seminerler ve sanayiye yönelik büyük ölçekli etkinlikler düzenlenecek. Gaziantep Model Fabrika, sanayi işletmelerine dönüşümün üç evresi olan yalın üretim, dijitalleşme ve ileri analitiği üretim hattında birebir deneyimleyerek öğrenme fırsatı sunuyor. Bu yapı, özellikle KOBİ’lerin verimlilik artışı, rekabet gücü kazanımı ve sürdürülebilir üretim için ihtiyaç duyduğu teknoloji adaptasyonunu hızlandırmayı amaçlıyor. Gaziantep ve bölgedeki tüm işletmelerin, iş problemlerini getirerek, merkezde bulunan yerleşik Vodafone teknoloji uzmanları ile ihtiyaçlarına özel çözümler bulmaları hedefleniyor.

Redington Türkiye, 10. Yılında Teknoloji Dünyasının Liderlerini Bir Araya Getirdi Haber

Redington Türkiye, 10. Yılında Teknoloji Dünyasının Liderlerini Bir Araya Getirdi

Feriye Sarayı'nda gerçekleşen "Unlock Infinite Tech – Empower the Next Vision" temalı toplantı, teknoloji dünyasının önde gelen markalarını ve yöneticilerini aynı sahnede buluşturdu. Etkinliğin moderatörlüğünü Redington Türkiye & Orta Asya ve Kafkaslar Genel Müdürü Bora İncir üstlenirken; AWS, Hitachi Vantara, Mastercard ve Red Hat yöneticileri dijital dönüşüm, yapay zekâ, veri stratejileri, bulut ve güvenlik teknolojilerini n geleceğine dair görüşlerini paylaştı. "Yapay zekâ artık daha bilinçli ve organize bir döneme giriyor" Açılış konuşmasında Bora İncir, yapay zekânın yalnızca bugünün değil, geleceğin de en önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam edeceğini vurguladı: "Aslında yapay zekâ, bugün olduğu gibi gelecekte de konuşulmaya devam edecek — tek farkla, artık daha bilinçli ve daha organize şekilde." "Yapay zekâ yatırımlarının başarılı olması için sadece teknolojiyi büyütmek değil, onu sadeleştirmek, bütünleştirmek ve sürdürülebilir hale getirmek gerekiyor. Redington olarak biz de bu dönüşümün rehberlerinden biri olmayı hedefliyoruz." "Teknolojiye uyum sağlamak değil, teknolojiyle birlikte dönüşmek gerekiyor" Bora İncir, konuşmasında Redington Türkiye'nin 10 yıllık yolculuğuna ve bölgesel büyüme vizyonuna da değindi: " 2025, teknolojinin yalnızca hızla geliştiği değil, aynı zamanda her alanda dönüşümü zorunlu kıldığı bir yıl. Yapay zekâdan siber güvenliğe, bulut çözümlerinden veri yönetimine kadar her şey yeniden tanımlanıyor. Biz Redington olarak, teknolojiyi yalnızca dağıtan bir yapı değil; iş ortaklarımız ve üretici markalarımız için gelişimin önünü açarak değer yaratan bir büyüme ortağı olarak konumlanıyoruz." Teknoloji liderlerinden geleceğe yön veren yorumlar Panelde; bulut bilişim, açık kaynak çözümleri, siber güvenlik ve veri stratejileri gibi dijital dönüşümün temel başlıkları ele alındı. AWS Türkiye Genel Müdürü Berrin Özselçuk, bulut teknolojilerindeki hızlı büyümeye dikkat çekerek, bulutun artık yalnızca bir teknoloji değil, kurumların iş yapış biçimlerini dönüştüren stratejik bir güç haline geldiğini belirtti. Özselçuk, bulut çözümler inin kurumlara hız, esneklik ve ölçeklenebilirlik kazandırarak dijital dönüşümün merkezine yerleştiğini vurguladı. Red Hat Türkiye & CIS Genel Müdürü Haluk Tekin, açık kaynak teknolojilerinin üretken yapay zekâ ile birlikte kurumların dijital altyapılarını kökten dönüştürdüğünü vurguladı. Tekin, açık kaynak ekosisteminin sunduğu esnekliğin ve topluluk odaklı inovasyonun, kurumların daha hızlı, güvenli ve ölçeklenebilir çözümler geliştirmesine olanak tanıdığını belirtti. Mastercard Türkiye & Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı, 2025 teknoloji dünyasında ilerleme ve risk arasındaki ince çizgide hareket ettiklerini; yapay zekâ ve dijital dönüşüm, kurumlar için hem büyük fırsatlar hem de yeni kırılganlıklar getirildiğine dikkat çekti. Siber güvenliğin artık yalnızca bir savunma hattı değil, kurumlara rekabet avantajı sağla yan stratejik bir büyüme unsuru haline geldiğini vurguladı. Bu alanı desteklemek için, AI tabanlı tehdit analizi ve dijital kimlik çözümleriyle kurumlara proaktif ve entegre bir güvenlik mimarisi sunduklarını da belirtti. Risk tabanlı kimlik doğrulama, işlem izleme ve verilerin tokenizasyonu ile dijital etkileşimler için üst seviye güvenlik sağladıklarına da değinenen Faydacı, veri gizliliği ve regülasyon uyumunu destekleyen yatırımlarımlarıyla, müşterilerilerinin dijital varlıklarını korurken iş sürekliliğini de garanti altına aldıklarına vurgu yaptı. Ayrıca, Redington ile yürüttükleri iş birliği ile, küresel bilgi birikimlerini Türkiye pazarına taşıyarak dijital dönüşümün somut adımlarına katkı sağladıklarının da altını çizdi. Hitachi Vantara Türkiye Ülke Müdürü Aslı Arısal, "veri özgürlüğü" kavramına dikkat çekerek kurumların artık veriyi yalnızca depolamakla kalmayıp anlamlandırmak ve güvenle yönetmek zorunda olduklarını vurguladı. Arısal, günümüzde verinin stratejik bir varlık haline geldiğini belirterek, kurumların rekabet avantajı elde edebilmesi için veriye erişim, analiz ve koruma süreçlerini bütüncül bir yaklaşımla ele almaları gerektiğini ifade etti. "Geleceğin teknoloji ekosistemini inşa etmeye devam edeceğiz" Panelin kapanışında Bora İncir, Redington Türkiye'nin gelecek hedeflerini şu sözlerle paylaştı: "Türkiye'nin yanı sıra Kazakistan, Azerbaycan ve Özbekistan başta olmak üzere Orta Asya ve Kafkaslar bölgesinde operasyonlarımızı genişletiyoruz. Redington Akademi çatısı altında düzenlediğimiz teknik eğitimlerle, iş ortaklarımızın yetkinliklerini artırmayı önemsiyoruz. Çünkü biz, teknolojiyi birlikte büyüyerek geliştiren bir topluluk olarak görüyoruz." "Önümüzdeki dönem, teknolojinin sadece araç değil, ayn zamanda bir değer üretim biçimine dönüştüğü bir dönem olacak. Yapay zekâ, veri güvenliği, bulut altyapısı ve otomasyon artık birbirinden bağımsız değil, bütünleşik bir ekosistemin parçaları haline geliyor. Cloud-born, siber güvenlik ve oyun yazılımı alanına odaklanan şirketler bugün teknoloji gündeminin merkezinde. Biz, bu alanlarda faaliyet gösteren şirketlerin temelini oluşturan ISV'lerin (bağımsız yazılım üreticilerinin) kanal stratejilerini oluşturuyor ve global pazarlara açılmalarına destek veriyoruz. Redington Türkiye olarak hedefimiz; bu dönüşümün yalnızca parçası olmak değil, yön verenlerinden biri haline gelmek." Redington Türkiye Hakkında 1993 yılında kurulan Redington Grup, bugün 37'den fazla ülkede faaliyet gösteren ve 450'nin üzerinde global markanın dağıtımını üstlenen lider bir teknoloji sağlayıcısıdır. Grup, yıllık 11,8 milyar doların üzerinde gelir hacmiyle; siber güvenlik, yapay zekâ, büyük veri, nesnelerin interneti, analitik ve 5G gibi alanlarda uçtan uca dijital çözümler sunmaktadır. Türkiye operasyonlarını 1995 yılında LinkPlus adıyla başlatan şirket, 2015'te Redington Grup bünyesine katılmış, 2021 itibarıyla Redington Türkiye adını almıştır. Bugün Redington Türkiye; global tecrübesi, güçlü iş ortakları ağı ve temsil ettiği 40'tan fazla markayla, bölgesel dijital dönüşümün öncülerinden biri konumundadır.

Bulutistan’ın Öncülüğü Ve Prodea’nın Sap Deneyimi Bir Araya Geliyor Haber

Bulutistan’ın Öncülüğü Ve Prodea’nın Sap Deneyimi Bir Araya Geliyor

Unicorn olma yolunda hızla ilerleyen, bulut bilişim alanının öncü şirketlerinden Bulutistan, kurulduğundan beri müşterilerine bilişim teknolojileri alanında danışmanlık hizmeti veren, SAP’nin hem satış hem de servis kanalında en üst seviye iş ortağı ve tüm ürünlerinin satışı, servisi ve bakımı konusunda tam yetki sahibi Prodea Bilgi Teknolojileri ile iş birliği yaptı. SAP ekosistemi ile bulut teknolojilerini entegre ederek şirketlere ölçeklenebilir, güvenli ve sürdürülebilir çözümler sunmaya amaçlayan iş birliği, barındırma başta olmak üzere SAP projelerindeki en temel ve önemli işi ve stresi, müşteriler yerine profesyonellerin yapmasına olanak sağlıyor. Sektör için değer önerisi İş birliğini ayrıcalıklı kılan en önemli özellik ise, Prodea Bilgi Teknolojileri'nin SAP çözümlerindeki uzmanlığını Bulutistan’ın bulut altyapı kabiliyetiyle birleştirerek sektörde eşine az rastlanan bir değer önerisi sunması oluşturuyor. Müşteriler, Bulutistan'ın hizmet kalitesini ön planda tutan yaklaşımı sayesinde, hem uygulama katmanında hem de altyapı seviyesinde en güncel, güvenli ve verimli çözümleri tek elden sorunsuz bir şekilde alabilecek. "Dijital dönüşüm hız kazanacak" Bulutistan Ticari Pazarlama ve İş Ortakları Geliştirme Direktörü Erden Altun konuya ilişkin yaptığı açıklamada, "Prodea Bilgi Teknolojileri ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, SAP ekosistemindeki uzmanlık ile Bulutistan’ın güçlü bulut altyapısını bir araya getirerek şirketlerin dijital dönüşüm yolculuklarına hız katacak. Müşterilerimiz hem altyapı hem de uygulama katmanında güvenli, ölçeklenebilir ve sürdürülebilir çözümleri tek elden alabilme ayrıcalığını yaşayacak" ifadesini kullandı. "Bu iş birliği yarının dinamiklerine uyum sağlayacak" Prodea Bilgi Teknolojileri Genel Müdür Yardımcısı Ertuğrul Konakçı da "Müşterilerimiz için yüksek güvenlik standartlarına sahip, ölçeklenebilir ve esnek bir altyapı üzerinde SAP çözümlerini çalıştırabilme imkânı sağladık. Bulutistan ile yürüttüğümüz bu iş birliği, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, yarının dinamiklerine de uyum sağlayan çözümler üretmemizi sağlıyor. Bu yolculukta Bulutistan ile birlikte olmaktan mutluluk duyuyoruz" diye konuştu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.