Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bulut Teknolojileri

Kapsül Haber Ajansı - Bulut Teknolojileri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bulut Teknolojileri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Vodafone Business, KOBİ’lerin Dijital Dönüşümüne Rehberlik Etmeye Devam Edecek Haber

Vodafone Business, KOBİ’lerin Dijital Dönüşümüne Rehberlik Etmeye Devam Edecek

Türkiye ekonomisinin bel kemiğini oluşturan küçük ve orta büyüklükteki işletmeler (KOBİ), değişen pazar koşullarına uyum sağlamak ve rekabet avantajı elde etmek için dijital dönüşüme her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyuyor. 27 Haziran Dünya KOBİ Günü kutlanırken Vodafone Business, sunduğu teknoloji çözümleri ve hayata geçirdiği projelerle işletmelerin dijitalleşme süreçlerine uçtan uca destek vermeyi sürdürüyor. Bağlantı altyapısından bulut teknolojilerine, mobil iletişim çözümlerinden dijital yetkinlik eğitimlerine kadar geniş bir yelpazede hizmet sunan Vodafone Business, bugün 2.1 milyon kurumsal müşteriye hizmet vererek Türkiye’nin üreten gücünün dijital dönüşüm yolculuğunda stratejik iş ortaklarından biri olmayı sürdürüyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, Dünya KOBİ Günü kapsamında yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “KOBİ’ler, Türkiye ekonomisinin üretim gücünü, girişimcilik ruhunu ve sürdürülebilir büyümesini temsil ediyor. Vodafone Business olarak amacımız, işletmelerin yalnızca bugünkü ihtiyaçlarına değil, gelecekteki dönüşüm yolculuklarına da eşlik etmek. Bugün hizmet verdiğimiz 2 milyon küçük ve mikro işletme ile 70 bin orta ve büyük ölçekte KOBİ ile birlikte bulut teknolojilerinden güçlü bağlantı çözümlerine, mobiliteden dijital yetkinlik geliştirme programlarına kadar geniş bir alanda işletmelerin rekabet gücünü artıracak çözümler sunuyoruz. KOBİ’leri sadece müşterilerimiz olarak değil, birlikte büyüdüğümüz iş ortaklarımız olarak görüyor; teknolojiye erişimlerini kolaylaştırarak daha verimli, daha çevik ve daha dayanıklı bir iş yapısına kavuşmalarına destek oluyoruz.” KOBİ’lerin dijital dönüşümüne rehberlik ediyor Vodafone Business’in, KOBİ’lerin dijital yetkinliklerini geliştirmek amacıyla hayata geçirdiği Gaziantep TechHub, girişimcileri, teknoloji şirketlerini ve KOBİ’leri aynı çatı altında buluşturarak inovasyon kültürünü destekliyor. Gaziantep Model Fabrika bünyesinde faaliyet gösteren bu inovasyon merkezi, işletmelerin akıllı fabrika uygulamalarından yapay zekâ, bulut teknolojileri, siber güvenlik ve enerji verimliliğine kadar pek çok yenilikçi çözümü gerçek üretim ortamında deneyimlemesine olanak sağlayarak dijital dönüşüm kültürünün yaygınlaşmasına katkı sunuyor. Ayrıca Vodafone Business'ın LIFT Partner Programı ile oluşturduğu iş ortaklığı ekosistemi sayesinde işletmelerin dijital dönüşüm ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi çözümlerin yaygınlaşması destekleniyor. Teknoloji şirketleri ve çözüm ortaklarını aynı platformda buluşturan program, iş ortaklarının satış, pazarlama ve teknik yetkinliklerini güçlendirirken; KOBİ'lerin de güvenilir ve ihtiyaçlarına uygun dijital çözümlere daha kolay erişmesine katkı sağlıyor. Bağlantı ve iş sürekliliğinde uçtan uca destek Vodafone Business, organize sanayi bölgeleri, serbest bölgeler ve turizm bölgelerinde gerçekleştirdiği fiber altyapı yatırımlarıyla KOBİ’lerin kesintisiz ve güvenilir bağlantı ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Radiolink Mini ve RedBox Business Pro gibi çözümler sayesinde hızlı kurulumlu internet ve VPN alternatifleri sunulurken, sabit ve mobil iletişim hizmetlerinin entegre kullanımıyla işletmelerin operasyonel sürekliliği destekleniyor. Bulut tarafında sunulan SME Cloud çözümü ise KOBİ’lerin ileri teknoloji altyapılarına kolay erişmesini sağlayarak verilerini daha güvenli yönetmelerine, operasyonel verimliliklerini artırmalarına ve iş sürekliliğini güçlendirmelerine katkıda bulunuyor. Vodafone Business, teknoloji çözümlerinin yanı sıra işletmelerin günlük operasyonlarını kolaylaştıracak avantajlar da sunuyor. Red Business tarifeleri kapsamında yurt dışında da tarifeyi kullanabilme, havalimanı lounge ve fast track gibi ayrıcalıklar sağlanırken, cep telefonu ve terminal kampanyaları ile uygun ödeme seçenekleri sayesinde işletmelerin teknoloji yatırımları destekleniyor. Vodafone ayrıcalıklarıyla hem işletme sahipleri hem de çalışanlar iş hayatını kolaylaştıran ek faydalardan yararlanabiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Siber Güvenlik Dünyası BZsec 2026’da Buluştu Haber

Siber Güvenlik Dünyası BZsec 2026’da Buluştu

Bilişim Zirvesi Etkinlik tarafından düzenlenen zirvenin en dikkat çekici başlıklarından biri, siber tehdit istihbaratı uzmanı Vitaly Kamluk’un 20 yıl boyunca görünmeden kalan ve kritik fiziksel sistemleri etkileyebilecek kapasiteye sahip olduğunu belirttiği “Fast16” adlı siber silaha ilişkin değerlendirmeleri oldu. Uluslararası siber güvenlik araştırmacısı Costin Raiu ise sunumunda, yapay zekâ ile desteklenen saldırganların geçmişe kıyasla binlerce kat daha büyük bir etki gücüne ulaştığını belirterek uyarıda bulundu. BZ Güvenlik Siber Güvenlik Lideri Ödülleri kapsamında birincilik ödülünün sahibi Hakan Türköner oldu. Türkiye’nin kurumsal siber güvenlik alanındaki önemli buluşmalarından biri olarak konumlanan Güvenlik Zirvesi - BZsec 2026’da yalnızca bugünün tehditleri değil, güvenliğin geleceğini şekillendirecek teknolojiler ve savunma yaklaşımları da değerlendirildi. Siber güvenlik ekosisteminin önde gelen yerli ve yabancı uzmanlarını buluşturan etkinlikte, yapay zekâ çağında değişen tehdit ortamı, dijital güvenin sürdürülebilirliği ve kurumların yeni güvenlik mimarileri, kapsamlı oturumlarda “Kontrol Kimde?” teması ile masaya yatırıldı. Siber Savaşların Yeni Dönemi BZsec Sahnesinde BZsec 2026’nın açılış konuşmasını BThaber Başkan Yardımcısı Neslihan Aksun gerçekleştirdi. Aksun, “Yapay zekâ hayatımızı kolaylaştırıyor. Bulut teknolojileri hız kazandırıyor. Dijitalleşme kurumlara büyük avantajlar sağlıyor. Ama aynı zamanda saldırılar da değişiyor. Artık karşımızda sadece zararlı yazılımlar yok. Karşımızda; yapay zekâ destekli saldırılar, görünmeyen siber casusluk faaliyetleri, kimlik odaklı tehditler, tedarik zinciri riskleri, deepfake teknolojileri ve sessizce ilerleyen yeni nesil saldırılar var. Güvenlik artık yalnızca teknoloji ekiplerinin konusu değil, iş sürekliliğinin, itibarın, müşteri güveninin ve kurumların geleceğinin konusu diyerek, katılımcılara “Kontrol Kimde?” sorusu ile seslendi. Etkinliğin keynote konuşmacılarından dünyaca ünlü siber tehdit istihbaratı uzmanı Vitaly Kamluk, “Cyber Wars Have Gone Silent: No One Notices Anymore” başlıklı sunumunda , siber savaşların ne kadar görünmez olabileceğini gözler önüne seren bilgiler verdi. Kamluk “Bugüne kadar fiziksel dünyaya etki eden ilk büyük siber silahı 2010 yılında ortaya çıkan Stuxnet olarak biliyorduk. Ancak yaptığımız araştırmalar, Fast16’nın en az beş yıl daha geriye, hatta 2005 yılına uzandığını gösteriyor. Tam 20 yıl boyunca tamamen görünmez kalmayı başaran bu siber silah, siber güvenlik dünyasındaki pek çok kabulü yeniden sorgulamamıza neden oldu. Fast16’yı gerçekten dehşet verici kılan unsur; sistemleri ele geçirmekten ziyade fiziksel simülasyonlarda kullanılan yüksek hassasiyetli matematiksel hesaplamaları gizlice değiştirmesidir. Bu yazılım, deprem dayanıklılık testlerinden uçak güvenlik simülasyonlarına, hidrodinamik modellemelerden kritik altyapı projelerine kadar birçok mühendislik sürecini etkileyebilecek şekilde tasarlanmıştı. Siber tehditlerin yalnızca veri çalmak veya sistemleri devre dışı bırakmakla sınırlı olmadığını, fiziksel dünyada da ciddi sonuçlar doğurabilecek kapasiteye sahip olduğunu gördük. Bugün ise yapay zekâ çağında yaşıyoruz ve yapay zekâ modellerinin eğitimi de aynı şekilde yüksek hassasiyetli hesaplamalara dayanıyor. Fast16 benzeri bir tehdidin yapay zekâ eğitim süreçlerine sızması halinde, beklenmedik davranışlar sergileyen, kritik karar mekanizmalarında hatalara yol açan modeller ortaya çıkabilir. Böyle bir saldırı, günlük yaşamda kullandığımız sistemler de dahil olmak üzere geniş çaplı ve benzeri görülmemiş zincirleme etkilere neden olabilir. Bu nedenle ‘hesaplama bozulması’ (computation corruption) olarak tanımladığımız tehdit, bugün siber güvenlik alanında en az anlaşılan ve en az araştırılan konulardan biri olmayı sürdürüyor. C-Suite Gündemi: Tehditler Değişti, Kurumlar Değişebildi mi? Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden biri olan “C-Suite Gündemi: Tehditler Değişti, Kurumlar Değişebildi mi?” başlıklı ana panelin moderatörlüğünü BThaber Başkanı Murat Göçe üstlendi. Siber saldırıların finans ve enerji sektörü üzerindeki etkilerinin ele alındığı panelin açılışında konuşan Göçe, “Bugün bu zirvede öğrendiğimiz önemli noktalardan biri de Kamluk’un ifade ettiği gibi saldırıların geçmişinin düşündüğümüzden çok daha eskiye dayanması oldu. Stuxnet’i uzun yıllar boyunca 2010’lu yıllarla ilişkilendirdik. Ancak yapılan değerlendirmeler, bu tür tehditlerin kökenlerinin çok daha eskiye uzandığını gösteriyor. Bu durum, saldırıların çok önceden başladığını ancak farkındalığımızın çoğu zaman geriden geldiğini ortaya koyuyor” dedi. Panelistler arasında yer alan Aydem Enerji CISO’su Nurdan Demirci, “Enerji dağıtımı ve yönetimi gibi süreçlerde meydana gelecek siber saldırı kaynaklı kesintiler bizim en büyük korkulu rüyamız; çünkü enerji durursa tüm hayati süreçler durur diyerek konunun önemine dikkat çekti. Çağın gerisinde kalmamak için IT ile OT sistemlerini birbirine yaklaştırmak, yapay zekanın yetkinliklerinden ve veri analitiğinden faydalanmak zorundayız diyen Demirci, ancak bu entegrasyon atak yüzeyini inanılmaz şekilde değiştiriyor. Eskiden arkasında sakladığımız o dokunulmaz SCADA sistemlerimiz, sahadaki binlerce akıllı sayaç, trafo merkezi ve üretim noktalarımız ulaşılabilir hale geliyor. IT dünyasından ufak bir tıkla başlayan bir atağın nerelere kadar sızabileceğinin ucu bucağı yok” dedi. Diğer panelist Alternatif Bank CISO’su Özer Gülce ise konuşmasında şunları aktardı: "Finans sektöründe de süreklilik, sürdürülebilirlik, operasyonel devamlılığın esası kurumsal hafıza. Kurumsal hafızadan kastım, sistemlerin, süreçlerin sizsiz de devam edebilme yetkinliği. Bunu oturtabilmenin yolu da biz bilgi güvenliği yöneticilerine düşüyor, çünkü yönetişimi çok iyi bilmeniz lazım. Bu bir orkestra ve biz hesap veren makamız. Ayrıca kod kalitesi çok kritik bir nokta. Hem bana atak yüzeyi yaratıyor hem de katman olarak birtakım riski uygulama katmanında tutuyor" dedi. Yapay zeka ile yetenekli saldırganların birleşimi, geçmişin binlerce kat daha fazlasını başarıyor Uluslararası siber güvenlik dünyasının önde gelen araştırmacıları arasında gösterilen Costin Raiu ise “The Evolution of Cyber Espionage – From Stuxnet to AI-Powered Threats” başlıklı sunumunda siber casusluğun dönüşümünü ve yapay zekâ destekli tehditlerin geleceğini ele aldı. Raiu, geçmiş dönemdeki bazı olayları aktararak, tespitlerini aktardı: "Geçmişteki olaylardan çok şey öğrenebileceğimizi ve bunları karşılaştığımız yeni saldırılara uygulayabileceğimizi düşünüyorum. Özellikle eski saldırılara bakmak—ben buna 'siber dinozor iskeletleri bulma sanatı' diyorum—gelecekte savunmamızı nasıl uyarlamamız gerektiğini anlamamızı sağlıyor. Ancak ortak koda dayalı bu ilişkilendirme bazen başarısız da olabilir. Örneğin Olympic Destroyer saldırısında, zararlı yazılımın aynı koda sahip olduğunu, ancak saldırganın aynı kişi olmadığı vakalar gördük. Siber güvenliğin geleceğine doğrudan bakarsak, bence yapay zekanın (AI) kalıcı olduğu ortada. Gelecekte her şey yapay zeka olacak. Birkaç yıl içinde muhtemelen ben burada olmayacağım, size tüm bunları sunan bir yapay zeka olacak. Tehdit aktörlerinin siber saldırılarında yapay zekayı zaten kullandıklarını anlamamız gerekiyor. Yapay zeka ile yetenekli saldırganların birleşiminin artık geçmişte mümkün olandan binlerce kat daha fazlasını başarabildiğini gördüm. Hepsini bir araya getirdiğinizde, size hiçbir insan tarafından eşleştirilemeyecek bir güç çarpanı sağlar” şeklinde ifade etti. Kaspersky Kıdemli Satış Öncesi Yöneticisi Fırat Aslantaş ise “Tehdit İstihbaratı ve Etkin Servisler ile Modern Siber Güvenlik Yaklaşımı” sunumunda; “Biz istihbarata iki farklı bakış açısıyla bakıyoruz. Bir tanesi, insan tarafından anlamlandırılan ve okunabilir olan tehditler; diğer tarafta da aslında tam anlamıyla çıkan tehdit modellemesini bir güvenlik yaklaşımıyla, güvenlik ürünlerine entegre edebileceğimiz, aynı zamanda da yanıt verebileceğimiz senaryolar. Tehdit datalarını, tüm güvenlik servisleriyle, entegre edilebilir duruma getirdik” dedi. Trendyol Kıdemli Güvenlik Mühendisi Alican Kiraz “Deepfake ve Sentetik Kimliklere Karşı Yeni Nesil Savunma” başlıklı sunumunda, yapay zekâ destekli kimlik tehditlerine karşı geliştirilen yeni savunma yöntemlerini katılımcılarla paylaştı. Zirvenin dikkat çeken diğer bir konusu ise SOC oldu. ADEO Siber Güvenlik Küresel Stratejiden Sorumlu Başkan Yardımcısı Halil Öztürkci “SOC’tan AI SOC’a: Güvenlik Operasyonlarında Yeni Çağ” başlıklı sunumunda; güvenlik operasyon merkezlerinin yapay zekâ ile birlikte geçirdiği dönüşümü ele aldı. “Saldırı Ne Zaman Başlar? Kurumlar Ne Zaman Fark Eder?” başlıklı konuşmasında siber tehditlerin hızına dikkat çeken Bilgi Birikim Sistemleri Bilgi Güvenliği İş Geliştirme Müdürü Engin Şeref, “Saldırganlar yeni açıklanan bir güvenlik açığını 24 saat içinde kendileri için kullanılabilir hale getirebiliyor. Zararlı yazılımların ise ortalama 29 dakika içinde dolaşıma giriyor. Buna karşılık güvenlik ekiplerinin bir açığı yamaması ortalama 102 gün sürüyor. Saldırganlar bu zaman farkını kurum ortamlarına sızmak ve sistemleri ciddi şekilde etkilemek için kullanıyor” şeklinde ifade etti. “Görünmeyen Saldırılar Çağı: Sistem Değil, Algı Hack’leniyor” başlıklı oturumda Siber Güvenlik Otoritesi Gökhan Say, yeni nesil manipülasyon teknikleri, dijital algı operasyonları ve yapay zekâ çağında değişen saldırı yüzeylerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Oturumda ayrıca Fuzul Holding CISO’su Deniz Akay ile Yapı Kredi Teknoloji CISO’su Ümit Malkoç da kurumların karşı karşıya olduğu yeni nesil tehditler ve değişen güvenlik yaklaşımlarına ilişkin görüşlerini katılımcılarla paylaştı. Zirve programında ayrıca; Hayat Holding CISO’su Uğur Murathan Gemicioğlu, “Fabrikadan Buluta: Güvenlik Aynı mı, Yoksa Risk Farklı mı?” başlıklı sunumunda farklı teknoloji altyapılarındaki güvenlik yaklaşımlarını ele aldı. Burgan Bank CISO’su Turan Mola, finans sektörünün karşı karşıya olduğu yeni riskleri “Finansal Yapıda Gerçek Risk: Görünen Tehditler mi, Görünmeyen Açıklar mı?” başlıklı konuşmasında değerlendirdi. Kron Teknoloji CPO’su Mehmet Ilgaz, “AI Ajanları Çağında Telemetri Yönetimi” başlıklı konuşmasında, yeni nesil güvenlik mimarilerinde telemetri yönetiminin önemine dikkat çekti. OYAK Dijital CISO’su Nusret Karakaya, dağıtık yapılarda güvenliğin nasıl yönetilmesi gerektiğine ilişkin görüşlerini paylaşırken, ASEE/Payten CISO’su İsmail Orhan, “Post-Quantum Döneme Hazırlık: Kriptografide Büyük Dönüşüm” başlıklı sunumunda post-kuantum dönemde kriptografinin geçireceği dönüşümü ele aldı. DNSSense Satış Direktörü Emre Özdemir, görünmeyen ağ trafiğinin oluşturduğu riskleri aktarırken, İhlas Holding CISO’su Öner Ziya Baş ise tedarik zinciri güvenliğinin yeni dönemde geçirdiği dönüşüme dikkat çekti. “E-posta'dan Cloud'a: Modern Saldırı Zincirinde Görünmeyeni Görünür Kılmak” başlıklı sunumunda Barracuda Türkiye ve Azerbaycan Ülke Müdürü İlknur Çifçibaşı, modern saldırı zincirindeki görünmeyen riskleri değerlendirirken, “Saldırganlar Sistemi Değil, Davranışları Hedefliyor” başlıklı konuşmasını yapan Proofpoint Bölge Müşteri Yöneticisi Cumhur Kızıları, insan odaklı tehditlere ilişkin görüşlerini paylaştı. Siemens Proje Mühendisi Yavuz Köse ise OT Security alanındaki güncel gelişmeleri katılımcılarla paylaştı. Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden biri olan “Agentic AI Çağında Yeni Saldırı Yüzeyi: Context’i Kim Kontrol Ediyor?” başlıklı mini sohbet bölümünde Siber Güvenlik Stratejisti Burak Bozkurtlar ile MasterLabs Kurucu & CTO’su Kerem Çeliker, yapay zekâ ajanlarının oluşturduğu yeni saldırı yüzeylerini ve bağlam güvenliğinin geleceğini değerlendirdi. Security Ödülleri Sahiplerini Buldu BZsec 2026’nın kapanışında düzenlenen Security Ödülleri Töreni’nde siber güvenlik alanında hayata geçirilen başarılı çalışmalar ve projeler ödüllendirildi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda birincilik ödülünün sahibi Hakan Türköner olurken, ikincilik ödülü Fatih Çelik’in oldu. Bahadır Gökhan Sarıkoz ve Cihan Subaşı ise üçüncülük ödülünün sahipleri oldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bulutistan’ın Güçlü Bulut Altyapısıyla Paperwork’ün Yeni Nesil Yapay Zekâ Çözümleri Bir Araya Geliyor Haber

Bulutistan’ın Güçlü Bulut Altyapısıyla Paperwork’ün Yeni Nesil Yapay Zekâ Çözümleri Bir Araya Geliyor

Bulut teknolojileri alanında lider konumda bulunan Bulutistan ile süreç, doküman ve yapay zekâ teknolojilerini bütünleşik bir yapıda sunan PaperWork arasındaki iş birliğiyle PaperWork’ün yapay zekâ çözümleri (ISDD, Intelivus, Query Insight) artık Bulutistan’ın GPU destekli güçlü bulut altyapısı üzerinde işletmelere sunulacak. Ayrıca PaperWork Süreç ve Doküman Yönetimi Platformu’nun bulut versiyonu da Bulutistan’ın yüksek performanslı, güvenlik sertifikalı veri merkezlerinde hizmete açılarak kurumların tam dijital dönüşümünü hızlandıracak. İş birliği iki temel alanda önemli bir dönüşüm yaratıyor Bulutistan ve PaperWork iş birliği, Türkiye’de işletmelerin verilerinin, belgelerinin ve süreçlerinin tek bir entegre bulut platformunda yönetmesini sağlayarak, dönüşüm yaratmayı hedefliyor. Yapay zekâ çözümlerinin bulut üzerinden sunulmasıyla birlikte PaperWorkAI altındaki ISDD, Intelivus ve Query Insight, Bulutistan’ın GPU destekli altyapısı üzerinden hizmet verecek; böylece işletmeler donanım yatırımı yapmadan belge okuma, veri maskeleme ve doğal dil ile bilgiye erişim işlemlerini hızlıca gerçekleştirebilecek. PaperWork bulut versiyonu BPM ve doküman yönetimi platformunda ise, Bulutistan’ın yüksek performanslı ve güvenlik sertifikalı bulut ortamında sunulacak; şirketler iş süreçlerini, onay akışlarını ve doküman arşivlerini kurulum gerektirmeden hızlı ve güvenli şekilde yönetebilecek. Kurumlara önemli avantajlar sağlanıyor Bu iş birliği kurumlara; tam dijital dönüşüm, yapay zekâ ile otomasyon, güvenli ve uyumluluk odaklı yapı, yüksek performans ve ölçeklenebilirlik ile kurulum gerektirmeyen hizmet modeli gibi temel faydalar sağlarken, aynı zamanda çok geniş bir sektörel kullanım alanı sunuyor. Bankacılık, sigorta, üretim, enerji, kamu ve hizmet sektörlerinde belge yönetimi, süreç otomasyonu, KVKK uyumlu arşivleme ve yapay zekâ destekli bilgi erişimi gibi kritik iş süreçleri artık daha hızlı ve verimli yürütülebiliyor. İki Güçlü Türk Teknoloji Markasının Ortak Vizyonu Oğuz Kaya (SabancıDx & Bulutistan Market Development Managing Director) “Bu stratejik iş birliği ile firmalar artık dijital dönüşümün üç temel unsurunu tek bir ekosistem içinde yönetebiliyor: Süreç Yönetimi (BPM), Doküman Yönetimi (DMS) ve Yapay Zekâ. Belgelerin otomatik okunması, kişisel verilerin maskelemesi ve doğal dil ile bilgiye erişim artık tek platform üzerinden mümkün” dedi. PaperWork Satış ve Pazarlama Direktörü Tolga Eşiz ise konuya dair “Bulutistan ile yaptığımız iş birliğiyle PaperWork olarak sunduğumuz süreç yönetimi, doküman yönetimi ve yapay zekâyı tek bir platformda birleştirmiş olduk. Bulutistan ile bu teknolojileri GPU destekli bulut altyapısına taşıyarak erişimi kolaylaştırıyoruz. Firmalar donanım yatırımı yapmadan süreçlerini yönetip yapay zekâdan tam kapasiteyle faydalanabilecek” dedi.

Patel: “Yapay Zekâ, Günlük Ortalama 110 Dakika Tasarruf Sağlıyor” Haber

Patel: “Yapay Zekâ, Günlük Ortalama 110 Dakika Tasarruf Sağlıyor”

Çeyrek asrı aşkın süredir bilişim dünyasını bir araya getiren Bilişim Zirvesi, 2025 üçlemesinin son halkası olan “Bilişim Zirvesi’25-Bulut: The Last of a Trilogy” etkinliğini başarıyla gerçekleştirdi. Bini aşkın sektör profesyonelinin katıldığı, sadece ‘Bulut Teknolojileri’ne odaklanan zirve, sektör gündemini, en güncel trendleri, yenilikçi çözümleri ve çığır açan inovasyonları iş dünyası ile buluşturdu. Zirvenin ana konuşmacısı Adecco SVP & Head of EEMEA Mayank Patel, yapay zekâ odağında yaptıkları araştırmadaki Türkiye’ye özel veriler paylaştı. Bilişim Zirvesi’25 üçlemesinin son halkası olan “Bulut: The Last of a Trilogy” etkinliği, teknoloji ve bilişim dünyasının geleceğine bir kez daha yön verdi. Bini aşkın sektör profesyonelini ağırlayan zirvede bulut teknolojileri, iş süreçlerinden sürdürülebilirliğe kadar her açıdan ele alındı. Bulutun dönüştürücü etkisi ortaya konurken, ilham verici konuşmalar büyük ilgi gördü. Bilişim Zirvesi’26’nın mottosu “Yapay Dünya’nın Dopamini” olacak! Bilişim Zirvesi’25’in açılış konuşmasını yaparak etkinliği başlatan BThaber Başkan Yardımcısı Neslihan Aksun konuşmasında “Bugün burada yaşadığımız çağın mimarisini yeniden yorumluyor ve Yeşil Safir taşı gibi özel bir taşla taçlandırıyoruz. Safir, asaleti ve kalıcılığı simgelerken yeşil tonu ise doğayla uyumu, sürdürülebilirliği, dönüşümü ifade ediyor. Bulut artık yalnızca veri depolamak değildir. Bulut; düşünceye hız verir, sınırları yıkar, kurumları yeniden şekillendirir. Bulut; veriyi dolaşıma sokar, yapay zekâyı besler, güvenliği yeniden tanımlar. Bugün, iş yapma biçimimizi, kurum stratejilerimizi, sürdürülebilirliği yeniden yazan bir bulut çağına merhaba” dedi. Konuşmasında gelecek yılın temasını da açıklayan Aksun, “Bilişim Zirvesi’26’nın mottosu “Yapay Dünya’nın Dopamini” olacak. Teknoloji insanlığın yeni dopamini oluyor; bir yandan dönüştürüyor, diğer yandan büyülüyor. Her yeni buluş, her yeni algoritma beynimizin ödül merkezine bir sinyal gönderiyor: devam et, daha fazlası var. Ama biliyoruz ki bu dopamin etkisi, dengeyi unuttuğumuzda bizi kendi yarattığımız yapay dünyanın içine hapsedebilir. Önümüzdeki yıl; yapay zekâdan buluta, siber güvenlikten analitiğe, sürdürülebilir dijital dönüşüme kadar her başlıkta aynı dengeyi arayacağız” dedi. Türkiye, Avrupa, Asya ve Orta Doğu’nun dönüşümünün kalbinde yer alıyor “Yapay Zekâ Çağında Liderlik: İş Gücünü Geleceğe Hazırlamak İçin Yetenek Stratejilerini Yeniden Tasarlamak” başlıklı sunumunu yapan zirvenin ana konuşmacısı Adecco SVP & Head of EEMEA Mayank Patel, yapay zekânın iş gücü üzerindeki etkilerine ve dönüşen liderlik anlayışına dair önemli öngörüler paylaştı. Patel, sunumunda “Yapay Zekâ artık her yönetim kurulunun gündeminde, ancak birçok şirket bu dönüşümün iş gücü üzerindeki etkisini nasıl yöneteceğini tam olarak bilmiyor. Türkiye, Avrupa, Asya ve Orta Doğu’nun dönüşümünün kalbinde yer alıyor. Genç ve teknolojiye yatkın nüfusuyla dünyanın en dinamik iş gücüne sahip ülkelerinden biri. Üstelik Türkiye, bu dönüşümün sadece bir parçası değil; yapay zekâ mimarisini hayata geçirmeye başlayan öncü ülkelerden biri. Yapay Zekâ, günlük ortalama 110 dakika tasarruf sağlıyor, şirketlerin sadece %43’ü etkisini ölçüyor Tahminlere göre 2025 yılına kadar Türkiye’nin GSYİH’sinin %5’i yapay zekâdan gelecek. Geleceğin Küresel İş Gücü Raporu 2025’te Türkiye’ye özel veriler saptadık. Bu çalışma, 500’den fazla üst düzey yöneticisinin katılımıyla gerçekleştirildi. Sonuçlara göre, Türkiye’de yapay zekâya dair iyimserliği oldukça yüksek. Katılımcıların %78’i yapay zekânın daha fazla iş yaratacağına inanıyor. İnsanlar, AI destekli bir dünyada bile “işimin amacı ne?” diye sorguluyor. %76’sı yapay zekâ ajanlarının bir yıl içerisinde iş akışlarına entegre edileceğini öngörüyor. Ancak yüzde 36’sı işin yeniden tasarlanmasına katılıyor. Liderlerin önündeki en büyük zorluklardan biri: Verimlilik ile insan etkisi arasındaki dengeyi kurmak. Yapay Zekâ, günlük ortalama 110 dakika tasarruf sağlıyor. Ancak şirketlerin sadece %43’ü bunun etkisini ölçüyor. %42’si de veri üzerindeki kontrolünü artırmak istiyor. Küresel ölçekte 37.000’den fazla kişiyi kapsayan araştırmamızda, %78’i yapay zekânın daha fazla iş yarattığını, %53’ü çalışanların anlamlı iş istediğini ve %76’sı yapay zekânın iş gücüne entegre olacağını söylüyor. Yani çalışanlar değişime karşı değil, yeniliğe katkı sağlamak istiyor. Bugün her organizasyonun önündeki en önemli konu: İnsanları yeniden eğitmek ve becerilerini güncellemek. Çünkü geleceğin işi, insan ile makine arasında seçim yapmak değil; amacı merkeze alan bir yapay zekâ yaklaşımıyla liderlik etmektir. dedi. BThaber Başkanı Murat Göçe’nin yönettiği “Bulutun Gücüyle Şekillenen Stratejik Zekâ: 2030’un Altyapısını Kurmak” başlıklı ana panelde Zeren Group CIO’su Mehmet Ufuk Dokuzluoğlu, Huawei Cloud Satış ve İş Geliştirme Başkan Yardımcısı Onur Karahayıt ve Ajet CISO’su Timur Kadızade katılımcılara bulut ile ilgili farklı bakış açıları kazandırdı. Bulutu stratejik zekâ katmanı olarak ele almalıyız! BThaber Başkanı Murat Göçe konuşmasına şu sözlerle başladı: “2030’a giderken bizi bekleyen gerçek şu: Bulutu sadece bir teknoloji olarak değil, stratejik bir zekâ katmanı olarak ele almak zorundayız. Bugün dijital dönüşümün her aşaması, bulutun omzunda yükseliyor. Yapay zekâ modellerinin öğrenmesi, büyük verinin analiz edilmesi, güvenliğin sağlanması, IoT’nin çalışması, hatta 5G’nin verimliliği. Hepsi bulutun gücüyle mümkün. Ama asıl soru şu: Bu gücü nasıl yönetiyoruz? Kurumlarımız bu dönüşümün neresinde? Verinin serbestçe dolaştığı, yapay zekânın sürekli öğrendiği bir dünyada güvenlik, sürdürülebilirlik ve esneklik dengesini nasıl kuruyoruz? Kuruluşlar, altyapı maliyetlerini azaltırken aynı zamanda inovasyon hızını artırıyor. Fakat bu denklemin görünmeyen yüzü; insan faktörü. Çünkü her teknoloji, insanla anlam buluyor. Kurumlar, yalnızca altyapılarını değil, yetenek stratejilerini de bulut çağının gerektirdiği şekilde dönüştürmek zorundalar. Bulut teknolojileri 2030’un altyapısını nasıl şekillendirecek? Verimlilik, güvenlik ve sürdürülebilirlik üçgeninde nasıl bir denge kurulacak? Hibrit bulutun, yapay zekânın ve veri merkezlerinin birleşimi, kurumlara nasıl bir stratejik zekâ kazandıracak. Panelimizde, bu sorulara yanıt arayacağız” dedi. Panelde yer alan Zeren Group CIO’su Mehmet Ufuk Dokuzluoğlu “Bulut teknolojisi 2000’li yılların başında başladı ve kısa sürede sadece bir altyapı hizmeti olmaktan çıkarak stratejik bilgi ve karar destek sistemlerinin temelini oluşturdu. Bu teknoloji sayesinde donanım ve altyapı yatırımlarını uzun vadeli öngörülerle planlamak mümkün hale geldi. Bulut sistemleri sayesinde artık istediğimiz teknolojiyi ihtiyacımız kadar kullanabiliyoruz; bu da hem maliyetlerde büyük avantaj sağlıyor hem de esneklik ve eşitlik getiriyor. İşin merkezinde tabi ki her zaman insan var” dedi. Panelin diğer bir konuşmacısı Huawei Cloud Satış ve İş Geliştirme Başkan Yardımcısı Onur Karahayıt “Veri güvenliği günümüzde önemli bir konu. Verilerin yurt dışına çıkmasıyla ilgili olarak kanunlar ve düzenlemeler mevcut. Bunun yanı sıra, verilerin dışarıya aktarılmasının getirdiği fiziksel ve hukuki kısıtlamalar da söz konusu. Veri erişimi ve yönetimi konusunda netlik sağlamak, sistemlerin güvenliğini korumak açısından kritik hale geliyor. Huawei olarak Türkiye’deki veri güvenliği konusundaki endişeler ve kanunları göz önüne alarak Türkiye’de veri merkezi yatırımı yaptık. Huawei Cloud’un Türkiye’ye olan yatırımları hız kesmeden devam ediyor. Aralık ayında yeni yapay zekâ servislerinin veri merkezimizde kullanımı ile birlikte şirketler yapay zekâ odaklı inovasyonları çok daha hızlı hayata geçirebilecek. Ajet CISO’su Timur Kadızade ise “Yapay zekâ otomasyonu ciddi şekilde kolaylaştırıyor. Örneğin; eskiden 36 saatte aldığımız bir aksiyon, artık 3-5 saniye veya 10 dakika içinde gerçekleştirilebiliyor. Zero-day saldırıları dışında, yapay zekâ ile yapılamayacak çok fazla şey olmadığını düşünüyorum. Bu süreçler sezgisel hale geliyor ve insanlarla etkileşim genişliyor” dedi. Ana panel sponsoru Huawei, premium sponsorlar ATP, Bizim Bulut, Eclit, Logo ile vMind’ın katkılarıyla gerçekleşen Bilişim Zirvesi’25’de sektörün öncü markalarının CEO ve CTO’ları sahne aldı. vMind CEO’su Volkan Duman, Eclit CEO’su Erdem Telci, Logo Grup CTO’su İsmail Duran, Bizim Bulut Yönetim Kurulu Üyesi Mesut Ayvaz, ATP, Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Dr. Murat Aras, Mindfulness ve Şefkat Eğitmeni, Gatto Mind Kurucusu Sinem Tütenler, İşNet Kurumsal Satış Müdürü Serhat Varol, ParamTech CEO’su Bahadır Aktan, Aydem Holding CTO’su Engin Kavas, Limak Çimento IT Direktörü Ümit Ateş, I-Frame Kurucu Ortaklarından Ferhat Bulut, Link’ten Arge ve İnovasyondan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erhan Polat, C-Coop, Pathvisor Hülya Erginler, Acıbadem Bilgi Teknolojileri Direktörü Kemal Kaplan, Atos Satış Yöneticisi Kemal Duru, Lila Kağıt Bilgi Teknolojileri Grup Müdürü Tarkan Ateşoğlu, C-Coop Pathvisor Gökhan Süderbay ve Serra Yılmaz yer aldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Vodafone Business Koru Grubu’nun Teknoloji Ortağı Oldu Haber

Vodafone Business Koru Grubu’nun Teknoloji Ortağı Oldu

İşletmelerin dijitalleşmelerine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone Business; şirketlerin teknoloji iş ortağı olarak, inovatif ve güvenilir çözümleri sayesinde sağladığı hizmetlerle iş yapış süreçlerini kolaylaştırıyor. Bu noktada şirket, Türkiye’nin önde gelen sağlık ve turizm kuruluşlarından olan Koru Grubu’na (Koru Hastanesi ve Bolu Koru Otel), Mobil Numara Taşıma & Santral Sabit Ses ve Mobil Entegrasyonu, Microsoft Office 365 & Windows Pro ve DC Lisanslama’nın yanında Yüksek Hızlı İnternet Altyapısı ve Red Wi-Fi 3.0 çözümü sunmaya başladı. Sağladığı müşteri memnuniyeti ve operasyonel verimliliğin yanında Vodafone Business, güvenlik açısından da kurumsal müşterisinin dijitalleşme yolculuğundaki en önemli partnerlerinden biri oldu. Vodafone Business tarafından Koru Grubu’na sunulan Red Wi-Fi 3.0 çözümü; gelişmiş erişim noktaları, merkezi yönetim paneli ve güvenlik katmanlarıyla öne çıkıyor. Bu teknoloji sayesinde hem Koru Hastanesi’nde hem de Bolu Koru Otel’de kullanıcılar kesintisiz, yüksek hızlı ve güvenli internet deneyimi yaşıyor. Akıllı yük dengeleme ve otomatik ağ optimizasyonu özellikleri, yoğun hasta ve ziyaretçi trafiğinin olduğu sağlık tesislerinde bağlantı sürekliliğini sağlarken, detaylı raporlama ve kontrol imkânı ile kurum ağları uçtan uca yönetilebiliyor. Mobil Numara Taşıma & Sabit Ses ve Mobil Entegrasyonu, iletişimi daha verimli ve maliyet avantajlı hale getirirken; Microsoft Office 365, Windows Pro ve DC Lisanslama projeleriyle iş gücü uzaktan erişim ve bulut tabanlı çalışma kolaylığından faydalanıyor. Böylece Koru Grubu, dijitalleşme yolculuğunda hem operasyonel verimlilik hem de müşteri deneyimi tarafında önemli bir rekabet avantajı kazanıyor. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Özlem Kestioğlu, konuyla ilgili şunları söyledi: “Vodafone Business’ı yalnızca bir telekom şirketi olarak değil; nesnelerin interneti, veri merkezlerimiz üzerinden sağladığımız bulut uygulamaları ve yapay zekâ destekli çözümlerimiz gibi hizmetlerimizle, işletmelerin dijital dönüşümlerini mümkün kılan bir teknoloji ortağı olarak konumluyoruz. Bu kapsamda Koru Grubu’na sunmuş olduğumuz inovatif ve güvenilir çözümlerle müşterimizin teknoloji iş ortağı olduk. İş birliğimiz kapsamında Mobil Numara Taşıma hizmetimizle Koru Grubu’nun 350 adet mobil numarası Vodafone bünyesine kazandırılırken, mobil fatura maliyetleri de düşürülmüş oldu. Bunun yanında partnerimize Microsoft Office 365 & Windows Pro ve DC Lisans Projesi özelinde verilerin bulut depolama alanında tutulabilme yeteneği ile her yerden erişim kolaylığı ve kullanılan kurumsal uygulamalarla birlikte tam entegrasyon alanı sağlamış olduk. Ayrıca Yüksek Hızlı İnternet Altyapısı ve Red Wi-Fi 3.0 ürünlerimizle iş ortağımıza yüksek hızlı internet altyapısını uygun maliyetlerle mümkün kılarken, müşterimizin iş gücünde verimlilik sağladık. Geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da Vodafone Business olarak Türkiye genelindeki tüm KOBİ ve işletmelerin güvenilir dijital dönüşüm danışmanı olarak yanlarında olmayı hedeflerken, kurumsal müşterilerimize yarının avantajlarını bugünden sunmaya devam edeceğiz.” Koru Sağlık Grubu Genel Müdürü Ali Özön de iş ortaklığı ile ilgili “Koru Sağlık Grubu olarak dijitalleşmeyi sağlık hizmetlerimizin merkezine alıyoruz. Vodafone ile yürüttüğümüz iş birliği sayesinde; bilgi teknolojileri altyapımızı güçlendiriyor, veri güvenliği ve operasyonel verimliliğimizi artırıyoruz. Bu dönüşüm, hastalarımıza sunduğumuz sağlık hizmetlerinde hız, erişilebilirlik ve güvenilirlik standartlarımızı daha da ileriye taşıyacak.” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.