Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bursa

Kapsül Haber Ajansı - Bursa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Başkan Matlı, İş Dünyası ve Sivil Toplum Temsilcilerini Ağırladı Haber

Başkan Matlı, İş Dünyası ve Sivil Toplum Temsilcilerini Ağırladı

Görüşmelerde Bursa sanayisinin gündemi, iş dünyasının beklentileri ve Balkan ülkeleriyle ticari ilişkilerin geliştirilmesi ele alındı. Başkan Matlı, “Şehrimizin iş dünyası örgütleri ve derneklerimiz, Bursa’nın ihtiyaçlarını sahada en iyi bilen paydaşlarımız. Her görüşme, birlikte atabileceğimiz yeni adımlar için bir fırsat” dedi. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Meclis Başkanı Erol Dağlıoğlu ve Yönetim Kurulu Üyeleri, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu ve beraberindeki yönetim kurulu üyelerini konuk etti. Ziyarette Bursa sanayisinin mevcut gündemi, sanayicilerin beklentileri ve iş dünyasının rekabet gücünü artıracak kurumlar arası iş birliği olanakları üzerine fikir alışverişinde bulunuldu. RUMELİSİAD ile Ortak Projeler Konuşuldu Başkan Matlı, Meclis Başkanı Dağlıoğlu ve Yönetim Kurulu Üyeleri, Rumelili Yönetici İş Adamı ve Sanayiciler Derneği (RUMELİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Mutlu ve beraberindeki yönetim kurulu üyelerini ile de bir araya geldi. Görüşmede Balkan ülkeleriyle ticari ilişkilerin geliştirilmesi, iki kurum arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesi ve ortak projeler ele alındı. BAL-GÖÇ’ten nezaket ziyareti Başkan Matlı ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman Güler, Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (BAL-GÖÇ) Genel Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan ve yönetim kurulu üyelerini Oda hizmet binasında ağırladı. Yeni dönem için iyi dileklerin iletildiği ziyarette, Bursa ile Balkanlar arasındaki kültürel ve ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi ve iş dünyası arasındaki bağların güçlendirilmesi gibi konular değerlendirildi. KIRCAALİSİAD ile İş Birliği Gündemi BTSO’yu ziyaret eden bir diğer heyet ise Bulgaristan Kökenli Yönetici, Sanayici ve İş İnsanları Derneği (KIRCAALİSİAD) oldu. Dernek Başkanı ve aynı zamanda BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Osman Güler ile KIRCAALİSİAD yönetim kurulu üyelerinin katıldığı görüşmede Başkan Matlı, Meclis Başkanı Dağlıoğlu ve Yönetim Kurulu Üyeleri ev sahipliği yaptı. Toplantıda iki kurum arasındaki iş birliğinin geliştirilmesi, Balkan ülkeleriyle ticari ilişkilerin güçlendirilmesi ve ortak proje imkânları konuşuldu. “Odamızın Kapısı Tüm Paydaşlarımıza Her Zaman Açık” Ziyaretlere ilişkin değerlendirmede bulunan Başkan Matlı, “Bursa sanayisinin önündeki her meseleyi, sanayicimizin sesini taşıyan kurumlarımızla birlikte ele almak bizim için çok önemli. Rekabet gücümüzü artıracak adımları da ancak bu iş birliğiyle atabiliriz. Balkanlar ise bizim için uzak bir pazar değil akrabalarımızın, dostlarımızın yaşadığı bir coğrafya. Bursa’nın bugünkü üretim gücünde Balkanlardan gelen kuşakların emeği çok büyük, bu şehrin fabrikalarında, çarşılarında, ticaretinde onların alın teri var. İş dünyası örgütlerimizin ve derneklerimizin birikimini Odamızın imkânlarıyla bir araya getirirsek, üyelerimize yeni pazarlar, yeni ortaklıklar ve yeni fırsatlar kazandırabiliriz. Bu görüşmelerde konuştuğumuz her başlığın takipçisi olacağız. Odamızın kapısı tüm paydaşlarımıza her zaman açık” dedi.

Türkiye’nin en büyük squash merkezi Nilüfer’de açıldı Haber

Türkiye’nin en büyük squash merkezi Nilüfer’de açıldı

Nilüfer Belediyesi Squash Spor Merkezi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Toplam 2 bin metrekare kapalı alana ve uluslararası standartlarda 8 korta sahip olan merkez, Türkiye’nin en büyük squash tesisi olma özelliği taşıyor. Tesisin açılışı, 61 sporcunun mücadele ettiği 2026 Squash Büyükler Türkiye Şampiyonası Finalleri ile birleşti. Açılış törenine Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra YENİ Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Türkiye Badminton Federasyonu Asbaşkanı Hüseyin Fil, Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı Muharrem Or, siyasi parti temsilcileri, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile sporcular ve aileleri katıldı. “ÇOCUKLARIMIZ SPORUN KARDEŞLİĞİYLE BÜYÜSÜN” Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer’in kültür, sanat ve spor kenti olduğunu hatırlatarak, seçim döneminde sözünü verdikleri projelerden birini daha tamamlamanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Tesisin 2 bin metrekare kapalı alanıyla Türkiye’nin en büyük squash tesisi olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, “Umuyorum burada uluslararası yarışmalara da ev sahipliği yapacağız. Çocuklarımız başka alışkanlıklar edinmesin, sporun centilmenliği ve kardeşliğiyle büyüsün diye yeni tesisler açmaya devam edeceğiz” dedi. Nilüfer’de 13 ayrı spor tesisinde, 23 branşta sporcu yetiştirdiklerini dile getiren Başkan Şadi Özdemir, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Tesislerimiz yaz kış tamamen gençlerimizle ve çocuklarımızla doluyor. 8-10 yaş grubundan başlayarak her kategoride yarışmalara hazırlanan sporcularımız var. Popüler sporların ötesine geçip, kendi çocuklarımızın bizzat yarıştığı bu tür branşları çoğaltmak gerekiyor. Tesisimizin bölgemize ve çocuklarımıza hayırlı olmasını diliyorum.” İNSANA YATIRIM Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ise konuşmasında endüstriyel spor düzenini eleştirerek, gençlerin farklı branşlara yönlendirilmesinin önemine değindi. Dalgıç, “Türk evlatlarının süre alamadığı, kaynaklarımızı yabancılara harcadığımız bu düzenden çıkmak zorundayız. Atatürk’ün bize gösterdiği yolda sporcu bir millet olmak için bu tür branşlara yatırım yapmak lazım” diye konuştu. Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren de asıl önemli olanın insana yapılan yatırım olduğunu belirtti. Nilüfer’in vizyonunu takdirle takip ettiğini belirten Deviren, “Yapılan yatırımların çocuklarımıza, gençlerimize ve ülkemize faydalı olacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı. 2027 AVRUPA OYUNLARI İÇİN GÖZLER NİLÜFER’DE Türkiye Badminton Federasyonu Asbaşkanı Hüseyin Fil ise konuşmasında önemli bir gelişmeyi paylaştı. 2027 Avrupa Oyunları’nın İstanbul’da yapılacağını ve squash branşının da oyunlarda yer alacağını belirten Fil, “Türkiye’de bu ölçekte başka bir tesis olmadığı için Avrupa Oyunları’nın squash ayağını Bursa’da gerçekleştirmeyi planladık. Nilüfer Belediyesi yöneticileriyle bir araya geldiğimizde squashın merkezi olacaklarını söylediler. İnanıyorum ki 5-6 yıl sonra buradan yetişen sporcular olimpiyatlarda Türk bayrağını dalgalandıracaklar” dedi. Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı Muharrem Or da Türkiye’nin en kullanışlı ve en çok korta sahip tesisine kavuştuklarını söyledi. Tesisin tamamlanması için Başkan Şadi Özdemir ve belediye ekibinin büyük özveriyle çalıştığını belirten Or, “Bugünden sonra görev bizde. Buradan Türkiye şampiyonları, uluslararası turnuvalarda madalya alacak ve olimpiyatlara gidecek sporcular yetiştirmek için tüm gücümüzle çalışacağımıza söz veriyoruz” diye konuştu. KAZANANLAR MADALYALARINI ALDI Konuşmaların ardından açılış kurdelesi kesildi. Protokol üyeleri tesisi gezerek incelemelerde bulundu ve 2026 Squash Büyükler Türkiye Şampiyonası’nın final müsabakalarını izledi. Büyük çekişmeye sahne olan finallerin sonunda, kadınlar ve erkekler kategorilerinde dereceye giren sporculara madalyaları verildi.

"Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar" Yeni Döneme Başladı Haber

"Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar" Yeni Döneme Başladı

Nilüfer Belediyesi tarafından gerçekleştirilen, Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’nın kurgusu ve sunumuyla yapılan “Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar” programı yeni dönemde de devam ediyor. Pancar Deposu’nda “Plak Döner, Çatal Şıkırdar: Cumhuriyet’in Sofraları ve Sesleri” adını taşıyan ilk etkinliğin konukları viyolonsel sanatçısı İdil Onaran Sulaoğlu ile taş plak koleksiyoncusu ve araştırmacı Cemal Ünlü oldu. Gastronomi uygulama alanı ile etnomüzikoloji disiplinini birleştiren ve 2000’li yıllarda önerdiği kavramla yola çıkan Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı, etkinlik serisinin temel amacının kültürel hafızayı canlandırmak olduğunu vurguladı. Özlem Doğuş Varlı, Cumhuriyet döneminin toplumsal hayata getirdiği yenilikler ve bu dönüşümde Bursa’nın üstlendiği rolün önemine değindi. Osmanlı’nın son döneminde ve İstanbul merkezli Batılılaşma hareketlerinde restoran, pastane ve dışarıda yemek yeme kültürünün daha çok saray çevresiyle sınırlı kaldığını ifade eden Varlı, “Cumhuriyetle birlikte bu davranış biçimleri değişti. Halk da bu hizmetlerden yararlanmaya başladı” dedi. Cemal Ünlü de, Mustafa Kemal Atatürk’ün akşam sofralarının bütçeye uygun ve gösterişten uzak masalar olduğunu dile getirdi. Bu sofralara heyetlerin davet edildiğini aktaran Ünlü, Atatürk’ün ve davetlilerin huzurunda mahur faslı icra edildiğini belirtti. İdil Onaran Sulaoğlu ise Atatürk’ün Cumhuriyet’i kurarken müziği bir Batılılaşma ve modernleşme projesi olarak ele aldığını vurguladı. Türk müziğini dünyaya tanıtmak amacıyla başlatılan müzik devrimine değinen Sulaoğlu, “1904-1908 yılları arasında doğan ve ‘Türk Beşleri’ olarak anılan Cemal Reşit Rey, Ahmet Adnan Saygun, Ulvi Cemal Erkin, Hasan Ferit Alnar ile Necil Kazım Akses devlet teşvikiyle yurt dışında eğitim alarak yetiştiler” dedi. Söyleşide müzik dinletisi de sunuldu. Mazi Kalbimde Bir Yaradır tangosu, Yanık Ömer ve Sarı Zeybek gibi eserler seslendirildi. Etkinlik sonunda konuklara özel bir menü sunuldu. Katılımcılara tarhana çorbası, üzüm hoşafı, köy ekmeği, mousseline soslu kuşkonmaz ve marşal pastası ikram edildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Binlerce Nilüferli Cumhuriyet’in 103’üncü Yılında Tek Yürek Oldu Haber

Binlerce Nilüferli Cumhuriyet’in 103’üncü Yılında Tek Yürek Oldu

Nilüfer’de 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı coşkusu bu yıl da Fatih Sultan Mehmet (FSM) Bulvarı’nda yaşandı. Acıbadem Kavşağı önünden başlayan yürüyüşe katılan binlerce vatandaş, ellerinde bayraklar, dillerinde şarkılar ve marşlarla Hastane Alanı’na kadar omuz omuza yürüdü. Yürüyüşe Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir’in yanı sıra YENİ Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, YENİ Parti PM Üyesi Canan Taşer, YENİ Parti Nilüfer İlçe Başkanı Ahmet Eren Memiç, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri de katıldı. Yürüyüşün ardından kutlamalar, FSM Hastane Alanı’nda düzenlenen Can Bonomo konseriyle devam etti. “BU TABLO CUMHURİYET’İN TA KENDİSİ” Konser öncesinde eşi Nuray Özdemir ile birlikte sahneye çıkarak alanı dolduran kalabalığı selamlayan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, yağmurlu havaya rağmen coşkuyla Cumhuriyet’i kutlayan vatandaşları tebrik etti. Başkan Şadi Özdemir, 103 yıl önce yakılan Cumhuriyet meşalesinin vatandaşlar sayesinde hâlâ ilk günkü heyecanla yandığını söyledi. FSM Bulvarı’ndaki yürüyüş sırasında ortaya çıkan birlikteliğe değinen Başkan Şadi Özdemir, duygularını şu sözlerle paylaştı: “Az önce Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’ndan buraya kadar yine omuz omuza, kol kola yürüdük. Yürürken arkama dönüp baktım. Annesinin, babasının omzunda heyecanla bayrak sallayan çocuklarımızı, yan yana umutla yürüyen pırıl pırıl gençleri, en önde başı dimdik duran kadınları gördüm. Tekerlekli sandalyesiyle, bastonuyla engelleri aşarak bu yolu bizimle paylaşan yurttaşlarımızı; adımları ağır olsa da gözleri gururla parlayan büyüklerimizi, çınarlarımızı gördüm. O manzarayı görünce göğsüm kabardı. İşte bu muazzam tablo, Cumhuriyet’in ta kendisidir.” “KADINLARA VERİLEN EŞİTLİK LÜTUF DEĞİL, HAKTI” Konuşmasında 103 yıl önceki kuruluş mücadelesini hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, savaştan yeni çıkmış yoksul ve yorgun bir ülkede Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün halkın gücüne inanarak bütün dünyaya meydan okuduğunu belirtti. 29 Ekim 1923’te egemenliğin kayıtsız şartsız millete geçtiğini ve herkesin özgür birer yurttaş olduğunu vurgulayan Başkan Şadi Özdemir, “İşte o günden bugüne küllerinden doğmanın, kurtuluşun adıdır Cumhuriyet. Cumhuriyet bu topraklara adalet, hak, hukuk ve özgürlük verdi. Nüfus sayımında bile yok sayılan kadınlara eşitlik verdi. Kimse unutmasın; bunlar birer lütuf değildi, zaten analarımızın ak sütü gibi helaldi, haktı” diye konuştu. Atatürk’ün “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” sözünü anımsatan Başkan Şadi Özdemir, “Kimsesizlerin kimsesi olan hukukun ve adaletin adıdır Cumhuriyet. Beraber yaşadığımız evin adıdır Cumhuriyet. Kimsenin şüphesi olmasın; o evin temeli çok sağlam ve o evin temeli sizlersiniz” dedi. GENÇLERE MESAJ Konuşmasında gençlere seslenen ve Atatürk’ün Gençliğe Hitabesi’ni alandakilerle birlikte okuyan Başkan Şadi Özdemir, “Büyük Önder, Cumhuriyet’i size emanet ederken enerjinize ve kararlılığına güvendi. Biz de sizin araştıran, sorgulayan, bilime inanan aklınıza güveniyoruz. Cesaretinize ve kurduğunuz o güzel hayallere yürekten inanıyoruz. Bu ülkenin yarınları sizin omuzlarınızda yükselecek. Sizin gözlerinizdeki umudun ve cesaretin adıdır Cumhuriyet” ifadelerini kullandı. Başkan Şadi Özdemir, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere vatanı armağan eden tüm kahramanları rahmet ve minnetle anarak konuşmasını “Yaşasın Cumhuriyet, yaşasın tam bağımsız Türkiye” sözleriyle tamamladı. CAN BONOMO İLE BAYRAM COŞKUSU Başkan Şadi Özdemir’in konuşmasının ardından sahneye çıkan Can Bonomo, sevilen şarkılarını Nilüferliler için seslendirdi. Şarkılarını alanı dolduran kalabalıkla hep bir ağızdan söyleyen sanatçıya, Başkan Şadi Özdemir tarafından günün anısına çiçek verildi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nilüfer’de Cumhuriyet Bayramı’nın 103’üncü Yıl Coşkusu Haber

Nilüfer’de Cumhuriyet Bayramı’nın 103’üncü Yıl Coşkusu

Nilüfer’de Cumhuriyet Bayramı’nın 103’üncü yılı coşkuyla kutlanıyor. Gün boyu sürecek programlar, Nilüfer Belediyesi Cumhuriyet Meydanı’ndaki çelenk töreniyle başladı. Törene, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, Yeni Parti Nilüfer İlçe Başkanı Ahmet Eren Memiç, 24. Dönem Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, sivil toplum kuruluşları ile meslek odalarının temsilcileri, muhtarlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Atatürk Anıtı’na çelenk sundu. Başkan Şadi Özdemir törende yaptığı konuşmada, Türkiye’nin bağımsızlık iradesini, Cumhuriyetle geleceğe taşıdığı büyük günün 103’üncü yıl dönümünü kutladıklarını söyledi. Cumhuriyet’in özgürlük, eşitlik, adalet, bilim, emek, cesaret ve kurtuluş olduğuna vurgu yapan Başkan Şadi Özdemir, “Geleceğe duyduğumuz umuttur Cumhuriyet. Biz Nilüfer’de bu umudu daima canlı tutmaya kararlıyız. Cumhuriyetimizin değerlerini koruyacak, Atamızın emanetini yarınlara taşıyacağız. Çocuklarımızın gülümsediği bir Türkiye için çok çalışacağız” dedi. Atatürk’ün aziz hatırası önünde Cumhuriyet’in değerlerine sonsuza kadar sahip çıkacaklarının sözünü veren Başkan Şadi Özdemir, “Cumhuriyet varsa gelecek var, Cumhuriyet varsa umut var. Biliyoruz ki cumhuriyetin en güçlü sesi bu yıl da Nilüfer’den, Bursa’nın kalbinden yükselecek” diye konuştu. Başkan Şadi Özdemir, Cumhuriyet’in kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, bağımsızlık mücadelesinin kahramanlarını, aziz şehitleri ve gazileri rahmetle anarak konuşmasını bitirdi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

“Enerjini Geleceğe Taşı” Projesi 74 Bini Aşkın Öğrenciye Ulaştı Haber

“Enerjini Geleceğe Taşı” Projesi 74 Bini Aşkın Öğrenciye Ulaştı

Güney Marmara Bölgesi’ndeki Bursa, Balıkesir, Çanakkale ve Yalova’da yürütülen proje kapsamında ilk ve ortaokul öğrencileri, sanal gerçeklik (VR) teknolojisi aracılığıyla enerji kaynaklarının bilinçli ve bilinçsiz kullanımının geleceğe etkilerini deneyimliyor. Projeyle çocukların enerji tasarrufu ve verimliliği konusunda edindikleri bilgileri günlük yaşamlarına aktarmaları ve aileleri aracılığıyla toplumsal farkındalığın yaygınlaşmasına katkı sağlamaları hedefleniyor. Enerji tasarrufu eğitiminde teknoloji dönemi Uludağ Enerji tarafından hayata geçirilen “Enerjini Geleceğe Taşı” projesi, enerji kaynaklarının verimli kullanımının önemini çocuklara eğlenceli ve etkileşimli bir eğitim deneyimiyle anlatıyor. Milli Eğitim Müdürlükleri aracılığıyla belirlenen okullarda gerçekleştirilen uygulamalarda öğrenciler, VR gözlükler yardımıyla 100 yıl sonrasına uzanan iki farklı dünya senaryosunu deneyimliyor. Bu deneyim sayesinde öğrenciler, enerji kullanımına ilişkin bugünkü tercihlerin geleceği nasıl etkileyebileceğini görüyor. Öğrencilerin öğrendiklerini günlük yaşamlarına aktarmalarını da amaçlayan proje, interaktif yapısıyla çocukların eğitime aktif katılımını sağlıyor. Böylece evde, okulda ve günlük yaşamda enerjinin doğru kullanılması konusunda erken yaşta farkındalık oluşturulması hedefleniyor. “Geleceğin enerji bilinci bugünün çocuklarıyla şekilleniyor” Uludağ Enerji Grup Kurumsal İletişim Direktörü Yusuf Ziya Yüce, projenin önemine ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “Enerji tasarrufu ve güvenliği, gelecek nesillerin yaşam alışkanlıklarını şekillendirmekle ilgilidir. Bu bilincin çocuk yaşta kazanılmasının çok önemli olduğuna inanıyoruz. ‘Enerjini Geleceğe Taşı’ projemizle çocuklarımıza enerji kaynaklarını verimli kullanmanın neden önemli olduğunu anlatırken bunu onların ilgisini çeken, eğlenerek öğrenebilecekleri bir deneyime dönüştürüyoruz. VR teknolojisi sayesinde enerjinin doğru kullanıldığı ve bilinçsizce tüketildiği iki farklı geleceği deneyimleyen çocuklarımız, bugün aldığımız kararların yarın nasıl sonuçlar doğurabileceğini daha iyi kavrıyor. 2022 yılından bugüne kadar 553 okulda 74 bini aşkın öğrenciye ulaşmış olmak, bu yaklaşımın daha fazla çocuğa ulaşması açısından bizim için çok değerlidir. Ancak bizim için asıl önemli olan, çocuklarımızın burada öğrendiklerini evlerine taşıması ve enerji tasarrufunu aileleriyle birlikte günlük yaşamın bir parçası haline getirmesi. Enerji kaynaklarının daha bilinçli kullanıldığı bir gelecek için çocuklarımızla buluşmaya ve toplumsal farkındalığı artırmaya devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

TCK by Kıraç, Dokuz Ayda Yıl Sonu Hasılat Hedefinin Yüzde 75,8’ine Ulaştı Haber

TCK by Kıraç, Dokuz Ayda Yıl Sonu Hasılat Hedefinin Yüzde 75,8’ine Ulaştı

TCK by Kıraç AŞ (BIST: TCKRC), 2026 yılının ocak–eylül dönemine ilişkin konsolide finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin hasılatı, geçen yılın aynı dönemindeki 2,13 milyar TL’den yüzde 184,4 artışla 6,07 milyar TL’ye yükseldi. Net dönem kârı ise 800 milyon TL’den yüzde 144,4 artarak 1,96 milyar TL olarak gerçekleşti. Şirket, ilk dokuz aylık hasılatıyla 2026 yılı için açıkladığı 8 milyar TL’lik yıl sonu hedefinin yüzde 75,8’ine ulaştı. Satış büyümesine kârlılık artışı eşlik etti TCK by Kıraç'ın ilk dokuz aylık finansal sonuçlarında operasyonel kârlılıktaki artış da öne çıktı. Şirketin brüt kârı 2,37 milyar TL’ye yükselirken brüt kâr marjı geçen yılın aynı dönemindeki yaklaşık yüzde 30 seviyesinden yüzde 39’a çıktı. Esas faaliyet kârı, 342,5 milyon TL’den yüzde 535,3 artışla 2,18 milyar TL’ye ulaştı. Şirketin faiz, amortisman ve vergi öncesi kârı (FAVÖK) 2,26 milyar TL olarak gerçekleşirken FAVÖK marjı da yaklaşık yüzde 24’ten yüzde 37’ye yükseldi. Bu veriler, şirketin satış hacmindeki artışın yanı sıra brüt kâr ve operasyonel kârlılık göstergelerinde de iyileşme kaydettiğine işaret etti. İhracat gelirleri 2,44 milyar TL’ye ulaştı Yaklaşık 30 ülkeye ihracat gerçekleştiren TCK by Kıraç'ın ilk dokuz aylık ihracat geliri 2,44 milyar TL oldu. Yurt dışı satışlar, şirketin toplam hasılatının yaklaşık yüzde 40’ını oluşturdu. İhracatın toplam gelirler içindeki payı, şirketin uluslararası pazarlardaki faaliyetlerinin finansal sonuçlardaki ağırlığını ortaya koydu. Üçüncü çeyrekte de büyüme sürdü TCK by Kıraç, 2026 yılının üçüncü çeyreğinde de geçen yılın aynı dönemine kıyasla büyüme kaydetti. Temmuz–eylül döneminde hasılat yüzde 233,1 artışla 2,38 milyar TL’ye, net dönem kârı ise yüzde 257,9 artışla 756,3 milyon TL’ye ulaştı. 30 Eylül 2026 itibarıyla şirketin toplam varlıkları 11,26 milyar TL, özkaynakları ise 8,37 milyar TL olarak gerçekleşti. Başköy yatırımıyla üretim kapasitesinin geliştirilmesi hedefleniyor Finansal büyümesinin yanı sıra üretim altyapısına yönelik yatırımlarını da sürdüren TCK by Kıraç, Bursa’nın Nilüfer ilçesi Başköy Mahallesi’nde yeni üretim tesisi inşa ediyor. Enerji ve savunma sanayii başta olmak üzere stratejik sektörlere yönelik üretim altyapısının geliştirilmesi ve ürün çeşitliliğinin artırılması amacıyla planlanan yatırım, şirketin uzun vadeli büyüme planları içinde yer alıyor. 16.122 metrekare arsa üzerinde toplam 31.332,70 metrekare kapalı alana sahip olacak şekilde planlanan tesisin inşaat çalışmalarının 2026 yılı sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor. İnşaatın tamamlanması, tesisin üretime geçişi anlamına gelmiyor. Makine ve ekipman kurulumları, gerekli izinler, testler ve devreye alma süreçlerine ilişkin takvim netleştikçe üretime geçiş planının ayrıca kamuoyuyla paylaşılması öngörülüyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tofaş’ın 300 Milyon Dolarlık K9 Yatırımı Üretime Başladı Haber

Tofaş’ın 300 Milyon Dolarlık K9 Yatırımı Üretime Başladı

Bursa’daki Tofaş Fabrikası’nda, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, AK Parti Bursa Milletvekili, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank, Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi M. Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Y. Koç, Koç Holding CEO’su ve Tofaş Yönetim Kurulu Başkanı Levent Çakıroğlu, Stellantis Orta Doğu ve Afrika Operasyon Direktörü Samir Cherfan, FIAT CEO’su Arnaud Belloni ve Tofaş CEO'su Cengiz Eroldu'nun yanı sıra bayi ve tedarikçi temsilcileri ile Tofaş çalışanlarının katıldığı törenle banttan indirilen ilk model; Türkiye hafif ticari araç pazarının en önemli modellerinden biri olan Fiat Dobló oldu. K9 projesi kapsamında Citroën Berlingo, Fiat Dobló, Opel Combo, Peugeot Rifter ve Partner modelleri Bursa'da üretilecek. Yıllık 100 bin adet üretim kapasitesine sahip projede, üretilecek araçların yaklaşık yüzde 20'sinin ihraç edilmesi hedefleniyor. İstihdam hedefi 1.000 kişi olan ve 100'e yakın yerel tedarikçiyi bir araya getiren proje, Türkiye otomotiv sanayiinin üretim kapasitesini ve küresel rekabet gücünü artıran önemli bir yatırım hamlesi olarak öne çıkıyor. Türk otomotiv sanayiinin öncü kuruluşu Tofaş, Koç Holding ve Stellantis ortaklığının yeni dönemini simgeleyen stratejik yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Eylül 2025'te Stellantis ile imzalanan anlaşma kapsamında hayata geçirilen K9 projesi, 26 Ekim 2026, Pazartesi günü Tofaş Fabrikası'nda düzenlenen törenle seri üretim aşamasına geçti. Tören, Türk otomotiv sanayiinin hafif ticari araç üretimindeki güçlü konumunu tahkim eden tarihi bir adıma sahne oldu. Tofaş'ta yeni dönemin simgesi, Fiat Dobló oldu K9 projesinin üretime başlangıç töreninin en anlamlı anlarından birini, Fiat Dobló'nun yeniden Tofaş üretim bandından inmesi oluşturdu. İlk kez 2000 yılında Bursa'da üretilmeye başlanan ve 2023 yılına kadar Tofaş'ta üretimi devam eden Fiat Dobló, Türk otomotiv sanayiinde olduğu kadar ticari araç pazarında önemli bir başarı elde etti. Türkiye'de 26 yılda 600 bin adedin üzerinde satışa ulaşan model, farklı nesilleri ve gövde seçenekleriyle ticari hayatın en tanınan araçlarından biri haline geldi. Üç yıllık aranın ardından yeniden Bursa'da üretilecek Dobló'nun K9 projesi kapsamında banttan inen ilk araç olması, Tofaş'ın üretim mirasını geleceğe taşıyan simgesel bir başlangıç olarak öne çıktı. Yaklaşık 300 milyon ABD Doları yatırımla hayata geçirilen K9 projesi kapsamında Citroën Berlingo, Fiat Dobló, Opel Combo, Peugeot Rifter ve Peugeot Partner modelleri Bursa'da üretilecek. Yıllık 100 bin adet üretim kapasitesine sahip projede, üretilecek araçların yaklaşık yüzde 20'sinin ihraç edilmesi hedefleniyor. K9 projesinin devreye girmesi ve mevcut K0 projesinin yaklaşık 100 bin adetlik tam kapasiteyle üretime devam etmesiyle Tofaş'ın yıllık bitmiş araç üretim hacminin 230-250 bin adet seviyelerine ulaşması öngörülüyor. K9 kapsamında 2034 yılının son çeyreğine kadar yaklaşık 660 bin adet aracın üretilmesi hedefleniyor. Böylece Tofaş, Stellantis'in bölgesel üretim ağı içerisindeki stratejik konumunu güçlendirirken, Türkiye'nin hafif ticari araç üretimindeki iddiasını da ileri taşıyacak. Dört farklı markayı kapsayan K9 projesiyle Tofaş, hafif ticari araç üretimindeki çok markalı yapısını daha da güçlendirecek. Citroën Berlingo, Fiat Dobló, Opel Combo, Peugeot Rifter ve Partner modelleri, ticari taşımacılığa yönelik kargo ve yolcu taşımacılığına uygun kombi versiyonlarıyla üretilecek. Çoklu enerji platformuna uygun üretim altyapısı ise ilerleyen dönemde elektrikli hafif ticari araçlara yönelik talebin artması halinde Tofaş'a ilave üretim esnekliği sağlayacak. K9 projesiyle yaklaşık 1.000 kişilik istihdam ve yüzde 50 yerlilik hedefi K9 projesi, üretim kapasitesinin yanı sıra istihdam, yerlilik ve mühendislik alanlarında da önemli katkılar sağlayacak. Proje kapsamında Tofaş Fabrikası’nda yaklaşık 1.000 kişilik istihdam öngörülürken, 100’e yakın yerli tedarikçi firma üretim sürecine dahil edildi. Projede yüzde 50 mertebesinde yerlilik oranı hedefleniyor. Tofaş Ar-Ge Merkezi’nin mühendislik ve teknik geliştirme süreçlerinde görev aldığı projede, 300’ün üzerinde mühendis ve teknik personel çalıştı. Araçların performans, dayanıklılık, güvenlik ve kalite gerekliliklerine yönelik doğrulama ve onay testleri de Tofaş Ar-Ge Merkezi tarafından yürütüldü. K9’un Tofaş’ın sürdürülebilir büyümesine katkısının yanı sıra Türkiye’nin Avrupa’da hafif ticari araç üretimindeki liderlik iddiasını desteklemesi bekleniyor. Türkiye iç pazarındaki toplam satışlarda yerli üretim araçların payı yaklaşık yüzde 35 seviyesindeyken, K9 projesinin bu oranı yaklaşık 10 puan artırması öngörülüyor. Proje kapsamında 2034 yılının son çeyreğine kadar yaklaşık toplamda 660 bin adet araç üretilmesi hedefleniyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır: “Türkiye'nin üretim gücüne ve geleceğine duydukları güvenle bu önemli yatırımı hayata geçiren Koç Topluluğu ve Stellantis'e teşekkür ediyorum.” Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tören esnasında yaptığı konuşmasında “2002’den bu yana Avrupa ekonomisinin yılda sadece %1,4 büyürken, Türkiye’nin büyümesinin %5,3 seviyesinde gerçekleştiğini belirtti. Otomotiv sektörünün Türk sanayisinin yüz akı olmaya devam ettiğini söyleyen Bakan Kacır “2000’lerin başında yılda ancak 300 bin aracın satıldığı Türkiye’de şimdi yılda 1,5 milyon araç satılabiliyor. Avrupa’nın yapması gereken inovasyonu hızlandırmak, verimliliği yükseltmektir” diye konuştu. 300 milyon ABD doları yatırımla hayata geçirilen K9 projesinin Tofaş’ın üretim yolculuğunda yeni bir dönemin kapılarını araladığını belirten Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır sözlerine “Küresel rakipleriyle yarışta olan Türkiye'nin üretim gücüne ve geleceğine duydukları güvenle bu önemli yatırımı hayata geçiren Koç Topluluğu ve Stellantis'e teşekkür ediyorum. K9 Projesi'nin Bursa'mızın ve ülkemizin üretim, istihdam ve ihracatına önemli katkılar sunmasını; yeni yatırımlara, başarılara ve iş birliklerine vesile olmasını temenni ediyorum” diyerek son verdi. AK Parti Bursa Milletvekili, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank ise törendeki konuşmasında “Avrupa'nın giderek daha da korumacı hale gelen politikalarını, sanayi hızlandırma yasası ve Made in EU yaklaşımıyla net bir şekilde görebiliyoruz” diye konuştu. Bakan Varank, Böyle bir dönemde yeni bir modelin Bursa’da üretilmesinin kararının alınması, aslında bu ülkeye bu ülkenin insanına üretim kabiliyetine duyulan güvenin ve aynı zamanda karşılıklı kazan kazan anlayışının somut bir göstergesidir” dedi. Ömer Koç: “Son 5 yılda Tofaş'a 1 milyar dolar yatırım yaptık” Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Koç Topluluğu'nun 100'üncü yaşında Tofaş'ın yeni bir stratejik yatırımı hayata geçirmesinin ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. Tofaş'ın Türkiye otomotiv sanayiindeki öncü rolüne ve Koç Holding ile Stellantis arasındaki güçlü ortaklığa dikkat çeken Ömer Koç, “Otomotiv sektöründeki kurallar tüm dünyada ve bilhassa önemli bir parçası olduğumuz Avrupa'da yeniden yazılırken, ülkemize çekebildiğimiz her yatırımın son derece kıymetli olduğu kanaatindeyim” dedi. Son 5 yılda Tofaş'a yapılan yatırımın 1 milyar dolar mertebesine ulaştığını kaydeden Koç, “Memnuniyetle ve gururla belirtmek isterim ki, bu yatırımın yarısı Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarımıza yöneliktir. Şirketimiz, Stellantis'in önde gelen üretim ve Ar-Ge merkezleri arasındadır” diye konuştu. Geçtiğimiz yıl K0 projesinin başarıyla devreye alındığını hatırlatan Koç, 300 milyon dolar yatırımla hayata geçen K9 projesiyle yıllık 100 bin adet üretim hedeflendiğini dile getirdi. Koç, “Bu yeni modelin Citroen, FIAT, Opel ve Peugeot markalarımız için üretilecek olmasını Tofaş’ın sürdürülebilir büyüme yolculuğu açısından çok kıymetli bir adım olarak görüyoruz” dedi. Koç, otomotivde artan uluslararası rekabete dikkat çekerek, böyle bir dönemde K9 modelinin Türk otomotiv sanayiinin Avrupa’daki ticari araç üretim liderliğini daha da güçlendireceğini söyledi. Koç, “Tofaş'ın yetkinliklerini ve kapasitesini âzâmî şekilde kullanıp müşterilerimize daha fazla yerli model sunabilmeyi, böylece memleketimizin cârî dengesine de katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda, başka yeni modeller konusunda ortağımızla görüşmeleri sürdürüyoruz” açıklamasında bulundu. Ömer Koç, Made in EU politikasıyla Avrupa’nın 30 senelik Gümrük Birliği ilişkisini hiçe sayma basiretsizliğine düşebileceğine işaret ederek” “Bilhassa otomotiv sektörümüzde büyük emeklerle tesis edilmiş olan üretim ve mühendislik kapasitesinin muhafaza edilebilmesi için mütekabiliyet çerçevesinde bazı adımların atılması kaçınılmaz olabilir” dedi. Koç, iç pazarın büyümesine yatırımların cazibesini artıracak uygun mekanizmalarla katkı sağlanmasının şart olduğuna dikkat çekti. Samir Cherfan: “K9, Tofaş’ın Stellantis üretim ağındaki stratejik konumunu güçlendiriyor” K9 projesinin Tofaş ve Stellantis için önemine vurgu yapan Stellantis Orta Doğu ve Afrika Operasyon Direktörü Samir Cherfan konuşmasında “Koç Topluluğu’nun 100’üncü kuruluş yıl dönümünde Bursa’da yeni bir projeyi hayata geçirmenin ve bu dönüm noktasını birlikte kutlamanın, Stellantis açısından büyük bir ayrıcalık olduğuna değinerek başladı. Cherfan; 2000–2023 yılları arasında Bursa’da üretilen ve Türkiye’de 600 binden fazla müşterinin tercihi olan Doblo’nun, Tofaş ile FIAT adını dünyaya taşıdığını aktardı. Doblò, Fiorino ve Egea’nın Tofaş Fabrikası’nın en önemli başarı hikâyelerinden olduğunun altını çizen Samir Cherfan, ayrıca üç yıl sonra Doblò’nun evine dönmesinin, Tofaş için önemli bir gelişmeyi temsil ettiğini vurguladı. Samir Cherfan “K9 projesi kapsamında Fiat Doblò, Citroën Berlingo, Opel Combo, Peugeot Rifter ve Partner olmak üzere dört markanın beş modeli için yıllık 100 bin araçlık üretim kapasitesi planlanıyor. Çoklu enerji seçeneklerini destekleyen ve elektrikli hafif ticari araç üretimine hazır olan bu platform, Türkiye’nin bölgesel üretimdeki rolünü daha da güçlendiriyor. Bu projenin temelinde, Koç Topluluğu ile yarım asrı aşan güçlü ortaklığımız, eylül 2025’te imzaladığımız stratejik anlaşmayla daha da güçlendi. Stellantis’in markalarını, platformlarını ve küresel erişimini; Koç’un liderliği ve Tofaş’ın üretim ve mühendislik yetkinlikleriyle bir araya getiren bu ortaklık vesileysiyle Tofaş, bugün Stellantis’in dünya çapındaki en önemli üretim ve Ar-Ge merkezlerinden biri konumunda” diye konuştu. Doblò’nun güçlü mirası üzerine inşa edilen K9 projesinin, Stellantis’in Orta Doğu ve Afrika bölgesine yönelik FaSTLane 2030 stratejisinin de somut bir adımı olduğunu sözlerine ekleyen Cherfan “Bu strateji kapsamında, çift haneli faaliyet kâr marjımızı koruyarak gelirlerimizi yüzde 40 artırmayı ve yerel, bölgesel ve Asya kaynaklı tedarikin payını yüzde 30’dan yüzde 90’a çıkarmayı hedefliyoruz. Bölgede, bölge için üretim yaklaşımımızla müşterilerimizin ihtiyaçlarına daha iyi yanıt verirken rekabet gücümüzü ve dayanıklılığımızı artırıyoruz. K9 projesi, yıllık 100 bin araçlık planlanan üretim kapasitesiyle Tofaş’ın bu stratejideki rolünü pekiştiriyor ve bölge pazarlarına rekabetçi koşullarda hizmet sunma kabiliyetimizi güçlendiriyor” diyerek sözlerine son verdi. Cengiz Eroldu: “K9 ve K0 ile yıllık üretimimiz 250 bin adede ulaşacak” Tofaş CEO'su Cengiz Eroldu ise törende yaptığı konuşmada, Tofaş'ın 60 yıla yaklaşan üretim geçmişinde Türk otomotiv sanayiine yön veren birçok projeye imza attığını belirterek, K9 projesinin şirketin yeni büyüme dönemindeki en önemli yatırımlardan biri olduğunu söyledi. Cengiz Eroldu, Tempra ile Avrupa pazarlarına gerçekleştirilen ilk seri otomobil ihracatından Dobló'nun hafif ticari araç pazarındaki başarısına, Egea'nın üst üste 10 yıl Türkiye'nin en çok tercih edilen otomobili olmasına kadar uzanan üretim geçmişinin yeni projelere güçlü bir temel oluşturduğunu ifade etti. Stellantis ile Eylül 2025'te imzalanan stratejik anlaşma kapsamında Citroën, FIAT, Opel ve Peugeot markaları için üretilecek K9 modellerinin seri üretime başlamasından ötürü büyük gurur duyduklarını belirten Eroldu, Fiat Dobló'nun yeniden Bursa'ya dönüşünün de Tofaş için özel bir anlam taşıdığını söyledi. Eroldu, 2000-2023 yılları arasında Tofaş'ta üretilen ve uzun yıllar Türkiye hafif ticari araç pazarının en çok tercih edilen modellerinden biri olan Dobló'nun K9 projesiyle yeniden üretim programına alınmasının şirketin köklü üretim mirasını devam ettirdiğini vurguladı. K9 projesinin üretim ve ihracat hedeflerini açıklayan Tofaş CEO'su Cengiz Eroldu, “300 milyon ABD Dolarlık yatırımla hayata geçirdiğimiz K9 projesinde, yıllık 100 bin adetlik üretim kapasitesini hayata geçiriyoruz. Üretilecek K9 modelinin yaklaşık yüzde 20'sini ihraç edeceğiz” dedi. Yeni projenin Tofaş'ın toplam üretim hacmine sağlayacağı katkıya dikkat çeken Eroldu, K9'un devreye girmesi ve mevcut K0 üretiminin yaklaşık 100 bin adetlik tam kapasitesiyle devam etmesiyle birlikte Tofaş Fabrikası'nın yıllık bitmiş araç (CBU) üretim hacminin 250 bin adet seviyelerine ulaşacağını belirtti. K9 projesinin yalnızca üretim ve ihracat rakamlarıyla değil, Türkiye'nin otomotiv sanayiindeki rekabet gücüne sağlayacağı katkıyla da değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Eroldu, “Projenin Tofaş'a kazandırdıkları tabii ki rakamlarla sınırlı değil. Tofaş'ın sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlamasının yanı sıra, ülkemizin hafif ticari araç üretim üssü olma iddiasını da destekleyecek olması bizim için ayrı bir gurur vesilesi” dedi. Tofaş’ın Ar-Ge gücü 600’ü aşkın çalışanla büyüyor K9 projesinin Tofaş'ın üretim altyapısının yanı sıra mühendislik ve teknoloji alanındaki birikimini de yansıttığını belirten Cengiz Eroldu, şirketin yaklaşık 20 yıldır cirosunun yüzde 3'ünü Ar-Ge faaliyetlerine ayırdığını söyledi. Stellantis'in önde gelen Ar-Ge merkezlerinden biri konumundaki Tofaş Ar-Ge Merkezi'nin 600'ün üzerinde çalışanıyla faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Eroldu, patent başvuru sayısının da 300'e yaklaştığını ifade etti. Türkiye'de otomobil ve hafif ticari araç geliştirme ile üretim yetkinliklerini bir arada bulunduran Tofaş'ın, üniversiteler ve tedarikçilerle yürüttüğü iş birlikleriyle güçlü bir mühendislik ekosistemi oluşturduğuna dikkat çeken Cengiz Eroldu, K9 projesinin bu ekosistemin daha da geliştirilmesine katkı sağlayacağını vurguladı. Özellikle yüksek teknoloji içeren araç bileşenlerinin yerlileştirilmesinin ve yan sanayiinin ihracat potansiyelinin artırılmasının büyük önem taşıdığını belirten Cengiz Eroldu, Türkiye'nin hafif ticari araç üretimindeki güçlü konumunun bu tür yeni projelerle daha da ileri taşınacağını ifade etti. Çoklu enerji platformuna uygun K9 üretim altyapısının elektrikli hafif ticari araçlara yönelik talebin artması halinde Tofaş'a üretim esnekliği sağlayacağını belirten Eroldu, yeni modellerle birlikte fabrikanın gelecekteki üretim ihtiyaçlarına da yanıt verebilecek bir yapıya kavuşacağını söyledi. Tofaş'ın ulaştığı başarının arkasında çalışanların, mühendislerin, tedarikçilerin ve iş ortaklarının emeği bulunduğunu vurgulayan Cengiz Eroldu, K9 projesinin hayata geçirilmesine katkı sağlayan tüm ekiplere teşekkür etti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın projeye verdiği desteğin önemine de değinen Eroldu, Tofaş'ın ülkeye ve tüm paydaşlarına değer yaratacak yeni projeleri hayata geçirmeye devam edeceğini belirtti. Tofaş'ta yeni dönem, yerli üretim ve ihracatla güçlenecek Türkiye otomotiv sanayiinin gelişiminde yaklaşık 60 yıldır önemli bir rol üstlenen Tofaş, K0 projesinin ardından devreye aldığı K9 yatırımıyla çok markalı üretim yapısını daha da güçlendiriyor. Koç Holding ve Stellantis'in ortak üretim ve mühendislik kabiliyetlerini bir araya getiren yeni dönem, Bursa'daki üretim merkezinin hem Türkiye hem de uluslararası pazarlar açısından stratejik önemini artırıyor. Yaklaşık 300 milyon ABD Doları yatırımla hayata geçirilen K9 projesinin yıllık 100 bin araçlık kapasitesi, yaklaşık yüzde 20'lik ihracat hedefi ve yaklaşık 100 bin adetlik K0 üretimiyle birlikte yıllık bitmiş araç üretim hacminin 250 bin adet seviyesine ulaşması, Tofaş'ın sürdürülebilir büyüme yolculuğundaki yeni dönemin temelini oluşturuyor. Bir dönem Türkiye'den farklı pazarlara ihraç edilen ve 26 yılda 600 binden fazla kullanıcıyla buluşan Fiat Dobló'nun yeniden Bursa'da üretilmesi ise Tofaş'ın geçmişten geleceğe uzanan üretim başarısının en somut göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Gemlik’te Anadolu Rüzgârı Haber

Gemlik’te Anadolu Rüzgârı

Gemlik Belediyesi 11. Hemşehri Dernekleri Festivali başladı. Bursa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen festival, 24-29 Ekim tarihleri arasında gerçekleştiriliyor. 20 hemşehri derneğinin katıldığı festivalde, Türkiye’nin farklı bölgelerine ait yöresel kültürler, gelenekler ve lezzetler tanıtılıyor. Festival kapsamında kurulan stantlarda dernekler, kendi memleketlerinin kültürel değerlerini ve yöresel lezzetlerini ziyaretçilerle buluşturuyor. Festival boyunca hemşehri derneklerinin konuk sanatçıları da sahne alarak farklı yörelere ait türküleri ve ezgileri Gemliklilerle paylaşacak. Açılış programına Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, siyasi partilerin ilçe başkanları ve yöneticileri, sivil toplum ve meslek kuruluşlarının temsilcileri, hemşehri derneklerinin başkanları, yöneticileri ve üyeleri, muhtarlar ile çok sayıda Gemlikli katıldı. İlk olarak söz alan Gemlik Hemşehri Dernekleri Platformu Başkanı Bayram Bozdemir, derneklerin yalnızca yöresel ürünleri tanıtmak için değil, kültürleri ve gelenekleri yaşatarak gelecek nesillere aktarmak amacıyla da bir araya geldiğini belirtti. Katılımın önceki yıla göre arttığını ifade eden Bozdemir, organizasyona katkı sunan derneklere ve belediyelere teşekkür etti. Bozdemir’in ardından söz alan Bursa Erzurum Dernekler Federasyonu Başkanı ve AK Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı Savaş Albayrak ise derneklerin kültür elçileri olduğunu vurguladı. Albayrak, bir şehrin zenginliğinin bünyesinde barındırdığı insanlardan ve farklı kültürlerden kaynaklandığını ifade etti. “Birliğimiz ve Beraberliğimiz Daim Olsun” Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, festivalin farklı kültürlerden insanların birbirlerini daha yakından tanımalarına ve özellikle çocukların farklı kültürlerle tanışarak dostluklar kurmalarına katkı sağlayacağını belirtti. Cumhuriyet’in 103. yılında Türkiye’nin yedi bölgesinden insanlarla bir arada olmanın önemine değinen Deviren, kültürlerin, folklorun ve türkülerin paylaşılmasının toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini ifade etti. Organizasyonda emeği geçen Gemlik Hemşehri Dernekleri Platformu Başkanı Bayram Bozdemir’e, Gemlik Belediye Başkan Yardımcıları Durmuş Uslu, Emrecan Uzunkaya ve Zülküf Zor’a teşekkür eden Başkan Deviren, katkı sunan herkese de şükranlarını iletti. Festivalin güzel geçmesi temennisinde bulunan Deviren, “İnşallah festivalimiz güzel geçer, birliğimiz ve beraberliğimiz daim olur. Son olarak, yaşasın Cumhuriyet diyorum.” ifadelerini kullandı. Festivalin ilk gününde Gemlik Erzurumlular Derneği’nin konuğu Zekai Dadaşcan, Kars Ardahan Iğdır Kültür ve Dayanışma Derneği’nin konukları Hatice Aktürk ile Himmet Öztürk ve Gemlik Giresun Dereli Aksu Köylüleri Derneği’nin konukları Yüksel Çakmak, Özgür Küçükoğlu ve Orhan Dalsız sahne aldı. Gemlik Muşlular Derneği’nin konuğu Ercan Eriş de seslendirdiği türkülerle dinleyicilerle buluştu. Sanatçılar, farklı yörelere ait sevilen türküleri seslendirdi. Festival, 29 Ekim Perşembe gününe kadar devam edecek Festival kapsamında kurulan stantlarda dernekler, kendi memleketlerinin kültürel değerlerini ve yöresel lezzetlerini ziyaretçilerle buluşturuyor. Festival boyunca hemşehri derneklerinin konuk sanatçıları da sahne alarak farklı yörelere ait türküleri ve ezgileri Gemliklilerle paylaşacak. Açılış programına Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, belediye başkan yardımcıları, belediye meclis üyeleri, siyasi partilerin ilçe başkanları ve yöneticileri, sivil toplum ve meslek kuruluşlarının temsilcileri, hemşehri derneklerinin başkanları, yöneticileri ve üyeleri, muhtarlar ile çok sayıda Gemlikli katıldı. İlk olarak söz alan Gemlik Hemşehri Dernekleri Platformu Başkanı Bayram Bozdemir, derneklerin yalnızca yöresel ürünleri tanıtmak için değil, kültürleri ve gelenekleri yaşatarak gelecek nesillere aktarmak amacıyla da bir araya geldiğini belirtti. Katılımın önceki yıla göre arttığını ifade eden Bozdemir, organizasyona katkı sunan derneklere ve belediyelere teşekkür etti. Bozdemir’in ardından söz alan Bursa Erzurum Dernekler Federasyonu Başkanı ve AK Parti Bursa İl Başkan Yardımcısı Savaş Albayrak ise derneklerin kültür elçileri olduğunu vurguladı. Albayrak, bir şehrin zenginliğinin bünyesinde barındırdığı insanlardan ve farklı kültürlerden kaynaklandığını ifade etti. “Birliğimiz ve Beraberliğimiz Daim Olsun” Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, festivalin farklı kültürlerden insanların birbirlerini daha yakından tanımalarına ve özellikle çocukların farklı kültürlerle tanışarak dostluklar kurmalarına katkı sağlayacağını belirtti. Cumhuriyet’in 103. yılında Türkiye’nin yedi bölgesinden insanlarla bir arada olmanın önemine değinen Deviren, kültürlerin, folklorun ve türkülerin paylaşılmasının toplumsal birlikteliği güçlendirdiğini ifade etti. Organizasyonda emeği geçen Gemlik Hemşehri Dernekleri Platformu Başkanı Bayram Bozdemir’e, Gemlik Belediye Başkan Yardımcıları Durmuş Uslu, Emrecan Uzunkaya ve Zülküf Zor’a teşekkür eden Başkan Deviren, katkı sunan herkese de şükranlarını iletti. Festivalin güzel geçmesi temennisinde bulunan Deviren, “İnşallah festivalimiz güzel geçer, birliğimiz ve beraberliğimiz daim olur. Son olarak, yaşasın Cumhuriyet diyorum.” ifadelerini kullandı. Festivalin ilk gününde Gemlik Erzurumlular Derneği’nin konuğu Zekai Dadaşcan, Kars Ardahan Iğdır Kültür ve Dayanışma Derneği’nin konukları Hatice Aktürk ile Himmet Öztürk ve Gemlik Giresun Dereli Aksu Köylüleri Derneği’nin konukları Yüksel Çakmak, Özgür Küçükoğlu ve Orhan Dalsız sahne aldı. Gemlik Muşlular Derneği’nin konuğu Ercan Eriş de seslendirdiği türkülerle dinleyicilerle buluştu. Sanatçılar, farklı yörelere ait sevilen türküleri seslendirdi. Festival, 29 Ekim Perşembe gününe kadar devam edecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.