Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Burun Kanaması

Kapsül Haber Ajansı - Burun Kanaması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Burun Kanaması haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çocukluk Çağı Kanserlerinin Üçte Biri Lösemi Haber

Çocukluk Çağı Kanserlerinin Üçte Biri Lösemi

Çocukluk döneminde görülen kanserler arasında en sık karşılaşılan türün lösemi olduğunu ve tüm çocukluk çağı kanserlerinin yaklaşık üçte birini oluşturduğunu dile getiren Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Savaş Kansoy, “Lösemiye en sık ilk 5 yaşta rastlıyoruz. Bu nedenle özellikle küçük yaş grubunda ortaya çıkan uzun süren halsizlik, sık enfeksiyon ya da nedeni açıklanamayan morluklar dikkatle takip edilmeli” açıklamasında bulundu. Çocukluk çağı kanserlerinin kesin nedeninin henüz tam olarak bilinmediğini ancak vakaların küçük bir bölümünde kalıtsal faktörlerin etkili olabildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Çocuk Hematolojisi ve Onkolojisi Uzmanı Prof. Dr. Savaş Kansoy, “Çocuklarda kansızlık, karında şişlik ya da dolgunluk hissi, lenf bezlerinde belirgin şişlik, ciltte kolay oluşan morluklar, iki taraflı burun kanaması, uzun süren ateş ve sık enfeksiyonlar löseminin belirtileri arasında sayılabilir. Bu bulgulara ek olarak kan tahlillerinde beyaz kan hücrelerinde görülen anormal değişiklikler de tanı sürecinde yol gösterici olabilir. Bu şikâyetler farklı hastalıklarda da ortaya çıkabilir ancak uzun sürmesi ya da bir arada görülmesi durumunda ailelerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması kıymetli” dedi. Geçmeyen halsizlik sıradan bir yorgunluk olmayabilir Çocuklarda görülen kanser belirtilerinin başka hastalıklarla karıştırılabildiğini ifade eden Kansoy, “Özellikle uzun süren halsizlik çoğu zaman basit bir enfeksiyon ya da kansızlıkla, nedeni açıklanamayan morluklar çarpma veya düşmelerle, sık tekrarlayan enfeksiyonlar bağışıklığın geçici olarak zayıflamasıyla, geçmeyen ateş ise üst solunum yolu enfeksiyonlarıyla ilişkilendirilebiliyor. Lenf bezlerindeki şişlikler de genellikle enfeksiyonlara bağlanabiliyor. Her belirti lösemi anlamına gelmez ancak bu şikâyetler uzun sürüyor ya da bir arada görülüyorsa ailelerin durumu göz ardı etmeden bir uzmana başvurması erken tanı açısından büyük önem taşır” dedi. Lösemi tedavisi uzun ve sabır isteyen bir süreç Löseminin farklı türleri bulunduğunu açıklayan Kansoy, “Löseminin en sık görülen tipleri akut lenfoblastik, akut miyeloblastik ve kronik miyelositer lösemidir. Tanı, kan tahlilleri ve kemik iliğinden alınan örneklerin incelenmesiyle konur. Hastalığın özelliklerine ve risk durumuna göre tedavi planı belirlenir. Çoğu hastada kemoterapi uygulanır, bazı durumlarda ise kök hücre nakli gündeme gelebilir ve tüm bu tedavi süreci 1-2 yılı kapsayabilir. Bu uzun ve yorucu dönemde hem çocukların hem de ailelerin psikolojik destek alması süreci daha sağlıklı atlatmaları açısından büyük önem taşır” dedi.

Burun Tıkanıklığı Neden Gece Saatlerinde Artıyor? Haber

Burun Tıkanıklığı Neden Gece Saatlerinde Artıyor?

Burun tıkanıklığının artmasına ya da bir türlü geçmemesine yol açan etkenlerden birine de burun spreyleri örnek verilebilir. Bu burun açıcı spreylerin uzun süre ve kontrolsüz kullanımının burun sağlığını olumsuz etkileyebildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi’nden Kulak Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Murat Şirin, “Burun içinde yer alan ve nefes aldığımız havayı ısıtıp nemlendirmekle görevli olan nazal konkalar, bu spreylerin sık kullanımı sonucu ilaçlara yanıt vermemeye ve sürekli şiş halde kalmaya başlayabilir. Bunun nedeni, burun mukozasındaki reseptörlerin uzun süre ilaç kullanımına bağlı olarak azalması ya da duyarsızlaşmasıdır. Bu durumda öncelikli tedavi, burun spreylerinin hızlı ve kontrollü şekilde bırakılmasıdır” dedi. Burundaki yapısal bozukluklar sinüzit riskini artırabilir Burun tıkanıklığını artıran bir diğer önemli nedenin de burun içindeki yapısal sorunlar olabileceğini belirten Şirin, “Burun içini ortadan ikiye ayıran ve septum denilen yapıdaki eğrilikler, burundan nefes almayı zorlaştırabilir. Bu eğrilikler doğuştan olabildiği gibi burna alınan bir darbe sonrası da ortaya çıkabilir ve çoğu zaman burun etlerinin büyümesiyle birlikte görülür. Nefes almayı zorlaştıran bu durumlar; sık sık üst solunum yolu enfeksiyonu geçirme, sinüzit, burun kanaması, baş ağrısı, horlama ve uyku sorunlarına yol açabilir. Günlük yaşamı etkilemeye başladığında bu sorunlar ameliyatla düzeltilebilir. Ayrıca bazı ilaçlar burun etlerinde şişmeye neden olabilir, böyle bir durumda ilaç değişikliği yapılabilir” dedi.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.