Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bütçe

Kapsül Haber Ajansı - Bütçe haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bütçe haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kocaeli’de Bilime 4 Milyon 350 Bin TL Destek Haber

Kocaeli’de Bilime 4 Milyon 350 Bin TL Destek

Kocaeli’nin sosyal, ekonomik, çevresel ve kentsel sorunlarına bilimsel çözümler üretilmesini amaçlayan program kapsamında 60 araştırmacıya destek verilecek. Programa toplam 4 milyon 350 bin TL bütçe ayrıldı. AKADEMİK ÇALIŞMALAR DESTEKLENECEK Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kente yönelik akademik üretimi teşvik etmek amacıyla Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı’nı hayata geçiriyor. Kocaeli özelinde uygulanacak program kapsamında, kentin ihtiyaçlarına yönelik hazırlanan yüksek lisans ve doktora tezleri ile akademik makale çalışmaları desteklenecek. Araştırmaların Kocaeli’nin sosyal, ekonomik, çevresel ve kentsel sorunlarına yönelik çözüm önerileri sunması bekleniyor. 14 ANA TEMA BELİRLENDİ Program kapsamında desteklenecek çalışmalar için 14 farklı ana tema belirlendi. Bu temalar; kültür, sanat ve turizm, kadın, aile ve çocuk, engelliler, gençlik ve spor, eğitim, bilim ve teknoloji, akıllı şehir ve inovasyon, çevre ve tarım, şehircilik ve altyapı, sivil toplum ve katılımcı yönetim, medya ve iletişim, sanayi, ekonomi ve istihdam, afet yönetimi, ulaşım, sürdürülebilirlik ve kent sosyolojisi gibi alanları kapsıyor. Bu başlıklar altında yürütülecek akademik çalışmalarla Kocaeli’nin mevcut sorunlarının bilimsel yöntemlerle ele alınması ve kentin geleceğine yönelik uygulanabilir çözüm önerilerinin ortaya çıkarılması hedefleniyor. 60 ARAŞTIRMACIYA DESTEK VERİLECEK Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı kapsamında toplam 60 araştırmacı desteklenecek. Programdan 10 doktora öğrencisi, 20 yüksek lisans öğrencisi ve 30 makale araştırmacısı yararlanacak. Destekler için toplam 4 milyon 350 bin TL bütçe ayrıldı. Doktora tezleri için destek süresi 3 yıl, yüksek lisans tezleri için 1 yıl, makale çalışmaları için ise 6 ay olarak belirlendi. KİMLER BAŞVURABİLECEK? Programa Türkiye’deki üniversitelerde öğrenim gören veya ilgili akademik kurumlarda görev yapan araştırmacılar başvurabilecek. Yüksek lisans ve doktora öğrencilerinin destekten yararlanabilmesi için tez konularının 2026-2027 güz dönemi itibarıyla onaylanmış ve yazım aşamasına geçmiş olması gerekiyor. Makale desteğine ise üniversitelerde görev yapan akademik personel başvurabilecek. Başvurularda hazırlanacak tez veya makale çalışmasının Kocaeli’nin ihtiyaçlarına yönelik bir çözüm önerisi sunması şartı aranıyor. BAŞVURULAR 13 KASIM’DA SONA ERECEK Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı’na başvurular 14 Eylül’de başladı. Başvurular 13 Kasım tarihine kadar devam edecek. Adaylar başvurularını programın dijital platformu üzerinden online olarak gerçekleştirecek. Başvuru yapmak isteyenlerin internet sitesi üzerinden üyelik oluşturarak başvuru formunu doldurmaları ve gerekli belgeleri sisteme yüklemeleri gerekiyor. BİLİM KOCAELİ’NİN GELECEĞİNE KATKI SAĞLAYACAK Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı ile akademik çalışmaların Kocaeli’nin ihtiyaçlarıyla buluşturulması amaçlanıyor. Program kapsamında desteklenecek araştırmaların kent yönetimi, sosyal politikalar, çevre, ekonomi, ulaşım, afet yönetimi, sürdürülebilirlik ve şehircilik gibi birçok alanda Kocaeli’ye yönelik bilimsel veriler ve çözüm önerileri ortaya koyması bekleniyor. AYRINTILI BİLGİLER KENTBİLİM İNTERNET ADRESİNDE Kocaeli Büyükşehir Belediyesi ve Kocaeli Kent Konseyi tarafından yürütülen programla genç araştırmacıların kent odaklı çalışmalarının desteklenmesi ve bilimsel bilgi birikiminin yerel yönetim politikalarına katkı sağlaması hedefleniyor. Kentbilim Lisansüstü Araştırma Desteği Programı’nın başvuru şartları, başvuru rehberi ve programla ilgili ayrıntılı bilgilere Kentbilim internet sitesi üzerinden ulaşılabilecek. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bosch Türkiye’de Üst Düzey Atama Haber

Bosch Türkiye’de Üst Düzey Atama

Bosch’taki kariyerine 19 yıl önce adım atan Pınar Kurt, 1 Şubat 2026 itibarıyla Bosch Home Comfort Türkiye, Orta Asya, Kafkasya, Orta Doğu ve Güney Doğu Avrupa’dan sorumlu Ticari Genel Müdür görevine atandı. Kurt son olarak, 2025 yılında Bosch Home Comfort Grubu’nun Almanya’daki merkezinde, şirket tarihinin en büyük satın alması olarak tanımlanan Johnson Controls'ten konut ve hafif ticari ısıtma, havalandırma ve iklimlendirme (HVAC) işinin ve Johnson Controls-Hitachi Air Conditioning ortak girişiminin satın alma projesinin finans, bütçe, raporlama ve satın alma süreçlerine liderlik etti. Yeni sorumluluk alanında Türkiye’den Güneydoğu Avrupa’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada finansal stratejilerin oluşturulması, kârlılık hedeflerinin yayılımı ve ticari süreçlerin yönetimine liderlik eden Kurt, Bosch’un uluslararası yapısında edindiği tecrübeyi bölgedeki büyüme stratejilerine aktarmayı hedefliyor. Pınar Kurt kimdir? Bosch kariyerine 2007 yılında Manisa’da Muhasebe Departmanı'nda başlayan Kurt, 2010-2013 yılları arasında İstanbul’da Satış Bütçe ve Raporlama Sorumlusu olarak görev aldı. Bu dönemde SAP uygulamaları ve kontrol fonksiyonlarının kurulması süreçlerini yönetti. 2013 yılında Almanya Wernau’da Yalın Yönetim alanında Avrupa’daki farklı ülkelerde proje liderliği üstlenen Kurt, ardından kariyerine Portekiz’de devam etti. 2016-2022 yılları arasında Portekiz Aveiro’da bulunan tüzel kişiliğin ve ürün grubunun Bütçe ve Raporlama Direktörlüğü ve ardından Ticari Birimlerden Sorumlu Direktör pozisyonlarını üstlenen Kurt, finansal yönetim ve yeniden yapılandırma projelerini yürüttü. 2022 yılından itibaren Almanya Wetzlar’da Grup Bütçe ve Raporlama Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Kurt, son olarak Bosch Home Comfort’un Almanya’daki merkezi Wernau’daki entegrasyon projesinde Başkan Yardımcısı olarak görev aldı. Ege Üniversitesi İktisat Bölümü mezunu olan Pınar Kurt, yüksek lisans eğitimini Bahçeşehir Üniversitesi’nde Yönetim Bilişim Sistemleri (MBA) alanında tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Şirketler Ekonomik Haberleri Nasıl Okumalı? Haber

Şirketler Ekonomik Haberleri Nasıl Okumalı?

Finans ekibi kur artışını konuşurken satış tarafı talep daralmasını, satın alma birimi ise girdi maliyetlerini izliyorsa ortada tek bir sorun vardır - herkes aynı ekonomiyi farklı pencerelerden okuyordur. Şirketler için ekonomik analiz haberleri tam bu noktada değer üretir. Haber, sadece ne olduğunu söylemez; karar vericinin önüne bunun neden olduğunu, hangi sektörleri ne hızda etkileyebileceğini ve işletme düzeyinde hangi sinyallerin ciddiye alınması gerektiğini koyar. Bir kurum için ekonomi haberi, genel kamuoyu gündeminden farklı bir işleve sahiptir. Yönetim kurulu açısından bu içerikler risk görünürlüğünü artırır. Finans departmanı için nakit akışı ve borçlanma planlamasını besler. Kurumsal iletişim ekipleri için ise piyasa atmosferini doğru okumadan yapılan her açıklama, yanlış zamanda yanlış ton riski taşır. Bu yüzden ekonomik haber tüketimi, yalnızca bilgi edinme alışkanlığı değil, kurumsal karar kalitesinin bir parçasıdır. Şirketler için ekonomik analiz haberleri neden stratejik bir araçtır? Ekonomik gelişmelerin şirketlere etkisi artık yalnızca faiz kararı veya enflasyon verisiyle sınırlı değil. Enerji maliyetlerinden lojistik akışlara, ihracat pazarlarındaki yavaşlamadan teknoloji yatırımlarının finansman koşullarına kadar geniş bir etki alanı var. Şirketler için ekonomik analiz haberleri bu çok katmanlı tabloyu sadeleştirir ve haberin operasyonel karşılığını görünür hale getirir. Örneğin aynı enflasyon verisi perakende, sanayi ve teknoloji şirketleri için farklı anlam taşır. Perakendede fiyatlama davranışı ve tüketici hassasiyeti öne çıkarken, sanayide girdi maliyetleri ve stok yönetimi belirleyici olur. Teknoloji şirketleri ise yatırım iştahı, insan kaynağı maliyeti ve yabancı para bazlı kontrat riskine odaklanır. İyi hazırlanmış bir ekonomik analiz haberi, veriyi tek başına bırakmaz; sektör bazında ayrıştırır. Buradaki kritik fark hız ile doğruluk arasındaki dengedir. Çok hızlı ama yüzeysel haber, yöneticiyi gereksiz alarm moduna sokabilir. Çok detaylı ama geç kalan analiz ise fırsat penceresini kaçırabilir. Kurumsal kullanıcılar için ideal içerik, ilk sinyali zamanında veren ve kısa sürede bağlam oluşturan haberdir. İyi bir ekonomik analiz haberi şirketlere ne kazandırır? Her haber stratejik değer üretmez. Şirketlerin işine yarayan ekonomik analiz haberleri üç temel ihtiyacı karşılar: erken uyarı, sektör bağlamı ve karar desteği. Erken uyarı, henüz bilançoya yansımamış riskleri görünür kılar. Sektör bağlamı, makro gelişmenin şirket özelindeki etkisini anlamlandırır. Karar desteği ise yöneticinin "peki şimdi ne yapmalıyım" sorusuna veri temelli bir çerçeve sunar. Kur tarafındaki oynaklık haberleştirildiğinde mesele yalnızca dövizdeki hareket değildir. İthal girdi kullanan üretici için marj baskısı, ihracatçı için fiyat rekabeti, yatırım planlayan şirket için finansman zamanlaması gündeme gelir. Benzer şekilde faiz indirimleri çoğu zaman olumlu başlıkla verilir, ancak her sektör aynı ölçüde rahatlamaz. İç talebe çalışan işletmeler için canlılık işareti olabilirken, tasarruf davranışları ve enflasyon beklentileri nedeniyle etkinin gecikmeli gelmesi de mümkündür. Bu yüzden güçlü bir analiz dili, kesin yargılar üretmek yerine senaryo kurar. Kurumsal okur da zaten bunu arar. Tek cümlelik büyük hükümler değil, olasılık setleri ve etki alanları. Şirketler için ekonomik analiz haberleri nasıl okunmalı? Kurumsal tarafta yapılan yaygın hata, ekonomi haberini yalnızca üst yönetimin izlemesi gereken bir alan olarak görmektir. Oysa haberin değeri, ilgili birimlere çevrildiğinde ortaya çıkar. Finans, satın alma, satış, yatırımcı ilişkileri, insan kaynakları ve kurumsal iletişim ekipleri aynı haberden farklı sonuçlar çıkarabilir. Doğru yöntem, haber akışını fonksiyonlara göre filtrelemek ve kurum içi kısa yorumlarla desteklemektir. Bir başka kritik nokta, başlık ekonomisi ile gerçek etkiyi ayırmaktır. Sert bir manşet her zaman sert bir etki anlamına gelmez. Bazı veriler piyasaya önceden fiyatlanmış olabilir. Bazı açıklamalar ise ilk gün sınırlı görünse de birkaç hafta içinde tedarik zincirinden talep yapısına kadar geniş sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle şirketler haberleri tekil olaylar olarak değil, birbirini besleyen bir seri halinde takip etmelidir. Burada frekans da önemlidir. Günlük haber akışı karar refleksini canlı tutar, ancak strateji için tek başına yeterli değildir. Haftalık ve aylık çerçevelemeler olmadan kurumlar veri gürültüsü içinde kaybolabilir. Yöneticiye gerekli olan şey her başlığı görmek değil, önemli değişimi zamanında fark etmektir. Hangi sinyaller özellikle izlenmeli? Her sektörün önceliği farklı olsa da bazı göstergeler geniş şirket kitlesi için ortak önem taşır. Enflasyonun alt kırılımları, politika faizi ve kredi koşulları, sanayi üretimi, kapasite kullanım oranı, PMI verileri, dış ticaret dengesi, enerji fiyatları ve lojistik maliyetleri bunların başında gelir. Ancak bu göstergeleri çıplak veri olarak izlemek sınırlı bir yaklaşımdır. Asıl mesele, göstergenin şirketin faaliyet modeline nasıl bağlandığıdır. Yüksek enerji tüketimi olan bir üretim işletmesi için enerji haberleri doğrudan maliyet kalemidir. Tarım ve gıda şirketlerinde iklim, arz ve emtia fiyatları daha belirleyicidir. Savunma, teknoloji ve ileri üretim alanlarında ise kamu politikaları, teşvikler, dış pazar ilişkileri ve jeopolitik başlıklar daha yüksek ağırlık taşır. Haber kaynağında hangi kalite işaretleri aranmalı? Kurumsal kullanıcı açısından güvenilirlik, sadece doğru bilgi vermek değildir. Bilginin kaynağı, zamanlaması, sektör uzmanlığı ve editoryal ayrıştırma gücü birlikte değerlendirilmelidir. Bir ekonomik analiz haberi veriyi tekrar ediyorsa faydası sınırlıdır. Haberin güçlü olması için kurum açıklamaları, saha yansımaları, sektör uzmanlarının değerlendirmeleri ve mümkünse karşılaştırmalı çerçeve sunması gerekir. Özellikle yeniden yayın yapan dijital medya kuruluşları için bu kalite standardı daha da önemlidir. Çünkü içerik yalnızca okunmaz, aynı zamanda yayına alınır ve marka itibarıyla ilişkilendirilir. Bu nedenle telifsiz ve ücretsiz içerik sunan haber kaynaklarında bile editoryal disiplin, başlık netliği ve sektörel derinlik belirleyici hale gelir. Ekonomik analiz haberleri hangi departmanlarda somut karşılık bulur? Finans departmanı için ekonomik haberler, bütçe revizyonunun erken uyarı sistemi gibidir. Nakit yönetimi, kredi kullanımı, hedge ihtiyacı ve yatırım zamanlaması çoğu zaman haber akışındaki değişimlerle birlikte yeniden ele alınır. Satın alma tarafında ise özellikle emtia, kur ve lojistik haberleri doğrudan sözleşme ve stok kararlarını etkiler. Satış ekipleri ekonomik analizleri müşteri davranışını anlamak için kullanır. Hangi segmentte talep öne çıkıyor, hangi bölgede fiyat hassasiyeti artıyor, hangi sektörde ödeme vadeleri uzuyor gibi sorular sadece sahadan değil, makro haber çerçevesinden de okunur. Kurumsal iletişim ve pazarlama açısından ise ekonomik atmosferin tonu önemlidir. Şirketin büyüme, yatırım veya istihdam mesajı, piyasanın duyarlılığıyla uyumsuz olduğunda etkisini kaybedebilir. İnsan kaynakları tarafında bile ekonomik haberlerin işlevi artmış durumda. Ücret beklentileri, yetenek hareketliliği, hibrit çalışma tercihleri ve sektörel istihdam daralmaları, ekonomik göstergelerle yakından ilişkili. Özellikle teknoloji, enerji ve savunma gibi rekabetin yüksek olduğu alanlarda bu ilişki daha belirgin görülüyor. Sektör odaklı yayıncılık neden fark yaratıyor? Genel ekonomi haberciliği yön duygusu verir, fakat karar için çoğu zaman yeterli olmaz. Şirketler, kendi faaliyet alanlarına temas eden özel bağlamı arar. Bu nedenle sektörel yayıncılık, kurumsal okur için daha yüksek değer taşır. Enerjide regülasyon değişimi, lojistikte rota ve maliyet baskısı, tarımda verim ve arz riski, yapay zekada yatırım ve yetenek dengesi, savunmada tedarik ve ihracat ekseni gibi konular ancak dikey uzmanlıkla güçlü biçimde işlenebilir. Bu yaklaşımın bir başka avantajı da kurumlar arası görünürlüğü artırmasıdır. Ekonomik analiz haberleri yalnızca veri açıklamaz; şirket haberleri, yönetici görüşleri, yatırım kararları ve sektör dönüşümleri arasında bağ kurar. Böylece okur, piyasayı anonim rakamlardan değil, gerçek aktörler ve somut hareketler üzerinden izler. Kapsül Haber Ajansı gibi çoklu sektör odağına sahip yayın modelleri burada işlevsel bir boşluğu doldurur. Çünkü güncel ekonomi başlıklarını savunma, enerji, lojistik, tarım, teknoloji ve sürdürülebilirlik eksenleriyle birlikte sunmak, kurumsal kullanıcıya yalnızca haber değil, kullanılabilir bağlam sağlar. Haber akışını karar mekanizmasına çevirmek Ekonomik analiz haberlerinden değer üretmek için kurum içinde basit ama disiplinli bir yöntem gerekir. Her sabah onlarca başlık okumak yerine, şirketin maruz kaldığı temel risk alanları tanımlanmalı ve haberler buna göre sınıflandırılmalıdır. Kur, faiz, emtia, regülasyon, dış pazar, tedarik zinciri ve sektör talebi gibi başlıklar için kısa izleme notları hazırlanabilir. Burada aşırı tepki ile geç tepki arasında bir denge kurulmalıdır. Her veri açıklaması strateji değiştirmeyi gerektirmez. Ancak bazı haberler de sadece izlenip geçilecek türden değildir. Özellikle finansman koşullarında kırılma, kamu politikalarında yön değişimi, kritik ihracat pazarlarında daralma veya enerji maliyetlerinde kalıcı yükseliş sinyali görüldüğünde haber, operasyonel toplantı gündemine alınmalıdır. Karar vericiler için en sağlıklı yaklaşım, ekonomik analiz haberlerini tek başına kehanet gibi değil, karar öncesi istihbarat katmanı olarak kullanmaktır. Çünkü piyasa hiçbir zaman tek değişkenle hareket etmez. Bazen iyi haber kötü bilanço üretir, bazen de olumsuz görünen bir veri güçlü şirketler için avantaj yaratır. Farkı yaratan şey, haberi erken görmekten çok doğru bağlama yerleştirebilmektir. Şirketler açısından ekonomi gündemi artık dışarıda akan bir başlıklar toplamı değil, iş modelinin içine girmiş bir karar alanı. Bu alanı düzenli, sektörel ve yorum gücü yüksek haberlerle takip eden kurumlar, belirsizlik dönemlerinde daha sakin; fırsat dönemlerinde ise daha hızlı hareket eder.

BİM’e Ramazan Bereketiyle Geliyor Haber

BİM’e Ramazan Bereketiyle Geliyor

14 Şubat – 30 Mart 2026 tarihleri arasında geçerli olacak kampanya kapsamında, temel gıdadan temizlik ürünlerine kadar 48 farklı ürün bütçe dostu ve avantajlı fiyatlarla BİM müşterileriyle buluşuyor. BİM, yıl boyunca sürdürdüğü sabit fiyat ve indirimli ürün uygulamasına Ramazan ayında da devam ediyor. 14 Şubat – 30 Mart 2026 tarihleri arasında geçerli kampanya kapsamında; süt ve süt ürünlerinden bakliyata, yağ çeşitlerinden un ve şekere, kahvaltılıklardan temizlik ürünlerine kadar birçok temel ihtiyaç ürünü uygun fiyatlarla BİM mağazalarında satışa sunuluyor. BİM Ticaret Başkanı Umut Baba, kampanyaya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “BİM olarak 30 yıldır temel gıda ve tüketim ürünlerini en uygun fiyat ve en yüksek kalite standartlarında müşterilerimizle buluşturuyoruz. ‘Her gün düşük fiyat’ politikamız doğrultusunda, müşterimizin bütçesine destek olmayı öncelikli sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bu anlayışla yıl içinde sürdürdüğümüz sabit fiyat ve indirimli ürün uygulamamıza Ramazan ayında da devam ediyoruz. 45 gün boyunca 48 temel ürünü avantajlı fiyatlarla sunarak Ramazan bereketini hanelere taşımayı hedefliyoruz. Ülkemizin ekonomik kalkınmasına ve müşterilerimizin bütçelerine katkı sağlayan adımlarımızı kararlılıkla sürdürmeye devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Aileler Eğlenceye Ne Kadar Ayırıyor? Haber

Aileler Eğlenceye Ne Kadar Ayırıyor?

Eğlence, giderek lüks bir harcama olmaktan çıkarak planlı ve sürdürülebilir bir bütçe kalemi hâline dönüşüyor. Bu eğilim, şehirlerin gelişim rotasını da doğrudan etkiliyor. Perakende ve AVM yatırımlarında eğlence, oyun ve deneyim alanlarının payı artarken; parklar, spor ve aktivite alanları, bahçeler, havuzlar ile sosyal tesisler şehir planlamasının vazgeçilmez unsurları arasında yer alıyor. Eğlenceye yapılan yatırımlar ise şehir ekonomisine, istihdama ve iç tüketime doğrudan katkı sağlıyor. ATRAX, Eğlence ve Rekreasyon Ekonomisinin Buluşma Noktası Oluyor Bu dönüşümden yola çıkarak 15-17 Ocak 2026 tarihlerinde gerçekleştirilecek ATRAX – Uluslararası Eğlence, Park, Spor ve Rekreasyon Alanları Fuarı, bu yıl “Ciddi Eğlence – Yarının Mutlu Şehirleri İçin Eğlenceyi Ciddiye Alıyoruz” temasıyla sektörü bir araya getiriyor. “Şehirlerin Estetiği, Tesislerin Cazibesi, Eğlencenin Geleceği” sloganıyla düzenlenen fuar, eğlenceyi yalnızca bir tüketim alanı olarak değil; şehir yaşamının, toplumsal mutluluğun ve ekonomik gelişimin stratejik bir unsuru olarak ele alıyor. Eğlence ve rekreasyon alanlarının şehir yaşamındaki rolüne dikkat çeken Tureks Uluslararası Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı ve Fuar Organizatörü Nergis Aslan, “Bugün sinemadan dijital platformlara, çocuklara yönelik tematik alanlardan konserlere kadar uzanan geniş bir eğlence ekosisteminden söz ediyoruz. Özellikle çocuklu aileler, ekonomik belirsizliklere rağmen deneyim odaklı harcamaları hayatlarından çıkarmıyor. Bu tablo bize şunu net biçimde gösteriyor ki eğlence artık bir lüks değil, yaşam kalitesinin ayrılmaz bir parçası. Çocukla birlikte sosyalleşme ihtiyacının artması, ebeveynlerin ortak zaman geçirebilecekleri güvenli ve nitelikli alanlara yönelmesi, tematik çocuk eğlence merkezlerinin çoğalması ve deneyim odaklı tüketimin güçlenmesiyle birlikte eğlence harcamalarını daha görünür hâle getiriyor. 15–17 Ocak 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde gerçekleşecek ATRAX – Uluslararası Eğlence, Park, Spor ve Rekreasyon Alanları Fuarı’nı da bu dönüşümün merkezinde konumlandırıyoruz. Eğlencenin yalnızca tüketilen bir alan olmadığını; şehirlerin estetiğini güçlendiren, gayrimenkulden turizme kadar pek çok sektöre değer katan stratejik bir unsur olduğunu vurguluyoruz. Spor ve rekreasyon yatırımlarının şehir planlamasında yarattığı katma değer her geçen gün daha iyi anlaşılıyor. ATRAX, firmalara yalnızca ürünlerini sergileyecekleri bir platform değil; aynı zamanda ihracatlarını büyütecekleri, yeni iş birlikleri kuracakları ve uluslararası pazarlara açılacakları güçlü bir buluşma noktası sunuyor. Önümüzdeki dönemde, ailelerin eğlenceye ayırdığı payın dengeli bir şekilde artmaya devam etmesini; eğlence ve rekreasyon alanlarının ise şehirlerin geleceğinde çok daha merkezi ve stratejik bir rol üstlenmesini öngörüyoruz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.