Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bütçe Disiplini

Kapsül Haber Ajansı - Bütçe Disiplini haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bütçe Disiplini haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yerli savunma haberlerinde ne değişti? Haber

Yerli savunma haberlerinde ne değişti?

Bir platformun ilk test görüntüsü, bir alt sistemin yerlilik oranı ya da imzalanan yeni bir tedarik sözleşmesi artık yalnızca savunma muhabirliğinin konusu değil. Bu başlıklar; sanayi kapasitesi, ihracat potansiyeli, tedarik zinciri dayanıklılığı ve teknoloji politikası açısından da yakından izleniyor. Bu nedenle yerli savunma teknolojileri haberleri, son yıllarda niş bir ilgi alanından çıkıp karar vericilerin düzenli takip ettiği stratejik bir veri alanına dönüştü. Savunma ekosistemindeki gelişmeleri yüzeysel okumak kolay. Yeni bir araç tanıtılır, bir teslimat yapılır, bir fuarda ürün sergilenir ve haber akışı devam eder. Ancak kurumsal okur için asıl değer, haberin arkasındaki üretim kabiliyeti, program olgunluğu, bütçe disiplini ve ihracat sinyalini ayırt edebilmektir. Özellikle dijital yayıncılar, sektör editörleri ve kurumsal iletişim ekipleri için bu ayrım daha da kritik hale geliyor. Yerli savunma teknolojileri haberleri neden daha fazla takip ediliyor? İlginin artmasının ilk nedeni, savunma sanayisinin artık sadece güvenlik başlığı altında değerlendirilmemesi. Bugün bu alan, yüksek katma değerli üretim, ileri mühendislik, yazılım geliştirme, elektronik alt sistemler, kompozit malzeme, motor teknolojileri ve çift kullanımlı teknolojilerle doğrudan ilişkili. Kısacası savunma haberi, aynı anda sanayi, teknoloji ve ekonomi haberi haline gelmiş durumda. İkinci neden, kamuoyunda görünürlüğü artan teslimat ve ihracat başarıları. Bir sistemin yurtiçinde envantere girmesi ile yurtdışında müşteri bulması arasında önemli bir fark var. İlki kapasite ve ihtiyaç yönetimini gösterirken, ikincisi rekabet gücünü ve sürdürülebilir kaliteyi işaret eder. Bu yüzden bir haberde sadece ürün adı değil, hangi pazara hitap ettiği, hangi kullanıcı ihtiyacını çözdüğü ve hangi takvimin parçası olduğu da önem taşır. Üçüncü neden ise veri ekosisteminin genişlemesi. Artık savunma şirketleri, kamu kurumları, kümelenmeler, fuarlar ve teknoloji etkinlikleri daha yoğun içerik üretiyor. Bu bolluk, bilgiye erişimi kolaylaştırırken gürültüyü de artırıyor. Kurumsal okur açısından mesele, çok haber görmek değil; doğru haberi, doğru bağlamla okuyabilmek. Bir savunma haberini değerli yapan şey ne? Her yeni duyuru stratejik ağırlık taşımaz. Yerli savunma teknolojileri haberleri içinde gerçekten dikkat edilmesi gereken içerikler genellikle dört eksende toplanır: teknoloji olgunluğu, tedarik etkisi, operasyonel ihtiyaçla uyum ve ihracat potansiyeli. Eğer bir gelişme bu eksenlerden en az ikisine dokunuyorsa, haber değeri daha yüksektir. Örneğin yeni bir ürün lansmanı tek başına güçlü bir gösterge olmayabilir. Ancak aynı ürün için seri üretim hazırlığı başlamışsa, alt yüklenici ağı oluşmuşsa ve belirli bir kullanıcıdan geri bildirim alınıyorsa tablo değişir. Burada haber, tanıtımdan çok program ilerlemesini anlatır. Benzer şekilde yerlilik oranı da tek başına yeterli bir ölçü değildir. Bir sistemde yüksek yerlilik oranı olumlu görünür, ancak kritik bileşenlerin kim tarafından, hangi kalite standardıyla ve ne kadar ölçeklenebilir biçimde üretildiği daha belirleyicidir. Savunma projelerinde miktar kadar süreklilik de önemlidir. Prototip ile program başarısı aynı şey değildir Kamuoyunda en sık karıştırılan alanlardan biri budur. Prototip görüntüleri, test faaliyetleri ve fuar sergileri görünürlük sağlar; fakat bunlar her zaman operasyonel olgunluk anlamına gelmez. Bir platformun gerçekten stratejik ağırlık kazanması için test süreci, sertifikasyon, kullanıcı kabulü, bakım altyapısı ve lojistik destek modelinin de şekillenmesi gerekir. Bu ayrım özellikle yayıncılar için önemlidir. Çünkü hızlı başlık atma baskısı altında yapılan haberlerde, teknoloji gösterimi ile envanter etkisi aynı düzlemde sunulabiliyor. Oysa profesyonel okur, o başlığın hangi aşamayı temsil ettiğini görmek ister. Alt sistem haberi çoğu zaman ana platform kadar önemlidir Motor, radar, elektro-optik sistem, haberleşme altyapısı, görev bilgisayarı, veri bağı ya da mühimmat entegrasyonu gibi başlıklar ilk bakışta daha teknik görünür. Ancak bir platformun bağımsızlığı çoğu zaman bu katmanda belirlenir. Dışa bağımlılığın yoğun olduğu kritik bileşenlerde sağlanan ilerleme, ana platform haberinden daha büyük stratejik sonuç doğurabilir. Bu nedenle savunma haberciliğinde sadece vitrine çıkan ürünleri değil, onların altında çalışan teknolojik katmanları da takip etmek gerekir. Özellikle tedarik zinciri ve sanayi politikası açısından en güçlü sinyaller burada oluşur. Yerli savunma teknolojileri haberleri nasıl okunmalı? Kurumsal ve profesyonel okuyucu için en sağlıklı yöntem, haberi üç soruyla değerlendirmektir: Ne geliştirildi, hangi ihtiyacı karşılıyor ve bundan sonra hangi aşama geliyor? Bu üçlü çerçeve, abartılı anlatımla gerçek ilerlemeyi ayırmayı kolaylaştırır. İlk soru teknolojik içeriği netleştirir. Haber gerçekten yeni bir kabiliyeti mi anlatıyor, yoksa daha önce bilinen bir projenin yeni sunumunu mu içeriyor? İkinci soru operasyonel bağlamı kurar. Geliştirilen sistem, güvenlik ihtiyacı, saha koşulu veya kullanıcı gereksinimi açısından neyi çözüyor? Üçüncü soru ise sürekliliği ölçer. Test, seri üretim, teslimat, entegrasyon veya ihracat gibi bir sonraki adım görünür mü? Bu yaklaşım özellikle dijital haber platformları için işlevseldir. Çünkü savunma içeriği, doğru çerçeveyle sunulduğunda yalnızca yüksek okunma değil, yüksek güven de üretir. Kapsül Haber Ajansı gibi sektörel yoğunluğu yüksek yayın yapılarında bu güven, içeriğin tekrar kullanımı ve kurumsal referans değeri açısından doğrudan önem taşır. Hangi başlıklar önümüzdeki dönemde öne çıkacak? Önümüzdeki dönemde savunma haber akışında sadece platform odaklı başlıklar değil, ekosistem odaklı gelişmeler daha fazla dikkat çekecek. Özellikle motor teknolojileri, yarı iletken tabanlı savunma elektroniği, yapay zeka destekli karar sistemleri, insansız sistem sürü operasyonları, elektronik harp ve siber dayanıklılık başlıkları daha yoğun izlenecek. Bunun bir nedeni, modern savunma mimarisinin tek ürün mantığıyla değil, birbirine bağlı sistemler mantığıyla ilerlemesi. Artık mesele yalnızca bir aracın veya mühimmatın teknik özellikleri değil; ağ merkezli yapıya nasıl bağlandığı, veri ürettiği, veri paylaştığı ve tehdit ortamına ne kadar hızlı uyum sağlayabildiği. İhracat tarafında ise Afrika, Orta Asya, Körfez ve bazı Avrupa pazarları haber değerini artırmaya devam edecek. Ancak burada da dikkatli okumak gerekir. Niyet beyanı, mutabakat metni ve teslimata dönüşen sözleşme aynı şey değildir. Kamuoyu ilgisi çoğu zaman ilk iki aşamada yoğunlaşsa da iş dünyası için asıl sinyal, üretim takvimi ve finansal kapanışın netleştiği aşamada ortaya çıkar. Fuar haberleri neden tek başına yeterli değil? Savunma fuarları görünürlük, diplomasi ve yeni iş bağlantıları açısından kritik. Buna karşılık fuar dönemlerinde haber yoğunluğu olağanüstü artar ve başlıklar kolayca birbirine benzer. Bu ortamda gerçek farkı yaratan, standta sergilenen ürün değil; görüşmenin hangi iş sonucuna bağlandığıdır. Bir kurum için fuar haberi, ancak yatırım, iş birliği, entegrasyon, tedarik veya satış etkisi taşıyorsa güçlü bir sinyale dönüşür. Aksi halde o içerik daha çok kurumsal vitrin niteliğinde kalır. Bu yüzden editoryal değerlendirmede, duyurunun sonrasına bakmak gerekir. Savunma haberciliğinde denge neden kritik? Bu alanda iki uç hata sık görülür. Birincisi, her gelişmeyi büyük sıçrama olarak sunmak. İkincisi, süreçlerin doğası gereği zaman aldığını göz ardı ederek her gecikmeyi başarısızlık şeklinde okumak. Oysa savunma projeleri karmaşıktır; test tekrarları, entegrasyon sorunları ve takvim revizyonları belirli ölçüde beklenen durumlardır. Gerçekçi habercilik tam burada değer üretir. Hem başarıyı görünür kılar hem de teknik, bütçesel ve operasyonel sınırları saklamaz. Bu yaklaşım kamu güveni açısından da daha sağlıklıdır. Çünkü profesyonel okur, yalnızca olumlu manşet değil, tutarlı bir resim görmek ister. Savunma sanayisi haberlerinde kullanılan dil de bu nedenle önemlidir. Aşırı iddialı ifadeler kısa vadede dikkat çekebilir, ancak uzun vadede kurumsal güveni zedeler. Daha etkili olan, doğrulanmış bilgiye dayanan, aşama belirten ve bağlam kuran haberciliktir. Son dönemin asıl değeri: teknoloji haberinden ekosistem okumasına geçiş Bugün yerli savunma teknolojileri haberleri yalnızca hangi ürünün çıktığını anlatmıyor. Aynı zamanda Türkiye'nin mühendislik derinliğini, sanayi koordinasyonunu, ihracat kabiliyetini ve teknolojik bağımsızlık arayışını da gösteriyor. Bu yüzden haber değeri artık tekil duyuruda değil, duyurular arasında kurulan ilişkide oluşuyor. Bir radar gelişmesi, yalnızca radar haberi değildir. Bir hava platformunun görev başarısına, bir deniz platformunun farkındalık seviyesine, bir ihracat paketinin rekabet gücüne ve yerli elektronik sanayisinin ölçeklenmesine temas edebilir. Aynı şekilde küçük görünen bir alt yüklenici yatırımı, birkaç yıl sonra çok daha büyük bir programın kritik halkası haline gelebilir. Savunma alanını düzenli izleyen profesyoneller için asıl avantaj burada ortaya çıkıyor. Doğru okunan her haber, sadece bugünü anlatmaz; hangi şirketlerin öne çıkacağını, hangi teknolojilerin hız kazanacağını ve hangi alanlarda yeni iş birliklerinin oluşabileceğini de işaret eder. Bu yüzden hızlı olmak kadar seçici olmak da gerekir. Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olanlar, gürültüyü değil yönü okuyabilenler olacak.

Matlı: “Ekonomide Öngörülebilirliğin Güçlenmesi Reel Sektöre İvme Kazandıracak” Haber

Matlı: “Ekonomide Öngörülebilirliğin Güçlenmesi Reel Sektöre İvme Kazandıracak”

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu, Genel İdare Kurulu, Strateji Geliştirme Yüksek Kurulu ve Yüksek Koordinasyon Kurulu Müşterek Toplantısı, TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu’nun ev sahipliğinde, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in katılımıyla TOBB İkiz Kuleler’de gerçekleştirildi. Toplantıya katılan TOBB Genel İdare Kurulu Üyesi ve Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, toplantıya ilişkin yaptığı değerlendirmede iş dünyası adına önemli açıklamalarda bulundu. “Ekonomiye dair projeksiyonlar reel sektör için yol gösterici” Toplantıda, küresel ve ulusal ekonomik gelişmelerin yanı sıra iş dünyasının sahada karşılaştığı temel meselelerin ve beklentilerin kapsamlı şekilde ele alındığını belirten Başkan Özer Matlı, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in paylaştığı projeksiyonlara dikkat çekti. Matlı, “Sayın Bakanımızın yapılan çalışmalar hakkında bilgilendirmesi sonucu, önümüzdeki kısa süreç içerisinde enflasyonun yüzde 19,5, yüzde 20 seviyelerine düşeceği ve buna bağlı olarak kredi faizlerinin de yüzde 25’ler bandına inmesi yönünde ortaya çıkan öngörülerimiz, reel sektörümüz açısından bizleri motive etmiştir” diye konuştu. “Piyasaların rahatlaması üretim ve istihdam kararlarını hızlandıracak” Ekonomideki yeni yol haritasının üretim odaklı büyümeyi destekleyeceğini vurgulayan Başkan Özer Matlı, bütçe disiplini ve kamu borçlanmasının azaltılmasıyla birlikte bankaların özel sektöre yönelik para arzını artırmasını beklediklerini söyledi. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in paylaştığı veriler doğrultusunda piyasaların finansal anlamda rahatlamayı birkaç ay içerisinde hissedeceğini düşündüklerini ifade eden Başkan Matlı, “Bu tablo, üretim yapan, istihdam sağlayan ve ihracat odaklı büyümeyi hedefleyen reel sektör açısından daha öngörülebilir, dengeli ve destekleyici bir ekonomik ortamın oluşacağına işaret etmektedir. Finansal koşullardaki iyileşmenin, işletmelerimizin nakit akışını rahatlatacağına; yatırım, üretim ve istihdam kararlarını hızlandıracağına inanıyoruz” ifadelerini kullandı. “İstikrar vurgusu güveni pekiştiriyor” Ekonomi yönetimi ile iş dünyası arasındaki güçlü diyalog ve istişare kültürünün sürdürülmesinin, atılan adımların sahadaki karşılığını artırdığını vurgulayan Başkan Özer Matlı, şunları kaydetti: “İstikrarı önceleyen ve enflasyonla mücadeleyi kararlılıkla sürdüren bu yaklaşımın, önümüzdeki dönemde iş dünyamızın motivasyonunu ve geleceğe olan güvenini daha da pekiştireceğine inanıyorum. Son dönemde daralmanın en çok hissedildiği başta tekstil gibi sektörlerle ilgili birtakım destek çalışmalarının olacağı beklentisi, ekonomik sıkılaşmanın yarattığı gerginliği devlet ve özel sektör iş birliğiyle çözecektir. Ekonomik istikrarın sağlanarak sürdürülebilir kılınması yönünde iş dünyası ve kamu el ele vererek bu başarıyı sağlayacaktır. İş dünyası olarak bizler bugüne kadar olduğu gibi üretmeye, yatırım yapmaya, istihdam oluşturmaya ve ülkemizin sürdürülebilir büyümesine katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yatırımcı Alımdan Çekildi, Oturumcu Sahaya İndi Haber

Yatırımcı Alımdan Çekildi, Oturumcu Sahaya İndi

Konut piyasasında dengeler yeniden kuruluyor. Dijital gayrimenkul platformu ProjedeFırsat, platform üzerindeki yüz binlerce kullanıcı hareketini kapsayan güncel analizini kamuoyuyla paylaştı. Arama davranışları, favori ilanlar, lokasyon tercihleri ve daire tiplerine yönelik talepler üzerinden hazırlanan veriler; uzun süredir piyasaya yön veren yatırımcı ilgisinin belirgin şekilde zayıfladığını, buna karşılık oturum amaçlı alıcıların yeniden sahaya indiğini net biçimde ortaya koydu. Açıklanan rakamlar, “al-sat” odaklı taleplerin geri çekildiğini, karar süreçlerinin hızlandığını ve konut tercihinin artık beklenti değil, doğrudan ihtiyaç üzerinden şekillendiğini gösteriyor. Kira artış hızındaki yavaşlama ve satış fiyatlarındaki durağanlık ise, kullanıcıların “kirada kalmak mı, satın almak mı” sorusunu yeniden masaya yatırmasına neden olurken; satın alma yönünde verilen cevapların oranında dikkat çekici bir artış yaşandığı görülüyor. Yatırımcı Geri Çekildi, Küçük Metrekare Zayıfladı ProjedeFırsat verilerine göre, son 6 ayda yatırım amaçlı konut aramaları yüzde 27 oranında düşüş gösterdi. Bu düşüşten en fazla etkilenen segmentler ise 1+1 ve stüdyo daireler oldu. Kısa vadeli kazanç beklentisinin zayıflaması, artan kredi maliyetleri ve kira regülasyonları, yatırımcıyı bekleme pozisyonuna itti. Aynı dönemde oturum amaçlı konut aramaları yüzde 34 arttı. Veriler, kullanıcıların daha uzun vadeli yaşam planlarına yöneldiğini gösteriyor. Özellikle 2+1 ve 3+1 daireler, hem aile ihtiyacına hem de kira–satış dengesi açısından daha rasyonel bir tercih olarak öne çıkıyor. Özellikle büyükşehirlerde konut aramalarının yönü net biçimde değişti. Kira–Satış Dengesi Yeniden Kuruluyor ProjedeFırsat analizine göre, kira artış hızındaki yavaşlama ve satış fiyatlarındaki durağanlık, konut tercihlerinde yeni bir denge oluşturdu. Kullanıcıların önemli bir bölümü, “kirada kalmak mı, satın almak mı” sorusuna yeniden satın alma yönünde cevap vermeye başladı. ProjedeFırsat Genel Müdürü İrfan Erkmen, son dönemde piyasada net bir kırılma gördüklerini belirterek, “Yatırımcı beklemede, oturumcu ise daha kararlı. Kullanıcı davranışları artık duygusal reflekslerle değil; tamamen ihtiyaç, bütçe disiplini ve sürdürülebilirlik odağıyla şekilleniyor. 2+1 ve 3+1 dairelere yönelim, geçici bir trend değil; piyasanın yeni normali olmaya aday. Bu tablo, konut sektöründe arz ve talep dengesinin yeniden tanımlandığını gösteriyor.” dedi. ProjedeFırsat verileri, konut piyasasında kısa vadeli beklentilerden uzaklaşılan, daha gerçekçi ve ihtiyaç odaklı bir döneme girildiğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki süreçte hem yatırımcıların hem de geliştiricilerin bu yeni dengeyi dikkate alarak hareket etmesi, piyasanın yönünü belirleyecek en önemli unsur olacak.

İK Departmanları Şirketlerin Yeni Kâr Merkezi Olabilir mi? Haber

İK Departmanları Şirketlerin Yeni Kâr Merkezi Olabilir mi?

İnsan Kaynakları, çoğu yönetici tarafından bilançonun gider tarafında yer alan bir maliyet merkezi olarak görülüyor. Oysa “Büyük İstifa” ve “Yetenek Savaşları” çağında, doğru insana yapılan yatırım, bir şirketin en büyük rekabet avantajını oluşturuyor. Kurumsal kaynak planlama pazarının liderlerinden Industrial Application Software (IAS), İK’yı bir kâr merkezine dönüştürmenin yol haritasını ve bu güce ulaşmak için şirketlerin teknolojiye mahkum olmadığını kanıtlayan yenilikçi bir çözüm sunuyor. Dijitalleşen dünyada İK departmanları, kendilerini bir teknoloji tuzağının içinde buluyor: Bir yanda, ana ERP sistemlerinin hantal, pahalı ve yetersiz İK modüllerine mahkum olmak; diğer yanda ise bu sistemlerden kaçmak için alınan ancak entegrasyonu imkansız bağımsız yazılımların yarattığı “yamalı bohça” kaosu. Her iki senaryo da şirketleri esneklikten uzaklaştırıyor, görünmez maliyetler yaratıyor ve İK'nın stratejik potansiyelini sınırlıyor. Üçüncü Yol: Finansal Kontrol ve Teknolojik Özgürlük IAS, bu ikileme karşı üçüncü ve daha akıllı bir yol sunuyor. Bu yaklaşımın ilk adımı, daha en baştan İK yatırım maliyetlerini kontrol altına almaktan geçiyor. Sürekli artan kiralama bedelleri yerine, lisansın ömür boyu müşteriye ait olduğu bir model sunan IAS, her çalışan için ayrı bir lisans gerektirmeyen eş zamanlı kullanıcı avantajıyla da ciddi bir maliyet kontrolü sağlıyor. IAS’ın bu alana getirdiği en büyük yenilik ise bu finansal ve operasyonel güce ulaşmak için şirketleri mevcut teknoloji yatırımlarını çöpe atmaya zorlamaması. Canias ERP İK modülleri, şirketlerin mevcut ERP sistemi ne olursa olsun, ondan bağımsız olarak da çalışabiliyor. Bu avantaj, şirketlere büyük ölçekli bir dijital dönüşüme gitmeden, hemen bugün İK süreçlerini optimize etme özgürlüğü tanıyor. İK'nın Kârlılığa Etkisini Ölçmek İK faaliyetlerinin kârlılığa etkisini ölçmek ancak insan kaynakları, finans ve operasyon verileri tek bir platformda birleştiğinde mümkündür. Canias ERP'nin entegrasyon gücü, bu teoriyi pratiğe dökerek İK departmanını bir kâr merkezine dönüştürüyor. Bu dönüşümün ilk adımı, doğrudan kâr yaratmaktır. Bunun en net örneği ise Ar-Ge teşvikleri takibidir. Canias ERP, Ar-Ge projelerinde çalışan personelin takibini yaparak, bunu doğrudan muhasebe kayıtlarına entegre ediyor ve şirketin devlet teşviklerinden maksimum düzeyde faydalanmasını sağlayarak İK departmanının doğrudan kâr hanesine katkı yapmasını sağlıyor. İkinci adım, operasyonel maliyet sızıntılarını tıkamaktır. Canias ERP Seyahat Yönetimi (TRV) modülü, planlanan ve gerçekleşen harcama maliyetlerini takip ederek bütçe disiplini sağlarken, Canias ERP Self Servis (SSM) modülleri ise izin, avans, bordro gibi süreçleri otomatikleştirerek İK departmanının idari yükünü ve operasyonel maliyetlerini ciddi oranda azaltıyor. Asıl stratejik fayda ise insan kaynağı yatırımının verimliliğini ölçerek geleceği şekillendirmekte yatıyor. Örneğin, bir eğitimin tüm maliyetleri Canias ERP Eğitim Yönetimi (TRN) modülünde kaydedilirken, bu eğitimin sonuçları Canias ERP Kariyer Yönetimi (CRR) modülündeki sayısal performans hedefleriyle ilişkilendiriliyor. Canias ERP’nin Rapor Sihirbazı ile bu iki veri birleştirildiğinde ise “Bu eğitim satışları yüzde kaç artırdı?” sorusunun cevabı, bir varsayım olmaktan çıkıp somut çıktılara dönüşüyor. Benzer şekilde, sistem üzerinden alınabilen personel değişim hızı analizleri, şirketlerin en büyük gizli maliyetlerinden biri olan yetenek kaybının kök nedenlerini bularak milyonlarca liralık tasarruf kapısını aralıyor. IAS Yetkinlik Merkezi Teknoloji Kıdemli Uzmanı Tolga Kölemen, Canias ERP İK modüllerinin dönüştürücü kabiliyetleri hakkında şunları söyledi: “Geçmişte İK departmanları, şirketin idari yükünü taşıyan birimlerdi. Bugünün dünyasında ise en değerli varlığımız olan insan kaynağını yöneten stratejik bir güç merkezine dönüşmeleri gerekiyor. Canias ERP ile İK liderlerine 'Bu ayki eğitim bütçesi ne kadar?' sorusundan, 'Bu eğitimle yarattığımız ciro artışı ne kadar?' sorusuna geçmelerini sağlayacak teknolojik vizyonu ve araçları sunuyoruz. Modern İK departmanlarının ihtiyaçları için geliştirdiğimiz çözümlerle, insan kaynaklarını şirketlerin geleceğini rakamlarla şekillendiren birer karar ortağına dönüştürüyoruz.” Canias ERP'nin İK çözümleri, stratejik ve kârlılık odaklı modüllerin yanı sıra, şirketlerin tüm insan kaynakları yaşam döngüsünü tek bir platformda yönetmelerini sağlayan Özlük Yönetimi, Bordrolama, İşe Alım ve Vardiya Planlama gibi temel operasyonel modülleri de içeren bütünsel bir yapı sunuyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.