Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Bütçe Yönetimi

Kapsül Haber Ajansı - Bütçe Yönetimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bütçe Yönetimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nippon Paint – Betek'te Üst Düzey Atama Haber

Nippon Paint – Betek'te Üst Düzey Atama

Şirket bünyesinde Finans Direktörü olarak görev yapan Dilek Özdemir, Şubat 2026 itibarıyla Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CFO) olarak atandı. Bu atamayla birlikte şirketin C-level yönetim kadrosunda kadın-erkek temsili eşitlenmiş oldu. Türkiye boya sektörünün öncü ismi Nippon Paint- Betek, finansal yönetimini deneyimli bir isme emanet etti. Şirket bünyesinde Finans Direktörlüğü görevini başarıyla yürüten Dilek Özdemir, 20 yılı aşkın tecrübesi ve stratejik yönetim vizyonuyla, Şubat 2026 itibarıyla Nippon Paint – Betek’in yeni Mali İşlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı (CFO) oldu. Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü’nden mezun olan ve profesyonel kariyerine uluslararası denetim ve danışmanlık sektöründe adım atan Özdemir, 20 yılı aşkın deneyimi boyunca raporlama, finansal kontrol ve stratejik bütçe yönetimi gibi kritik alanlarda uzmanlaştı. Finansal yönetim ve sürdürülebilir büyüme odaklı yaklaşımıyla tanınan Dilek Özdemir, yeni dönemde Nippon Paint – Betek’in finansal stratejilerinin yönetiminde ve şirketin gelecek hedeflerinde kilit rol oynayacak. Özdemir, bu yeni göreviyle aynı zamanda şirketin yönetim ekibinde yer alan güçlü kadın liderlerden biri olarak sorumluluk üstlenecek. Yönetimde Kadın Gücü ve Temsilde Eşitlik Pazarlama ve İnsan Kaynakları fonksiyonlarının ardından Mali İşler liderliğine de bir kadın yöneticinin atanmasıyla birlikte, şirketin üst yönetimindeki kadın ve erkek sayısı eşitlendi. Yönetim kademesindeki bu denge, Nippon Paint – Betek’in toplumsal cinsiyet eşitliği ve fırsat eşitliği konusundaki kararlı ve vizyoner yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Uşak Belediyesi, Bütçe Fazlası Veren 10 İl Belediyesi Arasına Girdi Haber

Uşak Belediyesi, Bütçe Fazlası Veren 10 İl Belediyesi Arasına Girdi

Hazine ve Maliye Bakanlığı verilerine göre 2025 yılı Belediye Bütçesi Fazla Veren İller Haritasında Uşak Belediyesi ilk 10 belediye arasına girerek yeni bir başarıya daha imza attı. KİRALIK VE İCRALIK ARAÇLARDAN BUGÜNE 2025 yılı bütçe haritasında Uşak’ın renk skalası maviye dönerken, Uşak Belediyesi öz kaynaklarını doğru bir şekilde kullanma ve bütçe disiplini konularında yeniden öne çıktı. Uşak Belediyesi bu veriler ışığında finansal sürdürülebilirliği net şekilde ortaya koyan belediyelerin başını çekmiş oldu. Göreve geldiğinden bugüne Uşak Belediyesi’nin vizyonunu değiştiren ve Uşak halkının kalkınması ile refahını önemseyen Belediye Başkanı Özkan Yalım; bir kez daha Uşak’ın doğru tanıtılmasına vesile oldu. Haberi mutlulukla karşıladıklarını ifade eden Başkan Yalım “Çalışma arkadaşlarım ve benim için en önemli şey halkın parasını yine halk için ve doğru şekilde kullanmak. Öncelikle göreve geldiğimizde belediyenin araçları kiralık ve icralıktı, biz özverili ve akıllı hamlelerimizle bunu ortadan kaldırdık. Kendi imkânlarımızla belediyenin bünyesine çok sayıda araç kazandırdık. Yine aynı şekilde sosyal yardımları geçmiş dönemlere göre kat kat fazla şekilde ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırdık” dedi. İhtiyaca yönelik hizmetleri baz alarak sosyal belediyeciliği Uşak halkıyla tanıştırdıklarını anlatan Başkan Yalım; “Sonuç olarak geldiğimiz noktada Uşak Belediyesi’nin ve Uşak halkının başarılarını görüyoruz. Biz bu düsturla hareket etmeye ve hizmetlerimizi aynı sorumluluk bilinciyle gerçekleştirmeye devam edeceğiz. Ben tekrar bu başarıyı kutluyorum ve halkımıza hak ettiği güzellikte bir kenti hep birlikte inşa etme sözü veriyorum” dedi. UŞAK’IN ÇEHRESİ DEĞİŞİYOR Öte yandan Başkan Yalım belediye bütçesini şeffaflık ilkesiyle yönettiklerini dile getirerek “Biz hizmetlerimizi yaparken hiçbir engeli sorun etmeden çalışmalarımıza devam ettik. Önceki dönemde oluşan borçları ödemeye devam ederken bir taraftan da hemşerilerimize hizmet götürmek için uğraşıyoruz. Uşak’ın tanıtımı için geliştirdiğimiz projelerin dışında şehrimizin alt yapı ve üst yapı sorunlarına karşı çözümler üretmeye çalışıyoruz. Bu çalışmaları yaparken tüm vatandaşlarımızın görebileceği şekilde bütçemizi yönetiyor ve paylaşıyoruz” dedi. Bu bağlamda doğru bütçe yönetimi sayesinde gelecek günlerde vizyon projelerini hayata geçireceklerinin altını çizen Başkan Yalım; “Yeni Otogar, Mende Pazarı çevre düzenlemesi, Çarşamba Pazarı yenileme çalışmaları gibi hizmetlerle şehrimizin çehresini her türlü engele rağmen değiştireceğiz. Çünkü hemşerilerimiz her şeyin en iyisini hak ediyor. Çünkü bizim sevdamız Uşak” ifadelerini kullandı.

Metro Türkiye'de Üst Düzey Atama Haber

Metro Türkiye'de Üst Düzey Atama

Yeme içme sektörünün güvenilir iş ortağı olarak 1990 yılından bu yana Türkiye’de faaliyet gösteren Metro Türkiye finansal yönetiminde üst düzey değişim gerçekleşti. Şirketin mevcut CFO’su Aslı Aracıoğlu yıl sonu itibarıyla Makro İspanya’ya aynı görevle transfer olurken, Metro Bulgaristan CFO’su Erhan Çetin 1 Ocak 2026 itibarıyla Metro Türkiye CFO’su olarak bayrağı devraldı. Temmuz 2019’dan bu yana Metro Türkiye’de CFO’luk görevini üstlenen Aslı Aracıoğlu; şirketin finansal yapılanmasının güçlendirilmesi, dayanıklı büyüme stratejisinin desteklenmesi ve yeme içme sektörünün sürdürülebilir gelişimine yönelik yatırımların hayata geçirilmesi süreçlerinde önemli katkılar sundu. Yeni CFO Erhan Çetin ise Metro Grubu içinde farklı ülke ve yönetim seviyelerinde kazandığı deneyimle Metro Türkiye’nin finansal stratejisinde yeni bir dönemin kapısını açıyor. Farklı operasyonlarda edindiği ticari finans, bütçe yönetimi ve değer yaratma odaklı yaklaşımıyla şirketin uzun vadeli büyüme hedeflerine güçlü bir katkı sağlaması bekleniyor. Metro Türkiye, Türk mutfağının sürdürülebilirliği, yerel üreticinin desteklenmesi ve yeme içme sektörünün güçlendirilmesi yönündeki çalışmalarını sürdürürken, finansal yönetimdeki bu görev değişiminin şirketin stratejik dönüşümüne ivme kazandırması öngörülüyor. Erhan Çetin hakkında Erhan Çetin kariyerine 2007 yılında KPMG de baslayıp ardından BİM ve Media Markt’ta Bütçe Planlama ve Kontrol Müdürü olarak devam etti. Mart 2014’te Metro Türkiye’de Finansal Kontrol ve Bütçe Planlama Müdürü rolünü üstlenerek Metro bünyesine katıldı. Eylül 2015’te Bütçe Planlama ve Kontrol Grup Müdürü olarak atanan Çetin, Temmuz 2019’da Ticari Kontrol ve Bütçe Planlama Grup Müdürü pozisyonuyla Metro AG’ye geçti. Mayıs 2021’de Değer Yaratma Direktörü olarak görev yapmasının ardından Ekim 2023’te Metro Bulgaristan CFO’su oldu. Erhan Çetin, 1 Ocak 2026 itibarıyla Metro Türkiye CFO’su olarak görevine başladı.

Türk Telekom Girişimci Kadınların Dijital Yolculuğunu Destekliyor Haber

Türk Telekom Girişimci Kadınların Dijital Yolculuğunu Destekliyor

Türk Telekom, hayata geçirdiği ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesiyle kadınlara kendi işlerini kurma ve dijital dünyada büyütme imkânı veriyor. Türk Telekom, 19 Kasım ‘Dünya Girişimci Kadınlar Günü’ öncesinde yaptığı açıklamada Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) ve Habitat Derneği iş birliğiyle yürüttüğü Dijitalde Hayat Kolay projesi 2025 yılı programı kapsamında mentörlük sürecinin tamamlandığını ve hibe değerlendirme sürecine geçildiğini duyurdu. “Girişimci kadınların dijital yolcuğuna eşlik etmeye kararlıyız” Türk Telekom Kurumsal İletişim Direktörü Arif Sancaktaroğlu, “Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik eden bir şirket olarak, teknolojinin toplumsal gelişim için taşıdığı dönüştürücü güce inanıyor, hayata geçirdiğimiz ‘Türkiye’ye Değer’ projelerle, kadınların dijital ekosistemde daha güçlü bir şekilde yer almasını önceliklerimizden biri olarak görüyoruz. ‘Dijitalde Hayat Kolay’ projesiyle 2019’dan bu yana binlerce girişimci kadına dijital becerilerini geliştirmeleri, markalarını büyütmeleri ve işlerini geleceğe taşımaları için hem eğitim hem de rehberlik sağlıyoruz. ‘Dünya Girişimci Kadınlar Günü’nü kutladığımız bugünde, projenin hibe programının, kadınların dijital dünyada kendi başarı hikâyelerini yazmaları için yeni bir kapı açmalarına olanak tanımasını diliyoruz. Daha fazla kadının hayallerini gerçeğe dönüştürmesine destek olarak ülkemizin geleceğine katkı sunmaya devam edeceğiz” dedi. Eğitimler, mentörlük ve hibe programı süreci ile girişimci kadınlar dijitalde güçleniyor Yıl sonuna kadar 81 ilde 15 bin kadına ulaşılması planlanan proje kapsamında, 18 yaş ve üzeri, dijital pazarlama eğitimi ve tasarım odaklı düşünme atölyesine katılmış, girişimci kadınlar arasından belirlenen 40 girişimci, 2 hafta süren mentörlük desteğinden yararlandı. Mentörlük sürecinde kadınlara; ürün veya hizmet için doğru hedef kitlenin belirlenmesi, uygun görsel ve yazılı içeriklerin oluşturulması, rakip analizi, başarılı ve başarısız örneklerin değerlendirilmesi, çevrimiçi reklam kampanyalarının oluşturulması, çevrimiçi pazar yerlerine giriş süreçleri, doğru fiyatlandırma, satış kanallarının belirlenmesi ve bütçe yönetimi gibi konuları içeren uygulamalı eğitimler verildi. Mentörlük programını tamamlayan kadın girişimciler arasından jüri tarafından belirlenecek 20 girişimci kadına ise toplam 2 milyon TL iş geliştirme hibesi verilecek. Dijitalde Hayat Kolay projesi ile 2019 yılından bu yana teknolojiye erişimi kısıtlı olan veya dijital dünyaya adım atma konusunda desteğe ihtiyacı olan 40 bin girişimci kadına ulaşıldı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çocuğa 10 Yaşına Kadar Bütçe Yönetimi Öğretilmeli! Haber

Çocuğa 10 Yaşına Kadar Bütçe Yönetimi Öğretilmeli!

Paranın bir güç olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tarhan, “Para bizi özgürleştiren bir güç olabilir ama hayatın merkezinde olmamalı. Araç olmalı, kolaylaştırmalı, kimseye muhtaç etmemeli.” diye konuştu. Prof. Dr. Tarhan, zenginliğin tanımını da yaparak, “Zengin, çok şeye sahip olan değil; az şeye ihtiyaç duyan insandır. İnsan sahip olduklarıyla tatmin olabiliyorsa zengindir. Sahip olduklarıyla tatmin olmayan kişi ne kadar çok kazanırsa kazansın yoksulluk hissinden kurtulamaz.” dedi. Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, paranın psikolojisi konusunu değerlendirdi. İlk duygu korku, ilk ihtiyaç sığınma Prof. Dr. Nevzat Tarhan, insanın en temel motivasyonunun “iyi hissetme arzusu” olduğunu belirterek, “İnsanın iyi hissetme ihtiyacı biyolojik bir dürtüdür. Bir çocuk anne karnından dünyaya geldiğinde ilk hissettiği duygu korkudur. Çünkü anne karnı konforlu bir ortamdır, her şey hazırdır. Ama dünyaya çıkar çıkmaz soğuk bir hava gelir ve bebek ağlar. İlk tepki korkudur. Ardından sığınma ihtiyacı doğar. Anne kokusu bile çocuğu rahatlatır. Yani insan hayatı, daha ilk andan itibaren iyi hissetme ve sığınma ihtiyacı üzerine kuruludur.” dedi. Beynin ödül sistemi kısa vadeli haz üretiyor Prof. Dr. Tarhan, beynin ödül mekanizmasının dopamin üzerinden çalıştığını ifade ederek, “Beyindeki ödül sistemi dopamin döngüsüyle çalışır. Tüm bağımlılıklar, sanal alışkanlıklar bu mekanizmayı kullanır. Dopamin kısa vadeli haz verir ama uzun vadeli tatmin sağlamaz. Arzu ve ihtiyaç giderme ile uzun vadeli tatmin aynı şey değildir. İnsan anlık mutlulukla yetinmemeli, uzun vadeli anlam arayışıyla iyi hissetmeyi başarmalıdır.” diye konuştu. Psikolojik kaynak yönetimi şart İyi hissetmenin bir strateji gerektirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, sözlerine şöyle devam etti: “Bir insan kendini sadece ‘şu anda iyi hissediyorum’ diye kandırmamalı. 5-10 yıl sonra da iyi hissetmek için zihinsel yatırım yapmalı. Bunun için amaç belirlemek, yol haritası çıkarmak gerekir. Nasıl parasal kaynak yönetiliyorsa, insanın da psikolojik sermayesi vardır. Duygusal, sosyal ve manevi birikimler… Bunları da akıllıca yönetmek gerekir. İnsan bilinçli bir varlıktır; yalnız kendilik bilinci değil, çevre, dünya, evren ve Tanrı bilincine sahiptir. Bu bilinçle kaynaklarını yöneten kişi fark oluşturur.” Çocuğa 10 yaşına kadar bütçe yönetimi öğretilmeli Psikolojik dayanıklılığın küçük yaşta geliştirilebileceğini ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Çocuğa 10 yaşına kadar bütçe yönetimi öğretilmeli. 10 yaşından sonra geç kalınır. Çocuk istediği her şeyi hemen elde etmemeli. Ödevini yapınca çikolata vermek, beklemeyi öğretmek gerekir. Bu, doyum erteleme becerisini kazandırır. Doyum erteleme, dopaminin sürdürülebilir salgılanmasını sağlar, çocuk dayanıklılık eğitimi alır.” ifadesinde bulundu. Prof. Dr. Tarhan, ailelerin sık yaptığı hataya da dikkat çekerek, “Çocuk ağlayınca istediğini hemen vermek anne babanın egosunu tatmin eder ama çocuğun hiçbir şey öğrenmesini sağlamaz. Çocuk ihtiyaç ve istek ayrımını öğrenmez. Bu da ileride bağımlılık riskini artırır.” şeklinde konuştu. Kredi kartı somut haz verir, borcu unutturur Prof. Dr. Nevzat Tarhan, günümüz tüketim alışkanlıklarını değerlendirerek bireylerin para, haz ve ilişkilerle olan bağlarını ele aldı. Tarhan, çocukluktan itibaren öğrenilmesi gereken “doyum erteleme” becerisinin hem finansal hem de duygusal sermaye yönetiminde kritik olduğunu vurguladı. Günümüz insanının çoğunlukla somut hazza yöneldiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, “İnsan somut hazla soyut tatminin ayrımını yapamıyor. Kredi kartıyla alışveriş yapıyorsun, o anda paranın çıkışını hissetmiyorsun. Anlık bir haz yaşanıyor ama ilerideki borç düşünülmüyor. Halbuki kişi soyut tatmini öğrenirse, yani bugünkü harcamayı erteleyip gelecekteki hedefi için biriktirirse, somut duygular yerine soyut duygularını yönetmeyi başarır. Somut haz dopaminle, soyut tatmin serotoninle ilgilidir.” dedi. Çocuk sadece mutlu edilmez, hayata hazırlanır Çocukların finansal bilinç kazanmasının erken yaşta başlaması gerektiğini hatırlatan Prof. Dr. Tarhan, “Çocuğa küçük yaştan bütçe yönetimi öğretilmeli. Kolay elde etmemeli, isteklerini ertelemeyi öğrenmeli. Anne babaların ‘çocuğumdan daha mı önemli’ diyerek her dediğini yapması en büyük hatadır. Çocuk mutlu edilmek için değil, hayata hazırlanmak için yetiştirilir. Anne baba olmadığında da kendi gemisinin kaptanı olabilmeli.” ifadesinde bulundu. Prof. Dr. Tarhan, çocukların marka ve statü tuzaklarına kolay düşebildiğini belirterek, paranın yalnızca bir takas aracı değil aynı zamanda bir psikolojik sembol olduğunu vurguladı. Ticarette en büyük sermaye güvendir Güvenin hem insan ilişkilerinde hem de iş dünyasında temel sermaye olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Ticarette en büyük sermaye güvendir. Açık, şeffaf ve hesap verebilir olan kişi ya da kurumlar sürdürülebilir başarı sağlar. Güven kayboldu mu, her şey kaybolur.” diye konuştu. İhtiyaç olmayan şeyi arzuluyorsak yanlış yoldayız Para harcama alışkanlıklarına da değinen Prof. Dr. Tarhan, “Birincisi, ihtiyacım olmayan şeyi mi arzuluyorum? İkincisi, sahip olduklarımla tatmin oluyor muyum? Bu sorulara ‘hayır’ cevabı çıkıyorsa kişi yanlış yoldadır. İhtiyaç dışı harcama suçluluk doğurur, tatminsizlik ise sürekli daha fazlasını istemeye sürükler. Bu durum alışveriş bağımlılığına kadar gider.” dedi. Para, kişiye özgürlük duygusu verir Prof. Dr. Tarhan, yeterli gelir elde eden insanların özgür hissettiğini ifade ederek, “Başarılı hissetmek, güçlü hissetmek, statü sahibi olduğunu hissetmek için para insana özgürleşme hissi verir. Kişi temel ihtiyaçlarını karşılayabiliyorsa, kimseye muhtaç olmuyorsa özgür hisseder. Ama borçlanarak yaşamaya başlarsa bu kez kaybetme korkusu hayatını esir alır.” diye konuştu. Patolojik cimrilik korkuların ürünü Parayla ilişkinin psikolojik boyutunu anlatan Prof. Dr. Tarhan, “Öyle insanlar vardır ki evde buzdolabının fişini çeker, çocuğun sütünden, bezinden bile tasarruf eder. Bu artık patolojik cimriliktir. Böyle bir ilişki, korkuların baskın olduğu bir para ilişkisidir. Parayla olan ilişkimiz insanın hayatla olan ilişkisinin bir parçasıdır.” ifadesinde bulundu. Bazı insanlar parayı kartvizit gibi görür Prof. Dr. Tarhan, bazı kişilerin zenginliği bir güç gösterisi aracı olarak kullandığını söyleyerek, “Bazı insanlar parayı kartvizit gibi görür. Büyük arabalarla görünürler, gösterişli yaşarlar ama aslında borç içindedirler. ‘Yıkılmadım, ayaktayım’ mesajı vermek için yaşarlar.” şeklinde konuştu. Osmanlı’nın son döneminde yapılan Dolmabahçe Sarayı’nı yanlış yatırım anlayışına örnek veren Prof. Dr. Tarhan, “1850’lerde Osmanlı büyük borçlar aldı. Ama bu borçlarla geri dönüşü olmayan Dolmabahçe Sarayı yapıldı. O dönemde altınla yapılan bu yatırım, bugünkü hesapla Avrasya Tüneli kadar değerliydi. Sırf ‘yıkılmadık ayaktayız’ mesajı vermek için yapılan bu saray, Osmanlı’nın çöküşünü hızlandırdı.” dedi. Para, hayatın merkezinde değil; araç olmalı Paranın bir güç olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tarhan, ancak yaşamın merkezine oturduğunda insanı esir alacağını vurguladı ve “Para bizi özgürleştiren bir güç olabilir ama hayatın merkezinde olmamalı. Araç olmalı, kolaylaştırmalı, kimseye muhtaç etmemeli. Ama açık pozisyonlarla borçlanarak yaşayan bir kişi uykularını kaybeder, tüm birikimlerini riske atar.” ifadesinde bulundu. Şirketlerde bütçe yönetimine de değinen Prof. Dr. Tarhan, “Bağımsız denetçiler şirketlerin israf edip etmediğini kontrol eder. Çünkü tasarruf ve verimlilik esastır. Verimlilik işi doğru yapmaktır, etkinlik ise doğru işi yapmaktır. Eğer bunlar yoksa kaynaklar israf edilir.” şeklinde konuştu. Ekonominin Fransızca kökenli ve tasarruf anlamını taşıdığını ifade eden Prof. Dr. Tarhan, “Ama Arapçadaki ‘iktisat’ maksat kökünden gelir. Yani önce hedefini belirle, sonra harcama yap. Hedefi olmayan kişi açgözlü yatırımlar yapar, parayı pusula gibi yanlış kullanır.” dedi. Prof. Dr. Tarhan, zenginliğin tanımını da yaparak, “Zengin, çok şeye sahip olan değil; az şeye ihtiyaç duyan insandır. İnsan sahip olduklarıyla tatmin olabiliyorsa zengindir. Sahip olduklarıyla tatmin olmayan kişi ne kadar çok kazanırsa kazansın yoksulluk hissinden kurtulamaz.” ifadesinde bulundu. Yüksek güvenli toplumlar büyür Prof. Dr. Tarhan, yatırım ortamının güvenle doğrudan ilişkili olduğunun altını çizerek, “Francis Fukuyama’nın da belirttiği gibi yüksek güvenli toplumlar geleceği öngörebilir. Özgürlüklerin olduğu yerde insanlar yatırımlarını uzun vadeli yapar, sistem büyür. Ama düşük güvenli toplumlar kaynaklarını savunmaya, sığınak yapmaya harcar. Bu da israftır.” diye konuştu. Ekonomik krizlere hazırlık için bireylerin ve kurumların risk analizine önem vermesi gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Tarhan, “Biz genelde kriz çıktığında yönetiyoruz ama risk analizi yapmıyoruz. Oysa risk analizi sayesinde kriz çıkmadan önlem alınabilir. Bu hem bireysel hem de toplumsal ölçekte hayati önem taşır.” şeklinde sözlerini tamamladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HangiKredi’den Finansal Özgürlüğe Giden Yeni Yol Haritası! Haber

HangiKredi’den Finansal Özgürlüğe Giden Yeni Yol Haritası!

HangiKredi’nin yenilenen mobil uygulaması, kullanıcı dostu arayüzü ve gelişmiş veri analiz yetenekleriyle finansal yönetimi herkes için daha erişilebilir hale getiriyor. Kullanıcılar çoklu banka entegrasyonu sayesinde kendilerine özel kredi tekliflerini anında karşılaştırabiliyor. Gelir-gider takibini de kolayca yapmaya olanak tanıyan uygulama, aynı zamanda yatırım araçlarını değerlendirerek finansal geleceği şekillendirmeye katkı sağlıyor. Hisse senetlerinden yatırım fonlarına, altından dövize kadar geniş kapsamlı sunulan yatırım analizleri ise kullanıcıların geleceğe dönük doğru kararı almasına olanak tanıyor. Yenilenen mobil uygulama, finansal kararları daha bilinçli almaya yardımcı olarak, işlevsel bir ‘’dijital finans asistanı’’ desteği de sunuyor.  Finansal Okuryazarlığı Artıran Yenilikler Mobil uygulamadaki kapsamlı yenilikler, finansal okuryazarlığı artırırken, yatırım ve bütçe yönetimini daha bilinçli yapmaya da katkıda bulunuyor. HangiKredi CEO’su Onur Oğuz da bu dönüşümle ilgili olarak; "Finansal bilinç ve doğru karar mekanizması, ekonomik özgürlüğü artıran önemli unsurlar arasındadır. HangiKredi olarak, dijitalleşme fırsatlarını kullanıcılarımızın hizmetine sunarak finansal yönetimi herkes için daha erişilebilir hale getiriyoruz. Güncellenen uygulamamız, finansal sağlığı yönetmeye, bütçeyi daha etkin kontrol etmeye ve en avantajlı fırsatlara ulaşmaya yardımcı olacaktır’’ dedi.  Kişiye özel Finansal Rapor, Bütçe Yönetimi ve Akıllı Karşılaştırma ile ailelerin kendi  bütçelerini yapmaları mümkün! HangiKredi Finansal Asistan, kullanıcıların mali durumlarını kapsamlı bir şekilde değerlendirmesine ve daha bilinçli kararlar almasına yardımcı oluyor. Gelişmiş veri analitiğiyle ön plana çıkan uygulama, kişiselleştirilmiş öneriler sunarak, bütçe yönetimini daha verimli hale getirmeyi destekliyor. Kullanıcı dostu arayüzü sayesinde finansal süreçlerin erişilebilirliğini de artırıyor. Yenilenen mobil uygulama özellikleriyle kullanıcılar, bütçelerini etkin bir şekilde yönetebilir, gelir giderlerini takip ederek mali planlamalarını optimize edebilir. Ayrıca mobil uygulamayı kullanarak bankaların sunduğu en avantajlı kredi, kredi kartı ve yatırım fırsatlarını saniyeler içinde karşılaştırmak da mümkün hale geliyor. Bunun yanı sıra kişiye özel raporlama ve akıllı karşılaştırma sistemleriyle yenilenen uygulama, bütçe yönetiminde yeni bir standart belirliyor.  Kişiye özel raporlama ve akıllı karşılaştırma sistemleriyle yenilenen uygulama, bütçe yönetiminde yeni bir standart belirliyor. Uygulamanın sunduğu HangiKredi Finansal Raporu ise kullanıcıların hangi bankadan ne kadar kredi alabileceklerini ve finansal risk seviyelerini öğrenmelerine yardımcı oluyor. Mobil uygulamaya özel ilk finansal raporun ücretsiz olarak sunulması, kullanıcıların finansal durumlarını daha bilinçli değerlendirmelerini sağlıyor. Aynı zamanda hisse sihirbazı ve portföy yönetimi özelliği sayesinde hisse senetleri, yatırım fonları, altın ve döviz gibi yatırım araçlarını tek bir ekrandan takip etmek artık çok daha kolay hale geliyor. Bu özellik yatırım kararlarını piyasa verilerine göre şekillendirmek isteyen kullanıcılar için de büyük bir avantaj sunuyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.