Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Büyük

Kapsül Haber Ajansı - Büyük haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Büyük haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DOF Robotik Türkiye’nin Teknoloji Liderleri Sıralamasında İlk 10 Arasında Haber

DOF Robotik Türkiye’nin Teknoloji Liderleri Sıralamasında İlk 10 Arasında

Dünyanın 80’den fazla ülkesine robotik simülatör ihracatı yapan ve Marvel, Universal Studios gibi global markalarla çalışan DOF Robotik, Türkiye bilişim sektörünün en kapsamlı ve prestijli araştırmalarından biri olan Bilişim 500 Araştırması’ndaki güçlü konumunu bu yıl da korudu. Araştırma sonuçlarına göre; DOF Robotik, ‘Türkiye Merkezli Üretici-Donanım-Çeşitli Donanım’ kategorisinde 7’inci, ‘Donanım İhracatı’ kategorisinde ise 8’inci sırada yer alarak büyük bir başarıya imza attı. DOF Robotik, İstanbul sıralamasında geçen yıla göre iki basamak yükselerek 113'üncü olurken, satış gelirlerine göre hazırlanan ‘Türkiye’nin İlk 500 Bilişim Şirketi’ listesinde ise 152'inci sırada yerini aldı. “Aldığımız her ödül motivasyonumuzu artırıyor” DOF Robotik Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Mertcan, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Bilişim 500 gibi sektörün referans kabul edilen bir araştırmasında her yıl daha güçlü bir konuma ulaşmak bizim için büyük bir gurur ve mutluluk kaynağı. Özellikle donanım üretimi ve ihracatı kategorilerinde elde ettiğimiz başarıyı, Türkiye’de geliştirdiğimiz yüksek katma değerli teknolojilerin dünya pazarlarında gördüğü karşılığın önemli bir göstergesi olarak değerlendiriyorum. Bu başarı aynı zamanda özveriyle çalışan uzman ekibimizin emeğinin ve inovasyon odaklı vizyonumuzun bir sonucu. Aldığımız bu sonuçlar bizlere doğru yolda ilerlediğimizi gösterirken, daha büyük hedeflere ulaşma konusunda motivasyonumuzu artırıyor. Bugün 80’den fazla ülkeye ihracat yapan bir teknoloji şirketi olarak önümüzdeki dönemde de inovasyon odaklı yatırımlarımızı sürdürerek küresel ölçekteki büyümemizi hızlandırmayı ve ülkemizin teknoloji ihracatına daha fazla katkı sunmayı hedefliyoruz. Geliştirdiğimiz yenilikçi çözümlerle Türkiye’nin teknoloji üretim gücünü dünya çapında başarıyla temsil etmeye devam edeceğiz.” Ödüllerle güçlü konumunu tescilledi Ticaret Bakanlığı tarafından yürütülen, devlet destekli markalaşma programı Turquality markası olan DOF Robotics, Bilişim 500’ün yanı sıra yurt içi ve yurt dışında kazandığı çok sayıda prestijli ödülle de sektördeki güçlü konumunu tescilledi. Şirketin yurt dışı ve yurt içinde kazandığı belli başlı ödüller şöyle: Her yıl ABD’de Orlando şehrinde düzenlenen eğlence fuarlarından olan IAAPA Expo’da 2016, 2022, 2023 ve 2024 yıllarında IAAPA Brass Ring Award ile Golden Pony ve Shining Stars ödülleri Las Vegas’ta düzenlenen eğlence fuarı CES’te Artırılmış Sanal Gerçeklik kategorisinde İnovasyon Ödülü 2024 yılında IAAPA Asya ve 2023 Thailand Fuarı’nda IAAPA Brass Ring Best Exhibit kategorisinde birincilik ödülü 2024 yılında Türkiye İhracatçılar Meclisi tarafından “Inovalig/İnovasyon Stratejisi” ödülü Deloitte tarafından düzenlenen Avrupa, Orta Doğru ve Afrika’daki en hızlı büyüyen teknoloji şirketlerinin belirlendiği Deloitte Teknoloji EMEA Fast 500 2024 listesine girdi. 2025 yılında Marmara Üniversitesi İşletme Kulübü'nün düzenlediği Kristal Marmara Ödülleri'nde "Yılın En İyi Teknoloji Şirketi" ödülü 2025 yılında TÜBİTAK BiGG 2025 programı kapsamında “Spor ve Teknoloji” ödülü Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB)’nden “Türkiye’de En Hızlı Büyüyen 100 Şirket” ödülü Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Hayatımızda İz Bırakan Filmler Ağustos’ta Fişekhane Açık Hava Sineması’nda Haber

Hayatımızda İz Bırakan Filmler Ağustos’ta Fişekhane Açık Hava Sineması’nda

İstanbul’un tarih, kültür-sanat ve gastronomiyi bir araya getiren buluşma noktası Fişekhane Açık Hava Sineması, Ağustos ayında yaz gecelerine yakışan birbirinden özel yapımları izleyicilerle buluşturmaya devam ediyor. Aşk, bağlılık ve kayıp temalarını merkezine alan, derin duygusal ilişkiler ve insan psikolojisine odaklanan filmlerin öne çıktığı program, 1994 -2018 yılları arasında izleyiciler tarafından büyük beğeni toplayan bir seçkiden oluşuyor. Tarihi su kulesinin eşsiz ambiyansında gerçekleşen Fişekhane Açık Hava Sineması, çimenlerin üzerindeki büyüleyici bir atmosferde yaz gecelerini keyifli bir etkinliğe dönüştürüyor. World Cinezone iş birliği ile özenle seçilmiş yapımların yer aldığı Fişekhane Açık Hava Sineması’nda Ağustos programında Leon: The Professional, La La Land, A Star Is Born ve Eternal Sunshine of the Spotless Mind gibi bol ödüllü yapımlar öne çıkıyor. Fişekhane Açık Hava Sineması Ağustos programı şu şekilde sıralanıyor: 1 Ağustos Cumartesi – Senden Bana Kalan Yönetmenliğini Abdullah Oğuz’ın yaptığı 2015 yapımı duygusal filmin başrollerini Ekin Koç ve Neslihan Atagül paylaşıyor. 2006’da çekilen Güney Kore yapımı Bir Milyonerin İlk Aşkı filminden uyarlanan film, Elf ve Özgür’ün aşk hikayesini anlatıyor. Çekimleri Adatepe, Kaz Dağları ve Cunda’da gerçekleşen film, Ege'nin huzurlu atmosferinde geçmişin sırları ve büyük bir aşkı konu alıyor. 5 Ağustos Çarşamba – 500 Days Of Summer (Aşkın 500 Günü) Yönetmenliğini Marc Webb’in üstlendiği romantik komedi-dram türündeki 2009 çıkışlı filmin başrollerinde Joseph Gordon-Levitt ile Zooey Deschanel yer alıyor. Film, aşkın doğrusal olmayan, inişli çıkışlı 500 gününü, kronolojik olmayan yaratıcı bir kurguyla gözler önüne seriyor. Hikaye, kaderdeki aşka inanan Tom ile aşka ve ciddi ilişkilere inanmayan Summer'ın modern, buruk ve alışılmadık ilişkisine odaklanıyor. 7 Ağustos Cuma – Fleabag BBC’nin hit TV dizisi Fleabag’e ilham veren Phoebe Waller-Bridge’in yazıp canlandırdığı Fleabag, kendine özgü şekilde yaşayan bir kadının iç dünyasına bir bakış sunuyor. Aile ve arkadaşlık ilişkilerinde yaşadığı sıkıntıların yanı sıra işlettiği kafeyi ayakta tutmaya çalışan Fleabag, bir anda kendini kaybedecek hiçbir şeyi kalmamış olarak buluyor. 8 Ağustos Cumartesi – Leon: The Professional (Leon: Sevginin Gücü) Luc Besson’ın yönetmenliğini üstlendiği bu kült yapımın başrollerinde Jean Reno, Gary Oldman ve ilk uzun metrajlı filmi ile Natalie Portman yer alıyor. Film, ailesi katledilen 12 yaşındaki Mathilda ile ona kol kanat geren soğukkanlı bir tetikçi olan Léon’un, New York'un tekinsiz sokaklarında kesişen yollarını anlatıyor. İnsan doğasının yalnızlığını, şiddetin ortasındaki naif bir dostluğu ve Sting’in "Shape of My Heart" şarkısıyla devleşen unutulmaz vedası ile sinema tarihinde önemli bir yer tutuyor. 12 Ağustos Çarşamba – A Star Is Born (Bir Yıldız Doğuyor) Yönetmenliğini Bradley Cooper’ın üstlendiği ve müzikleriyle popüler kültürde devleşen yapımlar arasına adını yazdıran A Star Is Born, yetenekli ama tanınmayan Ally ile kariyeri düşüşte olan alkol bağımlısı ünlü müzisyen Jackson’ın tutkulu aşkını ve müzikal yolculuğunu konu alıyor. 2018 yapımı film, şöhretin bedelini, büyük bir aşkı ve Lady Gaga ile Bradley Cooper’ın düeti olan Oscar ödüllü "Shallow" şarkısının büyüleyici enerjisini sinemaya taşıyor. 14 Ağustos Cuma – La La Land (Aşıklar Şehri) Damien Chazelle’in yazıp yönettiği, romantik müzikal komedi-drama türündeki La La Land’in başrollerinde Ryan Gossling ve Emma Stone yer alıyor. Film, Los Angeles'ta hayallerinin peşinden koşan caz piyanisti Sebastian ile aktris olma hayali kuran Mia’nın yollarının kesişmesini anlatıyor. Amerikan Film Endüstrisi tarafından, yayınlandığı 2016 yılının en iyi 10 filminden biri seçilen yapım, Akademi Ödülleri’nde de 14 adaylıkla Oscar tarihinde en fazla adaylık elde eden üç filmden biri unvanına sahip. 6 dalda Oscar kazanan, ayrıca elde ettiği 7 adaylığın hepsini kazanarak Altın Küre tarihinde de rekor kıran film, unutulmaz başyapıtlar arasında yer alıyor. 15 Ağustos Cumartesi – Love Me If You Dare (Cesaretin Var mı Aşka?) Yann Samuell’in yazıp yönettiği 2003 yapımı romantik komedi-drama türündeki filmin başrollerinde Guillaume Canet ve Marion Cotillard yer alıyor. Film, çocukken cesaret gerektiren bir oyun oynamaya başlayan ve büyüdükçe bu oyunu bırakamayan, hatta hayatlarını mahvetme riskine rağmen oynamaya devam eden iki iyi arkadaşı konu alıyor. "Cesaretin var mı?" sorusu etrafında şekillenen hikaye; gururun, aşkın ve tutkunun sınırlarını zorlarken, romantik dram türüne gerçeküstücü ve ezber bozan bir bakış açısı getiriyor. 19 Ağustos Çarşamba – The Prestige (Prestij) The Prestige, 19. yüzyılın sonlarında Londra'da yaşayan Robert Angier ve Alfred Borden adındaki iki dahi sihirbazın, birbirlerinin sırlarını açığa çıkarma uğruna girdikleri ölümcül ve saplantılı rekabeti konu alıyor. Yönetmen Christopher Nolan'ın zekice kurguladığı film, Hugh Jackman, Christian Bale, Scarlett Johansson ve David Bowie gibi dev isimlerden oluşan kadrosuyla sinema tarihinin en büyük gizem-gerilim başyapıtlarından birini oluşturuyor. İllüzyonun üç aşaması olan "Vaat", "Dönüşüm" ve "Prestij" kavramları üzerinden ilerleyen hikaye, hırsın ve kusursuzluk arayışının bir insanı nasıl tamamen yok edebileceğini çarpıcı ve ters köşe bir finalle gözler önüne seriyor. 21 Ağustos Cuma – Inception (Başlangıç) Inception, insanların rüyalarına girerek bilinçaltındaki en derin sırları çalma yeteneğine sahip bir hırsız olan Dom Cobb’un, bu kez bir fikri çalmak yerine bir zihne yeni bir fikir ekleme (başlangıç) görevini üstlenmesini konu alıyor. Yönetmen Christopher Nolan’ın rüya katmanları, zaman algısı ve insan psikolojisi üzerine kurduğu bu başyapıt; Leonardo DiCaprio, Elliot Page, Tom Hardy, Cillian Murphy ve Marion Cotillard gibi dev bir oyuncu kadrosunu bir araya getiriyor. Bilimkurgu ve soygun türünü felsefi bir derinlikle harmanlayan film, zihnin labirentlerinde kaybolurken gerçeklik ile rüya arasındaki o ince çizgiyi sorgulayan unutulmaz bir finale imza atıyor. 22 Ağustos Cumartesi – The Water Diviner (Son Umut) The Water Diviner, Çanakkale Savaşı’nın ardından Gelibolu’ya gelerek savaşta kaybolan üç oğlunun izini süren Avustralyalı bir çiftçi olan Joshua Connor’ın dramatik ve umut dolu arayışını konu alıyor. Hem yönetmen koltuğunda oturan hem de başrolü üstlenen Russell Crowe’un imzasını taşıyan film, Olga Kurylenko’nun yanı sıra Yılmaz Erdoğan ve Cem Yılmaz gibi Türk sinemasının dev isimlerini bir araya getiriyor. Savaşın yıkıcılığını her iki tarafın gözünden de objektif ve insani bir dille ele alan hikaye; bağışlama, dostluk ve bir babanın evlatlarına duyduğu sarsılmaz sadakati etkileyici bir atmosferle beyaz perdeye taşıyor. 26 Ağustos Çarşamba – Whiplash Whiplash, dünyanın en prestijli müzik okullarından birinde okuyan genç ve hırslı bir davulcu olan Andrew Neiman ile onun sınırlarını psikolojik ve fiziksel şiddetle sonuna kadar zorlayan acımasız caz eğitmeni Terence Fletcher’ın arasındaki sarsıcı güç savaşını konu alıyor. Yönetmen Damien Chazelle’in dehasını kanıtladığı film, Miles Teller ve bu rolüyle Oscar kazanan J.K. Simmons’ın akıllara kazınan dev performanslarına ev sahipliği yapıyor. Başarı, kusursuzluk saplantısı ve deha ile delilik arasındaki o ince çizgiyi ritmik bir gerilimle işleyen hikaye, sinematografinin en ikonik ve nefes kesici final performanslarından biriyle son buluyor. 28 Ağustos Cuma – The Notebook (Not Defteri) The Notebook, farklı sosyal sınıflardan gelen Allie ve Noah adındaki iki gencin 1940’ların başında tutkuyla başlayan ancak araya giren savaş ve aile engelleriyle yarım kalan zamansız aşk hikayesini konu alır. Yönetmen Nick Cassavetes’in imzasını taşıyan film, başrollerdeki Ryan Gosling ve Rachel McAdams’ın sinematik kimyasıyla modern romantik sinemanın en popüler kült yapıtlarından birini oluşturuyor. Yaşlı bir adamın, huzurevinde demans hastası bir kadına sararmış bir defterden okuduğu anılar üzerinden ilerleyen hikaye; zamanın, mesafelerin ve hafıza kaybının bile yok edemediği sarsılmaz bir bağlılığı gözler önüne seriyor. 29 Ağustos Cumartesi – Eternal Sunshine of the Spotless Mind (Sil Baştan) Eternal Sunshine of the Spotless Mind, iki yıllık fırtınalı ilişkilerinin ardından birbirlerine dair tüm anılarını tıbbi bir operasyonla hafızalarından sildiren Joel ve Clementine’ın sıra dışı hikayesini konu alıyor. Yönetmen Michel Gondry'nin sürrealist görsel dili ve Charlie Kaufman’ın Oscar ödüllü dahi senaryosuyla şekillenen film, Jim Carrey ve Kate Winslet’ın kariyer zirvesi performanslarına ev sahipliği yapıyor. Joel’un hafızası silinirken anılarının içinde geriye doğru yaptığı umutsuz yolculuğu anlatan yapım; aşkın acısını, bağların gücünü ve insan zihninin labirentlerini işleyen zamansız bir başyapıt unvanını taşıyor. Film gösterimleri için biletler World Cinezone tarafından Biletinial platformu üzerinden satışa sunuluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Çocukların Hayallerini Filenin Sultanları Süslüyor Haber

Çocukların Hayallerini Filenin Sultanları Süslüyor

İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaz spor okullarında voleybola yoğun ilgi sürüyor. Bornova EVKA-4 Naim Süleymanoğlu Spor Salonu ile Buca EVKA-1 Sosyal Yaşam Kampüsü Spor Salonu'nda eğitim alan geleceğin yıldız adayları, kariyer hedeflerini ve ilham aldıkları Filenin Sultanları'nı anlattı. Kursiyerler, İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin sunduğu eğitimlerden duydukları memnuniyeti de dile getirdi. “Geleceğin voleybolcularını yetiştirmeye çalışıyoruz” İzmir Büyükşehir Belediyesi’nde antrenör olarak görev yapan Belinay Öztürk, “Eğitimlerimiz çok verimli geçiyor. Her yıl seçmeler yapıyor, başarılı olan çocuklarımızı takımlarımıza yönlendiriyoruz. İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü bünyesinde mini, midi, küçük, yıldız, genç ve A takımlarımız bulunuyor. Spor okullarındaki öğrencilerimizi lisanslı sporcu olmaları için hazırlıyoruz. Filenin Sultanları da özellikle kız çocukları için çok güçlü bir rol model. Ülkemize kazandırdıkları başarılar sayesinde voleybola ilgi her geçen gün artıyor. Başkanımızın desteğiyle çocuklarımıza en iyi eğitimi vermeye, geleceğin başarılı voleybolcularını yetiştirmeye çalışıyoruz” dedi. “Filenin Sultanları’nı çok seviyorum” Kursa katılan Ceylin Aker ise, “Voleybol hayatımın büyük bir parçası. Seviyorum, merakla maçları izliyorum. Benim için çok büyük bir anlamı var. Filenin Sultanları’nı her gün takip ediyorum, onları çok seviyorum. Onların başarılarına şahit olmak çok büyük bir gurur. Kendimi voleybol oyuncusu olarak görmek istiyorum. Elimden geleni yapmayı istiyorum” dedi. “Kadınlar için örnek” Yaz okulunda eğitim alan Ayşegül Türker de, “Voleybol güzel gidiyor, seçmeleri bekliyorum. İki yıldır buraya geliyorum. İlk hedefim lisansımı alabilmek. Bir gün kendimi profesyonel bir voleybolcu olarak görmek istiyorum. Benim voleybola başlamamdaki en büyük sebeplerinden biri Filenin Sultanları’nın 2023’te şampiyon olduğu maç. Yerleri benim için her zaman ayrı. Anlatamayacağım bir duygu bu. Onlar Türkiye’nin kadınları için örnek” ifadelerini kullandı. Derslerden övgüyle söz eden Mira Pelvan da, “Voleybol oynamayı hayal ettim ve oynadım. Hocalarımı çok seviyorum, ilgililer. iyi yerlere gelmek istiyorum. Ben de Filenin Sultanları’ndan biri gibi olmak isterim” dedi. Kendini geliştirmek için çabaladığını aktaran Asrin Hira Şimşek, “Voleybola ilgim beşinci sınıftayken başladı. Yeteneklerimi geliştirmek için İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne katıldım. Burada hem dostluğu öğreniyoruz hem de yeteneklerimizi geliştiriyoruz. Filenin Sultanları gibi olmak istiyoruz” diye konuştu. 24 branşta 8 bin 300 öğrenciye eğitim İzmir Büyükşehir Belediyesi Spor Kulübü antrenörleri ile Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesindeki uzman eğitmenler tarafından basketbol, voleybol, jimnastik, futbol, tekvando, judo, tenis, satranç, step aerobik, pilates, zumba, sağlıklı yaşam, yüzme, su topu, su altı ragbisi, masa tenisi, temel hareket eğitimi, optimist, futsal, yoga, karate, güreş, kano, bisiklet olmak üzere 24 farklı branşta toplamda 8 bin 300 öğrenciye ders veriliyor. Ayrıca özel gereksinimli bireylere yönelik basketbol eğitimleri de program kapsamında yer alıyor. Celal Atik Yüzme Havuzu, İzmir Marina, Buca Sosyal Yaşam Kampüsü ve Bornova Havuz İzmir tesislerinde çocuklara ve yetişkinlere yönelik yüzme eğitimleri her yıl olduğu gibi yoğun bir katılımla gerçekleşiyor. 18 yaş üstü vatandaşlara yönelik “Herkes İçin Spor ve Sağlıklı Yaşam” eğitimleri ise Bayraklı Ahmet Taner Kışlalı Parkı, Bornova Havuz İzmir ve Kültürpark Celal Atik Spor Salonu’nda gerçekleştiriliyor. Celal Atik Spor Salonu’ndaki kadınlara özel tekvando kursları da ücretsiz olarak devam ediyor. Ücretsiz spor eğitimleriyle binlerce çocuğa ulaşılıyor İzmirli çocuklar ve gençler; Bayraklı Çiçek Halı Saha, Meriç Mahallesi Yaşayan Futbol Sahası, EVKA-4 Naim Süleymanoğlu Spor Kompleksi, Örnekköy Haydar İnanır Futbol Sahası ve Karabağlar Peker Mahallesi Futbol Sahası'nda düzenlenen ücretsiz futbol eğitimlerinden yararlanıyor. Pazaryeri Mahallesi Spor Sahası'nda ise sağlıklı yaşam, temel hareket eğitimi, tekvando ve judo branşlarında ücretsiz kurslar düzenleniyor. Konak Pazaryeri Mahallesi'nde kurulan portatif yüzme havuzunda çocuklar yaz boyunca hem yüzme öğreniyor hem de güvenli bir ortamda eğlenme fırsatı buluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Yılda Sağlıklı Yaşam Önerileri Haber

Yeni Yılda Sağlıklı Yaşam Önerileri

Yeni bir yıla girerken takvim değişir; ama çoğumuz için asıl soru şudur: Hayatımızda gerçekten ne değişir? Uzmanlara göre yeni yıl, sadece hedef listeleri yapmak ya da kısa süreli motivasyonlarla yola çıkmak için değil; bedenimizi, zihnimizi ve yaşam alışkanlıklarımızı bütüncül bir şekilde yeniden değerlendirmek için motive edici bir neden. Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, yeni yılda sağlıklı beslenmeyi hayatına kalıcı şekilde dâhil etmek isteyenler için öncelikle gerçekçi bir hedefin belirlenmesi gerektiğini ifade ediyor. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Talha Özdoğan, check up’ın “test yaptırmak” tan öte bir sağlık yönetimi olduğunu vurguluyor ve özellikle ailesinde erken yaşta kalp krizi, kanser ya da kronik hastalık bulunan bireyler için check up’ın bir “kırmızı bayrak” niteliği taşıdığını söylüyor. Klinik Psikolog Aycan Koç ise yeni yılda daha güçlü bir ruh sağlığı için 3 temel alışkanlığa dikkat çekiyor. İşte 2026’da tabağınızdan ruhunuza daha sağlıklı bir yaşam için basit ama etkili alışkanlık… Yeni yılda sağlıklı beslenmeyi kalıcı hale getirin Yeni yılda sağlıklı beslenmeyi hayatına kalıcı şekilde dâhil etmek isteyenler için öncelikle gerçekçi bir hedefin belirlenmesi gerektiğini ifade eden Acıbadem Kartal Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, “Günde 2 litre su içmek, öğün atlamamak, her öğünde sebze tüketmek veya haftada 3 gün yürüyüş yapmak gibi hedeflerle başlanabilir. Haftalık yemek planı oluşturulup, alışveriş buna göre yapılmalıdır. Etiket okuma alışkanlığı edinilmeli ve temiz içerikli ürünler tercih edilmelidir. Yasaklar veya aşırı kısıtlamalar yerine, denge kurulduğunda sürdürülebilir bir beslenme alışkanlığı geliştirilebilir. Mesela, yemek tabağının dörde bölünmesi alışkanlık haline getirilmelidir. Tabağın yarısını sebzeler, dörtte birini protein kaynakları, dörtte birini ise kompleks karbonhidratlar oluşturmalıdır. Yemeğe mutlaka sebze ile başlanmalı, proteinle devam edilmeli, karbonhidrat en sona bırakılmalıdır” diyor. Yeni yılda bu beslenme hatalarını yapmayın! Kilo verme sürecinde sık yapılan hatalar arasında; hızlı- şok diyetleri uygulamak, sosyal medyadaki detoks ya da kürleri denemek, aç kalarak kilo vermeye çalışmak veya çok düşük kalorili diyetlere yönelmenin yer aldığını belirten Beslenme ve Diyet Uzmanı Tuba Sungur, “Önemli olan, sağlıklı beslenme alışkanlıkları edinerek sürdürülebilir bir beslenme düzeni ile yaşam tarzı değişikliğidir” ifadelerini kullanıyor. Gizli şeker ve maskelenmiş hipertansiyona dikkat! Check up kavramının yalnızca “test yaptırmak” olarak algılandığını, oysa asıl amacın sağlık yönetimi olduğunu vurgulayan Acıbadem Kartal Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Talha Özdoğan’a göre, asıl farkı yaratan unsur sürekliliktir. Ailesinde erken yaşta kalp krizi, kanser ya da kronik hastalık bulunan bireyler için check up’ın bir “kırmızı bayrak” niteliği taşıdığını söyleyen İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Talha Özdoğan, “Klinik pratikte en sık karşılaşılan sinsi problemler ise gizli şeker ve maskelenmiş hipertansiyondur. Bazı durumlarda laboratuvar sonuçları normal görünse bile fizik muayene hayat kurtarıcı olabilir. Ele gelen bir tiroit nodülü, tansiyon düzensizlikleri ya da karın muayenesinde fark edilen bir sertlik erken tanı açısından kritik ipuçlarıdır. Çünkü her zaman rakamlar konuşmaz; muayene konuşur” diyor. Spor salonuna gitmeden de küçük ama etkili alışkanlara odaklanılabilir! Yeni yıla girerken sağlığı güçlendirmek için büyük değişimler yerine küçük ama etkili alışkanlıklara odaklanılmasını öneren Dr. Talha Özdoğan, “Düzenli hareket bunun temel taşlarından biridir; spor salonuna gitmek şart değildir. Dengeli kardiyo ve direnç egzersizlerinin günlük hayata eklenmesi yeterlidir. Vücudun kendini onardığı en kritik zaman dilimi ise uykudur; gece uykusundan ödün vermemek gerekir” diye konuşuyor. Hedeflerde yapılan en büyük hata: Motivasyon Yeni yıl hedeflerinde yapılan en büyük hatanın motivasyona güvenmek olduğunu vurgulayan Acıbadem Kartal Hastanesi Klinik Psikoloğu Aycan Koç, “Bir hedef size “yük” gibi geliyorsa yanlış, “mantıklı” geliyorsa doğrudur. Ayrıca, hedef belirlemede önemli bir kriter de şudur: Hedef beni büyütüyor mu yoksa kendime karşı borçlandırıyor mu? Borçlandıran hedef uzun sürmez. Büyüten hedef davranışa dönüşür” diyor. Yeni yılda ruh sağlığını güçlendiren küçük alışkanlıklar Ruh sağlığını güçlendirmek için büyük değişimlerden ziyade küçük ama düzenli davranışların etkili olduğunu vurgulayan Klinik Psikolog Aycan Koç, üç temel alışkanlığa dikkat çekiyor. Bunları; gün içinde ne hissettiğini fark etmek, mikro kararlar almak ve ilişkisel netlik olarak sıralıyor. Gün içinde en az bir kez “Şu an ne hissediyorum?” sorusunu sormanın sinir sistemini düzenlediğini, mikro kararlar almanın kişinin ihtiyaçlarıyla temasını artırdığını ve ilişkisel netliğin duygusal yükü ciddi şekilde azalttığını ifade ediyor.

20’nci Felis Ödülleri Sona Erdi Haber

20’nci Felis Ödülleri Sona Erdi

Haliç Kongre Merkezi’nde Simge Fıstıkoğlu sunuculuğunda gerçekleşen final gecesinde; Creative Commerce Felis, Design Felis, Film Felis, Healthcare & Wellness Felis, Social Media Felis, Social Responsibility & Sustainability Felis bölümlerinde ödüller sahiplerine takdim edildi. Gecenin Öne Çıkan Büyük Ödülleri Son gecede dört Büyük Ödül sahiplerini buldu. Büyük Ödül alan işler şöyle sıralandı: Creative Commerce Felis Büyük Ödülü BLAB x CONCEPT’in, Shell için hayata geçirdiği “İnsanların Shell’i 2.0” projesine, Design Felis Büyük Ödülü Ogilvy 4129’un, Cumhuriyet Gazetesi için gerçekleştirdiği “Cumhuriyet 101” projesine, Film Felis Büyük Ödülü Untold’un, Açık Radyo için hayata geçirdiği “Apaçık” projesine, Social Responsibility & Sustainability Felis Büyük Ödülü BLAB’ın, Askıda Ne Var? için gerçekleştirdiği “Gurultusuz Gelecek” projesine layık görüldü. Jüri Başkanları Ödülleri Takdim Etti Bölümlerde verilen ödüller, ilgili jüri başkanları tarafından sunuldu: Creative Commerce Felis ödülleri: Nurçin Koçoğlu (C-Suite Professional), Design Felis ödülleri: Özge Güven(Görsel İletişim Tasarımcısı & Sanat Yönetmeni); Film Felis ödülleri: Can Faga (aRthuR Istanbul Kurucu Ortağı); Healthcare & Wellness Felis ödülleri: Akın Aksekili (Centurion İlaç Genel Müdürü); Social Media Felis ödülleri: Serkan Girgin (Google Türkiye CMO’su) ve Social Responsibility & Sustainability Felis ödülleri: Tarık Bayar (Reckitt Türkiye Genel Müdürü) tarafından takdim edildi. Gecenin Özel Ödülleri Pelin Özkan’ın takdimiyle açıklanan gecenin özel ödülleri ise şu şekilde duyuruldu: Yılın Fark Yaratan İşi: ELLE Muayene (Allianz X Concept), Yılın Bağımsız Ajansı: Rafineri, Yılın Yaratıcı Ajansı: Tribal Worldwide Istanbul Kapanış: Simena Açıkhava’da Paptircem Konseri ve DJ Cisetta Performansı Ödül töreninin ardından gece, Simena Açıkhava Sahnesindeki Paptircem konseri ve DJ Cisetta performansıyla devam etti

Her 3 Kişiden Biri Komşuluk İlişkilerinin Sona Erdiğini Söylüyor! Haber

Her 3 Kişiden Biri Komşuluk İlişkilerinin Sona Erdiğini Söylüyor!

Komşuluk, sosyal bir yakınlık Komşuluğun, sosyolojik açıdan insanların yaşadıkları çevrede birbirleriyle kurdukları sosyal ilişkileri ifade ettiğini dile getiren Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Bu ilişkiler, duygusal destek, yardımlaşma, güven ve karşılıklı sorumluluk gibi unsurlarla şekillenir. Komşuluk, yalnızca coğrafi bir yakınlık değil, aynı zamanda sosyal, kültürel ve psikolojik bağların oluşturduğu bir kavramdır. İnsanlar, genellikle benzer yaşam biçimleri, değerler ve ihtiyaçlar etrafında bir araya gelirler ve bu, komşuluk ilişkilerinin temellerini oluşturur.” dedi. Geleneksel toplumlarda komşuluk kritik rol oynuyordu Geleneksel toplumlarda komşuluğun, güçlü bir sosyal ağ oluşturduğunu ve toplumsal bağların pekişmesinde önemli bir rol oynadığını kaydeden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “İnsanlar, komşularıyla sürekli etkileşimde bulunur, karşılıklı yardımlaşır ve güvenlik konusunda birbirlerine destek olurlardı. Komşuluk ilişkileri, aynı zamanda psikolojik destek sağlamak ve aidiyet duygusu açısından da büyük bir işlev görürdü. Bu tür ilişkiler, toplumsal uyumun sağlanmasında da kritik bir rol oynardı.” diye anlattı. Şehirlerde komşuluk bağları zayıflıyor Ancak modern kent yaşamı ile birlikte, apartmanlarda ve yüksek binalarda yaşayan insanların sayısının artması, anonimleşme ve sosyal izolasyon gibi olguların komşuluk ilişkilerini yüzeysel hale getirdiğini ifade eden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, şöyle devam etti: “İnsanlar artık komşularını tanımamakta ve karşılıklı etkileşimde bulunmamaktadır. 2024 yılında Areda Survey'in Türkiye genelinde yaptığı geniş çaplı bir araştırma, Türk halkının yüzde 63,3'ünün komşuluk ilişkilerinin eskisi kadar güçlü olmadığını, yüzde 31,2'sinin ise bu ilişkilerin tamamen sona erdiğini düşündüğünü ortaya koymuştur. AVM kültürü esnaf komşuluğunu da dönüştürdü Çarşıda ve esnaf komşuluklarında da benzer bir dönüşüm yaşanmıştır. Eskiden mahalle ve çarşı esnafı, sıkı sosyal bağlar kurarak alışveriş ve karşılıklı yardımlaşma ilişkilerini güçlendirirdi. Ancak günümüzde işyerlerinin anonimleşmesi, alışveriş merkezlerinin (AVM) yaygınlaşması ve müşteri ilişkilerinin daha işlevsel hale gelmesiyle birlikte, esnaf komşulukları da daha yüzeysel ve çıkar odaklı bir hale dönüşmüştür.” Şehirleşme ve bireyselleşme, komşuluk ilişkilerinde dönüşüm yarattı Şehirleşme ve bireyselleşmenin, komşuluk ilişkilerinde belirgin bir dönüşümü beraberinde getirdiğini söyleyen Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Şehirleşme, insanları fiziksel olarak birbirinden uzaklaştırmış, yüksek katlı binalarda yaşayanlar arasında komşuluk bağları zayıflamıştır. Ayrıca, bireyselleşme eğilimleri, kişisel alanın ve mahremiyetin artmasına neden olmuş, komşularla etkileşimde bulunma isteği azalmıştır. Bu bağlamda, komşuluk gürültüsü gibi sorunlar, komşuluk ilişkilerini olumsuz yönde etkileyerek komşuların birbirlerinden uzaklaşmasına neden olmaktadır. Zamanla, bu tutumlar komşuları daha izole bir yaşantıya sürükler ve sosyal bağların giderek zayıflamasına yol açar. Yalnızlık ve güven kaybı, sadece Batı toplumlarına ait bir sorun olmaktan çıkmış, küresel bir problem haline gelmiştir.” diye konuştu. Komşularla artık yalnızca ihtiyaç duyulduğunda iletişim kuruluyor Apartman kültürü ve site yaşamının, fiziksel yakınlık sağlasa da sosyal etkileşimi azalttığını kaydeden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “İnsanlar daha çok kendi özel alanlarına çekildi ve komşularla yalnızca ihtiyaç duyduklarında iletişim kurmaya başladı. Bu durum, geleneksel komşuluk bağlarının zayıflamasına yol açtı. Eskiden mahallelerde yaygın olan sıcak, samimi ilişkiler ve yardımlaşma, apartmanlarda daha yüzeysel hale geldi. Özellikle site yaşamındaki ortak alanlar (park, otopark, sosyal tesisler), insanların bir araya gelmesini sağlamayı hedeflese de bu alanlarda bile ilişkiler yüzeysel kaldı. Ayrıca, dijitalleşme süreci, komşulukları daha bağımsız ve geçici hale getirdi; geleneksel sıcak ilişkilerin yerini ise daha sanal ve mesafeli bağlar aldı.” şeklinde konuştu. Komşular arasında dayanışma duygusu azaldı Geleneksel anlamda "komşu komşunun külüne muhtaçtır" sözünün, komşuluk ilişkilerinin ne denli yakın ve önemli olduğunu vurguladığını ifade eden Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “İnsanlar, zor zamanlarında birbirlerine maddi ya da manevi anlamda yardımcı olurdu ve bu anlayış, sosyal dayanışmanın ve karşılıklı güvenin temelini oluşturuyordu. Ancak günümüzde bu anlayış giderek zayıflamış durumda. Özellikle büyük şehirlerde, bireyselleşme ve kişisel alanın ön plana çıkmasıyla birlikte, ‘komşunun külüne muhtaç olmak’ gibi bir dayanışma anlayışı daha nadir görülüyor. Komşuluk ilişkileri, genellikle yalnızca ihtiyaç anlarında şekillenmeye başlamış, karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma duygusu ise giderek azalmıştır.” dedi. Büyük şehirlerde komşuluk ilişkilerinin bazen sosyal statüyle de ilişkilendirilmeye başlandığını söyleyen Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Yüksek gelir gruplarının yaşadığı yerlerde, komşular arasındaki ilişkiler daha yüzeysel ve rekabetçi hale gelebiliyor. Bu durum, komşuluğun geleneksel anlamda ‘yardımlaşma’ ve ‘paylaşma’dan ziyade, ‘toplumsal görünürlük’ ve ‘sosyal statü’ üzerinden şekillenmesine neden olabiliyor.” ifadesinde bulundu. Komşuluk ilişkilerini sürdürenler hala var Türk toplumunda, hatta metropollerde bile, sıcak ve dayanışmacı komşuluk ilişkilerini sürdürenlerin hala var olduğunu dile getiren Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “Özellikle mahalle kültürünün güçlü olduğu yerlerde veya küçük apartmanlarda, insanlar arasında güven ve yardımlaşma hala önemli bir yer tutuyor.” dedi. Çat kapı misafirlik anlayışı tamamen kayboldu Modern yaşamda mahremiyetin giderek daha değerli hale geldiğini ve bunun, komşuluk ilişkilerine yansıdığını anlatan Prof. Dr. Ebulfez Süleymanlı, “İnsanlar, özel hayatlarına daha fazla saygı gösterilmesini istemekte ve bu yüzden komşularıyla daha az etkileşimde bulunmayı tercih etmektedirler. Mahremiyetin artan önemi, komşuluk mesafelerini genişletmiş ve insanlar arasında daha çekingen, yüzeysel ilişkiler oluşmuştur. Çat kapı misafirlik anlayışı da neredeyse tamamen kaybolmuştur. Eskiden komşular birbirlerine rahatlıkla misafir olabiliyorken, günümüzde izinsiz ziyaretler genellikle hoş karşılanmamaktadır.” diye konuştu. WhatsApp komşu grupları istenmeyen gerginliklere de neden oluyor Dijital çağ, komşuluk kavramını sanal ortamda yeniden şekillendirildiğini de ifade eden Prof. Dr. Süleymanlı, “WhatsApp grupları, sosyal medya ve çevrim içi forumlar, komşuların sadece bilgi paylaşımında bulunmalarını değil, aynı zamanda güvenlik sorunları ya da acil durumlar gibi durumlarda ortak çözümler üretmelerini sağlıyor. Bu sayede fiziksel olarak bir araya gelmeden de etkileşimde bulunulabiliyor. Yine de tüm bu kolaylıklara rağmen sanal komşuluklar, geleneksel ilişkilerin sıcaklığını ve samimiyetini yansıtamıyor. Bu dönüşüm, komşuluk ilişkilerinin daha yüzeysel ve dayanışmanın daha zayıf olmasına yol açıyor. Ayrıca dijital etkileşimler bazen yanlış anlaşılmalara veya gerginliklere de yol açabiliyor. Bir bilgi paylaşımı ya da yorum, komşular arasında istenmeyen gerginliklere de neden olabiliyor.” ifadesinde bulundu. Yalnız yaşayan yaşlılar veya çocuklu aileler için komşuluk hala önemli Komşuluk ilişkilerinin, toplumsal dayanışmanın temeli olan önemli bir sosyal olgu olduğunu belirten Prof. Dr. Süleymanlı, “Ancak modern toplumun dinamikleri, şehirleşme, bireyselleşme ve dijitalleşme gibi faktörler bu bağları zayıflatmış, yerine daha izole bir yaşam tarzı getirmiştir. Komşuluk ilişkilerinin yeniden güçlendirilmesi için yüz yüze etkileşimin teşvik edilmesi büyük önem taşır. Sosyal izolasyonun arttığı günümüzde, komşuluk ilişkileri yalnızlıkla başa çıkmak adına önemli bir araç olabilir. Basit bir selam bile bu ilişkileri güçlendiren etkili bir adım olabilir. Özellikle yalnız yaşayan yaşlılar veya çocuklu aileler için komşular arasında sıcak bir selam bile hayati önem taşır. Bu açıdan, Prof. Dr. Nevzat Tarhan’ın ‘Komşuluk ilişkisi toplumu ayakta tutar’ sözü, yalnızlık ve güvensizlik gibi toplumsal sorunların önüne geçmek adına daha da anlam kazanıyor.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Borusan Next’in Carvak'ı Satın Alma Süreci Resmen Tamamlandı Haber

Borusan Next’in Carvak'ı Satın Alma Süreci Resmen Tamamlandı

Dijital ikinci el araç platformu Carvak’ın tüm hisselerinin, Kavak Grubu’ndan satın alınmasına yönelik hukuki adımlar atılarak, Rekabet Kurulu'nun 18.09.2025 tarihli kararı ile devralınma işlemine izin verilmişti. Rekabet Kurulu onayının ardından diğer kapanış koşulları tamamlandı ve 27.10.2025 tarihinde satın alma işlemi resmen gerçekleşti. Kullanılmış otomobil pazarında her marka ve model aracı tüketicilere Borusan Otomotiv kalitesi ve güvencesiyle buluşturmak vizyonuyla kurulan Borusan Next’in müşteri odaklı hizmet anlayışının ikinci el otomobil pazarında önemli bir dönüşüm yarattığını vurgulayan Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Hakan Tiftik “Kullanılmış otomobil pazarında tüketicilerin en büyük beklentisi, güvenilir bir yapı ve uçtan uca şeffaf bir hizmet süreci. Borusan Next markamızla bu beklentileri karşılayan, müşteri deneyimini merkeze alan bir yapı kurduk. Carvak’ın teknolojik altyapısı ve sektörel deneyimi, sunduğumuz hizmet standardını daha da yukarı taşıyacak. Bu stratejik adımla birlikte, ikinci el araç pazarındaki kurumsal varlığımızı güçlendirirken, dijitalleşme odağında müşterilerimize sunduğumuz erişim ve hizmet ağını genişletmeyi hedefliyoruz.” dedi. Kavak CEO’su Carlos Garcia Ottai şunları ifade etti: “Kavak, ilk günden itibaren cesur ve veri odaklı kararlar alarak misyonumuzu desteklemek ve etkimizi maksimize etmek üzerine kuruldu. Türkiye, küresel öğrenme sürecimizde anlamlı bir rol oynadı ve orada ekibimizin kurduğu dijital altyapı ve operasyonel yetkinliklerden gurur duyuyoruz. Bu hamle, kaynaklarımızı yeniden tahsis etmemize, en güçlü pazarlarımızda büyümeyi hızlandırmamıza ve gelişmekte olan ekonomilerde otomotiv deneyimi konusunda standardı belirlemeye devam etmemize olanak tanıyor. Borusan Next’in bu sağlam temel üzerine inşa edeceğine ve Türkiye’de müşterilere değer sunmaya devam edeceğine eminiz. Bu karar, Kavak’ın en büyük ölçeklenme, inovasyon ve uzun vadeli etki fırsatlarını gördüğü temel pazarlara odaklanma stratejisinin bir yansımasıdır. Aynı zamanda, küresel ayak izini optimize ederek verimlilik ve büyümeyi artırma amacını taşımaktadır. Şirket, Latin Amerika ve Orta Doğu’da agresif şekilde büyümeye devam ederek, bir sonraki büyüme aşaması için en kritik bölgelerdeki liderlik konumunu pekiştiriyor.” Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.