Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Büyük Dil Modelleri

Kapsül Haber Ajansı - Büyük Dil Modelleri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Büyük Dil Modelleri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2026’nın İlk Yarısında Yapay Zekâ Hizmetlerindeki Güvenlik Açıkları 10 Kat Arttı! Haber

2026’nın İlk Yarısında Yapay Zekâ Hizmetlerindeki Güvenlik Açıkları 10 Kat Arttı!

Kaspersky’nin yayımladığı üç aylık İstismar ve Güvenlik Açıkları Raporu dikkat çekici bir tablo ortaya koyuyor: Kaspersky Zafiyet Yönetimi verilerine göre, 2026’nın ikinci çeyreğinde yapay zekâ ve büyük dil modelleri (LLM) servislerinde kaydedilen güvenlik açıkları, 2025’in son çeyreğine kıyasla 10 kat artarak 935’e ulaştı. 2026’nın 2. çeyreğinde tespit edilen kritik seviyedeki açıkların sayısı ise 119’a yükselerek 2025 sonundaki seviyenin yaklaşık 5 katına çıktı. Kaspersky Vulnerability Management verilerine göre 2025-2026 yıllarında LLM’lerde, yapay zekâ araçlarında ve benzer işlevler sunan eklentilerde yayımlanan güvenlik açıklarının sayısı En yaygın güvenlik açığı kategorilerine yönelik analizler; yapay zekâ tabanlı yazılımlardaki temel risklerin kritik sistem nesnelerine yönelik zayıf erişim kontrol mekanizmaları, hatalı kimlik doğrulama/yetkilendirme yapılandırmaları ve enjeksiyon (injection) açıkları olduğunu gösteriyor. Kaspersky Zararlı Yazılım Uzmanı Alexander Kolesnikov konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları ifade etti: “Araçlar, eklentiler ve yapay zekâ teknolojileri görevlerin daha verimli şekilde otomatikleştirilmesine yardımcı oluyor. Ancak yapay zekânın kurumlar genelinde hızla yaygınlaşması, beraberinde yeni güvenlik sorunlarını da getiriyor. Erişim kontrolü, kimlik doğrulama ve enjeksiyon işlemlerindeki zayıflıklar, en sık karşılaşılan güvenlik açığı türleri arasında öne çıkıyor. Kurumların korunmak için yalnızca geleneksel yama yönetimine değil, altyapılarını ve erişim kontrollerini gerçek zamanlı olarak görünür kılacak çözümlere de ihtiyacı var. Böylece tehditleri doğru zamanda tespit edip durdurabilirler.” Kaspersky’nin yakın zamanda yayımladığı KOBİ raporunda, 2026’nın ilk dört ayında Kaspersky güvenlik çözümlerinin, bilgisayarlara yönelik kötü amaçlı veya istenmeyen yazılımların popüler yapay zekâ hizmetleri gibi gösterildiği 33.300’den fazla saldırı girişimini tespit ettiği belirtiliyor. Bu sayı, 2025’in aynı dönemine kıyasla neredeyse 5 kat artış gösteriyor. Söz konusu artış, yapay zekâ hizmetlerinin kullanım alanı genişledikçe bu hizmetleri hedef alan saldırı girişimlerinin de artabileceğine dikkat çekiyor. Kaspersky, kurumların kurumsal altyapılarını korumak için Kaspersky Next ürün ailesi gibi sürekli izleme, proaktif koruma ve hızlı müdahale özellikleri sunan çözümlerden yararlanmasını öneriyor. Bu özellikler, yapay zekâ ile güçlendirilmiş ortamların güvenliğinin sağlanmasına yardımcı oluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DataSpecta’da 80 Mühendis Yerli Yapay Zeka Modelleri İçin Çalışıyor Haber

DataSpecta’da 80 Mühendis Yerli Yapay Zeka Modelleri İçin Çalışıyor

Dünyada hızla gelişen yapay zeka teknolojileri, Türkiye'de de güçlü bir ekosistem oluşturuyor. OYAK'ın girişim sermayesi yatırımları arasında yer alan Innovance bünyesinde faaliyet gösteren DataSpecta, dört yıldır yerli büyük dil modelleri ve farklı sektörlere yönelik yapay zeka çözümleri geliştiriyor. Şirket, bu alandaki çalışmalarını 80 kişilik mühendis ekibiyle sürdürüyor. Türkiye'deki yapay zeka ekosisteminin son yıllarda önemli ölçüde geliştiğini belirten Innovance Kurucusu ve Genel Müdürü Yusuf Ürey, "Dört yıl önce kurduğumuz DataSpecta şirketimiz, veri ve yapay zeka teknolojilerine odaklanıyor. Bugün 80 kişilik mühendis ekibimizle büyük dil modelleri, üretken yapay zeka çözümleri ve kurumsal yapay zeka uygulamaları üzerinde çalışıyoruz. Finans, insan kaynakları, pazarlama ve farklı iş süreçlerine yönelik üretken yapay zeka çözümleri geliştiriyoruz. Bunun yanında birçok OYAK şirketinde yapay zeka dönüşümüne yönelik çalışmalar yürütülüyor." şeklinde konuştu Kendi GPU altyapısında 10'un üzerinde ürün geliştirildi Yapay zeka çalışmalarını kendi bünyelerinde kurdukları GPU altyapısı üzerinde yürüttüklerini belirten Ürey, bu yatırımın model geliştirmeden ürünleşmeye kadar tüm süreci hızlandırdığını söyledi. Ürey şöyle devam etti: "DataSpecta bünyesinde GPU sunucu yatırımı gerçekleştirdik. Bu altyapı sayesinde kendi geliştirdiğimiz ya da kurumların ihtiyaçlarına göre optimize ettiğimiz büyük dil modelleriyle uçtan uca çözümler üretebiliyoruz. Veriyi dışarıya çıkarmadan kendi ortamımızda çalışabiliyor olmak bize hem güvenlik hem de esneklik kazandırıyor. Ar-Ge ekibimiz bu ortamı kullanarak, codeSpecta ve CogniSpecta gibi kapsamlı platformlar başta olmak üzere bugüne kadar 10'un üzerinde ürün ve çözüm geliştirdi." Geliştirilen çözümlerin bir bölümünün şirketin kendi projelerinde de kullanıldığını aktaran Ürey, "Ürettiğimiz teknolojileri yalnızca müşterilerimize sunmakla kalmıyor, kendi projelerimizde de kullanıyoruz. Bugün yapay zeka desteğiyle kod geliştiriyor, mevcut sistemlerin kodlarını analiz ederek modernizasyon projeleri yürütüyor, veri modelleri ve raporlar üretiyoruz. Bu örnekler her geçen gün artıyor. Kendi ürünlerimizi sahada birebir kullanmak, onları gerçek ihtiyaçlarla olgunlaştırmamızı sağlıyor; bu yaklaşım bize standardizasyon, hız ve kalite olmak üzere üç alanda somut kazanım getirdi." şeklinde konuştu. Yapay zekada yerli teknolojilerin önemi Yapay zekanın savunmadan lojistiğe, sanayiden finansa kadar birçok alanda dönüşümü hızlandırdığını belirten Ürey, yerli teknoloji geliştirme kabiliyetinin önemine dikkat çekti. Son dönemde yaşanan küresel gelişmelerin, yapay zekanın stratejik önemini daha görünür hâle getirdiğini belirten Ürey sözlerini söyle sürdürdü: “Ancak yalnızca savunma alanında değil, hizmet sunduğumuz tüm sektörlerde de güvenilir, sürdürülebilir ve yerli teknolojiler geliştirmek büyük önem taşıyor. Verinin güvenli şekilde yönetildiği ve kurumların ihtiyaçlarına göre geliştirilen yapay zeka çözümleri, dijital dönüşümün temel unsurlarından biri hâline geliyor. Kritik teknolojilerde yerli yetkinliklerin geliştirilmesi ve kurumların kendi teknolojik kabiliyetlerini güçlendirmesi büyük önem taşıyor." Türkiye'de yapay zeka ekosistemi büyüyor Türkiye'de teknoloji girişimlerinin ve yapay zeka kullanımının hızla geliştiğini belirten Ürey, "Türkiye'de yapay zeka ekosistemi her geçen gün güçleniyor. Geliştirilen teknolojilerin hem kurumlar hem de bireyler tarafından giderek daha fazla benimsendiğini görüyoruz. Bu gelişim, yerli teknoloji üreticileri için de önemli fırsatlar oluşturuyor." şeklinde konuştu. Yerli teknoloji girişimlerine yapılan yatırımların önemine dikkat çeken Ürey, "Yapay zeka alanında hem yatırım hem de uzun soluklu Ar-Ge büyük önem taşıyor. Dünyada şirketler yapay zeka teknolojilerine milyarlarca dolarlık yatırım yapıyor. Biz de Innovance olarak veri ve yapay zeka alanında, başta OYAK şirketleri olmak üzere farklı sektörlerden kurumlarla birlikte çalışıyor, yerli teknolojiler geliştirmeye devam ediyoruz." ifadelerini kullandı. OYAK bünyesinde ortak yapay zeka altyapısı OYAK bünyesinde yürütülen çalışmalara da değinen Yusuf Ürey, OYAK Dijital ile birlikte ortak bir yapay zeka altyapısı oluşturduklarını belirtti. Yapay zeka teknolojilerinin gerektirdiği yüksek maliyetleri azaltmak ve OYAK şirketlerine merkezi bir yapı üzerinden hizmet sunabilmek amacıyla OYAK Dijital ile birlikte ortak bir altyapı tasarladıklarını ifade eden Ürey “Bu yapı sayesinde şirketlerin ihtiyaç duyduğu yapay zeka çözümlerinin daha güvenli, hızlı ve verimli şekilde geliştirilmesini hedefliyoruz." dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Nu Teknoloji'den Operasyonel Kararlar Alabilen Yapay Zekâ Platformu Haber

Nu Teknoloji'den Operasyonel Kararlar Alabilen Yapay Zekâ Platformu

Yapay zekâ bugüne kadar ağırlıklı olarak veri analizi yapan ve karar vericilere öneriler sunan bir araç olarak kullanıldı. Nu Teknoloji'nin geliştirdiği Nu AI Agent ise bu yaklaşımı bir adım ileri taşıyor. Platform; enerji yönetiminden kestirimci bakıma, bina otomasyonundan saha operasyonlarına kadar birçok süreci belirlenen kurallar doğrultusunda yöneterek işletmelerin daha hızlı ve veriye dayalı kararlar almasına katkı sağlıyor. Nu AI Agent, analiz sonuçlarına göre iş emri oluşturma, bakım süreçlerini başlatma, enerji optimizasyon senaryolarını devreye alma, ilgili ekipleri bilgilendirme veya otomasyon sistemlerine komut gönderme gibi aksiyonları şirketlerin tercihine göre otomatik olarak gerçekleştirebiliyor. Kritik operasyonlarda ise insan onayıyla ilerleyebiliyor veya belirlenen kurallar çerçevesinde tamamen otonom çalışabiliyor. Büyük dil modelleri (LLM), makine öğrenmesi ve kestirimci analiz teknolojilerini bir araya getiren Nu AI Agent; ERP, SCADA, MES, bina yönetim sistemleri (BMS) ve enerji yönetim platformları gibi mevcut kurumsal altyapılarla entegre çalışabiliyor. MQTT, Modbus, BACnet ve OPC-UA gibi yaygın endüstriyel haberleşme protokollerini destekleyen platform, şirketlerin mevcut sistemlerine ek bir altyapı yatırımı gerektirmeden kolayca uyum sağlayabiliyor. Farklı sektörlere özel kullanım senaryoları Nu AI Agent, enerji, üretim, akıllı bina ve konut teknolojileri gibi farklı alanların ihtiyaçlarına göre özelleştirilebiliyor. Akıllı sayaçlardan gelen verileri analiz ederek olağan dışı enerji tüketimini tespit edebiliyor, olası arızaları önceden belirleyerek işletmelere enerji tasarrufu sağlayacak aksiyon önerileri sunabiliyor. Güneş enerji santrallerinde üretim verileri, hava tahminleri ve ekipman performansını birlikte değerlendirerek bakım ekiplerinin saha planlamasını optimize ediyor ve olası üretim kayıplarını öngörebiliyor. Akıllı bina uygulamalarında HVAC, aydınlatma, iç ortam hava kalitesi ve enerji sistemlerini bütüncül olarak yöneterek kullanıcı konforunu artırırken işletme maliyetlerini düşürüyor. Akıllı evlerde ise kullanıcı alışkanlıklarını öğrenerek aydınlatma, iklimlendirme ve enerji tüketimini otomatik olarak yönetebiliyor. "Yapay zekâ artık sadece analiz yapan bir asistan değil, operasyon yöneten dijital bir iş arkadaşına dönüşüyor" Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Nu Teknoloji’nin İş Geliştirmeden Sorumlu Kurucu Ortağı Ayşe Nur Koroğlu, şunları söyledi: " Yapay zekâ bugüne kadar genellikle analiz yapan ve öneriler sunan bir araç olarak konumlandı. Biz ise yapay zekâyı operasyonların aktif bir parçası olarak kurguladık. Nu AI Agent, yalnızca verileri analiz eden değil; belirlenen hedefler doğrultusunda operasyonları yöneten, sonuçları takip eden ve gerektiğinde aksiyon alabilen dijital yapay zekâ ajanlarından oluşan bir platform sunuyor. Şirketler ister öneri modunda çalışabiliyor ister belirlenen kurallar çerçevesinde operasyonlarını otonom şekilde yönetebiliyor. Hedefimiz, yapay zekâyı operasyonların merkezine taşıyarak işletmelerin daha hızlı, verimli ve sürdürülebilir kararlar almasına katkı sağlamak. Yapay zekânın önümüzdeki dönemde şirketlerin dijital ekip arkadaşı haline geleceğine inanıyoruz. Çünkü gelecekte rekabet avantajı, yalnızca veriye sahip olmaktan değil; o veriyi doğru zamanda doğru karara dönüştürebilmekten geçecek." Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Tether’den Yapay Zekâda Maliyetleri Düşüren Yeni Hamle Haber

Tether’den Yapay Zekâda Maliyetleri Düşüren Yeni Hamle

Tether, yapay zekâ model eğitimini daha erişilebilir hale getiren yeni bir teknoloji açıkladı. Microsoft’un 1 bitlik BitNet mimarisi üzerine geliştirilen ve QVAC Fabric kapsamında sunulan bu çapraz platform LoRA ince ayar çerçevesi; bellek ve işlem maliyetlerini ciddi ölçüde düşürerek milyar parametreli dil modellerinin dizüstü bilgisayarlar, tüketici GPU’ları ve hatta akıllı telefonlar üzerinde çalıştırılmasını mümkün kılıyor. Geleneksel olarak yalnızca yüksek maliyetli kurumsal donanım ve bulut altyapılarıyla yapılabilen yapay zekâ model geliştirme süreçleri, bu yenilikle birlikte çok daha geniş bir kullanıcı kitlesine açılıyor. Intel, AMD ve Apple Silicon gibi farklı donanımlar üzerinde çalışabilen yapı, kullanıcıların modelleri doğrudan kendi cihazlarında eğitip özelleştirmesine imkân tanıyor. Tether’in mühendislik ekibinin bu çalışması, Adreno, Mali ve Apple Bionic GPU’lar dahil olmak üzere mobil GPU’larda BitNet ince ayarının ilk başarılı gösterimlerinden biri olarak öne çıkıyor. Kullanıcılar, 125 milyon parametreli BitNet modellerine yaklaşık 300 belgelik, yani yaklaşık 18 bin tokenlik biyomedikal bir veri setiyle bir Samsung S25 Adreno GPU üzerinde yaklaşık 10 dakikada ince ayar yapabiliyor. 1 milyar parametreli model için aynı veri setinin ince ayarı Samsung S25’te 1 saat 18 dakika, iPhone 16’da ise 1 saat 45 dakika sürüyor. Ekip, cihazların sınırlarını zorlayarak iPhone 16’da 13 milyar parametreye kadar modellere ince ayar yapmayı da başardı. Çerçeve, uç cihazlarda Q4 BitNet olmayan modellere kıyasla 2 kat daha büyük modellere ince ayar yapılabildiğini de gösteriyor. Bu da BitNet mimarisinin sunduğu bellek avantajını net şekilde ortaya koyuyor. BitNet’in çıkarım performansı da QVAC Fabric ile birlikte önemli ölçüde artıyor. Model ailesi mobil GPU’larda çok daha hızlı çalışıyor. Bu cihazlarda GPU performansının CPU’ya kıyasla 2 ila 11 kat daha yüksek olduğu görülüyor. Bu da günümüz mobil GPU’larının, daha önce yalnızca pahalı özel donanımlar veya veri merkezleriyle mümkün olan iş yüklerini destekleyebileceğini ortaya koyuyor. Bellek tarafında da dikkat çekici bir tablo var. Yapılan karşılaştırmalı testlere göre BitNet-1B TQ1_0 modeli, hem çıkarım hem de LoRA ince ayar süreçlerinde Gemma-3-1B 16 bit modele göre yüzde 77,8’e kadar, Qwen3-0.6B 16 bit modele göre ise yüzde 65,6’ya kadar daha az VRAM kullanıyor. Bu tasarruf, daha büyük modellerin ve kişiselleştirme süreçlerinin, kısa süre öncesine kadar yetersiz kabul edilen donanımlarda bile çalıştırılabilmesini sağlıyor. Öte yandan çerçeve, NVIDIA dışındaki donanımlarda 1 bitlik büyük dil modelleri için LoRA ince ayarına olanak tanıyarak desteği AMD, Intel, Apple Silicon ve mobil GPU’lara kadar genişletiyor. Böylece özel donanıma ve bulut sağlayıcılarına bağımlılık azalırken, hassas veriler cihaz üzerinde yerel olarak tutulabiliyor. Bu yaklaşım, federe öğrenme gibi yöntemleri de daha erişilebilir hale getirerek, verilerin merkezi sistemlere taşınmadan cihazlar arasında eğitilip paylaşılabilmesine imkân tanıyor. “Stabil Zekâ çağı yeni başladı” Tether CEO’su Paolo Ardoino konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Zekâ, toplumun geleceğinde temel bir belirleyici faktör olacaktır. Toplumun istikrarını iyileştirme, bağ dokusu olarak hizmet etme veya azınlığı daha da güçlendirme potansiyeline sahiptir. Yapay zekânın geleceği, her yerdeki insanlar ve geliştiriciler için erişilebilir, kullanılabilir ve açık olmalıdır; yalnızca bir avuç bulut sağlayıcısının erişebileceği absürt miktarda kaynak gerektirmemelidir. Büyük dil modellerinin eğitimi merkezi altyapıya bağlı olduğunda inovasyon durgunlaşır, ekosistem kırılganlaşır ve toplumsal denge riske girer. Akıllı telefonlar dahil olmak üzere tüketici donanımlarında anlamlı büyük model eğitimini mümkün kılan Tether’in QVAC’ı, gelişmiş yapay zekânın herkes için merkeziyetsiz, kapsayıcı ve güçlendirici olabileceğini gösteriyor. Tether olarak, yapay zekânın herkes için, her yerde ve cihaz üzerinde yerel olarak erişilebilir olması için önümüzdeki dönemde de önemli kaynak ve yatırım ayırmayı sürdüreceğiz. Stabil Zekâ çağı yeni başladı.” Makale; adaptörler, karşılaştırmalı testler ve çapraz platform ikili dosyalar dahil olmak üzere tüm teknik detaylarıyla Hugging Face blogunda “QVAC Fabric Aracılığıyla Heterojen Uç GPU’larda LoRA İnce Ayarlı BitNet b1.58 Büyük Dil Modelleri” başlığıyla yer alıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

sahibinden.com Yapay Zekâ çözümlerini sahiAI Markası Altında Birleştirdi Haber

sahibinden.com Yapay Zekâ çözümlerini sahiAI Markası Altında Birleştirdi

Türkiye’nin lider teknoloji şirketlerinden sahibinden.com, tüm dünyanın konuştuğu yapay zekâ alanında 2018 yılından beri ürün geliştiriyor. Kuruluşundan bu yana içerisinde bulunduğu sektörü teknoloji ile dönüştüren sahibinden.com 8 yıldır geliştirdiği tüm yapay zekâ teknolojilerini sahiAI markası altında topluyor ve ilan arama deneyiminde yapay zekayı kullanarak yeni bir dönemi başlatıyor. sahiAI ile ilan arama özelliği, kullanıcılara sahiAI ile yazışarak aradıkları ilanlara kolayca ulaşabilmelerini sağlıyor. sahiAI ÇATISI ALTINDA 8 YILIK AR-GE ÇALIŞMASININ ÇIKTISI OLAN ÜRÜNLER YER ALIYOR sahiAI, sadece bir arama özelliğinin değil; görsel tanımadan doğal dil işlemeye kadar uzanan yapay zeka tabanlı geniş bir ürün gamının çatı markası. Temelleri 2018'de "Fotoğraftan Araç Tanıma" ile atılan sahiAI ürün gamı; ilan görsellerinin kalitesini artıran Fotobot, ilandaki evlerin içinde 3 boyutlu dolaşmayı sağlayan Sanal Tur ve ilandaki evin dekorasyonunu saniyeler içinde değiştiren SahiDeko gibi ürünlerle zenginleşti. Şimdi ise yapay zekâ ile ilan arama özelliği ile tüm kullanıcılara eşsiz bir deneyim sunan sahiAI, Türk mühendisleri tarafından tamamen sahibinden.com bünyesinde geliştirildi. İLAN ARAMA DENEYİMİNDE YENİ DÖNEM sahiAI’ın lansmanıyla birlikte kullanıma sunulan sohbet tabanlı arama özelliği, kullanıcılara bambaşka bir arama deneyimi sunuyor. Artık, çok gelişmiş filtreleme seçeneklerini kullanarak arama yapmaya bir alternatif olarak, "metroya yakın, ebeveyn banyolu, deniz manzaralı, açık mutfak olmayan” veya "az yakan beyaz bir SUV, hibrit japon arabası" gibi cümlelerle etkileşimli arama yapmak mümkün... Sistem sadece kelimeleri anlamlandırmakla kalmıyor; coğrafi verileri ve ilan açıklamalarını dahil ederek kullanıcının niyetini anlıyor. Kullanıcı, kendini ifade etme biçiminden bağımsız olarak sahiAI ile yazışarak hayalini kurduğu ev ya da araba için en uygun ilanlara kolayca ulaşabiliyor. İlk etapta vasıta ve emlak kategorilerinde kullanılacak sahiAI ile ilan arama özelliği, önümüzdeki süreçte diğer kategorilerde de devreye alınacak. "TEKNOLOJİYİ İTHAL ETMİYOR, İNŞA EDİYORUZ" sahibinden.com CEO'su Burak Ertaş; "Dünyada birçok şirket yapay zekâ teknolojilerini dışarıdan satın alırken, biz 2018'den beri ArGe merkezimizde 300'den fazla mühendisimizle kendimiz geliştiriyoruz. 8 yıl önce başlattığımız bu yolculuk bugün bizi teknoloji ihraç edebilecek konuma getirdi. Yapay zekâ herkesin gündeminde, ancak ürün ve hizmetlerinde müşterilerine yaygın şekilde sunan çok fazla şirket yok. Kuruluşumuzdan bu yana birçok ilke imza attık. 2000 yılında ilancılık sektörünü önce dijitale taşıdık, 2011'de sektörümüzdeki ilk mobil uygulamayı kullanıcılarımızla buluşturduk. Türkiye’de henüz kimse yapay zekâ konuşmazken biz 2018 yılında bu işi şirket odağımız olarak belirledik. Bugün ise kullanıcılarımızın her gün deneyimlediği 8 yıldır ürettiğimiz bütün yapay zekâ ürünlerinizi çatı markamız sahiAI altında buluşturmaktan gurur duyuyoruz. Ayrıca sahiAI ürün gamına bugün yepyeni yapay zekâ destekli ilan arama özelliğini ekleyerek, Türkiye’de teknoloji alanındaki liderliğimizi bir kez daha ortaya koyuyoruz.’’ dedi. "sahiAI, SADECE KELİMELERİ DEĞİL KULLANICI NİYETİNİ ANLIYOR" sahibinden.com Ürün Geliştirme ve Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Bora Biçer, sahiAI’ın arkasındaki teknolojik mimariyle ilgili olarak; "Geliştirdiğimiz sistem sohbet robotunun çok ötesinde. sahiAI'ı kullanıcının ilan arama niyetine odaklanan bir altyapı olarak tasarladık. Arka planda katmanlı bir yapay zekâ ajan mimarisi çalışıyor; büyük dil modelleri ve akıl yürütme katmanları arama sürecinde devreye giriyor. Sistemin gerçek gücünü ise yıllardır biriktirdiğimiz emlak ve vasıta alanlarındaki uzmanlığımız ve bu konuda müşterilerin arama alışkanlıklarından edindiğimiz bilgi birikimi oluşturuyor. Sistem, sadece kullanıcıların yazdığı cümleyi değil, o cümlenin arkasında anlatmak istediği arama niyetini anlıyor. Bunu yapabilmek için, sahiAI ilan verilerinin yanı sıra farklı kaynaklardan birçok veri ile zenginleştirildi ve ek arama teknolojileriyle güçlendirildi. Böylelikle, "yakıt cimrisi", "cam tavanlı" "aileye uygun" veya "deri koltuklu" gibi standart arama filtrelerinde yer almayan ifadeler için dahi kullanıcıların arama niyetlerini yapay zeka ile yorumlayıp anlayarak aradıkları ilanları listeleyebiliyoruz. Böylece kullanıcılar sahiAI ile yazışarak hayalini kurduğu ev ya da arabaya uyan ilanlara kolayca ulaşabiliyor’’ açıklamasını yaptı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Türkiye’de Kullanıcıların %78’i Tatil Aktivitelerine Yapay Zekâyı Dahil Etmeyi Planlıyor Haber

Türkiye’de Kullanıcıların %78’i Tatil Aktivitelerine Yapay Zekâyı Dahil Etmeyi Planlıyor

Yapay zekâ artık yalnızca alışveriş ya da planlama süreçlerinde kullanılan güvenilir bir yardımcı olmaktan çıkıp, duygusal destek sunabilen çok yönlü bir dijital yol arkadaşına dönüşmüş durumda. Bu eğilim özellikle Z ve Y kuşağı arasında daha belirgin şekilde öne çıkıyor. Ancak Kaspersky uzmanları, yapay zekâya duyulan aşırı güvenin veri güvenliği açısından riskler barındırabileceği konusunda uyarıyor. Yılbaşı tatili öncesinde Kaspersky, Türkiye’deki kullanıcıların tatil hazırlıklarını kolaylaştırmak ve boş zamanlarını daha verimli değerlendirmek için yapay zekâ destekli araçlardan nasıl yararlandıklarını ve buna eşlik eden potansiyel siber tehditleri ortaya koymak amacıyla bir araştırma gerçekleştirdi. Araştırma sonuçlarına göre, 2025/2026 tatil döneminde yapay zekâ kullanımı oldukça yaygın. Katılımcıların %78’i tatil aktivitelerinde yapay zekâyı kullanmayı planladığını belirtiyor. Yapay zekâya en yüksek ilgiyi ise genç kullanıcılar gösteriyor; 18–34 yaş aralığındaki katılımcıların %86’sı tatil döneminde yapay zekâdan yararlanmayı düşünüyor. Araştırmaya göre, yapay zekâ kullanıcılarının yarıdan fazlası tatil döneminde tarif aramak (%47) ya da restoran ve konaklama seçeneklerini incelemek (%60) için bu araçlara başvurmayı planlıyor. Bu bulgu, yapay zekânın araştırma süreçlerini basitleştirme ve zaman tasarrufu sağlama konusundaki rolünü bir kez daha ortaya koyuyor. Öte yandan yapay zekâ, bir fikir üretim aracı olarak da kullanıcılar tarafından yoğun ilgi görüyor. Katılımcıların %47’si hediye fikirleri, kutlama önerileri veya yılbaşı dekorasyonu konusunda ilham almak için yapay zekâdan destek almayı planlıyor. Kullanıcıların %48’i boş zamanlarını nasıl değerlendireceklerine dair fikir üretiminde de yapay zekâya güveniyor. Tatil döneminde katılımcıların %52’si ise alışveriş listeleri oluşturma, en iyi fırsatları bulma veya kullanıcı yorumlarını analiz etme gibi konularda yapay zekâyı bir alışveriş asistanı olarak görüyor. Modern yapay zekâ araçları, tatil alışverişi yapan kullanıcıların yalnızca birkaç tıklamayla kişisel tercihlerine ve bütçelerine en uygun teklifleri bulmasını mümkün kılıyor. Ancak sohbet botları tarafından sunulan bilgilerin güvenilirliği önemli bir endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Uzmanlar, yapay zekâ tarafından paylaşılan bağlantıların tıklanmadan önce mutlaka kontrol edilmesini öneriyor; zira bu bağlantılar kötü amaçlı ya da oltalama (phishing) içerikler barındırabilir. Bu riski azaltmak için, yapay zekâ tabanlı oltalama tespit teknolojileriyle güçlendirilmiş bir güvenlik çözümünün kullanılması tavsiye ediliyor. Yapay zekâ, farklı ihtiyaçlara yanıt verme ve yeni fikirler üretme kapasitesinin ötesinde, yeni bir rol daha üstlenmiş durumda: duygusal destek sunan sanal bir yol arkadaşı olmak. Tatil döneminde yapay zekâ kullanan katılımcıların %29’u, kendilerini mutsuz hissettiklerinde yapay zekâ ile sohbet etmeyi tercih ettiklerini ifade ediyor. Z ve Y kuşağı, yapay zekâ destekli bu tür etkileşimlere en fazla ilgi gösteren yaş grupları olarak öne çıkıyor. Kaspersky Yapay Zekâ Teknoloji Araştırma Merkezi Grup Yöneticisi Vladislav Tushkanov konuyla ilgili şunları söylüyor: “Büyük dil modelleri hızla geliştikçe, kullanıcılarla daha anlamlı diyaloglar kurma potansiyelleri de artıyor. Ancak bu sistemlerin, büyük ölçüde internetten toplanan verilerle eğitildiğini ve bu nedenle hataları ve önyargıları yeniden üretebildiğini unutmamak gerekiyor. Yapay zekâdan gelen önerilere temkinli yaklaşmak ve aşırı kişisel bilgi paylaşımından kaçınmak son derece önemli.” Yapay zekâ servisleriyle kurulan iletişim kişisel ve özel gibi görünse de bu araçların büyük çoğunluğunun ticari şirketler tarafından işletildiğini ve kendilerine ait veri toplama ve işleme politikalarına sahip olduğunu hatırlamak gerekiyor. Veri gizliliğini güçlendirmek için dikkat edilmesi önerilen bazı temel güvenlik adımları şunlardır: Bir yapay zekâ aracıyla sohbet etmeye başlamadan önce gizlilik politikasını mutlaka inceleyin. Sohbetlerinizin model eğitimi veya pazarlama amacıyla kullanılmasını devre dışı bırakma seçeneği olup olmadığını kontrol ederek toplanan veri miktarını sınırlayın.Yapay zekâ sohbet botlarıyla derinlemesine kişisel, kimlik belirleyici veya finansal bilgiler paylaşmaktan kaçının. Mesajlarınızı, herkese açık bir sosyal medya paylaşımı yapıyormuş gibi düşünün; mutlak gizlilik varsayımıyla hareket etmeyin.Güçlü gizlilik ve güvenlik geçmişine sahip, güvenilir şirketlerin sunduğu yapay zekâ servislerini tercih edin. Veri toplamak amacıyla tasarlanmış anonim veya bilinmeyen botlardan uzak durun. Kötü amaçlı veya sahte yapay zekâ botları, dolandırıcılık, kimlik avı veya şantaj amacıyla kişisel bilgileri ele geçirmeye çalışabilir. Verilerinizi korumak için, güvenilir olmayan bağlantılara tıklamayı engelleyen Kaspersky Premium gibi bir güvenlik çözümü kullanın. *Araştırma, Kaspersky’nin pazar araştırma merkezi tarafından Kasım 2025’te gerçekleştirildi. Arjantin, Şili, Çin, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Malezya, Meksika, Suudi Arabistan, Güney Afrika, İspanya, Türkiye, Birleşik Krallık ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden toplam 3.000 kişi çalışmaya katıldı.

5 Bin Öğrenciye Burs Desteği - Son Başvuru: 30 Ekim! Haber

5 Bin Öğrenciye Burs Desteği - Son Başvuru: 30 Ekim!

6 Farklı Kategoride Geleceğin Teknoloji Liderleri Yetişiyor Program, gençlerin akademik gelişimlerini desteklemek, teknolojiye olan ilgilerini güçlendirmek ve toplumsal sorumluluk bilincini pekiştirmek amacıyla bu yıl da altı farklı kategoride uygulanacak. “Yükselen Yıldız”, “Eğitim Desteği”, “Eğitmen Mentör”, “Sen Geleceksin”, “T3 AI Lisans Araştırmacı” ve “Etik İletişim” burs programlarıyla farklı yaş gruplarına ve disiplinlere hitap ediliyor. İstanbul’da öğrenim gören lisans ve lisansüstü öğrencilerine yönelik Yükselen Yıldız Burs Programı kapsamında aylık 6 bin TL destek sağlanıyor. Türkiye’nin 81 ilinde ortaokuldan üniversiteye kadar geniş bir kitleye ulaşan Eğitim Desteği Burs Programı ile 3 bin 200 öğrenciye 10 ay boyunca 4 bin TL burs desteği veriliyor. Gençlerin akranlarına rehberlik etmelerini ve eğitici rol üstlenmelerini hedefleyen Eğitmen Mentör Burs Programı, Temel Bilimler, Mühendislik, PDR, Psikoloji, Sosyoloji ve Eğitim Fakültesi öğrencilerinden bin 100 bursiyere 12 ay boyunca aylık 6 bin TL destek sunuyor. Üniversite öğrencilerini toplumsal fayda projelerinde aktif rol almaya teşvik eden Sen Geleceksin Burs Programı kapsamında 10 ay boyunca aylık 6 bin TL burs imkânı sağlanıyor. Yapay zeka ve büyük dil modelleri üzerine araştırmalar yapan öğrenciler için oluşturulan T3 AI Lisans Araştırmacı Burs Programı, 6 ay boyunca aylık 7 bin TL destekle teknoloji alanında yenilikçi projelerin gelişimini teşvik ediyor. Bunun yanı sıra, medya, senaryo, kurgu, yazı ve sunum becerilerine odaklanan Etik İletişim Programı, lisans ve lisansüstü öğrencilerine 10 ay boyunca aylık 6 bin TL burs fırsatı sunuyor. Bursiyerler Türkiye’nin Önde Gelen Şirketlerinde Staj Yapabiliyor T3 Vakfı bursiyerleri, aldıkları maddi desteğin yanı sıra Türkiye’nin önde gelen teknoloji ve sanayi şirketlerinde staj yapma imkânı da buluyor. Bu sayede öğrenciler, teorik bilgilerini gerçek projelerde uygulayarak hem profesyonel deneyim kazanıyor hem de geleceğin teknoloji ekosisteminde aktif roller üstleniyor. T3 Vakfı tarafından gerçekleştirilen Özdemir Bayraktar Milli Teknoloji Burs Programı ile gençlerin akademik başarısı ve toplumsal sorumluluk bilinci güçlendirilirken, Türkiye’nin teknoloji yolculuğunda aktif rol almalarının önü açılıyor. Burs programına başvurular ise 30 Ekim’de sona erecek. Başvuru ve detaylı bilgi için bursiyer.t3vakfi.org internet adresini ziyaret edebilirsiniz. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.