Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Büyük Işletmeler

Kapsül Haber Ajansı - Büyük Işletmeler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Büyük Işletmeler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DHL eCommerce Türkiye, Bir Kez Daha En İyi İşveren Sertifikası Kazandı Haber

DHL eCommerce Türkiye, Bir Kez Daha En İyi İşveren Sertifikası Kazandı

DHL eCommerce Türkiye, insan ve kültür odağında yürüttüğü dönüşüm çalışmaları ile çalışan memnuniyeti ve bağlılığını merkeze alan insan kaynakları uygulamaları sayesinde, 2026 yılında da başarısını uluslararası ölçekte ortaya koydu. Şirket, Top Employers Institute tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda Avrupa, Türkiye ve Büyük İşletmeler kategorilerinde 2026 yılında da sertifika almaya hak kazanarak bu alandaki istikrarlı başarısını bir kez daha kanıtladı. DHL eCommerce Türkiye İnsan Kaynaklarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Seda Armağan, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “DHL eCommerce Türkiye olarak, hayata geçirdiğimiz dönüşüm sürecini tek seferlik bir değişim olarak değil, çalışan memnuniyetini ve bağlılığını merkeze alan uzun vadeli bir yolculuk olarak ele alıyoruz. Geri bildirim kültürünü güçlendiren, eğitim ve kariyer gelişimini destekleyen, çalışanlara global projelere katılma fırsatı sunan, kapsayıcı bir çalışma ortamını kalıcı hale getiren uygulamalara odaklanıyoruz. Bu yıl üç farklı kategoride Top Employer sertifikasını yeniden almaya hak kazanmamız, sürdürülebilir bir ilerleme kaydettiğimizi göstermesi yönünden oldukça değerli.” Yüksek performans gösteren tutarlı şirketler sertifika alıyor Dünya çapında 131 ülke ve bölgede faaliyet gösteren İnsan Kaynakları sertifikasyon kurumu Top Employers Institute, şirketlerin İnsan Stratejisi, Çalışma Ortamı, Yetenek Kazanımı, Öğrenme, Çeşitlilik, Eşitlik & Kapsayıcılık ve Çalışan Refahı gibi alanlardaki uygulamalarını değerlendiriyor. Veri temelli ve insan odaklı stratejileriyle iş hedeflerine katkı sağlayan, çalışan etkileşimini ve büyümeyi destekleyen uygulamalarıyla yüksek performans elde eden ve bağımsız denetimden geçen şirketlere ise sertifika veriliyor. Top Employers Institute CEO’su Adrian Seligman, “Teknolojik gelişmelerin, ekonomik dalgalanmaların ve değişen sosyal dinamiklerin öne çıktığı bir ortamda, bireylerin ve kurumların zorlukların üstesinden gelme çabasını ilham verici buluyoruz. Bu yıl Top Employers Sertifikasyon Programı, dünya standartlarında İK stratejileri ve uygulamalarını tutarlı bir şekilde hayata geçiren kurumların, ne kadar kararlı olduğunu gösteriyor. 2026’nın insan odaklı liderlerini ve ekiplerini kutluyoruz.” dedi. DHL eCommerce’in üst üste elde ettiği başarılı sonuçları da tebrik eden Seligman, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu olağanüstü başarıdan dolayı DHL eCommerce Türkiye’nin tüm İK ekibini ve tüm çalışanlarını tebrik ediyoruz. Denetim sürecinde özellikle öne çıkan iki konu İşveren Markası ve Eğitim oldu. İşveren Markası alanında DHL eCommerce Türkiye, işveren markası faaliyetlerini çalışan deneyimiyle benzersiz bir şekilde uyumlandırma konusunda üstün bir başarı sergiledi.” DHL eCommerce Türkiye Hakkında Ekim 2023 itibarıyla dünyanın en büyük lojistik şirketlerinden DHL Group ailesine dahil olan MNG Kargo, 22 Mayıs 2025 itibarıyla faaliyetlerine DHL eCommerce ismiyle devam etmektedir. 850’yi aşkın şube, 29 transfer merkezi, 4.100’den fazla araç ve 10.000’in üzerinde çalışanıyla Türkiye genelinde faaliyet gösteren şirket; DHL’in küresel lojistik gücünü, MNG Kargo’nun yerel uzmanlığıyla birleştirerek bireysel ve kurumsal müşterilerine hızlı, güvenilir ve sürdürülebilir kargo çözümleri sunar. DHL eCommerce, 15’ten fazla ülkede faaliyet gösteren ve 50 bini aşkın kişiye istihdam sağlayan DHL Group’un e-ticaret taşımacılığına odaklanan global iş birimidir. Türkiye yapılanmasıyla birlikte Avrupa teslimat ağını tamamlayan DHL eCommerce, sunduğu uçtan uca çözümler ve teknoloji yatırımlarıyla, ülkemizin lojistik altyapısını güçlendirmeyi ve Türkiye’yi bölgesel bir dağıtım merkezi haline getirmeyi hedeflemektedir. Aynı zamanda, e-ihracat çözümleri ile yerli firmaların dünya pazarlarına açılmasına destek olarak Türkiye ekonomisine katkı sağlamaktadır. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Sanayide Otomasyon Modernizasyonu Yılda 11,28 Milyon Dolarlık Fırsat Sunuyor Haber

Sanayide Otomasyon Modernizasyonu Yılda 11,28 Milyon Dolarlık Fırsat Sunuyor

Rapor, kapalı endüstriyel otomasyon sistemlerinin rekabet gücünü sessizce aşındırdığını ve orta ölçekli kuruluşlara gelirlerinin ortalama %7,5'ine mal olduğunu ortaya koyuyor. Küresel analiz şirketi Omdia tarafından yürütülen araştırma, bu maliyetlerin operasyonel verimsizlikler, duruş süreleri, uyumluluk yenilemeleri ve geciken üretimden kaynaklandığına dikkat çekiyor. Bu sorunlar, genellikle eski otomasyon sistemlerinin algılanan güvenilirliği tarafından maskeleniyor. Büyük işletmeler için kayıplar ortalama 45,18 milyon doları bulurken, daha küçük üreticiler oransal olarak daha ağır etkilerle karşı karşıya kalıyor ve yıllık gelirlerinin %25'ine varan kısmını kaybediyor. Statik ortamlar için inşa edilmiş geleneksel, donanım tanımlı otomasyon sistemleri, günümüzün dinamik endüstriyel taleplerini karşılamakta zorlanıyor. Bu sistemlerin katılığının rutin güncellemeleri maliyetli teknik projelere dönüştürmesinin yanı sıra, tescilli mimariler veri erişimini sınırlayarak görünürlüğü ve yanıt verme hızını düşürüyor. Zorluğun merkezinde donanım karmaşıklığı yer alıyor. Çoğu şirket, her biri kendine özgü bakım ihtiyaçlarına sahip 2 ila 10'dan fazla farklı platform üzerinde faaliyet gösteriyor. Bu parçalanma tedarikçi bağımlılığını artırıyor; sorunların %30’u uzman desteği gerektiriyor. Bu durum, şirketlerin iş gücü ve beceri eksiklikleriyle karşı karşıya olduğu bir dönemde, niş teknik uzmanlık gerektirmesi nedeniyle iş gücü verimliliğini zorluyor. Silo halindeki sistemler ayrıca kestirimci bakımı ve hızlı sorun çözümünü engelleyerek maliyetli duruş sürelerine ve üretkenlik kaybına yol açıyor. Bu verimsizlikler operasyonların geneline yayılarak çevikliği sınırlıyor. Araştırma, acil bir dönüşüm ihtiyacının altını çiziyor. Açık, yazılım tanımlı otomasyon; eski sistemleri modernize eden, yatırım getirisini (ROI) hızlandıran, endüstriyel rekabet gücünü ve dayanıklılığı güçlendiren ölçeklenebilir, geleceğe hazır bir çözüm sunuyor. Yazılımı donanımdan ayırarak üreticiler; çoklu tedarikçi sistemlerini entegre etme, pazar değişimlerine hızla uyum sağlama, küçük partileri verimli bir şekilde üretme ve mühendislik beceri açıklarını kapatma esnekliği kazanıyor. Gerçek zamanlı veriler eyleme dönüştürülebilir hale gelerek daha akıllı kararlar alınmasını sağlıyor, üretkenliği artırıyor ve ölçeklenebilir maliyet düşüşü sağlıyor. Schneider Electric müşterileri bu faydaları şimdiden görmeye başladı. Birçoğu pilot projeler veya varlık düzeyinde denemelerle başlayıp, daha sonra tam tesis veya çoklu saha kurulumlarına genişleyerek tam veri sahipliği, gelişmiş kalite kontrolü ve daha fazla maliyet şeffaflığı elde ederken mevcut yatırımlarını da koruyor. Schneider Electric Endüstriyel Otomasyon Başkan Yardımcısı Gwenaëlle Avice Huet, konuyla ilgili şunları söyledi: “Bu araştırma, müşterilerimizin bize her gün söylediklerini yansıtıyor: Endüstriyel sistemler, pazarları kadar hızlı adapte olmalı. Ekonomimizin belkemiği olan küçük işletmelerin, inovasyon ve büyümeye yeniden yatırılabilecek yıllık tasarruflardan en fazla kazancı sağlayacak olması özellikle umut verici. Açık, yazılım tanımlı otomasyon; her ölçekten endüstriyel oyuncunun dayanıklılık oluşturmasını, inovasyonu teşvik etmesini ve hızla değişen tüketici talepleri, düzenleyici baskılar ve pazar oynaklığı karşısında gelişmesini sağlayan kanıtlanmış bir çözüm.” Temel maliyet kalemleri, yıllık bazda dört kritik alana ayrılıyor: Operasyonel çeviklik ve dayanıklılık kayıplarından kaynaklanan 6,1 milyon dolar. Esnek olmayan donanım sistemleri, pazar değişimlerine yanıt verme yeteneğini engelliyor; zira sistemlerin %77,4’ü işlevsellik güncellemeleri için fiziksel müdahaleler gerektirirken, çoklu tedarikçi platformları entegrasyon karmaşıklığı yaratıyor. Değişiklik maliyetleri saatte 25.000 ila 50.000 dolar arasında değişirken, cirosu 1 milyar doların üzerindeki şirketlerde bu rakam saatte 250.000 dolara kadar çıkıyor. Optimizasyon ve verimlilik maliyetlerinden kaynaklanan 2,28 milyon dolar. Donanım karmaşıklığı operasyonel verimsizlikleri artırırken bakım yükleri, duruş süreleri ve yetenek açıkları ortaya çıkıyor. Şirketler ortalama 2 ila 10 farklı endüstriyel sistemi yönetirken, %29’u her biri kendine özgü yönetim gereksinimlerine sahip 10’dan fazla donanım platformu kullanıyor. Önlenebilir kalite hataları ve maliyetli veri bakımından kaynaklanan 1,2 milyon dolar. Tescilli (proprietary) sistemler veri siloları oluşturarak entegrasyonu sınırlıyor. Şirketlerin yalnızca %28’i gerçek zamanlı içgörülere erişebilirken, şirketlerin yarısı kritik verilerin %20 ila %39’unun gerçek zamanlı olarak kullanılamadığını bildiriyor. Sürdürülebilirlik ve uyumluluk maliyetlerinden kaynaklanan 1,7 milyon dolar. Mevzuat değişiklikleri maliyetli donanım yenilemeleri gerektirerek uyumluluk giderlerini artırıyor. Omdia Baş Analisti Anna Ahrens ise şunları ekledi: “Artan baskılar karşısında endüstri liderleri; büyüme, rekabet gücü ve güven gibi temel önceliklerini sürdürmek adına taktiksel çözümlere başvuruyor. Ürün yaşam döngülerinin kısaldığı, tedarik zincirlerinin kırıldığı ve yetenek açıklarının genişlediği bir dünyada, çeviklik ve esneklik birer seçenek değil, hayatta kalma meselesidir. Bir işletmenin kapalı otomasyon ekosistemlerinin maliyetini ele almayı ertelediği her çeyrek, 1 milyon doları aşkın değer kaybı anlamına geliyor; oysa bu kaynak büyüme ve inovasyona aktarılabilirdi.”

Kaspersky  2024 Yılı BT Güvenlik Ekonomisi Raporu'nu yayımladı Haber

Kaspersky 2024 Yılı BT Güvenlik Ekonomisi Raporu'nu yayımladı

Kaspersky'nin  2024 Yılı BT Güvenlik Ekonomisi Raporu, farklı ölçeklerdeki kuruluşlar arasında BT güvenlik personeli istihdamı ve ürün kullanımında dikkat çeken farklılıklar olduğunu ortaya koyuyor. Beklendiği gibi, büyük ölçekli kuruluşlar daha fazla BT ve güvenlik personeli istihdam ederken, daha fazla sayıda çözümü de yönetimleri altında bulunduruyor. Bununla birlikte, ölçek ekonomisinden büyük ölçüde faydalanarak BT güvenlik uzmanlarının toplam çalışanlara oranının daha düşük olmasına olanak tanıyorlar. Küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ'ler) ise siber suçlarla mücadelede orantısız bir şekilde daha yüksek maliyetlerle karşı karşıya kalıyor. Büyük işletmeler, artan karmaşıklıkla karşı karşıya Veriler, işletmelerin (ortalama) 15 karmaşık ve genellikle maliyetli güvenlik çözümünü 23 BT güvenlik uzmanı ile yönettiğini ortaya koyuyor. Bu uzmanlar kalifiye olmalarına rağmen sıklıkla manuel görevleri yerine getiriyor ve çok sayıda rutin süreçle karşı karşıya kalıyor. Kuruluşlar, siber güvenlik konusunda çeşitli zorluklar yaşıyor. Nitelikli uzmanların yetersiz olması başlı başına bir zorluk ve aynı zamanda daha yüksek ücret talep ediyorlar. Sistemler arasında veri kopyalanması güvenlik operasyonlarını daha da karmaşık hale getirirken, silo halindeki telemetri kritik güvenlik verilerinin sorunsuz bir şekilde korelasyonunu engelleyerek tehdit tespitinde boşluklar oluşturuyor. Siber güvenlik ekipleri sürekli bir uyarı ve yanlış pozitifler seliyle boğulabiliyor ve bu da gerçek tehditleri tespit etmeyi zorlaştırıyor. Bu sorunlara ek olarak, güvenlik uzmanları genellikle birden fazla, farklı güvenlik çözümünü yönetmekle uğraştıkları için derinlemesine araştırma yapacak zamana sahip değiller. Sonuç olarak, büyük işletmeler sofistike Gelişmiş Kalıcı Tehditlere (APT'ler) ve karmaşık, insan güdümlü siber saldırılara karşı giderek daha savunmasız hale geliyor. Kaspersky, bu zorlukların üstesinden gelmek için kurumların farklı siber güvenlik çözümlerini birleştirmelerini veya farklı kaynaklardan gelen telemetriyi ilişkilendirebilen gelişmiş, her şeyi kapsayan ürünler kullanmalarını öneriyor. Örneğin, Genişletilmiş Algılama ve Yanıt (XDR) çözümleri ile bunu başarmak mümkün. KOBİ'ler de zorluklarla karşı karşıya Genellikle yalnızca temel işlevsellik sağlayan ortalama dokuz güvenlik çözümünü, standart süreçleri ve iyi bilinen tehditleri yöneten yalnızca dört uzmanla KOBİ'ler benzersiz siber güvenlik zorluklarıyla karşı karşıya kalıyor. Burada en önemli sorunlardan biri, daha nitelikli bilgi güvenliği uzmanlarına duyulan ihtiyaç olarak öne çıkıyor. Buna ek olarak sınırlı zaman ve kaynaklar, sürekli güvenlik bilinci eğitimi ve personel eğitiminin ihmal edilebileceği anlamına geliyor ve bilmeden siber saldırganlara yardım edebilecek çalışanların neden olduğu veri sızıntısı riskini artırıyor. Güvenlik politikalarının geliştirilmesi ve uygulanması da kaynak kısıtlamaları nedeniyle zarar görürken, finansal sınırlamalar KOBİ'lerin daha gelişmiş güvenlik çözümlerine ve bunları yönetmek için gereken vasıflı personele yatırım yapmasını engelliyor. Bu zorlukların üstesinden gelmek için KOBİ'ler, karmaşık güvenlik görevlerini Yönetilen Hizmet Sağlayıcıları (MSP'ler) veya Yönetilen Güvenlik Hizmeti Sağlayıcıları (MSSP'ler) gibi deneyimli ekiplere aktararak fayda sağlayabilir. Bu yaklaşım genellikle kurum içinde özel bir güvenlik ekibi bulundurmaktan daha uygun maliyetlidir. Ayrıca kuruluşlar, güvenlik bilinci kültürünü teşvik etmek ve insan kaynaklı güvenlik açıklarını azaltmak için sadece BT ve güvenlik personeline değil, genel personele yönelik sürekli siber güvenlik eğitimlerine de öncelik vermelidir. Kaspersky Managed Detection and Response gibi yönetilen bir güvenlik hizmetinin benimsenmesi, gelişmiş otomatik güvenlik hizmetleri ve kurumsal verilerin 7/24 gerçek zamanlı analizini sağlayarak, özel güvenlik personelinin yokluğunda bile karmaşık siber saldırılara karşı korunmaya yardımcı olabilir. Ayrıca işgücünüzü insan kaynaklı siber saldırılara karşı ekstra bir koruma katmanına dönüştürmek çok önemlidir. Güvenlik farkındalığını artırmayı amaçlayan çözümler, personele kimlik avı e-postalarını ve diğer sosyal olarak tasarlanmış yemleri nasıl tanıyacaklarını öğretmek için simüle edilmiş kimlik avı saldırısı alıştırmaları da dahil olmak üzere çalışanlara güvenli internet davranışlarını aşılar. Daha büyük işletmeler ölçek ekonomisinden faydalanırken, BT güvenliğine yapılan oransal yatırım küçük kuruluşlarda daha yüksek. Bu durum, her büyüklükteki işletmenin karşılaştığı benzersiz zorlukları ele alan özel güvenlik stratejilerine duyulan ihtiyacın altını çiziyor.

Bizi Takip Edin

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.