Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Büyük Veri

Kapsül Haber Ajansı - Büyük Veri haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Büyük Veri haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kuantum Teknolojileri Yarışmasında Final Heyecanı Başlıyor Haber

Kuantum Teknolojileri Yarışmasında Final Heyecanı Başlıyor

TÜBİTAK, Bilişim Vadisi ve ComPro yürütücülüğünde TEKNOFEST kapsamında düzenlenen Kuantum Teknolojileri Yarışması 2026’da final heyecanı başlıyor. Türkiye’den ve yurt dışından üniversite öğrencileri, mezunlar ve genç araştırmacıları kuantum teknolojileri alanında özgün çözümler geliştirmeye teşvik eden yarışma iki kategoriden oluşuyor. 142 takım ve 535 katılımcının başvuru yaptığı yarışmanın finalinde yazılım kategorisinde 10, donanım kategorisinde ise 8 takım toplamda 77 katılımcı yarışacak. Kuantum teknolojilerinin sağlık, enerji, üretim, malzeme bilimi, biyokimya, finans, lojistik ve siber güvenlik başta olmak üzere stratejik alanlarda yaratabileceği dönüşüme dikkat çekmeyi amaçlayan yarışma, genç yeteneklere yalnızca teorik bilgi değil, doğrudan uygulama ve deneyim kazanma imkânı da sunuyor. İki kategoride iki farklı kuantum mücadelesi Yarışmanın Yazılım Kategorisi – Kuantum Hackathon etabında katılımcılar, kentlerin geleceği açısından kritik öneme sahip “Su Kaynakları ve Dağıtım Ağında Dinamik Tahsis Optimizasyonu” problemini ele alacak. Finalist ekiplerden; enerji maliyetlerini, şebeke kayıplarını ve rezervuar dengesini gözetirken kesintisiz su temininin sağlanmasına yönelik karar destek çözümleri geliştirmeleri bekleniyor. Ekipler bu kapsamda kuantum annealing ile klasik-kuantum hibrit çözücü ve yöntemlerden yararlanarak karmaşık bir şehir altyapısı problemini optimize etmeye çalışacak. Yazılım kategorisi final etabı 28-30 Ağustos’ta Bilişim Vadisi Gebze Yerleşkesi’nde Yazılım kategorisine 97 takım ve 356 üye başvururken, bu ekiplerden 10 takım ve 40 üye finale yükseldi. Final etabı 28-30 Ağustos 2026 tarihleri arasında Bilişim Vadisi Gebze Yerleşkesi’nde düzenlenecek. Finalde ekipler, 24 saatlik büyük sınamada kod, nihai rapor ve sunumlarıyla değerlendirilecek. Kuantum Çipi Üzerinde Gerçek Zamanlı Uygulama Yarışmanın Donanım Kategorisi ise genç mühendis ve araştırmacıları kuantum donanımının en ileri uygulama alanlarından biriyle doğrudan buluşturacak. Finale kalan ekipler; transmon kübit tasarımı, simülasyonu, mikrodalga kontrol ve okuma altyapısı konularındaki yetkinliklerini, seyreltili soğutucu sistemlerinde gerçek zamanlı uygulamalarla gösterecek. Kuantum Metroloji Laboratuvarında gerçekleştirilecek final etabında ekipler, doğrudan bir kuantum işlemci çipi üzerinde genişbant ve güç spektroskopisi, Rabi, Ramsey ve tek - atış okuması gibi kalibrasyon çalışmalarını gerçekleştirecek. Bunun yanında kübitlerin T1 ve T2 süreleri ile kapı verimlilikleri (fidelity) ölçülerek kuantum işlemcinin performansı değerlendirilecek. Donanım kategorisi final etabı 26-28 Ağustos’ta TÜBİTAK Gebze Yerleşkesi’nde Donanım kategorisine 45 takım ve 179 üye başvururken, 8 takım ve 37 üye finale kalmaya hak kazandı. Donanım kategorisinin final etabı 26-28 Ağustos 2026 tarihlerinde TÜBİTAK Gebze Yerleşkesinde gerçekleştirilecek. Finalist ekipler uygulamalarını tamamladıktan sonra sunum ve final raporlarını jüriye sunacak. Gençlerin kuantum teknolojileriyle gerçek problemlere çözüm üretmesi hedefleniyor Kuantum Teknolojileri Yarışması, kuantum alanında insan kaynağının gelişimini desteklemeyi ve gençlerin bu alandaki motivasyonunu artırmayı hedefliyor. 1980’li ve 1990’lı yıllarda ağırlıklı olarak teorik ve deneysel çalışmalarla ilerleyen kuantum teknolojileri, 2000’li yıllardan itibaren somut uygulamalarla birlikte hız kazandı. Günümüzde kuantum bilgi-işlem, kuantum algılama ve kuantum haberleşmesi başlıkları, geleceğin kritik teknoloji alanları arasında değerlendiriliyor. Özellikle kuantum bilgi-işlem; optimizasyon, karmaşık sistemlerin simülasyonu, makine öğrenmesi ve büyük veri analizi gibi yüksek hesaplama gücü gerektiren problemlerde yeni çözüm olanakları sunuyor. Klasik yarı iletken mimarilerin fiziksel ve mühendislik sınırlarına yaklaşmasıyla birlikte kuantum teknolojileri; sürdürülebilir, enerji etkin ve yüksek performanslı hesaplama çözümleri açısından stratejik önem taşıyor. Finalistler ödül için yarışacak Yarışmada her iki kategorinin dereceye giren ekiplerini önemli ödüller bekliyor. Yazılım Kategorisi: Birinci: 200.000 TLİkinci: 175.000 TLÜçüncü: 150.000 TL Donanım Kategorisi: Birinci: 200.000 TL ( 15.000 TL danışman ödülü )İkinci: 175.000 TL ( 12.000 TL danışman ödülü )Üçüncü: 150.000 TL ( 10.000 TL danışman ödülü ) Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kurumları Yapay Zekaya Taşıyacak Millî Platform Göreve Hazır Haber

Kurumları Yapay Zekaya Taşıyacak Millî Platform Göreve Hazır

Türk savunma sanayisinde yazılım tabanlı çözümler geliştiren HAVELSAN, yapay zeka odaklı ürünlerine bir yenisini ekledi. ORION, kurumların dağınık verilerini tek bir platformda bir araya getiren, veriyi güvenli biçimde yöneten, analiz ve raporlama süreçlerini hızlandıran ve yapay zeka çalışmalarına hazır hale getiren yerli ve ölçeklenebilir bir büyük veri yönetim platformu olarak tasarlandı. Platform, kurumların farklı sistemlerde bulunan büyük miktardaki verilerini tek bir platform üzerinden toplamasını, saklamasını, işlemesini ve analiz etmesini sağlıyor. Kurumların sahip olduğu hem yapılandırılmış hem de yapılandırılmamış veriyi daha erişilebilir, yönetilebilir, kullanılabilir ve üzerinde analiz yapılmasına hazır hale getirerek veriye dayalı karar alma süreçlerini etkin şekilde artırmayı hedefliyor. Açık kaynak bileşenler üzerine kurulan ORION, kurumların bütün büyük veri süreçlerini tek bir platformdan yönetmeyi amaçlıyor. Dağınık veriler ortaklaşıyor, süreçler hızlanıyor Kurumların veri kaynaklarında veri tabanları, kurumsal uygulamalar, belgeler, sensörler, güvenlik ekipmanları, üretim makinaları ve benzeri onlarca farklı dijital sistem üzerinden farklı format ve yapılarda sürekli olarak veri üretiliyor. Ancak bu veriler çoğu zaman birbirinden bağımsız ortamlarda tutulduğu için bütüncül biçimde kullanılamıyor, analiz ve raporlama süreçleri uzun sürebiliyor. ORION, farklı kaynaklarda bulunan bu verileri ortak bir yapı altında bir araya getirerek kurumların veriden daha hızlı ve etkili biçimde yararlanmasını sağlıyor. Platform, verinin yalnızca saklanmasına değil, kullanım için hazırlanmasına da odaklanıyor. Farklı kaynaklardan alınan veriler ORION üzerinde düzenlenebilir, işlenebilir, aranabilir ve analiz edilebilir hale getiriliyor. Böylece kullanıcılar ihtiyaç duydukları bilgiye daha kısa sürede ulaşabiliyor, raporlama, araştırma, analiz ve karar destek süreçlerini daha verimli biçimde yürütebiliyor. ORION, yüksek miktarda veri üreten veya farklı sistemlerdeki verilerini ortak bir yapıda yönetmek isteyen kamu kurumları ve özel sektör kuruluşları tarafından kullanılabilecek. Kamu, savunma, finans, enerji, telekomünikasyon, ulaşım, sağlık, sanayi ve araştırma gibi farklı alanlarda katkı sağlayacak platform, kurumların ihtiyaçlarına, veri hacmine ve kullanıcı sayısına göre ölçeklenebilecek şekilde yapılandırılabiliyor. Bu sayede yatayda ve dikeyde genişleme imkanı bulunuyor. Yurt dışı bağımlılığa karşı veri egemenliği ORION’un öne çıkan özelliklerinden birini kurumların mevcut sistemleriyle birlikte çalışabilmesi oluşturuyor. Platform, kurumların halihazırda kullandığı veri kaynakları ve uygulamalarla entegre edilerek mevcut yatırımların korunmasına yardımcı oluyor. Bu da platforma geçişi kolaylaştıran önemli bir etken olarak dikkati çekiyor. Platform, kurumların kendi veri merkezlerinde ve kapalı ağlarında çalıştırılabiliyor. Bu sayede verilerin kurum sınırları içinde tutulması, erişim yetkilerinin kontrol edilmesi ve kritik veriler üzerindeki kurumsal sahipliğin korunması destekleniyor. Büyük veri alanında benzer hizmetler sunan platformların (yaygın olanların neredeyse tamamı yabancı firmalardan oluşmaktadır) genel yaklaşımı, verileri kurumun kendi sunucu altyapısında değil, üçüncü parti bulut ortamlarında tutulmak şeklinde kendisini gösteriyor. Bu durum da veri egemenliğini riske atan bir sonuç olarak değerlendiriliyor. ORION "on-premises first/ önce kurum içi" yaklaşımıyla bu noktada farklılık sağlıyor. Yapay zeka çalışmalarına altyapı ORION, yapay zeka ve ileri analitik çalışmalarına temel oluşturuyor. Yapay zeka uygulamalarının sağlıklı sonuçlar üretebilmesi için verilerin düzenli, erişilebilir ve işlenebilir olması gerekiyor. Bu noktada verinin yapay zeka katmanına düzenlenmiş, doğru ve güncel akmasını sağlamak üzere ORION devreye giriyor. Açık kaynak teknolojilerden yararlanan ORION, bu teknolojileri kurumların ayrı ayrı yönetmek zorunda kalmayacağı bütünleşik bir platform altında ve kullanımı kolay bir şekilde sunuyor. Bu yaklaşım sayesinde kurumların belirli bir üreticiye bağımlılığının azaltılması, lisans maliyetlerinin düşürülmesi, ihtiyaçlara göre uyarlanabilen, sürdürülebilir ve esnek bir veri altyapısının oluşturulması hedefleniyor. Bu mimari, Kamuda Açık Kaynak Kodlu Yazılım Kullanımı Genelgesi'ni de destekliyor. İlk görevi Türkçe için olacak ORION, Türkçenin geçmişten bugüne tüm yazılı, sözlü ve görsel birikimini dijital ortama taşımak ve yapay zeka ile analiz etmek amacıyla Türk Dil Kurumu ile HAVELSAN arasında yürütülecek dijitalleşme projesinde de kullanılacak. Bu sayede Türk dilinin doğuşundan bu yana ortaya konan tüm metinler ve sözlü kaynaklar veri tabanına aktarılacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

DHL Express Türkiye’ye Altın Stevie® Ödülü Haber

DHL Express Türkiye’ye Altın Stevie® Ödülü

DHL Express Türkiye, lojistikte yapay zeka destekli karar mekanizmalarını odağına alan Geologic AI: AI-Powered Delivery Intelligence for Express Logistics projesiyle, bu yıl üçüncüsü düzenlenen Stevie® Awards for Technology Excellence kapsamında Yapay Zeka kategorisinde Yılın Yeni Ürünü dalında Altın Stevie® Ödülü’ne layık görüldü. İş dünyasının uluslararası ölçekte en bilinen ödül programları arasında yer alan Stevie® Awards, teknoloji alanında öne çıkan kurumsal başarıları ödüllendiriyor. DHL Express Türkiye’nin kazandığı bu ödül, şirketin yapay zeka odaklı lojistik uygulamalarıyla dünya çapında dikkat çeken bir başarıya imza attığını ortaya koyuyor. 2026 yılında 37 ülke ve bölgeden 700’ün üzerinde adaylığın değerlendirildiği programda elde edilen Altın Stevie®, DHL Express Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesinin ve operasyonel yetkinliğinin uluslararası iş dünyasında da karşılık bulduğunu gösteriyor. DHL Express Türkiye’de teknoloji ve inovasyon odağı DHL Group’un 2030 stratejisinde yer alan “Digitally by Default” yaklaşımı doğrultusunda DHL Express Türkiye, teknoloji yatırımlarını iş süreçlerinin dönüşümünde temel unsurlardan biri olarak değerlendiriyor. DHL Express Türkiye, bu yaklaşımı 2024 yılında İstanbul Havalimanı’nda kurduğu Ar-Ge Merkezi ile daha da ileri taşıdı. Şirket, bu merkezde yapay zeka, otomasyon, veri analitiği ve operasyonel karar destek sistemleri alanlarında Ar-Ge niteliği taşıyan projeler geliştirerek lojistik sektöründe yeni uygulamaların öncüsü olmayı sürdürüyor. Operasyonlardan elde edilen veriyi teknoloji geliştirme süreçleriyle bir araya getiren bu yapı, DHL Express Türkiye’nin yalnızca mevcut süreçleri dijitalleştiren bir oyuncu değil, aynı zamanda sektöre yön veren yeni nesil çözümler üreten bir kurum olarak konumunu güçlendiriyor. Bu teknoloji vizyonunun somut örneklerinden biri de 135 milyon Euro yatırımla hayata geçirilen İstanbul Havalimanı Gateway operasyon merkezi oldu. Tesiste kullanılan tam otomatik depolama ve ayrıştırma sistemleri ile Türkiye’nin ilk tam otomasyona sahip X-ray sistemi sayesinde gönderiler daha hızlı, güvenli ve verimli şekilde yönetiliyor. DHL Express Türkiye, önümüzdeki dönemde de yapay zeka, büyük veri ve analitik teknolojilerinin kullanım alanlarını genişleterek iş süreçlerini daha akıllı, daha entegre ve daha ölçeklenebilir bir yapıya taşımayı hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

1000’e yakın Başvuru Arasından Seçilen 11 Girişime Tam Destek Haber

1000’e yakın Başvuru Arasından Seçilen 11 Girişime Tam Destek

Türkiye’de girişimcilik ekosistemini güçlendirmek ve yenilikçi fikirleri ekonomiye kazandırmak amacıyla Kuveyt Türk bünyesinde faaliyet gösteren Lonca Girişimcilik Merkezi, 12. dönem programını başlattı. Girişimcilerden yoğun ilgi gören program, yeni dönemde 1000’e yakın başvuru aldı. Yapılan değerlendirmeler sonucunda teknoloji, yapay zekâ, finans, perakende ve tarım gibi farklı sektörlerde çözümler sunan 11 girişim Lonca 12. Dönem programına katılmaya hak kazandı. Yeni dönemde, tarım emtiasını yöneten girişimlerden stok yönetimine, bireysel yatırımcılara destek programlarından sağlık sistemindeki finansal kayıpları azaltmayı amaçlayan girişimlere kadar çeşitli alanlarda yapay zekâ destekli girişimler dikkat çekiyor. Kuveyt Türk Dijital Bankacılık ve Ödeme Sistemleri Genel Müdür Yardımcısı Dr. Okan Acar yeni dönem programına ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Lonca Girişimcilik Merkezi’nde teknoloji odaklı girişimleri destekleyerek sadece finans sektörüne değil, ülkemizin tüm girişimcilik ekosistemine katma değer sağlıyoruz. Geride bıraktığımız 11 dönemde 110 girişimi mezun ettik. 12. dönemimize seçilen 11 girişimimizi yürekten tebrik ediyor, onlarla birlikte yeni başarılara imza atacağımıza inanıyorum. Yapay zekâdan finansal teknolojilere, tarım teknolojilerinden SaaS çözümlerine kadar uzanan geniş bir yelpazede yenilikçi fikirlere kapılarımızı açıyor ve Türkiye'nin teknoloji potansiyelini birlikte büyütüyoruz. Kuveyt Türk olarak girişimcilerimizin her zaman yanında olmaya, birlikte üretmeye ve gelişmeye devam edeceğiz.” 400 Bin TL Hibe ve Çok Yönlü Destek Lonca Girişimcilik Merkezi, bugüne kadar başarıyla tamamladığı 11 dönem boyunca toplam 110 girişimi mezun etti. Yeni dönemde seçilen girişimlere desteklerini artırarak sürdüren Lonca, girişim başı 400 bin TL hibe desteğinin yanı sıra kapsamlı bir hızlandırma paketi sunuyor. 12. dönem girişimcilerine; alanında uzman isimlerden eğitim, danışmanlık ve mentorluk desteği, ulusal ve uluslararası pazarlama faaliyetlerine yönelik etkinlik ve fuar katılım imkânları, açık ofis kullanımı, Kuveyt Türk’ün altyapısı ve API servislerine erişim ile doğrudan iş birliği geliştirme fırsatları, ayrıca yurt dışı pazarlara açılmalarını destekleyecek globalleşme imkânları sunuluyor. Teknoloji tabanlı 11 yenilikçi girişim seçildi Lonca’nın 12. döneminde yer almaya hak kazanan 11 girişim ve faaliyet alanları şu şekilde: Cropto: Buğday, mısır, fındık, pamuk ve pirinç gibi fiziksel tarım ürünlerini blockchain tabanlı token’lara dönüştürerek tarım emtialarını dijital varlıklara taşıyor. Bu varlıklara 7/24 erişim ve alım-satım imkânı sunuyor.Compuvi: E-posta, doküman, sohbet ve kurum içi iletişimleri analiz ederek hukuki, regülasyonel ve uyum risklerinin süreç ilerlemeden tespit edilmesini sağlayan AI-native bir risk platformu.Omnitive: Sipariş, stok, mağaza, depo, tedarikçi ve teslimat süreçlerini AI-native operasyon katmanında birleştirerek envanteri görünür kılıyor. SeriAI: LLM’leri, AI agent’ları ve kurumsal API’leri tek güvenli altyapı altında birleştirerek kurumların yapay zekâ süreçlerini merkezi, kontrollü ve ölçeklenebilir şekilde yönetmesini sağlıyor.Finakis: Hastanelerin sigorta ve geri ödeme süreçlerindeki gelir kayıplarını azaltan yapay zekâ çözümü. Faturalama dosyalarını analiz ederek hatalı kod, eksik belge ve kural uyumsuzluklarını sigortaya gönderim öncesinde tespit ediyor.GrowthWise: KOBİ’lerin analitik, gelir ve pazarlama verilerini analiz ederek büyüme darboğazlarını ortaya çıkaran ve uygulanabilir aksiyon önerileri sunan yapay zeka destekli danışman platformu.NovaVision: Kodlama bilgisi gerektirmeden bilgisayarlı görü (Vision AI) uygulamaları geliştirmeyi, devreye almayı ve yönetmeyi sağlayan no-code platformdur. Kalite kontrol, hata tespiti ve üretim hattı optimizasyonuna odaklanıyor.Qberx: Bankalar, sigorta şirketleri ve ödeme kuruluşları gibi regülasyon yoğun kurumlar için mevzuat takibi sunan agentic AI tabanlı platformu. Resmi yayınları izler, değişikliklerin etkisini analiz ederek ve görevleri ilgili ekiplere yönlendiriyor.Revleno: Toptan satış firmalarının sipariş, teklif, sevkiyat, tahsilat, müşteri yönetimi, fiyatlandırma, stok ve finans süreçlerini tek platformda yönetmesini sağlayan yapay zekâ destekli B2B SaaS çözümü.Datazza: Finans, telekom ve e-perakende sektörlerine yönelik Datalakehouse, büyük veri ve yapay zekâ platformları sunuyor. Lakehouzze ürünüyle veri ambarı ve veri gölü yapılarını merkezi bir mimaride birleştiriyor.Roboritma: Bireysel yatırımcıların ileri yazılım bilgisi gerektirmeden algoritmik işlem stratejileri oluşturmasını, test etmesini ve otomatik çalıştırmasını sağlayan yapay zeka destekli yatırım platformu. Kuveyt Türk Hakkında Kuveyt Türk, 1989 yılında kurulmuştur. Seçkin finansal ürün ve hizmetlerini etkin şekilde tasarruf sahipleri ve yatırımcılarla buluşturan Kuveyt Türk, müşteri odaklı yaklaşımı, teknoloji-inovasyon çalışmaları ve dijital dönüşüm yolunda attığı adımlarla sektöründeki öncü konumunu sürdürmektedir. Altın bankacılığı alanında adım atan ilk katılım finans kuruluşu olan Kuveyt Türk, ayrıca dünyada ve Türkiye’de ilk sürdürülebilir sukuk işlemini gerçekleştirmiştir. Altı yıl üst üste Türkiye’nin En İyi İşvereni ödülüne layık görülen Kuveyt Türk, 2021’de de ilk sırada Avrupa’nın En İyi İşvereni seçildi. Bugün itibarıyla Türkiye genelinde 451 şube ve dijital kanallarıyla müşterilerine hizmet veren Kuveyt Türk’ün merkezinde yer aldığı Kuveyt Türk Finans Grubu çatısı altında Neova Katılım Sigorta, Architecht, Kuveyt Türk Portföy, Kuveyt Türk Yatırım, Körfez GYO, Katılım Emeklilik, Sağlam Ödeme ve Elektronik Para Hizmetleri, KT Sağlam Gayrimenkul ile Almanya’daki KT Bank AG yer alıyor. Operasyonel çalışmalarının yanı sıra toplumsal değerleri temel alarak ve kültürel varlıklara sahip çıkarak önemli sosyal sorumluluk projelerine imza atan Kuveyt Türk, “Değerlerimizle büyüyoruz” yaklaşımı doğrultusunda birçok restorasyon projesi üstlenmiş, insani yardım kampanyalarına destekte bulunmuş, kitap ve belgesel gibi kalıcı eserler ortaya koymuştur. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

HAVELSAN ve TDK’dan Türk Dili Bilgi Sistemi İçin İş Birliği Haber

HAVELSAN ve TDK’dan Türk Dili Bilgi Sistemi İçin İş Birliği

HAVELSAN ev sahipliğinde gerçekleştirilen imza törenine HAVELSAN Genel Müdürü Dr. Mehmet Akif NACAR ile T.C. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Derya ÖRS katıldı. Törende ayrıca TDK Başkanı Prof. Dr. Osman MERT de hazır bulundu. Türkçenin Dijital Dünyadaki Gücü Artacak DİLBİS Projesi ile Türkçenin doğru, etkin ve yaygın kullanımını destekleyen dijital hizmetlerin geliştirilmesi, erişilebilirliğin ve hizmet kalitesinin artırılması hedefleniyor. Sayısallaştırılmış dil verileri; gelişmiş veri yönetimi, arama, analiz ve raporlama kabiliyetleriyle işlenerek TDK'nin kurumsal analiz ve araştırma süreçlerine hız kazandıracak. HAVELSAN’ın büyük veri ve yapay zekâ alanındaki yerli teknolojileriyle hayata geçirilen bu çalışma sayesinde Türk Dil Kurumunun dijitalleşme hedeflerine katkı sunacağını ifade eden HAVELSAN Genel Müdürü Dr. Mehmet Akif NACAR, Türkçenin dijital dünyadaki kullanımının da güçlendirileceğinin altını çizdi. T.C. Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Başkanı BE Prof. Dr. Derya ÖRS ise Türkçe adına çok güzel ve özel bir gün yaşadıklarını belirterek yapay zekânın yeni bir çağa adını vermeye başladığı bugünlerde böylesine önemli bir hamleyi HAVELSAN ekibiyle birlikte yapmaktan çok büyük mutluluk ve kıvanç duyduklarını ifade etti. Teknolojik Altyapının Temeli: ORION ve MAIN İş birliğinin temel teknolojik altyapısını HAVELSAN tarafından geliştirilen ORION Büyük Veri Yönetim Platformu oluşturacak. Farklı kaynaklardan ve formatlardan gelen verilerin güvenli biçimde toplanmasını ve analiz edilmesini sağlayan ORION, TDK’nin veri odaklı karar alma mekanizmalarını güçlendirecek. Projenin ilerleyen aşamalarında ise HAVELSAN’ın yerli ve millî yapay zekâ platformu MAIN sisteme entegre edilecek. Kurumların kendi verileriyle eğitilebilen ve kapalı veri ağlarında güvenle çalışabilen MAIN sayesinde, yapay zekâ destekli dil teknolojileri ve akıllı karar destek mekanizmaları TDK’nin kullanımına sunulacak. Bu stratejik adım, Türk Dil Kurumunun dijitalleşme vizyonuna katkı sağlarken Türkiye'nin dil teknolojileri alanındaki millî yetkinliklerini de üst seviyeye taşıyacak. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Ceza İnfaz Kurumlarına Akıllı Teknoloji Entegrasyonu Haber

Ceza İnfaz Kurumlarına Akıllı Teknoloji Entegrasyonu

Türkiye’nin dijital dönüşümünün öncüsü Türk Telekom, güçlü altyapısı, ileri teknoloji birikimi ve yerli iştiraklerinin katkısıyla kamu kurumlarının dijitalleşme sürecine yön vermeye devam ediyor. Türk Telekom ile T.C. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü arasında gerçekleştirilen iş birlikleri kapsamında kamu hizmetlerindeki idari işlerin entegre dijital süreçlerle yönetilerek verimliliğin artırılması ve dijital devlet anlayışının önemli örneklerinden biri olması hedefleniyor. Bu kapsamda Türk Telekom Grup şirketi İnnova Bilişim’in mühendislik yetkinlikleriyle geliştirilen ACEP, teknik altyapısından finansman modeline kadar tamamen yerli kaynaklarla hayata geçirilmiş olup ceza infaz kurumlarında yaygınlaştırılmaya ve yeni teknolojilerle geliştirilmeye devam ediyor. Kamu kurumlarının dijitalleşme vizyonu doğrultusunda Türk Telekom ile T.C. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü arasında yeni bir iş birliği protokolü imzalandı. Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Çelebi Yılmaz, “Ceza infaz sistemimiz, hükümlüleri yalnızca özgürlüklerinden yoksun bırakmayı değil, onları yeniden topluma kazandırmayı amaçlayan çağdaş bir infaz anlayışı üzerine inşa edilmiştir. Rehabilitasyon, eğitim ve iyileştirme faaliyetleri, infaz hizmetlerimizin merkezinde yer almakta; toplumu suçtan korumanın en etkili yolunun, bireyin yeniden suç işlemesini önleyecek kalıcı çözümler üretmek olduğuna inanıyoruz. Bu anlayış doğrultusunda Türk ceza infaz sistemi, yirmi yılı aşkın süredir fiziki altyapı, insan kaynağı ve dijital dönüşüm ekseninde kapsamlı bir reform sürecinden geçmektedir. Modern infaz anlayışımızın yeni halkasını oluşturan dijital dönüşüm kapsamında, Türk Telekom ile yürüttüğümüz güçlü iş birliği sayesinde hayata geçirilen ACEP Projesi ile hükümlü ve tutukluların aileleriyle görüntülü görüşmeleri, e-Doktor hizmetlerinden yararlanmaları, Bakanlığımızla doğrudan iletişim kurmaları ile dijital kantin ve ödeme hizmetlerine erişmeleri mümkün hâle gelmiştir. Bugün 200 ceza infaz kurumunda kullanılan ACEP, ceza infaz hizmetlerinin daha etkin, şeffaf ve insan odaklı sunulmasına önemli katkılar sağlamaktadır. İmzaladığımız yeni iş birliği protokolüyle büyük veri ve yeni nesil dijital teknolojilerden yararlanarak ceza infaz kurumlarımızın güvenliğini, rehabilitasyon hizmetlerini ve dijital kapasitesini daha da ileri taşımayı hedefliyoruz. Türk Telekom tarafından, ceza infaz personelimize yönelik oluşturulan avantajlı tarife paketlerinin de yakında açıklanması planlanmaktadır. Türk Telekom ile yürüttüğümüz bu stratejik iş birliğinin, kamuda dijital dönüşüm vizyonuna katkı sağlayacağına, yerli ve millî teknolojilerin kamu hizmetlerinde daha etkin kullanılmasına öncülük edeceğine inanıyorum” dedi. “Kamunun dijital dönüşümünde öncü rol üstleniyoruz” Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, “Türkiye’nin dijital dönüşümüne öncülük eden bir kuruluş olarak, kamu hizmetlerinin modern, hızlı ve kesintisiz şekilde sunulmasını temel önceliklerimiz arasında görüyoruz. Ülkemizin ‘Dijital Türkiye’ hedefine katkı sunmaya, kamu kurumlarımızın altyapısını güncel teknolojilerle güçlendirerek iş süreçlerinde verimliliği artırmaya devam ediyoruz. Adalet Bakanlığımızla birlikte yürüttüğümüz ACEP, teknolojinin kamu yönetiminde ne denli dönüştürücü bir etki yaratabileceğini gösteren önemli bir örnek. İnnova’nın yerli mühendislik gücüyle geliştirdiği bu sistem sayesinde kamu yönetiminde verimliliği artırarak dijital altyapı kurduk. T.C. Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü ile gerçekleştirdiğimiz yapay zekâ ve dijital dönüşüme yönelik yeni iş birliği protokolü, bütüncül bir yaklaşımın somut örneklerini teşkil etmektedir. Türk Telekom olarak, fiber altyapımız ve yerli teknoloji çözümlerimizle kamunun dijitalleşme sürecine katkı sağlamaya, ülkemize ve toplumumuza değer üretmeye kararlılıkla devam edeceğiz” dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

AXA Türkiye’den Sektöre Çağrı: "Bugün Hazırlanmazsak Yarın Geç Kalabiliriz" Haber

AXA Türkiye’den Sektöre Çağrı: "Bugün Hazırlanmazsak Yarın Geç Kalabiliriz"

AXA Türkiye, desteklediği Sigorta Aracıları Zirvesi'nde sigortacılığın geleceğini şekillendirecek stratejik başlıkları sektör temsilcileriyle paylaştı. İki gün süren oturumlarda; acenteliğin dönüşümü, hayat sigortaları ve bireysel emeklilik, yapay zeka, büyük veri, sürdürülebilirlik, kurumsal risk yönetimi ve önleyici sigortacılık gibi sektörü doğrudan etkileyecek kritik konular masaya yatırıldı. Zirvenin açılışında ve farklı oturumlarında konuşan AXA Türkiye CEO'su Yavuz Ölken, sektörün hızla 2030'un dünyasına hazırlanması gerektiğinin altını çizdi. Ölken, sigortacılığın önümüzdeki yıllarda alışılmış kalıpların ötesinde, büyük bir dönüşüm yaşayacağını vurguladı. "Sektör Olarak Fabrika Ayarlarımıza Dönmemiz Gerek" Dünyadaki gelişmelerin sigortacılığın iş yapış biçimlerini yeniden tanımladığını ifade eden Ölken, artık yalnızca gerçekleşen hasarları karşılamanın yeterli olmayacağını belirterek şunları söyledi: "Riskler değişiyor, müşteri beklentileri dönüşüyor ve teknoloji iş yapış biçimlerimizi yeniden tanımlıyor. Önümüzdeki dönemde sektörümüzü bekleyen en büyük risk, bu değişimlerin hızını hafife almak olacaktır. Geleceğin rekabetini yalnızca fiyatlama üzerine kurguladığımızda kaybeden taraf oluruz. Gerçek rekabet; müşteriyi ve acenteyi daha iyi anlamak, riskleri daha doğru değerlendirmek üzerine kurulmalıdır.” Sigortacılığı sezonluk indirim odaklı yapıdan uzaklaştırmak gerektiğini ifade eden Ölken, sözlerine şöyle devam etti: “Toplam maliyetleri düşüren, verimliliği artıran ve müşterilerimize daha erişilebilir çözümler sunan bir sektör yapısına ihtiyacımız var. Bu yüzden sektör olarak fabrika ayarlarımıza dönmeliyiz. Bizim fabrika ayarlarımız; müşteriyi anlamakla başlar, riski doğru değerlendirmekle, acenteyi güçlendirmekle ve sürdürülebilir fiyatlama disipliniyle şekillenir. AXA Türkiye olarak Empati Güvencesi yaklaşımımızı önleyici sigortacılık anlayışıyla birleştiriyor, Adaptif Sigortacılık 2030 vizyonumuzla geleceğe hazırlanıyoruz. Çünkü gelecekte değer yaratacak olan, yalnızca gerçekleşen kayıpları karşılayan değil; hayatı koruyan, riskleri öngören ve dayanıklılığı artıran sigortacılık modelidir." “Yapay Zeka ve Veri, Yeni Dönemin Belirleyicileri Olacak” Zirvenin dijitalleşme ve veri odaklı müşteri yönetimi başlıklı oturumlarında, yapay zeka ve büyük verinin sigortacılıkta karar alma süreçlerindeki etkisi ele alındı. AXA Türkiye Satış, Kurumsal İletişim ve Sağlık Başkanı Sanem Çıngay Buçukoğlu: "Önümüzdeki dönemde fark yaratacak olan unsur, toplanan veriyi daha anlamlı müşteri deneyimlerine dönüştürebilmek olacak. Yapay zeka bize güçlü araçlar sunuyor; ancak müşteri güvenini inşa eden temel değerler hâlâ şeffaflık, tutarlılık ve uzun vadeli ilişki kurabilme becerisidir. Teknolojinin sağladığı hız ve verimliliği, “Empati Güvencesi” yaklaşımımızı da arkamıza alarak müşterilerimizin ihtiyaçlarını anlayan insani bir yaklaşımla birleştirmek büyük önem taşıyor.” dedi. Sigortacılığın tarihsel olarak her zaman veri odaklı bir sektör olduğunu belirten AXA Türkiye Büyüme Stratejileri, Müşteri ve Dijital Platformlar Direktörü Aylin Akınlı Kaya ise bugün yaşanan değişimin verinin uzmanlığı daha da güçlü kıldığı yeni bir karar alma modeli olduğunu şu sözlerle ifade etti: "Müşteri yaşam döngüsünün neredeyse her aşamasında veri artık belirleyici bir rol oynuyor. Burada asıl güç, verinin mevcut deneyim ve uzmanlığı desteklemesinden geliyor. Veri bize ne olduğunu ve ne olabileceğini gösterirken; deneyim ve uzmanlık ise bu bilgiyi doğru bağlama oturtarak anlamlı kararlar almamızı sağlıyor." “Acenteler için Yeni Büyüme Alanları Oluşuyor” Hayat sigortaları ve bireysel emeklilik sisteminin acenteler açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten AXA Hayat ve Emeklilik Başkanı Selçuk Adıgüzel ise, sigortacılığın giderek yaşam boyu ilişki yönetimine dönüştüğünü ifade etti: "Hayat ve BES tarafı acenteler için müşteri bağlılığını artıran ve sürdürülebilir gelir yaratan önemli bir büyüme alanı. Gelecekte acenteler yalnızca ürün satan değil, müşterilerinin yaşam yolculuğuna eşlik eden danışmanlar haline gelecek." “Dayanıklılık ve Sürdürülebilirlik Yeni Rekabet Alanı” Kurumsal risklerin giderek daha karmaşık hale geldiğini belirten AXA Türkiye Teknik Başkanı Barış Altın, gelecekte risk yönetiminin şirketlerin rekabet gücünün önemli bir parçası olacağını vurguladı: "İklim riskleri halen ani olmasına rağmen beklenmedik olmaktan çıktı, tüm geçmiş istatistiklerden farkı süreçler ve hasarlar yaşıyoruz. Bunlar hem sigortalı hem de sigortacı tarafında önlem alınabilecek konuları da içeriyor. Bu nedenle önleyici sigortacılığı süreçlerimizin en önemli parçası yapıyoruz.” “Sigortacılığın Geleceği Sürdürülebilirlik Ekseninde Şekilleniyor” Sürdürülebilirliğin bir gündem maddesi olmaktan çıkıp iş modelinin merkezine yerleştiğini vurgulayan AXA Türkiye Uluslararası İş Geliştirme ve Yeşil Yatırımlar Direktörü Seda Bora Arkan ise dönemi şu sözlerle özetledi: "Geleceğin sigortacılığı yalnızca finansal güvence sunan bir yapı olmayacak. Risk yönetimi, dayanıklılık ve sürdürülebilirlik sektörün merkezine yerleşecek. Gelecekte başarı, hasar sonrasındaki performansla birlikte risk gerçekleşmeden önce yaratılan değerle de ölçülecek." Sigorta Aracıları Zirvesi'nde ortaya konulan vizyon; sektörün ilerleyen dönemde daha veri odaklı, daha önleyici, daha sürdürülebilir ve müşteri ihtiyaçlarına daha duyarlı bir yapıya evrileceğine işaret ederken AXA Türkiye, Empati Güvencesi yaklaşımıyla bu büyük dönüşümün merkezinde yer almaya devam edeceğini bir kez daha vurguladı. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Logo Yazılım KOBİ’lerin Verimliliğini ve Rekabet Gücünü Artırıyor    Haber

Logo Yazılım KOBİ’lerin Verimliliğini ve Rekabet Gücünü Artırıyor  

KOBİ’lerin hızla değişen ekonomik ve teknolojik koşullarda, verimliliklerini artırmaları ve dönüşüme daha hızlı uyum sağlayabilmeleri dijitalleşmeden geçiyor. Türkiye’nin lider yerli iş yazılımı şirketi Logo Yazılım, Ar-Ge gücüyle geliştirdiği geniş çözüm portföyü, danışmanlık hizmetleri ve esnek ödeme modelleriyle KOBİ’lerin dijital dönüşümlerini destekliyor. Birleşmiş Milletler’in (BM) 2017 yılında ilan ettiği 27 Haziran Dünya KOBİ Günü, KOBİ’lerin ekonomi için taşıdığı hayati öneme vurgu yapıyor. Ekonominin belkemiği olan KOBİ’ler, BM verilerine göre, tüm dünyadaki işletmelerin %90’ını oluşturuyor, küresel gayrisafi hasılanın yarısını üretiyor ve küresel istihdamın üçte ikisinden fazlasını sağlıyor. Türkiye’de de ekonomik dinamizmin ve büyümenin temelinde KOBİ’ler yer alıyor. KOBİ’ler, yüksek rekabet ortamında ulusal ekonomilerin gelişmesi ve korunması bakımından önemli bir role sahip. Ülkemizdeki girişimlerin yaklaşık %99,6'sını oluşturan KOBİ’ler istihdamın %68,5’ini sağlıyor, ihracatımızın %29,6’sını gerçekleştiriyor ve Ar-Ge harcamalarının %28,8’ini yapıyor. Günümüzde bulut bilişim, büyük veri, makine öğrenmesi, yapay zekâ gibi yeni teknolojiler KOBİ’lerin önünde yeni ufuklar açıyor. Yeni teknolojilerle donatılmış iş yazılımları da sürdürülebilir ve operasyonel büyüme için kritik bir kaldıraç niteliği taşıyor. TÜİK verilerine göre 2025 yılında çalışan sayısı 10-49 kişi arasında olan girişimlerin %23,6’sı kurumsal kaynak planlaması (ERP), %9,9’u müşteri ilişkileri yönetimi (CRM), %4,9’u iş zekâsı (BI) yazılımları kullandı. Çalışan sayısı 50-249 kişi arasında olan girişimlerin %46’sı ERP, %18,4’ü CRM, %10,7’si BI yazılımları kullandı. Bu açıdan dijitalleşme alanında ülkemizdeki KOBİ’lerin önünde önemli bir potansiyel bulunuyor. Ar-ge liderliği ile geniş çözüm portföyü ve danışmanlık hizmetleri Türkiye’nin lider yerli iş yazılımı şirketi Logo Yazılım, başta KOBİ’ler olmak üzere tüm işletmelerin dijital dönüşümüne destek veriyor. Türkiye’nin en fazla Ar-Ge yatırımı yapan yazılım şirketi olarak yenilikçi çözümleriyle işletmeleri dönüştürüyor. Dijital süreçlerin KOBİ’lerin hayatına girmesinde yönlendirici bir rol üstleniyor. Sunduğu ürün ve hizmetlerle, danışmanlık hizmetleriyle, şirketlere özel olarak kurgulanan çalışmalarla yol arkadaşlığı yapıyor. Kurumsal kaynak planlama (ERP) çözümlerinin yanı sıra muhasebe, ön muhasebe, bordro ve insan kaynakları yönetimi, iş analitiği, müşteri ilişkileri yönetimi, depo yönetimi sistemleri, saha satış yönetimi, iş akış yönetimi, doküman yönetimi, hazine yönetimi, B2B yönetimi, perakende, e-Dönüşüm ve fintek çözümleri gibi çok sayıda ürün ve hizmet sunuyor. Logo ERP çözümlerini kullanan işletmeler hızlı kazanımlar elde ederken, çalışan başına düşen reel net satışın pozitif ivmelenmesiyle verimlilik artışı sağlıyor. Logo ERP kullanmaya başlayan işletmeler, Logo ERP sonrası üç yılda diğer şirketlere kıyasla reel anlamda çalışan başına düşen net satışta ilk yıl %3,3, ikinci yıl %9,8 ve üçüncü yıl %9,7 oranında artış elde ediyor. “KOBİ’lerin dijitalleşmesi Türkiye’nin dijitalleşmesi” Logo Grup CEO’su Buğra Koyuncu, “KOBİ’ler, ülkemiz ekonomisinin üretim, istihdam ve büyüme açısından en önemli aktörleri arasında yer alıyor. KOBİ’lerin dijital dönüşümü, aslında Türkiye’nin dijital dönüşümü anlamına geliyor. Türkiye’nin lider yerli iş yazılımı şirketi olarak 42 yıldır KOBİ’lerin dijitalleşme yolculuklarına eşlik ediyor, teknolojiyi erişilebilir hale getirmeye odaklanıyoruz. Sunduğumuz çözüm ve hizmetlerle KOBİ’lerin verimliliklerini artırmalarına, süreçlerini daha etkin yönetmelerine ve değişen koşullara daha hızlı uyum sağlamalarına katkıda bulunuyoruz. Servisleşme stratejimiz doğrultusunda geliştirdiğimiz bulut çözümlerimiz sayesinde işletmeler herhangi bir altyapı veya sistem yatırımı yapmadan dijitalleşme fırsatlarından yararlanabiliyor. Logo Esnek Ödeme Planı ile de dijital dönüşüm yolculuklarında KOBİ’lerin bütçe yönetimlerini destekliyoruz” dedi. Logo Esnek Ödeme Planı dijital dönüşümü daha erişilebilir hale getiriyor KOBİ’lerin dijitalleşme süreçlerinin başlaması ve sürdürülebilir olması için çözümlerin maliyetler açısından erişilebilir olması ve gider yönetiminde kolaylık sağlaması büyük önem taşıyor. KOBİ’ler için bütçe yönetiminin ve finansmana erişimin öneminin farkında olan Logo Yazılım, müşterilerinin ürün ve hizmetlerine kolayca erişebilmesi için Logo Esnek Ödeme Planı’nı sunuyor. Bu modelle müşterilere ödeme konusunda farklı planlar sunuluyor ve satın alma kararları kolaylaştırılıyor. Abonelik sistemine dayalı 3 farklı ödeme planından kendileri için en uygun olanı seçebilen KOBİ’ler, iş sürekliliğinin ve rekabet gücünün temeli olan dijital dönüşüm yatırımlarını bütçe planlamalarına göre kolayca yönetebiliyor. Müşteriler artık sadece fiyat-performans karşılaştırması yapmak ya da düşük fiyatı tercih etmek yerine gerçekten ihtiyacı olan ürünü kullanabiliyor. Böylece dijitalleşme için ayırdıkları bütçeyi iş süreçlerinde en verimli şekilde değerlendirmeleri mümkün oluyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

İşverenlerin Yüzde 86'sı Yapay Zekânın İş Süreçlerini Dönüştüreceğini Öngörüyor Haber

İşverenlerin Yüzde 86'sı Yapay Zekânın İş Süreçlerini Dönüştüreceğini Öngörüyor

Dijitalleşme, otomasyon, büyük veri ve yapay zekâ uygulamaları, şirketlerin çalışma biçimlerinden karar alma süreçlerine kadar birçok alanı yeniden şekillendiriyor. Dünya Ekonomik Forumu'nun Future of Jobs 2025 raporuna göre işverenlerin yüzde 86'sı yapay zekâ ve bilgi işleme teknolojilerinin önümüzdeki beş yıl içinde iş süreçlerini köklü şekilde dönüştüreceğini düşünüyor. Bu dönüşümün en dikkat çekici örneklerinden biri ise Amazon. Şirketin depolarında 1 milyondan fazla robot görev yaparken, gelirlerinin yaklaşık yüzde 35 ila 40'ının yapay zekâ destekli kişiselleştirilmiş öneri sistemlerinden geldiği belirtiliyor. Yapay zekâ teknolojileri son yıllarda iş dünyasında verimlilik artırıcı araçlar olarak kullanılırken, bugün gelinen noktada kurumların stratejik karar süreçlerinde de rol üstlenmeye başladı. Müşteri davranışlarının analiz edilmesinden tedarik zincirlerinin yönetimine, insan kaynakları süreçlerinden satış tahminlerine kadar birçok alanda kullanılan yapay zekâ destekli sistemler, şirketlerin daha hızlı, veriye dayalı ve öngörülebilir kararlar almasına katkı sağlıyor. Öyle ki Dünya Ekonomik Forumu'nun Future of Jobs 2025 raporuna göre, işverenlerin yüzde 86'sı yapay zekâ ve bilgi işleme teknolojilerinin önümüzdeki beş yıl içinde iş süreçlerini köklü şekilde dönüştüreceğini öngörürken, yüzde 58'i ise robotik ve otonom sistemlerin bu dönüşümde büyük pay sahibi olacağını düşünüyor. Hızla değişen bu teknolojik ekosistem karşısında şirketler de yapısal bir kabuk değişimine gidiyor. Kurumların sadece dijitalleşmekle kalmayıp, kendi kararlarını alabilen otonom yapılara evrildiği bu süreçte Araştırmacı Yazar Tuncay Taşkın, Ceres Yayınları etiketiyle kaleme aldığı "Agentic Şirket: Yapay Zekâ ile Otonomlaşan Kurumların Yeni Yönetim Modeli" kitabı ile iş dünyasına kapsamlı bir yol haritası sunuyor. Geleceğin Kurumları, İnsan ve Yapay Zekânın Birlikte Çalıştığı Hibrit Yapılara Dönüşüyor Uzun yıllar boyunca şirketlerde kararlar yöneticiler tarafından alındığını dile getiren Yazar Tuncay Taşkın, "Çalışanlar hep uygulayıcı rolünde kaldı. Bugün ise yapay zekâ sistemleri verileri analiz ediyor, öngörüler sunuyor ve yöneticilerin karar süreçlerine aktif katkı sağlıyor. Geleceğin kurumları, insan ve yapay zekânın birlikte çalıştığı hibrit yapılara dönüşecek. Yapay zekâ her yerde ama kurumların içinde neleri, nasıl değiştirdiği hâlâ tam olarak keşfedilemedi. Ben de bu belirsizliği gidermek ve somut bir yol haritası sunmak adına bu eseri hazırladım. Kitapta okuyucular yapay zekânın sadece bir yazılım desteği değil, kurum içinde aktif bir karar alıcı ve "akıl ortağı" olduğu yeni bir organizasyon modelini (Agentic Model) ayrıntılarıyla tanımlıyor. Dönüşümün sadece teknolojiden ibaret olmadığı, yöneticiden çalışana kadar uzanan zihinsel bir devrim gerektirdiği vurgulanıyor" dedi. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.