Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#C-Suv

Kapsül Haber Ajansı - C-Suv haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, C-Suv haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hyundai, Yeni BAYON ve TUCSON’u Paris Otomobil Fuarı’nda Görücüye Çıkardı Haber

Hyundai, Yeni BAYON ve TUCSON’u Paris Otomobil Fuarı’nda Görücüye Çıkardı

Hyundai, Paris Otomobil Fuarı’nda Yeni BAYON’un dünya prömiyeri başta olmak üzere üç önemli modelin tanıtımını gerçekleştirdi. Tamamen yenilenen B-SUV modelinin global tanıtımının yanı sıra Hyundai, Avrupa ürün gamının merkezini güçlendiren Avrupa versiyonu TUCSON ve TUCSON N Line’ı da sundu. Marka ayrıca tamamen elektrikli hafif ticari aracı STARIA Cargo’yu sergiledi. Şirketin Avrupa’daki büyümesinin yeni aşamasını temsil eden yeni SUV modellerinin tanıtımı ve yeni müşteri segmentlerine girişi, bölgede yürütülen önemli stratejik marka girişimleriyle desteklendi. Bunlar arasında Hyundai’nin UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri olarak futbolseverler ve müşterilerle bağ kurma hedefi ile Waymo ortaklığının uluslararası pazarlara genişletilmesi olasılığı yer alıyor. Avrupa’da, Avrupalı müşteriler için tasarlanıp geliştirilen ve bugünlerde bayilerde yerini alan Yeni IONIQ 3’ün de bulunduğu Hyundai standı, markanın Avrupa’daki büyümeye yönelik stratejik odağını ve mobilitenin geleceğine ilişkin vizyonunu yansıtıyor. Hyundai Motor Company Başkanı ve Global CEO’su José Muñoz, “Hyundai, yaklaşık 50 yıldır Avrupa’da otomobil satıyor. Bu süre içinde müşterilerimiz araçlarımıza ve güvenilir servis ağımıza güven duymaya başladı. Bugün Avrupa’da sattığımız araçların yaklaşık yüzde 80’i Avrupa’da üretiliyor. Yerelleşmeye devam ederken 2030 yılına kadar burada yaklaşık 3 milyar euro yatırım yapmış olacağız. Yeni BAYON ve TUCSON, Avrupalı müşterilerin istediği ve değer verdiği teknoloji ve özelliklerle bu bölge için tasarlandı ve geliştirildi” dedi. Hyundai Motor Europe Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet ise, “Paris’teki varlığımız, Hyundai’nin Avrupa’daki hedeflerinin açık bir göstergesi. Önemli model prömiyerleri, markamızı milyonlarca insana daha da yaklaştıran ortaklıklar ve bölgede devam eden yatırımlarımızla hem Hyundai’nin bugünkü gücünü hem de bir sonraki aşamamıza yön veren hedeflerimizi ortaya koyuyoruz” dedi. Yeni Hyundai BAYON: Gerçek SUV Tasarımı, Üst Segment Konforu ve İleri Teknoloji 2026 Paris Otomobil Fuarı’nda dünya prömiyerini gerçekleştiren Yeni BAYON, günlük mobiliteye iddialı bir karakter, gelişmiş özellikler ve yüksek yolcu konforu kazandıran gerçek bir B-SUV olarak öne çıkıyor. Hyundai’nin tasarım ve teknolojiyi kompakt SUV segmentinde bir araya getiren başarılı yaklaşımını yansıtan Yeni BAYON, markanın Avrupa’daki hedeflerini temsil ediyor ve yeni müşterilere ulaşması için güçlü bir fırsat sunuyor. Yeni BAYON; çeviklik, pratiklik ve günlük kullanım kolaylığını bir araya getirirken daha güçlü bir SUV kimliği benimsiyor. İddialı dış tasarımını sezgisel teknolojiler, gelişmiş sürücü destek sistemleri (ADAS) ve tüm yolcular için artırılmış konfor sunan bir iç mekân tamamlıyor. BAYON N Line, Hyundai’nin ödüllü N modellerinden ilham alan, versiyona özel 18 inç jantlar ve parlak siyah kaplamalar dâhil olmak üzere özel dış ve iç tasarım unsurlarıyla daha keskin ve performans odaklı bir karakter sunuyor. Entegre çift egzoz çıkışına sahip arka difüzör sportif görünümü güçlendiriyor. İç mekândaki N Line’a özel kumaş ve tekstil süet koltuklar ise dinamik ve premium karakteri vurguluyor. BAYON’un bağlantı ve kullanım kolaylığı özellikleri arasında, uyumlu akıllı telefon ve saatlerle aracın kilidini açmayı ve aracı çalıştırmayı sağlayan Hyundai Digital Key 2, kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto ile akıllı telefon entegrasyonu ve kablosuz şarj yer alıyor. Opsiyonel çift 12,3 inç kavisli ekran, kesintisiz bir bağlantı deneyimini destekliyor. Isıtmalı ve havalandırmalı ön koltukları; artırılmış diz mesafesi, sırtlık eğimi ayarlanabilen arka koltuklar, orta kol dayama, ısıtmalı arka koltuklar ve arka yolculara özel havalandırma çıkışları tamamlıyor. Açılabilir panoramik sunroof ile birlikte bu özellikler, kompakt SUV sınıfından daha büyük segmentlerde sunulan yolcu konforunu BAYON’a taşıyor. Daha uzun aks mesafesi arka diz mesafesini artırırken Yeni BAYON, hem önde hem arkada sınıfının lideri baş ve omuz mesafesi sunuyor. Bagaj tabanının altındaki ek saklama alanıyla desteklenen 440 litrelik bagaj hacmi de kullanım kolaylığını artırıyor. Yolcu alanı, pratik saklama çözümleri, çok yönlülük ve kompakt dış boyutların birleşimi, Yeni BAYON’u günlük ulaşım, aile kullanımı ve uzun yolculuklar için ideal bir kompakt SUV hâline getiriyor. 90 PS ve 115 PS seçeneklerine sahip 1.0 T-GDI motorla satışa sunulacak Yeni BAYON’un ürün gamına ilerleyen dönemde 1.6 HEV hibrit motor da eklenecek. 138 PS güç üretmesi ve 102 g/km’den başlayan CO₂ emisyonu sunması öngörülen Yeni BAYON HEV, direksiyon üzerindeki kulakçıklarla kontrol edilen uyarlanabilir rejeneratif frenleme sistemiyle elektrikli araçlara benzer, farklı bir sürüş deneyimi sunacak. Yeni BAYON, şehir trafiğinde, otoyollarda ve park manevralarında sürücülere yardımcı olmak için tasarlanan kapsamlı Hyundai SmartSense paketini sunuyor. Mevcut teknolojiler arasında Otoyol Sürüş Asistanı 2 (HDA 2), Çevre Görüş Monitörü (SVM), Kör Nokta Görüntüleme Monitörü (BVM), Ön Çarpışma Önleme Asistanı 2 (FCA 2), Akıllı Hız Sabitleyici (SCC), Şerit Takip Asistanı 2 (LFA 2), Kör Nokta Çarpışma Önleme Asistanı (BCA), Arka Çapraz Trafik Çarpışma Önleme Asistanı (RCCA) ve Geri Park Çarpışma Önleme Asistanı (PCA-R) bulunuyor. Hyundai Motor Europe Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, “Yeni BAYON, bir güncellemeden çok daha fazlası. Daha iddialı tasarım, daha fazla alan, daha yüksek konfor ve müşterilerin normalde daha büyük araçlardan beklediği teknolojilerle SUV karakterini güçlendirdik. Avrupa’nın en önemli segmentlerinden birinde BAYON, yeni müşterilere ulaşmak için bize daha güçlü bir fırsat sunuyor. 2027’de ürün gamına katılacak hibrit motor seçeneğiyle BAYON bu ivmeyi sürdürecek” dedi. Yeni TUCSON’un Avrupa Prömiyeri ve TUCSON N Line Hyundai, Paris’te Yeni TUCSON’un Avrupa versiyonunu da tanıtırken modele daha dinamik ve özgün bir görünüm kazandıran Yeni TUCSON N Line’ı ilk kez sergiledi. Daha büyük, daha iddialı ve daha akıllı olan Yeni TUCSON, bugüne kadarki en iyi TUCSON olarak öne çıkıyor. İddialı C-SUV, gelişmiş elektrik destekli motor seçeneklerini Hyundai’nin yeni nesil bilgi-eğlence sistemi Pleos Connect ile birleştiriyor. Sınıfının en büyük ekranını 17 inç boyutuyla sunan sistem, artırılmış konfor ve çok yönlü kullanım imkânını destekliyor. Artırılan boyutları, geniş ve esnek iç mekânıyla Yeni TUCSON; günlük ulaşım ve aile kullanımından uzun yolculuklara ve boş zaman aktivitelerine kadar geniş bir müşteri ihtiyacını karşılamak üzere geliştirildi. Arka kapıların açılma açısı, araca giriş çıkışı kolaylaştırmak için 73 dereceden 83 dereceye yükseltildi. Yeni model, 1.038 mm ön baş mesafesi, 1.002 mm arka diz mesafesi ve 1.470 mm ön omuz mesafesiyle sınıfının en geniş iç mekânını sunuyor. İlk neslinin 2004 yılında tanıtılmasından bu yana TUCSON, Avrupa genelinde 2 milyon adetten fazla satışla Hyundai’nin bölgedeki en başarılı modellerinden biri hâline geldi. 2020 sonunda satışa sunulan dördüncü nesil, Avrupa’da bireysel müşterilere yapılan satışlarda C-SUV segmentinin en çok tercih edilen modeli oldu ve 2025 yılında da liderliğini korudu. Bu başarı, müşterilerin TUCSON’a duyduğu güveni ortaya koyuyor. Hyundai Motor Europe Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, “Bir ikonu yenilemek hiçbir zaman kolay değildir. Daha temkinli davranıp başarılı bir modeli geliştirmekle yetinebilirdik. Ancak bu, Hyundai’nin yaklaşımı değil. Tasarım ve konfordan teknoloji ve verimliliğe kadar müşteriler için önemli olan her alanda TUCSON’u ileri taşımak için kendimize meydan okuduk. Ortaya çıkan sonuç, yalnızca bir sonraki TUCSON değil; bugüne kadar ürettiğimiz en iyi TUCSON” dedi. Yeni TUCSON, Hyundai’nin ‘Art of Steel’ tasarım dili aracılığıyla ‘Bold by Design’ anlayışını yansıtıyor; yapısal sağlamlığı güçlü bir yol duruşuyla birleştiriyor. Kaslı dış oranlarından rafine iç mekânına kadar her unsur, işlev odaklı mühendisliği ve estetik vizyonu ortaya koyuyor. Dış tasarım, çeliğin doğal gerilimini ve gücünü sergileyen belirgin, kaslı çamurluklar etrafında şekilleniyor. Bu görünüm, sade kapı yüzeyleri ve keskin gövde çizgileriyle dengelenerek Yeni TUCSON’un iddialı SUV imajını güçlendiriyor. Ön bölümde H-Edge aydınlatma, dolaylı merkezi aydınlatmayı kenar aydınlatmasıyla birleştirerek aracın yatay oranlarını vurguluyor ve daha geniş, daha dengeli bir görünüm oluşturuyor. Arkadaki heykelsi Prism arka lambalar ise aracın hacmini ve dış hatlarını belirginleştiriyor. Üç boyutlu iç yapısı, özgün bir aydınlatma imzası oluştururken arka tasarımın hassas ve teknolojik karakterini güçlendiriyor. Yeni TUCSON, donanıma bağlı olarak Micro Pixel Lighting (MPL) ile de sunuluyor. 25.600 ayrı LED piksel kullanan sistem, hassas biçimde kontrol edilen ışık dağılımının yanı sıra karşılama ve uğurlama animasyonları da sunuyor. LED arka lambalar, Avrupa ürün gamının tamamında standart olarak yer alıyor. TUCSON N Line, özel N Line dış tasarım paketiyle dinamik ve etkileyici bir görünüm sunuyor. Modele özel tasarım detayları kaslı karakterini keskinleştirirken 20 inç alaşım jantlar atletik duruşunu güçlendiriyor. N Line tasarımı, Yeni TUCSON’un güçlü görsel temeli üzerine inşa ediliyor. Performanstan ilham alan diğer tasarım unsurları arasında belirgin alt spoylere ve saten siyah hava kanallarına sahip daha köşeli bir ön tampon bulunuyor. Bunları kaslı yan etekler, gövde rengindeki alt kapı kaplamaları, parlak siyah yan aynalar ve C sütunu detayları, gövde renginde difüzör etkili eklentilere ve çift egzoz çıkışına sahip arka tampon tamamlıyor. Sportif parlak detaylar ile ön bölüm, bagaj kapağı ve ön çamurluklardaki dikkat çekici N Line logoları, Yeni TUCSON’un temel oranlarını ve iddialı SUV kimliğini değiştirmeden daha alçak, daha keskin ve daha güçlü bir görünüm sağlıyor. Yeni TUCSON, ön sırada segmentinin en geniş baş, omuz ve bacak mesafesini, ikinci sırada ise sınıfının lideri baş ve diz mesafesini sunuyor. Sınıfının en iyi değeri olan 695 litrelik bagaj hacmine; Relaxation koltuk, elektrikli direksiyon ayarı, çoklu hava moduyla dolaylı havalandırma ve Ergomotion koltuklar gibi ek konfor özellikleri eşlik ediyor. Böylece TUCSON, segmentinde benzersiz bir konfor paketi sunuyor. İç mekân, işlev odaklı tasarımıyla SUV’larda minimalizmi yeniden tanımlıyor. İki katmanlı ön konsol, biçim ve işlevi birleştiriyor: yatay üst katman görsel konfor ve netlik sağlarken alt bölümdeki derin, açık raf saklama alanı sunuyor. N Line modellerinde, sportif tekstil süet kaplı koltuklarda, kapılarda ve ön konsolda kontrast oluşturan kırmızı detaylarla tamamlanan özel Black Monotone iç mekân bulunuyor. Delikli deri tutma alanlarına, kırmızı dikişlere ve koyu metal detaylara sahip N direksiyon simidi, kabinin sportif hissini güçlendiriyor. Bu unsurlar, standart modelin geniş ve pratik mimarisini korurken iç mekâna daha dinamik bir karakter kazandırıyor. Android Automotive OS (AAOS) tabanlı yeni nesil Hyundai Pleos Connect bilgi-eğlence sistemi, 12,9 veya 17 inç boyutlarında sunulan merkezi ekranı ince, 9,9 inç sürücü ekranıyla birleştirerek daha akıllı ve sezgisel bir bağlantı deneyimi sağlıyor. TUCSON’un Gleo AI sesli asistanı, canlı verilerle bu deneyimi geliştiriyor ve sürücülerin ekran menüleri arasında gezinmeden işlevlere ve bilgilere ulaşmasını sağlıyor. Android Automotive OS platformu, uyumlu uygulamalara ve bağlantılı hizmetlere entegre erişim de sağlıyor. Kablosuz (OTA) yazılım güncellemeleri, belirli araç sistemleri ve bilgi-eğlence işlevlerinin uzaktan güncellenmesine olanak tanıyor. Yeni TUCSON, araç içi ses deneyimini geliştirmek için 12 hoparlörlü Bang & Olufsen premium ses sistemiyle de sunuluyor. Smart Mood Lamp ile etkileşimli ambiyans aydınlatması, kabin deneyimini daha da zenginleştiriyor. Hyundai Digital Key 2 ise uyumlu akıllı telefon ve saatlerle aracın kilidini açmayı ve aracı çalıştırmayı sağlıyor. Sürücünün dikkatinin dağılmasını azaltmak için sık kullanılan bilgiler ve kontroller, sürücünün doğal görüş alanına yerleştiriliyor. Dijital gösterge ekranı direksiyon simidinin üzerinde konumlanırken opsiyonel Head-Up Display, temel sürüş bilgilerini doğrudan ön cama yansıtıyor. Böylece sürücüler gözlerini yoldan ayırmadan bilgi alabiliyor. Elektrikli olarak ayarlanabilen direksiyon simidi, ideal sürüş konumunu bulmayı ve araca giriş çıkışı kolaylaştırıyor. Merkezi bilgi-eğlence ekranının altındaki fiziksel düğmeler, temel işlevlere doğrudan erişim sağlıyor. Uzatılmış orta konsol kol dayama bölümü, merkezi ekran kullanılırken ek destek sunmak üzere tasarlandı. Konsolda, küçük kişisel eşyalar için gizli saklama alanlarının yanı sıra iki adet 15 W kablosuz şarj ünitesi bulunuyor. Dört adet 100 W USB-C bağlantı noktası ise dizüstü bilgisayarların, tabletlerin ve diğer uyumlu cihazların kabin genelinde hızlı şarj edilmesini sağlayarak sınıfının lideri şarj kolaylığını destekliyor. Yeni TUCSON’un merkezinde, Hyundai’nin gelişmiş yeni nesil hibrit sistemini de içeren elektrik destekli motor seçenekleri yer alıyor. Sistem, hızlı tepki veren performansı verimli ve rafine günlük sürüşle birleştirmek üzere geliştirildi. Hibrit modellerde sunulan HEV Stay Mode, içten yanmalı motor kapalıyken klima, ses sistemi ve cihaz şarjı gibi belirli araç işlevlerinin uzun süre kullanılabilmesini sağlıyor. Böylece duraklamalar ve molalar sırasında daha sessiz ve konforlu bir kabin ortamı sunuluyor. Yeni TUCSON’un hibrit motoru 245 PS güç ve 380 Nm tork üretiyor. Şarj edilebilir hibrit TUCSON PHEV ise 1,6 litrelik turbo benzinli motoru 17,1 kWh batarya ve elektrik motoruyla birleştirerek 292 PS güç ve 380 Nm tork sunuyor. Nihai homologasyona tabi olmak üzere, 17 inç jantlarla tahmini 81 km’ye kadar tamamen elektrikli menzil sağlıyor. 7,2 kW araç içi şarj ünitesi, evde veya halka açık şarj noktalarında kolay AC şarj imkânı sunuyor. Ayrıca altı ileri manuel şanzımanla veya 48 V hafif hibrit sistem ve yedi ileri çift kavramalı şanzımanla (7DCT) sunulan 150 PS gücünde 1.6 T-GDI benzinli motor da bulunuyor. TUCSON, kapsamlı Hyundai SmartSense sürücü destek sistemleriyle sınıfının lideri bir güvenlik paketi sunuyor. Ön Çarpışma Önleme Asistanı 2 ve Otoyol Sürüş Asistanı 2; Akıllı Hız Limiti Asistanı (ISLA) ve Navigasyon Tabanlı Akıllı Hız Sabitleyici gibi teknolojileri tamamlıyor. ISLA, algılanan hız sınırlarına uyulmasında sürücüye destek olurken Navigasyon Tabanlı Akıllı Hız Sabitleyici, belirli yol koşullarına göre araç hızını ayarlamak için navigasyon bilgilerini kullanıyor. Yeni TUCSON’un hibrit versiyonu, 1.910 kg’ye kadar sınıfının lideri çekme kapasitesi sunuyor. Şarj edilebilir hibrit versiyon ise yüzde 12 eğimde 1.810 kg’ye kadar çekme kapasitesine sahip. Römorkla Geri Manevra Asistanı (TRA), römorkla geri giderken direksiyon kontrolüne destek vererek düşük hızlı manevraları kolaylaştırmak üzere tasarlandı. Hyundai, Yeni STARIA Cargo ile Elektrikli Araç Uzmanlığını Hafif Ticari Araç Segmentine Taşıyor Hyundai, Avrupa’daki SUV hamlesinin yeni aşamasının yanı sıra işletmeler ve profesyonel kullanıcılar için gelişmiş elektrikli performansı pratik günlük kullanımla birleştirmek üzere tasarlanan tamamen elektrikli hafif ticari aracı STARIA Cargo’yu da sergiledi. Hyundai, elektrikli araç uzmanlığından yararlanarak Avrupalı ticari kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamak için ürün gamını hafif ticari araç segmentine genişletiyor. STARIA Cargo, 450 km’ye kadar WLTP menzili ve 800 voltluk elektrik mimarisiyle sınıfının lideri yüzde 10’dan yüzde 80’e 20 dakikada şarj performansı sunuyor. Bu özellikler, aracın kullanım dışı kaldığı süreyi azaltarak verimliliği artırıyor. 160 kW (218 PS) elektrik motoru güçlü performans sağlarken 1.040 kg taşıma kapasitesi, 2.000 kg çekme kapasitesi ve üç Euro paletlik yükleme alanı, çok çeşitli profesyonel kullanım alanlarını destekliyor. STARIA Cargo, azami 1.040 kg yükünü taşırken dahi teknik olarak 2.000 kg’ye kadar römork çekebiliyor ve böylece yüksek esneklik sunuyor. Kapsamlı Hyundai SmartSense sürücü destek teknolojileri, güvenli ve kolay günlük kullanımı destekliyor. Hyundai’nin elektrikli araç teknolojilerindeki liderliğini binek otomobil benzeri sürüş özellikleri ve konforla birleştiren STARIA Cargo, profesyonel kullanıcıların elektrikli mobiliteye geçişini daha pratik hâle getirirken günlük ticari kullanımın gerekliliklerini karşılamak üzere tasarlandı. Hyundai Motor Europe Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, “İşletmeler elektrifikasyon ile verimlilik arasında seçim yapmak zorunda kalmamalı. STARIA Cargo’yu tam da bu nedenle geliştirdik. 450 km menzili ve 800 voltluk mimarisinin sağladığı ultra hızlı şarjı, profesyonel müşterilerin her gün ihtiyaç duyduğu taşıma, çekme ve yükleme kapasitesiyle birleştiriyor. Sonuç, Avrupalı kullanıcıların ihtiyaçları etrafında geliştirilen tamamen elektrikli bir hafif ticari araç” dedi. STARIA Cargo’nun iç mekânında, temel araç işlevlerine sezgisel erişim sunan 12,3 inç dokunmatik ekranı ve dijital gösterge panelini içeren Hyundai Connected Car Navigation Cockpit (ccNC) bulunuyor. Bağlantılı işlevler; uzaktan araç yönetimini, şarj durumunun izlenmesini ve klima kontrolünü destekliyor. Araçtan cihaza enerji aktarımı (V2L), hem dışarıdan hem de yük alanındaki iç priz aracılığıyla 3,5 kW güçle kullanılabiliyor. Bu özellik, harici elektrikli cihazların doğrudan araçtan çalıştırılmasını sağlayarak günlük kullanım esnekliğini artırıyor. Hyundai, Avrupa genelindeki yerel ticari müşterilerin ihtiyaçlarına göre uyarlanmış dönüşüm çözümleri sunmak için üstyapı ortaklarıyla da çalışıyor. Şirket, gelecekte farklı Avrupa pazarlarında Hyundai bayileri üzerinden sunulabilecek standart dönüşüm çözümlerini de değerlendirerek müşterilere daha tutarlı ve kolay bir deneyim sağlamayı hedefliyor. Hyundai, UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri Hyundai’nin Paris standında, UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri olarak çok yıllı ortaklığını tanıtan özel bir alan bulunuyor. UEFA Champions League kupası, basın günü olan 12 Ekim Pazartesi günü Hyundai’nin Paris Otomobil Fuarı standında sergileniyor. Ortaklık, şirketin Avrupa kulüp futbolunun en üst seviyesine yönelik bağlılığını temsil ediyor. 2026/27 sezonunda başlayan iş birliği, 2030/31 sezonunun sonuna kadar devam edecek. Futbol, Hyundai için köklü bir alan. Şirket, yaklaşık 30 yıldır en büyük uluslararası turnuvalardan dünyanın dört bir yanındaki kulüplere ve federasyonlara kadar futbolun en üst seviyelerine destek veriyor. UEFA Champions League ortaklığı, bu bağlılığı Avrupa kulüp futbolunun zirvesine taşıyor. UEFA Champions League ile Hyundai arasındaki ortak noktalar, ölçeğin ötesine geçiyor. Turnuvadaki takımlar, dünyanın her köşesinden yetenekleri bir araya getirerek Avrupa’da en üst seviyede mücadele ediyor. Hyundai ise global ölçeğinin gücünden yararlanırken Avrupa’da araç tasarlıyor, geliştiriyor ve üretiyor; kıta genelinde satış gerçekleştiriyor. Hyundai, ‘İnsanlık İçin İlerleme’ marka vizyonu doğrultusunda fırsatları genişletmeye ve toplum için daha kapsayıcı bir geleceğe katkıda bulunmaya odaklanıyor. UEFA ile European Football Clubs’ın ortak girişimi UC3 ile yürütülen bu iş birliği, UEFA Champions League etkileşimleri ve Hyundai’nin mobilite çözümleri aracılığıyla şirket, Avrupa genelinde farklı kültürlerden ve topluluklardan insanları bir araya getirmeyi amaçlıyor. Böylece milyonlarca futbolseveri buluştururken toplum üzerinde olumlu etki yaratmayı hedefliyor. Hyundai Motor Europe Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, “UEFA Champions League ile Hyundai’yi ilerleme, performans ve insanları bir araya getirme hedefi yönlendiriyor. Bu ortaklığa bugüne kadarki en güçlü ürün gamımızla giriyoruz. IONIQ 3, bu sezon Avrupa’da satışa sunacağımız beş önemli yeni modelin ilki. Bölgedeki müşterilerimiz için tasarlanıp geliştirilen IONIQ 3, gelecekteki ürün gamımıza öncülük ediyor” dedi. UEFA Champions League, dünyanın en çok izlenen yıllık kulüp futbolu organizasyonu. Dünya genelinde yaklaşık her üç kişiden biri turnuvaya ilgi duyuyor. 36 kulübün yer aldığı organizasyon, geniş bir futbolsever kitlesiyle etkileşim kurmak ve Hyundai’nin robotik ile fiziksel yapay zekâdan Avrupalı müşterilere özel yazılım ve akıllı mobilite çözümlerine uzanan gelecek yönünü göstermek için ideal bir platform sunuyor. Hyundai ve Waymo, Otonom Mobilite Ortaklığını Uluslararası Pazarlara Genişletmeyi Değerlendirecek Hyundai ve Waymo, otonom mobilite hizmetleri alanındaki stratejik ortaklıklarını uluslararası pazarlara genişletme potansiyelini değerlendirecek. Otonom sürüşe hazır ilk IONIQ 5 araçları, Waymo Driver sistemiyle donatılmak üzere bu yıl ABD’de Waymo’ya teslim ediliyor. Hyundai, Paris Otomobil Fuarı standında bu teknolojiyi de tanıtıyor. Waymo ortaklığı kapsamında Hyundai araçları, ABD’de otonom yolculuk çağırma hizmetlerinde kullanılacak. Uluslararası pazarların da bu yolculuğun bir parçası olması öngörülüyor. Ödüllü, tamamen elektrikli IONIQ 5, ultra hızlı şarj kabiliyetine sahip Hyundai’nin gelişmiş 800 voltluk mimarisi üzerine inşa ediliyor. Böylece dünya standartlarında elektrikli verimliliği ve son derece sessiz performansı otonom mobiliteye taşıyor. Sorunsuz entegrasyon için özel olarak geliştirilen IONIQ 5, Hyundai’nin gelişmiş elektrikli araç platformunu Waymo’nun altıncı nesil otonom donanım ve yazılım sistemiyle birleştiriyor. Araç, özel olarak tasarlanan yedekli fren ve direksiyon sistemleriyle güvenli, akıcı ve güvenilir bir yolculuk sunuyor. Hyundai ve Waymo, trafik kaynaklı can kayıplarının sıfıra indirilmesini ve herkes için adil, stressiz mobiliteyi hedefleyen ortak global vizyon Vision Zero doğrultusunda ölçülebilir ilerleme sağlamaya odaklanıyor. Gelişmiş Robotik Teknolojileri Hyundai’nin Global Dönüşümüne Öncülük Edecek Hyundai, fiziksel yapay zekâ ve robotik şirketine dönüşümünün bir parçası olarak 2026 Paris Otomobil Fuarı’nda robotik yeniliklerini de sergiliyor. Bu dönüşüm, Hyundai Motor Company Başkanı ve CEO’su José Muñoz tarafından bu yılın başlarında düzenlenen CEO Investor Day 2026’da vurgulandı. Fuar ziyaretçileri, Hyundai Motor Group şirketi Boston Dynamics’in çevik, dört ayaklı robotu Spot’u inceleyebiliyor, robotla etkileşim kurabiliyor ve selfie çekebiliyor. Hyundai’nin insanları birlikte çalışabilecekleri robotlarla buluşturarak insanlığın ilerlemesine katkı sunma odağı doğrultusunda Spot, şirketin dünya genelindeki tesislerinde endüstriyel denetim ve öngörücü bakım süreçlerinde kullanılmaya başlandı. Güvenliği artırıp çalışanların fiziksel yükünü ve riskini azaltan Spot, insanların daha fazla değer yaratan görevlere odaklanmasını sağlıyor. Boston Dynamics, CES 2026’da insansı robotu Atlas’ın üretim versiyonunu tanıtırken Hyundai Motor Grubu da robotik ve fiziksel yapay zekâ yol haritasını açıkladı. Atlas, insan odaklı akıllı fabrika inovasyonunu geliştirmek üzere ilk olarak 2028 yılına kadar Hyundai Motor Group Metaplant America’da sıralama görevlerinde kullanılacak. İnsan-robot iş birliğini ilerleten Atlas, yüksek riskli görevleri üstlenerek çalışanların fiziksel yükünü azaltıyor; robotların ticarileştirilmesinin ve insanların robotlarla birlikte çalıştığı bir ortamın temelini oluşturuyor. Hyundai, Paris’te harici güç gerektirmeyen X-ble Shoulder robotik teknolojisini de sergiliyor. Stand ziyaretçileri bu yeniliği bizzat deneyimleyebiliyor. Hyundai Motor Group Robotics LAB tarafından geliştirilen endüstriyel giyilebilir robot X-ble Shoulder, giyilebilir teknolojide yeni bir dönemi temsil ediyor. Çalışanın kolunu yukarı kaldırdığı baş üstü işlerde kullanıldığında üst kol kaslarını destekleyerek üst kas-iskelet sisteminin yükünü azaltabiliyor. X-ble Shoulder; çalışan güvenliğini artırıyor, kas-iskelet sistemi yaralanma riskini azaltıyor, kullanıcı konforunu geliştiriyor ve verimlilik ile üretkenliği yükseltiyor. Ünite, omuz yükünü yüzde 60’a kadar, ön ve yan deltoid kas aktivitesini ise yüzde 30’a kadar azaltabiliyor. X-ble Shoulder, elektrikli bir sistem yerine kas destek modülü ve harici güç gerektirmeyen tork üretim yapısıyla yardımcı kuvvet oluşturuyor. Şarj gerektirmemesi, bakım ve yönetimini kolaylaştırıyor. Yaklaşık 1,9 kg ağırlığındaki X-ble Shoulder, kullanıcısına göre ayarlanabiliyor. Gövde uzunluğu 406 mm ile 446 mm arasında ayarlanırken ünite, çalışma veya dinlenme faaliyetlerini engellemeden 0 ile 180 derece arasında tam kol hareketine olanak tanıyor. Hyundai’nin Avrupa’ya Uzun Vadeli Bağlılığı Hyundai’nin Avrupa’ya bağlılığı bugün somut sonuçlarla görülüyor. Nošovice’deki Hyundai Motor Manufacturing Czech (HMMC), 2006 yılında kurulmasından bu yana 5 milyondan fazla araç üretti. Bu dönüm noktası; uzun vadeli istikrarı, teknolojik olgunluğu ve Avrupa için Avrupa’da üretim yaklaşımını yansıtıyor. Tesis, Yeni TUCSON’un üretimine başlamaya hazırlanırken Hyundai operasyonları içindeki stratejik önemini de güçlendirecek. HMMC gibi Hyundai Motor Türkiye (HMTR) de tamamen yeni bir modelin üretimine hazırlanıyor ve bu yılın ilerleyen döneminde Yeni BAYON’un üretimine başlayacak. İzmit’te yeni kompakt SUV’un üretimi, bu yılın başlarında tesis bünyesinde kurulan yeni Batarya Sistem Montaj fabrikası sayesinde hibrit motor seçeneklerini de kapsayacak. Her iki fabrikaya ve Almanya’daki Hyundai Motor Europe Technical Center (HMETC) bünyesindeki Ar-Ge merkezine, Hyundai’nin Avrupa’daki varlığını daha da güçlendirmek amacıyla önemli yatırımlar yapıldı. HMETC’deki yeni Square Campus’a yapılan 150 milyon euroluk yatırımla Hyundai, geçen yıl Ar-Ge tesislerine 25.000 m² daha ekleyerek merkezi Avrupa’nın en gelişmiş otomotiv Ar-Ge merkezlerinden biri hâline getirdi. Şirket, İzmit tesisini yeniden tasarlanan elektrikli araç gövde tabanı, yüksek voltajlı batarya entegrasyonu ve güç elektroniğiyle dönüştürmek için 250 milyon euro yatırım yaptı. Tesisin ilk elektrikli aracı IONIQ 3’ün üretimi, bu yıl ağustos ayında başarıyla başladı. Çekya’daki Nošovice fabrikası da bataryalı elektrikli araçların batarya üretimini ve montajını desteklemek amacıyla 2025 yılında genişletildi. Böylece 2008’deki açılışından bu yana tesise yapılan toplam yatırım 2 milyar euroyu aştı. Hyundai Motor Europe, bölgede yaklaşık 580.000 adetlik üretim kapasitesine ve bu kapasiteyi artırma imkânına sahip. Şirket, bölgesel üretimin yarısından fazlasının bataryalı elektrikli araçlardan oluşmasını hedefliyor. Hyundai’nin Avrupa’ya bağlılığı uzun vadeli. Şirket Avrupa’da araç tasarlıyor, geliştiriyor, test ediyor, üretiyor ve satıyor. 2030 yılına kadar bölgeye 3 milyar eurodan fazla yatırım yapmış olacak. Bu yaklaşım, bazı şirketler faaliyetlerini azaltırken Hyundai’nin stratejik bağlılığını daha da güçlendirdiğini gösteriyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Kia'nın Çok Beklenen Modeli Seltos Türkiye'de! Haber

Kia'nın Çok Beklenen Modeli Seltos Türkiye'de!

Kia’nın SUV ürün gamında öne çıkan Seltos, şehir içi kullanımdan uzun yolculuklara kadar farklı ihtiyaçlara uyum sağlayan çok yönlü yapısıyla dikkat çekiyor. Cool, Elegance ve X-Line olmak üzere üç farklı donanım seviyesiyle Türkiye’de satışa sunulan model, Kia’nın Türkiye’de C-SUV segmentindeki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Güçlü SUV Karakterini, Modern Tasarımla Buluşturuyor Kia’nın “Zıtlıkların Birleşimi” tasarım felsefesi ile geliştirilen model, iddialı SUV duruşunu, markanın güncel tasarım dilinden ilham alan modern detaylarla bir araya getiriyor. 4.430 mm uzunluğa, 1.830 mm genişliğe ve donanım seviyesine göre 1.600 mm-1.615 mm arasında değişen yüksekliğe sahip olan Seltos, 2.690 mm aks mesafesiyle ferah bir iç mekân sağlıyor. Kia’nın yeni dönemdeki tasarımlarında görmeye alışık olduğumuz ön bölümdeki "Star Map" aydınlatma tasarımı, Seltos’un modern ve teknolojik görünümünü tamamlıyor. İnce aydınlatma grafikleri ve üst ızgaraya uzanan tasarım detayları, modelin geleneksel SUV karakterine çağdaş bir yorum getiriyor. Seltos, Cool versiyonunda 16 inç, Elegance versiyonunda 18 inç ve X-Line versiyonunda ise 19 inç özel tasarım jant versiyonuyla sunuluyor. Cool ve Elegance versiyonlarından farklı olarak X-Line versiyonu, koyu dış tasarım detayları, siyah iç mekânı ve koyu renkli amblemleriyle Seltos’un güçlü ve iddialı karakterini öne çıkarıyor. Modelde tasarım karakterini tamamlayan yedi farklı dış renk seçeneği bulunuyor. Renk paletindeki farklı seçenekler, modelin cesur ve sofistike tasarım anlayışını farklı yorumlarla yansıtıyor. Ferah, Teknolojik ve Fonksiyonel İç Mekân Seltos’un iç mekânı, modern tasarım unsurlarını fonksiyonellik ve teknolojiyle bir araya getiriyor. Yatay tasarım yaklaşımı kabin içerisinde ferah bir atmosfer yaratırken, optimize edilen yerleşim sayesinde yolcular için geniş baş ve diz mesafesi sunuluyor. Sürücü ve yolcuların ihtiyaçlarına göre tasarlanan ön konsolda 12,3 inç Supervision gösterge bilgi ekranı, 12,3 inç dokunmatik ekranlı multimedya eğlence sistemi ve 5,3 inç dokunmatik klima kontrol ünitesi yer alıyor. Yolculuk konforunu artıran panoramik cam tavan, aydınlık bir sürüş deneyimi sağlarken aracın iç mekânını daha da ferahlatıyor. Elektrikli ve hafızalı bagaj kapağıyla, 483 litrelik bagaj hacmi sunan modelde arka koltukların katlanmasıyla bu kapasite 1.458 litreye kadar çıkıyor. Yolculukta Konfor ve Sürüş Dengesi Seltos’un karakterine uygun şekilde ayarlanan süspansiyon sistemi, gövde ve şasi rijitliğini artıran yapısal iyileştirmeler sayesinde titreşim ve yol kaynaklı rahatsızlıklar azaltılıyor. Seltos’ta Eco, Normal ve Sport sürüş modları bulunuyor. Sürüş modları, farklı yol ve sürüş koşullarına göre sürüş karakterinin uyarlanmasına olanak tanıyor. Güç ve Sürüş Keyfi Bir Arada Kia Seltos, performans ve sürüş keyfini bir arada sunan 1.6 litrelik TGDI turbo benzinli motor ile Türkiye’de satışa sunuluyor. 180 PS güç ve 265 Nm tork üreten motor, 7 ileri çift kavramalı otomatik şanzıman (DCT) ile eşleştiriliyor. Önden çekişli olarak sunulan Seltos, 0-100 km/s hızlanmasını 8,8 saniyede tamamlarken, 208 km/s maksimum hıza ulaşabiliyor. Turbo benzinli motor ve çift kavramalı otomatik şanzıman, farklı sürüş koşullarında performans ve konfor arasında dengeli bir sürüş deneyimi sunuyor. Seltos’un 1.6 litrelik TGDI motoru, WLTP ölçümlerine göre donanım seviyesine bağlı olarak ortalama 6,6 litre/100 km kombine yakıt tüketimi sunuyor. Gelişmiş Sürüş Destek Sistemleriyle Güvenlik Seltos’ta sunulan Gelişmiş Sürüş Destek Sistemleri (ADAS), sürüş güvenliğini ve konforunu destekleyen kapsamlı teknolojiler sunuyor. Sistemler arasında Stop & Go Özellikli Akıllı Hız Sabitleyici (2.0), Şerit Takip Asistanı (LFA 2.0), Kör Nokta Çarpışma Önleme Asistanı (BCA), Ön Çarpışma Engelleme Asistanı (FCA 2.0) gibi sürüş destek teknolojileri standart olarak yer alıyor. Aynı zamanda Seltos, Kör Nokta Görüntüleme Asistanı (BVM) ve Çevre Görüş Kamera Sistemi (SVM) ile 360° Park Sensörü de versiyona bağlı olarak sunuyor. Bu gelişmiş sürüş destek sistemleri, farklı yol ve trafik koşullarında sürücünün çevresel farkındalığını artırmaya ve sürüş yükünü azaltmaya yardımcı olurken, Seltos’un güvenlik teknolojileri açısından kapsamlı bir donanım sunmasına katkı sağlıyor. Kia Connect ile Daha Akıllı Sürüş Deneyimi Seltos modelinde de bulunan Kia Connect teknolojisi, araç kullanımını daha pratik hale getiriyor. Kia Connect uygulaması üzerinden kullanıcılar, akıllı telefonları aracılığıyla araçlarının çeşitli fonksiyonlarını uzaktan kontrol edebiliyor. Aracın uzaktan kilitlenmesi ve kilidinin açılması, yakıt seviyesinin ve araç bilgilerinin görüntülenmesi gibi özellikler, kullanım kolaylığı sağlıyor. Kia Connect ile sunulan kablosuz OTA güncellemeleri sayesinde araç yazılımı uzaktan güncellenebiliyor. Kia’nın globalde en çok satan ikinci modeli Seltos, Türkiye pazarına ilk kez heyecanlı bir giriş yapıyor. Güçlü SUV karakteri, 180 PS gücündeki 1.6 litrelik turbo benzinli motoru, gelişmiş sürüş destek sistemleri ve Kia Connect teknolojisi ile Kia’nın C-SUV segmentindeki konumunu güçlendirmeyi hedefliyor. Kia Seltos, 2.349.000 TL’den başlayan fiyatlarla Türkiye’de satışa sunuldu. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault, Son Çeyreğe de Zirvede Giriyor Haber

Renault, Son Çeyreğe de Zirvede Giriyor

Renault, üst üste elde ettiği satış başarılarını 2026 yılının üçüncü çeyreğinde de sürdürdü. Yeni modelleriyle ürün gamını güçlendiren ve yıl boyunca en çok tercih edilen marka olan Renault, yılın üçüncü çeyreğini de zirvede tamamladı. 2026 yılının ilk 9 ayında toplam pazarda 102.818 adet satış ve %12,8’lik pazar payı, otomobil pazarında ise 95.518 adet satış ve %15,2 pazar payı elde ederek liderliğini korumaya devam etti. Ayrıca Renault, elde ettiği 11.430 satış adedi ve %13,7 pazar payıyla hem toplam pazarda hem de otomobil pazarında Eylül ayını da zirvede tamamladı. Otomotiv pazarının %24,3 daraldığı Eylül ayında, Renault satışlarını neredeyse aynı adette korudu. Renault’nun Türkiye Üretimi Yerli Modellerine Yoğun İlgi Renault’nun Bursa’da üretilen yerli modelleri, otomotiv pazarındaki başarısına devam ediyor. Yılın ilk 9 ayında en çok tercih edilen ilk beş model arasında Renault’nun üç yerli modeli birden yer aldı. Renault Clio, 33.636 adet satışla Türkiye’nin en çok tercih ettiği model olurken, Renault Megane Sedan 22.768 adet satışla üçüncü, Renault Duster ise 19.774 adet satışla beşinci sırada yer aldı. Renault Boreal, satışa çıktığı Haziran ayından itibaren yükselen performansına devam ediyor. Dört aylık süreçte 10 bin adedi geçen satış rakamıyla yılın üçüncü çeyreğinde en çok tercih edilen ikinci SUV modeli oldu. Boreal Eylül ayında elde ettiği 3.220 adet satışla da en çok satan ikinci model olmayı başardı. SUV Segmentinde En Çok Satan Marka Renault’nun SUV segmentindeki modelleri de güçlü satış performanslarıyla dikkat çekiyor. Özellikle Boreal ile bu segmentte daha da yükselişe geçen Renault, yılın üçüncü çeyreğinde 15.831 satış adedine ulaştı ve SUV segmentinde en çok satan marka olarak zirvede yer aldı. SUV segmentinin en güçlü modellerinden olan Renault Duster, Ocak – Eylül döneminde 19.774 adet satışla en çok tercih edilen ikinci SUV modeli olurken, aynı zamanda C-SUV segmentinde de ikinci sırada yer aldı. Renault, tüm bu başarılarını daha da güçlendirecek yeni modelleriyle ürün gamını genişletiyor. 2025 yılında “Van of the Year” seçilen Renault Master’ın minibüs versiyonunun lansmanı Eylül ayında gerçekleştirildi. Tüm ticari ürün gamıyla Renault, hafif ticari otomobil pazarında da önemli başarılar elde etmeyi hedefliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Yeni Hyundai TUCSON Segmentindeki İddiasını Artırıyor Haber

Yeni Hyundai TUCSON Segmentindeki İddiasını Artırıyor

Hyundai Motor, gelişmiş elektrik destekli güç aktarma sistemlerini yeni nesil Pleos Connect bilgi-eğlence sistemiyle bir araya getiren yeni TUCSON modelini tanıttı. C-SUV segmentindeki yeni model, iddialı tasarımı, artırılmış konforu ve çok yönlü kullanım özellikleriyle öne çıkıyor. Hyundai Motor’un “Art of Steel” tasarım felsefesi doğrultusunda geliştirilen yeni TUCSON, kaslı dış görünümünü işlevsel ve düzenli bir iç mekânla tamamlıyor. Günlük sürüşü kolaylaştıran bu yaklaşım, farklı yaşam tarzlarına ve hayatın değişen ihtiyaçlarına uyum sağlıyor. Büyüyen boyutları, geniş ve esnek kabini ve Hyundai’nin gelişmiş elektrik destekli güç aktarma sistemleriyle yeni TUCSON; günlük ulaşım ve aile kullanımından uzun yolculuklara ve tatil aktivitelerine kadar geniş bir yelpazedeki müşteri beklentilerini karşılamak üzere geliştirildi. İlk neslinin tanıtıldığı 2004 yılından bu yana Avrupa’da 2 milyon adedin üzerinde satışa ulaşan TUCSON, Hyundai’nin bölgedeki en başarılı modellerinden biri hâline geldi. Model, 2025 yılında Avrupa’da bireysel müşterilere yapılan satışlarda C-SUV segmentinin lideri oldu*. Hyundai Motor Avrupa Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet, yeni modelle ilgili şunları söyledi: “İkonik bir modeli yenilemek hiçbir zaman kolay değildir. Risksiz bir yol seçip başarılı bir modeli yalnızca bir adım ileri taşıyabilirdik. Ancak Hyundai’nin yaklaşımı bu değil. Tasarım ve konfordan teknoloji ve verimliliğe kadar müşterilerimiz için önem taşıyan her alanda TUCSON’u ileriye taşımak için kendimize meydan okuduk. Ortaya çıkan sonuç, yalnızca yeni nesil bir TUCSON değil; bugüne kadar ürettiğimiz en iyi TUCSON.” “Art of Steel”, yeni TUCSON’un iddialı görünümünü nasıl şekillendiriyor? Yeni TUCSON, Hyundai’nin “Art of Steel” tasarım diliyle “En İddialı SUV” konseptini somutlaştırırken yapısal sağlamlığı yolda güçlü bir duruşla birleştiriyor. Kaslı dış gövdesi ve özenle tasarlanmış iç mekâna kadar her detay, işlev odaklı mühendisliği ve estetik vizyonu yansıtıyor. Dış tasarımın merkezinde, çeliğin doğal gerilimini ve gücünü ortaya koyan belirgin, kaslı çamurluklar yer alıyor. Bu görünüm, sade kapı yüzeyleri ve keskin gövde çizgileriyle dengelenerek yeni TUCSON’un iddialı SUV kimliğini güçlendiriyor. Yeni TUCSON, 4.560 mm uzunluğa, 1.900 mm genişliğe ve 1.670 mm yüksekliğe sahip. Önceki nesline göre 35 mm daha uzun, 35 mm daha geniş ve 20 mm daha yüksek olan model, yolda daha güçlü bir duruş sergilerken iç mekânda da daha fazla alan sunuyor. Yaya koruma gerekliliklerini desteklemek amacıyla ön çıkıntı 20 mm artırılırken kapıların açılma açısı, araca iniş ve binişi kolaylaştırmak için 73 dereceden 83 dereceye çıkarıldı. Avrupa için sunulan yeni dış renkler arasında Moonlake Blue Metallic, Moonlake Blue Matte, Rich Walnut Metallic, Rich Walnut Matte ve Ignite Red yer alıyor. Yeni TUCSON’un daha dinamik tasarıma sahip bir başka versiyonu ise 12 Ekim 2026 tarihinde Paris Otomobil Fuarı’nda tanıtılacak. Yeni TUCSON’un yeni aydınlatma imzasını hangi özellikler oluşturuyor? Ön bölümde H-Edge aydınlatma, merkezdeki dolaylı aydınlatmayı kenar aydınlatmasıyla birleştirerek aracın yatay oranlarını vurguluyor ve daha geniş, dengeli bir görünüm oluşturuyor. Ön tasarıma entegre edilen bu aydınlatma, hem gündüz hem de gece ayırt edici bir ışık imzası sunuyor. Arka aydınlatmalar ise aracın hacmini ve hatlarını daha belirgin hâle getiriyor. Üç boyutlu iç yapıları, özgün bir aydınlatma imzası oluştururken arka tasarımın net ve teknolojik karakterini güçlendiriyor. Yeni TUCSON, donanım seviyesine bağlı olarak Mikro Piksel Aydınlatma (MPL) sistemiyle de sunuluyor. 25.600 bağımsız LED piksel kullanan sistem, hassas biçimde kontrol edilebilen ışık dağılımının yanı sıra karşılama ve uğurlama animasyonlarına da olanak tanıyor. LED arka lambalar, Avrupa’da tüm versiyonlarda standart olarak sunulurken diğer pazarlardaki kullanılabilirlik bölgesel donanım özelliklerine göre değişiyor. Yeni TUCSON, iç kabin konforunu ve çok yönlü kullanımı nasıl yeniden tanımlıyor? Yeni TUCSON’un iç tasarımı, mobilyalardan ilham alan konforu ve sezgisel kontrolleriyle estetik ve özenli detayları ön plana çıkaran bir yaşam alanı oluşturuyor. Yumuşak dolgulu yüzeylerden ergonomik olarak konumlandırılmış ekranlara kadar her unsur, stresi azaltmaya, rahatlamaya ve daha sakin bir kabin ortamı yaratmaya katkı sağlıyor. İşlev odaklı kabin tasarımı, SUV modellerindeki minimalizm anlayışını yeniden yorumluyor. İki katmanlı ön konsol, biçim ve işlevi birbirinden ayırıyor. Yatay üst katman görsel ferahlık ve sadelik sunarken alt bölümdeki derin, açık saklama alanı pratik kullanım sağlıyor. Gösterge panelinin üst kısmında, kapılarda ve orta konsol kol dayanağında kullanılan yumuşak ve dolgun yüzeyler, ev konforunu otomobil ortamına taşıyarak kaliteli ve rahatlatıcı bir iç mekân oluşturuyor. Sürücünün dikkatinin dağılmasını en aza indirmek amacıyla sık kullanılan bilgiler ve kontroller, sürücünün doğal görüş alanına yerleştiriliyor. İnce tasarımlı 9,9 inç dijital gösterge ekranı direksiyonun üzerinde konumlanırken isteğe bağlı olarak sunulan Head-Up Display, temel sürüş bilgilerini doğrudan ön cama yansıtıyor. Böylece sürücü, gözünü yoldan ayırmadan gerekli bilgilere ulaşabiliyor. Elektrikli ayarlanabilir direksiyon ise ideal sürüş pozisyonunun kolayca belirlenmesini sağlayarak konforu ve ergonomiyi artırıyor. Merkezi bilgi-eğlence ekranının altındaki fiziksel düğmeler, temel işlevlere doğrudan erişim sağlıyor. Uzatılmış orta konsol kol dayanağı, merkezi ekran kullanılırken ilave destek sunacak şekilde tasarlandı. Konsolda, küçük kişisel eşyalar için gizli saklama alanlarının yanı sıra iki adet 15 W kablosuz şarj ünitesi bulunuyor. Kabin genelinde yer alan dört adet 100 W USB-C bağlantı noktası ise dizüstü bilgisayarların, tabletlerin ve diğer uyumlu cihazların hızlı şarj edilmesini sağlayarak sınıfının en gelişmiş cihaz şarj olanaklarından birini sunuyor. Direksiyon koluna entegre vites kolu, orta konsolda ek alan yaratıyor. Aydınlatmalı vites göstergesi ve tek düğmeyle park konumuna geçiş, kullanımı kolaylaştırırken “Gözler Yolda, Eller Direksiyonda” tasarım yaklaşımını güçlendiriyor. Yeni TUCSON; önde 1.038 mm baş mesafesi, arkada 1.002 mm diz mesafesi ve önde 1.470 mm omuz mesafesiyle yolcularına geniş bir yaşam alanı sunuyor. Donanım seviyesine bağlı olarak sunulan konfor özellikleri arasında, yedi hücreli pnömatik sistemiyle bel ve yan desteklerin yanı sıra masaj işlevleri sağlayan Ergo Motion sürücü koltuğu da yer alıyor. Sürücü ve ön yolcu için sunulan Relaxation Comfort koltukları ise tek dokunuşla geriye yatırılabilme özelliği sayesinde molalarda ek konfor sağlıyor. Multi-Air Mode sistemi, iklimlendirilmiş havayı ana havalandırma çıkışları, çoklu hava kanalları ve zemin seviyesindeki çıkışlar üzerinden aktif biçimde yöneterek doğrudan hava akımının yarattığı rahatsızlığı ortadan kaldırıyor. Üç bölgeli iklimlendirme sistemi de kabinin farklı bölümlerindeki sıcaklığın ayrı ayrı ayarlanmasına olanak tanıyor. İsteğe bağlı sunulan 13,5 V metal kaplamalı ısıtmalı ön cam, zorlu kış koşullarında 15 dakika içinde camın tamamındaki buzlanmayı giderebiliyor. Yaz aylarında ise güneş enerjisinin yüzde 60’ını geri çevirerek kabinin 2 derece daha serin kalmasını sağlıyor; böylece klimanın yükünü ve yakıt tüketimini azaltıyor. Metal, dielektrik ve seramik malzemelerden oluşan 20’den fazla katmanı bir araya getiren bu şeffaf iletken kaplama teknolojisi, görünür ısıtma tellerine ihtiyaç duymadan işlevini yerine getirerek kabinin sade görünümünü koruyor. Kabin genelindeki pratik detaylar da günlük kullanımı kolaylaştırıyor. Her iki ön kapı paneline entegre edilen gizli şemsiye bölmeleri ve arka kapı kaplamalarında yer alan özel bardak tutucular, ek kullanım kolaylığı sunuyor. İkinci sırada bulunan AddGear bağlantı noktası, Hyundai’nin açık AddGear ekosistemini destekliyor. Böylece akıllı telefon tutucuları, tablet aparatları, koku difüzörleri ve farklı yaşam tarzlarına yönelik diğer aksesuarlar iç mekâna kolayca entegre edilerek daha kişiselleştirilmiş bir kabin ortamı oluşturulabiliyor. Avrupa’da sunulan iç mekân renk kombinasyonları arasında Black, Dark Blue Gray/Dove Gray ve Misty Plum bulunuyor. Döşeme seçenekleri ise kumaş, kumaş/deri ve deriden oluşuyor. TUCSON’un üstün teknolojisi, bağlantılı ve güven veren sürüşü nasıl destekliyor? Yeni TUCSON, günlük yolculukları daha kolay ve sezgisel hâle getirmek üzere geliştirilen kapsamlı bağlantı, bilgi-eğlence ve sürücü destek teknolojileri sunuyor. Android Automotive OS (AAOS) tabanlı Pleos Connect, 12,9 ve 17 inç boyutlarında sunulan merkezi bilgi-eğlence ekranını ince tasarımlı 9,9 inç sürücü ekranıyla bir araya getiriyor. Yapay zekâ destekli Gleo AI sesli tanıma sistemi, internet üzerinden güncel verilere erişebiliyor. Böylece sürücüler, ekrandaki farklı menüler arasında gezinmek zorunda kalmadan işlevlere ve bilgilere ulaşabiliyor. Android Automotive OS platformu, uyumlu uygulamalara ve bağlantılı hizmetlere entegre erişim de sağlıyor. Kablosuz yazılım güncellemeleri (OTA), belirli araç sistemlerinin ve bilgi-eğlence işlevlerinin uzaktan güncellenmesine olanak tanıyor. Yeni TUCSON, araç içi ses deneyimini geliştirmek için 12 hoparlörlü Bang & Olufsen premium ses sistemiyle de sunuluyor. Smart Mood Lamp ile etkileşimli ambiyans aydınlatması, kabin deneyimini zenginleştiriyor. Kullanım kolaylığı sağlayan özellikler arasında, uyumlu akıllı telefonlar ve akıllı saatlerle aracın kilidini açmayı ve aracı çalıştırmayı mümkün kılan Hyundai Dijital Anahtar 2 de bulunuyor. Hafızalı Geri Manevra Asistanı (MRA), 30 km/saate kadar hızlarda yapılan ileri manevraların 50 metreye kadar olan bölümünü kaydedebiliyor. Ardından kaydedilen güzergâhta geri gidilirken direksiyon kontrolünü üstlenerek sürücüye destek sağlıyor. Dört tekerlekten çekişli modellerde sunulan Zemin Görüntüleme Sistemi (GVM), aracın yakın çevresini ve altındaki alanı daha ayrıntılı göstererek zorlu koşullardaki manevraları kolaylaştırıyor. Uzaktan Akıllı Park Asistanı (RSPA), aracın park alanlarına uzaktan yönlendirilerek girip çıkmasına yardımcı olurken Park Çarpışma Önleme Asistanı, düşük hızdaki park manevralarında çarpışma riskini azaltmaya katkı sağlıyor. İsteğe bağlı sunulan dijital iç dikiz aynası ise arka camın yolcular veya bagajlar nedeniyle kapanması durumunda bile net ve engelsiz bir arka görüş sunuyor. Güç aktarma sistemine bağlı olarak değişen çekme kapasitesi, hibrit versiyonda sınıfının lideri olan 1.910 kg’a kadar ulaşıyor. Plug-in hibrit versiyon ise yüzde 12 eğimde 1.810 kg’a kadar çekme kapasitesi sunuyor. Römorkla Geri Manevra Asistanı (TRA), römorkla geri giderken direksiyon kontrolüne destek sağlayarak düşük hızdaki manevraları kolaylaştırıyor. TUCSON’un gelişmiş hibrit sistemi, performans, verimlilik ve konforu nasıl dengeliyor? Yeni TUCSON’un elektrik destekli güç aktarma seçeneklerinin merkezinde, Hyundai’nin gelişmiş hibrit sistemi yer alıyor. Sistem, atak performansı verimli, konforlu ve rafine bir günlük sürüş deneyimiyle bir araya getirmek üzere geliştirildi. HEV Stay Mode, içten yanmalı motor kapalıyken iklimlendirme, ses sistemi ve cihaz şarjı gibi belirli araç işlevlerinin kullanılmaya devam etmesini sağlıyor. Böylece duraklamalarda veya molalarda daha sessiz ve konforlu bir kabin ortamı sunuluyor. Motor seçenekleri arasında, altı ileri manuel şanzımanla veya 48 V hafif hibrit sistem ve yedi ileri çift kavramalı şanzımanla (7-DCT) sunulan 150 PS gücündeki 1,6 T-GDI benzinli motorun yanı sıra hibrit ve plug-in hibrit versiyonlar bulunuyor. Hibrit versiyon, 245 PS güç ve 380 Nm tork sunuyor. Plug-in hibrit TUCSON PHEV ise 1,6 litrelik turbo benzinli motoru plug-in hibrit sistemle birleştirerek 292 PS’ye kadar güç ve 380 Nm tork üretiyor. 17,1 kWh kapasiteli batarya, 17 inç jantlarla tahmini olarak 81 km’ye kadar tamamen elektrikli sürüş menzili sağlıyor. Bu değer, nihai homologasyon onayına tabi bulunuyor. 7,2 kW araç içi şarj ünitesi ise evde veya halka açık şarj noktalarında kolay AC şarj imkânı sunuyor. Modelde kapsamlı Hyundai SmartSense sürücü destek sistemleri de sunuluyor. Ön Çarpışma Önleme Asistanı 2 ve Otoyol Sürüş Asistanı 2; Akıllı Hız Limiti Asistanı (ISLA) ve Navigasyon Tabanlı Akıllı Hız Sabitleyici gibi teknolojilerle birlikte çalışıyor. ISLA, algılanan hız sınırlarına uyulması konusunda sürücüye destek verirken Navigasyon Tabanlı Akıllı Hız Sabitleyici, navigasyon verilerini kullanarak aracın hızını belirli yol koşullarına göre ayarlıyor. TUCSON, yolcu güvenliğini nasıl destekliyor? Yeni TUCSON, güçlendirilmiş gövde yapısını Hyundai SmartSense güvenlik ve sürücü destek teknolojileriyle birleştirerek günlük kullanımda yolcu korumasını ve sürücünün güven duygusunu artırıyor. Yeni TUCSON; sürücü ve ön yolcu hava yastıkları, ön yan hava yastıkları, orta yan hava yastığı ve kabin boyunca uzanan perde hava yastıkları dâhil olmak üzere toplam yedi hava yastığıyla donatılıyor. Gövde yapısında kullanılan sıcak şekillendirilmiş yüksek dayanımlı çelik ve güçlendirilmiş orta sütunlar, çarpışma sırasında oluşan kuvvetlerin yönetilmesine yardımcı oluyor. Kabin İçi İzleme Ünitesi (ICMU), kamera tabanlı teknolojiyle sürücünün dikkatini ve yolcuların durumunu takip ediyor. Sistem, sürücünün bakış yönünü ve uykululuk belirtilerini algılayarak uygun uyarılar verebiliyor. Çocuk Varlığı Algılama (CPD) ve Arka Yolcu Uyarısı (ROA) sistemleri ise araçta bir yolcunun unutulmuş olabileceği durumlarda sürücüyü uyararak ek güvenlik desteği sağlıyor. Yeni TUCSON; tasarımı, elektrik destekli güç aktarma sistemleri, bağlantı teknolojileri, kullanışlı iç mekânı ve kapsamlı güvenlik donanımlarıyla, modelin Hyundai’nin Avrupa SUV ürün gamındaki temel konumunu oluşturan güçlü özelliklerini daha da ileri taşıyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Bursa'da Üretilen Yeni Renault Boreal Yollara Çıkıyor Haber

Bursa'da Üretilen Yeni Renault Boreal Yollara Çıkıyor

Renault’nun Türkiye’de üretilen yeni C segmenti SUV modeli Renault Boreal, Türkiye’de satışa sunuluyor. OYAK ve Renault tarafından açıklanan 400 milyon Euro’luk yatırım kararının önemli adımlarından biri olan Boreal hem Türkiye ekonomisine hem de otomotiv sektörüne önemli katkılar sunacak yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu “Renault Boreal, OYAK ve Renault Group iş birliğinin ortaya koyduğu güçlü vizyonu ve Türkiye’nin otomotiv üretimindeki stratejik konumunu net biçimde yansıtan çok değerli bir proje. Boreal’i yalnızca “Türkiye’de üretilen” bir model olarak değil, aynı zamanda “Türkiye için tasarlanan ve Türk kullanıcıların ihtiyaçlarına göre geliştirilen” bir model olarak konumlandırıyoruz. Türkiye’nin en büyük segmenti olan ve hızla büyüyen C-SUV segmentinde; güçlü ve iddialı tasarımı, geniş ve ferah yaşam alanı, ileri teknolojileri ve verimli motor seçenekleriyle Renault Boreal’in segmentinde dengeleri değiştirecek bir model olacağına inanıyoruz. Bu güçlü potansiyeline olan güvenimizle, Renault Boreal’in 2027 yılında Türkiye’nin en çok satan otomobili olmasını hedefliyoruz. Bugün Clio, Megane Sedan ve Duster ile Türkiye'nin en güçlü yerli ürün gamlarından birine sahibiz. Bursa'da üreteceğimiz Renault Boreal’in de bu başarı hikayesine katılmasıyla birlikte dört yerli modelden oluşan ürün gamımızı daha da güçlendirecek, pazardaki liderliğimizi daha da ileriye taşıyacağız. Türkiye’de %40’ın üzerinde yerli katkı oranıyla üretilecek olan Renault Boreal, bu sayede ÖTV muafiyetinden yararlanabilecek. Modelin, uzun süredir bu segmentte yeni bir model bekleyen müşterilerimiz için önemli bir alternatif oluşturacağını düşünüyoruz. Sunduğu yüksek teknoloji, üstün konfor ve geniş yaşam alanıyla Renault Boreal’in, ÖTV muafiyetinden yararlanan kullanıcılar tarafından da yoğun ilgi göreceğine inanıyoruz. Renault Boreal için sunduğumuz 7 yıl veya 160.000 kilometreye kadar garanti kapsamıyla müşterilerimize yalnızca yeni bir otomobil değil, uzun yıllar güvenle kullanabilecekleri kapsamlı bir sahiplik deneyimi de sunuyoruz. OYAK ve Renault Group’unun güçlü ortaklığıyla hayata geçirilen bu projenin, ülkemizin otomotiv sanayisine, ihracatına ve ekonomik gelişimine uzun vadeli katkılar sunacak bir başarı hikayesi olacağına inanıyoruz.” Renault Group Türkiye CEO’su Lionel Jaillet “Boreal’i Türkiye pazarına sunmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bu model, yıllar süren adanmışlığın, titiz çalışmaların ve sarsılmaz kararlılığın somut bir yansımasını ortaya koyuyor. Elde edilen bu başarı; Renault Group’un uluslararası ekipleri arasındaki güçlü koordinasyonu, yakın iş birliğini ve üstün çabayı gözler önüne seriyor. Boreal, yalnızca yeni bir model olmanın ötesinde, ortak hedeflerimizin ve kolektif uzmanlığımızın güçlü bir ifadesini temsil ediyor. Yoğun rekabetin yaşandığı C-SUV segmentinde Boreal, kendine özgü nitelikleriyle belirgin bir şekilde farklılaşıyor. Geniş ve rafine iç mekânı, iddialı dış tasarımı, ileri teknoloji E-Tech full hybrid motoru ve Google entegreli, bağlantılı OpenR Link multimedya sistemiyle Türk kullanıcılarının beklentilerine eksiksiz bir yanıt veriyor. Ürün özelliklerinin ötesinde Boreal, aynı zamanda stratejik bir dönüm noktasını temsil ediyor. Bursa’daki Oyak Renault kampüsümüzde üretilecek olması hem iç pazardaki talebi destekleyecek hem de ihracat hedeflerimize katkı sağlayarak Türkiye’nin küresel otomotiv ekosistemindeki konumunu daha da güçlendirecek. SUV segmentinde Duster ile yakalanan güçlü ivmenin üzerine inşa edilen Boreal, bu başarıyı C segmentine taşıyarak bir üst seviyeye çıkarıyor. Aynı zamanda Renault Group’un uluslararası stratejik planını tutarlı bir şekilde hayata geçirme ve vizyonunu somut sonuçlara dönüştürme yetkinliğini de açıkça ortaya koyuyor. Değerli ortağımız OYAK ile, yerel yetkinliklerimizi geliştirmeye, ekiplerimizi güçlendirmeye ve Türkiye otomotiv ekosisteminin sürdürülebilir gelişimine katkı sağlamaya kararlılıkla devam ediyoruz.” Türkiye, Renault’nun küresel üretim ağında stratejik rolünü güçlendiriyor Bursa’da üretilen Megane Sedan ve Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen Clio ve Duster’ın ardından Renault Boreal’in de yerli üretim portföyüne katılması, Türkiye’nin yüksek katma değerli araç üretimindeki rolünü daha da güçlendirirken, Renault’nun küresel büyüme planındaki stratejik önemini de ortaya koyuyor. Renault, özellikle C ve D segmentlerindeki varlığını güçlendirmeyi hedeflerken, Türkiye bu stratejinin önemli üretim merkezlerinden biri olarak konumlanıyor. Boreal’in üretimiyle birlikte OYAK Renault Bursa Fabrikaları, modelin uluslararası pazarlara ihracatıyla hem iç pazar hem de ihracat operasyonlarındaki rolünü daha da güçlendiriyor. SUV modellerin toplam pazardaki ağırlığının her geçen gün arttığı Türkiye’de Renault Boreal, markanın C segmentindeki iddiasını güçlendiren önemli modellerden biri olarak öne çıkıyor. Renault, Türkiye’deki üretim gücünü uluslararası ölçekte büyüme hedefleriyle birleştirerek Boreal’i global başarı hikâyesinin önemli parçalarından biri olarak konumlandırıyor. Güçlü, zarif ve dikkat çekici SUV tasarımı Renault Boreal heybetli gövde yapısı, keskin omuz çizgileri, güçlü ön tasarımı ve modern ışık imzası modelin güçlü duruşunu ilk bakışta hissettiriyor. 4,56 metre uzunluğu ve 2,70 metre aks mesafesiyle Renault Boreal, C segmenti ortalamalarının üzerine çıkan ve D segmentini çağrıştıran boyutlarıyla dikkat çekiyor. Geniş iç yaşam alanı ve 630 litreye varan bagaj hacmiyle segmentinde fark yaratıyor. Gövde rengi ön ızgara, yeni “Nouvel’R” logosu, ince LED far tasarımı ve Niagara konseptinden ilham alan ışık imzası aracın modern karakterini vurguluyor. Yan profilde dikkat çeken güçlü çamurluk yapısı ve akıcı tavan çizgisi, Boreal’in hem şehir içinde hem uzun yol kullanımında premium algısını güçlendiriyor. 19 inç elmas kesim alaşım jantlar, siyah tavan, elektrikli açılır panoramik cam tavan ise modele üst segment bir nitelik kazandırıyor. Teknoloji ve konfor odaklı yaşam alanı Renault Boreal’in iç mekanı, dijital teknolojiler ve konforu bir araya getiren modern ve ferah bir yaşam alanı sunuyor. Ergonomik tasarım anlayışıyla şekillendirilen kokpit, sürücü odaklı yapısı ve geniş ekran teknolojileriyle dikkat çekiyor. Modelde 10 inç dijital gösterge ekranı ve 10 inç merkezi openR link multimedya ekranı birlikte sunuluyor. Ergonomik yerleşim sayesinde sürücünün dikkati yolda kalırken, bağlantılı teknolojilere erişim kolaylaşıyor. Çok işlevli direksiyon simidi arkasında bulunan vites seçici kulakçıklar iç mekandaki modern atmosferi destekliyor. 48 farklı renk seçeneğine sahip ambiyans aydınlatması, Multi-Sense sürüş modlarına göre otomatik olarak değişebiliyor. İç mekanda kullanılan yumuşak dokulu yüzeyler, lazer işlemeli dekoratif detaylar ve kontrast dikişli koltuklar yüksek kalite algısını güçlendiriyor. Türkiye pazarı için özel olarak sunulan gri tonlu perfore döşeme seçeneği, Boreal’in modern karakterine farklı bir imza katıyor. Elektrikli ön koltuklar, hafızalı ve masaj fonksiyonlu sürücü koltuğu, çift bölgeli otomatik klima, soğutmalı kablosuz şarj ünitesi ve geniş saklama alanları günlük kullanımı daha konforlu hale getiriyor. Arka koltuklarda sunulan havalandırma kanalları, USB-C girişleri, arka kol dayama ve Easy Break arka koltuk katlama sistemi de aile kullanımını destekleyen detaylar arasında yer alıyor. 630 litreye varan bagaj hacmi, arka koltuklar yatırıldığında 1.868 litreye kadar ulaşıyor. Düşük yükleme eşiği ise kullanım kolaylığı sağlıyor. Google entegre bağlantılı sürüş deneyimi Bağlantılı araç teknolojilerinde öncü markalardan biri olan Renault, yeni Boreal modeliyle de gelişmiş dijital ekosistem ve bağlantılı sürüş özelliklerini kullanıcılarla buluşturuyor openR link multimedya sistemi sayesinde kullanıcılar Google Haritalar, Google Asistan ve Google Play uygulamalarına doğrudan erişebiliyor, evlerindeki Google Home entegrasyonuna uygun akıllı cihazlarını yönetebiliyor. Gerçek zamanlı trafik bilgileri, sesli komut sistemi ve kişiselleştirilmiş dijital deneyim, Boreal’i günlük yaşamın doğal bir uzantısına dönüştürüyor. Youtube, Spotify, Prime Video, HBO Max, Waze ve Vivaldi gibi popüler uygulamalar sistem içerisinde kullanılabiliyor. Uzaktan OTA güncelleme altyapısı sayesinde bilgi-eğlence sistemi ve sürüş destek teknolojileri sürekli güncel kalabiliyor. My Renault uygulaması üzerinden kullanıcılar araçlarının kornasını ve ışıklarını uzaktan etkinleştirebiliyor ve araç konumunu görüntüleyebiliyor. Renault Boreal’de ayrıca Jean-Michel Jarre iş birliğiyle geliştirilen Harman Kardon premium ses sistemi de yer alıyor. On hoparlörlü ve 435 Watt gücündeki sistem; Stüdyo, Konser, Kulüp ve Salon dahil olmak üzere farklı ses atmosferleriyle sürükleyici bir deneyim sunuyor. Gelişmiş sürüş destek sistemleri Renault Boreal, aktif güvenlik ve sürüş destek sistemleri konusunda segmentinin en kapsamlı modellerinden biri olarak konumlanıyor. Modelde versiyona ve donanım seviyesine bağlı olarak 25 adede kadar gelişmiş ADAS teknolojisi sunuluyor. Şerit Takip Asistanı, Kör Nokta Uyarı Sistemi, Güvenli Çıkış Asistanı, Arka Çapraz Trafik Uyarısı ve Acil Duruş Asistanı gibi teknolojiler sürüş güvenliğini artırıyor. Seviye 2 otonom sürüş desteği sunan Aktif Sürüş Yardımı sistemi; dur & kalk özellikli adaptif hız sabitleyici ve şerit ortalama fonksiyonunu bir araya getirerek yoğun trafikte sürüşü daha konforlu hale getiriyor. Eller Serbest Park Sistemi ve 360 derece çevre görüş kamerası sayesinde araç paralel veya dikey park manevralarını sürücü müdahalesi olmadan gerçekleştirebiliyor. Full LED far teknolojisi ise gece sürüşlerinde görüş kalitesini artırırken diğer sürücüler için göz kamaşmasını azaltıyor. Verimli motor seçenekleri ve EDC otomatik şanzıman Renault Boreal performans, verimlilik ve sürüş konforunu bir araya getiren full hybrid E-Tech 160 hp, 1.3 turbo TCe EDC 145 hp ve hybrid E-Tech 4x4 150 hp motor seçenekleriyle geliştirildi. Boreal, Türkiye’de lansman döneminde full hybrid E-Tech 160 hp ve turbo TCe EDC 145 hp motor seçenekleriyle satışa sunuluyor. 2026 yılının son çeyreğinde sunulan motor seçeneklerine hybrid E-Tech 4x4 150 hp versiyonu da eklenecek ve müşteri beklentileriyle buluşacak. 1.3 turbo TCe EDC 145 hp benzinli motor ve 6 ileri ıslak çift kavramalı (EDC) motor seçeneği ise performans ve sürüş konforunu dengeli bir şekilde bir araya getiriyor. Bu versiyon, WLTP normlarına göre 149 g/km karma CO₂ emisyon değeri ve 6,6 L/100 km karma yakıt tüketimi değerlerine sahip. Renault Boreal full hybrid E-Tech 160 hp versiyonu ise özellikle verimlilik odaklı bir sürüş deneyimi sunuyor. Sisteminin kalbinde, Türkiye’de Oyak Horse tarafından Bursa’da üretilen ve dünyaya ihraç edilen HR18 kodlu hibrit motoru yer alıyor. Şehir içinde yüzde 80’e kadar elektrikli sürüş gerçekleştirebilen sistem, 110 km/s hıza kadar elektrikli sürüş imkanı sağlayabiliyor. Çok modlu otomatik şanzımanla sunulan model, WLTP normlarına göre 108 g/km karma CO₂ emisyon değeri ve 4,8 L/100 km karma yakıt tüketimiyle dikkat çekiyor. Multi-Sense sürüş sistemi; Eco, Comfort, Sport ve Perso modlarının yanında yeni Smart Mod seçeneğiyle geliyor. Sistem; direksiyon sertliği, motor tepkisi, ambiyans aydınlatması ve ses atmosferini sürüş koşullarına göre otomatik olarak adapte edebiliyor. Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı

Renault, Otomotiv Pazarının Lideri Oldu Haber

Renault, Otomotiv Pazarının Lideri Oldu

Renault, Dacia ve Alpine markalarıyla yıl boyunca çok önemli başarılara imza atan MAİS, otomotiv sektörünün rekora koştuğu 2025 yılını, kullanıcıların en çok tercih ettiği markalarıyla zirvede tamamladı. Sektör 2025 yılında toplam satışlarda 1.368.400 adede ulaşarak tüm zamanların en çok satış yapılan yılı olarak rekor kırdı. Renault ise bu rekor yılda toplam pazarda ulaştığı 144.331 satış adedi ve %10,5 pazar payının yanı sıra, otomobil pazarında ulaştığı 131.764 satış adedi ve %12,1 pazar payı ile hem toplam pazarda hem de otomobil pazarında en çok satan marka olarak lider konumda yer aldı. Renault ayrıca, Türkiye tarihinde şimdiye kadarki en yüksek satış rakamına da ulaşmayı başardı. Renault Clio ve Renault Megane Sedan ise 2025 yılında da kullanıcıların en çok tercih ettiği modeller oldu. Renault Clio ulaştığı 51.717 adetlik satış rakamı ile 2025 yılında Türkiye’nin en çok satan otomobili olarak zirveye yerleşti. Renault Megane Sedan ise 48.099 adetlik satış rakamı ile Clio’nun hemen arkasından ikinci sırada konumlandı. Renault’nun bu iki yerli modeli, otomobil pazarındaki satışlardan elde ettiği toplam %9,2 pay ile açık ara öne çıktı. Renault’nun hem marka hem de model bazlı satış başarıları, 2025 yılında sektörün ulaştığı rekorda önemli bir etki yarattı. SUV Segmentinde Gelen Liderlikler B-SUV segmentinin güçlü ve iddialı modellerinden Dacia Sandero Stepway, 23.699 satış adedine ulaşarak 2025 yılını B-SUV segmentinin zirvesinde kapattı. Sandero Stepway ayrıca elde ettiği bu satış rakamıyla toplam B segmentinde Renault Clio’nun ardından ikinci sırada yer aldı. Kasım ayında yeni versiyonlarıyla satışa sunulan ve yılın son 2 ayında yaklaşık 8 bin adetlik satışa ulaşan Renault Duster, aralık ayında en çok satan SUV olarak son çeyrekte öne çıktı. Renault ayrıca güçlü SUV ürün gamıyla aralık ayında, Renault Duster ve Austral modelleriyle C-SUV segmentinde en çok satan marka oldu. MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu: “MAİS olarak 2025 yılında elde ettiğimiz başarılarla gurur duyuyoruz. Bu yıl hem toplam pazarda hem de otomobil pazarında Renault markamızla elde ettiğimiz rekor satış rakamıyla lider konumda yer aldık. Biz yalnızca en çok satan marka olmadık, aynı zamanda bu satış rakamlarıyla otomotiv sektörüne de önemli katkı sağladık. Elde ettiğimiz bu başarı yalnızca bir satış başarısı değil, aynı zamanda marka ve ürün stratejilerimize, müşteri öncelikli yaklaşımımıza, güçlü satış sonrası ağımıza duyulan güvenin bir sonucu. Bu sonuç ise yalnızca yüksek adetlerden değil, dengeli ürün gamı, güçlü yetkili satıcı yapısı ve yerli üretim avantajından beslenen sürdürülebilir bir büyümenin de göstergesi. Her geçen gün hem ürün gamımızı güçlendiriyor hem de tüm süreçlerimizi müşteri odaklı olarak daha da geliştiriyoruz. 2026 yılında da büyüme odaklı bu yolculuğumuzu sürdürecek ve yine en çok tercih edilen marka olmak için çalışmaya devam edeceğiz.“ dedi. Genişleyen Ürün Gamı Renault, 2025 yılında ürün gamını genişletirken, SUV segmentinde de önemli başarılar elde etti. Yıl içerisinde satışa sunulan makyajlı Austral, Rafale Hyper Hybrid E-Tech 4X4 300 HP ve üç farklı versiyonu Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilerek satışa sunulan Yeni Renault Duster ile hem SUV gamını güçlendirdi hem de önemli satış adetlerine ulaştı. MAİS ayrıca yeni hibrit modelleriyle elektrifikasyona geçiş sürecini sağlam adımlarla ilerletti. Yeni Renault Duster Full Hybrid E-Tech, özellikle bu geçişte en dikkat çekici modellerden birisi olarak konumlandı. Bunun yanı sıra Renault Grubu’nun yepyeni %100 elektrikli modelleri de 2025 yılında dikkatleri üzerine topladı. MAİS’in 2025 yılında ürün gamına kattığı ve satışa sunduğu %100 elektrikli Renault 5 ile Alpine A290 modelleri ise, kullanıcıların beğenisini toplayan ve öne çıkan modeller arasında yer aldı. Her ikisi de “Avrupa’da 2025 Yılının Otomobili” olarak seçilen bu ikonik modeller, satışa sunulduğu ilk günden itibaren kullanıcılar tarafından yoğun bir ilgi gördü. Geçmişten günümüze gelerek yepyeni bir tarzda hayat bulan Renault 5, rengarenk ve ikonik dünyasıyla kullanıcılarla buluşurken; uzun yıllara dayanan motor sporları deneyimini ve ruhunu pistlerden caddelere taşıyan Alpine A290 ise kullanıcılara heyecan verici bir deneyim yaşatıyor. MAİS’e 2025’te 20’den Fazla Ödül MAİS’in başarıları yalnızca satış rakamlarıyla ve ürün gamındaki başarılı stratejileriyle sınırlı kalmadı. . Otomotiv Gazetecileri ve Mobilite Derneği (ODMD) tarafından düzenlenen ODMD Satış ve İletişim Ödülleri 2025 Gladyatörleri’nde Renault, “Yılın En Çok Satılan Otomobil Markası” ve “Yılın En Çok Satılan Otomobil ve Hafif Ticari Araç Markası” olarak ödüle layık görüldü. MAİS ayrıca 2025 yılında Yeni Renault Duster için gerçekleştirdiği “Bırak Geride Kalsın” lansmanı ile Otomotiv Gazetecileri Derneği (OGD) tarafından üst üste 3. kez “Yılın Basın Lansmanı” seçilen ilk ve tek marka oldu. Bunun yanı sıra MAİS, 2025 yılı içerisinde gerçekleştirdiği birbirinden farklı iletişim çalışmalarıyla 20’den fazla ödüle layık görüldü. Renault 5 için gerçekleştirilen 360 derece iletişim çalışmalarının yanı sıra 2024 yılında yapılan Renault Rafale ve Renault Duster lansmanları, Renault X Haydarpaşa 3D Mapping Gösterisi ve Premiumization Plan ile 2025 yılında ödülleri toplamaya devam etti. Böylece MAİS, 20’den fazla ödülle farklı alanlardaki başarılarını da pekiştirmiş oldu. MAİS 2026 Yılına Hazır 2025 yılını önemli başarılarla ve satış liderliğiyle kapatan MAİS, 2026 yılında satışa sunacağı yeni modellerle ürün gamını daha da güçlü hale getirerek yıla etkili bir giriş yapıyor. Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda yerli olarak üretilecek yeni modelleriyle yıl boyunca adından söz ettirecek olan MAİS, 2026 yılının ilk çeyreğinde altıncı nesil Yeni Renault Clio ile iddialı bir başlangıç yapacak. Yine yerli olarak üretilecek olan Renault Boreal de, 2026 yılının en güçlü ve en önemli modelleri arasında yer alacak. Makyajlı Megane E-Tech ve Scenic de Renault’nun yeni elektrikli modelleri olarak Türkiye’de satışa sunulacak. Ayrıca “Avrupa’da 2025 Yılının Van’ı” seçilen Renault Master’ın minibüs versiyonu ile Renault, uzun zaman sonra yeniden minibüs pazarına dönüş yapacak. Dacia’nın ürün gamı da 2026’da yenilerek kullanıcılarla buluşacak. Sandero, Sandero Stepway ve Jogger modelleri, yılın ilk çeyreğinde tamamen yenilenmiş olarak kullanıcıların beğenisine sunulacak. Alpine’in tamamen elektrikli Dream Garage serisinin ikinci modeli Alpine A390 da 2026 yılında MAİS’in kullanıcılarla buluşturacağı modellerden birisi olacak. Alpine’in yeni sportif fastback modeli A390, Alpine ruhunu ve deneyimini daha fazla kullanıcıya ulaştıracak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.